Yazar: admin

  • Afyonkarahisar’da 15 Yaşındaki Belinay’dan Haber Alınamıyor!

    Afyonkarahisar’da 15 Yaşındaki Belinay’dan Haber Alınamıyor!

    Afyonkarahisar Merkez Çavuşbaş Mahallesi’nde ikamet eden 15 yaşındaki Belinay Koca, bugün öğle saatlerinde evinden ayrıldıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamadı.

    Ailesi, Belinay’ı gören ya da yerini bilen kişilerin, ablası İrem Keskin’i 0553 947 6198 numaralı telefondan aramalarını veya en yakın emniyet birimine bildirmelerini istedi.

  • Alternatif Bakış | Aziz Yıldız | HBV E Spor Topluluğu Temsilcisi Evren Tekin | 21 Ekim 2025

    Alternatif Bakış | Aziz Yıldız | HBV E Spor Topluluğu Temsilcisi Evren Tekin | 21 Ekim 2025

    📶https://kanal3.com.tr/
    Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Ederek Son Dakika Haberleri Alabilirsiniz;
    İnstagram : https://www.instagram.com/kanal3tv
    Facebook : <a href=”https://www.facebook.com/kanal3tv” target=”_blank” rel=”nofollow”>https://www.facebook.com/kanal3tv
    TikTok: https://www.tiktok.com/@kanal3tv
    X: https://x.com/kanal3tv
    Telegram : https://t.me/kanal3_tv
    Whatsapp : https://whatsapp.com/channel/0029VaFDm2rEKyZKvlSELq17
    Next : https://sosyal.teknofest.app/@kanal3tv

    #Kanal3AnaHaber #Kanal3Haber #Kanal3

  • AKÜ’de İsrail ve Filistin gündemi

    AKÜ’de İsrail ve Filistin gündemi

    İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Güler başkanlığında gerçekleştirilen panele; sivil toplum kuruluşları başkan ve temsilcileri, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı.

    “SOYKIRIMIN BİR DAYANAĞI YOK”


    Panelde ilk olarak, AKÜ Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Ramazan Hüseyin Biçer, “Tarihte Yahudilik ve Arz-ı Mev’ûd Meselesi” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Tarihsel ve insani açıdan bakıldığında hiçbir soykırımın meşru gösterilemeyeceğini vurgulayan Biçer, İsrail veya Yahudi teolojisi perspektifinden bakıldığında ise Tevrat’ta geçen metinlerin bu tür eylemlere gerekçe olarak sunulabildiğine dikkat çekti. Biçer, “Filistin’de yaşananlara baktığımızda bir anlam veremiyoruz. İnsanların, kadınların, bebeklerin hatta hayvanların katledildiğine tanık oluyoruz. İsrail’in tarihini ve dini metinlerini incelediğimizde, Yahudilerin Filistin bölgesine göçlerinden bugüne kadar yaşanan olayların ve bu soykırımın çeşitli dayanaklarının olduğunu görüyoruz. Zira Tevrat’ta, çok sayıda katliamı teşvik eden, bebekleri ve hayvanları bile öldürmeyi mübah sayan, hatta emreden ifadeler bulunmaktadır” dedi. Yahudi teolojisinin en birincil meselesinin Arz-ı Mev’ûd (Vadedilmiş Topraklar) olduğunu kaydeden Biçer, “Yahudiler, inançlarının merkezine Arz-ı Mev’ûd meselesini almaktalar. Yahudilikte üstün ırk düşüncesi var. Bugünkü İsrail’in birincil yasa kitabı olarak gördüğü Tanah’ta üstün ırk düşüncesine dair metinler açık biçimde yer almaktadır. Bu ifadeler bugün yaşanan hadiseleri açıklayabilmek adına çok önemli” diye konuştu.

    “İNGİLTERE, YAHUDİ DEVLETİ KURULACAĞINI TAAHHÜT ETTİ”


    AKÜ Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Ayşe Aydın ise “Balfour Deklarasyonu ve İsrail Devletinin Kuruluşuna Giden Süreç” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Aydın, sunumunda Filistin’de bir Yahudi devleti kurma fikrinin ortaya çıkışından günümüze kadar süregelen çatışma ve insanlık dışı uygulamalara dikkat çekti. Aydın, 2 Kasım 1917’de yayımlanan Balfour Deklarasyonu ile İngiltere’nin, dünyanın neresinde yaşarsa yaşasın Yahudilere her türlü imkânı sağlayacağını ve Filistin’de bağımsız bir Yahudi devleti kurulmasını destekleyeceğini taahhüt ettiğini belirtti. İngiltere’nin yanı sıra Fransa, Amerika, Japonya, İtalya ve Sırbistan gibi ülkelerin de deklarasyona destek verdiğinin altını çizen Aydın, 1920 San Remo Konferansı ile İngiltere’nin bölgedeki etkinliğinin arttığını, 1922’de Milletler Cemiyeti kararıyla Filistin’de İngiliz mandaterliğinin ilan edildiğini belirtti. Bu sürecin Yahudi devleti kurulmasının önünü açtığını ve süreci hızlandırdığını vurgulayan Aydın, bu dönemde çok sayıda Yahudi terör örgütünün kurulduğunu ve bunların tamamının Dünya Siyonist Teşkilatı ile bağlantılı olduğunu dile getirdi. Aydın, Müslüman Arapların da bağımsızlıklarını kazanmak için örgütlenmeye çalıştıklarını ancak ortak bir çatı altında birleşemedikleri için etkili olamadıklarını kaydetti.

