Yazar: admin

  • İsrail ordusu: Givati Tugayı Lübnan’ın güneyindeki görevini tamamladı

    İsrail ordusu: Givati Tugayı Lübnan’ın güneyindeki görevini tamamladı

    İsrail ordusundan yapılan yazılı açıklamada, Givati Tugayı’nın Lübnan’ın güneyindeki muharebe görevlerini tamamladığı belirtildi.

    Açıklamada, görev bitimi vesilesiyle ülkenin kuzeyindeki Filon Üssü’nde, Kuzey Komutanlığı Komutanı Tümgeneral Ori Gordin’in katılımıyla resmi bir tören düzenlendiği kaydedildi.

    Tugayın bölgedeki faaliyetlerine ilişkin iddialara yer verilen açıklamada, birliğin görevinin sınırdaki savunma operasyonlarının ardından Lübnan’ın güneyindeki Hıyam ve Bint Cubeyl ile Litani Nehri’nin kuzeyini kapsayan saldırıları içerdiği aktarıldı.

    Açıklamada ayrıca, tugayın Hizbullah’a ait yüzlerce altyapı tesisini imha ettiği, yüzlerce örgüt unsurunu etkisiz hale getirdiği ve binden fazla silah ele geçirdiği öne sürüldü.

    İsrail ordusu, söz konusu geri çekilmenin gerekçesi, bunun birliklerin rotasyonu kapsamında önceden planlanmış rutin bir adım olup olmadığı ya da yaklaşık bir hafta önce Lübnan ile imzalanan çerçeve anlaşmasıyla bağına ilişkin detay paylaşmadı.

    İsrail basını ise askeri kararın perde arkasına dair farklı analizlere yer verdi.

    Haaretz gazetesinin haberinde, bu adımın Lübnan ile yürütülen müzakereler ve denetim mekanizmalarıyla bağlantılı daha geniş bir planın parçası olduğu ifade edildi.

    Haberde, söz konusu hareketliliğin tam bir çekilme anlamına gelmediği, uluslararası denetim altındaki pilot bölgeler ile “Sarı Hat”tan kısmi çekilmeleri ve güçlerin yeniden sahada konuşlandırılmasını içeren askeri düzenlemeler olduğu ileri sürüldü.

    Diğer yandan Yediot Ahronot gazetesi ise kararın sahadaki ve siyasi arenadaki baskıları yansıttığını savunarak, asıl amacın askeri varlığı tamamen sonlandırmak değil, sınır hattında kalıcı bir “tampon bölge” tesis etmek olduğunu iddia etti.

    İsrail ordusunun kara operasyonlarındaki en seçkin birliklerinden biri olarak bilinen Givati Tugayı’nın, Lübnan’ın güneyinde konuşlu toplam güç içerisindeki oranına dair resmi bir veri bulunmuyor.

    Ancak İsrail Ordu Radyosu, 27 Haziran’da yayımladığı haberde, askeri komuta kademesinin Lübnan’ın güneyindeki kara güçlerinin sayısını resmi olarak azaltmaya başladığını ve bölgedeki askeri varlığın 5 tümenden 2 tümene düşürüldüğünü duyurmuştu.

    Radyo, bu tenkisatın ABD arabuluculuğunda imzalanan çerçeve anlaşmasıyla eş zamanlı olarak, sınır köylerindeki Hizbullah altyapısının çökertilmesi ve savunma hatlarının güvenceye alınması hedeflerine ulaşılmasının ardından gerçekleştiğini öne sürmüştü.

    İsrail’in Lübnan’ın güneyindeki birçok bölgeyi işgal altında tuttuğu ve özellikle geçen mart ayından bu yana tırmandırdığı saldırılarda bugüne kadar 4 bin 298 kişi hayatını kaybetti.

    İsrail’in Lübnan’daki saldırıları ve ateşkes süreci

    İsrail ordusu, Lübnan’a 2 Mart’ta yoğun hava saldırıları başlatarak, ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti.

    Lübnan hükümeti bu sürede, ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.

    ABD Başkanı Donald Trump, 24 Nisan’da yaptığı açıklamada, Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan’da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu.

    ABD arabuluculuğunda Lübnan ile İsrail arasında 14-15 Mayıs’ta gerçekleştirilen 3. tur görüşmeler sonucunda, 17 Mayıs itibarıyla ateşkesin 45 gün uzatılması kararlaştırılmıştı.

    İran ve ABD, Pakistan aracılığında yapılan müzakere süreci kapsamında 14 Haziran’da savaşın durdurulması ve taraflar arasındaki sorunların görüşmelerle çözülmesini öngören 14 maddelik bir mutabakata vardıklarını duyurmuştu.

    Mutabakat, Lübnan dahil savaşın sona erdirilmesini içeriyor.

    Öte yandan, Washington’da İsrail ile Lübnan arasında yürütülen doğrudan müzakerelerin 5. tur görüşmelerinin ardından ise 26 Haziran’da Lübnan ve İsrail arasında çerçeve anlaşması imzalanmıştı.

  • Trump: (İran) Sanırım ihtiyaç duyduğumuz şeylerin neredeyse hepsini kabul ettiler

    Trump: (İran) Sanırım ihtiyaç duyduğumuz şeylerin neredeyse hepsini kabul ettiler

    Trump, CNBC kanalına verdiği mülakatta, İran ile görüşmelere yönelik değerlendirmelerde bulundu.

    Görüşmelerin sürdüğüne işaret eden Trump, “Müzakere ediyoruz. Sanırım ihtiyaç duyduğumuz şeylerin neredeyse hepsini kabul ettiler.” diye konuştu.

    Trump, İran’da “rejim değişikliği” hedeflemediklerine yönelik iddiasını yineleyerek, “Çok basit bir şeyin peşindeyim: Nükleer silah edinemezler.” ifadelerini kullandı.

    İran’ın “geriye bazı füzeleri kaldığını” ancak bunları “yok edebileceklerini” savunan Trump, “Geçen hafta onları üç defa çok sert vurdum çünkü bir gemiye insansız hava aracı gönderdiler.” dedi.

  • Karayolları Trafik Yönetmeliği’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Resmi Gazete’de

    Karayolları Trafik Yönetmeliği’nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik Resmi Gazete’de

    Karayolları Trafik Yönetmeliği’nde yapılan değişiklikle, araçlarda sürücü görüş alanı, görüntü cihazları, telefon tutucuları, araç kameraları ve ses sistemlerine ilişkin kurallar yeniden düzenlendi.

    İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, NSosyal’deki hesabından yaptığı paylaşımda, Karayolları Trafik Yönetmeliği’ndeki yeni düzenlemenin, millete ve tüm sürücülere hayırlı olması temennisinde bulundu.

    Vatandaşların günlük hayatını kolaylaştıran, uzun süredir kamuoyunda tereddütlere neden olan hususları açıklığa kavuşturan ve trafik güvenliğini esas alan bir düzenlemeyi daha hayata geçirdiklerini belirten Çiftçi, “Yeni düzenlemeyle, araç içi teknoloji ve donanımların kullanım sınırlarını açık, anlaşılır ve objektif ölçütlerle belirleyerek uygulamadaki farklılıkların ve bilgi kirliliğinin önüne geçiyoruz.” ifadesini kullandı.

    Çiftçi, telefon tutucular ve araç kameralarıyla ilgili, “Sürücünün görüş alanını engellememek kaydıyla ön cama monte edilen telefon tutucular, araç kameraları ve belirlenen ölçüler içerisindeki aparatlar kullanılabilecek. Böylece navigasyon ve araç kamerası kullanımı konusunda yaşanan tereddütler ortadan kalkacak.” bilgisini verdi.

    Dikiz aynasına asılan aksesuarlara ilişkin Çiftçi, “Koku ve benzeri aksesuarlar, sürücünün görüş alanını kapatmadığı ve sürüş güvenliğini tehlikeye düşürmediği müddetçe yasak kapsamında olmayacak.” değerlendirmesini paylaştı.

    Çiftçi, multimedya ve akıllı ekranlarla ilgili, “Fabrika çıkışlı ekranlar ile navigasyon, park desteği, araç içi ve dışı kamera, kayıt cihazları ve sistem ayarları amacıyla kullanılan ekranlara cezai işlem uygulanmayacak.” ifadesine yer verdi.

    Araç içi ses sistemlerine ilişkin Bakan Çiftçi, şunları kaydetti:

    “Belirlenen teknik standartlara uygun ses sistemi, subwoofer ve amplifikatörlerin kullanımına imkan sağlanacak. Ses, araç dışına taşarak kamunun huzurunu bozmadığı sürece yalnızca araçta ses sistemi bulunması nedeniyle cezai işlem yapılmayacak. Ses sistemlerine ilişkin işlem yapılabilmesi için sesin araç dışına taşarak çevrenin huzurunu bozduğunun somut şekilde tespit edilmesi ve kayıt altına alınması gerekecek.”

    Çiftçi, otobüs ve minibüslerde yolcuların kullanımına sunulan, koltuklara veya araç içerisindeki uygun alanlara yerleştirilen bireysel sesli ve görüntülü cihazların kullanımına devam edileceğini bildirerek, “Kuralları netleştiren, uygulamada birliği sağlayan, sürücülerimizin haklarını koruyan ve trafik güvenliğinden asla taviz vermeyen bir anlayışla çalışmayı sürdüreceğiz.” ifadesini kullandı.>>>AA

  • ABD Presbiteryan Kilisesi, İsrail’in Gazze’ye saldırılarını “soykırım” olarak tanımladı

    ABD Presbiteryan Kilisesi, İsrail’in Gazze’ye saldırılarını “soykırım” olarak tanımladı

    PCUSA’nın Milwaukee’de toplanan 227. Genel Kurulunda, İsrail’in Gazze’ye yönelik savaşını soykırım olarak tanımlayacak, ABD Kongresine İsrail’e karşı silah ambargosu uygulanması için baskı yapacak ve üyelerini savaşa katkıda bulunan İsrail ürünlerini boykot etmeye teşvik edecek bir karar için oy kullanıldı.

