Yazar: admin

  • Pancar üretiminde düşüş şeker arzında sorun oluşturmayacak

    Pancar üretiminde düşüş şeker arzında sorun oluşturmayacak

    TÜİK’e göre bu yıl yüzde 6,5 rekolte düşüşüyle 21,5 milyon tona gerileyecek ancak sahadaki ve tarladaki durum üretimin daha da az olacağını gösteriyor.

    BU YIL PANCAR ÜRETİMİNDEKİ DÜŞÜŞE RAĞMEN MEVCUT STOKLAR DOLAYISIYLA ŞEKER ARZINDA BİR SORUN YAŞANMASI BEKLENMİYOR. (İHA/BURSA-İHA)

    Özellikle sıcak geçen bir yaz ve yağışsızlık daha ciddi verim kayıplarına yol açacak. Pancar Şekeri Üreticileri Derneği Başkanı Orhan Can, katıldığı bir programda, iklimle ilgili sorunlar olduğunu belirterek, kuraklık ve aşırı sıcakların verimi olumsuz etkilediğini söyledi. Pancar üretimindeki azalışa rağmen 2025-2026 döneminde şeker arzıyla ilgili herhangi bir sorun çıkmayacağını dile getiren Can, “Sektör paydaşlarından aldığımız bilgilere göre arz sorunu yaşamayacağız.” dedi. Asıl sorunun, üzerinde durulması gereken konunun kayıt dışılık olduğuna dikkati çeken Can, “Şekerin yerine geçebilecek ikame edilebilecek tatlandırıcılar şekerin yerine ikame edildiği zaman hem sektörün geleceği hem de halk sağlığı açısından büyük tehdit. Gıda kodeksiyle, kanuni düzenleme ve etkin denetimle bunun önüne geçilebilir.” diye konuştu.

    Tarım ve Orman Bakanlığı Şeker Dairesi Başkanı Mümtaz Sinan da şeker ihtiyacının tamamen yurt içinden karşılandığını dile getirerek, “Şeker stok fazlalığı dolayısıyla 2025 mayıstan itibaren dahilde işleme rejimi kapsamında şeker ithalatı durduruldu. Beklentimiz pancar rekoltesinde düşüş olacak. Geçmişten gelen 560 bin ton stok şekerin varlığı dolayısıyla, piyasada herhangi bir dalgalanma ya da arz sorunu beklemiyoruz” ifadesini kullandı.

  • Tüketici güven endeksi azaldı

    Tüketici güven endeksi azaldı

    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ekim ayına ilişkin tüketici güven endeksi verilerini açıkladı. Buna göre, TÜİK ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası işbirliğiyle yürütülen Tüketici Eğilim Anketi sonuçlarından hesaplanan tüketici güven endeksi, eylülde 83,9 iken bu ay yüzde 0,3 azalışla 83,6 olarak kayıtlara geçti.

    Mevcut dönemde hanenin maddi durumu endeksi, yüzde 0,1 gerilemeyle 67,8’den 67,7’ye indi. Gelecek 12 aylık dönemde hanenin maddi durum beklentisi endeksi, eylülde 84 iken bu ay yüzde 0,2 artışla 84,2 oldu.

    Geçen ay 78 olan gelecek 12 aylık dönemde genel ekonomik durum beklentisi endeksi, bu ay yüzde 0,7 artışla 78,6 olarak hesaplandı. Gelecek 12 aylık dönemde dayanıklı tüketim mallarına harcama yapma düşüncesi endeksi ise geçen ay 105,7 iken, bu ay yüzde 1,6 azalışla 104’e geriledi.

  • CHP Afyonkarahisar’da yeni dönem başladı

    CHP Afyonkarahisar’da yeni dönem başladı

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Afyonkarahisar İl Başkanlığı’nda yeni dönem resmen başladı. Geçtiğimiz günlerde yapılan kongrede il başkanlığına seçilen Hasan Karadeniz ve yeni yönetim kurulu üyeleri, Afyonkarahisar İl Seçim Kurulu’na giderek mazbatalarını teslim aldı.

    Mazbata töreninin ardından CHP Afyonkarahisar İl Başkanlığı binasında devir teslim töreni düzenlendi. Partililerin yoğun ilgi gösterdiği törende, görevi devreden eski il başkanı, Karadeniz’e başarılar dileyerek yeni yönetime hayırlı olsun temennisinde bulundu.

    Yeni İl Başkanı Hasan Karadeniz, yaptığı kısa konuşmada birlik ve beraberlik mesajı verdi.

  • İBB Spor İstanbul’un Yaptığı Araştırmaya Göre, İstanbul’un En Hareketli İlçesi Tuzla Oldu

    İBB Spor İstanbul’un Yaptığı Araştırmaya Göre, İstanbul’un En Hareketli İlçesi Tuzla Oldu


    İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Spor İstanbul’un yürüttüğü 2024 Fiziksel Aktivite Araştırması’nın sonuçları paylaşıldı. Kent genelinde 39 ilçede 11 bin 534 kişiyle yapılan yüz yüze görüşmelere dayanan araştırmaya göre, İstanbul’da fiziksel aktivite oranı yüzde 37,1’e çıktı. Bu oran, geçen yıla göre 2,2 puanlık bir artışa karşılık geliyor. 2020’de ilk kez yapılan araştırmada ise bu oran yalnızca yüzde 13,2 olarak ölçülmüştü.Yapılan araştırmada en hareketli ilçe olarak Tuzla ön plana çıktı.

  • Afyonkarahisar’da PTT’nin 185’inci kuruluş yıl dönümü kutlandı

    Afyonkarahisar’da PTT’nin 185’inci kuruluş yıl dönümü kutlandı

    AFYONKARAHİSAR (AA) – Afyonkarahisar'da PTT'nin 185. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla kutlama programı düzenlendi.

    PTT'nin kuruluş yıl dönümünde, Afyonkarahisar Ptt Müdürlüğü'nde işlem yapan 185. müşteri Şerife Turunç oldu.

    PTT Afyonkarahisar Başmüdürü Ömer Tekik, Turunç'a çiçek ve çeşitli hediyeler verdi.

    Tekik, gazetecilere, PTT'nin ülkenin güvenilir ve köklü kurumları arasında olduğunu söyledi.

  • Kavas Bakan Memişoğlu'nu ziyaret etti

    Kavas Bakan Memişoğlu'nu ziyaret etti

    Ulusal Otizm Konfederasyonu Genel Başkanı Fatma Kilci Kavas, Genel Başkan Yardımcıları Pervin Sabur ve Şafak Kurtman, Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nu makamında ziyaret etti.
    Ziyarette, konfederasyon tarafından hazırlanan “Otizmli Bireylerin Ruh Sağlığı Hizmetlerine Erişimi ve Kriz Yönetimi Raporu” Sayın Bakana sunularak, otizmli bireylerin sağlık sistemine erişiminde yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri değerlendirildi.
    Raporda özellikle şu başlıklar ön plana çıktı:    •    Her ildeki psikiyatri servislerinde otizmli bireyler için özel yataklar ayrılması,    •    Erişkin psikiyatristlerinin otizm alanında hizmet içi eğitime tabi tutulması veya çocuk psikiyatristlerinin yaş sınırının kaldırılması,    •    Çocuk Destek ve Gelişim Merkezlerinin (ÇÖZGEM) tüm illerde yaygınlaştırılması,    •    Engelsiz Acil Uygulamasının ülke genelinde hayata geçirilmesi,    •    Otizm polikliniklerinin açılması ve otizmli bireylere randevu önceliği tanınması,    •    Evde sağlık hizmetlerinin otizmli bireyleri de kapsayacak şekilde genişletilmesi,    •    Otizm Daire Başkanlığı tarafından yürütülen projelerin hızla uygulamaya geçirilmesi.
    Ziyaretin ardından konuşan Ulusal Otizm Konfederasyonu Genel Başkanı Fatma Kilci Kavas,”Otizmli bireylerin sağlık sistemine erişimi temel bir haktır.Bu hakkın ülke genelinde eşit ve erişilebilir biçimde uygulanabilmesi için ilgili tüm kurumlarla iş birliği içinde çalışmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
    Konfederasyon heyeti, Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’na nazik kabulleri ve otizm alanındaki duyarlılığı için teşekkür etti. Kaynak : M.E

  • Emniyet Genel Müdürlüğü personeline promosyon ödenecek

    Emniyet Genel Müdürlüğü personeline promosyon ödenecek

    Genel Müdürlükten yapılan açıklamada, 21 Ekim’de gerçekleştirilen ihalede en yüksek teklifleri veren Türkiye Vakıflar Bankasının 90 bin lira, Türkiye İş Bankasının 88 bin 500 lira olan tekliflerini güncellemelerinin istendiği belirtildi. Açıklamada, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın, Emniyet Genel Müdürü ve ihale komisyonu üyelerini kabulünde, her iki bankanın da aranarak yeniden değerlendirme yapmalarını istediği aktarıldı.

