Yazar: admin

  • Suyun kıymetini yeterince biliyor muyuz?

    Suyun kıymetini yeterince biliyor muyuz?

    Prof. Dr. Bülent Kırkan, yazısında şu ifadelere yer verdi:

    Birleşmiş Milletler (UN) bünyesinde; temiz içme suyu, atık su ve kanalizasyonunun yeterli arıtımı ve bertarafı ile ilgili halk sağlığı koşullarını ifade eden sanitasyon alanında koordinasyonu sağlayan UN-Water verilerine göre, Dünya genelinde yaklaşık 2,1 milyar insanın güvenli içme suyuna erişimi yoktur. Bu durum, su kaynaklarının korunması ve sürdürülebilir şekilde yönetilmesinin ne kadar hayati olduğunu ortaya koymaktadır.

    Suyun sonsuz bir kaynak olmadığına dikkat çekmek ve küresel su krizine karşı farkındalık oluşturmak amacıyla 1993 yılından bu yana Birleşmiş Milletler tarafından kutlanan Dünya Su Gününde (22 Mart), özellikle içme suyu kaynaklarının korunması ve herkesin güvenli suya erişiminin sağlanması konularına odaklanılmaktadır. Dünya Su Günü 2026 teması, “Su ve Cinsiyet” olarak belirlenmiştir.

    Dünyanın pek çok yerinde kadınlar, güvenli suya ulaşabilmek için uzun mesafeler yürümek zorunda kalmaktadır. Evlerin yakınında temiz su, sanitasyon ve hijyen olanaklarının bulunmaması, bilhassa kadınlar üzerinde ciddi bir yük oluşturmaktadır. Bu durum yalnızca günlük yaşamı zorlaştırmakla kalmamakta; eğitimi ve sosyal hayata katılımı da olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Su kaynaklarının bulunması, taşınması ve yönetilmesi süreçlerinde kadınlar önemli sorumluluklar üstlendiğinden, küresel su krizinin birçok açıdan bir kadın krizine dönüşebileceği de akıldan çıkarılmamalıdır. Bu çerçevede su yönetimi ve çözüm süreçlerinde kadınların daha fazla söz sahibi olması gerektiği yönündeki görüşler 2026 Dünya Su Günü için dile getirilen “Su akan yerde eşitlik büyür” ifadesi ile güçlü bir şekilde özetlenmiştir.

    SUYUN KORUNMASI VE BİLİNÇLİ KULLANIMI GÜNDEMDE

    Su, yalnızca sosyal açıdan değil, yaşamın devamlılığı açısından da temel kaynaklardan biridir. Bütün canlılar yaşamlarını sürdürebilmek için suya ihtiyaç duyarken, insan vücudunun yaklaşık yüzde 60–70’inin sudan oluştuğu ve vücuttaki birçok hayati işlevin, su sayesinde gerçekleştiği bilinmektedir. Bunun yanı sıra tarım, sanayi, enerji üretimi ve günlük yaşamın birçok alanında suyun, vazgeçilmez bir rolü vardır. Örneğin Yapay zekâ sistemleri ile su arasında ilk bakışta doğrudan bir ilişki görünmüyor olsa da aslında ilişkileri çok boyutludur. Yapay zekâ sistemleri, devasa veri merkezlerinde çalışmaktadır. Bu merkezlerde sunucular ısınmaktadır ve bu sunucuların soğutulabilmesi için genellikle su kullanılmaktadır.

    Dünya yüzeyinin yaklaşık yüzde 71’i sularla kaplı olsa da bu suyun büyük bölümü okyanus ve denizlerde bulunan tuzlu sudur. İnsanların doğrudan kullanabileceği tatlı su miktarı ise sınırlıdır. İsrafı göz ardı eden tüketim odaklı harcama kültürü, iklim değişikliği ve çevre kirliliği gibi faktörler, su kaynaklarının hem miktarını hem de kalitesini tehdit etmektedir. Bu nedenle suyun korunması ve bilinçli kullanımı, çağımızın öne çıkan çevresel gündemleri arasında yer almaktadır.

    Su kaynaklarını tehdit eden mühim sorunlardan biri de kirliliktir. Sanayi tesislerinden çıkan kimyasal atıklar ve ağır metaller, arıtılmadan doğaya bırakıldığında nehirleri, gölleri ve yer altı sularını kirletebilmektedir. Bunun yanı sıra evsel atıklar ve kanalizasyon sularının yeterli arıtma yapılmadan su kaynaklarına karışması da bir çevre sorunu oluşturmaktadır. Özellikle bazı büyük şehirlerdeki çarpık kentleşme ile bu tür kirliliğin etkileri daha belirgin hâle gelmektedir.

    Tarım faaliyetleri de su kirliliğine katkıda bulunan faktörler arasında yer almaktadır. Kimyasal gübreler ve tarım ilaçları yağmur ve sulama yoluyla toprağa karışarak yer altı sularına ulaşabilmektedir. Bu maddeler hem su kalitesini düşürmekte hem de insan sağlığı ile su ekosistemleri için risk oluşturmaktadır. Hayvancılık faaliyetlerinden kaynaklanan atıkların kontrolsüz bırakılması da su kaynaklarının kirlenmesine neden olabilmektedir.

    Plastik ve katı atıklar da su ekosistemleri için büyük bir tehdit kaynağıdır. Nehirlere ve denizlere atılan plastikler parçalanarak mikroplastiklere dönüşmekte ve su canlıları üzerinde ciddi zararlar meydana getirebilmektedir. Bu durum besin zinciri yoluyla insan sağlığını da dolaylı olarak etkileyebilmektedir.

    PEKİ, NE YAPMALI?

    Su kaynaklarının korunabilmesi için yalnızca devletlerin ve kamu kurumlarının değil sivil toplumun ve bireylerin de sorumluluk alması gerekiyor. Çevre koruma politikalarının güçlendirilmesi, arıtma tesislerinin yaygınlaştırılması ve sürdürülebilir su yönetimi uygulamalarının geliştirilmesi bu konuda atılması gereken temel adımlar arasında sıralanabilir.

    Bireysel düzeyde, günlük hayatta alınabilecek basit önlemler büyük fark yaratabilmektedir. Diş fırçalarken veya el sabunlarken musluğu kapatmak, uzun süre duş almak yerine kısa süreli duşlar tercih etmek, damlayan muslukları onarmak, çamaşır ve bulaşık makinelerini tam dolu çalıştırmak su tasarrufuna katkı sağlayan basit ama etkili yöntemlerdir. Ayrıca tasarruflu su armatürleri kullanmak ve bahçe sulamalarını günün serin saatlerinde yapmak gibi tercihler de suyun verimli kullanılmasına yardımcı olmaktadır.

    Suyun korunmasında çevre bilincinin artırılması büyük önem taşır. Su kaynaklarının kirletilmemesi, plastik kullanımının azaltılması ve geri dönüşüm alışkanlığının yaygınlaştırılması dikkat çekici katkılar sağlayabilir. Özellikle eğitim çağındaki bireylere suyun değeri konusunda bilinç kazandırılması gelecekte bu konuda daha duyarlı bir toplum oluşmasına yardımcı olacaktır.

