Yazar: admin

  • Bacağına konan arının bıraktığı şeyleri yiyince; “tadı hiç bala benzemiyor” dedi!

    📶https://kanal3.com.tr/
    Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Ederek Son Dakika Haberleri Alabilirsiniz;
    İnstagram : https://www.instagram.com/kanal3tv
    Facebook : <a href=”https://www.facebook.com/kanal3tv” target=”_blank” rel=”nofollow”>https://www.facebook.com/kanal3tv
    X: https://x.com/kanal3tv
    Telegram : https://t.me/kanal3_tv
    Whatsapp : https://whatsapp.com/channel/0029VaFDm2rEKyZKvlSELq17
    Next : https://sosyal.teknofest.app/@kanal3tv

    #Kanal3AnaHaber #Kanal3Haber #Kanal3

    The post Bacağına konan arının bıraktığı şeyleri yiyince; “tadı hiç bala benzemiyor” dedi! first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Afyonkarahisar’da şiir dinletisi düzenlendi

    Afyonkarahisar’da şiir dinletisi düzenlendi

    Afyonkarahisar Yazarlar ve Şairler Derneği ile sivil toplum kuruluşlarının iş birliğinde düzenlenen programda şiirler okunup kahramanlık türküleri seslendirildi. Etkinlik sonunda katkı sunanlara plaket verilirken, organizasyonun edebiyat ve okuma kültürüne katkı sağladığı vurgulandı. >>>Mustafa BAYER

  • Alkollüyken ‘dur’ ihtarına uymadı, 360 bin TL ceza yedi

    Alkollüyken ‘dur’ ihtarına uymadı, 360 bin TL ceza yedi

    Olay, İnegöl ilçesi Mesudiye Mahallesi’nde meydana geldi. İnegöl Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı yunus timleri devriye görevi sırasında durumundan şüphelendikleri 34 DD 4478 plakalı otomobilin sürücüsüne ‘dur’ ihtarında bulundu. Ancak sürücü ihtara uymayarak hızla kaçmaya başladı. Kaçış sırasında çok sayıda trafik kuralını ihlal eden sürücü ile polis ekipleri arasında yaklaşık 10 kilometrelik kovalamaca yaşandı. Ekiplerin yolu kesmesi sonucu durdurulan araçtan inen sürücü Münür B. (46), yaşanan panik sırasında dengesini kaybederek yere düştü ve yüzünden yaralandı. Yapılan kontrolde sürücünün 0.93 promil alkollü olduğu belirlendi. Sürücüye, dur ihtarına uymamaktan 200 bin TL, tehlikeli şerit değiştirmekten (makas atma) 90 bin TL, kırmızı ışık ihlalinden 5 bin TL, ehliyetsiz araç kullanmaktan 40 bin TL ve alkollü araç kullanmaktan 25 bin TL olmak üzere toplam 360 bin TL idari para cezası uygulandı. Öte yandan, araç 90 gün süreyle trafikten men edilirken, yüzünden yaralanan sürücü olay yerine gelen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla İnegöl Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Polis ekipleri olayla ilgili tahkikat başlattı. >>>İHA

    BURSA’NIN İNEGÖL İLÇESİNDE POLİSİN ‘DUR’ İHTARINA UYMAYAN ALKOLLÜ SÜRÜCÜ, 10 KİLOMETRE SÜREN KOVALAMACANIN ARDINDAN YAKALANDI. (SALİH BİLAL ASLAN/BURSA-İHA)
    Bursa’nın İnegöl ilçesinde polisin ‘dur’ ihtarına uymayan alkollü sürücü, 10 kilometre süren kovalamacanın ardından yakalandı. O anlar amatör kameraya yansırken, sürücüye toplam 360 bin TL para cezası kesildi, araç ise 90 gün trafikten men edildi.
    BURSA’NIN İNEGÖL İLÇESİNDE POLİSİN ‘DUR’ İHTARINA UYMAYAN ALKOLLÜ SÜRÜCÜ, 10 KİLOMETRE SÜREN KOVALAMACANIN ARDINDAN YAKALANDI. (SALİH BİLAL ASLAN/BURSA-İHA)
    Bursa’nın İnegöl ilçesinde polisin ‘dur’ ihtarına uymayan alkollü sürücü, 10 kilometre süren kovalamacanın ardından yakalandı. O anlar amatör kameraya yansırken, sürücüye toplam 360 bin TL para cezası kesildi, araç ise 90 gün trafikten men edildi.
    BURSA’NIN İNEGÖL İLÇESİNDE POLİSİN ‘DUR’ İHTARINA UYMAYAN ALKOLLÜ SÜRÜCÜ, 10 KİLOMETRE SÜREN KOVALAMACANIN ARDINDAN YAKALANDI. (SALİH BİLAL ASLAN/BURSA-İHA)
    Bursa’nın İnegöl ilçesinde polisin ‘dur’ ihtarına uymayan alkollü sürücü, 10 kilometre süren kovalamacanın ardından yakalandı. O anlar amatör kameraya yansırken, sürücüye toplam 360 bin TL para cezası kesildi, araç ise 90 gün trafikten men edildi.
  • Annesine saldırdı, araya giren eşini öldürdü

    Annesine saldırdı, araya giren eşini öldürdü

    Edinilen bilgilere göre olay, Altınözü ilçesi Mayadalı Mahallesi’nde yaşandı. Mahallede yaşayan 30 yaşındaki Abdulsamet Akay ile 26 yaşındaki Emel Akay, 2 çocuklarıyla birlikte hayatlarını sürdürüyordu. Psikolojik sorunları olduğu iddia edilen Abdulsamet Akay, 28 Mart tarihinde henüz öğrenilemeyen nedenden dolayı annesiyle tartıştı ve sopayla saldırdı. Kocasının, kaynanasını sopayla dövdüğünü gören Emel Akay ise araya girerek eşini uzaklaştırmaya çalıştı. Eşi tarafından tartışmadan uzaklaştırılan Abdulsamet, evde bulduğu bıçakla eşi Emel’i ilk belirlemelere göre 8 yerinden bıçakladı. Olayın 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirilmesi üzerine olay yerine jandarma ve ambulans sevk edildi. Kısa sürede olay yerine gelen sağlık ekipleri, ağır yaralı Emel’i ambulansla hastaneye kaldırıldı. Kocası tarafından defalarca bıçak darbesi alan Emel, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Eşini canice öldüren Abdulsamet Akay’ın ruh sağlığı ve sinir hastalıkları bölümünde kaydı bulunduğu, geçmişte intihar girişiminde bulunduğu öğrenildi. Jandarma ekiplerince gözaltına alınan şahıs mahkemece tutuklandı. >>>İHA

    ABDULSAMET AKAY VE EMEL AKAY (/HATAY-İHA)
    Hatay’ın Altınözü ilçesinde psikolojik sorunları olduğu iddia edilen Abdulsamet Akay, annesiyle tartıştığı esnada araya giren 2 çocuğunun annesi olan 26 yaşındaki eşi Emel Akay’ı defalarca bıçaklayarak öldürdü.
    OLAY YERİ (RAMAZAN İLIN/HATAY-İHA)
    Hatay’ın Altınözü ilçesinde psikolojik sorunları olduğu iddia edilen Abdulsamet Akay, annesiyle tartıştığı esnada araya giren 2 çocuğunun annesi olan 26 yaşındaki eşi Emel Akay’ı defalarca bıçaklayarak öldürdü.
    OLAY YERİ (RAMAZAN İLIN/HATAY-İHA)
    Hatay’ın Altınözü ilçesinde psikolojik sorunları olduğu iddia edilen Abdulsamet Akay, annesiyle tartıştığı esnada araya giren 2 çocuğunun annesi olan 26 yaşındaki eşi Emel Akay’ı defalarca bıçaklayarak öldürdü.
  • Vicdansız adam, köpeği ağaca asarak öldürdü

    Vicdansız adam, köpeği ağaca asarak öldürdü

    Pınarbaşı ilçesine bağlı Dikilitaş mahallesinde kimliği öğrenilemeyen bir kişi, çok fazla yediğini iddia ettiği köpeğini ağaca asarak öldürdü. Vatandaşlar tarafından çekilen videoda, köpeği ağaca asan kişiye neden yaptığının sorulması üzerine şahıs ‘yemek yetmiyor’ şeklinde cevap verdi. Videonun paylaşılması üzerine başlatılan soruşturma sonrası jandarma ekiplerince yakalanan şahsın gözaltına alındığı bildirildi. Valilikçe yapılan yazılı açıklamada; “Pınarbaşı ilçesi Dikilitaş Mahallesi’nde bir köpeğin ağaca asılarak vahşice öldürüldüğü görüntülerin sosyal medya mecralarında yer aldığı görülmüştür. Bahse konu olay Kayseri İl Jandarma Komutanlığı Çevre, Doğa ve Hayvanları Koruma Timi tarafından detaylıca araştırılmış olup, Pınarbaşı Cumhuriyet Savcımızın talimatları doğrultusunda şüpheli şahıs göz altına alınmıştır. Bahse konu olayın gereği titizlikle takip edilmektedir” ifadelerine yer verildi. >>>İHA

