Yazar: admin

  • tv100 CANLI İZLE |  Fenerbahçe – Sturm Graz maçı izle!

    tv100 CANLI İZLE | Fenerbahçe – Sturm Graz maçı izle!

    Temsilcimiz Fenerbahçe, UEFA Şampiyonlar Ligi 3. ön eleme turu ilk maçında Avusturya ekibi Sturm Graz’ı Kadıköy’de konuk ediyor.

    Chobani Stadyumu Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Spor Kompleksi’nde oynanacak kritik mücadelede sarı-lacivertliler, taraftarı önünde galip gelerek Avusturya’daki rövanş öncesi avantajlı bir skor elde etmeyi hedefliyor.

    İşte Fenerbahçe – Sturm Graz maçına dair canlı yayın bilgileri, yayıncı kanal, başlama saati ve muhtemel 11’ler…

    Fenerbahçe – Sturm Graz Maçı Ne Zaman, Saat Kaçta ve Hangi Kanalda?

    İngiliz hakem Chris Kavanagh’ın yöneteceği zorlu karşılaşmanın detayları şu şekilde:

    • Tarih: 5 Ağustos 2026 Çarşamba

    • Saat: 21.00 (TSİ)

    • Kanal (Canlı & Şifresiz): tv100

    • Stat: Chobani Stadyumu FB Şükrü Saracoğlu Spor Kompleksi

    • Rövanş Maçı Tarihi: 11 Ağustos 2026 Salı (Deplasmanda)

    Fenerbahçe Spor Kulübü emblem: white ring with text and year 1907 surrounding a red circle with a yellow stripe, blue top triangle, and green leaves inside.

    Fenerbahçe – Sturm Graz Maçı Muhtemel 11’ler

    Dev maç öncesinde teknik direktörlerin sahaya sürmesi beklenen muhtemel 11’ler şöyle:

    • Fenerbahçe: Ederson, Semedo, Skriniar, Ake, Oosterwolde, İsmail, Guendouzi, İrfan Can, Asensio, Kerem, Talisca.

    • Sturm Graz: Khudyakov, Soglo, Mitchell, Vallic, Heil, Hödl, Stankovic, Weinhandl, Seidl, Jatta, Wlodarczyk.

    TV100 Uydu Frekans Bilgileri (Şifresiz Yayın)

    Karşılaşmayı televizyondan şifresiz ve HD kalitesinde izlemek isteyen futbolseverler için tv100 güncel Türksat 4A frekans değerleri:

    • Uydu: Türksat 4A

    • Frekans: 11837

    • Polarizasyon: V (Dikey)

    • Sembol Oranı: 30000

    • FEC: 2/3

    Fenerbahçe’nin Avrupa’daki 303. Randevusu

    Şampiyonlar Ligi 2. eleme turunda Polonya ekibi Gornik Zabrze’yi eleyerek 3. tura yükselen Fenerbahçe, Sturm Graz maçıyla birlikte Avrupa kupalarındaki 303. müsabakasına çıkacak. Sarı-lacivertli temsilcimiz geride kalan 302 maçta 119 galibiyet, 66 beraberlik ve 117 mağlubiyet elde etti.

    Fenerbahçe ile Sturm Graz tarihlerinde 3. kez rakip oluyor. 2017 yılındaki UEFA Avrupa Ligi 3. eleme turu eşleşmesinde temsilcimiz deplasmanda 2-1 kazanmış, İstanbul’da 1-1 berabere kalarak tur atlayan taraf olmuştu.

  • “Terörsüz Türkiye” Yasası Mecliste! | Kanal 3 Ana Haber

    “Terörsüz Türkiye” Yasası Mecliste! | Kanal 3 Ana Haber

    Kanal 3 Ana Haber | 5 Ağustos 2026

    📶https://kanal3.com.tr/
    Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Ederek Son Dakika Haberleri Alabilirsiniz;
    İnstagram : https://www.instagram.com/kanal3tv
    Facebook : https://www.facebook.com/kanal3tv
    X: https://x.com/kanal3tv
    Telegram : https://t.me/kanal3_tv
    Whatsapp : https://whatsapp.com/channel/0029VaFDm2rEKyZKvlSELq17
    Next : https://sosyal.teknofest.app/@kanal3tv

    #Kanal3AnaHaber #Kanal3Haber #Kanal3

  • Fettah Can’dan Bursaspor’a yeni sezon marşı

    Fettah Can’dan Bursaspor’a yeni sezon marşı

    Şef Orhan Şallıel yönetimindeki senfoni orkestrasıyla müzikal şölen sunan besteci, söz yazarı ve yorumcu Fettah Can geniş repertuarıyla Bursalı hayranlarına unutulmaz bir gece yaşattı. Konserin sonlarına doğru arkadaşı olan Bursaspor Basketbol Kulübü ve Bursa Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü Başkanı Sezer Sezgin’e seslenen ünlü sanatçı Sezgin’e Bursaspor markasına kattığı değer ve Bursa şehrini Basketbol Süper Ligi’nde önemli bir yere getirdiği için teşekkür etti.

    Fettah Can'dan Bursaspor'a yeni sezon marşı
    SÜRPRİZ BURSASPOR MARŞI

    Başkan Sezer Sezgin ile yaptığı Bursaspor sohbetinin ardından bombayı patlatan ünlü sanatçı tüm Bursaspor taraftarına Bursaspor’un yeni sezonu için yazdığı özel marşın müjdesini verdi. Önce marşın kısa nakaratını seslendiren ünlü sanatçı Açık Hava Tiyatrosu’nun Bursaspor tezahüratlarıyla inlemesinin ardından “Çıkarın cep telefonlarınızı, girin kayda, ortalık karışsın, ne olacaksa olsun” diyerek yeni Bursaspor marşını yüzlerce hayranı ile birlikte seslendirdi. Nakarat kısmı “Şehir şehir geze geze, rakipleri eze eze, Süper Lig kupasını koyarız yine müzemize” şeklindeki marş Bursalılardan tam not aldı. >>>İHA

  • Gaz patlaması alarmı: Gerçek sonradan anlaşıldı…

    Gaz patlaması alarmı: Gerçek sonradan anlaşıldı…

    Bolu’da gece saatlerinde hareketli dakikalar yaşandı. 4 katlı bir apartmandan yükselen yoğun koku ve duman üzerine yapılan “doğal gaz patlaması” ihbarı, bölgedeki tüm arama kurtarma, emniyet ve sağlık ekiplerini teyakkuza geçirdi.

    Kısa sürede olay yerine ulaşan ekiplerin yaptığı incelemede gerçeğin çok farklı olduğu anlaşıldı. Korkutan olayın, ocakta unutularak yanan bir yemekten kaynaklandığı tespit edildi.

    İşte Bolu Sağlık Mahallesi’nde ekipleri alarma geçiren olayın tüm detayları…

    Yoğun Duman Apartmanı Sardı: Komşular Patlama Sanıp İhbarda Bulundu

    Olay, Bolu’nun Sağlık Mahallesi Gürgen Sokak üzerinde bulunan 4 katlı bir apartmanda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, apartman sakinlerinden C.Ç.’nin eşi akşam saatlerinde ocağa yemek koydu.

    Bir süre sonra yemeğin ocakta unutulması nedeniyle tencere alev alarak yanmaya başladı. Tencereden çıkan yoğun koku ve duman kısa sürede bina merdivenlerini ve apartman boşluğunu kapladı. Ağır dumanı ve kokuyu fark eden bina sakinlerinden biri, büyük bir panikle durumu “doğal gaz patlaması” zannederek 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi.

    AFAD, İtfaiye ve Sağlık Ekipleri Seferber Oldu

    İhbarın niteliği gereği adrese kısa süre içerisinde çok sayıda itfaiye, AFAD, polis ve 112 Acil Sağlık ekibi sevk edildi. Siren sesleriyle sokağa giren ekipler, güvenlik önlemleri alarak hızlıca binaya müdahale etti.

    Ekiplerin daireye girerek yaptığı kontrollerde herhangi bir doğal gaz sızıntısı veya patlama izine rastlanmadı. Panik yaratan durumun, ocakta unutulan yemeğin tamamen yanması sonucu oluşan yoğun dumandan ibaret olduğu belirlendi.

    Dumandan Etkilenen 2 Kişiye İlk Müdahale Yapıldı

    Olay esnasında daire içerisinde bulunan ve evde biriken yoğun dumandan etkilenen 2 kişiye, kapıda hazır bekletilen sağlık personeli tarafından müdahale edildi. Dumandan etkilenen vatandaşların sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.

    Polis ekipleri yaşanan asılsız patlama ihbarı ve olayla ilgili inceleme başlattı.

