Türkiye Görme Engelliler Spor Federasyonu tarafından Karaman’da düzenlenen 2. Lig 1. Devre Goalball müsabakalarında Afyonkarahisar Engelliler Gençlik ve Spor Kulübü damga vurdu.
“Afyon’un gücü, yüreğimizde şampiyonluk inancı” sloganıyla sahaya çıkan Karahisar’ın aslanları, 8 maçlık zorlu maratonu başarıyla geride bıraktı. Sahada sergiledikleri üstün mücadeleyle 16 puan toplamayı başaran sporcularımız, devreyi 3. sırada kapatarak zirve yarışındaki iddiasını kanıtladı.
Elde edilen bu başarıda teknik stratejinin yanı sıra kulüp içindeki birlik ruhu öne çıktı. Kulüp Başkanı Serap Güderler’in liderliğinde kenetlenen camia; teknik ekip ve sporcuların uyumuyla hedefe kilitlenmiş durumda.
Yazar: admin
-

Görme engelli sporculardan büyük başarı
-
Jandarmadan kaçak makaron operasyonu
Afyonkarahisar’da jandarma tarafından bir adrese yapılan baskında makoron doldurma makinası ile yarım milyona yakın boş makaron ele geçirildi.
Operasyon, Sandıklı ilçesinde gerçekleştirildi. Edinilen bilgilere göre, aldığı bir istihbaratı değerlendiren jandarma ekipleri bir adrese baskın düzenledi. Baskında arama yapan ekipler
98 bin 20 adet içi tütün doldurulmuş makaron, 434 bin 780 adet boş makaron, 81 kilo kıyılmış tütün,
37 kilo 675 gram nargile tütünü ve makoron doldurma makinası ele geçirildi.
Operasyonun ardından A.A., R.Ö. ve A.A. isimli şahısların gözaltına alındığı bildirildi. -

Sandıklı’da kaçak tütün operasyonu
Adli makamların verdiği arama kararı doğrultusunda yapılan çalışmada, bir adreste çok sayıda kaçak ürün tespit edildi. Operasyonda 98 bin 20 adet tütünle doldurulmuş makaron, 434 bin 780 adet boş makaron, 81 kilo 200 gram kıyılmış tütün ve 37 kilo 675 gram nargile tütünü ile 1 adet makaron doldurma makinesi bulundu. Olayla bağlantılı olduğu belirlenen A.A., R.Ö. ve A.A. isimli şüpheliler hakkında 5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ve 4733 Sayılı Kanuna muhalefet suçlarından işlem başlatıldı. Jandarma ekiplerinin kaçakçılıkla mücadele çalışmalarının kararlılıkla sürdüğü bildirildi. >>>Haber Merkezi

-
Okul güvenliği artacak: Çok katmanlı eylem planı devreye giriyor!
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta meydana gelen okul saldırılarının ardından devletin en üst kademeleri “güvenlik” gündemiyle toplandı. İçişleri Bakanlığı ve Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan ortak açıklama, okullarda yeni bir dönemin ve çok katmanlı bir güvenlik stratejisinin sinyallerini veriyor.
İşte yayımlanan resmi bildiriden öne çıkan kritik kararlar ve eylem planı…
Güvenlikte Sıfır Tolerans

Toplantıda okulların giriş-çıkışlarından çevre denetimlerine kadar bir dizi somut karar alındı. Okul çevreleri, servis güzergâhları ve öğrenci yoğun bölgelerde kolluk birimlerinin denetimleri artırılacak. Okul yönetimleri, rehberlik servisleri ve aileler arasında risk işaretlerini önceden fark edecek bir erken müdahale ağı kurulacak. Ruhsatsız silahlara erişimin önlenmesi ve okul çevresindeki tehlike unsurlarının temizlenmesi için operasyonlar sıkılaştırılacak.
Dijital Tehdit ve Popüler Kültür Mercek Altında
Bakanlıklar, şiddetin sadece fiziki değil, dijital dünyada da beslendiğine dikkat çekti. Sosyal medya platformlarındaki şiddet içerikleri, dijital mecralardaki “sanal zorbalık” ve suçu öven paylaşımlar sıkı takibe alındı. Şiddeti sıradanlaştıran dizi, film ve popüler kültür unsurlarının gençler üzerindeki olumsuz etkilerine karşı koruyucu çalışmalar yürütülecek.

Dezenformasyon ve Provokasyona Karşı Hukuki Süreç
Açıklamada, yaşanan acı olaylar üzerinden toplumda korku yaymaya çalışanlara karşı net bir mesaj verildi. Teyitsiz bilgi yayan, provokasyon üreten ve suçluyu öven hesaplara karşı hukuki süreç kararlılıkla işletilecek. İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin yalanladığı asılsız iddialara itibar edilmemesi, sadece resmi makamların teyitli açıklamalarının esas alınması istendi.

