Yazar: admin

  • Sandıklı jandarmasından kaçamadı!

    Sandıklı jandarmasından kaçamadı!

    Yüzlerce şahıs ve araç tek tek sorgulandı

    Sandıklı ilçesinde jandarma ekipleri, sorumluluk bölgelerinde geniş kapsamlı bir huzur ve güvenlik uygulaması gerçekleştirdi. Denetimler kapsamında ekipler tarafından toplam 210 şahsın kimlik sorgulaması yapılırken, 155 araç da durdurularak kontrol edildi.

    AFYONKARAHİSAR’IN SANDIKLI İLÇESİNDE JANDARMA EKİPLERİ TARAFINDAN YAPILAN HUZUR VE GÜVENLİK UYGULAMASINDA ÇOK SAYIDA KİŞİNİN KİMLİK SORGULAMASI GERÇEKLEŞTİRİLİRKEN, DENETİMDE SİLAHLI TEHDİT SUÇUNDAN ARANAN BİR ŞAHIS YAKALANDI. (GÖKTEN CEYLAN/AFYONKARAHİSAR-İHA)
    Afyonkarahisar’ın Sandıklı ilçesinde jandarma ekipleri tarafından yapılan huzur ve güvenlik uygulamasında çok sayıda kişinin kimlik sorgulaması gerçekleştirilirken, denetimde silahlı tehdit suçundan aranan bir şahıs yakalandı.

    Aranan şüpheli terk edilmiş binalardaki incelemede yakalandı

    Uygulama esnasında yapılan sorgulamalarda, “Silahlı Tehdit” suçundan hakkında arama kararı bulunan bir şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Denetimlerde başka herhangi bir suç unsuruna rastlanmazken, jandarma ekipleri bölgedeki terk edilmiş ve metruk binalarda da detaylı incelemeler gerçekleştirdi.>>>İHA 

  • Jandarmadan huzur ve güvenlik uygulaması

    Jandarmadan huzur ve güvenlik uygulaması

    Afyonkarahisar’ın Sandıklı ilçesinde jandarma ekipleri tarafından yapılan huzur ve güvenlik uygulamasında çok sayıda kişinin kimlik sorgulaması gerçekleştirilirken, denetimde silahlı tehdit suçundan aranan bir şahıs yakalandı.

    Sandıklı ilçesinde jandarma ekipleri huzur ve güvenlik uygulaması yaptı.

    Jandarma ekipleri sorumluluk bölgesinde yapılan uygulama da 210 şahıs ve 155 araç sorgulandı. Uygulamada ‘Silahlı Tehdit’ suçundan aranan bir şüpheli yakalanırken başka her hangi bir suç unsuruna rastlanılmadı. Ayrıca ekipler sorumluluk bölgelerinde ki terk edilmiş ve metruk binalarda da inceleme yaptı.

  • Adalet Bakanlığı 15 bin personel alımı yapıyor! 2026 kadro dağılımı ve başvuru detayları (Zabıt Katibi, İKM, Mübaşir)

    İşte paylaşılan kadro dağılımı ve başvuru sürecine dair detaylar…

    Kadro ve Kontenjan Dağılımı

    Adalet Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatlarında istihdam edilecek 15 bin personelin branş dağılımı şu şekildedir:

    • Zabıt Katibi: 5.259 kişi

    • İnfaz ve Koruma Memuru (İKM): 4.508 kişi

    • Destek Personeli: 1.300 kişi

    • Mübaşir: 1.041 kişi

    Circular red-and-white Turkish Ministry of Justice emblem beside balance scales of justice, symbolizing law

    • İcra Katibi: 900 kişi

    • Koruma ve Güvenlik Görevlisi: 524 kişi

    • Psikolog: 410 kişi

    • Teknisyen: 322 kişi

    • Büro Personeli: 316 kişi

    • Hemşire: 286 kişi

    • Sosyal Çalışmacı: 90 kişi

    • Diğer Unvanlar: 44 farklı kadroda teknik ve idari personel.

    Close-up of the Turkish Ministry of Justice emblem (T.C. with scales of justice and book) on a white flag, flanked by red Turkish flags with white stars and crescents.

    Süreç ve Başvuru Şartları

    Bakan Akın Gürlek, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın destekleriyle açılan bu kadroların yargı süreçlerini hızlandıracağını ve insan kaynağını güçlendireceğini vurguladı.

    • Takvim: Alımların ilan, sınav ve mülakat süreçlerinin 2026 yılı bitmeden sonuçlandırılması planlanıyor.

    • Başvuru Yöntemi: Resmi ilanların önümüzdeki günlerde Resmi Gazete ve Adalet Bakanlığı internet sitesinde yayımlanması, başvuruların ise e-Devlet (Kariyer Kapısı) üzerinden alınması bekleniyor.

    • KPSS Şartı: Genel uygulamada olduğu gibi, adayların ilgili KPSS puan türlerinden (genellikle P3, P93 ve P94) belirlenen baraj puanı (çoğunlukla 70 puan) almış olmaları gerekecek.

    Facade of Turkey's Ministry of Justice building with pink pillars and gold lettering reading 'T. C. Adalet Bakanlığı' above the entrance.

    Bakan Gürlek’ten “Hayırlı Olsun” Mesajı

    Bakan Gürlek, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

    “Adalet teşkilatımızın insan kaynağını güçlendirmek adına 15 bin yeni çalışma arkadaşımızı bünyemize katıyoruz. Desteklerinden dolayı Sayın Cumhurbaşkanımıza şükranlarımı sunuyorum. Tüm adaylarımıza ve yargı camiamıza hayırlı olsun.”

    The post Adalet Bakanlığı 15 bin personel alımı yapıyor! 2026 kadro dağılımı ve başvuru detayları (Zabıt Katibi, İKM, Mübaşir) first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Afyonkarahisar’da çevre yatırımları hız kazandı

    Afyonkarahisar’da çevre yatırımları hız kazandı

    Şehrin sürdürülebilir atık yönetimi ve çevre koruma vizyonu doğrultusunda gerçekleştirilen törene il protokolü ve çok sayıda davetli katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan etkinlikte, daha yaşanabilir bir Afyonkarahisar hedefi vurgulandı.

    Programın açılış konuşmasını yapan Birlik Başkanı Adnan Öztaş, birliğin çevre yatırımlarına bir yenisini daha eklemenin gururunu yaşadıklarını ifade etti. Öztaş, yeni araçların hizmete alınmasıyla birlikte operasyonel gücün artacağını, dikilen fidanlarla da doğaya olan borçlarını ödediklerini belirtti.







    Protokol konuşmalarının ardından Birliğin bünyesine kazandırılan araçların tanıtımı yapıldı. Teknik özellikleri paylaşılan araçların teslim töreninden sonra katılımcılar fidan dikim alanına geçti. “Gelecek nesillere daha yeşil bir dünya” sloganıyla düzenlenen etkinlikte, ilk fidanlar protokol üyeleri ve misafirler tarafından toprakla buluşturuldu.

    Tören, fidan dikimi sonrası gerçekleştirilen ikramlar ile sona erdi.>>>Şerafettin KAZAK -Mustafa BAYER 

  • Burcu Köksal AK Parti Genel Merkezinde

    Burcu Köksal AK Parti Genel Merkezinde

    Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal, Ankara’da düzenlenecek AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’na katılmak için Ankara’ya gitti. Başkan Köksal’ın rozet takmak için AK Parti Genel Merkezine geldiği görüntülendi. Başkan Köksal ile birlikte Dinar Belediye Başkanı Veysel Topçu’nun da AK Parti’ye katılması bekleniyor.>>>HABER MERKEZİ 

  • Dazkırı Belediye Başkanı Çiçek, öğrencilerle buluştu

    Dazkırı Belediye Başkanı Çiçek, öğrencilerle buluştu

    Dazkırı Meslek Yüksekokulu Konferans Salonunda düzenlenen etkinliğin moderatörlüğünü, Prof. Dr. Cahit Gürer yaptı. Söyleşide Başkan Fatih Çiçek; kariyer yolculuğunu, yönetim anlayışını ve gelecek vizyonuna ilişkin öğrencilerle deneyimlerini paylaştı. Kendisinin de yıllar önce Dazkırı Meslek Yüksekokulu Elektrik Bölümü öğrencisi olduğunu kaydeden Çiçek, teknik disiplin ve analitik düşünme becerisinin idari görevlerde önemli avantajlar sağladığını ifade etti. Başarının temelinde “hayat boyu öğrenme” anlayışının bulunduğunu söyleyen Çiçek, öğrencilere diplomalarının yanında kişisel gelişimlerine de önem vermeleri tavsiyesinde bulundu. Söyleşide projeleri hakkında da bilgi veren Çiçek, “Toplumsal Gelişim Merkezi” ile “TEKNOFEST” vizyonuna değinerek gençlerin teknolojik gelişim süreçlerinde kritik bir role sahip olduğunu söyledi. Öğrencilere hata yapmaktan korkmamaları gerektiğini ifade eden Çiçek, zorluklar karşısında yeniden ayağa kalkabilmenin azim ve kararlılıkla mümkün olduğunu dile getirdi. Söyleşi; soru cevap bölümün ardından teşekkür belgesi takdimi ve toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi. >>>Haber Merkezi

  • Eğitim Fakültesi’nde 3. çocuk şenliği

    Eğitim Fakültesi’nde 3. çocuk şenliği

    Eğitim Fakültesi Binası önünde gerçekleştirilen şenliğe; Afyonkarahisar İl Milli Eğitim Müdürü Miraç Sünnetci, Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nusret Koca, Afyonkarahisar Eğitim Müfettişleri Başkanı Yusuf Turhan ile akademik personel ve ilköğretim öğrencileri katıldı.