    Sonuç olarak yaşamın sürdürülebilmesi için vazgeçilmez bir kaynak olan suyun, sınırsız olmadığını akıldan çıkartmamalıyız. Yeryüzündeki su kaynakları bilinçsiz tüketim ile kirlilik nedeniyle ciddi tehdit altındadır. Uzmanlara göre, bugün atılacak küçük adımlar gelecekte yaşanabilecek büyük su krizlerinin önüne geçebilir ve gelecek nesillere daha temiz ve sürdürülebilir su kaynakları bırakılmasını sağlayabilir. >>>Haber Merkezi

  • İslam Memiş’ten kritik uyarı: “Kuyumcuya Gitmeden Önce 10 Kez Düşünün!”

    İşte İslam Memiş’in altın piyasasına dair dikkat çeken analizleri ve stratejik önerileri…

    Fiziki Altın Neden Riskli?

    İslam Memiş’e göre şu an kuyumcudan alınan fiziksel altınlarda, altının kendi değerinden ziyade işçilik ve makas farkı ödeniyor. Özellikle çeyrek, yarım ve ziynet eşyalarında işçilik ücretleri rekor seviyeye ulaştı. Alım-satım arasındaki uçurum, yatırımcının anlık kar etmesini zorlaştırıyor. Piyasada paketli ve basılı altın bulmadaki zorluklar fiyatları suni şekilde yukarı çekiyor.

    Ons Altın ve Gram Altın Tahminleri

    Küresel belirsizliklerin ons altını desteklediğini belirten Memiş, çıtayı oldukça yükseğe koydu:

    • Kısa Vadeli Bant: 4.100 – 4.600 Dolar.

    • Yıl Sonu Hedefi: 5.880 – 6.000 Dolar.

    Yatırımcıya 3 Alternatif Öneri

    Memiş, kuyruğa girip paketli altın almak yerine şu yolların izlenmesini öneriyor:

    1. Banka Üzerinden Altın: İşçilik maliyeti olmadan, sadece saf altın değerine yatırım yapmak için.

    2. Darphane Sertifikası: Dijital ortamda güvenli ve likit bir yatırım aracı olarak.

    3. Bekle-Gör Stratejisi: 5-6 ay dijitalde bekleyip, piyasa normalleştiğinde veya fiyatlar zirve yaptığında fizikiye geçmek.

    The post İslam Memiş’ten kritik uyarı: “Kuyumcuya Gitmeden Önce 10 Kez Düşünün!” first appeared on Kanal 3 Tv.

  • AFSÜ’den Türkiye’de bir ilk: Küçük Alperen, ilik nakliyle hayata tutundu

    AFSÜ’den Türkiye’de bir ilk: Küçük Alperen, ilik nakliyle hayata tutundu

    Dört buçuk yıl önce lösemi teşhisi konan Alperen, Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi (AFSÜ) Hastanesi Kemik İliği Nakli Ünitesinde, 6 yaşındaki ablası Betül’den yapılan ilik nakliyle hayata tutundu.

    Şuhut’ta yaşayan Ümmühan ve Sait Karakuyu çiftinin üçüncü çocuğu olan Alperen’e, doğumdan sonra piruvat kinaz enzimi eksikliği teşhisi konuldu. AFSÜ Hastanesinde ilik nakli yapılan Alperen, Türkiye’de bu rahatsızlıktan dolayı nakil yapılan ve sağlıklı bir şekilde hayatına devam eden ilk hasta oldu.

    “ALPEREN ÜLKEMİZDE BU HASTALIKTAN NAKİL YAPILAN VE SAĞLIKLI BİR ŞEKİLDE HAYATINA DEVAM EDEN İLK EVLADIMIZDIR”

    AFSÜ Tıp Fakültesi Çocuk Hematoloji Bilim Dalı Başkanı ve AFSÜ Hastanesi Başhekim Yardımcısı Doç. Dr. İbrahim Eker, piruvat kinaz enziminin kırmızı kan hücrelerini koruduğunu söyledi. Bu enzimin eksikliğinde, kırmızı kan hücrelerinin daha erken yıkıldığını belirten Doç. Dr. Eker, “Bu hastalığı olan çocuklarımızın normalde her ay düzenli kan almaları; buna bağlı olarak vücutlarında oluşan demir birikimini uzaklaştırmak için de ilaç kullanmaları gerekiyor.” dedi. Yurt dışında bazı deneysel ilaç tedavilerinin geliştirildiğini kaydeden Doç. Dr. Eker, şunları söyledi: “Fakat bu tedavi, enzimi bir miktar da olsun mevcut olup fonksiyon gören çocuklarda etkili oluyor. Alperen’de tamamen yoktu enzim. O yüzden deneysel ilaçların da bir faydası olmayacaktı. Tek tedavisi ya kemik iliği nakliydi ya da hayat boyu düzenli kan almaya devam edecekti. Nakil başarılı geçti. Şimdiye kadar tüm dünyada 70’e yakın benzer vaka var. Alperen ülkemizde bu hastalıktan nakil yapılan ve sağlıklı bir şekilde hayatına devam eden ilk evladımızdır.”

    “RABBİME BİNLERCE ŞÜKÜR, BUNDAN SONRA DA HEP GÜLDÜRSÜN YÜZÜMÜZÜ.”

    Anne Ümmühan Karakuyu (36) Alperen’in 4,5 yıldır tedavi gördüğünü belirterek, kendi başına mücadele ettiğini ve çok yıprandığını dile getirdi. Karakuyu, şöyle konuştu: ” Çok şükür şu an iyiyiz. Çocuklarımdan, eşimden, ailemden ayrı zor oldu. Anlatılacak gibi değil. Normalde 6 ay yatacaktık, sonra yeme içmeyi kesti. Birden bayıldı, beni çok korkuttu. Kendi kardeşinden uyumlu olması da güzel bir duygu. Rabbime binlerce şükür, bundan sonra da hep güldürsün yüzümüzü. Annelere güç kuvvet versin. Anlatılacak gibi olmuyor. Çocuğun yanında ağlayamıyorum. Hiç bildirmedim. Neşeli dururdum, oynardım yanında. Çok mutluyum. Bugünü gösterdiği için.” >>>Haber Merkezi

  • Sahte içki operasyonunda 28 bin 168 litre alkol ele geçirildi

    Sahte içki operasyonunda 28 bin 168 litre alkol ele geçirildi

    İstanbul Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, sahte alkollü içki kaçakçılığının önlenmesine ve şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışma yaptı.

    Ekiplerin 1 Ocak’tan itibaren yaptıkları çalışmalarda, etil ve metil alkol kullanarak sahte içki üreten şüphelilerin kimlik ve adresleri belirlendi. Beylikdüzü, Arnavutköy, Büyükçekmece, Gaziosmanpaşa, Sultangazi, Bağcılar, Başakşehir, Şişli, Pendik, Maltepe, Esenyurt ve Avcılar ilçelerinde 19 operasyon gerçekleştirildi.

    Operasyonlarda 32 şüpheli yakalanırken, adreslerdeki aramalarda 28 bin 168 litre etil ve metil alkol, 1845 şişe sahte içki ile damıtma sisteminde kullanılan 9 karbon filtreleme cihazı ele geçirildi.

    Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 7’si çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklandı, 8 şüpheli adli kontrol hükümleri uygulanarak serbest bırakıldı.

