Yazar: admin

  • Nitelikli dolandırıcılık ve yasa dışı bahis operasyonlarında 100 şüpheli tutuklandı

    Nitelikli dolandırıcılık ve yasa dışı bahis operasyonlarında 100 şüpheli tutuklandı

    Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Jandarma Genel Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, MASAK ve Cumhuriyet başsavcılıkları koordinesinde il jandarma komutanlıklarınca 28 il merkezli nitelikli dolandırıcılık ve yasa dışı bahis suçlarına yönelik operasyon düzenlendi.

    Operasyonlarda, hesaplarında 12 milyar lira para hareketliliği bulunan 206 şüpheli yakalandı.

    Yasa dışı bahis oynattıkları, suçtan elde edilen paranın nakline aracılık ettikleri ve sosyal medya hesapları üzerinden sahte ilan vererek vatandaşları dolandırdıkları tespit edilen şüphelilerden 100’ü tutuklandı, 94’ü hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğer şüphelilerin işlemleri devam ediyor.

    Açıklamada, “Vatandaşlarımızın huzurunu bozan hiçbir suç ve suçlunun cezasız kalmaması için siber suçlara yönelik yürüttüğümüz mücadelemize kararlılıkla devam ediyoruz.” ifadesine yer verildi.>>>AA

  • Hüseyin Başaran kimdir? Kaç yaşında ve ne iş yapıyor?

    Hüseyin Başaran kimdir? Kaç yaşında ve ne iş yapıyor?

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen “Ahbaplar Suç Örgütü” soruşturması kapsamında 13 kişi hakkında verilen gözaltı kararının ardından, gözaltına alınan isimler arasında yer alan iş insanı Hüseyin Başaran’ın hayatı ve biyografisi merak konusu oldu.

    Başaran Holding Yönetim Kurulu Başkanı olarak bilinen ve Türkiye’nin önde gelen pek çok sektöründe yatırımları bulunan Hüseyin Başaran kimdir, nerelidir ve kariyerinde neler yaşanmıştır? İşte detaylar…

    Hüseyin Başaran Kimdir?

    1958 yılında Trabzon’da dünyaya gelen Hüseyin Başaran, ilk faaliyetlerine 1930 yılında başlayan ve Türkiye’nin köklü gruplarından biri olan Başaran Holding’in üçüncü kuşak yöneticisidir.

    İş hayatındaki yatırımlarının yanı sıra spora ve toplumsal yaşama katkılarıyla da bilinen Başaran, bir dönem Trabzonspor Kulübü’nde yöneticilik görevini üstlenmiştir. Ayrıca Türkiye’nin en büyük entegre fındık işleme tesislerinden bazılarının da sahibidir.

    Başaran Holding Hangi Sektörlerde Faaliyet Gösteriyor?

    Hüseyin Başaran’ın yönetim kurulu başkanlığını yürüttüğü Başaran Holding;

    • İnşaat ve Gayrimenkul

    • Gıda ve Tarım (Özellikle Fındık İşleme)

    • Turizm ve Otelcilik

    • Finans ve Yatırım

    • Enerji

    başta olmak üzere çok sayıda farklı alanda ticari faaliyetlerini ve yatırımlarını sürdürmektedir.

    Kızının Hayatını Kaybettiği Uçak Kazası

    Hüseyin Başaran’ın adı, iş dünyasındaki başarılarının yanı sıra 2018 yılında tüm Türkiye’yi yasa boğan elim bir uçak kazasıyla da gündeme gelmişti.

    11 Mart 2018 tarihinde, Hüseyin Başaran’ın kızı Mina Başaran ve arkadaşlarını taşıyan Başaran Holding’e ait Bombardier Challenger 604 tipi özel iş jeti, Şarika-İstanbul seferini yaptığı sırada İran’ın Şehrekürd şehri yakınlarında düştü. Kazada 3’ü mürettebat olmak üzere uçakta bulunan 11 kadının tamamı hayatını kaybetti.

    Aile, Mina Başaran’ın vefatının ardından genç kadınları ve eğitimi desteklemek amacıyla “Mina’nın Çocukları” adını taşıyan sosyal sorumluluk platformunu hayata geçirdi.

    Bahreynli Bankalarla Yaşanan Hukuki Süreç

    Hüseyin Başaran ve şirketi, 2022 yılında uluslararası düzeydeki bir finans iddiasıyla da gündeme geldi. Bahreyn merkezli 6 banka, hileli işlemler ve sahtecilik iddiasıyla toplamda 500 milyon doları aşan bir zarara uğratıldıklarını belirterek İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na şikayette bulundu.

    2017 yılında Bahreyn’deki Bahrain Middle East Bank (BMB) hisselerini satın alan Başaran Holding’in, dış ticaret finansmanı ve kredi devir süreçlerinde usulsüzlük yaptığı ileri sürüldü. Soruşturma kapsamında banka yetkililerinin ifadelerine başvurulurken hukuki sürecin incelenmesine devam edildi.

    Ahbap Soruşturması ve Gözaltı Süreci

    27 Temmuz 2026 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen “Ahbaplar Suç Örgütü” soruşturmasının 4. dalga operasyonunda 13 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.

    Gözaltına alınanlar arasında yer alan Hüseyin Başaran’ın, afet döneminde Ahbap Derneği’ne bağışladığı tesis ve gayrimenkul kompleksinin amacı dışında kullanıldığı gerekçesiyle daha önce şikayetçi olduğu, devam eden incelemeler ve devir/çek süreçleri kapsamında ifadesi alınmak üzere Emniyet’e götürüldüğü belirtildi.

  • Evin önünde oturuyorlardı, otomobil dehşet saçtı: 1 ölü, 5 yaralı

    Evin önünde oturuyorlardı, otomobil dehşet saçtı: 1 ölü, 5 yaralı

    Kaza, Şahinbey ilçesi kırsal Sarıt Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, A.Y. (19) yönetimindeki plakası öğrenilemeyen Tofaş Şahin marka otomobil, sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yol kenarındaki evin önünde oturan 5 kişinin arasına daldıktan sonra tarlaya uçtu. Feci kazanın ardından olay yerine çok sayıda sağlık ve jandarma ekibi sevk edildi. Olay yerine gelen ekipler, otomobilin çarptığı Ayşe Işıklar’ın (69) hayatını kaybettiğini belirledi. Kazada ağır yaralanan A.I. (5) ve A.I. (11) ile hafif yaralanan N.A.I. (4), A.I. (3) ve sürücü A.Y., sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Gaziantep kent merkezindeki çeşitli hastanelere kaldırıldı. Yaralılardan 2 çocuğun durumunun kritik olduğu belirtildi. Hayatını kaybeden kadının cenazesi ise, olay yerindeki incelemelerin ardından Gaziantep Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Yaralı sürücü gözaltına alınırken, kazayla ilgili soruşturma başlatıldı. >>>İHA  

  • Gülistan Doku soruşturmasında eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel yeniden adliyede

    Gülistan Doku soruşturmasında eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel yeniden adliyede

    Tunceli’de 5 Ocak 2020’den itibaren kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, tutuklu bulunan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in dijital materyallerinde inceleme yapıldı.

    Yapılan incelemelerde, Sonel ile soruşturma kapsamında tutuklu bulunan ihraç polis memuru Gökhan Ertok arasındaki yazışmalar, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme, kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, kasten yaralama, yağma ve bilişim sistemindeki verileri yok etme veya değiştirme suçları kapsamında değerlendirildi.

    Gülistan Doku soruşturmasında eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel yeniden adliyede

    Bu kapsamda 23 Temmuz’da şüpheli E.E. ve S.K, Ankara’da eş zamanlı operasyonla gözaltına alındı.

    Söz konusu iddiaların ardından eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel, koruma polisi Şükrü Eroğlu, emekli polis memuru Gökhan Ertok, tutuklu bulundukları cezaevinden alınıp sağlık kontrolünden geçirilmek üzere Erzurum Şehir Hastanesine getirildi.

    Sonel, Eroğlu ile Ertok, yoğun güvenlik önlemleri altında, soruşturmada ifadeleri alınmak üzere Erzurum Adliyesine getirildi.

    Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturmayla ilgili açıklama yapmıştı

    Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığından konuyla ilgili yapılan açıklamada ise şunlar kaydedilmişti:

    “Şüpheli Tuncay Sonel’in dijital materyallerinde yapılan teknik incelemelerde kamu gücünün kötüye kullanıldığı kanunsuz bir ilişki ağına ve Türk Ceza Kanunu’ndaki muhtelif suçlara temas eder mahiyetteki tesadüfi delil niteliğindeki fotoğraf, yazışma ve somut olgulara ulaşılmıştır. Elde edilen deliller doğrultusunda, olayla iltisaklı olduğu değerlendirilen 3’ü halen dosya kapsamında tutuklu toplam 5 şüpheliye yönelik Ankara’da bugün eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, cezaevinde bulunmayan 2 hedef şüpheli yakalanarak gözaltına alınmıştır.”>>>AA

  • MHP Evciler ve Kızılören ilçe başkanları güven tazeledi

    MHP Evciler ve Kızılören ilçe başkanları güven tazeledi

    Milliyetçi Hareket Partisi Afyonkarahisar Teşkilatı tarafından düzenlenen Evciler ve Kızılören İlçe Kongreleri, yoğun katılım ve büyük bir coşku içerisinde gerçekleştirildi. Kongrelere MHP Afyonkarahisar Milletvekili Mehmet Taytak, MHP Afyonkarahisar İl Başkanı Ahmet Kahveci ile birlikte katıldı.

    “KONGRELER SADECE GÖREV DEĞİŞİMİ DEĞİL, YARINLARIN YOL HARİTASIDIR”

    Konuşmasının başında ilçe kongrelerinin önemine değinen Milletvekili Mehmet Taytak, kongrelerin yalnızca yönetimlerin belirlendiği organizasyonlar olmadığını söyledi. Taytak, “”Bu salonlarda sadece kongre yapmak için bulunmuyoruz. Bugün burada yarınlarımızın yol haritasını belirliyor, davamızın geleceğini konuşuyoruz. Teşkilatlarımızın birlik ve beraberlik içerisinde ortaya koyacağı çalışmalar, milletimize sunacağımız hizmetlerin temelini oluşturacaktır. Kızılören de Evciler de davamıza her zaman sahip çıkmış, Milliyetçi Hareket Partisi’nin yanında durmuştur. Bu güçlü teşkilat yapısı sayesinde bugünlere geldik. İnşallah bundan sonra da aynı inanç ve aynı heyecanla yolumuza devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

    MHP Evciler ve Kızılören ilçe başkanları güven tazeledi

    “GENEL BAŞKANIMIZ DEVLET BAHÇELİ BU MİLLETİN PUSULASIDIR”

    Konuşmasının önemli bölümünü MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye ayıran Taytak, Bahçeli’nin devlet adamlığı vasfına dikkat çekti. Taytak, “Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli, bu milletin ihtiyaç duyduğu devlet adamıdır. Onun vatana, millete ve davamıza bakışı hepimize pusula olmuştur. Zor zamanlarda milletimizin önünü aydınlatan bir liderdir. ‘Önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben’ diyerek ömrünü bu millete adamıştır. ‘Benim aklım hep Türkiye’dedir.’ sözü, onun siyaset anlayışını en güzel şekilde özetlemektedir.” diye konuştu.

    “TERÖRSÜZ TÜRKİYE HEDEFİ MİLLETİMİZ İÇİN ORTAYA KONULDU”

    MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin dile getirdiği “Terörsüz Türkiye” hedefinin siyasi değil, tamamen milli bir hedef olduğunu belirten Taytak, “Sayın Genel Başkanımız bu çağrıyı herhangi bir siyasi hesapla değil, ülkemizin huzuru, milletimizin kardeşliği ve devletimizin geleceği için yaptı. O gün farklı değerlendirenler oldu ama bugün herkes bu hedefin ne kadar önemli olduğunu daha iyi anlamaktadır.” dedi.

