Yazar: admin

  • Trabzonspor, Fatih Tekke ile ilk büyük galibiyet peşinde

    Trabzonspor, Fatih Tekke ile ilk büyük galibiyet peşinde

    Sezonda 27 haftada topladığı 60 puanla bir maçı eksik lider Galatasaray’ın 4 puan, Fenerbahçe’nin averajla gerisinde üçüncü sırada yer alan bordo-mavililer, “İstanbullu 3 rakibi” karşısında galibiyet özlemini sonlandırarak zirvedeki iddiasını güçlendirmek istiyor.

    Karadeniz ekibi, yaklaşık 1 yıllık sürede teknik direktör Fatih Tekke yönetiminde kötü günleri geride bırakarak çıkışa geçse de Beşiktaş, Galatasaray ve Fenerbahçe’ye karşı aynı başarıyı gösteremedi.

    Bordo-mavililer, Tekke döneminde “İstanbullu 3 rakibi” ile Süper Lig’de 6, Ziraat Türkiye Kupası ve Turkcell Süper Kupa’da birer olmak üzere oynadığı 8 maçı kazanamadı. Trabzonspor, bu maçlarda 6 mağlubiyet ve 2 beraberlik yaşadı.

    GALATASARAY İLE 5. KARŞILAŞMA

    Trabzonspor, teknik direktör Fatih Tekke idaresinde Galatasaray ile beşinci kez karşılaşacak.

    Bordo-mavililer, sarı-kırmızılı takım karşısında ligde 2 maçta 1 mağlubiyet, 1 beraberlik alırken Ziraat Türkiye Kupası finali ve Turkcell Süper Kupa yarı final müsabakalarını kaybetti.

    Trabzonspor, Fatih Tekke idaresinde Galatasaray’a karşı 4 resmi karşılaşmada 3 mağlubiyet, 1 beraberlik aldı.

    FENERBAHÇE’YE BU SEZON 2 MAÇTA DA YENİLDİ

    Trabzonspor, geçen sezon Fenerbahçe ile deplasmanda oynadığı karşılaşmada 4-1’lik mağlubiyetle ayrılarak Fatih Tekke ile ilk büyük sınavında başarılı olamadı.

    Karadeniz ekibi, daha sonra genç çalıştırıcı ile 5 gün içinde Galatasaray’a ligde 2-0, Ziraat Türkiye Kupası’nda 3-0 mağlup oldu.

    Bordo-mavililer, Tekke ile deplasmanda uzun süre 10 kişi oynadığı bu sezonun ilk yarı maçında Fenerbahçe’ye 1-0 kaybederken Galatasaray ile İstanbul’da golsüz, sahasında da Beşiktaş ile 3-3 berabere kaldı.

    Sarı-lacivertli takıma sezonun ikinci yarısında sahasında da 3-2 yenilen Trabzonspor, Turkcell Süper Kupa yarı finalinde ise Galatasaray’a 4-1 mağlup olarak elendi.

    Trabzonspor, Tekke’nin görevde bulunduğu dönemde “İstanbul’dan rakipleri” Beşiktaş, Galatasaray ve Fenerbahçe ile maçlarında 7 gol atarken kalesinde 20 gol gördü. >>>AA

  • AKÜ SBF öğrencilerinden 5 madalya

    AKÜ SBF öğrencilerinden 5 madalya

    Kadınlar kategorisinde 55 kiloda mindere çıkan Eda Nur Ersoy, rakiplerini geride bırakarak Türkiye şampiyonu oldu. Altın madalyanın sahibi olan Ersoy, bu başarısıyla Brezilya’da gerçekleştirilecek Dünya Şampiyonası kadrosuna adını yazdırdı. Aynı kategoride mücadele eden SBF öğrencisi Aslı Ayrıç ise 67 kiloda Türkiye üçüncüsü olarak bronz madalya kazandı.

    Erkekler kategorisinde 60 kiloda finale kalan Fuat Çelebi gümüş madalya almaya hak kazanırken, 74 kiloda mücadele eden Kazım Başak ise bronz madalya almayı başardı.

    AKÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karakaş, Üniversiteler Arası Türkiye Güreş Şampiyonası’nda başarı elde eden AKÜ Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin gurur verici derecelerle döndüğünü belirtti. Başarı elde eden SBF öğrencilerini ve hocalarını tebrik eden Karakaş, Brezilya’daki Dünya Şampiyonası’nda AKÜ’yü temsil edecek olan Eda Nur Ersoy’a başarılar diledi.​ >>>Haber Merkezi

  • Su ürünleri üretimi yapılan tesislerde denetim

    Su ürünleri üretimi yapılan tesislerde denetim

    Afyonkarahisar Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından su ürünleri üretimi yapılan tesislerde denetim gerçekleştirildi.

    Denetimlerin kentteki su ürünleri ihracat izinli işleme tesisleri ile bakanlık onaylı alabalık yetiştiricilik tesislerinde yapıldığı belirtildi. Denetimin ardından kurumdan yapılan yazılı açıklamada ise “Modern tesislerimizde, kalite standartlarına uygun üretim için denetimlerimiz aralıksız sürüyor. Üretenin ve tüketenin yanındayız” ifadelerine yer verildi.

  • Afyonkarahisar’da kütüphaneler haftası kutlandı

    Afyonkarahisar’da kütüphaneler haftası kutlandı

    Kütüphanede gerçekleştirilen törene Afyonkarahisar Valisi Naci Aktaş da katılarak en çok kitap okuyan kütüphane kullanıcılarına ödüllerini verdi.
    Vali Aktaş ve protokol üyeleri program öncesinde kitap ve resim sergisinin açılış kurdelesini de kesti.

    Kütüphane Müdürü Aytekin, açılış konuşmasında Gedik Ahmet Paşa Kütüphanesinin tarihini anlatarak kapasitesi ve kitap sayıları ile ilgili bilgiler verdi. Aytekin, konuşmasında kütüphaneleri “Bir milletin hafızası” olarak nitelendirerek, “Kütüphaneler; bir milletin tarihi, geçmişi, örf ve adetlerinin taşıyıcısıdır. Bu hafızadan yeterince yararlanılırsa, o milleti hiçbir güç durduramaz” dedi.

    Kitap okuma oranlarına dikkat çekti
    Kütüphaneye üye sayısının 39 bin 818 olduğunu ifade eden Aytekin, buna karşın kitap ödünç alma oranlarının düşük kaldığını vurguladı. 2025 yılı itibarıyla yaklaşık 19 bin kişinin kitap ödünç aldığını belirten Aytekin, “Üyelerimizin her biri en az bir kitap alsa bu sayı çok daha yüksek olurdu” dedi.
    Kütüphanenin yoğun şekilde ders çalışma alanı olarak kullanıldığını dile getiren Aytekin, günlük 400-500 kişinin kütüphaneden bu amaçla yararlandığını, ancak kitap okuma alışkanlığının istenilen seviyede olmadığını ifade etti.

    “Rol model eksikliği var”
    Toplumda kitap okuma alışkanlığının yeterince gelişmemesinin nedenlerine de değinen Aytekin, rol model eksikliğine dikkat çekerek, “Anne-baba okumuyor, öğretmen okumuyor, yöneticiler okumuyor. Çocuklar da bu yüzden okumaya yönelmiyor” diye konuştu.

    Gezici kütüphane hizmetiyle belde ve köylere de ulaştıklarını belirten Aytekin, haftanın üç günü bu hizmetin sürdürüldüğünü kaydetti.
    Konuşmasının sonunda programa katılanlara teşekkür eden Aytekin, 44 yıllık devlet hizmetinin ardından bu konuşmasının kendisi için anlamlı bir veda niteliği taşıdığını da sözlerine ekledi.>>>HABER MERKEZİ

  • Apartmanlarda borçlu listesi asma dönemi kapandı!

    Apartmanlarda borçlu listesi asma dönemi kapandı!

    Ortak alanlarda teşhir artık hukuka aykırı

    Resmi Gazete’de yayımlanan ilke kararına göre; aidat, avans veya gecikme zammı gibi borç bilgilerini içeren listelerin herkesin erişimine açık alanlarda paylaşılması “hukuka aykırı veri paylaşımı” sayılacak. Listelerde yer alan ad-soyad, daire numarası ve borç tutarı gibi detaylar kişisel veri kapsamında değerlendiriliyor.

    Bildirimler kişiye özel yapılacak

    Kurul, veri minimizasyonu ve hukuka uygunluk ilkelerine vurgu yaparak, site yönetimlerinin borç bildirimlerini sadece ilgili kişiye özel yöntemlerle yapması gerektiğini belirtti. “Teşhir yoluyla tahsilat” dönemine son veren bu kararla birlikte, yöneticilerin bireysel iletişim kanallarını (SMS, e-posta veya kapalı zarf) kullanması zorunlu hale geliyor.