    Şüphelilerden 17’si hakkında adli işlem yapıldı. >>>AA

  • YKS’ye girecek en yaşlı aday 87, en geç ise 16 yaşında!

    İşte YKS başvuru sürecine dair öne çıkan rakamlar…

    Sınav Oturumlarına Göre Başvuru Sayıları

    YKS maratonu üç ayrı oturumda gerçekleştirilecek:

    • TYT (Temel Yeterlilik Testi): 2.425.560 aday

    • AYT (Alan Yeterlilik Testi): 1.628.200 aday

    • YDT (Yabancı Dil Testi): 203.679 aday

    Aday Profili ve Yaş İstatistikleri

    Sınav sadece lise son sınıfları değil, her yaştan kitleyi kapsıyor:

    • En Genç ve En Yaşlı: En küçük aday 16, en büyük aday ise 87 yaşında.

    • 50 Yaş Üstü: 20 bin 159 aday okumanın yaşı yoktur diyerek başvuru yaptı.

    • 34 Yaş Üstü Kadın: Kendilerine ayrılan özel kontenjan için 83 bin 730 kadın aday yarışacak.

    • Mezun Durumu: Lise son sınıfta olan aday sayısı 793 bin 414 iken, mezun olup yerleşemeyenlerin sayısı 1 milyonu aşıyor.

    Lise Türlerine Göre Dağılım

    En fazla başvuru Anadolu liselerinden gelirken sıralama şu şekilde oluştu:

    1. Anadolu Lisesi: 978.387

    2. Meslek Lisesi: 514.773

    3. Açık Öğretim Lisesi: 294.058

    4. İmam Hatip Lisesi: 186.792

    5. Fen Lisesi: 104.267

    Yeni Sınav Merkezleri ve Muafiyetler

    Bu yıl YKS heyecanı Lefkoşa dahil 254 merkezde yaşanacak. Gazipaşa, Ilgın, Kuşadası ve Of ilçeleri ilk kez sınav merkezi olarak hizmet verecek. Ayrıca şehit ve gazi yakınları ile gazilerden oluşan 10 bin 880 aday, sınav ücretinden muaf tutuldu.

    The post YKS’ye girecek en yaşlı aday 87, en geç ise 16 yaşında! first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Altura ”Tanker Gemisi’nde” patlama | Uraloğlu: İnsansız deniz aracı ile hedef alınmış olabilir!

    📶https://kanal3.com.tr/
    Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Ederek Son Dakika Haberleri Alabilirsiniz;
    İnstagram : https://www.instagram.com/kanal3tv
    Facebook : <a href=”https://www.facebook.com/kanal3tv” target=”_blank” rel=”nofollow”>https://www.facebook.com/kanal3tv
    X: https://x.com/kanal3tv
    Telegram : https://t.me/kanal3_tv
    Whatsapp : https://whatsapp.com/channel/0029VaFDm2rEKyZKvlSELq17
    Next : https://sosyal.teknofest.app/@kanal3tv

    #Kanal3AnaHaber #Kanal3Haber #Kanal3

    The post Altura ”Tanker Gemisi’nde” patlama | Uraloğlu: İnsansız deniz aracı ile hedef alınmış olabilir! first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Abud Efendi Yalısı satışta: İşte dudak uçuklatan o fiyat…

    Boğaz hattındaki değerini her geçen gün katlayan yalıda tam mülkiyet değil, hisse satışı söz konusu:

    • Satışa Çıkarılan Pay: %15,23

    • İstenen Bedel: 170 Milyon TL

    • Konum: Üsküdar, Kandilli Sahili

    Tarihi ve Mimari Kimliği

    1835-1855 yılları arasında Osmanlı’nın ünlü mimarı Garabet Balyan tarafından inşa edilen yalı, estetik detaylarıyla göz kamaştırıyor:

    • Kullanım Alanı: 540 metrekare kapalı alan, 1.500 metrekare toplam arsa.

    • Mimari Detaylar: İki katlı ahşap yapı, beyaz cephe, simetrik pencereler ve iki ayrı kayıkhane.

    • Tarihçe: 1900 yılında Mehmet Abud Efendi tarafından satın alınan yapı, uzun yıllar ailenin ikameti olarak kullanıldı.

    Televizyon Dünyasının İkonik Mekanı

    Abud Efendi Yalısı, sadece tarihiyle değil, Türk dizi tarihindeki yeriyle de özel. Dizideki meşhur “Konsey” toplantılarının yapıldığı yer olarak tüm Türkiye tarafından tanındı. Havadan çekilen görüntülerde, yalının denize sıfır konumu, geniş rıhtımı ve Boğaz’a açılan terası, yapının neden bir “güç simgesi” olarak seçildiğini kanıtlıyor.

    The post Abud Efendi Yalısı satışta: İşte dudak uçuklatan o fiyat… first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Piyasalarda savaş dalgalanması! | Kuyumcularda ”Altın” bulunamıyor!

    📶https://kanal3.com.tr/
    Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Ederek Son Dakika Haberleri Alabilirsiniz;
    İnstagram : https://www.instagram.com/kanal3tv
    Facebook : <a href=”https://www.facebook.com/kanal3tv” target=”_blank” rel=”nofollow”>https://www.facebook.com/kanal3tv
    X: https://x.com/kanal3tv
    Telegram : https://t.me/kanal3_tv
    Whatsapp : https://whatsapp.com/channel/0029VaFDm2rEKyZKvlSELq17
    Next : https://sosyal.teknofest.app/@kanal3tv

    #Kanal3AnaHaber #Kanal3Haber #Kanal3

    The post Piyasalarda savaş dalgalanması! | Kuyumcularda ”Altın” bulunamıyor! first appeared on Kanal 3 Tv.

  • AK Parti heyetinden Kanal 3’e ziyaret

    AK Parti heyetinden Kanal 3’e ziyaret

    Heyet, Kanal 3 Genel Müdürü Selcen Dilek Çöygün ile bir araya gelerek medya çalışmaları üzerine değerlendirmelerde bulundu. Görüşmede, yerel ve ulusal düzeyde yürütülen iletişim faaliyetleri hakkında karşılıklı fikir alışverişi yapıldığı öğrenildi. Samimi bir atmosferde gerçekleşen ziyaret, günün anısına çekilen hatıra fotoğrafı ile sona erdi. >>>Berna TÜRKSOY

  • Orta Doğu’da savaşın 27. günü | Trump: ”Anlaşma istiyorlar ama söylemeye korkuyorlar”

    📶https://kanal3.com.tr/
    Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Ederek Son Dakika Haberleri Alabilirsiniz;
    İnstagram : https://www.instagram.com/kanal3tv
    Facebook : <a href=”https://www.facebook.com/kanal3tv” target=”_blank” rel=”nofollow”>https://www.facebook.com/kanal3tv
    X: https://x.com/kanal3tv
    Telegram : https://t.me/kanal3_tv
    Whatsapp : https://whatsapp.com/channel/0029VaFDm2rEKyZKvlSELq17
    Next : https://sosyal.teknofest.app/@kanal3tv

    #Kanal3AnaHaber #Kanal3Haber #Kanal3

    The post Orta Doğu’da savaşın 27. günü | Trump: ”Anlaşma istiyorlar ama söylemeye korkuyorlar” first appeared on Kanal 3 Tv.