    KAYSERİ’NİN PINARBAŞI İLÇESİNDE YEMEK YETMEDİĞİNİ İLERİ SÜREREK ZİNCİRLE AĞACI ASTIĞI KÖPEĞİN ÖLÜMÜNE NEDEN OLAN ŞAHIS GÖZALTINA ALINDI. (SAMET AKSOY/KAYSERİ-İHA)
    Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesinde yemek yetmediğini ileri sürerek zincirle ağacı astığı köpeğin ölümüne neden olan şahıs gözaltına alındı.
    KAYSERİ’NİN PINARBAŞI İLÇESİNDE YEMEK YETMEDİĞİNİ İLERİ SÜREREK ZİNCİRLE AĞACI ASTIĞI KÖPEĞİN ÖLÜMÜNE NEDEN OLAN ŞAHIS GÖZALTINA ALINDI. (SAMET AKSOY/KAYSERİ-İHA)
    Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesinde yemek yetmediğini ileri sürerek zincirle ağacı astığı köpeğin ölümüne neden olan şahıs gözaltına alındı.
  • Afyonkarahisar’da gençler tarihle buluştu

    Afyonkarahisar’da gençler tarihle buluştu

    Tarihçi ve televizyon programcısı Ramazan Avcı’nın konuşmacı olarak yer aldığı “Maziden Atiye… Beklenen Sensin” başlıklı konferans, Çiğiltepe Yurt Müdürlüğü Konferans Salonunda düzenlendi. Programda, tarihsel süreçlerin günümüzle olan bağlantısı ele alınırken; gençlerin milli ve manevi değerler doğrultusunda bilinçlenmesinin önemi vurgulandı. Katılımcılar, geçmişten alınan derslerin geleceğin inşasındaki rolüne dair kapsamlı bir perspektif kazanma imkanı buldu. >>>Haber Merkezi

  • Çamur yağmuru uyarısı: “Sakın Araba Yıkamayın, Cam Silmeyin!”

    İstanbul için meteorolojik uyarılar üst üste geldi! Libya üzerinden gelen yoğun çöl tozu taşınımı ve beklenen sağanak yağış, megakentte “çamur yağmuru” riskini beraberinde getirdi. 1 Nisan 2026 Çarşamba akşamı itibarıyla etkisini göstermesi beklenen bu hava olayı için uzmanlar kritik uyarılarda bulundu.

    İşte İstanbul’u bekleyen çifte risk ve alınması gereken önlemler…

    Hava Forum ve AKOM’dan “Son Dakika” Notu

    Meteorolojik verileri paylaşan Hava Forum, toz bulutunun akşam saatlerinde İstanbul semalarını kaplayacağını belirterek şu uyarıyı yaptı:

    “Libya üzerinden yoğun çöl tozu girişi başladı. Sakın cam silmeyin, araba yıkamayın. Tozlar akşam İstanbul’a ulaşmış olur.”

    Saatte 75 Kilometre Hızla Fırtına Bekleniyor

    AKOM tarafından paylaşılan rapora göre, öğle saatlerindeki bahar havası yerini sert bir kış provasına bırakacak. Kuzeyli yönlerden esecek rüzgarın hızı saatte 40 ila 75 kilometreye kadar çıkacak. Akşam saatlerinden itibaren kuvvetli sağanak geçişleri görülecek. Atmosferdeki toz partiküllerinin yağmur damlalarıyla birleşmesi sonucu “çamur yağmuru” hadisesi yaşanacak.

    Pazar Gününe Kadar Sürecek

    Yetkililer, bu yağışlı ve tozlu sistemin etkisini hemen kaybetmeyeceğini, Pazar gününe kadar İstanbul ve çevresinde yer yer etkili olmaya devam edeceğini öngörüyor. Özellikle solunum yolu rahatsızlığı olan vatandaşların, toz taşınımı sırasında dışarı çıkarken dikkatli olmaları öneriliyor.

    The post Çamur yağmuru uyarısı: “Sakın Araba Yıkamayın, Cam Silmeyin!” first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Gençlerin tarih konulu konferansa katılımı yoğun oldu

    Gençlerin tarih konulu konferansa katılımı yoğun oldu

    Gençlerin tarih bilincini güçlendirmek ve geçmiş ile bugün arasında bir bağ kurmalarına katkı sağlamak amacıyla düzenlenen ‘Maziden Atiye Beklenen Sensin’ konulu konferans yoğun katılımla gerçekleştirildi.

    Program Afyonkarahisar Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü koordinesinde yapıldı. Tarihçi ve televizyon programcısı Ramazan Avcı’nın konuşmacı olarak yer aldığı “Maziden Atiye Beklenen Sensin” başlıklı konferans, Çiğiltepe Yurt Müdürlüğü Konferans Salonunda düzenlendi.

    Programda, tarihsel süreçlerin günümüzle olan bağlantısı ele alınırken gençlerin milli ve manevi değerler doğrultusunda bilinçlenmesinin önemi vurgulandı. Katılımcılar, geçmişten alınan derslerin geleceğin inşasındaki rolüne dair kapsamlı bir perspektif kazanma imkanı buldu.

  • Jandarmanın kadına şiddetle mücadelesi sürüyor

    Jandarmanın kadına şiddetle mücadelesi sürüyor

    Afyonkarahisar’da jandarma tarafından kadına şiddetle mücadele çerçevesinde yürütülen çalışmalar devam ediyor.

    Jandarma ekipleri tarafından Sandıklı ilçesinde 161 vatandaşa yönelik ‘Kadına El Kal-ka-maz ve KADES Uygulaması’ çerçevesinde bilgilendirme faaliyeti yapılarak broşür dağıtıldı.

    Ekipler tarafından ayrıca 19 öğrenci ziyaret edilerek, çeşitli hediyeler takdim edilirken, kadına şiddetle mücadele konusunda yürütülen çalışmaların ilerleyen dönemlerde de süreceği belirtildi.

  • Tiktok’a kapıldı, ailesinden koptu

    Tiktok’a kapıldı, ailesinden koptu

    Adana’da yaşayan ve bipolar bozukluk rahatsızlığı bulunan Cemile Işık (35), 15 sene önce Bektaş Işık ile evlendi. Konya’ya taşınan çiftin bu evlilikten 3 çocukları dünyaya geldi. İddiaya göre, bipolar bozukluk rahatsızlığı bulunan Cemile Işık, yaklaşık 4 sene önce eşinin kendisine akıllı cep telefonu almasının ardından başta Tiktok olmak üzere sosyal medyada saatlerce vakit geçirmeye başladı.

    PLATONİK AŞK BESLEDİ, EVDEN KAÇTI

    6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından artık evinden de kopan Işık, Hatay’daki bir sanatçıya platonik aşk beslemeye başladı ve kente gitti. Sanatçıdan karşılık göremeyen Işık, ardından Kahramanmaraş’a gitti ve konteyner kentlerde yaşadı. Ailesinin baskıları üzerine Cemile Işık, daha sonra Adana’daki annesi Hatice Çankurt’un evine döndü.

    1 SENE EVDE KALDI, SONRA YİNE KAÇTI

    Bir süre annesinin evinde kalan Işık, daha sonra Konya’ya çocuklarının yanına döndü. Bu süreçte anne Hatice Çankurt, kızı için Konya Akşehir Sulh Hukuk Mahkemesi’nden vasilik kararı çıkarttı ancak hastalığı daha da artan genç kadın, tedavi olmadı. Engelli raporu çıkartılamadığı için de zorla tedavi ettirilemeyen genç kadın, geçtiğimiz haziran ayında yeniden evden kaçtı ve bir daha dönmedi. Platonik aşk beslediği sanatçı için Hatay’a giden ve sanatçının çevresinde işe giren Cemile Işık, sosyal medyadan her zaman şarkı söyleyerek videolar paylaşıyor. Çocukları ve eşiyle görüşmeyen genç kadının annesi, evladının hayatından endişe ediyor.

    “ÇADIR KENTLERDE KALDI, OTOGARDA TANINMAZ HALDEYDİ”

    Yaşadıklarını İHA’ya anlatan Hatice Çankurt, kızının 2022 yılında Hatay bölgesinde kaybolduğunu ve sanatçı takıntısı yüzünden peşinden gittiğini belirterek, “Çocuklarına babası bakıyor. Hatay’da, Kahramanmaraş’ta depremzedelerin çadır kentinde kalmış. Daha sonra kardeşini arayıp parası olmadığını söyleyince Adana’ya hemen bilet aldılar ve Adana’ya geldi. Otogardan aldığımda tanınacak halde değildi. Eve geldiğinde ise enerji patlaması yaşıyordu, ‘Türkiye’nin her yerini gezeceğim’ diyerek zor duruyordu, uyku ilacıyla idare ettik” dedi.

    “UYUŞTURUCU KULLANIYOR, SAHİP ÇIKIN DEDİLER”

    Kızından yaklaşık 1 senedir doğru düzgün haber alamadığını anlatan Çankurt, yaşanan süreci ise şöyle anlattı: “Yaklaşık 20 gün önce gece yarısı telefon ettiler. ‘Kızınız burada, Kırıkhan’ın bütün erkekleri peşinde, uyuşturucu kullanıyor, sahip çıkın’ dediler. Takıntılı olduğu sanatçının anneannesinin ve dayısının arabasının camlarını kırmış. Kızım dokunmatik telefona geçtikten sonra Tiktok’a düştü, assolist olma hevesiyle evini, yuvasını yıktı. Kızımın sağlıklı ve güvende olduğuna inanmıyorum, her türlü istismara açık durumda.”