    Yöneticilere idari yaptırım kapıda

    Uzmanlar, yeni düzenlemeye aykırı hareket eden apartman ve site yönetimleri hakkında ciddi idari yaptırımlar ve para cezaları uygulanabileceği konusunda uyardı. Karar, özellikle büyük sitelerde sıkça rastlanan ve komşuluk ilişkilerini zedeleyen halka açık borç listesi uygulamasını tamamen ortadan kaldırmayı hedefliyor.>>>HABER MERKEZİ 

  • Eskişehirli motosikletçilerden yerel yönetimlere “pist” isyanı

    Eskişehirli motosikletçilerden yerel yönetimlere “pist” isyanı

    “Komşu illerde var, bizde yok”

    2008 yılından bu yana pist mücadelesi verdiğini belirten Fatih Yılmaz, yerel yönetimlere yaptıkları başvurulardan sonuç alamadıklarını vurguladı. Balıkesir, Bilecik, Afyon ve Uşak gibi illerin imkanlarına dikkat çeken Yılmaz, “Biz asfalt istemiyoruz; maliyeti düşük, iş makineleriyle düzenlenecek doğal bir etap istiyoruz. Şu an çocuklarımızı boş arazilerde yetiştirmeye çalışıyoruz” dedi.

    “Antrenman için şehir dışına taşınıyoruz”

    Genç yeteneklerden 9 yaşındaki Melih’in babası Serdar Közmez, Eskişehir’de uygun yer olmadığı için her antrenman için Afyon veya Balıkesir’e gitmek zorunda kaldıklarını ifade etti. Kent içindeki boş alanlarda köylülerle sorun yaşadıklarını, ormanlık alanların ise yasak olduğunu belirten Közmez, parkur eksikliğinin spora engel olduğunu dile getirdi.

    ESKİŞEHİR’DE MOTOR SPORLARI İÇİN ANTRENMAN SAHASI BULUNMAMASI, SPORCULARI VE AİLELERİNİ İSYAN NOKTASINA GETİRDİ. ÇEVRE İLLERDEKİ PARKURLARA GİTMEK ZORUNDA KALAN SPORCULAR, YETKİLİLERDEN SADECE DOĞAL BİR ETAP VE ÇALIŞMA ALANI TALEP EDİYOR. (EREN BERK YILDIZ/ESKİŞEHİR-İHA)
    Eskişehir’de motor sporları için antrenman sahası bulamadıkları için çevre illerdeki parkurlara gitmek zorunda kalan sporcular, yetkililerden sadece doğal bir etap ve çalışma alanı talep ediyor.

    “Sokaktaki tehlikenin önüne parkurla geçilir”

    Kocaeli’ndeki imkanları örnek gösteren Poyraz Davut Avcı ise resmi bir parkurun sosyal faydasına dikkat çekti. Avcı, “Bize atıl bir yer gösterilse biz kendi imkanlarımızla yaparız. Sokaklarda bilinçsizce motor süren gençlerin enerjisini bu parkurlarda alır, onlara ileri sürüş eğitimi veririz” diyerek yetkililere seslendi.

    Miniklerin hayali dünya şampiyonluğu

    9 yaşındaki Melih Közmez ve Rüzgar Avcı, Zayn Sofuoğlu’nu örnek aldıklarını belirterek en büyük hayallerinin Türkiye’yi dünya arenalarında temsil etmek olduğunu söyledi. Kendi şehirlerinde antrenman yapacakları bir pistin özlemini çeken minik sporcular, yetkililerden destek bekliyor.>>>İHA

  • Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım tutuklandı!

    Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım tutuklandı!

    Otel odasında gözaltına alınmıştı

    İstanbul Emniyeti Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından koordine edilen operasyon; İstanbul, Ankara, Kocaeli ve Uşak’ta eş zamanlı olarak gerçekleştirildi. Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın, Ankara’da bir otelin 902 numaralı odasında belediye çalışanı S.A. ile birlikteyken gözaltına alındığı bilgisi paylaşıldı. Soruşturma kapsamında toplamda 13 şüpheli adliyeye sevk edildi.

    Belediye yönetiminden kritik isimler listede

    Mahkeme, aralarında Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın da bulunduğu 9 kişi hakkında tutuklama kararı verirken, 4 şüpheliyi adli kontrol şartıyla serbest bıraktı. Tutuklanan isimler arasında belediye başkan yardımcıları, özel kalem müdürü ve muhasebe müdürü gibi kilit pozisyondaki isimlerin yer alması dikkat çekti.

    İşte tutuklananların tam listesi

    Yargı süreci sonunda cezaevine gönderilen isimler ve suçlamalar şu şekilde açıklandı:

    1. Özkan Yalım (Belediye Başkanı): Rüşvet, irtikap ve ihaleye fesat karıştırma.

    2. Halil Arslan (Belediye Başkan Yardımcısı): Rüşvete aracılık etme.

    3. Hüseyin Yaman (Muhasebe ve Finansman Müdürü): Rüşvete aracılık etme.

    4. Hasan Doğukan Kurnaz (Özel Kalem Müdürü): Rüşvete aracılık etme.

    5. Murat Altınkaya (Makam Şoförü): Rüşvete aracılık etme.

    6. Cihan Aras (Belediye personeli): Rüşvete aracılık etme.

    7. İsmail Özçelik (Belediye personeli): Rüşvete aracılık etme.

    8. Murat Baş (Medya şirketi sahibi): Rüşvete aracılık etme.

    9. Mustafa Yalım: Rüşvete aracılık etme.>>>>HABER MERKEZİ 

  • Kuşum Aydın eski formuna kavuştu!

    Kuşum Aydın eski formuna kavuştu!

    Önce filtresiz paylaştı sonra ameliyat oldu

    Operasyon öncesinde sosyal medya hesabından yüzünün doğal ve filtresiz halini paylaşarak takipçilerini bilgilendiren Aydın, yaşadığı süreci şeffaflıkla dile getirmişti. Estetik müdahaleler konusunda herkesin çok dikkatli olması gerektiğini her fırsatta vurgulayan ünlü isim, deformasyonları gidermek için tek çarenin cerrahi müdahale olduğunu belirterek bıçak altına yattı.

    Yüz hatları tamamen toparlandı

    Ameliyat sonrası iyileşme sürecini tamamlayan Kuşum Aydın’ın son paylaşımları büyük ilgi gördü. Yüzündeki ödemlerin büyük ölçüde dağıldığı ve hatlarının belirginleştiği görülen şarkıcının, eski enerjik görüntüsüne kavuştuğu gözlemlendi. Yüzündeki sarkmalardan kurtulan Aydın’ın diri görüntüsü, takipçileri tarafından tam not aldı.

    Estetik konusunda uyarılarını yineledi

    Yaşadığı zorlu süreci fiziksel ve moral olarak atlatan Kuşum Aydın, estetik yaptırmayı düşünenlere seslenerek müdahalelerin geri dönülemez hasarlar bırakabileceği konusunda uyarılarda bulunmaya devam ediyor. Eski formuna kavuşmanın mutluluğunu yaşayan ünlü şarkıcının, yeni imajıyla sahnelere hızlı bir dönüş yapması bekleniyor.>>>Şahan KARTAL 

  • Emekliye ÖTV’siz araçta kritik gerçek: Kimleri kapsıyor, Meclis’ten heçti mi?

    Sosyal medyada ve bazı haber platformlarında hızla yayılan “emekliye ÖTV’siz araç müjdesi” haberlerinin ardındaki gerçek, 30 Mart 2026 itibarıyla netlik kazandı. Meclis’e sunulan kanun teklifi, sanılanın aksine tüm emeklileri kapsamıyor ve henüz yasalaşmış değil.

    İşte emekliye ÖTV muafiyetli araç düzenlemesine dair bilmeniz gereken tüm kritik detaylar…

    Düzenleme Yasalaştı mı?

    Hayır. Teklif şu an sadece meclis gündeminde bir öneri aşamasındadır. Resmi Gazete’de yayımlanıp yürürlüğe girmediği sürece emeklilerin bayilere giderek bu haktan yararlanması mümkün değildir.

    Tüm Emekliler Yararlanabilecek mi? 

    Düzenlemenin en çok dikkat çeken “kritik gerçeği” kapsamıdır. Teklif metnine göre bu haktan tüm emekliler değil, sadece belirli bir grup yararlanabilecek.

    • Öncelikli Grup: Ağırlıklı olarak Bağ-Kur (4/1-b) kapsamında emekli olan esnaf ve sanatkârlar.

    • Dışarıda Kalanlar: Mevcut teklif bu haliyle yasalaşırsa, SSK ve Emekli Sandığı emeklilerinin büyük bir kısmının kapsam dışı kalması bekleniyor.

    Başvuru Şartları ve Kısıtlamalar Neler?

    Eğer teklif Meclis’ten geçerse, istismarları önlemek adına şu sert kuralların uygulanması öngörülüyor:

    • Tek Seferlik Hak: Emekli olan kişi bu hakkı hayatı boyunca sadece bir kez kullanabilecek.

    • 5 Yıl Şartı: Satın alınan araç 5 yıl boyunca satılamayacak veya devredilemeyecek.

    • Zaman Sınırı: Hakkın, emeklilik tarihinden itibaren ilk 5 yıl içinde kullanılması gerekecek.

    • Araç Tipi: Sadece binek otomobilleri kapsayacak; ticari araçlar muafiyet dışında tutulacak.

    Son Durum Özeti

    Şu an için emeklilere yönelik verilmiş bir ÖTV muafiyeti hakkı yoktur. Sürecin netleşmesi için Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu’ndaki görüşmelerin tamamlanması ve ardından Genel Kurul onayı gerekiyor.