    Söz konusu karar, yapılan oylama sonucu 15 hayır oyuna karşılık 454 evet oyuyla kabul edildi.

    Filistinli Amerikalı ve Presbiteryen Kilisesi’nin eski moderatörü Rahip Dr. Fahed Abu Akel konuyla ilgili açıklamasında, “Okulların, üniversitelerin, hastanelerin, camilerin ve kiliselerin çoğunun kendi Amerikan yapımı silahlarımız ve dolarlarımızla yıkılmasını izledik.” ifadelerini kullandı.

    İsrail’in yıktığı kiliseler arasında, Ortodox, Baptist, Katolik kilisesi gibi her türden ibadethane olduğunu vurgulayan Abu Akel, bu konuda daha fazla “sessiz kalamayacaklarını” belirtti.

    Kilisenin komisyon üyeleri, Filistin’deki Hristiyan topluluğunun Kasım 2025’te yayımladığı ve İsrail’e karşı uluslararası boykot, yatırımların geri çekilmesi ve yaptırım çabalarının yoğunlaştırılması çağrısında bulunan bildiriyi de 21 hayır oyuna karşılık 447 evet oyuyla onayladı.

    Söz konusu oylamalar, Presbiteryan Kilisesi’nin pazar günü oybirliğiyle İsrail ordusuna teknolojik destek sağlayan Palantir şirketi ve yine İsrail ordusunda kullanılan uçak ve helikopterler için motor üreten GE Aerospace’ten yatırımlarını çekme kararı almasının ardından geldi.

    PCUSA Filistin Adalet Ağı’nın eş moderatörü Marietta Macy, dini yayın kuruluşu Baptist News’e yaptığı açıklamada, “Hem Hristiyan hem de Müslüman topluluklardaki Filistinli ortaklarımız, 2005’ten beri bizden, insan haklarının tamamına kavuşmalarına yardımcı olmak için boykot, yatırımlardan çekilme ve yaptırımlar uygulamamızı istiyorlardı.” ifadelerine yer verdi.

    Öte yandan Kilise yönetimi, Palantir’in ülke çapında göçmenlere yönelik baskılar sırasında insanları sınır dışı etme konusunda ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Teşkilatı (ICE) ile olan ortaklığına ve İsrail ordusuna Gazze’de kimin öldürüleceğine karar vermede yardımcı olduğu iddiasına da dikkati çekti.

    PCUSA, 2004’ten beri Filistin’deki İsrail eylemlerini protesto ediyor. Bu protestolar arasında ülkede faaliyet gösteren şirketlerden yatırımlarını çekme, işgal altındaki topraklarda üretilen İsrail ürünlerine yönelik boykot çağrıları ve dini kuruluşların Filistinli işletmeleri desteklemesi yönündeki çağrılar yer alıyor.

    Filistin Kilise İşleri Komitesi ABD Presbiteryan Kilisesi’nin İsrail kararını memnuniyetle karşıladı

    Filistin Devlet Başkanlığı Kilise İşleri Yüksek Komitesi tarafından yapılan yazılı açıklamada, söz konusu kararın adalet ve hesap verebilirlik ilkelerinin güçlendirilmesi yönünde atılmış ileri bir adım olduğu vurgulandı.

    Açıklamada, ABD Presbiteryen Kilisesi’nin 227. Genel Kurulu’nda yapılan oylamada kararın, 15 “hayır” oyuna karşı 454 “evet” oyu gibi büyük bir çoğunlukla kabul edildiği bilgisine yer verildi.

    Filistinli din adamlarının ve kutsal topraklardaki Presbiteryen Kilisesi’nin, Filistin anlatısını uluslararası kilise platformlarına aktarmadaki rolüne dikkat çekilen açıklamada, bu çabaların söz konusu tarihi kararın şekillenmesine önemli katkı sağladığı ifade edildi.

    Komite, kilisenin İsrail işgaliyle bağlantılı ürün ve şirketleri boykot etme kararını da takdirle karşıladı.

    Açıklamada, kilisenin, İsrail’in askeri operasyonlarına destek verdikleri gerekçesiyle “Palantir Technologies” ve “GE Aerospace” şirketlerindeki yatırımlarını geri çekme kararının, “sorumlu yatırım” ilkesine yönelik ahlaki bir bağlılığı yansıttığı belirtildi.

    Özgürlük, adalet ve işgalin sona erdirilmesi çağrısında bulunan “Kairos Filistin” belgesinin kilise tarafından kabul edilmesinden duyulan memnuniyetin dile getirildiği açıklamada, bu belgenin uluslararası hukuka ve insan haklarına dayanan Filistinli Hristiyan vizyonunu temsil ettiği kaydedildi.

    Filistin Devlet Başkanlığı Kilise İşleri Yüksek Komitesi, dünya genelindeki tüm kilise ve dini kurumlara benzer adımlar atma çağrısında bulundu.

    Açıklamada, uluslararası hesap verebilirliğin desteklenmesi, İsrail’e silah ihracatının durdurulması ve işgale destek veren şirketlerin sorumlu tutulması gerektiği belirtilerek, bu adımların işgalin sona ermesine ve Filistin halkının meşru haklarına kavuşmasına katkı sağlayacağı vurgulandı.

  • TÜİK açıkladı:Haziran ayı enflasyon verileri belli oldu!

    TÜİK açıkladı:Haziran ayı enflasyon verileri belli oldu!

    Haziran ayı enflasyon rakamları ile de 2026 Temmuz maaş zammı hesaplama tablosu kesinleşecek.

    Bu bağlamda SSK, Bağkur, tarım, Emekli Sandığı emeklileri ile çalışan memurlar için temmuz zammı oranı da belli olacak.

    ENAG

    • Aylık: %1,94

    • Yıllık: %51,49

    TÜİK

    • Aylık: %0,99

    • Yıllık: %32,11

  • İsrail’den Doğu Kudüs’te 13 yeni yerleşim kararı

    İsrail’den Doğu Kudüs’te 13 yeni yerleşim kararı

    Kudüs Valiliğinden yapılan yazılı açıklamada, İsrail Güvenlik Kabinesi’nin bugün işgal altındaki Doğu Kudüs’te 13 yeni yerleşim yerini inşa etme planını onayladığı belirtildi.

    Tel Aviv yönetiminin, Filistin topraklarındaki yasa dışı yerleşim alanlarını genişletme ve Doğu Kudüs’ü Filistin çevresinden izole etme çabaları kapsamında bu kararı aldığı vugulanan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

    “İşgal yönetimi, bu girişimlerle Doğu Kudüs’ü izole etmenin yanı sıra işgal altındaki Batı Şeria’nın merkezinde yeni coğrafi gerçeklikler dayatıyor.”

    İsrail’de her seçim öncesi Filistin topraklarının seçim malzemesi yapıldığına dikkat çekilen açıklamada, bu kapsamda Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te Filistin topraklarının gasbedildiği ifade edildi.

    Açıklamada, İsrail hükümetinin yerleşim politikalarıyla Batı Şeria’yı parçalayarak Doğu Kudüs’ü izole etme ve coğrafi bütünlüğe sahip bir Filistin Devleti’nin kurulmasını engellemeye çalıştığı uyarısı yapıldı.

  • Zagreb’de “Yük Paylaşımı ve İttifak Bütünlüğü: Ankara NATO Zirvesinden Neler Beklenmeli?” paneli düzenlendi

    Zagreb’de “Yük Paylaşımı ve İttifak Bütünlüğü: Ankara NATO Zirvesinden Neler Beklenmeli?” paneli düzenlendi

    Ankara’da 7-8 Temmuz’da yapılacak NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca, NATO’ya üye ülkelerin başkentlerinde NATO konulu programlara devam edildi.

    Madrid, Paris, Londra, Varşova, Washington, Roma, Berlin, Brüksel, Helsinki, Lahey, Sofya ve Vilnius’ta ilgili ülkelerin düşünce kuruluşları ve kurumlarla koordinasyon içinde düzenlenen program serisinin 13. ve son etkinliği, Kalkınma ve Uluslararası İlişkiler Enstitüsü (Institute for Development and International Relations- IRMO) işbirliğiyle Zagreb’de gerçekleştirildi.

    Açış konuşmasını Türkiye’nin Zagreb Büyükelçisi Nurdan Erpulat Altuntaş’ın gerçekleştirdiği programa Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran video mesaj gönderdi.

    “Yük Paylaşımı ve İttifak Bütünlüğü: Ankara NATO Zirvesinden Neler Beklenmeli?” başlıklı panel programının moderatörlüğünü Kalkınma ve Uluslararası İlişkiler Enstitüsünden Uzman Danışman Krsevan Antun Dujmovic üstlendi.

    Panele, Zagreb Savunma ve Güvenlik Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Güvenlik ve İstihbarat Teşkilatlarının Sivil Denetimi Konseyi Üyesi Prof. Dr. Gordan Akrap, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Üyesi ve Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Yeşiltaş, Kalkınma ve Uluslararası İlişkiler Enstitüsü Araştırma Danışmanı Dr. Sandro Knezovic ile Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Üyesi ve Penn State Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kılıç Buğra Kanat konuşmacı olarak katıldı.

    Bölgesel güvenlik gelişmeleri değerlendirildi

    Zagreb’deki büyükelçilerin yanı sıra diplomatik ve askeri temsilciler, akademisyenler ve basın mensuplarının yoğun ilgi gösterdiği panelde, Ankara Zirvesi öncesi NATO’nun güncel güvenlik gündemi ve değişen uluslararası sistemde oluşan yeni tehditlere yönelik ortak güvenlik adımları ve Ankara’da gerçekleşecek toplantıya dair beklentiler ele alındı.