    “VASİLİK KARARINI ALDIM AMA BAKIMEVİNE YATIRAMIYORUM”

    Kızını bulduktan sonra vasilik kararını çıkarttığını ancak zorunlu raporu olmadığı için tedavi ettiremediğini belirten çaresiz anne, “Yıllardır babalarından işkence ve şiddet gördüm, çocuklarımın psikolojisi altüst oldu. Babası hiç sahip çıkmıyor, sorumluluk almıyor. Kızımın her türlü tehlikeye maruz kalmaması, sürekli tedavi görmesi ve sağlıklı düşünebilmesi için zorunlu vasilik kararıyla bir bakım evine yerleştirilmesini talep ediyorum. Lütfen evladıma sahip çıkın” ifadelerini kullandı. Telefonla ulaşılan Cemile Işık’ın eşi Bektaş Işık ise eşinden haber alamadığını, kendisinin şu anda çocuklara baktığını söyledi. >>>İHA

    BİPOLAR BOZUKLUK RAHATSIZLIĞI BULUNAN CEMİLE IŞIK. (İHA/ADANA-İHA)
    Adana’da sürekli evden kaçan bipolar hastası 3 çocuklu kadının annesi, gözyaşlarıyla evladının hastaneye yatırılıp tedavi olmasını isteyerek, “Kızım, dokunmatik telefona geçtikten sonra Tiktok’a düştü, assolist olma hevesiyle evini, yuvasını yıktı. Kızımın sağlıklı ve güvende olduğuna inanmıyorum, her türlü istismara açık durumda” dedi.
    BİPOLAR BOZUKLUK RAHATSIZLIĞI BULUNAN CEMİLE IŞIK. (İHA/ADANA-İHA)
    Adana’da sürekli evden kaçan bipolar hastası 3 çocuklu kadının annesi, gözyaşlarıyla evladının hastaneye yatırılıp tedavi olmasını isteyerek, “Kızım, dokunmatik telefona geçtikten sonra Tiktok’a düştü, assolist olma hevesiyle evini, yuvasını yıktı. Kızımın sağlıklı ve güvende olduğuna inanmıyorum, her türlü istismara açık durumda” dedi.
    ADANA’DA SÜREKLİ EVDEN KAÇAN BİPOLAR BOZUKLUK RAHATSIZLIĞI BULUNAN 3 ÇOCUKLU KADININ ANNESİ, GÖZYAŞLARIYLA EVLADININ HASTANEYE YATIRILIP TEDAVİ OLMASINI İSTEDİ. (ELİF AYŞENUR İŞLEDİCİ/ADANA-İHA)
    Adana’da sürekli evden kaçan bipolar hastası 3 çocuklu kadının annesi, gözyaşlarıyla evladının hastaneye yatırılıp tedavi olmasını isteyerek, “Kızım, dokunmatik telefona geçtikten sonra Tiktok’a düştü, assolist olma hevesiyle evini, yuvasını yıktı. Kızımın sağlıklı ve güvende olduğuna inanmıyorum, her türlü istismara açık durumda” dedi.
    ADANA’DA SÜREKLİ EVDEN KAÇAN BİPOLAR BOZUKLUK RAHATSIZLIĞI BULUNAN 3 ÇOCUKLU KADININ ANNESİ, GÖZYAŞLARIYLA EVLADININ HASTANEYE YATIRILIP TEDAVİ OLMASINI İSTEDİ. (ELİF AYŞENUR İŞLEDİCİ/ADANA-İHA)
    Adana’da sürekli evden kaçan bipolar hastası 3 çocuklu kadının annesi, gözyaşlarıyla evladının hastaneye yatırılıp tedavi olmasını isteyerek, “Kızım, dokunmatik telefona geçtikten sonra Tiktok’a düştü, assolist olma hevesiyle evini, yuvasını yıktı. Kızımın sağlıklı ve güvende olduğuna inanmıyorum, her türlü istismara açık durumda” dedi.
  • Çeyrek altın fiyatları: Altında Trump hareketliliği! Gram altın 6.800 TL’yi aştı

    Küresel piyasalarda gözler ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ve Orta Doğu politikasına yönelik yapacağı açıklamalara çevrilirken, altın fiyatları son iki haftanın zirvesine tırmandı. 1 Nisan 2026 itibarıyla gram altın kritik 6.800 TL eşiğini aşarak yatırımcısının yüzünü güldürdü.

    İşte piyasalardaki son durum ve altını yükselten “Trump” etkisi…

    Güncel Altın Fiyatları 

    Piyasalardaki hareketlilik sonrası oluşan güncel rakamlar şöyle:

    • Gram Altın: 6.810 TL (Gün içi en yüksek) / 6.665 TL

    • Ons Altın (Spot): 4.763 Dolar (Mart ayından bu yana zirve)

    • Çeyrek Altın: Piyasa ortalaması 11.150 – 11.300 TL bandında seyrediyor.

    Yükselişin Nedenleri: Savaş mı, Barış mı?

    Altın fiyatlarındaki ani yükselişin arkasında iki temel unsur bulunuyor:

    1. Trump’ın Açıklamaları: Başkan Trump, İran ile haftalar içinde bir anlaşma zemini oluşabileceğini belirtti. Piyasa bu açıklamayı “jeopolitik risklerin azalması” olarak okusa da, yarınki konuşma öncesi güvenli liman talebi arttı.

    2. İran’ın İradesi: İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın “Savaşı bitirmek için irademiz var” şeklindeki ılımlı mesajları, piyasalarda temkinli bir iyimserlik yarattı.

    The post Çeyrek altın fiyatları: Altında Trump hareketliliği! Gram altın 6.800 TL’yi aştı first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Göçmen botu faciasında ölü sayısı 19’a yükseldi

    Göçmen botu faciasında ölü sayısı 19’a yükseldi

    Edinilen bilgiye göre, Kıyı Gözetleme Aracı tarafından Yalıkavak açıklarında, içerisinde düzensiz göçmenler olduğu değerlendirilen süratli bir lastik botun Yunanistan’ın İleryöz Adası istikametinde ilerlediği tespit edildi. Yapılan tespit üzerine bölgeye sevk edilen TCSG-302 tarafından içerisinde çok sayıda düzensiz göçmen olduğu görülen bahse konu lastik bota dur ikazlarında bulunulurken, süratli bot ikazlara uymayarak ilerlemeye devam ederek, bölgedeki olumsuz deniz şartlarının etkisiyle su alarak battı. Düzensiz göçmenlerin denize düştüğünün bildirilmesi üzerine bölgeye ilave 3 Sahil Güvenlik Botu ile arama kurtarma çalışmalarına hava desteği sağlanması maksadıyla İzmir’den 1 Sahil Güvenlik Helikopteri görevlendirildi. Olay yerine sevk edilen unsurlar tarafından arama kurtarma çalışmaları başlatıldı. İlk olarak 11 düzensiz göçmenin cansız bedenine ulaşıldı. Yapılan çalışmaların devamında ölü sayısı 19’a yükselirken, 20 düzensiz göçmenin sağ olarak kurtarıldığı öğrenildi. Bölgede çalışmalar devam ediyor. >>>İHA

  • İki araç kafa kafaya çarpıştı: 5 ölü

    İki araç kafa kafaya çarpıştı: 5 ölü

    Kaza, sabah saat 05.00 sıralarında Kuzey Çevre Yolu’nda Çubuk-1 Baraj Köprü üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, ters yöne giren araç karşıdan gelen araçla kafa kafaya çarpıştı İlk belirlemelere göre kazada 5 kişi hayatını kaybetti. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda polis, itfaiye ve sağlık ekibi sevk edildi. Ekipler, 06 BNF 379 plakalı araç içerisindeki 1 kişi ve aracın yanında yerde yatan 1 kişinin hayatını kaybettiğini belirlerken, tamamen yanan 42 EF 963 plakalı araçtaki 2 kişinin aracın içinde, 1 kişinin ise dışarıda hayatını kaybettiğini tespit etti. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı. >>>İHA

    ANKARA’DA KUZEY ÇEVRE YOLU’NDA İKİ ARACIN BİRBİRİNE GİRDİĞİ TRAFİK KAZASINDA 5 KİŞİ ÖLDÜ. (AHMET MERT FIRAT/ANKARA-İHA)
    Ankara’da Kuzey Çevre Yolu’nda ters yöne giren aracın karşıdan gelen araçla kafa kafaya çarpıştığı kazada 5 kişi hayatını kaybetti.
    ANKARA’DA KUZEY ÇEVRE YOLU’NDA İKİ ARACIN BİRBİRİNE GİRDİĞİ TRAFİK KAZASINDA 5 KİŞİ ÖLDÜ. (AHMET MERT FIRAT/ANKARA-İHA)
    Ankara’da Kuzey Çevre Yolu’nda ters yöne giren aracın karşıdan gelen araçla kafa kafaya çarpıştığı kazada 5 kişi hayatını kaybetti.
    ANKARA’DA KUZEY ÇEVRE YOLU’NDA İKİ ARACIN BİRBİRİNE GİRDİĞİ TRAFİK KAZASINDA 5 KİŞİ ÖLDÜ. (AHMET MERT FIRAT/ANKARA-İHA)
    Ankara’da Kuzey Çevre Yolu’nda ters yöne giren aracın karşıdan gelen araçla kafa kafaya çarpıştığı kazada 5 kişi hayatını kaybetti.
  • “Yeşil dönüşümü ve dijital dönüşümü hızlandıracak”

    “Yeşil dönüşümü ve dijital dönüşümü hızlandıracak”

    Şimşek, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisinin 20. yılının kutlandığı ve Türkiye’nin Londra Büyükelçiliği rezidansında gerçekleştirilen resepsiyonda konuştu.

    Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisinin “çok iyi iş çıkardığını” dile getiren Şimşek, Türkiye’nin uluslararası doğrudan yatırımlar açısından uzun bir yol katettiğini söyledi.

    Şimşek zorlu bir dönemden geçildiğini dile getirerek, “Bana göre Türkiye, küresel yetenek ve sermaye için yeniden bir çekim merkezi haline geliyor. Zorlu bir küresel konjonktürden geçiyoruz, Orta Doğu’daki savaş adeta bir kara bulut gibi. Ancak daha geniş bir perspektiften bakıldığında, Türkiye’nin sadece bir istikrar adası değil, aynı zamanda güçlü bir üretim üssü ve dinamik bir hizmetler merkezi olduğu açıkça görülüyor. Enflasyonu kalıcı olarak düşürmeyi, cari dengede sürdürülebilirliği sağlamayı ve rekabet gücünü artırmayı hedefleyen programımızı kararlılıkla uygularken, bu dönüşümün gerektirdiği adımları da atacağız”. dedi.

    “ODAĞIMIZ İKİZ DÖNÜŞÜMDE”

    Şimşek, Türkiye’nin 1,6 trilyon dolarlık bir ekonomi, 86 milyonluk nüfus ve kişi başı yaklaşık 18 bin dolar gelire sahip olduğunu anımsatarak, bu özelliklerin hepsini bir arada sunan sayılı ülkelerden biri olduğunu vurguladı.

    Türkiye’nin güçlü altyapısına işaret eden Şimşek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde altyapıya yaklaşık 360 milyar dolarlık yatırım yapıldığı bilgisini paylaştı.

    Şimşek, Türkiye’nin güçlü insan kaynağına sahip olduğunu belirterek, insan kaynağı ve altyapının yanı sıra Türkiye’nin kapsamlı sanayi girişimleri için güçlü teşvikler sunduğunu anlattı.

    Tüm bu özelliklerin Türkiye’nin değer zincirinde daha üst seviyelerine çıkmasına katkı sağlayacağını söyleyen Şimşek, “Orta Koridor’un bir parçasıyız ve bölgesel bağlantısallığa yatırım yapıyoruz. Orta Doğu’daki savaşın tedarik zincirlerinin yeniden düşünülmesine, çeşitlenmesine ve yeni ticaret koridorlarının oluşmasına yol açacağını düşünüyorum. Aynı zamanda yeşil dönüşümü ve dijital dönüşümü hızlandıracak. Bu da önemli fırsatlar yaratıyor. Bizim odağımız ikiz dönüşümde ve bu alanda iyi ilerleme kaydediyoruz. Savunma sanayi önceliklerimiz arasında yer alıyor, ancak diğer tüm sektörlerde de güçlü bir potansiyel söz konusu.” şeklinde konuştu.

    Şimşek, Türkiye’nin tarımda küresel katma değer açısından dünyadaki ilk 10 ülke arasında bulunduğunu ve bu alanda verimliliği artırmak için daha fazla yatırım yapmak istediklerini kaydetti.

    Hizmetler sektörünün ise Türkiye’nin en güçlü alanlarından biri olduğunun altını çizen Şimşek, sözlerini şöyle tamamladı: “Turizmde dünyanın ilk 5 ülkesi içindeyiz, sağlık turizmi güçlü bir büyüme alanı. İnşaatta, küresel şirket sayısında Çin’in ardından ikinci sıradayız. Dizi ihracatından oyun teknolojilerine, havacılıktan diğer sektörlere uzanan geniş bir fırsat seti sunuyoruz. Daha fazla doğrudan yatırım çekerek birlikte büyümeyi ve daha istikrarlı, daha müreffeh bir bölge inşa etmeyi hedefliyoruz.”

    “TÜRKİYE’NİN KONUMUNUN DAHA DA GÜÇLENEREK KÜRESEL EKONOMİK GÜÇ SEVİYESİNE TAŞINACAĞINA İNANIYORUZ”

    Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi’nin kurulduğu günden beri güçlenerek geliştiğini ve bugün ulaşılan noktanın da yürütülen çalışmaların bir sonucu olduğunu dile getirdi.

    Dağlıoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde 2003’ten beri Türkiye’de kapsamlı reformların hayata geçirildiğini ve bu reformların ülkede oldukça dayanıklı bir yatırım ekosisteminin oluşmasını sağladığını aktardı.

    Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisinin 2006’da kurulmasının da söz konusu reform sürecinin önemli bir parçası olduğunu söyleyen Dağlıoğlu, “Bu reform temeli üzerinde Türkiye, yatırım açısından güçlü bir konum elde etti. Nitekim 2003’ten beri Türkiye’ye gelen toplam doğrudan yabancı yatırım yaklaşık 290 milyar dolara ulaştı. Aynı dönemde ülkedeki uluslararası şirket sayısı 5 bine yakın seviyeden 87 binin üzerine çıktı. Bu, bizim açımızdan son derece önemli bir başarı.” dedi.

    Dağlıoğlu, Türkiye’nin bugün çok uluslu şirketler için üretim, yönetim, AR-GE, lojistik ve tedarik faaliyetleri açısından bölgesel bir merkez haline geldiğinin altını çizerek, şunları kaydetti: “Ancak bu yolculuk burada sona ermeyecek. Mevcut küresel ve bölgesel gelişmeler çerçevesinde, Türkiye’nin konumunun daha da güçlenerek küresel bir ekonomik güç seviyesine taşınacağına inanıyoruz. Bu elbette kısa sürede gerçekleşmeyecek ancak önümüzdeki on yıllar içinde bu hedefe ulaşacağımıza inanıyoruz.” Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisinin 20. Yıl resepsiyonuna, çok sayıda uluslararası özel sektör ve iş dünyası temsilcisinin yanı sıra kamu kurumlarından yetkililer de katıldı. >>>AA

  • Küresel yenilenebilir enerji kurulu gücü rekor kırdı

    Küresel yenilenebilir enerji kurulu gücü rekor kırdı

    Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı’nın (IRENA) “Yenilenebilir Kapasite İstatistikleri” raporuna göre, geçen yıl yenilenebilir enerji kurulu gücünde 692 gigavatlık rekor artış yaşandı. Jeopolitik gerilimler enerji konusunu yeniden küresel gündemin merkezine taşırken Orta Doğu’daki çatışmalar, enerji arz güvenliği ve fosil yakıt fiyatlarındaki oynaklık konusunda yeni endişeler yaratıyor. Rapora göre, bu durum, daha dayanıklı enerji sistemleri kurmak için yenilenebilir enerjinin önemine işaret ediyor. Rapora göre, yenilenebilir enerji, hızlıca devreye alınabilen, yerli ve düşük maliyetli bir kaynak olduğu için ulusal enerji sistemlerindeki paylarının artırılması ülkelerin uluslararası yakıt piyasalarına olan bağımlılığını azaltabilir.

    YENİLENEBİLİR ENERJİ ARTIŞINA GÜNEŞ ÖNCÜLÜK ETTİ

    Küresel yenilenebilir enerji kurulu gücü geçen yıl 692 gigavat rekor artışla 5 bin 149 gigavata yükseldi. Güneş enerjisi kurulu gücü geçen yıl 511 gigavat büyüyerek, kapasite artışının yaklaşık yüzde 73,8’ini oluşturdu. Rüzgar enerjisi ise 159 gigavatlık artışla ikinci sırada yer aldı. Böylece, güneş ve rüzgar enerjisi, toplam yenilenebilir enerji kapasite artışının yüzde 96,8’ini oluşturdu. Rapora göre, bu durum, yenilenebilir teknolojiler arasında en büyük maliyet düşüşünün bu iki alanda yaşandığını gösteriyor. Biyokütle enerjisi ise yüzde 2,3’lük yıllık büyüme ile üçüncü sırada yer aldı ve toplam yenilenebilir kapasite artışına 3,4 gigavat katkı sağladı.

    ÜLKELER VE BÖLGELERDEKİ EŞİTSİZLİKLER DEVAM EDİYOR

    Rapora göre, ülkeler ve bölgeler arasında önemli eşitsizlikler devam ediyor. Asya’daki ülkeler, yenilenebilir kurulu gücünü 513,3 gigavat artırdı. Böylece, yenilenebilir kapasite artışının yüzde 74,2’sini sağlayarak liderliğini sürdürdü. Afrika’da yenilenebilir kurulu gücü 11,3 gigavat arttı. Bu artışta özellikle Etiyopya, Güney Afrika ve Mısır etkili oldu. Hızlı büyüyen bir diğer bölge ise Orta Doğu oldu. Bölgedeki yenilenebilir kapasite, yüzde 28,9 artış gösterdi ve bu büyümede Suudi Arabistan öncü rol oynadı. Toplam yenilenebilir kurulu gücü açısından 2 bin 891 gigavat ile Asya açık ara ilk sırada yer alırken, Avrupa 934 gigavat ile ikinci sırada yer aldı. Orta Amerika ve Karayipler, 2025’te toplam 21 gigavat ile en düşük yenilenebilir enerji kurulu gücüne sahip bölge oldu. Rapora göre, bu eşitsizlik, yenilenebilir enerji payı düşük olan ekonomilerin kırılganlığını ortaya koyuyor ve enerji güvenliğini güçlendirmek için yenilenebilir enerji payının artırılmasının aciliyetini vurguluyor. IRENA Genel Direktörü Francesco La Camera, rapora ilişkin değerlendirmesinde, belirsizliklerle dolu bir dönemde yenilenebilir enerjinin büyümesini kararlı şekilde sürdürdüğünü belirterek, “Bu durum yalnızca piyasanın tercihlerini değil, aynı zamanda yenilenebilir enerjinin dayanıklılığını da çok net biçimde ortaya koyuyor. Yenilenebilir enerjinin payının yüksek olduğu ve daha fazla oyuncunun yer aldığı, yani daha az merkezi bir yapıya sahip enerji sistemleri, doğası gereği çok daha dayanıklıdır.” değerlendirmesinde bulundu. La Camera, enerji dönüşümüne yatırım yapan ülkelerin, enerji güvenliği, dayanıklılık ve rekabet gücünü artırdıkları için bu krizden ekonomik olarak daha az zarar gördüğünü ifade etti. >>>AA

