Yazar: admin

  • Emirdağlı kardeşler aynı gün gerçekleştirilen operasyonla varis ağrılarından kurtuldu

    Emirdağlı kardeşler aynı gün gerçekleştirilen operasyonla varis ağrılarından kurtuldu

    AFYONKARAHİSAR (AA) – ARİF YAVUZ – Afyonkarahisar Devlet Hastanesi'ne varis şikayetiyle başvuran Ayşe Dudu Cihan ve kardeşi Yılmaz Eryılmaz'ın 20 yıldır sağ bacaklarındaki ağrı, aynı gün oldukları ameliyatla sona erdi.

    Emirdağ ilçesinde yaşayan ev hanımı Cihan (52) ve çiftçi kardeşi Eryılmaz (49), sağ bacaklarındaki varisin neden olduğu ağrıların artmasıyla belirli aralıklarla hastaneye başvurdu.

    Abla kardeşi muayene eden Afyonkarahisar Devlet Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr. Kıvılcım Ertürk Yetim, iki kardeşin ameliyatını ekibiyle gerçekleştirdi. Başarılı operasyon sonrası kardeşler, rahat yürümeye başladı.

    – "Aynı gün sağ bacaklarına yaptığımız ameliyatları gayet başarılı geçti"

    Opr. Dr. Yetim, AA muhabirine, varisin genetik özellik gösterebileceğini söyledi.

    Abla kardeş hastanın da benzer öykülerinin olduğunu anlatan Yetim, şöyle konuştu:

    "İki hastamız da bacakta ağrı, şişme, yanma ve kramp şikayetiyle bize başvurdu. Büyük varisleri vardı, 8 ila 12 milimetre çapındaydı. Damarları oldukça genişlemişti. 5,5 milimetrenin üzerini ameliyatla tedaviyi uygun görüyoruz. Abla kardeşin aynı gün sağ bacaklarına yaptığımız ameliyatları gayet başarılı geçti. Kapalı ameliyatla ana damarlarını radyofrekansla yaktık. Küçük lezyonları da çıkardık. Aynı gün de yeniden ayağa kaldırdık, şimdi ağrısız şekilde yürüyebiliyorlar."

    – Ameliyat için kardeşinden cesaret aldı

    Kardeşlerden Ayşe Dudu Cihan, sağ bacağındaki varisten dolayı 20 yıldır zor günler geçirdiğini dile getirdi.

    Uzun süre ayakta kaldığında varislerin bulunduğu damarların şiştiğini anlatan Cihan, "Ağrılarım çok oluyordu, ateş gibi yanmalarım vardı. Kardeşimde de aynı rahatsızlık vardı. Hastaneye önce kardeşim geldi. Ameliyat olmaya karar verdiğini söyleyince ondan cesaret aldım. Hastaneye birlikte gelip, ameliyat olduk. Ağrımız ve acımız yok. Gayet iyiyiz." ifadelerini kullandı.

    Yılmaz Eryılmaz ise ablasıyla artık ağrısız yaşam süreceklerini söyledi.

  • Epstein belgelerinde Kabe örtüsü skandalı

    Epstein belgelerinde Kabe örtüsü skandalı

    Kutsal örtü parçaları Florida’ya gönderilmiş

    Yayımlanan resmi dosyalardaki e-posta trafiği ve faturalar, Kabe örtüsü parçalarının Epstein’in eline nasıl geçtiğini detaylandırıyor: Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) bağlantılı iş insanı Aziza al-Ahmadi ve Abdullah al-Maari’nin, bu parçaların Suudi Arabistan’dan Florida’ya sevkiyatını organize ettiği görülüyor. Şubat ve Mart 2017 tarihli yazışmalarda, Kabe’nin içinden, dışından ve bir de hiç kullanılmamış olan toplam üç parça örtünün British Airways aracılığıyla gönderildiği belirtiliyor. Sevkiyat belgelerinde bu kutsal parçaların gümrükten geçirilmesi için “sanat eseri” veya “resim çerçevesi” olarak sınıflandırıldığı ve yaklaşık 10.980 dolar değer biçildiği faturada yer alıyor.

    Halı olarak kullanıldığı iddiası infial yarattı

    Dosyalarda yer alan yazışmalar, bu parçaların manevi değerinin pazarlık konusu yapıldığını da ortaya koydu. Aziza al-Ahmadi’nin Epstein’e gönderdiği bir mesajda, “Bu siyah parçaya en az 10 milyon Müslüman dokundu; dualarını ve gözyaşlarını bunun üzerine bıraktılar” ifadesini kullandığı görüldü. Sosyal medyaya ve bazı basın organlarına yansıyan görseller ile iddialarda ise Epstein’in bu kutsal parçaları evinde dekoratif bir unsur, hatta yer yer halı gibi kullandığına dair bilgiler yer alması İslam dünyasında büyük bir öfkeye neden oldu.

    Kutsal değerlerin istismarı tartışılıyor

    Epstein’in özel adasında bir cami inşa ettirdiğine dair e-postaların da ortaya çıkması, bu kutsal objelerin hangi amaçla toplandığına dair soru işaretlerini artırdı. Uzmanlar, bu durumun dini değerlerin kişisel nüfuz ve sapkın bir ağ içerisinde nasıl meta haline getirildiğinin en acı örneklerinden biri olduğunu vurguluyor. Olayın ortaya çıkmasının ardından birçok Müslüman ülkede, kutsal emanetlerin korunması ve yasa dışı ticaretinin engellenmesi için Suudi Arabistan makamlarına soruşturma çağrıları yapıldı.>>>Haber MERKEZİ- FOTO:AA

  • “Milletin çöküşü ve dirilişi ailede başlar”

    “Milletin çöküşü ve dirilişi ailede başlar”

    Eğitim-Bir-Sen Afyonkarahisar 1 Nolu Şube kadın üyeleri kahvaltı programında buluştu. Programa Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Kadın Komisyonu Genel Başkanı Sıdıka Aydın, 1 Nolu Şube Başkanı Mustafa Arslan, Memur-Sen’e bağlı Sendikaların Kadın Komisyon Başkanları, Sivil Toplum ve Siyasi Partilerin Kadın Yöneticileri, Eğitim Bir Sen Kadın Komisyonu Başkanı İlknur Tutumlu ve Kadınlar Komisyonu Yönetimi ile Eğitim Bir Sen mensubu kadın üyeler katıldı.

    “KADINLARIMIZ, BU SÜREÇTE KENDİLERİNİ YENİLİYOR”

    Açılış konuşmasını yapan Eğitim-Bir-Sen Afyonkarahisar 1 Nolu Şube Kadın Komisyonu Başkanı İlknur Tutumlu, “Sendikal çalışmalar kapsamında her fırsatta üyeleri ziyaret ederek onlarla bir araya geliyoruz. Türkiye’nin her alandaki gelişmesinde en önemli katkının kadınlar tarafından sağlanmaktadır. Türkiye ekonomisi, siyaseti, sosyal hayatı ve demokrasisi ile gelişirken bu sürece en fazla katkıyı veren kadınlarımız olmuştur. Kadınlarımız bu süreçte kendilerini yenilemekte, geçmişin pratiklerini sorgulamakta ve yine kendilerini ifade edebilecekleri sivil toplum örgütlerine ihtiyaç duymaktadırlar. Bu ihtiyaç, beraberinde kadınların daha aktif çalışmalarının gerektiğini göstermiştir. Sivil toplum biraz da tek başımıza yapamadığımızı hep birlikte yapabildiğimiz toplumsal buluşma alanlarıdır. Bu vesile ile katılım ve katkıları ile programa katılanlara teşekkür ediyorum” dedi.

    “ÖĞRETMENLERİN YER DEĞİŞİKLİĞİ TALEPLERİ KARŞILIKSIZ BIRAKILMAMALI”

    Eğitim-Bir-Sen Afyonkarahisar 1 Nolu Şube Başkanı Mustafa Arslan; “Öğretmenlerin yer değişikliği talepleri karşılıksız bırakılmamalı, norm kadro öğretmenleri mağdur eden resen atamalar sonlandırılmalıdır. Öğretmen açığının kapatılması ve bölgesel farklılıkların giderilmesi cebrî değil cezbedici yöntemlerle sağlanmalıdır. Anayasal bir hak olan mazerete bağlı yer değişiklikleri ve isteğe bağlı yer değişikliği ile yaşa ve tecrübeye dayalı bölgeler arası adil bir öğretmen istihdamı birlikte uygulanmalı; hem öğretmenlerin yer değişikliği gibi temel çalışma haklarını hem de bölgeler arasında adil dağılımını sağlayacak objektif bir yer değişikliği süreci hayata geçirilmelidir” ifadelerini kullandı.

    “BATI MEDENİYETİNİN ÇÜRÜMÜŞLÜĞÜ”

    Gündeme dair açıklamalarda bulunan Arslan; “Çocukların ve gençlerin istismarı, bedenleri üzerinde sergilenen her türlü ahlaksızlığın siyasetçi, iş adamı, bürokrat ve elit kesimleri içine alan insanlık dışı, yozlaşmış, kokuşmuş, seytanlaşmış bir küresel çeteyi ifşa etmiştir. Bu skandal, yüzyıllardır bütün dünyaya dayatılan ‘Batı medeniyetinin çürümüşlüğünü, medenî olma vasfını çoktan yitirdiğini, insanlığın sorunlarına çözüm getiremediği gibi bizatihi sorun kaynağı hâline geldiğini bir kez daha ortaya koymuştur” şeklinde konuştu.

    “AİLE, BİR MİLLETİN ORTAK HAFIZASIDIR”

    Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Kadın Komisyonu Genel Başkanı Sıdıka Aydın; “Aile; yalnızca toplumun çekirdeği değil, bir milletin ortak hafızasıdır. Merhametin ilk filiz verdiği, ahlâkın kök saldığı, edep ve tevekkülün mayalandığı mukaddes bir mekteptir. Biz biliyoruz ki; Bir milletin çöküşü ailede başlar, ama bir milletin dirilişi de yine aileden başlar. İşte tam da bu yüzden Memur-Sen kadın teşkilatı olarak, televizyonlardan yayılan zehre karşı ilimle, dijital saldırılara karşı bilinçle, sapkın ideolojilere karşı inançla ve en önemlisi: örgütlü bir dayanışmayla mücadele edeceğiz. Geçtiğimiz mart ayında, konfederasyonumuz öncülüğünde; ‘Anayasa Değişsin Aile Korunsun’ mottosuyla bir imza kampanyası başlattık. 5 milyon 293 bin imzayı topladık, TBMM’e taşıdık. Bu imzalar, aileyi korumayı ve başörtüsüne anayasal güvence talebini yürekten sahiplenen milletimizin İradesini ve kararlılığını temsil etmektedir. Gece gündüz demeden stantların başında nöbet tutan ve kampanyanın lokomotifliğini yapan siz kıymetli kardeşlerime, üstün gayretiniz, çabanız ve emekleriniz için teşekkür ediyor; Sizleri canı gönülden ve yürekten tebrik ediyorum” ifadelerine yer verdi.