  • Maaşının düşürülmesine razı oldu, sonra işvereni dava etti

    Maaşının düşürülmesine razı oldu, sonra işvereni dava etti

    Bir inşaat şirketinde kaynakçı olarak çalışan işçi, İş Mahkemesi’nin yolunu tutarak iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini öne sürdü. Ücretinin düşük gösterildiğini, çalıştığı sürece işyerinde fazla çalışma yaptığını, ulusal bayram ve genel tatil günleri dâhil haftanın 7 günü çalıştığını, izinlerinin tam olarak kullandırılmadığını ileri sürerek kısmi alacak davası şeklinde kıdem ve ihbar tazminatlarını talep etti. Mahkemede ifade veren davalı şirket yönetimi de ücret iddiasının gerçeği yansıtmadığını iş sözleşmesinin davacı izinde iken kendisinin işe gitmek istememesi üzerine sonlandırıldığını, tazminat talep hakkı bulunmadığını, çalışma karşılığı tüm ücret alacaklarının ödendiğini savunarak davanın reddini istedi. İş Mahkemesi davanın kabulüne hükmetti. Karar istinafa taşındı. Bölge Adliye Mahkemesi (BAM), işverenin itirazını haksız buldu. Davalı kararı temyiz edince devreye Yargıtay 9. Hukuk Dairesi girdi.

    Kararda; işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma şartlarında esaslı bir değişikliği işverenin ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabileceği hatırlatıldı. Bu şekle uygun olarak yapılmayan ve işçi tarafından altı iş günü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamayacağı vurgulandı. 4857 sayılı Kanun’un 22/1 hükmünün asıl konuluş amacının, işverenin tek taraflı değişiklik işlemlerine karşı işçiyi korumak; işçinin isteği dışında işini, işyerini ve diğer çalışma şartlarını değiştirecek işveren davranışlarına ‘dur’ demek olduğu dile getirildi. Kararda şöyle denildi: “Somut olayda dosyaya sunulan ‘Çalışma Şartlarında Değişiklik Bildirimi’ başlıklı belge ile işçilere yapılan bildirimde; yapılan işle alakalı ihtiyacın azalması ve feshin son çare olması prensibi ilkelerinden hareketle iş sözleşmesini bu nedenle sona erdirmek yerine ücrette işçinin kabul etmesi hâlinde 4857 sayılı Kanun’un 22. maddesi uyarınca çalışma şartlarında esaslı bir değişikliğe gidilerek ücretin bir miktar düşürülmesine karar verildiği yazılmıştır. Yeni belirlenen ücretle belirtilen şartlarda çalışmanın uygun görüldüğü, buna dair değişikliği kabul edip etmediğinin, bu değişikliğe muvafakati olup olmadığının, bu değişiklik yazısının tebliğinden itibaren 6 (altı) iş günü içerisinde işverene bildirilmesi yönünde bildirim yapılmıştır. Davacının aynı gün, ücrette indirime gidilmesine ve buna yönelik çalışma şartlarında değişiklik talebine muvafakat ettiğine dair beyan dilekçesini, el yazısı ile yazıp imzaladığı ve işverene sunduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. İş sözleşmesinin devamı sırasında tarafların karşılıklı olarak ve ileriye dönük şekilde, ücrette bir miktar indirim yapılması hususunda anlaştıkları ortadadır. İş sözleşmesinin bu ücret üzerinden devam etmesi konusunda mutabık kaldıkları, davacının çalışma şartlarındaki bu değişikliğe önce rıza gösterip iş sözleşmesinin feshinden sonra irade fesadı iddiasına dayanarak eksik ödenen ücret alacağı şeklinde talepte bulunmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğu anlaşılmıştır. Diğer taraftan irade fesadı iddiasının usulüne uygun şekilde ispatlanamadığı da dikkate alındığında, ücretin düşürülmesini ve çalışma şartlarında değişiklik talebini kabul ettiğine dair davacı işçi imzalı muvafakat belgesine değer verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.’’ >>>İHA

  • Gelin ile damat sahneye vinçle indi

    Gelin ile damat sahneye vinçle indi

    Olay, merkez Yıldırım ilçesi Hacivat Mahallesi’nde yaşandı. Sokakta düğün yapan çift, sahneye yürüyerek gelmek yerine farklı bir yol seçti. Vinç yardımıyla sahneye inen gelin ile damadı gören katılımcılar, hayretler içerisinde gelin ile damadın sahneye inişini izlerken, o anlar saniye saniye amatör kamera ile kaydedildi. >>>İHA

  • Devrilen ağacın içinden çıkan ve kış uykusuna yatmış bir ayıyı saniyelerle fark etti…

    Devrilen ağacın içinden çıkan ve kış uykusuna yatmış bir ayıyı saniyelerle fark etti…

    📶https://kanal3.com.tr/
    Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Ederek Son Dakika Haberleri Alabilirsiniz;
    İnstagram : https://www.instagram.com/kanal3tv
    Facebook : <a href=”https://www.facebook.com/kanal3tv” target=”_blank” rel=”nofollow”>https://www.facebook.com/kanal3tv
    X: https://x.com/kanal3tv
    Telegram : https://t.me/kanal3_tv
    Whatsapp : https://whatsapp.com/channel/0029VaFDm2rEKyZKvlSELq17
    Next : https://sosyal.teknofest.app/@kanal3tv

    #Kanal3AnaHaber #Kanal3Haber #Kanal3

  • Afyonkarahisar’ın çehresini değiştirecek dev projede ilk adım atıldı

    Afyonkarahisar’da Mısri ve İmaret Bölgeleri Kentsel Dönüşüm Projesi çerçevesinde yaklaşık 42 hektarlık alanda, 780 bin metrekareyi aşan inşaat alanında yaklaşık 20 milyar liralık yatırım hayata geçirilecek.

    Proje ile İmaret ve Mısri bölgelerinde binlerce yeni konutun yanı sıra sosyal donatı alanları, yeşil alanlar, otoparklar ve modern yaşam alanları oluşturulacak. Kentsel Dönüşüm Ofisi, düzenlenen törenle hizmete açıldı. Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın ev sahipliğinde düzenlenen açılış programına, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Melih Melik Kara, Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Serteser, belediye meclis üyeleri, mahalle muhtarları, hak sahibi vatandaşlar, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.

    Konuşmasına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın projeye verdiği destek için teşekkür ederek başlayan Başkan Köksal, Kentsel Dönüşüm Bilgilendirme Ofisi’nin yalnızca bir hizmet noktası olmadığını söyledi. Başkanımız Burcu Köksal, “Deprem gerçeği güvenli şehirler inşa etmenin önemini bir kez daha ortaya koymuştur. Biz bu projeye rant gözüyle bakmıyoruz. Biz bu projeye insan gözüyle bakıyoruz. Biz hiçbir vatandaşımızı mağdur etmeyeceğiz. Hiçbir hemşehrimizin hakkını hukukunu zedelemeyeceğiz. Hiç kimseyi yılların emeğinden mahrum bırakmayacağız. ’Önce kendi aranızda anlaşın, sonra gelin’ şeklinde bir belediye anlayışını benimsemeyeceğiz” dedi.

    Proje ile İmaret ve Mısri bölgelerinde binlerce yeni konutun yanı sıra sosyal donatı alanları, yeşil alanlar, otoparklar ve modern yaşam alanları oluşturulması hedefleniyor.

  • Kavgaya öyle bir şeyle gitti ki!

    Kavgaya öyle bir şeyle gitti ki!

    Olay, Osmangazi ilçesi Çirişhane Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre aralarında husumet bulunan kişilerin evine gelen grup ile evdekiler arasında tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Yaşanan arbede sırasında bir kişi hafif şekilde yaralandı.

    Kavgaya öyle bir şeyle gitti ki!

    Mahalle sakinlerinin ihbarı üzerine olay yerine sevk edilen polis ekipleri, kaçan şüphelilerin güzergâhında çöpe atılmış bir kılıç buldu. İlk bakışta gerçek sanılan kılıcın yapılan inceleme sonucu oyuncak olduğu belirlendi. Bu durum çevredeki vatandaşları hem şaşırttı hem de tebessüm ettirdi.

    Polis ekipleri, kavgaya karışan şüphelilerin yakalanması için çalışma başlattı. >>>İHA

    Kavgaya öyle bir şeyle gitti ki! Kavgaya öyle bir şeyle gitti ki!