    “HER AN BU VİZYONUN BİR PARÇASI”

    Eğitim Fakültesi Sınıf Eğitimi Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Hakan Bayırlı koordinatörlüğünde hazırlanan program, Sınıf Öğretmenliği Kulübü Başkanı Ali Yanık’ın açış konuşmasıyla başladı. Yanık, yaptığı açış konuşmasında öğretmen adayları olarak bir çocuğun hayatına dokunmanın sadece bilgi aktarmaktan ibaret olmadığını, asıl gayelerinin çocukların mutluluğuna ve hayallerine katkı sağlamak olduğunu belirtti. Yanık, “Bu yıl üçüncüsü düzenlenen etkinliğin hem çocuklar için unutulmaz bir gün hem de bizler için paha biçilemez bir saha tecrübesi olacak. Şenlik boyunca kurulan her oyun ve paylaşılan her an bu vizyonun bir parçası” dedi. Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nusret Koca ise şenliğin oyunun, sanatın ve keşfetmenin en doğal halini temsil ettiğini söyledi. Koca, “Gelenekselleşen bu organizasyon, sanat atölyelerinden drama etkinliklerine, bilim stantlarından geleneksel çocuk oyunlarına kadar geniş bir yelpazede gün boyu devam edecek. Sanat, bilim ile bolca eğlenin” dedi.

    “HER ÇOCUK BİZE EMANET EDİLEN KUTSAL BİR DEĞERDİR”

    İl Milli Eğitim Müdürü Miraç Sünnetci ise öğretmenliğin her şeyden önce bir vicdan ve kalp meselesi olduğunu belirtti. Sınıftaki her bir çocuğu öz evladı gibi benimsemenin mesleki başarının anahtarı olduğunu ifade eden Sünnetci, “Çocuklarımızı öz evladınız yerine koyduğunuz zaman bu meslek büyük keyif verir. Her çocuk bize emanet edilen kutsal bir değerdir. Bugün burada sadece eğlenmiyoruz, aynı zamanda aday öğretmenlerimizin saha deneyimlerini ve sınıf yönetimini de gözlemliyoruz. Milli Eğitim ve Eğitim Fakültesi arasındaki bu güçlü iş birliği, eğitim kalitemizin artmasına katkı sağlıyor” diye konuştu. Şenlik, açış konuşmalarının ardından çocukların şenlik alanındaki istasyonlarda vakit geçirmesi, katılımcılarla istasyonların ziyaret edilmesi ve çocuk konserinin gerçekleştirilmesinin ardından sona erdi. >>>Haber Merkezi

  • İslam İktisadı ve Finansı Temel Eğitim Programı başladı

    İslam İktisadı ve Finansı Temel Eğitim Programı başladı

    İlahiyat Fakültesinde başlayan programa; AKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şuayıp Özdemir, T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Katılım Finans Dairesi Başkanı Dr. Tarık Akın, İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mebrure Doğan, AKİFAM Merkezi Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Doğan Öztürk, Bursa Uludağ Üniversitesi İslam İktisadı ve Finansı Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Mücahit Özdemir ile birlikte öğretim elemanları ve öğrenciler katıldı.

    “AKİFAM, İKTİSAT VE FİNANS ALANINDA TEMEL BİLGİ KAZANDIRMAYI HEDEFLİYOR”

    Programın açış konuşmasını yapan AKÜ AKİFAM Merkezi Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Doğan Öztürk, programı tasarlarken temel amaçlarının, iktisat, fıkıh veya finans alanlarında ön bilgisi bulunmayan katılımcılar için güçlü bir farkındalık oluşturmak olduğunu belirtti. Öztürk, “Amacımız, bu alana ilgi duyanlara ise sağlam bir akademik temel kazandırmaktır. Eğitim süresince katılımcılarımızla; finansal kurumlar, bankacılık ve sigortacılık sektörleri, İslam iktisat tarihindeki köklü kurumlar, İslam hukukunun temel esasları, İslami sermaye piyasaları, katılım bankacılığı ve tekafül sistemi ile İslam iktisadının güncel meselelerini kapsayan geniş bir perspektifi temel düzeyde ele alacağız” diye konuştu.

    İSLAMİ FİNANS EĞİTİMİNDE ÜNİVERSİTELER ARASI İŞ BİRLİĞİ

    Program hakkında bilgiler veren Öztürk, şunları söyledi: “Programın; ilk etabını 09-10 Mayıs 2026 tarihlerinde AKÜ’de tamamlayacağız. İkinci etabını ise önümüzdeki hafta sonu Bursa Uludağ Üniversitesinin ev sahipliğinde gerçekleştireceğiz. Böylece yalnızca iki üniversite arasındaki iş birliğini güçlendirmekle kalmayacak, aynı zamanda akademi ile sektörü bir araya getiren hibrit bir yapı da inşa etmiş olacağız. Eğitim programımızın en kıymetli yönlerinden biri, Türkiye Katılım Bankaları Birliği’nin değerli profesyonellerinden doğrudan deneyim aktarımı alma imkânı sunmasıdır. Ayrıca dersleri eksiksiz şekilde tamamlayan tüm katılımcılarımıza, üç kurumun ortak imzasını taşıyan sertifikaları takdim edeceğiz.”

    “İSLAM İKTİSADI VE FİNANS MERKEZİ KISA SÜREDE ÖNEMLİ YOL ALDI”

    Bursa Uludağ Üniversitesi İslam İktisadı ve Finansı Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Mücahit Özdemir ise Bursa Uludağ Üniversitesi İslam İktisadı ve Finansı Uygulama ve Araştırma Merkezi hakkında bilgiler vererek, “Merkezimiz, 2019-2020 yıllarında yüksek lisans ve doktora programlarının açılmasıyla başladı. Diğer üniversitelerle kıyaslandığında bu alanda yaklaşık yedi-sekiz yıl daha geç başlamış olsak da, kısa sürede önemli bir gelişim süreci kaydettik. Geçtiğimiz yıl ağustos ayında ise Araştırma Merkezimiz kuruldu” dedi. Bursa Uludağ Üniversitesi İslam İktisadı ve Finansı Uygulama ve Araştırma Merkezi bünyesinde çeşitli faaliyetler ve programlar yürütmeye çalıştıklarını söyleyen Özdemir, “Üniversite içerisinde daha görünür olmak ve çalışmalarımızı daha geniş kitlelere ulaştırmak adına gayret gösterirken, diğer taraftan Bursa’nın ticaret, sanayi ve tarım alanlarındaki güçlü yapısından hareketle şehirdeki paydaşlarla iş birlikleri geliştirerek projeler üretmeye çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

    “İSLAM FİNANSI, TÜM İNSANLIK İÇİN ÖNEMLİ BİR ÇÖZÜM POTANSİYELİ TAŞIMAKTADIR”

    AKÜ İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mebrure Doğan konuşmasında günümüz dünyasında, İslam iktisadı ve finansının önerdiği; reel ekonomiye dayalı, refahın adil şekilde paylaşıldığı, aşırı belirsizlik ve riskten uzak, istikrarlı ekonomik yapılara her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. Doğan, “Zira küresel ekonomik sistemlerin ortaya çıkardığı krizler ve adaletsizlikler karşısında, İslam iktisadının sunduğu faizsiz, paylaşımcı ve üretim odaklı model; yalnızca Müslüman toplumlar ve ülkemiz için değil, tüm insanlık için önemli bir çözüm potansiyeli taşımaktadır” dedi.

