Otokar, Romanya Milli Savunma Bakanlığı’nın şirketi C.N. Romtehnica S.A’nın (Romtehnica) açtığı ve 857 milyon avro büyüklüğündeki 4×4 Taktik Tekerlekli Hafif Zırhlı Araç Alımı İhalesi kapsamında üretim ve teslimatlara devam ederken önemli bir gelişme yaşandı. Yapılan sözleşme doğrultusunda Romtehnica’ya ilk 278 adedi Otokar tesislerinde, kalan kısmı ise Romanya’da üretilmek üzere toplam 1059 aracın 2025 yılı son çeyreğinden başlayarak 5 yıl içerisinde teslim edilmesi öngörülüyordu. Romtehnica, Romanya’da üretilecek kısım için sözleşme takvimindeki yerel üretim hazırlıklarına yönelik ara hedeflerin zamanında yerine getirilmediği iddiasıyla güncel kurla yaklaşık 1 milyar 880 milyon lira, Otokar tesislerinde üretilecek ilk parti teslimatlardan bugüne kadar satışı tamamlanan 194 adet aracın geç teslim edilmesi nedeniyle de 72 milyon lira tutarında tazminat talepleri iletti. Otokar, yasal haklar saklı kalmak kaydıyla konunun çözümü için ilgili makamlarla görüşmelerine devam ediyor. Otokar Genel Müdürü Aykut Özüner, ihale doğrultusunda bugüne kadar yürütülen çalışmalar, ortaya çıkan tazminat talepleri ve projenin seyrine ilişkin soruları yanıtladı. Türkiye’de ürettikleri 278 COBRA II aracının tamamının Romanya’ya sevkiyatlarının tamamlandığını bildiren Özüner, “Bu araçların şu ana kadar 194 adedi Romanya ordusu envanterine girdi. Kalan araçların kabul işlemleri de aralık ayından bu yana sürüyor.” dedi. Romanya sözleşmesi ile ilgili cezai işlemlerin ve tazminat taleplerinin nedenine ilişkin soruya Özüner, “İş planında birçok alt süreç ve hedefler yer alıyor. Bazı ara hedeflerin zamanında yapılmadığı iddialarıyla tazminat talebiyle karşılaştık. Sözleşmenin gerektirdiği gizlilik nedeniyle ilave bilgi paylaşamıyoruz. İlgili konuda hukuki itirazlarımızı yaptık. Romanya makamlarının konuyu titizlikle ve bütün taraflar için en doğru şekilde çözeceklerinden kuşku duymamaktayız.” yanıtını verdi.
SÖZLEŞMENİN GELECEĞİ
“Bu tazminat talebi projenin gidişatını etkiler mi? Sözleşmenin iptali söz konusu mu?” sorularına karşılık Özüner, şöyle konuştu: “Uluslararası savunma sanayi sözleşmelerinde ‘ara hedef değerlendirmeleri’ sırasında bu tarz gelişmeler yaşanabiliyor. Dünyada pek çok örneği de mevcuttur. Son gelişmelerle ilgili olarak bir taraftan müşterimizle karşılıklı iyi niyet ve sorumluluk hissi çerçevesinde görüşmelerimiz devam ederken, diğer yandan da projeye olan odağımız tüm hızı ile devam etmektedir. Sözleşmenin iptali söz konusu değildir.” Özüner, “Romanya’da üretilecek olan kalan 781 aracın üretime başlaması ve banttan iniş takvimi netleşti mi? Son durum projeyi nasıl etkileyecek?” soruları üzerine, şu değerlendirmelerde bulundu: “Halihazırda Romanya’da üretim yapmaya hazır durumdayız ve bu çerçevede faaliyetler devam ediyor. Zamanlama vermemiz şu an için mümkün değil, ancak şunu özellikle belirtmek isteriz, Romanya ordusuna araç tedarikinin ötesinde, Otokar bu projeye ‘Romanya’ya modern, NATO standartlarında bir kara platformu tesisi kazandırmak amacıyla’ başladı ve bu amacımız halen en kuvvetli şekilde devam ediyor. Sağlıklı bir şekilde savunma sanayi üretimi yapılması ve Romanya’dan ihracat yapabilecek ve NATO tedarikçisi olacak yetkinlikte bir tesisin ülkeye kazandırılması için çalışmalarımız büyük bir hassasiyet ile sürüyor. Romanya Savunma Bakanlığı’na bu taahhüdümüzü yerine getirmek konusunda en ufak bir çekincemiz yok. Bazı ara hedeflerin yerel sebeplerle gecikmesi projenin toplam zamanlamasını ve hedefini etkilemeyecektir.”
“ÜLKEDEKİ TESİSİMİZİN STRATEJİK BİR MERKEZ HALİNE GELMESİNİ BEKLİYORUZ”
“Bu tazminat talebinin diğer projelerini etkileyip etkilemeyeceği” sorusuna da Aykut Özüner, “Güncel durum zamanlama ve iş planındaki ara hedeflere ilişkindir. Teknik yeterlilik, kapasite ya da üretim kalitesi ile ilgili bir memnuniyetsizlik söz konusu değildir. Teslim ettiğimiz araçların kullanımına başlandı. Kaldı ki Otokar, NATO ve Birleşmiş Milletler operasyonları dahil 40’tan fazla ülkede 70’ten fazla son kullanıcıya gerçekleştirdiği teslimatlar ile defalarca rüştünü ispat etmiş küresel bir markadır. Romanya Savunma Bakanlığı’nın bizi tercih etmesinin temel sebebi de bu yetkinliklerimizdir. Bugün itibari ile 194 aracımızın Romanya ordusu tarafından kullanımına başlanmıştır. Benzer uygulamalar dünyada pek çok savunma projesinde görülebilmektedir. Diğer projelerimizi etkilemesini beklemiyoruz.” yanıtını verdi. Romanya’da COBRA II araçlarının yerel üretiminin yapılacağı fabrikanın öncelikli müşterisinin Romanya Silahlı Kuvvetleri olacağını vurgulayan Özüner, “Hedeflerimizden biri de ilerleyen dönemlerde buradan SAFE programı kapsamında bölgeye ihracat yapılması. Bu sebeple Romanya’nın savunma sanayi hedefleri kapsamında ve Otokar’ın Avrupa’da büyüme hedefleri doğrultusunda, ülkedeki tesisimizin stratejik bir merkez haline gelmesini bekliyoruz.” diye konuştu.