    NİCE HİKAYELER ENKAZIN ALTINDA YOK OLDU”

    Mevcut geçim şartları ve ekonomik koşullar değerlendirildiğinde kadınların sadece evin değil, ekonominin de paydaşı olduğunu söyleyen Sıdıka Aydın, Memur-Sen olarak kadını ya iş ya aile ikilemine mahkûm eden değil her iki sorumluluğu da insanca taşıyabileceği, adil, sürdürülebilir ve vicdanlı politikalar geliştirilmesi için mücadele ettiklerini söyledi. 6 Şubat depremlerinin sene-i devriyesinde 60 bine yakın vatandaşın hayatını kaybettiğini belirten Aydın, “Deprem sadece can almadı ya da binaları yıkmadı; Nice hikâyeler enkazın altında yok oldu, ya da yarım kaldı. Hem arama kurtarma ekiplerimizle hem de 81 ilde ayni ve nakdi yardım seferberliği ile milletimizin yanında olduk. Kadınlardan Kadınlara Yardım Paketleri ile tüm Türkiye’deki sendikal gücümüzü merhametimizle birleştirdik. Bugün devletimiz depremin etkilediği illeri tekrar ayağa kaldırdığını görüyoruz. Güçlü Türkiye’ye bir kez daha şahit oluyoruz” dedi. >>>Ferhat YÜKSEL

     

  • Yurdun çeşitli illerinde sis hakim oldu

    Yurdun çeşitli illerinde sis hakim oldu

    Çanakkale

    Çanakkale Boğazı’nda etkili olan yoğun sis nedeniyle geçici olarak durdurulan transit gemi trafiği çift yönlü olarak yeniden başladı. Boğaz’da akşam saatlerinde etkisini artıran sis, denizde görüş mesafesinin düşmesine neden oldu. Çanakkale Boğazı Gemi Trafik Hizmetleri Müdürlüğünce, kuzey ve güneyden seyir halindeki gemilerin kaptanlarına telsiz anonsuyla Boğaz’ın saat 00.25 itibarıyla çift yönlü transit gemi geçişlerine kapatıldığı duyuruldu. Sisin etkisini kaybetmesinin ardından Çanakkale Boğazı transit gemi geçişleri, saat 09.23 itibarıyla çift yönlü olarak yeniden açıldı.

    Adıyaman’da sis etkili oldu

    Adıyaman’da etkili olan sis, görüş mesafesini yer yer 20 metreye kadar düşürdü. Kent merkezinde sabah saatlerinde oluşan sis, hayatı olumsuz etkiledi. Görüş mesafesinin bazı yerlerde 20 metreye kadar düştüğü kentte ana caddelerde trafik yoğunluğu yaşandı. Sürücüler araç farlarını yakarak trafikte kontrollü şekilde ilerledi.

    Bolu Dağı’nda sis etkili oldu

    D-100 kara yolunun Bolu Dağı kesiminde sis görüş mesafesini düşürdü. İstanbul ile Ankara arasında ulaşımı sağlayan D-100 kara yolunun Abant Kavşağı, Seymenler, Bakacak, Karanlıkdere ve Taşaltı mevkilerindeki sis nedeniyle görüş mesafesi yer yer 30 metreye kadar düştü. Güzergahı kullanan sürücüler, sisin etkili olduğu bölgelerde yavaş seyrediyor. Karayolları ve trafik ekipleri, sürücüleri, güzergahta etkili olan sise karşı uyararak, yakın takip, aşırı hız ve hatalı sollama yapmamalarını istedi.

    Tekirdağ’da yoğun sis kara ve deniz ulaşımını olumsuz etkiledi

    Tekirdağ’da sabah saatlerinde başlayan sis, kent genelinde etkisini artırdı. Sis nedeniyle özellikle Malkara, Hayrabolu ve Muratlı ilçelerine bağlantı sağlayan kara yollarında görüş mesafesi önemli ölçüde azaldı. Bazı bölgelerde görüş mesafesi yer yer 50 metreye kadar düştü. Olası trafik kazalarının önüne geçmek amacıyla polis ve jandarma ekipleri, yoğun kavşaklar ve kritik güzergahlarda önlem aldı.

    Sis, deniz ulaşımını da etkiledi

    Sis nedeniyle denizde görüş mesafesi düştü, bazı gemiler Tekirdağ açıklarında demirlemek zorunda kaldı. Rotalarına devam edemeyen deniz taşıtlarının, sisin etkisini kaybetmesinin ardından seferlerine yeniden başlayacağı öğrenildi. Hava sıcaklığının 8 derece ölçüldüğü kentte, sisin öğle saatlerinden sonra dağılacağı tahmin ediliyor. >>>AA

  • İsrail, Gazze’ye hava ve topçu saldırıları düzenledi

    İsrail, Gazze’ye hava ve topçu saldırıları düzenledi

    Görgü tanıklarından bilgiye göre, İsrail topçusu Gazze kentinin doğu kesimlerini aralıklarla hedef alırken, savaş uçakları Refah kenti ile Han Yunus’un doğusuna hava saldırıları düzenledi. İsrail’e ait helikopterler ve kara araçları Han Yunus’un doğusundaki bölgelere rastgele ateş açtı. İsrail’in hava ve topçu saldırılarında can kaybı ya da yaralanma olup olmadığına dair henüz bilgi paylaşılmadı. Söz konusu saldırılar, 10 Ekim’de yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasına rağmen İsrail’in günlük ihlalleri kapsamında yaşandı. Bu ihlaller sonucu şimdiye kadar 576 Filistinli hayatını kaybetti, 1543 kişi yaralandı. İsrail’in 8 Ekim 2023’te başlattığı ve iki yıl süren saldırılarda da çoğunluğu kadın ve çocuk olmak üzere 72 binden fazla Filistinli yaşamını yitirdi, 171 bini aşkın kişi yaralandı.

    4 FİLİSTİNLİ YAŞAMINI YİTİRDİ, 1 KİŞİ AĞIR ŞEKİLDE YARALANDI

    Filistin resmi ajansı WAFA’nın tıbbi kaynaklara dayandırdığı haberine göre, İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Deyr el-Belah kentinin doğusunu hedef aldı. Askeri araçlardan açılan ateş sonucu 20 yaşındaki Nesim Ebul Acin hayatını kaybetti. Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah kenti de İsrail bombalarının hedefi oldu. Dalia Halid Asfur isimli Filistinli bir genç kadın, Refah kentinin merkezindeki Dahiliye Caddesi’nde ailesine ait evin hedef alındığı bombardımanda yaşamını yitirdi. İsrail ordusunun Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Beyt Lahiya beldesine düzenlediği topçu saldırıda ise 1 Filistinli hayatını kaybederken, 1 kişi ağır şekilde yaralandı. AA muhabirinin sağlık kaynaklarından edindiği bilgiye göre, İsrail askerlerinin Gazze kentinin Zeytun Mahallesi’nde ateş ettiği Filistinli bir çocuk hayatını kaybetti. Yerel kaynaklar, Zeytun Mahallesi’ndeki Selahaddin Camisi yakınlarında İsrail askerlerince vurulan çocuğun 16 yaşındaki Muhammed es-Sarhi olduğunu bildirdi.

    MEŞAL: GAZZE’DE SAVAŞ DURDU ANCAK İHLALLER SONA ERMEDİ

    Hamas’ın yurt dışı sorumlusu ve eski Siyasi Büro Başkanı Halid Meşal, Katar’ın başkenti Doha’da düzenlenen 17. El Cezire Forumu’nun ikinci gününde gerçekleştirilen özel oturumda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gazze’deki son gelişmelere değinen Meşal, “Gazze’de soykırım savaşı durdu ancak acılar ve ihlaller sona ermedi. Batı Şeria’da da İsrail’in baskıları ve ihlalleri sürüyor. İsrail ateşkese rağmen saldırılarını sürdürüyor.” dedi. Hamas ve diğer Filistinli grupların Gazze’nin yeniden imarı ve mevcut sorunlara çözüm bulunması amacıyla geniş çaplı bir siyasi hareketlilik içinde olduğunu belirten Meşal, Filistin meselesine kalıcı bir çözüm bulunması gerektiğini vurguladı. Filistin devletinin tanınmasının olumlu bir adım olduğunu ancak bunun tek başına yeterli olmayacağını ve İsrail’in durdurulması için uluslararası kamuoyunun özenle hareket etmesi gerektiğini vurguladı. Meşal, 7 Ekim 2023’te başlayan ve “Aksa Tufanı” olarak adlandırdıkları sürecin Filistin meselesini yeniden bölgesel ve uluslararası gündemin üst sıralarına taşıdığını savunarak, “Filistin davasını aşmak artık mümkün değil, çözümü bir zorunluluk haline gelmiştir. Aksa Tufanı dünyanın gözünü tekrardan Filistin davasına çevirmiştir.” diye konuştu. Gazze’nin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Meşal, dış vesayet ya da yabancı yönetim anlayışını kabul etmeyeceklerini belirterek, “Gazze halkınındır, Filistin Filistinlilerindir ve kendi kaderimizi kendimiz tayin etmek istiyoruz.” ifadelerini kullandı. Hamas hareketinin silahsızlandırılması tartışmalarına da değinen Meşal, işgal altında silahsızlanmanın Filistin halkını savunmasız bırakacağını vurguladı. Meşal silahsızlandırma çağrıları ile ilgili, “Tuhaf bir paradoks şu ki, işgal altındaki Filistin halkı silahsızlandırılırken, Gazze’deki çetelerden Ebu Şebab ve benzerleri milislerin silahları meşrulaştırılıyor.” diye konuştu. Öte yandan, Meşal, Gazze’nin yeniden imarı ve insani yardımların sürdürülebilir şekilde ulaştırılması için çatışmaların yeniden başlamasını engelleyecek bir ortamın oluşturulması gerektiğini kaydetti. İsrail’e yönelik eleştirilerini sürdüren Meşal, uluslararası kamuoyunda İsrail’e yönelik tepkilerin arttığını ve özellikle üniversiteler ile sosyal medya platformlarında bu yönde bir dönüşüm yaşandığını belirtti. Türkiye, Katar ve Mısır’ın arabulucu rollerinden dolayı takdir ettiklerini dile getiren Meşal, ayrıca Filistin meselesindeki rolünden dolayı, Doha yönetiminin bölgedeki arabuluculuk çabalarını önemli ve onurlu olarak nitelendirdi. Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkına vurgu yapan Meşal, Gazze’nin Filistin topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu belirterek, “Bizler adil bir davanın sahibiyiz ve Filistin halkının kendi kaderini tayin için direnmeye devam edeceğiz.” dedi. İsrail’in tüm bir bölge için bir tehdit oluşturduğunun altını çizen Meşal, İsrail’in tehlikeli adımlarına karşı islam dünyasının bir ve bütün şekilde hareket etmesi gerektiğini sözlerine ekledi. Meşal, Arap ve İslam dünyasının İsrail ile karşı karşıya kaldığı sorunun sadece Filistin’i işgal etmesi olmadığını ve İsrail’in bölge için varoluşsal bir tehdit oluşturduğunu belirtti. “İsrail bizim tek düşmanımız ve Allah’ın izniyle onu yeneceğiz.” diyen Meşal, İsrail’in uluslararası meşruiyetini kaybeden, dışlanmış bir varlık olduğunu kanıtlamalıyız.” diye konuştu. İsrail’in Batı Şeria’daki işgal adımlarının Ürdün için büyük bir tehdit oluşturduğunu söyleyen Meşal, “İsrail, Suriye ile düşmanlığı başlattı ve Suriye’nin işlerine karışmak istiyor.” dedi.