    Afyon Kocatepe Üniversitesi ile Bursa Uludağ Üniversitesi iş birliğinde gerçekleştirilen eğitim programının; İslam iktisadı ve finansı alanında gençlere teorik bilginin yanı sıra pratik bilgi de sunarak onların bu alanda yetkinleşmelerine katkı sağlayacak önemli bir çalışma olduğunu kaydeden Doğan,  “Bunun yanında program, iki üniversite arasındaki akademik iş birliğini güçlendirmesi, öğrencilerimizin tanışmasına ve kaynaşmasına vesile olması bakımından da ayrı bir anlam ve önem taşımaktadır” diye konuştu.

    “PARANIN YÖNETİMİ, EKONOMİDE KRİTİK ÖNEME SAHİP”

    AKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şuayıp Özdemir ise paranın, geleceğe dair adım atabilmek için önemli bir araç olduğunu söyledi. Özdemir, “Ekonomi açısından baktığımızda ise para, adeta ekonominin damarlarında dolaşan kan gibidir. Dolayısıyla onun nereden gelip nereye gittiği, nasıl yönetildiği ve hangi amaçlara hizmet ettiği son derece önemlidir. Eğer buna dair sağlıklı bir yönlendirme yapılmazsa, ortaya çıkacak sonuçların da kontrol edilmesi mümkün olmaz” şeklinde konuştu.

    “ALTERNATİF EKONOMİK ÇÖZÜMLER GEÇ KALDI”

    Müslümanların, yaklaşık son birkaç yüzyıldır dünyanın karşı karşıya kaldığı bazı problemlere çözüm üretme konusunda geç kaldığını belirten Özdemir, konuşmasına şöyle devam etti: “Özellikle ekonomi alanında kapitalist sistem çok güçlü bir hâkimiyet kurdu ve bizler alternatif çözümler geliştirmede yeterince hızlı davranamadık. Böyle olunca da kapitalist ekonomi dünyada belirleyici hâle geldi. Oysa İslam, Allah’ın insanlığa gönderdiği mükemmel bir dindir ve onun ortaya koyduğu ilkeler, aslında insanlık için çok daha kuşatıcı ve adil çözümler sunmaktadır. Ancak bu çözümleri doğru anlamak ve hayata geçirmek gerekir. Bazen hakikatler açıkça ortada olsa bile, hayatın karmaşası ve günlük gerçekler bunları idrak etmemizi zorlaştırabiliyor. Fakat en azından bu konuda samimi bir gayret ortaya koymak gerekir.”

    “İSLAM İKTİSADINDA ‘FELAH’ KAVRAMI REFAHIN ÖTESİNDEDİR”

    Modern ekonomik sistemlerin ekonominin temel amacını çoğunlukla “refah” olarak tanımladığını kaydeden Özdemir, “Refah; üretimin, paylaşımın, bölüşümün ve ekonomik imkânların insanlar arasında daha dengeli dağılması anlamına gelir. Elbette bu önemlidir ve kıymetlidir. Ancak Kur’an’ın kullandığı kavram yalnızca ‘refah’ değildir; ‘felah’tır. Felah ise refahtan daha kapsamlı ve daha derin bir anlam taşır. Benim anlayışıma göre felah, sadece bu dünyadaki ekonomik iyiliği değil, aynı zamanda ahiret saadetini de içine alan daha büyük bir kurtuluş ve başarı hâlidir. İnsan, gayba iman ederek, ibadetlerini yerine getirerek ve sahip olduklarını paylaşarak yalnızca ekonomik düzeni değil, aynı zamanda hayatın bütününü güzelleştiren bir dengeye ulaşır” dedi.

    “İSLAMİ FİNANS MUAMELAT İLKELERİYLE ŞEKİLLENİYOR”

    Açış konuşmalarının ardından T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Katılım Finans Dairesi Başkanı Dr. Tarık Akın’ın açılış dersine geçildi. Neden İslam iktisadı, İslam finansı ya da katılım finans üzerinde çalıştıkları hakkında bilgiler veren Akın, şunları söyledi: “Neticede bugün dünyada yerleşmiş, küresel ölçekte işleyen bir ekonomik ve finansal sistem mevcut. Kur’an-ı Kerim’de ve onun uygulama boyutu olan sünnette; ekonomik hayatın, finansal ilişkilerin ve günlük iktisadi muamelelerin nasıl olması gerektiğine dair çok güçlü ilkeler bulunmaktadır. Biz bunu genel anlamda ‘muamelat’ başlığı altında değerlendiriyoruz. Dolayısıyla inanan insanlar bu ilkelere, emirlere ve yasaklara uygun hareket ettiklerinde yalnızca dini bir sorumluluğu yerine getirmiş olmuyorlar; aynı zamanda kendilerini bireysel ve toplumsal anlamda ‘felaha’ götürecek bir düzenin içinde yer almış oluyorlar. Başka bir ifadeyle, hem birey hem toplum açısından ulaşılması hedeflenen ideal düzene doğru bir adım atılmış oluyor.”

    “KATILIM FİNANS, KÖKLÜ BİR MEDENİYET BİRİKİMİDİR”

    Tarık, “İslam iktisadı, İslami finans ya da katılım finans dediğimiz yapı; son otuz-kırk yılda ortaya çıkmış yeni bir arayış değildir. Bu, en az bin dört yüz yıllık köklü bir medeniyet birikiminin devamıdır. ‘En az’ ifadesini özellikle kullanıyorum. Çünkü burada kesintiye uğramış olsa da tamamen yok olmamış, yeniden canlanma potansiyeli taşıyan büyük bir medeniyet söz konusudur” diye konuştu. İslam medeniyetinin dünya ölçeğinde etkili olduğu dönemlerde son derece gelişmiş ekonomik ve finansal uygulamaların hayata geçirdiğini ifade eden Akın, “Örneğin Fas’taki bir tüccarın Endonezya’daki bir kişiye güvenli şekilde para transferi yapabilmesine imkân tanıyan sistemler bundan yaklaşık bin yıl önce kurulmuştu. Bugün ‘küresel finans sistemi’ olarak ifade ettiğimiz yapının benzeri, aslında o dönemde de farklı biçimlerde mevcuttu” ifadelerini kullandı.

    İslam iktisadı ve finansı alanında yapılan eğitimlerin, seminerlerin ve akademik çalışmaların son derece önemli olduğunu da belirten Akın, “Çünkü bu çalışmalar bizlere başka bir dünyanın, başka bir ekonomik yaklaşımın mümkün olabileceğini göstermektedir. Elbette bu tür programlarla bir anda her şeyi öğrenmiş olmayacağız. Hepimiz öğrenme sürecindeyiz; hiçbirimiz nihai noktaya ulaşmış değiliz. Ancak farklı bir düşünce ufkunun var olduğunu görmek bile çok kıymetlidir” diye konuştu.

    “İSLAM İKTİSADI VE FİNANSI TEMEL EĞİTİM PROGRAMI” HAKKINDA

    8-10 Mayıs 2026 tarihlerinde Afyon Kocatepe Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen program; 9 Mayıs Cumartesi günü Bursa Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Nazan Lila’nın “İslam İktisadı ve Finansının Teorik Temelleri”, Bursa Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Öznur Özdemir’in “İslam İktisat Tarihindeki Temel Kurumlar”, AKÜ Dr. Öğr. Üyesi Doğan Öztürk’ün “Konvansiyonel Finans, Piyasalar ve Kurumlar” konulu sunumları ile devam edecek. 10 Mayıs Pazar günü ise Bursa Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mücahit Özdemir’in “İslami Finansın Tarihsel Gelişimi”, AKÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Münir Yaşar Kaya’nın “İslami Sosyal Finans Kurumları”, AKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şuayıp Özdemir’in “İş Ahlakı” konulu sunumunun ardından program, sertifika takdimi ile sona erecek. >>>Haber Merkezi

  • AKÜ 2026 yılı mezuniyet törenleri başladı

    AKÜ 2026 yılı mezuniyet törenleri başladı

    Atatürk Kongre Merkezinde (AKM) ilk gün gerçekleştirilen üç törende öğretmen adayları kep attı. Törene AKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Murat Peker, Eğitim Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Mehmet Erkol, Eğitim Fakültesi Matematik ve Fen Bilimleri Eğitimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ersin Kıvrak ile AKÜ öğretim elemanları, öğrenciler ve aileleri katıldı.