  • DEAŞ’a yönelik 24 ilde operasyon: 88 şüpheli yakalandı

    DEAŞ’a yönelik 24 ilde operasyon: 88 şüpheli yakalandı

    Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Jandarma Genel Komutanlığı Terörle Mücadele Daire Başkanlığı ve cumhuriyet başsavcılıkları koordinesinde, il jandarma komutanlıklarınca 24 ilde terör örgütü DEAŞ’a yönelik çalışma yürütüldü. Bu kapsamda Adana, Ağrı, Ankara, Antalya, Balıkesir, Bursa, Çanakkale, Çankırı, Diyarbakır, Gaziantep, Hakkari, Hatay, İstanbul, İzmir, Kayseri, Kırıkkale, Kocaeli, Konya, Malatya, Mersin, Osmaniye, Siirt, Tekirdağ ve Yozgat’ta düzenlenen operasyonlarda 88 şüpheli gözaltına alındı. Zanlıların, terör örgütüne üye oldukları, örgüte bilerek ve isteyerek yardım ettikleri, terör örgütüyle iltisaklı kişiler ve sözde yardım kuruluşları vasıtasıyla finans sağladıkları, sosyal medya hesapları üzerinden terör örgütü propagandası yaptıkları belirlendi. Operasyonlarda çok sayıda örgütsel doküman ve dijital materyal de ele geçirildi. >>>AA

  • FETÖ operasyonlarında 41’i tutuklandı

    FETÖ operasyonlarında 41’i tutuklandı

    Bakanlıktan yapılan açıklamada, Jandarma Genel Komutanlığı TEM Daire Başkanlığı ile Cumhuriyet başsavcılıkları koordinesinde il jandarma komutanlıklarınca, FETÖ’nün güncel yapılanması içerisinde faaliyet yürüttükleri, örgüt içerisinde sözde sorumlu şahıslar ile irtibatta bulundukları, terör örgütüyle iltisaklı sözde yardım kuruluşlarına finans sağladıkları, sosyal medya hesapları üzerinden terör örgütünün propagandasını yaptıkları ve yurt dışına kaçma girişiminde bulunan zanlılara yönelik 32 ilde operasyonlar düzenlendiği belirtildi. Operasyonlarda yakalanan 64 şüpheliden 41’inin tutuklandığı, 4’ü hakkında adli kontrol hükümlerinin uygulandığı, diğerlerinin ise işlemlerinin devam ettiği aktarılan açıklamada, “FETÖ’ye yönelik yürüttüğümüz mücadelemize devam ediyoruz. Daire Başkanlığımızı, kahraman jandarmamızı, Cumhuriyet başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz.” ifadesi kullanıldı. >>>AA

  • Orta Doğu’da son durum! | Akademisyen Doç. Dr. Cantürk Caner

    📶https://kanal3.com.tr/
    Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Ederek Son Dakika Haberleri Alabilirsiniz;
    İnstagram : https://www.instagram.com/kanal3tv
    Facebook : <a href=”https://www.facebook.com/kanal3tv” target=”_blank” rel=”nofollow”>https://www.facebook.com/kanal3tv
    X: https://x.com/kanal3tv
    Telegram : https://t.me/kanal3_tv
    Whatsapp : https://whatsapp.com/channel/0029VaFDm2rEKyZKvlSELq17
    Next : https://sosyal.teknofest.app/@kanal3tv

    #Kanal3AnaHaber #Kanal3Haber #Kanal3

    The post Orta Doğu’da son durum! | Akademisyen Doç. Dr. Cantürk Caner first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Bariyerlere çarpıp tarım arazisine giren otomobilde 5 kişi yaralandı

    Bariyerlere çarpıp tarım arazisine giren otomobilde 5 kişi yaralandı

    Afyonkarahisar’da kontrolden çıkarak bariyerlere çarpıp ardından tarım arazisine giren 5 kişi yaralandı.

    Kaza, Işıklar beldesi yakınlarında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, S.P., idaresindeki 33 APJ 108 plakalı otomobil sürücüsünün henüz belirlenemeyen bir sebepten ötürü direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıktı. Savrulan araç ardından yol kenarındaki bariyerlere çarpıp tarım arazisine girdi. Kazada sürücü ile birlikte araçta bulunan toplam 5 kişi yaralandı. Yaralılar kazanın ardından ihbar üzerine bölgeye gelen ambulanslarla hastanelere kaldırıldı.

    Kazanın ardından jandarma tarafından inceleme başlatıldı.

  • Türk ihraç ürünleri, Urumçi ve Şanghay’a gidecek

    Türk ihraç ürünleri, Urumçi ve Şanghay’a gidecek

    Türkiye’nin Çin’e 3,3 milyar dolar ihracat yaparken 50 milyar dolar ithalat yaptığını, Çin’le dış ticaretinde 46,3 milyar dolar dış ticaret açığı verdiğini ifade eden Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Çin’in ithalat için ne kadar yakınsa, ihracat içinde o kadar yakın bir ülke olduğunu, Çin’e ihracatı artırmak için son yıllarda büyük emek verdiklerini dile getirdi.

    2026 yılının, Türkiye ile Çin arasındaki resmi diplomatik ilişkilerinin tam 55. yılına denk geldiğini dillendiren Eskinazi, şöyle devam etti: “Her iki ülke de bu durumu bir fırsat olarak görüp ilişkilerini yeni bir seviyeye taşımayı umuyor. Bu nedenle bu yıl gerçekleştirmeyi planladığımız fuarlarda, edindiğimiz deneyimleri de göz önünde bulundurarak çok daha önce hazırlıklarına başlayıp ülkemizden daha fazla firmanın katılımıyla ülkemizin ürünlerini öne çıkarmayı planlıyoruz.

    ÇİN’E YAPILAN HER 100 DOLAR İHRACATIN 21 DOLARINDA EİB’NİN İMZASI VAR

    Türkiye’nin Çin’e yaptığı ihracattan EİB olarak aldıkları payın 3 yılda yüzde 9’dan yüzde 16’a çıktığı bilgisini veren Eskinazi, “Çin’e ihracatta 2026 yılına daha başarılı bir giriş yaptık. 2026 yılının ocak-şubat döneminde Türkiye’nin Çin’e ihracatı yüzde 29’luk artışla 438 milyon dolardan 563 milyon dolara çıkarken, EİB’nin Çin’e ihracatı yüzde 64’lük artışla 70 milyon dolardan 115 milyon dolara çıktı. Türkiye’nin Çin’e yaptığı her 100 dolarlık ihracatın 21 dolarında EİB’nin imzası var. EİB olarak Çin’e 1 milyar dolar ihracat hedefimize emin adımlarla ilerliyoruz. Bu amaçla Çin’de 3 fuara Türkiye Milli Katılım Organizasyonu gerçekleştiriyoruz” dedi.

