
Uzun ilişkiler bazen rutinleşebiliyor ve heyecanını yitirmesi de mümkün. Ama merak etme, küçük dokunuşlarla ilişkinizi ilk günkü gibi canlı ve eğlenceli tutabilirsin. Bu güçlü detaylara birlikte bakmaya ne dersin?
Yazar: admin
-

Uzun İlişkileri Daha Eğlenceli Hale Getiren 11 Küçük Ama Güçlü Detay
-

Şantiyede bıçaklı kavga!
Olay, akşam saatlerinde Gevher Hatun Mahallesi’nde bulunan Karaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin ek bina inşaatında yaşandı. Aynı şantiyede çalışan iki grup arasında “yüksek sesle konuşma” gerekçesiyle tartışma çıktı. Gerginlik kısa sürede büyüyerek bıçaklı kavgaya dönüştü.
1 KİŞİ BIÇAKLANDI, 3 KİŞİ DARP EDİLDİ
Kavga sırasında 36 yaşındaki S.U., vücudunun çeşitli yerlerinden bıçaklanarak ağır yaralandı. Diğer üç işçi ise darp sonucu yaralandı. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Çevik kuvvet ekipleri şantiye alanında geniş güvenlik önlemi aldı.

Ağır yaralanan S.U., olay yerinin hemen yanında bulunan Karaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Hayati tehlikesinin devam ettiği öğrenildi. Diğer yaralıların ise hastaneye kendi imkanlarıyla ulaştığı belirtildi.
OLAYLA İLGİLİ İNCELEME BAŞLATILDI
Olay yeri inceleme ekipleri, şantiye alanında delil toplarken polis ekipleri kavgaya karıştığı iddia edilen 4 kişiyi gözaltına aldı. Olayla ilgili tahkikat başlatıldı.

-

Otomobil ve minibüs çarpıştı
Alacabal Mahallesi’ndeki yolda gerçekleşen kazada, otomobil sürücüsü ve oğlu ile minibüste bulunan üç kişi yaralandı. Minibüs çarpışmanın ardından yol kenarında park halinde bulunan başka bir otomobile de çarparak durdu.

KAZA İLE İLGİLİ SORUŞTURMA BAŞLATILDI
Yaralılar, olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından Erbaa Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.

-

Jiletle etrafına saldırdı
Olay, 7 Ekim akşamı saat 22.00 sıralarında Yenidoğan Mahallesi Derince Caddesi’nde meydana geldi. Elinde jiletle dolaşan 46 yaşındaki Özgür Şahin, hem kendine zarar verdi hem de çevredeki vatandaşları tedirgin etti. O esnada caddeden geçen bir araca yönelen Şahin, araçtan inen kişilerle tartıştı ve ardından arbede çıktı.
TABANCA ATEŞLENDİ, ŞAHİN HAYATINI KAYBETTİ
Arbede sırasında silah ateşlendi. Özgür Şahin ağır şekilde yaralandı. Olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından hastaneye kaldırılan Şahin, İzmit Seka Devlet Hastanesi’nde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Cenazesi ertesi gün kılınan namazın ardından Bağçeşme Mezarlığı’na defnedildi.

4 GÖZALTI, 3 TUTUKLAMA
Olayın ardından polis, kavgaya karışan G.K. ve İ.S.’yi kısa sürede gözaltına aldı. Soruşturmanın derinleştirilmesiyle birlikte S.Ö. ve Ü.Ö. de gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan 4 şüpheli adliyeye sevk edildi. Mahkeme, G.K., İ.S. ve S.Ö.’nün tutuklanmasına karar verirken, Ü.Ö. hakkında ise adli kontrol şartıyla ev hapsi uygulanmasına hükmetti.
Polis ekipleri olayla ilgili geniş çaplı soruşturma yürütüyor. Silahın kim tarafından ateşlendiği ve olayın gelişim süreci detaylı olarak inceleniyor. Mahallede tedirginliğe neden olan olayın ardından bölgedeki güvenlik önlemleri artırıldı.
-

Akıma kapılıp ölen 2 kişinin davasında karar
Soruşturma kapsamında hazırlanan bilirkişi raporu, olayın tamamen ihmaller zinciri sonucunda yaşandığını ortaya koydu. Raporda, Özge Ceren Deniz ve İnanç Öktemay’ın herhangi bir kişisel kusurunun olmadığı, olayın öngörülebilir ve önlenebilir nitelikte olduğu belirtildi. Bilirkişi heyeti, bölgede görevli kurumların gerekli önlemleri almadığını, dolayısıyla sorumluluğun bu kurumlara ait olduğunu ifade etti.
SAVCIDAN AĞIR CEZA TALEBİ
30 Eylül’de görülen duruşmada savcı, 30 sanık hakkında “bilinçli taksirle öldürme” suçundan 4 yıl 2 aydan 22 yıl 6 aya kadar hapis cezası istedi. Mütalaada ayrıca, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına da hükmedilmesi talep edildi. 9 sanık için ise beraat istendi. Yurt dışında bulunan 1 sanığın dosyası ayrıldı.
BABA AHMET ABİ: “BU KARAR TÜM TÜRKİYE İÇİN EMSAL OLACAK”
Duruşmaya katılan Özge Ceren’in babası Ahmet Abi, mahkemeye seslenerek duygusal bir konuşma yaptı. “Bu sadece benim kızım için değil, bu ülkedeki tüm gençler için önemli bir karar olacak. İnsanlar sokakta yürürken ölmemeli. Bu ihmalin cezasız kalmaması gerekiyor” dedi. Ahmet Abi, kamu vicdanını rahatlatacak bir ceza beklediklerini ifade etti.