    MHP Evciler ve Kızılören ilçe başkanları güven tazeledi

    “MHP 57 YILDIR DEVLETİN VE MİLLETİN HİZMETİNDE”

    Milliyetçi Hareket Partisi’nin kuruluşundan bugüne kadar devletin bekası ve milletin huzuru için mücadele ettiğini belirten Taytak, “Milliyetçi Hareket Partisi tam 57 yıldır devletimizin birliği, milletimizin kardeşliği ve ülkemizin geleceği için mücadele etmektedir. Nice zorluklarla karşılaştık, nice bedeller ödedik ama hiçbir zaman davamızdan taviz vermedik. Bugün de aynı kararlılıkla milletimizin hizmetindeyiz.” ifadelerini kullandı.

    “CUMHUR İTTİFAKI TÜRKİYE’NİN GÜVENCESİDİR”

    Cumhur İttifakı’nın siyasi bir ortaklığın ötesinde, Türkiye’nin geleceğini koruyan milli bir birliktelik olduğunu ifade eden Taytak, 15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından oluşan milli duruşun Cumhur İttifakı’nı ortaya çıkardığını söyledi. Taytak,”15 Temmuz gecesi Sayın Genel Başkanımızın ortaya koyduğu kararlı duruş, devletimizin geleceği adına tarihi bir adımdı. Ardından Yenikapı ruhuyla birlikte Cumhur İttifakı kuruldu. Bu ittifak herhangi bir seçim hesabıyla kurulmadı. Bu ittifak, devletimizin bekası ve milletimizin geleceği için kuruldu. Kurulmuş olan Cumhur İttifakı’nı pazara kadar değil, mezara kadar götüreceğiz.” dedi.

    “TÜRKİYE BÖLGESEL GÜÇ HALİNE GELDİ”

    Cumhur İttifakı döneminde Türkiye’nin birçok alanda önemli kazanımlar elde ettiğini ifade eden Taytak, Ayasofya’nın yeniden ibadete açılması, Türk Devletleri Teşkilatı’nın güçlenmesi ve Türkiye’nin uluslararası alandaki etkinliğinin artmasını örnek gösterdi. Taytak, “Ayasofya’nın yeniden ibadete açılması, Türk Devletleri Teşkilatı’nın güçlenmesi, Karabağ’da Azerbaycan’ın yanında yer almamız, Libya ve Suriye’de ortaya koyduğumuz güçlü irade, Cumhur İttifakı’nın vizyonunun bir sonucudur. Türkiye artık bölgesinde söz sahibi olan güçlü bir devlettir.” dedi.

    MHP Evciler ve Kızılören ilçe başkanları güven tazeledi

    “LİDER ÜLKE TÜRKİYE HEDEFİNE EMİN ADIMLARLA İLERLİYORUZ”

    Konuşmasının sonunda Türkiye Yüzyılı vizyonuna vurgu yapan Taytak, teşkilat mensuplarına birlik çağrısında bulundu. Taytak, “Biz Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin gösterdiği istikamette yürümeye devam edeceğiz. Onun sözünü dinleyecek, onun ortaya koyduğu devlet aklıyla hareket edeceğiz. Lider Ülke Türkiye hedefimize ulaşacak, Kızılelma ülkümüz doğrultusunda yolumuza kararlılıkla devam edeceğiz. Birlik ve beraberliğimizi koruyarak milletimize hizmet etmeyi sürdüreceğiz.” ifadelerini kullandı. Konuşmasının sonunda Evciler ve Kızılören ilçe teşkilatlarına teşekkür eden Mehmet Taytak, gerçekleştirilen kongrelerin hayırlı olmasını temenni ederek yeni yönetime başarılar diledi.

    “LİDERİMİZ DEVLET BAHÇELİ’NİN DURUŞU BİZİM YOLUMUZU AYDINLATIYOR”

    Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Afyonkarahisar İl Başkanı Ahmet Kahveci, MHP Evciler ve Kızılören İlçe Kongreleri’nde teşkilat mensuplarına hitap etti. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin devlet adamlığı vizyonuna vurgu yapan Kahveci, “Sayın Genel Başkanımız Devlet Bahçeli Beyfendi’nin ortaya koyduğu milli duruş ve devlet aklı bugün Türkiye’nin en büyük güvencelerinden biridir. Bütün bu kazanımlara rağmen Milliyetçi Hareket Partisi’ni ve Genel Başkanımızı başkalarının söylemleriyle eleştirenlerin bu davayı doğru anlaması mümkün değildir.” ifadelerini kullandı.

    “CUMHUR İTTİFAKI TÜRKİYE’YE TARİHİ KAZANIMLAR SAĞLADI”

    Konuşmasında Cumhur İttifakı’nın Türkiye’ye kazandırdığı önemli hizmetlere değinen Ahmet Kahveci, “Ayasofya’nın yeniden ibadete açılması, Karabağ’ın özgürlüğüne kavuşması ve ülkemizin uluslararası alanda daha güçlü bir konuma gelmesi, Sayın Genel Başkanımız Devlet Bahçeli ile Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu güçlü iradenin eseridir. Bu kazanımları görmezden gelmek mümkün değildir.” dedi.

    “AFYONKARAHİSAR’IN HER İLÇESİNE HİZMET ULAŞTIRMAK İÇİN ÇALIŞIYORUZ”

    Kızılören Kongresi’nde konuşan Kahveci, hizmet anlayışlarının yalnızca il merkeziyle sınırlı olmadığını belirterek Afyonkarahisar’ın tamamı için yoğun mesai harcadıklarını söyledi. Kahveci, “Yapılan çalışmalar sadece Kızılören için değil, Afyonkarahisar’ımızın 18 ilçesi, beldeleri ve köylerinin tamamı için yürütülmektedir. Vatandaşlarımızın taleplerini milletvekilimiz, belediye başkanlarımız ve il genel meclisi üyelerimizle birlikte takip ediyor, çözüm noktasında koordinasyon içerisinde çalışıyoruz. Milletvekilimiz Ankara’da ilimizin sesi olurken, belediye başkanlarımız ve il genel meclisi üyelerimiz de sahada vatandaşlarımızın taleplerini takip ediyor. Başarının temelinde güçlü ekip ruhu ve ortak çalışma anlayışı vardır.” dedi.

    “VATANDAŞLARIMIZIN DESTEĞİ EN BÜYÜK GÜCÜMÜZDÜR”

    Kızılören halkına teşekkür eden Kahveci, vatandaşların Milliyetçi Hareket Partisi’ne gösterdiği güvenin kendilerine önemli bir sorumluluk yüklediğini söyledi. Kahveci, “Vatandaşlarımızın belediye başkanımıza, il genel meclisi üyelerimize ve partimize verdiği destek bizlere güç vermektedir. Bu güvene layık olmak için daha çok çalışmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

    “TEŞKİLATLARIMIZ EN BÜYÜK GÜCÜMÜZDÜR”

    Kongrelerde yeni seçilecek ilçe yönetimlerine başarılar dileyen Kahveci, teşkilatların MHP’nin en önemli gücü olduğunu vurguladı. Kahveci, “Güçlü teşkilatlar güçlü hizmet üretir. İlçe başkanlarımız, yönetimlerimiz ve dava arkadaşlarımızla omuz omuza çalışarak hem Evciler’de hem de Kızılören’de Milliyetçi Hareket Partisi’ni daha da güçlendireceğiz. Başbuğumuz Alparslan Türkeş’i, dava büyüklerimizi ve aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum. Kongrelerimizin ilçelerimize, ilimize, partimize ve ülkemize hayırlar getirmesini diliyor, birlik ve beraberlik içerisinde milletimize hizmet etmeye devam edeceğimizi bir kez daha ifade ediyorum.” Dedi. Yapılan seçimlerin ardından Evciler’de Hurşit Çetin, Kızılören’de ise İbrahim Gürbüz güven tazeledi. >>>Haber Merkezi

    MHP Evciler ve Kızılören ilçe başkanları güven tazeledi

    MHP Evciler ve Kızılören ilçe başkanları güven tazeledi

  • FED faiz kararı ne zaman açıklanacak? Piyasaların gözü kulağı burada!

    FED faiz kararı ne zaman açıklanacak? Piyasaların gözü kulağı burada!

    Küresel piyasalarda gözler ABD Merkez Bankası (FED) tarafından alınacak Temmuz 2026 faiz kararına çevrildi. Altın, dolar, borsa, emtia ve kripto para yatırımcılarının yakından takip ettiği Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısının ardından, ABD ekonomisinin yeni dönem para politikası patikası netlik kazanacak.

    İşte piyasaların kaderini belirleyecek FED Temmuz 2026 faiz kararının açıklanacağı tarih, saat detayları ve usta ekonomistlerin karara ilişkin değerlendirmeleri…

    FED Faiz Kararı Ne Zaman ve Saat Kaçta Açıklanacak?

    ABD Merkez Bankası (FED), Temmuz ayı faiz kararını belirlemek amacıyla 28-29 Temmuz 2026 tarihlerinde iki gün sürecek kritik FOMC toplantısını gerçekleştirecek.

    İki gün süren maratonun ardından karar, 29 Temmuz 2026 Çarşamba günü Türkiye Saati ile (TSİ) 21.00’de kamuoyuna duyurulacak. Kararın ilan edilmesinin hemen ardından, saat 21.30’da FED Başkanı Kevin Warsh kamera karşısına geçerek alınan kararın gerekçelerini açıklayacak ve gelecek dönemin faiz patikasına dair kritik mesajlar verecek.

    Temmuz 2026 FED Faiz Beklentisi Ne Yönlü?

    Küresel analistler ve dev finans kuruluşları, ABD’de açıklanan son ekonomik verileri ve Orta Doğu’daki jeopolitik riskleri göz önüne alarak FED’in bu toplantıda faiz oranlarını sabit tutacağı görüşünde birleşiyor.

    Ekonomiyi şekillendiren temel göstergeler ise şu şekilde öne çıkıyor:

    ABD’de Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) haziran ayında aylık bazda %0,4 gerilerken yıllık bazda %3,5 artarak beklentilerin altında kaldı. Böylece Mayıs 2020’den bu yana ilk kez aylık düşüş kaydedildi.

    Tarım dışı istihdam haziranda 57 bin artışla yavaşlama gösterirken işsizlik oranı %4,2 seviyesinde gerçekleşti.

    Orta Doğu’da yeniden tırmanan gerilimin etkisiyle Brent petrolün varili 100 dolar sınırını aşarken ABD’de benzin fiyatları galon başına 4,11 dolara yükseldi. Enerji maliyetlerindeki bu artış, enflasyon üzerinde yukarı yönlü risk yaratmaya devam ediyor.

    Dev Finans Kurumları ve Ekonomistlerin Değerlendirmeleri

    • Moody’s Analytics Başekonomisti Mark Zandi: FED’in bu yılı ve gelecek yıla geçişi faiz oranlarını sabit tutarak tamamlamasını beklediğini ifade etti. Zandi, ABD-İran gerilimi nedeniyle petrol fiyatlarının yüksek kalması durumunda eylül ayında faiz artırımı ihtimalinin de masada olabileceğini belirtti.

    • Fitch Ratings ABD Ekonomik Araştırmalar Başkanı Olu Sonola: Yavaşlayan TÜFE verilerinin FED’e rahatlama alanı tanımadığını, Orta Doğu kaynaklı enerji riskleri nedeniyle bankanın temmuzda faizleri sabit tutup eylül ayını bekleyeceğini öngördü.

    • Oxford Economics Başekonomisti Nancy Vanden Houten: FED’den bir faiz artışı beklemediklerini, politika faizinin önümüzdeki yılın eylül ayına kadar sabit tutulacağı bir senaryoyu ağırlıklı gördüklerini aktardı.

    FED Kararı Altın, Dolar ve Piyasaları Nasıl Etkiler?

    FED’in faizleri sabit bırakması ve geleceğe dönük daha ılımlı (güvercin) mesajlar vermesi durumunda ABD Dolar Endeksi’nde (DXY) gevşeme görülebilir. Bu durum ons altın, gram altın, borsa endeksleri ve kripto varlıklarda yukarı yönlü hamleleri destekleyebilir.

