Yazar: admin

  • Kahramanmaraş’ta okula saldırı: 1 öğretmen ve 3 öğrenci hayatını kaybetti

    Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesindeki Ayşel Çalık Ortaokulu’nda bugün gerçekleşen ve tüm ülkeyi yasa boğan silahlı saldırının ayrıntıları netleşti. Şanlıurfa Siverek’teki benzer olayın hemen ardından yaşanan bu facia, eğitim camiasında ve toplumda büyük bir şok yarattı.

    İşte 15 Nisan 2026 saat 16:15 itibarıyla saldırıya dair tüm detaylar…

    Saldırının Detayları: 5 Silah ve 7 Şarjör

    Kahramanmaraş Valisi Mükerrem Ünlüer’in açıklamalarına göre facianın boyutları oldukça sarsıcı. Okulun 8. sınıf öğrencisi olduğu belirtilen İ.A.M., saldırıyı gerçekleştirdikten sonra kargaşa anında kendisine ateş ederek yaşamına son verdi. Saldırganın, eski bir emniyet mensubu olan babasına ait silahları alarak okula geldiği tahmin ediliyor. Özellikle 5. sınıf öğrencilerinin bulunduğu iki sınıfa girerek hedef gözetmeksizin ateş açtığı bildirildi.

    Acı Bilanço ve Yaralıların Durumu

    Biri öğretmen, üçü öğrenci olmak üzere toplam 4 vatandaş hayatını kaybetti. Olayda yaralanan 20 kişi kentteki çeşitli hastanelerde tedavi altına alındı. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, yaralıların durumunun yakından takip edildiğini duyurdu.

    Devletin Zirvesi Bölgeye Gidiyor

    Olayın vahameti üzerine kabine üyeleri acil olarak Kahramanmaraş’a hareket etti. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu incelemelerde bulunmak üzere bölgeye gidiyor. İçişleri Bakanlığı 4 Mülkiye ve 4 Polis Başmüfettişi; Milli Eğitim Bakanlığı ise 4 müfettiş görevlendirdi.

    Adli Süreç ve Yayın Yasağı

    Adalet Bakanı Akın Gürlek ve Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen süreçte şu adımlar atıldı Soruşturma için 3 Başsavcı Vekili ve 4 Cumhuriyet Savcısı (toplam 7 savcı) görevlendirildi. RTÜK ve Kahramanmaraş 2. Sulh Ceza Hakimliği kararıyla, soruşturmanın selameti açısından olayla ilgili yayın yasağı getirildi.

    Üst Üste Gelen Okul Saldırıları

    Dün Şanlıurfa Siverek’teki Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde 16 kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan saldırının ardından bugün Kahramanmaraş’ta yaşanan bu olay, okul güvenliği tartışmalarını en üst seviyeye taşıdı.

    The post Kahramanmaraş’ta okula saldırı: 1 öğretmen ve 3 öğrenci hayatını kaybetti first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Okul çevresinde bıçaklı kavga: 5 öğrenci yaralandı

    Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde, Türkiye genelindeki diğer okul olaylarının yarattığı hassas ortamda yeni bir şiddet haberi daha geldi. Çilesiz Mahallesi’nde öğrenciler arasında çıkan bıçaklı kavgada çok sayıda yaralı olduğu bildirildi.

    İşte 15 Nisan 2026 saat 16:10 itibarıyla Malatya’daki olayın detayları…

    Kavganın Nedeni: Küfürleşme

    Edinilen bilgilere göre olay, öğle saatlerinde Çilesiz Mahallesi’nde bulunan bir okulun yakınlarında meydana geldi. Kavgada bıçak darbeleriyle yaralanan A.T.D., H.E., S.K., S.D. ve Y.B.K. olay yerine gelen ambulanslarla kentteki farklı hastanelere sevk edildi. İhbarın ardından bölgeye çok sayıda polis ekibi sevk edilerek çevre güvenliği sağlandı.

    Olay Yerinde Alkol Kutuları Bulundu

    Polis ekiplerinin olay yerinde yaptığı teknik incelemede çarpıcı bir detaya ulaşıldı. Kavganın yaşandığı alanda, öğle saatlerinde satın alındığı belirlenen 3 adet bira kutusu bulundu. Emniyet güçleri, öğrencilerin alkol alıp almadığını ve kavganın bu durumla bağlantısını araştırmak üzere geniş çaplı inceleme başlattı.

    Eğitim Camiasında Endişe Artıyor

    Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki ağır bilançolu okul saldırılarının ardından Malatya’da yaşanan bu olay, okul çevrelerindeki güvenlik zafiyetlerini ve öğrenci şiddetini yeniden gündeme taşıdı.

    The post Okul çevresinde bıçaklı kavga: 5 öğrenci yaralandı first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Gebelik: Ayrıcalıklı Bir Yolculuğun Bilimle Buluştuğu Nokta

    Gebelik…
    Her kadın için benzersiz, ancak doğru yönetildiğinde gerçek anlamda ayrıcalıklı bir deneyime dönüşebilen bir süreç.

    Modern yaşamın hızında, yoğun iş temposu ve yüksek beklentiler içinde gebelik planlayan ya da yaşayan kadınlar için bu dönem artık sadece “doğal bir süreç” değil; özenle yönetilmesi gereken, detaylı ve kişiye özel bir yolculuktur.

    Çünkü her gebelik aynı değildir.
    Ve her anne adayı, standart bir takipten çok daha fazlasını hak eder.

    Günümüzde obstetrik yaklaşım, klasik kontrollerin ötesine geçmiş durumda. Yüksek çözünürlüklü ultrasonografi, ileri biyokimyasal taramalar ve gerektiğinde genetik analizlerle; gebeliğin her aşaması detaylı şekilde izlenebiliyor. Ancak burada asıl farkı yaratan, bu verilerin kişiye özel yorumlanmasıdır.

    Bir gebelik takibini değerli kılan şey, yalnızca yapılan testler değil; o testlerin doğru zamanda, doğru şekilde ve doğru klinik bakış açısıyla değerlendirilmesidir.

    Özellikle yüksek beklentiye sahip aileler için gebelik sürecinde üç temel unsur öne çıkar:
    güven, öngörülebilirlik ve konfor.

    Anne adayının her kontrolde neyle karşılaşacağını bilmesi, sürecin proaktif şekilde yönetilmesi ve gerektiğinde hızlı müdahale edilebilmesi; yalnızca tıbbi değil, aynı zamanda psikolojik bir konfor alanı oluşturur.

    Gebelikte optimal yönetim; sadece mevcut durumu değerlendirmek değil, olası riskleri önceden öngörebilmektir. Bu da deneyim, bilimsel yaklaşım ve bireyselleştirilmiş takip anlayışının birleşimiyle mümkündür.

    Ve elbette bu süreçte en kritik anlardan biri…
    İlk kalp atışının duyulduğu o andır.

    O an, yalnızca bir ultrason görüntüsü değildir.
    Bir yaşamın başladığının en somut kanıtıdır.
    Ve çoğu zaman, bir annenin zihninde her şeyin değiştiği noktadır.

    Doğuma kadar geçen süreçte her hafta, her kontrol; bu hikâyenin bir parçasıdır. Ancak önemli olan, bu sürecin nasıl yaşandığıdır.

    Çünkü gebelik; yalnızca sağlıklı bir doğumla değil,
    aynı zamanda kaliteli, güvenli ve huzurlu bir deneyimle tamamlanmalıdır.

    Sonuçta…
    Bazı yolculuklar vardır ki, standart şekilde yaşanmaz.
    Özen ister. Bilgi ister. Deneyim ister.

    Ve doğru ellerde, gerçekten ayrıcalıklı bir sürece dönüşür.

    Dr Elif Ozan
    Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

    dr.elifozan@gmail.com

    The post Gebelik: Ayrıcalıklı Bir Yolculuğun Bilimle Buluştuğu Nokta first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Dokuzuncu sınıf öğrencileri için ’Zaferin İzinde Yolculuk’ projesi hayata geçirildi

    Dokuzuncu sınıf öğrencileri için ’Zaferin İzinde Yolculuk’ projesi hayata geçirildi

    Afyonkarahisar Valiliği koordinasyonunda “Zaferin İzinde Yolculuk” projesi hayata geçirilirken, proje ile yaklaşık 9 bin dokuzuncu sınıf öğrencisine Büyük Taarruz interaktif ve panoramik ekranlar aracılığıyla anlatılacak.

    Vali Naci Aktaş İstiklal Tanıtım Merkezi’nde gerçekleştirilen basın toplantısı ile projenin detaylarını anlattı. Afyonkarahisar’da kurumların ’Zaferin İzinde Yolculuk’ projesinde bir araya geldiğini belirten Vali Aktaş, “Bu yıl için 9 ve 10’uncu sınıfları hedef kitle olarak seçtik. Bu eğitim-öğretim yılı sonuna kadar öncelikle il merkezi ve merkeze bağlı köylerdeki tüm okullarda öğrenim gören yaklaşık 9 bin olan tüm 9. sınıf öğrencilerimizi günde iki grup halinde İstiklal Tanıtım Merkezimize getireceğiz. Burada rehber arkadaşlarımız Büyük Taarruz’u interaktif ve panoramik ekranlar aracılığıyla anlatacak. Ardından öğrencilerimize kumanyalar ikram edilecek. Sonra da Büyük Taarruz Şehitliği’ne ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk anıtına ziyaret gerçekleşecek. Amacımız tüm öğrencilerimizin İstiklal Tanıtım Merkezi’ni görmeleri, bilmeleri ve zaferin yolunda neler olduğunu bilmelerini istiyoruz” dedi.