    İttifak içi yük paylaşımı ile daha güçlü ve çok yönlü bütüncül bir ittifak ihtiyacına vurgu yapılan panelde, Avrupa-Atlantik güvenlik mimarisi, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın ittifaka etkileri ve bölgesel güvenlik gelişmeleri değerlendirildi.

    Panel programının ardından Büyükelçi Altuntaş’ın katılımıyla büyükelçilik binasındaki Yunus Emre Enstitüsü Salonu’nda basın mensuplarının yer aldığı bir toplantı düzenlendi.

    Toplantıda, basın mensuplarının Türkiye-NATO ilişkileri, Türkiye’nin ittifak içindeki rolü ve güncel uluslararası meseleler ile 7-8 Temmuz’da Ankara’da yapılacak 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’ne dair sorularına da yanıt verildi.

  • Kademeli sonlandırılması kararlaştırıldı

    Kademeli sonlandırılması kararlaştırıldı

    Konuya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında yayımlandı.

    Hazine ve Maliye Bakanlığından edinilen bilgiye göre Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) Kanunu uyarınca, akaryakıt ve akaryakıt harici petrol ürünleri ile alkollü içecekler ve tütün mamullerinin ÖTV tutarları, 6 ayda bir ocak ve temmuz aylarında TÜİK tarafından ilan edilen yurt içi üretici fiyat endeksine (Yİ-ÜFE) göre güncelleniyor.

    Söz konusu malların ÖTV oranlarında ve tutarlarında kanunun verdiği yetkiler çerçevesinde günün sosyal, ekonomik ve mali ihtiyaçlarına göre Cumhurbaşkanınca belirlemeler yapılabiliyor.

    Yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı’na göre eşel mobil sisteminin kapsamı değiştirildi. Kararla sistemin kademeli olarak üç ay içinde sonlandırılması hedefleniyor.

    Karara göre ÖTV Kanunu’na ekli (I) sayılı listede yer alan benzin, motorin, LPG otogaz ve LPG tüpgaz ile benzeri malların ÖTV tutarlarının, kamuoyunda bilinen adıyla eşel mobil sistemi kapsamında tespit edilmesine yönelik yurt içi rafineri fiyatlarındaki artış ve azalışların ÖTV ve piyasa fiyatına yansımasını belirleyen yüzde 75-yüzde 25’lik mevcut oranlar yeniden düzenlendi.

    Yurt içi rafineri fiyatlarında artış olması halinde, bu artışın 31 Temmuz’a kadar yüzde 50’si, 1 Ağustos’tan 30 Eylül’e kadar da yüzde 25’i kadar ÖTV tutarlarında indirim yapılacak.

    Yurt içi rafineri fiyatlarında indirim olması halinde ise bu indirimin tamamı kadar ÖTV tutarlarında artış olacak şekilde yeniden belirlenecek. Ayrıca bu sistem diğer koşullara bakılmadan 1 Ekim itibarıyla yürürlükten kaldırılacak.

    Bunun yanı sıra ÖTV Kanunu uyarınca yapılması gereken Yİ-ÜFE güncellemesinin, ÖTV Kanunu’na ekli (I) sayılı listede yer alan tüm mallar için bu yıl temmuz-aralık dönemi için uygulanmaması sağlanacak.

    ​​​​​​​Böylece, 4 Mart 2026 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı ile uygulamaya başlanan eşel mobil sisteminin, 4 aylık sürecin sonunda dezenflasyonla mücadeleye önemli katkı sağladığı değerlendirildi.

    ABD/İsrail-İran savaşının etkilerinin dengelenmeye başladığı, uluslararası petrol fiyatlarının da bu etkiyle düşme eğiliminde olduğu dikkate alınarak, eşel mobil sisteminin en geç üç ay içinde kademeli sonlandırılmasının enflasyona olumsuz etkisinin olmayacağı öngörüldü. Bu suretle sistemin bütçeye olumsuz etkilerinin de sonlandırılması sağlanacak.

    Sigarada da ÖTV düzenlemesi yapıldı

    Resmi Gazete’de yayımlanan bir diğer Cumhurbaşkanı Kararı ile sigaradaki maktu ve asgari maktu vergi tutarları da yeniden belirlendi.

    Sigaranın vergilendirilmesi, her yıl ocak ve temmuz aylarında asgari maktu ve maktu ÖTV tutarları 6 aylık açıklanan Yİ-ÜFE oranında güncelleniyor ancak oransal ÖTV değişmiyor.

    Bu kapsamda, 6 aylık Yİ-ÜFE oranında maktu vergilerde artış için üreticilerin bu vergi artışını telafi edebilecekleri bir fiyat belirlemesi gerekiyor.

    Kararla sigaralara uygulanan vergi oranı yüzde 42, asgari maktu vergi tutarı 2,2953 lira, maktu vergi tutarı 23,7404 lira olarak belirlendi.

    Ayrıca, bu mallar bakımından bu yıl temmuz-aralık dönemi için Yİ-ÜFE güncellenmesinin uygulanmaması kararlaştırıldı.

    Sigarada fiyat değişiminin dengeli olması öngörülüyor

    Düzenlemeyle sigaraya uygulanan ÖTV oranı yüzde 45’ten yüzde 42’ye düşürülerek, üreticilerin 1 lira fiyat artışına gidebilmesi için nihai ürün fiyatındaki minimum zorunlu artış 3,19 liradan 2,91 liraya indirilmiş oldu. Nispi vergi oranının düşürülmesi nedeniyle oluşması muhtemel vergi kaybı ise paket başına alınan maktu vergi tutarındaki artışla karşılanmış olacak.

    Böylece hem sigaradaki fiyat değişimlerinin daha dengeli olması hem de vergide gelir kaybının önlenmesi amaçlanıyor.

    Sigara dışında kalan tütün mamullerinde ise bu yılın temmuz-aralık dönemi için Yİ-ÜFE oranında güncelleme yapılacak.

    Öte yandan, alkollü içecekler bakımından da yine temmuz-aralık dönemi için Yİ-ÜFE oranında güncellemeye gidilecek.>>>AA

  • Haziran enflasyonu aylık yüzde 0,99 olarak gerçekleşti

    Haziran enflasyonu aylık yüzde 0,99 olarak gerçekleşti

    TÜFE, yılın ilk altı ayında yüzde 17,76 yükselirken, yıllık enflasyon yüzde 32,11 olarak kaydedildi. On iki aylık ortalamalara göre artış ise yüzde 32,03 oldu.

    Yıllık bazda en yüksek fiyat artışları, yüzde 45,14 ile konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlar grubunda görüldü. Gıda ve alkolsüz içeceklerde yıllık artış yüzde 35,45, ulaştırmada ise yüzde 31,15 olarak gerçekleşti.

    Aylık değişimlere bakıldığında gıda ve alkolsüz içecekler grubunda fiyatlar yüzde 0,17 artarken, ulaştırma grubunda yüzde 0,05 düşüş yaşandı. Konut grubunda ise aylık artış yüzde 2,30 oldu.

    TÜİK verilerine göre haziran ayında endekste yer alan 174 alt harcama grubunun 138’inde fiyat artışı yaşanırken, 26 grupta düşüş görüldü. 10 alt grupta ise fiyatlar değişmedi.

    Öte yandan, işlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler, tütün ve altının hariç tutulduğu özel kapsamlı TÜFE göstergesi (B) haziran ayında aylık yüzde 1,66, yıllık ise yüzde 31,18 artış gösterdi.

    TÜİK’in açıkladığı haziran ayı enflasyon verisinin ardından emekli ve memura temmuz ayında yapılacak zam oranı da kesinleşti. SSK ve Bağ-Kur emeklisi için zam oranı yüzde 17,76 olurken, memur ve memur emeklisinin zam oranı ise 13,52 oldu. En düşük emekli maaşı ise bu verilerle birlikte 23 bin 550 TL’ye yükselecek. >>>Mustafa BAYER

  • Filistin’den UAD iddialarına yalanlama

    Filistin’den UAD iddialarına yalanlama

    Filistin resmi haber ajansı WAFA’nın aktardığı Dışişleri Bakanlığı açıklamasında, Fetih Hareketi Merkez Komitesi eski üyesi Nasır el-Kudve’nin, Filistin yönetiminin Güney Afrika’dan davayı geri çekmesini istediği yönündeki ifadelerinin “tamamen asılsız” olduğu belirtildi.

    Kudve’nin katıldığı sosyal medya programında Filistin diplomasisine yönelik “yanıltıcı ve çarpıtılmış iddialar” ortaya attığı ifade edilen açıklamada, bu tür söylemlerin Filistin halkını, topraklarını ve kutsal mekanlarını korumaya yönelik diplomatik çabalara zarar verdiği ifade edildi.

    Ayrıca medya kuruluşları ile sosyal medya platformlarında içerik üreten kişilere söz konusu iddiaları aktarırken doğruluk ve tarafsızlık ilkelerine bağlı kalmaları ve Filistin’in ulusal duruşunu zayıflatmayı amaçlayan söylemlere itibar etmemeleri çağrısı yapıldı.

    Kudve, salı günü katıldığı bir podcast programında Filistin yönetiminin Güney Afrika’dan İsrail aleyhine UAD’de açtığı davayı geri çekmesini talep ettiğini öne sürmüştü.

    Güney Afrika, 29 Aralık 2023’te İsrail’in Gazze Şeridi’nde soykırım suçu işlediği gerekçesiyle UAD’de dava açmış, çok sayıda ülke daha sonra davaya müdahil olma başvurusunda bulunmuştu.

