Ekranların sevilen oyuncularından Özgü Kaya ve başarılı şarkıcı Murat Dalkılıç, yaz sezonuna erken bir tatille başladı. Çiftin Yunanistan’ın sakin ve doğal güzellikleriyle öne çıkan Eresos bölgesindeki tatili, hayranlarından büyük ilgi gördü. Sosyal medya hesabından tatil anlarını paylaşan Özgü Kaya, deniz ve güneşin tadını çıkardığı kareleri takipçileriyle paylaştı. Oyuncunun doğal hali ve enerjik görüntüsü, takipçilerinden çok sayıda beğeni ve olumlu yorum aldı.
AŞKLARIYLA DİKKAT ÇEKİYORLAR
Özel hayatlarını genellikle gözlerden uzak yaşamayı tercih eden Özgü Kaya ve Murat Dalkılıç, son dönemde mutlu birliktelikleriyle magazin dünyasının dikkat çeken çiftleri arasında yer alıyor. Oyunculuk kariyerinde Üç Kız Kardeş, Kimse Bilmez ve farklı projelerdeki performanslarıyla tanınan Kaya, yeni sezon öncesi tatilde moral depolarken, Murat Dalkılıç da yoğun konser temposunun yorgunluğunu atıyor.
“BİRBİRİMİZİN YANSIMASI GİBİYİZ” DEMİŞTİ
Özgü Kaya daha önce Murat Dalkılıç ile ilişkileri hakkında yaptığı açıklamada, ikilinin enerjisinin çok iyi uyuştuğunu ve birlikte keyifli vakit geçirdiklerini söylemişti. Çiftin Yunanistan tatilinden gelen görüntüleri, hayranları tarafından “erken balayı” olarak yorumlanırken, ikilinin uyumu da sosyal medyada sıkça konuşuldu. Yeni projeleri ve kariyer çalışmaları öncesinde kısa bir mola veren Özgü Kaya ile Murat Dalkılıç’ın tatil paylaşımları, magazin gündemindeki yerini koruyor. >>>Haber Merkezi
Büyük organizasyona ev sahipliği yapacak fuar alanında hazırlıklar tüm hızıyla sürüyor. 17-20 Haziran 2026 tarihleri arasında kapılarını açacak olan fuar öncesinde, Afyonkarahisar Valisi Dr. Naci Aktaş hazırlıkları yerinde inceledi. Fuar alanındaki stantları ve yürütülen çalışmaları detaylıca denetleyen Vali Aktaş, organizasyonun kusursuz geçmesi için ekiplerden bilgi aldı.
38 ÜLKEDEN DEV KATILIM SAĞLANACAK
Mermerin başkentinde düzenlenecek olan dev fuar, küresel pazardan yoğun ilgi görüyor. Bu yıl 38 farklı ülkeden yaklaşık 350 yabancı profesyonel alıcının ve sektör temsilcisinin ziyaret etmesi beklenen fuarda, 120’si ilk kez olmak üzere toplamda 315 firma en özel blok mermerlerini sergileyecek. Fuarın, Afyonkarahisar’ın ihracat potansiyeline devasa bir katkı sağlaması bekleniyor.>>>ŞAHAN KARTAL
Ziyaret programına ilişkin Deva Partisi Afyonkarahisar İl Başkanlığı tarafından resmi bir açıklama yapıldı. Açıklamada, Genel Başkan Ali Babacan’ın kentte ağırlanacağı belirtilerek, tüm vatandaşlar düzenlenecek olan karşılama programına davet edildi. Parti tabanında hareketlilik yaratan bu ziyaret için hazırlıkların sürdüğü bildirildi.
FUAR ALANINDA BÜYÜK BULUŞMA GERÇEKLEŞECEK
Genel Başkan Ali Babacan’ın kentteki ana durağı, kapılarını dünyaya açan dev organizasyon olacak. Babacan’ın Afyonkarahisar Uluslararası Blok Mermer Fuarı’nı ziyaret ederek sektör temsilcileri ve üreticilerle bir araya geleceği öğrenildi. Program kapsamında yarın saat 14.30’da Mermer Blok Fuar Alanı Sanat Sokağı girişinde kitlesel bir karşılama töreni organize edilecek.>>>ŞAHAN KARTAL
Akademik kariyer, lisansüstü eğitim veya dil yeterliliğini tescillemek isteyen binlerce adayın merakla beklediği süreç resmen başladı. Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) başkanlığı, sosyal medya hesapları ve resmi internet sitesi üzerinden yaptığı son dakika duyurusuyla 2026 Yükseköğretim Kurumları Yabancı Dil Sınavı (2026-YÖKDİL/2) başvurularının siber sistem üzerinden erişime açıldığını bildirdi.
Açıklanan resmi takvime göre, adayların sınav ücretini yatırarak başvurularını tamamlamaları için sınırlı bir süre bulunuyor. İşte ÖSYM AİS YÖKDİL/2 başvuru ekranı, son başvuru tarihi, sınav günü ve dikkat edilmesi gereken kritik detaylar…
Son Gün 24 Haziran! Başvurular Nasıl Yapılacak?
ÖSYM tarafından yayımlanan güncel kılavuza göre; 2026-YÖKDİL/2 sınavı için başvuru süreci 24 Haziran 2026 tarihine kadar (bu tarih dahil) kesintisiz olarak devam edecek. Adayların hak kaybı yaşamaması ve geç başvuru gününün yüksek maliyetli sınav ücreti tarifesine kalmaması için bu tarihe kadar işlemlerini tescil ettirmeleri gerekiyor.
Adaylar başvurularını şu dijital ve fiziki kanallar üzerinden hızlıca gerçekleştirebilecek:
ÖSYM AİS Sistemi: Doğrudan https://ais.osym.gov.tr internet adresi üzerinden T.C. kimlik numarası ve aday şifresiyle,
Mobil Uygulama: ÖSYM Aday İşlemleri Mobil Uygulaması indirilerek akıllı telefonlar üzerinden siber onaylı olarak,
Başvuru Merkezleri: ÖSYM tarafından yetkilendirilen fiziki ÖSYM Başvuru Merkezleri aracılığıyla.
2026 YÖKDİL/2 Sınavı Ne Zaman Yapılacak?
Yabancı dil tazminatı almak ya da üniversitelerin akademik kadro (araştırma görevlisi, öğretim görevlisi vb.) ilanlarına başvurmak isteyenlerin katılım sağlayacağı YÖKDİL/2 sınavı, 9 Ağustos 2026 tarihinde ÖSYM sınav merkezlerinde tek oturum halinde gerçekleştirilecek.
Sınav; Fen Bilimleri, Sağlık Bilimleri ve Sosyal Bilimleri olmak üzere 3 temel alanda, İngilizce başta olmak üzere Almanca, Arapça ve Fransızca dillerinde çoktan seçmeli test formatında uygulanacak.
ÖSYM’den Sınav Ücreti ve Kılavuz Uyarısı
Başvuru yapacak adayların, kılavuzda belirtilen bankalara veya ÖSYM’nin e-İŞLEMLER bölümünde yer alan “ÖDEMELER” alanı üzerinden kredi kartı/banka kartı ile sınav ücretini 24 Haziran gecesine kadar yatırması zorunludur. Ücreti yatırılmayan başvurular, sistem üzerinde geçersiz sayılacaktır.
Milyonlarca SSK ve Bağ-Kur emeklisinin büyük bir merakla beklediği Temmuz 2026 zam oranı için son viraja girildi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından paylaşılan Mayıs ayı tüketici fiyat endeksi (TÜFE) verilerinin ardından, emeklilerin şimdiden tescillediği 5 aylık birikimli artış oranı netlik kazandı.
Haziran ayı enflasyon verisinin açıklanmasıyla birlikte nihai halini alacak olan emekli maaşı zam hesaplamalarında, masadaki senaryolar ve piyasa beklentileri kuruşu kuruşuna şekillenmeye başladı. İşte Merkez Bankası verileri ve uzman tahminleri ışığında Temmuz ayında emeklileri bekleyen yeni maaş düzenlemeleri…
5 Aylık Enflasyon Farkı Kesinleşti: İşte Cebe Konan Oran
TÜİK’in Mayıs ayı enflasyonunu aylık bazda %1,71 olarak ilan etmesiyle birlikte, Ocak-Mayıs dönemini kapsayan 5 aylık birikimli enflasyon oranı %16,60 olarak tescillendi. Bu veri doğrultusunda, SSK ve Bağ-Kur emeklileri Haziran ayı verisi sıfır bile çıksa %16,60’lık bir zam oranını şimdiden garantilemiş oldu.
Memur ve memur emeklileri için ise toplu sözleşme şartları gereği 5 aylık zam oranı şu an için %12,4 seviyesinde hesaplandı.
Temmuz 2026 Emekli Zammı Ne Kadar Olacak ve Ne Zaman Açıklanacak?
Emekli maaşlarına yansıtılacak kesin artış oranı, 3 Temmuz 2026 Cuma günü saat 10:00’da TÜİK’in Haziran ayı enflasyon rakamlarını duyurmasıyla resmiyet kazanacak.
Merkez Bankası Piyasa Katılımcıları Anketi’nde yer alan %1,52’lik Haziran ayı enflasyon beklentisinin gerçekleşmesi durumunda, siber veri havuzunda oluşan 6 aylık toplam enflasyon farkı %18,38 seviyesine ulaşacak. SGK uzmanlarının paylaştığı bu en güçlü senaryoya göre SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin Temmuz zammı %18,38 olacak.
Beklenen %18,38 Zam Oranına Göre Yeni Maaş Tablosu
Haziran ayı beklentileri doğrultusunda maaşların ulaşacağı tahmini seviyeler şu şekilde hesaplanmaktadır:
20.000 TL maaş alan emekli: 23.716 TL
25.000 TL maaş alan emekli: 29.645 TL
30.000 TL maaş alan emekli: 35.574 TL
En Düşük Emekli Maaşı Ne Kadar Olacak?
