Yazar: admin

  • Doğum izninden yararlanmak isteyen anneler için başvurular sürüyor

    Doğum izninden yararlanmak isteyen anneler için başvurular sürüyor

    Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının NSosyal hesabından yapılan açıklamada, doğum izni süresinin 24 haftaya çıkarılmasına ve 8 haftalık ilave izne ilişkin yeni düzenlemenin Resmi Gazete’de yayımlanmasıyla yasanın yürürlüğe girdiği belirtildi.

    Açıklamada, şu ifadeler kullanıldı: “Tek başvuru şartı, 16 Ekim 2025 ve sonrasında doğum yapan tüm anneler, herhangi bir rapora gerek olmaksızın bu kanuni haktan yararlanabiliyor. Tek başvuru yolu, anneler, bebeklerinin kimlik fotokopileri ve ilave izin talep ettiklerine ilişkin bir dilekçeyi çalıştıkları kuruma teslim ediyor. Yeni düzenlemeden yararlanmak için, 15 Mayıs Cuma günü mesai saati bitimine kadar başvuruda bulunmayı unutmayın.” >>>AA

  • Çığ altındaki Gezer’in cansız bedenine ulaşıldı

    Çığ altındaki Gezer’in cansız bedenine ulaşıldı

    Ardanuç ilçesine bağlı Zekeriya köyünde yürütülen arama kurtarma çalışmalarında yeri tespit edilen Gezer’in cansız bedeni, ekiplerin yoğun çalışması sonucu bulunduğu noktadan çıkarıldı. Zorlu arazi ve hava şartlarına rağmen sürdürülen çalışmalarda, çığ kütlesi altında kalan Gezer’e ulaşılmasının ardından dikkatli şekilde çıkarma işlemi gerçekleştirildi. Ekiplerin koordinasyonuyla bölgeden çıkarılan Bülent Gezer’in cenazesi, otopsi için Artvin Adli Tıp Kurumu’na sevk edildi.

    31 Aralık 2025 günü Zekeriya köyünde meydana gelen çığda, sürülerini yayladan köye indirmeye çalışan 6 çoban ve yaklaşık bin 200 küçükbaş hayvan çığa yakalandı. Çobanlardan 3’ü kendi imkânlarıyla kurtulurken, Suat Temel ile Kerimullah Azizullah’ın cansız bedenlerine ulaşıldı. Bülent Gezer ise kaybolmuştu. Olayın ardından başlatılan arama çalışmaları, bölgede artan çığ riski ve olumsuz hava şartları nedeniyle 3 Ocak 2026 tarihinde durduruldu. AFAD ekiplerinin bölgede sürdürdüğü ölçüm ve risk analizleri sonucunda çığ tehlikesinin azalmasıyla birlikte arama faaliyetlerine geçtiğimiz hafta sonu yeniden başlamıştı. >>>İHA

  • Çatılar uçtu, araçlar zarar gördü

    Çatılar uçtu, araçlar zarar gördü

    Gaziantep genelinde önceki gün “süper hücre” fırtınası etkili oldu. Bir anda bastıran fırtına kentin pek çok noktasında hayatı felç etti. Fırtınayla birlikte etkili olan yağmur, dolu, hortum ve rüzgar, cadde, sokaklar ve köprü altlarını göle çevirdi. Yaklaşık yarım saat süren fırtınada çatılar uçtu, dereler taştı, araçlar zarar gördü, evler hasar aldı, ağaçlar söküldü. Fırtınanın etkisiyle 23 kişinin yaralandığı kentte olayın şokunu atlatmaya çalışan vatandaşlar ise ilk kez böyle bir durumla karşılaştıklarını söyledi. Misafirlik için gittiği yerde afete yakalanan ve çatı uçması-balkon yıkılması nedeniyle aracı hurdaya dönen bir vatandaş ise yetkililerden yardım istedi.

    “KORKUNÇ ŞEYLER OLDU, BİNA YIKILACAK ZANNETTİK”

    Afete misafirlikte yakalandığını söyleyen ve çok korktuklarını belirten Taner Güler isimli vatandaş, “Ben bu mahallede oturmuyorum, misafirliğe gelmiştim buraya. Yukarı çıktık, ben de site içerisine koydum aracımı. Burayı pek bilmiyorum. Yukarı çıktık, yarım saat sonra hava akşam olmuş gibi karardı. Yani inanılmaz korkunç şeyler oldu. Kabus gibi bir şeydi, yani biz bina yıkılacak zannettik. İçerden pencereleri tuttuk” dedi.

    “BALKON YIKILMASI VE ÇATI UÇMASI SONUCU ARACIM AĞIR HASAR ALDI”

    Afetin etkisiyle balkon yıkılması ve çatı uçması sonucu aracının ağır hasar aldığını da belirten Güler, “Daha sonra aşağı indik vaziyet bu. Yani biz de bilemedik nasıl olduğunu. Üzerine çatı parçaları düşen araç benim, o an ikinci bir depremi yaşamış gibi olduk burada. O durum anlatılmaz yaşanır diyebilirim. Balkonlar falan hep yığılmış aracın üzerine. Yani araç çalışır vaziyette değil. Şu an durum bu. Mağdurum, yetkili yerlere gittim. Herkes birbirinden habersiz diyebilirim yani. Bugün kaymakamlığa gittim, şu an kaymakamlığının gelmesini bekliyorum. Belediyeye, valiliğe ve karakola gittim. Şu an mağdurum ve bekliyorum” ifadelerini kullandı.

    “BU YAŞIMA KADAR İLK DEFA BÖYLE BİR FELAKET GÖRDÜM, HER TARAFTA DEPREM ETKİSİ VARDI”

    Aynı binada oturan ve fırtınaya yolda yakalandığını söyleyen Settar Yalçın ise “O gün misafirlik için köyüme gitmek üzereydim. Fakat o felaketin yaşandığı anda yoldaydım ve bir yere gidemedim. Bu yaşıma kadar ilk defa böyle bir felaket gördüm. Evime geri döndüğümde ise her taraf depremin bıraktığı etkiyle aynı olmuştu. Çatılar uçtu, binalar ve araçlar hasar gördü. Yetkililer geldi, incelemede bulundu. Tutanaklar tutuldu. Herkese geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum” diye konuştu. >>>İHA

  • Dokuz günlük bayram tatili turizmi hareketlendirecek

    Dokuz günlük bayram tatili turizmi hareketlendirecek

    Türkiye Otelciler Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Yağcı, yaptığı açıklamada, 9 günlük tatilin sektör için son derece olumlu ve sevindirici bir gelişme olduğunu söyledi.

    Vatandaşın daha erkenden tatil planı yapması için önemli avantaj sağlayacağını vurgulayan Yağcı, “Gerçek anlamda sezon açılışını Kurban Bayramı ile yapmış olacağız. Yüksek dolulukların olacağı bir dönemi yaşayacağımızı şimdiden söyleyebilirim. Bu hem Akdeniz sahilleri için hem Ege sahilleri için de yüksek doluluğun olacağı bir dönemi işaret ediyor çünkü yurt dışı pazarlarımızdan da belli talep olacak bu dönemde. İç turizmde de ciddi canlanma olacağını öngörüyoruz.” dedi.

    Yağcı, “Sektörde 9 gün tatil olması son derece önemli bir durum oluşturdu. Zaten var olan bir doluluk vardı. 9 gün olması rezervasyonlarda ciddi bir artış sağlayacak. Dolayısıyla son dakikaya kaldıklarında hem yer bulma sıkıntısı hem erken rezervasyon fırsatlarından yararlanamama olasılığı da oluşturabileceğinden erken rezervasyon yapmalarını önemle tavsiye ediyorum çünkü bayramda yüzde 100 doluluklara ulaşacağımızı söyleyebilirim.” ifadelerini kullandı.

    İlan edilen tatilin, dünyada yaşanan jeopolitik gelişmelerin yaratmış olduğu sıkıntılardan sıyrılarak turizme ciddi ivme kazandıracağına işaret eden Yağcı, turizmle birlikte diğer sektörlerin de canlanacağına değinerek, “Sadece turizmde değil, aynı zamanda ekonomik bir canlanma da bu dönemde oluşacağını söyleyebilirim. Dolayısıyla dokuz günlük tatil hem ülkemiz için hem ekonomimiz için son derece faydalı oldu.” diye konuştu.

    “EN ERKEN REZERVASYONU YAPTIRAN EN İNDİRİMLİ FİYATI ALIYOR”

    Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği Başkanı Kaan Kaşif Kavaloğlu da tatilin erken açıklanmasının büyük avantaj sağladığını söyledi. Kurban Bayramı ile Hristiyanların Pfingsten (Hamsin Yortusu) bayramının aynı zamana denk geldiğini anlatan Kavaloğlu, “Özellikle Avrupalı Türklerin, gurbetçilerimizin de aynı dönemde Antalya’da ve Türkiye’de tatil yapma ihtiyaçları var. Aynı döneme denk geleceği için çok yoğun doluluk bekliyoruz. İnsanlar tatillerini programlarlarken son dakikaya kalmak istemiyor. Tatilin mayıs başında açıklanmış olması bizim için çok büyük avantaj oldu.” dedi.

    Kavaloğlu, mayıs ayının ilk haftasının Rusların tatili ile hareketli geçeceğini belirterek, Kurban Bayramı ile sezonun tam anlamıyla başlayacağını vurguladı.

    İç pazarın sektörün güvencesi olduğunu aktaran Kavaloğlu, şöyle devam etti: “Erken rezervasyon yaptıran en indirimli fiyatı almak zorunda. Bu denklemi asla otelciler olarak bozmayız, bozmamalıyız. Dolayısıyla son dakika rezervasyonlarına kalanlar da olabiliyor ama en erken rezervasyonu yaptıran en indirimli fiyatı almış oluyor. İç pazar ve Avrupa’da yaşayan Türkler bizim için çok önemli. Özellikle bu kriz dönemlerinde bizim için çok ön plana çıkıyorlar.” Antalya Kent Konseyi Turizm Çalışma Grubu Başkanı Recep Yavuz da tatilin hem vatandaşa hem de sektöre çok iyi geleceğini, yurt içi ve yurt dışı seyahatlerinin hareketleneceğini kaydetti. >>>AA

  • Klasik Müzik Festivali’ne muhteşem final

    Klasik Müzik Festivali’ne muhteşem final

    Afyonkarahisar Müzesi’nin fuaye alanında düzenlenen festivalin kapanış konserinde, “Duo Stringscapes” grubu sahne aldı. Sanatçılar Güneş Hızlılar arpı, Tuna Tandoruk gitarıyla birbirinden güzel eserlerini seslendirdi. Konsere sanatseverler ilgi gösterdi. >>>AA

    Genel Sanat Yönetmenliğini Hüseyin Başkadem’in yaptığı “25. Afyonkarahisar Klasik Müzik Festivali” sona erdi. ( Arif Yavuz – Anadolu Ajansı )
    Genel Sanat Yönetmenliğini Hüseyin Başkadem’in yaptığı “25. Afyonkarahisar Klasik Müzik Festivali” sona erdi. ( Arif Yavuz – Anadolu Ajansı )
    Genel Sanat Yönetmenliğini Hüseyin Başkadem’in yaptığı “25. Afyonkarahisar Klasik Müzik Festivali” sona erdi. ( Arif Yavuz – Anadolu Ajansı )
    Genel Sanat Yönetmenliğini Hüseyin Başkadem’in yaptığı “25. Afyonkarahisar Klasik Müzik Festivali” sona erdi. ( Arif Yavuz – Anadolu Ajansı )
    Genel Sanat Yönetmenliğini Hüseyin Başkadem’in yaptığı “25. Afyonkarahisar Klasik Müzik Festivali” sona erdi. ( Arif Yavuz – Anadolu Ajansı )
    Genel Sanat Yönetmenliğini Hüseyin Başkadem’in yaptığı “25. Afyonkarahisar Klasik Müzik Festivali” sona erdi. ( Arif Yavuz – Anadolu Ajansı )
  • CHP Kurultay davasında yeni tarih: Duruşma 1 Temmuz’a ertelendi

    İşte yargı sürecine dair son gelişmeler…

    CHP’nin genel başkan değişiminin yaşandığı 38. Olağan Kurultayı’na yönelik ortaya atılan usulsüzlük iddiaları yargıya taşınmış, Ankara Adliyesi’nde görülen beşinci duruşma sabah saatlerinde başlamıştı.