    FİLİSTİN KIZILAYI: İSRAİL’İN KISITLAMALARI ALTINDA REFAH SINIR KAPISI’NDAN 44 FİLİSTİNLİ GAZZE’DEN AYRILDI

    Gazze’deki Filistin Kızılayı Sözcüsü Raid en-Nems, AA muhabirine yaptığı açıklamada, “17 hasta ve 27 refakatçiden oluşan 44 Filistinli Gazze Şeridi’nden ayrıldı.” dedi. Kızılay ekiplerinin Gazze Şeridi’ndeki hastaların tahliyesine yönelik çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Nems, bu faaliyetlerin hastalara Gazze dışında tedavi imkanı sağlanmasını amaçlayan insani yardım çabalarının bir parçası olduğunu ifade etti. Gazze’nin dünyaya açılan kapısı durumunda olan Mısır sınırındaki Refah Sınır Kapısı, 21 ay aradan sonra 2 Şubat Pazartesi günü iki yönlü olarak “sınırlı” şekilde geçişlere açılmıştı. >>>AA

  • Afyonkarahisar’ın nüfusu 751 bin 808’e yükseldi

    Afyonkarahisar’ın nüfusu 751 bin 808’e yükseldi

    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Afyonkarahisar’ın nüfusu 2025 yılında 751 bin 808’e yükseldi.

    TÜİK verilerine göre, kent nüfusu bir önceki yıla yani 2024 yılına göre yüzde 2.2 artarak 751 bin 808 oldu. Nüfusun 376 bin 802 erkeklerden oluşurken, 375 bin 6 kişinin kadınlardan oluştuğu belirtildi. Verilere göre, nüfusun yaklaşık 3’de birinin ise belde ve köylerde yaşadığı kaydedildi.

  • Esenyurt Türkiye tarihinde ilklere girdi: Bir milyonu aştı!

    Esenyurt Türkiye tarihinde ilklere girdi: Bir milyonu aştı!

    Esenyurt 57 ili geride bıraktı

    Esenyurt’un ulaştığı bu nüfus seviyesi, ilçenin Türkiye’deki pek çok şehirden daha kalabalık hale geldiğini kanıtladı. Nüfus verilerine göre ortaya çıkan tablo şu şekilde: Esenyurt, nüfus miktarıyla Türkiye’deki 81 ilin 57 tanesini geride bıraktı. İlçenin nüfusu; Eskişehir, Mardin, Trabzon ve Malatya gibi büyükşehir statüsündeki illerin toplam nüfusunu dahi aşmış durumda. İstanbul’un toplam nüfus yükünün önemli bir kısmı tek bir ilçede toplanmaya devam ediyor.

    Hızlı yapılaşma ve göç etkili oldu

    Uzmanlar, Esenyurt’un bu denli hızlı büyümesinde son yirmi yıldaki yoğun yapılaşma, sanayi bölgelerine yakınlık ve hem iç hem de dış göçün odak noktası olmasının etkili olduğunu vurguluyor. İlçedeki demografik yapının bu kadar kısa sürede büyümesi, altyapı ve sosyal hizmetler üzerindeki planlamaların önemini bir kez daha gündeme getirdi.>>>Haber MERKEZİ 

  • Galatasaray, Rize’de 3 puanı 3 golle aldı

    Galatasaray, Rize’de 3 puanı 3 golle aldı

    1. dakikada Sara’nın ceza sahasının dışında sert şutunda, top üst direğe çarpıp auta çıktı.
    2. dakikada Galatasaray 1-0 öne geçti. Lang’ın sol çaprazdan ortasında Barış Alper Yılmaz’ın kafa vuruşunda, top kaleci Fofana’nın sağından ağlara gitti: 0-1
    3. dakikada Uğurcan Çakır’ın hatalı pasını kazanan Laçi, topu ceza sahası yayı içinde bulunan Sowe ile buluşturdu. Sowe’un Sanchez’i geçtikten sonra vuruşunda, kaleci Uğurcan Çakır’ın müdahalesiyle top kornere çıktı.

    Galatasaray, ilk yarıyı 1-0 önde tamamladı.

    İKİNCİ YARI

    1. dakikada Yunus Akgün’ün pasıyla ceza sahasının sol çaprazında topla buluşan Lang’ın şutunda, meşin yuvarlak kale direğinin yan tarafına çarpıp tekrar oyun alanına döndü.
    2. dakikada Galatasaray farkı 2’ye çıkardı. Hojer’in hatalı pasını kazanan Barış Alper Yılmaz’ın sağ kanattan ortasında Yunus Akgün’ün kafa vuruşunda, üst direğin içine çarpan top ağlara gitti: 0-2
    3. dakikada Galatasaray farkı 3’e çıkardı. Lang savunma arkasına koşan Osimhen’e derinlemesine yerden pasını gönderdi. Osimhen, kaleci Fofana’yı geçerek meşin yuvarlağı ağlarla buluşturdu: 0-3
    4. dakikada Icardi’nin ceza sahası yayı dışında sert şutunda, top üst direğe çarpıp yerden sektikten sonra kaleci Fofana da kaldı.

    90+2. dakikada Mebude’nin sağ çaprazdan kaleye şutunda, kaleci Uğurcan Çakır topu kornere çeldi.

    90+4. dakikada Çaykur Rizespor’un kazandığı serbest vuruşta topun başına geçen Mihaila’nın şutunda, kaleci Uğurcan Çakır topu kornere çeldi. Galatasaray, karşılaşmadan 3-0 galip ayrıldı.

    LİGDE 9 MAÇTIR MAĞLUP OLMUYOR

    Galatasaray, Süper Lig’deki son 9 karşılaşmada yenilmedi. Son olarak 12. haftada konuk olduğu Kocaelispor’a 1-0 kaybeden sarı-kırmızılılar, sonraki 9 müsabakada 7 galibiyet ve 2 beraberlik yaşadı. Galatasaray, söz konusu süreçte Gençlerbirliği, Samsunspor, Hesap.com Antalyaspor, Kasımpaşa, Mısırlı.com.tr Fatih Karagümrük, Zecorner Kayserispor ve Çaykur Rizespor’u mağlup ederken Fenerbahçe ve Gaziantep FK ile berabere kaldı. Sarı-kırmızılı ekip, bu maçlarda 25 kez rakip fileleri havalandırırken 8 gol yedi.

    BARIŞ ALPER YILMAZ, 8. GOLÜNÜ KAYDETTİ

    Sarı-kırmızılı oyuncu Barış Alper Yılmaz, bu sezon çıktığı 31. resmi maçında 8. golünü attı. Milli futbolcu, Trendyol Süper Lig’de 18, UEFA Şampiyonlar Ligi’nde 8, Ziraat Türkiye Kupası’nda 3 ve Turkcell Süper Kupa’da 2 maça çıktı. Çaykur Rizespor karşısında ligdeki 6. golünü kaydeden Barış Alper, Türkiye Kupası ile Turkcell Süper Kupa’da birer kez fileleri havalandırdı.

    YUNUS AKGÜN, 7. GOLÜNE ULAŞTI

    Galatasaray’ın milli yıldızı Yunus Akgün, bu sezon resmi maçlardaki 7. golünü attı. Bu sezon toplamda 28 resmi müsabakaya çıkan Yunus, Çaykur Rizespor’a karşı attığı kafa golüyle 7. golünü kaydetti. Ayrıca Yunus’un attığı bu gol, Süper Lig kariyerindeki ilk kafa golü oldu.

    VİCTOR OSİMHEN, GALATASARAY TARİHİNİN EN GOLCÜ 4. YABANCISI OLDU

    Sarı-kırmızılı ekibin Nijeryalı yıldızı Victor Osimhen, bu sezon resmi maçlardaki 15. golünü attı. Tüm kulvarlarda Galatasaray’ın en golcü oyuncusu olan Osimhen, Çaykur Rizespor’a attığı golle bu sezon ligdeki gol sayısını 9’a çıkardı. UEFA Şampiyonlar Ligi’nde de 6 golü bulunan yıldız santrfor, toplamda 15 golü buldu. Nijeryalı futbolcu, attığı golle Galatasaray tarihinin en golcü 4. yabancı futbolcusu oldu. Osimhen, Galatasaray’daki 52. golüne ulaşarak, 51 gollü Fransız oyuncu Bafetimbi Gomis’i geçti. Galatasaray’ın en golcü yabancı oyuncusu 73 kez fileleri havalandıran Mauro Icardi olurken, Arjantinli yıldızı 72 golle Gheorghe Hagi ve 61 golle Milan Baros takip ediyor.