2026 yılının ilk yarısında en düşük emekli maaşı (taban aylık) Hazine desteğiyle birlikte 20.000 TL olarak uygulanıyordu. Temmuz ayındaki yeni düzenlemeyle birlikte en düşük emekli maaşı alan yaklaşık 4 milyon vatandaşın durumuna yönelik iki farklı formül konuşuluyor:
Enflasyon Oranı Doğrudan Yansıtılırsa: Garantilenen 5 aylık veriye göre taban aylık 23.320 TL’ye, Haziran beklentisi dahil edilerek %18,38 zam uygulanması durumunda ise 23.676 TL’ye yükselecek.
Seyyanen veya Kök Maaş Düzenlemesi: Ekonomi yönetiminin meclis düzenlemesiyle birlikte en düşük emekli maaşını yuvarlayarak 22.000 TL veya 23.500 TL bandında yeni bir tescilli sınır değer olarak sabitlemesi de masadaki güçlü alternatifler arasında yer alıyor.
Feci kazada yaşamını yitiren Ayşe Portakal için Tepebaşı ilçesi Yeşiltepe Mahallesi’nde bulunan Beyazıt Camii’nde öğle namazına müteakip cenaze namazı kılındı. Yaşlı kadının cenazesi, namazın ardından tam da hayatını kaybettiği sokak üzerindeki evinin önüne getirildi. Kazanın gerçekleştiği noktada toplanan ailesi ve komşuları gözyaşları içinde helallik verdi. Ayşe Portakal’ın cenazesi, daha sonra Uludere Mahallesi kabristanlığında toprağa verildi.
ESKİŞEHİR’DE BİR ARACIN GERİ MANEVRASI YAPTIĞI SIRADA ÇARPMASI SONUCU HAYATINI KAYBEDEN 86 YAŞINDAKİ AYŞE PORTAKAL, OLAYIN GERÇEKLEŞTİĞİ SOKAK ÜZERİNDE ALINAN HELALLİK SONRASI SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI. SÜRÜCÜ YASEMİN PALAZ İSE ÇIKARILDIĞI MAHKEMECE TUTUKLANDI. (BAHADIR TURGUT – EMİR ERTEN/ESKİŞEHİR-İHA) Eskişehir’de, geri manevra yapan bir aracın çarpması sonucu hayatını kaybeden 86 yaşındaki Ayşe Portakal, olayın gerçekleştiği sokak üzerinde alınan helallik sonrası son yolculuğuna uğurlandı. Sürücü Yasemin Palaz ise çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
GERİ GERİ GELEN ARAÇ YAŞLI KADINI EZDİ
Yürekleri yakan olay, Tepebaşı ilçesi Yeşiltepe Mahallesi Özipek Sokak üzerinde meydana geldi. Sürücü Yasemin Palaz idaresindeki 06 plakalı hafif ticari araç, sokakta yürümekte olan Ayşe Portakal’a geri manevra yaptığı esnada çarptı. Aracın altında kalarak ağır yaralanan talihsiz kadın, kaldırıldığı Eskişehir Yunus Emre Devlet Hastanesi’nde doktorların tüm çabasına rağmen kurtarılamadı.
AYŞE PORTAKAL (BAHADIR TURGUT – EMİR ERTEN/ESKİŞEHİR-İHA) Eskişehir’de, geri manevra yapan bir aracın çarpması sonucu hayatını kaybeden 86 yaşındaki Ayşe Portakal, olayın gerçekleştiği sokak üzerinde alınan helallik sonrası son yolculuğuna uğurlandı. Sürücü Yasemin Palaz ise çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
DİREKSİYONDAKİ KADIN SÜRÜCÜ CEZAEVİNE GÖNDERİLDİ
Kazanın ardından Eskişehir İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından gözaltına alınan 51 yaşındaki kadın sürücü Yasemin Palaz, karakoldaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Hakim karşısına çıkarılan sürücü, dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu ölüme sebebiyet verme suçundan tutuklanarak cezaevine konuldu.>>>İHA
Bursa’nın İznik ilçesinde bir araya gelen sadık izleyiciler, tarihi İznik Ayasofya Camii önünde lokma hayrı organize etti. Dizi karakterine duydukları sevgiyi ve bağlılığı göstermek isteyen çok sayıda vatandaş, sıcak lokma alabilmek için uzun kuyruklar oluşturdu. Lokma dağıtımı sırasında ortaya hem renkli hem de duygusal anlar çıktı.
ELLERİNİ AÇIP HAYALİ KARAKTER İÇİN DUA ETTİLER
Etkinlik esnasında çevredeki vatandaşların şaşkın bakışları arasında ilginç anlar yaşandı. Lokma kuyruğuna giren bazı vatandaşların ellerini semaya kaldırarak kurgusal karakter için dua etmesi çevredekilerin dikkatinden kaçmadı. Dizi karakteri için düzenlenen bu hayır, izleyicilerin kurgu dünyasıyla kurduğu güçlü bağı bir kez daha gözler önüne serdi.
FENOMEN DİZİ EŞREF RÜYA’NIN SEVİLEN KARAKTERİ EŞREF TEK SENARYO GEREĞİ ÖLDÜĞÜ İÇİN HAYRANLARI TARAFINDAN DİKKAT ÇEKEN BİR ETKİNLİK DÜZENLENDİ. BURSA’NIN İZNİK İLÇESİNDEKİ TARİHİ İZNİK AYASOFYA CAMİİ ÖNÜNDE VATANDAŞLARA HAYIR AMACIYLA LOKMA DAĞITILDI. (ÖZDEMİR YİĞİT/BURSA-İHA) Fenomen dizi Eşref Rüya’nın sevilen karakteri Eşref Tek senaryo gereği öldüğü için hayranları tarafından dikkat çeken bir etkinlik düzenlendi. Bursa’nın İznik ilçesindeki tarihi İznik Ayasofya Camii önünde vatandaşlara hayır amacıyla lokma dağıtıldı.
GERÇEKTE ÖLDÜ SANIP BÜYÜK ŞOK YAŞADILAR
Meydandaki kalabalığı ve lokma arabasını gören pek çok vatandaş ise ilk etapta ünlü oyuncunun gerçekten hayatını kaybettiğini düşündü. Etkinliğe katılan Ali Karaman isimli bir vatandaş, “Gördüğümde ünlü oyuncu vefat etti sandım. Sonrasında sadece senaryo gereği dizide öldüğünü öğrenince çok şaşırdım. Ne diyelim, Allah kabul etsin” ifadeleriyle şaşkınlığını dile getirdi.>>>İHA
Amerika Birleşik Devletleri, Meksika ve Kanada’nın ortaklaşa ev sahipliği yaptığı futbol dünyasının en büyük organizasyonu 2026 FIFA Dünya Kupası’nda heyecan dalgası tüm hızıyla sürüyor. Turnuvanın en kırılma anlarından birine sahne olacak I Grubu’nun dev müsabakasında, turnuvanın mutlak şampiyonluk adaylarından Fransa, Afrika kıtasının en atletik, disiplinli ve fizik gücü yüksek ekiplerinden Senegal ile karşı karşıya geliyor.
Kadrosunda Kylian Mbappé gibi dünya yıldızlarını barındıran Horozlar, gruplardaki iddiasını sürdürmek isterken; Senegal ise turnuvanın en büyük sürprizine imza atmak için sahaya çıkıyor. Milyonlarca futbolseverin ekran başına kilitleneceği bu dev karşılaşma öncesinde nefesler tutuldu. Peki, Fransa – Senegal maçı ne zaman, saat kaçta ve hangi kanalda? İşte karşılaşmanın canlı yayın bilgileri ve tüm detaylar…
Fransa – Senegal Maçı Ne Zaman, Saat Kaçta?
2026 FIFA Dünya Kupası I Grubu kapsamında futbol dünyasının iki dev kıtasını karşı karşıya getirecek olan Fransa – Senegal mücadelesi, 16 Haziran 2026 Salı günü (bugün) oynanacak.
ABD’nin New Jersey kentinde yer alan dev MetLife Stadyumu’nda gerçekleştirilecek olan bu kritik karşılaşma, Türkiye saati ile 22.00’de başlayacak. Zorlu mücadelede sahada adaleti sağlamak adına FIFA tarafından dünyaca ünlü deneyimli hakem Alireza Faghani görevlendirildi.
Fransa – Senegal Maçı Hangi Kanalda, Şifresiz Mi?
Dünya Kupası’ndaki bu dev randevu, turnuvanın Türkiye’deki resmi yayıncısı olan TRT 1 ekranlarından şifresiz, naklen ve yüksek görüntü kalitesiyle canlı olarak ekranlara gelecek. Futbolseverler bu büyük heyecanı televizyon başından takip edebileceği gibi, TRT’nin dijital yayın platformları üzerinden de şifresiz olarak izleyebilecek.
Yıldızlar Geçidi: Kante ve Genç Horozlar Sahne Alıyor
Turnuvanın en görkemli kadrolarından birine sahip olan Fransa, hücum hattında adeta göz kamaştırıyor. Takımın süper yıldızı Kylian Mbappe önderliğindeki Fransa’da, Ousmane Dembele’nin yanı sıra Michael Olise, Warren Zaire-Emery ve Desire Doue gibi dünya futboluna damga vurmaya hazırlanan genç yetenekler de sahne alacak.
Öte yandan, Fransa’nın 2018 yılındaki son dünya şampiyonluğunun en büyük mimarlarından biri olan ve Süper Lig devi Fenerbahçe formasını terleten emektar orta saha N’Golo Kante de takımın sarsılmaz savunma gücü ve tecrübe abidesi olarak turnuvadaki yerini koruyor.