  • Zeynep Sönmez’den tarihi zafer: Dünya 8 numarasını eledi!

    Türk tenis tarihinin en önemli başarılarından biri bugün Almanya’nın Stuttgart kentinde yazıldı. Milli sporcumuz Zeynep Sönmez, dünya tenisinin zirve isimlerinden Jasmine Paolini’yi devirerek Porsche Tennis Grand Prix’inde adını ikinci tura yazdırdı.

    İşte milli tenisçimizin tarihi zaferine dair detaylar…

    Kariyerinde Bir İlk: “Top 10” Galibiyeti

    Dünya sıralamasında 79. basamakta yer alan Zeynep Sönmez, Stuttgart’ın toprak kortlarında tenis dünyasını sarsan bir performans sergiledi. Zeynep, güçlü rakibi Paolini karşısında her iki seti de 6-2’lik skorlarla kazanarak maçı 2-0 tamamladı. Bu sonuçla Zeynep, kariyerinde ilk kez dünya sıralamasında ilk 10’da yer alan bir tenisçiyi yenme başarısı gösterdi. İtalyan rakibi karşısında oyunun kontrolünü baştan sona elinde tutan milli sporcu, ikinci tur biletini rahat bir skorla kaptı.

    İkinci Turdaki Rakibi Belli Oldu

    Turnuvanın ikinci turuna yükselen Zeynep Sönmez’in bir sonraki rakibi dünya tenisinin bir diğer tanınmış ismi olacak. Dünya 25 numarası Kanadalı Leylah Fernandez. Fernandez karşısında alınacak bir galibiyet, Zeynep’in turnuvadaki peri masalını çeyrek finale taşıyabilir.

    Zeynep Sönmez Yükselişini Sürdürüyor

    Son dönemde form grafiğini hızla yükselten milli tenisçimiz, bu galibiyetle birlikte dünya klasmanındaki yerini daha da yukarıya taşıyacağının sinyallerini verdi. Stuttgart’ta elde edilen bu başarı, Türk tenisi adına WTA 500 seviyesindeki en prestijli galibiyetlerden biri olarak kayıtlara geçti.

    The post Zeynep Sönmez’den tarihi zafer: Dünya 8 numarasını eledi! first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Bir huzurevi sakinlerinin gençlik fotoğrafları izleyenleri hüzünlendirdi…

    Bir huzurevi sakinlerinin gençlik fotoğrafları izleyenleri hüzünlendirdi…

    📶https://kanal3.com.tr/
    Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Ederek Son Dakika Haberleri Alabilirsiniz;
    İnstagram : https://www.instagram.com/kanal3tv
    Facebook : https://www.facebook.com/kanal3tv
    X: https://x.com/kanal3tv
    Telegram : https://t.me/kanal3_tv
    Whatsapp : https://whatsapp.com/channel/0029VaFDm2rEKyZKvlSELq17
    Next : https://sosyal.teknofest.app/@kanal3tv

    #Kanal3AnaHaber #Kanal3Haber #Kanal3

    The post Bir huzurevi sakinlerinin gençlik fotoğrafları izleyenleri hüzünlendirdi… first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Çömlekler Gökçe Bebek için doldu

    Çömlekler Gökçe Bebek için doldu

    SMA Tip 1 hastası Gökçe Vedia Öztürk’ün tedavi sürecine destek olmak amacıyla çeşitli etkinlikler düzenlenirken bir destekte Şuhut İlçesinden geldi. Şuhut Belediyesi öncülüğünde belediye meydanında düzenlenen kermes vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılandı. Canlı müzik eşliğinde gerçekleşen kermeste vatandaşların evlerinde hazırladığı yiyecekler, el emeği ürünler ve hediyelik eşyalar satışa sunuldu. Ayrıca hayırseverler tarafından bağışlanan küçükbaş hayvanlar ile tarım ürünleri açık artırma yöntemiyle satılarak kampanyaya katkı sağladı. Gün boyu süren etkinlikte hem ilçe protokolü hem de vatandaşlar, minik Gökçe’nin sağlığına kavuşabilmesi için ellerinden gelen desteği vermekten mutluluk duyduklarını ifade etti. Etkinlikte Şuhut ile özdeşleşen keşkek çömlekleri ise bağış kutusu olarak kullanıldı. Kermeste en dikkat çeken anlardan biri ise Gökçe isimli bir kız çocuğunun kumbarasında biriktirdiği paraları bağışlaması oldu. Duygu dolu anların yaşandığı etkinlikte birlik ve beraberlik duygusu ön plana çıktı. Kermesten elde edilen gelirler Gökçe Vedia Öztürk adına açılan valilik onaylı resmi yardım hesabına aktarılacak.

    BAŞKAN ÖZAŞKIN: “ŞUHUT BUGÜN TEK YÜREK OLDU”

    Kermes alanını ziyaret eden Şuhut Belediye Başkanı Muhittin Özaşkın, etkinliğe gösterilen yoğun ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Gökçe evladımız için ilçemiz adeta tek yürek oldu. Vatandaşlarımızın bu duyarlılığı bizleri gururlandırdı. Bu tür dayanışma etkinlikleri, toplumumuzun ne kadar güçlü bir bağa sahip olduğunu bir kez daha gösteriyor. İnşallah bu birliktelik sayesinde Gökçe’nin tedavisine önemli bir katkı sağlayacağız. Kermese destek veren vatandaşlarımıza ve hayırseverlerimize ilçemiz adına teşekkür ediyorum” dedi. >>>Haber Merkezi

  • “İçinizdeki sevinç eksik olmasın”

    “İçinizdeki sevinç eksik olmasın”

    Vali Aktaş ilk ziyaretini ilçeye bağlı Karacaahmet köyünde bulunan Karacaahmet Türbesi’ne yaptı. Türbede incelemelerde bulunan Vali Aktaş, yetkililerden bilgi aldı.

    GÜVENLİK GÜÇLERİNE KOLAYLIKLAR DİLEDİ

    Ardından İhsaniye İlçe Jandarma Komutanlığını ziyaret eden Vali Dr. Naci Aktaş, asayiş, huzur ve güven ortamının sağlanmasına yönelik yürütülen çalışmaları denetledi. Kolluk güçlerimize teşekkür eden Vali Aktaş, çalışmalarında kolaylıklar diledi. İhsaniye İlçe Emniyet Müdürlüğünü de ziyaret eden Vali Dr. Naci Aktaş, huzur ve güven ortamının sağlanmasına yönelik yürütülen çalışmaları denetledi. Emniyet ekiplerimize teşekkür eden Vali Aktaş, görevlerinde kolaylıklar diledi.

    SAĞLIK HİZMETLERİ KONUSUNDA BİLGİ ALDI

    İhsaniye Türk Kızılay Devlet Hastanesini ziyaret eden Vali Dr. Naci Aktaş, servislerde tedavi gören hastalara geçmiş olsun dileklerini iletti. Başhekim Op. Dr. Osman Şan’dan hastanenin genel işleyişi, sunulan sağlık hizmetleri ve yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alan Vali Aktaş, özveriyle ve fedakarca gören yapan tüm sağlık çalışanlarına teşekkür etti.

    “İÇİNİZDEKİ SEVİNÇ EKSİK OLMASIN”

    İhsaniye Atatürk İlkokulunu ziyaret eden Vali Dr. Naci Aktaş, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı için gösteri hazırlığı yapan öğrencileri izledi. Okul bahçesinde oyun oynayan çocuklarla da bir araya gelen Vali Aktaş, “Yüzünüzdeki gülümseme, içinizdeki sevinç ve heyecan hiç eksilmesin” dedi.

    “DEVLETİMİZ YANINIZDA”

    Vali Dr. Naci Aktaş, Gazi Murat Çetinkaya ve ailesini, İhsaniye ilçesi Zafer mahallesindeki evlerinde ziyaret etti. Gazimiz ve ailesiyle bir süre sohbet eden Vali Aktaş, devletin her zaman şehit yakınları ve gazilerimizin yanında olduğunu ifade etti.

    KAYMAKAM YANIKTEPE’YE ZİYARET

    İhsaniye Kaymakamlığını ziyaret eden Vali Dr. Naci Aktaş, Kaymakam Koray Yanıktepe’den ilçenin genel durumu ve yürütülen çalışmalar konusunda bilgi aldı. Ardından İhsaniye Belediye Başkanlığını da ziyaret eden Vali Dr. Naci Aktaş, Belediye Başkanı Emine Gökçe’den ilçede yürüttüğü çalışmaları konusunda bilgi aldı.