    Türkiye Vakıflar Bankasının teklifinde değişiklik yapmadığı, Türkiye İş Bankasının ise teklifini 100 bin liraya yükselttiği bilgisine yer verilen açıklamada, şunlar kaydedildi: “Yapılan nihai değerlendirme sonucunda, İhale Komisyonu tarafından Türkiye İş Bankasının teklifi, en yüksek teklif olduğu için personel başına 100 bin lira tutarında promosyon ödemesi yapılması uygun bulunmuştur. İhaleye katılım sağlayan tüm bankalara teşekkür ediyor, ihale sonucunun Emniyet Teşkilatımız mensuplarına hayırlı olmasını diliyoruz.” İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya da Nsosyal hesabından yaptığı paylaşımda, “Emniyet Teşkilatımızın tüm değerli mensuplarına hayırlı olması dileğimle.” ifadelerini kullandı.

  • Ticaret Bakanlığı’ndan gizemli kutu uyarısı

    Ticaret Bakanlığı’ndan gizemli kutu uyarısı

    Bakanlığa bağlı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü, sektör temsilcilerine konuya ilişkin yazı gönderdi.

    Yazıda, gizemli kutu tanıtımı ve satışına ilişkin sorunlara dikkati çekilerek, e-ticaret firmalarının bilgilendirilmesi istendi. Reklam Kurulunun aldığı kararlara dikkati çekilen yazıda, gerekli hassasiyetin gösterilmesi uyarısı yapıldı.

    Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun doğrultusunda her türlü mecrada yayımlanan ticari reklamları ve tüketicilere yönelik ticari uygulamaları düzenleme ve denetleme yetkisi Reklam Kurulunun sorumluluğunda bulunuyor. Bu kapsamda tüketicilerin alışveriş tercihlerinin belirlenmesinde etkili olan reklamlar ve ticari uygulamalarda ilgili mevzuat hükümlerine uyulması, tüketicilerin ekonomik çıkarlarının korunması açısından önem taşıyor.

    Ayrıca ticari reklamların hem genel kurallara hem de reklamı yapılan ürün veya hizmete ilişkin özel düzenlemelere uygun olması gerekiyor.

    “HAKSIZ TİCARİ UYGULAMA TEŞKİL EDİYOR”

    Son dönemde internet ortamında ve özellikle e-ticaret platformlarında içeriği belirsiz ürünlerden oluşan “gizemli kutu” ve benzeri satış yöntemlerinin yaygınlaştığı görüldü. Reklam Kurulu da bu konuda Bakanlığa iletilen şikayetlerle resen başlatılan incelemeler sonucu, bazı e-ticaret platformlarında faaliyet gösteren satıcılar hakkında idari yaptırım uygulanmasına karar verdi.

    Yaptırıma konu incelemelerde kutu içeriğine ilişkin herhangi bir açık bilgilendirmeye yer verilmeyen bu tür tanıtımların tüketicilerin ekonomik davranış biçimlerini bozabilecek nitelikte olduğu, tüketicilerin normal şartlar altında taraf olmayacağı bir işleme taraf olmalarına yol açabileceği değerlendirildi. Ayrıca mesafeli satışa konu mal veya hizmetin muhteviyatına ilişkin belirsizlikler sebebiyle “gizemli kutu” ve benzeri satış yöntemlerinin reklam yoluyla haksız ticari uygulama teşkil ettiği bildirildi. Sektör temsilcilerine gönderilen yazıda da bu hususların altı çizilerek, tüketicilerin çıkarlarının korunması, haksız rekabetin önlenerek dürüst ve adil bir ticari hayatın tesis edilebilmesi için e-ticaret firmalarının gerekli hassasiyeti göstermelerinin önemi vurgulandı.

    ERİŞİM ENGELİ UYGULANMASI KARARLAŞTIRILMIŞTI

    Reklam Kurulu, ağustos ayında gerçekleştirdiği toplantıda bu konuyu gündemine almıştı. Kurul, “gizemli kutu” ve benzeri satış yöntemlerinin haksız ticari uygulama olduğunu değerlendirmişti. Ayrıca söz konusu tanıtımlar hakkında erişim engeli uygulanmasına, yasa dışı faaliyet yürüten sitelerin sorumluları hakkında adli tahkikat süreçlerinin başlatılması için ilgili kurumlara başvurulmasına karar verilmişti.

  • AB, elektrikte vergilerin düşürülmesini istiyor

    AB, elektrikte vergilerin düşürülmesini istiyor

    Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Strazburg’da gerçekleştirilen Avrupa Parlamentosu (AP) Genel Kurul oturumunda konuştu. “Yüksek enerji fiyatları rekabet gücümüzü zorlamaya devam ediyor.” diyen von der Leyen, bunun fosil yakıtlarda değişken bir küresel pazara bağımlılıktan kaynaklandığını ifade etti.

    Von der Leyen, Avrupa’da en düşük enerji fiyatlarının bol miktarda güneş, rüzgar, hidroelektrik, jeotermal gibi düşük karbonlu enerji üreten ülkelerde olduğunu anımsatarak, yerli ve temiz enerjiye yatırım yapmaya devam etmeleri gerektiğini anlattı. AB’de enerji altyapısının iyileştirilmesi gerektiğine işaret eden von der Leyen, bu alana daha fazla fon aktarmak için çalışmalar yaptıklarını söyledi. Von der Leyen, “Enerji maliyetleri düşerken enerji vergileri tekrar artıyor. Sanayimizin elektrik için ödediği vergiler doğal gaz vergilerinden 15 kat fazla. Bu böyle olamaz.” dedi.

    AB’de sanayinin ortalama enerji faturalarının yüzde 34’ünün, hanelerin ortalama enerji faturalarının da yüzde 42’sinin vergilerden oluştuğunu belirten von der Leyen, bu vergileri düşürmek için yoğun çalışmaları gerektiğini vurguladı. Von der Leyen, AB’nin rekabet gücünü artırabilmesi için elektrik üzerindeki vergilerin azaltılması gerektiğini ifade etti.

  • Katı atık tesisinde patlama: 3 yaralı, biri ağır durumda

    Katı atık tesisinde patlama: 3 yaralı, biri ağır durumda

    Sabah saatlerinde katı atık tesisinde yaşanan patlama, pres makinesine atılan deodorant şişelerinden sızan gaz ile kaynak çalışmasının birleşmesi sonucu gerçekleşti. A.K., H.B. ve H.G. isimli çalışanlar patlama sonucu yaralandı.

    Müdahale ve Soruşturma

    Patlama sonrası bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. İlk müdahalenin ardından yaralılar hastaneye kaldırıldı. Polis olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlattı.