KARAR AÇIKLANDI: 30 SANIĞA HAPİS, 9 BERAAT
İzmir 10’uncu Ağır Ceza Mahkemesi kararını açıkladı. 30 sanık, 4 yıl 2 ay ile 10 yıl arasında değişen hapis cezalarına çarptırıldı. 9 sanık beraat etti. Mahkeme ayrıca tutuksuz yargılanan 6 sanığın tutuklanmasına karar verdi. Böylece dosyadaki tutuklu sanık sayısı 15’e yükseldi.
YARGILAMA SÜRECİNDE 39 SANIK YARGILANDI
Toplam 39 sanığın yargılandığı davada mahkeme, olayın sorumluluğunu taşıyan kamu ve özel sektör temsilcilerine verilen cezalarla kamuoyunda adalet beklentisini karşılamayı amaçladı. Mahkemenin gerekçeli kararının önümüzdeki günlerde açıklanması bekleniyor.
-

Suikast şüphelileri hakkında karar verildi
Olay günü Öktem’in aracına ateş açılması sonucu vücuduna isabet eden 6 kurşundan 3’ünün öldürücü nitelikte olduğu, Öktem’in kaldırıldığı özel hastanedeki müdahalelere rağmen hayatını kaybettiği bildirildi.
OPERASYON VE YAKALAMA
Saldırıda kullanıldığı iddia edilen çalıntı araç, kısa süre sonra Arnavutköy civarında bulundu. Polis operasyonlarında şüpheliler yakalanırken, uzun namlulu silahlar, kar maskeleri ve çok sayıda delil niteliğinde materyal ele geçirildi. Savcılığın soruşturma kapsamının genişlemesiyle gözaltına alınan 13 kişi ifadelerinin ardından adliyeye sevk edildi; 9’u tutuklandı, 4’ü adli kontrolle serbest bırakıldı.

ŞÜPHELİLERİN İFADELERİ: FACETİME İLE KOORDİNE, “İNTİKAM ALINDI” NİDALARI
Soruşturma kapsamında alınan ifadelerde, saldırının bir plan dahilinde ve uzaktan talimatla gerçekleştirildiği dikkat çekici ayrıntılarla ortaya çıktı. Şüpheli Sidar Ö. ifadesinde, eylemin yönlendiricisi olduğu belirtilen Alican Ç.’nin Facetime üzerinden görüntülü arayarak anlık talimat verdiğini, saldırı sırasında kendilerine “İnin, inin” dediğini aktardı. Sidar Ö. olayı şu sözlerle anlattı:
“13.30-14.00 civarında Alican Ç. ofisine geçmemizi istedi. Saat 17.00’de görüntülü arayarak ‘adam otobana bağlanıyor, hemen peşine düşün’ dedi. Biz de istikamete doğru yola çıktık… Aracı gördüğümüzde Ejder, M.K. ve C.Ü. inip ateş etmeye başladılar. Ben uzun namlulu silahla 2 el ateş ettim ancak korkudan nereye ateş ettiğimi hatırlamıyorum. Arnavutköy’e kaçtık. Alican sürekli ‘İntikam alındı, Caner’in intikamı alındı’ diye bağırıyordu.”
Sidar’ın ifadesine göre Alican, eylemden sonra kendisine parça parça olmak üzere yaklaşık 50 bin TL gönderdi; Sidar ise bu eylem karşılığında kendisine herhangi bir para teklif edilmediğini söylediğini belirtti.
Saldırıyı gerçekleştirenlerin araç içinde birbirleriyle konuştukları, ofisi ve hedefi uzun süre takip ettikleri, güvenlik güçlerinin yoğun olduğu bölgelerden kaçınmak için bekledikleri de ifadelerde yer aldı. Saldırı sonrasında şüpheliler araçlarını ormanlık alana götürüp silahları sakladıklarını, telefonlarını kırarak iletişimi kestiklerini anlattı.

ŞOFÖR VE DİĞER ŞÜPHELİLERİN İTİRAFLARI
Saldırıda kullanılan aracın şoförü olduğunu söyleyen Semih A. da emniyette etkin pişmanlıktan faydalanmak istediğini belirterek ifadesinde, olaydan günler önce Alican Ç. ile temasa geçtiğini, kendisinden “birkaç kardeşi bir yere bırakmasını” istendiğini ve daha sonra teklifi kabul ettiğini söyledi. Semih, eylem günü araçta uzun süre beklediklerini, ardından hedef araç görünce saldırının gerçekleştirildiğini anlattı.
Diğer şüphelilerden Ejder P. ise eylemin Alican’ın telefonuyla başladığını, zırhlı planlama ve maskelerle hızlıca araçtan inip hedefe ateş açtıklarını belirtti. Ejder, “Ben 1 kez havaya ateş ettim, daha sonra kaputa nişan alarak bir kez daha ateş ettim. Ben şahsı hedef almadım.” dediğini ifade etti.
SORUŞTURMANIN SEYRİ
Savcılık ve emniyet birimleri, olayın planlanarak ve organize şekilde gerçekleştirildiğine ilişkin bulgular üzerinde çalışmayı sürdürüyor. Tutuklanan şüphelilerle ilgili soruşturma ve delillerin değerlendirilmesi devam ederken, adli süreçteki gelişmeler, mahkeme kararları ve soruşturmanın ilerleyişi takip edilecek.
-

Vali Yiğitbaşı’ndan kabul ziyaretleri
Vali Yiğitbaşı, Afyonkarahisar’ın başarılı öğrencilerinden, Almanya’nın RWTH Aachen Üniversitesi’nde Elektrik ve Endüstri Mühendisliği alanında yüksek lisans yapan Elis Beyza Özkan ile annesi Belkıs Soylu Özkan’ı makamında ağırladı. Yiğitbaşı, Özkan’a eğitim hayatında başarılar dileyerek gençlerin uluslararası düzeyde elde ettikleri başarıların gurur verici olduğunu ifade etti.
Vali Yiğitbaşı ayrıca, Kar Mineral A.Ş. Yönetim Kurulu Üyeleri Adnan Şeker ve Erhan Şeker’i makamında kabul etti. Görüşmede şirketin çalışmaları hakkında bilgi alışverişinde bulunuldu.
Öte yandan Vali Yiğitbaşı, AK Parti Afyonkarahisar İl Başkan Yardımcısı Halil İbrahim Sevim’i de makamında kabul ederek kentte yürütülen çalışmalar hakkında değerlendirmelerde bulundu.

-

Vali Yiğitbaşı’nın hayatı kitapta yer aldı
Vali Yiğitbaşı, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda bu anlamlı çalışmayı duyurarak duygularını dile getirdi. Paylaşımında “İlkbaharda çiçek soğanlarını eken sabırlı eller gibiyiz… Her adımda biraz daha derinlere iniyor, toprağı, emeği ve umudu yeniden yoğuruyoruz. Çünkü biliyoruz ki, tohuma sahip olmak, hayatın anahtarına sahip olmaktır.” sözleriyle duygularını ifade etti.