    Mahkeme 1 Temmuz Kararı Verdi

    Duruşma salonunda tarafların beyanlarını dinleyen mahkeme heyeti, dosyadaki eksiklerin giderilmesi ve delillerin daha kapsamlı incelenmesi amacıyla davanın bir sonraki duruşma tarihini 1 Temmuz 2026 olarak belirledi.

    Davada Neler Yaşanmıştı?

    Süreç, kurultay sırasında oy kullanım işlemleri, delegeler üzerindeki baskı iddiaları ve bazı teknik prosedürlerin usule aykırı yapıldığı gerekçesiyle açılan şikayetlerle başlamıştı. Siyasi kulislerde yakından takip edilen dava, partinin iç dinamikleri ve yönetim meşruiyeti açısından sembolik bir önem taşıyor.

    Siyasi Yankıları Sürüyor

    Duruşmanın ertelenmesiyle birlikte, 1 Temmuz’da yapılacak olan altıncı celsede davanın esasına dair daha somut adımların atılması bekleniyor. CHP yönetiminden ve davayı açan taraflardan, erteleme kararı sonrası yapılacak açıklamalar merakla bekleniyor.

    The post CHP Kurultay davasında yeni tarih: Duruşma 1 Temmuz’a ertelendi first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Petrol fiyatları düştü, altın yükseldi: Dolar ve bitcoin kaç TL?

    İşte 6 Mayıs 2026 itibarıyla döviz, altın, petrol ve kripto piyasalarındaki son durum…

    ABD ile İran arasında “nihai anlaşma” yolunda ilerleme kaydedildiğine dair açıklamalar, küresel piyasalarda risk iştahını artırdı. Özgürlük Projesi’nin askıya alınması ve tansiyonun düşmesiyle birlikte enerji fiyatları nefes alırken, yatırımcılar yeniden hisse senetlerine ve güvenli liman altındaki yeni pozisyonlara odaklandı.

    Döviz Kurlarında Son Rakamlar

    Doların küresel çapta bir miktar zayıflamasıyla birlikte iç piyasadaki döviz kurları şu seviyelerde güne başladı:

    • Dolar: 45,24 TL

    • Euro: 53,12 TL

    • İngiliz Sterlini: 61,49 TL

    Altın Fiyatlarında Rekor Seviyeler

    Merkez bankalarının “güvercin” politikalara dönebileceği beklentisi, altının ons fiyatını zirveye taşıdı. Dün 4.557 dolara çıkan ons altın, yeni günde 4.646 dolar seviyesini test ediyor. İç piyasada ise rakamlar şöyle:

    • Gram Altın: 6.766 TL

    • Çeyrek Altın: 10.975 TL

    • Cumhuriyet Altını: 44.471 TL

    Brent Petrol ve Enerji Piyasası

    Hürmüz Boğazı’ndaki ablukanın diplomasiyle çözülebileceği sinyali, petrol fiyatlarında %2’nin üzerinde değer kaybı yaşattı. Dün 109 dolara gerileyen Brent petrolün varili, yeni işlem gününde 106,5 dolara kadar çekildi. Bu düşüşün, önümüzdeki günlerde akaryakıt fiyatlarına indirim olarak yansıması bekleniyor.

    Borsa ve Kripto Paralar Şahlandı

    • Borsa İstanbul: BIST 100 endeksi, dünü %0,88 değer kazanarak 14.495,77 puandan tamamladı ve yükseliş eğilimini koruyor.

    • Bitcoin: 3 aylık düşüş trendini kıran lider kripto para birimi, 81.200 dolar seviyesine kadar yükseldi.

    • Ethereum (ETH): Toparlanma sürecine eşlik ederek 2.359 dolar seviyesini gördü.

    The post Petrol fiyatları düştü, altın yükseldi: Dolar ve bitcoin kaç TL? first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Ölü sayısı 2’ye yükseldi

    Ölü sayısı 2’ye yükseldi

    Kaza, 3 gün önce Kütahya-Afyonkarahisar karayolunun 11’inci kilometresinde meydana geldi. Antalya’nın Alanya ilçesinden İstanbul’a gitmek üzere yola çıkan İsmet Başusta (65) idaresindeki 07 CGU 157 plakalı otomobil, sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıkmıştı. Yol kenarındaki bariyerleri aşan araç, yaklaşık 60 metrelik uçuruma yuvarlanarak Porsuk Çayı’na düşmüştü ve araçta yolcu olarak bulunan Emine Başusta’nın (63) olay yerinde hayatını kaybetmişti. Ağır yaralı olarak kurtarılan sürücü İsmet Başusta ise ambulansla Kütahya Şehir Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alınmıştı. Ancak hastanede 3 gündür yaşam mücadelesi veren sürücü Başusta da tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Böylece kazada hayatını kaybedenlerin sayısı 2’ye yükseldi. >>>İHA

  • Vali Aktaş’ın eğitim hassasiyeti

    Vali Aktaş’ın eğitim hassasiyeti

    EĞİTİM YATIRIMLARI ÖNE ÇIKTI

    İGM gündem maddeleri incelendiğinde, doğrudan okul ve eğitim tesisiyle ilgili olan maddelerin sayısının oldukça yüksek olduğu görüldü. Toplam 35 maddenin 11’i eğitim ve okul yatırımlarına ayrıldı.

    Bu kapsamda; farklı ilçe, belde ve köylerde bulunan taşınmazların, eğitim Tesis Alanı” olarak kullanılması, Milli Eğitim Bakanlığı İnşaat ve Emlak Genel Müdürlüğü’ne tahsis edilmesi konuları görüşüldü.

    Eğitim yatırımı içeren maddeler; Emirdağ, İhsaniye, Sinanpaşa, Çay, Bayat ve Çobanlar gibi birçok ilçeyi kapsadı. Özellikle Sinanpaşa ilçesine bağlı mahalle ve beldelerde çok sayıda parselin eğitim alanı olarak planlanması dikkat çekti.

    VALİ AKTAŞ’TAN EĞİTİME ÖZEL HASSASİYET

    Göreve başladığı günden bu yana eğitim yatırımlarına özel önem verdiği bilinen Vali Naci Aktaş’ın, İl Özel İdaresi üzerinden yürütülen projelerde eğitim başlıklarını öncelikli tuttuğu görülüyor. İl Genel Meclisi gündemine gelen bu tekliflerin büyük bölümünün valilik makamı imzasıyla hazırlanarak meclise sunulması, bu hassasiyetin somut bir yansıması olarak değerlendiriliyor.

    GÜNDEMİN ÜÇTE BİRİ EĞİTİME AYRILDI

    Sayısal dağılıma bakıldığında, 35 gündem maddesinin yaklaşık üçte birinin (%31) eğitim ve okul yatırımlarıyla ilgili olduğu ortaya çıktı. Bu oran, İl Genel Meclisi’nin Mayıs ayı toplantılarında eğitim altyapısının güçlendirilmesine yönelik kararlılığın sürdüğünü gösterdi.

    Geçtiğimiz günlerde Afyonkarahisar merkezde Kamil Miras Anadolu Lisesi spor salonunun iyileştirilmesi için hayırsever Hüsnü Ulu ve İscehisar’da Hayırsever iş insanı Remzi Özcan’ın desteğiyle İscehisar ilçesine kazandırılacak olan Karamehmet Özel Eğitim Okulu için protokol imzalanması da eğitime verilen önemi bir kez daha ortaya koydu. >>>Mustafa BAYER

  • Kübra Yapıcı cinayeti aydınlatıldı: İtiraf geldi, failler yakalandı!

    İşte o korkunç olayın detayları…

    Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamayla Kübra Yapıcı dosyasının artık faili meçhul olmadığını duyurdu. Manavgat, Serik ve Burdur Cumhuriyet Başsavcılıkları ile emniyet ve jandarma teşkilatlarının eşgüdümlü operasyonuyla katil zanlıları farklı illerde kıskıvrak yakalandı.

    Çelişkili İfadeler Cinayeti Ele Verdi

    Soruşturma, Kübra Yapıcı’nın kaybolduğu gece Kepez’deki bir kafede iki erkekle görüldüğünün kamera kayıtlarıyla tespitiyle derinleşti. Şüphelilerden İlyas Umut D.’nin, “Kübra’yı market önünde bıraktım” şeklindeki ifadesi, marketin o saatte kapalı olduğunun saptanmasıyla çürüdü. Teknik takip ve saha incelemeleri sonucu şüphelilerin gerçek kimliklerine ulaşıldı.

    Kan Donduran İtiraf: Öldürüp Yaktılar

    Gözaltına alınan İlyas Umut D., cinayeti tüm detaylarıyla itiraf etti. İtirafa göre:Kübra Yapıcı, “borç meselesi” bahanesiyle Burdur’daki bir ormanlık alana götürüldü. Burada silahla öldürüldükten sonra cesedi önce gömüldü, ardından çıkarılarak yakıldı. Ceset parçalarının bir kısmı ise baraj sularına atıldı.

    Adalet Bakanı Gürlek: “Hiçbir Suç Cezasız Kalmayacak”

    Bakan Akın Gürlek, “Türkiye Yüzyılı’nı Adaletin Yüzyılı kılma” vizyonu doğrultusunda hiçbir dosyanın karanlıkta bırakılmayacağını vurguladı. Soruşturmada emeği geçen birimlere ve BTK’ya (Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu) teşekkür eden Gürlek, evladının izini sürerek faillere ulaşılmasında büyük rol oynayan acılı baba Yunus Yapıcı’ya başsağlığı diledi.

    Zanlılar Adalete Teslim Edildi

    Cinayetin diğer şüphelisi Ata Berk S., İstanbul’da düzenlenen operasyonla yakalandı. Olay mahalli Burdur sınırlarında kaldığı için yargılama sürecinin Burdur Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütüleceği öğrenildi.

    The post Kübra Yapıcı cinayeti aydınlatıldı: İtiraf geldi, failler yakalandı! first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Muhittin Böcek’in mal varlığına el konuldu! Antalya’da yolsuzluk soruşturması şoku (6 Mayıs 2026)

    İşte 6 Mayıs 2026 sabahı itibarıyla bölgede hareketliliğe neden olan o gelişmenin detayları…

    Muhittin Böcek ve Ailesinin Mal Varlıklarına El Konuldu!

    Antalya Büyükşehir Belediyesinde süregelen rüşvet ve yolsuzluk iddiaları, adli bir boyuta taşınarak genişletildi. Yürütülen soruşturma çerçevesinde mahkeme, Belediye Başkanı Muhittin Böcek başta olmak üzere ailesinden isimlerin varlıkları üzerinde tedbir kararı aldı.