Korkunç kaza, gece saat 03.00 sıralarında Muratpaşa ilçesi Etiler Mahallesi Kızılarık Caddesi üzerinde yer alan Mevlana üstgeçidinde meydana geldi. Bayan kuaföründe çalışan ve yakın zamanda askere gitmeye hazırlanan Varol Şen, mesai bitiminin ardından arkadaşlarıyla bir araya gelerek vakit geçirdi. Saatin ilerlemesi üzerine eve gitmek amacıyla arkadaşlarından ayrılan Şen, caddede seyir halindeyken motosikletinin hakimiyetini kaybetti.
KAZADA HAYATINI KAYBEDEN ŞEN’İN ÖLÜM HABERİNİ ALAN AİLESİ VE ARKADAŞLARI BÜYÜK ÜZÜNTÜ YAŞARKEN, CENAZESİ OTOPSİ İŞLEMLERİNİN ARDINDAN TESLİM ALINDI. (RAMAZAN BOZCA/ANTALYA-İHA) Antalya’da kontrolden çıkan motosikletin bariyerlere çarpması sonucu meydana gelen kazada 20 yaşındaki genç olay yerinde hayatını kaybetti. Gencin cenazesinin morgdan teslim alınması sırasında ailesi ve yakınları büyük üzüntü yaşadı.
KAYGANLAŞAN YOLDA METRELERCE SÜRÜKLENDİ
Yolun kaygan olması nedeniyle kontrolden çıkan motosiklet, büyük bir hızla yol kenarındaki demir bariyerlere çarptı. Çarpmanın şiddetiyle genç sürücü yola savrulurken, altındaki motosiklet ise yaklaşık 200 metre ileriye sürüklendi. Yerde hareketsiz yatan genci gören diğer sürücülerin ihbarı üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, Varol Şen’in hayatını kaybettiğini belirledi.
GÖZYAŞLARI İÇİNDE SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI
Kaza nedeniyle trafik akışı uzun süre tek şeritten kontrollü olarak sağlandı. Savcılık ve Olay Yeri İnceleme ekiplerinin kaza mahallinde yaptığı çalışmaların ardından Şen’in cansız bedeni Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından amcası tarafından teslim alınan genç sürücünün cenazesi, toprağa verilmek üzere Kurşunlu Mezarlığı’na götürüldü. Polis kazayla ilgili soruşturma başlattı.>>>İHA
Anadolu’nun kadim kültür başkentlerinden biri olan Kırşehir’de, kentin en önemli siber-kültürel değerlerini gelecek nesillerin hafızasına kazıyacak ezber bozan ve son derece anlamlı bir proje hayata geçirildi. Kentte faaliyet gösteren bir vakıf tarafından koordine edilen projenin lansmanı büyük bir ilgiyle gerçekleştirildi.
Vakıf Başkanı Mustafa Düger tarafından detayları paylaşılan isim projesi kapsamında; Kırşehir’de yeni doğan çocuklarına kentin simge değerleri olan “Ahi” veya “Neşet” adını veren ailelere tam 4 adet çeyrek altın hediye edilecek. Kültürel bağları güçlendirmeyi hedefleyen bu cömert ve anlamlı projenin detayları, ödülün siber-manevi arka planı ve başvuru şartları netleşti.
Ahiliğin 4 Açık Kapısını Temsilen 4 Çeyrek Altın
Vakıf Başkanı Mustafa Düger, projenin basit bir ödül veya siber kampanya olmanın çok ötesinde, bu toprakların mayasını ve ruhunu koruma mücadelesi olduğunu vurguladı. Hediye edilecek altın miktarı olan “4” sayısının rastgele seçilmediğini belirten Düger, bu rakamın Ahilik felsefesinin temel taşlarını oluşturan 4 açık kapıyı simgelediğini aktardı:
Alnın açık olsun
Kalbin açık olsun
Kapın açık olsun
Sofran açık olsun
Kampanya Şartları Nelerdir?
Geniş yankı uyandıran projeden yararlanabilmek için belirlenen şartlar ise oldukça esnek tutuldu. Bugünden itibaren tescillenen karara göre;
Bebeğin Kırşehir’de dünyaya gelmiş olması, Ailenin bebeğin nüfus kaydını oluştururken ana ismin yanına veya doğrudan tek isim olarak “Ahi” veya “Neşet” adını eklemiş olması yeterli kabul edilecek.
Cumartesi gününden beri kayıp olan Göksel Gedikli’nin hayatından endişe eden ailesi, emniyet güçlerine giderek kayıp başvurusunda bulunmuştu. İhbarın ardından polis ve arama kurtarma ekipleri tarafından ilçenin dört bir yanında geniş çaplı arama çalışmaları başlatıldı. Günlerdir süren umutlu bekleyiş, gelen acı haberle yerini büyük bir üzüntüye bıraktı.
VATANDAŞLAR HAREKETSİZ HALDE BULDU
Acı olay, ilçeye bağlı Gemiciler Mahallesi’ndeki boş bir arazide meydana geldi. Çalılık alandan geçen vatandaşlar, yerde hareketsiz yatan bir şahsı fark ederek durumu hemen 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine kısa sürede sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Ekiplerin yaptığı ilk kontrolde, yerde yatan kişinin kayıp olarak aranan Gedikli olduğu ve hayatını kaybettiği belirlendi.
ÖLÜM NEDENİ OTOPSİYLE NETLEŞECEK
Olay yeri inceleme ekipleri ve savcının bölgede yaptığı detaylı incelemelerin ardından Göksel Gedikli’nin cansız bedeni, kesin ölüm nedeninin belirlenebilmesi amacıyla otopsi yapılmak üzere hastane morguna kaldırıldı. Şüpheli ölümle ilgili geniş çaplı soruşturma yürüten cinayet büro ekipleri, olayın arkasındaki sır perdesini aralamak için çalışmalarını sürdürüyor.>>>İHA
Duruşmada söz alan tutuklu sanık Emin U., eski dini nikahlı eşi Melisa B.’nin sosyal medyadan kendisine ulaşarak yardım istediğini iddia etti. Kuzenleriyle birlikte Şanlıurfa’dan Gaziantep’teki düğün alanına geldiklerini belirten sanık, yolda alkol ve uyuşturucu hap aldığını itiraf etti. Düğün alanında tehdit edildiğini öne süren Emin U., “O esnada elektrikler kesikti. Korktuğum için araçta bulduğum tüfekle karanlıkta rastgele ateş ettim. Kimseyi öldürmek istemedim” diyerek suçtan sıyrılmaya çalıştı.
GAZİANTEP’TE BİR SOKAK DÜĞÜNÜNE DÜZENLENEN SİLAHLI SALDIRIDA 3 ÇOCUK BABASI MURAT KARA’NIN HAYATINI KAYBETMESİNE İLİŞKİN DAVANIN GÖRÜLMESİNE DEVAM EDİLDİ. (FATMA ALTINBAŞ/GAZİANTEP-İHA) Gaziantep’te bir sokak düğününe düzenlenen silahlı saldırıda 3 çocuk babası Murat Kara’nın hayatını kaybetmesine ilişkin davanın görülmesine devam edildi. Duruşmada savunma yapan sanık Emin U., “Elektrikler kesikti. Bunun üzerine rastgele ateş ettim. Ateş ettiğim tüfek aracın içerisindeydi. Kime ait olduğunu bilmiyorum. Daha sonra Duran ve Salih ile birlikte araca binerek kaçtık” dedi.
KUZENLERİ SUÇLAMALARI KABUL ETMEDİ
Aynı davada yargılanan diğer sanıklar Salih U. ve Duran U. ise suçlamaları reddederek olay anında düğün yerinden ayrılmış olduklarını iddia ettiler. Sanıklar, Emin U.’nun savunmasını kabul etmediklerini ve araçlarında kesinlikle bir tüfek bulunmadığını öne sürerek tahliyelerini talep etti.
GAZİANTEP’TE BİR SOKAK DÜĞÜNÜNE DÜZENLENEN SİLAHLI SALDIRIDA 3 ÇOCUK BABASI MURAT KARA’NIN HAYATINI KAYBETMESİNE İLİŞKİN DAVANIN GÖRÜLMESİNE DEVAM EDİLDİ. (FATMA ALTINBAŞ/GAZİANTEP-İHA) Gaziantep’te bir sokak düğününe düzenlenen silahlı saldırıda 3 çocuk babası Murat Kara’nın hayatını kaybetmesine ilişkin davanın görülmesine devam edildi. Duruşmada savunma yapan sanık Emin U., “Elektrikler kesikti. Bunun üzerine rastgele ateş ettim. Ateş ettiğim tüfek aracın içerisindeydi. Kime ait olduğunu bilmiyorum. Daha sonra Duran ve Salih ile birlikte araca binerek kaçtık” dedi.
“HEDEF GÖZETEREK KAN KUSTURDULAR”
Saldırıda yaralanan gelinin babası İbrahim B. ise sanıkların yalan söylediğini belirterek mahkemede isyan etti. Olaydan önce sosyal medyadan tehdit videoları yayınladıklarını söyleyen acılı baba, “Elektrikler kesikti ama hepsinin elinde silah vardı ve kaçmasaydık bizi bitireceklerdi. Karanlığa rağmen doğrudan beni hedef alarak ateş ettiler, kurşun arkamda duran Murat Kara’ya isabet etti” diyerek sanıkların en ağır cezayı almasını istedi. Mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.>>>İHA
İran devlet televizyonuna göre, Erakçi, yabancı ülkelerin büyükelçileri ve diplomatik temsilcileriyle bir araya geldiği toplantıda, ABD ile varılan mutabakatı ve bölgesel gelişmeleri değerlendirdi.
ABD ile varılan mutabakatın 19 Haziran’da İsviçre’de imzalanacağını belirten Erakçi, şu ifadeleri kullandı:
“Bunun ardından yeri daha sonra belirlenecek bir yerde, İran ve ABD arasında nihai bir anlaşmaya varmak için yeni bir müzakere turu başlayacak. Nihai bir anlaşmaya varılması için yapılacak bu müzakereler, 60 gün sürecek. Bu nihai anlaşma, nükleer konular ve yaptırımların kaldırılmasıyla ilgili.”