  • BMGK, imzalanan mutabakata rağmen ABD ile İran arasında devam eden gerilim için toplandı

    BMGK, imzalanan mutabakata rağmen ABD ile İran arasında devam eden gerilim için toplandı

    Bahreyn’in talebi üzerine Orta Doğu’daki gelişmeleri görüşmek üzere acil toplanan BMGK’de İran ile ABD temsilcileri arasında sözlü tartışma yaşandı.

    ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Mike Waltz konuşmasında, İran’ın ABD’ye karşılık Körfez ülkelerini hedef almasını eleştirerek, İran’ın “kasıtlı” olarak sivil altyapılara zarar verdiğini savundu.

    Waltz, “Bu yüzden bugün buradayız çünkü diplomatik başarılara ve anlaşmalara rağmen İran, dünyaya hala temel bir nezaket ve saygı davranışı göstermedi.” şeklinde ifadeler kullandı.

    İran’ın BM Güvenlik Konseyine, komşularına ve diplomasinin temel ilkelerine açıkça meydan okuduğunu öne süren Waltz, bu ülkenin dünya ekonomisini rehin almasına izin verilemeyeceğini söyledi.

    “Herhangi bir dış müdahale, mutabakat zaptını ihlal eder, uygulanmasını baltalar”

    İran’ın BM Daimi Temsilcisi Emir Said İrevani de ABD ile İran arasındaki mutabakat zaptının uygulanmasına yönelik teknik görüşmelerin yapıldığı bir dönemde BM Güvenlik Konseyinin süreci “baltalama riski” nedeniyle toplantı düzenlemekten kaçınması gerektiğini söyledi.

    İrevani, ABD’nin İran’a karşı yalana başvurduğunu ve dezenformasyon yaptığını savunarak, “Diplomatik müzakerelerin ortasında, İsrail rejimiyle birlikte ABD, diplomasiye iki kez ihanet etmiş ve BM Şartı’nı ve uluslararası hukuku açıkça ihlal ederek İran’a karşı iki saldırgan savaş başlatmıştır.” dedi.

    Mutabakat zaptı gereği Hürmüz Boğazı’ndaki denizcilik trafiğinin yönetiminin İran’a ait olduğunu belirten İrevani, bu düzenlemenin uygulanmasının, mutabakat zaptına uygun olarak şu anda devam ettiğine vurgu yaptı.

    İrevani, “Herhangi bir dış müdahale veya paralel bir düzenleme kurma girişimi mutabakat zaptını ihlal eder, uygulanmasını baltalar, normal ticari denizciliğin yeniden sağlanmasını geciktirir, güvenli denizciliği riske atar ve bölgesel gerilimi artırır.” şeklinde uyarıda bulundu.

    Basra Körfezi bölgesinde ABD askeri üslerinin varlığı ve yabancı müdahalesinin “güvensizlikten başka bir şey getirmediğini” aktaran İrevani, “En azından genel olarak bölgesel güvenliği ve özellikle deniz güvenliğini tehlikeye atıyorlar. ABD’nin bölgemizde kıyı sınırı yok. Bu onların suları değil, onların bölgesi değil.” dedi.

    “Burası Tahran değil, burası ABD”

    İrevani’nin konuşmasının ardından söz alan ABD Büyükelçisi Waltz, “Ne yazık ki, rejimin temsilcisi konuşmasına, bu Konseyin toplanmaması, konuşmaması gerektiğini söyleyerek başladı. Size nerede olduğunuzu hatırlatayım. Burası Tahran değil, burası ABD, burası BM Güvenlik Konseyi. Bu organı susturamazsınız.” şeklinde karşılık verdi.

    İran Büyükelçisi İrevani de ikinci kez söz alarak, “ABD Temsilcisi’ne, deniz ablukasının toplu bir cezalandırma olup olmadığını soruyorum. İran’la savaş halindeydiniz. Uluslararası gemilerin İran limanlarına ulaşmasını neden engellediniz?” diye sordu.

    ABD’de yapılan bir ankete atfen vergi mükelleflerinin yüzde 70’inin Trump yönetiminin İran’a yönelik savaş politikasına karşı çıktığını hatırlatan İrevani, halkın ABD çıkarlarının İsrail’in çıkarları için feda edildiğine inandığını sözlerine ekledi.

  • İsrail ordusu ateşkese rağmen Lübnan’ın güneyine hava saldırıları düzenledi

    İsrail ordusu ateşkese rağmen Lübnan’ın güneyine hava saldırıları düzenledi

    İsrail, bölgedeki ateşkese ve Lübnan’ın dahil edildiği belirtilen ABD-İran mutabakatına rağmen saldırılarını sürdürdü.

    Lübnan resmi ajansı NNA’nın haberine göre İsrail ordusu, Nebatiye’ye bağlı Bint Cubeyl ilçesinin Beraşit beldesini hava saldırısıyla hedef aldı.

    İsrail ordusu yine Bint Cubeyl ilçesine bağlı Kunin ve Tayri beldelerinin çevresini bombaladı.

    İsrail’e ait bir insansız hava aracı da Yukarı Nebatiye beldesindeki Gandur Hastanesi çevresine 2 saldırı düzenledi.

    ⁠İsrail’in Lübnan’daki saldırıları ve ateşkes süreci

    İsrail ordusu, Lübnan’a 2 Mart’ta yoğun hava saldırıları başlatarak, ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti.

    Lübnan hükümeti bu sürede, ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.

    ABD Başkanı Donald Trump, 24 Nisan’da yaptığı açıklamada, Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan’da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu.

    ABD arabuluculuğunda Lübnan ile İsrail arasında 14-15 Mayıs’ta gerçekleştirilen 3. tur görüşmeler sonucunda, 17 Mayıs itibarıyla ateşkesin 45 gün uzatılması kararlaştırılmıştı.

    Lübnan Sağlık Bakanlığı, son açıklamasında, İsrail’in 2 Mart’tan bu yana ülkeye düzenlediği saldırılarda 4 bin 257 kişinin hayatını kaybettiğini bildirmişti.

    İran ve ABD, Pakistan aracılığında yapılan müzakere süreci kapsamında 14 Haziran’da savaşın durdurulması ve taraflar arasındaki sorunların görüşmelerle çözülmesini öngören 14 maddelik bir mutabakata vardıklarını duyurmuştu. Mutabakat, Lübnan dahil savaşın sona erdirilmesini içeriyor.

    Öte yandan Washington’da İsrail ile Lübnan arasında yürütülen doğrudan müzakerelerin 5. tur görüşmelerinin ardından ise 26 Haziran’da Lübnan ve İsrail arasında çerçeve anlaşması imzalanmıştı.

  • Avrupa’yı kavuran sıcak hava dalgası Fas’ta da etkisini gösteriyor

    Avrupa’yı kavuran sıcak hava dalgası Fas’ta da etkisini gösteriyor

    Fas Meteoroloji Genel Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamada, ülkenin bazı bölgelerinde hava sıcaklığının 46 dereceye kadar yükseleceği uyarısında bulunuldu.

    Açıklamada, ülke genelinde sıcaklıkların mevsim normallerinin 5 ila 12 derece üzerinde seyredeceği özellikle güney, güneydoğu ve iç kesimlerde sıcaklığın 40 ila 46 dereceye ulaşmasının beklendiği belirtildi.

    Açıklamada, vatandaşlara günün en sıcak saatlerinde dışarı çıkmamaları, bol su tüketmeleri ve özellikle çocuklar, yaşlılar ile kronik hastalığı bulunan kişilere dikkat edilmesi çağrısı yapıldı.

    Sıcak hava dalgasının, gelecek günlerde de devam etmesinin beklendiği kaydedildi.

  • Tüm zamanların en yüksek haziran ayı ihracat değerine ulaşıldı

    Tüm zamanların en yüksek haziran ayı ihracat değerine ulaşıldı

    İstanbul’da haziran ayı dış ticaret verilerini açıklayan Bakan Bolat, “Haziran sonu itibarıyla tarihimizde ilk defa mal ve hizmet ihracatının toplamı yıllıklandırılmış olarak 400 milyar doları aşmış durumda.” diye konuştu.>>>AA

  • Evdeki sesten bıkan bir kedi, çekmecenin içine girip uyuyakaldı…

    Evdeki sesten bıkan bir kedi, çekmecenin içine girip uyuyakaldı…

    📶https://kanal3.com.tr/
    Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Ederek Son Dakika Haberleri Alabilirsiniz;
    İnstagram : https://www.instagram.com/kanal3tv
    Facebook : https://www.facebook.com/kanal3tv
    X: https://x.com/kanal3tv
    Telegram : https://t.me/kanal3_tv
    Whatsapp : https://whatsapp.com/channel/0029VaFDm2rEKyZKvlSELq17
    Next : https://sosyal.teknofest.app/@kanal3tv

    #Kanal3AnaHaber #Kanal3Haber #Kanal3

  • Türkiye’den SEPA üyeliği için kritik adım

    Türkiye’den SEPA üyeliği için kritik adım

    Bakan Şimşek, Türkiye’nin Tek Avro Ödeme Alanı’na (SEPA) katılım için niyet mektubunu Avrupa Ödemeler Konseyi’ne ilettiğini belirterek, “SEPA üyeliği, sınır ötesi ödemeleri daha hızlı, daha güvenli ve daha düşük maliyetli hale getirecek, ticareti ve yatırımı kolaylaştıracak, şirketlerimizin rekabet gücünü artıracaktır.” dedi.

    Şimşek, Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde basına kapalı düzenlenen Türkiye-AB Yüksek Düzeyli Ekonomik Diyalog Toplantısı’nın ardından Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Ekonomiden Sorumlu Üyesi Valdis Dombrovskis ile basın toplantısı düzenledi.