    HAZİRAN’DA URUMÇİ, KASIM’DA ŞANGHAY

    16-19 Mart 2026 tarihlerinde Çin/Xiamen’de düzenlenen Xiamen Stone Fair 2026 Fuarı’na Türkiye Milli Katılımı yaptıklarını ve 30 firmayla katıldıklarını paylaşan Eskinazi şöyle devam etti: “2026 yılının bundan sonraki diliminde Çin’deki iki fuara daha milli katılım organizasyonu yapacağız. İlk fuarımız 25-29 Haziran 2026 tarihlerinde Çin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nin başkenti Urumçi’de düzenlenecek olan ‘2026 Çin Avrasya Expo Fuarı’ olacak. Çin Ticaret Bakanlığı, Çin Dışişleri Bakanlığı, Çin Uluslararası Ticareti Teşvik Konseyi ve Sincan Uygur Özerk Bölgesi Hükümeti tarafından ortaklaşa organize edilen fuara, 2026 yılında ikinci kez milli katılım organizasyonu gerçekleştireceğiz. Bu yıl 9. kez düzenlenecek olan fuar; bilişim teknolojileri, kimya, tekstil, lojistik ve gıda başta olmak üzere pek çok farklı sektörü kapsayan genel nitelikli bir fuar. Çin’in Batıya açılan kapısı olan Urumçi’de Ege İhracatçı Birlikleri olarak gerçekleştirdiğimiz Milli Katılım Organizasyonumuz, sürdürülebilir, uzun soluklu ve karşılıklı güven içeren iş birlikleri kurma hedefimize büyük katkı sağlamıştır. Son yıllarda büyük bir gelişim gösteren ve lojistik bir hub haline gelen Sincan Uygur Özerk Bölgesi, Türk ürünlerinin Çin’e girişi için stratejik bir konumda yer alıyor. Biz de bu fuar vesilesiyle Türk ürünlerinin güvenilirliğini, kalitesini ve rekabetçiliğini Urumçi pazarına tanıtmayı amaçlıyoruz. Türkiye’nin ihracat hedeflerini destekleyerek bölgesel iş birliği ve ticari çeşitliliği artırmayı amaçlayan Birliğimiz, önümüzdeki süreçte de uluslararası pazarlarda Türk sanayi, tarım ve hizmet sektörlerinin görünürlüğünü güçlendirmeye devam edecektir. Milli katılım organizasyonunda yer almak isteyen üyelerimizin sanayi1@eib.org.tr adresi aracılığıyla 24 Nisan 2026 tarihine kadar temasa geçmeleri gerekiyor.”

    Ege İhracatçı Birlikleri’nin Çin’de Türkiye Milli Katılım Organizasyonu yapacağı son fuar 5-10 Kasım 2026 tarihlerinde Şanghay’da düzenlenecek olan Çin Uluslararası İthalat Fuarı (CIIE) olacak. EİB Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, Çin Uluslararası İthalat Fuarı’nın Çin Devleti tarafından ciddi anlamda desteklendiğinin altını çizdi. Çin’in ihracatçı kası kadar, ithalatçı kasının da güçlü olduğuna temas eden Eskinazi, “Çin 2025 yılında 3,77 trilyon dolarlık ihracata karşılık 2,6 trilyon dolar ithalat yaptı. Türkiye de Çin’e ihracatını artırabilecek potansiyele sahip. CIIE 2025’e 150 ülkeden 4108 firma ve 460.000’in üzerinde profesyonel ziyaretçi katıldı. CIIE 2025 Fuarı’nda ‘Hizmetler, Otomobil, Akıllı Endüstri ve Bilgi Teknolojileri, Tüketici Ürünleri, Medikal Ekipmanlar ve Sağlık Ürünleri, Gıda ve Tarımsal Ürünler’ holleri bulunuyor. Geçen yıl fuara kuru meyve, süt ürünleri, hububat bakliyat ve yağlı tohumlar, zeytin, zeytinyağı, tekstil ve kozmetik sektörlerindeki firmalarımızın yanı sıra Çin ile ülkemizin yaptığı anlaşma sonrasında Ege İhracatçı Birliklerimiz bünyesinde yer alan Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliğimiz katılım sağlamıştı. Özellikle su ürünlerinde iki ülke arasında yapılan anlaşma sonrasında su ürünleri ihracatı yapan firmalarımız için büyük potansiyel yaratacağını düşünüyoruz. Ayrıca bu yıl kozmetik ürünlerinde daha fazla firmamızın katılımını sağlamayı hedefliyoruz. Geçen yıl Milli Katılım organizasyonumuz ile fuara katılan kozmetik firmaları Çinli tüketicilerden büyük ilgi gördü.  CİİE Fuarı’na katılacak ihracatçı firmalarımızın 15 Haziran 2026 Pazartesi günü mesai saati bitimine kadar ciie@eib.org.tr e-posta adresi aracılığıyla iletişim kurmalarını bekliyoruz” ifadelerini kullandı. >>>Haber Merkezi

      

  • Mağaza sahibinin yorgun düşmüş kuşa yemek ve su verdiğini gören kargalar..

    Mağaza sahibinin yorgun düşmüş kuşa yemek ve su verdiğini gören kargalar..

    📶https://kanal3.com.tr/
    Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Ederek Son Dakika Haberleri Alabilirsiniz;
    İnstagram : https://www.instagram.com/kanal3tv
    Facebook : https://www.facebook.com/kanal3tv
    X: https://x.com/kanal3tv
    Telegram : https://t.me/kanal3_tv
    Whatsapp : https://whatsapp.com/channel/0029VaFDm2rEKyZKvlSELq17
    Next : https://sosyal.teknofest.app/@kanal3tv

    #Kanal3AnaHaber #Kanal3Haber #Kanal3

    The post Mağaza sahibinin yorgun düşmüş kuşa yemek ve su verdiğini gören kargalar.. first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Türk gemisi vuruldu: İHA ve İDA’lar vurdu!

    İşte gerçekleşen saldırıya dair tüm detaylar…

    Saldırının Ayrıntıları ve Gemideki Hasar

    Perşembe sabah saatlerinde gerçekleşen saldırı, denizcilik dünyasında büyük yankı uyandırdı. Gemi hem insansız hava aracı (İHA) hem de insansız deniz aracı (İDA) ile koordineli bir saldırıya maruz kaldı. Patlamanın geminin köprüüstünde meydana geldiği ve makine dairesinin su almaya başladığı aktarıldı. İlk belirlemelere göre mürettebat arasında yaralanan veya hayatını kaybeden bulunmuyor. Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’ne bağlı Kurtarma 11 ve Kurtarma 12 römorkörleri acil kodla bölgeye sevk edildi.

    Geminin Geçmişi ve “Yaptırım” İddiaları

    Saldırıya uğrayan Altura isimli gemi, stratejik ve siyasi tartışmaların odağında yer alıyor. Daha önce Beşiktaş Denizcilik bünyesinde “Beşiktaş Dardanelles” adıyla bilinen gemi, Kasım 2025’te Pergamon Denizcilik tarafından satın alınmıştı. Geminin, Şubat 2026’da İsrail tarafından öldürülen İranlı üst düzey yetkili Ali Şamhani’nin oğlu Muhammed Hüseyin Şamhani ile bağlantılı olduğu iddia ediliyor. Rusya’nın Novorossiysk limanından yüklediği 140 bin ton ham petrolle İstanbul’a geliyordu.