  • İran, Tel Aviv’e saldırdı: 14 yaralı

    İran, Tel Aviv’e saldırdı: 14 yaralı

    İsrail’in acil yardım servisi Kızıl Davut Yıldızı, ekiplerinin ilk belirlemelere göre 14 yaralıya müdahale ettiğini bildirdi. Açıklamada, şarapnel isabeti sonucu yaralanan 3 kişiden birinin durumunun ağır, ikisinin orta olduğu, 11 kişinin ise hafif yaralandığı, yaralıların hastaneye sevk edildiği kaydedildi. İran, sabah saatlerinde İsrail’i art arda düzenlediği 2 misillemeyle hedef aldı. Misillemelerin ardından başkent Tel Aviv başta olmak üzere İsrail’in merkezindeki birçok kentte sirenler çalarken çok sayıda noktaya füze parçaları isabet etti. İsrail’in Kanal 12 televizyonu, İran misillemeleriyle eş zamanlı olarak Hizbullah’ın da İsrail’in kuzeyini hedef aldığını, bu nedenle bölgedeki birçok kentte sirenler çaldığını aktardı.

    HUSİLER, İRAN VE HİZBULLAH’LA BİRLİKTE İSRAİL’E FÜZE FIRLATTIKLARINI DUYURDU

    Husilerin Askeri Sözcüsü Yahya Seri, konuyla ilgili açıklama yaptı. “Lübnan’daki Hizbullah ve İran ile gerçekleştirilen ortak bir askeri operasyon kapsamında, işgal altındaki Filistin’in güneyinde İsrail’e ait hassas noktaların balistik füzelerle hedef alındığını” ifade eden Seri,”İran, Irak, Lübnan ve Filistin’deki direniş cephelerini desteklemeye” devam ettiklerini, İsrail’in saldırıları ve Gazze’deki ablukası sona erene kadar, bunu sürdüreceklerini kaydetti. İsrail ordusundan yapılan açıklamada ise Yemen’den ülkenin güneyine bir füze ateşlendiğinin tespit edildiği ve hava savunma sistemlerinin füzeyi önlediği ileri sürüldü. Husilerin ateşlediği füze nedeniyle İsrail’in güneyindeki Necef bölgesinde ve Gazze Şeridi çevresinde sirenler çaldı. İsrail acil yardım servisi, Yemen’den fırlatılan füze nedeniyle bir isabet ya da yaralanma raporu almadıklarını aktardı. >>>AA

  • Dünya Kupası’nda takımlar belli oldu

    Dünya Kupası’nda takımlar belli oldu

    Kıtalar arası play-off finallerini kazanan Demokratik Kongo Cumhuriyeti ve Irak, 11 Haziran-19 Temmuz tarihlerinde düzenlenecek 23. Dünya Kupası’na katılma hakkını elde etti. Play-off finalinde Demokratik Kongo Cumhuriyeti, normal süresi 0-0 sona eren maçın 100. dakikasında Axel Tuanzebe’nin attığı golle Jamaika’yı 1-0 mağlup ederek 1974’ten bu yana ilk kez turnuvaya gitme başarısını gösterdi. Irak ise 10. dakikada Ali Al-Hamadi ve 53. dakikada Aymen Hussein’in golleriyle Bolivya’yı 2-1 yenerek Dünya Kupası biletini alan 48. ve son takım oldu. Avrupa Elemeleri’nde play-off turu final maçlarının ardından Türkiye’nin yanı sıra İsveç, Çekya ve Bosna Hersek, Dünya Kupası’na katılma hakkını elde etmişti.

    Tarihte ilk kez 48 takımla düzenlenecek 2026 FIFA Dünya Kupası’nda gruplar şöyle oluştu:

    A Grubu: Meksika, Güney Afrika, Güney Kore, Çekya

    B Grubu: Kanada, Bosna-Hersek, Katar, İsviçre

    C Grubu: Brezilya, Fas, Haiti, İskoçya

    D Grubu: ABD, Paraguay, Avustralya, Türkiye

    E Grubu: Almanya, Curaçao, Fildişi Sahili, Ekvador

    F Grubu: Hollanda, Japonya, İsveç, Tunus

    G Grubu: Belçika, Mısır, İran, Yeni Zelanda

    H Grubu: İspanya, Yeşil Burun Adaları, Suudi Arabistan, Uruguay

    I Grubu: Fransa, Senegal, Irak, Norveç

    J Grubu: Arjantin, Cezayir, Avusturya, Ürdün

    K Grubu: Portekiz, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Özbekistan, Kolombiya

    L Grubu: İngiltere, Hırvatistan, Gana, Panama. >>>AA

  • 1268 kişi öldü, 1 milyondan fazla kişi yerinden edildi

    1268 kişi öldü, 1 milyondan fazla kişi yerinden edildi

    ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a başlattığı ortak saldırıların ardından bölgede tırmanan gerilim, kısa sürede Lübnan’a da sıçradı. İsrail ordusunun 2 Mart’tan bu yana başkent Beyrut başta olmak üzere ülkenin farklı bölgelerine yönelik yoğun saldırıları sürüyor. İsrail ordusu, saldırılarını özellikle Lübnan’ın güneyindeki beldeler ile Beyrut’un Dahiye bölgesinde yoğunlaştırdı.

    Güneydeki Sayda, Sur ve Nebatiye kentlerine bağlı yerleşimler sık sık hedef alınırken, Dahiye de neredeyse her gün hava saldırılarına maruz kalıyor.

    Lübnan Sağlık Bakanlığının dünkü verilerine göre, 2 Mart’tan bu yana İsrail saldırılarında en az 1268 kişi yaşamını yitirdi, 3 bin 570 kişi yaralandı.

    Hayatını kaybedenlerin 125’inin çocuk, 88’inin kadın, en az 52’sinin sağlık çalışanı ve 4’ünün de gazeteci olduğu bildirildi.

    YERİNDEN EDİLME KRİZİ SÜRÜYOR

    İsrail’in özellikle güneydeki beldeler ile Dahiye bölgesinin neredeyse tamamı için yaptığı tahliye uyarıları, geniş çaplı yerinden edilmelere yol açtı.

    Lübnan hükümetinin verilerine göre, şu ana kadar 1 milyon 162 binden fazla kişi evini terk etti. Yerinden edilenlerin bir kısmı, Beyrut ve kuzey bölgelerdeki geçici barınma merkezlerine sığındı.

    Hükümetin açtığı 669 barınma merkezine yaklaşık 136 bin kişi yerleştirilirken, tahliye tehditlerinin ve saldırıların devam etmesi durumunda yerinden edilenlerin sayısının daha da artması bekleniyor.

    İsrail’in saldırılarından Lübnan’daki Suriyeli mülteciler de etkilendi. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK), 2-27 Mart tarihlerinde Lübnan’dan 200 binden fazla kişinin Suriye’ye geçtiğini bildirdi.

    İSRAİL, LİTANİ NEHRİ’NİN GÜNEYİNİ İŞGAL ALTINDA TUTMAK İSTİYOR

    Lübnan’ın güneyinde, Litani Nehri’nin güneyi saldırıların yoğunlaştığı bölgeler arasında yer alıyor. İsrail’in 2 Mart’tan bu yana en çok hedef aldığı yerleşimlerin önemli bir kısmı da bu bölgede bulunuyor.

    İsrail ordusu, bölgede yaşayan sivillere yönelik tahliye tehditlerini sürdürürken, sınır hattına giren İsrail askerleri ile Hizbullah arasında zaman zaman çatışmalar yaşanıyor. Sınıra yakın yerleşimler ise İsrail’in yoğun hava ve topçu saldırılarına maruz kalıyor.

    Lübnan topraklarının yaklaşık yüzde 10’unu oluşturan bu bölgeye ilişkin İsrailli yetkililerden kalıcı işgal açıklamaları geliyor.

    İsrail ordusu Litani Nehri’nin güneyindeki bölgeleri Lübnan’dan koparmak ve işgal etmek için de nehir üzerindeki birçok köprüyü bombaladı.

    İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, dün yaptığı açıklamada, İsrail ordusunun Lübnan’ın güneyine konuşlanarak işgali sürdüreceğini ve Litani Nehri’ne kadar olan bölgeyi kontrol edeceğini belirtti.

    Lübnan’ın güneyinden sürgün ettikleri 600 binden fazla bölge sakininin geri dönüşüne izin vermeyeceklerini ifade eden Katz, Gazze Şeridi’nin Refah ve Beyt Hanun kentlerinde yürüttükleri yıkımı Lübnan’ın İsrail sınırında da tatbik edecekleri tehdidinde bulundu.

    Öte yandan 16 Mart’ta Lübnan’ın güneyine kara saldırıları başlatan İsrail ordusu, Hizbullah ile çatışmalarda 10 askerinin öldüğünü açıkladı.