    Törenin açış konuşmasını yapan Fen Bilgisi Öğretmenliği dönem birincisi Özlem Nur Çakar,  hayatındaki dönüşüm yolculuğunu ve öğretmenlik mesleğine duyduğu bağlılığı anlattı. Tıp fakültesinde başlayan eğitim hayatının Eğitim Fakültesinde devam ettiğini ifade eden Çakar, bu değişimin bir vazgeçiş değil, kendini bulduğu bir dönüşüm olduğunu söyledi. Çakar, insanlara yalnızca tedavi ederek değil, yetiştirerek ve hayatlara dokunarak da şifa olunabileceğini fark ettiğini söyledi. Eğitim Fakültesi akademisyenlerine teşekkür eden Çakar, hocalarının kendilerine yalnızca bilgi aktarmadığını, aynı zamanda sabrı, emeği ve insan yetiştirmenin değerini öğrettiğini ifade etti.

    “MEZUNİYET BİR SON DEĞİL, YENİ BİR BAŞLANGIÇTIR”

    İlköğretim Matematik Öğretmenliği dönem birincisi Kübra Manap ise üniversite hayatının yalnızca sayılar ve formüllerden ibaret olmadığını, aynı zamanda sabretmeyi, emek vermeyi ve vazgeçmemeyi öğrendiği anlamlı bir süreç olduğunu ifade etti. Bölümünü severek okuması ve istikrarlı çalışmasının başarısındaki en önemli etkenlerden biri olduğunu belirten Manap, kendilerine yalnızca matematiği değil, düşünmeyi, sorgulamayı ve iyi bir öğretmen olmayı öğreten Eğitim Fakültesi öğretim üyelerine teşekkür etti.

    “DÖRT YILLIK EMEK ÖĞRETMENLİK ÜNVANIYLA TAÇLANDI”

    Matematik ve Fen Bilimleri Eğitimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ersin Kıvrak ise konuşmasında mezun olan öğrencilerin hem gururunu hem de ayrılığın hüznünü yaşadıklarını ifade etti. Dört yıl boyunca büyük emek verilen öğrencilerin bugün öğretmen ünvanı alarak yeni bir hayata adım attıklarını belirten Kıvrak, öğretmenlik mesleğinin yaşam boyu devam eden kutsal bir sorumluluk olduğunu söyledi.

    Prof. Dr. Kıvrak, matematik ve fen bilimlerinin günümüzde bilim ve teknolojinin temelini oluşturduğunu belirterek şöyle konuştu: “Bizim için çok değerli olan ve dört yıl emek verdiğimiz Matematik ve Fen Bilimleri Eğitimi Bölümü öğrencilerimiz bugün buradan mezun oluyorlar. Bu ayrılış bize hüzünle karışık büyük bir gurur veriyor. Kıymetli öğrencilerimiz, eğitim hayatınız bugün alacağınız diploma ile taçlanacak ve öğretmen ünvanı alacaksınız. Alacağınız bu ünvan hayatınız boyunca sizlerle birlikte olacak. Eğitim hayatınız bugün bu törenle nihayet bulsa da öğretmenlik ve öğrenciliğiniz yaşam boyu devam edecektir. Unutmayın, bilim ve teknolojinin temeli, matematik ve fen bilimleridir. Sizlerden beklentimiz, öğretmen olduğunuzda mezun olduğunuz bu alanları öğrencilerinize sevdirmeniz ve ülkemizin aydınlık geleceğinin inşasında önemli görevler üstlenmenizdir. Sizlerin başarılı olacağınıza inancımız tamdır.”

    “DÜŞÜNMEYİ VE MÜCADELEYİ ÖĞRENDİNİZ”

    AKÜ Rektör Yardımcısı ve Matematik Eğitimi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Murat Peker ise öğretmen adaylarının yalnızca bir mezuniyet sevinci yaşamadığını, aynı zamanda yıllar süren emek, sabır ve fedakârlığın karşılığını aldıklarını ifade etti. Üniversite yıllarının bireyin kendisini keşfettiği, düşünmeyi, sorgulamayı ve mücadele etmeyi öğrendiği özel bir dönem olduğunu belirten Peker, öğrencilerin burada yalnızca akademik bilgiyi değil, hayat boyu taşıyacakları değerleri de kazandığını söyledi.

    Prof. Dr. Peker, “Bugün burada yalnızca bir mezuniyet töreni gerçekleştirmiyoruz. Aynı zamanda yıllar süren emeğinizin, sabrınızın, fedakârlığınızın ve umudunuzun ortak hikâyesine tanıklık ediyoruz. Dört yıl önce üniversitemizin kapısından farklı şehirlerden, farklı hayat hikâyeleriyle girdiniz. Kiminiz heyecanlı, kiminiz kaygılıydı ancak hepinizin ortak bir amacı vardı; öğrenmek, kendinizi geliştirmek ve iyi birer öğretmen olmak. Bugün dönüp baktığınızda yalnızca bir diploma almadığınızı göreceksiniz. Siz burada düşünmeyi, sorgulamayı, farklı fikirlere saygı duymayı, birlikte üretmeyi, hata yapmayı, hatanızdan dönmeyi ve yeniden başlamayı öğrendiniz. Belki de en önemlisi hayatın sadece başarılarla değil mücadeleyle şekillendiğini öğrendiniz” dedi. Akademisyenlere ve ailelere de teşekkür eden Peker, öğretim üyelerinin öğrencilerin hayatlarına yön verdiğini, ailelerin ise büyük fedakârlıklarla çocuklarının bugünlere gelmesinde önemli rol üstlendiğini ifade etti. Üniversite yıllarında kurulan dostlukların ve biriktirilen anıların hayat boyu unutulmayacağını ifade eden Peker, mezuniyetin yalnızca bir son değil aynı zamanda yeni bir başlangıç olduğunu söyledi.

    “HEDEFİNİZE ULAŞTIĞINIZDA DEĞİL, MÜCADELEYE DEVAM ETTİĞİNİZDE BAŞARILI OLURSUNUZ”

    Konuşmasında öğretmen adaylarına seslenen Peker, hayatın her zaman başarılarla ilerlemeyeceğini ancak mücadeleden vazgeçmeyen insanların gerçek başarıya ulaşacağını belirterek, “Bazen hayal kırıklıkları yaşayacaksınız, bazen karşınıza belirsizlikler çıkacak. Böyle durumlarda problem çözme stratejinizi değiştirmeniz gerekir. İnsan sadece hedeflerine ulaştığında değil, mücadele etmeye devam ettiğinde de başarır. Diplomanız size bir ünvan kazandırabilir ancak sizi gerçekten değerli kılacak olan karakterinizdir. Bilginizi nasıl kullandığınız, insanlara nasıl davrandığınız, vicdanınız, adalet duygunuz ve topluma sağlayacağınız katkıdır” ifadelerini kullandı.

    “ÖZÜNÜZÜ KAYBETMEDEN DEĞİŞİME UYUM SAĞLAYIN”

    Günümüz dünyasında değişime uyum sağlayabilmenin ve öğrenmeye devam etmenin önemine dikkat çeken Peker, “İçinde bulunduğumuz dünya her geçen gün hızla değişiyor. Teknoloji gelişiyor, meslekler dönüşüyor, alışkanlıklar değişiyor. Böyle bir çağda en önemli beceri öğrenmeye devam edebilmektir. Kendinizi geliştirmekten, yeni şeyler öğrenmekten ve özünüzden kopmadan değişime uyum sağlamaktan asla vazgeçmeyin. Ama tüm bunların yanında bir şeyi daha unutmayın: Başarı yalnızca kariyerden ibaret değildir. İyi bir insan olabilmek, güven verebilmek, dürüst kalabilmek ve başkalarının hayatına dokunabilmek en büyük başarıdır” şeklinde konuştu. Prof. Dr. Murat Peker konuşmasında öğretmenlerin ülkenin geleceğinin mimarları olduğunu vurgulayarak, bilimden sanata, teknolojiden eğitime kadar birçok alanda yarının dünyasını öğretmenlerin yetiştireceği nesillerin şekillendireceğini ifade etti. Türkiye’de savunma sanayii ve milli teknoloji alanındaki elde edilen başarıların güçlü nesiller sayesinde ortaya çıktığını belirten Peker, gelecekteki başarıların da bugünün öğretmen adaylarının yetiştireceği gençlerle mümkün olacağını söyledi.