  • Jeotermal Kaynaklı Sera Organize Tarım Bölgesi kuruluyor: AFYON TARIMINDA YENİ DÖNEM

    Jeotermal Kaynaklı Sera Organize Tarım Bölgesi kuruluyor: AFYON TARIMINDA YENİ DÖNEM

    Toplam 2.912 dekar alanda kurulacak proje; modern sera alanları, sanayi parselleri ve güçlü altyapı sistemiyle tarımsal üretimde bölgesel bir dönüşüm başlatacak. Jeotermal enerjiyle ısıtılacak seralarda yılın dört mevsimi üretim yapılırken, güneş enerji santralleri sayesinde temiz enerji kullanımıyla çevre dostu bir model oluşturulacak.

    Projede ayrıca yağmur suyu hasadı sistemleriyle doğal kaynakların verimli kullanılması hedefleniyor. Bu sayede hem enerji maliyetlerinin azalması hem de suyun etkin değerlendirilmesi sağlanacak.

    Afyonkarahisar Valiliği, bölgeye yatırım yapmak isteyen girişimcilere çağrıda bulunarak ön talep sürecini başlattı. Yatırımcılara davetiyeler gönderilerek sürece ilişkin başvuruların alınmaya başlandığı bildirildi. Jeotermal Kaynaklı Sera Organize Tarım Bölgesi projesiyle Afyonkarahisar, katma değerli tarımsal üretim, istihdam artışı ve gıda güvenliğinde sürdürülebilirlik hedeflerine bir adım daha yaklaşacak. “

    AFYONKARAHİSAR’IMIZA HAYIRLI OLSUN”

    Afyonkarahisar Valiliği’nden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi; “Tarım ve Orman Bakanlığı himayesinde, Valiliğimiz öncülüğünde Afyonkarahisar’ın Çay, Çobanlar ve Bolvadin ilçelerinde Jeotermal Kaynaklı Sera Organize Tarım Bölgesi kuruluyor. Toplam 2912 dekar alana yayılan proje; modern sera alanları, sanayi parselleri ve gelişmiş altyapısıyla yatırımcılar için cazibe merkezi haline geliyor. Yağmur suyu hasadı sistemleriyle doğal kaynaklar verimli şekilde kullanılırken, güneş enerji santralleri ve jeotermal kaynaklar sayesinde temiz, sürdürülebilir enerjiyle üretim yapılacak. Afyonkarahisar, bu vizyoner proje ile atıl durumdaki arazilerini en iyi şekilde değerlendirirken; üretilen katma değerli ürünlerle yerel ve uluslararası pazarlarda rekabet gücünü artıran, gıda güvenliğini ve sürdürülebilir kalkınmayı esas alan bir üretim merkezi haline gelecek. İlimize katma değer sunmak için ön talepte bulunan yatırımcılarımıza davetiyeler gönderilerek başvuru sürecimiz başlatılmıştır. Afyonkarahisar’ımıza hayırlı olsun.”

  • Mısırlıoğlu Emekliyi, işçiyi, çiftçiyi, memuru kandıramazsınız!

    Mısırlıoğlu Emekliyi, işçiyi, çiftçiyi, memuru kandıramazsınız!

    Mısırlıoğlu yaptığı konuşmada;
    “Kıymetli hemşerilerim, Hepinizi saygı ve muhabbetle selamlıyorum.
    Bugün burada, ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik tabloyu, emeklilerimizin, asgari ücretlilerimizin ve dar gelirli vatandaşlarımızın yaşadığı derin sıkıntıları dile getirmek için bir aradayız. Bizler, milletimizin gerçek gündemini konuşmak, mutfağında tencere kaynamayan vatandaşlarımızın sesi olmak için buradayız. Hükümetin “zam yok” diyerek süslediği ekonomik tablo, aslında yaklaşan fırtınanın sessizliğidir.
     
    Bugün konuşacağımız her başlık, bu milletin cebine, sofrasına, yaşam mücadelesine dokunan konulardır.
    Zamları ötelemekle ekonomiyi düzeltmezsiniz!
    Yılın sonuna yaklaşırken iktidar yine bildiğini yapıyor. doğal gaz, elektrik, akaryakıt gibi temel kalemlere yapacağı zam fırtınasını öteleyerek bir “ekonomi masalı” yazmaya çalışıyorlar. Ama herkes biliyor ki bu, 2026 Ocak ayına ertelenmiş bir zam fırtınasının habercisidir! Bugün “enflasyonu düşük gösterme” bahanesiyle, milletin sırtındaki yükü birkaç ay geciktiriyorlar. Gerçekte yapılan şey, asgari ücretliye, emekliye, dar gelirliye verilecek zammı düşük tutma oyunudur. Çünkü yıl sonu enflasyon rakamlarını düşük göstermek, maaş zam oranlarını düşürmek demektir. Bir başka ifadeyle, bu iktidar yine kendi çıkarını düşünüyor, milletin cebine göz dikiyor.
    Gerçekler ortada:
    Emekli maaşı açlık sınırının altında!
    Asgari ücretli aldığı maaşla ayın ortasını zor görüyor!
    Pazarda, markette çürük meyve-sebze için bile vatandaş mücadele ediyor!
    Faturalar kabarmış, ama hükümet “zam yapmadık” tiyatrosu oynuyor!
    Kısacası halkın sofrası küçülürken, sarayın bütçesi büyümeye devam ediyor.
    Ocak’ta faturayı millet ödeyecek!
    Bu “zamları öteleme” kararı, ekonomiyi düzeltmek için değil, makyaj yapmak içindir. ama herkes bilsin: ocak ayında, halkın karşısına yüklü zamlarla çıkacaklar.
    Doğal gazdan elektriğe, akaryakıttan ulaşıma kadar her kalemdeki artış, bugünün değil, Ocak’ın faturası olacak. Milletin cebindeki son kuruşa kadar hesap yapan bu zihniyet, artık inandırıcılığını yitirmiştir.
    Emekliyi, işçiyi, çiftçiyi, memuru kandıramazsınız!
    Gerçekleri makyajla gizleyemezsiniz!
    Çağrımız net:
    Emeklilerimizin, asgari ücretlilerimizin, dar gelirli vatandaşlarımızın hakkını gasp etmekten vazgeçin! Zamları öteleyerek değil, adaletli bir gelir politikasıyla bu ülkenin insanına nefes aldırın!
    Ekonomiyi kâğıt üzerinde değil, vatandaşın mutfağında düzeltin!
    Gazi Meclis’te Dem’liler sınırı aştı. Bu sefer de Dem’li vekil sırrı sakık, ülkeyi kuranlara “alçaktır” demiş
     “Gazi Melis’te had aşılmıştır!”
    Bugün türküye büyük millet Meclisi’nde yaşananlar, cumhuriyetimizin ve milletimizin değerlerine yapılan açık bir saygısızlıktır. Dem partili milletvekili Sırrı Sakık’ın, bu ülkeyi kuranlara “alçak” diyerek hakaret etmesi, sadece bir dil sürçmesi değil, bilinçli bir saldırıdır.
    Bu sözler, Gazi Meclis’in ruhuna, kurtuluş savaşı’nda can vermiş ecdadımıza, cumhuriyetimizin kurucu iradesine açık bir hakarettir. Gazi meclis, bağımsızlığın ve millet iradesinin sembolüdür. Orada oturan hiç kimse, bu milletin şehitlerine, gazilerine, atatürk ve silah arkadaşlarına dil uzatamaz!
    Eğer bu milletin kurucu kadrolarına “alçak” diyebiliyorsa bir vekil, orada en büyük tepki önce meclis Başkanlığı’ndan gelmeliydi. Meclis Başkanı’nı göreve çağırıyoruz: bu sözler karşısında sessiz kalmak, ortak olmak demektir! Türkiye cumhuriyeti, kimsenin kirli siyasetine, bölücü diline, tarihine hakaret eden zihniyetine teslim olmaz.
    Bu ülkenin temelleri kanla, imanla, fedakârlıkla atılmıştır.
    Hiç kimse, o temellerin üzerinde oturup o temellere tüküremez! Sırrı sakık’ın sözleri sadece bir milletvekili sorumsuzluğu değil, Cumhuriyet’e düşman bir zihniyetin itirafıdır. Bu zihniyet, bugün dem partisi’nin maskesiyle Meclis’te; dün terör örgütünün paçavralarıyla dağdaydı!
    Ne adını değiştirerek, ne kılık değiştirerek bu milleti kandıramazlar! Biz iyi parti olarak; Cumhuriyet’in kurucularına, Atatürk’e, şehitlerimize edilen her hakareti milletimize edilmiş sayarız. Ve bu ülkenin her karış toprağında, “Gazi Meclis”in onurunu savunmak bizim namus borcumuzdur!
    Halktan kopanlar artık beden diliyle uğraşıyor!”
    Ak parti il yönetimi, halkın dertlerini dinlemek yerine artık “beden dili” ve “protokol kuralları” eğitimi alıyormuş. Ne diyelim, belli ki milletin yüzüne nasıl bakacaklarını unutmuşlar, şimdi bunu yeniden öğrenmeye çalışıyorlar! Milletin sofrasında tencere kaynamazken, gençler iş bulamazken, esnaf kepenk kapatırken; İktidar partisinin il yönetiminin “el kol hareketleri” ve “protokolde nasıl oturulacağı” üzerine kafa yorması, artık trajikomik bir hal almıştır.
    Beden dili öğrenmek kolay da…Milletin dilinden anlamak, işte orada sınıfta kalıyorlar!
    Vatandaşın gözünün içine bakıp, “haliniz nasıl?” Diyemeyenlerin şimdi aynanın karşısında gülümseme provasına başlaması, bu iktidarın geldiği kopukluğun en net göstergesidir. Protokol kurallarıyla meşgul olmak yerine,Halkın geçim protokolünü çözselerdi, belki memlekette huzur olurdu.
     