Hayat yolculuğunda bir anne olarak yaşadıklarına da değinen Yiğitbaşı, “Çocuklarıyla yürüyen, zaman zaman düşen ama her defasında yeniden ayağa kalkan bir annenin hikayesini anlatan bu güzel çalışmada yer almak benim için büyük bir mutluluk. Bu anlamlı kitabı sizlerle paylaşmak istedim.” dedi.
Vali Yiğitbaşı, hikayesini anlamlı bularak kaleme alan yazar Ayşe Atilla’ya teşekkür etti ve kitabın kendisi açısından özel bir anlam taşıdığını belirtti.

-

Kocatepe roket takımı’nın başarı öyküsü
Tamamı üniversite atölyelerinde geliştirilen ve büyük ölçüde yerli malzemelerle üretilen roket, yaklaşık 2800–3000 metre irtifaya ulaşarak görevini başarıyla tamamladı.
GENÇ MÜHENDİSLERDEN OLUŞAN GÜÇLÜ BİR KADRO
Kocatepe Roket Takımı, farklı mühendislik disiplinlerinden özveriyle çalışan öğrencilerden oluşuyor. Kurucu Umut Koçak ve kaptan Sude Bektaşoğlu liderliğindeki ekipte; mekanik birimde Yusuf Mete Gürler, İrem Altınbaş, Arhan Bektaş, Sevde Gamze, Haluk Gazi Kurban, Ayşenur Bodur, İbrahim Arda Bozan ve Elber Hakan Genç, aviyonik birimde ise Mirbey Mercan, Ali Ercan, Emirhan Çimen, Feyza Güneş ve Ali Kartal Şahin görev aldı. Takımın akademik danışmanlığını Prof. Dr. Kubilay Arslantaş üstlendi.
“EKİP ÇALIŞMASIYLA ZORLUKLARIN ÜSTESİNDEN GELDİK”
Kocatepe Roket Takımı’nın kurucusu ve ekip lideri Umut Koçak, süreci şu sözlerle özetledi:
“2024 yılında AKÜ Makine Mühendisliği bölümünden fakülte birincisi olarak mezun oldum. Mezuniyetimin ardından bir yıldır aktif olarak çalışıyorum. Üç yıldır TEKNOFEST Roket Yarışması’na katılıyoruz. Geçen yıl dereceye girememiştik, bu yıl ise emeğimizin karşılığını aldık. Roketimizin tasarımını OpenRocket ile gerçekleştirdik, 3D analizleri SolidWorks üzerinden yaptık. Burun konisi ve motor gövdesi karbon fiberden, ana gövde cam elyafından üretildi. Alüminyum parçaları ise üniversite atölyelerinde kendi olanaklarımızla işledik. Roketimiz görev yükü taşıdı ve atmosferin üst katmanlarından veri toplayarak bu görevi başarıyla tamamladı. Hisaralan’da gerçekleştirilen uçuş, bizim için hem teknik hem duygusal olarak çok anlamlıydı. Danışmanımız Prof. Dr. Kubilay Arslantaş’ın rehberliği ve büyük destek vererek sponsor olan İbrahim Karakol’a da çok teşekkür ediyoruz, onların desteğiyle bu başarıyı elde ettik.”
“BU BAŞARI BİR YILLIK EMEK VE ÖZVERİNİN ÜRÜNÜ”
Takım Akademik Danışmanı Prof. Dr. Kubilay Arslantaş, “Bu proje, yaklaşık bir yıllık yoğun emek ve disiplinli çalışmanın ürünüdür. Öğrencilerimiz ön tasarım, kritik tasarım ve atış hazırlık raporlarını eksiksiz şekilde tamamladı. Roketleri yaklaşık 7700 fit irtifaya ulaştı, paraşüt sistemi sorunsuz çalıştı ve güvenli iniş sağlandı. Jüri değerlendirmeleri sonrasında takımımız Türkiye üçüncülüğü ödülüne layık görüldü. Bu başarı, büyük üniversitelerle aynı sahada yarışan Anadolu’dan bir üniversite öğrencilerinin neler başarabileceğini göstermesi açısından çok değerlidir. Öğrencilerimizi yürekten kutluyorum” diye konuştu.
“BU BİZİM İÇİN GURUR VERİCİ BİR ANDI”
Yarışmanın ardından Kocatepe Roket Takımı üyeleri, Afyonkarahisar Valisi Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı’nı makamında ziyaret etti. Genç mühendisler, projelerini ve başarılarını bizzat paylaşma fırsatı buldu. Ziyaret sırasında samimi bir atmosferde gerçekleşen görüşmede, Vali Yiğitbaşı projeye destek sözü verdi. Takım üyeleri bu anı şu sözlerle ifade etti:
“Valimizle tanışma fırsatı bulmak bizler için çok heyecan verici ve gurur vericiydi. Bir devlet büyüğünden bu kadar yakın ilgi görmek bizleri çok mutlu etti. Kendisi projeye olan desteğini ifade etti, bu da motivasyonumuzu katladı. Valimiz Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı’na içten teşekkürlerimizi sunuyoruz.”

“SAVUNMA SANAYİNE KATKI SUNMAK BİZİM İÇİN BÜYÜK BİR GURUR”
Aviyonik Birim Lideri Emirhan Çimen ise şunları kaydetti: “Ben Emirhan Çimen, Bilgisayar Mühendisliği 3. Sınıf öğrencisiyim. Aynı zamanda havacılık teknisyeniyim ve bu yıl takımda Aviyonik Birim Lideri olarak görev yaptım. Takım arkadaşlarımla yer istasyonu, haberleşme ve roketin kurtarma-ayrılma sistemleri üzerinde çalıştık. Mümkün olduğunca yerli sistemler kullandık, algoritma ve elektronik tasarımlarımızı kendimiz geliştirdik. Başarılı bir uçuş ve güvenli iniş gerçekleştirdik. Proje bizim için sadece teknik bir başarı değil, aynı zamanda ülkemizin savunma sanayisine katkı sunma fırsatıydı. Yarışma alanında projeye gösterilen ilgi ve destek bizleri çok motive etti.”
“TAKIM ÇALIŞMASINI ÖĞRENDİM”
Mekanik Ekip Üyesi Sevde Gamze de “Bu projeye katılmak benim için dönüm noktasıydı. Teknik konularda eksiklerimi tamamladım, program kullanımında kendimi geliştirdim. TEKNOFEST alanında yer almak eşsiz bir deneyimdi.”