The post Okul güvenliği artacak: Çok katmanlı eylem planı devreye giriyor! first appeared on Kanal 3 Tv.
-

“İscehisar, mermerin merkezi”
Başkan Kılıçarslan, Kanal 3 ve Gazete 3’e özel verdiği röportajda İscehisar’ın mermerin merkezi olduğunu vurguladı. İzmir’de düzenlenen fuarda Afyonkarahisarlı firmaların her zaman güçlü bir şekilde yer aldığını belirten Kılıçarslan, sektördeki her firmanın büyük bir değer taşıdığını ifade etti.
Haziran ayında gerçekleştirilecek Afyon Blok Mermer Fuarı’na da dikkat çeken Kılıçarslan, fuarın taşın merkezinde yapılmasının son derece önemli ve kıymetli olduğunu dile getirdi.
-

Taytak: Güçlü nesiller için aileye sahip çıkıyoruz
Taytak, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Bu satırların arasında, evladına sarılamayan bir babanın sızısı, ekranların başında sessizce kaybolan bir neslin istikbali ve hayatın son deminde bir sıcak el bekleyen büyüklerimizin beklentisi vardır. Türk devlet geleneğinde sosyal adalet bir lütuf değil, bir sorumluluktur. Selçuklu’dan Osmanlı’ya, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan bu köklü anlayış; vatandaşını koruyup gözetilmesi gereken bir emanet olarak gördüğünü ortaya koymaktadır. Bugün görüşmekte olduğumuz kanun teklifi, bu kadim geleneğin 2026 yılındaki tezahürüdür. Devlet; yaşlısını yalnız bırakmayan, engellisi bir engele takıldığında yanında olan, anne doğum yaptığında aileye çatı olan kutsal bir iradedir.
Bu teklifin bizce en önemli maddeleri, geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızı koruyan maddelerdir. Bu teklifle artık bir okulda, bir yurtta, bir serviste, bir kreşte, bir oyun evinde, bir spor salonunda, bir internet kafede kısacası çocuklarımızın yoğun olarak bulunduğu alanlarda; insan ticaretinden, cinsel istismardan, uyuşturucudan hüküm giymiş kişiler artık çalışamayacak ve bu faaliyet alanlarını işletemeyeceklerdir. Çocuklarımıza zarar vermek isteyen her türlü karanlık niyetlerin suratına çelikten bir duvar örüyoruz. Eğer biz bugün yavrularımızın saçının teline zarar gelmesin diye bu setleri çekebiliyorsak, bu iradeyi kanunlaştırabiliyorsak, işte o zaman milletin bize verdiği emanetin, milletvekilliği sıfatının hakkını vermiş oluruz. Çünkü bizim en büyük ödevimiz; çocuklarımıza sadece bir ülke değil, güvenli bir gelecek bırakmaktır.“CUMHUR İTTİFAKI OLARAK BİR TUĞLA DAHA KOYUYORUZ”
Milliyetçi Hareket Partisi olarak, aileyi bir siyasi slogan olarak değil, medeniyetimizin çimentosu olarak görüyoruz. Bu kanun teklifi, çalışan annelerimizin üzerindeki izin problemini kaldırıyor, doğum sonrası iznini 8 haftadan 16 haftaya çıkarıyor. Bir anneyi, rızkı ile evladının kokusu arasında, mesaisi ile bebeğinin uykusu arasında bırakmıyor. Anaların hakkını teslim ediyoruz. O anne evladını rahat büyütecek ki; bu vatan, bu millet, bu devlet sağlam nesiller üzerinde yükselsin. Bu konu yalnızca bir kanun teklifi değil, toplum ve aile meselesidir. Bu yüzden babalarımızın izin süresi, işçisinden memuruna, ayrım gözetilmeksizin uzatılmıştır. Ayrıca koruyucu ailelerle ilgili yapılan düzenlemelerle; sevgiyle büyüttükleri her bir evladımız için gösterdikleri emek ve özveri karşılıksız bırakılmamış; milletimizin vicdanını ve merhametini en güçlü şekilde yansıtan bu fedakâr yuvalarımız unutulmamıştır. Güçlü kadın, güçlü aile ve nihayetinde güçlü Türkiye idealine de Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı olarak bir tuğla daha koyuyoruz. Şimdi bu kanunun en hayati noktasına, tabiri caizse geleceğimizi, evlatlarımızı dijital dünyanın dipsiz kuyularından çekip çıkaran 22. maddesine değinmek istiyorum. Hepimiz biliyoruz ki; bugün anne ve babaların en büyük endişesi, evlatlarının elindeki o küçük ekranların içerisindeki tehlikelerdir. Çocuklarımız dijital bir okyanusta, maalesef pusulasız ve savunmasız bir şekilde başka dünyalara çekilebiliyorlar. İşte bu kanunla; çocuklarımızı siber zorbalıktan, zararlı içeriklerden ve o dipsiz kuyulardan koruyacak huzurlu bir liman inşa ediliyor. Çocuklarımız, korunması gereken en kutsal hazinelerdir. Bu yüzden, 15 yaşından küçük yavrularımızı bu platformların karmaşasından uzak tutuyor, 15 yaşını doldurmuş gençlerimize ise, onlara özel ve filtrelenmiş güvenli bir dijital dünya kurma mecburiyeti getiriyor. İstiyoruz ki; evlatlarımız internete girdiğinde; karşısına kurgulanmış tuzaklar değil, onları geliştirecek içerikler çıksın. Burada en büyük güç ailelerimize veriliyor. Artık anne ve babalar, ‘çocuğum internette ne yapıyor’ diye uykusuz kalmayacak.
“TÜRK MİLLETİ BİR BÜTÜNDÜR”
Bu kanun teklifiyle; ekran süresini sınırlama, harcamaları kontrol etme ve hesap ayarlarını yönetme yetkisini doğrudan anneye ve babaya teslim ediyoruz. Kısacası teknoloji ailenin emrine veriliyor, kontrol eve geri getiriliyor. Liderimiz, Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli Beyefendi’nin her daim vurguladığı gibi, insanı yaşatmak, devleti yaşatmanın ön şartı, varlık gayesi ve ahlaki mecburiyetidir. Türk milleti bir bütündür. Acıda bir, kıvançta bir, kaderde birdir. Birimizin ayağına taş değse, hepimizin canı yanar. Bir hanede tencere kaynamıyorsa, bir yetimin gözü yaşlıysa, bir engelli kardeşimiz hayatın dışına itilmişse orada milli huzurdan bahsetmek imkansızdır.
“BİZİM MİLLİYETÇİLİĞİMİZİN ÖZÜNDE İNSAN SEVGİSİ, TEMELİNDE İSE ADALET VARDIR”
Bizim milliyetçiliğimizin özünde insan sevgisi, temelinde ise adalet vardır. Türkiye Yüzyılı’nın eşiğinde, lider ülke Türkiye hedefine doğru yürürken, toplumsal barışın ve huzurun anahtarı sosyal adalettir. Milliyetçi Hareket Partisi olarak; 2024 yılında, Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli Beyefendi’nin himayelerinde düzenlediğimiz ‘Aile Kurumu Çalıştayı’nda aile kurumunun korunması ve güçlendirilmesi temel gündem maddesi olarak ele alınmıştır. Bu adımların hedefe ulaştığını görmek ise asıl gayemizdir. Düzenleme hayata geçtiğinde, uzun süredir toplumun kanayan yarası olan ve bizleri umutsuzluğa sürükleyen o günlerin geride kaldığı; Türk aile yapısının yeniden güçlenip tesis edildiği bir döneme inşallah hep birlikte kavuşacağımız düşüncesiyle sözlerime son verirken, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımız Sayın Mahinur Özdemir Göktaş hanımefendiye ve ilgili kurum ve kuruluşlara teşekkür ediyorum.” >>>Haber Merkezi -