  • Jandarmadan 47 uyuşturucu operasyonu: 14 tutuklama

    Jandarmadan 47 uyuşturucu operasyonu: 14 tutuklama

    Edinilen bilgiye göre, Konya İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince 1-31 Temmuz tarihleri arasında suç/suçluluk faaliyetlerinin önlenmesine yönelik 47 operasyon düzenlendi. Operasyonlarda; 101 bin 513 kök haşhaş, 50 bin 213 kök kenevir, 5 bin 402 adet sentetik ecza hapı, bin 216 gram bonzai, 190 gram kubar esrar, 45 adet bonzai emdirilmiş peçete 20 gram metamfetamin, 5 gram eroin ele geçirildi. İcra edilen faaliyetler kapsamında yakalanan 61 şüpheli şahıstan 47 ifadesinin alınmasını müteakip serbest bırakılırken, 14 şüpheli şahıs tutuklanarak cezaevine gönderildi. >>>İHA

    Jandarmadan 47 uyuşturucu operasyonu: 14 tutuklama

    Jandarmadan 47 uyuşturucu operasyonu: 14 tutuklama

  • Jeolojik riskler yapay zeka destekli sistemle izlenecek

    Jeolojik riskler yapay zeka destekli sistemle izlenecek

    İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü ile Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) ortaklığında geliştirilen projeyle, Türkiye genelinde kritik üstyapı ve altyapıları etkileyebilecek jeolojik riskler, yapay zeka destekli “Jeotehlike Gözlem ve Risk Analitiği Platformu” üzerinden takip edilecek.

    İTÜ Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü ve AFAD arasında imzalanan “AFAD-İTÜ Ulusal Jeotehlike Gözlem ve Risk Analitiği Platformu” protokolü kapsamında pilot uygulaması devreye alınan sistemle, kritik altyapı ve üstyapılarda meydana gelebilecek jeolojik tehlikelerin ulusal ölçekte izlenmesi, değerlendirilmesi ve risklerin azaltılmasına yönelik sürdürülebilirlik hedefleniyor.

    İTÜ Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Tolga Görüm, AA muhabirine, projenin ana amacının ulusal ölçekte özellikle kritik yapılar için “Jeotehlike Gözlem ve Risk Analitiği Platformu”nun kurulması olduğunu söyledi.

    Platformun Türkiye’deki mevcut ve yapılması planlanan üstyapı ve altyapılar için geliştirildiğini belirten Görüm, “Çalışmamız, Türkiye’deki hem üst hem altyapı, özellikle mevcut olanlar ve yapılması planlanan alanlar için LiDAR, InSAR gibi uzaktan algılama teknolojileri kullanarak bunların planlanmasına katkıda bulunmak, varsa mevcut risklerin azaltılması için önlemlerin çok önceden alınması ve belirlenmesine katkıda bulunması amacını güdüyor.” dedi.

    Projenin Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığının desteğiyle yürütüldüğünü anlatan Görüm, 3 yıl sürecek çalışma kapsamında ilerleyen dönemde devam projelerinin de hayata geçirilmesinin planlandığını bildirdi.

    Görüm, “Platform kapsamında hastaneler, yerleşim alanları, tüneller, köprüler, demir yolları ve kara yolları gibi kritik altyapılarda meydana gelebilecek heyelan, kaya düşmesi, karstik obruklar ile yer altı su seviyesindeki değişimlere bağlı alüvyon alanlardaki çökmeler uzaydan izlenecek.” diye konuştu.

    Çalışmalarda sentetik açıklıklı radar görüntülerinden elde edilen verilerin kullanılacağını, yükselen ve alçalan uyduların 12 ila 16 günlük periyotlarla sağladığı görüntüler üzerinden hesaplanan deformasyonların analiz edileceğini anlatan Görüm, şöyle devam etti:

    “Platform, makine öğrenimi, yapay zeka teknolojileriyle birlikte bunların hem mekansal hem zamansal bakımdan izlenmesi ve mevcut bu tehlikelerle birlikte AFAD ve ilgili kurum kuruluşların önceden uyarılmasını hedefliyor. Platformun bir diğer hedefi erken uyarı sistemlerinin altyapısını oluşturmak. Türkiye genelinde riskli alanların belirlenmesinin ardından bu bölgelerde arazi gözlem ve izleme altyapıları kurulacak ve böylece söz konusu alanlar sürekli takip edilerek olası riskler hakkında önceden bilgi sahibi olunacak. Bu kapsamda İTÜ olarak bir araştırma merkezi başvurusu hazırlığındayız. Kurulması planlanan merkez aracılığıyla kamu kurum ve kuruluşları internet tabanlı bir arayüz üzerinden deformasyon verilerine ve jeotehlike analizlerine erişebilecek.”

    Gelecekteki olası afet risklerinin azaltılması amaçlanıyor

    Prof. Dr. Görüm, platformun yalnızca yeni yapılacak projeler için değil mevcut yapılar için de kullanılacağını belirterek, jeomorfolojik yüzey süreçlerine bağlı olarak gelişen heyelan, kaya düşmesi, obruk ve alüvyon alanlardaki oturmalar gibi jeotehlikelerin hem planlama aşamasındaki hem de kullanımda bulunan yapılar açısından takip edileceğini söyledi.

    Bugün bulunmayan bir deformasyonun gelecekte ortaya çıkabileceğine dikkati çeken Görüm, sistem sayesinde bu risklerin önceden belirlenerek gerekli koruma önlemlerinin alınmasının ve farkındalık oluşturulmasının amaçlandığını ifade etti. Görüm, “Hem mevcut yapılar hem de gelecekte planlanan yapılara hizmet edecek. Yani hem yer seçimi için hem de mevcut olan alanların güvenli bir şekilde sürdürülebilirliğini hedefliyor.” ifadelerini kullandı.

    Görüm, platformun gelecekte oluşabilecek riskleri öngörmeye yönelik geliştirildiğini vurgulayarak, mevcut deformasyon verilerinin hidrometeorolojik göstergelerle birlikte değerlendirileceğini kaydetti.

    Ekstrem ve kümülatif yağışların heyelanlar üzerindeki etkisinin geçmiş verilerden öğrenileceğini dile getiren Görüm, “Dolayısıyla geçmişten öğrendiğimiz bilgiyi makine öğrenimiyle birlikte bunu kontrol eden parametrelerle benzer deformasyonlarda, benzer alanlarda bu tip olaylar nasıl oluşacak, bunların kestirilmesi, açıklanabilmesi ve dolayısıyla gelecekteki risklerin azaltılması yönünde bir çalışma burada ortaya koyduğumuz proje.” dedi.

    Pilot uygulamayla 40’ın üzerinde kritik alan izlenmeye başladı

    Prof. Dr. Görüm, çalışmanın geçen hafta imzalanan protokolle resmen uygulamaya geçtiğini belirterek, pilot proje kapsamında gerekli altyapının kurulduğunu ve AFAD ile birlikte Türkiye genelinde 40’ın üzerinde kritik alanın izlenmeye başlandığını söyledi.

    AFAD’ın da kendi bünyesinde özellikle heyelanlara yönelik gözlem ve uyarı merkezi kuracağını, sistemin ortak bir yapıyla işletilmesinin planlandığını aktaran Görüm, halen Hakkari, Tortum ve İzmir başta olmak üzere birçok bölgede heyelanların takip edildiğini, bu alanlara ilişkin AFAD’a her hafta düzenli bilgilendirme yapıldığını kaydetti. >>>AA

  • Elektrikli ve hibrit otomobiller pazarın yarısını geçti

    Elektrikli ve hibrit otomobiller pazarın yarısını geçti

    Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD) verilerinden derlenen bilgiye göre otomobil satışları, ocak-temmuz döneminde yıllık bazda yüzde 12,14 azalarak 502 bin 712’ye, hafif ticari araç satışları da yüzde 5,05 düşüşle 136 bin 253’e geriledi.

    Bu dönemde 208 bin 46 benzinli, 165 bin 924 hibrit otomobil satıldı. Dizel otomobil satışı 30 bin 790, otogazlı otomobil satış sayısı 3 bin 906 oldu. Sadece elektrikle çalışan tam elektrikli otomobil satışları ise 93 bin 403 olarak kayıtlara geçti.

    Benzinli bir jeneratörün bataryayı şarj ettiği ve sürüşün elektrik motoruyla sağlandığı “uzatılmış menzil” sistemlerine sahip araçlar dahil edildiğinde bu dönemde elektrikli otomobil satış sayısı yüzde 18,7’lik pazar payıyla 94 bin 46 oldu. (Uzatılmış menzil otomobiller de Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu olarak “elektrikli” sınıfında yer alıyor.)

