Yazar: admin

  • Afyonkarahisar için hayırlı olsun!

    Afyonkarahisar için hayırlı olsun!

    Geçtiğimiz günlerde, uzun yıllardır Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında siyaset yapan Burcu Köksal radikal bir karar alarak AK Parti’ye katıldı. Köksal, 2024 yerel seçimlerinde 68.038 oy alarak belediye başkanı seçilmişti. Ona en yakın isim olan AK Parti Belediye Başkan Adayı Hüseyin Ceylan Uluçay ise seçimlerde 42.726 oy almıştı. Diğer partilerin ve belediye başkan adaylarının oy oranları ise gözle görülür bir varlık gösterememişti. Bu tabloya baktığımız zaman net bir gerçekle karşılaşıyoruz. Afyonkarahisar halkı Burcu Köksal’ı çok sevmiş ve benimsemişti. Kendisi, bundan önceki 3 dönem  CHP’den Afyonkarahisar milletvekili seçilmiş ve Ankara’da halkının gür sesi, yılmaz bir savunucusu olmuştu. Afyonkarahisar halkına özgü kasketiyle ve eline aldığı haşhaşlar ile, şehrin sorunlarını meclis kürsüsünden haykırmaktan hiçbir zaman geri durmamıştı.

    Köksal’ın parti değiştirmesi

    Yerel seçimlerin üzerinden 2 yıl geçti. Afyonkarahisar, 74 yıl sonra ilk defa CHP’nin kazandığı bir belediye olma özelliğini taşımıştı. Köksal’ın Afyonkarahisar’a olan sevgisini ve sevdasını zaten bilen bilir. Hizmet etmek için oturduğu bu koltukta, söz verdiği birçok projeyi hayata geçirmek adına elini taşın altına koymuş ve vatandaşa mahcup olmamak için elindeki tüm imkanları seferber etmişti. Kısa süre içinde de Afyonkarahisar’da gözle görülür değişimlere imza atarak şehrin gelişmesine büyük katkı sağlamıştı.

    Köksal, Afyonkarahisar’da sadece sevilen bir siyasetçi değil, aynı zamanda herkesin güvendiği bir abla figürüdür. Ancak CHP’de Özgür Özel’in Genel Başkanlık koltuğuna oturmasının ardından, parti içindeki karışıklıklar da peş peşe gelmeye başladı. Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlığı kaybetmesiyle oluşan bu kaos ortamı, Türk siyasetindeki dengeleri değiştirerek kaotik bir sürece yol açtı. Yerel yönetimlerdeki çekişmeler, adeta “senin adamın, benim adamım” kavgasına evrildi.

    Bu kaos ortamından, Afyonkarahisar’a hizmet getirmek için çabalayan Köksal da payına düşeni aldı. Genel Başkan Özgür Özel’in tavırları ve başta Başkan Köksal olmak üzere yerel yönetimlerle yaşanan çatışmalar, parti içindeki soğumayı da beraberinde getirdi. Parti içinde yaşanan sıkıntıları medya önünde dile getirmeyen Köksal, “kol kırılır yen içinde kalır” diyerek yaşananları sineye çekti ve sadece hizmet etmeye devam etti. Ne var ki uzun süre devam eden bu baskılara ve dışlanmalara daha fazla dayanamamış olacak ki radikal bir kararla AK Parti’ye geçiş yaptı, AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda Köksal’a parti rozetini bizzat Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan taktı. Kürsüde kısa bir konuşma yapan Köksal, “Özel hayatın kutsallığına” değinerek Genel Başkan Özgür Özel’e adeta net bir mesaj gönderdi.

    Üç parti değiştiren Enginyurt’a mı kaldı Başkan Köksal’ı eleştirmek

    Cemal Enginyurt’un Afyonkarahisar’a gelerek Burcu Köksal’ın parti değiştirmesini eleştirmesi tam anlamıyla bir siyasi komedidir. Cemal Enginyurt, siyasi geçmişi boyunca Milliyetçi Hareket Partisi, Demokrat Parti ve Cumhuriyet Halk Partisi olmak üzere üç farklı çizgideki partide siyaset yapmış bir isimdir. Böylesine hareketli bir siyasi geçmişe sahip birinin, bir başkasını parti değiştirmekle suçlamasını hiçbir şekilde samimi bulmuyorum.

    Geçmişte sert sözlerle eleştirdiği birçok siyasi görüşü bugün çıkarları gereği savunmak zorunda kalması da yaptığı eleştirilerin inandırıcılığını tamamen ortadan kaldırıyor. Bu nedenle, Türkiye’de parti değiştirme konusunda konuşacak en son kişilerden biri kesinlikle Cemal Enginyurt’tur.

    Afyonkarahisar’da yapılan bu açıklamaların ardından benim aklıma şu soru geldi: CHP’de bu konuyu konuşacak başka kimse kalmadı mı da siyasi geçmişi bu kadar tartışmalı bir isim Afyonkarahisar’a gönderildi?

    Köksal’a yönelik çirkin iftiralar

    Burcu Köksal AK Parti’ye geçtikten sonra, kendilerini ulusal alanda sözde duayen sanan bazı köşe yazarları ve gazeteciler hemen harekete geçti. Ellerinde hiçbir belge ya da kanıt olmadan, sadece Başkan Köksal’ın parti değiştirmesine duydukları öfkeyle, onun özel hayatıyla ilgili yalan ve iftira niteliğinde karalama kampanyaları başlattılar. Kameraların karşısına geçip ya da sosyal medyada tweet atarak bir insanın mahremiyetine saldıran bu sözde gazetecilerin milyonlarca takipçisi bulunuyor. Ne yazık ki bu takipçi kitlesi de adeta körü körüne bağlandıkları bu kişilerin her söylediğini sorgusuz sualsiz kabul etmekte ve doğru saymaktadır. Atılan bu çirkin iftiralara maalesef bazı insanlar inandı; bu sözde gazeteciler ise sırf sosyal medyada etkileşim alabilmek uğruna özel hayatın sınırlarını saygısızca aşarak yalan haberlerine devam ediyorlar. Başkan Burcu Köksal ve eşi Yasin Köksal, bu haysiyet cellatlığı karşısında sessiz kalmamalı ve bu sözde gazetecilerden yargı önünde mutlaka hesap sormalıdır.

    Sonuç olarak, Başkan Köksal’ın bu siyasi tercihi öncelikle güzel şehrimiz Afyonkarahisar için hayırlı uğurlu olsun. Önümüzdeki 3 yılın şehrimiz adına bol yatırımlı, projelerle dolu ve bereketli günler getirmesini temenni ediyorum.

  • Afyonkarahisar’da tarihi adım: Türkiye’nin ikinci Emirdağ’da kuruldu!

    Afyonkarahisar’da tarihi adım: Türkiye’nin ikinci Emirdağ’da kuruldu!

    “Her damla değerlidir” sloganıyla yola çıktılar

    Kuruculuğunu Ali Nurettin Şahbaz’ın üstlendiği BASUVAK’ın yönetim kadrosunda Başkan Yardımcısı olarak Ahmet Şahbaz, Muhasip Üye olarak ise Ahmet Akın yer aldı. Vakfın vizyonuna dair açıklamalarda bulunan Başkan Ali Nurettin Şahbaz, Türkiye’deki ilk su vakfının 1994 yılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Afyonkarahisarlı eski Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu tarafından kurulduğunu hatırlatarak, bu alandaki ikinci vakfı Emirdağ’da hayata geçirmenin gururunu yaşadıklarını belirtti.

    Yüz yıllık bir aile mirası ve vefa projesi

    Vakfın kuruluşu aslında asırlık bir vakıf geleneğinin günümüze taşınmasını simgeliyor. BASUVAK, Cumhuriyet’in ilan edildiği 1923 yılında Emirdağ’da tescil edilen ve mütevelliliğini Zehra Şahbaz’ın (Bacı Sultan) yürüttüğü “Nukut Çeşme Vakfı”nın devamı niteliğini taşıyor.

    Büyük büyükbabası Müderris Şeyh Hacı Halil Efendi’nin yaptırdığı çeşmelerin korunması ve susuz köylere su ulaştırılması amacıyla 1923’te kurulan bu aile mirasını devraldıklarını belirten torun Ali Nurettin Şahbaz, süreci şu sözlerle anlattı:

    “Babaannem Zehra Şahbaz’ın (Bacı Sultan) atadan toruna devreden bu ulvi vazifesini, günümüz şartlarına uygun olarak ekoloji, çevre ve su yönetimi konularını da kapsayacak şekilde genişlettik. Sadece Emirdağ’da değil, tüm ilimiz ve çevre bölgelerde su kullanma kültürü oluşturmayı hedefliyoruz.”

    Hedef: Yeni bir “Su Kanunu” için kamuoyu oluşturmak

    “Akan bir nehirde abdest alsan bile suyu israf etme” hadis-i şerifini ve ayetleri kendilerine rehber edindiklerini ifade eden Şahbaz, vakfın geniş kapsamlı hedefleri arasında tarımda, sanayide ve konutlarda su tasarrufunun teşvik edilmesi, sulak alanların, nehir ve göl ekosistemlerinin korunması ile erozyonla mücadele olduğunu belirtti.

    Başkan Şahbaz ayrıca, Türkiye’nin gelecekteki su politikasının sağlam temellere oturtulması adına sivil toplum örgütleri ve tüm siyasi partilerle iş birliği içinde çalışarak, meclis gündemine kapsamlı bir “Su Kanunu” getirilmesini sağlamayı en büyük hedeflerinden biri olarak ilan etti.>>>Şahan KARTAL 

  • Güney Belediyesi 14. Bezelye ve Yaz Festivali için geri sayım başladı!