“DESTEK VEREN HERKESE TEŞEKKÜR EDİYORUZ”
Mekanik Bilim ve Sosyal medya Sponsorluk Tanıtım Sorumlusu İbrahim Arda Bozan ise takım hakkında şunları dile getirdi: “Her türlü desteğiyle yanımızda olan Ömer Faruk Fidan Bey’e teşekkür ederiz. Takım olarak paylaşmayı, birlikte üretmeyi ve zorlukları birlikte aşmayı bu projede öğrendik.”
GÖKYÜZÜNE UZANAN EMEK
Kocatepe Roket Takımı, sınırlı imkânlara rağmen bilimsel azim, mühendislik becerisi ve takım ruhuyla ülke çapında büyük bir başarıya imza attı. Tamamı üniversite laboratuvarlarında geliştirilen roket; yerli malzeme kullanımı, görev başarısı ve özgün tasarımıyla dikkat çekti. Genç mühendisler, hedeflerinin yalnızca yarışma kazanmak değil, Türkiye’nin uzay ve savunma teknolojilerine katkı sunmak olduğunu vurguladı.
-

Afyon’da sonbahar güzelliği
Yurt genelinde olduğu gibi Afyonkarahisar‘da da sonbahar mevsimi tüm güzellikler ile yaşanmaya devam ediyor. Sonbahar ile birlikte doğa kış uykusuna hazırlanırken, yaparak dökmeye başlayan ağaçlarda masalsı görüntüler oluşturdu.
Kentte mevsimin tüm güzellikleri Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) Basın Yayın ve Hakla İlişkiler Müdürlüğü Araştırma Görevlisi Hakan Yılmaz tarafından görüntülendi. Yılmaz’ın görüntüleri özellikle sosyal medyada büyük beğeni topladı.

-

Toprak Razgatlıoğlu, şampiyonluk öncesi piste çıkıyor
Dünya Superbike ve Supersport şampiyonalarında 2025 sezonunun 11. etabı, hafta sonu Portekiz’de Estoril Pisti’nde gerçekleştirilecek. Türkiye Motosiklet Federasyonu Milli Takımlar Kaptanı Kenan Sofuoğlu koordinesinde hazırlıklarını tamamlayan milli motosikletçiler Toprak Razgatlıoğlu ve Bahattin Sofuoğlu, WSBK’da, Can Öncü de Supersport’ta ödül kürsüsüne çıkmak için gaza basacak.
Dünya Superbike Şampiyonası’nda ilk şampiyonluğunu 2021 sezonunda kazanan, yarışseverler tarafından “El Turco” lakabıyla anılan Toprak Razgatlıoğlu, geçen yıl kazandığı ikinci Dünya Superbike Şampiyonası’nın ardından genel klasmanda 523 puanla 2025 şampiyonluğu için de Portekiz’de sezonunun sondan bir önceki etabına avantajlı çıkacak.
ROKiT BMW Motorrad takımıyla bugün serbest antrenmanlar yapacak Toprak, yarın TSİ 16.00’da ilk yarışta, ardından da 12 Ekim Pazar günü TSİ 13.00’te önce superpole, daha sonra da TSİ 16.00’da hafta sonunun ikinci ana yarışında podyum mücadelesi verecek. Milli motosikletçilerden Bahattin Sofuoğlu da Yamaha Motoxracing takımıyla Dünya Superbike Şampiyonası’nda Toprak Razgatlıoğlu ile yarışacak.
CAN ÖNCÜ DE PORTEKİZ’DE GAZA BASACAK
Dünya Supersport Şampiyonası’nın Portekiz etabında ise genç milli motosikletçi Can Öncü, boy gösterecek. Estoril Pisti’ndeki yarışlar öncesinde genel klasmanda 320 puanla ikinci sırada yer alan Can Öncü, bugün serbest antrenmanlara sonra da sıralama yarışına katılacak. Can Öncü, yarın Portekiz’de ilk yarışa TSİ 14.35’te, 12 Ekim Pazar günü de TSİ 14.35’te hafta sonunun ikinci ana yarışında podyuma çıkmak için start alacak.
-

A Milliler Bulgaristan karşısında
Türkiye, 102 yıllık tarihinde 356’sı resmi, 287’si özel toplam 643 maç oynayıp 1’i hükmen 252 galibiyet, 150 beraberlik ve 241 yenilgi yaşadı. Ay-yıldızlılar, 276’sı deplasmanda, 277’si Türkiye’de, 90’ı ise tarafsız sahada çıktığı maçlarda, 3’ü hükmen galibiyet sonucunda 881 gol attı, kalesinde 922 gol gördü. Bugüne kadar 92 farklı ülke takımıyla karşılaşan milli takım, 643 müsabakanın 557’sini Avrupa, 34’ünü Asya, 24’ünü Afrika, 25’ini Amerika, 3’ünü de Okyanusya temsilcileriyle yaptı.
HÜKMEN GALİBİYET VE KOSOVA MAÇI
Milliler, 643 maçta tek hükmen galibiyeti Yunanistan karşısında aldı. Türkiye ile Yunanistan arasında 17 Kasım 2015’te Başakşehir Fatih Terim Stadı’nda oynanan özel maç, 0-0 sona erdi. Bu müsabakadan 6 ay sonra FIFA, Yunanistan’ın kural dışı futbolcu oynattığı gerekçesiyle karşılaşmayı Türkiye lehine 3-0 tescil etti. Ay-yıldızlı ekibin 21 Mayıs 2014’te deplasmanda Kosova ile yaptığı ve 6-1 kazandığı özel maç ise söz konusu tarihte bu ülkenin UEFA ile FIFA üyesi olmaması nedeniyle değerlendirmeye alınmadı.
VİNCENZO MONTELLA YÖNETİMİNDE 26’NCI MAÇ
Türkiye, İtalyan teknik adam Vincenzo Montella yönetiminde 26’ncı sınavını Bulgaristan karşısında verecek. İtalyan teknik adam yönetiminde 18’i resmi, 7’si özel 25 maça çıkan milliler, 13 galibiyet elde etti, 8 mağlubiyet ve 4 beraberlik yaşadı. Bu müsabakalarda rakip fileleri 39 kez havalandıran ay-yıldızlı ekip, kalesinde 37 gol gördü.
-