    Elektrikli araç satışlarında yüzde 9’luk düşüş

    Yılın 7 ayında benzinli otomobil satışlarında yüzde 19,8, dizellerde yüzde 32, elektriklilerde yüzde 9 düşüş gerçekleşirken bu dönemde hibrit otomobil satışlarında yüzde 3,5 ve otogazlı otomobillerde yüzde 4,1 artış görüldü.

    Uzmanlar, dizel otomobil satışlarındaki düşüşün ana nedeninin küresel üreticilerin dizel otomobil üretimini sonlandırma sürecinin devam etmesi, dolayısıyla pazara yeni dizel otomobil sunulmaması olduğunu belirtiyor.

    Elektrikli otomobillerin payı yüzde 18,7 oldu

    Benzinli otomobillerin satışlarda geçen yılın ocak-temmuz döneminde yüzde 45,3 olan payı, bu yılın aynı döneminde yüzde 41,4’e geriledi. Bu dönemde dizel otomobillerin payı yüzde 7,9’dan 6,1’e gerilerken otogazlı otomobillerin payı ise yüzde 0,7’den 0,8’e çıktı.

    Aynı dönemde toplam satışlardan alınan pay, elektrikli otomobillerde yüzde 18,1’den 18,7’ye, hibritlerde de yüzde 28’den yüzde 33’e yükseldi.

    Elektrikli ve hibrit araçların payı yüzde 51,7’ye ulaştı

    Elektrikli ve hibrit otomobiller birlikte değerlendirildiğinde yılın 7 ayında toplam pazarın yüzde 51,7’sini oluşturduğu, satışların 259 bin 970’e ulaştığı görüldü. Böylece Türkiye’de satılan otomobillerin yarısından fazlasını elektrikli ve hibrit araçlar oluşturdu.

    Temmuz ayında ise toplam 12 bin 715 elektrikli otomobil satıldı. Geçen yılın aynı dönemine göre elektrikli araç satışlarında yüzde 27,1 düşüş gerçekleşti. Bu otomobillerin temmuz ayındaki pazar payı yüzde 20,4 olarak hesaplandı.

    Aynı ayda 20 bin 120 hibrit otomobil satışı gerçekleştirildi, pazar payı yüzde 32,2 olarak kayıtlara geçti. >>>AA

  • Türk lirasıyla dış ticaret 7 ayda 900 milyar lirayı aştı

    Türk lirasıyla dış ticaret 7 ayda 900 milyar lirayı aştı

    Ticaret Bakanlığı verilerinden yapılan derlemeye göre, ocak-temmuz döneminde Türkiye’nin ihracatı, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 3,4 artarak 161 milyar 601 milyon dolara çıktı. Bu dönemde, Türk lirasıyla dış ticarette de yıllık bazda artış gerçekleşti.

    Türk lirasıyla ihracat, ocakta geçen yılın aynı ayına göre, yüzde 6 azalışla 24 milyar 727 milyon lira oldu. İthalat ise ilk ayda yüzde 18,8 artışla, 83 milyar 526 milyon liraya çıktı. Böylece, yılın ilk ayında dış ticaret hacmi, 108 milyar 253 milyon lira olarak belirlendi.

    Yılın ikinci ayında Türk lirasıyla ihracat, geçen yılın şubat ayıyla karşılaştırıldığında yüzde 2,1 azalışla 27 milyar 702 milyon liraya gerilerken, ithalat yüzde 10,5 yükselişle 92 milyar 868 milyon liraya ulaştı. Şubatta dış ticaret hacmi, 120 milyar 569 milyon lira olarak kayıtlara geçti.

    NİSAN AYINDAKİ YÜKSELİŞ DİKKATİ ÇEKTİ

    Türk lirasıyla ihracat, martta 2025’in aynı ayına kıyasla yüzde 2,6 artışla 31 milyar 667 milyon liraya çıkarken, ithalat yüzde 15,1 yükseldi. Söz konusu ayda, 110 milyar 185 milyon liralık ithalat gerçekleştirildi. Böylece martta Türk lirasıyla yapılan dış ticaret 141 milyar 852 milyon lira oldu.

    Türk lirasıyla ihracatta, nisan ayındaki yükseliş dikkati çekti. Söz konusu ayda, ihracat geçen yılın aynı ayına göre yüzde 57,2 artışla 38 milyar 220 milyon lirayı bulurken, ithalat da yüzde 10,7 yükselişle 107 milyar 669 milyon liraya çıktı. Söz konusu ayda dış ticaret hacmi, 145 milyar 889 milyon lira olarak hesaplandı.

    Kurban Bayramı’nın da kutlandığı mayısta, Türk lirasıyla gerçekleştirilen ihracatta yıllık bazda artış gerçekleşti. Söz konusu ayda ihracat, Mayıs 2025’e kıyasla yüzde 2,6 artarak 29 milyar 440 milyon lira olurken, ithalat yüzde 8,3 azalışla 82 milyar 453 milyon liraya geriledi. Böylece dış ticaret hacmi, mayısta 111 milyar 893 milyon lirayı buldu.

    Türk lirasıyla ihracat, haziranda da 2025’in aynı ayına göre yüzde 26 artarak 29 milyar 952 milyon lira olurken, ithalat aynı dönemde yüzde 16,2 artışla 106 milyar 981 milyon liraya yükseldi. Söz konusu ayda, Türk lirasıyla 144 milyar 500 milyon liralık dış ticaret gerçekleştirildi.

    DIŞ TİCARET HACMİ YILLIK BAZDA YÜZDE 10,4 ARTTI

    Geçen ay ise Türk lirasıyla ihracat, Temmuz 2025’e kıyasla yüzde 31,6 yükselişle 37 milyar 32 milyon liraya ulaştı. Bu dönemde ithalat ise yüzde 2,6 artışla, 106 milyar 981 milyon lira olarak kayıtlara geçti. Geçen ay, Türk lirasıyla 144 milyar 13 milyon liralık dış ticaret yapıldı.

    Bu yılın ocak-temmuz döneminde, Türk lirasıyla ihracat geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 14,9 yükselişle 190 milyar 349 milyon liradan, 218 milyar 738 milyon liraya çıktı.

    İthalat da aynı dönemde 640 milyar 179 milyon liradan, yüzde 9,1 artışla 698 milyar 228 milyon liraya ulaştı.

    Böylece ocak-temmuz döneminde, Türk lirasıyla dış ticaret hacmi yıllık bazda yüzde 10,4 artışla 916 milyar 966 milyon lira olarak kayıtlara geçti. >>>AA

  • Türkiye’de internet kullananların oranı ne kadar?

    Türkiye’de internet kullananların oranı ne kadar?

    Türkiye İstatistik Kurumunca yapılan “Hane Halkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması-2026″nın sonuçları açıklandı.

    Araştırmaya göre, bu yıl ülkede internet kullanım oranı 16-74 yaş grubundakilerde yüzde 92,3 oldu. Bu oran, geçen yıl yüzde 90,9 olarak kayıtlara geçmişti. İnternet kullanım oranı, bu yaş grubundaki erkeklerde yüzde 94,8, kadınlarda yüzde 89,9 olarak kaydedildi.

    İnternet üzerinden kamu hizmetlerinden yararlananların oranı yüzde 76 oldu

    Son bir yıl içinde özel amaçla resmi makamların internet sitelerini ve uygulamalarını kullanan, internet üzerinden kamu hizmetlerinden yararlananların oranı yüzde 76 olarak belirlendi. Bu oran, erkeklerde yüzde 82,7 iken kadınlarda yüzde 69,4 olarak gerçekleşti.

    e-Devlet hizmetlerini kullanan bireylerin oranı yaş grubuna göre incelendiğinde, bu oranın en yüksek yüzde 93 ile 25-34 yaş grubunda, en düşük yüzde 31,3 ile 65-74 yaş grubunda olduğu görüldü.

    Bireylerin e-Devlet hizmetlerini kullanım amaçları arasında yüzde 65,6 ile resmi makamlar veya kamu hizmetleri tarafından kendisi hakkında saklanan kişisel bilgilere erişme, ilk sırayı aldı. Bunu, yüzde 52,6 ile kamu kurumlarından veya kamu hizmetlerinden bir randevu alma veya rezervasyon yaptırma ve yüzde 45,7 ile kamu kuruluşlarına ait internet sitelerinden bilgi edinme takip etti.

    2025 yılında yüzde 55,7 olan internet üzerinden özel kullanım amacıyla mal veya hizmet satın alma ya da sipariş verme (e-ticaret) oranı, bu yıl yüzde 60’a çıktı. Mal, hizmet satın alma ya da sipariş verme oranı erkeklerde yüzde 63,4, kadınlarda yüzde 56,6 olarak gerçekleşti. Bu oran, en son mal, hizmet satın alma ya da sipariş verme zamanlarına göre incelendiğinde, bireylerin yüzde 48,3’ünün son 3 ayda mal veya hizmet satın aldığı ya da sipariş verdiği belirlendi.