    The post Emekliye ÖTV’siz araçta kritik gerçek: Kimleri kapsıyor, Meclis’ten heçti mi? first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Emekliye ÖTV’siz araçta kritik gerçek: Kimleri kapsıyor, Meclis’ten geçti mi?

    Sosyal medyada ve bazı haber platformlarında hızla yayılan “emekliye ÖTV’siz araç müjdesi” haberlerinin ardındaki gerçek, 30 Mart 2026 itibarıyla netlik kazandı. Meclis’e sunulan kanun teklifi, sanılanın aksine tüm emeklileri kapsamıyor ve henüz yasalaşmış değil.

    İşte emekliye ÖTV muafiyetli araç düzenlemesine dair bilmeniz gereken tüm kritik detaylar…

    Düzenleme Yasalaştı mı?

    Hayır. Teklif şu an sadece meclis gündeminde bir öneri aşamasındadır. Resmi Gazete’de yayımlanıp yürürlüğe girmediği sürece emeklilerin bayilere giderek bu haktan yararlanması mümkün değildir.

    Tüm Emekliler Yararlanabilecek mi? 

    Düzenlemenin en çok dikkat çeken “kritik gerçeği” kapsamıdır. Teklif metnine göre bu haktan tüm emekliler değil, sadece belirli bir grup yararlanabilecek.

    • Öncelikli Grup: Ağırlıklı olarak Bağ-Kur (4/1-b) kapsamında emekli olan esnaf ve sanatkârlar.

    • Dışarıda Kalanlar: Mevcut teklif bu haliyle yasalaşırsa, SSK ve Emekli Sandığı emeklilerinin büyük bir kısmının kapsam dışı kalması bekleniyor.

    Başvuru Şartları ve Kısıtlamalar Neler?

    Eğer teklif Meclis’ten geçerse, istismarları önlemek adına şu sert kuralların uygulanması öngörülüyor:

    • Tek Seferlik Hak: Emekli olan kişi bu hakkı hayatı boyunca sadece bir kez kullanabilecek.

    • 5 Yıl Şartı: Satın alınan araç 5 yıl boyunca satılamayacak veya devredilemeyecek.

    • Zaman Sınırı: Hakkın, emeklilik tarihinden itibaren ilk 5 yıl içinde kullanılması gerekecek.

    • Araç Tipi: Sadece binek otomobilleri kapsayacak; ticari araçlar muafiyet dışında tutulacak.

    Son Durum Özeti

    Şu an için emeklilere yönelik verilmiş bir ÖTV muafiyeti hakkı yoktur. Sürecin netleşmesi için Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu’ndaki görüşmelerin tamamlanması ve ardından Genel Kurul onayı gerekiyor.

    The post Emekliye ÖTV’siz araçta kritik gerçek: Kimleri kapsıyor, Meclis’ten geçti mi? first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Manisa’da kan donduran aile katliamı: Ömer Coşkun dehşeti nedir, yakalandı mı?

    Manisa’da kan donduran aile katliamı: Ömer Coşkun dehşeti nedir, yakalandı mı?

    Uykuda gelen facia: 4 kişi hayatını kaybetti

    Korkunç olay, Turgutlu ilçesine bağlı Kabaçınar Mahallesi’nde saat 04.04 sıralarında meydana geldi. Ömer Coşkun, eşi Sare Coşkun ile aralarındaki husumet nedeniyle boşanma aşamasındaydı. Gece yarısı eşinin ailesiyle birlikte kaldığı eve giden zanlı, yanında getirdiği ateşli silahla eşi Sare Coşkun’u, kayınpederi Musa G.’yi, kayınvalidesi Fadime G.’yi ve henüz 13 yaşında olan kayınbiraderi Y.C.G.’yi başlarından vurarak katletti.

    Zanlı Ömer Coşkun yakalandı mı?

    Katliamın ardından olay yerinden hızla uzaklaşan zanlı için jandarma ekipleri seferber oldu. Turgutlu İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerinin titiz takibi ve geniş çaplı operasyonu sonucunda, Ömer Coşkun kaçtığı noktada kıskıvrak yakalanarak gözaltına alındı. Zanlının sorgusu devam ederken, jandarma ekiplerinin olay yerindeki incelemeleri de sürüyor.

    Turgutlu yasta: Soruşturma derinleştiriliyor

    Silah sesleriyle uyanan mahalle sakinleri acı tabloyla karşılaştığında sinir krizleri geçirdi. Hayatını kaybeden dört kişinin cansız bedeni otopsi yapılmak üzere morga kaldırıldı. Turgutlu Cumhuriyet Başsavcılığı, “kasten öldürme” suçu kapsamında olayla ilgili çok yönlü bir soruşturma başlattı. Katliamın arkasındaki nedenler ve yaşananların tüm detayları adli tahkikat sonucunda netlik kazanacak.>>>HABER MERKEZİ 

  • İsrail, Filistinli esirler için idam cezası yasasını onayladı

    İsrail, Filistinli esirler için idam cezası yasasını onayladı

    İsrail Meclisi (Knesset), Filistinli mahkumlara idam cezası getirilmesini öngören tartışmalı yasa tasarısını onayladı.

    Uluslararası kamuoyunun tepkisine yol açan yasa tasarısı Knesset Genel Kurulu’nda yapılan oylamada 48’e karşı 62 oyla kabul edildi.

    İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun da Filistinlilere idam cezası getirilmesini öngören yasa tasarısına lehte oy kullandığı görüldü.

    Son oylama sırasında Demokratlar Partisi Milletvekili Gilad Kariv ile tasarıyı destekleyen aşırı sağcı milletvekilleri arasında sözlü atışma yaşandı.

    İsrail Meclisi’nde yapılan oylamanın sonucu ise tasarıyı hazırlayan aşırı sağcı Yahudi Gücü Partisi milletvekili Limor Son Har-Melech tarafından duyuruldu.

    Filistinlilere karşı daha fazla şiddet, baskı ve bölgede daha saldırgan politika takip eden ve yasanın öncülerinden aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, oylama öncesi yaptığı konuşmada “hüküm saati geldi” ifadeleriyle tehditler savurdu.

    Ayrıca Ben-Gvir’in tasarının onaylanmasının ardından Meclis’te şampanya ile kutlama yapmaya kalkması güvenlik görevlilerince engellendi.

    Hak örgütü Adalah, Filistinli esirleri hedef alan idam yasasına karşı Yüksek Mahkemeye başvuracak

    İsrail’deki Arap Azınlıkları Hukuk Merkezi “Adalah”, Filistinlileri hedef alan ve İsrail Meclisi’nde (Knesset) onaylanan idam yasasına karşı İsrail Yüksek Mahkemesi’ne başvuruda bulunacaklarını açıkladı.

    Adalah’tan yapılan açıklamada, Filistinlileri hedef alan idam yasanın “en fazla şiddet ve ayrımcılık içeren yasalardan biri” olarak İsrail hukuk sistemine girdiği kaydedildi.

    “Bu yasa tasarısı, devlet tarafından onaylanmış bir infaz rejimi aracılığıyla özellikle Filistinlileri hedef almak üzere tasarlanmıştır.” ifadelerine yer verilen açıklamada, yasa tasarısındaki ayrımcılığa şu ifadelerle dikkat çekildi:

    “Yasa, Filistinlilerin yargılandığı Batı Şeria askeri mahkemelerinde ölüm cezasını zorunlu kılıyor, yargı takdir yetkisini neredeyse tamamen ortadan kaldırıyor; asılarak gizli infazların yapılmasına izin veriyor ve ‘idam mahkumlarına’ neredeyse tam bir tecrit uyguluyor. Benzer suçları işleyen İsrailli Yahudi suçluları fiilen idam cezasından muaf tutuyor.”

    Adalah Hukuk Direktörü Suhad Bishara, İsrail Meclisi’nin işgal altındaki bir nüfus için yasama yetkisi bulunmadığını belirterek İsrail iç hukukunun Batı Şeria’daki Filistinlilere uygulanmasının uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu kaydetti.

    Bishara, “Adalah, bu yasaya karşı acil bir mesele olarak Yüksek Mahkeme’ye başvuruda bulunacaktır.” ifadesini kullandı.

    FİLİSTİNLİ MAHKUMLARA İDAM CEZASI ÖNGÖREN YASA

    Onaylanan yasaya göre, cezanın infazı İsrail Cezaevi Servisi tarafından görevlendirilen gardiyanlar tarafından asılma yoluyla gerçekleştirilecek. İnfazı gerçekleştiren gardiyana kimlik gizliliği ve cezai dokunulmazlık tanınacak.

    İdama mahkum edilen kişiler ayrı bir gözaltı merkezine yerleştirilecek ve yetkili kişiler dışında kimse ziyaret edemeyecek, avukat görüşmeleri ise sadece görüntülü olacak.

    Savcılığın talepte bulunmasına gerek kalmaksızın idam cezasının verilmesinin mümkün olacağı belirtilen tasarıda, idam cezası için oy birliği şartının aranmayacağı ve kararın basit çoğunlukla verileceği belirtildi.