    Toplantının, Türkiye ile AB arasındaki stratejik ekonomik entegrasyonu daha da ileri taşıma yönündeki ortak iradelerinin güçlü bir göstergesi olduğunu ifade eden Şimşek, küresel ekonominin önemli bir dönüşümden geçtiğini, jeopolitik gerilimlerin arttığını, ticaretin yeniden şekillendiğini, tedarik zincirlerinin çeşitlendiğini anlattı.

    Şimşek, böyle bir dönemde istikrarlı, öngörülebilir ve ileriye dönük ortaklıkların her zamankinden daha fazla önem taşıdığını kaydederek, geçen yıl Brüksel’de 6 yıllık aranın ardından bu diyaloğu yeniden başlattıklarını, o toplantının karşılıklı güveni tazelediğini ve iletişim kanallarını güçlendirdiğini söyledi.

    Bugün aynı ivmeyi İstanbul’da sürdürdüklerini dile getiren Şimşek, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Sabah gerçekleştirdiğimiz hükümetler arası oturumda, küresel ekonomik görünümü, ortak sınamalarımızı ve işbirliğimizi ileri taşıyacak somut adımları kapsamlı şekilde ele aldık. Sanayide iş birliği, yeni ticaret koridorları, enerji arz güvenliği, üçüncü ülkelerde ortak projeler ve tedarik zincirlerinin güçlendirilmesi gündemimizin öne çıkan önemli başlıklarıydı. Bütün bu başlıkların ortak noktası ise ekonomilerimizi daha rekabetçi ve dayanıklı hale getirmekti.”

    “Gümrük Birliği’nin modernizasyonu stratejik bir gereklilik”

    Bakan Şimşek, bu çerçevede Gümrük Birliği’nin özel bir önem taşıdığını belirterek, bu anlaşmanın 30 yılı aşkın süredir ekonomik ilişkilerin temelini oluşturduğunu, ancak dünyanın değiştiğini, Gümrük Birliği’nin ise hala 1990’ların ekonomik gerçeklerine göre işlediğini söyledi.

    Şimşek, “Bugünün ekonomisi yalnızca sanayi ürünlerinden ibaret değil. Hizmetler, dijital ticaret, kamu alımları ve tarım artık ekonomik entegrasyonun ayrılmaz parçaları. Bu nedenle Gümrük Birliği’nin modernizasyonunu teknik bir güncelleme değil, stratejik bir gereklilik olarak görüyoruz.” diye konuştu.

    Mevcut asimetrinin giderek daha belirgin hale geldiğini dile getiren Şimşek, şöyle devam ett:

    “AB, üçüncü ülkelerle ticaret anlaşmaları ağını genişletirken, Türkiye ile Gümrük Birliği aynı çerçevede kalıyor. Oysa değişen küresel ekonominin ihtiyaçlarına birlikte uyum sağlamamız gerekiyor. Modernize edilmiş bir Gümrük Birliği; işletmelerimize, yatırımcılarımıza ve tedarik zincirlerimize önemli katkılar sunacaktır. Aynı şekilde, vize serbestisi sürecinde ilerleme sağlanması da iş dünyamızın hareket kabiliyetini artıracak ve ekonomik ilişkilerimize yeni ivme kazandıracaktır. Aslında bir ilerleme var. Bu nedenle Komisyona teşekkür ediyoruz.”

    “(AB’nin Made in EU yaklaşımı) Otomotiv sektöründeki bazı belirsizlikler giderilmeli”

    Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, bugün Sanayi Hızlandırma Yasası teklifini de değerlendirdiklerini belirterek, şu açıklamalarda bulundu.

    “Son taslakta Türkiye’de üretilen ürünlerin, Birlik menşeli ürünlerle eşdeğer kabul edilmesi tabii ki memnuniyet verici. Bununla birlikte, özellikle otomotiv sektöründe bazı belirsizliklerin giderilmesi gerektiğini de ifade ettik. Çünkü Türkiye ile Avrupa Birliği artık yalnızca ticaret yapan iki taraf değildir. Ortak üretim yapan, aynı değer zincirlerinin parçası olan iki önemli ekonomik ortaktır. Bu düzeydeki entegrasyon daha modern, daha öngörülebilir ve daha kapsayıcı bir iş birliği çerçevesini gerekli kılıyor. Biz de bu anlayışla, Kamu İhale Kanunu’nda yapacağımız değişiklikle Avrupa Birliği firmalarına karşılıklılık esasına dayalı eşit muamele sağlayacağız. Böylece ekonomik ortaklığımızın getirdiği işbirliğini, hukuki zeminde daha da güçlendirmiş olacağız.”

    Bakan Şimşek, bugünkü görüşmelerinin önemli başlıklarından birisinin de “bağlantısallık” olduğunu kaydederek, yeni ticaret, enerji ve ulaştırma koridorlarının artık yalnızca lojistik projeleri değil rekabet gücünü, yatırımı ve üretimi destekleyen stratejik araçlar haline geldiğini anlattı.

    Avrupa, Asya ve Orta Doğu’nun kesişim noktasındaki Türkiye’nin başta Orta Koridor olmak üzere yeni bağlantı hatlarının doğal merkezinde yer aldığını dile getiren Şimşek, bu durumun Türkiye ile Avrupa arasındaki ekonomik entegrasyonu daha da güçlendirdiğini vurguladı.

    Türkiye'den SEPA üyeliği için kritik adım

    “Yüksek düzeyli katılım, ortak irademizin ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor”

    Bakan Şimşek, günün ikinci bölümünde uluslararası finans kuruluşlarının temsilcileri ile bir araya geldiklerini ifade ederek, altyapıdan iklim finansmanına, KOBİ’lerden dijital dönüşüme kadar geniş bir yelpazede ortak çalışmaları değerlendirdiklerini, ardından iş dünyası ile buluştuklarını anlattı.

    Türkiye’den ve Avrupa’dan çatı kuruluşların, ticaret odalarının, Türkiye’de faaliyet gösteren AB menşeli şirketlerin ve sivil toplum kuruluşlarının başkanlarının da toplantıya katıldığını aktaran Şimşek, şu ifadeleri kullandı:

    “Bu yüksek düzeyli katılım, ortak irademizin ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor. Çünkü biliyoruz ki hükümetler çerçeveyi oluşturur. Yatırımı, üretimi, inovasyonu ve istihdamı özel sektör hayata geçirir. Bu nedenle iş dünyamızın katkısını ekonomik ortaklığımızın ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Önerilerini dikkatle dinledik ve dikkate alacağız. Yatırım ortamını iyileştirmeye devam edeceğiz.”

    “Türkiye, SEPA’ya katılım için niyet mektubunu Avrupa Ödemeler Konseyi’ne iletti”

    Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, önemli bir gelişmeyi paylaşmak istediğini belirterek, şu açıklamalarda bulundu:

    “Türkiye, Tek Avro Ödeme Alanı’na yani SEPA’ya katılım için niyet mektubunu Avrupa Ödemeler Konseyi’ne iletti. SEPA üyeliği, sınır ötesi ödemeleri daha hızlı, daha güvenli ve daha düşük maliyetli hale getirecek, ticareti ve yatırımı kolaylaştıracak, şirketlerimizin rekabet gücünü artıracaktır. Hem işletmelerimize hem vatandaşlarımıza doğrudan fayda sağlayacak bu sürecin, en kısa sürede tamamlanmasını temenni ediyorum. Türkiye, Avrupa Birliği ile güçlü, istikrarlı ve karşılıklı faydaya dayanan ortaklığını daha da ileri taşımaya kararlıdır. Bugün ortaya koyduğumuz yapıcı diyalog ve işbirliği anlayışı bunun en somut göstergesi olmuştur. AB üyeliği Türkiye’nin stratejik hedefi olmaya devam edecektir.”

    AB Komisyonu Ekonomiden Sorumlu Üyesi Dombrovskis ve katılımcılara teşekkür eden Şimşek, gelecek yıl Brüksel’de yeni gündemler ve somut ilerlemelerle yeniden bir araya gelmeyi temenni ettiğini sözlerine ekledi.

    AB Komisyonu Ekonomiden Sorumlu Üyesi Dombrovskis: Türkiye, güvenlik ile istikrar açısından kilit bir bölgesel ortaktır

    Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Ekonomiden Sorumlu Üyesi Valdis Dombrovskis, AB-Türkiye ilişkilerinin geniş bir yelpazede stratejik öneme sahip olduğunu belirterek, “Türkiye, bir AB aday ülkesi, önemli bir NATO müttefiki ve güvenlik ile istikrar açısından kilit bir bölgesel ortaktır. Giderek daha fazla zorlukla karşılaşan ve parçalanan bir dünyada hem komşu hem de ortağız.” dedi.

    Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile AB Komisyonu Ekonomiden Sorumlu Üyesi Valdis Dombrovskis, Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde basına kapalı düzenlenen Türkiye-AB Yüksek Düzeyli Ekonomik Diyalog Toplantısı’nın ardından basın toplantısı düzenledi.

    Dombrovskis, burada yaptığı konuşmada, doğu ile batı arasında uzun süredir köprü görevi gören bir şehirde bir araya gelmenin tıpkı bugünkü ekonomik ortaklığın, karşılıklı büyüme ve refah paylaşımı adına iki ekonominin birbirine bağlamayı amaçlaması gibi oldukça anlamlı olduğunu söyledi.

    AB-Türkiye ilişkisinin ticaretten yatırıma, ekonomiden güvenlik ve savunmaya kadar geniş bir politika yelpazesinde stratejik öneme sahip olduğuna işaret eden Dombrovskis, “Türkiye, bir AB aday ülkesi, önemli bir NATO müttefiki ve güvenlik ile istikrar açısından kilit bir bölgesel ortaktır. Giderek daha fazla zorlukla karşılaşan ve parçalanan bir dünyada hem komşu hem de ortağız. Güçlü ve güvene dayalı ortaklıklar inşa etmek ve bunları sürdürmek, özellikle bu dönemde büyük önem taşımaktadır. AB, ekonomik bağlarımızı ve işbirliğimizi daha da güçlendirme konusunda Türkiye ile ortak bir çıkarı paylaşmaktadır. Bugünkü diyaloğumuzun konusu da buydu.” diye konuştu.