    İnternet üzerinden son 3 ayda eğitim, mesleki veya özel amaçlar için öğrenme faaliyeti gerçekleştirenlerin oranı, bu yıl geçen yıla kıyasla 5,2 puan artarak yüzde 22,9 oldu. Bu oranın, erkekler için yüzde 22,4, kadınlar için yüzde 23,5 olduğu tespit edildi.

    Bireylerin yüzde 90’ı WhatsApp kullandı

    En fazla kullanılan sosyal medya ve mesajlaşma uygulamaları, yüzde 90 ile WhatsApp, yüzde 77,6 ile YouTube ve yüzde 71,1 ile Instagram olarak kayıtlara geçti. Erkeklerin en fazla yüzde 92,5 ile WhatsApp, yüzde 80,1 ile YouTube ve yüzde 71,9 ile Instagram, kadınların yüzde 87,6 ile WhatsApp, yüzde 75 ile YouTube ve yüzde 70,2 ile Instagram uygulamalarını kullandığı belirlendi.

    İnternet kullanan bireylerin kullandığı internete bağlı sistem ve cihaz türlerinin sırasıyla yüzde 62 ile internet bağlantılı TV, yüzde 18,6 ile “robot süpürgeler, buzdolapları, fırınlar, kahve makineleri gibi internete bağlı ev aletleri” ve yüzde 16,7 ile “akıllı saat, internet bağlantılı spor/direnç bandı, gözlük veya kulaklıklar, güvenlik takip cihazları, internet bağlantılı aksesuarlar, internet bağlantılı giysi veya ayakkabılar” olduğu görüldü.

    Son 3 ay içinde internet kullanan bireylerin cep telefonu, akıllı telefon, tablet, dizüstü veya masaüstü bilgisayar satın aldığında önemli bulduğu özelliklerin sırasıyla yüzde 89,3 ile fiyat, yüzde 74,7 ile donanım özellikleri, yüzde 69,9 ile cihazın enerji verimliliği, yüzde 69,5 ile marka, tasarım veya boyut olduğu tespit edildi. >>>AA

  • Türkiye genelinde av sezonu 18 Ağustos’ta başlayacak

    Türkiye genelinde av sezonu 18 Ağustos’ta başlayacak

    Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünden edinilen bilgiye göre, Türkiye’de kara avcılığına ilişkin uygulamalar, av ve yaban hayatının korunması ile sürdürülebilirliğinin sağlanması amacıyla belirlenen kurallar çerçevesinde yürütülüyor.

    Bu kapsamda Merkez Av Komisyonu, av döneminde geçerli olmak üzere, Türkiye’de kara avcılığıyla ilgili usul ve esasları belirliyor ve alınan karar Resmi Gazete’de yayımlanıyor.

    Avın açılış ve kapanış tarihlerini, avına izin verilen hayvanlar ile avcı başına avlanabilecek bir günlük av hayvanı limitlerini, avlanma günlerini, avlanmanın yasak olduğu avlaklar ile sahaları belirleyen komisyon, devlet ve genel avlaklarında avlanmayla ilgili hususları, yasak avlanma esas ve usullerinin yanında avda kullanılması ve avlaklarda bulundurulması yasaklanan araç gereçler ile mücadele amaçlı avlanma usullerini de tespit ediyor.

    Hayvanların av günleri

    Merkez Av Komisyonunca alınan kararlar çerçevesinde, avlanma Türkiye’de tüm bölgelerde 18 Ağustos’ta başlayacak. Bu tarihte bıldırcın, üveyik, alakarga, küçük karga, ekinkargası, leşkargası, karabatak, saksağan, yaban domuzu ve çakal avı yapılabilecek.

    Alınan karar uyarınca çarşamba, cumartesi, pazar ile idari ve resmi tatillerde ava çıkılabilecek.

    Yaban domuzu ve birinci grup kuşlar (bıldırcın-üveyik türleri) ile üçüncü grup kuşların (yeşilbaş ördek, boz ördek) avı ilave olarak salı günü de yapılabilecek.

    Kararlara uymayan avcılara idari yaptırım

    Avcılar, Avlak Yönetim Bilgi Sistemi’nden (AVBİS), Avcı Avlakta Mobil Uygulaması’ndan (AVA) ve “0850 888 06 06” numaralı çağrı merkezinden gerekli izni aldıktan sonra genel ve devlet avlaklarında av yapabilecek.

    Komisyonun aldığı kararlara uyma zorunluluğu bulunan avcılar, Resmi Gazete’de yayımlanan avlanma esas ve usullerine, av günlerine ve türlere göre belirlenen kotalara uyarak avlanacak.

    Bu kararlara uymayan avcılara, ilgili kanun çerçevesinde idari yaptırım uygulanacak. >>>AA

  • Aşırı sıcakların insani ve ekonomik bilançosu ağırlaşıyor

    Aşırı sıcakların insani ve ekonomik bilançosu ağırlaşıyor

    Küresel sıcaklık artışının sanayi öncesi dönem ortalamasına göre 1,3 dereceyi aştığı mevcut koşullarda sıcak hava dalgaları daha sık, şiddetli ve uzun yaşanıyor. Sıcak hava dalgaları, bu yıl özellikle Avrupa’da beklenenden daha erken etkili oldu.

    Aşırı sıcaklar, dünyanın en hızlı ısınan kıtası konumundaki Avrupa’da bu yaz 20 bine yakın can kaybına yol açtı. Almanya’da bu yıl yüksek sıcaklıklar nedeniyle 9 bin 800’den fazla kişi hayatını kaybederken sıcaklıklar, 75 yaş ve üzerindeki nüfusu daha ağır şekilde etkiledi.

    Fransa, hazirandaki sıcak hava dalgasının 5 bin 700 can kaybına neden olduğunu açıkladı. Bu yıl 4 farklı sıcak hava dalgası yaşanan İngiltere’de ise yüksek sıcaklıklar sebebiyle 2 bin 877 kişinin yaşamını yitirdiği tahmin ediliyor.

    Temmuzda 40 milyondan fazla kişi için aşırı sıcaklık uyarısı yapılan ABD’de sıcaklara bağlı 25 ölüm kaydedildi. ABD’de bu yılın ilk yarısı kayıtlardaki ikinci en sıcak dönem oldu.

    Güney Kore’de mayısın ortasından bu yana 2 bin 25 kişi yüksek sıcaklıkların yol açtığı sağlık sorunları yaşarken sıcak hava dalgasında 19 kişi hayatını kaybetti. Japonya’da 20-26 Temmuz’da etkili olan sıcak hava dalgasında 18 bin 600 kişi hastaneye kaldırıldı ve 45’i hayatını kaybetti. Japonya’nın bazı bölgelerinde sıcaklıklar 40 dereceyi buldu.

    Tokyo’nun en büyük hayvanat bahçesi Tama’da sıcak çarpması nedeniyle 3 aslan öldü.

    İklim değişikliği, orman yangınına “elverişli koşulları” tetikliyor

    Küresel ısınmanın şiddetinin arttığı son yıllarda özellikle yaz ayları orman yangınları açısından riskli dönemler haline geldi.

    Maryland Üniversitesinin verilerine göre 2001-2022 döneminde kaybedilen ağaçlık alanların yüzde 27’si orman yangınlarından kaynaklanırken bu oran 2023-2025 döneminde yüzde 43’e çıktı. Orman yangınları, artık 20 yıl öncesine göre iki kat daha fazla ağaçlık alan kaybına yol açıyor.

    İnsan faaliyetlerinden kaynaklanan iklim değişikliğinin yol açtığı aşırı sıcaklar orman yangınlarına “elverişli koşullar” oluşturuyor.

    Uluslararası bilim insanlarını bünyesinde bulunduran World Weather Attribution tarafından yapılan son analize göre iklim değişikliği, Fransa’da son dönemdeki yıkıcı orman yangınlarını tetikleyen aşırı hava koşullarının ortaya çıkma riskini bu ülkede en az 2, İspanya’da ise 20 kat artırdı.

    Avrupa Orman Yangınları Bilgi Sistemi’ndeki (EFFIS) verilere göre Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde bu yıl orman yangınlarında kaybedilen alan 460 bin hektarı aştı. İspanya ve Fransa, orman yangınlarından en fazla etkilenen ülkelerin başında geliyor.