    HİZBULLAH’TAN MİSİLLEME

    Hizbullah, İsrail saldırılarına karşılık olarak hem Lübnan topraklarına giren İsrail askerlerini hem de İsrail’in kuzeyindeki askeri hedefleri vurduğunu açıkladı.

    Roket ve insansız hava araçlarıyla İsrail askerleri, tankları ve askeri üslerin hedef alındığını bildiren Hizbullah, 30 Mart’ta yaptığı açıklamada, 2 Mart’tan bu yana İsrail’e 1100 saldırı düzenlendiğini duyurdu.

    3 UNIFIL ASKERİ ÖLDÜRÜLDÜ

    Lübnan’ın güneyinde görev yapan Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Barış Gücü (UNIFIL) askerleri de İsrail’in saldırılarından etkilendi.

    UNIFIL açıklamalarına göre, 29-30 Mart’ta düzenlenen iki ayrı saldırıda 3 Endonezyalı barış gücü askeri hayatını kaybetti, 3 asker yaralandı.

    MÜZAKERE ÇAĞRILARI YANITSIZ KALDI, “İSTENMEYEN KİŞİ” İLAN EDİLEN İRANLI DİPLOMAT BEYRUT’TAN AYRILMADI

    Lübnan yönetimi ve uluslararası aktörler, saldırıların durdurulması ve ateşkes sağlanması için girişimlerini sürdürüyor.

    Cumhurbaşkanı Joseph Avn’ın ateşkes ve müzakere çağrılarına rağmen şu ana kadar somut bir sonuç alınamadı.

    Beyrut yönetimi, İsrail’in müzakere çağrılarına olumlu yanıt vermediğini belirtirken, sahadaki gelişmeler diplomatik sürecin önüne geçiyor.

    Lübnan hükümeti, bu süreçte, Hizbullah’ın ülkedeki askeri faaliyetlerini yasakladığını açıklamıştı.

    Öte yandan İsrail ile Hizbullah arasındaki çatışmalar, Lübnan ile İran arasındaki ilişkilerin gerilmesine neden oldu.

    Lübnan Dışişleri Bakanlığının 24 Mart’ta, İran’ın Beyrut’a atadığı büyükelçiyi “istenmeyen kişi” ilan ederek 29 Mart’a kadar ülkeden ayrılmasını talep etmesi bu ay öne çıkan bir diğer önemli gelişme oldu.

    Hizbullah ve Emel Hareketi ise hükümetin bu adımını kınayarak karardan geri adım atılmasını isterken, İran Dışişleri Bakanlığı, Beyrut’a atadıkları büyükelçinin Lübnan’dan ayrılmadığını ve görevine devam ettiğini bildirdi. >>>AA

  • 23 Nisan özelinde çocuklara yeni etkinlikler

    23 Nisan özelinde çocuklara yeni etkinlikler

    Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in imzasını taşıyan “Maarifin Kalbinde Çocuk” konulu yazı 81 ilin valiliğine gönderildi. Yazıda, Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) açılışı ile Milli Mücadele günlerinde haklı davanın kuvvetli bir istinatgah bulduğu, Türk milletinin binlerce yıllık tarihinden tevarüs ettiği temsil geleneğinin güçlü bir milli egemenlik anlayışı olarak tebarüz ettiği belirtildi. Bu anlamda 23 Nisan 1920’nin takvimden bir tarih olmanın ötesinde, milli kimliğin, bağımsızlık ülküsünün ve ortak geleceğin temelini oluşturmak gibi büyük bir anlamı yüklenen bir dönüm noktası olduğu, aynı zamanda Cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından çocuklara armağan edilen bu günün yıl dönümlerinin “Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı” olarak ülkece büyük bir coşku ile kutlanıldığı aktarıldı. Yazıda, bayramın çocuklara ithaf edilmesi milletin geleceğini emanet ettiği nesillerin yalnızca korunmasının değil, aynı zamanda bilinçli, sorumlu ve erdemli şahsiyetler olarak yetiştirilmesi yönündeki güçlü iradenin ifadesi olduğu vurgulandı.

    Anayasa’nın başlangıç kısmında, “Topluca Türk vatandaşlarının milli gurur ve iftiharlarda, milli sevinç ve kederlerde, milli varlığa karşı hak ve ödevlerde, nimet ve külfetlerde ve millet hayatının her türlü tecellisinde ortak olduğu, birbirinin hak ve hürriyetlerine kesin saygı, karşılıklı içten sevgi ve kardeşlik duygularıyla…” ifadesi ile 5. maddesinde “Devletin temel amaç ve görevleri… İnsanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır.” vurgusunun yer aldığı hatırlatılan yazıda, Türk vatanı ve milletinin ebedi varlığını koruma, milli birlik ve beraberliği güçlendirme ve insanın maddi ve manevi varlığının geliştirilmesinin açıkça görüldüğü üzere ilgili kurumlara görev olarak tanımlandığının altı çizildi.

    Bu anayasal çerçevenin eğitim süreçlerinin yalnızca akademik gelişimle sınırlı olmadığını, aynı zamanda çocuğun kimlik, değer ve sorumluluk bilincinin edinmesinin de önemli olduğu, Türkiye Yüzyılı Maarif Modelinin de çocuğun ruh ve beden bütünlüğü içinde gelişimini, bilgiyi ahlaki sorumlulukla bütünleştirmesini, “yetkin ve erdemli” insanlar olarak yetişmelerini hedeflediğine dikkat çekilen yazıda, Bakanlık tarafından bu amaca matuf milli bayramlar ve günler çerçevesinde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ve haftasının, anayasal ilkelerin hayata geçirildiği güçlü bir eğitim ve inşa süreci olarak ele alındığı bildirildi.

    “ÖĞRENCİLERİMİZİN VATANSEVERLİK BİLİNCİYLE YETİŞMELERİ BÜYÜK ÖNEM ARZ ETMEKTE”

    Yazıda, 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nun 2’nci maddesinde “…Türk milletinin milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren, ailesini, vatanını, milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan, insan haklarına ve Anayasamızın başlangıcındaki temel ilkelere dayanan demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı görev ve sorumluluklarını bilen ve bunları davranış haline getirmiş yurttaşlar olarak yetiştirmek…” milli eğitimin genel amaçları arasında ifade edildiği anımsatıldı.

    Kanunun bu yaklaşımı doğrultusunda Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nde yer alan “erdem-değer-eylem” çerçevesi, öğrencilerin değerleri günlük hayatlarında eyleme dönüştürerek edinen şahsiyetler olarak yetişmesini esas aldığı, saygı, sorumluluk, adalet ve vatanseverlik gibi değerlerin, bu süreçte öğrencilerin davranışlarına yön veren temel bir ahlaki pusula işlevi gördüğü aktarılan yazıda, şunlar kaydedildi: “222 sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu’nun 1’inci maddesinde ise ilköğretimin öğrencilerin bedensel, zihinsel ve ahlaki gelişimlerine ve yetişmelerine hizmet eden temel bir eğitim süreci olduğu vurgulanmaktadır. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin merkezinde yer alan ‘yetkin ve erdemli insan’ yetiştirme hedefi de bu temel amaca matuftur. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin merkezinde yer alan yetkin ve erdemli insan idealinin, özellikle ahlaklı, bilge, cesur, estetik bakışa sahip, iradeli, merhametli, sağlıklı, sorgulayıcı, üretken ve vatansever bireylerin yetiştirilmesi hedefiyle anlam kazandığı güçlü bir eğitim zeminidir. Bu kapsamda öğrencilerimizin, Türkçemizi doğru ve güzel kullanmaya özen gösteren, bayrağını, vatanını, milletini seven ve savunan, gelişmiş bir devlet anlayışına sahip olan, ülke çıkarlarını üstün tutan, vatandaşlık hak ve sorumluluklarını bilen, milli kültürümüze ve manevi değerlerimize bağlı şahsiyetler olarak vatanseverlik bilinciyle yetişmeleri büyük önem arz etmektedir. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli doğrultusunda öğrencilerin, değerlerini eyleme dönüştüren, sorumluluk üstlenen ve geleceği inşa eden şahsiyetler olarak yetişmelerine imkan sağlayan anlamlı bir maarif ekosistemi oluşturmaktadır.”

    Yazıda, bu doğrultuda Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın içinde yer aldığı nisanın, Atatürk’ün bu yaklaşımı doğrultusunda Bakanlık tarafından çocuklara ayrıldığı belirtildi.

    MİLLİ EGEMENLİK ANLAYIŞI VE HUKUK DEVLETİ DUYGUSU PEKİŞTİRİLECEK

    Yazıya göre, bu çerçevede Türkiye genelindeki okul öncesi, ilkokul ve ortaokul öğrencileri, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’na yönelik nisan ayı boyunca “Maarifin Kalbinde Çocuk” temasıyla faaliyetler yapacak.

    81 ilde öğrencilerin katılımıyla, milli egemenlik bilincini güçlendiren, değerleri yansıtan ve aktif katılımını esas alan “Maarifin Kalbinde Çocuk” etkinlikleri, Bakanlıkça hazırlanan örnek etkinlik materyalleri doğrultusunda nisan ayı boyunca düzenlenecek.