Mutabakatın Lübnan’da da savaşın durdurulmasını içerdiğini vurgulayan Erakçi, “Bizim görüşümüze göre bu mutabakat zaptının iki tarafı bir tarafta ABD ve İsrail, diğer tarafta ise İran ve Hizbullah’tır ve Lübnan’daki savaşın sona ermesi, savaşın tamamen sona ermesinin ayrılmaz bir parçasıdır ve İsrail’in Lübnan topraklarından çekilmesini içerir.” diye konuştu.
Erakçi, “Siyonist rejimin Lübnan’a bundan sonra yapacağı herhangi bir askeri saldırı ve Lübnan topraklarının işgalinin devamı, bizim açımızdan kesinlikle mutabakatın ihlali sayılacaktır.” ifadelerini kullandı.
Nükleer mesele ve yaptırımların kaldırılması nihai anlaşmada ele alınacak
Anlaşmaya varılmasında yaşanan zorluklar nedeniyle müzakerelerin iki aşamaya bölündüğünü söyleyen Erakçi, şunları kaydetti:
“İlk aşamada, savaşı sona erdirme meselesini, Hürmüz Boğazı görüşmelerini, deniz ablukasını, dondurulmuş İran fonlarının serbest bırakılmasıyla ilgili konuları, yeniden yapılanma meselesini ve benzeri konuları müzakere etmeli ve bir mutabakat zaptına varmalıyız.
Bundan sonra da nihai bir anlaşmaya varana kadar müzakereler 60 gün daha devam edecek. Nihai anlaşmada nükleer konular ve yaptırımların kaldırılması hakkında kararlar alınacak ve nihai bir sonuca ulaşacağız.” >>>AA
Şuhut İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü bünyesinde görev yapan teknik ekipler, ilçe genelindeki tüm bayileri mercek altına aldı. Yapılan denetimlerde; bitki koruma ürünleri ile gübrelerin barkodları, son kullanma tarihleri, depolama koşulları ve yasal kayıtları en ince ayrıntısına kadar kontrol edilerek işletmelerin faaliyetleri yerinde incelendi.
ÜRETİMDE GÜVENLİK VE TAKİP SÜRECİ MERCEK ALTINDA
Gerçekleştirilen denetimlerle, tarımsal üretimde kullanılan kimyasalların ve gübrelerin izlenebilirlik süreçleri kontrol edildi. Tarım müdürlüğü yetkilileri, bayilere satış ve kayıt süreçlerinin ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda eksiksiz yürütülmesi konusunda uyarılarda bulundu. Kontrol ve rehberlik faaliyetlerinin ilçe genelinde kesintisiz süreceği bildirildi. >>>İHA
İsrail ordusu, ateşkese rağmen Gazze’ye saldırılarını sürdürüyor.
Sağlık kaynaklarından alınan bilgiye göre, İsrail ordusuna ait İHA, Nusayrat Mülteci Kampı’nın kuzeyindeki Jules Caddesi’ni hedef aldı. Saldırıda yaşamını yitiren 2 Filistinlinin cenazesi, bölgedeki Avde Tıp Kompleksi’ne getirildi.
Görgü tanıkları, İsrail’e ait İHA’nın sivillerin toplandığı bir alanı hedef aldığını aktardı.
İsrail’in Gazze’ye düzenlediği saldırılarda son 24 saatte 5 kişi hayatını kaybetti
Gazze’deki Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail’in Ekim 2023’ten bu yana devam eden saldırılarında yaşanan can kayıplarına ilişkin son veriler paylaşıldı.
Son 24 saatte Gazze’deki hastanelere 5 ölü ve 8 yaralının getirildiği kaydedildi.
Gazze’de ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025’ten bu yana İsrail’in saldırılarında 997 kişinin yaşamını yitirdiği, 3 bin 152 kişinin yaralandığı, enkaz altından ise 784 kişinin cansız bedeninin çıkarıldığı ifade edildi.
İsrail’in Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda toplam can kaybının 73 bin 8’e, yaralı sayısının da 173 bin 260’a yükseldiği bildirildi.
Gazze Şeridi’nde enkaz altında hâlâ binlerce cenazenin bulunduğu belirtiliyor.
Gazze’den 35 hasta, İsrail kısıtlamaları altındaki Refah Sınır Kapısı’ndan tahliye edildi
Filistin Kızılayından yapılan açıklamada, bölgedeki hastalara yurt dışında tedavi fırsatı sağlamak adına çalışmaların devam ettiği kaydedildi.
Dünya Sağlık Örgütü tarafından koordine edilen tahliye operasyonları öncesi hastaların Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus kentinde yer alan Tıbbi Rehabilitasyon Hastanesine götürüldüğü aktarıldı.
Kızılay ekiplerinin koordinasyon ve gözetim sağladığı hastalara, ilk sağlık hizmetini de sunduğu belirtilerek sınır geçiş noktasına güvenli ve düzenli şekilde ulaşmalarının sağlandığı ifade edildi.
Tahliye kapsamında 35’i hasta ve 62’si refakatçi toplam 97 Filistinlinin Refah Sınır Kapısı’ndan çıkış yaptığı bildirildi.
17 binden fazla hasta ve yaralı tedavi için tahliye edilmeyi bekliyor
İsrail saldırıları nedeniyle sağlık sektörünün ağır darbe aldığı Gazze’de devam eden saldırılar ve sağlık altyapısındaki yetersizlikler nedeniyle ağır yaralı ve kronik hastaların tedavi için Gazze dışına sevk edilmesi gerekiyor.
Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı, 9 Haziran’da yaptığı açıklamada, tedavi için yurt dışına sevk kararı bulunan 17 binden fazla Filistinli hastanın İsrail’in engellemeleri nedeniyle Gazze Şeridi’nden çıkış yapamadığını ve gecikmelerin hasta ölümlerini artırdığını bildirmişti.
Refah Sınır Kapısı’nın 19 Mart’ta yalnızca yayaların geçişi için yeniden açıldığı belirtilmişti.
İsrail makamları, Gazze’nin dünyaya açılan tek kapısı Refah Sınır Kapısı’nda farklı gerekçelerle sık sık kısıtlamalar uyguluyor. >>>AA
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Konut Fiyat Endeksi’ne (KFE) göre, en son Ocak 2024’te yıllık bazda yüzde 1,4 reel artış gösteren konut fiyatları, şubat ayı ile birlikte düşüşe geçmiş, reel olarak yüzde 5,1 azalmıştı.
Konut fiyatlarındaki değişim, aradan geçen 28 aylık sürede sadece Kasım 2025’te (yüzde 0,3) enflasyonun üzerinde gerçekleşirken diğer ayların tamamında reel olarak azaldı.
Geçen yılın aralık ayı ile birlikte reel düşüş oranı artışa geçerken bu yılın mayıs ayı itibarıyla yüzde 6,1’e ulaştı. Reel düşüş oranı nisanda yüzde 4,3, martta 3,4, şubatta 3,9, ocakta 2,3, aralıkta ise yüzde 1,4 şeklindeydi.
“(Geçmişteki) Hızlı yükselişin ardından yaşanan dengeleme süreci”
İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Hepşen, AA muhabirine yaptığı açıklamada, son aylarda reel düşüş oranının arttığına işaret ederek, “Son aylarda konut satışları oldukça güçlü seyrediyor. Normal şartlarda satış hacmindeki toparlanmanın fiyatlara daha belirgin yansımasını beklerdik. Ancak buna rağmen reel düşüşün hızlanması beni şaşırttı.” dedi.
Bunun birkaç nedeni olduğunu dile getiren Hepşen, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Birincisi, satışlardaki artışın önemli bir bölümü fiyat beklentisinden değil, ertelenmiş talebin devreye girmesinden kaynaklanıyor. Özellikle 2023 ve 2024’te alım kararını erteleyen kesim piyasaya dönüyor. Bu durum işlem hacmini artırıyor ancak fiyatlar üzerinde aynı ölçüde baskı yaratmıyor. İkincisi, yüksek faiz ortamı halen fiyatları sınırlayan en önemli unsur. Konut kredilerinin maliyeti yüksek olduğu için piyasada nakit alıcıların ağırlığı devam ediyor. Bu da fiyatların daha kontrollü hareket etmesine neden oluyor. Üçüncüsü, önceki iki yılda konut fiyatları enflasyonun oldukça üzerinde yükselmişti. Bugün gördüğümüz tablo biraz da bu hızlı yükselişin ardından yaşanan dengeleme süreci. Nominal olarak fiyatlar artıyor ancak genel fiyat düzeyi daha hızlı arttığı için reel tarafta düşüş devam ediyor.”
“Faizlerde kalıcı düşüş görülmeden reel fiyat artışlarına dönüş sınırlı kalır”
Prof. Dr. Hepşen, gelecek dönemde faizlerde belirgin bir gerileme görülmediği sürece konut fiyatlarında yeniden yüksek çift haneli reel artışlar beklemediğini kaydederek, yeni üretimin sınırlı kaldığı ve nitelikli konut arzının yetersiz olduğu bölgelerde fiyatların Türkiye ortalamasından daha güçlü seyredebileceğini söyledi.
Reel fiyatlardaki düşüşün ne kadar süreceğinin büyük ölçüde enflasyon ve faiz görünümüne bağlı olduğunu vurgulayan Hepşen, “Mevcut koşullar altında 2026’nın ikinci yarısında da konut fiyatlarının enflasyonun gerisinde kalmaya devam etmesi olası görünüyor. Ancak enflasyondaki düşüşün hızlanması ve konut kredi faizlerinde belirgin bir gerileme yaşanması halinde reel fiyatlardaki kayıp kademeli olarak sona erebilir.” ifadelerini kullandı.
Hepşen, reel bazdaki zayıf seyrin en azından 2026 sonuna kadar devam edeceğini öngördüklerini belirterek, “Çünkü bugün konut fiyatlarını yukarı taşıyacak temel unsur olan kredi talebi henüz yeterince güçlü değil. Faizlerde kalıcı bir düşüş görülmeden reel fiyat artışlarına dönüşün sınırlı kalacağını öngörüyoruz.” dedi.
