Northamptonshire’daki 5,9 kilometrelik Silverstone Pisti’nde gerçekleştirilen 10 turluk sprint yarışında, 19.49.066’lık dereceyle Aprilia takımının İspanyol sürücüsü Jorge Martin birinci sırayı aldı. Prima Pramac Yamaha adına yarışan Red Bull sporcusu Toprak Razgatlıoğlu, sprint yarışını 20. sırada tamamladı. Büyük Britanya Grand Prix’sinin ana yarışı, yarın TSİ 15.00’te 20 tur üzerinden yapılacak. >>>AA
Yazar: admin
-

Altay Bayındır’ın yeni adresi belli oldu
İspanyol temsilcisinden yapılan açıklamada, “Celta Vigo ve Manchester United, Altay Bayındır’ın kiralık olarak transferi konusunda anlaşmaya vardı, transferde satın alma opsiyonu da bulunuyor.” denildi. Milli kalecinin, Manchester United’a 2023 yılında Fenerbahçe’den transferiyle İngiliz kulübünün tarihindeki ilk Türk oyuncusu olduğu belirtildi. Teknik adam Claudio Giraldez’in çalıştırdığı Celta Vigo’nun sezon öncesi hazırlık kampına katılmak üzere doğrudan İtalya’ya gidecek 28 yaşındaki kalecinin, Sassuolo ve Napoli ile oynayacak hazırlık maçlarında takımda yer alacağı kaydedildi. >>>AA
-

Yamaç Paraşütü Milli Takımı, Avrupa Şampiyonası’nda mücadele edecek
Türkiye Hava Sporları Federasyonunun açıklamasına göre Kuzey Makedonya’nın Kruşevo bölgesindeki organizasyonda 47 ülkeden 130 sporcu yarışacak.
Yarın yapılacak resmi antrenmanlarla başlayacak şampiyonada Türkiye’yi Adem Berk Aksoy, Basat Okay, Sinan Çalışkan, Umut Aslan ve Utku Berk Ersoy temsil edecek.
- Avrupa Yamaç Paraşütü Şampiyonası, 19 Ağustos Çarşamba günü sona erecek. >>>AA
-

Trabzonspor: Haciz iddiaları gerçeği yansıtmıyor
Kulüpten yapılan yazılı açıklamada, haberlerin kamuoyunu yanıltmaya yönelik, kulübün ve futbolcunun itibarını zedeleyici nitelikte olduğu belirtilerek, gerçek dışı haber ve paylaşımlara itibar edilmemesi istendi.
Açıklamada, asılsız iddiaları ortaya atan, yayımlayan ve kamuoyuna servis eden kişi ve kuruluşlar hakkında gerekli hukuki işlemlerin başlatıldığı vurgulanarak “Trabzonspor Kulübü olarak kulübümüzün ve futbolcularımızın itibarına yönelik gerçek dışı yayınlarla ilgili hukuki haklarımızı sonuna kadar kullanacağımızı kamuoyunun bilgisine sunarız.” ifadelerine yer verildi. >>>AA
-

İran’dan Hürmüz Boğazı açıklaması: Umman’la anlaşma an meselesi
İran resmi haber ajansı IRNA’ya konuşan Maliki, Hürmüz Boğazı konusunun mevcut durumda yalnızca İran ile Umman arasında ele alındığını belirtti.
ABD’nin üçüncü ülke olarak görüşmelere dahil olmaya çalıştığını söyleyen Maliki, Washington’un Umman karasularında bulunan güney su yolu ve güney koridorunda rol üstlenmek istediğini ancak Tahran’ın buna izin vermediğini savundu.
Maliki, İran ile Umman arasındaki görüşmelerin Hürmüz Boğazı’nın “etkin kullanımı, yönetimi ve kontrolü” konularına odaklandığını belirterek, Umman tarafının da geçici olarak güney güzergahının kullanılmaması konusunda mutabık kaldığını ileri sürdü.
İki ülkenin Tahran’ın da önerdiği belirli bir güzergah üzerinde yoğunlaştığını aktaran Maliki, “Müzakereler sonuçlanma aşamasında ve her an iki ülke arasında anlaşma imzalanabilir.” dedi.
“Hürmüz’ün kontrolü İran’ın elinde olacak”
Maliki, “Bu anlaşmanın hayata geçmesi halinde, Hürmüz Boğazı’nın kontrolü yine İran’ın elinde olacak ve üçüncü bir ülke, boğazın yönetimi ve kontrolünde herhangi bir rol üstlenemeyecek.” ifadesini kullandı.
Görüşmelerin bazı ayrıntılarının açıklanmasının mevcut aşamada mümkün olmadığını söyleyen Maliki, İran-Umman müzakerelerinin ilerleyerek sürdüğünü dile getirdi.
ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması yönündeki açıklamalarına da değinen Maliki, “Biz politikamızı Trump’ın tweetleri ve açıklamalarına göre belirlemiyoruz.” dedi.
ABD’nin İran ile Umman arasındaki görüşmelerden rahatsız olduğunu ileri süren Maliki, İran’ın müzakerelerin yalnızca iki ülke arasında yürütülmesini şart koştuğunu ve Washington’un görüşmelere katılmasına izin vermediğini söyledi.
Maliki, Umman’la anlaşmaya varılması halinde bunun İran açısından ABD karşısında “en büyük zaferlerden biri” olacağını savundu.
Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğine ilişkin düzenlemelere de değinen Maliki, gemilerin geçişinin İran tarafından belirlenecek düzenlemeler ve Tahran’ın çıkarları doğrultusunda gerçekleştirilmesi gerektiğini ifade etti. >>>AA
-