31. İzmir Mermer Fuarı’nda 3. gün
Kanal 3 ve Gazete 3 olarak fuarın nabzını tutmaya hız kesmeden biz de devam ediyoruz.
-

WSJ: Pentagon, silah üretimini artırmak için otomotiv üreticileriyle temasa geçti
The Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin konu hakkında bilgi sahibi kaynaklara dayandırdığı haberine göre, ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, özellikle otomotiv üreticilerinin askeri üretimde daha fazla rol almasını istiyor.
Bu kapsamda Pentagondan yetkililer, Ford Motor Üst Yöneticisi (CEO) Jim Farley ile General Motors (GM) Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mary Barra’nın da aralarında bulunduğu üst düzey otomotiv yöneticileriyle bir araya geldi.
Kaynaklar, Ukrayna ve İran’daki savaşların ABD’nin mühimmat stoklarını erittiğini, bu nedenle Pentagonun otomotiv şirketlerini devreye sokmayı düşündüğünü iddia etti.
-

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü: Bugün yüksek ihtimalle Pakistan’dan bir heyeti ağırlayacağız
Bekayi, başkent Tahran’da düzenlediği haftalık basın toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
Pakistan’daki müzakerelerin temelde savaşın sonlandırılması ve İran’ın taleplerinin dile getirilmesi üzerine kurulduğunu belirten Bekayi, “Mesaj alışverişi devam ediyor. Bugün yüksek ihtimalle Pakistan’dan bir heyeti ağırlayacağız. Bu görüşmede iki tarafın görüşleri ayrıntılı şekilde ele alınacak.” dedi.
Bekayi, ülkesinin nükleer silah üretmek gibi bir amacının olmadığını ve bunu daha önce de defalarca dile getirdiklerini hatırlatarak, “Uranyum zenginleştirmenin türü ve seviyesi görüşülebilir ki biz bunu daha önce de ilan ettik. İran’ın kendi ihtiyaçlarına göre uranyum zenginleştirmeye devam etmesi gerekiyor.” ifadelerini kullandı.
ABD’nin daha önce “İran’ın nükleer programını yok ettiklerine” dair açıklamalarda bulunduğuna ancak buna rağmen bugün de aynı konuyu gündemde tuttuğuna dikkati çeken Bekayi, ABD’nin nükleer meseleyi İran’a baskı yapmak için kendi çıkarları doğrultusunda kullandığını söyledi.
Bekayi, ABD’den gelen “İran nükleer silah peşinde koşmaz ise ekonomisinin refaha ereceği” yönündeki açıklamalara ilişkin ise “Biz ekonomimizi nasıl geliştireceğimizi biliyoruz. İran’ın barışçıl amaçlar dışında nükleer programı olmadı. Kimseden korktuğumuz için değil ilkesel olarak nükleer silah peşinde değiliz.” diye konuştu.
Ülkesinin uzun yıllar boyunca Hürmüz Boğazı’nın güvenliğini sağladığına işaret eden Bekayi, son zamanlarda özellikle Hürmüz Boğazı’nda yaşanan tehlikelerin ABD ve İsrail’in girişimlerinden kaynaklandığını savundu.
-
ADALETİN GÖLGESİNDE…
Türkiye’de yargı tartışmaları hiçbir zaman yalnızca hukukçuların meselesi olmadı. Sokaktaki vatandaş için “adalet”, soyut bir kavram değil; hayatın tam ortasında, doğrudan kaderini etkileyen bir gerçekliktir. Bu yüzden her yargı kararı, aslında sadece bir dosyanın değil, toplumun vicdanının da sonucudur.
Bugün yeniden alevlenen “yargı bağımsız mı?” tartışmaları, aslında yeni değil. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan bugüne kadar farklı biçimlerde karşımıza çıkan bir süreklilikten söz ediyoruz.