    “BİLGİ GÜÇTÜR, İNSANI İNSAN YAPAN İSE DEĞERLERİDİR”

    Peker, “Bugün ülkemizin geliştirdiği İHA’lar, SİHA’lar, füzeler, helikopterler, uçaklar, gemiler ve benzeri teknolojik başarılarla gurur duyuyorsak, gelecekte de aynı gururu sizlerin yetiştireceği nesiller sayesinde yaşayacağız. Bilgi insanı güçlü yapar ancak insanı insan yapan değerleridir. Değerlerine bağlı olmayan nesiller başarılı olsalar bile zamanla saygınlıklarını ve insanlıklarını kaybedebilirler. Saygın olmayan nesillerin ise güçlü bir geleceği olamaz” diye konuştu. Peker, konuşmasının devamında öğretmen adaylarına seslenerek, hayatları boyunca unutmamaları gereken beş temel değeri özellikle vurguladı. Bu değerlerin hem meslek hayatlarında hem de kişisel yaşamlarında yol gösterici olması gerektiğini ifade eden Peker, şöyle konuştu: “Son olarak sizden şu beş değeri asla unutmamanızı ve hayatınız boyunca bu değerlerle yaşamanızı özellikle istirham ediyorum. Birincisi hak: Doğru olun, aleyhinize dahi olsa doğruluktan asla vazgeçmeyin. Kimsenin hakkını yemeyin, kimseye de hakkınızı yedirmeyin. İkincisi adalet: Adaleti kendiniz için istediğiniz kadar başkaları için de istemedikçe adaleti tesis edemezsiniz. Üçüncüsü merhamet: Bugün dünya merhamet eksikliğinden büyük bir imtihan vermektedir. Nerede bir zulüm varsa orada merhametin eksikliği vardır. Daha yaşanabilir bir dünya için mazluma merhamet etmeyi unutmayın. Dördüncüsü azim: Hırs değil azim önemlidir. İnsan azmi olmadan başaramaz. Önünüze sorunlar çıkacaktır ancak bir problemi çözdüğünüzde yol bitmiş olmaz. Önemli olan mücadeleyi bırakmamaktır. Ve beşincisi sebat: Doğru olan işinizden ve duruşunuzdan asla vazgeçmeyin. Hak olan sözünüzden dönmeyin, direnmeye devam edin. Çünkü insanlık ancak hak olanda direnerek dirilir.”

    Kökleri sağlam olan bireylerin ve toplumların geleceğe daha güçlü şekilde ilerleyebileceğini ifade eden Peker, Türkiye Yüzyılı Maarif Modelinde de bu dile getiriliyor: “Köklerden Geleceğe” anlayışının yalnızca bir slogan değil, aynı zamanda bir yaşam ve medeniyet yaklaşımı olduğunu söyledi. Peker, “Kökü sağlam olan ağacın dalları göklere yükselir. Köklerinden kopan ağaç nasıl kurursa, köklerinden kopan millet de zamanla yok olur gider. Bu nedenle köklerimize bağlılığımızı asla kaybetmemeli ve bunu gelecek nesillere aktarmalıyız” dedi. Konuşmaların ardından tören; öğretmen andı, mezun öğrencilerin temsili diplomalarını alması ve kep atmasıyla sona erdi.

    AKÜ MEZUNİYET PROGRAMI

    AKÜ’nün mezuniyet törenleri 19 Haziran 2026 tarihinde gerçekleştirilecek olan Bayat Meslek Yüksekokulu (MYO) mezuniyet töreni ile sona erecek. AKÜ’nün 2026 mezuniyet törenleri programı kapsamında; 11-12 Mayıs 2026 Eğitim Fakültesi, 13 Mayıs 2026 Turizm Fakültesi, 13-14 Mayıs 2026 İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, 15 Mayıs 2026 Teknoloji Fakültesi, Veteriner Fakültesi, Spor Bilimleri Fakültesi ve Sandıklı MYO, 18 Mayıs 2026 Mühendislik Fakültesi, Hukuk Fakültesi, Devlet Konservatuvarı, 20 Mayıs 2026 Fen-Edebiyat Fakültesi, Sandıklı Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu, Şuhut MYO, Başmakçı MYO, Sinanpaşa MYO, Sultandağı MYO, 21 Mayıs 2026 Fen-Edebiyat Fakültesi, Bolvadin MYO, Emirdağ MYO, 22 Mayıs 2026 Fen-Edebiyat Fakültesi, Çay MYO, İscehisar MYO, 5 Haziran 2026 Güzel Sanatlar Fakültesi, İlahiyat Fakültesi, 10 Haziran 2026 Bolvadin Uygulamalı Bilimler Fakültesi, 17 Haziran 2026 Dazkırı MYO, Dinar MYO, Dinar Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu, 18 Haziran 2026 Afyon MYO mezuniyet törenleri gerçekleştirilecek.​ >>>Haber Merkezi

  • Ekmekteki tek çizginin 700 yıllık sırrı: İşte hikayesi…

    İşte o tek çizginin Orhan Gazi döneminden günümüze uzanan etkileyici hikayesi:

    Orhan Gazi ve Bursa’daki Fırın Denetimi

    Rivayete göre hikaye, Osmanlı Devleti’nin ikinci padişahı Orhan Gazi’nin Bursa’yı fethinden sonra başlar. Orhan Gazi, şehrin düzenini sağlamak için Uludağ eteklerindeki fırınları bizzat denetlemeye çıkar. Denetim sırasında Hristiyan fırıncıların ürettiği ekmeklerin üzerinde üç çizgi olduğunu görür. Bunun anlamını sorduğunda fırıncı; bu üç çizginin Hristiyanlık inanışındaki “Baba, Oğul ve Kutsal Ruh” (Teslis inancı) sembolize ettiğini söyler. Bu cevaptan etkilenen ve toplumsal kimliğin korunmasına önem veren Orhan Gazi, bir ferman yayınlayarak Müslüman fırıncıların ekmek üzerine tek çizgi çekmesini emreder. Bu tek çizgi, İslam inancının temeli olan “Kelime-i Tevhid”i, yani Allah’ın birliğini (Tekliğini) simgelemektedir.

    Sembolizmden Fonksiyonelliğe: Neden Çizilir?

    Günümüzde bu gelenek Anadolu fırınlarında hâlâ yaşatılsa da, çizik atmanın bilimsel ve teknik nedenleri de oldukça önemlidir:

    1. Kontrollü Kabarma: Fırına giren hamur, ısı etkisiyle hızla genişler. Eğer üzerine çizik atılmazsa hamur rastgele yerlerden çatlar ve şekli bozulur. Çizik, bu genleşmenin kontrollü olmasını sağlar.

    2. İç Dokunun Pişmesi: Atılan çizik sayesinde ekmeğin içindeki karbondioksit gazı dışarı tahliye edilir, böylece ekmeğin içi daha gözenekli ve iyi pişmiş olur.

    3. Estetik Görünüm: Fırından çıkan ekmeğin o altın sarısı rengiyle birlikte düzgün bir şekilde “çiçek açması”, ekmeğin iştah açıcı görünmesini sağlar.

    Kültürel Mirasın Sessiz Şahidi

    Bugün fırından aldığımız standart bir ekmeğin üzerindeki o basit yarık, aslında 700 yıllık bir geleneği her gün soframıza taşıyor. Anadolu kültüründe ekmeğin “nimet” olarak kutsal kabul edilmesi ve israfından kaçınılması, bu tür tarihi ve manevi anlamlarla daha da pekişiyor.

    The post Ekmekteki tek çizginin 700 yıllık sırrı: İşte hikayesi… first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Özkan Yalım adliyeye götürüldü!

    Özkan Yalım adliyeye götürüldü!

    Özkan Yalım ilk ifadesinde iddialarda bulunmuştu

    Tutuklu belediye başkanı daha önce etkin pişmanlık kapsamında verdiği ilk ifadesinde, Cumhuriyet halk partisi Genel Başkanı Özgür Özel’e kurultay öncesinde toplam 1,2 milyon TL nakit para verdiğini iddia etmişti. Yalım ayrıca, Özgür Özel’in kullanımında olan makam aracının VIP dönüşüm bedelinin de Uşak belediyesi şirket bütçesinden karşılandığını öne sürmüştü. CHP Genel Başkanı Özgür Özel ise bu iddiaları yalanlayarak araç ve aksesuar giderlerinin parti tarafından ödendiğini açıklamıştı.

    Belediye bütçesinden araç dönüşümü iddiası

    İlk ifadesinde ödeme detaylarına dair beyanlarda bulunan Özkan Yalım, Uşak belediyesi adına alınan araç ile Özgür Özel’in kullandığı aracın VIP tasarım işlemlerinin İstanbul’daki aynı firmada yapıldığını iddia etti. Kendi aracı için 25 bin euro, Özgür Özel’in aracı için ise 170 bin euro ve KDV ödemesi yapıldığını öne süren Yalım, bu harcamaların Uşak belediyesi sosyal tesisleri şirketi üzerinden gerçekleştirildiğini savundu. İfadesinin son bölümünde pişman olduğunu belirten Yalım, oluşan kamu zararını gidermek istediğini ifade etti.>>>HABER MERKEZİ 

  • AKÜ öğrencilerinden toplumsal katkı alanında önemli başarı

    AKÜ öğrencilerinden toplumsal katkı alanında önemli başarı

    Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Üniversite Öğrenci Toplulukları İş Birliği ve Destek Programı (ÜNİDES) kapsamında, 2025 yılında tamamladıkları “Tasarım: Herkes İçin” başlıklı projeleri ile Türkiye genelinde düzenlenen Üniversite Öğrenci Toplulukları Toplumsal Katkı Proje Festivalinde (ÜNİFEST), “Sosyal Kalkınma” kategorisinde “ÜÇÜNCÜLÜK” ödülüne layık görüldüler.