    Öte yandan, enerji fiyatlarındaki yükseliş nedeniyle şahin tonlu bir yönlendirme yapılması halinde dolarda küresel ölçekte değer kazanımı ve riskli varlıklarda satış baskısı oluşması bekleniyor.

  • Mersin’deki üzücü olay: 5 kişiden 1’i kurtuldu, 4’ü boğuldu

    Mersin’deki üzücü olay: 5 kişiden 1’i kurtuldu, 4’ü boğuldu

    Olay, akşam üzeri Tarsus ilçesine bağlı Kulak Mahallesi sınırlarında meydana geldi. Alınan bilgiye göre, denize gelen 5 kişilik aile yüzmeye başladı. Bir süre sonra baba Savaş (42), anne Zehra (39), kızları Fatma Öztürk (16) ile annenin kız kardeşi Ceylan Dağşan (30) ve yeğen Halil Öztürk (16) dalgaların arasında gözden kayboldu. Durumun 112 Acil Komuta Merkezi’ne bildirilmesi üzerine bölgeye Sahil Güvenlik Komutanlığı, AFAD, Mersin İl Emniyet Müdürlüğü Su Altı Grup Amirliği, itfaiye, sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Ekipler bölgede arama kurtarma çalışması başlattı. Bu sırada vatandaşların yardımıyla Fatma Öztürk bulunarak sudan çıkartılıp hastaneye kaldırıldı. Yapılan çalışmalarda anne, baba ve annenin kız kardeşinin cansız bedenlerine ulaşıldı. Kayıp yeğenin bulunması için ise ekipler gece çalışma yaptı. Yapılan çalışmalarda 16 yaşındaki Halil Öztürk’ün cansız bedeni de bulunarak hastane morguna kaldırıldı. Öte yandan, hastanede tedavi altına olan 16 yaşındaki Fatma’nın durumunun ise iyi olduğu bildirildi. >>>İHA

  • Arakçi’den gemi saldırısına açıklama

    Arakçi’den gemi saldırısına açıklama

    Ukrayna’nın Hazar Denizi’nde İran’a ait bir ticari gemiye saldırı sonrasında Tahran yönetiminden sert açıklamalar gelmeye devam ediyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’nin söz konusu saldırıya onay vermesini eleştirerek, “Zelenskiy, bir İran ticari gemisine saldırdı ve bir denizciyi öldürdü. Bu, Avrupa’yı savaşa sürüklemek amacıyla İsrail’in talebi doğrultusunda BM Şartı’nın açık bir ihlalidir” dedi.

    Arakçi, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ile telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini belirterek, “Kallas ve Lavrov ile yapılan görüşmelerde, Kiev’deki beleşçinin yaptığı şeyin cevapsız kalamayacağı açıkça belirtildi” ifadelerini kullandı.

    Zelenskiy, dün Hazar Denizi’nde Rusya’ya ait bir savaş gemisine ve İran bağlantılı askeri kargo taşıdığı öne sürülen gemiye saldırılar düzenlendiğini açıklamıştı. Saldırılar sonucunda İran’a ait gemideki 1 denizcinin hayatını kaybettiği, 1 denizcinin ise yaralandığı bildirilmişti. >>>İHA

  • Türk tekstili yılın ilk yarısında 4,7 milyar dolar gelir sağladı

    Türk tekstili yılın ilk yarısında 4,7 milyar dolar gelir sağladı

    AA muhabirinin Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri verilerinden derlediği bilgilere göre, tekstil üreticileri 2026’nın ocak-haziran döneminde 196 ülke ve serbest bölgeye 1 milyon 226 bin 764 ton ürün gönderdi.

    Sektör, bu ihracat karşılığında 4 milyar 708 milyon 604 bin dolar gelir elde etti. En fazla ihracat 1 milyar 807 milyon 649 bin dolarla Avrupa Birliği ülkelerine yapıldı.

    Afrika ülkelerine yapılan ihracat ise geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4,9 artarak 764 milyon 376 bin dolara ulaştı.

    Türk tekstili yılın ilk yarısında 4,7 milyar dolar gelir sağladı

    İtalya ilk sırada yer aldı

    Sektör, ülke bazında en fazla ihracatı 385 milyon 836 bin dolarla İtalya’ya gerçekleştirdi. Bu ülkeyi, yüzde 23,9 artışla 301 milyon 270 bin dolarla ABD, yüzde 11,1 artışla 289 milyon 865 bin dolarla İspanya izledi.

    Alt mal grupları incelendiğinde, en fazla dış satım 2 milyar 874 milyon 418 bin dolarla kumaş grubunda gerçekleşti. Kumaşı, 1 milyar 217 milyon 683 bin dolarla iplik ve 616 milyon 503 bin dolarla elyaf takip etti.

    İller bazında ise en fazla ihracat 1 milyar 829 milyon 231 bin dolarla İstanbul’dan yapıldı. Gaziantep 779 milyon 981 bin dolarla ikinci, Bursa 626 milyon 714 bin dolarla üçüncü, Kahramanmaraş ise 375 milyon 120 bin dolarla dördüncü sırada yer aldı.

    Türk tekstili yılın ilk yarısında 4,7 milyar dolar gelir sağladı

    “Tekstil sektörü dönüşüm sürecinde”

    TİM Başkanvekili ve TİM Sektörler Konseyi Tekstil ve Hammaddeleri Sektör Temsilcisi Ahmet Öksüz, AA muhabirine, küresel belirsizlikler ve jeopolitik gelişmelerin ana ihracat pazarlarındaki talep koşullarını ve sektörün performansını doğrudan etkilediğini belirtti.

    Türk tekstil sektörünün entegre üretim yapısı, kaliteli üretimi, hızlı teslim kabiliyeti ve güçlü tedarik altyapısıyla küresel ticarette önemli bir konumda bulunduğunu vurgulayan Öksüz, şunları kaydetti:

    “Mevcut rakamları sektörümüzün potansiyelinden ziyade, içinde bulunduğumuz küresel konjonktürü yansıtan bir tablo olarak değerlendiriyoruz. Tekstil sektörü bugün yalnızca Türkiye’de değil, dünyada da önemli bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Küresel talepteki yavaşlama, maliyet baskıları ve uluslararası rekabet şartları sektörümüzü zorlarken, tedarik zincirlerinin yeniden şekillenmesi Türkiye açısından önemli fırsatlar sunuyor.”

    Türk tekstili yılın ilk yarısında 4,7 milyar dolar gelir sağladı

    Rekabetin yalnızca fiyat üzerinden şekillenmediğine dikkati çeken Öksüz, kalite, hız, sürdürülebilirlik, teknoloji ve inovasyonun da satın alma kararlarında belirleyici hale geldiğini ifade etti.

    Öksüz, sektörün rekabet gücünü koruyabilmesi için katma değerli üretim, teknik ve fonksiyonel tekstiller, dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve AR-GE çalışmalarına daha fazla odaklanılması gerektiğini kaydetti.

    Yılın ikinci yarısına temkinli ancak olumlu baktıklarını belirten Öksüz, küresel talepte kademeli toparlanma ve stratejik pazarlardaki ivmenin sürmesi halinde yılı daha dengeli ve güçlü bir performansla tamamlamayı hedeflediklerini sözlerine ekledi.>>>AA

  • Muğla’daki höyük kazısında tarihe ışık tutan keşif

    Muğla’daki höyük kazısında tarihe ışık tutan keşif

    Çaltılar Mahallesi’nde yüzey araştırmalarının ardından 2021 yılında başlatılan kazılar, Kültür ve Turizm Bakanlığının “Geleceğe Miras” projesi kapsamında Hacettepe Üniversitesi, Seydikemer Belediyesi, Muğla Büyükşehir Belediyesi ve Türk Tarih Kurumunun desteğiyle sürdürülüyor.

    Muğla’daki tek höyük kazısı olma özelliğini taşıyan çalışmalara, Hacettepe Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayşegül Aykurt başkanlık ediyor.

    Aykurt, AA muhabirine, höyükte ilk yerleşimin yaklaşık 5 bin 300 yıl önce ovada kurulduğunu, bataklık alanın yaklaşık 5 bin 100 yıl önce kurumasıyla yerleşimin höyük üzerine taşındığını söyledi.

    Yerleşimin milattan önce 2400 yılına kadar devam ettiğini belirten Aykurt, milattan önce 3100-2400 yılları arasına tarihlenen sekiz yerleşim katmanı tespit ettiklerini ifade etti.

    Bu yapı Anadolu’daki tek örnek

    Arkaik Dönem’e ait en üst yerleşim katmanında ortaya çıkarılan yapının Anadolu arkeolojisi açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Aykurt, şunları söyledi:

    “Taş temel üzerine pithos parçaları kullanılarak inşa edilmiş bir yapımız var. Bu yapı Anadolu’daki tek örnek. Genç Tunç Çağı’na ait mezar pithosları parçalanarak bu yapının inşasında kullanılmış. Şu ana kadar Anadolu’da benzeri bulunmadı.”

    Höyüğün bugün denize yaklaşık 100 kilometre uzaklıkta ve 1287 metre rakımda bulunduğunu aktaran Aykurt, bu yılki kazılarda milattan önce 2400 yılına tarihlenen yerleşimi araştırdıklarını belirtti.

    Kazılarda Erken Tunç Çağı II’nin son evresine ait kalıntıların gün yüzüne çıkarıldığını anlatan Aykurt, şöyle devam etti:

    “Buluntular arasında yer alan Melos obsidyeni, Batı Ege’de Kiklad Adaları kökenli bir volkanik camdır. Melos obsidyeninden yapılmış yontma taş endüstrisi buluntuları ele geçirildi. Bu da yerleşmenin denizaşırı ilişkilerini göstermesi açısından önemli. Yerleşimde Batı Ege kökenli Kiklad tavası ve aynı bölgeden gelmiş makara biçimli terazi ağırlığı da bulundu. Aynı tabakada İç Anadolu kökenli obsidyenden yapılmış aletler tespit ettik. Bu da yerleşmenin iç bölgelerle ilişkisini gösteriyor.”

    Aykurt, bölgede yaşayanların Eşen Çayı üzerinden kurdukları nehir ticareti sayesinde denizaşırı bağlantılar geliştirmiş olabileceklerini dile getirdi.

    Kazılarda Orta Anadolu kökenli malzemeler ile İç Anadolu obsidyeninden üretilmiş yontma taş buluntularının da ortaya çıkarıldığını vurgulayan Aykurt, Arkaik Dönem yerleşiminde Likya ve Karya seramiklerinin yanı sıra Lidya ve İyonya bölgelerine ait seramiklerin de ele geçirildiğini söyledi.

    Bu çeşitliliğin mimariyle örtüşmediğine dikkati çeken Aykurt, “Bunu, ana kaynak bölgelerini kontrol eden bir güç ya da onun etkisi altındaki bir grubun burada yaşamış olmasıyla açıklıyoruz. Farklı bölge ve kültürlere ait seramik ve diğer buluntuların bir arada ele geçirilmesi ancak bu şekilde yorumlanabilir.” dedi.>>>AA

  • İndirimli satış reklamlarına yeni kurallar

    İndirimli satış reklamlarına yeni kurallar

    Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre; söz konusu düzenlemelerle; hedefli reklamcılıktan yapay zekâ ile oluşturulan reklamlara, sosyal medya etkileyicileri aracılığıyla yapılan tanıtımlardan indirimli satış reklamlarına kadar birçok alanda tüketicilerin korunmasına yönelik yeni kurallar uygulamaya alınacak. Tüketicilerin çevrimiçi davranışları ve kişisel verilerinin analiz edilerek belirli kişi veya gruplara özel reklam içeriklerinin sunulduğu hedefli reklamcılık uygulamalarına ilişkin düzenlemeler yapıldı.