“(Reel düşüşün) Önümüzdeki bir yıl boyunca süreceğini düşünüyorum”
Gayrimenkul iktisatçısı Ahmet Büyükduman da konut piyasasında fiyatların yüksek reel faizlerin baskısı altında olduğunu aktararak, “Bu piyasada konut fiyatları ile reel faizler ters orantılıdır. Bir tahterevallinin iki ucu gibidir. Reel faizler yükseldiğinde konut fiyatları enflasyonun altında kalır, reel anlamda geriler.” diye konuştu.
Mevcut para politikası ve yüksek faiz politikası devam ettiği sürece konut fiyatlarının bu ivmesini sürdüreceğini dile getiren Büyükduman, “Önümüzdeki bir yıl boyunca da konut fiyatlarındaki artışın enflasyonun altında kalacağını düşünüyorum.” ifadesini kullandı. >>>AA
AA muhabirinin Türkiye Elektrik İletim AŞ verilerinden derlediği bilgiye göre, Türkiye’de dün günlük bazda 972 bin 52 megavatsaat elektrik üretildi.
Üretimde ilk sırada yüzde 25,7 payla barajlı hidroelektrik santralleri yer aldı. Bunu yüzde 19 ile güneş santralleri ve yüzde 11,5 ile ithal kömür santralleri izledi.
Böylece, Türkiye’de güneş enerjisinden günlük bazda üretilen elektrik, dün 184 bin 466 megavatsaatle yılın en yüksek seviyesine ulaştı.
Günlük bazda tüketim ise 966 bin 812 megavatsaat oldu. En yüksek elektrik tüketimi 46 bin 919 megavatsaatle 15.00’te, en düşük tüketim ise 30 bin 427 megavatsaatle 06.00’da gerçekleşti.
Türkiye dün 8 bin 159 megavatsaat elektrik ihracatı, 2 bin 785 megavatsaat elektrik ithalatı yaptı. >>>AA
Devlet Bahçeli, MHP TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, 1948’den bu yana Filistin halkının hür ve bağımsız yaşama özleminin ötelendiğini, 1967’den bu yana işgalin derinleştiğini, Kudüs’ün statüsü üzerinde pek çok tefrika denendiğini, yerleşim politikalarıyla Filistin toprağının adım adım daraltıldığını söyledi.
Gazze’nin yıllardır abluka, açlık, yıkım ve ölümle sınandığını ifade eden Bahçeli, 7 Ekim sonrasında İsrail yönetiminin izlediği yolun, savaş hukukunun meşruiyet hudutlarını çoktan aştığını, vicdan sahibi milletlerin sabır taşlarını çatır çatır çatlattığını dile getirdi.
Bahçeli, “İsrail, günahsız sivilleri hedef alan, şehirleri harabeye çeviren, hastaneleri, okulları, ibadethaneleri, yardım noktalarını dahi savaş meydanına çeviren bir ölüm ve intikam makinesi siyasetine dönüşmüştür. Bugün karşımızda bulunan, bölgenin huzur damarlarına musallat olmuş kan delisi bir kriz makinesi olan İsrail, ateşkesi ihlal ederek Lübnan’a saldırmakta, söylem ve demeçleriyle dünya milletlerinin dört gözle beklediği ABD-İran mutabakatının dahi karşısında durmakta, Doğu Akdeniz’de, Kıbrıs çevresinde taşeron hevesleri okşayan bir istikrarsızlık merkezi olmaya devam etmektedir.” diye konuştu.
Netanyahu yönetiminin, bölgenin huzuruna kasteden bir kriz üretim mekanizması olduğunu dile getiren Bahçeli, Netanyahu’nun siyasi serencamının ortada olduğunu, başrolü olduğu yolsuzluk dosyalarının, iç siyasette derinleşen meşruiyet krizinin, İsrail toplumunu parçalara ayıran iktidar hırsının ve fitilini ateşlediği uluslararası yargı mercilerinde yürüyen ağır süreçlerin gölgesinde yaşadığını kaydetti.
Bahçeli, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:
“Siyasi ömrünü kanlı bir güvenlik anlatısına bağlayan, koltuğunu muhafaza etmek için yangına körükle giden, iftira ve propaganda perdesiyle Orta Doğu’da yarattığı mezalimi örtmeye çalışan bu melun zihniyetin Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alması, Netanyahu’nun acziyetinin, telaşının ve tükenmişliğinin ilanıdır. Gazze’de çocukların cansız bedenleri toprağa verilirken, Filistinli esirlerin onuru çiğnenirken, Batı Şeria’da toprak gaspı sürerken, Lübnan’da tarihi ve kültürel doku bombaların gölgesinde yerle bir olurken Türkiye’ye ahlak dersi vermeye kalkmak, Cumhurbaşkanımıza parmak sallamak, akıl karargahlarının teslim bayrağını çekmesidir. Mazlumun ahıyla abat olunmayacağını hala idrak edemeyen bir zihniyetin mesnetsiz ithamları, hadsiz isnatları bizim için yok hükmündedir. Bebek kanında ikbal arayanların azgınlaşan gaddarlıkları tüm dünyanın gözleri önündeyken uğursuz sayıklamalara kulak asacak değiliz.”
“Çocuklar açlıktan ölürken yazılan raporlar kimin karnını doyurmaktadır”
Dünyanın içinde bulunduğu hazin tablo karşısında sorguya çekilmesi gereken kurumlardan birinin Birleşmiş Milletler olduğunu söyleyen Bahçeli, “Gazze’de insanlık inim inim inlerken, bölgede acı ve katliam kol gezerken Birleşmiş Milletler’in üç maymunu oynadığını” belirtti.
“Veto sopası” ile adaletin yolunun okyanus ötesinden kesildiğini vurgulayan Bahçeli, Güvenlik Konseyi’nde beşeriyetin adalete duyduğu susuzluğun, tek bir ülkenin İsrail’e kol kanat geren himaye refleksine çarparak yaralandığını söyledi.
Gazze’de acil, koşulsuz ve kalıcı ateşkes talebinin, insani yardım yollarının açılması çağrısının, sivillerin can emniyetini sağlama mecburiyetinin 14 üyenin desteğine rağmen bir kez daha Washington’un veto duvarına çarptığını ifade eden Bahçeli, meselenin karar alınamaması değil, mazlumun soluk borusuna düğümlenen bu mahfillerin bizzat zulme zaman kazandırması olduğunu dile getirdi.
Uluslararası Ceza Mahkemesinin Netanyahu hakkında savaş suçu ve insanlığa karşı suç isnatlarıyla yakalama kararı çıkardığını anımsatan Bahçeli, asıl meselenin tam da burada başladığını vurguladı. Lahey’in karar verdiğini ancak bu kararın icrasının yine devletlerin siyasi cesaretine, hukuka riayetlerine ve ahlaki omurgasına bırakıldığını dile getiren Bahçeli, Uluslararası Ceza Mahkemesinin kolluk gücünün olmadığını hatırlattı.
Bahçeli, şunları kaydetti:
“Netanyahu’yu kapısından çevirecek, yakalama kararını işletecek, sanığı mahkeme huzuruna çıkaracak olanlar yine devletlerdir. İşte küresel düzenin çelişkisi de sözde barış yeminleri etmiş Birleşmiş Milletler’in iki yüzlülüğü de burada bütün çarpıklığıyla ortaya çıkmaktadır. New York’ta veto kalkanı açanlar, Lahey’de işlevsiz söylemlerle vitrinleri süslemekte, icraat vakti gelince dut yemiş bülbül misali köşelerine çekilmektedir. İsrail yönetiminin hesap vermesi ihtimali ufukta belirince, Netanyahu’nun etrafına bir dokunulmazlık zırhı örülmek istenmektedir. Güvenlik Konseyi’nde korunan, Lahey’de kollanan, başkentlerde siyasi himayeyle gezdirilen bu imtiyaz kimin hukukudur? Burada karşımızda İsrail’in açtığı katliam ve kıyım düzeni değil, bu düzeni elleriyle besleyen, arkasını köşe bucak kollayan ve savaş hukukunu ayaklar altına alan her eylemde cesaretlendiren o küresel düzenin ahlaki iflası vardır.
Birleşmiş Milletler de işte bu iflas tablosunun tam ortasında durmaktadır. İkinci Dünya Savaşı’nın yıkıntıları üzerinde ‘barışı korumak’, ‘savaşları önlemek’, ‘insanlığı yeni felaketlerden muhafaza etmek’ iddiasıyla kurulan bu yapı, bugün Gazze’deki katliam karşısında vazifesini yerine getirememektedir. Çocuklar açlıktan ölürken yazılan raporlar kimin karnını doyurmaktadır? Sivillerin üzerine bomba yağarken oturulan koltuklardan, ışıltılı ekranlardan endişe beyan etmek, kimlerin ikbaline siper olmaktadır? İsrail’in menfaatlerinin uğrunda hizaya giren, esas duruşa geçen kurşun askerlerin akıbeti, hezimet ve hüsran olacaktır. Gazze’de ve Beyrut’ta işlenen insanlık suçları ne diplomatik kulislerde örtülecek ne de zamanın tozlu raflarına kaldırılacak bir dosyadır. Bu defter, Mahkeme-i Kübra’ya dek açık kalacaktır.”
“Artık mesuliyet, müeyyide ve müşterek hareket vaktidir”
MHP Genel Başkanı Bahçeli, Almanya’nın Güvenlik Konseyi geçici üyeliğinde beklediği desteği bulamamasının, Kırgızistan’ın ilk kez bu masaya oturmasının, küresel dengelerdeki büyük değişimlerin ayak sesleri olduğuna dikkati çekerek, bu gelişmenin Batı’nın üstü örtülemez çifte standardına, Gazze karşısındaki akla ziyan suskunluklara ve Türk dünyasının yükselen görünürlüğüne tercüman olan, eski dünyanın ezberlerini bozan güçlü bir işaret fişeği olduğunu söyledi.