    Festivalde AKÜ Güzel Sanatlar Fakültesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü son sınıf öğrencileri Eslem Yaşar ve Kübra Hörgüşlüoğlu, danışman hocaları Öğr. Gör. Fatih Mazlum ile birlikte projelerinin detaylarını ve çıktılarını değerlendirme jürisinin önünde tüm katılımcılarla paylaştılar.

    Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen ve aynı gün gerçekleştirilen ödül töreninde, Türkiye genelinde toplam 5800 proje içerisinde finale kalan 100 proje arasında ilgili kategoride projeleri ile üçüncülük derecesi elde eden öğrenciler, 25 bin liralık proje desteğiyle ödüllendirildiler. >>>Haber Merkezi

  • AKÜFEST’26 için geri sayım başladı

    AKÜFEST’26 için geri sayım başladı

    AKÜFEST’26 organizasyonlarına ilişkin protokol, AKÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karakaş ile Özlemin Grup Yönetim Kurulu Başkanı Murat Bilgici tarafından imzalandı. İmza töreninde, AKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Murat Peker ile Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanı Gürbüz Bıdık da hazır bulundu.

    AKÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karakaş, AKÜ’nün geleneksel hale gelen AKÜFEST’26 etkinliğine bu yıl Özlemin Grubun ana sponsor olarak katkı sağlayacağını belirtti. Karakaş, “İmzaladığımız protokol ile Özlemin Grup, hem Üniversitemizde AKÜFEST’26 kapsamında düzenlenecek bilim, teknoloji, kültür, sanat ve spor etkinliklerinin gerçekleşmesinde önemli bir katkı sağlamış olacak hem de üniversite-şehir iş birliğinin güzel bir örneğini sergilemiş olacağız. AKÜFEST’26’ya yapacakları katkılarından dolayı Özlemin Grup’a teşekkür ederim” diye konuştu.

    Özlemin Grup Yönetim Kurulu Başkanı Murat Bilgici ise AKÜFEST’26’nın başta AKÜ öğrencileri olmak üzere, Afyonkarahisar halkı açısından da bilimsel, teknolojik ve kültürel etkinliklerin yanında sanatsal etkinliklerle de dolu dolu geçeceğini ifade etti. >>>Haber Merkezi

  • “Türk gençleri, Avrupa’da büyük ilgi görüyor”

    “Türk gençleri, Avrupa’da büyük ilgi görüyor”

    Abdullah Kaptan Konferans Salonunda düzenlenen söyleşiye; Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölüm Başkanı Prof. Dr. Gürsoy Şahin ile birlikte akademik, idari personel ve öğrenciler katıldı. New Era Kurumsal Operasyon Koordinatörü Erdi İlvan, mezun olduğu üniversiteye 20 yıl sonra konuşmacı olarak dönmenin heyecanını yaşadığını belitti.  İlvan, Avrupa’da lisansüstü eğitim almak isteyen öğrencilere izlemeleri gereken yol haritasının detaylarını paylaştığı konuşmasına, Mustafa Kemal Atatürk’ün yurt dışına gönderdiği öğrencilere yönelik, “Sizi birer kıvılcım olarak gönderiyorum, alevler olarak geri dönün” sözüyle başladı. İlvan, yurt dışı eğitiminin temel amacının bilgi ve birikimi Türkiye’ye kazandırmak olması gerektiğini vurguladı.

    “NOT ORTALAMASI, YÜKSEK MİKTARLI BURSLARDA EN BELİRLEYİCİ UNSUR”

    Avrupa’daki üniversitelerin kabul süreçlerinde dikkat ettiği temel kriterleri sıralayan İlvan, “Akademik başarı, not ortalaması (GPA) yüksekliği, özellikle yüksek miktarlı bursların kazanılmasında en belirleyici unsurların başında gelmektedir. Dil yeterliliği, İngilizce, artık bir yabancı dil değil, temel bir gereklilik. IELTS sınavından en az 5.5 puan alınması gerekiyor. Hocaların kurumsal e-posta adresleri üzerinden onaylanan referans mektupları da kabul sürecindeki önemi her geçen gün artmaktadır” dedi. Öğrencilerin merak ettiği mali destekler konusunda bilgiler veren İlvan, “İtalya devlet bursları, başarıdan ziyade ailenin ekonomik durumuna ve mal varlığına göre verilen bir burs. Yıllık yaklaşık 8.500 avroya kadar nakdi destek sağlanıyor ve Türkiye’den birçok öğrenci bu kriterleri karşılayabiliyor. Erasmus Mundus ise Avrupa Birliğinin en prestijli programlarından biri. Öğrencilere eğitim süresince en az üç farklı ülkede yaşama ve okuma fırsatı sunuyor. Tüm masrafların yanı sıra aylık 1.400 avro gibi yüksek bir harçlık imkânı tanıyor” diye konuştu.

    “TÜRK GENÇLERİ, AVRUPA’DA BÜYÜK İLGİ GÖRÜYOR”

    Avrupa iş dünyasındaki Türk imajına değinen İlvan, son yıllarda yetişmiş ve nitelikli Türk gençlerinin Avrupa’da büyük ilgi gördüğünü söyledi. Özellikle mühendislik ve teknik alanlarda Türklerin “pratik zekâsı” ve kriz anlarındaki çözüm odaklı yaklaşımlarının, Avrupalıların yavaş işleyen bürokratik yapısı karşısında büyük bir avantaj sağladığını kaydetti. Söyleşi, soru cevap bölümünün ardından sona erdi. >>>Haber Merkezi

  • AKÜ idari personeline eğitim

    AKÜ idari personeline eğitim

    İbrahim Küçükkurt Konferans Salonunda Personel Daire Başkanı Gülay Utkugün’ün açış konuşmasıyla başlayan eğitimde Coşkun, protokol ve görgü kurallarına uymanın önemi, tören, hitap ve tanışma protokolü, makam protokolü, ast-üst ilişkisi konularında katılımcıları bilgilendirdi. Çalışma hayatında uyulması zorunlu olan protokol kurallarının üniversitenin kurumsal saygınlığının ve hiyerarşik ilişkilerde sürdürülebilirliğin teminatı olduğuna dikkat çekerek, söz konusu kuralların kimin kimden üstün olduğunu değil, temsil edilen makama duyulan saygıyı gösterdiğini belirtti. Konuşmasında çok sayıda örnek olaya da yer veren Coşkun ayrıca “Bir üniversite sadece dersliklerden, laboratuvarlardan ya da sosyal alanlardan ibaret değildir. Üniversite, kapıdaki karşılamadan resmi bir yazışmanın üslubuna, bir törendeki oturma düzeninden telefondaki hitap şekline kadar bir ‘nezaket ve nizam’ bütünüdür” dedi. Eğitim programı, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi. >>>Haber Merkezi

  • Başkan Köksal ve Belediye Meclis Üyeleri Ankara yolcusu

    Başkan Köksal ve Belediye Meclis Üyeleri Ankara yolcusu

    Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal, Ankara’da düzenlenecek AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’na katılarak AK Parti’ye katılmak için Ankara yoluna çıktı. Başkan Köksal’a Ankara yolunda Belediye meclis üyeleri de eşlik ediyor. Başkan Köksal ile birlikte Dinar Belediye Başkanı Veysel Topçu’nun da AK Parti’ye katılması bekleniyor.>>>HABER MERKEZİ 

  • AKÜ GSF, üç sergiye ev sahipliği yaptı

    AKÜ GSF, üç sergiye ev sahipliği yaptı

    İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü 4. sınıf öğrencilerinin Öğr. Grv. Dr. Fügen Özer tarafından yürütülen “Portfolyo Sunum ve Teknikleri” dersi kapsamında hazırladıkları çalışmalardan oluşan karma sergide, öğrencilerin hazırladıkları dijital portfolyolar, QR kodların taranması suretiyle katılımcıların beğenisine sunuldu.