    “FİLİSTİN MESELESİ, DÜNYANIN EN ACI KONULARINDAN BİRİ”

    AKÜ İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Güler ise Gazze ve Filistin meselesinin, Türkiye’nin ve dünyanın en sıcak ve en acı verici konularından biri olduğunu belirterek, konunun doğru anlaşılması gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Güler, “Bağımsız Filistin Devletine Giden Yol” başlıklı sunumunda, bölgedeki demografik yapıya dikkat çekti. Filistin’de yaşayan nüfusun büyük çoğunluğunu Arapların oluşturduğunu belirten Güler, “Bugün de bölgede Müslüman Araplar, Ortodoks ve Katolikler ile diğer dinlere mensup Araplar yaşamaktadır. Finikeliler ve Romalılardan kalan eski toplumların izleri de hâlâ mevcut. Bölgede hatırı sayılır sayıda Türk, Çerkez, Kürt, Ermeni, Latin ve göçle gelen Hristiyanlar da bulunmaktadır” dedi.

    “ARZ-I MEV’ÛD PROPAGANDASINA ESİR OLMAMAK GEREKİR”

    Güler, bölgedeki Yahudi nüfus artışını ise göç ve teşviklerle açıklayarak, “Doğu Avrupalı Yahudiler, yıllık geliri 30 bin doların üzerinde olan İsrail’e taşındığında evleri, işleri ve altyapıları hazır oluyor. Amerika’daki Yahudiler de bu süreçte destek sağlıyor. Böylece Filistin’de nüfus dengesi sağlanıyor” ifadelerini kullandı. Ayrıca Güler, Arz-ı Mev’ûd tartışmalarına değinerek, “Tarihin hiçbir döneminde Nil’den Fırat’a uzanan bir Yahudi devleti kurulmamıştır ve bundan sonra da kurulmayacaktır. Kurulan İsrail devleti, tarihî kaynaklarda Hz. Süleyman ve Hz. Davud’a ait bir bölgede yer almakta; günümüz Filistin sınırının biraz kuzeyinde ve güneyinde, az da Ürdün şerit hattına doğru uzanan bir alandadır. Bu nedenle Arz-ı Mev’ûd propagandasına esir olmamak gerekir” diye konuştu. Panel, soru cevap bölümünün ardından sona erdi.

  • Akmescit Mahallesi’nde örnek uygulama

    Akmescit Mahallesi’nde örnek uygulama

    Muhtar Ayhan Çekiç’in öncülüğünde hayata geçirilen uygulama kapsamında, Doktor Esat Tatoğlu tarafından mahalle sakinlerine evlerinde tıbbi destek sağlanıyor. Hizmet kapsamında pansuman, temel sağlık kontrolleri ve gerekli müdahaleler ücretsiz olarak gerçekleştiriliyor. Muhtar Ayhan Çekiç, mahallede kimsenin sağlık hizmetlerinden mahrum kalmaması için bu adımı attıklarını belirterek, “Afyonkarahisar Akmescit Mahallesi Muhtarlığı olarak, mahalle sakinlerimize ücretsiz evde bakım hizmeti sunmaktayız. Doktorumuz Esat Tatoğlu tarafından sağlanan bu hizmetle, yaşlı ve bakıma muhtaç vatandaşlarımızın evlerinde gerekli tıbbi müdahaleler ve pansumanlar ücretsiz olarak gerçekleştirilecektir. Bu sayede, mahallemizde yaşayan her bireyin sağlığı ve konforu ön planda tutulmaktadır. Akmescit Mahallesi Muhtarlığı olarak, her zaman vatandaşlarımızın yanındayız” ifadelerini kullandı. Mahalle sakinleri uygulamadan memnuniyet duyduklarını ifade ederken, Akmescit Mahallesi Muhtarlığı da benzer sosyal projelerin devam edeceğini bildirdi.

  • Sahipsiz Hayvanları Koruma Birliği toplandı

    Sahipsiz Hayvanları Koruma Birliği toplandı

    Başkan Aynacı, ilçede yürütülen hayvan koruma çalışmaları ve ortak projeler üzerine değerlendirmelerde bulundu. Toplantıda, sahipsiz hayvanların korunması, rehabilitasyonu ve yaşam koşullarının iyileştirilmesine yönelik birlik üyesi belediyeler arasında iş birliğini güçlendirecek kararlar ele alındı. Başkan Aynacı, “Can dostlarımızın yaşam hakkına saygı duyan bir anlayışla, ilçemizde ve bölgemizde kalıcı çözümler üretmek için ortak adımlar atmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı. Bolvadin Belediyesi, hayvan dostu belediyecilik anlayışıyla sokak hayvanlarına yönelik çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor.

  • “Basın, özgür bir Türkiye’nin teminatıdır”

    “Basın, özgür bir Türkiye’nin teminatıdır”

    “Toplumun gözü, kulağı ve sesi olan; doğruyu arama, gerçeği savunma ve halkın haber alma hakkını koruma görevini büyük bir özveriyle yerine getiren tüm gazetecilerimizin 21 Ekim Dünya Gazeteciler Günü’nü kutluyorum” diyen Mısırlıoğlu, “Zor şartlarda, kimi zaman canı pahasına halkı bilgilendirmek için emek veren basın mensuplarımız, demokrasinin en güçlü dayanaklarındandır. Basın özgürlüğünün, tarafsızlığın ve etik ilkelerin korunması; özgür ve adil bir Türkiye’nin teminatıdır. Bu vesileyle, yerel ve ulusal basınımızda görev yapan tüm gazeteci dostlarımıza çalışmalarında başarılar diliyor; ebediyete intikal eden basın emekçilerini saygı ve rahmetle anıyorum. Dünya Gazeteciler Günü kutlu olsun” ifadelerine yer verdi.