    Güney Belediyesi 14. Bezelye ve Yaz Festivali için geri sayım başladı!

    En iyi kuzu ve en iyi bezelye yarışacak

    İki gün sürecek olan festival programı oldukça renkli etkinliklere sahne olacak. Festivalin ilk günü olan 27 Haziran Cumartesi günü, bölgenin tarım ve hayvancılığını teşvik etmek amacıyla düzenlenen “En İyi Kuzu” ve “En İyi Bezelye” yarışmaları gerçekleştirilecek. Üreticilerin kıyasıya mücadele edeceği yarışmaların yanı sıra gün boyu farklı etkinlikler de halkla buluşacak. Festivalin ikinci günü olan 28 Haziran Pazar günü ise vatandaşların bir araya gelerek hasret gidereceği geleneksel yaz pikniği organize edilecek.

    Samida grubu yöresel ezgileriyle sahne alacak

    1. Bezelye ve Yaz Festivali’nin bu yılki en büyük sürprizi ise özgün yorumlarıyla geniş bir hayran kitlesine sahip olan ünlü müzik grubu Samida olacak. Tamara Şahin, Yudum Şahin ve Damla Şahin adlı üç kız kardeşten oluşan Samida, Türkiye’nin farklı yörelerine ait zengin ezgileri kendilerine has çok sesli yorumlarıyla Güney halkı için seslendirecek.

    Başkan Ali Baran’dan vefa ve davet mesajı

    Güney Belediye Başkanı Ali Baran, festival vesilesiyle beldeye büyük emekleri geçen merhum belediye başkanı Erol Karabacak’ı da rahmet ve minnetle anarak tüm vatandaşları davet etti. Başkan Baran yayınladığı mesajında, festivalin dostluk, dayanışma ve kültürel zenginlik içinde geçmesini temenni ederek, “Tüm Güney halkımızı, çevre ilçe, belde ve köylerden gelecek olan misafirlerimizi bu unutulmaz etkinlikte bir arada görmekten mutluluk duyacağız” ifadelerini kullandı.>>>HABER MERKEZİ

  • Afyonkarahisar İl Sağlık Müdürlüğü’nden hayati uyarı! Bu tam bir sessiz katil!

    Afyonkarahisar İl Sağlık Müdürlüğü’nden hayati uyarı! Bu tam bir sessiz katil!

    Bulaşıcı hastalıklardan daha fazla can alıyor

    İl Sağlık Müdürlüğü tarafından paylaşılan verilere göre hipertansiyon, dünya genelinde bulaşıcı hastalıkların toplamından daha fazla ölüme yol açan, önlenebilir ve kontrol altına alınabilir en büyük halk sağlığı sorunlarından biri. Dünya genelinde yaklaşık 1,4 milyar insan bu hastalıkla yaşarken, bu kişilerin yalnızca %23’ünde kan basıncı yeterli düzeyde kontrol altında tutulabiliyor. Kontrolsüz hipertansiyon; kalp krizi, inme (felç), kronik böbrek hastalığı ve demans (bunama) gibi hayati tehlike arz eden sağlık sorunlarının en temel tetikleyicisi olarak öne çıkıyor.

    Sağlık Bakanlığı’ndan HYP ile birinci basamakta sıkı takip

    Türkiye’de de kalp ve damar hastalıklarının başlıca nedenleri arasında yer alan hipertansiyon yükünün; nüfusun yaşlanması, hareketsiz yaşam, sağlıksız beslenme, aşırı tuz kullanımı, tütün ve alkol tüketimi gibi faktörlerle önümüzdeki yıllarda daha da artacağı öngörülüyor.

    Sağlık Bakanlığı, bu kronik risklerin önüne geçmek amacıyla birinci basamak sağlık kuruluşlarında Hastalık Yönetimi Platformu (HYP) uygulamasını devreye aldı. Sistem kapsamında aile hekimleri, kendilerine kayıtlı vatandaşların hipertansiyon, diyabet, obezite ve kalp hastalıkları risklerini düzenli olarak tarıyor, erken teşhis koyuyor ve hastaların klinik takibini gerçekleştiriyor.

    Yaz ayları için kritik “Tansiyon Dalgalanması” uyarısı

    Hava sıcaklıklarının artması ve yaz mevsiminin yaklaşması nedeniyle de uyarılarda bulunan İl Sağlık Müdürlüğü, sıcak havalarda yaşanan sıvı kaybının tansiyon değerlerinde ani dalgalanmalara yol açabileceğine dikkat çekti. Vatandaşların sıcak günlerde yeterli sıvı tüketimine özen göstermesi, aşırı sıcak saatlerde dışarı çıkmaması ve hekim kontrollerini aksatmaması gerektiği belirtildi.

    Hipertansiyondan korunmak için altın kurallar:

    Afyonkarahisar İl Sağlık Müdürlüğü, vatandaşların sağlıklı bir ömür sürmesi için şu hayati hatırlatmalarda bulundu:

    • Kan basıncınızı (tansiyonunuzu) düzenli olarak ölçtürün.

    • Günlük tuz tüketimini mutlaka azaltın.

    • Dengeli beslenmeye özen gösterin ve aktif bir yaşam tarzını benimseyin.

    • Tütün ürünleri ve alkolden kesinlikle uzak durun.

    • Hekiminiz tarafından verilen tedavileri ve ilaçları aksatmadan, önerilen şekilde sürdürün.>>>HABER MERKEZİ 

  • Mezarlıkta skandal iddia: İçerisi su dolan mezarı tekrar açıp cenazeyi dışarı çıkardılar!

    Mezarlıkta skandal iddia: İçerisi su dolan mezarı tekrar açıp cenazeyi dışarı çıkardılar!

    Belediye yetkililerine tepki gösterdiler

    Olay, Varto ilçesindeki bir aile mezarlığında meydana geldi. İddiaya göre, hayatını kaybeden yakınlarını toprağa vermek üzere mezarlığa getiren aile üyeleri, kazılan mezarın tabanında ve yan duvarlarında yoğun su birikintisi olduğunu gördü. Definin bu şartlarda yapılmasına tepki gösteren cenaze sahipleri, mezarlıkların bakımı ve altyapısıyla ilgilenen belediye yetkililerine isyan etti.

    Defnettikleri cenazeyi mezardan geri çıkardılar

    Mezardaki suyun, hemen yan tarafta bulunan ve üzeri açık bırakılan başka bir boş mezardan sızdığını öne süren aile yakınları, dini vecibelerin bu şekilde yerine getirilemeyeceğini savundu. Çevredekilerin şaşkın bakışları arasında mezarı yeniden açan aile üyeleri, vefat eden yakınlarının naaşını mezardan dışarı çıkardı. Yaşanan feci olayın ardından cenazenin başka bir noktada hazırlanan yeni bir mezara defnedildiği öğrenilirken, acılı ailenin belediyeye yönelik tepkileri mezarlıkta gergin anların yaşanmasına neden oldu.>>>HABER MERKEZİ

  • Afyonkarahisar’da motokros rüzgarı esiyor!

    Afyonkarahisar’da motokros rüzgarı esiyor!

    19 Mayıs coşkusu pistlere taşındı

    Afyonkarahisar Motor Sporları Merkezi’nde düzenlenen organizasyon, anlamlı bir haftaya da sahne oluyor. 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen şampiyonada, adrenalin tutkunu motor sporları severler pisti doldurdu. Uluslararası nitelikteki organizasyonda 6 farklı ülkeden yaklaşık 150 sporcu şampiyonluk kupasını kaldırmak için kıyasıya bir mücadeleye girişti.

    TÜRKİYE AVRUPA GENÇLER VE BALKAN MOTOSİKLET BİRLİĞİ (BMU) MOTOKROS ŞAMPİYONALARI’NIN FİNAL YARIŞLARI AFYONKARAHİSAR’DA BAŞLADI. (GÖKTEN CEYLAN/AFYONKARAHİSAR-İHA)
    Türkiye Avrupa Gençler ve Balkan Motosiklet Birliği (BMU) Motokros Şampiyonaları’nın final yarışları Afyonkarahisar’da başladı.
    TÜRKİYE AVRUPA GENÇLER VE BALKAN MOTOSİKLET BİRLİĞİ (BMU) MOTOKROS ŞAMPİYONALARI’NIN FİNAL YARIŞLARI AFYONKARAHİSAR’DA BAŞLADI. (GÖKTEN CEYLAN/AFYONKARAHİSAR-İHA)
    Türkiye Avrupa Gençler ve Balkan Motosiklet Birliği (BMU) Motokros Şampiyonaları’nın final yarışları Afyonkarahisar’da başladı.
    TÜRKİYE AVRUPA GENÇLER VE BALKAN MOTOSİKLET BİRLİĞİ (BMU) MOTOKROS ŞAMPİYONALARI’NIN FİNAL YARIŞLARI AFYONKARAHİSAR’DA BAŞLADI. (GÖKTEN CEYLAN/AFYONKARAHİSAR-İHA)
    Türkiye Avrupa Gençler ve Balkan Motosiklet Birliği (BMU) Motokros Şampiyonaları’nın final yarışları Afyonkarahisar’da başladı.