Cumhuriyetin ilk yıllarında kurulan İstiklal Mahkemeleri, devletin bekasını korumak amacıyla hızlı kararlar alabilen yapılar olarak tarihe geçti. O günün şartlarında bir zorunluluk olarak görülen bu mahkemeler, bugün geriye dönüp bakıldığında “olağanüstü yargı” tartışmalarının en güçlü örneklerinden biri olarak karşımızda duruyor. Çünkü hukuk, olağanüstü şartlara teslim edildiğinde, sınırlarını kaybetmeye başlar.
Aradan yıllar geçti, sistem değişti ama tartışmalar bitmedi.
1960 darbesi sonrası yapılan Yassıada Yargılamaları, Türkiye’de yargının siyasallaşması meselesini derinleştirdi. Dönemin Başbakanı Adnan Menderes ve arkadaşlarının yargılanması, hukuk ile siyasetin birbirine karıştığı en kritik kırılma anlarından biri olarak hafızalara kazındı. O günden sonra şu soru hiç kaybolmadı: “Yargı karar mı verir, yoksa karar mı uygular?”
Benzer bir tabloyu 12 Eylül Darbesi sonrasında da gördük. Askeri mahkemeler eliyle yürütülen süreçler, hukukun evrensel ilkeleri ile güç ilişkileri arasındaki gerilimi bir kez daha gözler önüne serdi.
Bugüne geldiğimizde ise tartışmanın şekli değişmiş durumda.
Artık mesele yalnızca “siyaset yargıya müdahale ediyor mu?” sorusu değil. Aynı zamanda yargının kendi içinde yaşadığı ayrışmalar da gündemde. Özellikle Anayasa Mahkemesi ile Yargıtay arasında zaman zaman ortaya çıkan karar farklılıkları, hukuk sisteminde bir “yorum krizi” doğuruyor.
Vatandaş açısından bakıldığında ise mesele son derece basit:
Aynı ülkede, aynı hukuk sistemi içinde, farklı mahkemeler neden farklı sonuçlara ulaşıyor?İşte güven tam da burada zedeleniyor.
Çünkü toplum, hukuk metinlerini değil; sonuçları yaşar.
Ve o sonuç, adalet duygusunu tatmin etmiyorsa, en doğru karar bile tartışmalı hale gelir.Türkiye’nin bugün en büyük ihtiyacı yeni bir hukuk düzeni kurmak değil; mevcut düzenin güvenilirliğini sağlamaktır. Yargı bağımsızlığı yalnızca anayasal bir ilke olarak kalmamalı, günlük hayatta hissedilen bir gerçekliğe dönüşmelidir.
Unutulmaması gereken çok basit ama hayati bir gerçek var:
Adaletin olmadığı yerde devlet güçlü görünse bile, aslında kırılgandır.Ve en önemlisi…
Adalet, bir gün herkese lazım olur.The post ADALETİN GÖLGESİNDE… first appeared on Kanal 3 Tv.
-
Kahramanmaraş okul katliamı: Can kaybı 10’a yükseldi!
Kahramanmaraş’taki Ayser Çalık Ortaokulu’nda yaşanan katliamdan gelen son dakika bilgileri, acının boyutunun her geçen saat arttığını gösteriyor. Hastanede tedavi gören bir öğrenciden gelen acı haberle birlikte can kaybı yükselirken, hayatını kaybedenlerin kimlikleri ve memleketleri de yürekleri dağladı.
İşte okul saldırısına dair son durum…
Hastaneden Acı Haber
Saldırı sonrası ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Yusuf Tarık Gül, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Bu vefatla birlikte saldırıda hayatını kaybedenlerin bilançosu şu şekilde güncellendi:
-
1 Öğretmen: Ayla Kara (Öğrencilerine siper olurken şehit oldu).
-
8 Öğrenci: Furkan Sancak Balal, Bayram Nabi Şişik, Belinay Poyraz, Zeynep Kılıç, Şuranur Sevgi Kazıcı, Kerem Erdem Gürgör, Adnan Göktürk Yeşil ve Yusuf Tarık Gül.
-
Saldırgan: İsa Aras Mersinli (Olay sonrası intihar etmişti).