    Soruşturma Sürüyor

    Saldırının kim tarafından ve hangi amaçla gerçekleştirildiği henüz netleşmiş değil. Yetkililerden resmi bir açıklama beklenirken, bölgedeki güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkarıldı. Saldırının arkasında bölgesel bir güç mü yoksa yaptırım odaklı bir müdahale mi olduğu araştırılıyor.

    The post Türk gemisi vuruldu: İHA ve İDA’lar vurdu! first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Müftü İmamoğlu: “Müslümanlar Kur’an-ı Kerim’i anlamalı ve hayatlarının merkezine almalı”

    Müftü İmamoğlu: “Müslümanlar Kur’an-ı Kerim’i anlamalı ve hayatlarının merkezine almalı”

    Afyonkarahisar İl Müftüsü Lütfi İmamoğlu, Müslümanların Kur’an-ı Kerim’i anlamanın ve hayatlarının merkezine almasının önemli olduğunu vurguladı.

    Müftü İmamoğlu ve İl Müftü Yardımcısı Mevlüt Şahiner, Altınoluk Kur’an Kursu’nda düzenlenen “Kur’an’ı Anlama Programı” sınıfını ziyaret ettiler. Gerçekleştirilen ziyarette öğrencilerle yakından ilgilenen Müftü İmamoğlu, sınıftaki öğrencilere çeşitli sorular yönelterek Arapça eğitimlerini pekiştirdi. Samimi bir ortamda gerçekleşen buluşmada İmamoğlu, öğrencilere Kur’an’ı anlamanın ve hayatın merkezine almanın önemine vurgu yaptı.

    Program çerçevesinde eğitim faaliyetlerini sürdüren hocalarla da bir araya gelen Müftü İmamoğlu, yürütülen çalışmalardan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Eğitimcilere özverili çalışmalarından dolayı teşekkür eden İmamoğlu, bu tür programların manevi gelişime büyük katkı sağladığını ifade etti.

  • İİBF’de “Girişimcilikte KOSGEB’in Yeri” anlatıldı

    İİBF’de “Girişimcilikte KOSGEB’in Yeri” anlatıldı

    Prof. Dr. Sabri Bektöre Konferans Salonunda düzenlenen seminere; İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi (İİBF) Dekan Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Hale Fulya Kaya ile birlikte akademik personel ve öğrenciler katıldı.

    “KOBİ’LER TÜRKİYE’DEKİ İŞLETMELERİN YÜZDE 99,77’SİNİ OLUŞTURUYOR”

    Seminerde Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) Afyonkarahisar İl Müdürü Murat Kahraman “Girişimcilikte KOSGEB’in Yeri” başlıklı bir sunum yaptı. Türkiye’deki işletmelerin yüzde 99,77’sini Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerin (KOBİ) oluşturduğunu belirten Kahraman, bu işletmelerin toplam istihdamın yüzde 78’ini, ihracatın ise yüzde 60’ını üstlendiğini söyledi. KOSGEB’in dijitalleşme vizyonu doğrultusunda tüm başvuru süreçlerinin e-Devlet üzerinden yürütüldüğünü belirten Kahraman, kurumun yalın ve erişilebilir bir yapıya ulaştığını kaydetti.

    “İŞLETME SERMAYESİ DESTEĞİ, BİR NEVİ TESELLİ ÖDÜLÜ”

    Kahraman, KOBİ’lere doğrudan verilen destek programlarının yanı sıra girişimcilik ekosistemine veya KOBİ’lerin yer aldığı ekosistemlere katkı sağlayacak Teknoloji Merkezi (TEKMER) ve Sektörel Gelişim Merkezi (SEGEM) adı altında ekosisteme katkı sağlayan yapılara da destek verdiklerini belirtti. KOSGEB’in Değerlendirme süreçlerinin şeffaflığına dikkat çeken Kahraman, “Kurul aşamasını geçip jüride elenen potansiyel sahibi girişimcilere ‘İşletme Sermayesi Desteği’ uygulanıyor. Jüriden destek alamayan kadın ve genç girişimcilere, 1 milyon TL’ye kadar banka finansmanının faiz yükünü ‘KOSGEB’ üstleniyor. İşletme Sermayesi Desteği ise bir nevi teselli ödülü olarak sunuluyor” dedi.

    “E-DEVLET ÜZERİNDEN GİRİŞİMCİLİK SERTİFİKASI ALABİLİYORSUNUZ”

    Kahraman, girişimcilerin, KOSGEB’in sunduğu imkanlardan yararlanabilmesi için e-Devlet üzerinden “Geleneksel” ve “İleri Girişimci” eğitimlerini tamamlamaları gerektiğini kaydetti. Geleneksel Girişimci Eğitiminin yaklaşık 7-8 modülden oluştuğunu belirten Kahraman, “Geleneksel Girişimci Eğitimi biraz daha girişimciliğin temel kavramlarıyla alakalı, yani ilk aşamada bilinmesi gereken en temel bilgilerin verildiği eğitim olarak söyleyebiliriz. Eğitimi tamamladığınız zaman Geleneksel Girişimci Eğitimi sertifikasına sahip olmuş oluyorsunuz” dedi. Geleneksel Girişimci Eğitiminin bir ileri aşamasının ise İleri Girişimci Eğitimi olduğunu ifade eden Kahraman, “Burada da artık o girişimi daha ileri boyuta taşıyabilmek için sahip olmanız gereken niteliklerle ilgili modüller yer alıyor. İşte burada üniversitemiz bünyesinde girişimcilik ve kariyerle alakalı birimler var, topluluklar var, merkezler var. Bunlara üye olduğunuz zaman insan ağları anlamında bir adım atmış oluyorsunuz” diye konuştu. Seminer, soru cevap bölümünün ardından sona erdi. >>>Haber Merkezi

  • Öğrencilerden iklim ve toplum odaklı dijital projeler

    Öğrencilerden iklim ve toplum odaklı dijital projeler

    İİBF binasında düzenlenen sergide, Web Tasarımı dersi kapsamında öğrencilerin hazırladığı dijital projeler ve web siteleri katılımcıların beğenisine sunuldu.

    “BİLİŞİM BECERİLERİ TOPLUMSAL FAYDA İLE BİRLEŞTİ”

    Serginin açılışında konuşan İİBF Yönetim Bilişim Sistemleri Bölüm Başkanı Doç. Dr. Fatih Özdinç, üniversitenin öğrenci odaklı eğitim ve ölçme-değerlendirme vizyonu doğrultusunda farklı projeleri hayata geçirdiklerini kaydetti. Özdinç, “Öğrencilerimizin farkındalık kazanabilecekleri bir tema olarak Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarını seçtik. Amacımız, öğrencilerimizin bu bilinçle iş hayatına hazırlanmaları ve bilişim alanındaki becerilerini toplumsal katkı sağlayacak projelerle birleştirmeleridir” dedi. Özdinç ayrıca, sergide SKA hedeflerinin yanı sıra sosyal medya, dijital oyun ve sanal kumar bağımlılığı gibi güncel toplumsal sorunlara odaklanan web projelerinin de yer aldığını belirtti.