    İsrail’in işgali altındaki Batı Şeria’da yaşayan Filistinlilerin tabi tutulduğu askeri mahkemelerin de idam cezası verebileceği, bu cezada Savunma Bakanı’nın yargı heyetine görüş bildirme hakkının tasarıda yer aldığı aktarıldı. İsrail işgali altındaki Filistinli mahkumlara ölüm cezası verilmesi halinde, af ve temyiz yolunun kapanacağının tasarıya eklendiği kaydedildi.

    İsrail’de yargılanan mahkumlar için idam cezası ömür boyu hapis cezasına çevrilebilecek.

    Onaylanan yasada, “İsrail’in varlığını inkar etme amacıyla bir İsrailli veya burada yaşayan birini öldürmek” idam cezasına çarptırmak için gerekçe gösterildi.

    İSRAİLLİ AŞIRI SAĞCI BAKAN BEN-GVİR’DEN FİLİSTİNLİ ESİRLERİ HEDEF ALAN İDAM YASASINA PROVOKATİF KUTLAMA

    Aşırı sağcı İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, Filistinli esirlere idam cezası getirilmesini öngören tartışmalı yasa tasarısının İsrail Meclisinde onaylanmasını bir grup milletvekiliyle şampanya içerek kutladı.

    Filistin düşmanlığıyla bilinen İsrailli Bakan Ben-Gvir, aşırı sağcı bir grup milletvekiliyle Filistinli tutukluları hedef alan yasa tasarının kabul edilmesi sonrası Batı Kudüs’teki Meclis’te sevinç gösterisi yaptı.

    Ben-Gvir ve aşırı sağcı milletvekilleri, tasarının yasalaşmasını şampanya kadehi kaldırarak kutladı.

    Aşırı sağcı Bakan, öncülük ettiği yasa tasarısının kabul edilmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Teröristleri idam edelim, mümkün olduğunca fazla.” ifadesini kullandı.

    Başbakan Binyamin Netanyahu’nun aşırı sağcı hükümetinde yer alan Ben-Gvir, Filistin karşıtlığıyla öne çıkan bir isim.

    Ben-Gvir’in Ulusal Güvenlik Bakanı olmasının ardından İsrail hapishanelerindeki Filistinli esirlere yönelik işkence ve kötü muamelenin daha da arttığı belirtiliyor.

    Filistinlilere yönelik idam yasasının en büyük destekçilerinden olan aşırı sağcı bakan, işgal altındaki Batı Şeria’daki Filistinli anneleri “Her anne, çocuğu birini öldürmeye kalkarsa idam edileceğini bilecek.” sözleriyle tehdit etti.

    Ben-Gvir, yasaya karşı itirazlarını dile getiren Avrupa Birliği yetkililerinden korkmadıklarını ileri sürdü.

    Filistinlileri esirlerin tutulduğu hapishanelere sık sık baskın düzenleyen Ben-Gvir, hapishanelerde Filistinlilere uygulanan baskı ve kötü muameleyle övünmüştü.

    İdam tasarısının hazırlanmasına öncelik eden Ben-Gvir’in Ulusal Güvenlik Bakanı olarak görev yaptığı dönemde 7 Ekim 2023’ten bu yana İsrail hapishanelerinde 89 Filistinli esir hayatını kaybetti. >>>AA

  • “Sıfır Atık Hareketi ile Türkiye ekonomisine katkı sağlandı”

    “Sıfır Atık Hareketi ile Türkiye ekonomisine katkı sağlandı”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü dolayısıyla NSosyal hesabından paylaşım yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, paylaşımında şunları kaydetti: “30 Mart Uluslararası Sıfır Atık Günü vesilesiyle 2017 yılında kıymetli eşim Emine Erdoğan öncülüğünde başlattığımız Sıfır Atık Hareketi’nin giderek büyümesi ve güçlenmesinden büyük memnuniyet duyduğumu ifade etmek istiyorum. Ülkemizin başlattığı, bugün küresel bir çevre hareketine dönüşen Sıfır Atık Hareketi ile toplamda 90 milyon ton atık geri kazanıldı. Bu sayede Türkiye ekonomisine 365 milyar lira katkı sağladık. İnşallah geri kazanım oranını 2035 yılında yüzde 60’a, 2053 yılında ise yüzde 70’e yükseltmeyi hedefliyoruz. İklim değişikliği ve çevre kirliliğiyle mücadelemizi kararlı bir şekilde devam ettireceğiz.” >>>AA

  • Nurhak’ta hastane kavşağında korkutan kaza: Otomobil ters döndü

    Nurhak’ta hastane kavşağında korkutan kaza: Otomobil ters döndü

    Hastane kavşağında çarpıştılar

    Kaza, sabah saatlerinde Nurhak ilçesindeki Hastane Kavşağı’nda meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, plakaları henüz öğrenilemeyen iki otomobil, kavşakta bilinmeyen bir nedenle çarpıştı. Çarpışmanın şiddetiyle savrulan otomobillerden biri takla atarak ters durabildi.

    İtfaiye ekipleri zamanla yarıştı

    Kazayı görenlerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık, polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Araç içerisinde sıkışan yaralılar, itfaiye ekiplerinin titiz çalışması sonucu bulundukları yerden çıkarıldı. Sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından yaralılar, en yakın hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.

    İnceleme başlatıldı

    Kaza sonrası kavşakta trafik bir süre kontrollü olarak sağlanırken, ters dönen aracın çekici yardımıyla kaldırılmasının ardından ulaşım normale döndü. Yetkililer, yaralıların sağlık durumlarının takip edildiğini ve kazayla ilgili geniş çaplı inceleme başlatıldığını bildirdi.>>>HABER MERKEZİ 

  • İran’daki saldırılarda 11 kişi öldü, 15 kişi yaralandı

    İran’daki saldırılarda 11 kişi öldü, 15 kişi yaralandı

    İran’ın yarı resmi haber ajansı ISNA’nın haberine göre, ABD-İsrail, gece Merkezi eyaletinin Mehallat ilçesinde yerleşim birimlerine saldırı düzenledi. Merkezi Vali Yardımcısı Hasan Kameri, “Amerikan-Siyonist düşmanın dün gece Mehallat ilçesine düzenlediği saldırıda 11 kişi şehit oldu, 15 kişi yaralandı.” dedi. Kameri, Doğrudan saldırıya uğrayan 3 yerleşim biriminde önemli hasar meydana geldiği saldırıda 4 konutun tamamen yıkıldığı 4’ünün de ağır hasar gördüğünü belirtti.

    ABD-İSRAİL’İN İRAN’DAKİ TARİHİ CAMİYİ DOĞRUDAN HEDEF ALDIĞI SALDIRIDA 3 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ

    İran resmi haber ajansı IRNA’ya göre, ABD-İsrail sabah saatlerinde Zencan Azam Camisi’ni doğrudan hedef aldı. Saldırıda 3 kişinin hayatını kaybettiği kaydedildi. Yapımı 19. yüzyılda tamamlanan tarihi caminin ana avlusunun yanındaki toplantı salonu ve kütüphanenin de içinde olduğu binanın saldırı sonucu yıkıldığı bilgisi verildi. İran basınında yayımlanan görüntülerde, tarihi caminin minarelerinin de saldırıda büyük hasar aldığı görüldü.

    İSRAİL ORDUSU: TAHRAN’DA İRAN’IN ALTYAPISINA YÖNELİK HAVA SALDIRISI DALGASINI TAMAMLADIK

    İsrail ordusundan yapılan açıklamada, İran’ın altyapısının hedef alındığı saldırılarının yoğunlaşarak sürdüğü belirtildi. Açıklamada, İran’ın altyapı tesislerinin hedef alındığı saldırılara ilişkin ayrıntılı bilginin daha sonra açıklanacağı kaydedildi.

    ABD-İSRAİL’İN İRAN’A SALDIRILARI

    İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat’ta İran’a askeri saldırı başlattı. İran da İsrail’in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi. ABD-İsrail saldırılarında, eski İran lideri Ali Hamaney’in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü. >>>AA

  • Türkiye ile Kosova 4. randevuda

    Türkiye ile Kosova 4. randevuda

    Ay-yıldızlı ekip rakibiyle ikisi resmi, biri de Kosova FIFA üyesi olmadan önce oynanan 1 özel karşılaşmada karşı karşıya geldi. Milli takım, rakibiyle 2’si deplasmanda 1’i sahasında 3 maçı da kazanırken 12 gol attı, kalesinde 2 gol gördü.

    İLK MAÇ 2014’TE

    Kosova Futbol Federasyonu, 3 Mayıs 2016’da UEFA tarafından üyeliğe alındı. Kosova, 13 Mayıs 2016’daki kongrede FIFA’nın 210. üyesi olarak kabul edildi. Türkiye, bu tarihten önce 21 Mayıs 2014’te FIFA’nın özel izniyle deplasmanda Kosova Milli Takımı ile yaptığı özel maçı 6-1 kazandı.

    İLK RESMİ MAÇ 2016’DA

    Türkiye ile Kosova arasındaki ilk resmi maç 12 Kasım 2016’da Antalya’da oynandı. 2018 Dünya Kupası Avrupa Elemeleri grup maçını ay-yıldızlı ekip Burak Yılmaz ve Volkan Şen’in golleriyle 2-0 kazandı. İskodra kentinde 11 Haziran 2017’de oynanan 2018 Dünya Kupası Avrupa Elemeleri grup maçını da milli takım Volkan Şen, Cengiz Ünder, Burak Yılmaz ve Ozan Tufan’ın golleriyle 4-1 galip tamamladı. >>>AA

  • Şehit Savcı Mehmet Selim Kiraz kimdir? Olayı nedir?