Alternatif Bakış | 10 Ekim 2025
Süleyman Topcu sunumuyla Alternatif programının bugünkü konukları Akademisyen Aziz Yıldız ve HBV Tiyatro Akademi Topluluğu Temsilcisi
Sena Kapkiner oldu.
<a href="https://kanal3.com.tr/" target="_blank" rel=”nofollow”>https://kanal3.com.tr/
Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Ederek Son Dakika Haberleri Alabilirsiniz;
İnstagram : https://www.instagram.com/kanal3tv
Facebook : https://www.facebook.com/kanal3tv
TikTok: https://www.tiktok.com/@kanal3tv
X: https://x.com/kanal3tv
Telegram : https://t.me/kanal3_tv
Whatsapp : https://whatsapp.com/channel/0029VaFDm2rEKyZKvlSELq17
Next : https://sosyal.teknofest.app/@kanal3tv#Kanal3AnaHaber #Kanal3Haber #Kanal3
-

Voleybol Emniyet şampiyon oldu
Turnuvada üstün performans sergileyen Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürlüğü Kadın Voleybol Takımı, azim, takım ruhu ve başarılı oyunuyla şampiyonluk madalyasını kazandı.
Afyonkarahisar Emniyet Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, “Teşkilatımıza bu gururu yaşatan tüm sporcularımızı, antrenörlerimizi ve emeği geçen tüm arkadaşlarımızı tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyoruz.” ifadelerine yer verildi.
-

Hafsa Zehra Çınar, yarı finale yükseldi
Turnuvanın 12 yaş kategorisinde Afyonkarahisar’ı temsil eden Hafsa Zehra Çınar, gösterdiği başarılı performansla yarı finale yükselme başarısı gösterdi.
2013-2014 doğumlu sporcuların mücadele ettiği kategoride yer alan 11 yaşındaki genç raket, turnuva boyunca sergilediği istikrarlı oyunuyla dikkat çekti. Sahadaki teknik becerisi, mücadele gücü ve sportmenliğiyle beğeni toplayan Çınar, çeyrek finalde rakibini mağlup ederek 10 Ekim Cuma günü oynanacak yarı finale adını yazdırdı.
Afyonkarahisar’da son yıllarda tenis branşında yetişen genç sporcuların ulusal düzeyde elde ettiği başarılar, kentin spor altyapısının ve antrenman olanaklarının geldiği seviyeyi gözler önüne seriyor.
Genç yaşına rağmen Türkiye’nin en prestijli organizasyonlarından birinde yarı finale kalan Hafsa Zehra Çınar, Afyonkarahisar adına büyük bir gurur kaynağı oldu.
Afyonkarahisar Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, genç sporcuyu, ailesini ve antrenörü Orhan Küçük’ü tebrik ederek final yolunda başarılar diledi.

-

Garaj Caddesi’nin çehresi değişecek
Çalışmalar kapsamında binaların daha işlevsel, çağdaş ve estetik bir yapıya kavuşturulması hedefleniyor. Ekipler, dış cephe yenileme, iç mekan düzenleme ve çevre iyileştirme işlemlerini büyük bir özenle yürütüyor. Belediye Başkanı Muhittin Özaşkın, sahadaki çalışmaları yerinde inceleyerek teknik ekipten bilgi aldı ve personellere kolaylıklar diledi.
Başkan Özaşkın, ilçede farklı noktalarda yürütülen projelerin kararlılıkla devam edeceğini belirterek, “Garaj Caddesi’ndeki bu düzenleme tamamlandığında ilçemizin görünümüne değer katan modern bir alan ortaya çıkacak. Bu tür projelerle hem kent estetiğini güçlendirecek hem de vatandaşlarımızın daha konforlu ve güvenli alanlarda yaşam sürmesini sağlayacağız. İlçemizin her köşesinde yürütülen çalışmaların amacı, daha yaşanabilir, düzenli ve çağdaş bir Şuhut inşa etmektir. Bugün Garaj Caddesi’nde attığımız bu adım, yarın ilçemizin merkezinde yepyeni bir görünümün temelini oluşturacak” dedi.
Özaşkın ayrıca, belediye olarak sadece altyapı ve fiziksel yenileme çalışmalarına değil, sosyal, kültürel ve çevresel gelişime de büyük önem verdiklerini vurguladı ve “Her yeni çalışma, Şuhut’un geleceğine yapılan bir yatırımdır. ‘Daha güzel bir Şuhut’ hedefiyle başlattığımız projelerimize aynı azim ve kararlılıkla devam ederek ilçemizin geleceğine değer katacağız” ifadelerini kullandı.

-

Rekabet Kurulu’ndan Adidas’a 402,3 milyon lira ceza
Rekabet Kurumunun internet sitesinde yer alan açıklamada, şirketin yetkili satıcılarının yeniden satış fiyatlarına müdahale etmek suretiyle Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’u ihlal ettiği iddiasına yönelik soruşturmanın sonuçlandığı bildirildi.
Soruşturma kapsamında elde edilen bulguların, şirketin yetkili satıcılarının uygulayabileceği indirim oranlarını, indirim yapılabilecek ürünleri ve indirim dönemlerini belirlediğini ortaya koyduğuna işaret edilen açıklamada, “Bu uygulamalarla satıcılarının yeniden satış fiyatlarını tespit ederek fiyat rekabetini sınırladığı tespit edilen şirkete 402 milyon 327 bin 305 lira idari para cezası verildi. Yetkili satıcıların fiyat politikalarına müdahale, özellikle çevrim içi satış kanallarında rekabeti bozucu etkiler yarattığı gerekçesiyle ihlale konu oluyor.” ifadelerine yer verildi.
-

AK Parti Pazar esnafını dinledi
Ziyarete İl Başkanı Turgay Şahin, Milletvekili Ali Özkaya, İl Kadın Kolları Başkan Vekili, İl Başkan Yardımcıları, İl Yönetim Kurulu Üyeleri ve Merkez İlçe Yönetim Kurulu Üyeleri katıldı.
Teşkilat mensupları ziyaret sırasında hem esnafın hem de vatandaşların talep ve önerilerini dinleyerek samimi sohbetlerde bulundu.
Milletvekili Ali Özkaya, ziyaretle ilgili olarak yaptığı açıklamada, “Mecidiye Mahallemiz Cuma Pazarı’nı İl Başkanımız Turgay Şahin ve teşkilat üyelerimizle birlikte ziyaret ederek hemşehrilerimizle buluştuk. Esnaflarımıza ve vatandaşlarımıza hayırlı, bereketli kazançlar diledik; Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın selamlarını ilettik. Halkımızla her zaman iç içe olmaya, sorunlarını dinleyip çözümler üretmeye devam ediyoruz” dedi.