    GÖRÜNMEYENİ GÜZELLEŞTİREN GÜÇLÜ DOKUNUŞ

    Vali Dr. Naci Aktaş, İhsaniye İlçe Halk Eğitim Merkezi bünyesinde devam eden El Nakışları ve Tel Kırma ile Dekoratif Örtü ve Yastık Dikimi kurslarını ziyaret ederek kursiyerlerle bir araya geldi. Kurslar ve kadınlarımıza yönelik verilen eğitimler konusunda bilgi allan ve kadınlarımızın el emeği ve göz nuruyla ortaya koydukları ürünleri inceleyen Vali Aktaş, kadın emeğinin hayatın her alanına değer katan, görünmeyeni güzelleştiren güçlü dokunuşlardan olduğunu ifade etti.

    SAHADAKİ İHTİYAÇLARI DİNLEDİ

    Vali Dr. Naci Aktaş, İhsaniye ilçesinde muhtarlar ve kurum müdürleriyle değerlendirme toplantısında bir araya geldi. Muhtarların mahalle ve köylerine ilişkin taleplerini dinleyen Vali Aktaş, vatandaşlarımıza en iyi hizmeti ulaştırmak için sahadaki ihtiyaçların yerinde tespitinin önemine değindi.

    İHSANİYE’NİN TURİZM ROTASINI İNCELEDİ

    Vali Dr. Naci Aktaş, İhsaniye ilçemizin eşsiz turizm rotasında doğa ve tarihin iç içe geçtiği Üçlerkayası, Memeç Kayalıkları, Ayazini Karşılama ve Tanıtım Merkezi ile Frigya At Çiftliğini ziyaret ederek incelemelerde bulundu. Doğal güzellikleri, tarihi dokusu ve alternatif turizm imkânlarıyla ziyaretçilerini hayran bırakan bölgeye dair bilgi alan Vali Aktaş, İhsaniye’nin sahip olduğu turizm potansiyelinin daha etkin tanıtılması ve sürdürülebilir turizm anlayışıyla geliştirilmesi için yapılacak çalışmaları değerlendirdi. >>>Haber Merkezi

  • Tekerlekli sandalyedeki babasına kötü davrandı: Müdahaleyi mahalleli yaptı

    Kahramanmaraş’ın Karamanlı Mahallesi’nde vicdanları yaralayan bir olay meydana geldi. Tekerlekli sandalyedeki yaşlı babasına kötü muamelede bulunan evlat, çevredeki vatandaşların müdahalesiyle karşılaştı. Sosyal medyada hızla yayılan görüntüler sonrası Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü devreye girdi.

    İşte olayın detayları…

    Olay Nasıl Gerçekleşti?

    İddiaya göre, 34 yaşındaki Ayhan İ., babası Alaattin İ.’yi tekerlekli sandalye ile eve götürürken aralarında bir tartışma çıktı. Ayhan İ., babasının sandalyeden inip yürümesini isteyerek tekerlekli sandalyeyi tekmeledi ve babasına vurdu. Olayı pencereden kaydedenlerin ve yoldan geçenlerin müdahalesiyle gerginlik büyüdü. Bir grup genç, babasına kötü davranan Ayhan İ.’yi darbederek durdurmaya çalıştı.

    “Oğlum Hasta, Ben Bakımevine Gitmek İstiyorum”

    Polis ve sağlık ekiplerinin müdahalesinin ardından taraflar karakola götürüldü. Ancak 69 yaşındaki Alaattin İ., evladından şikayetçi olmadı. Yaşlı adam, oğlunun bipolar bozukluğu olduğunu, yolun bozuk olması nedeniyle sandalyeyi süremediği için sinirlendiğini ifade etti. Oğlunun kendisine bakacak durumda olmadığını belirten baba, huzurevine yerleşmek istediğini söyledi.

    Resmi Makamlar Devreye Girdi

    Olayın ardından Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ekipleri hızla harekete geçerek inceleme başlattı. Kendi evinde güvende hissetmediği ve bakıma muhtaç olduğu anlaşılan Alaattin İ., vakit kaybedilmeden özel bir bakım merkezine yerleştirilerek koruma altına alındı.

    “İçim Acıdı, Çok Ağladım”

    O anları kayda alan Vusale Şimşek, yaşadığı üzüntüyü şu sözlerle dile getirdi:

    “Bir evlat nasıl babasına el kaldırır? Adam zaten hasta, yürüyemiyor. Zorla ayağa kaldırıp ‘yürü’ diyor. Polisi aradım, dayanamadım. Tek dileğim o amcanın huzurevinde huzurla yaşamasıydı.”

    The post Tekerlekli sandalyedeki babasına kötü davrandı: Müdahaleyi mahalleli yaptı first appeared on Kanal 3 Tv.

  • “Mermer sektörü büyük önem taşıyor”

    “Mermer sektörü büyük önem taşıyor”

    Ziyaretin ardından değerlendirmelerde bulunan Siper, mermer sektörünün bu tür uluslararası fuarlarda büyük önem taşıdığını vurguladı.

    Afyonkarahisar firmaları fuarda yoğun ilgi görürken, sektörün ihracat gücü bir kez daha gözler önüne serildi.

    🎤 İşte o özel röportaj…

  • 16 Nisan okullar tatil mi? Yarın okullar tatil mi? 16 Nisan 2026 Valilik ve MEB son dakika açıklamaları

    Şanlıurfa Siverek ve Kahramanmaraş Onikişubat’ta art arda meydana gelen trajik okul saldırıları, eğitim camiasında büyük bir infiale ve güvenlik endişesine yol açtı. Bu üzücü olayların ardından sendikaların aldığı “iş bırakma” kararları, veliler ve öğrencilerde “Yarın okullar tatil mi?” sorusunu gündeme getirdi.

    İşte İstanbul, Ankara, İzmir, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki son durum…

    Şanlıurfa Siverek’te Son Durum

    Şanlıurfa Valiliği ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü, saldırının yaşandığı Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi özelinde bir karar aldı. Saldırının gerçekleştiği okulda eğitim öğretime 4 gün ara verildi.  Şanlıurfa genelindeki diğer okullarda eğitimin aksayacağına dair resmi bir tatil ilanı bulunmuyor.

    Kahramanmaraş Onikişubat’ta Son Durum

    Bugün Ayser Çalık Ortaokulu’nda yaşanan ve 4 kişinin hayatını kaybettiği saldırı sonrası bölgede güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkarıldı. Kahramanmaraş Valiliği henüz il genelinde bir tatil kararı açıklamadı. Ancak saldırının yaşandığı okulda eğitimin durdurulması ve bölgedeki okullarda güvenlik prosedürlerinin sıkılaştırılması bekleniyor.

    İstanbul, Ankara ve İzmir’de Okullar Tatil Mi?

    Büyükşehirlerde velilerin en çok merak ettiği konuya ilişkin resmi veriler şu şekildedir: İstanbul, Ankara ve İzmir valiliklerinden 16 Nisan Perşembe günü için okulların tatil edildiğine dair bir açıklama yapılmadı. Mevcut durumda okullar açık kalmaya devam edecek.

    Yarın Okul Var Mı?

    Resmi makamlarca ilan edilmiş bir “kar tatili” veya “genel tatil” bulunmamaktadır. Eğitim öğretim yasal olarak devam etmektedir; ancak kayıtlı olduğunuz okuldaki öğretmenlerin sendikal eyleme katılım durumuna göre derslerin işlenişi farklılık gösterebilir.

    The post 16 Nisan okullar tatil mi? Yarın okullar tatil mi? 16 Nisan 2026 Valilik ve MEB son dakika açıklamaları first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Kahramanmaraş’ta okula saldırı: 4 ölü, 20 yaralı! Bakan Memişoğlu’ndan ilk açıklama

    Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesinde bulunan Ayser Çalık Ortaokulu’nda gerçekleşen silahlı saldırının ardından bilanço ağırlaşıyor. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamayla acı haberi doğrularken, yaralıların durumuna ilişkin bilgi verdi.

    İşte saldırıya dair kahreden detaylar ve resmi açıklama…

    Acı Bilanço Netleşti

    Öğle saatlerinde okul bahçesinde başlayıp bina içine taşan saldırı sonrası yapılan incelemelerde Saldırganın kurşunlarına hedef olan 1 öğretmen ve 3 öğrencinin hayatını kaybettiği bildirildi. Olay yerindeki ilk müdahalelerin ardından 20 yaralı, çevredeki çeşitli hastanelere sevk edildi.

    Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’ndan Taziye Mesajı

    Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, X (Twitter) hesabı üzerinden yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

    “Kahramanmaraş’ta bir okulda meydana gelen silahlı saldırıda hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, kederli ailelerine sabır diliyorum. Yaralılarımızın tedavileri hastanelerimizde devam etmektedir; durumlarını yakından takip ediyoruz. Olaydan etkilenen tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Milletimizin başı sağ olsun.”

    Bölgede Güvenlik Önlemleri En Üst Seviyede

    Saldırı sonrası okul çevresi tamamen kordon altına alınırken, yaralıların kaldırıldığı hastanelerin önünde de yoğun güvenlik önlemleri uygulandı. Emniyet güçleri, saldırganın yakalanması veya saldırının nedenine dair geniş çaplı bir soruşturma yürütüyor.

    The post Kahramanmaraş’ta okula saldırı: 4 ölü, 20 yaralı! Bakan Memişoğlu’ndan ilk açıklama first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Afyonkarahisar’da “Zaferin İzinde Yolculuk” projesi başladı

    Afyonkarahisar’da “Zaferin İzinde Yolculuk” projesi başladı

    AFYONKARAHİSAR (AA) – Afyonkarahisar Valiliği koordinasyonunda "Zaferin İzinde Yolculuk" projesi hayata geçirildi.