İslam İşbirliği Teşkilatı’na da seslenen Bahçeli, teşkilatın, Kudüs hasreti, Mescid-i Aksa hassasiyeti ve Müslümanlara karşı ortak sorumluluğun sonucu olarak doğduğunu söyledi. Bahçeli, şöyle konuştu:
“Bu teşkilatın kuruluş harcında Kudüs varsa, varoluş gerekçesinde Filistin varsa, bugün Gazze yanarken, Batı Şeria kuşatılırken, İslam İşbirliği Teşkilatı’nın kınama cümleleriyle yetinmesi izah edilemez. Neredesiniz? Kudüs için kurulan irade nerededir? Gazze için gösterilmesi gereken müşterek duruş hangi engele takılmıştır? Mescid-i Aksa’nın incinen hürmetine karşı alınan kararlar hangi somut neticeye ulaşmıştır? Elbette yapılan yürütülen diplomatik girişim ve temasları yok saymıyoruz. Orta Doğu’daki acıya lal kesilen Şark’ın garabeti gözlerimizin önündeyken ateşkes çağrıları ve insani yardım vurgularını görmezden gelemeyiz. Ancak Gazze’de soykırım düzeni sürüyorsa, yardım filoları hala güvenlik endişesi taşıyorsa, İsrail’in savaş suçları karşısında caydırıcı bir ortak yaptırım zemini kurulamıyorsa, tüm bu çabalar kağıt üzerinde kalacaktır. 57 devlet üyeli bu büyük teşkilatın tüm çaba ve çalışmasının toplantı tutanaklarından, toplanıp dağılan diplomasi masalarından, sonuçsuz kalan bildirilerden, telkin ve teskin edici temennilerin gölgelerinden ibaret kalması beklenemez. Söz çoktan tükenmiştir. Artık mesuliyet, müeyyide ve müşterek hareket vaktidir.”
“Sayın Cumhurbaşkanımıza ve Dışişleri Bakanımıza bir kez daha teşekkür ediyorum”
MHP Genel Başkanı Bahçeli, ABD ile İran arasında sağlanan mutabakatı sevindirici bulduklarını ve dikkatle süreci takip ettiklerini vurgulayarak, “İsviçre’de atılacağı açıklanan imzaların, bölgemizde sulh-u sükunun hakim kılınması, Hürmüz hattında seyrüsefer emniyetinin yeniden tesisi ve Orta Doğu’da ateşi büyüten oyunların boşa çıkarılması adına önemli bir dönüm noktası olmasını temenni ediyoruz.” dedi.
Söz konusu gelişmenin memnuniyet verici olduğunu belirten Bahçeli, imzaların atılacağı güne kadar gerilimi tırmandıracak söylemlerden, tahrik edici hamlelerden, sahada yeni oldubittiler üretmeye dönük hain kumpaslardan ve olası sabotaj girişimlerinden hassasiyetle kaçınılması gerektiğini söyledi.
ABD-İran mutabakatının kağıt üzerinde kalmaması, sahada karşılık bulması, Hürmüz’de geçiş güvenliğinin teminat altına alınması, nükleer programa ilişkin tartışmaların uluslararası hukuk ve denetim mekanizmaları zemininde yürütülmesi gerektiğini kaydeden Bahçeli, şöyle konuştu:
“Pakistan’ın müzakere kapısını aralayan arabuluculuk gayreti, başta Türkiye olmak üzere Katar ve Suudi Arabistan’ın diplomatik destek ve temasları bize bir kez daha göstermiştir ki, İslam ülkeleri ortak akıl ve sorumluluk istikametinde hareket ettiğinde kan ve kaos senaryoları boşa düşmektedir. Bu vesileyle Sayın Cumhurbaşkanımıza ve Dışişleri Bakanımıza bu hassas süreci ülkemize yakışan bir hassasiyet ve sorumlulukla yönettikleri için bir kez daha teşekkür ediyorum. Bu tablo, İslam coğrafyasının çözüm masalarının kurucu iradesi olabileceğini göstermesi bakımından oldukça kıymetlidir. Barış kapısı aralanmışsa o kapı güneşli bir sabaha açılana dek sonuna kadar zorlanacaktır. Bu kapının eşiğinde taş olup barış arzularının önünde duranlar, milletlerin huzur yürüyüşüne diken olup batanlar iyi bilmelidir ki kalıcı barış sağlandığında Orta Doğu’yu ateş çemberine çevirdikleri günlerin hesabından kaçamayacaklardır.”
Bahçeli, İsrail içinden yükselen ‘Bu anlaşma bizi bağlamaz’ feryatlarının, kan ve krizle beslenen siyasi vampirlerin hala sahnede olduğunu gösterdiğini ifade ederek, “Netanyahu yönetimi, Orta Doğu’da sükunet ihtimalini kendi siyasi gelecekleri için tehdit görmektedir. Uluslararası hukuku ayaklar altına alan, barışın önünde aşılmaz duvarlar örmeye kalkan bu çıban başı, döktüğü her damla kanın, yıktığı her hanenin hesabını er ya da geç, ama mutlaka ve mutlaka, tarihin ve milletlerin huzurunda teker teker verecektir. Tavrımız açık, mevkiimiz ayan beyan ortadadır. Cümle alem bilsin ve duysun ki Türk milleti, barış düşmanlarının karşısında, mazlumların, masumların ve mağdurların ise ebediyen yanındadır. Milliyetçi Hareket Partisi olarak temennimiz odur ki kanla beslenen siyonist şer odaklarına inat, bu kadim coğrafyanın her bir köşesinde huzura, sükunete ve adalete dayalı bir barış, Türk-İslam mührüyle ebediyen temin ve tesis edilecektir.” değerlendirmesinde bulundu.
Bahçeli, Güney Kafkasya’daki gelişmelerin, Ermenistan’da yaşanan siyasi hareketliliğin, Karabağ savaşlarından sonra oluşan yeni gerçeklik ile Rusya-Batı rekabetini ve Türkiye-Azerbaycan hattının Orta Koridoru Zengezur bağlantısının bölgesel barış ihtimalini doğrudan ilgilendirdiğini söyledi.
Karabağ’ın Türk dünyasının kanayan yarası olduğunu Azerbaycan’ın sabırla büyüttüğü bir istiklal duası şeklinde dillerde yer edindiğini belirten Bahçeli, Hocalı’nın dinmeyen acısının Şuşa’nın, Ağdere’nin, Laçın’ın yakılıp yıkılmış topraklarının Türk milletinin yüreğine kazınmış birer hicran yarası olduğunu ifade etti.
Karabağ’ın 2020 yılında Azerbaycan tarafından yeniden kontrol altına alınmasıyla hakikatin yerini bulduğunu vurgulayan Bahçeli, “Türk’ün çelikten bileği Karabağ’da tarih yazmıştır. Karabağ’da çiğnenen hukuk, Türk askerinin demir yumruğuyla doğrultuldu. Allah’a şükürler olsun ki Karabağ’ın esaret zincirlerinin kırıldığı günlere eriştik. Allah’a şükürler olsun ki Şuşa’nın dağlarında ay yıldızlı bayrağın, yeniden yükseldiği sabahlara şahitlik ettik. Allah’a şükürler olsun ki har-ı bülbül, şehitlerimizin kanıyla sulanan Karabağ topraklarında artık mahzun bir bekleyişin değil, zaferin nişanesi olarak yeniden açmıştır.” dedi.
Türk dünyasının Batı ile Doğu arasındaki stratejik irtibatı Zengezur hattının da üzerinde ayrıca ve dikkatle durulması gerektiğini belirten Bahçeli, “Zengezur, Nahçıvan’ın ana vatan Azerbaycan ile bağını güçlendirecek, Türkiye’yi kardeş ülke Azerbaycan üzerinden Hazar’a, Hazar’ın ötesinden Türkistan’a ulaştıracak tarihi geçittir.” değerlendirmesinde bulundu.
Zengezur Koridoru’nun açılmasının Nahçıvan’ın Azerbaycan’la vuslatı olacağını dile getiren Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Bu, ‘iki devlet, tek millet’ şuurunun Türk dünyasının tamamına yayılan stratejik bir iklime kavuşmasıdır. ‘Zengezur’ dedik ama artık adını doğru koyalım, bu hat, Turan Koridoru’dur. Turan Koridoru, Kars’tan Türkistan bozkırlarına uzanan tarihi ve kültürel istikbal kapısıdır. Bu kapı açıldığında asırlar boyunca gönüllerde saklanan kavuşma ülküsü ete kemiğe bürünecek, Anadolu ile Türkistan arasına örülmek istenen setler dağılacak, Turan ufku daha berrak, daha yakın, daha kudretli hale gelecektir.
Küresel ticaret yollarının yeniden şekillendiği, kuzey hattının savaş ve yaptırımlarla hassaslaştığı, güney deniz yollarının Hürmüz’den Kızıldeniz’e kadar krizlerin tutsaklığı altına girdiği bir dönemde Turan Koridoru’nun açılması bölgemiz ve Türkiye için stratejik bir fırsattır. Güncel badireler dikkate alındığında bu hat, Türkiye’nin ve bölgemizin ihracat güzergahlarını çeşitlendirecek, ülkemizin lojistik kabiliyetini artıracaktır.”
“Erivan aklını başına alırsa Turan Koridoru ekonomik yalnızlıktan çıkış kapısı olabilir”
Turan Koridoru’nun, Türk ve Türkiye Yüzyılı’nın stratejik anahtarı olduğunu söyleyen Bahçeli, “Türkiye, Türk dünyasına gönül köprüleriyle olduğu gibi demir yoluyla, kara yoluyla ve enerji hatlarıyla bağlanacaktır. Turan Koridoru açılacaktır. Türk dünyası kenetlenecek, Türk Devletleri Teşkilatı güçlenecektir. ‘Mücadelemiz Milliyetçi Türkiye’ye ve Turan’a kadardır!’ diye haykırarak yemin eden gönüller rahat bir nefes alacaktır.” ifadelerini kullandı.