    “Türkiye’nin SEPA’ya katılma niyetini resmi olarak beyan etmesini memnuniyetle karşılıyorum”

    Dombrovskis, iki aktör arasındaki rakamların ekonomik ilişkilerin derinliğini açıkça ortaya koyduğunu kaydetti.

    AB ile Türkiye’nin Gümrük Birliği kapsamındaki ikili ticaretine değinen Dombrovskis, “Türkiye-AB ticareti, 2025’te 217 milyar avronun üzerinde bir seviyeye ulaşarak rekor kırmıştır ve Türkiye, AB’nin en büyük beşinci ticaret ortağı olmayı sürdürmektedir. Dolayısıyla, ekonomik bağlarımızı güçlendirmeyi hedeflerken, sağlam temeller üzerine inşa ediyoruz.” dedi.

    Dombrovskis, bugün pek çok konuyu kapsamlı bir şekilde ele aldıklarını belirterek, değişken ve istikrarsız dönemde ekonomik görünüme ilişkin karşılıklı değerlendirmelerini paylaştıklarını ifade etti.

    Rusya-Ukrayna Savaşı ve Orta Doğu’daki çatışmaların hassasiyetlerin ve tedarik zinciri kesintilerinin yüksek riskini gözler önüne serdiğini anlatan Dombrovskis, aynı zamanda rekabet güçlerini ve dayanıklılıklarını artırmanın aciliyetini de ortaya koyduğunu anlattı.

    Dombrovskis, Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek’e AB’nin rekabet gücünü artırma hamlesindeki son gelişmeler hakkında bilgi verdiğini vurgulayarak, şöyle devam etti:

    “Bu hamle, ticaret ağımızı güçlendirmeyi ve çeşitlendirmeyi, işletmelerimiz için bürokrasiyi azaltmayı ve AB tek pazarı içindeki mevcut engelleri kaldırmayı amaçlayan girişimleri içeriyor. Bu, uzun vadeli refahımızı, güvenliğimizi ve dayanıklılığımızı güvence altına alma stratejimizin merkezinde yer almaktadır. Hem AB’nin hem de Türkiye’nin, ekonomik rekabet gücünü ve dayanıklılığı artırmaya yönelik karşılıklı çabalardan kazanç sağlayacağı açıktır. Özellikle her iki ekonomi için de kritik öneme sahip sektörlerde yeni işbirliği fırsatları aramak ortak çıkarımızadır ve burada keşfedilmeyi bekleyen muazzam, henüz değerlendirilmemiş bir potansiyel bulunmaktadır. Bu bağlamda, Türkiye’nin Avrupa Tek Ödeme Alanı’na (SEPA) katılma niyetini resmi olarak beyan etmesini memnuniyetle karşılıyorum. Bugünkü diyalog, uluslararası finans kuruluşlarının ortak siyasi hedeflerimizi somut yatırımlara dönüştürmede oynayabileceği önemli rolün de altını çizdi.”

    “Uluslararası finans kuruluşları, ulaştırma, enerji ve dijital altyapı gibi alanlarda önemli bir rol oynayabilir”

    AB Komisyonu Ekonomiden Sorumlu Üyesi Dombrovskis, Avrupa Yatırım Bankası’nın temiz enerji ve enerji verimliliği yatırım projelerine destek vererek Türkiye’de yeniden aktif bir rol üstlenmeye başlamasından özellikle memnuniyet duyduğunu bildirdi.

    Dombrovskis, Türkiye’nin Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nın (EBRD) 2,7 milyar avronun üzerindeki tutarla bankanın operasyon yürüttüğü en büyük ülkelerden biri olmayı sürdürdüğünü dile getirdi.

    Uluslararası finans kuruluşlarının önemli bir rol oynayabileceği, büyük potansiyele sahip alanlardan birinin de ulaştırma, enerji ve dijital altyapı gibi alanlar olduğunu anlatan Dombrovskis, “Yatırım gerektiren bağlantısallık gündemimizdir. Örneğin, İstanbul Kuzey Demiryolu Geçiş Projesi, Karadeniz Bölgesi ve Güney Kafkasya genelindeki kritik lojistik merkezleri güçlendirecek büyük bir altyapı girişimidir. Bu proje, kalkınma bankalarının etkileyici işbirliğini içeriyor ve tamamlayıcılığın birinci sınıf bir örneğidir.” diyerek sözlerini tamamladı.

  • AKÜ’de her akşam tercih desteği

    AKÜ’de her akşam tercih desteği

    Program öncesinde mikrofonlarımıza konuşan AKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şuayıp Özdemir, tercih yapacak öğrenciler için M. Rıza Çerçel Kültür ve Sanat Merkezi’nde her gün saat 21.00’de bilgilendirme toplantıları düzenleneceğini belirterek tüm öğrencileri bu programlara davet etti.

    Etkinlik, küresel ölçekte mesleklerin, ihtiyaç duyulan beceri setlerinin ve iş yapış biçimlerinin hızla değiştiği bir dönemde, öğrenci ve ailelere rehberlik etmeyi amaçlıyor.

    Söyleşinin temel hedefi, hızla değişen dünyada gençlerin ve ailelerinin bu dönüşümü doğru okuyabilmelerini sağlamak olarak açıklandı. Katılımcılara geleceğin yükselen meslekleri tanıtılırken, özellikle hukuk alanının bu değişimden nasıl etkileneceği ve nasıl bir evrim geçireceği aktarıldı.

    Yetkililer, etkinliğin özellikle kariyer planlaması yapan öğrencilerin ve onlara destek olan ailelerin tercih süreçlerinde daha sağlıklı, bilinçli kararlar verebilmeleri amacıyla organize edildiğini belirtti. Yoğun ilgi gören söyleşide, gelecekte öne çıkacak yeni yetkinlikler ve yapay zeka gibi teknolojilerin iş dünyasındaki rolü üzerine de değerlendirmeler yapıldı. >>>Şerafettin KAZAK

    AKÜ’de her akşam tercih desteği AKÜ’de her akşam tercih desteği AKÜ’de her akşam tercih desteği AKÜ’de her akşam tercih desteği AKÜ’de her akşam tercih desteği

  • NATO’dan TCG Anadolu paylaşımı

    NATO’dan TCG Anadolu paylaşımı

    NATO’nun ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan paylaşımda, TCG Anadolu’nun İttifak üyelerine ait en büyük savaş gemilerinden biri olduğu kaydedildi.

    Paylaşımda, TCG Anadolu’nun “yüzen insansız hava aracı üssü” olarak görev yaptığı ve NATO’ya denizde teknolojik üstünlük sağladığı vurgulandı.

    Paylaşımdaki videoda da Bayraktar TB3 silahlı insansız hava araçlarının TCG Anadolu üzerinden havalanabildiği hatırlatılarak bunun gemiyi “eşsiz kıldığı” belirtildi.

    Videoda ayrıca, TCG Anadolu’nun, NATO donanmalarının geleneksel deniz gücünü yenilikçi insansız hava aracı teknolojisiyle birleştirerek yeni tehditlere karşı nasıl geliştiğine yönelik örnek teşkil ettiği kaydedildi.>>>AA

  • Faiz beklentisi değişti, piyasalar yükseldi

    Faiz beklentisi değişti, piyasalar yükseldi

    ABD’de açıklanan önemli makroekonomik veriler piyasaların yönü üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor. Küresel piyasalarda ABD’de açıklanan istihdam verileri sonrası alış ağırlıklı bir seyir öne çıkmasına karşın, teknoloji hisselerindeki düşüş eğiliminin sürmesi piyasalardaki risk iştahını törpülüyor.

    ABD’de tarım dışı istihdam haziranda 57 bin kişi artarak piyasa beklentilerinin oldukça altında gerçekleşti. İstihdam, profesyonel ve ticari hizmetler, sosyal yardım ve sağlık hizmetleri alanlarında artış eğilimini sürdürürken, eğlence ve konaklama sektöründe ise istihdam kaybı yaşandı.

    Tarım dışı istihdamda nisanda kaydedilen artış 179 binden 148 bine, mayıs ayında yaşanan artış 172 binden 129 bine revize edildi.

    ABD’de işsizlik oranı haziranda yüzde 4,2’ye geriledi. Piyasa beklentileri bu dönemde işsizlik oranının mayısta olduğu gibi yüzde 4,3 seviyesinde gerçekleşmesi yönündeydi.

    ABD’de tarım dışı istihdamın düşmesi Dünya Kupası öncesi yaşanan işe alım furyasının yavaşlamasından kaynaklanıyor. Beklentinin altında kalan veri, Fed’in önümüzdeki dönemde faiz patikasında daha esnek hareket edebileceğine yönelik fiyatlamaları desteklerken, yatırımcıların faiz artırımı beklentilerini düşürmesine yol açtı.

    Analistler, iş gücüne katılım oranının da işsizlik oranının düşmesinde etkili olduğunu belirterek, iş gücüne katılım oranlarındaki son düşüşün önümüzdeki aylarda tersine dönme ve işsizlik oranını tekrar yükseltme riski olduğunu söyledi.

    İstihdam raporu açıklanmadan önce Fed’in ekim ayında faiz artırımına kesin gözüyle bakılıyordu. Rapor açıklandıktan sonra Bankanın ekimde faiz artırım olasılığı yüzde 82 olarak fiyatlanıyor.

    Fed’in eylül ayında faiz artırımına gitme ihtimali de yüzde 67’den yüzde 63’e geriledi. Jeopolitik gelişmelere ilişkin iyimser hava da pay piyasalarını destekliyor.