    Sıralama turları bitti, dev final başladı

    Sabahın erken saatlerinde sporcuların pisti tanıma antrenmanları ve en iyi dereceyi elde etmek için yarıştığı sıralama turları ile başlayan heyecan, resmi yarışların başlamasıyla zirveye ulaştı. Zorlu parkurlarda rampaları aşarak kıyasıya yarışan motokrosçuların mücadelesi izleyicilere görsel bir şölen sunuyor. Nefes kesen yarışların akşam saatlerinde tamamlanacağı ve ardından dereceye giren sporcular için görkemli bir ödül töreni düzenleneceği bildirildi.>>>İHA

  • Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın en yakın çalışma arkadaşı nişanlandı!

    Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın en yakın çalışma arkadaşı nişanlandı!

    “Yıllardır birlikte yol yürüdüğümüz kardeşim”

    Nişan töreninin ardından resmi sosyal medya hesabından duygu dolu bir paylaşım yapan Başkan Burcu Köksal, Şehriban Öncel ile uzun yıllara dayanan mesai arkadaşlıklarına vurgu yaptı. Başkan Köksal yayınladığı mesajında, “Yıllardır birlikte yol yürüdüğümüz, samimiyetiyle hep yanımızda olan sevgili kardeşim Şehriban ve Deniz’in nişan mutluluğuna ortak olduk” ifadelerini kullandı.

    Genç çifte evlilik yolunda attıkları bu ilk adım için tebriklerini ileten Başkan Köksal, paylaşımının devamında “Sevgiyle, huzurla ve sağlıkla dolu bir ömür diliyorum. Rabbim mutluluğunuzu daim etsin” diyerek ömür boyu mutluluk temennisinde bulundu.>>>Şahan KARTAL 

  • Afyonkarahisar’da motokros şampiyonaları heyecanı

    Afyonkarahisar’da motokros şampiyonaları heyecanı

    Türkiye Avrupa Gençler ve Balkan Motosiklet Birliği (BMU) Motokros Şampiyonaları’nın final yarışları Afyonkarahisar’da başladı.

    Afyonkarahisar Motor Sporları Merkezi’nde 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında düzenlenen organizasyonlarda, 6 ülkeden yaklaşık 150 sporcu mücadele ediyor. Sabah erken saatlerde yapılan antrenman ve sıralama turlarının ardından yarışlar büyük bir heyecanla start aldı. Yarışların akşam saatlerinde tamamlanması ve ardından ödül töreninin yapılacağı belirtildi.

  • Türkiye, Avrupa Gençler ve BMU Motokros Şampiyonaları’nda final yarışları başladı

    Türkiye, Avrupa Gençler ve BMU Motokros Şampiyonaları’nda final yarışları başladı

    AFYONKARAHİSAR (AA) – Afyonkarahisar'da Türkiye Avrupa Gençler ve Balkan Motosiklet Birliği (BMU) Motokros Şampiyonaları'nın final yarışları başladı.

    Afyonkarahisar Motor Sporları Merkezi'nde 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında düzenlenen organizasyonlarda, 6 ülkeden yaklaşık 150 sporcu mücadele ediyor.

    Yarışmada dereceye girenlere ödülleri düzenlenecek törenle bugün verilecek.

  • Amatör fotoğrafçının ödülü kendisine teslim edildi

    Amatör fotoğrafçının ödülü kendisine teslim edildi

    Tokat’ta bir fırında simit ve poğaça ustası olarak çalışan fotoğraf tutkunu Mehmet Emin Coruş, geçtiğimiz yıl çektiği fotoğrafla Paris’te düzenlenen Uluslararası XMAGE Fotoğraf Yarışması’nda dünya ikincisi oldu. Vize alamadığı için ödül törenine katılamayan Coruş’un Fransa’dan gönderilen plaketi ve sertifikasının gümrükte imha edildiği yönündeki iddia ise haberlerin ardından yapılan incelemeyle farklı bir boyut kazandı.

    170 ülkeden 725 bin fotoğrafın katıldığı yarışmada annelik bağını anlatan karesiyle büyük başarı elde eden Coruş, ödül törenine katılamamasının ardından organizasyon tarafından gönderilen plaket ve sertifikanın kendisine ulaşmadığını belirtmişti. Bunun üzerine firma yetkilileriyle iletişime geçen Coruş’a, firma tarafından gönderilen İngilizce e-postada ürünün imha edildiği bilgisi verildi. Yapılan incelemede, plaketin şubat ayında Türkiye’ye giriş yaptığı ve tasnif işlemlerine alındığı tespit edildi. Ticaret İl Müdürlüğü yetkilileri tarafından teslim alınan ödül plaketi, Mehmet Emin Coruş’a ulaştırıldı.

    Ticaret İl Müdürü Ali Osman Sakar, “Kamuoyuna yansımış olan Mehmet Emin Coruş kardeşimizin uluslararası bir yarışmada aldığı ödülün imha edildiğine dair haber yapıldı. Ticaret Bakanımız Prof. Dr. Ömer Bolat’ın talimatlarıyla Mehmet Emin kardeşimize hızlı bir şekilde ulaştık. Kendisiyle irtibata geçtik. Söz konusu ödül teslim süresinde olup bakanlığımızın girişimleriyle hız kazanmıştır. Uluslararası alanda ülkemizi temsil eden Mehmet Emin kardeşimize bakanımızın selamları ile iletmekten mutluluk duyuyorum” dedi.

    Firma tarafından gönderilen İngilizce mailin Türkçeye çevrilmesiyle bir yanlış anlaşılma yaşandığını söyleyen amatör fotoğrafçı Mehmet Emin Coruş ise “Bildiğiniz üzere 2025 yılında uluslararası fotoğraf yarışmasında ben bir ödül kazanmıştım. Maalesef vize alamadığım Paris’e için gidememiştim. Ödülüm Türkiye’ye gelmişti. Kupamla sertifikam da gümrük sürecine takılmıştı. Gümrük yetkilileriyle yaptığımız görüşmelerden sonra XMAGE şirketiyle görüşmeye başladım. Onlar da bana bir mail attılar. XMAGE firmasından bana gelen mail İngilizce yazıyordu. Bu metni Türkçe metne çevirdiğimde imha edildiği yazıyordu. Biz de bunu haber yaptık. Bunun üzerine bakanlık devreye girdi. Bana ulaştılar. ’Ödülünüz imha edilmemiş, gümrükte bekliyor’ dediler. Bakanlığımız bu olaya hızlıca müdahale etti” diye konuştu. >>>İHA

  • Mayın tehdidine karşı yeni nesil çözümler göreve hazırlanıyor

    Mayın tehdidine karşı yeni nesil çözümler göreve hazırlanıyor

    Türk savunma sanayisi bünyesinde saha güvenliği, mayın ve el yapımı patlayıcıların (EYP) tespitine yönelik geliştirilen yeni teknolojiye sahip mayın dedektörü ve mayın dedektör robotu SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı’nda ilk kez tanıtıldı. MESAN Yönetim Kurulu Başkanı Devrim Erol, SAHA 2026’nın sektör açısından önemli bir platform olduğunu belirterek, bu yıl özellikle 3 ürünü ön plana çıkardıklarını söyledi. Erol, “Bu yıl bizim açımızdan oldukça önemli. Uzun süredir üzerinde çalıştığımız sistemleri ilk kez bu ölçekte sergiledik.” dedi. Devrim Erol, ilk kez tanıttıkları MEDAS isimli mayın-el yapımı patlayıcı dedektörünün güç hedefleri özellikle zorlu toprak koşullarında tespit edilebildiğini belirtti. Erol, ürünle ilgili şu bilgileri verdi: “MEDAS’ta yenilikçi bir teknoloji kullanıyoruz. Bu sayede farklı karakterdeki hedefleri tespit etme kabiliyetimiz artıyor. Operatör açısından hem güvenlik hem de hız anlamında önemli bir avantaj sağlıyoruz. MEDAS ile yola çıkmadan önce, 2020-2022 yıllarında kablo ve EYP tespit eden GPR tasarımı yapalım istedik ancak teori ile pratik maalesef hayat bulamadı, başarısız sonuçlandı ve ürünleştiremedik, AR-GE böyle bir şey. 2023 yılı sonrası ise sil baştan AR-GE’miz çalışmalara başladı, önemli yatırımlar yaptık, ciddi mesai harcadık ve bugün MEDAS ile tüm hedefleri tespit edebilen noktaya geldik. MEDAS’ın tüm bu zorluklar sonunda ortaya çıkmış olmasından çok memnunuz.” Sistemin sahada test edildiğini ve kullanıcı geri bildirimleriyle geliştirildiğini belirten Erol, “Amacımız yanlış alarm oranını düşürürken tespit başarısını artırmak. MEDAS bu dengeyi kuran bir sistem oldu.” ifadelerini kullandı.

    RİSKLİ ALANLARDA ROBOTİK MEROB GÖREV YAPACAK

    İnsansız sistemlerin sunduğu olanakları kullanmak için de çeşitli işbirlikleri yaptıklarını anlatan Erol, bu kapsamda robotik sektör öncüleri ile yapılan ortak çalışmayla MEROB mayın dedektör robotunu geliştirdiklerini söyledi. Böylece personel güvenliğini merkeze alan bir çözüm oluşturduklarını dile getiren Erol, sistemin özellikle riskli bölgelerde aktif rol oynayacağını belirtti. Erol, “MEROB ile operatörü doğrudan tehlikeli bölge içine sokmadan görev icra edebiliyorsunuz. Uzaktan kontrol edilebilen ve otonomi kabiliyetleri bulunan bir platform. Üzerine entegre edilen sistemlerle mayın ve patlayıcı tespiti yapılabiliyor.” diye konuştu. Robotik sistemlerin sahadaki öneminin giderek arttığını dile getiren Erol, “Artık insanı riske atmayan çözümler ön planda. MEROB da bu yaklaşımın bir ürünü.” dedi.