Bölgedeki yeni gerçekliğin Ermenistan tarafından da kabul edilmesi gerektiğini belirten Bahçeli, şöyle devam etti:
“Karabağ Azerbaycan’dır. Bu gerçek sahada kanla, masada hukuk zemininde tescillenmiştir. Erivan aklını başına alır ve bölgesel işbirliği zeminine dürüstçe katılırsa, Turan Koridoru yalnızca Azerbaycan’ın ve Türkiye’nin değil, Ermenistan’ın da ekonomik yalnızlıktan çıkış kapısı olabilir. Aksi halde Ermenistan, dünde yitip gitmiş hayallere tutunarak yarının fırsatlarını da heba edecektir.”
“Okuyacaksınız ve araştıracaksınız”
Devlet Bahçeli, 13 Haziran’da Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavına giren öğrencileri tebrik etti, 20-21 Haziran’da yapılacak Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na (YKS) girecek gençlere de başarılar diledi.
“Hiçbir sınav yavrularımızın şahsiyetlerini tarif edecek, değerlerini tartacak, zekalarını bütünüyle ölçecek bir hüküm makamı değildir” diyen Bahçeli, her Türk gencinin endemik bir çiçek gibi korunması gereken birer emanet, her birinin tek başına milli servet olduğunu söyledi.
Gençlerin şiddetten, bağımlılıktan ve “dijital dünyanın zehirli dehlizlerinden” korunması gerektiğini dile getiren Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:
“Okuyacaksınız ve araştıracaksınız, çünkü cehaletin karanlığını ancak bilginin ışığında yırtarsınız. Düşüneceksiniz ve sorgulayacaksınız çünkü hakikate ulaşmanın yolu akıl etmekten geçer. Üreteceksiniz, çünkü ‘Büyük Ülke Türkiye’ mefkuremizin, Türk ve Türkiye Yüzyılı ülkümüzün ihtiyaç duyduğu her hamlenin arkasında sizin imzanız ve inancınız olacaktır. Bir meslek sahibi olunuz, alın terinizle ayakta durunuz. Helal rızkın bereketini hiçbir koltuğun rahatlığına değişmeyiniz.
Bu ülkenin laboratuvarlarındaki umut sizsiniz. Kürsülerinde yükselecek söz sizsiniz. Spor sahalarında dalgalanacak ay yıldızlı al bayrağa sakladığımız gururunu taşıyacak olan sizlersiniz. Elbette dünyayı tanıyınız, güzel Türkçemizin yanına yabancı dil de ekleyiniz, başka ülkelerde ilim tahsil ediniz, laboratuvarlara giriniz, araştırmalar yapmaya gidiniz, kürsülerde sesimiz olunuz, sahalarda mücadele ediniz, uluslararası başarılar kazanınız. Fakat nereye giderseniz gidiniz, kalbinizin ve aklınızın kıblesi Türkiye olsun. Bu topraklarda kök saldınız, bu milletin bağrında boy verdiniz, bu vatanın ikliminde çınarlaşacaksınız. Nereye giderseniz gidiniz, kutup yıldızınız Türkiye olsun.”
Cumhuriyet’in banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Vatanın bütün ümidi ve geleceği size, genç nesillerin anlayış ve enerjisine bağlanmıştır” sözünü hatırlatan Bahçeli, “Akademide daha yükseğe çıkmamız gerekiyorsa kütüphanelerin ışığını sabaha kadar siz açık tutacaksınız. Sporda daha büyük başarılar hedefliyorsak siz sahaya çıkacak, mindere inecek, piste basacak, havuza atlayacak, ay yıldızlı formanın hakkını siz vereceksiniz. Türkiye’nin daha güçlü olması gerekiyorsa, aradığımız kaynak sizsiniz. Siz bizim için insan kaynağı değil yaşam kaynağısınız.” diye konuştu.
Türk gençliğinin köklü bir tarihin mirasçısı olduğunu vurgulayan Bahçeli, şöyle devam etti:
“Sizler Mete Han’ın devlet nizamını, Attila’nın Avrupalının dizlerini titreten heybetini, Sultan Alparslan’ın Anadolu’yu yurt kılan azmini, Osman Gazi’nin Söğüt’te can bulup üç kıtaya yayılan muradını, Fatih Sultan Mehmet Han’ın 21 yaşında Avrupalıların atası Doğu Roma’yı dize getiren dehasını, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yokluklardan bir devlet var eden ferasetini miras almış bir milletin evlatlarısınız. Bu miras omuzlarınızda bir yük değil; şereftir. Bu miras geçmişte kalmış bir övünç değil, geleceğe taşınacak bir mesuliyettir.”
Bahçeli, A Milli Futbol Takımı’na da Dünya Kupası’nda Paraguay ile oynayacağı maç öncesinde başarılar diledi.
“Cumhurbaşkanımız görevdedir, biz de arkasındayız”
MHP lideri Bahçeli, grup toplantısının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
Bir gazetecinin, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum’un seçimlere ilişkin açıklamalarını aktararak değerlendirmesini sorması üzerine Bahçeli, şöyle konuştu:
“Seçimlerin zamanında yapılmasıyla, Cumhurbaşkanı’mızın danışmanının verdiği tarih arasında saat farkı dahi yoktur. Önemli olan seçimin zamanında yapılmasıdır. Şu an için tartışılan her konunun artık açıklığa kavuşarak, Türkiye’yi istikrar içerisinde büyüten bir ülke yapısına kavuşturma zamanıdır. Onun için televizyonlarda yakinen takip ediyoruz. Değişik isimler yeni cumhurbaşkanı adayı olarak ortaya çıkıyor. Onlar üzerinde tartışmalar ve hesaplar yapılıyor. Millet seçimden önce seçime getirilmiş gibi gösterilmek isteniyor. Bu doğru değildir. Cumhurbaşkanımız görevdedir, biz de arkasındayız.”
CHP’deki gelişmelere ilişkin değerlendirmesi de sorulan Bahçeli, “Üç gün önemli şeyler söyledik, duymadınız mı efendim?” yanıtını verdi.
Greve giden bazı öğretmenlere ilişkin soru üzerine ise Bahçeli, “Onların da yanındayız” dedi. >>>AA
İl ve ilçe müdürlüklerine bağlı teknik personeller, dolu yağışının tarımsal üretim alanları üzerindeki yıkıcı etkilerini belirlemek için sahaya indi. Mevcut durumun tam olarak değerlendirilmesi amacıyla yürütülen çalışmalarda, teknolojinin tüm imkanları kullanılıyor. Dron destekli görüntüleme yöntemlerinden de faydalanılarak devasa üretim alanları havadan detaylı şekilde inceleniyor ve elde edilen veriler titizlikle raporlanıyor.
AFYONKARAHİSAR’IN BİR ÇOK İLÇE VE BELDESİNDE GEÇTİĞİMİZ HAFTA SONU YAŞANAN DOLU AFETİ SONRASI TARIM ARAZİLERİNDE BAŞLATILAN HASAR TESPİT ÇALIŞMALARI DEVAM EDİYOR. (GÖKTEN CEYLAN/AFYONKARAHİSAR-İHA) Afyonkarahisar’ın bir çok ilçe ve beldesinde geçtiğimiz hafta sonu yaşanan dolu afeti sonrası tarım arazilerinde başlatılan hasar tespit çalışmaları devam ediyor.
ÇİFTÇİLERE HAYATİ TARSİM UYARISI GELDİ
Yaşanan doğal afet sonrası kurumdan yapılan yazılı açıklamada, tarımsal üretimin güvence altına alınması için sigortanın önemine dikkat çekildi. Çiftçilerin emek ve yatırımlarını koruyabilmeleri, gelecekte yaşanabilecek benzer afetler karşısında mağduriyet yaşamamaları adına ürünlerini mutlaka Devlet Destekli Tarım Sigortaları (TARSİM) güvencesi altına almaları gerektiği önemle vurgulandı. >>>İHA
AFYONKARAHİSAR’IN BİR ÇOK İLÇE VE BELDESİNDE GEÇTİĞİMİZ HAFTA SONU YAŞANAN DOLU AFETİ SONRASI TARIM ARAZİLERİNDE BAŞLATILAN HASAR TESPİT ÇALIŞMALARI DEVAM EDİYOR. (GÖKTEN CEYLAN/AFYONKARAHİSAR-İHA) Afyonkarahisar’ın bir çok ilçe ve beldesinde geçtiğimiz hafta sonu yaşanan dolu afeti sonrası tarım arazilerinde başlatılan hasar tespit çalışmaları devam ediyor.
Ankara’nın Haymana İlçesinde Düzenlenen Üç gün süren toplantı, Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı. Toplantıda 2026 yılı kurban organizasyonu kapsamında yürütülen faaliyetler kapsamlı şekilde değerlendirilirken, saha ekiplerinin çalışmaları, kurban kesim ve dağıtım süreçleri ile gelecek dönem planlamaları ele alındı. Toplantı da yürütülen faaliyetler kapsamında konuşmasını yapan Afyonkarahisar İl Temsilcisi Mehmet Demir, bir kurban organizasyonunu daha başarıyla tamamlamanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti. Cansuyu’nun kurulduğu günden bu yana dünyanın farklı bölgelerindeki ihtiyaç sahiplerine ulaşmak için büyük bir gayret gösterdiğini belirten Demir, gönüllüler ve bağışçıların desteğinin bu çalışmaların en önemli gücü olduğunu vurguladı.