“ULUSLARARASI PAZARLARDA PEK ÇOK FARKLI İHTİYACI TAKİP EDİYORUZ”
“Romanya’nın paletli zırhlı araç (ZMA) ihalesinde Otokar’ın TULPAR modelinin şansı ve COBRA II projesinin paletli araç konusunda nasıl bir referans sağladığı?” sorusuna karşılık Özüner, şunları kaydetti: “Bildiğiniz gibi daha önce 2017 yılında Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) ihtiyaçları doğrultusunda dönemin en büyük ve en önemli 8×8 taktik tekerlekli zırhlı araç sözleşmesini imzaladık ve teslimatları başarıyla tamamladık. İlerleyen dönemlerde Avrupalı rakiplerimizi geride bırakarak Estonya’dan çok kritik bir sipariş aldık ve yine teslimatları başarıyla tamamladık. Romanya, Estonya, BAE gibi anlaşmalar bizim globaldeki başarılarımızın hem en güzel örnekleri hem de en önemli referansları oldu. Farklı coğrafyalarda önemli görevler üstleniyoruz ve elde ettiğimiz başarılardan gurur duyuyoruz. Özellikle Avrupa’daki başarılarımız gelişmekte olan ülkelerde de ses getiriyor. Uluslararası pazarlarda pek çok farklı ihtiyacı takip ediyoruz. Romanya’nın paletli ihalesi, bunlardan sadece biri… Henüz yayınlanmış bir ihale içeriği yok. Somut gelişmeler oldukça tabii ki kamuoyu ile paylaşacağız. Gelecek dönemde daha farklı işlere imza atmayı ve global pazarlarda büyümeyi hedefliyoruz.”
“FARKLI ÜLKELERDEKİ YAPILANDIRMALARIMIZI DA KUVVETLENDİRİYORUZ”
COBRA II’ye yönelik proje ile Romanya’da üretim teknolojileri ve mühendislik kabiliyet gelişimine büyük katkı sağladıklarını dile getiren Özüner, “Çok boyutlu ve kapsamlı bir teknoloji transferi söz konusu. COBRA II araçlarının Romanya’daki üretimi, kaynaktan kesime, boyadan montaja kadar tüm aşamaları kapsayacak. Tüm bunların yanında ülkeye test kabiliyetleri de kazandırılacak.” dedi. Otokar’ın “Türkiye’de üret, dünyaya sat” modelinden “yerelde üret, dünyaya sat” modeline geçişine ilişkin değerlendirmeler yapan Aykut Özüner, ulusal güvenlik ve ekonomik kalkınma açısından savunma sanayinde yerli üretim kabiliyetlerine ve teknolojiye sahip olmanın öneminin son dönemde tüm coğrafyalarda daha fazla vurgulanmaya başlandığını belirtti. Özüner, “Otokar olarak gözlemlediğimiz bu ihtiyaca cevap verebilecek şekilde, yerel iş birlikleri, ortak ürün geliştirme ve yerel üretim modelini benimsiyor, küresel pazarlarda dost ve müttefik ülkeler için güçlü bir iş ortağı olmayı hedefliyoruz. Uzun süredir bu stratejilerimiz arasında yer alan bir konu. Bu doğrultuda farklı ülkelerdeki yapılandırmalarımızı da kuvvetlendiriyoruz. Bugün BAE’de, Romanya’da, Kazakistan’da var olan iştirak şirketlerimiz bu hedefimizin en somut göstergeleri.” diye konuştu. >>>AA
dakikada sol kanattan 3 oyuncuyu çalımlayarak ceza sahasına sokulan Barış Alper Yılmaz’ın pasında penaltı noktası yakınında topla buluşan Yunus Akgün’ün vuruşunda meşin yuvarlak, kale direğinin üstünden auta gitti.
dakikada Barış Alper Yılmaz’ın sağ taraftan kullandığı kornerde arka direkteki Lemina’nın bekletmeden vuruşunda top, az farkla oyun alanını terk etti.
dakikada Sane’nin sağ kanattan ortasında penaltı noktası yakınındaki Icardi’nin kafa vuruşunda meşin yuvarlak, kale direğinin üstünde auta çıktı.
dakikada Maxim’in sağdan kullandığı kornerde penaltı noktasında iyi yükselen Arda Kızıldağ’ın kafa vuruşunda kaleci Uğurcan Çakır, sağına uzanarak meşin yuvarlağı çeldi. Galatasaray savunmasının uzaklaştıramadığı topu Maxim, arka direğe ortaladı. Nazım Sangare’nin kafa vuruşunda Uğurcan Çakır, meşin yuvarlağı kontrol etti. Maçın ilk yarısı 0-0 sona erdi.
İKİNCİ YARI
dakikada Draguş’un pasında savunma arkasına sarkan Bayo, kaleciyle karşı karşıya kaldıktan sonra ceza sahası sağ çaprazından vuruşunu yaptı. Kaleci Uğurcan Çakır’ın kurtarışı sonrası Sanchez, meşin yuvarlağı uzaklaştırdı.
dakikada Abdülkerim Bardakcı’nın soldan ortasında penaltı noktası üzerindeki Icardi’nin kafa vuruşunda top, üstten auta çıktı.
dakikada Barış Alper Yılmaz’ın sağ taraftan kullandığı köşe vuruşunda penaltı noktasında iyi yükselen Lemina’nın kafa vuruşunda kaleci Zafer Görgen, sağına uzanarak meşin yuvarlağı çeldi.
dakikada Gaziantep FK, öne geçti. Sol kanattan ceza sahasına giren Yusuf Kabadayı’nın şutunda Abdülkerim Bardakcı’ya çarpan top, altıpas önündeki Bayo’da kaldı. Bu oyuncunun bekletmeden vuruşunda meşin yuvarlak, ağlarla buluştu: 0-1.
dakikada Galatasaray, beraberliği yakaladı. Kazımcan Karataş’ın soldan kullandığı taçta uzak direkteki Barış Alper Yılmaz, seken topa bekletmeden yaptığı vuruşla ağları sarstı: 1-1.
dakikada Maxim’in ceza sahası dışı sol çaprazından kullandığı serbest vuruşta Mujakic’in penaltı noktası yakınından kafa vuruşunda kaleci Uğurcan Çakır, soluna yatarak topu çeldi.
90+5. dakikada Gassama’nın pasında ceza sahası sağ çaprazında kaleci ile karşı karşıya kalan Bayo’nun şutunda top, uzak direğin dibinden auta gitti. Müsabaka, 1-1 beraberlikle sonuçlandı.
BARIŞ ALPER, 7 GOLE ULAŞTI
Galatasaray’ın milli yıldızı Barış Alper Yılmaz, resmi maçlarda 7. kez gol sevinci yaşadı. Bu sezon Süper Lig’de 16, UEFA Şampiyonlar Ligi’nde 6, Ziraat Türkiye Kupası ve Turkcell Süper Kupa’da ikişer olmak üzere 26 müsabakada forma giyen Barış Alper, 7. kez ağları sarstı. Ligde 5 gole ulaşan 25 yaşındaki futbolcunun Türkiye Kupası ve Süper Kupa’da birer golü bulunuyor.