    SON 2 LİG MAÇINDA KALESİNİ GOLE KAPADI

    Galatasaray, Süper Lig’deki son 2 maçında kalesinde gol görmedi. Geçen hafta Kayserispor’u 4-0’la geçen sarı-kırmızılı ekip, bu maçta ise Çaykur Rizespor’u 3-0 yendi. Son 2 lig maçında gol yemeyen Galatasaray, söz konusu 2 karşılaşmadan önceki 12 lig müsabakasının 10’unda gol yemişti.

    SON 8 MAÇI GALATASARAY KAZANDI

    Galatasaray, Çaykur Rizespor ile çıktığı son 8 lig karşılaşmasından galibiyetle ayrıldı. Galatasaray, Karadeniz temsilcisiyle yaptığı son 8 müsabakayı sırasıyla 3-2, 4-2, 1-0, 6-2, 5-0, 2-1, 3-1 ve 3-0’lık skorlarla galip tamamladı.

    BOEY, 750 GÜN SONRA SARI-KIRMIZILI FORMAYI GİYDİ

    Fransız futbolcu Sacha Boey, 750 gün sonra Galatasaray ile maça çıktı. Bayern Münih’e 2024 yılının ocak ayında Boey’i, 30 milyon avro bonservis ve 5 milyon avro şarta bağlı bonus karşılığında satan Galatasaray, Fransız oyuncuyu 500 bin avro bedel ve zorunlu olmayan satın alma opsiyonuyla kiralık olarak yeniden kadrosuna kattı. Sarı-kırmızılılarda son maçına 21 Ocak 2024 tarihinde Trabzonspor’a karşı çıkan Boey, Çaykur Rizespor’a karşı 75. dakikada Lang’ın yerine oyuna dahil olarak, 750 gün sonra Galatasaray formasını yeniden giydi.

    GALATASARAY, ÜÇ KEZ DİREĞE TAKILDI

    Sarı-kırmızılı ekibin, maçtaki üç şutu direkten döndü. Galatasaray’ın son haftalardaki skorer Brezilyalı futbolcusu Gabriel Sara, karşılaşmanın 10. dakikasında direğe takıldı. Sara’nın ceza sahası dışı sol çaprazından çektiği şutta meşin yuvarlak, üst direğe çarpıp auta çıktı. Sarı-kırmızıların yeni Hollandalı transferi Noa Lang da ilk golüne çok yaklaştı. Lang’ın 46. dakikada ceza sahası sol çaprazından çektiği şut, uzak direğe çarpıp oyun alanına geri döndü. Arjantinli golcü Mauro Icardi’nin 82. dakikada ceza yayından vuruşunda ise meşin yuvarlak, üst direğe çarptı.

    OKAN BURUK, ÇAYKUR RİZESPOR’A KARŞI YİNE PUAN KAYBETMEDİ

    Sarı-kırmızılıların teknik direktörü Okan Buruk, Galatasaray’ın başında eski takımı Çaykur Rizespor’a karşı çıktığı 6. maçında da puan kaybetmedi. Buruk, Galatasaray’ın başında Çaykur Rizespor’a karşı çıktığı 6 maçın 6’sını da kazandı. Buruk’un öğrencileri, bu maçlarda 20 kez rakip fileleri havalandırırken kalesinde 4 gol gördü. Bu arada Galatasaray’ın Macar futbolcusu Rolland Sallai, sağ bek başladığı mücadeleyi yapılan değişikliklerin ardından sol açıkta bitirdi.

    “ZOR BİR DEPLASMANDA, BÖYLE ÖNEMLİ BİR GALİBİYET”

    Galatasaray’da teknik direktör Okan Buruk, güçlü bir rakibe karşı net galibiyet aldıklarını söyledi. Buruk, maçın ardından düzenlenen basın toplantısında, Rize’nin kendisi için önemli bir şehir olduğunu dile getirerek, “Burada çok güzel günlerim geçti ve her geldiğimde benim için bu hatıralar canlanıyor.” ifadesini kullandı. Zor bir deplasman olduğunu belirten Buruk, “Maç öncesi rakibimiz nasıl oynayacak, kimle oynayacak, kadroyu gördüğümüzde üçlü mü oynayacak, dörtlü mü oynayacak, biraz da maç içerisinde rakibimizi çözümlemeye çalıştık. Golü bulduk. 1-0 sonrası rakibimizin de pozisyonları oldu ve ikinci gole kadar oyunun iki takım arasında gidip geldiği yerler oldu.” diye konuştu. Buruk, çok net pozisyonlar olduğunu aktararak, “Zor bir deplasmanda, zor bir rakibe karşı böyle önemli bir galibiyet almak bizim için çok önemli ve değerli. Oyuncularımı performansından dolayı kutlamak gerekiyor. Başlayan, devam eden, bitiren herkes en iyisini yapmaya çalıştı.” değerlendirmesinde bulundu.

    Transfer döneminin bittiğine işaret eden Buruk, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugün ilk defa uzun zamandan sonra ‘hangi oyuncumu sokacağım’ diye tabii ki çok fazla düşündüğüm bir gün yaşadım. Bu benim açımdan hem sevindirici hem de tabii ki oynatamadığım oyunculara süre verememekten de bir yandan da bu psikolojik olarak bir teknik adamın zorlukları oluyor. Önemli ve asıl olan Galatasaray başarısı. Bugün çok önemli bir üç puan almış olduk.” Buruk, yeni transferler hakkında bilgilendirmede bulunarak, şunları kaydetti: “Noa Lang bize katıldı, geçen hafta da ilk 11’de oynadı. Oynamayı isteyen ve oynadığı oyundan da zevk alan, değerli bir oyuncu. O da en iyisini vermeye çalışıyor. Barış Alper Yılmaz, Yunus Akgün ve Osimhen de aynı şekilde öndeki oyuncularımız hem skor yaptı hem de savunmaya katkı sağladı. O yüzden bu oyuncuların bizde olması, buradaki rekabetin artması, daha kaliteli oyuncuların takımımızda her zaman bu rekabetin içerisinde olması benim için çok önemli. Genel olarak performanslarından mutluyum.”

    “NHAGA, GALATASARAY’IN GELECEĞİ İÇİN ÖNEMLİ BİR OYUNCU OLABİLİR”

    Renato Nhaga gibi genç bir oyuncuya yatırım yaptıklarını belirten Buruk, “Bu sefer genç bir oyuncuyu kadromuza kattık. 18 yaşında. Galatasaray’da oynamak bir süreç. Oyuncuların takıma adaptasyonu, özellikle genç oyuncular da Şampiyonlar Ligi çok farklı bir arena. Gerçekten çok iyi oyunculara sahibiz. ” dedi. Buruk, oyuncuları zaman zaman farklı mevkilerde kullandığına da dikkati çekerek, “Orta sahada önemli oyunculara sahibiz. Tercihimizi yaparken özellikle Şampiyonlar Ligi için biraz daha orayı yaşamış, o tecrübeyi yaşamış, direkt olarak orada oynayabilecek oyuncular üzerinden yapmaya çalıştık.” diye konuştu. Nhaga ile de bunu konuştuğunu ifade eden Buruk, sözlerini şöyle tamamladı: “Ona da anlattık. Onun gelişimini görmemiz gerekiyor. Yeni katılan bir isim. Bugün kadroya aldım. Bir süreç daha geçirip ondan sonra onu oynatmamız gerekiyor. Galatasaray’ın geleceği için önemli bir oyuncu olabilir. O potansiyele sahip. İnşallah onu zamanla da göreceğiz.”

    “BİREYSEL HATALARLA AĞIR CEZALANDIRILDIĞIMIZ BİR MAÇ OLDU”

    Çaykur Rizespor’un teknik direktörü Recep Uçar, rakiplerinin kazanmayı kendilerinden daha çok hak ettiğini söyledi. Uçar, maçın ardından düzenlenen basın toplantısında, rakipleri kim olursa olsun evlerinde galip gelmek istediklerini belirtti. Galatasaray’ın ligin en iyi kadrosuna sahip takımlardan birisi olduğunu ifade eden Uçar, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugün planladığımız oyunu en iyi şekilde uygulayıp, maça gelen seyircilerimizi evlerine mutlu göndermek istiyorduk. Üzgünüm. Futbol şansımız da yanımızda olmadı. Ama yaptığımız bireysel hatalarla ağır cezalandırıldığımız bir maç oldu. Genel stratejimiz aslında arkada biraz daha dengeli kalıp, onları geriye ittirip, sonra ittirdiğimiz ön alana baskıya çıktığımızda birebir eşleşip, onları hataya zorlamaktı.” Uçar, maça çok iyi başlamadıklarını aktararak, “Ali Sowe’la arka arkaya maçın 2-3 tane kırılma anı var. Birincisinde kenar ortada net kaçırdığımız, ikincisinde Uğurcan’ın topu oralara zorlayacağını biliyorduk. Laçi ile kazandığımız, Ali Sowe’a indirdiğimiz top maalesef bir dakika içinde belki iki tane yüzde 100 kaçırdık. Bizim adımıza birinci kırılma anı buydu.” değerlendirmesinde bulundu.

    İlk yarıda genel itibarıyla ciddi geçişler yakaladıklarını belirten Uçar, şunları kaydetti: “Maçta ilk pozisyona biz girmiştik. Oyunu Galatasaray domine ediyordu. O bizim beklediğimiz, planladığımız bir şeydi. Daha iyi geçişler yapıp, daha iyi sonlandırabilirdik. İkinci yarı içeride bazı dokunuşlar yaptık. Oyunla alakalı daha itmeye çalıştık ama iyi başladığımızı söyleyemem. Lang’ın direkten dönen topu bizim adımıza maçtaki belki en şanslı anımız. Sonraki bölümde 60. dakikada bulduğumuz bir gol var. Yani tırnak ucu kadar ofsayt çizilen, 10-15 saniyede karar verilen ama ekrana yansıması 7-8 dakika süren bir pozisyon.”

    Uçar, VAR sistemine yönelik de değerlendirmede bulunarak, “Geçen sene de federasyon başkanımızın, operasyon çektiğini teyit ettigi bir sistemde artık çok fazla da güvenimin olmadığı bir VAR sistemi ülkemizde. Buna da sığınmıyorum. Bundan dolayı da kaybetmedik ama benim şahsi olarak bir Türk antrenörü olarak şu anki uyguladığımız VAR sistemine uygulamalara baktığımızda bazen bu pozisyonlar 2-3 dakika incelenirken bizim 10-15 saniyede direkt geçilebiliyor. İnanmadığım bir şeyi bir Allah’ın kulu da bana söyletemez. Benim bu sistemle alakalı ciddi tereddütlerim var. Onu net söyleyebilirim.” diye konuştu.