    “KÂĞIT İSRAFINI ÖNLEYEN ÖRNEK UYGULAMA”

    İİBF Öğretim Üyesi Prof. Dr. Volkan Göçoğlu ise projelerin dijital ortamda sunulmasının çevresel etkisine değinerek, “Sürdürülebilir kalkınma amaçlarını gerçekleştirirken kâğıt kullanılmaması ve israfın önüne geçilmesi örnek bir uygulama olmuş” ifadelerini kullandı. AKÜ Sürdürülebilirlik Koordinatörü Prof. Dr. Emine Hesna Kandır da konuşmasında iklim değişikliği ve kaynakların tükenmesi gibi küresel sorunlara karşı Birleşmiş Milletler tarafından belirlenen hedeflerin takibinin önemini hatırlatarak, sürece katkı sağlayan akademisyen ve öğrencilere teşekkür etti.

    “GELECEK İÇİN ATILMIŞ ÖNEMLİ BİR TOHUM”

    İİBF Dekanı Prof. Dr. Gökhan Demirtaş, sürdürülebilirliğin dünya için hayati bir değer taşıdığını ifade etti. İklim kriziyle mücadelede her çalışmanın kıymetli olduğunu söyleyen Demirtaş, “Bu etkinlik gelecek adına atılmış güzel bir tohumdur. Bu projelerin daha da gelişmiş hallerini göreceğimizi umut ediyoruz. Sürdürülebilir bir dünya için hep beraber katkıda bulunmaya devam edeceğiz” diye konuştu. Öğrenci temsilcisi Güzelnur Kardaş da yaptığı konuşmada hem kendileri hem de ziyaretçiler için faydalı ve eğlenceli bir etkinlik planladıklarını dile getirerek destek veren tüm öğretim üyelerine teşekkür etti. >>>Haber Merkezi

  • Baharda sıcaklıklar mevsim normallerinin üzerinde seyredecek

    Baharda sıcaklıklar mevsim normallerinin üzerinde seyredecek

    Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü Analiz ve Tahminler Şube Müdürü Şahin Şahbaz, Meteoroloji Genel Müdürlüğünün üç aylık öngörülen mevsimsel sıcaklık verilerini değerlendirdi. Bu kapsamda mart, nisan ve mayısta beklenen hava durumuna ilişkin bilgi veren Şahbaz, “Özellikle sıcaklıkların yurdumuzun büyük kesiminde mevsim normallerinin üzerinde seyredeceğini öngörüyoruz.” dedi. Şahbaz, martta sıcaklık ve yağışların mevsim normalinde yaşandığını aktararak, “Yurdun batı kesimlerinde yer yer mevsim normalleri üzerinde olmasını bekliyorduk. Ülkemizi son dönemde etkileyen yağışlı sistemle beraber özellikle Akdeniz ve Ege kesimlerinde yağışlar mevsim normalleri üzerinde oldu. Yurdun geri kalanında mevsim normallerinde yağışlar gördük.” ifadelerini kullandı.

    Mevsimsel sıcaklık tahminlerine göre nisan ayı sıcaklıklarının yurdun büyük bölümünde mevsim normallerinde seyredeceğini dile getiren Şahbaz, “Nisan ayında yurdun batı ve güney kesimlerinde mevsim normallerinin birkaç derece üzerinde olacak. Doğu Anadolu’nun kuzeydoğusunda ise sıcaklıkların mevsim normalleri civarında olmasını bekliyoruz.” diye konuştu. Şahbaz, İç Anadolu’nun batısı ve İç Ege’de sıcaklıkların mevsim normallerinin 1 ila 2 derece üzerinde olmasının tahmin edildiğini bildirdi. Mayıs ve haziranda öngörülen sıcaklık verilerini değerlendiren Şahbaz, sıcaklıkların genel olarak mevsim normallerinin 0,5 ila 2 derece üzerinde seyredeceğini öngördüklerini söyledi.

    Yurt genelinde mayıs ve haziranda yağışların mevsim normallerinde seyredeceğini ifade eden Şahbaz, “Nisanda Ege’nin kıyı kesimleri ile Batı Akdeniz’in kıyı kesimlerinde yağışların mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşmesini bekliyoruz. Yurdun geri kalanında ise mevsim normallerinde yağışlar göreceğiz.” bilgisini verdi. Şahbaz, 3 aylık dönemde sıcaklıkların mevsim normallerinin altına zaman zaman düşebileceğini ancak ortalama sıcaklıkların mevsim normalleri üzerinde olacağını kaydetti. >>>AA

  • Türk firmaları, uydu sektörünün en büyük buluşmasında

    Türk firmaları, uydu sektörünün en büyük buluşmasında

    Sektörde uzun yıllardır “Satellite” ismiyle markalaşan ve savunma sanayisi odaklı “GovMilSpace” etkinliğini bünyesine katarak SATShow çatısı altında düzenlenen fuar, dünyanın dört bir yanından ticari liderler, kamu ve askeri karar alıcılar ile teknoloji profesyonellerini ABD’nin başkenti Washington’da bir araya getirdi. Uydu sektörünün en önemli temsilcilerini 1981 yılından bu yana buluşturan fuarda, TÜRKSAT, TUSAŞ, ASELSAN ve PROFEN de boy gösterdi. Türk firmaları, 23-26 Mart’ta düzenlenen fuarda ürün ve hizmetlerini sergiledi.

    “TÜRK FİRMALARIMIZIN ÇALIŞMALARI VE İHRACATI GURUR VERİYOR”

    Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan ile Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Sedat Önal, Satellite 2026’ya katılan Türk firmalarının standını ziyaret etti. Sayan, burada yaptığı açıklamada, Türkiye’nin uydu sistemlerinde yerli ve milli üretim ile bunların ihracatında kaydettiği ilerlemenin Milli Teknoloji Hamlesi kapsamında gelinen noktayı ortaya koyduğunu söyledi. Özellikle havacılıkta uydu tabanlı iletişimin artık bir zorunluluk haline geldiğine işaret eden Sayan, birçok firmanın bu alanda çözümleri olduğunu aktardı. Sayan, “Türk firmalarımızın başta ticari havacılık olmak üzere savunma sistemleri gibi alanlarda çalışmalar yaptığını bilmek ve bunları ihraç edebiliyor durumda olmak bize gurur veriyor.” dedi.

    “FİRMALARIMIZIN SAVUNMA VE UZAY TEKNOLOJİLERİNDE KAYDETTİĞİ BAŞARILAR ÇOK ÖNEMLİ”

    Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Sedat Önal da Türk firmalarının ulaştığı düzey ile Türkiye’nin Satellite fuarındaki temsilinden duyduğu gurur ve memnuniyeti dile getirdi. Teknolojinin Türkiye’nin ABD ile ilişkilerinde kritik bir alan olduğunu vurgulayan Önal, Türk şirketlerinin Satellite fuarında yer almasının ve işbirliklerini artırmasının önemli olduğunu kaydetti. Önal, teknolojinin yalnızca ticari değil, savunma alanında da giderek daha önemli hale geldiğini, bu alanda kendi kendine yeterliliğin önemine işaret etti. Satellite gibi fuarların etkileşimi artırarak bilgi paylaşımına katkı sağladığını belirten Önal, “Firmalarımızın hem savunma alanında hem uzay teknolojileri alanında kaydettiği başarılar çok önemli. Bunlarla gurur duyuyoruz.” dedi.