    Türkiye, Yunanistan, Fas, Tunus, Nijerya ve Kanada dahil birçok ülkede yüksek sıcaklıkların tetiklediği orman yangınları görülürken bu yıl sadece Kanada’da 6 milyon hektarlık alanın yandığı hesaplandı. Bu, orman yangınlarının yol açtığı üçüncü en büyük alan kaybı olarak kaydedildi.

    Orman yangınları, ağaçlık alan kayıplarının yanı sıra yaban hayatı için de tehlike oluşturuyor.

    Sıcaklık kaynaklı ekonomik kayıplar artıyor, altyapı baskı altında

    Küresel ısınmanın geldiği son noktada aşırı sıcaklıkların günlük hayatta etkilemediği alan neredeyse kalmadı. Sıcaklıklar nedeniyle kuraklık koşulları şiddetlenirken tarımda üretim kaybı, çalışanların iş veriminin düşmesi, ulaşımda aksaklıklar ve ekonomik kayıplar giderek artıyor.

    İngiltere merkezli düşünce kuruluşu ECIU’nun analizine göre haziranda sıcak hava dalgasının, Avrupa’nın tahıl hasadında yaklaşık 2 milyar avroluk kayba yol açtığı tahmin ediliyor.

    Tahmini kayıpların yaklaşık dörtte üçünü Fransa ve Macaristan oluşturuyor. Aşırı sıcakların buğday ve mısır mahsullerini erken gelişim aşamasında vurması nedeniyle Fransa’nın tahıl hasat miktarı 4,1 milyon ton aşağı yönlü revize edildi ve bu kayıp yaklaşık 891 milyon avro ekonomik büyüklüğe karşılık geldi.

    Macaristan ise 2,4 milyon ton tahıl kaybına uğrarken bunun değeri 444 milyon avro olarak hesaplandı.

    ECIU, bu kayıpların Avrupa’yı ithalata daha bağımlı hale getireceği ve yılın ilerleyen dönemlerinde güney yarımküredeki hasatlara bağlı olarak küresel emtia fiyatlarını yukarı çekebileceği uyarısında bulunuyor.

    Temmuz, İngiltere’de kaydedilen en kurak ay oldu

    Londra Ekonomi Okulu bünyesindeki Grantham İklim Değişikliği ve Çevre Araştırma Enstitüsü ve Avrupa-Akdeniz İklim Değişikliği Merkezi’nin analizine göre hazirandaki sıcak hava dalgası, İngiltere’de 1,5 milyar dolarlık ekonomik kayba yol açtı. Bu kayıp, yüksek sıcaklıkların neden olduğu uyku ve sağlık sorunları ile ülkede çalışma saatlerinin azalması ve çalışanların verimliliğinin düşmesiyle ortaya çıktı.

    Öte yandan, İngiltere Çevre Ajansı, ülkenin yarısı için kuraklık ilan etti. Temmuz, İngiltere’de kaydedilen en kurak ay oldu. Kuraklık koşulları nedeniyle bahçe sulamasına kısıt getirildi.

    Yağmurlu iklimi ve geniş yeşil alanlarıyla bilinen İngiltere’deki bazı bölgeler, yeşil dokusunu kaybederek kurak görünüme büründü. Aşırı sıcaklar, Fransa’da kritik altyapı üzerinde baskı oluşturdu. Çevre endişeleri nedeniyle ülkedeki 3 nükleer reaktörde elektrik üretim faaliyeti geçici süreyle durduruldu.

    Avrupa’nın en önemli ticaret yollarından Ren Nehri’nde kayıtlardaki en düşük su seviyesi görülürken kuraklık koşullarının şiddetlenmesinin beklendiği gelecek haftalarda bu seviyenin daha fazla düşeceği tahmin ediliyor. >>>AA

  • Urartu’nun izleri Kef Kalesi’ndeki kazılarda gün yüzüne çıkıyor

    Urartu’nun izleri Kef Kalesi’ndeki kazılarda gün yüzüne çıkıyor

    Content media
    Content media
    Urartu Kralı 2. Rusa tarafından Süphan Dağı eteklerinde, Adilcevaz, Malazgirt Ovası ve Van Gölü’ne hakim bir tepeye inşa ettirilen kalede Kültür ve Turizm Bakanlığının izni ve desteğiyle kazı çalışmaları sürüyor.

    Content media

    Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. İsmail Coşkun başkanlığındaki uzman ekip, deprem ve yangın sonucu büyük ölçüde tahrip olan kalenin mimari yapısını gün yüzüne çıkarmak için çalışma yürütüyor.

    Geçen yıl 8 fil ayağının (taşıyıcı sütun) ortaya çıkarıldığı salon ile bu bölüme bağlı olduğu değerlendirilen mutfak ve depo alanında yoğunlaştırılan kazılarda mimari yapı kalıntılarının yanı sıra seramik parçaları, boncuklar, kül tabakaları ve çeşitli buluntulara ulaşıldı.Urartu'nun izleri Kef Kalesi'ndeki kazılarda gün yüzüne çıkıyor

    “Burada dinsel törenlerin gerçekleştirildiğini değerlendiriyoruz”

    Doç. Dr. Coşkun, AA muhabirine, mayısta başladıkları sezon çalışmalarını yukarı salon olarak adlandırdıkları bölüm ile buna bağlı odalarda yoğunlaştırdıklarını söyledi.

    Content media

    Geçen yıl ortaya çıkarılan sütunların bulunduğu salonun taban seviyesine kadar temizlendiğini belirten Coşkun, şunları kaydetti: “Geçen yıl bu salonda yaptığımız çalışmalarda 8 fil ayağını ortaya çıkarmıştık. Bu yıl da bunlarla bağlantılı odalarda kazı yürütüyoruz. Salonun yanında depolama odası olarak değerlendirdiğimiz bir mekan ile bunun bitişiğindeki mutfak alanını ortaya çıkardık. Çalışmalarda boncuklar ve işaretli seramikler bulundu. Ayrıca bu alanın büyük bir depremin ardından çıkan yangınla kullanım dışı kaldığını tespit ettik.”

    Urartu'nun izleri Kef Kalesi'ndeki kazılarda gün yüzüne çıkıyor

    Kazı ekibinde arkeologların yanı sıra jeolog, sanat tarihçisi, antropolog, siyaset bilimci, felsefeci ve din tarihçilerinin de görev yaptığını ifade eden Coşkun, bulunan seramikler üzerindeki çivi yazılarının okunmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü ifade etti.

    Kalenin Argişti’nin oğlu 2. Rusa döneminde volkanik bir tepe üzerine inşa edildiğini anlatan Coşkun, “2 bin 300 metre rakımdaki kalede çalışmalarımız devam ediyor. Burası, Türkiye’de kazı yapılan en yüksek rakımlı alanlardan biri. Elde ettiğimiz veriler, kalenin askeri ve idari işlevlerinin yanı sıra dini bir işleve de sahip olabileceğini gösteriyor. Burada dinsel törenlerin gerçekleştirildiğini değerlendiriyoruz.” dedi.

    Kazı çalışmalarının bölgenin tarihi mirasının ortaya çıkarılmasına önemli katkı sunduğunu vurgulayan Coşkun, elde edilen bulguların hem Bitlis’in hem de Adilcevaz’ın tarihsel öneminin daha iyi anlaşılmasına yardımcı olacağını aktardı. >>>AA

  • Çakıl Adası, ziyaretçilerini ağırlıyor

    Çakıl Adası, ziyaretçilerini ağırlıyor

    Content media
    Content media
    Content media
    Content media

    Van Gölü’nün kuzey kıyısında bulunan Çakıl Adası, berrak ve sodalı suyuyla serinlemek isteyenlere alternatif sunarken, beyaz çakıllarla çevrili sahili ve doğal dokusuyla tropikal adaları andıran manzaralar oluşturuyor.

    Özellikle sıcak yaz günlerinde yoğun ilgi gören plaj, doğayla iç içe vakit geçirmek isteyenlerin uğrak noktaları arasında yer alıyor.

    [1/8] Van’ın Erciş ilçesinde Van Gölü kıyısında yer alan Çakıl Adası, serin turkuaz suyu, beyaz çakıllarla kaplı sahili ve doğal güzellikleriyle yaz aylarında ziyaretçilerini ağırlıyor.

    Van Gölü’nün turkuaz suları ile beyaz çakılların oluşturduğu eşsiz manzarada serinleyen ziyaretçiler, gün batımına kadar doğanın tadını çıkarıyor.

    İzmir’den ailesiyle birlikte Van’a tatile gelen Deniz Özçelik, ilk kez ziyaret ettiği Çakıl Adası’na hayran kaldığını söyledi.