    Maçta 3-0’dan sonra oyunun koptuğuna da dikkati çeken Uçar, sözleri şöyle tamamladı: “Riskler aldık. Pozisyonlarımız var ama gerçekçi olmak gerekirse Galatasaray’ın daha kolay oynadığı, maçın koptuğu bir oyun. Üzgünüz. Böyle maçlarda Galatasaray gibi bir takımda oynuyorsanız kazanabilmek için az hata yapmamız gerekiyor. Girdiğimiz pozisyonları değerlendirmek gerekiyor. Biz bugün ikisini de yapamadık. Rakibimiz kazanmayı bizden daha çok hak etti. Onları tebrik ediyoruz. Bugün itibariyle bu dosyayı kapatıyoruz. Puan anlamında bize çok daha yakın olan Gençlerbirliği maçımız var. Oraya en iyi şekilde hazırlanıp ligin kalan bu bölümünde iyi sonuçlar alarak, yolumuza devam etmek istiyoruz.” >>>AA

  • En çok ihraç edilen tarım ürünleri açıklandı, Türkiye bakın neyi ihraç ediyor!

    En çok ihraç edilen tarım ürünleri açıklandı, Türkiye bakın neyi ihraç ediyor!

    Küresel pazarda devlerin yarışı sürüyor

    Dünya genelindeki ihracat verilerine göre ilk sıralarda devasa miktarlarla tahıl ve yağlı tohum ürünleri bulunuyor. Listenin başında yer alan bazı ülkeler ve ihraç miktarları şu şekilde:

    • Brezilya, 78.9 milyon ton soya fasulyesi ihracatıyla listenin ilk sırasında yer alıyor.

    • Amerika Birleşik Devletleri 58.6 milyon ton mısır ile Brezilya’yı takip ediyor.

    • Arjantin 35.4 milyon ton mısır, Avustralya ise 28.8 milyon ton buğday ihraç ediyor.

    • Pirinç ihracatında ise Hindistan 22.1 milyon ton ile liderliğini koruyor.

    Türkiye’nin ihracat kaleminde buğday ön planda

    Verilere göre Türkiye, tarım ürünleri ihracatında buğday ile 23. sırada yer alıyor. Türkiye’nin yıllık buğday ihracat miktarı 3.2 milyon ton olarak açıklandı. Bölgesel komşulardan Romanya 5.7 milyon ton, Bulgaristan ise 4.1 milyon ton buğday ihracatıyla listede yer buldu.

    Meyve ve sebze ihracatında öne çıkanlar

    Tahıl dışındaki ürünlerde ise farklı ülkelerin uzmanlaştığı görülüyor. Ekvador 6.9 milyon ton muz ihracatıyla bu alanda dünya lideri olurken, diğer dikkat çeken veriler şöyle:

    • Mısır ve İspanya 1.6’şar milyon tonla portakal ihracatında başı çekiyor.

    • Meksika 2 milyon ton domates, İtalya ise 1.5 milyon ton soyulmuş domates ihraç ediyor.

    • Fildişi Sahili 1.5 milyon ton kakao çekirdeği ile küresel pazarda önemli bir yer tutuyor.

    • Belçika 3.1 milyon ton donuk patates, Yeni Zelanda ise 1.3 milyon ton yağlı süt tozu ihraç ediyor.

  • Piyasaların kafası karışık: Yeni haftaya bakın nasıl başladı!

    Piyasaların kafası karışık: Yeni haftaya bakın nasıl başladı!

    Altın 5 bin dolar seviyesinin üzerine çıktı

    Haftanın ilk işlem gününde spot altın, yüzde 1,3 artış göstererek 5 bin 26,04 dolar seviyesine ulaştı. Ons altın tarafındaki bu ivme, iç piyasadaki fiyatları da doğrudan etkiledi: Gram altın, haftaya yüzde 1,3’lük yükselişle 7 bin 30 lira seviyelerinde başladı. ABD altın vadeli işlemleri yüzde 1,4 artışla 5 bin 46,10 dolara yükseldi. Analistler, doların zayıflamasının ve dipten gelen alımların altını yeniden kritik eşiğin üzerine taşıdığını belirtiyor.

    Gümüş rekor sonrası yükselişini sürdürdü

    Geçtiğimiz günlerde tarihi zirveleri gören gümüş, yeni haftada da prim yapmaya devam etti. Spot gümüş fiyatı yüzde 4,3 artarak 81,11 dolar/ons seviyesine çıktı. Gümüş, 29 Ocak tarihinde 121,64 dolar ile tüm zamanların en yüksek seviyesini test etmişti. Diğer metallerde ise paladyum yüzde 1 artışla 1.723,37 dolara çıkarken, platin hafif bir düşüşle 2.091,54 dolardan işlem gördü.

    Gözler ABD istihdam verilerinde

    Piyasaların yönünü belirleyecek en kritik gelişme, çarşamba günü açıklanacak olan ABD tarım dışı istihdam verisi olacak. ABD’deki kısmi hükümet kapanması nedeniyle ertelenen bu veri, Fed’in faiz politikası hakkında önemli ipuçları verecek: San Francisco Fed Başkanı Mary Daly, iş gücü piyasasını dengelemek için faiz indirimlerinin gerekebileceğini ifade etti. Piyasalar, 2026 yılı içinde haziran ayından itibaren başlamak üzere en az iki faiz indirimi bekliyor. İstihdam verilerinde yaşanacak olası bir zayıflığın, faiz getirmeyen altın fiyatlarını daha da destekleyebileceği öngörülüyor.>>>Haber MERKEZİ 

  • Epstein dosyasından çıkan isim herkesi şaşkına çevirdi

    Epstein dosyasından çıkan isim herkesi şaşkına çevirdi

    Bir kadınla çekilen fotoğrafı dosyaya girdi

    Kamuoyuna açılan resmi belgeler arasında yer alan fotoğrafta, Jack Ma bir sosyal etkinlik sırasında yanındaki bir kadınla birlikte görülüyor. Fotoğrafa dair detaylar şöyle: Görselin sağ alt köşesinde ABD Adalet Bakanlığına ait resmi seri numarası bulunuyor. Jack Ma’nın yanındaki kadının yüzü, mağdur gizliliği ve kişisel verilerin korunması gerekçesiyle resmi makamlarca karartılmış durumda. Bu materyaller, Epstein’ın yıllar içinde iş, siyaset ve sanat dünyasından isimlerle kurduğu geniş ilişki ağını belgeliyor.

    Resmi bir suçlama bulunmuyor

    Dosyalarda Jack Ma’nın adının geçmesi büyük yankı uyandırsa da, hukuki çerçevede bazı önemli noktalar vurgulanıyor: Yayımlanan belgelerde ünlü iş insanına yönelik herhangi bir resmi suçlama, dava veya soruşturma bilgisi yer almıyor. Dış basında, Jack Ma’nın isminin daha önce de bazı uçuş kayıtları ve e-posta trafiklerinde geçtiği iddia ediliyor. Hukuk çevreleri, bu tür belgelerde yer alan isimlerin doğrudan suç ortağı olarak görülmemesi ve görsellerin bağlamından koparılmaması gerektiği konusunda uyarıda bulunuyor.

    Dosya kapsamı genişlemeye devam ediyor

    ABD Adalet Bakanlığı’nın yayımladığı belgelerin incelenmesi sürerken, davanın önümüzdeki dönemde yeni fotoğraflar ve kayıtlarla daha da genişleyebileceği belirtiliyor. Epstein’ın uluslararası ölçekteki bağlantılarını ortaya koyan bu son gelişme, yüksek profilli isimlerin bu ağla olan temaslarının niteliği hakkındaki tartışmaları yeniden alevlendirdi.>>>Haber merkezi 

  • Özgür Özel ile Mesut Özarslan arasında ‘küfürlü mesaj’ krizi!

    Özgür Özel ile Mesut Özarslan arasında ‘küfürlü mesaj’ krizi!

    Mesut Özarslan’dan ağır suçlamalar

    Partisinden istifa eden ve AK Parti’ye geçeceği konuşulan Mesut Özarslan, Özgür Özel’in kendisine gönderdiği mesajların siyasi nezaket ve insanlıkla bağdaşmadığını savundu. Özarslan, yaptığı açıklamada şu noktalara değindi:

    • Bir genel başkanın, bir belediye başkanına ve ailesine ağza alınmayacak küfürler etmesinin kabul edilemez olduğunu belirtti.

    • Özellikle merhum babası ve annesinin de hedef alındığı mesajlar karşısında CHP saflarında hizmet etmesinin imkansız hale geldiğini ifade etti.

    • Söz konusu mesajları delil olarak savcılığa sunacağını bildirdi.

    Özgür Özel iddiaları reddetti

    İddialar üzerine açıklama yapan CHP Lideri Özgür Özel, hakaret içerikli bazı ifadeleri kullandığını kabul etmekle birlikte küfür ve aileye saldırı iddialarını yalanladı. Özel’in savunması şöyle şekillendi: Özarslan’a yönelik “Bu yaptıkların anneyi de, evlatlarını da utandıracak” dediğini ancak doğrudan bir küfür etmediğini savundu. Özarslan’ın daha önce hakkındaki yolsuzluk iddialarını yalanlaması üzerine kendisine güvendiğini, ancak şimdi “hırsız” diyenlerin yanına gittiğini belirterek tepki gösterdiğini söyledi. Özarslan’ı iddia ettiği mesajların ekran görüntüsünü paylaşmaya davet etti.

    Sinan Burhan o mesajları paylaştı

    Tartışmaların ardından Türkiye Basın Federasyonu Genel Başkanı Sinan Burhan, Özgür Özel tarafından gönderildiği iddia edilen mesajların ekran görüntülerini kamuoyuyla paylaştı. Paylaşılan görüntülerde şu ifadelerin yer aldığı görüldü:

    • “Köpek”, “Alçak köpek”, “Yalaka”.

    • “S..ir git”, “Karaktersiz p..ç”.

    • “Hak ettiğin yerdesin, sana yakışan yerdesin.”>>>Haber Merkezi

  • Yüksek sesle konuşma kavgası kanlı bitti: Dayı ve yeğen kan saçtı!

    Yüksek sesle konuşma kavgası kanlı bitti: Dayı ve yeğen kan saçtı!