Sosyal medyaya göre tercih yapmayın!
Kariyer planlama ve psikoloji alanında çalışmalar yürüten İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Hasan Ali Yücel Eğitim Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Gamze Sart, YKS tercih süreci, yurt dışı eğitim ve geleceğin mesleklerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
YKS tercih döneminde öğrencilerin önceki yıllara göre daha bilinçli hareket ettiklerini ancak sosyal medyanın oluşturduğu algının tercih sürecini önemli ölçüde etkilediğini belirten Sart, “Öğrenci, birinci derecede kendi istediği birtakım kararları sosyal medyanın etkisiyle alıyor. Kendi becerilerini ve yetkinliklerini görmeden, popüler kültürün oluşturduğu kararlarla hareket ediyor. Meslekler, her 3 ayda bir değişebilir ama asıl mesele sizin okuyacağınız bölümün, alanın belirlenmesi.” ifadelerini kullandı.
Birçok öğrencinin yazılım, tıp ve mühendislik gibi son dönemde öne çıkan alanlara yöneldiğine dikkati çeken Sart, teknolojiyle birlikte mesleklerin hızla değiştiğini ancak tercihlerin popülerliğe değil öğrencinin ilgi ve yetkinliklerine göre yapılması gerektiğini söyledi.
Ailelerin de tercih sürecinde önemli rol oynadıklarını vurgulayan Sart, mühendislik okumak isteyen birçok öğrencinin aileleri tarafından tıp fakültesine yönlendirilmeye çalışıldığını anlattı.
Sart, tıp ve mühendislik gibi alanların birbirinden kesin çizgilerle ayrılmadığını, elektrik-elektronik veya makine mühendisliği mezunlarının sağlık teknolojileri alanında çalışabildiğini dile getirdi.
Öğrencilerin öğrenim hayatı döneminde okudukları bölümden pişmanlık duyabildiklerini anlatan Sart, bunun önüne geçebilmek için lise yıllarının daha etkin değerlendirilmesi gerektiğini ve öğrencilerin 10. ve 11. sınıfta ilgi duydukları alanlarda staj yapmalarının, meslekleri yakından tanımalarının büyük önem taşıdığını vurguladı.
Girişimcilik, artık kariyer planının parçası
Kariyer planlamasının yalnızca üniversite tercihiyle sınırlı olmadığına dikkati çeken Sart, yapay zeka, teknoloji ve demografik değişimlerin iş dünyasını köklü biçimde dönüştürdüğünü söyledi.
Sart, “Bugün 2010 yılı ve sonrası doğan gençler, istatistiksel olarak biz biliyoruz ki 125 yaşını zorlayacak. Bugün bir gencin, böyle bir durumda tercihlerini 100 yıllık yapması lazım. Kuşakları belirleyen konum bu ekosistem. Bu ekosistemi de sosyoekonomik, politik, teknolojik ve inovasyon etkiliyor. Bunun da en başında bugünün yapay zekası ve artık konuşulan fiziksel yapay zeka geliyor.” diye konuştu.
Yapay zekanın hızla geliştiği bir dönemde üniversitelerin de kendilerini yenilediklerini belirten Sart, yükseköğretim kurumlarının yalnızca meslek kazandıran yapılar olmaktan çıkarak öğrenciyi sürekli öğrenmeye hazırlayan kurumlara dönüştüklerini söyledi.
İşverenlerin değerlendirmelerinde diploma kadar teknik bilgi ve kişisel becerilere de önem verdiklerine işaret eden Sart, öğrencilerin eğitim sürecinde mutlaka uygulama deneyimi kazanmaları gerektiğini kaydetti.
Oyun sektörü, dijital medya ve dijital pazarlama gibi alanların da önemli fırsatlar sunduğunu dile getiren Sart, “Gençlerin girişimcilik ve inovasyon, start-up kültürünü de devreye almaları lazım. En önemli tavsiyelerimden biri de mutlaka finansal okuryazarlığın ötesinde paradan para kazanmayı, yatırımın nasıl olduğunu, parasal döngülerin nasıl değiştiğini bilmek, büyük avantaj sağlayacaktır. Bunun için finans ya da işletme okumak zorunda değil.” şeklinde konuştu.
“En iyisine gidebiliyorsan git yoksa Türkiye”
Sart, son yıllarda yurt dışında eğitim almak isteyen öğrencilerin sayısında belirgin artış yaşandığını, bunun temel nedenlerinden birinin gelişmiş ülkelerde genç nüfusa duyulan ihtiyaç olduğunu söyledi.
Yurt dışında eğitimin tek başına başarı anlamına gelmediğini vurgulayan Sart, “Öğrencilerin öncelikle gitmeyi düşündükleri üniversitenin niteliğini iyi araştırmaları gerekir. Her üniversite, aynı kaliteye sahip değil. Gençler, illa yurt dışına gitmek zorunda değil. Türkiye’de okuyup daha sonra yurt dışına gidebilir. Aynı şekilde gerçekten istediği alanda dünyanın farklı ülkelerindeki fırsatları da değerlendirebilir. Burada önemli olan öğrencinin hazır oluş düzeyidir.” değerlendirmesinde bulundu.
Yurt içi ve dışındaki üniversiteler arasında tercih yapacak öğrencilere de tavsiyelerde bulunan Sart, şunları dile getirdi: “Benim kullandığım bir slogan var: Yurt dışında en iyisine gidebiliyorsan git yoksa Türkiye. Türkiye’de okuyup daha sonra dünyanın en iyi üniversitelerine gitmek de mümkün. Zaten belli başlı 40-50 üniversite var dünyada. Artı ve eksilerini değerlendirdiğimizde Türkiye’de okuyan öğrencilerin yurt dışına nazaran daha fazla nefesinin yettiği ve daha iyi odaklandığını biliyoruz ama bu arada tabii ki Hollanda’nın en iyisine gidebilirsiniz. Türkiye’deki özel üniversitelerden daha ekonomik olan üniversiteler de var ve bunlar, aynı zamanda 3 yıllık eğitim veriyor. İşte bunun avantaj, dezavantajlarını mutlaka göz önünde bulundurması gerekiyor. ”
Sart, öğrencilerin yalnızca hangi bölümü okuyacaklarını değil gelecekte nasıl bir rol üstlenmek istediklerini de belirlemeleri gerektiğini ifade ederek, profesyonel yönetici, akademisyen ya da girişimci olma hedeflerinin kariyer planının önemli bir parçası olduğunu söyledi.
“Tıp ve yaşam bilimleri alanı inanılmaz büyüyecek”
Sart, kariyer planlarken “Önce kendini tanıyacaksın. Sonra da 3, 5, 10, 20 ve 50 yıllık hedeflerini belirleyeceksin. Kişinin sahip olduğu yeteneklerinin dünyanın ihtiyaçlarıyla örtüşmesi gerekiyor.” uyarısında bulundu.
Gelecek dönemde öne çıkacak alanlara ilişkin Sart, şunları söyledi: “Tıp ve yaşam bilimleri alanı inanılmaz büyüyecek. Mühendislik alanında da birinci derecede makine mühendisliği, elektrik-elektronik ve kimya mühendisliği çok önemli. Burada ülkemizde çok fazla revaçta olan bir bölüm daha var, o da pilotaj. Özellikle öğrenciler, bu alanlara doğru çok hızla hareket ediyorlar. Yazılım evriliyor, bu nedenden dolayı bilgisayar mühendisliğinin özellikle de fizikle birleşerek fiziksel yapay zeka diye tanımladığımız alan çok ilerleyecek.”
Yapay zekanın gelişmesiyle felsefe ve yapay zeka, bilişim hukuku, nöropsikoloji ve yapay zeka gibi disiplinler arası alanların öne çıkacağını ifade eden Sart, öğrencilerin tercih yapmadan önce üniversitelerin yenilenen müfredatlarını ayrıntılı şekilde incelemelerini önerdi. Sart, görsel iletişim, mimarlık ve film çalışmaları gibi yaratıcılık gerektiren alanlarda da insan unsurunun önemini koruyacağını belirterek, insan ve bilişimin birlikte üretim yaptığı yeni döneme girildiğini anlattı. >>>AA
-

Aile kampına bu yıl 10 bin başvuru yapıldı
Yumaklı, Sorgun Tabiat Parkı’nda, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü (DKMP) koordinasyonunda düzenlenen “aile kampı” etkinliğine katıldı.
DKMP’nin tedavi ettiği kuşları çocuklarla birlikte doğaya salan Yumaklı, etkinlik alanında çocukların halat çekme yarışına da eşlik etti.
Yumaklı, etkinlikte yaptığı konuşmada, son 24 yılda milli park sayısını 4 kat artışla 696’ya çıkardıklarını bildirdi. Sadece doğal parkların ya da tabiat parklarının değil, tarihte önemli yer edinen milli ve tarihi parkların da bunlar içinde önemli yer tuttuğuna işaret eden Yumaklı, aynı zamanda 47 ekoturizm rotası belirlediklerini de dile getirdi.
“10 bin ailemizin başvurusu ve katılımı var”
Aile kampına ilişkin detayları paylaşan Yumaklı, “81 ilde eş zamanlı şekilde, aile kampı etkinliğimize başladık. Geçtiğimiz yıl kampa yoğun ilgi vardı. Bu yıl da duyurduğumuz andan itibaren kampa 10 bin ailemizin başvurusu ve katılımı var. Başvurular artmaya devam ediyor. Her ailede ortalama 4 kişi olduğunu hesaplarsak, yaklaşık 40 bin kişinin doğayla, tabiatla, sahip olduğumuz değerlerle bütünleşmesi, onları hissetmesi söz konusu.” diye konuştu.
Yumaklı, aile kampı çerçevesinde çocuklara doğa bilincini ve sevgisini de aşılamak istediklerini vurgulayarak, şöyle devam etti: “Teknolojinin birçok getirdiği avantajlar var ama en önemli dezavantajı da maalesef çocuklarımızın doğayı, tabiatı tanımaması. Tanımadığınız bir şeye, gereken değeri veremezsiniz. Bunu sadece kitaplarda, öğretilerle onlara kazandırmak mümkün değil. Bu konuda, Milli Eğitim Bakanlığımıza da teşekkür ediyorum. Onlar da tabiat bilincinin, milli ve manevi değerlerinin sahip olunması ve o bilincin çocuklarda yerleşmesi için gayret sarf ediyorlar.”
“Aile kampı her yıl gelişerek devam ediyor”
Yumaklı, aile ve doğa temalı kampın bugüne kadar yapılan en geniş organizasyonlardan biri olduğunun altını çizerek, etkinliğin her yıl gelişerek devam ettiğini söyledi. Aileleri kampa davet eden Yumaklı, “Çocuklarımızla televizyonun, bilgisayar oyunlarının olmadığı, ağacın, kuşun, karıncanın, doğada, tabiatta neler varsa onların hissedildiği, yaşandığı, görüldüğü, çocuklarımızın ellerinin, gözlerinin temas etmesinin sağlandığı bu kamplara, sizler de gelin.” çağrısında bulundu.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına da teşekkür eden Yumaklı, “Aile yılından itibaren Türkiye’de bizim gelecek nesillerimizin garantisi olan ailenin devamlılığına ilişkin ciddi çalışmalar yapıyorlar. Bizler de bu yönüyle destek veriyoruz, destek vermeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
Yumaklı, açıklamasının ardından kamp alanındaki çocuklarla da bir araya gelerek sohbet etti. >>>AA
-