    Çakıl Adası, ziyaretçilerini ağırlıyor

    Fırsat buldukça yeniden bölgeye gelmek istediklerini belirten Özçelik, şunları kaydetti:

    “Van Gölü’nün güzelliğini daha önce çok duymuştum. Buraya gelince bizzat görme fırsatı buldum. Gölün sodalı ve tuzlu suyu cilde iyi geliyor. Doğası gerçekten çok güzel. Sahilin beyaz çakıllarla kaplı olmasının sonradan oluşturulduğunu sanıyordum ancak bunun tamamen doğal olduğunu öğrendim. Çakıl Adası görülmeye değer bir yer. Yolunuz düşerse mutlaka uğrayın. Ülkemizin sadece batısında değil, doğusunda da keşfedilmeyi bekleyen çok güzel doğal güzellikler var.”

    Ankara’dan ailesiyle bölgeyi ziyarete gelen Yusuf Göktü Koç da Çakıl Adası’nı çok beğendiğini belirterek, “Burası gerçekten çok güzel. Van Gölü’nün görüntüsü etkileyici. Erciş’i çok sevdim. Çakıl Adası’nın kıyısı cam gibi berrak. Turkuaz rengiyle Maldivler’i andırıyor. Herkesin gelip görmesini tavsiye ederim.” dedi. >>>AA

  • 12 Ağustos’ta yer çekimi duracak mı? İddialar gerçek mi?

    12 Ağustos’ta yer çekimi duracak mı? İddialar gerçek mi?

    Son günlerde TikTok, X (Twitter) ve Instagram başta olmak üzere sosyal medya platformlarında hızla yayılan bir paylaşım, vatandaşlar arasında büyük merak ve endişeye yol açtı.

    İddiaya göre, 12 Ağustos 2026 tarihinde Dünya 7 saniyeliğine yer çekimini kaybedecek ve insanlarla nesneler kısa süreliğine havada süzülecek. Sosyal medyada milyonlarca izlenmeye ulaşan bu paylaşımların ardından kullanıcılar arama motorlarında “12 Ağustos’ta yer çekimi duracak mı?” sorusuna yanıt aramaya başladı.

    Peki, bu iddialar ne kadar doğru? Bilim insanları ve fizik yasaları bu konuda ne diyor? İşte yanıtı…

    12 Ağustos’ta Yer Çekimi Duracak mı? İşte İşin Gerçeği

    Sosyal medyada yayılan 12 Ağustos’ta yer çekiminin duracağı yönündeki iddialar tamamen asılsız bir komplo teorisi ve bilgi kirliliğinden ibarettir. Bilimsel olarak Dünya’nın yer çekiminin birkaç saniyeliğine dahi olsa durması veya devre dışı kalması fiziksel olarak imkansızdır.

    Bilim Ne Diyor? Fizik Yasalarına Göre Neden İmkansız?

    Evrensel kütleçekim kanununa göre, kütlesi olan her gezegen ve gök cismi doğal bir kütleçekim alanı üretir:

    Dünya’nın yer çekim gücü, gezegenimizin muazzam kütlesinden kaynaklanır. Yer çekiminin aniden durması için Dünya’nın kütlesinin bir anda yok olması gerekir ki bu durum fizik kurallarına aykırıdır.

    Sosyal medyadaki iddialarda gezegen dizilimlerinin veya dış uzay olaylarının yer çekimini “sıfırlayacağı” öne sürülse də, Güneş sistemindeki diğer gezegenlerin hizalanması Dünya üzerindeki çekim kuvvetini gözle görülür şekilde etkileyemez.

    Bu tür “belirli bir tarihte yer çekimi kaybolacak” iddiaları, geçmiş yıllarda da benzer tarihlerle piyasaya sürülen ve dönem dönem tekrar gündeme getirilen klasik bir internet şehir efsanesidir.

  • HAYAT 112 uygulamasını mutlaka telefonunuza indirin!

    HAYAT 112 uygulamasını mutlaka telefonunuza indirin!

    “HAYAT 112 Acil Mobil Uygulaması, Türkiye’de acil durum çağrılarının tek çatı altında toplanmasını ve konum tabanlı olarak 112 Acil Çağrı Merkezlerine iletilesini sağlayan dijital platformdur” diyen Ceylan, “Uygulama, acil durum anında anlık video ve konum verilerini aktarmanıza olanak tanır. Bu sistemle 112 Acil çağrı olarak sadece sesli bir telefon hattı yerine, fotoğraf ve video paylaşılabilen multimedya tabanlı akıllı bir platforma kavuşmuştur. Bakanlığımızın farklı alanlardaki tüm mobil uygulamalarını tek bir çatı altında birleştirerek tam bir dijital bütünlük sağlanmıştır. Bu uygulamayı Android ve Apple marketlerden indirilebilir, e-Devlet bilgilerinizle güvenle kullanmaya başlayabilirsiniz” şeklinde konuştu.

    HAYAT 112 İhbar Modülleri Nelerdir?
    HAYAT 112 Acil Mobil Uygulamasının ihbar modüllerinden bahseden Ceylan, “İlk yardım, asayiş ihbar, AFAD ihbar, okul acil ihbar, KADES, sahipsiz sokak hayvanları ihbar, uyuşturucu ihbar, trafik kazası ihbar (UYUMA), yangın ihbar, diğer ihbarlar ve 112 Arama modülleri HAYAT 112 Mobil uygulamasında yer almaktadır. Tüm vatandaşlarımızın bu uygulamayı cep telefonlarına indirmelerini tavsiye diyoruz” diye konuştu.

    HAYAT 112 uygulamasını mutlaka telefonunuza indirin!
    “KADES, 24 Mart 2018 tarihinde hayata geçirilmiştir”
    Programda KADES uygulamasından bahseden Ceylan, “Kadına yönelik risk ve tehdit unsuru oluşturabilecek durumların önüne geçilebilmesi için Genel Müdürlüğümüzün, teknik imkan ve kapasitesi kullanılarak geliştirilen, Kadın Acil Destek uygulaması kısaca KADES uygulaması, 24 Mart 2018 tarihinde hayata geçirilmiştir. Akıllı telefon kullanıcısı kadınların, IOS ve Android marketlerinden indirebileceği KADES uygulaması ile T.C. Kimlik Numarasını girerek ve sonrasında gelen onay koduyla aktif hale getirebileceği bir uygulamadır” dedi.

    KADES İndirme Sayıları
    KADES’e dair bilgiler aktaran Ceylan, “KADES uygulaması bugüne kadar Türkiye genelinde toplam 9 milyon 918 bin 283 indirilme sayısına ulaştı. İlimizde ise KADES uygulaması toplamda 36 bin 769 indirilme sayısına ulaşmıştır” dedi. >>>Haber Merkezi

  • “Yerinde dönüşümü hedefleyen her projenin destekçisiyiz”

    “Yerinde dönüşümü hedefleyen her projenin destekçisiyiz”

    Başkan Hikmet Bülbül imzasıyla paylaşılan açıklamada, Afyonkarahisar’ın yıllardır çözüm bekleyen en hayati meselelerinden biri olan kentsel dönüşüm sürecinin yakından ve titizlikle takip edildiği belirtildi. Siyasetin milletimize hizmet etme ve şehrin âli menfaatlerini koruma aracı olarak görüldüğünün altı çizilen açıklamada, deprem gerçeğiyle yüzleşilmesi ve kadim mahallelerin fiziki ile sosyal açıdan ihya edilmesi için atılacak her hayırlı adımın destekleneceği ifade edildi.

    “YERİNDE VE ADİL DÖNÜŞÜMDEN TAVİZ VERİLEMEZ”

    Mısri ve İmaret camileri çevresi başta olmak üzere tarihi ve kültürel mirası barındıran alanlarda yürütülecek çalışmalara ilişkin temel ilkeler şu ifadelerle kamuoyuna duyuruldu: “Kentsel dönüşüm sürecinde vatandaşlarımızın komşuluk ilişkilerini sürdürdüğü mahallelerden koparılmaması ve yerinde dönüşüm ilkesi doğrultusunda kendi yaşam alanlarında güvenle oturmaya devam etmeleri temel bir haktır. Dönüşüm projeleri dar ve orta gelirli hemşerilerimiz için bir finansal yük veya mağduriyet kaynağı haline getirilmemeli, mülkiyet hakları titizlikle korunarak adil bir uzlaşı zemini oluşturulmalıdır. Rant değil; can güvenliğini, yaşam kalitesini, trafik ve otopark sorununu önceleyen insan ve adalet odaklı bir anlayış hâkim kılınmalıdır. Şehrimizin kimliğini oluşturan Mısri ve İmaret gibi kadim bölgelerimizin tarihi dokusu ve mahalle kültürü korunmalı; tüm süreç başından sonuna kadar hak sahipleri, sivil toplum kuruluşları ve meslek odalarıyla şeffaf ve katılımcı bir yönetim anlayışıyla yürütülmelidir.”