    Buna göre reklam verenler, reklamın hangi kriterler kullanılarak tüketiciye gösterildiğine ve bu kriterlerin nasıl değiştirilebileceğine ilişkin doğrudan ve kolay ulaşılabilir bilgileri tüketiciye sunmaları şartıyla bu tür reklam uygulamalarını gerçekleştirebilecek.

    1- Çocuklara yönelik profilleme yöntemi ile hedefli reklam yapılması yasaklandı

    Çocuklara yönelik olarak kişisel verilere dayalı profilleme yöntemleri kullanılarak hedefli reklam yapılması yasaklandı.

    2- Sosyal medya etkileyicileri aracılığıyla yapılan reklamlara yeni kurallar getirildi

    Kamuoyunda influencer olarak bilinen sosyal medya etkileyicileri tarafından gerçekleştirilen paylaşımlarda; herhangi bir kazanç, indirimli ürün veya hizmet ya da bir etkinliğe katılım yoluyla menfaat elde edilmesi durumunda, söz konusu paylaşımlarda açıkça reklam niteliğinin anlaşılmasını sağlayacak şekilde “reklam” veya “tanıtım” ibarelerinin kullanılması zorunlu hale getirildi.

    3- İndirimli satış reklamlarında yeni kurallar getirildi

    Tüketicilere indirim ya da başka bir fayda sağlanmasını bir şarta bağlayan şartlı satış reklamları da indirimli satış reklamlarına ilişkin kurallara tabi olacak. İndirimli satış reklamlarında, indirimin başlangıç tarihinden önceki son on gün içinde uygulanan en düşük fiyat, üzeri çizilerek indirimden önceki fiyat olarak sunulabilecek.

    Meyve ve sebze gibi çabuk bozulabilen mallar ile hizmetlere ilişkin reklamlarda ise indirimli fiyattan bir önceki fiyat esas alınacak.

    4- Yasa dışı şans oyunları reklamlarına yasak kararı alındı

    Falcı, medyum, astrolog ve benzerleri tarafından verilen hizmet reklamları ile yasa dışı bahis ve kumar oyunlarına yönelik reklam yasağı genişletilerek, yasa dışı şans oyunları da yasak kapsamına alındı.

    5- Şikâyet platformlarında tüketici şikâyetleri daha kısa sürede yayınlanacak

    Tüketici şikâyetlerinin yayımlanmasından önce satıcı veya sağlayıcılara açıklama yapma veya cevap verme hakkını kullanabilmeleri için tanınan yetmiş iki saatlik süre kırk sekiz saate düşürüldü.

    Bu süre içerisinde cevap verilmediği takdirde değerlendirmeler doğrudan yayımlanacak.

    6- Yapay zekâ ile oluşturulan reklamlara düzenleme getirildi

    Reklamlarda yapay zekâ teknolojileri kullanılarak insandan ayırt edilemeyecek dijital karakterlere yer verilmesi halinde, bu durumun açık, anlaşılır ve ayırt edilebilir şekilde belirtilmesi zorunlu tutuldu.

    Ayrıca gerçek bir kişinin yapay zekâ teknolojileri kullanılarak oluşturulmuş dijital kopyasının, bir mal veya hizmeti bizzat deneyimlediği izlenimi verdiği ya da tavsiyede bulunduğu reklamların yapılması yasaklandı.

    7- Çevresel hassasiyetin suistimal edilmesine karşı tedbirler artırıldı

    Çevresel beyan içeren reklamlarda “çevre dostu” gibi genel içerikli kavram ve ibarelerin açıklama yapılmadan kullanılması yasaklandı.

    Çevresel beyanların, mal veya hizmetlerin yaşam döngüsünün hangi aşamasına ilişkin olduğunun belirtilmesi zorunlu hale getirildi.

    Ayrıca çevresel beyan içeren reklamlarda belirtilen sertifika ve onayların; yetkili kurum ve kuruluşlardan, üniversitelerin ilgili bölümlerinden veya akredite ya da bağımsız araştırma, test ve değerlendirme kuruluşlarından alınan belgeler ile ispatlanması zorunlu tutuldu.

    8- Takviye edici gıda reklamlarında yeni uygulamalar

    Takviye edici gıdaların, normal beslenme kapsamında tüketilen gıdaların yerine geçtiği izlenimi uyandıracak şekilde reklamının yapılması yasaklandı.

    Bu ürünlerin, sağlık beyanı kapsamına giren hususlar hariç olmak üzere karşılaştırmalı reklamı yapılabilecek.

    9- Akademik unvanlar yanıltıcı biçimde kullanılamayacak

    Ticari reklam ve ilanlarda, tüketicilerin bilgi ve tecrübe eksikliğinin istismar edilmesinin önlenmesi amacıyla akademik unvanların yanıltıcı ve aldatıcı şekilde kullanılamayacağına ilişkin hüküm Yönetmeliğe eklendi.

    10- Tüketici değerlendirmelerine ilişkin yeni kriterler

    Satın alım sürecine ilişkin doğrulama yapılmasının mümkün olmadığı mecralardan alınan tüketici değerlendirmeleri yayımlanamayacak.

    Ayrıca değerlendirmelerin mal, hizmet, teslimat, satıcı veya sağlayıcı gibi farklı başlıklar altında ayrı ayrı yayımlanması durumunda, bu değerlendirmelerin tümüne aynı alanda açık, anlaşılır, ayırt edilebilir ve kolaylıkla ulaşılabilir şekilde yer verilmesi zorunlu hale getirildi.

    Ticaret Bakanlığı, 1 Ağustos 2026 itibarıyla yürürlüğe girecek olan bu yeni düzenlemelerle; tüketici haklarının korunması, piyasa şeffaflığının artırılması ve aldatıcı ticari uygulamalarla mücadelesini aynı kararlılıkla sürdüreceğini vurguladı. >>>İHA

  • Milli atlet Yunus Emre Civelek tarihe geçti

    Milli atlet Yunus Emre Civelek tarihe geçti

    Babasının yönlendirmesiyle 2020’de 11 yaşında atletizme başlayan Sakarya Spor Lisesi öğrencisi 17 yaşındaki Yunus Emre; 14, 16 ve 18 yaş altı Türkiye şampiyonalarında başarılar elde etti.

    Uluslararası ilk müsabakasına Slovenya’da düzenlenen 18 Yaş Altı Atletizm Balkan Şampiyonası’nda çıkan Yunus Emre, 110 metre engelli yarışında 13.32 derecesiyle altın madalya kazandı.

    Yunus Emre, İtalya’da 16-19 Temmuz’da gerçekleştirilen 18 Yaş Altı Avrupa Atletizm Şampiyonası’nda erkekler 110 metre engelli finalinde 13.08’lik derecesiyle Türkiye rekorunu kırarak birinci oldu. Yunus Emre, bu kategoride altın madalya kazanan ilk Türk sporcu ünvanını da elde etti.

    Antrenörü Nilüfer Özen Aslantepe ile çalışmalarını sürdüren Yunus Emre, erkekler 110 metre engelli kategorisinde 12.75’lik derecesiyle ABD’li Ja’Kobe Tharp’a ait dünya rekorunu kırmayı ve olimpiyatlarda mücadele etmeyi hedefliyor.

    Milli atlet Yunus Emre Civelek tarihe geçti

    “Derecelerimi geliştirmeyi hedefliyorum”

    Yunus Emre Civelek, AA muhabirine, spora ailesinin yönlendirmesiyle başladığını söyledi.

    Sporun, gelişimi için kendisini olumlu etkilediğini belirten Yunus Emre, atletizm branşında Türkiye’de 14, 16 ve 18 yaş altı müsabakalarda elde ettiği başarıların önünün açtığını kaydetti.

    Yunus Emre, uluslararası ilk müsabakasına 18 Yaş Altı Atletizm Balkan Şampiyonası’nda çıktığını dile getirerek, burada 110 metre engelli yarışında 13.32 derecesiyle altın madalya kazandığını dile getirdi.

    Ardından İtalya’da düzenlenen 18 Yaş Altı Avrupa Atletizm Şampiyonası’nda 110 metre engelli finalinde 13.08 derecesiyle Türkiye rekoru kırarak altın madalya kazandığını belirten Yunus Emre, “Antrenörüm Nilüfer hocamla uzun süredir bu şampiyonaya hazırlandık. Haftanın 6 günü yoğun tempoda çalıştık. Avrupa Şampiyonası’na hak kazanmak için Türkiye’de yarışmak lazım. Yarışarak derecelerimi artırdım, birinci olarak Avrupa Şampiyonası’na gittim ve orada da birinci oldum.” diye konuştu.

    Yunus Emre, güzel şampiyona süreci geçirdiklerini, ay yıldızlı bayrağı dalgalandırdıklarını ve İstiklal Marşı’nı okuduklarını anlatarak “Bu başarıyı hocama borçluyum, onun sayesinde bu yerlere geldim. O olmasaydı asla yapamazdım çünkü sürekli benimle ilgilendi, sürekli beraberdik, antrenman yapıyorduk.” dedi.

    Türkiye rekoru kırdığı için mutlu olduğunu dile getiren Yunus Emre, “Orada benim ismim yazıyor. Tabii ki alttan gelecekler rekorumu kıracaklar ama sonuçta ben de tarihe yazılmış olacağım.” ifadesini kullandı.

    Yunus Emre, derecelerini geliştirmeyi hedeflediğinden bahsederek “Uzun yıllar çalışarak Avrupa ve Balkan şampiyonu oldum, Türkiye rekorunu kırdım. Hedefim dünya rekorunu kırmak ve olimpiyatlara gitmek.” dedi.

    Milli atlet Yunus Emre Civelek tarihe geçti

    “Çok inanarak finale çıktı”

    Antrenörü Nilüfer Özen Aslantepe de Yunus Emre ile 2020’den beri çalıştıklarını söyledi.

    Aslantepe, sporcusuyla gurur duyduğunu belirterek “Yunus Emre’nin bir özelliği vardır, çok inanır, hırslıdır. Yapamayacağı bir şey dahi olsa bunun üzerine çok gider. ‘İstiklal Marşı’mızı okutacağım ve altın madalyayı alacağım.’ diyerek ve çok inanarak final yarışına çıktı. Dediği gibi de oldu. Güzel mücadele etti, ülkemize ve Sakarya’mıza gurur yaşattı.” diye konuştu.

    Başarı merdivenleri basamak basamak çıktıklarını dile getiren Aslantepe, sporcusunun gelecek yıl 20 Yaş Altı Avrupa Atletizm Şampiyonası’nda final koşarak Türkiye’yi en iyi şekilde temsil edeceğine inandığını, 2032’de ise Avustralya’da düzenlenecek olimpiyatlara katılmayı hedeflediklerini sözlerine ekledi.>>>AA

  • Fed’in bu yıl faizleri sabit tutacağına yönelik iyimser öngörüler devam ediyor

    Fed’in bu yıl faizleri sabit tutacağına yönelik iyimser öngörüler devam ediyor

    Şubat ayından bu yana ABD/İsrail-İran Savaşı’na ilişkin jeopolitik gerilimler, Fed’in güvercin para politikası uygulayacağına yönelik tahminleri tersine çevirmişti.

    Hürmüz Boğazı kaynaklı enerji tedarikine ilişkin sıkıntılara karşın açıklanan makroekonomik verilerin enflasyonist baskıların endişe edildiği kadar etkili olmadığını ortaya koyması, Fed’in sıkı para politikası uygulayacağına dair ihtimalleri zayıflatmıştı.

    Ancak çatışmaların tekrar yoğunlaşması ve petrol fiyatlarının 100 dolar seviyelerini görmesi, bankanın faiz artırabileceğine dair endişelerin yeniden yükselmesine neden oldu.

    Uzmanlar, enflasyonist etkilerin hala sınırlı olduğunu ve gümrük tarifelerinin de zaten fiyatlara yansımış olduğunu belirterek, Fed’in yılın geri kalanında faiz artırımına gitmeyeceğini öngörüyor.