TARAFTARLARDAN “YÖNETİM İSTİFA” TEPKİSİ
Galatasaray taraftarları, sarı-kırmızılı kulübün yönetimini istifaya davet etti. Mücadelede takımlarının 1-0 geri düşmesinin ardından tribünlerde kısa süreliğine “yönetim istifa” tezahüratı yükseldi. Müsabakanın bitiş düdüğünün ardından tepkilerini artıran taraftarlar, “Aciz yönetim istemiyoruz” ve “Transferler nerede?” diye bağırdı. Taraftarlar, oyundan çıkarken İlkay Gündoğan’a da tepki gösterdi.
İÇ SAHADA 3. PUAN KAYBI
Galatasaray, bu sezon RAMS Park’taki 10. Süper Lig müsabakasında üçüncü kez puan kaybetti. Taraftarı önünde bu sezonki 10. lig maçına çıkan sarı-kırmızılılar, 7 galibiyet alırken 3. kez berabere kaldı. Sahasında henüz mağlup olmayan Galatasaray, söz konusu karşılaşmalarda 23 kez fileleri havalandırırken kalesinde 9. golü gördü.
SON 11 MAÇTA KALESİNİ GOLE KAPATMAKTA ZORLANDI
Sarı-kırmızılı ekip, Süper Lig’deki son 11 maçın 9’unda gol yedi. Ligde sezonun ilk 7 maçında kalesinde sadece 2 gol gören Galatasaray, sonrasındaki süreçte skor olarak istediğini alsa da kalesini gole kapatmakta zorlandı. Sarı-kırmızılı ekip, 8. haftadaki Beşiktaş derbisiyle başlayan süreçte çıktığı son 11 lig müsabakasının 9’unda en az 1 kez kalesinden meşin yuvarlağı çıkardı. Galatasaray, bu dönemde sadece sahasında oynadığı Trabzonspor ve Kasımpaşa maçlarında kalesini gole kapatmayı başardı. Galatasaray, söz konusu karşılaşmalarda 11 golü kalesinde gördü.
OKAN BURUK, İLK KEZ GAZİANTEP FK’YE PUAN KAYBETTİ
Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, sarı-kırmızılıların başında Gaziantep FK’ye karşı ilk kez puan kaybı yaşadı. Tecrübeli teknik adam, Galatasaray’ın başında olduğu süreçte Gaziantep FK’ye karşı 8. lig maçına çıktı. Biri hükmen 7 maçı da kazanan (biri hükmen) Okan Buruk, ilk kez puan kaybetti. Buruk yönetimindeki Galatasaray, bu süreçte 18 kez rakip fileleri havalandırırken rakibinden 4 gol yedi.
RAMS PARK’TAKİ YENİLMEZLİK SERİSİ 28 MAÇA ÇIKTI
Galatasaray, iç sahada oynadığı son 28 Süper Lig maçında mağlubiyet yaşamadı. Sahasındaki son yenilgisini 19 Mayıs 2024 tarihinde Fenerbahçe ile oynadığı karşılaşmada alan sarı-kırmızılılar, sonrasındaki 28 lig mücadelesinde 22 galibiyet aldı. Galatasaray, 6. kez berabere kaldı.
GAZİANTEP FK’NİN GALİBİYET HASRETİ 5 MAÇA ÇIKTI
Kırmızı-siyahlı ekip, Süper Lig’deki son 5 maçta galibiyet alamadı. Ligdeki son 3 puanını 13. haftadaki Zecorner Kayserispor mücadelesinde elde eden Gaziantep FK, sonrasındaki 5 mücadelede 2 beraberlik, 3 yenilgi yaşadı.
BAYO, LİGDE 7 GOLE ULAŞTI
Gaziantep FK’nin Gineli santrforu Mohamed Bayo, Trendyol Süper Lig’de 7. kez fileleri havalandırdı. Sezondaki 13. maçına çıkan 27 yaşındaki futbolcu, 7. kez gol sevinci yaşadı. Bayo, Beşiktaş ve Zecorner Kayserispor’a ikişer, Çaykur Rizespor ve Hesap.com Antalyaspor’a birer gol attı.
“GALATASARAY DEPLASMANINDA 1 PUANI ALDIK AMA NE YAZIK Kİ BİRAZ BURUĞUZ”
Gaziantep FK teknik direktörü Burak Yılmaz’ın cezası nedeniyle RAMS Park’taki maçta takımı başında yer alan teknik sorumlu Anıl Demirci, müsabakanın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Demirci, “Oyuncularımızı 90 dakika gösterdiği efordan, taktiğe bağlılıklarından ötürü tebrik ediyoruz. Hafta içinde ne çalıştıysak ne konuştuysak ve ne kurguladıysak maçın ilk dakikasından son düdüğe kadar bunu yerine getirmeye çalıştılar. Bizi mutlu eden, Galatasaray’ın hücum analiziye ilgili yaptığımız tespitlerle buna karşılık ürettiğimiz çözümlerin sahada karşılık bulmasıydı. Galatasaray’ın UEFA Şampiyonlar Ligi’ndeki Union Saint-Gilloise maçından feyz aldık. Son dönemlerde 5’li savunma düzenini 5-3-2 şeklinde kullanıyorduk. Bugün, Galatasaray’ın topa sahipken yaptığı özel işleri engellemek adına baskı düzenimizi 5-2-1-2 şeklinde değiştirdik. Oyuncularımıza taktiksel plana ve stratejiye sadık kalmaları noktasında gösterdikleri efordan dolayı teşekkür ediyorum.” diye konuştu.
İlk yarıda hücumda istediklerini yapamadıklarını aktaran Demirci, “İlk yarıda savunmayı kusursuza yakın yaparken hücumda istediğimiz geçişleri bulamadık. İkinci yarıda Galatasaray’ın biraz daha risk alacağını düşünüyorduk. Kapacağımız topların bizim için fırsat olacağını düşündük. İkinci yarı daha tehditkar olduk. Galatasaray deplasmanında 1 puanı aldık ama ne yazık ki biraz buruğuz. Hem yediğimiz basit gol hem de son dakikada kaçırdığımız pozisyon bizi üzdü.” ifadelerini kullandı.
“CAMARA VE KOZLOWSKİ’YE İLGİ VAR”
Anıl Demirci, adları transferde geçen Kacper Kozlowski ve Drissa Camara’nın alternatiflerini hazırladıklarını söyledi. Camara ve Kozlowski’nin Gaziantep FK için önemli futbolcular olduğunu aktaran Demirci, “İkisine de kulübümüze maddi gelir sağlayacak gözüyle bakıyoruz. Devre arasında yaptığımız 4 transferin 2’si geleceğe ve muhtemel satışların yerini doldurmaya yönelik oldu. Camara ve Kozlowski’ye ilgi var. İkisi de bu ilgiyi hak ediyor. Hem kulüp profesyonelleri hem de teknik ekip olarak planlı şekilde ilerliyoruz.” dedi.