Dünyanın uzay devleri Antalya’da buluşacak
Uluslararası Uzay Kongresi 2026, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının koordinasyonunda, Türkiye Uzay Ajansının ve SAHA İstanbul’un eş ev sahipliğinde Antalya NEST Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Etkinlik, Türkiye’nin uzay diplomasisindeki ve Milli Uzay Programı’ndaki vizyonunu küresel arenaya taşıyacak.
Uluslararası Uzay Federasyonu (IAF) tarafından, her yıl düzenlenen etkinlik için ev sahibi ülkeler tarafından bir tema belirleniyor.
Türkiye’nin belirlediği “The World Needs More Space” teması, 77. Uluslararası Uzay Kongresi 2026 Antalya’nın yalnızca uzayın keşfini ifade eden bir mottosu değil insanlığın ortak geleceğine yönelik güçlü vizyonu ve küresel çağrıyı da temsil ediyor.
“More Space” çok katmanlı anlam taşıyor
Mottoda yer alan “More Space” ifadesi, en temel anlamıyla insanlığın keşfetmeye, anlamaya ve sorumlu şekilde kullanmaya devam edeceği daha fazla uzaya dikkati çekiyor. Bununla birlikte ifade, uzayın ve uzay ekosisteminin herkes için daha erişilebilir ve kapsayıcı olması gerektiğine yönelik bir çağrı olarak öne çıkıyor.
“More Space”, kadınlar için daha fazla fırsat, genç nesiller için daha fazla ilham ve katılım, gelişmekte olan ve uzay ekosistemine yeni dahil olan ülkeler için daha fazla temsil anlamına da geliyor. Tema, ayrıca araştırmacılara, girişimcilere, yenilikçi fikirlere, bilimsel çalışmalara, teknoloji geliştirmeye ve uluslararası işbirliklerine daha fazla alan açılmasını simgeliyor.
Bu yönüyle motto, uzay sektörünün daha çeşitli, kapsayıcı ve işbirliğine açık bir geleceğe doğru ilerlemesi gerektiği mesajını veriyor.
Uzayın “barışçıl kullanımı” temel alınacak
Kongrede uzayın güvenli, barışçıl, erişilebilir ve sürdürülebilir kullanımının korunması, gelişmişlik düzeyi ne olursa olsun bütün ülkelerin uzay teknolojilerinin sunduğu imkanlardan yararlanabilmesi ve yeni nesillerin uzay çalışmalarına daha fazla dahil edilmesi ele alınacak.
Yer gözlemi ve iklim takibinden afet yönetimine, uydu haberleşmesinden yapay zekaya, ticari uzay faaliyetlerinden derin uzay görevlerine kadar geniş bir alandaki gelişmeler, teknik oturumlar ve üst düzey toplantılarda değerlendirilecek.
Fikirler kalıcı mirasa dönüşecek
Fikirlerin ortak platformda değerlendirileceği bu küresel kongrenin ardından bilimsel ve teknolojik ortaklıkların kalıcı mirasa dönüşmesi bekleniyor.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, açıklamasında, kongrenin yeni diyalog kanalları açmasını, bilimsel toplulukları bir araya getirmesini, endüstriyel ortaklıkları desteklemesini ve gençlere ilham vermesini hedeflediklerini bildirmişti.
Başvurularda rekor
Bu yıl düzenlenecek kongre, 108 ülkeden 8 bin 330 bildiri özetiyle, Uluslararası Uzay Kongresi tarihindeki en yüksek bildiri özeti başvuru sayısına ulaşırken 100’den fazla ülkeden 10 bini aşkın katılımcının Antalya’da buluşması bekleniyor.
Böylece “The World Needs More Space” temasının, uzayda daha fazla keşfin yanı sıra kadınlara, gençlere, yeni fikirlere ve sürdürülebilir geleceğe daha fazla alan açılması yönünde küresel çağrı niteliği taşıması hedefleniyor. >>>AA
-

Esnaf ve sanatkara bu yılın ilk yarısında yaklaşık 75 milyar lira finansman
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Yeni Parti Mersin Milletvekili Talat Dinçer’in küçük esnaf ve işletmelerden talep edilen yüksek telif ücretlerine ilişkin yazılı soru önergesine cevap verdi.
Esnaf ve sanatkarların finansmana erişimlerindeki en önemli seçeneğin, Ticaret Bakanlığının görev alanında yer alan Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri kefaletiyle sağlanan Hazine destekli krediler olduğunu belirten Bolat, şunları kaydetti:
“2026 yılının ilk 6 ayında esnaf ve sanatkarlarımıza ülkemiz genelinde 98 bin 678 kullandırım kapsamında 74,8 milyar lirayı aşan tutarda uygun geri ödeme koşullu finansman sağlanmıştır. Türkiye genelinde 2002 yılından 30 Haziran 2026 tarihine kadar olan dönemde esnaf ve sanatkarlara sağlanan Hazine destekli kredilerin toplam tutarı 4 milyon 697 bin 89 kullandırım kapsamında 814,6 milyar lira olmuştur. Söz konusu finansman imkanlarımız sayesinde esnaf ve sanatkarlarımız, her dönemde kesintisiz şekilde desteklenmeye devam edilmektedir.”
Bakan Bolat, soru önergesindeki “telif hakkı” konusunun Kültür ve Turizm Bakanlığının Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ve alt mevzuatına ilişkin olduğunu ifade ederek, “Yürüttüğümüz rutin iş ve işlemlerin yanında esnaf ve sanatkarlarımızın karşılaştıkları sorunlara diğer kurum ve kuruluşlar ile işbirliği içerisinde çözümler sunulması için çalışmalara aralıksız şekilde devam edilmekte, sektörlerimizdeki tüm gelişmeler meslek kuruluşlarımızla koordineli şekilde yakından takip edilmektedir.” değerlendirmesinde bulundu. >>>AA
-