  • “Doğru habercilik büyük bir sorumluluktur”

    “Doğru habercilik büyük bir sorumluluktur”

    Basının demokrasinin vazgeçilmez bir unsuru olduğunu vurgulayan İl Başkanı Şahin, doğru ve tarafsız haberciliğin toplumun güveni açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Şahin mesajında; “Basın, demokrasimizin vazgeçilmez unsurlarından, toplumun sesi ve vicdanıdır. Kamuoyunu doğru, tarafsız ve hızlı bir şekilde bilgilendirmek adına fedakârca görev yapan gazetecilerimiz, milletimizin gören gözü, işiten kulağı ve hisseden yüreğidir. Afyonkarahisar’ımızda yerel ve ulusal düzeyde büyük bir özveriyle çalışan basın mensuplarımız, şehrimizin gelişimi ve toplumsal bilinç açısından önemli bir sorumluluğu yerine getirmektedir. Gerçekleri araştırarak kamu yararına haber yapan, meslek ilkelerine bağlı şekilde çalışan tüm basın mensuplarımıza şükranlarımı sunuyorum. Bu anlamlı günde, özellikle Afyonkarahisar basını başta olmak üzere, zor şartlar altında dahi mesleğini onurla sürdüren tüm gazetecilerimizin 21 Ekim Dünya Gazeteciler Günü’nü kutluyor, ebediyete irtihal eden basın emekçilerini rahmetle anıyorum.” diyerek ifadelerine yer verdi.

  • “Tarafsız ve ilkeli gazetecilere başarılar diliyorum”

    “Tarafsız ve ilkeli gazetecilere başarılar diliyorum”

    Yurdunuseven mesajında; kamuoyunun doğru, tarafsız ve hızlı bir şekilde bilgilendirilmesi için fedakârca görev yapan tüm basın mensuplarının gününü kutlayarak, özellikle çatışma ve savaş bölgelerinde görev yaparken yaşamını yitiren gazetecileri rahmetle andı. Yurdunuseven açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Toplumun haber alma hakkı için gece gündüz demeden çalışan, fedakârlıkla görevini yerine getiren tüm basın emekçilerimizin 21 Ekim Dünya Gazeteciler Günü’nü kutluyorum. Basın, demokrasimizin ve toplumsal gelişimimizin en önemli unsurlarından biridir. Doğru, tarafsız ve ilkeli habercilik anlayışıyla görev yapan tüm gazetecilerimize çalışmalarında başarılar diliyorum. Gazze başta olmak üzere, dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan savaş ve çatışmalarda hayatını kaybeden gazetecileri rahmetle anıyor, görevleri uğruna canlarını feda eden tüm basın mensuplarını saygıyla yad ediyorum.” Yurdunuseven, yerel ve ulusal düzeyde görev yapan tüm gazetecilere teşekkür ederek, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi adına verdikleri emeklerin büyük bir değer taşıdığını vurguladı.

  • FETÖ/PDY Üyesi ByLock Kullanıcısı Afyon’da Yakalandı

    FETÖ/PDY Üyesi ByLock Kullanıcısı Afyon’da Yakalandı

    Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, aranan şahıslara yönelik yürüttükleri çalışmalar kapsamında FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü Üyesi Olma suçundan hakkında kesinleşmiş hapis cezası bulunan bir kişiyi yakaladı.

    Edinilen bilgilere göre, 2016 yılında hakkında işlem yapılan ve örgütün sözde “öğrenci mahrem yapılanması” içerisinde yer aldığı tespit edilen G.U. isimli şahıs, polis ekiplerinin titiz takibi sonucu yakalanarak gözaltına alındı.

     

    ByLock kullanıcısı olduğu belirlenen şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından ceza infaz kurumuna teslim edildi.

  • “Basın, demokrasimizin sesidir”

    “Basın, demokrasimizin sesidir”

    Özkaya, mesajında şu ifadelere yer verdi: “Gerçeğin rehberi, toplumun ortak hafızası olan basın mensuplarımız, doğru bilgiye ulaşma, kamuoyunu aydınlatma ve halkın sesi olma görevini büyük bir fedakârlıkla yerine getirmektedir. Basının özgür, tarafsız ve ilkeli olması; demokrasinin kökleşmesi, millet iradesinin güçlenmesi ve kamu vicdanının diri kalması açısından hayati öneme sahiptir. Basın bu kapsamda büyük bir görev üstlenerek, demokrasimizin gelişmesine, toplumun haber alma özgürlüğünü kullanabilmesine büyük katkı sağlamaktadır. Zor şartlarda, gece gündüz demeden, doğruyu savunmak, gerçeği anlatmak için emek veren tüm basın mensuplarımıza teşekkür ediyorum. Kalemini doğruluktan, tarafsız ve objektiflikten yana kullanarak, basın ahlak ilkelerine uygun şekilde görevini ifa eden tüm basın camiamıza esenlikler diliyorum.  Bu vesileyle, 21 Ekim Dünya Gazeteciler Günü’nü en içten dileklerimle kutluyor, tüm basın çalışanlarına sağlık, huzur ve başarı dolu bir meslek hayatı temenni ediyorum.”

  • AGD’den umre, altın ve para ödüllü yarışma

    AGD’den umre, altın ve para ödüllü yarışma

    “Liseli Gençler Efendimizin İzinde” sınavı ile ilgili Anadolu Gençlik Derneği Afyonkarahisar Şube Başkanı Muharrem Coşkun yaptığı açıklamada, yarışma ile her sene binlerce gencin Peygamber Efendimizin hayatını araştırmasına vesile olunduğuna dikkat çekerken, “Kur’an-ı Kerim ve Peygamber Efendimiz (S.A.V.) insanlığa her zaman yol gösteriyor. Efendimiz’in İzinde Siyer-i Nebi Yarışması sayesinde Türkiye genelinde gençlerimiz Peygamber Efendimizin (S.A.V.) hayatını öğrenerek hayatlarında tatbik ediyor. Kaybedeni olmayan bu hayırlı yarışa tüm liseli gençlerimizi davet ediyoruz’’ dedi.