Küçük Adnan’ın Yas Tutuluyor
Saldırıda hayatını kaybeden 11 yaşındaki Adnan Göktürk Yeşil’in acı haberi, memleketi olan Osmaniye’nin Düziçi ilçesine ulaştı. Ailenin yakınları ve ilçe halkı yasa boğulurken, Adnan’ın cenazesinin ailesinin isteğine göre memleketinde veya Kahramanmaraş’ta defnedilmesi bekleniyor.
Cenaze Törenlerine Kabine Üyeleri Katılıyor
Bugün Kahramanmaraş’ta düzenlenecek olan cenaze törenleri devletin zirvesini bir araya getiriyor. Törene katılması beklenen isimler:
-
İçişleri Bakanı: Mustafa Çiftçi
-
Millî Eğitim Bakanı: Yusuf Tekin
-
Sağlık Bakanı: Kemal Memişoğlu
-
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı: Mahinur Özdemir Göktaş
-
Ticaret Bakanı: Ömer Bolat
Hayatını Kaybedenlerin İsim Listesi
-
Ayla Kara: Matematik Öğretmeni (Öğrencilerine siper olurken olay yerinde vefat etti).
-
Yusuf Tarık Gül: Öğrenci (Hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak vefat etti).
-
Adnan Göktürk Yeşil: Öğrenci (Memleketi Osmaniye-Düziçi olup, olay yerinde vefat etti).
-
Furkan Sancak Balal: Öğrenci (Olay yerinde vefat etti).
-
Bayram Nabi Şişik: Öğrenci (Olay yerinde vefat etti).
-
Belinay Poyraz: Öğrenci (Olay yerinde vefat etti).
-
Zeynep Kılıç: Öğrenci (Olay yerinde vefat etti).
-
Şuranur Sevgi Kazıcı: Öğrenci (Olay yerinde vefat etti).
-
Kerem Erdem Gürgör: Öğrenci (Olay yerinde vefat etti).
The post Kahramanmaraş okul katliamı: Can kaybı 10’a yükseldi! first appeared on Kanal 3 Tv.
-
-

Siren sesleri yasla karıştı: 15 kişi hayatını kaybetti
Başkent Kiev’in Belediye Başkanı Vitaliy Kliçko, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Rusya’nın gece boyunca Kiev’e yönelik hava saldırıları gerçekleştirdiğini duyurdu.
Mevcut bilgilere göre saldırı sonucu Kiev’de biri 12 yaşındaki çocuk 4 kişinin öldüğünü ve 45 kişinin yaralandığını kaydeden Kliçko, hava saldırısı tehlikesinin sürdüğü uyarısında bulundu.
Ukrayna Devlet Acil Durum Servisinden (DSNS) yapılan yazılı açıklamada da Rusya’nın Odessa’ya düzenlediği saldırılarda yerleşim yerleri ve liman altyapısının hasar gördüğü ifade edildi.
Açıklamada, mevcut bilgilere göre 8 kişinin hayatını kaybettiği ve 16 kişinin yaralandığı bildirildi.
Rusya’nın ayrıca Dnipropetrovsk bölgesine yönelik hava saldırıları sonucu 3 kişinin yaşamını yitirdiği ve 34 kişinin yaralandığı bilgisi verildi.
Ukrayna: Rus ordusu 44 füze ve 659 İHA ile saldırılar düzenledi
Ukrayna Ordusu Hava Kuvvetleri Komutanlığından yapılan yazılı açıklamada da Rusya’nın gece farklı tip füzeler ve silahlı insansız hava araçlarıyla (SİHA) saldırılar gerçekleştirdiği belirtildi.
Rus ordusunun 44 seyir ve balistik füzeyle saldırılar düzenlediği, Ukrayna’nın çeşitli bölgelerine 659 SİHA’nın fırlatıldığı kaydedildi.
Hava savunma kuvvetlerince 32 füze ve 636 İHA’nın etkisiz hale getirildiği bilgisi verilen açıklamada, diğer füze ve İHA’ların ülke genelindeki 26 noktaya isabet ettiği bildirildi.
-

ABD’nin “USS Gerald R. Ford” uçak gemisi, 50 yılın görev süresi rekorunu kırdı
ABD Deniz Enstitüsünce (USNI) yönetilen U.S. Naval Institute News’ün derlediği verilere göre, 295 gündür denizde olan “USS Gerald R. Ford” uçak gemisi, ana limanı Virginia eyaletinin Norfolk kentinden Haziran 2025’te Akdeniz’e doğru yola çıktı.
Rotasını ekimde Karayip Denizi’ne çeviren ve 3 Ocak’ta ABD’nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu alıkoyduğu askeri müdahalede yer alan gemi, İran ile tırmanan gerilimin ardından Orta Doğu’ya yöneldi.
Mart başında Akdeniz’e gelen, Süveyş Kanalı’ndan geçerek Kızıldeniz’e ilerleyen gemi, ABD/İsrail-İran Savaşı’nın ilk günlerinde görev aldı. Gemi, daha sonra çamaşırhanelerinden birinde çıktığı açıklanan yangın sonrası onarım için Akdeniz’e döndü.
“USS Gerald R. Ford”un denizde geçirdiği gün sayısı, 2020’deki Kovid-19 salgını sırasında 294 günle son 50 yıldaki en uzun uçak gemisi görevi rekorunu kıran USS Abraham Lincoln’ün görev süresini aştı.
Virginia’nın Demokrat Senatörü Tim Kaine, bu görevlendirme süresinin mürettebatın ruh sağlığı ve refahı üzerinde yük oluşturduğunu ve yangının 600 denizciyi uyuyacakları yerden mahrum bıraktığını söyledi.
Kaine, “Onlar sevdiklerinin yanında, evlerinde olmalı. ABD ordusunu saray muhafızları gibi gören bir başkan tarafından dünyanın dört bir yanına gönderilmemeli.” dedi.
Donanma yetkilileri, Ford’un görev süresi rekoruna ilişkin resmi açıklama yapmadı.
Pentagon yetkilileri, geminin ne kadar süre görevde kalacağını açıklamadı ancak donanmanın en üst rütbeli iki subayı kamuoyuna yaklaşık 11 ay görevde kalmasını beklediklerini bildirdi. Dolayısıyla geminin mayıs sonlarında ABD’ye dönmesi öngörülüyor.
ABD Deniz Kuvvetleri Merkez Komutanlığına bağlı 5. Filo’dan 12 Mart’ta yapılan açıklamada, “USS Gerald R. Ford” uçak gemisinin Kızıldeniz’de görev yaparken çamaşırhane bölümünde teknik arızadan kaynaklanan yangın çıktığı duyurulmuştu.
The New York Times, yangının 30 saatten fazla sürdüğünü, yatakhaneleri zarar gören 600 kişiden fazla mürettebatın o tarihten sonra yerde ve masaların üzerinde uyumak zorunda kaldıklarını iddia etmişti.
-