Türkiye enerjide sınırları aşıyor: 3 kıtada yeni ortaklıklar
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin yurt dışındaki enerji yatırımlarının yalnızca petrol ve doğal gaz üretimini artırmayı hedeflemediğini, aynı zamanda ülkenin teknik bilgi birikimini, teknolojisini, sermayesini ve faaliyet kapasitesini uluslararası pazarlara taşımayı amaçladığını ifade etti.
Atılan her uluslararası adımın, Türkiye’yi enerji kaynaklarına erişen bir ülkeden enerji üreten, yatırım yapan, ortaklık kuran ve küresel enerji denkleminde söz sahibi olan bir ülkeye dönüştüğünü ifade eden Bayraktar, “Türkiye, enerjide tam bağımsızlık hedefi doğrultusunda üç kıtada faaliyet gösteriyor. Türkiye, Kerkük’ten Somali’ye, Libya’dan Umman’a, Azerbaycan’dan Macaristan’a kadar kara ve denizde güçlü ortaklıklarla enerji piyasasında aktif ve güçlü bir ülke konumuna geliyor. Bu stratejinin merkezinde ise Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nın (TPAO) günlük 1 milyon varil petrol eşdeğeri hidrokarbon üretim kapasitesine sahip uluslararası bir enerji şirketine dönüştürülmesi hedefi bulunuyor.” diye konuştu.
Bayraktar, bu hedef doğrultusunda TPAO’nun uluslararası portföyünü genişletecek yeni projeler, ruhsatlar ve ortaklıklar üzerinde çalışmaların devam ettiğini aktardı. Halihazırda TPAO’nun günlük yurt içi ve yurt dışı üretiminin yaklaşık 330 bin varil petrol eşdeğeri hidrokarbon olduğunu, bunun 2028’de Sakarya Gaz Sahası’ndaki üretimin artmasıyla günlük 600 bin varile yaklaşacağını söyledi. Türkiye’nin yurt dışı enerji stratejisi 3 kıtada kara ve denizde güçlü ortaklıklarla büyüyor
Irak ve Kerkük, uluslararası büyümenin ilk somut örneği
Bakan Bayraktar, TPAO’nun uluslararası büyüme stratejisinin en önemli adımlarından birinin Irak’ta atıldığını, Somali’deki çalışmaların da Türkiye’nin uluslararası hidrokarbon arama stratejisinin en somut örneklerinden biri olduğunu anlattı.
TPAO’nun BP Energy Company of Kirkuk Limited’in yüzde 15 hissesini satın alarak Kerkük’teki Baba, Avanah, Bai Hassan, Jambur ve Khabbaz sahalarında BP ve ConocoPhillips ile birlikte ortak olduğunu ifade eden Bayraktar, şöyle devam etti: “İlk aşamada yaklaşık 3 milyar varil petrol eşdeğerinin üzerinde hidrokarbon kaynağı barındırdığı değerlendirilen bu sahalarda hedefimiz, mevcut rezervlerin geliştirilmesi, üretimin artırılması ve ilave arama potansiyelinin araştırılmasıdır. Öte yandan Somali, Türkiye’nin uluslararası hidrokarbon arama stratejisinin en somut örneklerinden biridir. Oruç Reis sismik araştırma gemimiz Somali açıklarında 234 gün boyunca üç ayrı deniz bloğunda sismik araştırma gerçekleştirdi, elde edilen verilerin değerlendirilmesi sonucunda sondaj kararı alındı. Yeni nesil sondaj gemimiz Çağrı Bey, Somali açıklarındaki Curad-1 kuyusunda Türkiye’nin yurt dışındaki ilk derin deniz arama sondajını gerçekleştiriyor.”
Bayraktar, Türkiye’nin uluslararası enerji açılımının tek bir ülkeye veya bölgeye bağlı olmadığını belirterek çok yönlü ve çeşitlendirilmiş bir coğrafi portföy oluşturulduğunu dile getirdi.
Haziranda imzalanan üretim paylaşım anlaşmalarıyla Libya’nın kara ve deniz ruhsat sahalarında arama faaliyetlerinin önünün açıldığını ifade eden Bayraktar, şunları kaydetti: “Bu adımlar, Türkiye-Libya enerji işbirliğinin yeni bir seviyeye taşınmasını ve TPAO’nun Kuzey Afrika’daki varlığının güçlendirilmesini amaçlıyor. Öte yandan, Oruç Reis sismik araştırma gemimizin muson döneminin ardından Pakistan’a intikal ederek sismik veri toplama çalışmalarına başlaması planlanıyor. Suriye’de petrol ve madencilik alanlarında işbirliği imkanlarının geliştirilmesine yönelik çalışmalar devam ediyor. Umman’da Blok 80 için İmtiyaz Anlaşması ve Ortak İşletme Anlaşması imzalandı. Bu adım, TPAO’nun Körfez bölgesindeki uluslararası faaliyetlerinin genişletilmesi açısından önem taşıyor. Ayrıca Afrika’da Gine Bissau, Angola, Liberya’da yeni operasyonlar için yoğun çalışıyoruz.”
“Azerbaycan sahalarında farklı projeler geliştirilecek”
Bayraktar, Azerbaycan’da Türkiye’nin ilgilendiği hidrokarbon sahalarıyla farklı birçok proje geliştirileceğini anlattı.
Yakın zamanda Türkiye ve Azerbaycan’ın anlaşma imzaladığını anımsatan Bayraktar, şöyle devam etti: “1 Haziran’da BOTAŞ ile Azerbaycan Devlet Petrol Şirketi (SOCAR), TotalEnergies ve Abu Dabi Ulusal Petrol Şirketi (ADNOC) şirketleri, Azerbaycan’dan Türkiye’ye 2029 itibarıyla 15 yıl boyunca toplam 33 milyar metreküp doğal gaz sağlayacak anlaşmaya imza attı. Türkiye bugün Irak’ta, Kerkük’te, Azerbaycan’da var. Azeri Çıralı Güneşli projesinde Şahdeniz projelerinde var. Çok yakın zamanda günlük 1 milyon varil petrol eşdeğeri hidrokarbon üretmek gibi çok ciddi bir hedef ortaya koyduk.” değerlendirmesinde bulundu.
TPAO’nun, doğal gaz arama ve üretim faaliyetleri amacıyla birçok anlaşma yaptığını vurgulayan Bayraktar, ocakta ExxonMobil, şubatta Chevron, aynı dönemde bp ve nisanda da TotalEnergies ile stratejik işbirliğinin geliştirilmesine yönelik anlaşmalar imzaladığını anımsattı.
Bayraktar, Türkiye’nin enerji üreticisi ülkelerle uzun vadeli stratejik ortaklıklar geliştirirken, Avrupa’nın enerji arz güvenliğine katkı sunacak işbirliklerini de güçlendirdiğini belirtti.
Bu kapsamda Macaristan ve Bulgaristan’daki faaliyetlerin, Türkiye’nin Avrupa enerji piyasalarıyla daha güçlü şekilde bütünleşme ve Avrupa’nın enerji güvenliğine katkı sunma stratejisinin somut örneklerini oluşturduğunu aktaran Bayraktar, “Macaristan ve Bulgaristan’daki faaliyetlerimiz, TPAO’nun Avrupa’daki varlığını güçlendirmenin yanı sıra Türkiye-Avrupa Birliği enerji işbirliğinin stratejik niteliğini daha da ileri taşımaktadır. MOL ile 2025’te imzalanan anlaşma kapsamında Buzsak sahasında 3B sismik veri toplama faaliyetleri tamamlanmış, veri değerlendirme süreci başlatılmıştır. Tamasi sahasında ise 3B sismik veri toplama çalışmaları devam etmektedir. Shell ile Bulgaristan’ın Karadeniz’deki Khan Tervel sahasında başlatılan ortak arama faaliyetleri, Türkiye’nin Avrupa enerji güvenliğine katkı sunma vizyonunun önemli örneklerinden biridir.” değerlendirmesinde bulundu.
TPAO ile KazMunayGas arasında hidrokarbon arama ve üretim sahalarına ilişkin Mutabakat Zaptı ile petrol sahalarında servis hizmetleri alanında işbirliği anlaşmaları imzalandığını anımsatan Bayraktar, bu işbirliklerinin, Türkiye’nin Orta Asya’daki enerji varlığını güçlendirirken TPAO’nun teknik ve operasyonel kapasitesinin bölgeye taşınmasının da önünü açtığını sözlerine ekledi. >>>AA
-