    Vali Naci Aktaş, İstiklal Tanıtım Merkezi'ndeki projenin ilk gününde, öğrencilerin zaferin başkentini yerinde öğrenmesinin verimli olacağını belirtti.

    Afyonkarahisar'da kurumların 'Zaferin İzinde Yolculuk' projesinde bir araya geldiğini anlatan Aktaş, şunları kaydetti:

    "Bu yıl için 9 ve 10'uncu sınıfları hedef kitle olarak seçtik. Bu eğitim-öğretim yılı sonuna kadar öncelikle il merkezi ve merkeze bağlı köylerdeki tüm okullarda öğrenim gören yaklaşık 9 bin olan tüm 9. sınıf öğrencilerimizi günde iki grup halinde İstiklal Tanıtım Merkezimize getireceğiz. Burada rehber arkadaşlarımız Büyük Taarruz'u interaktif ve panoramik ekranlar aracılığıyla anlatacak. Ardından öğrencilerimize kumanyalar ikram edilecek. Sonra da Büyük Taarruz Şehitliği'ne ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk anıtına ziyaret gerçekleşecek. Amacımız tüm öğrencilerimizin İstiklal Tanıtım Merkezi’ni görmeleri, bilmeleri ve zaferin yolunda neler olduğunu bilmelerini istiyoruz."

    Konuşmanın ardından katılımcılar ve öğrenciler İstiklal Tanıtım Merkezini gezdi.

  • Afyonkarahisar’da öğretmenlerden iş bırakma eylemi

    Afyonkarahisar’da öğretmenlerden iş bırakma eylemi

    Afyonkarahisar’da eylemlerin merkezi Zafer Meydanı oldu. Meydanda ilk basın açıklamasını Kamu-Sen’e bağlı Türk Eğitim-Sen temsilcileri gerçekleştirdi. Açıklamanın ardından farklı sendikalara bağlı öğretmenler de alana gelerek destek verdi.

    SENDİKALAR ORTAK MESAJ VERDİ

    Türk Eğitim-Sen’in ardından Eğitim-Sen, Eğitim-İş, Hürriyetçi Eğitim-Sen ve Eğitimin Gücü Sendikası temsilcileri ortak bir açıklama yaptı. Dört sendika başkanı tarafından yapılan konuşmalarda, öğretmenlerin güvenliğinin sağlanması, okullarda şiddetin önlenmesi ve eğitim ortamlarının daha güvenli hale getirilmesi için atılması gereken adımlar sıralandı.

    Sendika temsilcileri, eğitim çalışanlarının can güvenliğinin her şeyden önce geldiğini vurgulayarak yetkililere acil önlem çağrısında bulundu.

    EĞİTİM BİR-SEN’DEN SERT TEPKİ

    Meydandaki son açıklamayı ise Eğitim Bir-Sen üyeleri yaptı. Grup, sloganlar eşliğinde Siverek’te yaşanan saldırıyı kınadı ve benzer olayların yaşanmaması için acil tedbirler alınması gerektiğini dile getirdi.

    Diğer sendika üyeleri de alandan ayrılmayarak bu açıklamaya destek verdi. Öğretmenler, eğitimde şiddetin son bulması için mücadelelerini sürdüreceklerini ifade etti. >>>Mustafa BAYER

  • Kahramanmaraş’ta okulda silah sesleri

    Kahramanmaraş’ta okulda silah sesleri

    Edinilen bilgiye göre, Onikişubat ilçesinde Ayşel Çalık Ortaokulu silah sesleri duyuldu. İhbar üzerine çok sayıda polis ekibi sevk edildi. >>>İHA

    KAHRAMANMARAŞ’TA BİR ORTAOKULDA SİLAH SESLERİ DUYULDU. OLAY YERİNDE YARALILAR OLDUĞU BELİRTİLDİ. (HALİL ULUBEY/KAHRAMANMARAŞ-İHA)
    Kahramanmaraş’ta bir ortaokulda silah sesleri duyuldu. Olay yerinde yaralılar olduğu belirtildi.
    KAHRAMANMARAŞ’TA BİR ORTAOKULDA SİLAH SESLERİ DUYULDU. (HALİL ULUBEY/KAHRAMANMARAŞ-İHA)
    Kahramanmaraş’ta bir ortaokulda silah sesleri duyuldu. Olay yerinde yaralılar olduğu belirtildi.
    KAHRAMANMARAŞ’TA BİR ORTAOKULDA SİLAH SESLERİ DUYULDU. (HALİL ULUBEY/KAHRAMANMARAŞ-İHA)
    Kahramanmaraş’ta bir ortaokulda silah sesleri duyuldu. Olay yerinde yaralılar olduğu belirtildi.
    KAHRAMANMARAŞ’TA BİR ORTAOKULDA SİLAH SESLERİ DUYULDU. (HALİL ULUBEY/KAHRAMANMARAŞ-İHA)
    Kahramanmaraş’ta bir ortaokulda silah sesleri duyuldu. Olay yerinde yaralılar olduğu belirtildi.
  • ABD ve İsrail’in İran’a saldırıları nükleer silahlanma yarışını tetikleyebilir

    ABD ve İsrail’in İran’a saldırıları nükleer silahlanma yarışını tetikleyebilir

    ABD ve İsrail’in şubat ayında İran’ın nükleer altyapısına düzenlediği saldırılar, bölgedeki stratejik dengeleri kökten sarstı.

    İran’ın nükleer tesislerinin doğrudan hedef alınmasıyla tırmanan gerilim, Tahran yönetiminin misillemeleri ve Hürmüz Boğazı’nı trafiğe kapatmasıyla zirveye çıktı.

    Pakistan’ın diplomatik girişimlerinin ardından söz konusu gerilim nisan ayı itibarıyla ateşkesle biraz sakinleşse de ülkelerin kriz sonrası güvenlik politikalarını gözden geçirmesine kesin gözüyle bakılıyor.

    Savunma analistleri ve nükleer silahsızlanma uzmanlarına göre, konvansiyonel saldırılarla nükleer kapasitenin fiziksel olarak zayıflatılması, uzun vadede tam tersi bir etki yaratarak bölgesel bir nükleer domino etkisi yapabilir.

    İran’ın, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması (NPT) yükümlülüklerini askıya alma sinyalleri, Orta Doğu’daki diğer bölgesel güçlerin de “kendi güvenlik şemsiyelerini” oluşturma arayışı ışığında ICAN Savunuculuk Koordinatörü Eblenkamp, AA muhabirine konuştu.

    Eblenkamp, halihazırda, “nükleer silaha sahip ABD ve İsrail’in” nükleer silahı olmayan İran’ı hedef aldığını vurgulayarak, “Bu durum kaçınılmaz olarak nükleer silahsızlanmayı ve hatta nükleer silahların yayılmasını önleme çabalarını sürdürmeyi çok ama çok zorlaştıracaktır.” dedi.

    Bölgedeki gerilimin gıda, enerji ve çevresel krizleri beraberinde getirdiği ve silahlanma yarışını da artıracağını kaydeden Eblenkamp, “Risk, bu savaştan ülkelerin kendilerini nükleer silahlı devletlerden korumak için nükleer silahlara ihtiyaç duyduğu dersini çıkarmasıdır.” ifadesini kullandı.

    Eblenkamp, İsrail ve ABD’nin başlattığı savaşın amacının “nükleer silahların yayılmasının önlenmesi” olarak gösterildiğini ancak askeri harekatların bu hedefe ulaşmak için uygulanabilir bir seçenek olmadığını dile getirdi.

    İsrail, nükleer silahlarla ilgili uluslararası anlaşmalara katılmayı reddediyor

    Eblenkamp, İran’ın nükleer silahı olmayan, ABD’nin ise nükleer silahı olan bir devlet olarak NPT’ye taraf olduğunun altını çizerek, “İsrail ise nükleer silahlarla ilgili uluslararası anlaşmalara katılmayı her zaman reddetmiştir.” dedi.

    Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ve ABD istihbaratı gibi uluslararası kuruluşların bile defalarca İran’ın nükleer silaha veya nükleer silaha yol açacak bir programa sahip olmadığını değerlendirdiği hatırlatan Eblenkamp, İsrail’in nükleer cephanelikleri üzerinde ise hiçbir denetim yapılamadığını ancak nükleer silahlarının olduğunu savundu.

    Eblenkamp, nükleer silahların yayılma riskinin arttığını, İran veya diğer ülkelerin kendilerinin hayatta kalmaları için nükleer silahlara ihtiyaç duyabileceklerini düşünmeye başlayacaklarını ileri sürerek, “Çünkü artık karşımızda uluslararası hukuku, uluslararası anlaşmaları, BM Şartı gibi en temel unsurları ve nükleer silahların yayılmasını durdurmak ve nükleer silahı olmayan ülkelere güvenlik sunmak için tasarlanmış özel anlaşmaları tamamen görmezden gelen iki nükleer silahlı devlet var.” değerlendirmesinde bulundu.