    PARA ÖDÜLÜ, ALTIN VE ÇEKİLİŞLE UMRE ÖDÜLÜ VERİLECEK

    Coşkun konuşmasına şöyle devam etti; “AGD tarafından her sene düzenlenen yarışma için başvurular 15 Ekim itibarıyla başladı. Başvurular 25 Kasım tarihine kadar devam edecek. Sınava katılmak isteyen liseli gençlerin www.efendimizinizinde.com internet adresini ziyaret ederek başvuruda bulunması gerekiyor. Bu sene para ödüllerinin yanında UMRE ve Altın hediyelerimiz de olacak. 14 Aralık 2025 tarihinde gerçekleştirilecek sınavın sonucunda; Sınava katılanlar arasından çekiliş ile 3 kişiye UMRE ödülü, Türkiye geneli derecede birinciye 25 bin TL, ikinciye 23 bin TL, üçüncüye 20 bin TL, dördüncüye 18 bin TL, beşinciye 15 bin TL, 6-10. olanlara Çeyrek Altın, 11-20. olanlara Bisiklet ödülü verilecek. Bunun dışında Afyonkarahisar genelinde dereceye giren öğrencilere ise birinciye 10 bin TL, ikinciye 8 bin TL, üçüncüye 6 bin TL, dördüncüye 4 bin TL, beşinciye 2 bin TL, 6-10. olanlara ise Bin’er TL para ödüllerinin yanında sürpriz hediyeler de verilecek.

    YARIŞMA KİTAPLARI ÜCRETSİZ DAĞITILACAK

    Sınavda çıkacak soruların kaynağı olacak kitapları ise tüm lise öğrencileri AGD şube ve ilçe temsilcilikleri ile iletişime geçerek ücretsiz bir şekilde teslim alabilecek.

  • Vatandaş, aldığı ürünün kilosuna bakabilecek

    Vatandaş, aldığı ürünün kilosuna bakabilecek

    Haksız tartımın önüne geçmek ve tüketici haklarını korumak amacıyla hayata geçirilen proje vatandaşların doğru tartım yapan esnafa olan güveni de arttırıyor. Uygulamanın adil ticaretin gelişmesi açısından önemli olduğunu belirten Emirdağ Belediye Başkanı Serkan Koyuncu, “Vatandaşlarımızın gönül rahatlığıyla alışveriş yapabilmeleri için bu hizmeti başlattık. Hem tüketicimizin hakkını koruyor hem de dürüst esnafımızı destekliyoruz. Emirdağ’da ticarette güven ortamını güçlendirmeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı. Emirdağ Belediyesi’nden yapılan açıklamada, Tartı Kontrol Noktası’nın her Salı günü pazar alanında hizmet vereceği ve vatandaşların diledikleri zaman bu imkândan yararlanabilecekleri ifade edildi.

  • Afyon’da Jandarma Operasyonu: 18 Tutuklama, 37 Gözaltı!

    Afyon’da Jandarma Operasyonu: 18 Tutuklama, 37 Gözaltı!

    Afyonkarahisar İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, kent genelinde aranan şahısların yakalanmasına yönelik yürütülen operasyonlarda dikkat çeken bir başarıya daha imza attı.

    Edinilen bilgilere göre, İl Jandarma Komutanlığı tarafından son bir hafta içerisinde gerçekleştirilen yol kontrolü ve devriye faaliyetlerinde, çeşitli suçlardan aranan 37 kişi yakalandı.

    Yakalanan şahısların;

    • 5’inin hırsızlık,

    • 3’ünün dolandırıcılık,

    • 3’ünün öldürme,

    • 1’inin yağma,

    • 4’ünün cinsel suçlar,

    • 21’inin ise diğer suçlardan arandığı belirlendi.

    Gözaltına alınan şüphelilerden 18’i çıkarıldıkları mahkemelerce tutuklanarak ceza infaz kurumlarına teslim edildi.

  • Başkan Öztaş, muhtarları ağırladı

    Başkan Öztaş, muhtarları ağırladı

    Programa Sandıklı Kaymakamı Selçuk Yosunkaya, il genel meclis üyeleri, belediye meclis üyeleri ve muhtarlar katılım sağladı. Yoğun ilginin olduğu buluşmada konuşan Belediye Başkanı Adnan Öztaş, “Muhtarlarımız, toplumumuzun temel taşlarıdır. Mahallelerimizin ve köylerimizin ihtiyaçlarını en yakından bilen siz değerli muhtarlarımızla el ele vererek Sandıklımıza en iyi hizmeti sunmanın gayreti içerisindeyiz. Muhtarlar olmadan yerel yönetim olmaz, çünkü sizler halkımızla aramızdaki en güçlü bağsınız. Unutmayalım ki Tüm Çabamız Sandıklı İçindir.” ifadelerini kullandı.

  • “Yaşasın yeniden Atatürk Cumhuriyeti!”

    “Yaşasın yeniden Atatürk Cumhuriyeti!”