    TRAFİK KONTROLÜNDE YENİ ÇÖZÜM MEDAR TD

    SAHA 2026’da sivil alanda kullanımı olan çözümlerini de tanıttıklarını anlatan Erol, MEDAR TD trafik kontrol ünitesinin özellikle sahadaki düzen ve güvenliğin sağlanmasında kritik rol oynayacağını söyledi. Devrim Erol, “MEDAR TD, sahada trafik ve geçiş kontrolünü daha etkin şekilde yönetmek üzere geliştirildi. Hem askeri hem de sivil kullanım senaryolarına uygun bir çözüm sunuyor. Kullanım kolaylığı ve hızlı konuşlandırma kabiliyetiyle fark yaratıyor. MEDAR TD ile sahada geçiş yapan tüm araçlar tespit edilerek merkezi sistemlere aktarılıp istenen analizlerin yapılabilmesine imkan sağlıyoruz.” diye konuştu. Ürün geliştirme süreçlerinde kullanıcı geri bildirimlerinin belirleyici olduğunu anlatan Erol, sahadan gelen ihtiyaçlara göre hareket ettiklerini vurguladı. Erol, “Bizim en büyük gücümüz sahadaki ihtiyaçları dinlemek. Geliştirdiğimiz tüm sistemler, gerçek operasyonel ihtiyaçlara cevap verecek şekilde tasarlanıyor. Bu nedenle sahada karşılık buluyor. SAHA 2026’da yaptığımız tanıtımlar sadece bir lansmandan ibaret değildi. Bu ürünler sahada test edilmiş, geri bildirimlerle olgunlaştırılmış sistemler. Fuarda bunu tüm paydaşlara gösterdik.” ifadelerini kullandı. Son 3 yılda 13 ülkeye ihracat yaptıklarını vurgulayan Erol, fuar boyunca mevcut ve yeni duyurdukları ürünlerle yurt içinde ve dışında yeni işbirlikleri için önemli görüşmeler gerçekleştirdiklerini bildirdi. >>>AA

    HAKKARİ’NİN ÇUKURCA İLÇESİNDE OTOMOBİLİN TAKLA ATMASI SONUCU 1 KİŞİ HAYATINI KAYBEDERKEN, 3 KİŞİ YARALANDI. (FEYZULLAH TAŞ/HAKKARİ-İHA)
    Hakkari’nin Çukurca ilçesinde otomobilin takla atması sonucu 1 kişi hayatını kaybederken, 3 kişi yaralandı.

  • Gece yarısı katliam gibi kaza! Yirmi yaşlarındaki genç hayatını kaybetti!

    Gece yarısı katliam gibi kaza! Yirmi yaşlarındaki genç hayatını kaybetti!

    Bariyerlere çarpan otomobil hurdaya döndü

    Kaza, gece saat 03.30 sıralarında Hakkari kent merkezine yaklaşık 10 kilometre mesafede bulunan eski çöplük mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, sürücüsünün ismi ve plakası henüz belirlenemeyen otomobil, seyir halindeyken kontrolden çıkarak yol kenarındaki bariyerlere çarptı. Çarpmanın şiddetiyle takla atan ve adeta demir yığınına dönen otomobili gören diğer sürücüler durumu acil servis ekiplerine bildirdi.

    Ekipler zamanla yarıştı: Bir ölü, üç yaralı

    İhbar üzerine olay yerine çok sayıda polis, AFAD, itfaiye ve sağlık ekibi yönlendirildi. Araç içerisinde sıkışan yaralılar, itfaiye ve AFAD ekiplerinin zamana karşı yürüttüğü titiz çalışma sonucunda kurtarılarak sağlık ekiplerine teslim edildi. Ambulanslarla hemen Hakkari Devlet Hastanesi’ne kaldırılan yaralılardan Şervan Özdemir, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

    Bir yaralının durumu ağır, Van’a sevk edildi

    Feci kazada yaralanan Ümmet Özkan, Ercan Demir ve Mefar Demir’in hastanedeki tedavilerine başlandı. Yaralılardan durumu oldukça ağır olan Mefar Demir, buradaki ilk müdahalesinin ardından tam teşekküllü bir tedavi için Van’daki bir hastaneye sevk edildi. Polis ekipleri, Çukurca yolunda meydana gelen ve bir kişinin ölümüne neden olan kazayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlattı.>>>İHA

  • Emtia piyasalarında yönü ABD-Çin görüşmeleri belirledi

    Emtia piyasalarında yönü ABD-Çin görüşmeleri belirledi

    ABD yönetiminin İran’ın sunduğu ateşkes teklifini kabul etmemesi hafta içindeki önemli gelişmelerden biri olarak öne çıktı. Bu karar, Orta Doğu’daki gerilimin sürebileceği algısını güçlendirdi. Söz konusu gelişme, özellikle Hürmüz Boğazı üzerinden taşınan petrol ve doğal gaz akışına ilişkin endişeleri artırdı. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın karşı teklifini “kabul edilemez” bulduğu, taraflar arasındaki görüşmelerde Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması ve nükleer program başlıklarında anlaşmazlıkların sürdüğü bildirildi.

    ABD ENFLASYON VERİLERİ EMTİA PİYASALARINDA FİYATLAMA DAVRANIŞINI BELİRLEDİ

    Makroekonomik veri tarafında ise ABD’de enflasyon göstergelerinin beklentileri aşması, emtia piyasalarında fiyatlama davranışını belirleyen bir diğer unsur oldu. ABD’de nisan ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) yıllık bazda yüzde 3,8 artarak Mayıs 2023’ten bu yana en güçlü yükselişini kaydetti. Enerji fiyatlarındaki artışın TÜFE’deki yükselişin yüzde 40’tan fazlasını oluşturduğu, gıda fiyatlarında da yukarı yönlü baskının güçlendiği belirtildi. Üretici fiyatlarındaki görünüm de maliyet enflasyonuna ilişkin endişeleri artırdı. ABD’de nisan ayı Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) aylık bazda yüzde 1,4 ile Mart 2022’den bu yana en sert artışını gösterirken, yıllık bazda yüzde 6 ile Aralık 2022’den bu yana en yüksek seviyeye çıktı. Aynı dönemde ABD Senatosu’nun Kevin Warsh’ı 54’e karşı 45 oyla ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanlığına onaylaması, para politikasına ilişkin belirsizlikleri de fiyatlamaların merkezinde tuttu. Analistler, Warsh’ın göreve gelmesiyle Fed’in iletişim stratejisi, bilanço yönetimi ve faiz patikasına ilişkin beklentilerin yeniden şekillenebileceğini belirterek, yüksek enflasyon verilerinin faiz indirimlerine yönelik beklentilerin ötelenmesine neden olduğunu kaydetti.

    TRUMP-Şİ ZİRVESİ ENERJİ VE TARIM ÜRÜNLERİNDE İZLENDİ

    Öte yandan, Trump’ın üst düzey iş insanlarından oluşan heyetle Pekin’e gitmesinin ardından Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile gerçekleştirdiği zirve, emtia piyasalarında enerji ve tarım fiyatlamaları üzerinde etkili oldu. Beyaz Saray’ın zirve bildirgesinde, iki tarafın Hürmüz Boğazı’nın enerji akışını destekleyecek şekilde açık kalması gerektiği konusunda mutabık kaldığı belirtildi. Bu açıklama petrol ve doğal gaz fiyatlarında kısa süreli geri çekilmeye neden olsa da somut bir mekanizma öngörülmemesi ve ABD-İran müzakerelerindeki tıkanıklığın sürmesi, Brent petrol üzerindeki jeopolitik risk priminin korunmasına yol açtı. Trump’ın, Çin’in soya fasulyesi, enerji ve uçak alımını artırmayı kabul ettiğini belirtmesi de piyasalarda yakından izlendi.

    DEĞERLİ METALLERDE SATIŞ BASKISI ÖNE ÇIKTI

    Değerli metaller, haftayı ABD’de açıklanan enflasyon verilerinin ardından Fed’in para politikasına ilişkin beklentilerin yeniden şekillenmesiyle düşüşle tamamladı. Analistler, yüksek enflasyonun Fed’in faiz indirim sürecini öteleme ihtimalini artırdığını, bunun da altın gibi faiz getirisi olmayan varlıkların cazibesini azalttığını belirtti. Gümüşün ons fiyatı, hem değerli metal hem de sanayi metali özelliği nedeniyle satış baskısından en fazla etkilenen ürün oldu. Dolar endeksindeki güçlenme ve sanayi talebine yönelik zayıflama beklentileri, gümüşün ons fiyatını baskıladı. İsviçre bankası UBS’in gümüş piyasasında daha küçük açık beklentisine işaret etmesi de fiyatlar üzerinde baskı oluşturan unsurlar arasında yer aldı. Bu gelişmelerle birlikte değerli metallerde ons bazında fiyatlar gümüşte yüzde 5,5, paladyumda yüzde 5,2, altında ve platinde yüzde 3,8 geriledi.