Türkiye, ilk kez katıldığı Nükleer Bilim Olimpiyatı’nda 4 madalya kazandı
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, nükleer bilim ve teknoloji eğitiminde küresel işbirliğini güçlendirmek amacıyla lise öğrencileri arasında düzenlenen INSO’da Türkiye önemli başarı elde etti.
Bu yıl üçüncüsü 2-9 Ağustos’ta Suudi Arabistan’ın Cidde kentinde düzenlenen INSO 2026’ya, aralarında Çin, Japonya, Endonezya, Malezya, Pakistan ve Suudi Arabistan’ın da bulunduğu 19 ülkeden 120 yarışmacı katıldı.
Olimpiyatta Türkiye’yi Ayaz Büyükterzi, Mert Karan, Barış Canbolat ve Ömer Akhan temsil etti.
Türkiye, ilk kez katıldığı organizasyonda tüm yarışmacılarıyla dereceye girdi. Ayaz Büyükterzi, genel sıralamada ilk üçte yer alarak altın madalya kazanırken, Mert Karan, Barış Canbolat ve Ömer Akhan bronz madalyanın sahibi oldu.
Olimpiyat takımına TENMAK desteği
Türkiye’nin INSO 2026 hazırlık süreci, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı himayesinde, Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu (TENMAK) koordinasyonunda yürütüldü.
Türkiye’yi temsil edecek öğrencilerin belirlenmesi amacıyla iki aşamalı sınav düzenlendi. Öğrencilere her sınav öncesinde TENMAK uzmanları ve akademisyenler tarafından hazırlık eğitimleri verildi.
İki aşamalı sınavın ardından belirlenen olimpiyat takımı, İstanbul’da yüz yüze teorik, Ankara’da ise uygulamalı eğitim aldı. TENMAK uzmanları ve akademisyenlerin katkısıyla gerçekleştirilen eğitimlerle öğrencilerin nükleer bilimler alanındaki teorik ve uygulamalı bilgi ve becerileri geliştirildi.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, elde edilen başarıya ilişkin, “Bu tarihi başarı, gençlerimizin nükleer bilimlerdeki yetkinliğini, Türkiye’nin güçlü insan kaynağı potansiyelini ve geleceğin bilim insanlarını yetiştirme konusundaki kararlılığımızı ortaya koyuyor.” ifadelerini kullandı.
Bayraktar, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda da Türkiye’nin olimpiyata ilk kez katılarak uluslararası arenaya güçlü bir giriş yaptığını belirterek, şunları kaydetti: “Uluslararası Nükleer Bilim Olimpiyatı’na ilk kez katılan Türkiye, bir altın ve üç bronz madalya kazanarak uluslararası arenaya güçlü bir giriş yaptı. Ayaz Büyükterzi, genel sıralamada ilk üçte yer alarak altın madalyaya uzandı. Mert Karan, Barış Canbolat ve Ömer Akhan katıldıkları branşlarda bronz madalyaların sahibi oldu. Bu tarihi başarı, gençlerimizin nükleer bilimlerdeki yetkinliğini, Türkiye’nin güçlü insan kaynağı potansiyelini ve geleceğin bilim insanlarını yetiştirme konusundaki kararlılığımızı ortaya koyuyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımızın himayesinde, TENMAK koordinasyonunda yürütülen kapsamlı hazırlıkların ardından gelen bu başarı hepimizin gururu.” >>>AA
-

Down Judo Milli Takımı, İsveç’te dünya şampiyonu oldu
Türkiye Özel Sporcular Spor Federasyonunun açıklamasına göre milli takım, İsveç’in Lindesberg kentindeki organizasyonda takım müsabakalarını birinci sırada tamamladı.
Şevval Devrim, Musa Alan, Ahmet Ünal, Zeynep Sude Bilginer, Doğukan Coşar ve Talha Ahmet Erdem’den oluşan milli takım, grup müsabakalarında İsveç ve Polonya’yı 5-0’lık skorlarla, Portekiz’i ise 4-1 mağlup ederek yarı finale yükseldi.
Yarı finalde Finlandiya’yı 3-2 yenen ay-yıldızlı ekip, finalde yeniden karşılaştığı Polonya’yı 5-0 mağlup ederek namağlup dünya şampiyonu oldu.
Şampiyon olan mix takımda 57 kiloda Firuze Ferda Şevval Devrim, 66 kiloda Musa Alan, 81 kiloda Ahmet Ünal, +57 kiloda Zeynep Sude Bilginer, +81 kiloda Doğukan Coşar ve mozaik +81 kiloda Talha Ahmet Erdem mücadele etti.
Milli takım, organizasyonun dünkü bireysel müsabakalarında ise 6 altın ve 1 gümüş madalya kazanmıştı.
Bakan Bak, Down Judo Milli Takımı’nı kutladı
Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, tebrik mesajında şu ifadelere yer verdi: “İsveç’in Lindesberg kentinde düzenlenen 2026 JUDOWN Dünya Şampiyonası’nda mix takım kategorisinde namağlup dünya şampiyonu olan Down Judo Milli Takımı’mız aldıkları sonuçla bizleri gururlandırdı. Şevval Devrim, Musa Alan, Ahmet Ünal, Zeynep Sude Bilginer, Doğukan Coşar ve Talha Ahmet Erdem’den oluşan milli takımımızı yürekten kutluyorum. Sporcularımızın başarılarında emeği olan başta aileleri olmak üzere antrenörlerimize, yöneticilerimize, kulüplerimize ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.” >>>AA
-

İlke Özyüksel Mihrioğlu’ndan tarihi başarı
Burhan Felek Spor Kompleksi’nde gerçekleştirilen şampiyonada, kadınlar finaline 18 sporcu katıldı.
Eskrim, engel parkuru, yüzme ve laser run branşlarında yapılan yarışta İlke, tüm rakiplerini geride bırakarak Avrupa şampiyonluğuna uzandı.
İlke’yi ilk tebrik eden, müsabakaları yerinde izleyen Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak oldu.
Kadınlarda Belaruslu Anastasiya Arol gümüş, Macar Blanka Guzi ise bronz madalya aldı.
Türk spor tarihinde ilk
İlke, Türkiye’ye modern pentatlon branşında ilk Avrupa şampiyonluğunu getiren isim oldu.
Daha önce Avrupa şampiyonalarında iki bronz madalya kazanan İlke, 9. kez yer aldığı final müsabakasında bu kez Avrupa şampiyonu ünvanını elde ederek tarihe geçti.
Bakan Bak, Avrupa şampiyonu İlke Özyüksel Mihrioğlu’nu tebrik etti
Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, tebrik mesajında şu ifadelere yer verdi: “Ülkemizin ev sahipliğinde İstanbul Burhan Felek Spor Kompleksi’nde düzenlenen Avrupa Şampiyonası’nda, elde ettiği başarılı sonuçla ülkemizi gururlandıran ve şampiyon olan milli pentatletimiz İlke Özyüksel Mihrioğlu’nu yürekten tebrik ediyorum. Kariyerinde daha önce Avrupa’da iki bronz madalyası bulunan İlke Özyüksel Mihrioğlu’nun Avrupa şampiyonu olmasında emeği geçenlere teşekkür ediyor, milli sporcumuzun başarılarının devamını diliyorum.” >>>AA
-