    “YAPICI ANLAYIŞLA SÜRECİN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ”

    Açıklama, Demokrat Parti Afyonkarahisar İl Başkanlığı’nın sürece sunacağı katkı vurgulanarak şu sözlerle tamamlandı: “Demokrat Parti Afyonkarahisar İl Başkanlığı olarak; insanı merkeze alan, adil, şeffaf ve yerinde dönüşümü hedefleyen her projeye destek vermeye hazırız. Şehrimizin geleceğini ilgilendiren bu hayati meselede yapıcı anlayışımız gereği hem sürecin takipçisi ve denetleyicisi olacak hem de Afyonkarahisar’ın ve kıymetli hemşerilerimizin yararına olan her işte taşın altına elimizi koymaktan çekinmeyeceğiz. Projenin hak sahiplerine ve Afyonkarahisar’ımıza hayırlı olmasını temenni eder, kamuoyuna saygılarımızla duyururuz.” >>>Haber Merkezi

  • Meclis’te tarihi adım: “Terörsüz TÜRKİYE” Çerçeve yasa teklifi detaylandı

    Meclis’te tarihi adım: “Terörsüz TÜRKİYE” Çerçeve yasa teklifi detaylandı

    TBMM’de süren yoğun görüşme trafiğinin ardından “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında hazırlanan çerçeve yasal düzenlemede tarihi aşamaya gelindi. AK Parti’nin basına kapalı gerçekleştirdiği grup toplantısının ardından detayları netleşen “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi” toplam 12 maddeden oluşuyor.

    Silahsızlanma, hukuki erteleme mekanizmaları ve denetim kurullarını kapsayan kanun teklifi, örgütün fiili varlığını sona erdirmesi koşuluna bağlı olarak kademeli bir adli süreç öngörüyor.

    İşte 12 maddelik Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’nin öne çıkan tüm detayları…

    Yasanın Devreye Girme Koşulu: Tespit ve Teyit Makamı

    Kanun hükümlerinin uygulanabilmesi için ilk ve en temel şart:

    • PKK/KCK’nın kontrolü altındaki tüm örgütsel yapı ve unsurlarıyla fiili varlığına son verdiğinin ve silahsızlandığının güvenlik kurumlarınca tespiti,

    • Bu tespitin Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından teyit edilerek kararın Resmî Gazete’de yayımlanması gerekmektedir.

    Kanunun Kapsamı ve Kapsam Dışı Bırakılan Suçlar

    Yasa, örgüt üyeliği ve faaliyetlerine yönelik sınırları net biçimde çizmektedir:

    • Kapsamdaki Suçlar: Örgüt kurma veya yönetme, üye olma, örgüte yardım/yataklık etme, örgüt propagandası yapma ve Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamındaki suçlar yasa dahilindedir.

    • Kapsam Dışı Suçlar: Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçu ile 01/06/2005 tarihinden önce işlenen müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlar kesin olarak kapsam dışı tutulmuştur. (Bu madde ile örgüt üst yönetimi ve ağır suç failleri yasadan yararlanamamaktadır).

    Soruşturma, Kovuşturma ve Cezaların Ertelenmesi Esasları

    Kapsama giren şahıslar için belirli sürelerle adli erteleme mekanizması işletilecektir:

    • 15 Yıl ve Altı Cezalar: Üst sınırı 15 yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlarda soruşturma, kovuşturma ve infazlar 5 yıl süreyle ertelenecektir. Şahıslar hakkında 2 yıl boyunca hak yoksunluğu (seçme/seçilme vb.) uygulanacaktır.

    • 15 Yıl Üzeri ve Müebbet Cezalar: 15 yıldan fazla hapis, müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet gerektiren kapsama dahil suçlarda erteleme süresi 10 yıl olacaktır. Bu gruptakilere 3 yıl hak yoksunluğu getirilecektir.

    • Düşme Kararı: Erteleme süreleri boyunca yeni bir suç işlenmeksizin süreç tamamlanırsa, davalar hakkında düşme / ceza infaz edilmiş sayılma kararı verilecektir.

    • Zamanaşımı: Erteleme süresince dava ve ceza zamanaşımı süreleri işlemeyecektir.

    Denetim, Takip ve İrtibat Kurulları

    Kanunun uygulanmasını takip etmek üzere iki ana kurul oluşturulması öngörülmektedir:

    1. Üst Koordinasyon Kurulu: Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında; Adalet, Dışişleri, İçişleri, Milli Savunma Bakanları, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, MİT Başkanı ve MGK Genel Sekreteri’nden oluşacaktır. Koordinasyonu Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği yürütecektir.

    2. TBMM İzleme Komisyonu: Meclis bünyesinde 17 milletvekilinden oluşacak “İzleme ve İrtibat Kurulu”, sahadaki ve hukuki süreçteki tüm faaliyetleri parlamenter denetim kapsamında takip edecektir.

    Başvuru Süreci ve Silahsızlanma Genelgesi

    • 6 Aylık Başvuru Süresi: Yasanın yürürlüğe girmesi ve MGK teyidinin ardından örgüt mensuplarına 6 ay başvuru süresi tanınacaktır. Türkiye’dekiler Cumhuriyet Başsavcılıklarına, yurt dışındakiler ise yetkili kurumlara başvurabilecektir.

    • Silahsızlanma Genelgesi: Kayıt altına alma ve teslim süreçlerine ilişkin usul ve esaslar, güvenlik kurumlarının görüşü alınarak Milli Savunma Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı tarafından müştereken hazırlanacak genelgeyle belirlenecektir.

  • Yeni Parti’de İl Başkanlığı’na Karadeniz yakın

    Yeni Parti’de İl Başkanlığı’na Karadeniz yakın

    Edinilen bilgilere göre, Hasan Karadeniz’in kongre sürecine kadar Yeni Parti Afyonkarahisar İl Başkanı olarak atanması bekleniyor. Merkez İlçe Başkanlığı görevine ise Av. Betül Kayabaşı’nın getirileceği, CHP’den seçilip Yeni Parti’ye geçen ilçe başkanlarının da görevlerine devam edeceği ifade edildi.

    Yeni Parti’de İl Başkanlığı’na Karadeniz yakın

    Haberde, eylül ayında yapılması planlanan kongreye kadar mevcut yönetimlerin görev yapacağı, kongrede ise delege sistemi yerine tüm üyelerin oy kullanacağı belirtildi.

    Yeni Parti’de İl Başkanlığı’na Karadeniz yakın

    Öte yandan, AK Parti ve CHP’de de il başkanlığı için yeni isimlerin belirleneceği, her iki partide de önümüzdeki günlerde atamaların yapılmasının beklendiği kaydedildi. >>>Haber Merkezi

    Yeni Parti’de İl Başkanlığı’na Karadeniz yakın

  • Bu patatesin raf ömrü uzun

    Bu patatesin raf ömrü uzun

    Sandıklı ilçesinde yaşayan patates üreticisi İsmail Özel, yılda yaklaşık 35 bin dekarda üretim yapıp 40-50 bin ton patates ticareti gerçekleştiriyor.

    Bu patatesin raf ömrü uzun

    Özel, Türkiye’de patates üretiminde Afyonkarahisar ile birlikte Sandıklı ilçesinin adeta bir kale gibi olduğunu kaydederek, “Afyonkarahisar Türkiye’de patates üretiminde lokomotiflerden biri, ilk 3’teyiz biz. Ortalama bizim Afyonkarahisar’da ortalama 250 bin dekar alanda patates ekiliyor. Afyonkarahisar’da patateste lokomotif olan bölge ise Sandıklı ilçesi. Bu bölgede yaklaşık 80-100 bin dekar alanda patates ekimi gerçekleştiriliyor. Şuan yazlık patates sökümü yapılıyor. Önümüzdeki ayda kışlık patates ekimine başlarız. Lezzet ve kalite bakımından bu bölge çok ön plana çıkıyor. Sandıklı patatesi rengi ve dayanma ömrü daha fazla. Mesela İzmir Ödemiş’te patateslerimize tabii ki güzel ama depo ömrü yazlıkta en fazla 10 gün dayanır ama buranın dayanma ömrü yaklaşık 2 ay. O da toprağından kaynaklı bizim buraların toprağı etli yani siyah topraktır” dedi. >>>İHA

    Bu patatesin raf ömrü uzun

    Bu patatesin raf ömrü uzun

    Bu patatesin raf ömrü uzun