    Mal Varlıklarına El Konulan İsimler

    Soruşturma dosyası kapsamında yalnızca Başkan Böcek değil, yakın aile üyeleri de mercek altına alındı. Mal varlıklarına el konulan isimler şunlar:

    • Muhittin Böcek (Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı)

    • Mustafa Gökhan Böcek

    • Zuhal Böcek

    Yolsuzluk ve Rüşvet Soruşturması Derinleşiyor

    Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik bir süredir devam eden teknik ve fiziki takibin ardından gelen bu karar, operasyonun boyutunun oldukça kapsamlı olduğunu gösteriyor. Yolsuzluk ve rüşvet iddialarına ilişkin dosyanın içeriği hakkında henüz resmi bir detay paylaşılmazken, belediye binası ve ilgili adreslerdeki sürecin devam ettiği öğrenildi.

    Ayrıntılar Bekleniyor

    Günün ilk saatlerinde gelen bu gelişme sonrası hem belediye yönetiminden hem de adli makamlardan yapılacak resmi açıklamalar merakla bekleniyor. Şehirde büyük yankı uyandıran bu kararın ardından siyasi partilerin ve yerel yönetim birimlerinin nasıl bir tavır alacağı ise belirsizliğini koruyor.

    The post Muhittin Böcek’in mal varlığına el konuldu! Antalya’da yolsuzluk soruşturması şoku (6 Mayıs 2026) first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Mesleki Yeterlilik Sınavlarında e-Sınav dönemi başladı

    Mesleki Yeterlilik Sınavlarında e-Sınav dönemi başladı

    Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, sınav hizmetlerini daha hızlı, güvenli ve etkin şekilde yürütmek amacıyla ülke genelinde yaygınlaştırılan “e-Sınav” uygulamaları, 81 ilde, 597 merkezde bulunan toplam 705 “e-Sınav” salonunda sürdürülüyor.

    “Motorlu Taşıt Sürücü Kursiyerleri Sınavı”, “Kalfalık, Ustalık ve Usta Öğreticilik Teorik Sınavı”, “Amatör Telsizcilik Sınavı” ile “Denklik Seviye Tespit Sınavı” elektronik ortamda uygulanıyor.

    Bu kapsam, kara yolu yolcu ve eşya-kargo taşımacılık faaliyetleri için kara yollarında seyreden araçları kullanacak kişilere yönelik yapılan Mesleki Yeterlilik Sınavları’nın elektronik ortama taşınmasıyla genişletildi.

    Bu doğrultuda daha önce basılı evrakla gerçekleştirilen Mesleki Yeterlilik Sınavları, 1 Mayıs’tan itibaren “e-Sınav” merkezlerinde elektronik ortamda uygulanmaya başlandı.

    Yeni uygulamayla birlikte adayların sınav süreçlerinin daha hızlı ve güvenli şekilde yürütülmesi, operasyonel süreçlerin daha etkin yönetilmesi ve ölçme değerlendirme uygulamalarında dijitalleşmenin güçlendirilmesi hedefleniyor.

    Ayrıca artan sınav ve aday sayılarına bağlı olarak “e-Sınav” altyapısının geliştirilmesi, uygulama standartlarının yükseltilmesi ve dijital sınav hizmetlerinin ülke genelinde yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmalar devam ediyor. >>>AA

  • Emniyetin hassas burunları, suçla mücadelede görev başında

    Emniyetin hassas burunları, suçla mücadelede görev başında

    EGM Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığına bağlı Köpek Eğitim Merkezi’nde (KEM) yetiştirilen köpekler, teşkilatın farklı birimlerinde kullanılıyor.

    Ankara’nın Gölbaşı ilçesindeki merkezde, görev köpekleri ile idarecileri birlikte eğitiliyor. Köpekler, narkotik operasyonlarından toplumsal olaylara, cinayetlerin aydınlatılmasından kayıp kişilerin bulunmasına kadar geniş bir alanda görev yapıyor.

    Merkezde, narkotik madde, patlayıcı, silah ve mühimmat ile banknot arama, iz takip, kadavra tespiti, delil niteliği taşıyan teknolojik cihazların tespiti ve arama-kurtarma dahil 12 farklı branşta eğitim veriliyor.

    Görev köpekleri, yerleşkedeki üretim ünitelerinde yetiştiriliyor ve uzman eğitmenlerce branşlara hazırlanıyor. Merkezdeki veteriner kliniğinde köpeklerin bakım ve tedavileri gerçekleştiriliyor.

    KEM, Emniyet Teşkilatının ihtiyacını karşılamanın yanı sıra farklı kurumlara eğitim desteği sağlıyor. Merkezde uluslararası düzeyde de eğitim faaliyetleri yürütülüyor.

    Görev köpekleriyle birlikte çalışacak personelin eğitimi de merkezin öncelikleri arasında yer alıyor. İnsan ile köpek arasındaki uyum, sahadaki başarının temel unsurlarından biri olarak değerlendiriliyor.

    YENİLENEN TESİSLERDE ULUSLARARASI DÜZEYDE EĞİTİMLER VERİLİYOR

    EGM Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı Köpek Eğitim Merkezi Şube Müdürü Yaşar Hoşgün, tesiste 288 köpek barınağı bulunduğunu, 60 personelin konaklayabileceği bir yatakhanenin hazır olduğunu belirtti.

    Hoşgün, ayrıca veterinerlik tesisleri, eğitim alanları, eğitim salonları, açık ve kapalı eğitim sahalarıyla uluslararası alanda da çalışma yürüttüklerini ifade etti.

    Yenilenen tesislerin, eğitimleri daha ileri boyuta taşıma imkanı verdiğini anlatan Hoşgün, halihazırda 70 köpek yavrusunun eğitimlerine devam edildiğini söyledi.

    Yaşar Hoşgün, şu bilgileri verdi: “Burada simüle evimiz veya koku tanıma odalarımız var. Farklı alanlarda görev köpeklerinin madde aramalarıyla ilgili, koku tanıma çalışmalarını yapabileceğimiz doğal ortamlara, dışarıda karşılaşılan ortamlara uygun benzer ortamların oluşturulması amaçlandı. Bunun yanında sadece görsellik anlamında, fiziki anlamda değil, aynı zamanda görev köpeklerinin ve idarecilerin görev sırasında karşılaşabileceği seslerin de simüle edilmesi amaçlanmıştır.”

    “KÖPEĞİ ÇOK FAZLA SEVMEK GEREKİYOR”

    Polis memuru uzman eğitmen Eşref Ak, köpek üretim sürecinin ilk olarak damızlıkların seçimiyle başladığını belirterek, köpeklerin çiftleşmesinden doğumuna kadarki sürecin uzmanların takibinde yürütüldüğünü kaydetti.

    Doğumdan eğitime kadar olan süreçte köpeklerin veteriner hekim kontrolünden geçirildiğini dile getiren Ak, bu süreçte sağlık koşulları elveren köpeklerin eğitimlerine başlandığını söyledi.

    18 yıldır uzman eğitmenlik yapan Ak, “Köpekle çalışan personelin ilk olarak köpeği çok fazla seviyor olması gerekiyor. Çünkü tamamen özveri istiyor. Temizlikleri, bakımları… Nasıl ki bir çocukla ilgileniyorsunuz, köpekle de aynı şekilde ilgilenmeniz gerekiyor. Bunlar sürü halinde yaşayan canlılar ve bir alfa lider olmak zorunda. Buradaki liderlik, sert yapılarak değil, daha çok aradaki hiyerarşi korunarak yapılan bir eğitim.” ifadelerini kullandı.

    Ak, “Ailelerimizden, evlatlarımızdan fedakarlık yapıp burada köpeklerimizin başında bulunduğumuz zamanlar oldu. Doğum başladığı anda biz geliriz buraya, 24 saat kadar devam eder. Bu süreçte köpeğin sağlıklı bir doğum yapabilmesi, yavruların sağlıklı bir şekilde yaşamlarına devam edebilmesi ve her türlü müdahale için 24 saat başlarında bekliyoruz. Bu eğitim sürecinde bir çocuğa nasıl davranılıyorsa köpeklere de o şekilde davranılıyor.” diye konuştu.

    14 ülkeden 22 katılımcının katıldığı Avrupa Sınır ve Sahil Güvenlik Ajansından (Frontex) kurs alan uzman eğitmen Mustafa Baloğlu da yeni metotlarla eğitimlerin çeşitlendiğini belirterek, “Personel ve köpek idaresi, köpeğin ilişkileri pozitif anlamda çok güçleniyor. Köpeklerde sahte tepki veya arama metotları olarak boş bir arama olmuyor. Köpekler bu tekniklerle iyi bir şekilde sahaya yönlendiriliyor.” dedi. >>>AA

  • Bir buçuk milyon Suriyeli geri döndü

    Bir buçuk milyon Suriyeli geri döndü

    Bakanlıktan yapılan açıklamada, bazı basın yayın organlarında yer alan haberlerde, “Suriye’ye yönelik gönüllü geri dönüş sayılarına ilişkin resmi verilerin ve açıklamaların birbiriyle uyuşmadığı” yönünde değerlendirmelerin yapıldığı belirtildi.

    İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi tarafından kamuoyuyla paylaşılan verilerin, 2016 yılından itibaren gerçekleştirilen toplam gönüllü geri dönüş sayılarını kapsadığı ifade edilen açıklamada, şunlar kaydedildi: “Bu kapsamda, 2016 yılından bugüne kadar ülkemizden gönüllü, güvenli, onurlu ve düzenli şekilde geri dönen Suriyeli sayısı 1 milyon 407 bin 568’dir. Göç İdaresi Başkanlığının güncel verilerine göre, ülkemizde geçici koruma statüsünde bulunan Suriyeli sayısı 2 milyon 280 bin 542 olup, 8 Aralık 2024 sonrasında gönüllü geri dönüş yapan Suriyeli sayısı 667 bin 565 olarak kaydedilmiştir. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) verilerine göre, 8 Aralık 2024 tarihinden bu yana bölge genelinde toplam 1 milyon 630 bin 874 Suriyelinin ülkesine geri döndüğü tahmin edilmektedir. Geri dönüşlerin ülkelere göre dağılımına bakıldığında, Türkiye 639 bin 995 kişi ile ilk sırada yer almaktadır.”

    Açıklamada, paylaşılan bu verilerin sınır geçişleri, nüfus hareketleri raporları ve farklı veri kaynaklarının birlikte analiz edilmesiyle elde edildiği, farklı tarihlere ait verilerin, aynı dönemin verisiymiş gibi kıyaslanarak haberleştirilmesinin gerçeklikten uzak ve yanıltıcı bir yaklaşım olduğu vurgulandı. >>>AA

  • “Sıfır Atık Hareketi artık kıtaları aştı”

    “Sıfır Atık Hareketi artık kıtaları aştı”

    Ağırbaş, çeşitli temaslarda bulunmak üzere dün Fransa’nın başkenti Paris’i ziyaret etti.

    Fransa’nın G7 dönem başkanlığı kapsamında dün Paris’te düzenlediği metan hakkındaki üst düzey konferansa katılan Ağırbaş, ardından Türkiye’nin Paris Başkonsolosluğu’nda Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) ve Sıfır Atık Forumu hakkındaki bir toplantı kapsamında Türk sivil toplum kuruluşları (STK) temsilcileriyle bir araya geldi.

    Türkiye’nin Paris Başkonsolosu Kerem Yılmaz, toplantıda yaptığı konuşmada, iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinin dünyanın her köşesinde giderek hissedilmekte olduğunu söyledi.

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Çevre ve Şehircilik Politikaları Başkanı ve İstanbul Milletvekili Nilhan Ayan da “Biz yurt dışına gittiğimizde hep Türk gördüğümüzde akrabalarımızla karşılaşmış gibi hissederiz.” diyerek yurt dışında yaşayan Türklerin kültürlerini unutmadan bugün çok farklı yerlere geldiğine dikkati çekti.

    AK Parti Bursa Milletvekili Emel Gözükara Durmaz, “AK Parti olarak bizler çevreyi korumayı bir tercih olarak değil, gelecek nesillere karşı bir emanet ve sorumluluk olarak görüyoruz.” dedi.