    Biz iyi parti olarak;
    El kol hareketleriyle değil, gönül diliyle konuşmayı, protokol mesafesiyle değil, halkla yan yana yürümeyi biliyoruz. Bizim “eğitimimiz” milletin içinde, sokakta, pazarda, okulda, tarlada… Yani hayatın ta kendisinde! “İnsanlar ev almak değil, artık ev kiralamak için kredi çeker hale geldi!”
    Türkiye, her geçen gün derinleşen bir ekonomik krizle karşı karşıyadır.
    Bugün geldiğimiz noktada vatandaş, bırakın ev sahibi olmayı, ev kiralamak için bile bankadan kredi çekmek zorunda kalmaktadır. Bu tablo, artık sıradan bir ekonomik zorluk değil, iktidarın yanlış ekonomi politikalarının halkın yaşamını felç ettiği bir yıkım sürecidir.
    Barınma hakkı, lüks haline geldi
    Bir zamanlar “ev sahibi olma” hayaliyle çalışan insanlar, bugün kirada kalabilmek için borçlanıyor. Ev kiraları, büyük şehirlerde ortalama maaşların iki katına ulaşmış durumda.
    Afyonkarahisar gibi Anadolu şehirlerinde bile asgari ücretli bir vatandaşın maaşının yarısından fazlası kiraya gidiyor. Kiralar, gıda fiyatları, enerji faturaları derken, vatandaşın nefes alacak hali kalmadı. Bu ülkede artık çocuk sahibi olmayı değil, ay sonunu getirmeyi düşünen bir toplum yaratıldı.
    Ekonomi büyümüyor, halk eziliyor
    İktidar “ekonomi büyüyor” diyor ama kim için büyüyor?
    Sarayın ekonomisi büyüyor, ihalelerle zenginleşen birkaç yandaşın serveti büyüyor,
    Ama vatandaşın borcu da en az o kadar büyüyor.
    Türkiye cumhuriyeti tarihinde ilk kez, kira ödemek için kredi çeken bir toplum oluştu.
    İnsanlar artık ev kredisi değil, “kira kredisi” konuşuyor.Bu, ekonominin çöküşünün en somut göstergesidir.
    Asgari ücret, asgari hayat
    Bugün asgari ücret, adeta yoksulluk sınırının altında yaşamaya mahkûm eden bir ücret haline gelmiştir. Emekli açlıkla, genç işsizlikle, esnaf iflasla mücadele ediyor.
    Kamu çalışanı, memur, öğretmen, polis… hepsi borç batağında yaşıyor.
     
    Ama iktidar hâlâ “ekonomi rayında” masalını anlatıyor. Gerçek şu: raydan çıkan sadece ekonomi değil, halkın umududur!
    Bu krizin adı: yanlış yönetim Bu ekonomik kriz dış güçlerin değil, iktidarın beceriksizliğinin ve israf düzeninin ürünüdür. Faiz inadının, yanlış kur politikalarının, üretim yerine ithalata dayalı düzenin sonucudur. Tarım çökmüş, sanayi üretimi durmuş, esnaf kepenk kapatmış,
    Ama saraylarda ışıklar hiç sönmemiştir. Vatandaşın mutfağında tencere kaynamazken, sarayın sofraları şatafat içinde kurulmaya devam ediyor.
    İyi parti olarak söylüyoruz: bu düzen değişecek
    İyi parti olarak biz, bu düzeni değiştirmeye kararlıyız.
    Üretimi, emeği, alın terini önceleyen bir ekonomi inşa edeceğiz.
    Vatandaşın kirasını, faturasını, mutfak masrafını değil; refahını konuştuğu bir Türkiye kuracağız.
    İyi ekonomi, sadece rakamlardan ibaret değildir.
    İyi ekonomi, vatandaşın huzurudur, güvenidir, geleceğe olan inancıdır.
    Bugün Türkiye’de insanlar ev almak için değil, ev kiralamak için kredi çekiyorsa,
    O ülkenin ekonomisi batmıştır, iktidar da sınıfta kalmıştır.
    Milletin alın teriyle değil, rantla büyüyen bu sistem çökecek.
    İyi parti iktidarında, hiç kimse barınmak için borçlanmayacak, yaşamak için mücadele etmeyecek.
    Afyonkarahisar’da halkımız çürük sebze için kuyrukta, iktidar lüks içinde!
     
    Afyonkarahisar’ın tam kalbinde, bir mahalledeki bir marketin önünde çekilen bu kare, bu ülkenin acı gerçeğini gözler önüne seriyor.
    Kadınlar, yaşlılar, emekliler; ellerinde poşetlerle dökülmüş çürük sebzeleri, bayat meyveleri ayıklıyor.
    İktidarın “ekonomi şahlanıyor” masalına inat, bu karede yoksulluğun çıplak fotoğrafı var! Afyonkarahisar halkı artık sofraya ne koyacağını değil, ne bulabileceğini düşünüyor. Market market indirim takip etmekten yoruldu. Emekli maaşıyla pazar alışverişine çıkan bir anne, çocuğuna meyve almak yerine ezilmiş elmalardan seçmeye çalışıyor. İşsiz kalan genç, marketin önünde indirimi bekliyor. aşlı bir amca, poşetindeki çürük domateslere bakarken iç çekiyor…
     
    İşte türkiye’nin gerçeği budur!
    Bir yanda pazarda artan fiyatlarla boğuşan vatandaş, diğer yanda saraylarda yaşayan bir iktidar!
    Bir yanda sofrada ekmeği küçülen halk, diğer yanda vergilerle zenginleşen yandaşlar! Afyonkarahisar’da yaşanan bu manzara, artık sadece ekonomik değil; ahlaki bir çöküşün göstergesidir. Bu ülkenin şehitlerinin adını taşıyan sokaklarda, şehidin emaneti olan halk, onuruyla hayatta kalma savaşı veriyor.
    Ama iktidar, hâlâ halkın sesini duymamakta ısrar ediyor!
     
    Milletin sabrı taşmak üzere!
    Her gün bir umutla pazara çıkan emekli, artık çantasında umudu değil, hüznü taşıyor. Bir zamanlar “bolluk bereket” diyarı olan bu topraklar, bugün yoksulluğun sembolü haline getirildi.
     