İsrail ordusunun Lübnan’ın güneyinde çevresini hedef aldığı hastanede hasar oluştu
İsrail ordusunun Lübnan’a 2 Mart’ta başlattığı saldırılar sürüyor.
Lübnan resmi ajansı NNA’nın haberine göre, İsrail uçakları gece saatlerinden itibaren güneyde Nebatiye kent merkezi ile Tebnin, Kefre, Haris, Katrani ve Sarfand beldelerini hedef aldı.
Tebnin’deki saldırıda bir hastanenin yakınına düzenlenen saldırı sonucu sağlık kuruluşunda maddi hasar oluştu.
-

Ekrandan okula, sınıfa taşan öfke: Urfa ve Maraş’tan gelen uyarı
Son günlerde Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta okullarda yaşanan şiddet olayları, artık görmezden gelinemeyecek bir gerçeği bir kez daha yüzümüze çarptı. Eğitim yuvalarında yaşanan bu vakalar, sadece o şehirlerin değil, tüm Türkiye’nin meselesidir.
Her olaydan sonra olduğu gibi yine aynı tartışma başlıyor:
“Dijital oyunlar çocukları şiddete mi sürüklüyor?”
Bugün gençlerin önemli bir kısmı, zamanının büyük bölümünü ekran başında geçiriyor. Özellikle Grand Theft Auto V ve Call of Duty gibi şiddet temalı oyunlar, bu tartışmaların merkezinde yer alıyor. Silah, çatışma ve kontrol duygusu üzerine kurulu bu dünyaların, genç zihinleri etkilediği açık.
Ama sorunun tamamı bu mu?
Eğer sadece oyunlar etkili olsaydı, milyonlarca oyuncunun olduğu bir ülkede bu tür olayların çok daha yaygın olması gerekirdi. Oysa yaşanan vakalar bize başka bir gerçeği işaret ediyor:
Şiddet, tek bir kaynaktan beslenmiyor.
Urfa ve Maraş’taki olaylara baktığımızda da benzer bir tablo ortaya çıkıyor.
Çocuklar yalnız, öfkeli ve çoğu zaman anlaşılmadıklarını düşünüyor.
Aile içinde iletişim zayıf
Okulda akran zorbalığı göz ardı ediliyor
Rehberlik hizmetleri yetersiz kalıyor
Sosyal medya baskısı giderek artıyor
Bu ortamda dijital oyunlar, çoğu zaman bir “tetikleyici” değil; bir “yansıma” haline geliyor. Yani çocuk zaten içindeki öfkeyi taşıyor, oyun sadece o öfkenin dışa vurum biçimlerinden biri oluyor.
Yerel ölçekte düşündüğümüzde bu tablo daha da kritik. Çünkü Anadolu şehirlerinde aile yapısı güçlü görünse de, çocukların duygusal dünyasına dokunma konusunda ciddi eksikler var. “Bizim çocuk yapmaz” anlayışı, çoğu zaman en büyük yanılgıya dönüşüyor.
Okullarımız ise hâlâ sınav odaklı bir sistemin içinde sıkışmış durumda. Öğrencinin notu konuşuluyor ama ruh hali konuşulmuyor. Oysa bir çocuğun başarısını belirleyen sadece akademik performans değil; duygusal dengesi, sosyal ilişkileri ve kendini ifade edebilme gücüdür.
Bugün Urfa ve Maraş’tan gelen haberler, aslında birer uyarıdır.
Görmek isteyen için çok net bir uyarı…
Evet, dijital oyunlar denetlenmeli.
Evet, aileler daha bilinçli olmalı.
Ama asıl yapılması gereken, çocukları gerçekten anlamaktır.
Çünkü mesele ekran değil.
Mesele, o ekranın başındaki çocuğun iç dünyasıdır.
-

İran’ın güneydoğusunda güvenlik güçlerine saldırıda 3 polis hayatını kaybetti
Yarı resmi Tesnim Haber Ajansına göre, Sistan-Beluçistan eyaletine bağlı Seravan ilçesinde kimliği henüz belirlenemeyen silahlı kişiler devriye görevindeki polis memurlarına ateş açtı.
Silahlı saldırıda 3 polis memuru hayatını kaybetti.
Saldırganların yakalanması için geniş çaplı çalışmaların başlatıldığı belirtildi.
-
Elif Karaarslan’ın İfadesi: “Müstehcenlik Yok, Uyuşturucu Kullanmadım”
İstanbul merkezli yürütülen uyuşturucu ve fuhuş operasyonu kapsamında tutuklanan eski hakem ve sosyal medya fenomeni Elif Karaarslan’ın savcılık ifadesi ortaya çıktı. Karaarslan, hakkındaki iddiaları reddederek hem içeriklerini hem de yaşam tarzını savundu.
İşte Elif Karaarslan’ın ifadesinden öne çıkan başlıklar…
“Abonelik Sistemi Rızaya Dayalı”
Sosyal medya platformu üzerinden sunduğu ücretli içerikler hakkında konuşan Karaarslan, paylaşımlarının sınırlarını şu sözlerle çizdi. Instagram’ın çıplaklık içeren görsellere izin vermediğini hatırlatan Karaarslan, paylaşımlarının en fazla “bikinili” karelerden oluştuğunu belirtti. İçeriklerinin müstehcenlik amacı taşımadığını, platformun sunduğu resmi bir özelliği kullandığını ve bu sisteme dahil olan kullanıcıların tamamen kendi rızalarıyla içerikleri gördüğünü vurguladı.