    Ateşkeste nükleerden bahsedilmiyor

    ABD Başkanı Donald Trump’ın Pakistan’ın aracılığıyla başlayan ateşkes sürecinden önce yaptığı “Koca bir medeniyet yok olacak ve bir daha asla geri getirilmeyecek.” açıklamasını hatırlatan Eblenkamp, bu ifadenin “ABD’nin İran’a nükleer silah kullanabileceği” şeklinde yorumlandığına dikkati çekti.

    Eblenkamp, Orta Doğu’daki savaşa dahil olmayan ancak İran’da olası bir nükleer olaydan halkı zarar görecek olan Türkiye gibi tüm ülkelerin ayağa kalkma zamanı olduğu yorumunu yaparak, “Türkiye gibi bölge ülkeleri, tüm insanlık adına İsrail, ABD ve tüm nükleer silahlı devletler ile masaya oturmalı ve bu silahları bırakmaları için baskı oluşturmalıdır.” diye konuştu.

    İsrail ve ABD’nin “nükleer yayılmayı önleme” adı altında İran’a karşı savaş başlattığının altını çizen Eblenkamp, “Ateşkes anlaşması artık bu konudan bahsetmiyor bile. Bu nedenle diplomasi yıllarca geriye gitti.” dedi.

    “Nükleer silahların kaldırılması için silah kullanımı sorumsuzluk”

    Eblenkamp, nükleer silahların ortadan kaldırılması için silah kullanımının “sorumsuzluk” olduğunu ve bunun işe yaramadığını belirterek, bu alanda küresel desteğin önemli olduğuna ve daha fazla ülkenin bu yöndeki çabalara destek vermesi gerektiğine işaret etti.

    NPT’de ABD gibi bazı ülkelerin nükleer silahlara sahip olmasına izin verildiğine ancak İran gibi diğer ülkelere izin verilmediğine dikkati çeken Eblenkamp, “Nükleer silahlı devletler cephaneliklerini yok etmediği sürece, diğer ülkeler için her zaman nükleer yayılma teşviki yaratacaktır. Bu yüzden Nükleer Silahların Yasaklanması Anlaşması (TPNW) çıkış yoludur.” ifadelerini kullandı.

  • “Filistin herkes için kutsal topraklardır”

    “Filistin herkes için kutsal topraklardır”

    İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırıları sırasında, bölgedeki eğitim ve kültür kurumlarının çoğu hasar aldı veya tamamen yıkıldı.

    UNESCO’nun verilerine göre, 7 Ekim 2023 ila 24 Mart 2026 tarihlerinde Gazze Şeridi’nde 164 kültürel alan hasar gördü. Bunların arasında arkeolojik alanlar ve müzelerin yanı sıra dini ve tarihi binalar da yer alıyor.

    İsrail’in saldırıları sırasında yıktığı okullar nedeniyle bölgedeki en yüksek eğitimli toplumlardan biri olan Gazzeliler eğitime erişimde sorunlarla karşılaşıyor.

    Filistin’in UNESCO Daimi Temsilcisi Büyükelçi Atieh, İsrail’in Gazze’deki soykırımı sırasında eğitim, kültür ve sivil kurumlarının yanı sıra Filistinli gazetecilere yönelik saldırıları hakkında AA muhabirine konuştu.

    “İsrail, kasıtlı olarak bu altyapıları hedef aldı”

    İsrail’in Gazze’deki soykırımı sırasında okulların yüzde 95’ini kısmen veya tamamen yıktığını belirten Atieh, Gazze Şeridi’nde kültürel ve eğitim altyapılarına yönelik, tarihte eşi benzeri görülmemiş yıkımların gerçekleştiğini vurguladı.

    Atieh, “İsrail, kasıtlı olarak bu altyapıları hedef aldı çünkü ne yaptıklarını gayet iyi biliyorlar.” diyerek, İsrail’in Filistin halkını sürgüne zorlamak için kasıtlı olarak eğitim altyapısını bombaladığını belirtti.

    “Gazze’de 2 yıl boyunca yaklaşık 750 bin öğrenci okuldan tamamen mahrum bırakıldı.” diyen Atieh, İsrail’in okulları, üniversiteleri yeniden inşa etmek için malzemelerin girişini yasakladığını kaydetti.

    Atieh, Gazze’deki üniversite kampüslerinin yüzde 80’inin de yıkıldığını aktararak, tüm bunların İsrail’in tıpkı 1948’de yaptığı gibi Filistin halkını kendi topraklarından gitmeye zorlamaya yönelik stratejisinin bir parçası olduğunu savundu.

    UNESCO’yla işbirliği içinde, Gazze’deki lise son sınıf öğrencilerin son yıl sınavını geçmesi için bir sistemle ayrıca çevrim içi bir kampüs oluşturduklarını ifade eden Atieh, Filistin Eğitim Bakanlığı, UNESCO ve uluslararası ortaklarının çabalarının şu ana kadar Gazze’deki öğrencilerin yüzde 39’unun ihtiyaçlarını karşılayabildiğini kaydetti.

    “İsrail, Gazze’deki camilerin yüzde 85’ini yıktı, kiliseleri, müzeleri, kültür merkezlerini hedef aldı.” diyen Atieh, İsrail’in Gazze’de UNESCO’nun Dünya Miras Listesi’ndeki yerleri de hedef aldığına dikkati çekti.

    Atieh, Gazze’nin en eski camilerinden Büyük Ömer Camisi’nin de hedef alındığını ve Gazze’nin yüzde 85’inin tamamen yıkıldığını ifade etti.

    İsrail’in Gazze’de 150 bin ton patlayıcı kullandığına dikkati çeken Atieh, şunları kaydetti:

    “Hesapladığınızda, 150 bin ton bomba ve patlayıcı Hiroşima’daki bombanın 10 katı demek. Dolayısıyla, İsrail’in hedefinin Hamas’ı silahsızlandırmak olduğuna inanmak son derece zor ancak (hedefi) sivil, eğitim, kültür, Filistin mirası altyapılarını yıkmaktı ve bu İsrail’in Filistinlileri evlerinden kovmaya yönelik stratejik hedefinin bir parçası.”

    Atieh, yalnızca kendisini evinde hissetmeyen yabancı bir sömürge gücünün bir halkın kültürüne ve köklerine saldıracağını, İsrail’in Gazze ve işgal altındaki Batı Şeria’da bunu yaptığı değerlendirmesinde bulundu.

    Mescid-i Aksa’ya yönelik yapılan günlük provokasyonlar olduğunu belirten Atieh, “Bunlar, bir halkı sürgün etmek, varlığını yok saymak, ülkesinden etmek için onu köksüzleştirmeyi, tarihini saptırmayı ve tahrif etmeyi hedefleyen sömürgeci bir güce has yöntemler.” şeklinde konuştu.

    Atieh, İsrail’in toprağı kazıdıkça Filistin halkının bu toprakların yerli halkı olduğunun kanıtını bulduğu için bu durumdan rahatsız olduğunu vurgulayarak, “Filistin, tüm peygamberlerin topraklarıdır, herkes için kutsal topraklardır. Dolayısıyla Filistin’deki durum yalnızca Filistinlilerin değil, ayrıca diğerlerini de ilgilendiriyor çünkü biz kiliseleri, camileri korumaktayız.” ifadelerini kullandı.

    UNESCO’nun bölgedeki dünya mirasını korumak için gerekli adımları atmasını ve Gazze’nin yeniden inşasına yardım etmesini isteyen Atieh, Gazze Şeridi’nin tamamen yeniden inşa edilmesi için 80 milyar dolar gerektiğini kaydetti.

    İsrail Gazze’de yaklaşık 262 Filistinli gazeteciyi öldürdü

    İsrail’in Gazze’deki Filistinli gazetecileri öldürmesiyle ilgili olarak da Atieh, “Bu hakikate karşı bir savaş. İsrail, dünyanın Gazze’deki yıkımının dehşeti ve boyutu ile katliamların boyutunu, soykırım savaşını görmesini istemeyecek. Yaptığı ilk şey ise Gazze’den gelen haberleri aktaran, dünyaya görselleri ileten gazetecileri hedef almak.” değerlendirmesinde bulundu.

    Atieh, uluslararası kamuoyunun ve UNESCO’nun İsrail’in gazetecileri hedef almasını durdurmak için baskı yapmayı sürdürmesi gerektiğini kaydederek, “İsrail ne yaptığını çok iyi biliyor. Dünyayı kör etmek için, dünya Gazze’de yaptığı soykırım savaşına bakmasın diye gazetecileri hedef alıyor.” dedi.

    Tüm uluslararası hakları ihlal eden İsrail’in UNESCO’nun belirli sözleşmelerine katılımının askıya alınması gerektiğini dile getiren Atieh, İsrail’in Ekim 2023’ten bu yana yaklaşık 262 Filistinli gazeteciyi öldürdüğünü belirtti.

    Atieh, İsrail’in Gazze’de 72 binden fazla Filistinliyi öldürdüğünü, bunun Gazze nüfusunun yüzde 4’üne tekabül ettiğine dikkati çekerek, İsrail’in Filistinlilerin demografisine karşı da bir savaş yürüttüğünü söyledi.