    Biz İYİ parti olarak diyoruz ki:
    Yeter artık! Bu millet çürük sebze için değil, onurlu bir yaşam için mücadele ediyor!
    Devlet, halkın elindekini almak için değil, ona ekmek götürmek için vardır! Afyonkarahisar’ın merkezinde yaşanan bu utanç manzarası, iktidarın halktan ne kadar koptuğunun en net göstergesidir! Bu fotoğraf, bir milletin çaresizliğini değil, aynı zamanda direncini de anlatıyor.
    Ve biz biliyoruz: Bu karanlık tabloyu değiştirecek olan yine bu milletin iradesidir!
     
    “Eğitimde bağış değil, zorunluluk dönemi başladı!”
    Afyonkarahisar’da Mehmet Gençler ilkokulunda , okul-aile birliği tarafından velilere gönderilen mesajla her veliden belirli miktarda “bağış” talep edilmesi, kabul edilemez bir uygulamadır.
    Bu durum, “gönüllülük” kavramını zorunluluğa dönüştüren bir anlayışın göstergesidir ve eğitim sistemimizdeki çürümenin açık kanıtıdır. Devlet okullarında eğitim ücretsizdir. Anayasa’nın 42. Maddesi açıktır: “kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz.” Ancak bugün geldiğimiz noktada, veliler adeta okul masraflarını karşılamak için kredi çekmeye mecbur bırakılmaktadır.
    Bu mudur sosyal devlet anlayışı?
    Velilerin omzuna yüklenen bu mali yük, eğitimin kamusal niteliğini ortadan kaldırmakta, gelir düzeyi düşük ailelerin çocuklarını dezavantajlı hale getirmektedir. Okulların ihtiyaçlarını karşılamak devletin görevidir, velilerin değil! Devletin eğitim bütçesi reklamlarla, şatafatlı açılışlarla değil; okulun boyasıyla, tebeşiriyle, ısınmasıyla ölçülür!
    Bugün okulların temizlik malzemesinden perdelerine kadar her şeyin veli inisiyatifine bırakılması utanç vericidir. Veliden “bağış” adı altında para toplanması, açıkça eğitimde fırsat eşitliğini ihlal etmektedir. Bir okulun bütçesi, velinin cüzdanına değil, devletin kasasına bağlı olmalıdır. Buradan Milli eğitim Bakanlığı’na ve Afyonkarahisar il Milli Eğitim Müdürlüğü’ne çağrımızdır:
    Bu tür uygulamalara göz yummak, suça ortak olmaktır.
    Okul yönetimleri denetlenmeli, veliler üzerindeki baskı derhal kaldırılmalıdır.
    Eğitim, ticaret değil; çocuklarımızın geleceğidir.
    Biz iyi parti olarak bu konunun takipçisi olacağız.
    Hiçbir veli, “bağış yapmadım” diye çocuğunun eğitiminde ayrımcılığa uğratılamaz
    Yeni vergi dairesi değil, vatandaşın sırtına yeni zincir!
     
    Afyonkarahisar’da 16. Vergi dairesi açıldı. Yetkililer kürsülerden gülümseyerek “hayırlı olsun” mesajları verirken, halkın cebindeki son kuruşu bile almak için kurulan bu yeni yapıyı “yatırım” diye pazarlıyorlar.
    Millet açlık sınırında yaşam mücadelesi veriyor. Esnaf borcunu ödeyemiyor, çiftçi tarlasını ekemiyor, emekli torununa harçlık veremez hale gelmiş. Ama iktidar, halkın çığlığını duymak yerine, kasasına akacak her kuruşu tahsil etmenin peşinde!
     
    Bu ülkenin vergi dairesine değil, vicdan dairesine ihtiyacı var!
    İnsanlar vergi ödememek için değil, ödeyememek için perişan durumda. Ancak iktidar hâlâ vatandaşa “ödemiyorsun” diye suçlu muamelesi yapıyor. Yeni açılan 16. Vergi dairesi, yeni bir tahsilat kapısı, yeni bir “soygun şubesi” haline gelmiştir. Bu şehirde fabrika değil vergi dairesi, üretim tesisi değil borç takibi açılıyor! Yani Afyonkarahisar’a üretim değil, borç tahsilatı getiriliyor! Afyonlu esnafın dükkânı kapanıyor, ama yeni vergi dairesi açılıyor!
    Çiftçi tarlasını satıyor, ama vergi memurunun sayısı artıyor! Emekli ekmek kuyruğunda bekliyor, ama iktidar vergi tahsilatını artırmanın “başarısı”yla övünüyor! Eğer gerçekten bu şehre bir şey kazandırmak istiyorsanız, işsizliğe çözüm bulun, üretimi destekleyin, gençlere umut verin.
    Vergi dairesi açmakla övünmek, yoksulluğun resmiyet kazandığı bir düzenin itirafıdır. Afyonkarahisar halkı artık kuru açılış törenlerinden, kesilen kurdelelerden bıktı! Millet, cebinden değil; yolsuzluktan, israftan, torpilden kesinti yapılmasını istiyor.
    Biz diyoruz ki:
    Yeni vergi dairesi değil, adalet dairesi açın!
    Tahsilat değil, refah üretin!
    Vergi değil, umut dağıtın!
    Afyonkarahisar halkının alın terini, emeğini, umudunu sömüren bu anlayışı reddediyoruz.
    Gerçek hizmet, halkın yükünü artırmak değil; yükünü hafifletmektir!
     
    Zafer havalimanı: israfın, plansızlığın ve halkın cebinden uçan paraların sembolü!”
     
    Kütahya, Afyonkarahisar ve Uşak illerine hizmet vermesi beklenen zafer havalimanı, bir kez daha israfın ve yanlış planlamanın ibretlik örneği olmuştur. 2025 yılının ilk 9 ayında sadece 55 bin yolcu taşınmış, oysa devlet ile işletmeci arasında yapılan sözleşmeye göre bu sayı 878 bin 489 olmalıydı. Gerçekleşme oranı sadece %6,28, garanti farkı ise %93,72!
    Bu rakam, bir havalimanının değil; vatandaşın vergilerinin, emeklinin, çiftçinin, memurun alın terinin nasıl heba edildiğinin belgesidir.
    Vatandaş uçmuyor, parası uçuyor!
    Havalimanı bomboş, pistte uçak yerine kuş uçuyor ama her yıl yüz milyonlarca lira “garanti farkı” adı altında işletmeci firmaya ödeniyor. Bu paralar, köy yollarına, hastanelere, öğrenci yurtlarına, emeklilerin maaşlarına gideceğine betona gömülüyor. Devletin kasasından çıkan bu paralar, vatandaşın sırtına yüklenen gizli bir vergiye dönüşmüş durumda. Halkın cebinden çıkan her kuruş, zafer havalimanı’nın sessiz pistlerinde yankılanıyor.
    Halkın iradesi yok sayıldı
    Zafer havalimanı, daha proje aşamasındayken uzmanların “rant projesi” uyarılarına rağmen siyasi inatla yapılmıştır. Bölge halkının ulaşım ihtiyaçları, sosyoekonomik dengeleri, ulaşım alternatifleri göz ardı edilmiştir. Bugün geldiğimiz noktada, o uyarıların ne kadar haklı olduğu acı bir şekilde ortaya çıkmıştır.
    Hesap verilmelidir
    Bu havalimanının planlamasında, sözleşmesinde ve garanti hesaplamasında imzası bulunan herkes, kamu kaynaklarının israfından sorumludur.
    Bu ülkenin insanı, artık “garantili zarar” değil, hesap veren bir yönetim istiyor.
    Zafer havalimanı, “uçmayan yolcuya ödeme” zihniyetinin simgesidir.
    Milletimizin alın teriyle yapılan bu ödemelerin hesabı bir gün mutlaka sorulacaktır.
    Artık bu topraklarda halkın cebinden uçak değil, adalet kalkmalıdır.
    Liyakat değil sadakat: Akp, devleti akraba şirketine çevirdi!
     