    Yüksek sesle konuşma uyarısı kavgayı başlattı

    Gece saat 04.00 sıralarında meydana gelen olayda, 24 yaşındaki M.Ö. telefonla yüksek sesle konuştuğu gerekçesiyle, komşuların rahatsız olabileceğini belirten yeğeni İ.Ş. tarafından uyarıldı. Dayı ve yeğen arasında başlayan bu sözlü tartışma kısa sürede büyüyerek fiziksel kavgaya dönüştü. Arbede sırasında darp edilen 20 yaşındaki yeğen İ.Ş. burnundan yaralandı.

    SAMSUN’DA GECELEYİN YÜKSEK SESLE TELEFONLA KONUŞMA MESELESİ YÜZÜNDEN DAYI-YEĞEN ARASINDA ÇIKAN KAVGADA YEĞENİ DARP SONUCU BURNUNDAN YARALAYIP ABLASINI BIÇAKLAYAN ŞAHIS BALKONDAN ATLAYARAK HASTANELİK OLDU. (MUHAMMER AY/SAMSUN-İHA)
    Samsun’da gece yüksek sesle telefonla konuşma meselesi yüzünden dayı-yeğen arasında çıkan kavgada yeğeni darp sonucu burnundan yaralayıp ablasını bıçaklayan şahıs balkondan atlayarak hastanelik oldu.

    Kavgayı ayırmak isteyen anne bıçaklandı

    Kavganın büyümesi üzerine araya giren İ.Ş.’nin annesi ve aynı zamanda M.Ö.’nün ablası olan 38 yaşındaki D.B., kardeşi tarafından sol kolundan bıçaklandı. Ablasının bıçaklanmasıyla büyük bir panik ve pişmanlık yaşayan M.Ö., ablasının çok kan kaybettiğini görünce ikinci katın balkonundan kendini aşağı attı.

    SAMSUN’DA GECELEYİN YÜKSEK SESLE TELEFONLA KONUŞMA MESELESİ YÜZÜNDEN DAYI-YEĞEN ARASINDA ÇIKAN KAVGADA YEĞENİ DARP SONUCU BURNUNDAN YARALAYIP ABLASINI BIÇAKLAYAN ŞAHIS BALKONDAN ATLAYARAK HASTANELİK OLDU. (MUHAMMER AY/SAMSUN-İHA)
    Samsun’da gece yüksek sesle telefonla konuşma meselesi yüzünden dayı-yeğen arasında çıkan kavgada yeğeni darp sonucu burnundan yaralayıp ablasını bıçaklayan şahıs balkondan atlayarak hastanelik oldu.

    Yaralılar hastaneye kaldırıldı

    İhbar üzerine olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Balkondan atlayarak yaralanan M.Ö., Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Hastanesine kaldırılırken; burnundan darbe alan İ.Ş. ve kolundan bıçaklanan anne D.B. özel bir hastanede tedavi altına alındı. Polis ekiplerinin olay yerindeki incelemeleri sürerken, olayla ilgili geniş çaplı soruşturma devam ediyor.

  • 2 Kişiyi öldürdü, ”Ben muhtarım yaparım” dedi!

    2 Kişiyi öldürdü, ”Ben muhtarım yaparım” dedi!

    Küçük bir tartışma kanlı bitti

    Olay, Çiftlik ilçesinde 31 APC 601 plakalı aracıyla seyir halindeki Hamza C.’nin, Abdullah Gündoğdu idaresindeki araçla çarpışmasıyla başladı. Aynaların kırılması üzerine çıkan tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Yanındaki tabancayı çeken Hamza C., araçtaki kişilere ateş açtı. Saldırıda ağır yaralanan Hakan Çelik ve Abdullah Gündoğdu kaldırıldıkları hastanede hayatını kaybederken, ismi öğrenilemeyen üçüncü yaralının hayati tehlikesinin sürdüğü bildirildi.

    Aksaray polisinden kaçamadı

    Cinayetin ardından aracıyla Aksaray istikametine kaçan şüpheli için emniyet güçleri teyakkuza geçti. Plaka tanıma sistemi ve saha taramasıyla iz süren Aksaray asayiş şubesi cinayet büro amirliği ekipleri, Hamza C.’yi şehir çıkışındaki boş bir arazide kıskıvrak yakaladı. Gözaltına alınan şahsın 0.96 promil alkollü olduğu belirlenirken, olayda kullandığı silah da araçta ele geçirildi.

    NİĞDE’DE MADDİ HASARLI TRAFİK KAZASINDA 3 KİŞİYE ATEŞ AÇAN ESKİ MUHTAR, 2 KİŞİYİ ÖLDÜRÜP 1 KİŞİYİ DE AĞIR YARALADIKTAN SONRA CİNAYET BÜRO EKİPLERİNİN TAKİBİYLE YAKALANDIĞI AKSARAY’DA GAZETECİLERİN “PİŞMAN MISIN?” SORUSUNA “PİŞMAN DEĞİLİM, ONUR DUYUYORUM” DEDİ. (YASİN CAN/AKSARAY-İHA)
    Niğde’de maddi hasarlı trafik kazasında 3 kişiye ateş açan eski muhtar, 2 kişiyi öldürüp 1 kişiyi de ağır yaraladıktan sonra cinayet büro ekiplerinin takibiyle yakalandığı Aksaray’da gazetecilerin “Pişman mısın?” sorusuna “Pişman değilim, onur duyuyorum” dedi.

    Pişman değilim onur duyuyorum dedi

    Sağlık kontrolü için hastaneye getirilen Hamza C., kendisini görüntüleyen basın mensuplarının sorularına kan donduran yanıtlar verdi. Cinayetleri “Benim önüme geçeni vururum” diyerek savunan şüpheli, pişman olup olmadığı sorusuna “Pişman değilim, onur duyuyorum” cevabını verdi. Olayla ilgili cumhuriyet başsavcılığı tarafından başlatılan geniş çaplı tahkikat devam ediyor.

  • Yeşilay’dan Erkmen ve Taşoluk’ta sağlıklı yaşama davet!

    Yeşilay’dan Erkmen ve Taşoluk’ta sağlıklı yaşama davet!

    Temiz nefes ve hareketli yaşam vurgusu

    Doğayla iç içe gerçekleştirilen yürüyüşlerde katılımcılar, hareketli yaşamın ve temiz nefesin insan sağlığı üzerindeki olumlu etkilerine dikkat çekti. Etkinlik boyunca sağlıklı yaşamın önemi vurgulanırken, katılımcılar doğanın tadını çıkarma fırsatı buldu.

    Arif kavas: sağlıklı hayat armağan ediyoruz

    Yeşilay Afyonkarahisar Şube Başkanı Arif KAVAS, etkinliğe dair yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

    • Bugün burada attığımız her adım, kendimize ve sevdiklerimize daha sağlıklı bir hayat armağan etme niyetimizin bir yansımasıdır.

    • Yeşilay olarak sağlıklı yaşam bilincini yaygınlaştırmaya devam edeceğiz.

    Katılımcıların büyük memnuniyet duyduğu etkinlikler, sağlıklı yaşam mesajlarıyla sona erdi.>>>Haber Merkezi 

  • Gurbette öldürüldü: Cinayet zanlısı bir Yunan vatandaş!

    Gurbette öldürüldü: Cinayet zanlısı bir Yunan vatandaş!

    Cenaze törenine yoğun katılım sağlandı

    Serkan Çalar için Gaziantep Bahattin Nakıboğlu Camii’nde bir cenaze töreni düzenlendi. Törene AK Parti Gaziantep Milletvekili Bünyamin Bozgeyik, AK Parti Gaziantep İl Başkanı Fatih Muhaddis Fedaioğlu, il başkan yardımcıları ve çok sayıda vatandaş katılarak acılı aileyi yalnız bırakmadı. Kılınan cenaze namazının ardından Çalar’ın naaşı dualar eşliğinde toprağa verildi.

    ALMANYA’NIN RHEİNLAND-PFALZ EYALETİNDE BİLET KONTROLÜ SIRASINDA UĞRADIĞI SALDIRI SONUCU HAYATINI KAYBEDEN 36 YAŞINDAKİ TREN GÖREVLİSİ SERKAN ÇALAR, MEMLEKETİ GAZİANTEP’TE GÖZYAŞLARI ARASINDA SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI. (İHA/GAZİANTEP-İHA)
    Almanya’nın Rheinland-Pfalz eyaletinde bilet kontrolü sırasında uğradığı saldırı sonucu hayatını kaybeden 36 yaşındaki tren görevlisi Serkan Çalar, memleketi Gaziantep’te gözyaşları arasında son yolculuğuna uğurlandı.

    Milletvekili bozgeyik’ten ırkçılık ve şiddet vurgusu

    Törende bir konuşma yapan Milletvekili Bünyamin Bozgeyik, şiddetin her türlüsüne ve ırkçılığa karşı olduklarını ifade etti. Merhuma Allah’tan rahmet dileyen Bozgeyik, Serkan Çalar’ın ailesine ve tüm sevenlerine sabır ve başsağlığı temennilerini iletti. Cenaze töreni boyunca merhumun yakınlarının büyük bir üzüntü yaşadığı görüldü.>>>İHA

  • Eski Belediye Başkanı, oğlu tarafından baltayla infaz edildi!

    Eski Belediye Başkanı, oğlu tarafından baltayla infaz edildi!

    Olay, 3 Şubat günü Arsuz ilçesinde bulunan Cafer Özenir’in ikametgahında meydana geldi. 2009 ile 2014 yılları arasında Demokratik Sol Parti’den (DSP) belediye başkanlığı yapan Özenir ile oğlu S.Ö. arasında para meselesi yüzünden bir tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine S.Ö., babasına baltayla saldırdı.

    HATAY’DA ESKİ ÇEKMECE BELEDİYE BAŞKANI CAFER ÖZENİR, OĞLU TARAFINDAN BALTAYLA CANİCE ÖLDÜRÜLDÜ. ALACAK VERECEK TARTIŞMASI SONRASINDA NABASINI BALTAYLA ÖLDÜREN S. ÖZENİR TUTUKLANARAK CEZAEVİNE GÖNDERİLDİ. (SELAHATTİN ÇETİN/HATAY-İHA)
    Hatay’da geçmiş yıllarda Çekmece Belde Belediyesi Başkanlığı görevini yürüten Cafer Özenir, para tartışması yaşadığı oğlu tarafından baltayla öldürüldü. Babasını katleden zanlı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

    Olay yerinde hayatını kaybetti

    Defalarca balta darbesine maruz kalan eski başkanın durumu, çevredeki vatandaşlar tarafından sağlık ve polis ekiplerine bildirildi. Olay yerine gelen sağlık ekiplerinin yaptığı kontrollerde, Cafer Özenir’in yaşamını yitirdiği belirlendi. Babasını canice katleden zanlı, olay yerinde emniyet güçlerine teslim oldu.