    Bugün, 31 Mart 2026, Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz’ın İstanbul Adalet Sarayı’ndaki makam odasında DHKP/C’li teröristler tarafından rehin alınarak şehit edilmesinin 11. yıl dönümü. Adalet Bakanı Akın Gürlek ve tüm hukuk camiası, şehit savcıyı bugün rahmet ve minnetle anıyor.

    İşte adaletin tecellisi için çalışırken görev başında şehit düşen Mehmet Selim Kiraz’ın hayatı ve o karanlık güne dair detaylar:

    Eğitimi ve Meslek Hayatı

    1994 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. 1995 yılında Mersin’de hakim adayı olarak göreve başladı. Sırasıyla Erzincan, Çayır, Karaman, Kazım Karabekir, Iğdır ve Osmaniye’de savcılık yaptı. Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Savcılığı’nda 4 yıl görev yaptıktan sonra 2010 yılında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Memur Suçları Bürosu’na atandı.

    Şehit Edildiği Olayın Detayları

    Savcı Kiraz, Gezi Parkı olayları sırasında hayatını kaybeden Berkin Elvan soruşturmasını yürüten 5. savcıydı. Dosyada önemli ilerlemeler kaydettiği bir dönemde hedef seçildi. 31 Mart 2015 tarihinde, avukat cüppesiyle adliyeye sızan şahıslar tarafından makam odasında rehin alındı. Saatler süren müzakerelerden sonuç alınamaması ve odadan silah sesleri gelmesi üzerine emniyet güçleri operasyon başlattı. Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan 46 yaşındaki Kiraz, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit oldu. İki terörist operasyonda etkisiz hale getirildi.

    Adalet Bakanı Akın Gürlek’ten Anma Mesajı

    Şehadetinin 11. yılında bir mesaj yayımlayan Bakan Gürlek, Mehmet Selim Kiraz’ın duruşunun adalet teşkilatının vicdanında yaşadığını vurguladı:

    “Adaletin kutsal bir emanet olduğu bilincini kuşanan meslektaşlarımız, teröre karşı mücadelesini hukuk içinde kalarak azim ve kararlılıkla sürdürmektedir. Başta Şehit Mehmet Selim Kiraz olmak üzere tüm yargı şehitlerimizi rahmetle anıyoruz.”

    The post Şehit Savcı Mehmet Selim Kiraz kimdir? Olayı nedir? first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Mehmet Selim Kiraz kimdir? Olayı nedir?

    Bugün, 31 Mart 2026, Cumhuriyet Savcısı Mehmet Selim Kiraz’ın İstanbul Adalet Sarayı’ndaki makam odasında DHKP/C’li teröristler tarafından rehin alınarak şehit edilmesinin 11. yıl dönümü. Adalet Bakanı Akın Gürlek ve tüm hukuk camiası, şehit savcıyı bugün rahmet ve minnetle anıyor.

    İşte adaletin tecellisi için çalışırken görev başında şehit düşen Mehmet Selim Kiraz’ın hayatı ve o karanlık güne dair detaylar:

    Eğitimi ve Meslek Hayatı

    1994 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. 1995 yılında Mersin’de hakim adayı olarak göreve başladı. Sırasıyla Erzincan, Çayır, Karaman, Kazım Karabekir, Iğdır ve Osmaniye’de savcılık yaptı. Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Savcılığı’nda 4 yıl görev yaptıktan sonra 2010 yılında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Memur Suçları Bürosu’na atandı.

    Şehit Edildiği Olayın Detayları

    Savcı Kiraz, Gezi Parkı olayları sırasında hayatını kaybeden Berkin Elvan soruşturmasını yürüten 5. savcıydı. Dosyada önemli ilerlemeler kaydettiği bir dönemde hedef seçildi. 31 Mart 2015 tarihinde, avukat cüppesiyle adliyeye sızan şahıslar tarafından makam odasında rehin alındı. Saatler süren müzakerelerden sonuç alınamaması ve odadan silah sesleri gelmesi üzerine emniyet güçleri operasyon başlattı. Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan 46 yaşındaki Kiraz, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit oldu. İki terörist operasyonda etkisiz hale getirildi.

    Adalet Bakanı Akın Gürlek’ten Anma Mesajı

    Şehadetinin 11. yılında bir mesaj yayımlayan Bakan Gürlek, Mehmet Selim Kiraz’ın duruşunun adalet teşkilatının vicdanında yaşadığını vurguladı:

    “Adaletin kutsal bir emanet olduğu bilincini kuşanan meslektaşlarımız, teröre karşı mücadelesini hukuk içinde kalarak azim ve kararlılıkla sürdürmektedir. Başta Şehit Mehmet Selim Kiraz olmak üzere tüm yargı şehitlerimizi rahmetle anıyoruz.”

    The post Mehmet Selim Kiraz kimdir? Olayı nedir? first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Türkiye, arama ve sondaj çalışmalarını hızlandıracak

    Türkiye, arama ve sondaj çalışmalarını hızlandıracak

    Bu kapsamda, Karadeniz’de 26 Mart’ta faaliyetlerine başlayan Abdülhamid Han gemisi çalışmalarına devam ediyor. Abdülhamid Han sondaj gemisi, Kocaeli açıklarındaki Kandıra-2 kuyusunda yılın ilk keşif sondajına başladı. Nisanda Fatih Sondaj gemisi ile Eflani-1 kuyusu kazılacak, Çağrı Bey gemisi ise nisan sonunda Somali’de Curad-1 kuyusunda faaliyete başlayacak.

    Türkiye, ihtiyaç duyulan doğal gaz ve petrol gibi enerji kaynaklarının teminini yerli imkanlarla sağlamak için son 10 yılda Fatih, Yavuz, Kanuni ve Abdülhamid Han gibi ileri teknoloji sondaj gemilerinin yanı sıra Barbaros ve Oruç Reis sismik arama gemileriyle güçlü enerji filosunu devreye aldı.

    Karadeniz’de Sakarya Gaz Sahası’nda doğal gaz keşfi ve sonrasında yoğunluk kazanan sondaj çalışmalarıyla yerli gaz üretiminde her geçen gün hedefini yükselten Türkiye, hidrokarbon arama faaliyetlerinde sondaj çalışmalarını yapacak filoya bu yıl 2 yeni gemi dahil etti.

    1. nesil yeni ultra derin deniz sondaj gemilerinden Yıldırım, Mersin’de Taşucu Limanı’nda gerekli hazırlıklarından sonra 26 Ocak’ta İstanbul Boğazı’ndan geçerek Karadeniz’de belirlenen görev için yola çıktı.

    Yıldırım’ın özellikleri bakımından ikizi durumundaki Çağrı Bey gemisi ise şubatta Somali’ye doğru yola çıktı. Geminin daha önce Oruç Reis’in çalışmalar yaptığı sahalarda sondaj yapması öngörülüyor.

    Yıldırım ve Çağrı Bey gemileriyle enerji filosundaki sondaj gemisi sayısı 6’ya çıkan Türkiye, sismik gemilerle birlikte sahip olduğu filo büyüklüğü bakımından dünyada 4. sıraya yükseldi.

    SONDAJ GEMİLERİ

    Türkiye’nin ilk milli sondaj gemisi Fatih, 2017’de Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) envanterine katıldı. Fatih, İstanbul’un fethinin 567. yıl dönümü 29 Mayıs 2020’de Karadeniz’deki ilk milli sondajı gerçekleştirmek üzere Haydarpaşa Limanı’ndan uğurlandı. Fatih, 20 Temmuz 2020’de Zonguldak açıklarındaki ilk olarak Tuna-1 olarak isimlendirilen lokasyonda 3 bin 500 – 4 bin metre derinlik hedefiyle Karadeniz’deki ilk milli derin deniz sondajına başladı.

    Güney Kore’de 2011’de inşa edilerek denize indirilen Fatih sondaj gemisi, 6. nesil teknolojiyle çalışmalarını sürdürüyor. Gemi, 229 metre uzunluğunda, 36 metre genişliğinde ve 51 bin 283 groston ağırlığa sahip. Fatih’in 12 bin 200 metre derinlikte ve çok yüksek basınç altında dahi deniz sondajı yapabilme kabiliyeti bulunuyor.

    İki kulesinin toplam yük kaldırma kapasitesi 1750 ton olan Fatih, aktif konumlandırma sistemi sayesinde 6 metre yükseklikteki dalga boyunda bile sabit kalarak operasyonlarını sürdürebiliyor.

    Fatih’le Karadeniz’de yapılan Türkiye tarihinin en büyük doğal gaz keşfi, aynı zamanda 2020’de denizlerdeki en büyük keşif olarak kayıtlara geçti. Fatih 23 Mayıs 2024’te Karadeniz’deki Göktepe-2 kuyusunda başladığı sondaj çalışmalarına devam ediyor.