    ABN Amro Ekonomik Modelleme Sorumlusu ve Kıdemli ABD Ekonomisti Rogier Quaedvlieg, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, Fed’in temmuz ayı toplantısında politika faizini sabit bırakacağını öngördüğünü söyledi.

    Hürmüz Boğazı çevresinde yeniden tırmanan gerginlik ve petrol fiyatlarında yaşanan keskin artışın Fed üzerindeki baskıyı artırdığını aktaran Quaedvlieg, “Federal Açık Piyasa Komitesinin (FOMC) son tutanakları, yetkililerin genel olarak iki olası senaryo öngördüğünü gösteriyor. Bu senaryolardan bir tanesi, enflasyonun kısa sürede düzelmesi ve faiz oranlarının sabit kalmasına olanak sağlaması, diğer senaryo ise enerji fiyatları ve yapay zeka kaynaklı talep baskılarının etkisiyle enflasyonun daha inatçı bir seyir izlemesi ve bu durumun belli ölçüde ilave para politikası sıkılaşmasını gerektirmesi.” ifadelerini kullandı.

    Quaedvlieg, Fed’in son dönemde yaptığı açıklamaların büyük ölçüde üyelerin ekonomiye ilişkin bu senaryolardan hangisini benimsediklerini yansıttığını belirtti.

    Son dönemde gelen geçmişe dönük verilerin “kısa sürede düzelmesi ve faiz oranlarının sabit kalması” senaryosunu desteklediğini söyleyen Quaedvlieg, petrol fiyatlarının hızla yükselmesine yol açan İran’daki gelişmelerin ise “enerji fiyatları ve yapay zeka kaynaklı talep baskılarının etkisiyle enflasyonun daha inatçı bir seyir izlemesi ve bu durumun belli ölçüde ilave para politikası sıkılaştırmasını gerektirmesi” senaryosunun olasılığını artırdığını vurguladı.

    Yeni tarifelerin etkileri de takip ediliyor

    Enerji şokuna ek olarak yeni bir tarife döneminin de yürürlüğe girmek üzere olduğuna dikkati çeken Quaedvlieg, şunları kaydetti:

    “Bu gümrük tarifeleri 301. Bölüm kapsamında uygulanmaktadır ve bizim görüşümüze göre, bu tarifeler yani Yüksek Mahkeme tarafından iptal edilen Uluslararası Acil Ekonomik Yetkiler Yasası’na (IEEPA) ilişkin tarifeler ve süreleri dolmak üzere olan 122. Bölüm tarifelerine kıyasla çok daha sağlam hukuki temellere dayanmaktadır. Ticaret ağırlıklı bazda, genel gümrük vergisi yükü, 122. Bölüm paketi ile karşılaştırıldığında genel olarak değişmemiştir. Sonuç olarak, enflasyonda kayda değer yeni bir artış beklemiyoruz. Yeni paketteki bazı ayrıntılar, belirli ticaret ortaklarından gelen belirli mallar üzerinde fiyat baskısı yaratabilse de paket genel olarak mevcut gümrük vergisi rejimine büyük ölçüde benzemektedir. Tarifeye ilişkin fiyat etkileri zaten fiyatlara yansımış durumda, bu da ek bir enflasyonist etki olasılığını sınırlıyor. Temel senaryomuz, politika faizinin yılın geri kalanında sabit kalacağı yönünde ancak eylül ayını faiz artırımının hala gerçekçi bir olasılık olarak görüldüğü bir toplantı olarak değerlendiriyoruz.”

    Quaedvlieg, faiz oranlarının sabit kalabilmesi için İran çevresindeki gerilimlerin aylar değil haftalar içinde önemli ölçüde azalması gerekeceğini belirtti.

    ING Uluslararası Başekonomisti James Knightley de enflasyonun yavaşlamasının Fed’i şahin politikalardan uzak tuttuğunu ifade etti.

    Haziran ayında Fed’in şahin bir tutum sergilemesinin ardından enflasyonun yavaşlaması ve istihdam verilerinin zayıf gelmesinin piyasaların Fed’in olası faiz artışlarına ilişkin beklentilerini azalttığını dile getiren Knightley, şu değerlendirmelerde bulundu:

    “Fed, sonunda faiz artışı yapıp yapmayacağı konusunda tam olarak ikiye bölünmüş durumda. Bankada dokuz üye faiz artışı olacağını düşünürken, dokuz üye ise faizlerin sabit kalacağını öngörmektedir. İstihdam artışının ılımlı seyri ve enflasyon baskılarının hafiflemesi göz önüne alındığında, biz de politikayı sabit tutacağını öngören dokuz üyenin görüşüne katılıyoruz. Bu nedenle, Fed’in önümüzdeki yaza kadar politika faiz oranlarının sabit kalacağını öngörmeye devam ediyoruz.”>>>AA

  • Balon balığı avcılığıyla 50 milyon yeni balığın ekosisteme katılması önlendi

    Balon balığı avcılığıyla 50 milyon yeni balığın ekosisteme katılması önlendi

    Türkyılmaz, AA muhabirine, Bakanlığın balon balığı avcılığı faaliyetlerine ilişkin açıklamalarda bulundu.

    Küresel iklim değişikliği etkilerinin ve deniz suyu sıcaklıklarının, her geçen gün arttığına işaret eden Türkyılmaz, Süveyş Kanalı’ndan Akdeniz’e istilacı türler geldiğini, bunların hem denizel ekosistemi hem de balıkçılığı olumsuz etkilediğini söyledi.

    Türkyılmaz, istilacı türlerin başında balon balıkları geldiğine dikkati çekerek, bu tehditle mücadele etmek amacıyla 2020 yılında “balon balığı avcılığı desteklenmesini” başlattıklarını hatırlattı.

    Uygulama ile denizel biyolojik çeşitliliğin korunmasına katkı sağladıklarını ve balıkçıları istilacı türlerle mücadele kapsamında desteklediklerini bildiren Türkyılmaz, Akdeniz’e kıyısı olan diğer ülkelerin de Türkiye’den esinlenerek benzer bir geri alım desteğini başlattığını aktardı.

    “2026’da mücadelenin çok daha etkili sürdürüleceğini tahmin ediyoruz”

    Türkyılmaz, balon balığı avcılığı desteğinin detaylarını da anlattı.

    Ülke kara sularında bulunan 8 balon balığı türünden en zararlı olan benekli balon balığı için adet başına 35 lira, diğer türler için 10 lira destek ödemesi yapıldığının altını çizen Türkyılmaz, diğer balon balığı türleri için belirlenen 200 bin adetlik 2026 alım limitinin, balıkçıların yoğun ilgisi nedeniyle kısa sürede dolduğunu vurguladı. Bunun üzerine, Cumhurbaşkanı Kararı ile destek tutarları ve benekli balon balığına ilişkin 100 bin adetlik limitin korunduğunu anımsatan Türkyılmaz, diğer türlerde alım miktarının 200 binden 1 milyona çıkarıldığını dile getirdi.

    Her bir balon balığının sayılarak teslim alındığını bildiren Türkyılmaz, şu ifadeleri kullandı:

    “6 yılda, 665 bin balon balığı ekosistemden uzaklaştırıldı. Bunların 276 bini, en zararlı tür olan benekli balon balığı. Bu kapsamda balıkçılarımıza, güncel değeriyle yaklaşık 13 milyon lira destekleme ödemesi yapıldı. Bilimsel hesaplamalara göre, balon balığı avcılığı sayesinde, yaklaşık 50 milyon yeni balon balığının ekosisteme katılması önlendi. 2026’da diğer türler için alım limitinin 1 milyona çıkarılmasıyla mücadelenin çok daha etkili şekilde sürdürüleceğini tahmin ediyoruz.”

    Türkyılmaz, Bakanlık olarak bilimsel çalışmalar yürüttüklerini, sahadan sürekli veri topladıklarını ve balon balığı yayılımını takip ettiklerini vurgulayarak, bu doğrultuda gerekli görülen zamanlarda, bölgesel değişiklikleri de uygulamaya yansıttıklarını kaydetti.>>>AA

  • Türkiye’de barajlardaki doluluk hidroelektrik üretimini rekora taşıdı

    Türkiye’de barajlardaki doluluk hidroelektrik üretimini rekora taşıdı

    AA muhabirinin Türkiye Elektrik İletim AŞ’nin Su Raporlarından derlediği verilere göre, 19 Temmuz itibarıyla barajlardaki doluluk oranı yüzde 71,3 seviyesine yükseldi. Bu oran, 2024’te yüzde 61,4, geçen yıl ise yüzde 51,7 olarak kaydedilmişti.

    Türkiye genelindeki tüm barajların toplam aktif su miktarı, temmuz verilerine göre 72,53 milyar metreküp olarak hesaplandı. Geçen yılın aynı döneminde 30,24 milyar metreküp olan bu miktar, barajlara giren suyun geçen yıla oranla yüzde 139,9 arttığını ortaya koydu.

    Su kaynaklarındaki bu bolluk, elektrik üretimine de doğrudan yansıdı. Yılın ilk 6 ayında gerçekleşen hidroelektrik üretimi, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 68 arttı.

    Geçen yılın ilk yarısında 33,9 milyar kilovatsaat olan hidroelektrik üretimi, bu yılın aynı döneminde 57 milyar kilovatsaat seviyesine ulaştı. Bu verilerle birlikte, Türkiye’nin toplam elektrik üretiminde hidroelektrik santrallerin (HES) payı yüzde 32’yi aştı.

    Ana havzalarda bahar bereketi yaşanıyor

    Raporda, ana havza barajlarına gelen su miktarının aylık dağılımı incelendiğinde, özellikle bahar aylarındaki artış dikkati çekti.

    Ocak-Temmuz döneminde barajlı santrallere gelen toplam su miktarı 72,53 milyar metreküpü bulurken, bu rakam geçen yıl 30,24 milyar metreküp seviyesindeydi. Mayıs, 19,3 milyar metreküplük su girişiyle bu yılın en bereketli ayı olurken şubat, nisan ve haziran aylarında da geçen yıla göre iki ila üç kat daha fazla su girişi sağlandığı görüldü.

    Raporda yer alan verilere göre, temmuz ayının ilk 19 gününde ana havza barajlarına gelen toplam su miktarı 3 milyar 436 milyon 829 bin metreküp olarak gerçekleşti. Günlük verilere bakıldığında, en yüksek su girişi 1 Temmuz’da 217,4 milyon metreküp, en düşük su girişi ise 16 Temmuz’da 147,2 milyon metreküp oldu.

    Bu su bolluğundan yararlanan ana havza barajları arasında Keban, Deriner, Altınkaya, Hirfanlı, Boyabat, Oymapınar ve Alpaslan-1 gibi kritik öneme sahip tesisler yer alıyor.

    Ayrıca Adıgüzel, Alkumru, Almus, Batman, Demirköprü, Dicle, Ermenek, Garzan, Hasan Uğurlu, Karacaören, Kemer, Kılıçkaya, Kralkızı, Kuzgun, Kandil, Özlüce, Sarıyar, Tercan, Torul, Uzunçayır, Yamula ve Yedigöze barajları da su verimliliği artan başlıca santrallar arasında listeleniyor.

    Bu yıl barajlara gelen su miktarı, yalnızca kurak geçen bir önceki yılı değil, 55,93 milyar metreküplük uzun yıllar ortalamasını da geride bıraktı.