Öğrenci affını da içeren yükseköğretim düzenlemesi Resmi Gazete’de
Resmi Gazete’de yayımlanan Kanun’a göre, Yükseköğretim Denetleme Kurulu üyelerinin Kurulda geçirdikleri süreler, tabi oldukları özel kanun hükümlerine göre fiilen mesleklerinde geçirilmiş sayılacak ve terfi, birinci sınıfa ayrılma ve birinci sınıf olma sürelerinin hesabında dikkate alınacak. Üyelerin yaş haddinde, üye seçilmeden önceki kadronun yaş haddi esas alınacak.
Düzenlemeyle, azami öğrenim süresi sonunda kayıtlı olduğu öğretim kurumundan mezun olabilmek için intörn eğitimi dönemi hariç son sınıf öğrencilerine, başarısız oldukları veya alamadıkları teorik veya uygulamalı bütün dersler için iki ek sınav veya tekrar hakkı verilecek.
Bu öğrencilerden teorik veya uygulamalı derslerden başarılı olmuş ancak uygulamalı eğitime veya intörn eğitimine başlamamış veya eğitimini tamamlamamış ya da başarısız olanlara, uygulamalı veya intörn eğitimlerini tamamlama imkanı tanınacak. Azami öğrenim süresini dolduran ara sınıf öğrencilerine ek sınav hakkı verilmeyecek.
Kişisel emek ve birikimine dayanmayan, başkaları tarafından ücret karşılığında veya ücretsiz olarak üretilmiş yayın ve çalışmalarını atama, yükselme, unvan ve derece kazanılmasında kullananların yanı sıra bu fiilleri başkaları adına yapanlara veya bu fiillere aracılık edenlere yönelik de meslekten çıkarma cezası uygulanacak.
Başkasına tez yazdırana adli para cezası verilecek
Devlet veya vakıf ayrımı yapılmaksızın kanunla kurulan yükseköğretim kurumları, eğitim ve öğretime Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) kararıyla başlayacak. Eğitim ve öğretime başlayan akademik birimler, sonradan ortaya çıkan sebeplerle ve ilgisine göre fakülte, enstitü ve yüksekokullar cumhurbaşkanı kararı ile konservatuvar, meslek yüksekokulu, uygulama ve araştırma merkezi gibi akademik birimler ise YÖK kararı ile kapatılabilecek.
Kanunla, anket uygulaması, veri toplama gibi akademik değerlendirme içermeyen katkılar hariç olmak üzere, kişisel emeği ve akademik birikimi dışında ücretli veya ücretsiz olarak, kısmen yahut tamamen başkalarına yazdırdığı tez, makale, kitap veya yaptırdığı proje gibi çalışmalarla ön lisans, lisans veya lisansüstü diploma derecesi ya da akademik unvan alan kişiler, üniversite öğretim mesleğinden çıkarılacak, bu yolla kazanılan akademik derece ve unvanlar geri alınacak.
Bu kapsamdaki yayın veya çalışmaları ücretli ya da ücretsiz olarak, kısmen yahut tamamen başkaları adına yapan, üreten veya bunlara aracılık eden kişilere 5 bin günden 10 bin güne kadar adli para cezası verilecek. Fiilin, meslek edinen kişilerce işlenmesi halinde verilecek adli para cezası 10 bin günden az, 20 bin günden fazla olmayacak. Bu yayın ve çalışmaları kullanmak suretiyle diploma derecesi veya akademik unvan alan kişilere 5 bin günden 10 bin güne kadar adli para cezası verilecek.
Bu suçtan dolayı tüzel kişilere, Türk Ceza Kanunu’nun ilgili hükümleri uygulanacak.
Türk veya yabancı yükseköğretim kurumlarına ait diploma, mezuniyet belgesi veya sertifika belgesini sahte olarak düzenleyen ve düzenletenler Türk Ceza Kanunu’nun “resmi belgede sahtecilik” hükmüne göre cezalandırılacak.
Öğrenci affı
Kanunla, yükseköğretim kurumlarında hazırlık dahil bütün sınıflarda intibak, ön lisans, lisans tamamlama, lisans, lisansüstü öğrenimi gören öğrencilerden kendi isteğiyle ilişikleri kesilenler dahil, terör suçu ile kasten öldürme suçlarından, işkence suçundan, eziyet suçundan, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan mahkum olanlar ile sahte belge sebebiyle kaydı iptal edilenler ile kayıt sırasında sahte belge verenler ile Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun “manevi, mali veya bağlantılı haklara tecavüz” başlığındaki suçlar ile terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı nedeniyle ilişiği kesilenler hariç, her ne sebeple olursa olsun ilişiği kesilenler ile bir programı kazanarak kayıt yapma hakkı elde ettikleri halde kayıt yaptırmayanlar bu düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 4 ay içinde ilişiklerinin kesildiği veya kayıt hakkı kazandıkları yükseköğretim kurumuna başvuruda bulunmaları şartıyla belirlenen esaslara göre 2026-2027 eğitim öğretim yılında öğrenimlerine başlayabilecek.
Yeniden öğrenime başlayanların askerlik ertelemeleri Askeralma Kanunu’nun “Erteleme” başlıklı hükmündeki usul ve esaslara göre yapılacak. Düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihte askerlik görevini yapmakta olanlar terhislerini takip eden 2 ay içinde ilgili yükseköğretim kurumuna başvurmaları halinde bu düzenlemede belirtilen haklardan yararlandırılacak.
Anayasa uyarınca özel kanun hükümlerine tabi olan Polis Akademisi ile buna bağlı eğitim-öğretim kurumları, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi ile buna bağlı eğitim-öğretim kurumları, Milli Savunma Üniversitesine bağlı harp okulları, astsubay meslek yüksekokulları ve enstitüler ile Milli Savunma Bakanlığı, Polis Akademisi, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı nam ve hesabına başka yükseköğretim kurumlarında öğrenim görmekteyken kendi isteğiyle veya başka sebeplerle ilişiği kesilen öğrenciler hakkında bu madde hükümleri uygulanmayacak.
48 üniversiteye profesör, doçent, doktor öğretim üyesi, araştırma görevlisi kadroları ihdas edilecek
Kanun’un “Kurumlara dönüş” başlıklı hükmünde belirtilen koşulları taşıyan ve 67 yaşını dolduran tıpta ve diş hekimliğinde uzmanlık mevzuatına göre uzman olup devlet yükseköğretim kurumlarında çalışmış öğretim üyeleri, 3 yıl içinde ihtiyacı olan bir yükseköğretim kurumuna başvurmaları halinde sözleşmeli olarak çalıştırılabilecek.
Vakıf yükseköğretim kurumlarının personel ücretlerinden kesilen gelir vergisinin iade edilmesine yönelik teşvikten yararlanabilmesi için aranan toplam öğrenci sayısının en az yüzde 50’sinin tezli yüksek lisans ve doktora öğrencilerinden oluşması şartı kaldırılacak.
Tıpta uzmanlık eğitimi kontenjanlarında araştırma görevlisi kadrolarının kullanılmaya başlanması nedeniyle ortaya çıkan araştırma görevlisi kadro ihtiyacı başta olmak üzere yükseköğretim kurumlarının öğretim elemanı kadro ihtiyacının karşılanması amacıyla 48 üniversiteye profesör, doçent, doktor öğretim üyesi, araştırma görevlisi kadroları ihdas edilecek. >>>AA
-

YKS tercih süreci yarın sona eriyor
YKS sonuçlarının 21 Temmuz’da açıklanmasının ardından, üniversite adayları için tercih süreci 29 Temmuz’da başlamıştı.
Tercih işlemleri ÖSYM’nin “ais.osym.gov.tr” internet adresinden ve ÖSYM aday işlemleri mobil uygulamasından yapılabiliyor. Adaylar, tercih işlemlerini yarın saat 23.59’a kadar tamamlayabilecek.
Adayların, 2026-YKS Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzu’nu dikkatle incelemesi, tercihlerini kılavuz bilgileri doğrultusunda yapması gerekiyor.
Bu yıl YKS’ye 2 milyon 425 bin 627 aday başvurmuş, sınavın ilk oturumu Temel Yeterlilik Testi’ne (TYT) 2 milyon 255 bin 76 aday katılmıştı. >>>AA
-

Kanada’da orman yangını alarmı: 20 bin kişiye tahliye emri
Yetkililer, British Columbia’yı etkileyen orman yangınlarına ilişkin açıklamalarda bulundu.
Yangının Okanagan Gölü kıyısındaki bölgelerde hızla ilerlediğini belirten yetkililer, yangın hattındaki bazı evlerin de zarar gördüğünü kaydetti.
Yetkililer ayrıca, yaklaşık 12 bin kişinin yaşadığı Summerland bölgesinin tamamında ve yaklaşık 8 bin kişinin yaşadığı Peachland ve çevresinde tahliye emri verildiğini bildirdi. >>>AA
-