    BAZ METALLERDE KARIŞIK SEYİR İZLENDİ

    Baz metallerdeki fiyatlamalarda jeopolitik arz riskleri ve Çin talebine ilişkin beklentilerle karışık bir seyir izlendi. Hafta boyunca Hürmüz Boğazı’na ilişkin belirsizlikler, bölgedeki lojistik akışlara yönelik riskler ve arz endişeleri baz metallerde fiyatları destekledi. Buna karşın, ABD’de açıklanan enflasyon verilerinin beklentileri aşması, Fed’in faiz indirimine ilişkin beklentileri zayıflatarak haftanın son kısmında sanayi metalleri üzerinde baskı oluşturdu. Alüminyumda, Körfez Bölgesi’ndeki üretim kapasitesine yönelik riskler öne çıktı. Bölgedeki bazı tesislerde üretimin normale dönmesinin zaman alacağına ilişkin beklentiler ve Hürmüz kaynaklı lojistik riskler fiyatları destekledi. Bakır fiyatları hafta içinde Hürmüz kaynaklı sülfürik asit ve sülfür arz darlığına ilişkin endişelerle destek bulsa da ABD enflasyon verilerinin ardından kazançlarını sınırladı. Baz metallerde tezgah üstü piyasada bu hafta libre bazında fiyatlar çinkoda yüzde 2,6, alüminyumda yüzde 1,9, kurşunda yüzde 0,3 ve bakırda yüzde 0,1 artarken, nikelde yüzde 1,9 geriledi.

    ENERJİ EMTİALARINDA HÜRMÜZ ETKİSİ SÜRDÜ

    Enerji emtialarındaki fiyatlamalarda Hürmüz Boğazı’na ilişkin belirsizlikler, ABD-İran ateşkes sürecindeki tıkanma ve küresel arz endişeleri etkili oldu. Hafta içinde ABD-İran ateşkes sürecine yönelik haber akışı petrol piyasalarında jeopolitik risk primini artırdı. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın son karşı önerisini kabul edilemez bulduğuna ilişkin açıklamaları ve ateşkes sürecinin kırılgan seyrini koruması, arz kesintilerinin sürebileceği endişelerini destekledi. Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) küresel petrol arzına ilişkin uyarıları da fiyatları destekledi. IEA, küresel petrol arzının 2026’da günlük 3,9 milyon varil düşeceğini, Körfez üretiminin savaş öncesi seviyenin oldukça altında kaldığını ve küresel envanterlerde sert erime yaşandığını bildirdi. Doğal gaz tarafında ise fiyatlamalarda depolama verileri, sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ihracat tesislerindeki bakım süreci ve Hürmüz kaynaklı küresel LNG arz endişeleri öne çıktı. ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA) verilerine göre, 8 Mayıs ile biten haftada ABD doğal gaz depoları 85 milyar fitküp artış gösterirken, toplam stoklar beş yıllık ortalamanın üzerinde kalmayı sürdürdü. Buna karşın, Hürmüz Boğazı’ndaki jeopolitik gerilim küresel LNG piyasasında sıkışıklığı artırdı. Katar’dan sınırlı sayıda LNG kargosunun Boğaz’dan geçebilmesine karşın, bölgedeki genel ihracat akışlarının kısıtlı kalması fiyatlamalarda destekleyici unsur oldu. Bununla birlikte, haftalık bazda doğal gazın İngiliz termal birimi (MMBtu) cinsinden fiyatı yüzde 7,4, Brent petrolün varil fiyatı da yüzde 7,4 arttı.

    TARIM EMTİALARINDA ABD-ÇİN GÖRÜŞMESİ İZLENDİ

    Tarım emtialarında hafta içinde karışık bir seyir izlenirken, ABD-Çin tarımsal ticaretinin genişletilmesine yönelik mesajlar izlendi. Çin Ticaret Bakanlığı, tarafların tarife indirimleri ve tarife dışı engellerin azaltılması yoluyla tarımsal ticareti artırma konusunda ön mutabakat sağladığını açıkladı. Analistler ise ticaret geriliminin azalabileceğine yönelik iyimserliğin tarım emtia piyasasını desteklediğini, ancak Çin’in ihtiyacını büyük ölçüde Brezilya’dan karşılamaya devam etmesi nedeniyle kalıcı etkinin sınırlı kalabileceğini kaydetti. Bu gelişmelerle birlikte Chicago Ticaret Borsası’nda kile başına fiyatlar pirinçte yüzde 3,4 ve buğdayda yüzde 2,7 artarken, mısırda yüzde 3,4 ve soya fasulyesinde yüzde 2,6 geriledi. ABD’de Intercontinental Exchange’te libre bazında fiyatlar şekerde yüzde 0,6 artarken, pamukta yüzde 5,2 ve kahvede yüzde 3,3 düşüş görüldü. Kakaonun ton başına fiyatı da haftayı yüzde 3,6 düşüşle tamamladı. >>>AA

  • Bayramda yola çıkacak sürücülere uyarı

    Bayramda yola çıkacak sürücülere uyarı

    Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) Başkanı Mehmet Yiğiner, Kurban Bayramı tatilinin 9 güne çıkarılması ve havaların ısınmasıyla çok sayıda vatandaşın seyahat planı yaptığını söyledi. Vatandaşların, tatil beldelerine ya da memleketlerine doğru yola çıkmaya hazırlandığını belirten Yiğiner, 9 günlük tatilde, şehirler arası yollarda özel araç sayısının artacağına, bu durumun kara yollarında trafik yoğunluğuna neden olacağına işaret etti. Yiğiner, kara yollarında oluşacak hareketliliğin, kaza riskini de artırabileceği uyarısında bulunarak, “Bayram tatilinde güvenli bir yolculuk geçirmek için sürücülerimiz yola çıkmadan önce araç bakımını muhakkak yaptırmalı. Yolculuk esnasında trafik ve emniyet kurallarına riayet edilmesi, başta sürücüler olmak üzere bütün yolcuların emniyet kemeri takması büyük önem taşıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

    “MOLA VERMEK HAYAT KURTARIR”

    Yolculuk sırasında dikkatli olmanın, trafik kurallarına uymanın ve uykusuz şekilde yola çıkmamanın, kaza riskini azaltacağına dikkati çeken Yiğiner, şöyle konuştu: “En iyi lastikler ve en güvenli araçlar bile sürücü dikkatinin yerini dolduramaz. Bu nedenle biraz yorulduysan, durmanın zamanı gelmiştir. Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonunun Eskişehir Sivrihisar, Konya Kulu, Kırşehir ve Kırıkkale tesislerinde, 9 günlük bayram tatili boyunca sınırsız ve ücretsiz çay ikramı yapılacak. Sürücülerimiz ve aileleri, tesislerimizdeki dinlenme alanlarından, tuvalet ve mescitlerden yararlanabilecek. Arabadan in, bir çay al, biraz dinlen. Sonra yoluna güvenle devam et. Unutma, mola vermek hayat kurtarır.”

    Yiğiner, trafiğe çıkmadan önce sürücülerin, araç bakımlarını yaptırmalarını hatırlatarak, “Yolda oluşabilecek lastik patlaması riskine karşı araçta yedek lastik, ilk yardım seti, bijon anahtarı, reflektör ve çekme halatı bulundurulmalı. Tüm bunların yanı sıra olası bir tehlikenin önüne geçebilmek için yasal hız limitlerine de mutlaka ama mutlaka uyulmalı.” ifadelerini kullandı. >>>AA

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan gençlere: “Kifayetsizlere asla prim vermeyin”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan gençlere: “Kifayetsizlere asla prim vermeyin”

    “Bugün 81 ilimizin ve medeniyetimizin kalbi burada atıyor”

    Konuşmasına şölenin düzenlenmesinde emeği geçen AK Parti Gençlik Kolları Başkanı Yusuf İbiş ve ekibini tebrik ederek başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yurt içinden ve yurt dışından programa katılan tüm gençleri selamladı. Gençliğin büyük ve güçlü Türkiye’nin şafağı olduğunu ifade eden Erdoğan, “Bugün 81 ilimizin kalbi burada atıyor. Milletçe medeniyetimizin nabzı burada atıyor. Karşımda dünyaya yeni sözler söyleyen, hakkı ve hakikati seslendiren, ufuk sahibi, merhametli ve şuurlu bir gençlik görüyorum. Fatih’in ruhunu ihtiramla selamlayan, ecdadın emanetini gururla taşıyan gençlik burada.” dedi.






    “Eğitim bütçesini 2,5 milyar liradan 651 milyar liraya çıkardık”

    Konuşmasında geçmiş dönemlerde gençlerin ideolojik kamplaşmalarla birbirine düşman edildiği günleri esefle hatırladıklarını belirten Erdoğan, AK Parti iktidarı boyunca eğitimde fırsat eşitliğini tam manasıyla sağladıklarını vurguladı. En büyük yatırımı her zaman gençliğe yaptıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı, şu verileri paylaştı:

    • Seçilme Yaşı: Gençlere olan güvenin bir göstergesi olarak seçilme yaşı önce 30’dan 25’e, ardından 18’e düşürüldü.

    • Eğitim Bütçesi: 2002 yılında yükseköğretime ayrılan 2,5 milyar liralık bütçe, 2026 yılı itibarıyla 651 milyar liraya yükseltildi.

    • Üniversite ve Yurt Kapasitesi: Üniversite sayısı 76’dan 208’e çıkarılırken; yükseköğrenim yurt sayısı 190’dan 873’e, yatak kapasitesi ise 182 binden 1 milyona ulaştırıldı.