    Eğitim kampına; GYK üyeleri Taylan Devrim Ercan, Asya Ali Özdemir, Umut Can Yaylacı, Erkan Çiçek, Mustafa Özgür Kırdar, Eski Genel Sekreter Öner Tanık, Gençlik Kolları Genel Başkanı Nihat Arda Mercan, gençlik kolları GYK üyeleri ve Türkiye’nin dört bir yanından gelen gençler katılım sağladı. Üç gün süren kamp boyunca gençler; konferanslar, bilgi yarışmaları, söyleşiler, münazaralar, pankart çalışması ve serbest kürsüler gibi etkinliklerle dolu dolu bir program geçirdi. Katılımcılar hem teorik hem de uygulamalı çalışmalarla bilgi ve deneyim kazandı. Afyonkarahisar Gençlik Kolları Başkanı Ezgi Ateş, kamp sonrası yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Bizler, sadece onların bıraktığı mirası taşımakla kalmıyor; Cumhuriyet’i yeniden aydınlık yarınlara taşıma iradesini de sürdürüyoruz. Her alanda Mustafa Kemal Atatürk’ün düşüncelerini anlatmayı ve yeni bir Aydınlanma Kuşağı olmayı kendimize miras biliyoruz. Çünkü biz, Atatürk Gençliğiyiz! Yaşasın yeniden Atatürk Cumhuriyeti!”

  • “Organize tarım bölgeleri çiftçimizin emeğini koruyacak”

    “Organize tarım bölgeleri çiftçimizin emeğini koruyacak”

    Ziyarette, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilen ve ilaç etkin maddesi üretimi amacıyla kenevir yetiştiriciliğine imkan tanıyan yeni yasal düzenleme ele alındı. Görüşmede, söz konusu üretimin yalnızca Afyonkarahisar’da, Afyon Alkaloidleri Fabrikası İşletme Müdürlüğü sahasında yapılacağı vurgulandı. Organize tarım bölgelerinde tıbbi ve eczacılık amaçlı kenevir üretimine imkan tanıyan yeni yasal düzenleme görüşüldü. Milletvekili Taytak, temmuz ayında TBMM’de yasalaşan, Türkiye’de kenevirin sadece tarım ürünü, lif tohum olarak değil, tıbbi ve sağlık bakım ürünleri bağlamında üretimi, işlenmesi ve eczane kanalıyla satışına olanak tanıyan yasal düzenlemenin tarımsal üretimin çeşitlenmesi, yerli ilaç sanayisine ham madde sağlanması ve kırsal kalkınmanın desteklenmesi açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.

    “ÜLKEMİZİN EKONOMİK GÜCÜNÜ PEKİŞTİRECEK”


    İlaç etkin maddesi üretimi amacıyla kenevir yetiştiriciliğinin Afyon Alkaloidleri Fabrikası İşletme Müdürlüğü sahasında, iklimi, toprak yapısı ve üretim kapasitesiyle bu alanda öncü bir rol üstlenebileceğini belirten Taytak; “Milli üretim anlayışıyla tarımda katma değeri yüksek ürünlere yönelmek hem üreticimizin gelirini artıracak hem de ülkemizin dışa bağımlılığını azaltacaktır. Genel Müdürümüz ile organize tarım bölgelerinde tıbbi ve eczacılık amaçlı kenevir üretiminin yalnızca Afyonkarahisar’ımızda yapılacağı konusunun önemini görüştük.   Organize tarım bölgeleri, çiftçimizin emeğini koruyacak, ülkemizin ekonomik gücünü pekiştirecektir” dedi.

    HAŞHAŞ EKİM BAŞVURULARI 31 EKİM’E KADAR DEVAM EDİYOR

    Taytak, hayata geçirilecek bu yatırımların, işçi alımlarında büyük bir artış sağlayacağını ve bölge ekonomisine önemli katkı sunacağını da belirtti. Milletvekili Taytak ayrıca, 31 Ekim’e kadar haşhaş ekim başvurularının devam ettiğini ve üretici talepleri doğrultusunda ekim kotasının genişletildiğini belirterek, çiftçilere bu fırsatı değerlendirmeleri yönünde çağrıda bulundu. Taytak, kenevir yetiştiriciliğinin Afyon Alkaloidleri Fabrikası İşletme Müdürlüğü sahasında yapılacak olmasından dolayı Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’ya ve Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürü Ahmet Güldal’a teşekkür etti. Ziyaret, karşılıklı görüş alışverişinin ardından hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.

  • “Ev sahibi olmak hayal”

    “Ev sahibi olmak hayal”

    Ziyaretlerinde vatandaşlarla samimi bir ortamda bir araya gelerek sıkıntılarını dinleyen Karataş Türkiye’de derinleşen barınma krizine dikkat çekerek insan onuruna yakışır konut hakkının fiilen kullanılamaz hale geldiğini söyledi. Barınmanın yalnızca bir çatı altında yaşamak değil, güvenli ve sağlıklı konut hakkı olduğunu vurgulayan Karataş, bu hakkın hem uluslararası sözleşmelerle hem de Anayasa ile güvence altına alındığını hatırlattı. Karataş, “Bugün ülkemizde milyonlarca yurttaş için bu hak, sadece kâğıt üzerinde kalmıştır. Türkiye, açık ara Avrupa’nın en büyük barınma krizini yaşayan ülkesi konumuna düşmüştür” dedi.

    “KONUT PİYASASI ÇÖKÜŞTE, KİRA ENFLASYONUNDA AVRUPA’YI KATLADIK”


    Ekonomik kriz, döviz kurlarındaki sert artış, enflasyon ve arz-talep dengesizliğinin konut piyasasında çöküşe yol açtığını belirten Karataş, Eurostat ve TÜİK verilerine göre 2025 Mayıs ayında Avrupa’da yıllık kira enflasyonu ortalama yüzde 3,2 iken Türkiye’de bu oranın yüzde 84,9’a ulaştığını aktardı. Karataş, İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya ve Mersin gibi büyükşehirlerde kira artışlarının dayanılmaz boyutlara çıktığını dile getirdi.

    “YATIRIM ARACINA DÖNÜŞTÜRÜLDÜ, YABANCIYA SATIŞ KRİZİ DERİNLEŞTİRDİ”


    Türkiye’de konutun yaşam alanı olmaktan çıkarılıp yatırım aracına dönüştürüldüğünü de dile getiren Karataş, yabancıya satış ve kısa süreli kiralamaların krizi derinleştirdiğini kaydetti.