-

İGM toplantıları sona erdi
Oturumda, gündemdeki maddeler tek tek okunarak üyelerin oylarına sunuldu ve karara bağlandı. Toplantıya İGM başkanı Mehmet Siper, Umrede olduğu için 2. Başkan Ahmet Mahmut Saylık, başkanlık etti.
Yoğun geçen toplantı sürecinde, il genelinde yürütülen ve planlanan çalışmalar masaya yatırıldı. Komisyon raporları doğrultusunda alınan kararların yanı sıra çeşitli konularda istişarelerde bulunuldu. Oturumun sonunda, Kasım ayı toplantısının gün ve saati belirlenerek oturum sona erdi.

Toplantı Sonunda gündem dışı söz alan Çay İl Genel Meclisi Üyesi MHP’li Faruk Kökçür, “Afyonkarahisar’da hükümet konağı olmayan tek ilçe Çay ilçesidir. Daha öncede gündeme getirmiştik, gerek MHP, gerekse AK parti Milletvekillerini ilgilendiği biliyoruz ama, TBMM’de bütçe görüşmelerine yaklaşılırken, bu konunun 2026 bütçesine alınması konusunda hatırlatma yapmak istiyorum” dedi.
-

Trump’ta çok istiyordu
Norveç’in başkenti Oslo’da düzenlenen basın toplantısında, 2025 Nobel Barış Ödülü’nün sahibi Venezuelalı siyasetçi Maria Corina Machado oldu. ABD Başkanı Donald Trump da barış ödülünün kendisine verilmesi gerektiğini sık sık dillendiriyordu
Norveç Nobel Komitesi, Machado’nun “Venezuela halkının demokratik haklarını savunmak için verdiği mücadele ve diktatörlükten demokrasiye adil ve barışçıl bir geçiş sağlama çabaları” dolayısıyla ödüle layık görüldüğünü açıkladı. Komiteden yapılan açıklamada, “Demokratik gelişime adanmış Sumate adlı kuruluşun kurucularından biri olarak Machado, 20 yılı aşkın süredir özgür ve adil seçimleri savunmaktadır.” ifadelerine yer verildi.
Açıklamada ayrıca, Machado’nun Venezuela’daki muhalefeti bir araya getiren kilit birleştirici bir figür olduğu vurgulanarak, “Machado, ülkede demokrasiyi ilerletme yönündeki çabalarından dolayı Nobel Barış Ödülü’nü alıyor.” denildi. Geçtiğimiz yıl 2024 Nobel Barış Ödülü, dünyanın nükleer silahlardan arındırılması yönündeki çalışmaları nedeniyle Japon kuruluş Nihon Hidankyo’ya verilmişti.
MARİA CORİNA MACHADO KİMDİR?
1967 yılında Venezuela’da dünyaya gelen Maria Corina Machado, mühendislik ve maliye eğitimi aldı. 1992’de başkent Karakas’ta kimsesiz çocuklara yardım amacıyla Atenea Vakfı’nı kurdu. 2002’de “özgür ve adil seçimleri destekleyen” Sumate adlı kuruluşun kurucularından biri olan Machado, 2010’da rekor sayıda oy alarak Ulusal Meclis’e seçildi. 2014 yılında hükümet tarafından görevinden alınan Machado, halen muhalefette yer alan Vente Venezuela partisinin liderliğini sürdürüyor.
-

OEDAŞ, kuşların göç yollarını güvenli hale getiriyor
Dünya Göçmen Kuşlar Günü dolayısıyla açıklamalarda bulunan OEDAŞ Direktörü Muzaffer Yalçın, 2021 yılında başlatılan çalışmalar kapsamında 30 kilometrelik hatta yer alan 5 bin 200 elektrik direğinde izolasyonun tamamlandığını söyledi.
Yalçın, “Enerji nakil hatlarımızın kuşlara zarar vermemesi için direklere kuş koruma aparatları ve izolatör kaplamaları monte ediyoruz. Leylek gibi türler için de güvenli yuva platformları oluşturduk. Böylece hem kuşların göç yollarını güvenli hale getiriyor hem de enerji arzında kesintisizliği sağlıyoruz.” dedi.
“KUŞLAR ARTIK DİREKLERİN ENERJİSİZ BÖLÜMLERİNE YUVA YAPIYOR”
OEDAŞ’ın sürdürülebilirlik çalışmalarında biyoçeşitliliğin korunmasının öncelikli konular arasında yer aldığını belirten Yalçın, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Göçmen kuşlara yönelik çalışmalarımıza 2021 yılında başladık. O tarihten bu yana göç rotasında yer alan toplam 30 kilometrelik hattın izolasyonunu başarıyla tamamladık. Ayrıca enerji nakil hatlarımızdaki ayırıcıların arka bölümlerinde ‘flexiglass’ adı verilen özel bir malzeme kullanıyoruz. Bu sayede kuşlar, direklerin enerjisiz kısımlarında yuva yapabiliyor ve enerjili bölümlerle teması tamamen kesiliyor. Tüm bu çalışmalar sayesinde kuşların akıma kapılma oranını yüzde 95 oranında azalttık.”
Yalçın, bu uygulamaların yalnızca kuşları değil, enerji arzını da koruduğuna dikkat çekerek “Doğa dostu çözümlerimizle hem canlılarımızı koruyor hem de enerji güvenliğimizi güçlendiriyoruz.” dedi.
“CAN DOSTLAR PROJESİYLE TÜM CANLILARIN YAŞAM HAKKINI KORUYORUZ”
Göçmen kuşlara yönelik çalışmaları ‘Can Dostlar’ projesi çatısı altında yürüttüklerini belirten Yalçın, “Bir yandan sokak hayvanları için mama bağışı yapıyor, belediye barınaklarına tedavi odaları kuruyoruz. Diğer yandan göç rotasındaki kuşların güvenliği için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Amacımız, bölgemizdeki tüm canlıların yaşam hakkını korumak ve bu konuda toplumsal farkındalığı artırmak.” ifadelerini kullandı.
MUHTARLARA TEŞEKKÜR
Kuşların göç dönemlerinde muhtarların kendilerine bildirimde bulunarak iş birliği yaptığını da belirten Yalçın, “Muhtarlarımızın duyarlılığı sayesinde riskli bölgelerde planlı kesintiler yapabiliyor ve olası tehlikeleri en aza indiriyoruz. Bu konuda gösterdikleri hassasiyet için Afyonkarahisar, Bilecik, Eskişehir, Kütahya ve Uşak’taki tüm muhtarlarımıza teşekkür ediyorum.” dedi.