    Resim Bölümü 4. sınıf öğrencisi Feyzi İlter’in “Beden ve Mekân Arasında” adlı kişisel sergisi ile Resim Bölümü 4. sınıf öğrencisi Selda Aygün’ün “Görünmeyenler” adlı kişisel sergisinde de öğrencilerin farklı tekniklerle ürettiği çalışmalar, öğrencilerle ve Afyonkarahisarlı sanatseverlerle buluştu. Sergiler, 13 Mayıs tarihine kadar, GSF Eğitim Binasında ziyaret edilebilecek. >>>Haber Merkezi

  • Bir haftada 22 aranan şahıs yakalandı

    Bir haftada 22 aranan şahıs yakalandı

    İl genelinde yürütülen çalışmalar kapsamında; şok uygulamalar, aranan şahıslara yönelik operasyonlar, okul çevreleri, Hıdırlık Mesire Alanı, Erenler ve kız öğrenci yurtları çevresinde yoğun denetimler gerçekleştirildi.

    Yapılan uygulamalarda 10 yılın üzerinde kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 kişi olmak üzere toplam 22 aranan şahıs yakalandı. Denetimlerde 7 bin 226 kişi ve 1.758 araç sorgulandı.

    Ekiplerce yapılan aramalarda 1 tüfek, 2 tabanca, 1 kurusıkı tabanca, 5 fişek, çeşitli uyuşturucu maddeler ve 17 bıçak ele geçirildi. Bıçak taşıyan 17 kişiye toplam 62 bin 985 TL idari yaptırım uygulandı.

    Ayrıca trafik ve diğer ihlaller nedeniyle 22 kişiye 487 bin 39 TL, 38 araca ise 1 milyon 506 bin 213 TL idari para cezası kesildi.

    Asayiş çalışmalarında ayrıca 3 otodan hırsızlık, 1 iş yerinden hırsızlık ve 1 açıktan hırsızlık olayıyla ilgili yürütülen operasyonlarda 2 şüpheli yakalanarak tutuklandı. “Fuhşa teşvik, aracılık veya zorlama” suçuna ilişkin bir dosyada da 1 şüphelinin gözaltına alındığı bildirildi.

    Emniyet yetkilileri, kent genelinde huzur ve güvenliğin sağlanmasına yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti. >>>Haber Merkezi

  • Arda Turan Ukrayna’da tarih yazdı! Shakhtar Donetsk ile şampiyonluk sonrası ilk açıklamalar

    İşte röportajdan öne çıkan başlıklar:

    “Mütevazı Olmayacağım, Çok İyi Temsil Ettik”

    Arda Turan, ilk teknik direktörlük şampiyonluğuyla ilgili gururunu gizlemedi. Shakhtar’ın geleneksel oyun tarzını (proaktif ve hücum odaklı) sahaya yansıttıklarını belirten Turan, Avrupa arenasındaki performanslarına da vurgu yaptı:

    “Kulüp benden Shakhtar gibi oynayarak kazanmamı istemişti. Bunu başardığımız için mutluyum. Mütevazı olmayacağım, bence bu sezon Avrupa sahnesinde Ukrayna’yı çok iyi temsil ettik ve bu sezonla gurur duyabiliriz.”

    İnsanüstü Bir Mücadele: Lojistik Zorluklar

    Ukrayna’daki savaş koşulları nedeniyle yaşanan zorluklara değinen Turan, oyuncularının gösterdiği özveriye dikkat çekti: Sürekli devam eden zorlu yolculuklar ve yoğun takvim nedeniyle oyuncuların “insanüstü” bir iş çıkardığını söyledi. Avrupa’da mücadele eden tüm Ukrayna takımları (Dinamo Kiev, Polissya vb.) için takvimde kolaylıklar sağlanması ve kulüplerin birbirine yardım etmesi gerektiğini belirtti.

    Duygusal Mesajlar: “Anneler Günü” ve “Minnet”

    Röportajına tüm annelerin Anneler Günü’nü kutlayarak başlayan Arda Turan, Ukrayna halkına olan saygısını şu sözlerle dile getirdi:

    “Beni kabul ettikleri için Ukrayna halkına sonsuz minnettarım. Yaşadıkları tüm zorluklara rağmen gösterdikleri samimiyeti gördüğümde kelimeler yetersiz kalıyor. Saygıyla eğiliyorum.”

    Genç Oyunculara Yatırım

    Şampiyonluğun yanı sıra kulübün en büyük hedeflerinden biri olan genç oyuncu gelişiminde de başarılı olduklarını kaydeden Turan, takıma yeni yetenekler kazandırmanın mutluluğunu yaşadığını ifade etti.

    The post Arda Turan Ukrayna’da tarih yazdı! Shakhtar Donetsk ile şampiyonluk sonrası ilk açıklamalar first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Çocukların topunu şık bir vuruşla kurtaran adam…

    Çocukların topunu şık bir vuruşla kurtaran adam…

    Çocukların topunu şık bir vuruşla kurtaran adam…

    📶https://kanal3.com.tr/
    Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Ederek Son Dakika Haberleri Alabilirsiniz;
    İnstagram : https://www.instagram.com/kanal3tv
    Facebook : https://www.facebook.com/kanal3tv
    X: https://x.com/kanal3tv
    Telegram : https://t.me/kanal3_tv
    Whatsapp : https://whatsapp.com/channel/0029VaFDm2rEKyZKvlSELq17
    Next : https://sosyal.teknofest.app/@kanal3tv

    #Kanal3AnaHaber #Kanal3Haber #Kanal3

  • Turizm sektörü, 2025 rakamlarını yakalamayı hedefliyor

    Turizm sektörü, 2025 rakamlarını yakalamayı hedefliyor

    Türkiye’nin önemli turizm destinasyonları arasında yer alan Antalya’da sektör temsilcileri, pazar çeşitliliği, iç pazardaki hareketlilik ve Avrupa ile Rusya’dan gelen taleplerin etkisiyle yüksek sezona ilişkin olumlu beklentilerini koruyor.

    Turizmciler, Kurban Bayramı tatilinin rezervasyonlara ivme kazandıracağını belirtirken, uluslararası alanda tansiyonun düşmesine yönelik mesajların da rezervasyon hareketliliğini olumlu etkilediğini ifade ediyor.

    Manavgat’ta faaliyet gösteren bir otelin genel müdürü Çetin Aktaş, AA muhabirine, mart-mayıs dönemindeki başlangıç verilerinin beklentilerin altında kaldığını söyledi.

    Yüksek sezon için umutlu olduklarını belirten Aktaş, “Haziran ayının ikinci haftasından itibaren artan rezervasyonlar sezonun geri kalanı için olumlu sinyal veriyor.” dedi.

    Misafir memnuniyetine odaklanan tesislerin rezervasyon sıkıntısı yaşamadığını ifade eden Aktaş, personel ve enflasyon maliyetlerinin sektör üzerinde baskı oluşturduğunu kaydetti.

    Turizmde uzun vadeli planlamanın önemine işaret eden Aktaş, “Turizmde en kısa vadeli plan 5 yıllık olmalı. Orta vadede 10-15 yıl, uzun vadede ise 30-50 yıllık projeksiyonlar baz alınmalı ki sektör stabil bir seviyede yürüyebilsin.” diye konuştu.

    Türk turizminin son 20 yılda önemli ölçüde pazar çeşitliliği kazandığını vurgulayan Aktaş, İngiliz pazarının Akdeniz çanağındaki “ultra her şey dahil” konseptine ilgisinin arttığını dile getirdi.

    Alman pazarında sezon başında sınırlı düşüş yaşandığını, Rus pazarında ise kısmi artış görüldüğünü aktaran Aktaş, İskandinav, Balkan ve Doğu Avrupa pazarlarının sektör açısından önemli güvence oluşturduğunu ifade etti.

    “KURBAN BAYRAMIYLA BİRLİKTE SEZON HAREKETLENECEK”

    Belek Turizm Merkezi’ndeki bir otelin genel müdürü Ali Kızıldağ da Kurban Bayramı rezervasyonlarının iyi gittiğini belirterek, sezona bayram hareketliliğiyle giriş yapacaklarını söyledi.

    İç ve dış pazarda rezervasyonların olumlu seyrettiğini ifade eden Kızıldağ, kış sezonunun beklendiği gibi geçmediğini dile getirdi.

    Rusya ile Ukrayna arasında karşılıklı ateşkes mesajlarının yanı sıra ABD, İsrail ve İran hattındaki olumlu açıklamaların turizmi desteklediğini kaydeden Kızıldağ, “Rezervasyon hareketliliği sürüyor. Hem bayramı hem de sezonu kutlayacağımız çifte bayram yaşayacağız.” diye konuştu.

    “TÜRKİYE GÜVENLİ DESTİNASYON OLMAYI SÜRDÜRÜYOR”

    Seyahat acentesi yetkilisi Hira Kızıloğlu ise Orta Doğu’daki krizlere rağmen Türkiye’nin özellikle Avrupa ülkeleri için güvenli ve istikrarlı bir destinasyon olmayı sürdürdüğünü söyledi.