    HATAY’DA ESKİ ÇEKMECE BELEDİYE BAŞKANI CAFER ÖZENİR, OĞLU TARAFINDAN BALTAYLA CANİCE ÖLDÜRÜLDÜ. ALACAK VERECEK TARTIŞMASI SONRASINDA NABASINI BALTAYLA ÖLDÜREN S. ÖZENİR TUTUKLANARAK CEZAEVİNE GÖNDERİLDİ. (SELAHATTİN ÇETİN/HATAY-İHA)
    Hatay’da geçmiş yıllarda Çekmece Belde Belediyesi Başkanlığı görevini yürüten Cafer Özenir, para tartışması yaşadığı oğlu tarafından baltayla öldürüldü. Babasını katleden zanlı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

    Zanlı tutuklanarak cezaevine gönderildi

    Gözaltına alınan S.Ö., emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi. Çıkarıldığı mahkemece tutuklanan zanlı, cezaevine gönderildi. Olayla ilgili soruşturmanın devam ettiği öğrenildi.

  • Kolu ve bacağı kopan kişilerin ameliyatı yapıldı: 10 saatte ameliyat!

    Kolu ve bacağı kopan kişilerin ameliyatı yapıldı: 10 saatte ameliyat!

    Aynı anda iki farklı odada kritik operasyon

    Hastaneye ulaştırılan yaralılardan 21 yaşındaki Yavuz Selim Yiğit’in kopan kolu ile 27 yaşındaki Sedef Sarı’nın kopan bacağı, 10 saat süren eş zamanlı operasyonlarla yerlerine dikildi. Rektör Özkan, kaza sonrası olay yerinde hemen bulunamayan uzuvların daha sonra uygun şartlarda getirilmesi sayesinde operasyonun gerçekleştirilebildiğini belirtti. Mikro cerrahi yöntemiyle yapılan bu majör ameliyatların ardından hastalar yoğun bakımdan çıkarılarak serviste tedavi altına alındı.

    ANTALYA’DA 10 KİŞİNİN HAYATINI KAYBETTİĞİ OTOBÜS KAZASINDA KOLU VE BACAĞI KOPAN HASTALAR AYNI ANDA 10 SAAT SÜREN AMELİYATLA OPERE EDİLDİ. PROF. DR. ÖZLENEN ÖZKAN HASTALARI ZİYARET ETTİ (MEHMET SALİH ESER/ANTALYA-İHA)
    Antalya’da 10 kişinin hayatını kaybettiği otobüs kazasında kolu ve bacağı kopan hastalar aynı anda 10 saat süren ameliyatla opere edildiler. Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ve Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli ve İleri Sağlık Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan tarafından yapılan operasyon sonrası hastalar yoğun bakımdan çıkıp, serviste tedavilerine devam ediliyor.

    Organ kayıplarında ilk 5 saatin önemi

    Operasyon sonrası açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Özlenen Özkan, kopan uzuvların dikilmesinde ilk 4-5 saatin hayati önem taşıdığını vurguladı. Uzuvların buzla direkt temas etmeyecek şekilde, nemli ve temiz bir sargıya sarılarak serin bir ortamda taşınması gerektiğini hatırlatan Özkan, dokuların doğru şartlarda getirilmesinin ameliyat başarısını artırdığını ifade etti.

    ANTALYA’DA 10 KİŞİNİN HAYATINI KAYBETTİĞİ OTOBÜS KAZASINDA KOLU VE BACAĞI KOPAN HASTALAR AYNI ANDA 10 SAAT SÜREN AMELİYATLA OPERE EDİLDİ. PROF. DR. ÖZLENEN ÖZKAN HASTALARI ZİYARET ETTİ (MEHMET SALİH ESER/ANTALYA-İHA)
    Antalya’da 10 kişinin hayatını kaybettiği otobüs kazasında kolu ve bacağı kopan hastalar aynı anda 10 saat süren ameliyatla opere edildiler. Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ve Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli ve İleri Sağlık Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan tarafından yapılan operasyon sonrası hastalar yoğun bakımdan çıkıp, serviste tedavilerine devam ediliyor.

    Ameliyatta dikkat çeken tesadüfler

    Kolu dikilen Yavuz Selim Yiğit’in, Türkiye’nin ilk yüz nakillisi Uğur Acar’ın akrabası olduğu öğrenildi. Ayrıca, yıllar önce kolu kopan ve yine Prof. Dr. Ömer Özkan tarafından ameliyat edilen Vedat Sarı’nın da yaralıların yakını olduğu ortaya çıktı. Öte yandan, bacağı dikilen bir annenin uyutulmadan hemen önce çocuğunun durumunu sorduğu, ancak çocuğun kazada hayatını kaybettiği bilgisi sağlık ekibini derinden sarstı.>>>İHA 

  • Saldırıları unutturmak için çocuklara eğitim veriyor

    Saldırıları unutturmak için çocuklara eğitim veriyor

    İsrail’in Gazze’ye yönelik ayrım gözetmeyen saldırılarının yol açtığı yıkım ve kayıpların gölgesinde yaşayan Filistinli çocuklar, spor sayesinde bir nebze olsun nefes alıyor ve travmalarını hafifletmeye çalışıyor. Antrenmanlar, çocukların fiziksel gelişimini desteklerken, aynı zamanda moral ve umut kaynağı oluyor ve soykırıma varan saldırıların neden olduğu ağır psikolojiyi yenmelerine yardımcı oluyor.

    SPOR, UMUT VE DAYANIŞMANIN SİMGESİ

    Gazzeli karate antrenörü Halil Şagaleh, Filistin Karate Federasyonu’ndan onaylı bir eğitmen olarak, saldırılar öncesinde kendi spor salonunda görev yapıyordu. Ancak İsrail’in 8 Ekim 2023’te başlattığı saldırılar sonucu salon tamamen yıkıldı, tüm ekipmanlar ve malzemeler yok oldu. Şagaleh, “İsrail saldırları nedeniyle salondan geriye hiçbir şey kalmadı. Şimdi çocuklarla çadırların arasında, kum üzerinde antrenman yapıyoruz. Çocukların yarısı beyaz, yarısı mavi kıyafet giyiyor; elimizdeki imkanlarla idare ediyoruz. Bu çocuklar ölüm, yıkım ve açlıkla büyüyor. Spor, onlara hem fiziksel güç hem de ruhsal destek sağlıyor. Karate sayesinde en azından bir süreliğine savaşın acı ve korkusundan uzak kalabiliyorlar” ifadelerini kullandı. Mevasi’de çadırlar arasında sürdürülen karate dersleri, sadece spor eğitimi vermiyor; aynı zamanda çocukların savaşın getirdiği travmayı bir nebze olsun hafifletmesini sağlıyor. Gazzeli çocuklar ve gençler, kum ve çadırlar arasında devam eden antrenmanlarla saldırıların neden olduğu karanlıktan bir parça da olsa uzaklaşıyor ve geleceğe dair umutlarını korumaya çalışıyor. Antrenör Halil Şagaleh, “Çocukların gördüğü yıkımı, ölümü, açlığı ve çaresizliği bir nebze olsun unutturmak için spor yapıyoruz. Dünya spor camiasına ve tüm insanlığa sesleniyoruz: Bu çocuklara merhamet edin, destek verin. Hepsi bir can taşıyor ve hayalleri var” çağrısında bulundu.

    “ZORLUKLARA RAĞMEN PES ETMEDİK”

    Filistinli 21 yaşındaki genç antrenör Yasmin Şagaleh de saldırıların çocuklar üzerindeki etkilerini yakından gördüğünü belirterek, “Her şey durdu, spor ve kulüp kapandı. Ama çocuklar için yeniden antrenmanlara başladık. Onlara hem fiziksel hem zihinsel güç kazandırmak istiyoruz. Çocuklara bu yeteneği kazandırmak, yurt dışında madalyalar kazandırmak, hayallerini gerçekleştirmek istiyorum. Kulübümüzü yeniden açtık, enkazın altından malzemelerimizi çıkardık ve çalışmaya başladık. Zor şartlara rağmen pes etmedik” diye konuştu. >>>AA

  • Kuruyan Avlan Gölü, yeniden su tuttu

    Kuruyan Avlan Gölü, yeniden su tuttu

    Son yıllarda artan iklim değişikliğine bağlı kuraklık, Türkiye’deki bazı göllerin yaz ve kış aylarında su seviyesinde büyük değişimler yaşanmasına neden oluyor. Bu durumun en net görüldüğü göller arasında Göltarla ve Karamık mahalleleri sınırında bulunan 850 hektar büyüklüğündeki Avlan Gölü yer alıyor. Yaz aylarında yağışların neredeyse hiç olmaması, aşırı sıcaklık ve göl dibindeki düdenlerden suyun yer altına akması gibi etkenlerle kuruyan Avlan Gölü, kış aylarının yoğun yağışlı geçmesiyle yeniden su tutmaya başladı. Tabanının büyük bir kısmının suyla buluşmasıyla göl yeniden eski görüntüsüne kavuştu. Göçmen kuşlar için yeniden önemli beslenme ve yumurtlama alanı haline gelen gölün eski günlerine dönmesi bölge halkını mutlu etti.