    İsrail’in, Gazze’yi Filistin halkı için onurlu bir şekilde yaşayamayacağı bir hale getirdiğini vurgulayan Atieh, İsrail’in işgal altındaki Filistin topraklarında Filistinlileri durdurup kaçırarak İsrail hapishanelerine attığını, bunun bir savaş suçu teşkil ettiğini belirtti.

    “O, Filistin olarak biliniyordu. Daima Filistin olarak bilinecek”

    Atieh, İsrail’i “ırkçı bir devlet” olarak nitelendirerek, “Bu bir apartheid devleti. Filistinlilere yönelik idam cezası getiren bir yasa kabul ediyorlar ve Batı Şeria’da her gün terör estiren İsrailli Yahudi teröristleri bundan men ediyorlar.” dedi.

    Bu cezanın “yasa dışı” olduğunu vurgulayan Atieh, “İsrail’in, işgal altındaki topraklarda uygulamak üzere yasalar kabul etmeye hakkı yok. Bu ırkçı bir yasa, çünkü bir kesime uygulanıyor, diğerine değil.” diye konuştu.

    Filistinli şair Mahmud Derviş’in şiirlerinin Filistin’in günlük yaşantısının gerçeklerini ve Filistin halkının kültürüne olan bağlılığını yansıttığını aktaran Atieh, sözlerini Derviş’in “O, Filistin olarak biliniyordu. Daima Filistin olarak bilinecek.” mısralarını hatırlatarak tamamladı.

  • “Yeni rejim eskisine göre çok daha makul”

    “Yeni rejim eskisine göre çok daha makul”

    Trump, Fox News’e verdiği mülakatta, İran’la 28 Şubat’tan bu yana devam eden savaş ve etkileri hakkında değerlendirmelerde bulundu.

    İran’ın nükleer silah yapma girişimi devam ettiği sürece anlaşma olmayacağını söyleyen Trump, “Her şey yok edilmiş durumda. Hava savunma ekipmanları yok, radarları yok, liderleri yok. Şu anki liderler, yeni bir rejim, tamam mı? Ve açıkçası, karşılaştırınca oldukça makul olduklarını düşünüyoruz. Gerçekten yeni bir rejim ve bence çok iyi gidiyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

    Trump, “Yani ortada hiçbir anlaşma yok. Bu bütün mesele, nükleerin olmamasıyla ilgili. Onlar nükleer silaha sahip olamazlar.” diyerek, İran’ın nükleer silaha sahip olması durumunda “bir süre daha onlarla uğraşmak zorunda kalacaklarını” söyledi.

    ABD’nin Hürmüz Boğazı’na yönelik ablukası için bekledikleri tepkiyle önceden karşılaştıklarını ifade eden Trump, bu konuda da iyi gittiklerini savundu.

    Trump, askeri operasyonlara Venezuela ile başladıklarını hatırlatarak, ilk döneminde ABD ordusunu yeniden inşa ettiğini ancak bu kadar fazla kullanacağını bilmediğini dile getirdi.

    Başkan Trump, tüm köprülerin bir saat içinde yok edilebileceğini, aynı sürede enerji ve elektrik santrallerinin de imha edilebileceğini ancak bunu yapmak istemediklerini belirterek, “Bir gün yeniden inşa etmeniz gerekir ve bir köprüyü yeniden yapmak 10 yıl sürer, Trump olsanız bile çok uzun sürer.” ifadesini kullandı.

    Hürmüz Boğazı’nın ablukaya alınmasına yönelik tepkilere ilişkin de konuşan Trump, Çinliler ya da Suudi Arabistanlılardan abluka konusunda herhangi bir tepki görmediklerini kaydetti.

    Başkan Trump, İran ile bir anlaşma imzalandığı taktirde petrol ve gaz fiyatlarının küresel çapta azalacağına dikkati çekerek, “Bu sorunun (İran’la savaş) umarız çok daha önce, belki de neredeyse hemen çözüleceğini varsayarsak, benzin fiyatları muazzam derecede düşecek.” değerlendirmesinde bulundu.

    Trump’tan Çin Devlet Başkanı Şi’ye mektup

    Trump, Çin’in İran’a silah verdiğini duyduğunu savunarak, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’e bu konu hakkında bir mektup yazdığını, onun da karşılık olarak böyle bir şey yapmadığıyla ilgili kendisine bir mektup gönderdiğini ifade etti.

    Çin’in “kendisinden daha sert birisiyle karşılaşma olasılığının olmadığını” ileri süren Trump, “Ama başkanla da iyi bir ilişkim var ve bu iyi bir şey.” dedi.

    Trump, Çin Devlet Başkanı Şi ile iyi ilişkilere sahip olduğunu vurguladı.

  • Ablukaya karşı Basra, Umman ve Kızıldeniz’de ihracat yasağı sinyali

    Ablukaya karşı Basra, Umman ve Kızıldeniz’de ihracat yasağı sinyali

    İran’ın yarı resmi Tesnim Haber Ajansına göre, İran Silahlı Kuvvetleri’nin savaş yönetiminden sorumlu birimi Hatemu’l Enbiya Merkez Karargahı Komutanı Tümgeneral Ali Abdullahi, ABD Başkanı Donald Trump’ın “deniz ablukası” tehditlerine ilişkin açıklama yaptı.

    ABD’nin “deniz ablukası” girişimlerinin ateşkesin ihlali sayılacağını belirten Abdullahi, “ABD yasa dışı eylemlerine devam etmek ve İran’a ait ticari gemileri ve petrol tankerleri için güvensizlik oluşturmak istiyorsa İran’ın güçlü Silahlı Kuvvetleri, Basra Körfezi, Umman Denizi ve Kızıldeniz’de herhangi bir ihracat ve ithalatın devam etmesine izin vermeyecektir.” ifadelerini kullandı.

    Abdullahi, İran’ın “ulusal egemenliğini ve çıkarlarını savunmak için güçlü bir şekilde harekete geçeceğini” belirtti.

    ABD Başkanı Donald Trump, Pakistan’da İran ile gerçekleştirilen müzakere sürecinin başarısızlığa uğramasının ardından 12 Nisan’da sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, İran’a deniz ablukası sürecini başlatacaklarını iddia etmişti.

    Buna göre ABD, hiçbir geminin açık sulardan İran kıyı şeridine doğru hareket etmesine ve İran kara sularında ve limanlarında demir atmasına izin vermeyeceğini öne sürmüştü.

    ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), dün ABD’nin İran limanlarına yönelik ablukasına 10 binden fazla askerin yanı sıra onlarca savaş gemisi ile savaş uçağının eşlik ettiğini duyurmuştu.

    Tanker takip şirketlerinin anlık verilerinde ise İran ile bağlantılı 2 geminin dün Hürmüz Boğazı’nı geçtiği görülmüştü.

    Fars Haber Ajansı da bugün İran’a ait 2 geminin, ABD’nin “deniz ablukası” sırasında konum sistemi açık halde Hürmüz Boğazı’nı geçerek İran kara sularına ulaştığını duyurmuştu.

    İran lideri Ayetullah Mücteba Hamaney’in Danışmanı Ali Ekber Velayeti, 5 Nisan’da yaptığı açıklamada, ABD’nin tehditlerine karşılık Hürmüz Boğazı’nın yanında Babu’l Mendeb Boğazı’nın da kapatılabileceği uyarısında bulunmuştu.

  • AB’den çocukları korumaya yönelik “dijital yaş doğrulama uygulaması”

    AB’den çocukları korumaya yönelik “dijital yaş doğrulama uygulaması”

    Von der Leyen, AB’nin yeni “dijital yaş doğrulama uygulaması”yla ilgili açıklamalarda bulundu.

    Dijital teknolojilerin çocuklara sunduğu faydaların, çocukların çevrim içi güvenliği açısından ciddi riskler de barındırdığını vurgulayan von der Leyen, “Mevcut durum son derece endişe vericidir. Her 6 çocuktan biri çevrim içi zorbalığa maruz kalıyor. Her 8 çocuktan biri ise başka bir çocuğa çevrim içi zorbalık yapıyor.” dedi.

    Von der Leyen sosyal medya platformlarının son derece bağımlılık yaratan tasarımlar sunduğunu, “sonsuz kaydırma özelliğinin” bu bağımlılığı beslediğini söyledi.

    “Avrupa yaş doğrulama uygulamamız teknik olarak hazır ve yakında vatandaşların kullanımına sunulacak.” ifadelerini kullanan von der Leyen, “Bu uygulama, kullanıcıların çevrim içi platformlara erişirken yaşlarını doğrulamalarını sağlayacak. Tıpkı mağazalarda alkollü içecek satın alırken yaş kontrolü yapılması gibi.” diye konuştu.

    Von der Leyen, şöyle devam etti:

    “Birincisi, kullanıcı dostu. Uygulamayı indiriyorsunuz, pasaport ya da kimlik kartınızla kuruyorsunuz ve çevrim içi hizmetlere erişirken yaşınızı doğruluyorsunuz. İkincisi, en yüksek gizlilik standartlarına sahip. Kullanıcılar yaşlarını kanıtlarken başka hiçbir kişisel bilgilerini paylaşmak zorunda kalmayacak. Basitçe söylemek gerekirse tamamen anonimdir. Kullanıcılar takip edilemez. Üçüncüsü, telefon, tablet, bilgisayar olmak üzere tüm cihazlarda çalışıyor. Son olarak tamamen açık kaynaklıdır. Herkes kodunu inceleyebilir. Bu sayede ortak ülkelerimiz de bu sistemi kullanabilir. Bu çok önemli. Aynı zamanda çevrim içi platformlar da bu yaş doğrulama uygulamasını kolaylıkla kullanabilir. Artık hiçbir mazeret kalmadı.”