    Türkiye’nin güçlü diplomatik ilişkilerinin turizme olumlu yansıyacağını ifade eden Kızıloğlu, sektörün küresel krizlere karşı geçmiş yıllara göre daha dayanıklı hale geldiğini belirtti.

    Sezonun zayıf başlamasının ilerleyen aylarda telafi edilebildiğini dile getiren Kızıloğlu, “2026 yılı sonunda açıklanacak verilerde en az 2025 yılı doluluk oranlarının yakalandığını göreceğimizi düşünüyoruz.” ifadesini kullandı.

    “BAYRAM DÖNEMİNDE DOLULUKLAR YÜZDE 100’E YAKLAŞACAK”

    Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği Başkan Yardımcısı Ercan Çek, mayıs ayıyla turizmde hareketliliğin başladığını, Rusya pazarındaki bayram döneminin rezervasyonlara olumlu yansıdığını söyledi.

    Kurban Bayramı döneminde otellerde ciddi doluluk beklendiğini belirten Çek, bazı tesislerin şimdiden yüksek doluluk oranlarına ulaştığını, bayram sürecinde dolulukların yüzde 100’e yaklaşacağını ifade etti.

    Rusya’dan paket tur satışlarının sürdüğüne ve asıl yoğun sezonun haziran ayında başlayacağına işaret eden Çek, “Geçen yılki rakamları yakalamak zor görünüyor ancak savaş ortamının sona ermesi halinde geçen yıldan daha iyi bir sezon yaşayabiliriz.” değerlendirmesinde bulundu.

    Turizm Otel Yöneticileri Derneği Alanya İlçe Başkanı Hidayet Gökçen, 2026 sezonunda sektörün hem yüksek gelir hedefleri hem de bölgesel krizlerin etkisini aynı anda yaşadığına dikkati çekti.

    İran ve çevresindeki gerilim nedeniyle Avrupa pazarında rezervasyonlarda düşüşler ve erken rezervasyon iptalleri görüldüğünü belirten Gökçen, turistlerin tatil planlarını son dakikaya bıraktığını ifade etti.

    Türkiye’nin kriz yönetimi tecrübesi ve pazar çeşitliliğinin sektöre avantaj sağladığını kaydeden Gökçen, yılın ikinci yarısında toparlanma beklediklerini kaydetti. >>>AA

  • İsrail, süreyi 3 ay daha uzattı

    İsrail, süreyi 3 ay daha uzattı

    Uluslararası Orta Doğu Medya Merkezi (IMEMC) haberine göre, ilk kez 22 Eylül 2024’te alınan kapatma kararı 3 aylık yeni bir kararla 13. kez uzatıldı.

    İsrail’in aldığı son karar gereği Ramallah’taki Al Jazeera ofisi 3 ay daha kapalı tutulacak.

    Bölgedeki tanıkların aktardığına göre, İsrail askerleri, sabah saatlerinde Ramallah’ın merkezindeki Al Jazeera televizyon kanalının ofisine baskın düzenledi.

    Baskınla eş zamanlı ofisin bulunduğu Manara kavşağı çevresinde göz yaşartıcı gaz ve ses bombaları atan İsrail askerleri, kentin kuzey girişinde sıkı güvenlik tedbirleri eşliğinde Ayn Siniya ve İtara geçiş noktalarını saatlerce kapalı tuttu.

    RAMALLAH’TAKİ AL JAZEERA OFİSİNİN KAPATILMASI

    İsrail ordusu, 22 Eylül 2024’te Al Jazeera televizyonunun işgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kentindeki ofisine baskın düzenlemiş ve ofis kapatılmıştı.

    Al Jazeera, o günkü gelişmeye ilişkin haberinde ofisin 45 gün süreyle askeri emir gereği kapatıldığını duyurmuştu.

    Ağır silahlarla gerçekleştirilen baskında ofisteki tüm ekipman ve belgelere el koyan İsrail askerlerinin bunları kamyonlarla taşıdığı, çalışanların arabalarını kullanmasını engellediği aktarılmıştı.

    Al Jazeera’nın Ramallah’taki ofisinin basılması ve kapatılmasından 4 ay önce de kanalın Kudüs’teki ofisi kapatılmıştı. >>>AA

  • Mevlana’nın eserleri özel koşullarda korunuyor

    Mevlana’nın eserleri özel koşullarda korunuyor

    Mevlana’nın “Mesnevi”, “Divan-ı Şems”, “Fihi Ma Fih”, “Mecalis-i Seb’a” ve “Mektubat” eserlerinin korunduğu, Türkiye’deki nadir el yazması koleksiyonlarından birine ev sahipliği yapan Mevlana Müzesi, tasavvuf ve yazma eser mirası açısından da öne çıkıyor.

    UNESCO Dünya Belleği Listesi’nde yer alan eserlerin zarar görmemesi için de müzede özel koruma alanları oluşturuldu.

    Yazmaların bulunduğu bölümlerde sıcaklık ve nem dengesi sürekli ölçülerek kontrol altında tutulurken, iklimlendirme sistemleriyle ortam koşulları sabit tutuluyor.

    El yazması eserlerin mikrobik oluşumlardan etkilenmemesi, kağıt, mürekkep ve cilt yapısının bozulmaması için uluslararası standartlara uygun koruma yöntemleri uygulanıyor.

    Yangın riskine karşı da özel önlemlerin alındığı müzede, yazmaların bulunduğu bölümlerde su yerine gazlı söndürme sistemleri tercih ediliyor.

    “BİZE EMANET EDİLEN BU ESERLERİ EN İYİ ŞEKİLDE MUHAFAZA EDİYORUZ”

    Mevlana Müzesi Müdürü Naci Bakırcı, Mevlana’nın eserlerinin yalnızca birer yazma eser değil, aynı zamanda insanlığın ortak hafızasının önemli parçaları olduğunu söyledi.

    Ellerindeki “Mesnevi”nin 748 yıllık olduğunu ve diğer eserlerin de onun yakın dönemlerine tarihlendirildiğini belirten Bakırcı, yüzyıllardır korunan kitapların muhafaza şartlarının büyük hassasiyet gerektirdiğini vurguladı.

    UNESCO tarafından dünya müzelerindeki ve kütüphanelerindeki el yazması eserler için bir komisyon oluşturulduğunu anımsatan Bakırcı, “Komisyon marifetiyle en erken tarihli yazma nüshaları karşılaştırıldı. Hazreti Mevlana’nın 5 eserinin en eski nüshaları müzemizde çıktı. Bakanlığımız da bu ortak mirasın korunması için 14 ülkeyle birlikte UNESCO’ya müracaat etti ve eserler UNESCO Dünya Belleği Listesi’ne alındı.” ifadelerini kullandı.

    Bakırcı, bu eserlerin en eski nüshalar olması, Konya’da yazılması, üzerinde mücellit isimlerinin (ciltleyen kişiye verilen isim) bulunmasının yanı sıra Selçuklu dönemi cilt tezhip ve Konya tezhip ekolü açısından çok ciddi kaynaklar olduğuna dikkati çekti.

    Bu kitapların hepsinin organik eserler olduğunu ve korunması için özel şartlar oluşturulması gerektiğini dile getiren Bakırcı, şunları kaydetti: “Isı, nemölçer cihazlarla ısı ve nem dengesini koruyoruz. En önemlisi de eski eserlerin mikrobik ortamdan arındırılmış olması gerekliliği. Geçen yıl her bir eser için asitsiz kağıtlardan koruma kapları yaptırdık. Yangına karşı sulu sistem değil, gazlı sistemlerle koruma sağlıyoruz. Bize emanet edilen bu eserleri, en iyi şekilde, gönül rahatlığı içinde Mevlana Müzesi’nin depolarında ve teşhir alanlarında muhafaza ediyoruz.” >>>AA

  • Florida’da korkutan orman yangınları

    Florida’da korkutan orman yangınları

    CBS News’ün haberine göre hafta sonu eyaletin Broward ve Miami-Dade bölgelerinde orman yangınları çıktı.

    Yangınlarda şu ana kadar 4 bini aşkın hektar alan kül olurken, itfaiye ekiplerinin söndürme ve kontrol çalışmaları sürüyor.

    Yerel yetkililer, alevlerin yerleşim alanlarına yaklaşma riskine karşı da Holly Lake gibi çevre bölgelerde önlem aldı.

    Yangınlar yüzde 60 oranında kontrol altına alınırken, bazı bölge sakinleri tahliye ihtimaline karşı hazırlık yapmaya başladı. >>>AA