    Yılın ilk 7 ayında barajlara gelen su, planlanan 37,18 milyar metreküplük program hedeflerinin yüzde 195,1’ine ulaşarak beklentileri adeta ikiye katladı. Bu durum, uzun yıllar ortalamasının da yüzde 29,7 üzerine çıkarak enerji yönetiminde tarihi bir başarıya imza attı.>>>AA

  • Araç Munzur Nehri’ne yuvarlandı: 1 Ölü

    Araç Munzur Nehri’ne yuvarlandı: 1 Ölü

    Kaza, Tunceli-Ovacık kara yolunun 2’nci kilometresi Kemerbel mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği otomobil, ormanlık alanda yaklaşık 60 metre taklalar atarak Munzur Nehri’ne yuvarlandı. Kazada araçta bulunan Elif Zilan Söylemez (27) otomobilden atlayarak ağır yaralanırken, sürücü H.Ö. (42) ise kendi imkanlarıyla araçtan çıkarak kıyıya ulaştı. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine AFAD, itfaiye, UMKE, Munzur Arama ve Kurtarma Derneği, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Kazayı gören vatandaşların da seferber olmasıyla karşı kıyıda ilk müdahalesi yapılan kadın önce sedyeyle kıyıya taşındı, buradan botlarla karşı tarafa ulaştırıldı. İlk müdahaleleri olay yerinde yapılan 2 yaralı, ambulanslarla Tunceli Devlet Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı. Ağır yaralı Elif Zilan Söylemez, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. >>>İHA

  • Zelenskiy, Rusya’da petrol tesisleri ve bir ihracat terminaline saldırılar düzenlediklerini açıkladı

    Zelenskiy, Rusya’da petrol tesisleri ve bir ihracat terminaline saldırılar düzenlediklerini açıkladı

    Zelenskiy, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, uzun menzilli silahları kullanarak Rusya’daki hedeflere yönelik saldırıları sürdürdüklerini belirtti.

    Bu gece Rusya’nın Rostov bölgesine saldırı düzenlendiklerini aktaran Zelenskiy, “Cephe hattından yaklaşık 250 kilometre uzaklıktaki bir ihracat terminali vuruldu.” dedi.

    “Ayrıca Ukrayna devlet sınırından 1300 kilometre uzaklıktaki Yaroslavl bölgesi ve (Rusya’ya bağlı) Udmurtya Cumhuriyeti’ndeki petrol tesislerine de uzun menzilli saldırılar düzenlendi.” ifadelerini kullanan Zelenskiy, saldırılara ait olduğu belirtilen görüntüleri de paylaştı.>>>AA

  • Kamu ihalelerine yapay zekayla rekabet denetimi

    Kamu ihalelerine yapay zekayla rekabet denetimi

    Küle, AA muhabirine, kamu ihalelerinin incelenmesine yönelik yürüttükleri çalışmalara ilişkin değerlendirmede bulundu.

    Kamunun ihtiyacı olan mal ve hizmetlerin en uygun fiyat ve kalitede temin edilmesinin, vatandaşların vergilerinin en etkin şekilde kullanılması bakımından hayati önem taşıdığına dikkati çeken Küle, “Dolayısıyla kamunun yaptığı alımlarda rekabetin sağlanması, en hassas olduğumuz konuların başında geliyor. Kamu ihalelerine yönelik harcamaların, devlet bütçemiz içinde önemli payı olduğu dikkate alındığında kamu ihalelerindeki rekabetin tesisi, bizim için tartışılmaz bir kırmızı çizgidir.” diye konuştu.

    Küle, kamu ihalelerinde rekabetçi sürecin korunmasının, yalnızca kamu kaynaklarının etkin kullanımını sağlamakla kalmadığını belirterek, bunun, piyasalarda fiyat oluşumunun sağlıklı işlemesine doğrudan katkı sunduğunu ifade etti.

    Bu sayede rakiplerin adil ve eşit şartlarda yarıştığını, nihayetinde de vatandaşların düşük fiyat, yüksek kalite, çeşitlilik ve inovasyonla bu süreçten azami fayda sağladığını anlatan Küle, “Kurumumuz, kendisine Rekabetin Korunması Hakkında Kanun ile verilen görevlerini yerine getirirken etkin rekabetin tesisinde kamu ihalelerinin bu kritik pozisyonunun bilincindedir. Bu bilinçten hareketle 2024’te KİK ile olan işbirliğimizi çok daha güçlü bir zemine taşıdık. İmzaladığımız protokolle, denetim çalışmalarımıza yepyeni ve teknolojik bir boyut kazandırdık.” değerlendirmesinde bulundu.

    “Yapay zeka araçlarıyla göz açtırmıyoruz”

    Küle, bu işbirliğiyle, kamu ihalelerindeki rekabetçi risklerin ve olası ihlallerin tespiti amacıyla yapay zeka destekli araçların geliştirilmesine, ortak istatistiksel modelleme ve analizlere yönelik yoğun mesai harcadıklarını bildirerek, şu ifadeleri kullandı:

    “KİK’in sağladığı devasa veri setlerini, yapay zeka algoritmalarımızla süzgeçten geçiriyoruz. Burada rekabete aykırı eylemlerle benzer desenler çizen, şüpheli örüntüler sergileyen teşebbüs hareketlerini anında radarımıza alıyoruz. Teşebbüslerin ihale verilerini, derinlemesine bir yapısal ve davranışsal analize tabi tutuyoruz. Böylece yapay zeka araçlarıyla göz açtırmıyoruz.”

    “Kimse ihalede danışıklı davranmayı aklından dahi geçirmesin”

    Yapay zeka destekli altyapı sayesinde ihalelerin paylaşımı, danışıklı fiyat verilmesi, bölge paylaşımları gibi ihlalleri çok hızlı ve net şekilde ortaya çıkartabildiklerine işaret eden Küle, şunları söyledi:

    “Birçok kez farklı vesilelerle ifade ettim. Kurumumuzun bilişim ve denetim altyapısı son derece güçlü. Denetim kapasitemizi, gelişen teknolojilerin hızına ve bu teknolojilerin getirdiği rekabete aykırı uygulamalara entegre ettik. Proaktif tespitlerimiz, ihlal tarafı şirketlerce şaşkınlıkla karşılanıyor. Dolayısıyla artık kimse ihalede danışıklı davranmayı, rakipleriyle gizli işbirliği yapmayı aklından dahi geçirmesin.”

    Küle, bu alanda yaptıkları tespitlere ilişkin bilgi vererek, şunları kaydetti:

    “Kamu ihalelerinde teşebbüslerin teklif fiyatlarında anlaşması, rekabete hassas bilgileri birbirleriyle değiştirmesi, ihale kalemlerini ya da bölgelerini paylaşması, yan teklif vererek anlaştıkları firmanın ihaleyi kazanmasını sağlaması veya anlaşma doğrultusunda ihaleye hiç teklif vermemesi gibi tüm rekabeti kısıtlayıcı uygulamaları tek tek tespit ediyoruz. Teşebbüsler bu konuda hiçbir taviz vermeyeceğimizi, ihale süreçlerindeki rekabete aykırı eylemlerin üzerine kararlılıkla gideceğimizi bilmeli. Sahip olduğumuz yüksek teknolojik altyapı ve veri entegrasyonuyla ihalelerdeki en ufak bir rekabet ihlalini bile karanlıkta bırakmayız. Bunun teşebbüslere bedeli ise çok ağır olur.”>>>AA

  • KADES’in indirilme sayısı 10 milyona yaklaştı

    KADES’in indirilme sayısı 10 milyona yaklaştı

    AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, İçişleri Bakanlığının teknolojik imkanları güvenlik hizmetleriyle birleştirme çalışmaları kapsamında 2018’de hayata geçirilen KADES’in indirilme sayısı 9 milyon 859 bin 147 kez ile 10 milyona yaklaştı.

    KADES üzerinden bugüne kadar toplam 239 bin 356 ihbar yapıldı. İhbarların 152 bin 974’ü gerçek, 86 bin 382’si ise asılsız olarak kayıtlara geçti. Buna göre uygulamaya ulaşan ihbarların yüzde 64’ünü asıllı ihbarlar oluşturdu.

    Uygulama üzerinden konum bilgisini açarak şiddet veya tehdit anında yardım butonuna dokunulabiliyor. Konumla birlikte güvenlik birimlerine ulaşan bildirimin ardından en yakın kolluk ekibi bölgeye yönlendiriliyor.

    İhbarın niteliği, ekipler olay yerine ulaşmadan kesin olarak belirlenemediği için KADES üzerinden yapılan her bildirim, asıllı veya asılsız ayrımı gözetilmeksizin can güvenliğine yönelik risk olarak değerlendirilerek müdahale süreci başlatılıyor. Uygulama Türkçenin yanı sıra 10 farklı dilde kullanılabiliyor.

    “Kadın ile devlet arasında doğrudan güvenlik hattı”

    İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, KADES’in kadınların ihtiyaç duydukları anda güvenlik birimlerine hızlı biçimde ulaşabilmesine imkan sağladığını belirtti.

    Uygulamayı henüz indirmeyenlere çağrıda bulunan Bakan Çiftçi, şunları kaydetti:

    “Kadınların kendilerini güvende hissetmesi, yalnızca olay anında müdahaleyle sınırlı olmayan, kesintisiz bir devlet sorumluluğudur. KADES’i bir mobil uygulamadan öte, tehlike anında kadınla devlet arasında kurulan doğrudan bir güvenlik hattı olarak görüyoruz. Uygulamayı henüz kullanmamış kadınlardan KADES’i hazır bulundurmalarını ve kendilerini tehdit altında hissettikleri anda tereddüt etmeden kullanmalarını rica ediyorum.”

    KADES üzerinden iletilen her çağrının en yüksek hassasiyetle ele alındığını vurgulayan Çiftçi, şöyle devam etti:

    “Konum bilgisiyle yapılan çağrı, en yakın güvenlik ekibimize ulaşıyor. Türkiye’de tek bir kadının dahi şiddet nedeniyle hayatını kaybetmediği, bütün kadınların hayatın her alanında kendisini güvende hissettiği bir gelecek için teknolojimizin, personelimizin ve koruyucu mekanizmalarımızın bütün imkanlarını seferber etmeyi sürdüreceğiz.”

    Elektronik kelepçeyle 13 bin 803 takip

    Öte yandan kadına yönelik şiddetle mücadelede KADES’in yanı sıra elektronik kelepçe sistemi de aktif olarak kullanılıyor.

    Bakanlığın verilerine göre, 2021’den bu yana elektronik kelepçe sistemiyle toplam 13 bin 803 vaka takip edildi. Bu vakalardan 12 bin 327’sinin takip süreci sona ererken, 70 ilde 1476 vakanın aktif takibi devam ediyor.

    Elektronik kelepçe tedbiri bulunan yükümlüler, Elektronik İzleme Merkezi’nde, 7 gün 24 saat izleniyor.

    Yükümlünün mahkeme kararında belirlenen mesafeyi ihlal ederek korunan kişiye yaklaşması, yasak bölgeye girmesi veya elektronik kelepçeyi çıkarmaya çalışması durumunda sisteme uyarı düşüyor. Bunun üzerine korunan kişi bilgilendirilirken en yakın güvenlik ekibi de bölgeye yönlendiriliyor.>>>AA

  • 15 yaş altına sosyal medya yasağı genişliyor

    15 yaş altına sosyal medya yasağı genişliyor

    Çocukların sosyal medyada uygunsuz içeriklerle karşılaşma ihtimali, bağımlılık riski ve ruh sağlığına yönelik olumsuz etkiler, Avrupa’da birçok ülkeyi yeni düzenlemeler getirmeye yöneltiyor.

    Son olarak, Fransız Parlamentosu 15 yaşından küçük çocukların sosyal medyaya erişimlerinin engellenmesine ilişkin tasarıyı kabul etti. Tasarının oylandığı oturumda söz alan milletvekilleri, bu düzenlemenin Fransız çocuklarını korumak için gereklilik olduğunu vurguladı.

    Kabul edilen tasarıya göre, sosyal medya platformlarına yaş doğrulama sistemi kurma zorunluluğu getirilecek ve 15 yaşından küçük çocukların 1 Eylül’den itibaren sosyal medya hesabı açmasına izin verilmeyecek.

    Sosyal medya platformlarından halihazırda açık olan 15 yaş altındaki çocuklara ait hesapların 4 ay içinde kapatılması istenecek.

    Fransız hükümeti, ayrıca halihazırda ilkokullarda ve ortaokullarda geçerli olan cep telefonu kullanımına ilişkin düzenlemeyi yeni öğretim yılından itibaren liselerde de yürürlüğe koyma hazırlığında olduğunu bildirdi.

    Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de çocukların çevrim içi güvenliğini artırmayı hedefleyen yeni “dijital yaş doğrulama uygulaması”nın teknik olarak hazır olduğunu ve yakında kullanıma sunulacağını bildirdi.

    Von der Leyen, sosyal medya platformlarının son derece bağımlılık yaratan tasarımlar sunduğunu, “sonsuz kaydırma özelliğinin” bu bağımlılığı beslediğini söyledi.

    Almanya’da da çocukların sosyal medyadan nasıl korunacağına ilişkin hükümetin uzman komisyonuna hazırlattığı rapor, sosyal medyanın gençler üzerindeki olumsuz etkilerini yeniden gündeme getirdi.

    Raporda 13-18 yaşındaki gençler için kademeli koruma önlemlerinin uygulanması, çocuklar için sosyal medya kullanımının 13 yaş sınırıyla düzenlenmesi tavsiye edildi.

    Almanya Dijital İşler Bakanı Karsten Wildberger, sosyal medyanın gençlerin gelişimi üzerindeki olumsuz etkilerine dikkati çekerek, çocuklar için sosyal medya kullanımının yaş sınırıyla düzenlenmesi konusunda açık olduğunu söyledi.

    Yunanistan’da da 15 yaşından küçüklerin sosyal medya kullanımına ilişkin yeni düzenlemenin 1 Ocak 2027 itibarıyla yürürlüğe gireceği duyuruldu.

    Kararı duyuran Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, son yıllarda ebeveyn ve uzmanlarla yaptığı görüşmelerde çocukların stresli oldukları, uyuma zorluğu çektikleri, sürekli cep telefonlarına baktıkları bilgisinin aktarıldığını, çocukların uzun süre ekrana bakmaları sebebiyle beyinlerinin yorulduğunu kaydetti.

    Bu nedenle zor bir karar alacaklarını vurgulayan Miçotakis, 15 yaşından küçüklerin sosyal medya hesabı açmasına izin verilmeyeceğini bildirdi.

    Norveç hükümetinin de 16 yaş altındaki çocukların sosyal medya erişimini düzenlemeye yönelik hazırlıklara başladığı belirtildi.

    Norveç Başbakanı Jonas Gahr Store, yaptığı açıklamada, sosyal medyanın çocuklar üzerindeki olumsuz etkisini azaltmak amacıyla hazırlanacak yasa tasarısının yıl içinde meclise sunulacağını ve onaylanırsa gelecek yıl yürürlüğe gireceğini duyurdu.

    Store, çocukların sosyal medya erişimine 16 yaşından itibaren izin verilmesi yönünde bir çalışma yürüttüklerini aktardı.

    İngiltere’nin eski Başbakanı Keir Starmer, çocukların internetteki güvenliği konusunda ailelerin endişeli olduğunu belirtmiş, görev süresince sosyal medya şirketlerinin temsilcileriyle daha hızlı adımlar atmaları için görüşmeler yapmıştı.

    Starmer, İngiltere’de mevcut düzenlemelerin çocukları internetin zararlı etkilerinden korumadığına işaret ederek, kısa süre içinde 16 yaş altı çocukların sosyal medya kullanımına ilişkin yeni düzenlemeler konusunda gerekli adımı atacaklarını bildirmişti.

    Finlandiya’da Sağlık ve Refah Enstitüsü ile Finlandiya Ulusal Eğitim Ajansı, 13 yaş altındaki çocukların kendilerine ait akıllı telefonlarının olmaması ve sosyal medya kullanmalarına izin verilmemesi tavsiyesinde bulundu.

    Finlandiya Başbakanı Petteri Orpo da çocuklar ve gençler arasında fiziksel aktivitenin ve hobilere katılımın azalmasına ilişkin endişeleri gerekçe göstererek, 15 yaşın altındaki çocukların sosyal medya kullanımına ilişkin düzenlemelere destek verdiğini açıkladı.

    Bu eğilimi “derin endişe verici” olarak nitelendiren Orpo, sosyal medyanın çocukların daha sağlıklı ve daha aktif yaşam tarzlarını benimsemelerinin önündeki başlıca engellerden biri haline geldiğine dikkati çekti.

    İsveç hükümeti, çocukların sınıfta öğrenmeye odaklanabilmelerini sağlamak amacıyla ilkokul ve ortaokullarda cep telefonu kullanımına yönelik yeni düzenleme yapmayı planladığını bildirdi.

    Danimarka’da da 15 yaşından küçük çocuklar için sosyal medya platformlarına erişimi düzenlemeye yönelik çalışmalar yürütülüyor. Hükümet, konuyla ilgili Kasım 2025’te parlamentodaki üç koalisyon partisi ile iki muhalefet partisinin desteğini aldığını duyurdu.

    Danimarka Dijital İşler Bakanlığı da düzenleme kapsamında kullanılabilecek yaş doğrulama araçlarını içeren uygulamayı hayata geçirecek.

    Polonya da çocukların ekran süresini ve sosyal medya kullanımını sınırlamaya yönelik adım atan ülkelerin arasına katılacak. Eğitim Bakanı Barbara Nowacka, 16 yaş altı öğrencilerin okullarda cep telefonu kullanmasına 1 Eylül’den itibaren izin verilmeyeceğini açıkladı.

    Polonya hükümeti, ayrıca 15 yaş altı çocukların sosyal medya kullanımına ilişkin yeni yasal düzenleme üzerinde çalıştıklarını bildirdi.

    İspanya da 16 yaşın altındaki çocukların sosyal paylaşım ağlarına erişimini düzenleyecek.

    Başbakan Pedro Sanchez, 16 yaşın altındaki çocukların sosyal paylaşım ağlarına erişimine izin verilmeyeceğini, dijital platformlar üzerindeki denetimi artırmak ve yöneticilerini bu ağlardaki ihlallerden sorumlu tutmak için başka önlemler de alacaklarını duyurdu.

    İspanya hükümeti ayrıca, sosyal paylaşım sitelerinin yöneticilerini dijital platformlarda işlenen her türlü ihlalden yasal olarak sorumlu tutan, bu ihlallerde savcılığa soruşturma hakkı veren yasa tasarısını meclise sunacak.

    Portekiz de 13 yaş altındaki çocukların sosyal paylaşım ağlarına erişimini düzenlemeyi ve 13-16 yaşındaki çocukların bu platformlara yalnızca ebeveyn izniyle erişebilmesini öngören düzenleme için ilk adımı attı.

    İktidardaki Sosyal Demokrat Partinin (PSD) çocuklarda sosyal medya kullanımını düzenleyen yasa tasarısı, mecliste onaylanarak son halini alması için komisyona gönderildi.

    Avusturya’da da koalisyon hükümeti ortakları, 14 yaş altındakilere yönelik sosyal medya düzenlemesi konusunda mutabık kaldı.

    Çekya Başbakanı Andrej Babis, ülkede 15 yaşın altındaki çocukların sosyal medya platformlarına erişiminin düzenlenmesini desteklediğini belirtti.

    Başbakan Babis ile Eğitim Bakanı Robert Plaga tarafından hazırlanan yasa tasarısı kapsamında anaokulu, ilkokul, ortaokul ve çok yıllık liselerde cep telefonu ile diğer elektronik iletişim cihazlarının kullanımına izin verilmeyecek.

    Slovenya’da 15 yaşın altındaki çocuklar için sosyal medya kullanımını düzenlemeyi de öngören yasa tasarısı hazırlanıyor. Hükümet, TikTok, Snapchat ve Instagram gibi içerik paylaşımının yapıldığı sosyal ağları düzenlemeyi hedefliyor.

    Baltık ülkeleri Estonya, Letonya ve Litvanya’da özellikle okul ortamlarında telefon ve sosyal medya kullanımına yönelik düzenlemeler giderek yaygınlaşıyor.

    Estonya ve Litvanya, mevcut AB düzenlemeleri çerçevesinde çocukların dijital güvenliğini güçlendirmeye yönelik çalışmalara odaklanıyor. Letonya’da ise 15 yaş altına erişimin düzenlenmesine yönelik öneriler tartışma aşamasında bulunuyor.

    İtalya’da da 15 yaş altı çocukların sosyal medya kullanımına ilişkin düzenleme hazırlanıyor. Tasarının gelecek aylarda parlamentoda son halini alıp oylanması bekleniyor.

    Avrupa Parlamentosundan “sosyal medyada 16 yaş sınırı” çağrısı

    Avrupa Parlamentosu (AP) milletvekilleri, Birlik topraklarında çocukların sosyal medyaya erişimi için 16 yaş sınırı getirilmesi çağrısı yapan raporu kabul etmişti. AB’nin diğer kurumlarına tavsiye niteliğindeki raporunda 13 ila 16 yaşındaki çocukların dijital platformlara ebeveyn izniyle erişebilmesi talep ediliyor.

    Çocukların çevrim içi ortamda karşılaştıkları fiziksel ve ruhsal sağlık risklerine işaret edilen raporda, bağımlılığı artırabilen, çocukların konsantre olma ve çevrim içi içeriklerle sağlıklı etkileşim kurma yeteneğine zarar veren “manipülatif stratejilere” karşı korunma sağlanması isteniyor.

    Avustralya, Aralık 2025’te 16 yaş altındaki çocukların sosyal medya platformlarına erişimine izin vermeyen ilk ülke olmuştu.>>>AA

  • Yasa dışı bahisle mücadelede 47 bini aşkın siteye erişim engeli

    Yasa dışı bahisle mücadelede 47 bini aşkın siteye erişim engeli

    AA muhabirinin Bakanlık kaynaklarından derlediği bilgiye göre, internet ve sosyal medya platformlarındaki çevrim içi yasa dışı bahis faaliyetleri, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığının siber suçlarla mücadele birimlerince 7 gün 24 saat esasıyla yürütülen “siber devriye” çalışmalarıyla takip ediliyor.

    Siber ekipler, teknolojik imkanlardan yararlanarak yasa dışı bahis sitelerini, bu sitelerin reklamını yapan hesapları ve ödeme sistemleriyle bağlantılı dijital izleri inceliyor.

    Suç unsuru tespit edilen site ve hesaplar hakkında adli ve idari süreç başlatılıyor.

    680 operasyonda 3 bin 231 şüpheli tutuklandı

    Bu kapsamda İçişleri Bakanlığınca çevrim içi yasa dışı bahis suçuna yönelik yıl başından bu yana 680 operasyon düzenlendi.

    Operasyonlarda 5 bin 629 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerden 3 bin 231’i tutuklanırken, 1515’i hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Söz konusu dönemde erişimi engellenen yasa dışı bahis sitesi sayısı da 47 bin 493 oldu.

    Soruşturmalar kapsamında yasa dışı bahis oynatan veya oynanmasına imkan sağlayanların yanı sıra sitelerin altyapısını yöneten, reklamını yapan, para nakline aracılık eden ve suç gelirlerinin aktarılmasında rol aldığı değerlendirilen kişiler de takibe alınıyor.

    Yasa dışı bahis sitelerinin faaliyetlerini sürdürebilmek için kullandığı banka, elektronik para ve kripto varlık hesapları da siber ekiplerin teknik çalışmaları ile mali incelemeler kapsamında araştırılıyor.>>>AA

  • Elçin Sangu, Uğur Dündar ve Gülben Ergen dahil 5 ünlü isim ifadeye çağrıldı!

    Elçin Sangu, Uğur Dündar ve Gülben Ergen dahil 5 ünlü isim ifadeye çağrıldı!

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen “Ahbaplar Suç Örgütü” soruşturması kapsamında sıcak gelişmeler yaşanmaya devam ediyor.

    Afet döneminde toplanan bağışların usulsüz kullanımı, şüpheli taşınmaz devirleri ve çek hareketleri iddiaları üzerine başlatılan soruşturmanın 4. dalga operasyonunda 13 şüpheli gözaltına alındı. Soruşturma kapsamında aralarında Uğur Dündar, Mahsun Kırmızıgül, Gülben Ergen, Elçin Sangu ve Hayko Cepkin‘in de yer aldığı 5 tanınmış ismin ifadeye çağrılacağı öğrenildi.