    Milli egemenlik, demokrasi, hukuk devleti, toplumsal birliktelik duygusunu pekiştirmek amacıyla ailelerin gönüllü katılımıyla ortak kutlama etkinlikleri ve şenlik programları yapılacak. Bu doğrultuda öğrencilerin etkinliklere aileleriyle etkin katılımı esas alınacak, milli ve manevi değerlerin aile bütünlüğü içerisinde deneyimlenmesi ve pekiştirilmesi sağlanacak. Gerçekleştirilecek tüm etkinliklerde, çocuk hakları çerçevesinde, çocukların toplumdaki rolünün önemine vurgu yapılmasına, çocuklara yönelik hak temelli farkındalık çalışmalarıyla birlikte, milli egemenlik anlayışının ön plana çıkarılmasına ve demokrasi kültürüne yer verilecek. Her çocuğun kendini güvende, değerli ve saygın hissettiği bir eğitim ortamı oluşturulacak.

    ETKİNLİKLER

    MEB, yazı doğrultusunda, nisanda düzenlenecek etkinliklere ilişkin okullara örnek olması amacıyla etkinlik rehberi de hazırladı. Bu kapsamda okul öncesi öğrencileri için “Benim Bayrağım Benim Ülkem”, “Dünya Çocukları El Ele”, “Bayram Neşesi” ve “Yaşasın Çocuk Olmak” gibi etkinlikler gerçekleştirilecek. İlkokul öğrencileri için “23 Nisan Aile Korosu”, “Haklarım ve Sorumluluklarım”, “Şenlik Günü” ve “Mikrofon Sende” etkinlikleri planlanırken, ortaokul öğrencileri için de “Çocuk Şehri”, “Milli Egemenliğin Sesi”, “Egemenlik Ağacı”, “Al Bayrağın Gölgesinde Dünya Çocukları” ve “Geleneksel Çocuk Oyunları Şenliği” başlıklı etkinliklere yer verildi. >>>AA

  • 5G teknolojisi yapay zeka ekonomisini de hızlandıracak

    5G teknolojisi yapay zeka ekonomisini de hızlandıracak

    Yapay Zeka Politikaları Derneği (AIPA) Başkanı Zafer Küçükşabanoğlu, AA muhabirine, Türkiye’nin 5G’ye geçişinin yapay zeka teknolojilerine etkisine yönelik değerlendirmede bulundu. Türkiye’nin 5G teknolojisine geçişinin, ülke adına yalnızca bir iletişim altyapısı dönüşümü değil, aynı zamanda yapay zeka ve dijital ekonomi açısından yeni dönemin başlangıcı olduğuna işaret eden Küçükşabanoğlu, “Yeni nesil haberleşme altyapısının devreye alınmasıyla, veri temelli teknolojilerin daha hızlı gelişmesi ve ekonomik yapının daha yüksek katma değerli bir modele evrilmesi beklenmektedir.” Dedi. Küçükşabanoğlu, 5G teknolojisinin, sunduğu yüksek hız, düşük gecikme süresi ve aynı anda çok sayıda cihazın bağlantısına imkan tanıyan yapısıyla, yapay zeka uygulamalarının gerçek zamanlı çalışabilmesini mümkün hale getirdiğine dikkati çekti.

    5G İLE VERİ ÜZERİNDEN DEĞER OLUŞTURMA SÜREÇLERİ CİDDİ ÖLÇÜDE HIZLANACAK

    Söz konusu gelişmenin, yapay zekanın yalnızca analiz yapan teknoloji olmaktan çıkarak, anlık karar üreten ve operasyonları doğrudan yönlendiren sisteme dönüşmesini sağlayacağını ifade eden Küçükşabanoğlu, “5G ile başlayacak dönüşümün en önemli etkilerinden biri, ‘yapay zeka ekonomisi’ olarak tanımlanan yeni üretim modelinin hız kazanması olacak. 5G ile veri üretimi ve işleme yanında veri üzerinden değer oluşturma süreçleri ciddi ölçüde hızlanacak, işletmeler daha verimli, esnek ve rekabetçi hale gelecek. Yapay zeka destekli üretim sistemleri, otomasyon çözümleri ve akıllı karar mekanizmaları sayesinde maliyetler azalırken, üretkenlik ve kalite artacak.” diye konuştu. Küçükşabanoğlu, sanayi başta olmak üzere finans, lojistik, sağlık, perakende ve enerji gibi birçok sektörde yapay zeka temelli yeni iş modellerinin ortaya çıkmasının beklendiğini belirterek, bu sürecin yalnızca mevcut sektörleri dönüştürmekle kalmayacağını, aynı zamanda yeni girişim alanlarının oluşmasına, teknoloji odaklı yatırımların artmasına ve nitelikli istihdamın güçlenmesine katkı sağlayacağını anlattı.

    Küresel ölçekte değerlendirildiğinde, 5G ve yapay zeka birlikteliğinin ülkeler arasında yeni bir rekabet alanı oluşturduğuna işaret eden Küçükşabanoğlu, veri üretme, işleme ve anlamlandırma kapasitesinin, ekonomik gücün temel belirleyicilerinden biri haline geldiğini söyledi.

    Küçükşabanoğlu, 5G’ye geçişin, doğru stratejilerle desteklendiği takdirde Türkiye’nin küresel teknoloji yarışında daha güçlü bir konuma ulaşmasına önemli katkı sağlayacağını bildirdi.

    “5G İLE YAPAY ZEKA TEMELLİ ÇÖZÜMLER DAHA GENİŞ ALANLARA YAYILACAK”

    Türkiye’nin 5G’ye geçişini son derece önemli ve stratejik adım olarak gördüklerine dikkati çeken Küçükşabanoğlu, şunları kaydetti: “5G, yapay zeka teknolojileri için güçlü bir katalizör görevi görecek yapay zeka uygulamalarının hızını, kapsamını ve etkisini doğrudan artıracak. Bu gelişme, yalnızca teknolojik değil, ekonomik anlamda da yeni bir büyüme modelinin kapısını aralamaktadır. Yapay zeka artık ekonominin merkezinde konumlanmaktadır. 5G ile yapay zeka temelli çözümler daha geniş alanlara yayılacak. Türkiye’nin bu süreci doğru değerlendirmesi halinde yüksek katma değerli üretim ve teknoloji ihracatı açısından önemli sıçrama gerçekleştirebileceğini düşünüyoruz. Bu önemli dönüşümde emeği geçen başta Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Ulaştırma ve Altyapı Bakanımıza ve tüm paydaşlara teşekkür ediyoruz. Türkiye’nin dijital geleceği adına atılan bu adımın hayırlı olmasını diliyoruz.” >>>AA

  • Baharda karla mücadele sürüyor

    Baharda karla mücadele sürüyor

    Ülkenin batısında bahar havası yaşanırken, Van’ın Gürpınar ilçesine bağlı Bağrıyanık Mahallesi’nde çetin kış şartları hüküm sürüyor. Yoğun yağışlar nedeniyle tek katlı ev ve ahırların çevresinin karla kaplandığı mahallede yaşayanlar, bir yandan kar temizliği yapıyor bir yandan da hayvanlarının bakımıyla ilgileniyor. Kar kalınlığının yer yer 2 metreyi bulduğu mahallede geçim kaynakları olan hayvanların bakımını ihmal etmeyen, temizledikleri alanlarda taşıdıkları otlarla hayvanlarını besleyen mahalle sakinleri, kar örtüsünün kalkmasıyla sürüleri yaylaya çıkaracakları günü bekliyor.

    Mahalle sakinlerinden Seferi Hitit, bölgede kış şartlarının zor geçtiğini söyledi. Yüksek rakımda bulundukları için karın erken yağdığını ve geç eridiğini belirten Hitit, “Buranın kış şartları çok zordur. Neredeyse 8 ay sürüyor. Burada hayvancılıkla uğraşıyoruz, ot biçiyoruz, hayvanlarımıza bakıyoruz. Ulaşımı çok zordur. Kardan dolayı zaman zaman komşularımızın evine bile gidip gelemiyoruz.” diye konuştu. Yılın 8 ayı karla mücadele ettiklerini dile getiren Mehmet Salih Şahin ise ağır kış koşulları nedeniyle yılın büyük bölümünde zorluklarla karşılaştıklarını anlattı. Tek geçim kaynakları olan hayvanların bakımının kışın daha da zorlaştığını dile getiren Şahin, “Bazı yerlerde bahar havası yaşanırken burada yer yer 2 metre kar var. Çok zorluk çekiyoruz. Sabahtan akşama kadar koyunlarla uğraşıyoruz.” ifadesini kullandı. >>>AA

  • “Türkiye’yi temsil edeceğimiz için çok heyecanlıyım”

    “Türkiye’yi temsil edeceğimiz için çok heyecanlıyım”

    Arama kurtarma köpekleri “Nova” ve “Alfa Romeo”, AKUT Arama Kurtarma Derneği ile Uluslararası Arama Kurtarma Köpekleri Örgütü (IRO) işbirliğiyle Afyonkarahisar Afet ve Acil Durum Müdürlüğünün Köpek Eğitim Merkezi’nde düzenlenen sınavı başarıyla tamamladı. “Nova”nın eğitmeni Aylin Onacak ve “Alfa Romeo”nun eğitmeni Cem Anbak, Slovenya’da Uluslararası Kinoloji Federasyonunun 15-19 Nisan’da düzenlediği Arama Kurtarma Köpekleri Dünya Şampiyonası’na köpekleriyle katılacak. Kitap çevirmenliği yapan 50 yaşındaki Aylin Onacak, AA muhabirine, 14 yıldır AKUT gönüllüsü olduğunu, köpeği Nova’nın 4,5 yıl önce hayatına girdiğini söyledi. Nova’nın 2,5 yıl önce AFAD’ın görev yeterlilik sınavını geçtiğini anlatan Onacak, şöyle konuştu: “Akredite olduktan sonra da doğa aramasında da operasyonelliğimizi kazanmıştık. Artık depremlere karşı hazırlıklıydık fakat operasyonelliğin daha üst seviyelerine gitmeyi tercih ettik. AKUT da bizim kalite standartlarımızı her zaman yükseltiyor. IRO’nun sınavlarına da giriyorduk. Bu testleri geçerseniz, önünüze başka kapılar açılmaya başlıyor. Bizim için bu kapılardan biri Arama Kurtarma Köpekleri Dünya Şampiyonası oldu. Türkiye’yi temsil edeceğimiz için çok heyecanlıyım.”