    “TÜRKİYE’NİN GÜCÜNÜ BURADA BİR KEZ DAHA GÖRMÜŞ OLUYORUZ”

    TÜRKSAT AŞ Genel Müdürü Ahmet Hamdi Atalay, TÜRKSAT’ın uzay alanında “bayrak taşıyıcısı” konumunda olduğunu vurgulayarak, birlikte çalıştıkları ekosistemle Satellite fuarında yer almalarının kendilerine güç verdiğini söyledi. Gelecek yıllarda daha güçlü bir katılım sağlamayı hedeflediklerini anlatan Atalay, “Türkiye’nin gücünü burada bir kez daha görmüş oluyoruz. Bundan gurur duyuyoruz.” dedi.

    TUSAŞ İHA ve Uzay Sistemlerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Gürsoy, fuara her yıl olduğu gibi bu sene de katıldıklarını belirterek, uluslararası muhataplar ve çözüm ortaklarıyla görüşmeler gerçekleştirdiklerini kaydetti. Daha önce sunulan uluslararası tekliflere ilişkin temasların da fuar kapsamında sürdüğünü aktaran Gürsoy, mevcut durumun gözden geçirildiği toplantılar yaptıklarını ifade etti. Gürsoy, fuarın TUSAŞ açısından verimli geçtiğini vurguladı. PROFEN Genel Müdür Yardımcısı Yusuf Orbay Soydan, şirket olarak yaklaşık 10 yıldır fuara katıldıklarını vurgulayarak, Türkiye’yi Satellite fuarında temsil etmekten gurur duyduklarını ifade etti. Uydu sektörünün en büyük organizasyonlarından birinde yer alarak küresel pazarda görünür olduklarını aktaran Soydan, fuarda ihracat alanlarını genişletme fırsatı bulduklarını dile getirdi. >>>AA

  • Mermer sektöründe yapay zekâ dönemi

    Mermer sektöründe yapay zekâ dönemi

    Mühendislik Fakültesi Konferans Salonunda düzenlenen etkinliğe; AKÜ Mühendislik Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Said Mahmut Çınar, Mühendislik Fakültesi Maden Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. İrfan Celal Engin ile akademik personel ve öğrenciler katıldı. Etkinliğin açılış konuşmasını yapan ve koordinasyonunu üstlenen Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Gürsoy, konferansın iki köklü üniversite arasında kurulan kalıcı akademik bağı güçlendireceğini belirtti.

    “KONTROL HÂLÂ İNSAN ELİNDE”

    Yunanistan Batı Makedonya Üniversitesi Maden Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ioannis Kapageridis, mermer sektöründe yapay zekâ ve makine öğrenmesi uygulamalarını anlattığı bir sunum gerçekleştirdi. Yapay zekânın dünyayı ele geçireceği yönündeki popüler söylemler üzerine konuşan Prof. Dr. Kapageridis, madencilik sektörünün henüz bu noktada olmadığını belirtti. Kapageridis, gelecekte robotların arama ve üretim yapacağı bir vizyon bulunsa da kontrolün hala mühendis ve jeologlarda olduğunu söyledi. Kapageridis, “Makineler; hala insan verisine, doğru mimariye ve uzman yorumuna ihtiyaç duyuyor” dedi.

    “MERMERİN GÖRSEL BİR ÜRÜN OLMASI TEKNOLOJİ ADAPTASYONUNU KOLAYLAŞTIRIYOR”

    Prof. Dr. Kapageridis, mermerin görsel bir ürün olmasının teknolojinin adaptasyonunu kolaylaştırdığını belirtti. Sektörün avantajları hakkında bilgi veren Kapageridis, “Görüntü Analizi, makine öğrenmesi algoritmaları, mermerin estetik ve görsel özelliklerini analiz etmede yüksek başarı göstermektedir. Standart Üretim, mermer ocakçılığı ve işleme süreçlerinin sistematik yapısı, en uygun şekle sokma çalışmalarını kolaylaştırmakta. Geometrik benzerlik ise blok çıkarma işlemlerindeki geometrik düzen, metal madenlerine kıyasla yapay zekâ yöntemlerine daha uygun bir zemin hazırlamaktadır” diye konuştu.

    VERİMLİLİK VE İŞ GÜVENLİĞİ HEDEFİ

    Sektörü yapay zekâya iten ana unsurların sensörlerden gelen yoğun veri akışı, gerçek zamanlı işlem ihtiyacı ve sürdürülebilirlik olduğunu ifade eden Kapageridis, teknolojinin getireceği faydalara dikkat çekti. Kapageridis, “Yapay zekâ uygulamalarının; iş güvenliğini artırması, kişisel yorum farklarından kaynaklanan öznelliği azaltması, tutarlılığı sağlaması ve maliyetleri düşürmesi hedeflenmektedir” dedi. Konferans kapsamında katılımcılara denetimli, denetimsiz ve takviyeli öğrenme gibi teknik metotların mermer ocaklarındaki verimliliği nasıl artırabileceği uygulamalı örneklerle anlatıldı. Konferans, Mühendislik Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Said Mahmut Çınar’ın Batı Makedonya Üniversitesi Maden Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ioannis Kapageridis’e teşekkür belgelerinin takdim edilmesi ve soru cevap bölümünün ardından sona erdi. Programın ardından AKÜ Mühendislik Fakültesi öğretim üyeleri ile Yunanistan Batı Makedonya Üniversitesi Maden Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ioannis Kapageridis’in katılımıyla bir toplantı gerçekleştirildi. Program, AKÜ Akredite Doğaltaş Analiz Laboratuvarı’na yapılan ziyaret ve hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.​ >>>Haber Merkezi  

  • Savunmadan Sanata yarışmasında ödüller sahiplerini buldu

    Savunmadan Sanata yarışmasında ödüller sahiplerini buldu

    Afyonkarahisar’da gençlerin millî ve manevi değerlere olan duyarlılığını artırmak, savunma sanayiine yönelik farkındalıklarını güçlendirmek amacıyla gerçekleştirilen ‘Savunmadan Sanata: Genç Tasarımlar Özel Gün Kartı ve Tişört Tasarım Yarışmasında’ ödüller sahiplerini buldu.

    Millî Eğitim Bakanlığı ile Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı iş birliğinde düzenlenen Savunmadan Sanata: Genç Tasarımlar Özel Gün Kartı ve Tişört Tasarım yarışmasıyla gençlerin millî ve manevi değerlere olan duyarlılığını artırmak, savunma sanayiine yönelik farkındalıklarını güçlendirmek, geliştirici yönlerini desteklemek, tasarım becerilerini geliştirmek ve savunma sanayii ile genç kuşaklar arasında bağ kurmanın hedeflendiği kaydedildi.

    Öğrencilerin hayal güçlerini millî bilinç ve yerli üretim anlayışıyla harmanlayarak savunma sanayinin simge değerlerini sanat aracılığıyla ifade etmelerinin hedeflendiği yarışmada öğrenciler Türk Silahlı Kuvvetlerinin gücünü, teknolojik ilerlemesini, millî savunma sistemlerimizi, vatan sevgisini ve ülkemizin millî, manevi değerlerini özgün tasarımlarıyla yansıttılar.

    İl Milli Eğitim Müdürü Miraç Sünnetci, okul yöneticileri, öğretmenler ve dereceye giren öğrencilerle bir araya geldi.