-

Afyon Futbolunda Yeni Dönem: Uzman Sondaj Süper Amatör Ligi Başlıyor!
Afyonkarahisar futbolunda yeni bir dönem başlıyor. 2025-2026 futbol sezonunda Süper Amatör Lig’in isim sponsoru Uzman Sondaj – Tarım Şirketi oldu.
Sponsorluk anlaşması, Süper Amatör Lig fikstür çekimi sırasında kulüplerin huzurunda Afyonkarahisar Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu (ASKF) Başkanı Alişan Akgün ile Uzman Sondaj – Tarım Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Akmeşe arasında imzalandı. Türkiye Futbol Federasyonu’nun onayının ardından, yeni sezonda lig “Uzman Sondaj Süper Amatör Ligi” adıyla oynanacak.
Hasan Akmeşe: “Kulüplerimizi Maddi Açıdan Rahatlatmak İstedik”
Uzman Sondaj – Tarım Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Akmeşe, yaptığı açıklamada kendisinin de bir spor kulübü yöneticiliği geçmişi olduğunu belirterek, amatör kulüplerin zorluklarını yakından bildiğini ifade etti.
Akmeşe, “Kulüplerimizin ne kadar zor şartlarda ayakta kalmaya çalıştığını biliyorum. Bu nedenle onlara bir nebze de olsa destek olmak, maddi anlamda rahatlatmak amacıyla lige sponsor olmayı uygun gördük.” dedi.
Alişan Akgün: “Amatör Kulüplerimiz Birer Eğitim Kurumu”
ASKF Başkanı Alişan Akgün ise, Afyonkarahisar’da U-11, U-12, U-13, U-14, U-15, U-16, U-18, Süper Amatör, 1. Amatör ve 2. Amatör olmak üzere toplam 10 kategoride lig bulunduğunu hatırlatarak, tüm liglerde sponsor arayışı içinde olduklarını söyledi.
Akgün, “Bu süreçte yalnızca Uzman Sondaj – Tarım Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Hasan Akmeşe’den karşılık bulduk. Kendisine tüm kulüplerimiz adına teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.
Amatör kulüplerin sadece sportif değil, aynı zamanda sosyal birer eğitim kurumu olduğuna dikkat çeken Akgün, “Her kulübümüzde yüzlerce sporcu yetişiyor. Bu çocuklara yapılan her destek, aslında geleceğimize yapılan bir yatırımdır.” dedi.
Akgün ayrıca, kulüplerin referans ve lisans bedelleri, malzeme giderleri, deplasman masrafları gibi kalemleri büyük zorluklarla karşıladığını belirterek, “Kulüplerimizin yaşaması, çocuklarımızın spor yapabilmesi için bu tür sponsorlukların gelenek haline gelmesini arzuluyoruz.” diye konuştu.
-

Hukuk fakültesi açılışında insan hakları dersi
İlahiyat Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen derse; Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İhsan Cemil Demir, İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Güler, Hukuk Fakültesi Dekan Yardımcıları Dr. Öğretim Üyesi Hasibe Sena Akkışla ve Dr. Öğretim Üyesi Hakan Kaşka ile birlikte akademik personel ve öğrenciler katıldı.
“GAZZE’DE YAŞANANLARA KARŞI SORUMLUYUZ”
Programın açılış konuşmasını Hukuk Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Mürşide Şimşek yaptı. Şimşek, Gazze’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekerek, herkesin bu konuda vicdani bir sorumluluk taşıdığını ifade etti. “Gazze’de yaşayanlara karşı sorumluyuz. Her birimiz elimizden geleni yapmakla yükümlüyüz. Yaşanan insanlık suçlarına ‘dur’ demek boynumuzun borcudur. İnsan haklarının evrensel olarak tanındığı, her insanın onuruyla yaşayabildiği bir dünya inşa edebilmek en büyük temennimizdir.” dedi.
“İNSAN HAKLARI, TARİHİN EN NETAMELİ KONULARINDAN BİRİ”
Açılış dersinde “Küresel İnsan Hakları Rejiminin Sistemsel-Değersel Çöküşü Karşısında Gazze Direnişi: Umudun Onto-Politik İnşası” başlıklı konuşmasını yapan Prof. Dr. Muharrem Kılıç, insan hakları kavramının tarih boyunca hem bireysel hem de toplumsal düzeyde en tartışmalı konulardan biri olduğunu belirtti. Kılıç, “Bilim ve düşüncenin temeli meraktır. Merak, insanın kendini gerçekleştirme yolculuğundaki en önemli motivasyondur. Merak duygusunu kaybetmek, insanın düşünsel üretimini yitirmesidir. Bu nedenle var olanı sorgulamak, eksikleri görmek ve yeniyi inşa etmek gerekir.” ifadelerini kullandı. Kılıç, insan hakları tarihine bakıldığında, insanlığın ağır trajedilerle dolu bir geçmişe sahip olduğunu vurguladı. “Modern insan hakları söylemi ideal bir tablo çizer, fakat bu idealin arkasında tarih boyunca yaşanmış sayısız hak ihlali ve insanlık suçu vardır.” dedi.
“DEMOKRASİ GÖTÜRME” SÖYLEMİNE ELEŞTİRİ
Modern insan hakları söyleminin kimi zaman hegemonik güçler tarafından politikalarını meşrulaştırmak için kullanıldığını belirten Kılıç, “Demokrasi götürme” iddiasıyla gerçekleştirilen işgallerin bu duruma en açık örneklerden biri olduğunu söyledi. Soğuk Savaş sonrası dönemde bir yanda hak ve özgürlüklerden yoksun toplumların, diğer yanda refah içinde yaşayan toplumların bulunduğunu ifade eden Kılıç, “Bu dengesiz tabloda en güçlü söylemsel araçlar insan hakları ve demokrasi olmuştur.” dedi.