    Fransa, Danimarka, Yunanistan, İtalya, İspanya, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ve İrlanda’nın bu konuda öncü konumda olduğunu ve uygulamayı ulusal dijital cüzdanlarına entegre etmeyi planladığını belirten von der Leyen, “Diğer ülkelerin ve özel sektörün de kısa sürede bunu takip etmesini umuyorum. Bu uygulama ebeveynlere, öğretmenlere ve bakıcılara çocukları korumak için güçlü bir araç sunacak.” değerlendirmesinde bulundu.

  • Sudan’da 3 yılı geride bırakan çatışmalar 14 milyon kişiyi yerinden etti

    Sudan’da 3 yılı geride bırakan çatışmalar 14 milyon kişiyi yerinden etti

    Sözcü Byun, 15 Nisan 2023’ten bu yana Sudan’da ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasında devam eden savaşta 3 yılın geride kalması dolayısıyla ülkedeki son duruma dair AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

    Sudan’daki ve yerinden edilmiş Sudanlı mültecilerin yaşadığı komşu ülkelerdeki durumun eskisi gibi vahim olduğuna işaret eden Byun, yaşananların daha da kötüye gittiğini söyledi.

    Byun, Darfur, Kurdufan ve Mavi Nil bölgeleri dahil Sudan’ın birçok yerinde şiddetin artmaya devam ettiğini vurgulayarak “Birçok kişi ülke içinde yerinden ediliyor ve ayrıca sınırı geçmeyi tercih ediyor. Nisan 2023’ten bu yana Sudan’dan 14 milyon insan yerinden edildi. Bunların 12 milyonu hala Sudan içinde ve diğerleri komşu ülkelerde yerinden edilmiş durumda.” dedi.

    Bu süreçte Sudan’daki şiddetin hiç durmadığını belirten Byun, son zamanlarda Sudan’ın birçok bölgesinde ağır hava bombardımanı ve insansız hava aracı saldırılarının devam ettiğini duyduklarını kaydetti.

    “Birçok Sudanlıyı ülke içinde kalmaya ve ardından sınırı geçmeye zorluyor”

    Byun, “(Saldırılar) Bu da birçok Sudanlıyı ülke içinde kalmaya ve sınırı geçmeye zorluyor yani birçok Sudanlı son 3 yılda defalarca ve yıpratıcı bir şekilde yerinden edilme durumunu yaşıyor. Özellikle Kurdufan ile Faşir gibi şiddetin devam ettiği ve tırmandığı yerlerde insanlar hala Çad veya Güney Sudan’a doğru sınır ötesine geçme veya ülke içinde göçmen olma eğilimindeler.” diye konuştu.

    “Şu anda Sudan’daki krizi, dünyanın en büyük yerinden edilme krizi olarak ele alıyoruz”

    Sudanlı mültecilere 2023’ten bu yana ev sahipliği yapan komşu ülkelerdeki durumların, fon yetersizliği ve ihtiyaçların artması nedeniyle vahim olduğunu belirten Byun, bu sürecin birçok Sudanlıyı geri dönmeye yönelttiğini söyledi.

    Byun, “Şu anda Sudan’daki krizi, dünyanın en büyük yerinden edilme krizi olarak ele alıyoruz. Ancak Sudan halkının ihtiyaç duyduğu sürdürülebilir fonlar mevcut değil. Uluslararası toplum bu insanları desteklemeye devam ediyor. Fakat şu anda uluslararası toplumdan sürdürülebilir insani yardıma ve çatışmayı sona erdirmek için savaşan taraflara daha fazla baskıya çok ihtiyaç var.” değerlendirmesinde bulundu.

  • Gaz kullanımı yasaklanıyor: Hükümet duyurdu!

    Avrupa enerji piyasasında deprem etkisi yaratan bir karar Fransa’dan geldi. 15 Nisan 2026 sabahı Başbakan Sébastien Lecornu tarafından açıklanan yeni enerji stratejisi, fosil yakıtlara veda niteliği taşıyor. Fransa, dışa bağımlılığı bitirmek adına radikal bir “elektrifikasyon” sürecine giriyor.

    İşte Fransa’nın tarihi doğalgaz yasağı ve yeni enerji planının tüm detayları…

    Yeni Binalarda Gaz Dönemi Sona Eriyor

    Hükümetin aldığı karara göre, bu yılın sonundan itibaren inşaat ruhsatı alacak tüm yapılar için yeni kurallar geçerli olacak. Müstakil evler, apartman daireleri ve ticari binalar (ofis, dükkan vb.) bu yasak kapsamına alındı.Gazlı kombi ve sistemlerin yerini, Fransa’nın güçlü nükleer altyapısına dayanan elektrikli ısı pompaları ve temiz enerji çözümleri alacak. Hükümet, bu dönüşümü desteklemek adına ayırdığı yıllık bütçeyi 5,5 milyar eurodan 10 milyar euroya çıkardı.

    Isınma Giderlerinde %50 Tasarruf Hedefi

    Başbakan Lecornu, bu hamlenin sadece çevreci değil, aynı zamanda ekonomik bir karar olduğunu vurguladı. 2050 yılına kadar 2 milyon sosyal konut doğalgaz ağından çıkarılacak. Yerli üretim ısı pompalarının kullanımı teşvik edilerek, vatandaşların ısınma maliyetlerinin %50 oranında düşürülmesi planlanıyor. Yılda 1 milyon ısı pompasının devreye alınması hedefleniyor.

    Ulaşımda “Tam Elektrikli” Dönüşüm

    Strateji sadece konutları değil, ulaşım sektörünü de kapsıyor. Özellikle hemşireler ve serbest çalışan esnaflar için Haziran ayında 50 bin ek elektrikli araç uygun kiralama koşullarıyla sunulacak. Elektrikli kamyon ve van alımlarında araç başına 100 bin euroya varan dev destekler sağlanacak. Şehir içi kargo taşımacılığında kargo bisikletleri de teşvik kapsamına dahil edildi.

    Fransa Neden Bu Kararı Aldı?

    Fransa’nın temel motivasyonu, küresel çatışmalar ve tedarik krizleri nedeniyle dalgalanan enerji fiyatlarından ülke ekonomisini korumak. Ülke, kendi nükleer santrallerinden elde ettiği elektriği temel enerji kaynağı yaparak tam bağımsızlık hedefliyor.

    The post Gaz kullanımı yasaklanıyor: Hükümet duyurdu! first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Erol, Dinar ile Sandıklı’da brifing aldı

    Erol, Dinar ile Sandıklı’da brifing aldı

    Erol, Dinar ve Sandıklı İlçe Emniyet Müdürlüklerini ziyaret ederek denetimlerde bulundu. Ziyaret çerçevesinde çeşitli birimleri yerinde inceleyen Erol, ilçelerin genel asayiş ve güvenlik durumu ile yürütülen operasyonel faaliyetler hakkında detaylı bilgiler aldı. Erol, güvenlik, asayiş ve trafik hizmetlerine ilişkin çalışmaları değerlendirerek ardından personel ile bir araya geldi. >>>İHA

    AFYONKARAHİSAR İL EMNİYET MÜDÜRÜ AHMET BİRTAN EROL, DİNAR VE SANDIKLI İLÇELERİNDE GENEL ASAYİŞ VE GÜVENLİK DURUMU HAKKINDA BRİFİNG ALDI. (GÖKTEN CEYLAN/AFYONKARAHİSAR-İHA)
    Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürü Ahmet Birtan Erol, Dinar ve Sandıklı ilçelerinde genel asayiş ve güvenlik durumu hakkında brifing aldı.
  • Türkiye ile Kazakistan arasında 14. Dönem KEK Protokolü imzalandı

    Türkiye ile Kazakistan arasında 14. Dönem KEK Protokolü imzalandı

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Kazakistan Başbakanı Oljas Bektenov, Astana’daki Hükümet Binası’nda baş başa ve heyetler arası görüşmelerde bulundu.

    Görüşmelerin ardından, Yılmaz ve Bektenov’un başkanlığında, Kazakistan-Türkiye Karma Ekonomik Komisyonu (KEK) Heyetler Arası 14. Dönem Toplantısı düzenlendi. Toplantının ardından Yılmaz ve Bektenov, 14. Dönem KEK Protokolü ve bu kapsamdaki 67 maddelik eylem planını imzaladı.

    “Dış ticaretimiz geçen yıl 10 milyar dolar seviyesine ulaşarak bir rekor tazelemiştir”

    Toplantı öncesinde konuşan Cevdet Yılmaz, bugün gerçekleştirilen KEK Toplantısı’nın, sadece mevcut işbirliğinin gözden geçirildiği teknik bir platform olarak değil, gelecek dönemin ticari ve ekonomik yol haritasını şekillendiren stratejik bir istişare zemini olarak gördüklerini söyledi.

