AFYONKARAHİSAR (AA) – Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca düzenlenen "Türkiye'nin Gastrodiplomasi Modeli: Sofra ve Miras" programının üçüncüsü Afyonkarahisar'da başladı.
Afyonkarahisar Valisi Naci Aktaş, termal bir otelde gerçekleştirilen programın açılışında yaptığı konuşmada, bir milleti tanımanın en etkili yollarından birinin, onun sofrasına misafir olmaktan geçtiğini söyledi.
Sofraların yalnızca yemek yenilen yerler olmadığını, bir milletin tarihini, inancını, üretim anlayışını, paylaşma kültürünü ve hayatı yorumlayış biçimini de yansıttığını dile getiren Aktaş, şöyle konuştu:
"Sofra, kuşakların birbirine aktardığı sessiz bir hafızadır. Tarifler değişebilir, kullanılan malzemeler farklılaşabilir ancak sofranın etrafında oluşan kültür, bir milleti millet yapan en güçlü değerlerden biri olarak yaşamaya devam eder. Bundan dolayı Türk mutfağı yalnızca zengin yemek çeşitlerinden ibaret değildir. Türk mutfağı, binlerce yıllık bir medeniyet birikiminin, Anadolu'nun bereketinin ve farklı kültürlerin ortak emeğinin bugüne ulaşmış halidir. Bugün dünyanın birçok ülkesi, mutfak kültürünü uluslararası tanıtımın önemli bir unsuru olarak değerlendirmektedir. Bizim bunu mümkün kılacak çok daha güçlü bir mirasımız vardır. Önemli olan, bu mirası doğru anlatabilmek, ortak bir anlayışla koruyabilmek ve gelecek nesillere aktarabilmektir. Afyonkarahisar, bu mirasın en güçlü temsilcilerinden biridir."
Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal da kentin sahip olduğu köklü mutfak kültürünü korumayı, geliştirmeyi ve dünyaya tanıtmayı sadece bir tanıtım faaliyeti değil, aynı zamanda gelecek kuşaklara karşı önemli bir sorumluluk olarak gördüklerini kaydetti.
Gastronomi şehri Afyonkarahisar ile ilgili yürüttükleri çalışmaları anlatan Köksal, "Önümüzdeki dönemde hedefimiz, Afyonkarahisar'ı yalnızca Türkiye'nin değil, dünyanın sayılı gastronomi destinasyonlarından biri haline getirmektir. Bu doğrultuda gastronomi turizmini dört mevsime yayacak projeleri hayata geçirmeyi, Gastronomi Sokağı gibi kalıcı yatırımları tamamlamayı, coğrafi işaretli ürün sayımızı artırmayı ve yerel üreticilerimizi daha güçlü şekilde desteklemeyi amaçlıyoruz." diye konuştu.
-"Kaynayan tencereler, yemekle birlikte kültürlerarası diyaloğu güçlendiren bir medeniyet dili de üretmiştir"
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, programa gönderdiği video mesajında, Türk mutfağının tarihin en eski arşivlerinden biri, engin bir kültür deryası ve medeniyet hafızası olduğunu vurguladı.
Kapısı Türkistan'dan açılan bu büyük mirasın Anadolu'da kök saldığını, asırlar boyunca Osmanlı coğrafyasının her bir köşesine yayıldığına değinen Erdoğan, şunları kaydetti:
"Bu tarihsel yolculukta farklı kültürler birbirine temas etmiş, birbirinden beslenmiş ve katman katman derinleşen eşsiz bir gastronomi mirasına dönüşmüştür. Kaynayan tencereler, yemekle birlikte kültürlerarası diyaloğu güçlendiren bir medeniyet dili de üretmiştir. Farklı dinlerden, dillerden ve kimliklerden insanlar, Anadolu'nın barış coğrafyasında kapı komşusu olmuş, sofralar sevgi, saygı ve hürmetin mekanları olmuştur. Böylece kardeşlik ruhu, Anadolu'da adeta beşinci bir mevsim olarak yaşanmıştır."
-"Afyonkarahisar'ı gastronomi alanında ülkemizin önde gelen şehirlerinden biri haline getirmiştir"
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran da gönderdiği mesajında Türk mutfağının sahip olduğu tarihi derinliği, kültürel çeşitliliği ve özgünlüğü sayesinde son derece güçlü bir yumuşak güç unsuru olduğunu ifade etti.
Türkiye'nin dünyaya doğru anlatılması, Türkiye markasının gücünü tahkim etmesi ve kültürel mirasın görünürlüğü bakımından gastrodiplomasinin büyük bir imkan olduğuna dikkat çeken Duran, "UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı'na gastronomi alanında dahil edilen üçüncü şehrimiz olan Afyonkarahisar, Türk mutfağının en güçlü temsil merkezlerinden biridir. Tarım ve hayvancılığa dayanan köklü üretim kültürü, yüzyıllar içerisinde zengin bir gastronomi mirasının oluşmasını sağlamış, bugün 50'yi aşkın coğrafi işaretli ürün ve yemeğin ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır. Yerel ürünlerin yoğun biçimde kullanıldığı mutfak kültürü, Afyonkarahisar'ı gastronomi alanında ülkemizin önde gelen şehirlerinden biri haline getirmiştir. Sucuğundan kaymağına, haşhaşlı ürünlerinden et ve fırın yemeklerine uzanan geniş lezzet yelpazesiyle Afyonkarahisar, Anadolu'nun mutfak zenginliğini en iyi yansıtan şehirlerimizden biridir." ifadelerini kullandı.
Konuşmaların ardından Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkan Yardımcısı Ferhat Pirinççi, Vali Aktaş ile Belediye Başkanı Köksal'a hediye takdim etti.
Daha sonra Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Sena Coşkun'un yönetimini üstlendiği Afyonkarahisar'da Gastrodiplomasi: Sofra ve Miras" başlıklı panel gerçekleştirildi.
Panelde, Afyonkarahisar Kent Konseyi Başkanı Ahmet Akkent, AKÜ Turizm Fakültesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Asuman Pekyaman, Afyon Yöresel Mutfak Gastronomi Kültür ve Turizm Derneği Başkanı Ayşe Safkurşun, Tüm Gıda İşletmeleri Derneği Afyonkarahisar İl Başkan Yardımcısı İsmail Sözer ve şef Ümit Zorluer sunumlar yaptı.
Program kapsamında katılımcılar, kent merkezinde tarihi mekanları gezdi ve work shop etkinliklerine katıldı.