    “Sizi vitrin süsü olarak kullanmak isteyen kifayetsizlere prim vermeyin”

    Türkiye’nin tüm dünyada gıpta ile bakılan savunma sanayisinin TEKNOFEST kuşağının omuzlarında yükseldiğini ifade eden Erdoğan, gençlere yönelik şu kritik uyarılarda bulunarak sözlerini tamamladı:

    “Sizler bu milletin göz bebeğisiniz, üzerine titrediği kır çiçeklerisiniz. Kimsenin sizi yolunuzdan döndürmesine, ümitlerinizi söndürmesine izin vermeyin. Sırf konu mankeni, vitrin süsü olarak kullanmak isteyen kifayetsizlere asla prim vermeyin. Sizi kirli ve karanlık siyasi emelleri uğruna aparat ve kaldıraç olarak kullanmak isteyenlere müsaade etmeyin. Sizi zayıflatmaya, zayıf göstermeye çalışanlara hiçbir suretle kulak asmayın.”>>>İHA

  • ALTAY Tankı, Türk savunma sanayisinde dönüm noktası oldu

    ALTAY Tankı, Türk savunma sanayisinde dönüm noktası oldu

    ALTAY Tankı’nın seri üretim fazının ana yüklenicisi BMC’de bir dönem genel müdürlük yapan OYAK Genel Müdürü Murat Yalçıntaş, tecrübelerinden yola çıkarak “Yeni Altay’ın Bilinmeyen Hikayesi” kitabını kaleme aldı. Yalçıntaş, deneyimleri, Türk savunma sanayisinin gelişimi ve OYAK’ta yürüttükleri çalışmalara ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

    Kitabın arkasındaki temel motivasyonun yalnızca kişisel bir anlatı oluşturmak olmadığını belirten Yalçıntaş, savunma sanayisindeki kurumsal hafızanın korunmasının hayati önem taşıdığına işaret etti. Yalçıntaş, bu süreci şu sözlerle anlattı: “Bu kitabı yazmaya başladığımda temel hedef şuydu: 2000’li yılların başından beri savunma sanayisinde binlerce mühendisin, ustanın, iş adamının, bürokratın ve siyasetçinin emekleri var. Bu emeklerin unutulmamasını istedim ve tarihe geçmesini istedim. Ülkeler bilgi birikimini ancak bilgiyi nesilden nesle aktararak yaparlar. Eğer bu bilgi aktarımı olmazsa her gelen nesil sıfırdan başlamak zorunda kalır. Bu özellikle savunma sanayisi projeleri için geçerli. Eğer yaşananlar tarafsız ve gerçek şekilde aktarılabilirse arkadan gelenler aynı hataları yapmazlar ve doğru yapılanları daha hızlı uygularlar.”

    “ASIL KIRILMA NOKTASI MOTOR DEĞİL, TASARIM ANLAYIŞIYDI”

    ALTAY Tankı Projesi’nin kamuoyunda en çok motor konusu üzerinden tartışıldığını ancak asıl kritik değişimin daha derinde yaşandığına işaret eden Yalçıntaş, Türkiye’nin savunma anlayışında yaşanan zihinsel dönüşüme ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: “Kamuoyu bu projedeki en kritik kırılma noktasının motorun bulunamaması olduğunu düşündü. Bir noktaya kadar doğru ama bence bundan daha önemli bir nokta vardı. O da şuydu: Artık temel amaç bir platformu satın almak değil, Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaçlarına göre o platformu tasarlamaktı. Herhangi bir platformu yurt dışından satın alabilirsiniz ama bu hiçbir zaman Türk Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaçlarını tam olarak karşılamaz. ALTAY Projesi bize şunu öğretti: Türkiye’nin şartlarına göre geliştirilmiş platformlar üretmek zorundayız.”

    Bugün yürütülen yeni projelerin büyük bölümünün milli tasarım anlayışıyla geliştirildiğini dile getiren Yalçıntaş, bu dönüşümün ALTAY Projesi ile hız kazandığını ifade etti.

    Projenin Türkiye’nin savunma sanayisindeki konumunu değiştirdiğini aktaran Yalçıntaş, şunları kaydetti: “Türkiye artık yurt dışından hazır silah sistemleri alan bir ülke olmaktan çıkmış, kendi silah sistemlerini tasarlayan ve bunları milli ve yerli imkanlarla üretebilen bir ülke haline gelmiştir. ALTAY Tankı Projesi bu gerçeği hem Türk kamuoyuna hem de dünyaya gösterdi. Prototipler üretilirken güç grubunun yurt dışından alınacağı düşünülmüştü. Ancak seri üretim aşamasına gelindiğinde bu parçalar verilmedi ve seri üretim durdu. O zaman anladık ki kritik alt sistemleri kendimiz geliştirmeliyiz. Bu yüzden ALTAY Tankı’nın motorunu, yani BATU’yu Türkiye olarak milli şekilde geliştirdik ve üretmeye başladık.”

    OYAK, SAVUNMA SANAYİSİ PROJELERİNDE “ÇİFT KULLANIMLI” ALANLARA ODAKLANACAK

    Türkiye’de savunma sanayinin stratejik bir alan olduğunu vurgulayan Murat Yalçıntaş, OYAK’ın gelecekte savunma alanında doğrudan rekabet yerine tamamlayıcı rol üstleneceğini söyledi.

    Yalçıntaş, “OYAK’a baktığınız zaman yaklaşık 143 şirketiyle Türkiye’nin en büyük sanayi gruplarından biridir. Böyle bir yapının savunma sanayisine bigane kalması düşünülemez. Ancak kaynakların doğru yönlendirilmesi gerekir.” dedi.

    Bu çerçevede OYAK’ın özellikle çift kullanımlı teknolojilere odaklandığını, yüksek kaliteli çelik üretiminin buna önemli bir örnek olduğunu bildiren Yalçıntaş, şöyle devam etti: “OYAK’ı çift kullanımlı projelerde yoğunlaştırıyoruz, bu şekilde savunma sanayisine hizmet ediyoruz. Çalışmalarımızı hem sivil hem askeri alanda kullanılabilecek ürünlerde konumlandırdık. Örneğin üstün vasıflı çelik üretimi bu alanın en güzel örneklerinden biridir. Bu çelik hem madencilikte hem de askeri sektörde, yani zırh çeliği olarak kullanılabiliyor. Türk savunma sanayisinin birçok kıymetli vakıf şirketi bu alanda gerekli AR-GE çalışmalarını yapıyor. OYAK’ın aynı alanlarda rekabete girmesi doğru değildir. Bu kaynakların kötü yönetilmesi olur. Bizim yaklaşımımız tamamlayıcı olmak.”

    Savunma sanayisinin kamuoyuna doğru anlatılmasının önemine de değinen Yalçıntaş, nitelikli insan kaynağının sektöre kazandırılmasında medyanın kritik rol oynadığını belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu: “Yöneticilik yaparken şunu çok net gözlemledim: Bir şeyi başarmak kadar önemli olan şey, yaptığınız işi doğru şekilde kamuoyuna anlatmaktır. Savunma sektörünün önemi gençlere iyi anlatılmazsa bu arkadaşlarımız başka sektörlere yönelir. Halbuki savunma sanayisinin ihtiyaç duyduğu kaliteli insan gücünü ancak bu alanın önemini anlatarak sağlayabiliriz.” >>>AA

  • 5 soruda kurbanlık seçiminde dikkat edilmesi gerekenler

    5 soruda kurbanlık seçiminde dikkat edilmesi gerekenler

    İslam dünyası için büyük öneme sahip Kurban Bayramı, 27 Mayıs Çarşamba günü başlayacak. Müslümanların Allah’ın rızasını kazanmak için ibadet amacıyla belirli şartları taşıyan hayvanları usulüne uygun kesmesi Kurban Bayramı süresince gerçekleştirilecek.

    Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulundan alınan bilgilerle, kurbanlık hayvan seçiminde dikkat edilmesi gereken hususları 5 soruda derledi.

    1- Hangi hayvanlar kurban olarak kesilebilir?

    Kurban olarak ancak koyun, keçi, sığır, manda ve deve kesilebilir. Bunların dışındaki hayvanların kurban olarak kesilmesi caiz değildir.

    2- Kurbanlık hayvanların yaşlarında aranacak asgari sınır nedir?

    Kurbanlık hayvanlarda kameri yıl esasına göre, devenin 5, sığır ve mandanın 2, koyun ve keçinin ise 1 yaşını doldurması şartı aranır. Bu yaşları tamamlamayan hayvan kurban olmaz.

    Fakat sadece koyun cinsi için bir istisna söz konusudur. Buna göre 6 ayını tamamlayan koyun, bir yaşını doldurmuş gibi iri olması halinde kurban edilebilir.

    3- Büyük ve küçükbaş hayvanlarda kurban hissesi sınırı nedir?

    Koyun ve keçi sadece bir kişi adına kurban edilir. Deve, sığır ve manda ise bir kişiden yedi kişiye kadar ortak olarak kurban edilebilir. Bu durumda her bir kişinin hissesi yedide birden aşağıya düşmemelidir.

    4- Kurbanlık hayvanların fiziksel özellikleri nelerdir?

    Kurban edilecek hayvan sağlıklı ve organları tam olmalıdır. Hayvandan beklenen maksadı tümüyle yok eden veya değerini azaltan kusurlar, hayvanın kurban olmasına engel teşkil eder.

    Belirgin derecede hasta, yürüyemeyecek derecede zayıf veya topal, bir ya da iki gözü kör, boynuzlarının biri veya ikisi kökünden kırık, kulaklarının veya memelerinin yarısı kesik, dişlerinin tamamı veya çoğu dökük hayvanlar kurban olarak kesilemez.

    Hayvanın doğuştan boynuzsuz olması, sonradan yapılan bir müdahaleyle boynuzsuzlaştırılması, boynuzunun bir kısmının kırık olması, bir kulağının delik veya yırtılmış olması ve hafif topal olması kurban edilmesine engel değildir.