    Türkiye ile Kazakistan’ın yalnızca dost ve kardeş iki ülke değil, aynı zamanda ortak tarih, kültür, hafıza ve gelecek tasavvurunu paylaşan iki stratejik ortak olduğunu vurgulayan Yılmaz, şöyle konuştu:

    “Bu stratejik ortaklığı daha da perçinlemek amacıyla mayıs ayı içerisinde Yüksek Düzeyli Stratejik İş Birliği Konseyi 6. Toplantısı’nı gerçekleştireceğiz. Türkiye ve Kazakistan arasındaki ilişkiler, duygudaşlığın ötesine geçmiş ticaret, yatırım, ulaştırma, enerji, müteahhitlik, sanayi, tarım, lojistik, finans gibi çok boyutlu bir işbirliği mimarisine dönüşmüştür. Mevcut işbirliğimizi, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) başta olmak üzere üyesi olduğumuz tüm bölgesel ve uluslararası örgütlerde de güçlendirerek tüm Türk dünyasının refahına katkı sunmayı hedefliyoruz. Bu anlayışla, Karma Ekonomik Komisyon toplantımız, somut projeler üretmemiz ve ortak ekonomik hedeflerimize ilerlememiz için bizlere yol haritası sunmakta, işbirliğimizin somut çıktılarının güçlenmesini sağlamaktadır.”

    Yılmaz, Türkiye ekonomisinin tüm zorluklara rağmen 22 çeyrektir kesintisiz büyüdüğünü belirterek, geçen yılda da ekonominin dünyadaki gelişmenin üstünde yüzde 3,6 büyüyüp, 1,6 trilyon dolar seviyesine ulaştığını, kişi başına gelirin ise 18 bin dolar seviyesine çıktığını dile getirdi.

    Yılmaz, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Kazakistan’ın dünya büyümesinin neredeyse iki misli geçen yıl büyüyerek yüzde 6,5’lik büyüme göstermesini de takdirle takip ediyoruz. 300 milyar doları aşan bir ekonomik büyüklüğünüz var. İnanıyorum ki 2026’da yeni şartlarda çok daha yüksek seviyelere ulaşacaktır. Dolayısıyla büyüyen ekonomilerimizin daha fazla işbirliği yapması gerektiğine inanıyoruz. Bu çerçevede dış ticaretimiz geçen yıl 10 milyar dolar seviyesine ulaşarak, bir rekor tazelemiştir. Hedefimiz Cumhurbaşkanlarımızın ortaya koyduğu 15 milyar dolar ticaret hacmine ulaşmaktır. Bu noktada gümrük ve lojistik süreçlerini hızlandırmak en öncelikli meselelerimizden biridir. Bunun yanı sıra karşılıklı yatırımlarımızın artırılması son derece önemli. Bizim 5 binden fazla firmamız Kazakistan’da yatırım yapıyor ve çok uygun bir ortamda çalışıyorlar. Kazakistan’dan da aynı şekilde çok sayıda firma Türkiye’de yatırım yapıyor. Bu karşılıklı yatırımları daha da artırmamız gerekiyor. Bu çerçevede yatırımların karşılıklı teşviki ve korunması anlaşmamızı günün şartlarına göre bir an önce güncellememiz gerekiyor. Sayın Başbakan’ın bu konuda da destek olacağından şüphem yok.”

    Yılmaz, Türkiye’nin önce bölgesel, sonra küresel bir finans merkezi olması doğrultusunda kurdukları ve 2023’te açılan İstanbul Finans Merkezi’nin güçlü mevzuat altyapısı ve vergi avantajlarıyla öne çıktığına işaret ederek, “Bu dönem özellikle bölgemizde yaşanan gelişmeleri dikkate alarak yeni birtakım çalışmalar da yapıyoruz. Türkiye’yi finans anlamında çok daha cazip bir ülke haline getirecek adımları önümüzdeki dönemde atacağız. İstanbul’u daha güçlü bir finans merkezine dönüştürmeyi hedefliyoruz.” diye konuştu.

    “Orta Koridor zorunlu bir tercih haline gelmiştir”

    Bugüne kadar Türk müteahhitlerin 30 milyarı aşkın 541 projeyi üstlendiğini bildiren Yılmaz, bundan sonra da Kazakistan’ın hangi bölgesinde ihtiyaç duyuluyorsa oralarda görev almaya hazır olduklarını söyledi.

    Yılmaz, küresel tedarik zincirinin bugün derin bir kırılmadan geçtiğini belirterek, şöyle devam etti:

    “Kuzey Koridoru jeopolitik gerilimler nedeniyle öngörülemez hale geldi. Güney güzergahı ise kapasitesinin sınırlarını zorluyor. Bu tablo Orta Koridoru bir alternatif değil, zorunlu bir tercih haline getirmiştir ve bu güzergahın merkezinde Türkiye ve Kazakistan yer almaktadır. Bu anlamda Orta Koridor sadece iki ülkenin değil, tüm Avrasya’nın yükünü taşıyacak bir hattır ve bu hat ne kadar sağlam olursa o hattın üzerinde inşa edeceğimiz ortak refah da o kadar kalıcı olacaktır.”

    Kazakistan’ın sahip olduğu zengin doğal kaynaklar, güçlü üretim kapasitesi, stratejik konumu ve çeşitlenen enerji altyapısının Kazakistan’ı, Avrasya enerji denkleminde “kilit ve vizyoner” bir ortak haline getirdiğini ifade eden Yılmaz, “Böyle bir tabloda Türkiye ile Kazakistan arasındaki enerji işbirliğini aynı zamanda bölgesel istikrara, arz güvenliğine ve Avrasya’nın stratejik geleceğinin şekillenmesine katkı sunacak stratejik bir zemin olarak görüyoruz. Bu kapsamda ham petrol ve gazın aranmasıyla üretimi, bu kaynakların taşınması ve depolanması ile nihai ürünlere dönüştürülmesi ve pazarlanmasında Kazak ortaklarımızla her türlü işbirliğini yapmaya hazırız. Bu doğrultuda ulusal enerji şirketlerimiz BOTAŞ, TPAO ve TPIC aracılığıyla Kazakistan’da ortaya çıkabilecek yeni arama, üretim, taşıma ve altyapı fırsatlarını değerlendirmeye; Kazak ham petrolünün Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı üzerinden sevkiyatı için teknik ve operasyonel destek sağlamaya hazırız. Ülkelerimiz arasında enerji alanında kurulacak daha güçlü ortaklık yalnızca iki ülkenin çıkarlarına hizmet etmeyecek, aynı zamanda Türk dünyasının ekonomik bütünleşmesine ve Hazar geçişli bağlantısallığın güçlenmesine katkı sunacaktır.” şeklinde konuştu.

    Yılmaz, Türkiye ile Kazakistan arasındaki ilişkilerin en köklü ve kalıcı boyutunun “insan yetiştirmek, nesiller arasında köprü kurmak” olduğuna yürekten inandığını belirterek, şunları kaydetti:

    “Bu doğrultuda üniversitelerimizde binlerce Kazak kardeşimizin okuyor olmasından büyük bir mutluluk duyuyoruz. Bu yalnızca bir istatistik değil, iki ülke arasında örülen ortak bir geleceğin yansımasıdır. Bu geleceği daha sağlam temeller üzerine inşa edebilmek için Kazakistan’daki Türk okullarına ilişkin protokol müzakerelerinin artık somut bir neticeye dönüşmesini ümit ediyoruz. Yine Türkiye Maarif Vakfının Kazakistan’da okul açması ve ardından Astana ile Almatı’da eğitim faaliyetlerine başlaması iki toplum arasındaki bağı nesiller boyu canlı tutacaktır. Kültürel işbirliğinin diğer bir boyutu Yunus Emre Türk Kültür Merkezinin tüzel kişilik kazanabilmesi için kültür merkezleri anlaşması müzakerelerinin bir an önce sonuçlandırılmasıdır. Yine Ahmet Yesevi Çilehane Müzesi’nin düzenlenmesine ilişkin projemizin de bir an önce hayata geçmesini arzu ediyoruz.”

    2024 yılındaki 13. dönem KEK’te 90 maddelik bir eylem planının bulduğunu, bunun yarıya yakınının hayata geçirildiğini aktaran Yılmaz, “Bundan dolayı bir değerlendirme yapmamız gerektiğine inanıyorum. Şimdi imzalayacağımız 67 maddelik yeni eylem planımızın çok daha etkili bir şekilde uygulanması için sıkı bir şekilde takip edeceğiz. Bürokrasilerimizi daha fazla gayret etmeleri doğrultusunda zorlayacağız. Bu gerçekleşme oranını çok daha yüksek bir seviyeye çıkarmamız gerekiyor.” diye konuştu.

    Yılmaz, 67 maddelik eylem planıyla ticaretten yatırımlara, müteahhitlikten sanayiye, ulaştırmadan enerjiye, eğitimden tarıma kadar her alanda başarı hikayelerinin yazılması gerektiğini belirterek, “Kurumlarımızın hedeflerine sahip çıkarak, KEK toplantısına kadar sorumlu oldukları maddeleri gerçekleştirmelerinin önemini bir kez daha hatırlatmak istiyorum.” ifadelerini kullandı.