“GALATASARAY’IN BASKI GÜCÜ ESKİSİ KADAR YOĞUN VE ŞİDDETLİ DEĞİL”
Demirci, Galatasaray’da Victor Osimhen ile Lucas Torreira’nın oynamamasının kendileri için avantaj olduğunu söyledi. Afrika Uluslar Kupası’ndaki Osimhen ve cezası nedeniyle forma giyemeyen Torreira’nın Galatasaray’ın baskı gücü olduğuna değinen Demirci, sözlerini şöyle tamamladı: “Galatasaray’ın baskı gücünün eskisi kadar yoğun ve şiddetli olmadığını biliyorduk. Baskıyı Galatasaray’da en iyi yapan hem Osimhen hem de Torreira’nın olmaması bizi paslı oynama konusunda biraz daha motive etti. Gaziantep FK olarak topun kıymetini bilen, sadece top rakipteyken değil bize geçtiğinde de farklı planları olan bir takımız. Topun kıymetini bilmeye çalışıyoruz. Bu oyun sadece işin savunma kısmıyla yapılamaz. Burada da sadece savunma yaparak Galatasaray’ı durduramazsınız. Top size geçtiğinde de planlarınız olmalı, rakibi tehdit etmelisiniz ki savunmanızın da bir anlamı kalsın.”
“TAKIM HALİNDE SADECE SAVUNMAYI DÜŞÜNDÜLER, BUNDA DA BAŞARILI OLDULAR”
Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Rakibin hangi savunma dizilişiyle oynayacağını tahmin edemediklerini aktaran Buruk, “Rakibi daha önde bekliyorduk ama rakibimiz daha dipte karşıladı. Zaman zaman 9, zaman zaman da 10 kişiyle iyi savunma yaptılar, iyi mücadele ettiler. İlk yarı girdiğimiz pozisyonlar vardı ama üretmede kendi kalitemizin altında kaldık. Burada bireysel yeteneklere iş düşüyor. Rakibin bu kadar dipte savunma yaptığı yerde öndeki oyuncularınızın yeteneği, beklerin hücuma katılımı ve hızlı oynamak önemli oluyor. Dikine, hat kıran pasları atamadık. Topla oyalandığımız anlar vardı. Ayrıca hücumda çoğalamadığımız, son pasları verecek oyuncu bulamamamız skor üretmemize engel oldu. Erken atacağımız bir gol rakibin katı savunmasını kırabilirdi ama bunu başaramadık. İkinci yarıda benzer şekilde gitti. Kaybettiğimiz toplardan pozisyonlar verdik. Şanssız bir gol yedik. Bu tür maçlarda öne geçmeniz çok önemli. Bunda çok başarılı olamadık. Rakibimiz iyi savunma yaptı. Takım halinde sadece savunmayı düşündüler, bunda da başarılı oldular. Kendilerini tebrik ediyorum.” diye konuştu.
“BU İNİŞ VE ÇIKIŞLAR HER TAKIMDA OLABİLİR”
Buruk, teknik direktör olarak Galatasaray’a imza attığı ilk güne göre daha fazla motivasyona sahip olduğunu söyledi. Hem kendisinin hem de oyuncularının motivasyon kaybı olup olmadığının sorulması üzerine tecrübeli teknik adam, “Motivasyon olarak ilk günden daha fazlası var. Çarşamba günü Şampiyonlar Ligi’nde ilk 24’e kalmak için çok önemli maça çıkacağız. Bu iniş ve çıkışlar her takımda olabilir. Bundan önceki senelerde de yaşadık. Bu rüzgarlar gelir geçer. Önemli olan benim ve oyuncularımın ne istediği. Zorlu bir dönemden geçiyoruz. Sakatlıklar, cezalar ve Afrika Uluslar Kupası nedeniyle eksik kaldığımız dönemler oldu. Geçirdiğimiz transfer dönemi herkesi etkiliyor. Torreira ile ilgili bile birçok şey çıktı. Ondan bize bir şey gelmedi. Gayet mutlu. Onun dışında bir şey görmüyoruz. Hatta sakatlığı olmasına rağmen Fethiye’ye gelerek takımı destekledi.” dedi.
“TARAFTARIMIZA YÜZDE 100 HAK VERİYORUZ”
Okan Buruk, transfer çalışmalarının sürdüğünü vurgulayarak taraftarın eleştirilerine hak verdiğini söyledi. Transfer dönemlerinin zor olduğunu aktaran sarı-kırmızılı takımın teknik direktörü, “Taraftarımıza yüzde 100 hak veriyoruz. Biraz önce başkanımız da soyunma odasına geldi. Hem bize hem de oyuncularımıza moral verdi. Taraftarımız her zaman haklı. Onların istekleri ve bu isteklere cevap vermek çok önemli. Bunun için çok çalışıyoruz. Bazen çok fazla mükemmelliyetçi davrandığımız yerler de oluyor. Transfer döneminde hep en iyisini almak istiyoruz. Bazen kulübü veriyor, oyuncu gelmek istemiyor. Bazen oyuncu gelmek istese de kulübü vermiyor. Zor bir süreç ama transfer ihtiyacımız olduğunu net biliyoruz. Bunun için de önemli çaba sarf ediyoruz. Yarın bir araya gelerek daha hızlı yol alacağız. Soru işaretlerini ortadan kaldırmak, sadece sahaya odaklanmak için bu süreci en hızlı şekilde bitirmek istiyoruz. Onun dışında hiçbir motivasyon eksikliğimiz yok.” ifadelerini kullandı. Transferi en çok kendisinin ve yöneticilerin istediğini aktaran Buruk, “Üzerimizde baskı oluyor, eleştiri alıyorsunuz. Saha içine odaklanamıyorsunuz. Beni, başkanımızı ve yönetim kurulumuzu yoran bir dönem. Bir an önce imzaların atılmasını en çok biz isteriz. Ancak en iyisini ararken süre geçiyor. Devre arası transferi çok zor. Kimse iyi oyuncusunu vermek istemiyor. Ben de iyi oyuncumu bırakmam. Çalışmalarımız sürüyor. En kısa sürede bitirmek istiyoruz. Taraftarımız söylemlerinde haklı. Bunu biliyoruz. Bir an önce transferi bitirip rahatlamak istiyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
“KOMİK VE SAÇMA ŞEYLER GÖRÜYORUZ”
Okan Buruk, sosyal medyada hakkında yapılan paylaşımları, “Komik ve saçma” olarak nitelendirdi. İstanbul’da bir manavdan çıkarken çekilen görüntüsü üzerinden yapılan paylaşımların hatırlatılması üzerine Buruk, şunları söyledi: “Komik ve saçma şeyler görüyoruz. Evimin 500 metre ilerisindeki manava gidişim gündem yapıldı. Manavdan yaptığım alışverişin dekontunu da çıkardım. O dönem nektar zamanıydı. Hünnap, avokado ve mango almışım. Bir meyveyi de yedim. Sokağa, yere bir şey atmamak benim için çok önemli. Kalan parçayı cebime koydum. Komik şeyler görüyorum. Poşetleri arabama göndermiştim. Saçma sapan şeyler, belaltı vurmalar oluyor. Bunlara gülüp geçiyorum. Hiçbir şekilde kafama takmıyorum. Sadece işime ve takımıma odaklanıyorum.”