“Sporcuyum, Gece Hayatım Yok”
Hakkındaki uyuşturucu iddialarına sert bir dille karşı çıkan eski hakem, hayat tarzına dikkat çekti. Hayatının hiçbir döneminde uyuşturucu madde kullanmadığını belirten Karaarslan, sporcu geçmişinin buna engel olduğunu ifade etti. Ev partilerine katılmadığını ve bir gece kulübü kültürü olmadığını söyleyerek uyuşturucu temin edilen ortamlarla bir bağı bulunmadığını savundu.
TFF Süreci ve AİHM Başvurusu
Hakemlik kariyerinin sonlanmasına dair de açıklamalarda bulunan Karaarslan, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) tarafından görevden uzaklaştırılmasını yargıya taşıdığını belirtti. Konuyu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) taşıdığını söyleyen Karaarslan, davanın sonuçlanmasıyla birlikte hakemliğe geri dönebileceğine inandığını dile getirdi.

Soruşturmada Son Durum
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen geniş kapsamlı operasyonda, Elif Karaarslan “uyuşturucu ticareti” ve “fuhşa teşvik” gibi iddialar kapsamında tutuklanmıştı. Aynı dosyada adı geçen oyuncu Aleyna Bozok serbest bırakılırken, mekan işletmecileri Ali Yaşar Koz ve Deniz Metin Yüksel’in tutukluluk halleri devam ediyor.
The post Elif Karaarslan’ın İfadesi: “Müstehcenlik Yok, Uyuşturucu Kullanmadım” first appeared on Kanal 3 Tv.
-

Demokratlar Hegseth’in azli için önerge verecek
ABD merkezli Axios haber platformunun, ulaştığı önerge taslağına dayandırdığı habere göre, söz konusu azil önergesini Kongredeki ilk İran kökenli Demokrat Temsilciler Meclisi Üyesi Yassamin Ansari sunacak.
Önergeye, Demokrat Temsilciler Meclisi üyeleri Steve Cohen, Jasmine Crockett, Nikema Williams, Sarah McBride, Brittany Pettersen, Dina Titus, Dave Min ve Shri Thanedar destek veriyor. Ancak, söz konusu önergenin kabul edilme ihtimalinin düşük olduğu değerlendiriliyor.
Önergenin ilk maddesinde, Hegseth’in görev yeminini ihlal ederek İran’a karşı “yetkisiz bir savaş yürüttüğü” ve ABD askerlerini tehlikeye attığı aktarıldı.
Hegseth’in sivillerin hedef alınması ve silahlı çatışma kurallarının ihlal edilmesi nedeniyle savaş suçu işlediği belirtilen önergede, ayrıca hassas bilgilerin yanlış kullanıldığı öne sürüldü.
Önergede ayrıca, Hegseth’in siyasi intikam amacıyla bazı yetkililere karşı sahte soruşturmalar başlattığı ve bu kişileri hedef alarak yetkisini kötüye kullandığı savunuldu.
Hegseth’in Venezuela ve İran’daki askeri operasyonlar dahil askeri harekatlarla ilgili bilgileri sakladığı ifade edilen önergede, böylece Kongre denetiminin engellendiği vurgulandı.
ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) ise önergede yer alan iddiaları reddetti.
Pentagon Sözcüsü Kingsley Wilson, The Hill gazetesine yaptığı açıklamada, söz konusu önergeyi, Savunma Bakanlığının ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’daki hedeflerini “kararlı” şekilde yerine getirdiği bir dönemde “manşetlere çıkmaya çalışan bir başka Demokratın hamlesi” olarak nitelendirdi.
Önergenin “ABD halkının dikkatini başka yöne çekmeye yönelik bir maskaralık” olduğunu savunan Wilson, “Bakan Hegseth, vatanı korumaya ve güç yoluyla barışı sağlamaya devam edecek.” dedi.
-

İran’da okullar uzaktan eğitime geçiyor
İranlı Öğrenciler Haber Ajansı ISNA’ya göre Ferhadi, okulların uzaktan eğitime geçmesi konusunda bilgilendirme yaptı.
Sözcü Ferhadi, ülke genelindeki tüm okulların 21 Nisan’dan itibaren ikinci bir bilgilendirmeye kadar uzaktan eğitime geçeceğini ve uzaktan eğitim için gerekli tüm şartların sağlandığını duyurdu.
Bu kararın, ülke genelindeki tüm eğitim seviyelerini ve kademelerini kapsayacağını belirten Ferhadi, kararın gerekçesine dair detaylı açıklama yapmadı.
-