    “OECD VERİLERİNDE DE TÜRKİYE ZİRVEDE”

    İl Başkanı Karataş, 2015’te 2.500 TL olan bir kiranın, 2024’te 32.500 TL’ye yükseldiğini belirterek, “OECD verileri, Türkiye’nin 2015’ten bu yana kira fiyatlarında en fazla artış yaşayan ülke olduğunu ortaya koymuştur. 2015–2024 döneminde nominal kira artışı yüzde 996, yani 11 kat; yıllık ortalamalarla hesaplandığında ise yüzde 775, yani 9 kat olmuştur. Buna karşın OECD ortalaması yalnızca yüzde 45,7 seviyesinde kalmıştır. Bu tablo, Türkiye’de kira artışlarının yalnızca küresel piyasalardan kaynaklanan bir sorun olmadığını, iç politikaların, denetimsizliklerin ve sosyal konut yetersizliğinin doğrudan etkili olduğunu göstermektedir” diye konuştu.

    “EV SAHİBİ OLMAK HAYAL”


    Türkiye’de 24 milyondan fazla vatandaşın kiracı konumunda olduğunu aktaran Karataş, “Nüfus artışının büyük bölümü, kiracı hanelerde gerçekleşmektedir. Türkiye’de bir ev satın alabilmek için ortalama gelirle yaklaşık 20–25 yıl boyunca, başka hiçbir harcama yapmadan çalışmak gerekmektedir. Bu da konut sahibi olmayı, milyonlarca vatandaş için imkânsız hale getirmektedir” ifadelerini kullandı.

    BARINMA KRİZİNE KARŞI ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

    Saadet Partisi Afyonkarahisar İl Başkanı Beytullah Karataş, barınma krizinin çözümünün mümkün olduğunu vurgulayarak şu önerileri sıraladı; TOKİ yeniden asli görevine dönmeli, dar gelirli hanelere yönelik sosyal konut üretimi hızlandırılmalıdır. Yoksulluk sınırının altında yaşayan ve ev sahibi olmayan hanelere, sendikalarca açıklanan en yüksek açlık sınırının yüzde 25’i oranında kira desteği verilmelidir. Kamu çalışanları için lojman uygulaması yeniden güçlendirilmelidir. -Kira artışları ve konut piyasası sıkı bir şekilde denetlenmeli, kayıt dışı piyasaya karşı önlem alınmalıdır. Konutun yatırım aracına dönüşmesini engelleyecek düzenlemeler yapılmalıdır. Dar gelirli ailelerin ev sahibi olmasını kolaylaştıracak uzun vadeli finansman modelleri geliştirilmelidir.

    DEVLETİN ANAYASAL SORUMLULUĞU

    Karataş, devletin barınma hakkına ilişkin anayasal sorumluluğunu hatırlatarak, “Anayasa’nın 57. maddesi açıktır: Devlet, konut ihtiyacını karşılayacak önlemleri almak ve toplu konut üretimini desteklemekle yükümlüdür. Sosyal devlet, en temel yaşam hakkını güvence altına almakla sorumludur” dedi.

  • AK Parti teşkilatına beden dili eğitimi

    AK Parti teşkilatına beden dili eğitimi

    İl Başkanlığı binasındaki konferans salonunda gerçekleşen eğitime; İl Başkan Yardımcıları, İl Yönetim Kurulu Üyeleri, Merkez İlçe Başkanı ve yönetimi, Kadın Kolları ve Gençlik Kolları Başkanları ile yönetimlerinin yanı sıra teşkilat mensupları katıldı. Eğitimi, iletişim alanında uzman isimlerden Prof. Dr. Fikret Yaman verdi. Programın açılış konuşmasını yapan İl Başkanı Av. Turgay Şahin, teşkilat çalışmalarında iletişimin önemine dikkat çekti. Şahin konuşmasında, “AK Parti teşkilatları olarak her alanda donanımlı, halkla güçlü iletişim kurabilen, temsil kabiliyeti yüksek bir kadro olma hedefiyle eğitim faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Beden dili, protokol ve etkili iletişim, hizmet anlayışımızın bir parçasıdır.” ifadelerini kullandı. Eğitimin sonunda partililer, Prof. Dr. Fikret Yaman’a verdiği faydalı bilgiler ve katkılarından dolayı teşekkür ederken, bu tür programların düzenlenmesine öncülük eden İl Başkanı Şahin’e de şükranlarını sundu.

  • “Milletin cebi boş, umudu tükenmiş”

    “Milletin cebi boş, umudu tükenmiş”

    Milletvekili Olgun, yaptığı açıklamada “Bu ülke artık sizin vitrinde cilalayıp halka masal diye sattığınız rakamlarla avunmuyor. Milletin cebi boş, tenceresi boş, umudu tükenmiş… Ama siz hâlâ sahnedesiniz. Üstelik halkın gözünün içine baka baka, kuru destek ödemesini bile ‘müjde’ diye cilalayıp sunuyorsunuz. Bu artık dalga geçmek değil, çiftçiye hakarettir.” ifadelerini kullandı.

    “DESTEK DEĞİL, SADAKA EKONOMİSİ”

    Olgun, hükümetin “destek” adı altında yürüttüğü politikanın, aslında halkı bağımlı hale getirdiğini belirtti: “Bu iktidarın ekonomisi üretim değil, sadaka ekonomisidir. Halkı ayakta tutmak değil, susturmak üzerine kuruludur. Gerçek bir destek, üretimi canlandırır; ama bunların verdiği, sus payıdır. Üreticiye borç, ithalatçıya teşvik; işte Türkiye’nin özeti budur.”