    AK Parti Gençlik Kolları Sağlık Politikaları Başkanı Şevval Uzkurt, gençlerin sürdürülebilir bir geleceğin en önemli aktörlerinden biri olduğunu vurguladı.

    Yurt Dışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) Fransa Koordinatörü Meryem Özdemir ise sıfır atık alanında Türk diasporası nezdinde Hollanda’daki yeşil cami projesi gibi farklı projeler olduğuna değindi.

    Ağırbaş, “Sıfır Atık Vakfı olarak Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi liderliğinde Birleşmiş Milletler ve farklı uluslararası organizasyonlarla beraber 193 ülkede çalışıyoruz.” ifadesini kullandı.

    “GIDA İSRAFINI AZALTTIĞIMIZ ZAMAN OTOMATİK OLARAK METAN EMİSYONUNU AZALTMIŞ OLURUZ”

    Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Ağırbaş, Paris’te AA muhabirine yaptığı açıklamada, G7’nin bir toplantısı kapsamında Fransa’ya geldiklerini dile getirdi.

    Paris’teki toplantıya G7 ülkelerinin çevre bakanları ve ilgili temsilcilerinin de katıldığını kaydeden Ağırbaş, toplantıda çevre ve sıfır atıkla ilgili konuların ele alındığını söyledi.

    Ağırbaş, toplantı kapsamında 4 farklı programda söz aldıklarını, ikili görüşmeler yaptıklarını ve Sıfır Atık Vakfı’nın Emine Erdoğan’ın liderliğinde yapmış olduğu çalışmaları anlattıklarını aktararak “Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin liderliğinde başlayan sıfır atık hareketi artık kıtaları aştı; 193 ülkede.” dedi.

    Toplantıda metan konusuyla alakalı tartışmalara katıldıklarını dile getiren Ağırbaş, “Biz burada şunu savunduk. ‘Öncelikle gıda israfını azaltalım, gıda israfını azalttığımız zaman otomatik olarak metan emisyonunu azaltmış oluruz’ dedik.” ifadelerini kullandı.

    Ağırbaş, bu konuda farklı görüşler olduğunu ancak Sıfır Atık Vakfı’nın kendi ilkeleri ve görüşleriyle masada olduğunu vurguladı.

    “G7 toplantısına bizi özel konuk olarak davet ettiler, Sıfır Atık Vakfı’nın yaptığı çalışmaları dinlemek için.” diyen Ağırbaş, vakıflarının dünyada artık bir uluslararası kuruluş gibi konumlandırıldığını ve uluslararası toplantılara konuşma yapmaya davet edildiklerini aktardı.

    Ağırbaş, “Bu önemli bir başarı. Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin liderliğinde yakalanan bu başarı artık dünyanın 193 ülkesinde.” diyerek, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nun 2022’de tarihi bir karar alarak 30 Mart’ı “Uluslararası Sıfır Atık Günü” ilan ettiğini hatırlattı.

    “ORTAK AKLA ÇOK ÖNEM VERİYORUZ”

    BM Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu’nun başkanlığına Emine Erdoğan’ın seçildiğini anımsatan Ağırbaş, “Türkiye’nin ve Sayın Emine Erdoğan’ın liderliğinde çok güçlü çalışmalara imza atıyoruz. Bütün dünyaya kendi doğrularımızı, kendi ilkelerimizi anlatıyoruz.” dedi. Ağırbaş, bu bağlamda yeni isimlerin de yetişmesi için ekiplerine gençleri ve öğrencileri dahil ettiklerini belirterek, “Biz ortak akla çok önem veriyoruz ve bu süreçleri hep beraber ortak akılla inşa edeceğimize, başaracağımıza ben inanıyorum.” diye konuştu.

    “SIFIR ATIK FORUMU DÜNYANIN EN BÜYÜK SİVİL TOPLANTISI OLMA ÖZELLİĞİNİ TAŞIYOR”

    Türkiye’nin Paris Başkonsolosluğunda dün Fransa’daki STK temsilcileriyle bir araya geldiklerini dile getiren Ağırbaş, Sıfır Atık Forumu’na Avrupa’daki gurbetçilerin çocuklarını da getireceklerini ve onlar için bir kariyer merkezi kurduklarını söyledi. Bu çocukları uluslararası kuruluşlarda desteklemeye ilişkin bir merkez oluşturma sürecinde olduklarına işaret eden Ağırbaş, “İnşallah Sıfır Atık Vakfı olarak sıfır atık, çevre, iklim konularında Avrupa’da yaşayan gurbetçi kardeşlerimizin sürekli yanındayız, yanında olmaya devam edeceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yürüyen bu çalışmalar Sayın Emine Erdoğan’ın vizyonu ve liderliğinde güçlü sonuçlar alacak.” diye konuştu. Ağırbaş, Türkiye’de 5-7 Haziran’da Sıfır Atık Forumu’nun düzenleneceğini hatırlatarak, “150’den fazla ülke İstanbul’da buluşacak. 100’den fazla bakanı misafir edeceğiz. 5 binden fazla katılımcının katılacağı Sıfır Atık Forumu dünyanın en büyük sivil toplantısı olma özelliğini taşıyor.” ifadesini kullandı.

    “9-20 KASIM’DA ANTALYA’DA DÜNYANIN KALBİ ATACAK”

    COP31 ile ilgili Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum’un liderliğinde güzel çalışmalara imza attıklarını söyleyen Ağırbaş, “COP31 Türkiye’de yapılacak en büyük etkinliklerden bir tanesi.” dedi. Ağırbaş, COP31 Yüksek Düzey Şampiyonu olarak görevinin devlet dışı aktörlerin bu sürece etkin katılımını sağlamak olduğunu, bu kapsamda katıldıkları uluslararası toplantılar ve yaptıkları ikili görüşmelerden güzel sonuçlar aldıklarını kaydetti. COP31’de iklim ve sıfır atık meselelerinin konuşulacağına dikkati çeken Ağırbaş, “9-20 Kasım’da Antalya’da dünyanın kalbi atacak.” dedi.

    SIFIR ATIK VAKFI BAŞKANI AĞIRBAŞ, FRANSA’DA TEMASLARDA BULUNDU

    Ağırbaş, Paris’te gerçekleştirilen G7 toplantıları kapsamında gün boyunca hem üst düzey isimlerle ikili görüşme gerçekleştirdi hem de toplantılara katıldı. Görüşmelerde, sıfır atık, döngüsel ekonomi, metan emisyonlarının azaltımı ve iklim finansmanı başlıklarında COP31 sürecine yönelik somut işbirliği alanları ele alındı.

    G7 bünyesinde düzenlenen toplantılara konuşmacı olarak katılan Ağırbaş, ilk olarak eski Fransa Başbakanı Laurent Fabius ile bir araya geldi.

    Ağırbaş’ın Almanya Federal Çevre, İklim Eylemi, Doğa Koruma ve Nükleer Güvenlik Bakanlığı Uluslararası İklim Eylemi Genel Direktörü Dr. Heike Henn ile görüşmesinde, sıfır atık ve döngüsel ekonomi çözümlerinin COP31 sürecine entegrasyonu ele alındı.

    Görüşmeye ilişkin Ağırbaş, “COP31 sürecinde sıfır atık ve döngüsel ekonomi çözümlerinin oynayacağı kritik rolü paylaştık. İklim Eylem Ajandası’nın güçlendirilmesi, sahadaki toplulukların ve sivil toplum kuruluşlarının daha görünür kılınması noktasında yürüteceğimiz işbirliği fırsatlarını değerlendirdik.” açıklamasında bulundu.

    Ağırbaş’ın Birleşik Krallık Enerji Güvenliği ve Net Sıfır Bakanlığı Baş Bilimsel Danışmanı ve Cambridge Net Zero Direktörü Prof. Emily Shuckburgh ile yaptığı görüşmede ise iklim biliminin toplumsal etkiyle buluşturulması ve akademik ağların COP31 sürecine entegrasyonu ele alındı.

    Bu görüşmede, iklim eylemi çerçevesinde yürüttükleri çalışmaları ve COP31 sürecine dair değerlendirmeleri paylaştıklarını kaydeden Ağırbaş, “Özellikle üniversitelerin iklim eylemi projelerimize sunabileceği katkılar ve döngüsel ekonomi çözümlerinin bilimsel temellerle güçlendirilmesi hususunda stratejik işbirliği fırsatlarını değerlendirdik. Uluslararası platformlarda sıfır atık vizyonumuzu güçlendirecek adımları ve ortak çalışma zeminlerini değerlendirmeye devam ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

    Ağırbaş’ın Avrupa İklim Vakfı Üst Yöneticisi Laurence Tubiana ile gerçekleştirdiği görüşmede de Paris Anlaşması sonrası küresel iklim politikalarının seyri ve COP31 öncelikleri değerlendirildi.

    Samed Ağırbaş, işbirliğinin önemini vurgulayarak, “COP31 yolunda sıfır atık, döngüsel ekonomi ve Eylem Ajandası önceliklerimizi paylaşarak, hayırseverlik sektörü ile akademik ağların çözüm odaklı projelerimize sunabileceği katkıları ele aldık. Sayın Emine Erdoğan

    Hanımefendi’nin liderliğinde ortaya koyduğumuz sıfır atık vizyonumuzu uluslararası düzeye taşımaya, çözüm odaklı ortaklıklarımızı güçlendirmeye kararlıyız.” diye konuştu.

    Global Methane Hub Üst Yöneticisi Marcelo Mena ile emisyon azaltımı stratejilerini değerlendiren Ağırbaş, “COP31 yol haritamız çerçevesinde, metan emisyonlarına yönelik teknik çözümlerin yanı sıra iklim bilincinin yaygınlaştırılmasına dair önceliklerimize değindik. Ortak evimiz dünya için uluslararası paydaşlarımızla vizyon birliği içinde hareket etmeye ve etkili adımlar atmaya devam ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

    Fransa Cumhurbaşkanlığı İklim ve Çevre Danışmanı Benoit Faraco ile de bir araya gelen Ağırbaş, görüşmede COP31 yolundaki stratejik hazırlıkları ve sıfır atık vizyonlarının uluslararası iklim politikalarındaki yerini ele aldıklarını, dünya için çözüm odaklı diplomatik temasları ve işbirliği zeminlerini güçlendirmeye devam ettiklerini dile getirdi.

    “SIFIR ATIK YAKLAŞIMIMIZ KAPSAYICI BİR İCRA MEKANİZMASI”

    Ayrıca G7 bünyesinde düzenlenen Atıklardan Metan Üretimi Toplantısı’nda sıfır atık vizyonunu odak noktasına alan bir konuşma yapan Ağırbaş, şunları kaydetti: “Atıkların ve gıda kayıplarının dünyaya verdiği zararı önlemeyi, daha iyi bir yaşam için en önemli görevimiz olarak görüyoruz. Bu nedenle, gıdamıza ve çevremize sahip çıkmayı COP31’deki en büyük önceliğimiz haline getirdik. Sıfır atık yaklaşımımız sadece bir süreç sonu yönetimi değil, gıda israfının önlenmesinden sistemin yeniden tasarlanmasına kadar uzanan kapsayıcı bir icra mekanizmasıdır.”

    Daha sonra G7 kapsamında düzenlenen Geleceğe Giden Yol oturumunda kapanış konuşmasını gerçekleştiren Ağırbaş, “COP31 yolunda uluslararası iklim ajandası ile günlük yaşam arasında köprü olma irademizi vurguladık. İklim krizinin mülteci nüfusu gibi kırılgan gruplar üzerindeki etkilerine dikkati çekerek, yeşil dönüşümün sadece bir gereklilik değil, güçlü bir ekonomik tercih olduğunu belirttik. Enerjiden gıda güvenliğine kadar yürüttüğümüz projeleri uluslararası ölçekte birleştirerek, vaatleri gerçek değişime dönüştürmeye kararlıyız.” şeklinde konuştu.