“MUSLERA VE MERTENS, LİDERLİKLERİ VE KARAKTERLERİYLE BİZİM İÇİN ÖNEMLİYDİ”
Buruk, sezon başında takımdan ayrılan Fernando Muslera ve Dries Mertens’in eksikliğini hissettiklerini belirtti. Tecrübeli teknik adam, iki futbolcunun da takımın liderlerinden olduğunu vurgulayarak “Muslera ve Mertens, sadece oyunculıkları değil liderlikleri ve karanterleriyle bizim için önemliydi. Bu tip oyuncuların yokluğunu her zaman hissedersiniz. Onlar ayrıldı ama diğer oyuncularımın iyi niyetinden memnunum. Özellikle Türk oyuncuların soyunma odasındaki varlığı, enerjileri çok önemli. Her zaman bir süreçten geçiyorsunuz. Bunları rahat bir şekilde geçmek için onlara ihtiyaç duyabilirdik. Ancak onların olmadığı yerde diğer oyuncularla bunu kapatmaya çalışıyoruz.” diye konuştu.
“SEZONA DAHA FAZLA OYUNCUYLA BAŞLAYABİLİRDİK”
Sezon başında 5 önemli transfer yaptıklarını hatırlatan Buruk, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yazın 5 önemli, doğrudan katkı sağlayacak, soru işaretinin olmadığı elit oyuncu aldık. Burada bir bütçe harcadık. Harcama limitleri var. Sadece Osimhen’e 75 milyon avro verildi. Teknik adamlar hep transfer ister ama bütçeler var. Kulüplere ve oyunculara para ödemek lazım. Maaş yükü çok yükseliyor. İçerideki ödeme planının doğru şekilde gitmesi için kısıtlı kadrolarla yola çıkmanız lazım. Aslında kasım arasından sonra yaşadığımız sakatlıklar, iki oyuncumuzun ceza almasıyla çok eksikdik. Bu dönemde de kadro yapılanması sorgulandı. Sezona daha fazla oyuncuyla başlayabilirdik ama bu sıkıntıyı kasımda yaşadık. Sezon başına dönsek ‘keşke’ diyebileceğimiz yerler var ama bunu hesap edemiyorsunuz. Bu istememekle veya ‘elimde az oyuncu olsun rahat edeyim’ diye düşünmekle ilgili değil. Her mevkide oynayan ve bekleyenin olduğu bir dönem vardı. Her şey iyi olduğunda bunu düşünmedik ama şanssız dönemde de ‘daha fazla oyuncu olsa’ diye düşündük. Bu konuda eleştiri de aldık. Hepsi haklı. Kendi adıma bir şeyler çıkartıyorum. Bunu tekrar yaşamamak için bu hafta bizim açımızdan kritik olacak. En kısa zamanda takviyeleri yapacağız.”
Okan Buruk, “Rotasyon için transferde geciktiniz mi? şeklindeki soru üzerine, “İkisi 23 yaş altında olmak üzere 4 yabancı oyuncu kontenjanımız var. Yolları ayırmaya karar verdiğiniz Yusuf Demir’i kupa maçında ilk 11 oynatmam da eleştirildi. Oyuncularla devam ermeme kararı alsanız da sizin oyuncunuz. Kullanmaya devam etmeniz gerek. Sonrasında satar veya kiralarsınız. Yusuf ile ilgili süreç devam ediyor. Alacağımız oyuncular da Galatasaray’a yakışır olmalı. Çok fazla görüşme yapılıyor. Konuşmalarımız ve hazırlıklarımız var. En kısa sürede bitirmek istiyoruz.” diyerek sözlerini tamamladı. >>>AA
SANVAK Başkanı Vedat Çavuş’un ev sahipliğinde gerçekleştirilen programa siyaset ve akademi dünyasından önemli isimler katıldı. Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar, Ak Parti Milletvekili Dr. Hasan Arslan, Ankara Vali Yardımcısı Osman Akbaş, Prof. Dr. Hakan Arslantürk ve Tuğgeneral Mehmet Bahtiyar gecenin katılımcıları arasındaydı. Konuşmacılar, bu tür geleneksel buluşmaların milli kimliğin korunmasındaki kritik rolüne dikkat çekti.
Yarenlik geleneği gelecek nesillere aktarılıyor
Gecede sahnelenen orta oyunları, yöresel türküler ve yaren sohbetleri izleyicilerden büyük alkış topladı. Temeli Ahilik teşkilatına dayanan yaren kültürünün; yardımlaşma, terbiye ve kardeşlik gibi temel değerleri vurgulandı. Katılımcılar, Sandıklı’nın özgün kültürünü Ankara’da yaşatan SANVAK yönetimine teşekkür ederek, bu mirasın genç kuşaklara aktarılması temennisinde bulundular.
Ankara ile İstanbul arasında önemli geçiş güzergahlarından D-100 kara yolunun Bolu Dağı kesiminde kar yağışı, yoğun şekilde sürüyor. Yolun ulaşıma kapanmaması için kara yolları ekipleri kar küreme ve tuzlama çalışması yürütüyor. Bölgede görev yapan trafik ekipleri ise sürücüleri kış lastiği olmayan araçlarla yola çıkmamaları, araçlarında zincir, takoz ve çekme halatı bulundurmaları konusunda uyarıyor. Ekipler ayrıca, yoğun kar yağışı nedeniyle yakın takip, aşırı hız ve hatalı sollama yapmamaya yönelik sürücüleri ikaz ediyor. >>>AA
Kaza, Beyşehir Caddesi üzerinde meydana geldi. İddiaya göre, M.E.H. idaresindeki otomobilde seyir halindeyken eşi Kirfa El Husa ile tartışma çıktı. Tartışmanın ardından araçtan inen genç kadın, yolun karşısına geçmek istediği sırada bir otomobilin altında kalarak olay yerinde can verdi.