    “ÜRETMEYEN, İTHAL EDEN TÜRKİYE PROJESİ TIKIR TIKIR İŞLİYOR!”

    Olgun, iktidarın tarım politikasını “ülkeyi kendi tarlasından koparma operasyonu” olarak tanımladı: “Bir dönem dünyaya tohum satan bu ülke, şimdi saman ithal eder hale geldi. Üretmeyen, ithal eden Türkiye projesi tıkır tıkır işliyor. Zirai don vurmuş, çiftçi yıkılmış, ama iktidar vekilleri hâlâ sahnede ‘hesaplara yatırdık’ diye alkış toplamaya çalışıyor. Geçtiğimiz ay bu destek rakamları açıklandığında açıkça söyledik: Bu rakamlar çiftçinin alın teriyle alay etmektir. Mazotun fiyatı roket, gübrenin kilosu altın olmuş, ilaç fiyatları dövizle yarışıyor… Ama destek ödemesi hâlâ 2020 tarifesiyle yapılıyor. Bu mu sizin tarım vizyonunuz? Bu mu ‘yerli ve milli’ ekonomi?”

    “MİLLET GEÇİM DERDİNDE, BUNLAR ŞOV PEŞİNDE”

    Olgun, halkın ekonomik tablosunu da çarpıcı örneklerle dile getirdi: “Bugün Türkiye’de milyonlarca vatandaş ‘kiramı nasıl ödeyeceğim’ sorusuyla uyanıyor. Asgari ücretli, daha maaşını almadan borç defteri tutuyor. Emekli, torununa harçlık veremiyor, pazarda tezgâha bakmaya utanıyor. Esnaf, kepenk kapatmakla ayakta kalmak arasında sıkışmış durumda. Çiftçi, girdi maliyetini karşılayamadığı için toprağına hasret bakıyor. Bu artık sadece ekonomi değil, vicdanlarında tükendiğinin göstergesidir”

    “TERÖR SLOGANINA SESSİZ, ÇİFTÇİNİN ÇIĞLIĞINA SAĞIR!”

    Olgun, son dönemde kamuoyunda tepki çeken bazı sessizliklere de atıfta bulundu: “Sokaklarda Terör örgütü elebaşına özgürlük sloganları atılırken neredeydiniz? O anlarda ne gözüküyordunuz, ne konuşuyordunuz! Ama konu çiftçiye gelince birden ortaya çıkıyorsunuz! Çünkü sizde vicdan değil, ekran refleksi var! Görüntü vermek için konuşur, halkı oyalamak için müjde verirsiniz.

    “İYİ PARTİ OLARAK GERÇEĞİ HAYKIRMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    Olgun, açıklamasının sonunda partisinin kararlılığını vurgulayarak sözlerini bitirdi: “Biz İYİ Parti olarak, halkın sesi olmaya devam edeceğiz. Bu ülkenin çiftçisi, emeklisi, işçisi, esnafı, öğrencisi, hepsi aynı karanlığın mağduru. Ama herkes bilsin ki; bu karanlığın da bir sabahı var. O sabah, güneş elbet doğacak ve bu milleti kandıranların değil, alnının teriyle üretenlerin günü olacak.”

  • Zararlı kimyasallara karşı yeni gıda kontrolü

    Zararlı kimyasallara karşı yeni gıda kontrolü

    Bakanlıkça hazırlanan Türk Gıda Kodeksi Belirli Gıdalardaki Perfloroalkil Bileşenlerinin Resmi Kontrolü İçin Numune Alma ve Analiz Metodu Kriterleri Tebliği, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Tebliğle, sanayide yaygın olarak kullanılan Perfloroalkil (PFAS) bileşenlerinin gıdalardaki varlığını tespit etmek için uygulanacak numune alma, hazırlama ve analiz metotları tespit edildi. Buna göre, numune alacak kontrol görevlileri, denetim sırasında floropolimer içeren veya su geçirmezlik özelliği PFAS ile sağlanmış kıyafet ya da eldiven giyemeyecek. Numuneye dışarıdan herhangi bir PFAS bulaşmasını tamamen engellemek amacıyla denetçiler, numune alma gününde PFAS içerebilen nemlendirici, kozmetik, el kremi ve güneş kremi gibi kişisel bakım ürünlerini kullanamayacak. Numunelerin alınması, taşınması ve depolanması sırasında kullanılacak kapların da polipropilen veya polietilen gibi PFAS içermeyen malzemelerden yapılması zorunlu olacak, cam kapların kullanımına ise izin verilmeyecek.

    NUMUNE SAYISI ŞARTLARI

    Düzenleme, gıda partilerinin büyüklüğüne göre nasıl alt partilere ayrılacağını da net kurallara bağlıyor. Örneğin, dökme sevkiyatla ticareti yapılan bitkisel yağlar gibi ürünlerde 1500 tonu aşan partiler, her biri 500 tonluk alt partilere bölünecek. Ticareti dökme olarak yapılmayan ve 15 tonu aşan diğer ürün partileri ise 15-30 tonluk alt partiler halinde incelenecek. Alınacak numune sayısı, ürünün ambalajlı olup olmamasına göre farklılık gösterecek. Ayrı paketlerden oluşmayan 50 kilogramdan az partilerden en az 3 birincil numune alınırken, 500 kilogramı aşan partilerde bu sayı 10’a çıkacak. Gıdanın 100’den fazla paket veya birimden oluştuğu durumlarda ise partinin yaklaşık yüzde 5’ini temsil edecek şekilde maksimum 10 paket numune olarak alınacak. Laboratuvarlar, kendilerine ulaşan numunelerin analizinde de titiz prosedürler izleyecek. Analizlerde kullanılacak ekipmanların paslanmaz çelik veya yüksek yoğunluklu polietilen gibi PFAS içermeyen materyallerden yapılmış olması ve özel temizleyicilerle temizlenmesi gerekecek. Laboratuvarların uygulayacağı analiz metotlarının, Türk Gıda Kodeksi Bulaşanlar Yönetmeliği’nde belirtilen kriterleri karşılaması zorunlu olacak.