    YAVUZ SONDAJ GEMİSİ

    Yavuz sondaj gemisi 2011’de yapımının tamamlanmasının ardından Tanzanya, Kenya, Malezya ve Filipinler başta olmak üzere farklı ülkelerde görev aldı. Türkiye’nin ikinci sondaj gemisi Yavuz, TPAO tarafından 2018’de satın alınarak envantere katıldı.

    Yaklaşık 230 metre uzunluğa ve 36 metre genişliğe sahip gemi, deniz seviyesinden yaklaşık 103 metre yükseklikte sondaj kulesine sahip. 12 bin 200 metre derinliğe kadar çok yüksek basınç altında dahi sondaj yapabilen gemi, dinamik pozisyonlama sistemiyle 6 metreye ulaşan dalgalarda sondaja devam edebiliyor. Yavuz gemisi çift kuleli tasarımla hem asıl hem yardımcı işlerin yapılabildiği eşzamanlı operasyona imkan sağlıyor.

    Dünya genelinde bu konseptteki 16 gemiden biri olma özelliğini taşıyan Yavuz’da spor ve sinema salonu, dinlenme odaları bulunuyor. Gemide tam zamanlı bir doktorun görev aldığı 4 yataklı mini hastane de yer alıyor. Elektrik ihtiyacını 42 megavat kapasiteli dizel jeneratörlerden karşılayan Yavuz’un 7,5 milyon litre yakıt kapasitesi bulunuyor. Yavuz sondaj gemisi, Karadeniz’de doğal gaz arama çalışmalarını sürdürüyor.

    KANUNİ SONDAJ GEMİSİ

    Türkiye’nin üçüncü sondaj gemisi Kanuni ise 2020 başında filoya dahil oldu. 2012’de inşa edilen gemi 227 metre uzunluğa ve 42 metre genişliğe sahip. Mart 2020’de Taşucu Limanı’na ulaşan gemi, bakım, güncelleme ve reaktivasyon işlemlerinin ardından 13 Ekim 2020’de Taşucu’dan ayrıldı.

    19 Ekim 2020’de Haydarpaşa Limanı’na ulaşan Kanuni, 13 Kasım 2020’de Haydarpaşa Limanı’ndan Karadeniz’e doğru yola çıktı. Kanuni, Filyos Limanı’ndaki kule montajı, deniz seyir testi, sondaj ekipmanlarının montajı ve kuyu dibi emniyet sistemi bakım işlerinin tamamlanmasının ardından Sakarya Gaz Sahası’ndaki görevine başladı.

    Kanuni sondaj gemisi, ilk görevi için 5 Mayıs 2021’de Karadeniz’e açıldı. İlk sondajını Sakarya Gaz Sahası’nda yapan gemi, Türkali-2 kuyusunda derin deniz kuyu testlerini gerçekleştirdi. Kanuni, Karadeniz’de doğal gaz arama çalışmalarına devam ediyor.

    ABDÜLHAMİD HAN SONDAJ GEMİSİ

    Abdülhamid Han sondaj gemisi de 2022’de Türkiye’nin filosuna katılan dördüncü gemi oldu. TPAO tarafından Kasım 2021’de satın alınan gemi, Güney Koreli Daewoo Shipbuilding & Marine Engineering firması tarafından “Cobalt Explorer” adıyla Okpo Tersanesi’nde inşa edildi. Güney Kore’deki Okpo Limanı’ndan 7 Mart 2022’de yola çıkan gemi, Mayıs 2022’de Taşucu Limanı’na ulaştı. Yedinci nesil üstün teknolojiye sahip 238 metre uzunluğunda ve 42 metre genişliğinde olan geminin kule yüksekliği 104 metre.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 13 Haziran 2022’de geminin adının “Abdülhamid Han” olarak belirlendiğini açıkladı.

    Aktif konumlandırma sistemi bulunan 200 mürettebat kapasiteli gemi, kontroller ve boyama çalışması gibi sondaja hazırlık süreci için yaklaşık 2 ay limanda kaldı. 12 bin 200 metre derinlikte sondaj yapabilen gemi, teknik donanımı ve fiziki özellikleriyle filonun “en güçlüsü” olarak görev yapıyor.

    Gemi, 9 Ağustos 2022’de limanda düzenlenen uğurlama töreniyle Yörükler-1 kuyusuna sondaj için gönderilmiş ve 17 Ağustos 2022’de ilk sondajını gerçekleştirmişti. Abdülhamid Han sondaj gemisi Kocaeli açıklarındaki Kandıra-2 kuyusunda yılın ilk keşif sondaj faaliyetlerini sürdürüyor.

    1. NESİL TEKNOLOJİYE SAHİP YILDIRIM VE ÇAĞRI BEY GEMİLERİ

    Son olarak filoya katılan 2 gemiden biri olan ve inşası 2024’te Güney Kore’de tamamlanan Yıldırım, derin denizde 12 bin metreye kadar sondaj yapabiliyor. 7. nesil ultra derin deniz sondaj gemisi olarak adlandırılan geminin uzunluğu 228 metreye, genişliği ise 42 metreye ulaşıyor.

    Üzerinde helikopter pisti bulunan gemi, 200 personele yaşam alanı sunuyor. Yıldırım sondaj gemisinin Karadeniz’deki arama ve üretim operasyonlarına hazır hale getirilerek görevine başlaması planlanıyor.

    Sahip olduğu teknoloji bakımından Yıldırım’ın ikizi durumundaki Çağrı Bey’in de sondaj çalışmaları için nisanda Somali’ye ulaşması bekleniyor.

    Çağrı Bey, Türkiye’nin enerji filosunun Oruç Reis’ten sonra yurt dışında görev yapan ilk sondaj gemisi olacak.

    SİSMİK GEMİLER

    Deniz araştırma, arama ve işletme ruhsat alanlarında sismik veri toplama projeleri sürdüren Türkiye, bu çalışmaları önceleri hizmet alımı şeklinde yürütürken, 2012’nin sonunda Türkiye’nin ilk sismik arama gemisi olarak devreye giren Barbaros Hayreddin Paşa sayesinde ülkede yerli envanter oluşturulmaya başlandı.

    2012 sonunda satın alınan Barbaros Hayreddin Paşa gemisi, denizin 8 kilometre altındaki jeolojik yapıları inceleyebiliyor, iki ve üç boyutlu sismik veri toplayabiliyor. Brüt 4 bin 711 ton ağırlığındaki gemi, yön ve pozisyon tayinini uydu haberleşmesiyle otomatik olarak yapabiliyor. Uzunluğu 84, genişliği 21,6 metre olan gemide bir helikopter pisti bulunuyor.

    Barbaros Hayreddin Paşa gemisi halihazırda Karadeniz’de çalışmalarını sürdürüyor.

    Diğer sismik araştırma gemisi Oruç Reis’in inşasına ise 2012’de tamamen yerli imkanlarla başlandı. İleri teknoloji ürünü birçok bilimsel ve teknik ekipmanla donatılan gemi, Ağustos 2017’de operasyon, test, eğitim ve tecrübe faaliyetlerine başladı.

    Açık denizlerde iki ve üç boyutlu derin sismik araştırmalar yapabilecek kapasitede modern sevk ve manevra sistemleriyle donatılan Oruç Reis gemisiyle, petrol ve doğal gaz araştırmalarının yanı sıra kara alanlarının deniz altındaki devamlılıklarının izlenmesi bağlamında kıta sahanlığı gibi stratejik öneme sahip bilimsel araştırmalar da etkin bir şekilde icra edilebiliyor.

    Oruç Reis ile deniz tabanından itibaren 15 bin metre derinlikteki jeolojik yapılar görüntülenebiliyor. Modern uzaktan kumandalı sualtı aracıyla 1500 metre su derinliğindeki deniz tabanı ayrıntılı olarak izlenebiliyor, deniz suyundan ve tabanından numune alınarak ölçüm ve analizler anında yapılabiliyor.

    Boyu 87, genişliği 23 metre olan gemide değişik açılarda aktif 35 kamera bulunuyor.

    Türkiye ve Somali’nin hidrokarbon arama konusunda işbirliği kapsamında geçen yıl Somali’deki deniz sahalarında arama faaliyetlerinde bulunan Oruç Reis, halihazırda Filyos Limanı’nda bulunuyor. >>>AA

  • Sahada heyecan fırtınası: 31 Mart Salı günü hangi maçlar var?

    Sahada heyecan fırtınası: 31 Mart Salı günü hangi maçlar var?

    Milli heyecan TV8 ekranlarında

    Gecenin en çok beklenen karşılaşmasında Türkiye, deplasmanda Kosova ile karşı karşıya gelecek. Ay-yıldızlı ekibimizin bu önemli mücadelesi saat 21:45’te başlayacak ve TV8 ekranlarından canlı olarak yayınlanacak. Maç öncesi tüm detaylar ve analizler ise S Sport Plus ekranlarında izleyiciyle buluşacak.

    Avrupa futbolunda dev randevular

    Avrupa ligleri ve uluslararası turnuvalarda da heyecan dorukta. Gecenin dikkat çeken diğer maçlarında Bosna Hersek, İtalya’yı konuk ederken; Çekya, Danimarka ile İsveç ise Polonya ile kozlarını paylaşacak. Bu zorlu mücadelelerin tamamı EXXEN platformu üzerinden canlı olarak takip edilebilecek.