“İki İnsan Bir Hayat” projesinden gençlere destek
Toplumsal yapının temel taşı olan aile kurumunu güçlendirmek ve maddi zorluklar nedeniyle evlenemeyen gençlere el uzatmak için anlamlı bir adım atıldı. Türkiye Diyanet Vakfı ve Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından başlatılan “İki İnsan Bir Hayat” projesi Afyonkarahisar’da hayat buldu.
Afyonkarahisar İl Müftülüğü, proje kapsamında tarihi İmaret Camii’nin bahçesinde bir hayır çarşısı kurdu. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği çarşıda, maddi imkansızlıklar nedeniyle evlilik hayallerini ertelemek zorunda kalan genç çiftlere kaynak oluşturulması hedefleniyor.
Proje sadece maddi destekle de sınırlı kalmıyor. “İki İnsan Bir Hayat” ismiyle yürütülen çalışma kapsamında genç çiftler, evlilik hayatına hazırlık süreçlerinde çeşitli eğitimlerle de destekleniyor.
Gönüllülerin katkılarıyla hazırlanan ürünlerin satışa sunulduğu hayır çarşısı, hem yardımlaşma bilincini artırıyor hem de yeni yuvaların kurulmasına vesile oluyor. >>>Şerafettin KAZAK

-

Trump tarihi görüşmeyi ilan etti
Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, İsrail ile Lübnan arasında “biraz nefes alma alanı” oluşturmaya çalıştıklarını belirtti.
İki ülke arasındaki görüşmeye ilişkin Trump, “İki liderin konuşmasının üzerinden uzun zaman geçti, 34 yıl gibi.” ifadelerini kullandı.
Trump’ın verdiği bilgiye göre, görüşme Türkiye saatiyle bugün gerçekleşecek.
Lübnanlı kaynaklar, Avn ile Netanyahu arasında telefon görüşmesi olacağına dair bilgileri olmadığını belirtti
AA’ya konuşan Lübnanlı 2 resmi kaynak, Avn ile Netanyahu arasında planlanan bir telefon görüşmesi olacağına ilişkin şu ana kadar herhangi bir bilgilerinin olmadığını kaydetti.
İsrail ve Lübnan arasındaki görüşme
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun katılımıyla ABD Dışişleri Bakanlığında Lübnan ve İsrail’in Washington büyükelçileri, iki ülke arasındaki doğrudan müzakereleri ve ateşkesi görüşmek için bir araya gelmişti.
Toplantı, 40 yıldan uzun süre sonra Lübnanlı ve İsrailli iki yetkilinin doğrudan görüşmesi olarak kayda geçmişti.
Görüşmeden, İsrail’in karadan işgalini genişletmeye çalıştığı Lübnan’da ateşkese ilişkin olumlu karar çıkmamıştı.
-

İsrail askerleri Suriye’nin Kuneytra ili kırsalına baskın düzenledi
Suriye devlet televizyonu El-İhbariye’nin haberine göre, İsrail ordusu, Kuneytra’nın güney kırsalındaki Asbah köyüne 6 askeri araçla girdikten sonra evlere baskın düzenleyip arama yaptı ve sivilleri korkuttu.
Ayrıca, İsrail güçleri Kuneytra’da kazı ve genişletme faaliyetlerini sürdürürken sivillere yönelik baskıyı da artırdı.
Suriye makamlarından konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.
Son aylarda İsrail’in Suriye’nin güneyinde gerçekleştirdiği ihlallerin arttığı, bu ihlallerin ev baskınları, kontrol noktaları kurulması ve sivillerin alıkonulması gibi uygulamaları içerdiği ifade ediliyor.
Suriye, İsrail güçlerinin işgal ettiği tüm Suriye topraklarından çekilmesi yönündeki talebini yinelerken, uluslararası toplumu da İsrail’in “saldırgan uygulamalarına karşı sorumluluk almaya” çağırıyor.
-

A Milli Kadın Futbol Takımı Sinop’ta
Ay-yıldızlı kafileyi Sinop Havalimanı’nda vali yardımcısı Taner Bolat, Gençlik ve Spor Bakanlığı İl Müdürü Mehmet Kalyon, Gençlik ve Spor Bakanlığı İl Müdürlüğü sporcuları ve taraftarlar karşıladı.
Burada sporcular tarafından A Milli Kadın Futbol Takımı Teknik Direktör Necla Güngör Kıragası ve oyunculara çiçek takdim edildi. Taraftarlar tezahüratlar yaparak oyuncuları yanlarına çağırdı.
Kafile, havalimanından konaklayacağı otele geçti.
-

Anadolu Efes’e EuroLeague’den ağır fatura
Avrupa Ligi’nin açıklamasında Anadolu Efes’e “Temel Ücret Seviyesi’ni” aşması nedeniyle 1 milyon 71 bin 676 avro para cezası verildiğini duyurdu.
En yüksek ceza 3 milyon 65 bin 691 avro ile Yunanistan ekibi Panathinaikos AKTOR’a verildiği aktarılan açıklamada İsrail takımı Hapoel IBI Tel Aviv’in 998 bin 27 avro ve diğer Yunanistan temsilcisi Olympiacos’un ise 303 bin 290 bin avro ödeyeceği belirtildi.
Açıklamada ayrıca “Temel ücret seviyesini aşmanın toplam tazminatı olan 5 milyon 438 bin 684 avro, belirlenen seviyelere uyan 15 kulübe eşit dağıtılacak ve kulüp başına 362 bin 579 avro düşecektir.” ifadelerine yer verildi.