KONYA’DA KOCASIYLA ARAÇ İÇERİSİNDE TARTIŞTIKTAN SONRA ARAÇTAN İNEREK YOLUN KARŞISINA GEÇEMEYE ÇALIŞTIĞI İDDİA EDİLEN KADINA SEYİR HALİNDEKİ OTOMOBİLİN ÇARPMASI SONUCU HAYATINI KAYBETTİ. (İBRAHİM YETKİN/KONYA-İHA) Konya’da kocasıyla araç içerisinde tartıştıktan sonra araçtan inerek yolun karşısına geçmeye çalıştığı iddia edilen kadın, bir aracın çarpması sonucu hayatını kaybetti. Kaza sonrası olay yerinden ayrılan kadının kocası, polis ekiplerine “Ot toplamak için araçtan indi, kaza olunca araçtaki çocukları eve bırakıp geldim” dedi.
“Çocukları eve bırakıp geldim” savunması
Kaza sonrası olay yerini terk eden koca M.E.H., bir süre sonra geri gelerek polis ekiplerine açıklama yaptı. Eşinin ot toplamak için araçtan indiğini iddia eden koca, “Yol kenarında ot topluyordu, gel gidelim dedim. Karşıya geçerken araba çarptı. Arabada bebekler vardı, onları eve bırakmaya gittim” dedi.
KONYA’DA KOCASIYLA ARAÇ İÇERİSİNDE TARTIŞTIKTAN SONRA ARAÇTAN İNEREK YOLUN KARŞISINA GEÇEMEYE ÇALIŞTIĞI İDDİA EDİLEN KADINA SEYİR HALİNDEKİ OTOMOBİLİN ÇARPMASI SONUCU HAYATINI KAYBETTİ. (İBRAHİM YETKİN/KONYA-İHA) Konya’da kocasıyla araç içerisinde tartıştıktan sonra araçtan inerek yolun karşısına geçmeye çalıştığı iddia edilen kadın, bir aracın çarpması sonucu hayatını kaybetti. Kaza sonrası olay yerinden ayrılan kadının kocası, polis ekiplerine “Ot toplamak için araçtan indi, kaza olunca araçtaki çocukları eve bırakıp geldim” dedi.
Soruşturma devam ediyor
Olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmalarının ardından kadının cansız bedeni otopsi için morga kaldırıldı. Polis ekipleri, hem otomobil sürücüsünü hem de ölen kadının eşini ifadelerini almak üzere emniyete götürdü. Olayın kaza mı yoksa ihmal mi olduğu yönündeki tahkikat sürüyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen Birlik Vakfı 40. Kuruluş Yıl Dönümü programında yaptığı konuşmada, bu anlamlı programda katılımcılarla beraber olmanın bahtiyarlığını yaşadığını söyledi.
Hem hasret giderdikleri hem de mücadele, dava ve adanmışlıkla dolu 40 yıllık bir maziye hep birlikte nazar eyledikleri bu buluşmanın hayırlara vesile olmasını Allah’tan dileyen Erdoğan, Birlik Vakfına, Milli Türk Talebe Birliğine ve organizasyonun icrasında emeği geçen herkese canıgönülden teşekkür etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birlik Vakfının kuruluşuna öncülük eden İsmail Kahraman için hazırlanan belgeseli hep birlikte izlediklerine değinerek, “Milleti ve memleketi için elini nasıl taşın altına koyduğunu, gerek sivil toplum çalışmalarıyla gerekse siyasette üstlendiği görevlerle ülkemize hangi hizmetlerde bulunduğunu bir kez daha gördük. Ayrıca Birlik Vakfımızın kimlerin özverisiyle, hangi badireleri atlatarak, hangi süreçlerden geçerek bugünlere geldiğini tekrar hatırladık.” ifadelerini kullandı.
Yarım asrı aşkın süredir yol arkadaşı olmaktan iftihar ettiğini belirttiği Kahraman’a katılımcıların huzurunda şükranlarını sunan Erdoğan, şöyle devam etti:
“Emekleri, gayretleri, bilgisi, feraseti, tecrübesiyle bizlere yol gösterdiği, bizlerle yol yürüdüğü, bize yoldaşlık, kaderdaşlık ettiği için Cenabıallah kendisinden razı olsun. Rabb’im, bugün burada olduğu gibi yarın ruzi mahşerde Resul-i Kibriya Efendimizin ‘Liva-ül Hamd’ ismiyle müsemma sancağı altında bizleri buluştursun. Yine bu vesileyle geride bıraktığımız 40 yılda Birlik Vakfımız bünyesinde görev almış, bu çatı altında gençlere ve millete hizmet etmiş, hayırda yarışarak kendisini Türkiye’nin ve ümmetin selametine vakfetmiş tüm kardeşlerime teşekkür ediyorum.”
“RABB’İM EMEKLERİNİZİ ZAYİ ETMESİN”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu süre zarfında vakfın farklı birimlerinde vazife üstlenmiş ancak artık hayatta olmayan büyüklere ve kardeşlerine Mevla’dan gani gani rahmet dileyerek, “Ülkem, milletim adına kendilerine bir kez daha şükran ve minnet duygularımı sunuyorum. Muhterem başkanlarımız Sayın Yaşar Karayel ve Mehmet Alacacı’nın şahsında vakfımızın kurucular kuruluna, mütevelli heyetine yine burada başarı dileklerimi iletiyor, teşekkür ediyorum. Rabb’im emeklerinizi zayi etmesin. Çabalarınızı, gayretlerinizi, döktüğünüz şu alın ve fikir terini inşallah hayra tebdil eylesin diyorum.” şeklinde konuştu.
“GENÇLERİMİZİ, GELECEĞİMİZİ HEDEF ALAN BU SALDIRI DALGASINI ANCAK BİR OLURSAK PÜSKÜRTEBİLİRİZ”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Küresel ölçekte kültür emperyalizminin dayatmaları sebebiyle bireyden aileye, aileden topluma uzanan tefessüh riskiyle karşı karşıyayız.” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “LGBT’den bağımlılığa, mahremiyetin yok olmasından, aile kurumuna dönük saldırılara, 86 milyon vatandaşı tehdit eden meydan okumalarla yüz yüzeyiz. Gençlerimizi, neslimizi, geleceğimizi hedef alan bu saldırı dalgasını ancak bir olursak, birlikte hareket ederek savaşırsak püskürtebiliriz.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasında öne çıkan başlıklar şunlar: Siyasi partilerimizin abuk sabuk gündemleri terk edip ülkenin ve milletin can yakıcı sorunlarına odaklanmasına ihtiyacımız var.
Dijital tekno kültürün bilhassa gençlerimizin üzerindeki olumsuz etkilerini sadece topyekün bir dayanışma ruhuyla engelleyebiliriz.
Gençlerimizin rol model gördüğü sporcularımızın, sanatçılarımızın, kanaat önderlerinin bu mücadeleyi (sanal kumar ve bahis) sahiplenmesine ihtiyacımız var.
Jakoben, elitist, üstenci anlayışın egemen olduğu dönemlerde toplumu bir arada tutan çimento zayıfladı, milli bünyemiz daha kırılgan hale geldi.