    31 Mart Salı maç takvimi ve yayın kanalları

    Hangi maçın saat kaçta ve hangi kanalda olduğunu merak edenler için işte günün programı:

    Saat Karşılaşma Kanal
    21:45 Kosova vs Türkiye TV8
    21:45 Bosna Hersek vs İtalya EXXEN / S Sport Plus
    21:45 Çekya vs Danimarka EXXEN
    21:45 İsveç vs Polonya EXXEN

  • Küresel piyasalar, karışık sinyallerle yön arıyor

    Küresel piyasalar, karışık sinyallerle yön arıyor

    Orta Doğu’daki devam eden “ABD/İsrail-İran Savaşı” piyasaların odağında yer almaya devam ederken, bölgedeki duruma ilişkin karışık sinyaller piyasaların yön bulmasını zorlaştırıyor. Bu durum yatırımcıların da temkinli davranmasına neden oluyor.

    Trump’ın Hürmüz Boğazı’nın açılmadan savaşın sona erebileceğine ilişkin açıklamaları ve Fed Başkanı Jerome Powell’ın da faiz artışı beklentilerini yumuşatan açıklamaları sonrasında ABD ve Avrupa’daki endeks vadeli kontratlarında yükselişler görülmesine karşın, bölgede çatışmaların devam etmesiyle Asya piyasalarında negatif bir seyir izleniyor.

    Kuveyt’e ait bir ham petrol tankerinin (es-Salimi), Birleşik Arap Emirliklerinin Dubai Limanı’nda İran tarafından doğrudan hedef alındığı ve tankerde yangın çıktığı belirtildi.

    Öte yandan Trump, ülkesinin İran’daki askeri saldırılarını sona erdirmek için “yeni ve daha makul bir rejimle” ciddi görüşmeler yürüttüğünü ileri sürerek, bu aşamada “büyük ilerleme” kaydedildiğini ifade etti.

    Anlaşma sağlanmaması halinde neler yaşanabileceğine yönelik tehditlerde bulunan Trump, böyle bir durumda Basra Körfezi’ndeki Hark Adası, elektrik santralleri ve petrol kuyularını hedef alacaklarını belirtti.

    Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt de düzenlediği basın toplantısında, Tahran yönetiminin kamuoyuna yaptığı açıklamaların aksine anlaşmaya “giderek daha istekli olduğunu” ileri sürdü.

    ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ise Fox News televizyonuna verdiği röportajda, ABD’nin zamanla Hürmüz Boğazı’nın kontrolünü yeniden ele geçireceğini vurgulayarak, gerek ABD refakatiyle gerekse çok uluslu bir refakat gücüyle seyrüsefer serbestliğinin sağlanacağını ifade etti.

    Öte yandan Fed Başkanı Powell, Harvard Üniversitesinde katıldığı bir etkinlikte, Orta Doğu’da yaşananlar karşısında politikalarının gelişmelerin seyrini bekleyip görmek için uygun bir konumda olduğunu belirtti.

    Powell, enflasyon beklentilerinin kısa vadenin ötesinde iyi bir şekilde çıpalanmış göründüğünü ifade etti.

    İş gücü piyasasına yönelik aşağı yönlü risklerin, faiz oranlarının düşük tutulmasını gerektirdiği ancak enflasyona yönelik yukarı yönlü risklerin ise faizlerin düşürülmemesini telkin ettiği mevcut duruma işaret eden Powell, bu iki hedef arasında bir gerilim yaşandığını, zorlu bir dönemde “oy birliği” beklemenin yanıltıcı olabileceğini söyledi.

    Bu arada, Uluslararası Para Fonu (IMF), Orta Doğu’daki savaşın doğrudan etkilenen ülkelerin ekonomilerinde ciddi aksamalara yol açtığını, birçok ekonomi için ise görünümü kararttığını bildirdi.

    IMF yetkilileri tarafından kaleme alınan blog analizinde, Orta Doğu’daki savaşın enerji, ticaret ve finansa etkileri ele alındı.

    Analizde, dünyanın yeni bir şokla daha karşı karşıya olduğu belirtilerek, Orta Doğu’daki savaşın yaşamları ve geçim kaynaklarını altüst ettiği belirtildi.

    Powell, enflasyon beklentilerinin kısa vadenin ötesinde iyi bir şekilde çıpalanmış göründüğünü ifade etmesi sonrasında enflasyonist endişeler bir nebze azalırken, Bankanın bu yıl faiz artırımına gitmeyeceğine yönelik öngörülerin güç kazandığı ve bunun da tahvil piyasasındaki satış baskısını azalttığı görüldü.

    ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,32 seviyesinde dengelendi. Dolar endeksi yüzde 0,2 azalışla 100,4 seviyesinde seyrediyor. Altının onsu söz konusu gelişmelerin etkisiyle yüzde 1,2 artışla 4 bin 564 dolardan, Brent petrolün varili ise yüzde 1,8 azalışla 106,1 dolardan işlem görüyor.

    106,9 dolarla Temmuz 2022’den bu yana en yüksek seviyeyi gören Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varil fiyatı, yüzde 0,1 düşüşle 102,8 dolar seviyelerinde dengelendi.

    Bu gelişmelerle, Dow Jones endeksi yüzde 0,11 değer kazanırken, S&P 500 endeksi yüzde 0,39 ve Nasdaq endeksi yüzde 0,73 değer kaybetti. ABD’de endeks vadeli kontratlar güne pozitif başladı.

    AVRUPA BORSALARI POZİTİF SEYRETTİ

    Avrupa borsaları, devam eden jeopolitik gerilimlerden destek bulan petrol ve madencilik hisselerindeki yükselişlerin etkisiyle dün pozitif seyretti. Alman Ekonomi Araştırma Enstitüsü (Ifo), Orta Doğu’daki çatışmaların yol açtığı artan enerji maliyetleri ışığında Almanya’da daha fazla şirketin fiyat artırmayı planladığını bildirdi.

    Makroekonomik veri tarafında, Avro Bölgesi’nde Orta Doğu’daki gelişmelerin ekonomik büyümeyi zayıflatacağı beklentisiyle ekonomik güven endeksi martta aylık bazda 1,6 puan düşüşle 96,6 seviyesine geriledi.

    Almanya’da mart ayına ilişkin Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) aylık yüzde 1,1’le beklentilerin üzerinde, yıllık yüzde 2,7’yle beklentiler dahilinde arttı. Ülkede TÜFE şubatta aylık yüzde 0,2, yıllık yüzde 1,9 artmıştı.

    Almanya’da enflasyonun hızlanması Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) faiz artırımına gitmek zorunda kalabileceğine yönelik öngörüleri öne çıkardı. Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde, geçen hafta ABD ve İsrail’in İran’a saldırılarının ve Tahran’ın misillemelerinin yol açtığı enerji şokunun yüzde 2 olan büyük ve kalıcı bir aşım riskine yol açarsa, para politikasında bir ayarlama yapılmasının meşru hale gelebileceğini belirtmişti.

    Öte yandan Avrupa Birliği (AB) Komisyonunun Tarımdan Sorumlu Üyesi Christophe Hansen, artan gübre fiyatlarının ve Orta Doğu’daki gelişmelerin tarım sektörünü ciddi şekilde etkilediğini belirterek, yeni önlemler üzerinde çalıştıklarını söyledi.

    Fransız enerji şirketi Total Energies hisseleri, Orta Doğu fiziksel petrol piyasasına yönelik stratejik hamlelerin kar beklentilerini artırmasıyla yüzde 3’ün üzerinde değer kazandı.

    JPMorgan’ın güçlü ilk çeyrek beklentileri sonrası spor otomobil üreticisi Ferrari’nin hisseleri yüzde 4’ten fazla yükselerek EuroStoxx 50’ye öncülük etti. Alman savunma sanayi şirketi Rheinmetall’ın hisseleri, artan sipariş defteri ve “kriz hissesi” niteliğiyle yüzde 2 yükseldi.

    Bu gelişmelerle, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 1,18, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,92, İtalya’da FTSE MIB 30 endeksi yüzde 1,02 ve İngiltere’de FTSE 100 endeksi ise 1,61 yükseldi. Avrupa’da endeks vadeli kontratlar güne pozitif başladı.

    ASYA BORSALARI NEGATİF SEYREDİYOR

    Asya borsaları, jeopolitik gelişmelere ilişkin belirsizliklerin etkisiyle negatif seyrediyor.

    Makroekonomik veri tarafında Çin’de şubat ayında 49 seviyesinde olan mart ayına ilişkin imalat sanayi Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) mart ayında 50,4 seviyesine, hizmet sektörü PMI 49,5’ten 50,1’e, bileşik PMI 49,5’ten 50,5’e yükseldi.

    Ülkede imalat sanayi aktivitesinin 2 aylık daralmanın ardından pozitif tarafa döndüğü görüldü.

    Analistler, Çin’in Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimlerden kaynaklı etkilerden diğer ülkelere göre daha az etkilenmesinin beklendiğini belirterek, enerji fiyatlarındaki artışın ülkedeki yeşil enerji sektörüne olumlu yansıyabileceğini söyledi.