    Afyonkarahisar’da devlet kurumları, artık kamu hizmeti veren yapılar olmaktan çıkmış; Akp yöneticilerinin keyfine göre şekillenen bir “atama pazarı” haline gelmiştir. Son örnek ise PTT’de yaşanmıştır. Bizim  keresteci sağlıktan sonra şimdi de PTT’ye el atmış! Afyonkarahisar PTT başmüdürü, hiçbir hukuki ve idari gerekçe olmadan görevden alındı. Dahası, bu aynı başmüdür, tam üçüncü kez görevden alınarak adeta siyasi hırsların hedefi haline getirildi!
     
    Bu, kişisel bir tasarruf değil; sistematik bir liyakatsizlik operasyonudur! Devletin kurumu olan PTT, kamu yararına değil, Akp yöneticilerinin yakın çevresine hizmet eder hale getirilmiştir. Görevden alınan tecrübeli, başarılı bir kamu çalışanının yerine, deneyimsiz, liyakatsiz ve sadece partili olduğu için tercih edilen bir isim atanmıştır. Böylesine önemli bir kurumun başına, sadece “yakın olduğu” için birinin getirilmesi; Hem kurumsal ciddiyete, hem de devlet ahlakına ihanettir. Bugün Afyonkarahisar’da yaşanan bu tablo, aslında Türkiye’nin dört bir yanında süren akp kadrolaşmasının küçük bir yansımasıdır.
    Devlet, partinin arka bahçesine dönüştürülmüş; emek, tecrübe, liyakat hiçe sayılmıştır.
    Kimin hangi koltuğa oturacağı, artık mülakatla değil; parti il başkanlıklarında yapılan telefonlarla belirlenmektedir! Bu milletin vergileriyle ayakta duran ptt, yıllardır halkın güven duyduğu bir kurumdu. Ama bugün, o kurumun içine siyasi hesaplar, eş-dost kayırmaları, intikam duyguları karışmıştır.
    Bunu yapanlar unutmasın:
    Bir gün bu millet, bu liyakatsiz düzenin hesabını sandıkta soracaktır!
    Biz İYİ parti olarak diyoruz ki:
    Devlet, partinin arka bahçesi değildir!
    Kurumlar, kişisel menfaatlere teslim edilemez!
     Liyakatli insanlar görevden alınırken, torpilliler ödüllendirilemez!
     
    Afyonkarahisar halkı bu adaletsizliği görüyor.
    PTT, Akp’nin oyun sahası değil; bu milletin hizmet kurumudur.
    Görevden alınan başmüdürün hakkını, emeğini ve itibarını savunmak, sadece bir kişi adına değil; devletin namusu adına bir görevdir.
     
    Bu düzen değişecek.
    Devlet yeniden adaletin, liyakatin, ahlakın devleti olacak.
     
    Değerli basın mensupları,
    Bugüne kadar 11 ilçemizin kongrelerini büyük bir coşku, birlik ve heyecan içerisinde tamamladık. ilçe teşkilatlarımızda yaşanan bu demokratik şölen, partimizin taban gücünü ve kararlılığını bir kez daha göstermiştir.
    Bu hafta, merkez ilçe dahil olmak üzere 6 ilçe kongremizi daha gerçekleştireceğiz. böylece 1 kasım itibariyle Kızılören ilçe kongremizle birlikte tüm ilçe kongre süreçlerimizi tamamlamış olacağız.
    Demokratik geleneğimizi yaşatırken, partimizin her kademesinde yenilenme ve güçlenme sürecini de aynı kararlılıkla sürdürüyoruz.
    İnşallah 23 kasım tarihinde, genel başkanımız sayın Müsavat Dervişoğlu’nun programı uygun olduğu takdirde, il kongremizi büyük bir coşku ve katılımla gerçekleştireceğiz. Bu kongre sürecinin ardından, hep birlikte önümüzdeki döneme daha güçlü, daha kararlı ve daha hazırlıklı bir şekilde adım atacağız.
    İYİ parti ailesi olarak, milletimizin umudu olmaya, adaletin, liyakatin ve emeğin yanında durmaya devam edeceğiz. ” Dedi. İYİ Parti ailesine katılan emekli öğretmen Mustafa Yıldız’a İl Başkanı Muhammet Mısırlıoğlu tarafından İYİ Parti rozeti takıldı. Kaynak:İyi Parti

  • Samsunspor’un konuğu Dinamo Kiev

    Samsunspor’un konuğu Dinamo Kiev

    UEFA Konferans Ligi’nin üçüncü haftasında Samsunspor, Ukrayna temsilcisi Dinamo Kiev’i konuk edecek. Samsun Yeni 19 Mayıs Stadyumu’nda oynanacak mücadele saat 22.00’de başlayacak. Karşılaşmada İzlanda Futbol Federasyonu’ndan hakem Ivar Krijatsson düdük çalacak.

    Avrupa yoluna UEFA Avrupa Ligi play-off turundan başlayan Karadeniz ekibi, Yunanistan temsilcisi Panathinaikos’a karşı deplasmanda 2-1 yenilmiş, Türkiye’de oynanan rövanş karşılaşmasından ise 0-0 eşitlikle ayrılarak elenmişti. Bu sonucun ardından Samsunspor, yoluna Konferans Ligi’nden devam etme hakkı kazanmıştı.

    Konferans Ligi’ndeki ilk karşılaşmasında Polonya temsilcisi Legia Varşova ile karşılaşan Kırmızı-Beyazlılar, rakibini 1-0 mağlup etmeyi başardı. Thomas Reis’in öğrencileri, Dinamo Kiev maçının ardından grupta AEK, Mainz, Hamrun Spartans ve Breidablik ekipleriyle karşı karşıya gelecek.

    Samsunspor, son olarak ligde Kayserispor ile karşılaşmış ve bu mücadelede Olivier Ntcham sakatlık yaşamıştı. Golcü oyuncunun bir süre sahalardan uzak kalacağı açıklanmıştı. Ntcham’ın yanı sıra sakatlıkları süren Ebrima Ceesay ve Bedirhan Çetin de Dinamo Kiev karşısında forma giyemeyecek. Zeki Yavru’nun durumu ise maç saatinde belli olacak.

  • Halasını bıçaklayarak öldüren Süleyha Yılmaztürk’e hapis cezası

    Halasını bıçaklayarak öldüren Süleyha Yılmaztürk’e hapis cezası

    Ocak 2024’te Eskişehir Odunpazarı ilçesi Ihlamurkent Mahallesi’nde yaşanan olayda, Süleyha Yılmaztürk ile halası Naciye Yılmaztürk arasında evde çıkan tartışma sırasında Süleyha, halasını bıçaklayarak ölümüne sebep oldu.

    Olay yerine çağrılan sağlık ekipleri, Naciye Yılmaztürk’ün hayatını kaybettiğini belirledi. Süleyha Yılmaztürk ise ‘Kasten öldürme’ suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi.

    Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, sanık hakkında ‘Canavarca hisle kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi.

    7’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında sanık savunma yapmadı. Mahkeme heyeti, kadına yönelik şiddet kapsamında ‘Kadına karşı kasten öldürme’ suçundan Süleyha Yılmaztürk’e ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi. İyi hal indirimi uygulanan ceza müebbet hapse düşürüldü.

  • Milli Savunma Bakanlığı’ndan Katar ve Eurofighter iddialarına cevap

    Milli Savunma Bakanlığı’ndan Katar ve Eurofighter iddialarına cevap

    Milli Savunma Bakanlığı haftalık basın bilgilendirme toplantısında Eurofighter savaş uçağı tedariki sürecine ilişkin açıklamalarda bulunuldu.