Bugün yaşadığımız pek çok sorunun temelinde kendi öz değerlerinden ve milletin hassasiyetlerinden tiksinen işte bu çarpık zihniyet bulunmaktadır.
(Ana muhalefet) Belediyeleri haraca bağlamış, rüşvetsiz selam dahi almayan bir avuç rant şebekesinin gündemine tamamen hapsolmuş vaziyetteler.
(Muhalefet) Alkolün, uyuşturucunun, kumarın yuvaları dağıttığı ortadayken bunlar çıkıyor grup kürsülerinden kumarı meşrulaştırıyor, içkiyi özendiriyorlar.
“20’Yİ AŞKIN KOMİSYONUYLA BİRLİK VAKFIMIZ, İLİM, KÜLTÜR VE İRFAN HAZİNEMİZİ MAZİDEN ATİYE ULAŞTIRIYOR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen Birlik Vakfı 40. Kuruluş Yıl Dönümü programında yaptığı konuşmada, kendisinin de kurucuları arasında yer aldığı Birlik Vakfı’nın, özellikle eğitim ve kültür alanında 40 yıldır mühim bir misyonu başarıyla yerine getirdiğini söyledi.
Vakfın 50 ildeki 55 şubesi ile barınma hizmetlerinden burs desteklerine, bilim, kültür ve sanat faaliyetlerinden yabancı dil kurslarına, oldukça geniş bir yelpazede gençlerin elinden tuttuğunu, onları yarınlara hazırladığını ve istikbalin güvencesi olan gençlere rehberlik ettiğini belirten Erdoğan, “Konferanslarıyla, panelleriyle, matbu ve dijital yayın faaliyetleriyle, farklı ihtisas alanlarındaki 20’yi aşkın komisyonuyla Birlik Vakfımız, ilim, kültür ve irfan hazinemizi maziden atiye ulaştırıyor. Buradaki arkadaşlarımız, milli ve manevi değerlerine sıkı sıkıya sarılan, bilgisiyle, eğitimiyle, ufku ve karakteriyle karanlıklar içinde ışıl ışıl parlayan bir gençliğin yetişmesi için 40 yıldır elinden geleni yapıyor.” diye konuştu.
Erdoğan, vakfın niyetinin hayır olması dolayısıyla cehdi, emeği ve gayretinin de hayırlı neticelerle taçlandığını dile getirerek, “Merkezinde birlik anlayışının yer aldığı bu ocaktan yetişen kardeşlerimiz, bugün siyasetten iş hayatına, akademiden bürokrasiye her alanda Türkiye’ye alınlarının akıyla hizmet ediyor. Tüm zorluklara, tüm sıkıntılara rağmen, 29 Mayıs 1985’ten beri tekerleğin tümsekte kalmasını bekleyenlere rağmen, bütün bu hizmetleri yaptık, yapıyoruz, Rabbim ömür verdikçe de yapmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
40 yılda kat edilen bu önemli mesafenin her aşamasında, talebeler için yemek pişiren, misafirlere çay ikram eden, yurtların bakım ve temizliğini üstlenen emekçilerden, gençlere danışmanlık yapan, öğrencilere burs bağlayan, tecrübeleriyle birlikte tavsiyelerini de gençlerle paylaşan hayırsever insanlara kadar, yöneticisinden personeline, kurucusundan mütevelli üyesine, vakfın her bir mensubunun payı, emeği, göz nuru ve gönül harcı olduğunu belirterek, hepsine ayrı ayrı teşekkür eden Erdoğan, “Vakfın çatısı altında ter döken, ‘Halka hizmet Hakk’a hizmettir.’ düsturuyla geceyi gündüze katan, ailesinden fedakarlıkta bulunarak burada Allah rızası için koşturan her bir kardeşime şükranlarımı ifade ediyorum.” dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, programın gerçekleştirildiği Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’na işaret ederek, şunları söyledi: “Burası görüldüğü gibi böyle bir salon değildi. Burası belediye başkanlığım döneminde Spor Sergi Sarayı idi. Biz Üstat ile burada nice konferansları yaptık. Sayın Demirel’in de Cumhurbaşkanlığı döneminde burayı yıkıp bu hale getirdik. O konferanslarda yıkıldı yıkılacak, Spor Sergi Sarayı’nın öyle bir hali vardı. Ama gel gör ki hamdolsun böyle bir salonu İstanbul’umuza kazandırdık. İnşallah daha nice yıllar boyunca Birlik Vakfımızın ülkemize, milletimize, gençlerimize ve ümmete özveriyle hizmet edeceğine yürekten inanıyorum.”
Bir gerçeğin de hafızalara silinmez bir şekilde kaydolduğunu vurgulayan Erdoğan, 1916 yılında kurulan Milli Türk Talebe Birliği’nin (MTTB), Türkiye’nin en köklü öğrenci teşkilatı olarak dalları vatanın dört bir yanına uzanan, binlerce talebeyi gölgesinde serinleten büyük bir çınar olduğunu ifade etti.
Erdoğan, MTTB çatısı altında geçirdiği yıllara değinerek, konuşmasını şöyle sürdürdü: “MTTB, Türkiye’nin sancılı günlerinde, şahsım dahil birçok gencin milli şuur kazanmasına, dahası bu ülkeyi, bu milleti, bu toprakları anlamasına, idrak etmesine vesile oldu. Gençlik yıllarımda aktif görev üstlendiğim MTTB’de, kendilerine ‘ağabey’ diye hitap ettiğim, her birinden çok şey öğrendiğim nice büyüğümüz, nice ilim, kültür ve aksiyon adamımız, nice mütefekkirimiz vardı. MTTB bizim için bir okuldu, çerağları gönül ve zihin dünyamızı aydınlatan bir irfan ocağıydı. Ancak 1980 darbesinin üzerinden silindir gibi geçtiği sivil teşekküllerden biri de unutmayalım MTTB’ydi. Hani diyor ya Karacaoğlan, ‘Aradılar bir tenhada buldular, yaslandılar şıvgalarım kırdılar. Yaz bahar ayında bir od verdiler, yandım gittim ala karlı dağlar iken.’ İşte darbeciler de tamamen keyfi sebeplerle sırf millete düşmanlıklarından dolayı Milli Türk Talebe Birliği’nin kapısına kilit vurdular. Bu ocağı bitirmek istediler ama her MTTB’linin yüreğinde kor bir ateş misali yanan o ruhu, kanında dolaşan o dava şuurunu söndüremediler. Üstat’ın ifadesiyle, kökü ezelde ve dalı ebedde bir sistemin aşkına, vecdine, diyalektiğine, estetiğine, irfanına, idrakine sahip bir gençliğin önüne set çekemediler.” MTTB’ye zorla bıraktırılan sancağı Birlik Vakfı’nın devralındığını, millete ve ümmete hizmet mücadelesinin kesintiye uğramadığını, uğratılmadığını belirten Erdoğan, “Milli Türk Talebe Birliği’nin özünü oluşturan, varoluş gayesini teşkil eden tüm değerler, Birlik Vakfı’nda yeniden temerküz ve tecessüm etmiştir. Bir kapı kapanmış fakat Cenabıallah’ın sonsuz lütfuyla çok daha geniş, çok daha güçlü yeni bir kapı açılmıştır. 1985’te kutlu fethin yıl dönümünde kurulan Birlik Vakfı, teessüs ettiği günden itibaren daima milletin ve milli iradenin safında yer almıştır. 28 Şubat’ın yasakçı zihniyetinden vesayet odaklarıyla mücadeleye, Gezi olaylarından 15 Temmuz kanlı ihanetine, en kritik dönemeçlerde, ateşten gömlek giydiğimiz tüm imtihan günlerinde Birlik Vakfı’nı hep milletin yanında, hakkın ve hakikatin cephesinde gördük.” diye konuştu.