KURBAN ORGANİZASYONU GERİDE BIRAKILDI
2026 yılında dernek olarak 22. kurban organizasyonunu gerçekleştirdiklerini ifade eden Demir, “Lübnan’dan Yemen’e, Filistin’den Arakan’a, Uruguay’dan Nijer’e, Moğolistan’dan dünyanın dört bir yanına uzanan kardeşlik köprüleri kurduk. Bağışçılarımızın bizlere emanet ettiği kurban vekâletlerini ihtiyaç sahiplerine ulaştırarak yaklaşık 2 buçuk milyona yakın gerçek muhtacın sofrasına kurban eti ulaştırdık. Bu hayra vesile olan tüm bağışçılarımıza, gönüllülerimize ve saha ekiplerimize teşekkür ediyorum.” dedi. Demir Ramazan ve Kurban Döneminde batırılan binlerce afiş ve broşür basımını azaltarak, yerine sosyal medyaya tanıtım konusunda ağırlık verilmesini de konuşmasında talep etti. Demir’in söz konusu bu önerisinin de dikkate alınacağını ifade eden yetkililer Demir’e teşekkür etti. Afyonkarahisar İl temsilcisi Mehmet Demir, son olarak dünyanın farklı coğrafyalarında ihtiyaç sahiplerine ulaşmaya ve hayır köprüleri kurmaya devam edeceklerini ifade etti.
ÜLKELER ÇALIŞMALARINI ANLATTI
Toplantı boyunca farklı ülkelerde görev yapan ekipler tarafından saha raporları sunulurken, kurban faaliyetleri sırasında yaşanan tecrübeler ve karşılaşılan zorluklar da değerlendirildi. Toplantıya Türkiye’den İl Temsilcileri ve diğer ülkelerden Temsilciler ve gönüllüler, Ayrıca gönüllü olarak yurt dışı kurban faaliyetlerinde gönüllü olarak görev alanlar katıldı. >>>Haber Merkezi
G Grubu mücadelesinde İran Milli Futbol Takımı ile Yeni Zelanda Milli Futbol Takımı karşı karşıya geldi. Yeni Zelanda, 7. dakikada Just’ın golüyle öne geçerken İran, 32. dakikada Rezaeian’ın golüyle skoru eşitledi. İkinci yarıda Just ile bir kez daha üstünlüğü yakalayan Yeni Zelanda’ya İran, 64. dakikada Mohebi’nin kafa golüyle karşılık verdi. Kalan dakikalarda başka gol olmayınca mücadele 2-2 sona erdi.
MUSLERA’NIN SAHNE ALDIĞI MAÇTA KAZANAN ÇIKMADI
H Grubu’nda Suudi Arabistan Milli Futbol Takımı ile Uruguay Milli Futbol Takımı karşılaştı. Suudi Arabistan, 41. dakikada Al Amri’nin golüyle ilk yarıyı 1-0 önde tamamladı. Uruguay ikinci yarıda baskısını artırırken 80. dakikada Maxi Araujo’nun golüyle beraberliği yakaladı. Karşılaşma 1-1 sona ererken, Fernando Muslera beşinci kez Dünya Kupası heyecanı yaşadı.
BELÇİKA, MISIR DUVARINI AŞAMADI
G Grubu’nda Belçika Milli Futbol Takımı ile Mısır Milli Futbol Takımı karşı karşıya geldi. Mısır, 19. dakikada Ashour’un golüyle öne geçti. Belçika ikinci yarıda baskısını artırsa da aradığı golü ancak 66. dakikada bulabildi. Lukaku’nun pozisyonunda Hany’nin ters vuruşuyla gelen golle skor 1-1 oldu. Kalan bölümde Belçika galibiyet için yüklense de Mısır savunması gole izin vermedi.
İSPANYA’YA TARİHİ RAKİPTEN FREN
H Grubu’nda turnuvanın favorilerinden İspanya Milli Futbol Takımı, Dünya Kupası tarihinde ilk kez mücadele eden Yeşil Burun Adaları Milli Futbol Takımı ile karşılaştı. İspanya, maç boyunca üstün görünse de Yeşil Burun Adaları kalecisi Vozinha’nın başarılı performansını aşamadı. Karşılaşma 0-0 sona ererken Yeşil Burun Adaları, Dünya Kupası tarihindeki ilk puanını aldı. İspanya’da sakatlığını atlatan genç yıldız Lamine Yamal, 71. dakikada oyuna dahil oldu ancak skoru değiştiremedi. Turnuvada favori ekiplerin puan kayıpları dikkat çekerken, sürpriz sonuçlar grup mücadelelerinin daha çekişmeli geçeceğinin sinyalini verdi.
FIFA 2026 Dünya Kupası H Grubu ilk maçında İspanya ve Cape Verde takımları, ABD’nin Atlanta kentindeki Atlanta Stadyumu’nda karşılaştı. Bir pozisyonda, İspanya’dan Fabian Ruiz (8) rakbi ile mücadele etti. ( Jose Hernandez – Anadolu Ajansı )FIFA 2026 Dünya Kupası H Grubu ilk maçında İspanya ve Cape Verde takımları, ABD’nin Atlanta kentindeki Atlanta Stadyumu’nda karşılaştı. Bir pozisyonda İspanya’dan Pedri Gonzalez (20), Cape Verde oyuncusu Kevin Pina (6) ile mücadele etti. ( Jose Hernandez – Anadolu Ajansı )
İstanbul trafiğine nefes aldıracak, megakentin iki önemli merkezini birbirine bağlayacak dev ulaşım projesinde geri sayım başladı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Halkalı-İstanbul Havalimanı-Gayrettepe Metro Projesi’nin büyük bir merakla beklenen Halkalı-Arnavutköy kesimindeki çalışmaların tamamen bittiğini müjdeledi.
Bakan Uraloğlu, İstanbulluların ulaşım konforunu katlayacak yeni hattın 19 Haziran 2026 tarihinde resmen hizmete açılacağını bildirdi. İki bölüm halinde planlanan dev projenin bu aşamasıyla birlikte, Halkalı ile İstanbul Havalimanı arasındaki seyahat süresi ezber bozan bir hıza ulaşacak. İşte 3 gün sonra kapılarını açacak dev metro hattının durakları, yolculuk süreleri ve diğer raylı sistemlerle olan entegrasyon haritası…
Adım Adım Tamamlandı: Dev Projede Yeni Aşama
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından yürütülen dev proje, İstanbul’un raylı sistem ağını omurga gibi saran bir yapıya sahip. Projenin geçmiş etaplardaki tescilli başarılarına değinen Bakan Uraloğlu, şu kronolojiyi hatırlattı:
22 Ocak 2023: Kağıthane – İstanbul Havalimanı kesimi devreye alındı.
29 Ocak 2024: Kağıthane – Gayrettepe arası hizmete açıldı.
19 Mart 2024: Kargo Terminali – Arnavutköy Hastane arası vatandaşın kullanımına sunuldu.
Şimdi ise projenin en kritik ve yoğun nüfuslu aksı olan 21,75 kilometrelik Halkalı-Arnavutköy etabı tamamlanarak zincirin halkaları birleştiriliyor.
5 Yeni İstasyon Hizmete Alınıyor
19 Haziran itibarıyla rayların döndüğü, siber sinyalizasyon testlerinin başarıyla tescillendiği 21,75 kilometrelik hat üzerinde 5 yeni istasyon İstanbullulara hizmet vermeye başlayacak. Açılacak istasyonlar şunlardır:
Halkalı İstasyonu
Halkalı Stadı İstasyonu
Olimpiyatköy İstasyonu
Kayaşehir İstasyonu
İbn Haldun Üniversitesi İstasyonu
İstanbul’un Tüm Metroları Birbirine Bağlanıyor
Yeni metro hattı sadece iki bölgeyi bağlamakla kalmayacak; İstanbul’un mevcut ve yapımı devam eden diğer siber raylı sistem ağlarıyla da tam entegrasyon sağlayacak. Yolcuların tek bir biletle şehir içinde hızlıca aktarma yapabileceği dev entegrasyon noktaları şu şekilde planlandı:
İstasyon Bazlı Aktarma Haritası
İbn Haldun Üniversitesi İstasyonu: Vezneciler – Sultangazi – Fenertepe Metro Hattı
Kayaşehir İstasyonu: Bakırköy – Kirazlı – Başakşehir – Kayaşehir Metro Hattı
Olimpiyatköy İstasyonu: Ataköy – İkitelli – Olimpiyat Metro Hattı
Halkalı Stadı İstasyonu: Kabataş – Mecidiyeköy – Mahmutbey – Bahçeşehir – Esenyurt Metro Hattı
Halkalı İstasyonu: Kentin ana ulaşım damarı olan MARMARAY hattı
Seyahat Süresi 30 Dakikaya Düşüyor!
Halkalı İstasyonu’nda Marmaray ile sağlanacak stratejik entegrasyon sayesinde Anadolu ve Avrupa yakasının en uç noktalarından gelen vatandaşlar bile trafiğe takılmadan havalimanına ulaşabilecek. Bakan Abdulkadir Uraloğlu, seyahat konforuna ilişkin yaptığı açıklamada, “Sağlanan bu siber ve fiziki entegrasyonlar sayesinde; Halkalı – İstanbul Havalimanı arası seyahat süresi tam 30 dakikaya düşecek” ifadelerini kullandı.
Afyonkarahisar’ın Şuhut ilçesinde faaliyet gösteren ilaç ve gübre bayilerine yönelik denetim gerçekleştirildi.
Kentte bitkisel üretimde kullanılan bitki koruma ürünleri ve gübrelerin mevzuata uygun şekilde satışa sunulması ile kayıt ve takip süreçlerinin kontrol edilmesine yönelik çalışmalar devam ediyor. Bu çerçevede Şuhut İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri tarafından ilçe genelinde faaliyet gösteren bitki koruma ürünü ve gübre bayilerinde denetim gerçekleştirildi. Denetimlerde ilgili mevzuat çerçevesinde gerekli kontroller yapılarak, işletmelerin faaliyetlerine ilişkin hususlar yerinde incelendi.
Gerçekleştirilen denetimlerle, bitki koruma ürünleri ve gübrelerin satışına ilişkin faaliyetlerin ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda yürütülmesine katkı sağlandı.