    Ağırbaş, Paris’teki G7 programları ve ikili görüşmelerin ardından Fransa’daki Türk Sivil Toplum Kuruluşları Toplantısı’na da katıldı.

    Toplantıda, COP31 yolunda yürütülen çalışmalar ve sıfır atık vizyonunun toplumsal katılım ayağı istişare edildi. >>>AA

  • Türk-İtalyan üniversiteleri iş birliği için resepsiyon

    Türk-İtalyan üniversiteleri iş birliği için resepsiyon

    Büyükelçilik konutunda Türkiye’nin Roma Büyükelçisi Elif Çomoğlu Ülgen’in ev sahipliğindeki resepsiyona, Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar ve heyetleri başta olmak üzere eğitim, diplomasi, kültür camiasından isimler katıldı.

    Ev sahibi Büyükelçi Çomoğlu Ülgen, resepsiyonda yaptığı konuşmada, Ankara’dan böyle bir heyeti ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, iki ülke üniversiteleri arasında yarından itibaren hayata geçecek bazı işbirliklerini bugün düzenledikleri resepsiyonla başlatmak istediklerini belirtti.

    Çomoğlu Ülgen, Türk ve İtalyan üniversiteleri arasında Büyükelçilik açıldığından bu yana ilişkiler oluşturulduğunu söyleyerek, yarınki programın da başta eğitim alanı olmak üzere iş ve ticaret alanlarında da yeni fırsatlar yaratma imkanı sunabileceğini dile getirdi.

    Çok heyecanlı olduğunu vurgulayan Büyükelçi, “İnşallah Türkiye-İtalya ilişkilerinde akademik ama aynı zamanda kültürel, sosyal, ekonomik, ticari bütün boyutlarda yepyeni bir başlangıç olur.” dedi.

    “ÇOK GÜZEL GELİŞMELERE YOL AÇACAĞINA YÜREKTEN İNANIYORUM”

    ATO Yönetim Kurulu Başkanı Baran da Ankara’nın son 25 yıla bakıldığında, Türkiye için farklı bir noktaya geldiğini, savunma sanayisinin merkez, tekstil, mobilya, yeşil dönüşüm, yenilenebilir enerji alanlarında öne çıkan bir yer haline geldiğini dile getirerek, “Bu anlamda, İtalya ile ilişkilerimize Ankara penceresine baktığımızda da ben bu ziyaretimiz ve yarınki görüşme konularının her iki ülke arasında, özellikle de Ankaramızla İtalya arasında çok güzel gelişmelere yol açacağına yürekten inanıyorum.” diye konuştu.

    Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ünüvar da “Ankara Üniversitesi olarak bizim de İtalyan üniversiteleriyle çok yakın bir diyaloğumuz var.” dedi.

    Kendisi de Ankara Üniversitesi mezunu olan Büyükelçi Çomoğlu Ülgen ile gurur duyduklarını ve Ülgen’in, Ankara Üniversitesinin İtalyan üniversiteleri arasındaki işbirliğini daha da ileriye götürmek için çok önemli bir çaba içerisinde olduğunu belirten Ünüvar, şöyle devam etti:

    “İşte bu vesileyle Ankara Ticaret Odamızın Kıymetli Başkanı ve değerli heyetleriyle beraber Ankara Üniversitesi mensuplarıyla bu önemli etkinliğe katılmayı, Sayın Büyükelçimizin bu önemli çabasına destek olmayı kendimiz için şerefli bir görev addettik.”

    Resepsiyonda, Rektör Ünüvar, kendisi de Ankara Üniversitesi mezunu olan Büyükelçi Ülgen’e öğrencilik yıllarına ait “öğrenci fişi”ni hediye etti. Büyükelçi Ülgen de bu hediyeyi çerçeveleteceğini belirtti.

    Resepsiyonda konuklara Türk ve İtalyan mutfağından tatlar da ikram edildi. Roma’da yarın Ankara Üniversitesi ile Roma Sapienza Üniversitesi ve Unitelma Sapienza Üniversitesi heyetleri arasında yeni eğitim işbirlikleri öngören bazı anlaşmaların imzalanması bekleniyor. Program çerçevesinde “İtalya-Türkiye İlişkileri: Diplomasi, Kültür ve Ekonomi” konulu bir konferans da yapılacak. >>>AA

  • “Barış sağlandıkça, bölgede yaşayan herkes kazanacak”

    “Barış sağlandıkça, bölgede yaşayan herkes kazanacak”

    Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı temsilen, Ermenistan’ın başkenti Erivan’da düzenlenen “Avrupa Siyasi Topluluğu 8. Zirvesi”ne katıldı, ikili görüşmeler gerçekleştirdi.

    Temaslarına ilişkin basın mensuplarıyla bir araya gelen Yılmaz, toplantının başarılı geçtiğini, ortak ve ikili görüşmeler ile çeşitli panellerin yapıldığını söyledi.

    Yılmaz, Avrupa’nın güvenliğinden bağlantısallığına, enerji meselelerinden jeopolitik gelişmelere kadar birçok başlığın bu toplantılarda ele alındığını belirterek, şunları kaydetti: “Bizim açımızdan bir diğer önemli boyutu, bu toplantının 18 yıl aradan sonra üst düzey bir ziyaret gerçekleştirmiş olduk Erivan’a. Daha önce Sayın Paşinyan’ın Türkiye’ye ziyaretleri olmuştu. Sayın Cumhurbaşkanımız ile görüşmeleri oldu. Meclis Başkanı’nın yine Türkiye ziyaretleri olmuştu. Bu üst düzey görüşmeleri çok önemli görüyoruz. Özellikle Türkiye-Ermenistan normalleşmesi açısından önemli bir süreç devam ediyor. 2022’den bugüne çeşitli adımlar atıldı, bu çerçevede ve bu süreç sürüyor. Burada tabii Azerbaycan ile Ermenistan arasında kalıcı bir barış oluşturmaya yönelik çabalar çok kıymetli. Orada da çok önemli mesafeler alınmış durumda. En son geçen ağustosta Washington’da bir anlaşmayı da çerçeveyi de imzalamış oldular. Dolayısıyla Azerbaycan-Ermenistan ilişkileri açısından her geçen gün ilerlemeler kaydedildiğini, önemli adımlar atıldığını görüyoruz. Karşılıklı olarak olumlu yönde adımlar atıldığını görüyoruz. Bir taraftan Azerbaycan-Ermenistan barışının, kalıcı bir barışın gerçekleştirilmesi yönünde sağlanan ilerleme, diğer taraftan da Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin normalleşmesi Güney Kafkasya’da yeni bir atmosfer oluşturuyor.”

    “EN ÖNEMLİ UNSURLARDAN BİRİ ZENGEZUR KORİDORU”

    Bu bölgenin, dünyanın en stratejik bölgelerinden biri ve geçiş bölgesi olduğuna işaret eden Yılmaz, “Biz şuna inanıyoruz, Güney Kafkasya’da barış ve normalleşme sağlandıkça, her şeyden önce bu bölgede yaşayan herkes kazanacak. Azerbaycan, Ermenistan, Türkiye, bütün ülkeler kazançlı çıkacak. Refahın artmasına, ticaretin gelişmesine ve bütün bu ülkelerin ilerlemesine katkıda bulunacak. Diğer taraftan bunun daha küresel düzeyde de etkileri olacağını düşünüyoruz; bölgesel ve küresel düzeyde.” diye konuştu.

    Orta Koridor’un önemine işaret eden Yılmaz, şunları kaydetti: “Orta Koridor dediğimiz koridorun stratejik önemini bugün herkes daha iyi görüyor. Bugün yaptığımız bir çalışma toplantısında Avrupa Birliği temsilcileri de ‘bunun ne kadar stratejik olduğunu’ kendileri de vurguladılar, desteklerini ifade ettiler. Orta Koridor’un güçlenmesi, Türkiye’yle Kafkaslar ve Türk cumhuriyetleri arasında daha güçlü bir bağlantı oluşturacağı gibi Avrupa’yla Asya arasındaki bağlantıya da büyük katkı sunacak. Orta Koridor derken sadece yolları kastetmiyoruz elbette. Bir taraftan yollar var bir taraftan da telekomünikasyondan dijitalleşmeye, enerjiye varıncaya kadar birçok farklı alanda bağlantısallığı güçlendirme meselesinden bahsediyoruz. Dolayısıyla bunun bu toplantıda da öneminin çok net bir şekilde ortaya çıktığını, vurgulandığını ifade edebilirim. Tabii bu Orta Koridor kapsamında en önemli unsurlardan biri Zengezur Koridoru. Zengezur Koridoru konusunda da önemli gelişmeler sağlandı. TRIPP dediğimiz güzergahın oluşturulması konusunda anlaşmalar sağlandı. O konuda da biz, desteğimizi burada bir kez daha ifade ettik. Ermenistan topraklarından geçen, Azerbaycan’la Nahçıvan’ı birleştiren bir koridordan bahsediyoruz. Bu koridorun işler hale gelmesiyle Azerbaycan-Nahçıvan bağlantısı güçleneceği gibi, daha geniş çerçevede bölgesel işbirliğine de çok önemli bir zemin oluşmuş olacak.”

    “SEMBOLİK ÖNEMİ YÜKSEK BİR KÖPRÜ”

    Türkiye olarak bu gelişmeleri güçlü bir şekilde desteklediklerini dile getiren Yılmaz, diğer taraftan tarihi Ani Köprüsü ile ilgili bir anlaşmanın da imzalandığını söyledi. Köprünün bir ayağının Türkiye’de, bir ayağının ise Ermenistan’da olduğunu, geçmişte Rusya’yla yaşanan savaşlarda, çatışmalarda yıkıldığını hatırlatan Yılmaz, “Şimdi bunu bizim Karayolları Genel Müdürlüğümüz ile Ermenistan Kültür Bakanlığı’nın birlikte restore etmesi söz konusu. Bunun anlaşmasını da bugün özel temsilcilerimiz imzaladılar. Ben ve Sayın Paşinyan da buna şahitlik yapmış olduk. Oldukça önemli. Sembolik önemi yüksek bir köprü. Bu köprünün kuruluşu gibi, gelecekte ülkelerimiz arasında da ilişkilerin çok sağlam bir şekilde gelişmesini bekliyoruz. Yönümüze, istikametimize baktığınız zaman daha iyiye, barışa, normalleşmeye doğru bir gelişme görüyoruz.” ifadelerini kullandı.

    Güney Kafkasya’da sağlanan bu örnek normalleşme ve barış sürecinin çok kıymetli olduğunu vurgulayan Yılmaz, bu süreçte Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ın oynadığı role işaret etti. Yılmaz, “Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan bu bölgede barış ve istikrar için tüm taraflarla diyalog içinde, Türkiye, bütün gücüyle ve imkanlarıyla normalleşmeye ve barışı desteklemeye devam ediyor.” dedi.