Lübnan’ın güneyinde gerilim tırmanıyor: 3 asker yaralandı
İsrail, bölgedeki ateşkese ve çerçeve anlaşmasına rağmen Lübnan’daki saldırılarını sürdürüyor.
Lübnan resmi ajansı NNA’nın haberine göre, İsrail topçuları Sur kentinin güneyindeki Mansuri beldesini çok sayıda top mermisiyle hedef aldı.
Lübnan ordusundan yapılan yazılı açıklamada ise Nebatiye vilayetine bağlı Batı Zavtar beldesinde patlamamış mühimmatı etkisiz hale getirme çalışmaları sırasında 3 askerin yaralandığı belirtildi.
Lübnan ordusu, pilot bölge uygulaması kapsamında İsrail askerlerinin bölgeden çekilmesinin ardından Litani Nehri’nin kuzeyinde yer alan Batı Zavtar beldesinde 21 Temmuz’da konuşlanarak arama-tarama faaliyetleri başlattığını duyurmuştu.
İsrail’e ait İHA’nın Lübnan’ın güneyinde bir evin yakınına düşmesi sonucu 2 kişi yaralandı
Lübnan resmi ajansı NNA’nın haberine göre, bir İsrail İHA’sı Nebatiye vilayetine bağlı Kefer Rumman beldesinde teknik arıza nedeniyle düştü.
Ali Tahir Tepesi, Debşe Tepesi ve Kefer Rumman Tepeleri arasında seyreden İHA’nın bir evin yakınına düşmesi sonucu 2 kişi yaralandı.
İsrail güçleri Lübnan’ın güneyinde evleri ve altyapıyı patlayıcılarla yıktı
Yerel kaynaklardan edinilen bilgiye göre, İsrail güçleri, ülkenin güneyindeki Zavter eş-Şarkiyye beldesinde evleri ve altyapıyı patlayıcılarla hedef aldı.
Patlamalar sonucu bazı evler ve altyapı unsurları yıkıldı.
Olaya ilişkin daha fazla ayrıntı paylaşılmadı.
NNA, ayrıca İsrail ordusunun Ali Tahir Tepesi ile Debşe Tepesi çevresi ve Kefer Rumman’ın Doha bölgesini yoğun topçu ateşiyle hedef aldığını bildirdi.
İsrail, bölgedeki ateşkese ve çerçeve anlaşmasına rağmen Lübnan’a yönelik saldırılarını sürdürüyor.
İsrail’in Lübnan’daki saldırıları ve ateşkes süreci
İsrail ordusu, Lübnan’a 2 Mart’ta yoğun hava saldırıları başlatarak, ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti.
Lübnan hükümeti bu sürede, ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı. Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan’da yürürlüğe giren ateşkes daha sonra birkaç kez uzatılmıştı.
Lübnan Sağlık Bakanlığı, son açıklamasında, İsrail’in 2 Mart’tan bu yana ülkeye düzenlediği saldırılarda 4 bin 335 kişinin hayatını kaybettiğini bildirmişti.
Öte yandan, Washington’da İsrail ile Lübnan arasında yürütülen doğrudan müzakerelerin 5. turunun ardından ise 26 Haziran’da Lübnan ve İsrail arasında çerçeve anlaşması imzalanmıştı. >>>AA
-

Arabacı ve Kocaşaban ailelerinin mutlu günü
Afyonkarahisar’da iş dünyasının önde gelen ailelerinden Arabacı ve Kocaşaban aileleri, çocuklarının düğün töreninde büyük bir mutluluk yaşadı. Park Hayat Hastaneleri Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Enis Arabacı ve Çiğdem Arabacı’nın kızları Gülce Arabacı ile Cumhuriyet Sucukları markasının sahiplerinden Mehmet ve Türkan Kocaşaban’ın oğulları Ömer Kocaşaban, düzenlenen görkemli törenle dünyaevine girdi. Sinnada Resort&Thermaland’da gerçekleştirilen düğün törenine yoğun katılım oldu. İş ve siyaset dünyasının yanı sıra her iki ailenin yakınlarının da yoğun ilgi gösterdiği gecede genç çiftin mutluluğu paylaşıldı.

NİKÂH MASASINDA PROTOKOL
Gülce Arabacı ve Ömer Kocaşaban’ın nikâh akdini Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal gerçekleştirirken, Afyonkarahisar Valisi Dr. Naci Aktaş genç çiftin nikâh şahidi oldu. Törene kent protokolünden çok sayıda isim de katıldı. Nikâhın ardından genç çifti tebrik eden Vali Aktaş, Gülce ve Ömer Kocaşaban’a sağlık, huzur ve mutluluk içerisinde sürdürecekleri bir aile hayatı temennisinde bulundu. Belediye Başkanı Burcu Köksal da genç çifti kutlayarak, “Ömür boyu mutluluklar diliyorum” mesajını paylaştı.

SİBEL CAN SAHNE ALDI
Nikâh töreninin ardından düğün eğlencesine geçildi. Gecenin ilerleyen saatlerinde ünlü sanatçı Sibel Can sahne aldı. Orkestrasıyla birlikte sevilen şarkılarını seslendiren Sibel Can, davetlilere unutulmaz bir gece yaşattı. Davetliler, sanatçının şarkıları eşliğinde gece boyunca eğlendi. Gülce ve Ömer Kocaşaban çifti, aileleri ve davetlilerin alkışları arasında başlayan yeni hayatlarına mutluluk dilekleriyle uğurlandı. >>>Haber Merkezi

-

Cansever hayatını kaybetti: 59 yaşındaydı…
Arabesk müziğin güçlü sesi, 90’lı yıllardan itibaren söylediği şarkılarla hafızalara kazınan ünlü şarkıcı Cansever, mücadele ettiği amansız hastalığa yenik düşerek 59 yaşında hayatını kaybetti.
Geçtiğimiz aralık ayında kendisine lösemi (kan kanseri) teşhisi konulan ve bir süredir hastanede tedavi gören usta sanatçının vefatı, müzik dünyasını ve sevenlerini yasa boğdu.
İşte arabesk müziğin usta isminin vefatına ilişkin tüm detaylar…
Almanya’da İlik Nakli Olmuştu
Kanser teşhisi konulduktan sonra tedavi sürecine başlanan Cansever, geçtiğimiz aylarda Almanya’da ilik nakli operasyonu geçirmişti. Nakil sonrası tedavisi ve takibi devam eden 59 yaşındaki sanatçı, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayarak hayata gözlerini yumdu.
Unutulmaz Şarkılarıyla Hafızalara Kazındı
Kendine has tarzı, güçlü sesi ve yorumuyla Türk arabesk müziğinde derin izler bırakan Cansever; “Ağla Gözbebeğim”, “Sen de Gittin” ve “Kime Bu İnat” gibi döneme damga vuran eserleriyle geniş bir hayran kitlesine ulaşmıştı.
-

Afyonkarahisar’da şarampole devrilen otomobildeki 2 kişi öldü, 2 kişi yaralandı
AFYONKARAHİSAR (AA) – Afyonkarahisar'ın Sultandağı ilçesinde otomobilin şarampole devrilmesi sonucu 2 kişi yaşamını yitirdi, biri çocuk 2 kişi de yaralandı.
E.A. (36) idaresindeki 34 NJK 274 plakalı otomobil, Konya -Afyonkarahisar kara yolunun Sultandağı'na bağlı Yakasenek köyü mevkiinde şarampole devrildi.
Kazada sürücü E.A. ve araçtaki M.A. (52) olay yerinde öldü, C.A. (36) ve D.A. (8) ise yaralandı.
İhbar üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi.
Yaralılar, gelen sağlık görevlilerince kentteki çeşitli hastanelere kaldırıldı.