    Jeopolitik gelişmelere bakıldığında ABD Başkanı Donald Trump, CNBC kanalına verdiği mülakatta, İran tarafıyla görüşmelere ilişkin, “Sanırım ihtiyaç duyduğumuz şeylerin neredeyse hepsini kabul ettiler.” dedi.

    İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi de bölgede kalıcı barışın ancak hiçbir dış müdahale olmaksızın, kapsamlı ve kapsayıcı bir yaklaşımla sağlanabileceğini belirtti. Katar yönetimi de ABD ve İran arasındaki dolaylı görüşmelerde olumlu ilerleme kaydedildiğini açıkladı.

    Bu gelişmelerin yanı sıra Fed yetkililerinin açıklamaları da yakından takip ediliyor. San Francisco Fed Başkanı Mary Daly, para politikasının hala hafif kısıtlayıcı bir konumda olduğunu ve bu nedenle enflasyonun yavaşlamasının beklendiğini, ancak ekonomik görünüme ilişkin önemli belirsizliklerin sürdüğünü ifade etti.

    Söz konusu gelişmelerle ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,45 seviyesine kadar geriledi.

    Fed’in faiz artırım olasılığının azalmasıyla dolar endeksi yüzde 0,2 azalışla 100,8 seviyesine gerilerken, altının onsu yüzde 1,3 artışla 4 bin 176 dolardan işlem görüyor. Brent petrolün varil fiyatı yüzde 0,9 artışla 72,3 dolarda seyrediyor.

    ABD’de piyasalar tatil dolayısıyla bugün kapalı

    New York borsası, Fed’in yakın vadede faiz artırımına gideceği yönündeki beklentilerin azalamasına karşın, teknoloji hisselerindeki satışların etkisiyle günü karışık seyirle tamamladı.

    Teknoloji hisselerinde görülen satışların başını yarı iletken şirketleri çekerken, çip üreticilerinden Nvidia’nın hisseleri yüzde 1,39 ve Micron Technology’nin hisseleri yüzde 5,49 geriledi.

    ABD’li elektrikli araç üreticisi Tesla’nın hisseleri de şirketin bu yılın ikinci çeyreğinde piyasa beklentilerini aşarak 480 bin 126 araç teslim etmesine rağmen yüzde 7,49 değer kaybetti.

    Söz konusu gelişmelerle, Dow Jones endeksi yüzde 1,14 değer kazanırken, S&P 500 endeksi yatay seyretti. Nasdaq endeksi ise yüzde 0,80 değer kaybetti.

    ABD’de piyasalar, 4 Temmuz Bağımsızlık Günü tatili dolayısıyla bugün kapalı olacak. ABD’de endeks vadeli kontratlar güne yükselişle başladı.

    Avrupa borsaları pozitif seyretti

    Avrupa borsalarında yatırımcıların otomotiv, kişisel bakım, sağlık, gıda-içecek, savunma ve ilaç gibi sektörlerde alımlarının hızlanmasıyla pozitif bir seyir izlendi.

    Avrupa’da şirketlerin açıkladığı güçlü bilançolar ve bunun yıl sonu bilanço tahminlerine ilişkin iyimserliği artırması da Avrupa piyasalarında risk iştahını artırdı.

    Almanya’da reform paketi üzerinde anlaşmaya varılması da Avrupa borsalarındaki iyimserliğe katkıda bulundu. Bu paketle Almanya’da koalisyon hükümeti, dar ve orta gelirli vatandaşlara yıllık 10 milyar avro tutarında vergi muafiyeti sağlanması hedefleniyor.

    Bu paketle birlikte Alman hükümeti büyümeyi biraz daha canlandırmayı hedefliyor.

    Makroekonomik veri tarafında Avro Bölgesinde nisan ayında yüzde 6,3 olan işsizlik oranı mayıs ayında yüzde 6,2’ye geriledi.

    Bu gelişmelerle İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 1,67, İtalya’da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 1,6, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 1,65 ve Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 2,16 değer kazandı. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar güne yükselişle başladı.

    Asya borsaları pozitif seyrediyor

    Söz konusu gelişmelerle Asya borsalarında da pozitif bir seyir izleniyor.

    Makroekonomik verilere bakıldığında Japonya’da haziran ayına ilişkin hizmet sektörü Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) 52,2, Çin’de de haziran ayına ilişkin hizmet sektörü PMI 54,1 seviyesinde gerçekleşti.

    Bu hafta bölgede açıklanan verilerin ekonomik büyümeye yönelik iyimser bir tablo çizmesi de Asya piyasalarında risk iştahını artırdı. Diğer taraftan petrol fiyatlarının savaş öncesi seviyelerde seyretmesi de Asya piyasalarında risk iştahını destekleyen başka bir faktör olarak öne çıkıyor.

    Söz konusu gelişmelerle kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 1,2, Güney Kore’de Kospi endeksi ise yüzde 4,7, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,7, Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 1,6 değer kazandı.

    Borsa günü yükselişle tamamladı

    Dün alış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,73 değer kazanarak 14.455,03 puandan tamamladı.

    Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası’nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı ağustos vadeli kontrat ise dün akşam seansında normal seans kapanışına göre yüzde 0,1 geriledi.

    Dolar/TL dün günü yüzde 0,2 artışla 46,7220’den tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın yüzde 0,2 üzerinde 46,7980’den işlem görüyor.

    Analistler, bugün yurt içinde enflasyon, yurt dışında ise dünya genelinde açıklanacak hizmet sektörü ile bileşik Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) verilerinin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.600 ve 14.700 puanın direnç, 14.300 ve 14.200 puanın destek konumunda olduğunu kaydetti.

    AA Finans Enflasyon Beklenti Anketi’ne katılan ekonomistler, Tüketici Fiyat Endeksi’nin (TÜFE) haziranda yüzde 1,04 artacağını tahmin etti.

    Ekonomistlerin haziran ayı enflasyon beklentilerinin ortalamasına göre (yüzde 1,04) mayısta yüzde 32,61 olan yıllık enflasyonun haziranda yüzde 32,17’ye gerileyeceği tahmin ediliyor. Öte yandan, ekonomistlerin yıl sonu enflasyon beklentilerinin ortalaması yüzde 29 oldu.

    Piyasalarda bugün takip edilecek veriler şöyle:

    10.00 Türkiye, haziran ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE)

    10.00 Türkiye, haziran ayı Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE)

    10.55 Almanya, haziran ayı hizmet sektörü/bileşik PMI

    11.00 Avro Bölgesi, haziran ayı hizmet sektörü/bileşik PMI

    11.00 Avro Bölgesi’nde ECB Başkanı Lagarde’ın konuşması

    11.30 İngiltere, haziran ayı hizmet sektörü/bileşik PMI

  • Yeni dönem başladı: Menülerde içerik belirtilecek!

    Yeni dönem başladı: Menülerde içerik belirtilecek!

    Restoran, kafe ve kantin gibi işletmelerde gıdaların içerikleri ile kalori bilgilerinin menüler, dijital ekranlar veya karekod (QR) aracılığıyla müşterilere sunulması uygulaması başladı.

    Tarım ve Orman Bakanlığından 28 Mart’ta yapılan açıklamada, güvenilir gıda süreçlerinde büyük bir yeniliğin hayata geçirildiği belirtilmiş, restoran, kafe ve kantin gibi işletmelerde, menülerin yanında gıdaların içeriklerini ve alerjen bilgilerini belirtme zorunluluğunun getirileceği bildirilmişti.

    Restoran, kafe ve yemekhane gibi toplu tüketim yerlerinde gıdaların içerik ve enerji (kalori) değerlerinin tüketiciye sunulması temmuz ayı itibarıyla başladı.

    Söz konusu içerikler, menülerde, duvar tahtalarında, broşürlerde, dijital ekranlarda veya karekod aracılığıyla sunulacak. Bilgiler karekod ile veriliyorsa işletmelerin görünür bir yerine, “Bu bilgilere karekod ile ulaşabilirsiniz. Karekod kullanamayan tüketiciler talep ederse bilgi kendilerine ayrıca sunulur.” yazısının asılması gerekecek.

    Uygulama, tüketicinin bilinçli seçim yapmasını sağlamak, alerjenlerden korumak, dini, sağlık veya kişisel tercihlere uygun seçimleri kolaylaştırmak amacıyla hayata geçirildi.

    “Güvenli gıdaya erişim açısından önemli bir adım”

    Tüm Restoranlar ve Turizmciler Derneği (TÜRES) Genel Sekreteri Rıdvan Turşak, AA muhabirine konuya ilişkin yaptığı açıklamada, dün itibarıyla başlayan yeni süreci yakından takip ettiklerini ve aylardır üyelerini ve sektörü bilgilendirdiklerini söyledi.

    Turşak, “Bu düzenleme sadece bir mevzuat değişikliği değil, aynı zamanda tüketicinin doğru bilgilendirilmesi ve güvenli gıdaya erişimi açısından önemli bir adım. Özellikle gıda alerjisi bulunan vatandaşlarımız ile özel beslenme gereksinimi olan bireyler için menülerde yer alacak bilgiler büyük önem taşıyor.” dedi.

    Rıdvan Turşak, menülerde yer alacak besin değerlerinin mutlaka uzmanlar tarafından hazırlanması gerektiğinin altını çizerek, işletmeleri yapay zeka ile hazırlanan analizlere güvenmemeleri konusunda uyardı.

    Yapay zekanın her alanda büyük kolaylıklar sağlayabildiğini dile getiren Turşak, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Yapay zekanın faydası da var ancak menülerde yer alacak besin değerleri ve alerjen bilgilerinin doğruluğu yapay zekayla değil uzman raporlarıyla belgelenmelidir. Diyetisyenler, gıda mühendisleri ve bu alanda yetkin kuruluşlardan profesyonel hizmet alınması hem işletmeler hem de tüketiciler açısından büyük önem taşımaktadır. Denetmen restorana geldiğinde ve bu değerleri neye göre hazırladınız dediğinde sorunun cevabı uzmanlardan alınan bir analiz raporu olmalıdır. Yapay zeka bu şekilde güvenilir bir rapor vermemektedir.”