    “SÖZLEŞME AŞAMASINA GEÇİLDİĞİNDE BİLGİLENDİRME YAPILACAKTIR”

    Bakanlık kaynakları, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Katar ziyareti sırasında gündeme gelen Eurofighter alımıyla ilgili sorulara yanıt vererek şu bilgileri paylaştı:

    “Yerli ve Millî savaş uçağımız KAAN’ın teslimatları başlayana kadar, TSK’ya verilen görevlerin yerine getirilmesi için gerek duyulacak sistemlerin başta müttefiklerimiz olmak üzere ilgili ülkelerden tedarik edilmesi planlanmaktadır. Bu kapsamda Eurofighter uçağı tedarik edilmesi çalışmalarına devam edilmektedir. Birleşik Krallık ile gerçekleştirilen görüşmelere istinaden gelinen süreçte olumlu adımlar atılmış ve uygun zaman içerisinde tedarik faaliyetlerinin tamamlanması hedeflenmektedir. Eurofighter uçağı tedariki kapsamında sözleşme aşamasına geçildiğinde tarafımızdan resmi bilgilendirmeler yapılacaktır. Bunun dışındaki iddialara itibar edilmemelidir.”

  • Fosseptik Çukuruna Düşen 2 Kişiden Biri Hayatını Kaybetti

    Fosseptik Çukuruna Düşen 2 Kişiden Biri Hayatını Kaybetti

    Sivas’ın Şarkışla ilçesine bağlı Kayapınar köyü kırsalında bugün saat 14.00 civarında korkunç bir kaza yaşandı. Henüz belirlenemeyen sebeple bir çiftlik evinin bahçesinde bulunan fosseptik çukuruna yabancı uyruklu iki kişi düştü.

    Bölgeye gelen AFAD ve sağlık ekipleri, hızlı müdahaleyle iki kişiyi çukurdan çıkardı. Ancak yapılan kontrollerde, kişilerin biri hayatını kaybetmişti. Ağır yaralı olan diğer kişi ise acilen Şarkışla Devlet Hastanesi’ne sevk edildi ve hayati tehlikesinin devam ettiği bildirildi.

    Yetkililer olayla ilgili geniş çaplı inceleme başlattı. Kazanın nasıl gerçekleştiği araştırılıyor.

  • Meme Kanseri Farkındalık Ayı

    Meme Kanseri Farkındalık Ayı

    Ekim ayı “Meme Kanseri Farkındalık Ayı” etkinlikleri kapsamında Afyonkarahisar Merkez Toplum Sağlığı Merkezi tarafından farkındalık oluşturmak ve erken teşhisin önemine dikkat çekmek amacıyla çeşitli faaliyetler gerçekleştirildi.
    Merkez Toplum Sağlığı Merkezi ekipleri, Kadın Konukevleri ve Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi (ŞÖNİM) ile iletişime geçerek burada kalan kadınları tarama programına dâhil etti. Ayrıca ilçe birimleriyle koordineli şekilde toplu kanser taramaları yapıldı. 
    Afyonkarahisar’da hizmet veren her iki KETEM biriminde de bilgilendirme stantları kuruldu. Vatandaşlara broşürler dağıtılarak erken teşhisin ve erken teşhiste de taramaların önemi anlatıldı, çeşitli ikramlarda bulunuldu. Etkinlik alanlarını İl Sağlık Müdürlüğü yöneticileri de ziyaret ederek çalışmalar hakkında bilgi aldı.
    Ziyaretçilere farkındalık sembolü olarak pembe kurdele takıldı.Yürütülen farkındalık çalışmalarıyla, meme kanserinde erken teşhisin hayat kurtardığı vurgulanarak daha fazla kadının düzenli taramalara katılması hedeflendi. Kaynak: İl Sağlık Müdürlüğü 

  • Afyonkarahisar’da 12. Uluslararası Mermer ve Doğaltaş Kongresi başladı

    Afyonkarahisar’da 12. Uluslararası Mermer ve Doğaltaş Kongresi başladı

    AFYONKARAHİSAR (AA) – Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) ile Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Maden Mühendisleri Odası tarafından 12. Uluslararası Mermer ve Doğaltaş Kongresi (MERSEM 2025) düzenleniyor.

    Afyonkarahisar Vali Yardımcısı Celil Ateşoğlu, Atatürk Kültür Merkezi'ndeki kongrenin açılışında, bilimle sanayinin, gelenekle teknolojinin buluştuğu önemli bir organizasyonun gerçekleştirildiğini söyledi.

    Afyonkarahisar'ın Türkiye'nin mermer başkentlerinden biri olduğunu anlatan Ateşoğlu, şöyle konuştu:

    "Zengin doğaltaş rezervleri, kaliteli üretimi ve ihracata yönelik vizyonuyla, hem ülkemiz ekonomisine hem de dünya mermer pazarına önemli katkılar sunmaktadır. Bugün Türkiye, dünyanın en büyük doğaltaş üreticilerinden ve ihracatçılarından biridir. Mermer sektörü, ülkemize her yıl yaklaşık 2 milyar dolarlık ihracat geliri kazandırmakta, on binlerce vatandaşımıza doğrudan ve dolaylı istihdam sağlamaktadır."

    Ateşoğlu, bu başarının bilim insanlarının, mühendislerin, üreticilerin ve girişimcilerin ortak emeğinin bir sonucu olduğunu kaydetti.

    Kongrede, AKÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karakaş, TMMOB Maden Mühendisleri Odası Başkanı Ayhan Yüksel, AKÜ Maden Mühendisliği Maden İşletme Ana Bilim Dalı Başkanı ve MERSEM 2025 Yürütme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Sedat Büyüksağiş de konuşma yaptı.

    Konuşmaların ardından "Türkiye'de Mermer ve Doğaltaş Madenciliğinin Geleceği, Katma Değeri Verimliliği ve Çevre" konulu panel gerçekleştirildi.

    Kongre, 25 Ekim'de sona erecek.

  • Şarkıcı Güllü klip çekimi için ölmeden 12 gün önce kamera karşısına geçmiş

    Şarkıcı Güllü klip çekimi için ölmeden 12 gün önce kamera karşısına geçmiş

    Şarkıcı Güllü, 26 Eylül’de Yalova Çınarcık ilçesi Harmanlar Mahallesi Vali Akı Caddesi’ndeki 6 katlı binanın 6. katındaki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybetmişti. Ölümüyle ilgili soruşturma sürerken, sanatçının son projesi olan ‘Eylül Zamanı’ şarkısının klibi için 14 Eylül’de Yalova’da kamera karşısına geçtiği anlaşıldı. Klip, Güllü’nün son görüntülerini içeren bir çalışma olarak dikkat çekiyor.

    Klip çekimlerinin kamera arkası görüntülerinde, Güllü’nün saç ve makyaj hazırlığına özen gösterdiği sahneler yer alıyor. Sanatçı, saç rengini değerlendirirken “Saç yapılmadı daha. Nasıl renk? Güzel değil mi? Tam sonbahar rengi” diyor. Kostüm ve takı seçiminde de titiz davranan Güllü, sahne öncesi enerjisiyle öne çıkıyor. Ekip üyelerinden birinin “Nasıl gidiyor ablam?” sorusuna “İyiyim, mükemmel, mükemmel” yanıtını veriyor.

    Görüntülerde, Güllü’nün kızı Tuyan Ülkem Gülter ile arkadaşı Sultan Nur Ulu’nun çekimler boyunca yanından ayrılmadığı görülüyor. Kızı ve arkadaşı, şarkıcının hazırlanmasına yardımcı olarak moral veriyor. Bu sahneler, Güllü’nün ailesi ve yakın çevresiyle sıcak ilişkisini yansıtıyor.

    Güllü’nün ölümüyle ilgili Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı’nın soruşturması devam ediyor. Sanat camiası, 52 yaşındaki şarkıcının ani kaybını büyük üzüntüyle karşıladı. ‘Eylül Zamanı’ klibi, Güllü’nün son eseri olarak hayranları için anlamlı bir hatıra oldu.