    4. Dalga Operasyonda 13 Kişi Gözaltına Alındı

    Adalet Bakanı Akın Gürlek tarafından yapılan açıklamada, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince gerçekleştirilen operasyon kapsamında 13 kişinin yakalanarak gözaltına alındığı bildirildi.

    Gözaltına alınanlar arasında 8 yıl önce yaşanan uçak kazasında kızını kaybeden ve Ahbap’a bağışladığı kompleksin amacı dışında kullanıldığını belirterek şikayetçi olan Başaran Holding sahibi Hüseyin Başaran da yer alıyor.

    Gözaltına Alınan İsimler ve İşlem Yapılan Şirket Yetkilileri:

    • Hüseyin Başaran (Başaran Holding A.Ş. Sahibi)

    • Deniz Şimşek (Ahbap Derneği Satın Alma Müdürü)

    • Ayhan Demir (Azim Yol İnşaat A.Ş. Yetkilisi)

    • Nejdet Kuy (Pegas Global A.Ş. Yetkilisi)

    • Murat Yaren & Ayhan Çevik (Hamle İnşaat A.Ş. Yetkilileri)

    • Recep Demir & Emre Saral (Power İnşaat A.Ş. Yetkilileri)

    • Faruk Koç (Koçsu Yapı A.Ş. Yetkilisi)

    • Orhan İnan

    • Sibel Kaya (Çek tahsilat süreçleri incelemesindeki son ciranta)

    • Muhammed Ali Yılmaz (Mays Grup Yetkilisi)

    • Ali Demirhan

    Beş Ünlü İsim İfadeye Çağrılıyor

    Deprem ve afet dönemlerinde Ahbap Derneği’ne destek veren veya platform projelerinde yer alan sanatçı ve gazetecilerin bilgisine başvurulmaya devam ediliyor. Soruşturmanın yeni safhasında aşağıdaki isimlerin ifadelerine başvurulacak:

    • Uğur Dündar (Gazeteci)

    • Mahsun Kırmızıgül (Sanatçı ve Yönetmen)

    • Gülben Ergen (Şarkıcı ve Oyuncu)

    • Hayko Cepkin (Rock Müzik Sanatçısı)
    • Elçin Sangu (Oyuncu)

    Soruşturma Hangi Başlıklar Altında Yürütülüyor?

    Başsavcılık açıklamasına göre dosya 4 ana başlık altında inceleniyor:

    1. Konut ve Konteyner Alımları: Bağış ödemelerine rağmen taahhüt edilen konutların tamamlanmaması ve konteyner alım süreçleri.

    2. Yeliz Kaya’ya Taşınmaz Devirleri: Başaran Holding (22), Power İnşaat (10), Koçsu Yapı (17) ve Orhan İnan (10) tarafından şüpheli Yeliz Kaya’ya yapılan sıralı gayrimenkul devirleri.

    3. Dernek Çeklerinin Dolaşımı: Dernek tarafından kesilen çeklerin tahsilat ve ciranta süreçleri.

    4. Şüpheli Ticari İlişkiler: Haluk Levent ve dernek yöneticileri ile üçüncü şahıslar arasındaki mali transferler.

    Soruşturmanın Geçmişi ve Bugüne Kadar Yaşananlar

    Ahbap Derneği kurucusu Haluk Levent, “Dernekler Kanunu’na muhalefet”, “suçtan kaynaklanan mal varlığını aklama” ve “nitelikli dolandırıcılık” suçlamalarıyla ilk operasyonda tutuklanarak cezaevine gönderildi. İkinci dalga operasyonlarda gözaltı sayısı 42’ye yükselirken dernekle iltisaklı 4 şirkete kayyum atandı. Yurt dışı kaynaklı şüpheli döviz transferleri ve MASAK raporları doğrultusunda Babala TV kurucusu Oğuzhan Uğur gözaltına alınarak çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

    Soruşturma Özet Tablosu

    • Soruşturma Adı: Ahbaplar Suç Örgütü Soruşturması

    • Soruşturmayı Yürüten: İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı

    • Son Operasyon: 4. Dalga (27 Temmuz 2026)

    • Son Dalga Gözaltı Sayısı: 13 Kişi

    • İfadeye Çağrılan Yeni İsimler: Uğur Dündar, Mahsun Kırmızıgül, Gülben Ergen, Elçin Sangu, Hayko Cepkin

    • Tutuklu Bulunan Önemli İsimler: Haluk Levent, Oğuzhan Uğur

  • “Ahbaplar suç örgütü” soruşturmasında 13 şüpheli gözaltına alındı

    “Ahbaplar suç örgütü” soruşturmasında 13 şüpheli gözaltına alındı

    Başsavcılıktan yapılan açıklamada, “Ahbaplar suç örgütü” soruşturması kapsamında, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince bu sabah dördüncü dalga operasyonun yapıldığı belirtildi.

    Operasyonda, soruşturma dosyasında elde edilen deliller doğrultusunda 13 şüphelinin yakalanarak gözaltına alındığı ifade edilen açıklamada, şüpheliler hakkında dört ana başlık altında soruşturma işlemi yürütüldüğü bildirildi.

    Açıklamada, şüphelilerle ilgili “konut ve konteyner alımlarına ilişkin işlemler” başlığındaki soruşturmanın, Ahbap Derneğinin 2023’te konut yapımı amacıyla anlaşma sağladığı ve bağışlardan önemli miktarda para aktardığı halde taahhüt edilen konutları tamamlamadığı değerlendirilen şirketlerin yetkilileri hakkında olduğu aktarıldı.

    Pegas Global AŞ’den ayrıca dernek adına konteyner satın alındığı belirtilen açıklamada, Ahbap Derneği satın alma müdürü Deniz Şimşek hakkında da söz konusu satın alma, ödeme ve tedarik süreçlerindeki rolü nedeniyle işlem başlatıldığı kaydedildi.

    Açıklamada, soruşturmanın “Yeliz Kaya’ya devredilen taşınmazlara ilişkin işlemler”e yönelik kısmında ise bazı şirketler ve kişiler tarafından şüpheli Kaya’ya sıralı şekilde çok sayıda taşınmazın devredildiği belirtildi.

    Başaran Holding AŞ tarafından 22, Power İnşaat AŞ tarafından 10, Koçsu Yapı AŞ tarafından 17 ve Orhan İnan tarafından da 10 taşınmazın Yeliz Kaya’ya devredildiğinin belirlendiği vurgulanan açıklamada, bununla ilgili Başaran Holding AŞ’nin sahibi Hüseyin Başaran’ın da bulunduğu 5 kişi hakkında işlem yapıldığı kaydedildi.

    Soruşturmanın “dernek çeklerine ilişkin işlemler” kısmında da Ahbap Derneği tarafından düzenlenen bazı çeklerin dolaşımı ve tahsil süreçlerinin incelendiği belirtilen açıklamada, bu kapsamda çeklerin son cirantası olduğu belirlenen Sibel Kaya ile Muhammed Ali Yılmaz hakkında işlem başlatıldığı aktarıldı.

    Soruşturmanın “Haluk Levent ile bağlantılı şüpheli ilişkilere ilişkin işlemler” başlığında ise Haluk Levent ile arasındaki mali ve ticari ilişkinin şüpheli nitelikte olduğu değerlendirilen Ali Demirhan hakkında işlem yapıldığı belirtilen açıklamada, operasyon kapsamında haklarında işlem başlatılan şüpheliler şöyle sıralandı:

    “Ayhan Demir, Nejdet Kuy, Murat Yaren, Ayhan Çevik, Hüseyin Başaran, Recep Demir, Emre Saral, Faruk Koç, Orhan İnan, Sibel Kaya, Muhammed Ali Yılmaz, Ali Demirhan ve Deniz Şimşek”>>>AA

  • Sanayi kenti Bursa ihracatta 118 ülkeyi geride bıraktı

    Sanayi kenti Bursa ihracatta 118 ülkeyi geride bıraktı

    AA muhabirinin Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerinden derlediği bilgiye göre, geçen yıl 18,2 milyar dolarlık ihracat gerçekleştiren Bursa’nın serbest bölge rakamlarıyla toplam dış satımı 20 milyar dolara ulaştı.

    Bir önceki yıla göre, 2025 yılı dış satımını yüzde 9,5 artırarak, 194 farklı ülkeye mal ve hizmet ihracatı gerçekleştiren Bursa, 118 ülkeden daha yüksek ihracat performansı sergiledi.

    Bursa, yaptığı ihracatla Lüksemburg’dan Paraguay’a, Ürdün’den Uruguay’a, Gürcistan’dan Kenya’ya, Makedonya’dan Senegal’e kadar farklı kıtalardan 118 ülkeyi geride bırakmayı başardı.

    “İhracatı artıracak adımlar atmaya devam edeceğiz”

    Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, AA muhabirine, Bursa’nın köklü üretim kültürü, girişimci yapısı ve yüksek katma değerli sektörleriyle Türkiye ekonomisinin lokomotif şehirlerinden biri olduğunu söyledi.

    Sahip olduğu sektörel çeşitlilik ve güçlü tedarik zinciriyle kentin Türkiye’nin dış ticaret hedeflerine en yüksek katkıyı sağlayan şehirler arasında yer aldığını belirten Burkay, şunları kaydetti:

    “Küresel ticarette korumacılık eğilimlerinin güçlendiği, jeopolitik risklerin ve maliyet baskılarının arttığı bir dönemde Bursa’nın ihracatını artırması son derece kıymetlidir. Kentimizin 118 ülkeden daha fazla ihracat gerçekleştirmesi, sanayicilerimizin üretim azminin, girişimcilerimizin vizyonunun ve çalışanlarımızın emeğinin önemli bir sonucudur. Firmaların yüksek katma değerli üretime, ileri teknolojiye ve yeni nesil ihracat pazarlarına yönelmesini öncelikli hedef olarak değerlendiriyoruz.”

    Burkay, BTSO iştiraki olan KFA Fuarcılık aracılığıyla firmaların ulusal ve uluslararası fuarlar, alım heyetleri ve yurt dışı iş gezilerine iştirak ettiğini, bu sayede küresel ticaret ağlarına daha güçlü şekilde katıldıklarını ifade ederek, “KFA Fuarcılık, savunma sanayisinden tekstile, makineden gıda ve yapı sektörlerine kadar Türkiye’nin üretim gücünü dünyaya taşıyor. Bursa Fuar Merkezi’nde başlattığımız yeni dönemle birlikte kentimizi uluslararası fuarcılıkta daha güçlü bir merkez haline getirirken firmalarımıza yeni ticaret ve ihracat imkanları sunmayı sürdüreceğiz.” diye konuştu.

    BTSO’nun Ur-Ge, HİSER, kümelenme ve Ticari Safari projeleriyle firmaların uluslararası rekabet gücünü desteklediğine dikkati çeken Burkay, sözlerini şöyle noktaladı:

    “Ticaret Bakanlığı destekleriyle yürüttüğümüz Ur-Ge ve HİSER projeleri, özellikle KOBİ’lerin ihracata hazırlanmasında ve hedef pazarlara birlikte açılmasında örnek bir model oluşturdu. Firmaların kurumsal kapasitelerini geliştiren, ortak hareket kültürünü güçlendiren ve doğrudan yabancı alıcılarla buluşmalarını sağlayan bu çalışmalarımızı yeni sektörler ve yeni pazarlarla büyütmeyi sürdüreceğiz. Bursa’nın üretim gücünü teknoloji, tasarım, markalaşma ve nitelikli insan kaynağıyla destekleyerek dünya ticaretinden aldığı payı, çok daha yüksek seviyelere çıkarmayı hedefliyoruz. ‘Bursa Büyürse Türkiye Büyür’ anlayışıyla KFA Fuarcılık, Ur-Ge projeleri, uluslararası alım heyetleri ve yeni nesil ihracat programlarıyla ihracatı artıracak adımlar atmaya devam edeceğiz.”>>>AA