    Yeni dönem başladı: Menülerde içerik belirtilecek!

    “Menüde yer alan her bilgi işletmenin beyanıdır”

    TÜRES Genel Sekreteri Turşak, konuya ilişkin değerlendirmelerin Tarım ve Orman İl Müdürlükleri tarafından yapılacağını belirterek, menülerde yer alan tüm bilgilerin “işletmenin beyanı esastır” düsturuna göre değerlendirileceğini söyledi.

    Bir ürünün alerjen içermediği belirtilmesine rağmen gerçekte farklı bir durumun ortaya çıkması halinde işletmelerin hukuki sorumlulukla karşı karşıya kalabileceğini vurgulayan Turşak, “Bu nedenle hazırlanan tüm içeriklerin bilimsel verilere dayanması ve uzmanlar tarafından doğrulanması gerekiyor.” diye konuştu.

    Turşak, işletmelere çağrıda bulunarak, “Bu uygulama kapsamında menülerde içerik belirtme zorunluluğu bulunan tüm işletmelerimiz hazırlıklarını tamamlamalı. İhtiyaç duyan üyelerimiz TÜRES aracılığıyla alanında uzman kuruluşlara yönlendirilerek profesyonel destek alabilir.” ifadesini kullandı.

    Yeni dönem başladı: Menülerde içerik belirtilecek!

    Sağlıklı ve güvenilir gıda sunumunun sektörün en önemli sorumluluklarından biri olduğuna dikkati çeken Turşak, “Tüketicinin doğru bilgilendirilmesini sağlayacak bu düzenlemeyi destekliyor, sektörümüzün de en doğru şekilde uygulayacağına inanıyoruz.” şeklinde konuştu.

    Rıdvan Turşak, uygulamanın 1 Temmuz itibarıyla birden fazla şubesi bulunan restoran ve kafeler için, 2027 yıl başından itibaren de tüm yeme-içme işletmeleri için geçerli olacağını sözlerine ekledi.>>>AA

  • Bolat: Türkiye küresel sınavı geçti

    Bolat: Türkiye küresel sınavı geçti

    Bolat, Türkiye-Hollanda Ekonomik ve Ticaret Ortak Komitesinin (JETCO) 6. Dönem Toplantısı kapsamında bulunduğu Amsterdam’da “Dünya Türk İş Konseyi (DTİK) Avrupa Ülke Temsilcileri Toplantısı”na katıldı.

    Toplantı öncesinde Türk girişimlerden Edelstaal Group ve Orka Hotels’e ait Radisson Hotel Amsterdam Schiphol Airport Hoofddorp’un açılışını yaparak kurdele kesen Bolat, “Türkler artık büyük müteşebbisler haline geldi, gittiğimiz her yerde Türklerle, Türk iş insanlarının büyük işletmelerini görüyoruz.” dedi.

    Bolat, Türkiye’nin son 10 yılda dünyanın en hızlı büyüyen ekonomileri arasında yer aldığını belirterek, 2025 itibarıyla 1,6 trilyon dolarlık milli gelir ve yüzde 3,6 büyüme performansıyla dünyanın 16’ncı büyük ekonomisi konumunda olduklarını dile getirdi.

    Son 20 yılda ülkeye gelen uluslararası doğrudan yatırımın 290 milyar dolara ulaştığını, geçen yıl bunun 13 milyar doları aştığını aktaran Bolat, 2002’de 36 milyar dolar olan ihracatın, 2025’te 273,3 milyar dolara yükseldiğini vurguladı.

    Bolat, Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) ile ekonomik entegrasyonuna değinerek, ihracatın yaklaşık yüzde 43’ünün AB ülkelerine yapıldığını, ülkeye gelen doğrudan yabancı yatırımın yüzde 70’inin AB kaynaklı olduğunu söyledi.

    Haziran 2023’ten bu yana 232 ticaret ortağıyla 574 toplantı gerçekleştirdiklerini aktaran Bolat, bu yıl ülkenin NATO Zirvesi, BM İklim Değişikliği Konferansı COP31 ve Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi’ne ev sahipliği yapacağını hatırlattı.

    Hollanda ile ilişkiler

    Bolat, ikili ticaret hacminin 2003’te 3,1 milyar dolar iken, 2025’te 13,3 milyar doları aştığını aktararak, 15 milyar dolarlık hedefe yakın zamanda ulaşılacağına inandıklarını dile getirdi.

    Hollanda’nın Türkiye’deki yatırım stokunun 39,2 milyar doları aştığını, Türk şirketlerinin Hollanda’daki yatırımlarının 24,3 milyar dolara ulaştığını anlatan Bolat, Türkiye’de 3 bin 500’den fazla Hollanda sermayeli şirketin faaliyet gösterdiğini, iki ülke arasında haftada 145’in üzerinde uçuş bulunduğunu, geçen yıl yaklaşık 1,3 milyon Hollandalı turistin Türkiye’yi ziyaret ettiğini belirtti.

    Bolat, Avrupa’daki Türk girişimcilere, “Avrupa’da kazandığınız tecrübeyi, oluşturduğunuz sermayeyi, geliştirdiğiniz iş ağlarını Türkiye’nin yeni büyüme ve yatırım hikayesiyle buluşturun.” şeklinde seslendi.

    DEİK ve DTİK’ten iş dünyasından yetkili ve temsilcilerin sorularını da yanıtlayan Bolat, Türkiye’nin yeşil dönüşüm, savunma sanayi, deniz taşımacılığı ve tüketicilerin korunması gibi alanlarda sürekli gelişmeler yaşandığını, iklim değişikliği konusunda bakanlık düzeyinde ciddi planlamalar yaptıklarını söyledi.

    DTİK Avrupa Temsilciler Kurulu ve Edelstaal Group Başkanı Turgut Torunoğulları, Avrupa’ya gelen Türklerin artık küçük veya orta büyüklükteki işletmeler değil çok daha büyük işler yaptığını, dijitalleşmeyi, teknolojiyi ve sürdürülebilir dönüşümü yakından takip eden, rekabet gücü yüksek Türk firmalarının bulunduğunu anlattı.

    Türkiye’nin Lahey Büyükelçisi Fatma Ceren Yazgan, devletin tüm kurumlarıyla birlikte ticaret insanlarına destek vermek üzere çalıştığını, işbirliği ağlarının kurulması ve bu ağları sağlayan ağların güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

    DEİK Başkanı Nail Olpak, Türk müteşebbislerin birbirleriyle çalışmalarının ve işbirliklerinin artırılması gerektiğinin altını çizdi.

    Toplantı, “Avrupa’da Türk İş Dünyasının Geleceği: Dijital Dönüşüm ve Küresel Rekabet” başlıklı panelle sona erdi.

  • Doktor minik bebeğin refleks kontrolünü yapıyor…

    Doktor minik bebeğin refleks kontrolünü yapıyor…

    📶https://kanal3.com.tr/
    Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Ederek Son Dakika Haberleri Alabilirsiniz;
    İnstagram : <a href=”https://www.instagram.com/kanal3tv” target=”_blank” rel=”nofollow”>https://www.instagram.com/kanal3tv
    Facebook : https://www.facebook.com/kanal3tv
    X: https://x.com/kanal3tv
    Telegram : https://t.me/kanal3_tv
    Whatsapp : https://whatsapp.com/channel/0029VaFDm2rEKyZKvlSELq17
    Next : https://sosyal.teknofest.app/@kanal3tv

    #Kanal3AnaHaber #Kanal3Haber #Kanal3

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, İçişleri Bakan Yardımcısı Yiğitbaşı’nı kabul etti

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, İçişleri Bakan Yardımcısı Yiğitbaşı’nı kabul etti

    Ziyarete ilişkin sosyal medya hesabından paylaşım yapan Yiğitbaşı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatlarını aldıklarını belirterek, kendisine duyduğu şükranı ifade etti. Yiğitbaşı, bu görevi büyük bir emanet ve sorumluluk olarak gördüğünü vurgulayarak, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tensipleriyle kendisine tevdi edilen görevi en iyi şekilde yerine getirmek için çalışacağını kaydetti.
    Açıklamasında, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin liderliğinde devlete ve millete hizmet etmeye kararlılıkla devam edeceklerini belirten Yiğitbaşı, “Var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
    Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleşen kabulde, yeni döneme ilişkin değerlendirmelerde bulunulduğu öğrenildi.

  • Arazideki odunların tutuşması sonucu yangın çıktı

    Arazideki odunların tutuşması sonucu yangın çıktı

    Afyonkarahisar’ın Sandıklı ilçesinde TOKİ konutlarının bulunduğu bölgedeki bir arazide odunların tutuşması sonucu yangın çıktı. Yangın ekiplerin yaklaşık 20 dakika süren müdahaleleri sonrası söndürüldü.

    Edinilen bilgiye göre, TOKİ konutlarının bulunduğu alana yakın bir arazide henüz belirlenemeyen bir nedenle odun yığınları alev aldı. Alevlerin kısa sürede büyümesi üzerine durum 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirildi. İhbar üzerine olay yerine kısa sürede ulaşan Sandıklı Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü ekipleri, yangına anında müdahale etti. Ekiplerin yoğun çabası sonucu alevler, çevredeki binalara sıçramadan kontrol altına alınarak söndürüldü.

    Olayda herhangi bir can kaybı veya yaralanma yaşanmazken, odunların bulunduğu alanda maddi hasar meydana geldi.

    Yangının çıkışı nedeninin belirlenmesi için inceleme başlatıldı.