    5- Kısırlaştırılmış hayvan kurban edilebilir mi?

    Etinden ya da hizmetinden yararlanmak amacıyla kısırlaştırılmış/iğdiş edilmiş hayvanlar da kurban olarak kesilebilir. >>>AA

  • Trafik ve kasko sigortasında tazminat 71 milyar lira

    Trafik ve kasko sigortasında tazminat 71 milyar lira

    Türkiye Sigorta Birliğinin (TSB) 2026 yılının ilk 3 ayına ilişkin Motorlu Taşıtlar Sigorta İstatistikleri’nden derlenen bilgiye göre, trafik ve kasko sigortalarında ödenen tazminatlar arttı. Bu dönemde iki branşta 105,7 milyar lira prim yazılırken toplam tazminat ödemesi 70,9 milyar lira, ödeme yapılan mağdur sayısı 1 milyon 402 bin 346 oldu. Trafik ve kaskoda bu yılın ilk çeyreğinde ödenen tazminat tutarında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 43,4, ödeme yapılan mağdur sayısında ise yüzde 5,6 artış görüldü.

    TRAFİK SİGORTASINDA YAKLAŞIK 1 MİLYON MAĞDURA ÖDEME YAPILDI

    Türkiye’de trafiğe çıkan motorlu taşıtlar için yaptırılması zorunlu olan, kaza durumunda kusurlu olunması halinde karşı tarafın zararının karşılanmasının amaçlandığı trafik sigortası kapsamında, bu yılın ocak-mart döneminde sigorta şirketlerinin ödedikleri toplam tazminat tutarı 45,2 milyar lira, ödeme yapılan mağdur sayısı ise 960 bin 343 oldu. Araç tiplerine göre en çok tazminat 25,8 milyar lirayla otomobillere ödendi. Bunu, 9,2 milyar lirayla kamyonet ve 2,1 milyar lirayla kamyon izledi. Trafik sigortası kapsamında tüm araç tiplerinde toplam 6 milyon 405 bin 552 adet teminat sağlanırken prim tutarı 66 milyar lira oldu.

    KASKODA TAZMİNATTAN 400 BİNDEN FAZLA MAĞDUR YARARLANDI

    Bir motorlu taşıtın çeşitli sebeplerle zarar görmesi durumunda oluşabilecek maddi kayıpları karşılayan, isteğe bağlı yapılabilen ve araç sahibinin kendi aracını güvence altına aldığı kasko sigortası kapsamında ise bu dönemde 25,7 milyar lira tazminat ödenirken mağdur sayısı 442 bin 3 oldu. Araç tiplerine göre en çok tazminat, 18,2 milyar lirayla otomobiller, 3 milyar lirayla kamyonetler ve 1,8 milyar lirayla çekiciler için ödendi. Kasko kapsamında tüm araç tiplerinde toplam 2 milyon 272 bin 179 adet teminat verilirken yazılan prim tutarı 39,7 milyar lira oldu. Bu arada, sigortalının kaza sonucu hayatını kaybetmesi veya sakatlık halinde, kendisine yahut ailesine maddi destek sağlayan ferdi kaza sigortasında ise aynı dönemde 273 mağdura toplam 11,2 milyon lira tazminat ödemesi yapıldı. >>>AA

  • Kurban pazarında tansiyon yükseldi! Jandarma havaya ateş açtı, sivil kadın astsubay araya girdi!

    Kurban pazarında tansiyon yükseldi! Jandarma havaya ateş açtı, sivil kadın astsubay araya girdi!

    Pazarlık kavgası kısa sürede büyüdü

    Olay, Bursa’nın İnegöl ilçesinde kurban pazarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, pazarda kurbanlık bakmaya gelen ya da satıcı olduğu öğrenilen iki grup arasında henüz bilinmeyen bir nedenle tartışma çıktı. Sözlü sataşmaların ardından gerginlik hızla tırmanarak tekme ve tokatların havada uçuştuğu kitlesel bir kavgaya dönüştü.

    Kadın astsubay tarafların arasına siper oldu

    Kavga esnasında tesadüfen pazar yerinde bulunan ve görev dışı olan sivil kıyafetli bir kadın astsubay, arbedeyi görür görmez hiç tereddüt etmeden tarafların arasına girdi. Öfkeli kalabalığı sakinleştirmek ve birbirlerine zarar vermelerini engellemek için büyük bir cesaret örneği gösteren kadın astsubay, kavgayı ayırmak için uzun süre tek başına mücadele etti.

    Jandarma havaya ateş açarak durdurabildi

    Çevredeki vatandaşların büyük korku yaşadığı olay üzerine bölgeye çok sayıda jandarma ekibi sevk edildi. Olay yerine gelen ekipler, uyarılara rağmen durmayan ve sakinleşmeyen tarafları ayırmak için havaya uyarı ateşi açtı. Silah seslerinin ardından arbede sonlandırılırken, kavgaya karışan şahıslar jandarma ekipleri tarafından güçlükle kontrol altına alınarak gözaltına alındı. Jandarma komutanlığı olayla ilgili geniş çaplı inceleme başlattı.>>>İHA

  • Bir il bu olayı konuşuyor! Plastik bidon içerisindeki ne çıktı?

    Bir il bu olayı konuşuyor! Plastik bidon içerisindeki ne çıktı?

    Vatandaşların dikkati dehşeti ortaya çıkardı

    Olay, Şanlıurfa Yeni Asri Mezarlığı’nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, mezarlık içerisinde yürüyen vatandaşlar, beton bir menfez duvarının üzerinde duran sahipsiz plastik bir bidon fark etti. Durumdan şüphelenerek bidonu aşağı indiren ve içerisine bakan vatandaşlar, yan yana dizilmiş çok sayıda şeffaf plastik kutu gördü. Kutuların içerisinde ceninlerin olduğunu fark eden mahalle sakinleri, büyük bir şok yaşayarak durumu hemen polis ekiplerine bildirdi.

    PLASTİK KUTULARDA 21 CENİN BULUNDU (İHA/ŞANLIURFA-İHA)
    Şanlıurfa’da mezarlıkta bir bidonun içerisindeki plastik kutularda 21 cenin bulundu.
    PLASTİK KUTULARDA 21 CENİN BULUNDU (İHA/ŞANLIURFA-İHA)
    Şanlıurfa’da mezarlıkta bir bidonun içerisindeki plastik kutularda 21 cenin bulundu.

    Kutuların üzerinde hastane ve doktor isimleri yer alıyor

    Kısa sürede olay yerine gelen polis ve olay yeri inceleme ekipleri, bölgeyi şerit çekerek muhafazaya aldı. Yapılan ilk sayımda ve incelemede, saklama kutularının içerisinde tam 21 adet cenin olduğu belirlendi. Kutuların üzerinde ise çeşitli hastane tıbbi atık amblemleri ile doktor isimlerinin yazılı olduğu tespit edildi. Ceninlerin yasal patolojik inceleme süreçlerinin ardından tıbbi atık yerine mezarlığa usulsüzce mi bırakıldığı, yoksa yasa dışı bir kürtaj şebekesiyle mi ilgili olduğu araştırılıyor. Polis ekipleri, bidonu mezarlığa bırakan kişi ya da kişileri tespit etmek için bölgedeki güvenlik kameralarını incelemeye aldı. Olayla ilgili tahkikat çok yönlü olarak sürüyor.>>İHA

  • Dünyanın aradığı baron İstanbul’da kıskıvrak yakalandı!

    Dünyanın aradığı baron İstanbul’da kıskıvrak yakalandı!

    İstihbarat ve narkotik ekiplerinden Pendik’te ortak operasyon

    Hollandalı uyuşturucu baronu Joseph Johannes Leijdekkers liderliğindeki uluslararası suç ağının iki numaralı ismi ve baronun kardeşi olan 51 yaşındaki Wilhelmus Adrianus Leijdekkers, MİT ve İstanbul Emniyeti İstihbarat ile Narkotik Şube müdürlükleri ekiplerince takibe alındı. Teknik ve fiziki takibin ardından şüphelinin Pendik’te gizlendiği adres tespit edildi. Güvenlik güçleri tarafından dün adrese düzenlenen baskınla Hollandalı baron kıskıvrak yakalanarak gözaltına alındı.

    Milyarlık mal varlığına el konulmuştu

    Söz konusu uyuşturucu karteline yönelik 2023 ve 2024 yıllarında düzenlenen geniş çaplı polisiye operasyonlarda, aralarında “Kara Mamba” lakaplı Isaac Bignan’ın da bulunduğu 34 kişi gözaltına alınmış ve örgüte ait 1,1 milyar liralık mal varlığına el konulmuştu. Hollanda adli makamları, uyuşturucu ticaretinin yanı sıra “Suçtan Kaynaklanan Mal Varlığı Değerlerini Aklama” suçundan aranan Leijdekkers’in ülkesine iade edilmesini talep ediyor.

    Skandal tahliye kararının ardından firar etmişti

    Yakalanan Wilhelmus Adrianus Leijdekkers’in geçmişteki yargılanma süreci ise Türk hukuk sisteminde derin bir krize yol açmıştı. 2024 yılındaki yargılamada İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi, aralarında Leijdekkers’in de bulunduğu ve 82 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanan 15 kritik mafya üyesini serbest bırakmıştı. Savcılığın itirazı üzerine üst mahkeme sanıklar hakkında yeniden tutuklama kararı çıkarsa da tüm şüphelilerin firar ettiği anlaşılmıştı. Skandal tahliye kararının ardından Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) kararıyla ilgili mahkeme başkanı ve heyeti açığa alınmıştı. Yakalanan firari baronun emniyetteki sorgusu sürüyor.>>>İHA 

  • Ülkü Ocakları yöneticisi hayatını kaybetti!