    Öte yandan Japonya’da mart ayına ilişkin Tokyo TÜFE, yüzde 1,4 ile beklentiler altında artarken, bir önceki aya göre yavaşladı. Ülkede, Tokyo TÜFE şubat ayında yüzde 1,6 artmıştı.

    Ülkede, işsizlik oranı şubat ayında yüzde 2,6 ile beklentilerin altında gerçekleşirken, ocak ayında yüzde 4,3 artış kaydeden sanayi üretimi şubatta yüzde 2,1’le beklentilerin üstünde azaldı. Sanayi üretimi yıllık bazda ise yüzde 0,3 artarak beklentileri karşılayamadı.

    Japonya’da ocak ayında yüzde 4,1 artan perakende satışlar şubatta yüzde 2 ile beklentilerin üzerinde azalırken, söz konusu veri yıllık bazda beklentilerin aksine yüzde 0,2 azaldı. Güney Kore, İran’la savaşın şiddetlenmesi nedeniyle enerji maliyetlerini hafifletmek için 17 milyar dolardan fazla ek bütçe önerdi.

    Söz konusu gelişmelerle kapanışa yakın Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 1,3, ve Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 3,3 ve Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 0,5, Çin’de Şanghay bileşik endeksi yüzde 0,4 azaldı.

    BORSA GÜNÜ DÜŞÜŞLE TAMAMLADI

    Dün satış ağırlıklı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, günü yüzde 0,57 değer kaybederek 12.626,35 puandan tamamladı.

    Borsa İstanbul Vadeli İşlem ve Opsiyon Piyasası’nda (VİOP) BIST 30 endeksine dayalı nisan vadeli kontrat ise dün akşam seansında normal seans kapanışına göre yüzde 0,1 azalışla 14.540,00 puandan işlem gördü.

    Dolar/TL, dün günü yatay seyirle 44,4423’ten tamamlarken, bugün bankalararası piyasanın açılışında önceki kapanışın yüzde 0,1 üzerinde 44,4750’den işlem görüyor.

    Analistler, bugün yurt içinde işsizlik oranı, dış ticaret dengesi ve Hizmet Üretici Fiyat Endeksi’nin, yurt dışında ise ABD’de JOLTS açık iş sayısı İngiltere’de büyüme, Almanya’da işsizlik oranı, Avro Bölgesi’nde enflasyon başta olmak üzere yoğun veri gündeminin takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 12.500 ve 12.400 puanın destek, 12.700 ve 12.800 seviyelerinin ise direnç konumunda olduğunu kaydetti. >>>AA

  • Afyonkarahisar’da iki otomobilin çarpıştığı kazada 1 kişi öldü

    Afyonkarahisar’da iki otomobilin çarpıştığı kazada 1 kişi öldü

    AFYONKARAHİSAR (AA) – Afyonkarahisar'ın Bolvadin ilçesinde iki otomobilin çarpışması sonucu 1 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi yaralandı.

    B.A. (45) idaresindeki 43 NV 080 plakalı otomobil, Büyükkarabağ köyü yakınlarında İ.K.K'nin (23) kullandığı 03 ABR 459 plakalı otomobille çarpıştı.

    Kazada, sürücü B.A. yaşamını yitirdi, araçtaki D.K. ise ağır yaralandı.

    İhbar üzerine kaza yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi.

    D.K, ambulansla hastaneye kaldırıldı.

    Yapılan incelemenin ardından B.A'nın cenazesi morga götürüldü.

  • Türkiye’deki kütüphanelerin üye sayısı 7 milyona ulaştı

    Türkiye’deki kütüphanelerin üye sayısı 7 milyona ulaştı

    1. Kütüphane Haftası dolayısıyla Bakanlık verilerinden derlenen bilgilere göre, Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğüne bağlı kütüphane sayısı 1300’ü geçti. Türkiye’nin 900’den fazla ilçesinde bulunan halk kütüphanelerinde 26 milyon 41 bin 29 kitap bulunuyor.

    Kullanıcı sayısı 39 milyon 194 bin 669, üye sayısı 7 milyon 160 bin 225 olarak kayıtlara yansıyan kütüphanelerin bir önceki yıl kullanıcı sayısının 38 milyon 737 bin 705, üye sayısının ise 6 milyon 726 bin 993 olduğu kaydedildi.

    Türkiye’de kütüphane çalışmalarının hız kazanmasıyla, bebek ve çocuk kütüphanesi sayısı 79, edebiyat müze kütüphaneleri ile birlikte ihtisas kütüphane sayısı 21, AVM kütüphanesi sayısı 12, cezaevi kütüphanesi 11, havalimanı kütüphanesi sayısı 3, gar kütüphanesi sayısı 2 ve hastane kütüphanesi sayısı 2 oldu.

    MİLLİ KÜTÜPHANE YAKLAŞIK 2 MİLYON KİTABA SAHİP

    “Türkiye’nin hafızası” olarak nitelendirilen Milli Kütüphane, hizmet erişimini kolaylaştırmak, kullanıcı kapsamını ve sunulan hizmetlerin kalitesini artırmak, bilimsel araştırmalara öncülük etmek, yazılı tarihi ve toplumsal hafızayı geniş kitlelere tanıtmak gibi birçok etkinlik ve çalışma yapıyor.

    2024 yılı içerisinde başlayan “Müteferrika Projesi” kapsamında 81 il halk kütüphanesinin bünyesinde bulunan kitap, yerel gazete ve dergilerin listelenerek Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğüne gönderilmesi sağlandı.

    Bu kapsamda 2025 yılı içerisinde 690 başlıkta 170 bin sayıyı geçkin süreli yayın ve 11 bin 766 kitap, Milli Kütüphane koleksiyonuna kazandırıldı.

    Milli Kütüphane, 2009 yılından başlayarak farklı disiplinlerde satın aldığı elektronik kitap ile koleksiyonunu geliştirmeyi başardı. Kütüphane, 52 bin 126 adet e-kitaba, 1 milyon 805 bin 360 dijital içeriğe, 92 bin 360 belgeye ve 800 tür derginin arşivine sahip olarak hizmet veriyor.

    Milli Kütüphane, 1 Ocak 2026 yılı itibarıyla 130 bin 213 üyeye, 282 bin 195 yıllık kullanıcıya sahip olup, nadir eserler dahil olmak üzere 1 milyon 989 bin 18 kitap ile kullanıcılarına hizmet sunuyor.

    Ayrıca 2026 yılı verilerine göre, Milli Kütüphane’de 56 bin 476 başlıkta süreli yayının yaklaşık 12 milyon sayısı arşivlenerek, okuyucuların erişimine açık bulunuyor. Kitap dışı materyallerle (nota, afiş, plak gibi) 188 bin 805 eser de araştırmacıların kullanımına sunuldu.

    Milli Kütüphane, Milli Dijital Kütüphane (MDK) üzerinden kitap, süreli yayın, kitap dışı materyal, nadir eserler türlerinde toplam 25 milyon 854 bin 643 dijital pozu kullanıcılarına açtı. >>>AA

  • ASELSAN’ın LUNA-2 uydusu başarıyla fırlatıldı

    ASELSAN’ın LUNA-2 uydusu başarıyla fırlatıldı

    Savunma sanayisinde sahip olduğu yüksek teknoloji birikimini uzay alanına da taşıyan ASELSAN, uzay tabanlı nesnelerin interneti (IoT) çözümü kapsamında geliştirilen serinin ikinci uydusu LUNA-2’yi ABD’nin Kaliforniya eyaletinden SpaceX aracılığıyla başarıyla fırlattı. ASELSAN, milli mühendislik gücü ve özgün sistem çözümleriyle Türkiye’nin uzay ekosistemine yüksek katma değer sunmayı sürdürüyor.

    Şirketten yapılan açıklamaya göre, uydu haberleşme sistemlerinden görev yüklerine, yer kontrol altyapılarından platform çözümlerine kadar geniş bir yelpazede yürütülen çalışmalar, ASELSAN’ın bu alandaki stratejik konumunu daha da güçlendiriyor.

    Küçük boyutuna (nano uydu) rağmen LUNA-2, yeryüzünün en ücra köşelerinde bile güvenli ve kesintisiz sensör verileri sağlayacak. Uydu, sahip olduğu özel iletişim sistemi (LoRa) sayesinde çok düşük enerji harcayarak çok geniş alanları kapsama altına alacak.

    LUNA-2’nin tasarım, geliştirme, üretim, entegrasyon ve test faaliyetlerinin tamamı ASELSAN tarafından gerçekleştirildi. Uçuş yazılımı, yer kontrol yazılımları, görev yükü olarak kullanılan LoRa alıcı-verici kartı ve veri aktarım cihazı ASELSAN mühendisleri tarafından öz kaynaklarla geliştirilerek milli kabiliyetlere dayalı bir çözüm ortaya kondu.

    LUNA-2’nin başarıyla uzaya gönderilmesi, ASELSAN’ın uzay tabanlı IoT alanındaki yetkinliğini pekiştirmesinin yanı sıra Türkiye’nin bağımsız, rekabetçi ve sürdürülebilir uzay teknolojileri vizyonuna önemli bir katkı sunuyor.

    Serinin ilk uydusu LUNA-1, geçen yıl aralık ayında SpaceX Falcon-9 roketiyle yörüngeye başarıyla fırlatılmıştı. >>>AA