  • Anadolu Efes ve Fenerbahçe Beko’dan İsrail’e karşı ortak açıklama

    Anadolu Efes ve Fenerbahçe Beko’dan İsrail’e karşı ortak açıklama

    EuroLeague’de mücadele eden temsilcilerimiz Fenerbahçe Beko ve Anadolu Efes, İsrail takımlarının iç saha maçlarını yeniden ülkelerinde oynama isteğine ilişkin çıkan haberler üzerine ortak bir açıklama yayımladı.

    İki kulüp, söz konusu talebe olumsuz görüş bildirdiklerini duyurdu.

    Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Avrupa Ligi’nde İsrail takımlarının 1 Aralık 2025 tarihinden itibaren iç saha maçlarını yeniden İsrail’de oynayabilmesine ilişkin haberler gündeme gelmiştir.

    21 Ekim 2025 tarihinde Avrupa Ligi yönetimi tarafından gayriresmî olarak gerçekleştirilen toplantıda, İsrail takımlarının maçlarına ilişkin değerlendirmeler yapılmıştır.”

    İsrail ekiplerinin lehine verilebilecek bir karar konusunda endişelerin dile getirildiği açıklamada,

    “Devletimizin ilgili kurumları ve Avrupa Ligi yönetimi ile görüşmelerimiz devam etmektedir.”ifadeleri kullanıldı.

  • Anadolu Basın Birliği’nden Sağlık Kurumlarına Nezaket Ziyareti

    Anadolu Basın Birliği’nden Sağlık Kurumlarına Nezaket Ziyareti

    Anadolu Basın Birliği Afyonkarahisar Şube Başkanı Ahmet Sarlık ve yönetim kurulu üyeleri, ziyaret programı kapsamında Afyonkarahisar sağlık yöneticilerini ziyaret etti. Heyet, sırasıyla Afyonkarahisar Kamu Hastaneleri Birliği Başkanı Dr. Mehmet Duran, İl Sağlık Müdürü Dr. Hakkı Öztürk ve Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Dr. İlker Ahmet Çınar ile bir araya geldi.
    Ziyaretlerin ilk durağı olan Afyonkarahisar Kamu Hastaneleri Birliği Başkanlığı’nda, Başkan Sarlık ve yönetim kurulu üyeleri Dr. Mehmet Duran’ı makamında ziyaret ederek hayırlı olsun dileklerini iletti. Başkan Sarlık ve yönetim kurulu üyeleri, Dr. Duran ile de hoş bir sohbet gerçekleştirirken, görüşme günün anlam ve önemine binaen çekilen hatıra fotoğrafı ile son buldu.
    Heyet, daha sonra İl Sağlık Müdürü Dr. Hakkı Öztürk’ü ziyaret etti. Görüşmede sağlık sektörüyle ilgili güncel konular ele alınarak fikir alışverişinde bulunuldu. Müdür Öztürk, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirirken, basın mensuplarıyla samimi bir ortamda sohbet etti. Başkan Sarlık ve yönetim kurulu üyeleri ise misafirperverliği için teşekkür etti.
    Ziyaret programının son durağında Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanı Dr. İlker Ahmet Çınar ile bir araya gelen Başkan Sarlık ve yönetim kurulu üyeleri, yeni görevinden dolayı kendisini tebrik ederek hayırlı olsun dileklerini iletti. Samimi bir atmosferde geçen ziyaret, günün anısına çekilen hatıra fotoğrafı ile sona erdi. Kaynak : R.D

  • Alkollü sürücü üniversiteli genci öldürdü

    Alkollü sürücü üniversiteli genci öldürdü

    Kaza, sabah saat 08.30 sıralarında Bartın-Zonguldak yolu Çatmaca mevkisinde meydana geldi. Furkan Turan yönetimindeki otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu önündeki F.R.U.’nun kullandığı araca çarptı. Çarpmanın şiddetiyle savrulan araç, kaldırımda servis durağına doğru yürüyen Bartın Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi son sınıf öğrencisi Edanur Tatlıoğlu’na çarptı.

    10 Metre Havaya Savrulan Genç Öğrenci Hayatını Kaybetti

    Çarpmanın etkisiyle 23 yaşındaki Edanur Tatlıoğlu yaklaşık 10 metre havaya savruldu. Olay yerine gelen sağlık ekipleri, genç öğrencinin olay yerinde hayatını kaybettiğini belirledi. Tatlıoğlu’nun servis beklerken kazaya kurban gitmesi, ailesi ve çevresindekilerde büyük üzüntü yarattı.

    Alkol Testinde 0.83 Promil Çıktı

    Kazanın ardından Furkan Turan’a alkol testi yapıldı. Test sonucunda sürücünün 0.83 promil alkollü olduğu tespit edildi. Gözaltına alınan Turan, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilecek. Kazada diğer otomobilde bulunan iki kişi hafif yaralı olarak hastaneye kaldırıldı.

    Soruşturma Başlatıldı

    Bartın polisi, olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlattı. Alkollü sürücülüğün neden olduğu kazanın detayları incelenirken, benzer olayların önlenmesi için yol güvenliği önlemleri artırıldı. Kamuoyu, genç bir hayatın alkollü sürüş nedeniyle sönmesine büyük tepki gösterdi.

  • Otomobilin altında kalmaktan son anda kurtuldu

    Otomobilin altında kalmaktan son anda kurtuldu

    Tekirdağ Hükümet Caddesi’nde trafikte tehlikeli şekilde makas atan A.K. (19) isimli sürücü, yolun karşısına geçmek isteyen bir kişiyi son anda fark etti. Direksiyonu ani bir manevrayla sağa kıran sürücü, yayayı ezmekten kıl payı kurtuldu.

    O Anlar Kamerada

    Olay, başka bir araçtaki kameraya saniye saniye yansıdı. Görüntülerde, yayaya metreler kala hızla geçen aracın direksiyon kırdığı ve yayanın panikle geri adım attığı anlar dikkat çekti.

    Sosyal Medyada Tepki Yağdı

    Görüntülerin sosyal medyada yayılmasının ardından kullanıcılar, trafikte tehlikeli hareketler yapan sürücüye tepki gösterdi. Tepkilerin ardından emniyet ekipleri harekete geçti.

    Sürücüye Adli İşlem ve Para Cezası

    Tekirdağ İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Şube Müdürlüğü ekipleri, sürücü A.K. hakkında “trafik güvenliğini tehlikeye sokmak” suçundan adli işlem başlattı. Ayrıca, “makas atmak” eylemi nedeniyle 9 bin 267 lira idari para cezası kesildi.

    Polis Denetimleri Artırıldı

    Yetkililer, benzer tehlikeli sürüşlere karşı denetimlerin artırıldığını ve trafik güvenliğini tehlikeye atan sürücülere yönelik cezai işlemlerin kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.

  • Kadın sağlığına ışık tutuyorlar

    Kadın sağlığına ışık tutuyorlar

    Merkez Toplum Sağlığı Merkezi ekipleri, Kadın Konukevleri ve Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi (ŞÖNİM) ile iletişime geçerek burada kalan kadınları tarama programına dâhil etti. Ayrıca ilçe birimleriyle koordineli şekilde toplu kanser taramaları yapıldı. Afyonkarahisar’da hizmet veren her iki KETEM biriminde de bilgilendirme stantları kuruldu.

    Vatandaşlara broşürler dağıtılarak erken teşhisin ve erken teşhiste de taramaların önemi anlatıldı, çeşitli ikramlarda bulunuldu. Etkinlik alanlarını İl Sağlık Müdürlüğü yöneticileri de ziyaret ederek çalışmalar hakkında bilgi aldı. Ziyaretçilere farkındalık sembolü olarak pembe kurdele takıldı. Yürütülen farkındalık çalışmalarıyla, meme kanserinde erken teşhisin hayat kurtardığı vurgulanarak daha fazla kadının düzenli taramalara katılması hedeflendi.