    “OLUMLU YÖNDE ADIMLAR DEVAM EDECEKTİR”

    Toplantının tarihi nitelikte olduğunu belirten Yılmaz, “Hem Türkiye-Ermenistan ilişkileri hem Azerbaycan-Ermenistan ilişkileri açısından sağlanan bu katılım ve buradaki atmosfer son derece olumlu oldu. Bütün bu bölgede yaşayan devletlerin ve milletlerin ortak geleceği, kader birliği, coğrafya birliği adına hayırlı sonuçlar doğurmasını diliyorum.” diye konuştu. Yılmaz, Türkiye’nin Avrupa’nın bir parçası olduğunu, Avrupa’nın Avrupa Birliği’nden ibaret olmadığını söyledi. Avrupa ile Türkiye’nin ortak menfaatleri, çıkarları olduğunun altını çizen Yılmaz, “Objektif ortak menfaatlere sahipler. Gerek güvenlik açısından gerek rekabet, ekonomi açısından Türkiye’yle Avrupa’nın ayrılmaz bağlara sahip olduğunu ifade etmek isterim. Genel anlayışın da ben bu yönde olduğunu rahatlıkla ifade edebilirim. Önümüzdeki dönemde hem genel olarak Avrupa’yla hem de Avrupa Birliği’yle pozitif ilişkilerimiz devam edecektir.” değerlendirmesinde bulundu.

    Yılmaz, Türkiye ile Ermenistan arasındaki normalleşmenin 2022’den bu yana devam ettiğini hatırlatarak, “Bunlar adım adım gelişen süreçler. Bir güven ortamıyla gelişen süreçler. Aynı şekilde Azerbaycan-Ermenistan ilişkilerinin de elbette çok önemli oranda etkilediği süreçler. Dolayısıyla olumlu yönde adımlar devam edecektir. Her adım kendi içinde baktığınızda ‘tam yeterli değil’ diyebilirsiniz ama zaman içinde bu adımlar birikerek, ülkeler arasında daha bir güven ortamı oluşturuyor ve bir süre sonra geriye dönüp baktığınızda önemli mesafeler aldığınızı görüyorsunuz.” dedi.

    “İŞ BİRLİĞİ ALANLARI ZAMAN İÇİNDE ÇOK DAHA ARTACAKTIR”

    Türk Hava Yolları’nın İstanbul-Erivan uçuşlarının başladığını anımsatan Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bunu daha da artırma yönünde bir karar var. Pegasus daha önce başlamıştı zaten. Telekom’un burada önemli yaptığı çalışmalar var. Nvidia biliyorsunuz büyük bir yatırım yapıyor Ermenistan’a. Telekom da buradaki muadili kuruluşlarıyla işbirliği sağlıyor. Buna benzer çok sayıda aslında başlık var. Önemli olan diyalog. En üst düzeyde devlet başkanlarımızın ve her düzeyde yetkililerin bu diyaloğu, bu bir araya gelip meseleleri konuşması devam ettiği sürece, iş birliği alanları zaman içinde çok daha artacaktır. Bir noktadan sonra çok daha farklı bir düzeye yükselecektir diye inanıyorum.”

    Ani Köprüsü’nün restorasyonuyla ilgili teknik hazırlık süreçlerinin yapıldığı aktaran Yılmaz, “Artık önünde bir engel kalmadı. Dolayısıyla en kısa sürede herhalde bu çalışma başlayacaktır diye düşünüyorum. Kurumlarımız zaten uzun bir süredir bu konu üzerinde çalışıyorlar. Hazırlıklarını yapıyorlar. Sınırla ilgili hususlar da uzun zamandır gündemimizde. O konuda bir gelişme olursa, sizleri bilgilendiririz.” diye konuştu.

    Yılmaz, “Geldiğimiz andan itibaren Ermenistan makamları bize çok yakın bir ilgi ve misafirperverlik gösterdiler. Sayın Paşinyan başta olmak üzere bize sıcak bir ilgi, güzel bir misafirperverlik gösteren tüm Ermeni yetkililere, bu güzel ortamı hazırlayan herkese çok teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı. >>>AA

  • “Bizim için bir vefa meselesidir”

    “Bizim için bir vefa meselesidir”

    Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Türkiye Gaziler ve Şehit Aileleri Vakfınca Keçiören Belediyesi ev sahipliğinde Ihlamur Kasrı’nda düzenlenen “Kahramanlarımızın Anne ve Eşleriyle Anneler Günü Programı”na katıldı.

    Burada konuşan Göktaş, birkaç gün sonra Anneler Günü’nün kutlanacağını, bu özel günün öncesinde şehit aileleriyle bir araya gelmekten büyük mutluluk duyduğunu belirtti.

    Şehitlerin emanetinin milletin gönlünde her daim özel yere sahip olduğunu söyleyen Göktaş, “Siz kıymetli annelerimiz ise aziz şehitlerimizin bizlere bıraktığı emanetlerin en kıymetli olanısınız. Bugün aynı sofrada buluşmamız, aramızdaki gönül bağını tazelemek ve sizlere olan minnetimizi bir kez daha ifade etmek için çok değerlidir. Bu vesileyle sizlerin ve sizlerin nezdinde tüm annelerimizin Anneler Günü’nü kutluyorum. Vatan uğruna canını feda eden şehitlerimizi rahmetle yad ediyorum. Sizlere ve gazilerimize sağlıklı ve huzurlu bir ömür diliyorum.” dedi. Anneliğin sevginin, sabrın, emeğin ve duanın en güçlü hallerinden biri olduğuna işaret eden Göktaş, insanın hayata güvenle bakmasında, iyiyle kötüyü ayırt etmesinde, ailesine, milletine ve değerlerine bağlı yetişmesinde anne emeğinin belirleyici olduğunu dile getirdi.

    Göktaş, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Ailenin, hayatımızda, kültürümüzde, inancımızda ve toplumsal hafızamızda annenin yeri daima her zaman ayrı tutulmuştur. Bu yüzden annelik, toplumun geleceğini şekillendiren en güçlü değerlerden biridir. Şehit annelerimiz ise yetiştirdikleri evlatlarla milletimizin hür ve güven içinde yaşamasına en büyük katkıyı sunan seçkin yüce insanlardır. Bugün ülkemizin huzurunda, bayrağımızın dalgalanmasında ve milletimizin birlik ruhunda sizlerin fedakarlığının büyük payı vardır. Bizler de Bakanlık olarak sunduğumuz tüm hizmetlerde bu fedakarlığın taşıdığı anlamı esas alıyoruz.”

    “GENİŞ BİR ALANDA ŞEHİT AİLELERİMİZE VE GAZİLERİMİZE ÖNCELİK VERİYORUZ”

    Bakan Göktaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde şehit ailelerinin ve gazilerin yanında olmaya, ihtiyaç duydukları her alanda kendilerine destek sunmaya devam edeceklerini vurgulayarak, “Şunu özellikle vurgulamak isterim ki, şehit ailelerine ve gazilerimize hizmet etmek, bizim için bir vefa meselesidir. Bir emanet meselesidir. Aziz şehitlerimizin hatırasına, gazilerimizin fedakarlığına ve siz kıymetli ailelerimizin asil duruşuna sahip çıkma meselesidir.” ifadelerini kullandı.

    Bu anlayışla şehit yakınlarının ve gazilerin hayatını kolaylaştıran her adımı büyük hassasiyetle attıklarına değinen Göktaş, şunları kaydetti:

    “Eğitimde, sağlıkta, ulaşımda, istihdamda ve sosyal hayatta sizlerin yanında olmayı devletimizin asli sorumluluğu olarak görüyoruz. Bizim için en kıymetli hizmetlerden biri de hanelerinize misafir olmak, kapınızı çalmak, halinizi, hatırınızı sormaktır. Bu inançla 2017 yılından bu yana şehit yakınlarımızı ve gazilerimizi 868 bin 450 kez ziyaret ettik. Şehitlerimizin hatırasını, gazilerimizin kahramanlığını ve sizlerin taşıdığı emanet bilincini gençlerimizin yakından tanımasını önemsiyoruz. Bu amaç doğrultusunda 81 ilimizde düzenlediğimiz ‘Vatan ve Kahramanlık Buluşmaları’ ile evlatlarımızı şehit yakınlarımız ve gazilerimizle bir araya getiriyoruz.”

    İstihdam konusunda da bugüne kadar güçlü adımlar attıklarını söyleyen Göktaş, şehit yakını, gazi ve gazi yakınlarının kamuda görev alabilmeleri için yapılan düzenlemelerle 52 bin 608 kişinin atamasını gerçekleştirdiklerini anımsattı.

    Göktaş, “Ulaşımda da sizlerin hayatını kolaylaştıracak imkanları genişlettik. Sağlık hizmetlerine erişimde sizlere öncelik tanınması için önemli bir adım attık. Sağlık Bakanlığımızla yürüttüğümüz çalışma sayesinde bugün şehit yakınlarımız ve gazilerimiz, Merkezi Hekim Randevu Sistemi üzerinden öncelikli randevu alabiliyor.” bilgisini verdi.

    Geçen yıl Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığıyla birlikte yeni bir uygulamayı hayata geçirdiklerini hatırlatan Göktaş, “Evsel doğal gaz faturalarında yüzde 50 indirim sağladık. Özel öğretim kurumlarında ise şehit ve gazi çocuklarımızdan alınan ilave tüm ücretleri kaldırdık. Barınmadan rehabilitasyona, sosyal konutlardan kültürel faaliyetlere kadar uzanan geniş bir alanda şehit ailelerimize ve gazilerimize öncelik veriyoruz.” şeklinde konuştu.

    “TÜRKİYE, TERÖRLE MÜCADELEDE BÜYÜK KARARLILIK ORTAYA KOYMUŞTUR”

    Sanata Teşvik ve Sanatla Yaşam Projesi’yle kültür ve sanat faaliyetlerine daha aktif biçimde katılımı desteklediklerini belirten Göktaş, şöyle devam etti: “Diğer yandan, hizmetlere daha kolay ulaşmanız için dijital imkanları da devreye alıyoruz. Şehit Gazi Mobil Uygulaması’yla başvurulara, bilgilere ve haklara erişimi daha pratik hale getirdik. Geçtiğimiz mart ayında 25 yaşını doldurmuş şehit ve gazi çocuklarımız için tanıtım kartı uygulamasını başlattık. Böylece daha önce ücretsiz seyahat kartından yararlanmış ancak yaş şartı nedeniyle kartını iade etmek durumunda kalmış evlatlarımız, Şehit Gazi Mobil Uygulaması üzerinden tanıtım kartlarına ulaşabiliyor. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da her çalışmamızda aynı samimiyet, özen ve yüksek sorumluluk duygusuyla hareket edeceğiz.”

    Türkiye olarak bütün gayretin, çocukların güven içinde büyüdüğü, annelerin gönlünün ferah olduğu ülke iklimini güçlendirmek olduğunu vurgulayan Göktaş, şunları kaydetti: “Terörsüz Türkiye hedefimiz, bu güçlü gelecek tasavvurunun en önemli başlıklarından biridir. Bu hedefe yürürken en temel hassasiyetimiz şudur: Şehitlerimizin aziz hatırasına gölge düşürecek hiçbir adıma izin vermemek. Gazilerimizi incitecek hiçbir söze, hiçbir tavra müsamaha göstermemek. Şehit ailelerimizin gönlünü yaralayacak hiçbir yaklaşımı kabul etmemektir. Çünkü bu ülkenin birliği de geleceği de huzuru da şehitlerimizin bizlere bıraktığı mukaddes emanet üzerine yükselmektedir. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye, terörle mücadelede büyük bir kararlılık ortaya koymuştur. Güvenliğiyle, diplomasisiyle, sosyal politikalarıyla ve kalkınma hamleleriyle geleceğe daha güçlü yürüyen bir ülke haline gelmiştir. Terörsüz Türkiye hedefi, aziz şehitlerimizin canları pahasına koruduğu emanetleri daha güçlü biçimde geleceğe taşımaktır.”

    Göktaş, bu anlayışla şehitlerin emanetini baş tacı ederek, gazilerin kahramanlığını her zaman yücelterek ve ailelerinin hayır duasının en büyük dayanak olduğunu bilerek çalışmaları sürdüreceklerini sözlerine ekledi.