  • Kuru incir ihracatı 369 milyon 759 bin dolara ulaştı

    Kuru incir ihracatı 369 milyon 759 bin dolara ulaştı

    Ege İhracatçı Birliklerinden yapılan açıklamaya göre, kuru incir ihracatı 2024-2025 sezonunda tarihinde ilk kez 300 milyon dolar barajını aştı. Ürünün ihracatı miktar bazında 2023-2024 sezonuna göre yüzde 3’lük kayıpla 61 bin 621 ton oldu. Döviz getirisi ise yüzde 27’lik artışla 290 milyon 858 bin dolardan 369 milyon 759 bin dolara çıktı. Açıklamada görüşlerine yer verilen Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Ali Işık, başarılı bir sezonu geride bıraktıklarını belirtti. Kuru incir üretim ve ihracatında dünya liderliğini sürdürmek istediklerini ifade eden Işık, en büyük ihraç pazarı Avrupa Birliği’ne ihracatın sağlıklı ve sürdürülebilir şekilde devam etmesi için çalışmaları sürdürdüklerini kaydetti. Işık, yeni sezona 65 bin ton ihracat ve 400 milyon dolar ihracat hedefiyle girdiklerini dile getirdi.

    97 ÜLKEYE KURU İNCİR GÖNDERİLDİ

    Türkiye, 2024-2025 sezonunda 97 ülkeye kuru incir ihraç etti. En büyük alıcı 84,5 milyon dolarla ABD oldu. Fransa 43,2 milyon dolarlık, Almanya 42 milyon dolarlık Türk kuru inciri ithal etti.

  • Güvensiz 3 ürünün ülkeye girişi kısıtlandı

    Güvensiz 3 ürünün ülkeye girişi kısıtlandı

    Ticaret Bakanlığından yapılan açıklamada, Ürün Güvenliği ve Denetimi ile Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi genel müdürlüklerince, bazı e-ticaret platformlarında satılan çeşitli ürün gruplarına yönelik denetim ve laboratuvar analizleri yapıldığı belirtildi. İncelenen 182 üründen 148’inin ürün güvenliği kriterlerini karşılamadığı ve mevzuata aykırı olduğunun tespit edildiği, bu gruplarda uygunsuz ürün oranının yüzde 81 olarak belirlendiği bilgisi verilen açıklamada, incelemelerde, ayakkabılar, oyuncaklar ve saraciye ürünlerinde (gerçek ve suni deriden yapılmış çanta ve bavullar) yasal sınırların çok üzerinde fitalat, kurşun, kadmiyum ve PAHs gibi toksik maddelere rastlandığı ifade edildi. Açıklamada, bu doğrultuda insan ve kamu sağlığının korunması, tüketicilerin güvenli ürünlere ulaşımının temini için söz konusu ürün gruplarına yönelik yeni bir düzenlemenin Bakanlıkça yapıldığı belirtilerek şunlar kaydedildi: “Yüksek risk taşıdığı belirlenen ayakkabı, oyuncak ve saraciye ürünlerinin, posta veya hızlı kargo taşımacılığı yoluyla ‘basitleştirilmiş gümrük beyannamesi’ kapsamında ülkemize getirilmesi kısıtlanmıştır. Söz konusu düzenleme, 20 Ekim 2025 tarihli ve 2025/11 sayılı Genelge ile yürürlüğe girmiştir. Tüketici sağlığını korumaya, piyasa gözetimi ve denetim faaliyetleriyle vatandaşlarımızın güvenli ürünlere ulaşmasını temin etmeye kararlılıkla devam edeceğiz.

  • TOKİ’nin Eylül kampanyası beklentileri aştı

    TOKİ’nin Eylül kampanyası beklentileri aştı

    TOKİ’den alınan bilgiye göre, borcunu kapatarak tapusuna hemen sahip olmak isteyen hak sahiplerine yönelik 22 Eylül’de başlatılan kampanya, 17 Ekim’de sona erdi. Kampanya, satışları 30 Haziran 2024’e kadar yapılmış ve geri ödemeleri bu tarihten önce başlayan konut ve iş yeri alıcılarını kapsadı. Bu kapsamda kampanyadan 14 bin 381 kişi borç bakiyesinin tamamını ödeyerek tapularını alırken, 949 kişi ise kısmi ödeme yaparak indirimden faydalandı. Katılımcıların yüzde 96’sı borçlarını banka kredisi kullanmadan kendi tasarruflarıyla kapattı. Böylece kampanyadan toplam 15 bin 330 konut ve iş yeri alıcısı faydalanmış oldu.

  • Zirai dondan etkilenen üreticilere destek ödemesi başladı

    Zirai dondan etkilenen üreticilere destek ödemesi başladı

    Yumaklı, NSosyal medya hesabından zirai dondan etkilenen üreticilere ilişkin paylaşımda bulundu. Zirai dondan etkilenen üreticilerin yanında olmayı sürdürdüklerini belirten Yumaklı, şunları kaydetti: “Tarım sigortası bulunmayan ancak ÇKS’ye kayıtlı üreticilerimize ilk etapta 13 milyar 221 milyon lira destek ödemesi yapıyoruz. Üreticimizin emeğini koruyarak, tarımsal üretimde sürdürülebilirliği ve kırsal kalkınmayı güçlendirmeye devam ediyoruz.”