    “KÖPEĞİMLE, İNSANLARA YARARLI OLMAK ADINA BÖYLE BİR YOLA GİRDİK”

    Arama Kurtarma Acil Yardım Derneğinden Cem Anbak da köpeği “Alfa Romeo” ile ikinci sınavlarına girdiklerini dile getirdi. “Alfa Romeo”nun iki yıl önce AFAD’ın akredite sınavını geçerek tam bir arama kurtarma köpeği olduğuna dikkati çeken Anbak, “Köpeğimle, insanlara yararlı olmak adına böyle bir yola girdik. Gayet uyumluyuz. Bundan sonraki hedefimiz, önümüzdeki dünya şampiyonasında iyi bir performans sergilemek.” ifadesini kullandı. >>>AA

    Afyonkarahisar’daki Uluslararası ve Ulusal Arama Köpekleri Sınavı’ndan başarıyla geçen arama kurtarma köpekleri “Nova” ve “Alfa Romeo”nun eğitmenleri Aylin Onacak ve Cem Anbak’ı Slovenya’da düzenlenecek dünya şampiyonası heyecanı sardı. ( Canan Tükelay – Anadolu Ajansı )
    Afyonkarahisar’daki Uluslararası ve Ulusal Arama Köpekleri Sınavı’ndan başarıyla geçen arama kurtarma köpekleri “Nova” ve “Alfa Romeo”nun eğitmenleri Aylin Onacak ve Cem Anbak’ı Slovenya’da düzenlenecek dünya şampiyonası heyecanı sardı. Arama Kurtarma Acil Yardım Derneğinden Cem Anbak, AA muhabirine açıklamalarda bulundu. ( Canan Tükelay – Anadolu Ajansı )
    Afyonkarahisar’daki Uluslararası ve Ulusal Arama Köpekleri Sınavı’ndan başarıyla geçen arama kurtarma köpekleri “Nova” ve “Alfa Romeo”nun eğitmenleri Aylin Onacak ve Cem Anbak’ı Slovenya’da düzenlenecek dünya şampiyonası heyecanı sardı. Kitap çevirmenliği yapan 50 yaşındaki Aylin Onacak, AA muhabirine, açıklamalarda bulundu. ( Canan Tükelay – Anadolu Ajansı )
    Afyonkarahisar’daki Uluslararası ve Ulusal Arama Köpekleri Sınavı’ndan başarıyla geçen arama kurtarma köpekleri “Nova” ve “Alfa Romeo”nun eğitmenleri Aylin Onacak ve Cem Anbak’ı Slovenya’da düzenlenecek dünya şampiyonası heyecanı sardı. ( Canan Tükelay – Anadolu Ajansı )
  • “Riskten kaçın kanserden korun”

    “Riskten kaçın kanserden korun”

    Toplumda kanser konusunda farkındalık oluşturmak, erken teşhisin önemine dikkat çekmek ve vatandaşların tarama programlarına katılımını artırmak amacıyla çeşitli bilgilendirme faaliyetleri yürütmek amacıyla 1–7 Nisan tarihleri, Türkiye’de Ulusal Kanser Haftası olarak anılıyor. Afyonkarahisar İl Sağlık Müdürlüğü konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Uluslararası Kanser Araştırmaları Kurumu verilerine göre çevresel ve yaşam tarzı faktörleri küresel kanser yükünün yaklaşık %50’sine katkıda bulunmaktadır. Ülkemizde her yıl yaklaşık 240 bin yeni kanser vakası teşhis edilmekte olup mevcut eğilimlerin devam etmesi halinde bu sayının 2045 yılında yaklaşık 419 bine ulaşacağı öngörülmektedir.  Kanserle mücadelede en etkili yöntemlerden biri koruyucu sağlık hizmetleri ve erken tanıdır. Sağlıklı beslenme, düzenli fiziksel aktivite, tütün ve tütün ürünlerinden uzak durma, ideal kilonun korunması ve zararlı alışkanlıklardan kaçınılması kanser riskinin azaltılmasında büyük önem taşımaktadır. Bununla birlikte erken tanı konulan birçok kanser türünde tedavi başarısı oldukça yüksektir” ifadelerine yer verdi.

    “MOBİL KANSER TARAMA ARAÇLARI ARACILIĞIYLA ÜCRETSİZ OLARAK SUNULMAKTA”

    Açıklama şu şekilde devam etti: “Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen ulusal kanser tarama programları kapsamında erken teşhis ile önlenebilen veya tedavi edilebilen kanser türleri için düzenli taramalar yapılmaktadır. Bu kapsamda; Meme kanseri için 40–69 yaş arası kadınlara 2 yılda bir mamografi, Rahim ağzı (serviks) kanseri için 30–65 yaş arası kadınlara 5 yılda bir HPV-DNA testi, Kolorektal (kalın bağırsak) kanseri için 50–70 yaş arası kadın ve erkeklere 2 yılda bir gaitada gizli kan testi uygulanmaktadır. Söz konusu tarama hizmetleri vatandaşlara Aile Sağlığı Merkezleri (ASM), Kanser Erken Teşhis Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM), Sağlıklı Hayat Merkezleri (SHM) ve mobil kanser tarama araçları aracılığıyla ücretsiz olarak sunulmaktadır.

    “RİSK GRUBUNDAKİ VATANDAŞLARIMIZI DAVET EDİYORUZ”

    Ulusal Kanser Haftası kapsamında yürütülen farkındalık çalışmalarıyla toplumun kanser konusunda bilinçlendirilmesi, erken teşhisin öneminin vurgulanması ve vatandaşların tarama programlarına katılımının artırılması hedeflenmektedir. Ancak kanserle mücadele çalışmalarının yalnızca bir hafta ile sınırlı kalmaması, yıl boyunca sürdürülen bir halk sağlığı mücadelesi olarak ele alınması büyük önem taşımaktadır. Unutulmamalıdır ki kanserden korunmak büyük ölçüde mümkündür. Sağlıklı yaşam alışkanlıkları edinmek, risk faktörlerinden uzak durmak ve düzenli taramalara katılmak hayat kurtarmaktadır. Kanser Haftası vesilesi ile özellikle risk grubundaki vatandaşlarımızı ücretsiz taramalarını yaptırmak, bilgi ve destek almak için ASM SHM ve KETEM’lerimize davet ediyor, sağlıklı günler diliyoruz.” >>>Haber Merkezi

  • Galip Cimbil, Türk vatandaşı oldu

    Galip Cimbil, Türk vatandaşı oldu

    12 Haziran 2023 tarihinde Afyonkarahisar Valiliği İl Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Müdürlüğüne müracaat eden Cimbil’in durumu, ilgili kurumlar tarafından titizlikle ele alındı. Yapılan incelemelerde, Galip Cimbil’in geçmişte “Kalip Gül” adıyla oluşturulan nüfus kaydının, usulsüz ve dayanaksız olduğu gerekçesiyle 2006 yılında Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü kararıyla silindiği tespit edildi.

    Başvuru sürecinde alınan yazılı beyanlar, ifade tutanakları ve MERNİS kayıtları doğrultusunda yapılan değerlendirmeler sonucunda, ilgilinin beyanlarının doğruluğu kanaatine varıldı. Kardeşleri üzerinden yürütülen tahkikat süreci de ilgili kurumlarca olumlu sonuçlandırıldı.

    Saklı nüfus kütüğüne kaydı yapılan Galip Cimbil’e geçici kimlik numarası verilirken, soybağı tespiti amacıyla başlatılan süreçte ilk etapta teknik mevzuat nedeniyle bazı işlemler gerçekleştirilemedi. Bunun üzerine konu yargıya taşındı ve Afyonkarahisar 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan dava kapsamında DNA incelemeleri yapıldı.

    Yapılan bilimsel incelemeler sonucunda, Galip Cimbil’in Erdal Cimbil ve Sürmeli Aslan ile aynı soydan geldiği; Fatma Cimbil’in annesi, Ali Cimbil’in ise babası olma ihtimalinin %99,99 olduğu tespit edildi. Mahkeme, 20 Şubat 2026 tarihinde verdiği ve kesinleşen kararla bu durumu hüküm altına aldı.

    Mahkeme kararının ardından hazırlanan dosya, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğüne iletildi. Yapılan değerlendirme sonucunda, 12 Mart 2026 tarihli ve 2026/66 sayılı karar ile Galip Cimbil’in saklı nüfus kapsamında Türk vatandaşlığını kazandığı bildirildi.

    Söz konusu kararın ardından 23 Mart 2026 tarihinde ilgiliye tebligat yapılırken, İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğü tarafından Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Kartı başvurusu da alındı. Böylece uzun süredir devam eden süreç tamamlanarak Galip Cimbil resmen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı oldu. >>>Haber Merkezi