    Program sonunda Bakan Göktaş, şehit aileleriyle sohbet etti, fotoğraf çektirdi. >>>AA

  • Akören’de doğalgaz yatırımları değerlendirildi

    Akören’de doğalgaz yatırımları değerlendirildi

    AK Parti Afyonkarahisar İl Başkanlığı’nın yakından takip ettiği yatırım programları çerçevesinde düzenlenen toplantı, AKSA Doğalgaz Müdürü Tuncay Gezer’in bilgilendirmesiyle yapıldı. Toplantıda, bölgede planlanan doğalgaz çalışmaları, süreç takvimi ve vatandaşların talepleri ele alındı.

    Programa, AK Parti Afyonkarahisar İl Başkan Yardımcıları Abdullah Özteke ve Mehmet Ali Tetik’in yanı sıra AK Parti İhsaniye İlçe Başkanı Mehmet Yılmaz, İhsaniye Belediye Başkanı Emine Gökçe, teşkilat mensupları ve Akören Mahallesi sakinleri katıldı.

    Toplantıda konuşan yetkililer, doğalgaz yatırımının bölge halkının yaşam kalitesini artıracağını vurgularken, çalışmaların planlanan takvim doğrultusunda ilerlemesi için sürecin yakından takip edildiği ifade edildi. Vatandaşların görüş ve önerilerinin de dinlendiği toplantı, karşılıklı istişare ile sona erdi. >>>Haber Merkezi

  • İYİ Parti’de Geniş Katılımlı Divan Toplantısı

    İYİ Parti’de Geniş Katılımlı Divan Toplantısı

    Toplantıda teşkilatın saha çalışmaları, vatandaş ziyaretleri, ilçe programları, gençlik yapılanması, yerel gündeme ilişkin değerlendirmeler ve önümüzdeki dönemde gerçekleştirilecek siyasi faaliyetler detaylı şekilde ele alındı. Özellikle gençlerin siyasette daha aktif rol alması, teşkilat çalışmalarına daha güçlü katılım sağlaması ve gençlik kollarının sahadaki etkinliğinin artırılması konusunda önemli istişarelerde bulunuldu.

    İl Başkanı Muhammet Mısırlıoğlu, toplantıda yaptığı değerlendirmede birlik ve beraberlik vurgusu yaparak, güçlü bir teşkilat yapısının ancak ortak akıl ve sürekli istişare ile mümkün olacağını ifade etti.

    Mısırlıoğlu açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Afyonkarahisar’da vatandaşımızın derdiyle dertlenen, milletimizin sesi olan güçlü bir teşkilat yapımız var. İl divanımız, gençlik kollarımız ve tüm yönetim kadrolarımızla birlikte sahadayız, milletimizin yanındayız. Özellikle gençlerimizin siyasete olan ilgisi ve enerjisi bizlere büyük güç veriyor. Gençlik kollarımızın dinamizmiyle teşkilatımız daha da büyüyecek, daha da güçlenecek. Bugün burada sadece bir toplantı değil, aynı zamanda ortak hedeflerimizin ve kararlılığımızın bir kez daha teyidini gerçekleştirdik.”

    Toplantıda ayrıca önümüzdeki dönemde gerçekleştirilecek basın açıklamaları, esnaf ziyaretleri, ilçe programları ve halk buluşmaları için de planlamalar yapıldı. İl Gençlik Kolları Başkanı ve gençlik kolları yönetimi de sahada yürüttükleri çalışmalar hakkında divan üyelerine bilgi vererek gençlerin beklenti ve taleplerini aktardı.

    Karşılıklı görüş alışverişi ve değerlendirmelerle geçen toplantının ardından, teşkilatın daha güçlü bir şekilde sahada olması ve vatandaşla birebir temasın artırılması yönünde ortak kararlar alındı.

    İYİ Parti Afyonkarahisar İl Başkanlığı, birlik ve beraberlik içerisinde çalışmalarını sürdürerek vatandaşın sesi olmaya devam edeceklerini vurguladı. >>>Haber Merkezi

  • Canan Karatay açıkladı: İşte Türk mutfağının en sağlıklı yemeği…

    İşte Canan Karatay’ın radarındaki o sağlıklı lezzet ve detayları…

    İç Hastalıkları ve Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Canan Karatay, geleneksel Türk mutfağının işlenmemiş ve doğal yapısına vurgu yaparak, içli köftenin besin değerleri açısından tam bir “denge öğünü” olduğunu belirtti. Ancak Karatay’ın bu noktada çok kritik bir uyarısı var: Kızartma değil, haşlama!

    Neden İçli Köfte?

    Karatay, içli köftenin içeriğindeki bileşenlerin bir araya gelerek vücudun ihtiyaç duyduğu temel maddeleri sağladığını ifade ediyor:

    • Bulgur: Kaliteli karbonhidrat ve lif kaynağı.

    • Et ve Ceviz: Protein ve sağlıklı yağ (Omega-3) deposu.

    • Baharatlar: Metabolizmayı hızlandıran doğal destekçiler.

    Karatay’a göre bu bileşenler birleştiğinde, vücut için oldukça doyurucu ve besleyici bir yapı ortaya çıkıyor. Ayrıca usta isim, geleneksel tarifine sadık kalmak kaydıyla çiğ köftenin de sağlıklı bir seçenek olarak menülerde yer alabileceğini ekliyor.

    Pişirme Yöntemi Sağlık Seviyesini Belirliyor

    Beslenme uzmanlarının da desteklediği üzere, bir yemeği “sağlıklı” ya da “zararlı” yapan temel unsur pişirme yöntemi. İçli köfte yağda kızartıldığında kalori ve trans yağ oranı tavan yaparken; haşlama yöntemi besin değerlerini koruyarak yemeği hafif ve sağlıklı bir forma sokuyor.

    Canan Karatay Usulü Sağlıklı İçli Köfte Tarifi

    Karatay’ın prensiplerine uygun, haşlama yöntemiyle hazırlanan bu tarif, hem formunu korumak isteyenler hem de geleneksel lezzetten vazgeçemeyenler için ideal.

    Dış Hamuru İçin:

    • 2 su bardağı ince bulgur

    • 1 çay bardağı irmik

    • 1 yumurta, 1 yemek kaşığı un

    • Zeytinyağı ve baharatlar (Tuz, karabiber, pul biber)

    İç Harcı İçin:

    • 250 gram yağsız kıyma

    • 1 adet kuru soğan

    • 1 çay bardağı ince kıyılmış ceviz

    • Zeytinyağı ve baharatlar

    Hazırlanışı:

    1. Bulgur ve irmiği sıcak suyla şişirin. Yumurta, un, zeytinyağı ve baharatlarla iyice yoğurarak şekil alacak kıvama getirin.

    2. İç harç için soğanı zeytinyağında kavurup kıymayı ekleyin. Baharat ve cevizle lezzetlendirip soğumaya bırakın.

    3. Hamurdan parçalar koparıp içini oyun, harcı doldurup kapatın.

    4. En önemli adım: Hazırladığınız köfteleri bol tuzlu kaynar suda 6-8 dakika (suyun üzerine çıkana kadar) haşlayın.

    The post Canan Karatay açıkladı: İşte Türk mutfağının en sağlıklı yemeği… first appeared on Kanal 3 Tv.

  • “Yastıkla yüzünü kapattım, öldüğünü anladım”

    “Yastıkla yüzünü kapattım, öldüğünü anladım”

    Antalya’nın Muratpaşa ilçesi Güzeloba Mahallesi’nde 11 Eylül 2025 Perşembe gecesi meydana gelen olayda, Hızır Çelik’in boşandığı eşi Hanım Biçer’i eve götürdükten sonra aralarında tartışma çıktığı, tartışmanın ardından genç kadını eşarbıyla boğduğu ve yüzüne yastık bastırdığı iddia edildi. Evden yaklaşık 3 saat sonra ayrılan zanlı, yaklaşık 16 saat sonra eski eşinin kardeşini arayarak, “Ben kızı öldürdüm, haberiniz olsun” dedi ve Yeniköy Polis Amirliği’ne giderek teslim oldu. Olay yerine sevk edilen polis ekipleri, Hanım Biçer’in cansız bedenini evde buldu. Savcılık ve olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmasının ardından genç kadının cenazesi otopsi yapılmak üzere Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Emniyette ifadesi alınan Hızır Çelik ise işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Zanlının ilk ifadesinde, “Eve beraber gittik, eski konuları açtı, o esnada kendimi kaybettim, olay gerçekleşti” dediği öğrenildi. Çelik, çıkarıldığı mahkemece tutuklanıp cezaevine gönderildi.

    CİNAYET ÖNCESİ VE SONRASI KAMERAYA YANSIDI

    Öte yandan, talihsiz kadının son anları güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde Hanım Biçer ile Hızır Çelik’in birlikte siteye girdikleri, kadının kapıyı açtığı ve ikilinin eve girdiği anlar yer aldı. Bir süre sonra zanlının elinde poşetle tek başına evden çıktığı, merdivenden indikten sonra eve doğru baktığı ve ardından siteden ayrıldığı görüldü.

    SAVCILIK İDDİANAMEYİ TAMAMLADI

    Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, şüpheli Hızır Çelik’in, maktul Hanım Biçer’i ikametinde eşarp ile boğarak öldürdüğü ve ardından maktule ait cep telefonunu alarak olay yerinden ayrıldığı belirtildi. İddianamede, şüphelinin eylemine ilişkin olarak ‘kadına ve boşandığı eşe karşı kasten öldürme’ ve ‘kişinin ölmesinden yararlanarak hırsızlık’ suçlarından cezalandırılması talep edildi.

    İLK KEZ HAKİM KARŞISINA ÇIKTI

    Davanın ilk duruşması Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya tutuklu sanık Hızır Çelik, maktul Hanım Biçer’in ağabeyi müşteki Resul Biçer ile taraf avukatları katıldı. Hakkındaki suçlamalar hatırlatılan sanık Hızır Çelik, savunmasında olayın planlı olmadığını ileri sürdü. Çelik, olay günü eski eşiyle görüştüğünü, Hanım Biçer’in kendisine mesaj attığını ve bunun üzerine yanına gittiğini iddia ederek, “Beni oraya planlı şekilde çağırdı. Gündüz de çağırmıştı. Ev sahibiyle akrep meselesini görüşmesini söyledim. Aradığını, mesaj attığını ve ev sahibinin gelip evi ilaçladığını söyledi. Akşam ise kendisini öldüreceğini belirten mesaj attı. Bu mesaj üzerine yanına gittim. Yani ben onu öldürmek için oraya gitmedim. Öldürmek isteseydim bunun gündüzü de vardı, saati de vardı” dedi.

    “EŞARBI BOĞAZINA BAĞLADIM”

    Çelik, tartışmanın devamında gözünün karardığını ileri sürerek olay anını ise şu şekilde aktardı: “O anda artık kendimi tutamadım. O anda artık gözüm karardı. Zaten çok fazla birikmiştim, çok fazla acı çekiyordum. Nasıl öldüğünü bilmiyorum. Yastıkla yüzünü kapattım. Yani yüzünü görmedim, görmemek için bunu yaptım. Çok kendimde değildim. Yastığı yüzünde ne kadar tuttuğumu söylemem mümkün değil. Şöyle oldu, kusacak gibi oldum. Arka tarafta tuvalet vardı, oraya gittim. O sırada eşarbı boğazına bağlamıştım sanırım. Eşarbın düğümlerini hatırlıyorum ancak nereden aldığımı, nasıl bağladığımı net şekilde hatırlamıyorum. Tuvalette uzun süre bekledim.”