    “GÖLÜN KURUMASININ ÖNÜNE GEÇMEYE ÇABALIYORUZ”

    Avlan Gölü Güzelleştirme ve Koruma Derneği Başkanı ve Göltarla Mahalle Muhtarı Durmuş Sarıkaya, yaz aylarında gölün neredeyse tamamen kuruduğunu söyledi. Gölün kurumasının başlıca nedeninin yaz ayının kurak geçmesi olduğunu belirten Sarıkaya, “Son yağışlarla göle çok güzel bir su girişi var. Sellerle çok su geldi. Gölün yüzde 75’i doldu. Yağışların böyle devam etmesiyle doluluğun yüzde 100’e ulaşacağını tahmin ediyoruz.” dedi. Sarıkaya, Avlan Gölü’nün yağış ve eriyen karlardan gelen sularla dolan bir göl olduğuna işaret ederek, “DSİ ekipleriyle yaptığımız çalışmada gölün tabanında suyun derinlere kaçmasına neden olan düdenler tespit ettik. Bunların kapatılmasıyla gölün kurumasının önüne geçmeye çabalıyoruz.” diye konuştu. Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu ise gölün Elmalı Havzası iklimi için önemine dikkati çekti. Gölün oluşturduğu lokal iklimin Türkiye’nin en önemli sedir ormanlarına hayat verdiğine vurgu yapan Gökoğlu, gölün yaz aylarında neredeyse tamamen kuruması nedeniyle bölgedeki balık ve canlı yaşamının yok olduğunu dile getirdi. >>>AA

    Yaz aylarında kuruyan Antalya’nın Elmalı ilçesindeki Avlan Gölü, kentte son günlerde etkili olan yağışlarla yeniden su tutmaya başladı. ( Bekir Bektaş – Anadolu Ajansı )
    Yaz aylarında kuruyan Antalya’nın Elmalı ilçesindeki Avlan Gölü, kentte son günlerde etkili olan yağışlarla yeniden su tutmaya başladı. ( Süleyman Elcin – Anadolu Ajansı )
  • Eber Gölü’nün simgesi kayıklar suya değil, sertleşmiş toprağa hapsoldu

    Eber Gölü’nün simgesi kayıklar suya değil, sertleşmiş toprağa hapsoldu

    Türkiye’nin en büyük göllerinden birisi olan ve Afyonkarahisar sınırları içerisinde kalan Eber Gölü’nde suların çekilmesiyle karaya oturan kayıklar göldeki kuraklık tehlikesini gözler önüne serdi.

    Afyonkarahisar’ın doğa harikası, biyolojik çeşitliliğin kalesi Eber Gölü, iklim krizi ve yanlış sulama politikalarının pençesinde can çekişiyor. Bir zamanlar üzerinden kuş seslerinin eksik olmadığı, balıkçıların ağlarını umutla attığı masmavi sular çekildi; geriye sadece çatlamış topraklar ve terk edilmiş tekneler kaldı. Türkiye’nin en büyük tatlı su göllerinden biri olan Eber’de su seviyesi kritik eşiğin altına düştü. Eskiden metrelerce suyun bulunduğu alanlarda şimdi toz bulutları yükseliyor. Suyun çekilmesiyle birlikte, gölün simgesi olan geleneksel kayıklar suya değil, sertleşmiş toprağa hapsoldu.

    Gölün kıyı şeridi boyunca dizilen, çürümeye yüz tutmuş onlarca tekne, bölge halkı tarafından “Kayık Mezarlığı” olarak adlandırılmaya başlandı.

  • Eber gölünde içler acısı görüntü: Görenler bir ah çekiyor!

    Eber gölünde içler acısı görüntü: Görenler bir ah çekiyor!

    Çatlamış topraklar ve terk edilmiş tekneler

    Masmavi suların yerini toz bulutlarının ve çatlamış toprakların aldığı gölde, su seviyesi kritik eşiğin altına düştü. Eskiden balıkçıların ağlarını attığı derin alanlarda şimdi sadece kuraklık hakim. Suyun çekilmesiyle birlikte, bölge halkının geçim kaynağı olan geleneksel kayıklar suya değil, sertleşmiş toprağa hapsolmuş durumda.

    EBER GÖLÜ’NDE SULARIN ÇEKİLMESİYLE KARAYA OTURAN KAYIKLAR GÖLDEKİ KURAKLIK TEHLİKESİNİ GÖZLER ÖNÜNE SERDİ. (ONUR DAL/AFYONKARAHİSAR-İHA)
    Türkiye’nin en büyük göllerinden birisi olan ve Afyonkarahisar sınırları içerisinde kalan Eber Gölü’nde suların çekilmesiyle karaya oturan kayıklar göldeki kuraklık tehlikesini gözler önüne serdi.
    EBER GÖLÜ’NDE SULARIN ÇEKİLMESİYLE KARAYA OTURAN KAYIKLAR GÖLDEKİ KURAKLIK TEHLİKESİNİ GÖZLER ÖNÜNE SERDİ. (ONUR DAL/AFYONKARAHİSAR-İHA)
    Türkiye’nin en büyük göllerinden birisi olan ve Afyonkarahisar sınırları içerisinde kalan Eber Gölü’nde suların çekilmesiyle karaya oturan kayıklar göldeki kuraklık tehlikesini gözler önüne serdi.
    EBER GÖLÜ’NDE SULARIN ÇEKİLMESİYLE KARAYA OTURAN KAYIKLAR GÖLDEKİ KURAKLIK TEHLİKESİNİ GÖZLER ÖNÜNE SERDİ. (ONUR DAL/AFYONKARAHİSAR-İHA)
    Türkiye’nin en büyük göllerinden birisi olan ve Afyonkarahisar sınırları içerisinde kalan Eber Gölü’nde suların çekilmesiyle karaya oturan kayıklar göldeki kuraklık tehlikesini gözler önüne serdi.
    EBER GÖLÜ’NDE SULARIN ÇEKİLMESİYLE KARAYA OTURAN KAYIKLAR GÖLDEKİ KURAKLIK TEHLİKESİNİ GÖZLER ÖNÜNE SERDİ. (ONUR DAL/AFYONKARAHİSAR-İHA)
    Türkiye’nin en büyük göllerinden birisi olan ve Afyonkarahisar sınırları içerisinde kalan Eber Gölü’nde suların çekilmesiyle karaya oturan kayıklar göldeki kuraklık tehlikesini gözler önüne serdi.
    EBER GÖLÜ’NDE SULARIN ÇEKİLMESİYLE KARAYA OTURAN KAYIKLAR GÖLDEKİ KURAKLIK TEHLİKESİNİ GÖZLER ÖNÜNE SERDİ. (ONUR DAL/AFYONKARAHİSAR-İHA)
    Türkiye’nin en büyük göllerinden birisi olan ve Afyonkarahisar sınırları içerisinde kalan Eber Gölü’nde suların çekilmesiyle karaya oturan kayıklar göldeki kuraklık tehlikesini gözler önüne serdi.

    Bölge halkı kayık mezarlığı olarak adlandırıyor

    Gölün kıyı şeridi boyunca dizilen ve çürümeye yüz tutan onlarca tekne, yürek burkan bir manzara oluşturuyor. Bu dramatik görüntü nedeniyle bölge sakinleri, teknelerin toplandığı bu alanı artık “Kayık Mezarlığı” olarak adlandırıyor. Eber Gölü’ndeki bu değişim, sadece bir doğa olayını değil, bir yaşam biçiminin yok oluşunu da simgeliyor.>>>İHA

  • “Seçim yok ama biz her zaman sahadayız”

    “Seçim yok ama biz her zaman sahadayız”

    Ziyaretlerde Sandıklı’nın her sokağına, her kapısına dokunmaya gayret ettiklerini belirten Milletvekili Dr. Hasan Arslan, siyaseti yalnızca masa başında değil, sahada yaptıklarını vurguladı. Sandıklı’daki temaslarının ardından değerlendirmelerde bulunan Dr. Hasan Arslan, şu ifadeleri kullandı: “Afyonkarahisar’da tüm ilçelerimizi, kasabalarımızı ve köylerimizi adım adım geziyoruz. Dokunmadığımız, halini hatırını sormadığımız bir vatandaş kalmasın istiyoruz. Önümüzde bir seçim yok. Ama biz hiçbir zaman seçimden seçime sahaya çıkan bir anlayışta olmadık. AK Parti olarak her daim milletimizin içindeyiz.” Gün boyu esnaf ziyaretleri gerçekleştirdiklerini, kahvehanelerde vatandaşlarla çay içip sohbet ettiklerini belirten Arslan, Sandıklı’da hemşehrilerin taleplerini birebir dinlediklerini ifade etti.

    “VATANDAŞIMIZ NE DİYORSA NOT ALIYOR, TAKİP EDİYORUZ”

    Vatandaşlardan gelen her talebin kendileri için yol haritası olduğunu söyleyen Arslan, “Sandıklı’da kapı kapı dolaştık. Esnafımızı dinledik, hemşehrilerimizin taleplerini tek tek not aldık. Bir eksiği, bir sıkıntısı varsa bunun takipçisi oluyoruz. İl Başkanımız ve milletvekillerimizle birlikte gerek bakanlıklarda gerekse Meclis’te nöbetçi bakanlarla bir araya geldiğimizde, talepleri doğrudan konunun muhatabına iletiyoruz. Bu işler bizim için lafta kalmaz; takip edilir, çözüme kavuşturulur” dedi.

    “BİZİM SİYASETİMİZ HİZMET SİYASETİDİR”

    AK Parti’nin siyaset anlayışının net olduğunu vurgulayan Dr. Hasan Arslan, kamu kaynaklarının kullanımına ilişkin eleştirilerde bulunarak şunları söyledi: “Biz siyaseti; rüşvetle, şaibeyle, rezillikle anılan işlerle yapmıyoruz. Afyonkarahisar halkının parasıyla, kamu kaynaklarıyla kiralanmış uçaklarda uygunsuz işler yapılması için uğraşmıyoruz. Bizim derdimiz bellidir: Vatandaşımız ne istiyorsa onu yapmak, milletimize hizmet üretmek.”

    “HİZMETLE RANT ARASINDAKİ FARKI MİLLET GÖRÜYOR”

    Hizmet siyaseti ile rant siyaseti arasındaki farkın millet tarafından çok net görüldüğünü ifade eden Arslan, “Yol yapmayı dahi beceremeyenlerin, binlerce konut üreten AK Parti’nin projelerini beğenmemesini normal karşılıyoruz. Çünkü mesele hizmet değil, hesap meselesidir. Biz milletimiz için çalışmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

    “MİLLETE HİZMETİ ŞİAR EDİNMİŞ BİR KADROYUZ”

    Sandıklı programlarının ardından açıklamalarda bulunan Milletvekili Dr. Hasan Arslan, Afyonkarahisar’ın tüm ilçelerinde aynı anlayışla sahada olmaya devam edeceklerini belirterek, “AK Parti ailesi olarak millete hizmeti şiar edinmiş bir kadroyuz” dedi. Sandıklı’daki programlara İl Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Utsal, İlçe Başkanı Murat Erkalan, Belediye Başkanı Adnan Öztaş ve teşkilat mensupları da eşlik etti. >>>Haber Merkezi