    Ülkü Ocakları yöneticisi hayatını kaybetti!

    Hastaneye kaldırılırken yolda can verdi

    Kaza, Kütahya merkez ilçesine bağlı Demirciören köyü yolu üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, içerisinde beş kişinin yolculuk ettiği otomobil, henüz belirlenemeyen bir sebepten dolayı sürücüsünün kontrolünden çıkarak savruldu. Kazayı görenlerin ihbarı üzerine olay yerine acil sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye sevk edilen yaralılardan 22 yaşındaki Furkan Okayay, yolda yapılan tüm tıbbi müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

    Ülkü Ocakları şube başkanından duygusal taziye mesajı

    Genç yaştaki ölüm ailesini ve sevenlerini yasa boğarken, kazayla ilgili bir taziye mesajı yayımlayan Ülkü Ocakları Kütahya Şube Başkanı Veli Özdamar, Furkan Okayay’ın teşkilatın Ortaöğretim Birim Başkanı olarak görev yaptığını duyurdu. Özdamar taziye mesajında, “Ocak yönetimimizin değerli bir parçası, Orta Öğretim Birim Başkanımız Furkan Okayay kardeşimiz Hakk’ın rahmetine kavuşmuştur. Beraber omuz omuza yürüdüğümüz, davamıza ve gençliğimize büyük emekleri geçen değerli kardeşimizin vefatı bizleri derin bir üzüntüye boğmuştur.” ifadelerine yer verdi.

    Bir yaralının hayati tehlikesi devam ediyor

    Kazadan yaralı olarak kurtulan diğer dört kişinin hastanedeki tedavilerinin sürdüğü öğrenildi. Yaralılardan birinin durumunun ciddiyetini koruduğu ve hayati tehlikesinin bulunduğu bildirildi. Jandarma ekipleri, beş gencin içerisinde bulunduğu otomobilin yaptığı kazayla ilgili geniş çaplı inceleme ve soruşturma başlattı.>>>İHA 

  • Kazanın şokuyla kendini Kelkit Çayı’na attı!

    Kazanın şokuyla kendini Kelkit Çayı’na attı!

    Kontrolden çıkan otomobil takla attı

    Kaza, gece yarısı Koyulhisar ilçesi Kalebaşı Tünel çıkışında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, U.Y. (20) yönetimindeki 28 DR 070 plakalı otomobil, seyir halindeyken sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu savrularak takla attı. Çevredeki sürücülerin ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda sağlık, polis, jandarma ve AFAD ekibi sevk edildi.

    Bir genç kız olay yerinde hayatını kaybetti

    Sağlık ekiplerinin kaza yerinde yaptığı ilk kontrollerde, araç içerisinde yolcu olarak bulunan Yağmur Hira Yazıcı’nın hayatını kaybettiği belirlendi. Kazada ağır yaralanan sürücü U.Y. ise olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Sürücünün hayati tehlikesinin sürdüğü öğrenildi.

    Kazanın şokuyla Kelkit Çayı’na atladı

    Korkunç kazaya ilişkin incelemeler sürerken sarsıcı bir iddia ortaya atıldı. Araçta bulunan ve 18 yaşından küçük olduğu belirtilen E.N.H. isimli kız çocuğunun, kazanın şiddeti ve şokuyla yol kenarındaki Kelkit Çayı’na atladığı ileri sürüldü. Son dönemdeki yağışlar nedeniyle debisi oldukça yükselen nehirde akıntıya kapılarak gözden kaybolan genç kızın bulunması için AFAD ekipleri su altı ve su üstü arama kurtarma çalışması başlattı. Olayla ilgili çok yönlü soruşturma devam ediyor.>>>İHA 

  • Eğitim-Bir-Sen, Sumud filosu ve eğitim sorunlarını ele aldı

    Eğitim-Bir-Sen, Sumud filosu ve eğitim sorunlarını ele aldı

    Eğitim Bir-Sen Afyonkarahisar 1 Nolu Şube Başkanı Mustafa Arslan toplantıda Sumud filosunda yaşadıklarının yanı sıra günü ve gündemi değerlendirdi. Arslan; “Gazze’de kadın, çocuk hakları gibi insanlık açısından hassas bütün kavramların tamamının yerle bir olmaktadır. Çocukların eğitim hakkını kullanamamaktadır, sağlık yardımlarına ve gıdaya ulaşamamaktadırlar. İnsani krize dikkati çekmek için dili, dini, rengi, ülkesi, milliyeti farklı, dünyanın her yerindeki hassas yüreklerin, aktivistlerin bir araya gelerek Filistin’in özgürlüğüne kavuşması ve katliamların bir daha yaşanmaması konusunda filodaki tüm aktivistlerin canlarını dişlerine takarak gösterdikleri cesaret, takdir edilesi, saygı duyulası bir cesarettir.” diye konuştu.

    “DESTEKLERİMİZİ BİR KEZ DAHA GÖSTERDİK”

    Başkan Arslan, uzun bir yolculuk süreci yaşadıklarını belirtti ve “Barselona’dan İtalya sınırına geldik, orada yeni katılımlar oldu ve Türkiye sınırlarına doğru yaklaşarak Marmaris’ten katılacak olan teknelerle ilgili süreç beklenirken birden uluslararası sularda müdahaleyle karşılaştık. Seyrüsefer serbestisini, uluslararası hukuku ihlal eden korsanlıkla karşı karşıya geldik, haydutlukla yüzleştik. Orada alıkonulduk; tekneleri, batırılsın diye deniz ortasında bırakıldı. Dışişleri Bakanlığımız bu konuda devreye girdi, belirli bir trafik yürüdü. Daha sonra Girit yakınlarında bırakıldık oradan Türkiye’ye döndük.  Süreç devam ediyor, Sumud’a yeni katılımlar var, İnsanlık filosu tekrar yolculukta, süreç devam edecek; oradaki insani kriz çözülene ve Filistin özgürlüğüne kavuşana kadar Siyonist barbarlığa, korsanlığa, haydutluğa karşı insanlık sesini yükseltmeyi sürdürecektir. Dün Marmaris’e gelen Sumud Filosunu destek için oradaydık. Desteklerimizi bir kez daha gösterdik” dedi.

    “EĞİTİM ÇALIŞANLARININ SAHADA KARŞILAŞTIĞI SIKINTILARI, ÇÖZÜM BEKLEYEN SORUNLARI VAR”

    Eğitim Bir Sen Genel Başkan Yardımcısı Muammer Karaman, “Eğitim çalışanlarının sahada karşılaştığı sıkıntılar, çözüm bekleyen sorunlar ve karşılanması gereken beklentiler var, alın terinin karşılığını bulduğu, çalışma hayatının daha adil ve sürdürülebilir bir yapıya kavuştuğu bir sistem için taleplerimiz var. Birinci Dereceye 3600 verilsin, ayrım sona ersin, 4688 güncellensin, uluslararası normlara uyumlu hale getirilsin, Görev-emekli aylığı farkı kapatılsın, emekliler nefes alsın, Kira yardımı verilsin, geçim derdi bitirilsin, Eğitimde şiddet son bulsun, cezalar caydırıcı olsun,  Disiplin affı gelsin, mağduriyetler sona ersin, Mülakat kaldırılsın, liyakat esas alınsın, Görevde yükselme ve ünvan değişikliği yapılsın, emekler boşa harcanmasın, Masanın iradesi tanınsın, toplu sözleşmeden tasarruf yapılmasın, Hakem kurulunun yapısı adil olsun, kararları makul olsun, Yardımcı hizmetler sınıfı tarih olsun, Genel idari hizmetlere dahil olsun, Gelirde adalet sağlansın, vergi adil alınsın, Eş tayini çözülsün, aile birliği sağlansın, Bayram ikramiyesi gelsin, memur bayram etsin. Bunlar taleplerimizin en başında gelen çözüm bekleyen sahada karşılaştığımız sorunlarımızdır. Gençlerimizi, çocuklarımızı sapkın akımlara, kirli çetelere karşı korumak bir istiklal ve istikbal mücadelesidir” ifadelerine yer verdi.

    “BU ELİM HADİSELER, KORKARIM Kİ DAHA AĞIR HADİSELERİN PROVASIDIR”

    Gençleri, çocukları sapkın akımlara, kirli çetelere karşı korumanın bir istiklal ve istikbal mücadelesi olduğunun altını çizen Arslan, “Siverek ve Kahramanmaraş’ta yüreğimizi yakan, bizleri acıya boğan saldırılar hepimizi dehşete düşürdü. Ayla öğretmenimizi ve cennet kuşu yavrularımızı rahmetle anıyor, tedavisi devam eden yavrularımıza, kardeşlerimize acil şifalar diliyorum. Bu elim hadiseler, korkarım ki daha ağır hadiselerin provasıdır. Eğer kadınıyla erkeğiyle, çocuğuyla genciyle aileyi koruyamazsak, bu tablo büyür, bu yara derinleşir, bu acı yayılır. Bu nedenle, medyadan kültür politikalarına, çalışma hayatından ekonomi politikasına, siber güvenlikten inanç politikasına, okul güvenliği politikasına varana kadar her alanı yeniden gözden geçirmek zorundayız” dedi. >>>Haber Merkezi