    “HAREKETSİZ YATIYORDU, ZATEN ÖLDÜĞÜNÜ ANLADIM”

    Cinayet sonrası yaşananları da anlatan sanık Çelik, olayın ardından banyoya gittiğini belirtti. Çelik, “Elimi yüzümü birkaç defa yıkadım. Kaç dakika olduğunu bilmiyorum ama uzun süre bekledim. Çıktığımda bir kere baktım sadece. Hareketsiz yatıyordu, öldüğünü anladım. Ben daha önce hiç böyle bir şeye şahit olmadım, hiç ölü görmedim bile. Telefonunu aldım. Bu ilişki ortaya çıkmasın diye silmek istedim. Şifre vardı. Şifre olunca telefonu kırdım, Döşemealtı’nda dereye attım. Kendi telefonumu zaten teslim ettim. Ben zaten yerini söylemiştim” ifadelerini kullandı.

    “İNTİHAR ETMEYİ DÜŞÜNDÜM”

    Olayın ardından evden ayrıldığını söyleyen sanık, ilk anda teslim olmayı düşünmediğini, intihar etmeyi düşündüğünü ileri sürdü. Çelik, “Ben teslim olmayı da düşünmedim, intihar etmeyi düşündüm, önceliğim buydu. Çocuklarıma gittim. Çocuklar uyumuştu. Biraz çocukları yatağıma koydum, onları izledim, ağladım. Düğün fotoğraflarım falan daha duruyordu. Onları götürdüm, inşaatta yaktım. Orada abimi gördüm, böyle bir şey yaptığımı söyledim. İntihar edeceğimi de söyledim. En son Sait abim beni aradı, ‘Çocukları düşün, onların senden başka umudu yok. Kendini düşünmüyorsan çocuklarını düşün’ dedi. Artık mecbur ne yapayım, aynı gün teslim oldum. Ben kaçmayı falan düşünmedim. Kaçmayı isteseydim kaçardım” dedi.

    PLANLAYARAK YAPTI İDDİASI

    Duruşmada dinlenen Hanım Biçer’in ağabeyi Resul Biçer, sanığın olaydan önce de kardeşini takip ettiğini ileri sürerek, “Boşandıktan sonra, bu olaydan önce biz evde yokken evin etrafında dolaşıyordu. Kız kardeşimin kaybolduğu dönemde de kendisinden şüphelendim. Arayıp ‘Yanında mı?’ diye sordum. Zaten o gün de eve gelmiş, evin çevresinde dolaşmış. Hatta bana, ‘Eldiven de almıştım, kızı yukarıdan atacaktım’ dedi. Daha önce de olaya intihar süsü vermeye çalışıyordu. Bu cinayet aylar öncesinden planlanmıştı. Biz evde yokken kardeşimi takip ediyor, ona ulaşmaya çalışıyordu” dedi.

    Biçer, kardeşinin ailelerinin yanında kaldığını belirterek, “Hanım Biçer bizim yanımızda kalıyordu. Sanık, kardeşimin düğünü olduğu gün eve gelmiş. Hepimiz düğündeydik, kardeşim ise düğüne gelmemişti. Daha sonra neden gelmediğini sorduğumuzda, sanığın kendisini tehdit ettiğini söyledi. ‘Eğer gidersen çocuklarını öldürürüm’ demiş. Bu nedenle düğüne gelmemiş. Sanık da o gün eve gelip kardeşime ulaşmaya çalışmış. Ulaşamadan ailedekiler tarafından görülünce kaçmış. Hatta araçla peşinden gidilmiş ancak kaçmış” ifadelerini kullandı.

    Müşteki Resul Biçer, olaydan önce aile olarak sanığın yakınlarını uyardıklarını belirterek, “Bu olaydan bir iki ay önce de benzer durumlar yaşandı. Sait abisini aradık, ‘Kardeşin böyle yapıyor, kardeşinize sahip çıkın. Boşanmışlar, gitmiş, daha ne istiyor?’ dedik. Daha sonra bir şekilde kardeşime ulaşmış. ‘Gel, çocukları vereceğiz’ demiş. Velayet davası açılmış. Kardeşime, ‘Ben sana çocukları vereceğim’ demiş. Olay gecesinin ertesi günü çocukları vereceğini söylemiş” dedi.

    ERTESİ GÜN ÇOCUKLARIM GELECEK’ DİYE ALIP DOLABA KOYMUŞ

    Biçer, kardeşinin çocukları için hazırlık yaptığını ifade ederek, “Ben eve gittiğimde dolabın içinde çocukların sevdiği yiyeceklerin olduğunu gördüm. Kardeşim, ‘Ertesi gün çocuklarım gelecek’ diye alıp dolaba koymuş. Hanım’ın Hızır ile buluşmaya nasıl gittiğinden haberimiz yoktu. Bizden habersiz çıkıp gitmişti. Olaydan yaklaşık bir ay önce de evden ayrılmıştı. Sığınma evine mi gitti, Hızır’ın yanında mıydı, bilmiyorduk. Biz polise gidip şikayetçi olduk. Kendisine ulaşıldığında bizimle görüşmek istemediğini söylemiş. Olay günü bizim haberimiz yoktu. Daha sonra sanık inşaata gidip Rıdvan Çelik’e ‘Ben böyle bir şey yaptım’ demiş. Onların kız kardeşi de benim biraderimin eşi olur. Bizi arayıp Hızır’ın Hanım’ı öldürdüğünü söyledi. Bunun üzerine ben de hemen polisi aradım” dedi.

    “HIZIR, KARDEŞİME ULAŞIP ‘GEL, ÇOCUKLARA BAKAMIYORUM’ DEMİŞ”

    Çocukların velayetine ilişkin süreci de anlatan Biçer, “Çocukların velayeti babadaydı. Anlaşmalı boşanmışlardı ve velayet babada kalmıştı. Son dönemde velayet davası açılmıştı. Hızır, kardeşime ulaşıp ‘Gel, çocuklara bakamıyorum’ demiş. Hatta evin oraya gelip aşağıdan seslenmiş. O süreçte velayetin kimde kalacağı ortak kararlarıydı. Çocukların belli günlerde annelerini görmesi, velayetin ise babada kalması yönünde karar vermişlerdi” diye konuştu.

    Sanığın savunmasına karşı kardeşini anlatan Biçer, “Hanım eşine saygılıydı. Ben bir şeyini duymadım, görmedim. Hatta Hızır ona şiddet uyguluyordu. Anlaşmalı boşandılar. Kız kardeşim önce dava açtı, imza atmadı. Sonra kendisi dava açtı ve boşandılar. Sanıktan şikayetçiyim, davaya katılma talebim vardır” ifadelerini kullandı.

    Mahkeme heyeti sanık, müşteki ve taraf avukatlarının savunmalarının ardından, eksik hususların giderilmesi, SEGBİS kayıtlarının çözümünün yaptırılması ve dosyadaki diğer işlemlerin tamamlanması için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. >>>İHA

  • Trump duyurdu! Hürmüz Boğazı’ndaki özgürlük projesi neden durduruldu?

    İşte 6 Mayıs 2026 sabahı itibarıyla dünya gündemini sarsan kararın detayları…

    Hürmüz Boğazı’nda İran’ın ablukası nedeniyle mahsur kalan binlerce sivilin ve tarafsız ticaret gemilerinin tahliyesini hedefleyen “Özgürlük Projesi”, Beyaz Saray’dan gelen sürpriz bir açıklamayla durduruldu.

    Anlaşma Umudu mu, Stratejik Geri Adım mı?

    Donald Trump, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada bu kararın gerekçesini şu sözlerle ifade etti:

    “Pakistan ve diğer ülkelerin talebi üzerine, İran temsilcileriyle tam ve nihai bir anlaşmaya varılması yönünde büyük ilerleme kaydedilmiştir. Anlaşmanın imzalanıp imzalanamayacağını görmek için Özgürlük Projesi’nin kısa bir süreliğine durdurulmasına karşılıklı olarak karar verdik.”

    Trump ayrıca İran’a yönelik askeri harekatta “muazzam başarı” elde ettiklerini iddia ederek, bölgedeki deniz ablukasının ise tam kapasite devam ettiğini vurguladı.

    Özgürlük Projesi Nedir?

    4 Mayıs 2026’da hayata geçirilen proje, Dışişleri Bakanı Marco Rubio tarafından “87 farklı ülkeden yaklaşık 23 bin sivilin kurtarılması operasyonu” olarak tanımlanmıştı. Projenin amacı, bölgedeki çatışmayla ilgisi olmayan “tarafsız” gemilerin güvenli geçişini sağlamaktı.

    İran Cephesinden İlk Tepki: “Başarısızlık”

    Trump’ın bu hamlesi İran medyasında geniş yankı buldu.

    • Tesnim Haber Ajansı: Kararı “Trump geri adım attı” başlığıyla duyurarak, ABD’nin Hürmüz Boğazı krizini yönetemediğini savundu.

    • Fars Haber Ajansı: Geri adımın “İran’dan gelen kesin uyarılar” neticesinde atıldığını iddia ederek, Özgürlük Projesi’nin bir başarısızlık olduğunu öne sürdü.

    Dünya Gözünü “Nihai Anlaşma”ya Dikti

    Diplomatik kulislerde, Trump’ın “nihai anlaşma” vurgusu büyük merak uyandırdı. Eğer taraflar arasında Hürmüz Boğazı’nın trafiğe açılması konusunda bir mutabakat sağlanırsa, küresel enerji piyasalarında yaşanan krizin de hafiflemesi bekleniyor.

    The post Trump duyurdu! Hürmüz Boğazı’ndaki özgürlük projesi neden durduruldu? first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Güncel akaryakıt fiyatları: LPG’ye indirim mi geliyor? (6 Mayıs 2026)

    İşte İstanbul, Ankara ve İzmir güncel akaryakıt fiyat listesi ve beklenen indirimin detayları…

    Milyonlarca araç sahibinin her gün yakından takip ettiği pompa fiyatlarında bugün hareketli dakikalar yaşanıyor. Sektör kaynaklarından alınan son bilgilere göre, otogaz kullanıcılarını sevindirecek bir fiyat düzenlemesi yolda.

    LPG Otogaza İndirim Müjdesi

    Akaryakıt piyasası temsilcileri, LPG fiyatlarında düşüş beklendiğini duyurdu. 7 Mayıs Perşembe gününden itibaren geçerli olması beklenen indirimin, litre başına 34 kuruş olması öngörülüyor. Bu indirimle birlikte otogaz fiyatları bir miktar daha rahatlayacak.

    Benzin ve Motorinde Son Durum

    Benzin ve motorin (mazot) fiyatlarında ise şu an için herhangi bir zam ya da indirim haberi bulunmuyor. Sektör yetkilileri, hafta ortası itibarıyla bu iki grupta yeni bir fiyat değişikliği beklenmediğini ifade etti.

    6 Mayıs 2026 Güncel Pompa Fiyatları

    Şehir bazında güncel benzin, motorin ve LPG litre fiyatları şu şekildedir:

    İstanbul Avrupa Yakası

    • Benzin: 63.94 TL

    • Motorin: 71.72 TL

    • LPG: 34.99 TL

    İstanbul Anadolu Yakası

    • Benzin: 63.80 TL

    • Motorin: 71.58 TL

    • LPG: 34.39 TL

    Ankara Akaryakıt Fiyatları

    • Benzin: 64.91 TL

    • Motorin: 72.84 TL

    • LPG: 34.87 TL

    İzmir Akaryakıt Fiyatları

    • Benzin: 65.19 TL

    • Motorin: 73.11 TL

    • LPG: 34.79 TL

    The post Güncel akaryakıt fiyatları: LPG’ye indirim mi geliyor? (6 Mayıs 2026) first appeared on Kanal 3 Tv.