-

Real Madrid Ferencvaros’u 2-1 yendi: Arda Güler ilk 11’de başladı!
Karşılaşmaya son derece etkili ve hücum ağırlıklı başlayan Real Madrid, erken dakikalarda net fırsatlardan yararlanamadı:-
7. dakika: Arda Güler’in ceza sahası dışından sert vuruşunda top direğin yanından auta gitti.
-
11. dakika: Endrick’in yakın mesafeden şutu üst direği sıyırıp dışarı çıktı.
Baskısını artıran Real Madrid, aradığı golü 41. dakikada buldu. Kullanılan korner organizasyonunda Alexis Seria’nın ceza sahasına gönderdiği ortada iyi yükselen Mario Rivas, kısa mesafeden kafa vuruşuyla topu ağlara göndererek takımını 1-0 öne geçirdi. İlk yarı bu skorla tamamlandı.
İkinci Yarıda Karşılıklı Goller
İki takımın da ikinci yarıya çok sayıda oyuncu değişikliğiyle girdiği mücadelede Real Madrid farkı ikiye çıkarmakta gecikmedi. 49. dakikada Federico Valverde’nin pasıyla ceza sahası içinde topla buluşan Carlos Espi, düzgün bir vuruşla köşeyi bularak skoru 2-0 yaptı.Ev sahibi Ferencvaros bu gole 57. dakikada yanıt verdi. Kristoffer Zachariassen’in pasında ceza sahası içinde topla buluşan Kenan Kodro, sağ ayağıyla yaptığı vuruşla topu ağlara gönderdi ve skoru 2-1’e getirdi.
Maçın Son Bölümü Nefes Kesti
Farkı bire indirdikten sonra beraberlik için yüklenen Ferencvaros, 63. dakikada Marius Corbu’nun ortasında Zachariassen ile gole çok yaklaştı ancak kaleci Andriy Lunin geçit vermedi.Real Madrid cephesinde ise Arda Güler, 79. dakikada kullandığı şık serbest vuruşla doksandan topu az farkla auta gönderdi. Kalan dakikalarda başka gol olmayınca Real Madrid sahadan 2-1’lik galibiyetle ayrıldı. -
-

Albay Alper Topsakal kimdir? Hakkında hangi karar verildi?
Kamuoyuna yansıyan gelişmeyle birlikte Albay Alper Topsakal’ın TSK’deki hukuki süreci netleşti.Albay Alper Topsakal Kimdir?
Albay Alper Topsakal, askeri öğrencilik yılları da dahil olmak üzere yaklaşık 32 yıl boyunca Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde görev yapmış kıdemli bir subaydır.-
Askeri Kariyeri: Görev süresi boyunca uzun yıllar terörle mücadele operasyonlarında aktif roller üstlendi. Mesleki hayatında ailesinden uzun süre ayrı kalan Topsakal, duruşmadaki beyanlarına göre görevleri nedeniyle babasının cenazesine dahi katılamadı.
-
Sivil Görev Dönemi: TSK’den ihraç edildiği dönem ile mahkeme kararıyla görevine iade edildiği süreç arasında Ankara Büyükşehir Belediyesi bünyesinde görev yaptı.
Kılıçlı Yemin Soruşturması ve İhraç Süreci
30 Ağustos 2024 tarihinde Kara Harp Okulu’nda düzenlenen mezuniyet ve sancak devir teslim töreninin ardından başlatılan disiplin soruşturması kapsamında Alper Topsakal, TSK’den ayırma cezası alarak ihraç edilmişti.İhraç kararının ardından hukuki mücadele başlatan Topsakal, Ankara 19. İdare Mahkemesi’nde dava açtı. Mahkemedeki duruşmada “Askerliğe dönmek istiyorum. Bana yapılan haksızlığın giderilmesi için…” ifadelerini kullanan Topsakal’ın başvurusu Aralık 2025’te lehine sonuçlandı ve ihraç işlemi mahkeme tarafından iptal edildi.Hakkında Verilen Son Karar Ne Oldu?
Mahkeme kararının ardından üniformasını yeniden giyme ve TSK’ye dönme hakkı elde eden Albay Alper Topsakal, göreve iade edilmesinin hemen ardından alınan kararla resmen emekliliğe sevk edildi. Böylece Topsakal’ın 32 yıllık askeri kariyeri emeklilikle noktalanmış oldu. -
-

Süper Lig ne zaman başlıyor? İşte detaylar!
Netleşen takvime göre, Süper Lig’de heyecan Ağustos ayının ortasında resmi olarak başlayacak.Süper Lig 2026-2027 Sezonu Ne Zaman Başlıyor?
Trendyol Süper Lig’de 2026-2027 sezonu perdesi 14 Ağustos 2026 Cuma günü oynanacak açılış karşılaşmasıyla resmen açılıyor. TFF verilerine göre lig maratonunun ilk yarı ve sezon sonu takvimi şu şekilde işleyecek:-
Açılış Haftası: 14 – 17 Ağustos 2026
-
İlk Yarı Sonu: 18 – 21 Aralık 2026
-
İkinci Yarı Başlangıcı: 15 – 18 Ocak 2027
-
Sezon Sonu (Bitiş): 23 Mayıs 2027
Süper Lig İlk Hafta Maç Programı
TFF tarafından açıklanan 1. hafta fikstürü ve karşılaşma günleri şu şekildedir:14 Ağustos Cuma
-
21.30 Galatasaray – Çorum FK (RAMS Park)
15 Ağustos Cumartesi
-
19.00 Konyaspor – Çaykur Rizespor (Medaş Konya Büyükşehir)
-
19.00 Kasımpaşa – Trabzonspor (Recep Tayyip Erdoğan)
-
21.30 Gaziantep FK – Corendon Alanyaspor (Gaziantep)
-
21.30 Gençlerbirliği – Fenerbahçe (Eryaman)

16 Ağustos Pazar
-
19.00 İstanbul Başakşehir – Kocaelispor (Başakşehir Fatih Terim)
-
21.30 Amed Sportif Faaliyetler – Erzurumspor FK
-
21.30 Beşiktaş – Eyüpspor (Beşiktaş Park)

17 Ağustos Pazartesi
-
21.30 Samsunspor – Göztepe (Samsun Yeni 19 Mayıs)
Ağustos Ayında Maç Saatleri Nasıl Olacak?
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) ve Kulüpler Birliği Vakfı’nın ortak kararıyla yaz sıcakları göz önünde bulundurularak maç saatlerinde düzenlemeye gidildi:
-
Ağustos Dönemi: Karşılaşmalar akşam saatlerinde 19.00 ve 21.30’da oynanacak.
-
Eylül Dönemi: Maçlar 17.00 ile 20.00 saatlerine çekilecek.
-
Normal Sezon Düzeni: İlerleyen haftalarda maçlar 13.30, 16.00 ve 19.00 saatlerinde başlatılacak. Ramazan ayında ise iftar vakitlerine göre özel saat düzenlemeleri uygulanacak.
-
-

Bartuğ Elmaz dönemi bitti! İşte genç yıldızın Süper Lig’deki yeni adresi
Transfer sürecinde yaşanan son gelişmeler netleşti.Amed FK Bartuğ Elmaz İçin Kolları Sıvadı
Spor muhabiri Yağız Sabuncuoğlu’nun aktardığı habere göre; Süper Lig’in yeni temsilcisi Amed FK, Bartuğ Elmaz’ı kadrosuna katmak üzere resmi girişimlere başladı.Geçtiğimiz sezonu VavaCars Fatih Karagümrük’te kiralık olarak geçiren ve düzenli süre bularak performansını artıran genç oyuncunun, yeni sezonda da sürekli oynayabileceği bir kulüpte forma giymek istediği ifade edildi.
Fenerbahçe ile Anlaşma Bekleniyor
Transferde en güçlü aday konumunda bulunan Amed FK ile Fenerbahçe yönetimi arasındaki görüşmeler sürüyor. Sarı-lacivertli kulüple anlaşmanın sağlanması halinde Amed FK yönetimi oyuncu tarafıyla masaya oturacak.
Gelişmeler doğrultusunda Bartuğ Elmaz’ın bu sezon Fenerbahçe forması giyme ihtimaline neredeyse imkansız gözüyle bakılıyor.