“KÜRESEL SİSTEM DERİN BİR DEĞER KRİZİNDE”
Kılıç, küresel insan hakları sisteminin bugün ciddi bir rejim ve değer kriziyle karşı karşıya olduğunu belirterek, insan hakları kavramının felsefi temellerini anlattı. İngiliz düşünür Edmund Burke’ün evrensel insan hakları anlayışına yönelttiği eleştirilerden, Karl Marx’ın hak söylemini bir hegemonya aracı olarak nitelendirmesinden ve Hannah Arendt’in İkinci Dünya Savaşı dönemindeki katkılarından örnekler verdi.
“GAZZE HALKI TÜM İNSANLIK ADINA VAROLUŞ MÜCADELESİ VERİYOR”
Konuşmasının son bölümünde Gazze’de yaşananlara değinen Kılıç, insan hakları hukukunun özünün “var olabilme hakkı” üzerine kurulu olduğunu vurguladı. “Gazze halkı, tüm yıkıma rağmen vatanını terk etmeyerek insanlık adına bir varoluş mücadelesi veriyor. Ancak yaşam, özgürlük ve mülkiyet gibi temel hakların açıkça ihlal edildiğini görüyoruz. İsrail, uluslararası hukuk sisteminde adeta ‘istisna bir ülke’ konumuna getirilmiştir.” dedi.

“İNSAN HAKLARI YALNIZCA HUKUKUN KONUSU DEĞİLDİR”
Kılıç, insan haklarının yalnızca hukuki değil, aynı zamanda etik ve vicdani bir mesele olduğunu belirterek, şu ifadeleri kullandı: “Kaygı ve korku içinde yaşamak, artık yaşamak değildir. İnsan hakları, ötekinin yükünü taşıyabilme cesaretidir. Eğer başkasının acısını hissedebiliyor ve onun yükünü omuzlayabiliyorsak, işte o zaman gerçek insan haklarından söz edebiliriz.”
Prof. Dr. Kılıç, medya aracılığıyla yaşanan insani trajedilerin sık sık tekrarlanmasının, zamanla duyarsızlığa yol açtığını belirterek, “Bir çocuğun öldürüldüğünü gördüğümüzde verdiğimiz tepkiyle binlercesi öldürüldüğünde verdiğimiz tepki arasında fark oluşuyorsa, bu vicdani bir sorumluluktur.” dedi. Açılış dersi, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.
-

Basın mensuplarına protokol dersi
Etkinliğin açılışında konuşan EMD İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Murat Demircan, dernek üyelerinin gazeteciler, basın danışmanları ve kurumsal iletişim profesyonellerinden oluşan farklı disiplinlere sahip bir yapısının bulunduğunu aktardı. Bu iki meslek grubu arasındaki temel yaklaşımlardan birinin de protokol kurallarına bakış açısı olduğunu vurgulayan Demircan, şunları söyledi: “Farklı disiplinlerde görev alsak da yaptığımız iş gereği protokol ve sosyal davranış kuralları hayatımızın önemli bir parçası. Gözlemlerimiz bize şunu gösteriyor; kurumsal iletişim tarafında çalışan arkadaşlarımız vakaları tahlil ederken, pozisyon alırken protokol kurallarını önceliklendirirken, gazeteci üyelerimiz doğaları gereği protokol kuralları yerine haberi önceliklendiren bir yaklaşımı sergiliyor. Bu nedenle Emekli Büyükelçi Yalçın’dan dinleyeceklerimizin hem gazeteci hem de kurumsal iletişim tarafında görev yapan arkadaşlarımız için önemli açılımlar sağlayacağına inanıyorum.”
HERKES İÇİN KIYMETLİ BİR BAŞLIK
Konferansa ev sahipliği yapan Batı Anadolu Sanayici ve İş İnsanları Dernekleri Federasyonu (BASİFED) Yönetim Kurulu Başkanı Semiha Güneş ise konuşmasında federasyonun yapısı hakkında bilgi verdi. Güneş, TÜRKONFED’e bağlı bir federasyon olduklarını belirterek, bünyelerindeki 16 dernekle 3 bin üyeye ulaştıklarını aktardı. Protokol ve nezaket kurallarının iş dünyası için de büyük önem taşıdığını ve EMD İzmir Şubesi tarafından düzenlenen bu değerli etkinliğe ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyduklarını dile getirdi.

PROTOKOL YAŞAMIN HER ALANINDA VAR
Protokolün hayatın her alanında var olduğunu vurgulayan Emekli Büyükelçi Ümit Yalçın, bu konudaki ilk ve en temel dersini babaannesinden aldığını anlattı. Yalçın, sözlerine şöyle devam etti: “7-8 yaşlarındaydım, bayramdı. Babaannem; ‘Kuzum, kalkacağın yere oturma. Çünkü bak birazdan deden, amcan, yengen gelince oradan da kalkacaksın. Her gelenle de yerini değiştireceksin. Kalkacağın yere oturma, gelecekleri bilip yerine otur’demişti. Bu basit ders, aslında protokolün öngörü ve başkalarına saygı olduğunu gösteriyor. Yıllar sonra Dışişleri’nin Diplomatik Akademisi’nde de aynı dersi teorik olarak gördüğümde, temelini yıllar önce öğrendiğimi fark ettim.”
Emekli Büyükelçi Yalçın, bu anısıyla protokolün sadece devlet ricaline özgü kurallar bütünü olmadığını, hayatın her anında geçerli olduğunu ifade etti.
UNVAN DEĞİL, ZARAFET BİÇİMİ
Protokolün genellikle yanlış anlaşıldığını ve sadece devlet işleriyle sınırlandırıldığını belirten Yalçın, “Protokol, aslında saygının, nezaketin ve zarafetin gösterilme biçimidir.’’ dedi. Yalçın, bu kuralların aile hayatından iş dünyasına, komşuluk ilişkilerinden kariyere kadar her alanda fark yaratan bir unsur olduğunu vurguladı.
KILIK KIYAFET FARK YARATIR
35 yıllık diplomatik kariyerinden yola çıkarak deneyimlerini paylaşan Yalçın, özellikle iletişim profesyonelleri için ‘fark yaratan’ tavsiyelerde bulundu. İki aday arasında her şey eşit olduğunda kılığı, kıyafeti ve nezaketiyle öne çıkan kişinin tercih edileceğini belirten Yalçın, kariyerinin başında yaşadığı bir anıyı paylaştı. Bir amirinin ‘biz bizeyiz, rahat ol’ diyerek davet ettiği yemeğe kravatsız gittiğini, ancak evde büyükelçi dahil herkesin kravatlı olduğunu gördüğünde yaşadığı mahcubiyeti anlattı. Yalçın, “O gün anladım ki ‘biz bizeyiz’in ne anlama geldiğini iyi tartmak lazım. Kılık kıyafet, kendinize ve ortama gösterdiğiniz saygıdır. Kılık kıyafet fark yaratır. ‘Biz bizeyiz’ tuzağına düşmeyin” diye konuştu.