“HEDEF İNSANDIR, HEDEF AİLEDİR, HEDEF MİLLİ VE MANEVİ DEĞERLERİMİZİN TAHRİP EDİLMESİDİR”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birlik Vakfı 40. Kuruluş Yıl Dönümü programında yaptığı konuşmada, medeniyetin büyük mütefekkirlerinden İbn Haldun’un “Geçmiş hadiseler, gelecek olanlara suyun suya benzemesinden daha çok benzer.” sözünün kendileri için çok anlamlı olduğunu söyledi. Çağın çok hızlı şekilde değiştiği, buna paralel olarak kültürün, geleneğin, kıymet atfedilen değerlerin de dönüştüğü, hatta tüm bunların kuşatma altına alındığı bir dönemde yaşandığını ifade eden Erdoğan, “Bilgi ve enformasyon geçmişte hiç olmadığı kadar hızla yayılıyor. Teknoloji ve dijitalleşme eski dönemlerle kıyas dahi kabul etmeyecek yeni imkanlar, yeni avantajlar sunuyor.” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, teknoloji ve dijitalleşmenin nimetlerinden azami ölçüde istifade ederken, beraberinde getirdiği yeni tehditler ve sınamaları da çok yakından hissettiklerini belirterek, “Küresel ölçekte kültür emperyalizminin dayatmaları sebebiyle bireyden aileye, aileden de topluma uzanan bir tefessüh riskiyle karşı karşıyayız. LGBT gibi sapkın akımlardan bağımlılığa, mahremiyetin yok olmasından aile kurumuna dönük saldırılara 7’den 70’e tüm insanlığa, bununla birlikte 86 milyon vatandaşımızı da tehdit eden meydan okumalarla yüz yüzeyiz.” diye konuştu.
“Bugün geldiğimiz noktada İbn Haldun’un işaret ettiği hakikati daha net görebiliyoruz.” diyen Erdoğan, şunları söyledi: “Tehdit yalnızca şekil ve boyut değiştirmiştir. Lakin hedef her zaman olduğu gibi aynıdır. Hedef insandır, hedef ailedir, hedef milli ve manevi değerlerimizin tahrip edilmesidir. Buna karşı devlet ve hükümet olarak kuşkusuz her seviyede tedbirlerimizi aldık alıyoruz. Mesela, insanımızı bataklığa sürükleyen sanal bahis ve kumar belasının kökünü kurutmak için kapsamlı bir eylem planını uygulamaya koyduk. Aynı şekilde toplumun çekirdeği olan aileyi güçlendirmek amacıyla farklı projeleri hayata geçirdik. Çocuk başına yapılan ödemelerin arttırılmasından yuva kurmak isteyen gençlerimize yardımcı olunmasına kadar pek çok destek paketini devreye aldık.” Bağımlılık, aile kurumuna yönelik saldırılar, uyuşturucu, sanal bahis, kumar gibi küresel boyutu olan tehditlerle mücadelenin, yalnızca devlet eliyle yürütülemeyeceğini, yürütülse dahi arzu edilen neticeye ulaşılamayacağının altını çizen Erdoğan, “Bilhassa bağımlılık denilen modern zaman vebasının başını erkenden ezmesek, Allah korusun yarın daha derin sosyal krizlerle karşılaşabiliriz.” ifadesini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Gençlerimizi, neslimizi, geleceğimizi hedef alan bu saldırı dalgasını ancak bir olursak, birlikte hareket edersek, birlikte savaşırsak püskürtebiliriz. Sadece kendi evinin önünü temizlemek yetmez, komşularımıza da özellikle el ele verip, onlara da el uzatmak onlara da yardımcı olmak mecburiyetindeyiz. Bunun için toplumun her kesiminin desteğine ve katkısına ihtiyacımız var. Gönüllü kuruluşlarımızın, medyamızın, üniversitelerimizin bu mücadelede bize omuz vermesine ihtiyacımız var. Siyasi partilerimizin abuk sabuk gündemleri terk edip ülkenin ve milletin can yakıcı sorunlarına odaklanmasına ihtiyacımız var. Gençlerimizin rol model gördüğü sporcularımızın, sanatçılarımızın, kanaat önderlerinin bu mücadeleyi sahiplenmesine ihtiyacımız var.”
“BİREYİ KÖLELEŞTİRMEYİ HEDEFLEYEN BU MELUN KUŞATMAYI ANCAK EL ELE VERİRSEK KIRABİLİRİZ”
Her şeyden öte, ailelerin bilinçlenmesine ve meselenin farkına varmasına ihtiyaç olduğunu dile getiren Erdoğan, “Dijital tekno kültürün, bilhassa gençlerimizin üzerindeki olumsuz etkilerini sadece topyekun bir dayanışma ruhuyla engelleyebiliriz. Aileyi önemsiz hale getirmeyi, değerlerimizi yıpratmayı, gençlerimizi manen ve ruhen çökertmeyi, böylece adım adım bireyi köleleştirmeyi hedefleyen bu melun kuşatmayı ancak el ele verirsek kırabiliriz.” değerlendirmesinde bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Teknofest Gençliği”, “Dinine, kültürüne, ruh köküne bağlı, imanlı, ahlaklı, nitelikli gençler yetiştirmeliyiz.” dedikçe, birilerinin hep rahatsız olduğunu ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Batıdan kopyaladıkları gardırop modernleşmesini yıllarca bu ülkeye ilericilik diye, çağdaşlık diye pazarladılar. Hem batıyı hem doğuyu bilen bir ayağı bu topraklarda, diğeriyle de tüm dünyayı dolaşabilen bir gençliği ideolojilerine tehdit olarak gördüler. Kimse kusura bakmasın bugün yaşadığımız pek çok sorunun temelinde kendi öz değerlerinden ve milletin hassasiyetlerinden tiksinen işte bu çarpık zihniyet bulunmaktadır. Jakoben, elitist, üstenci anlayışın egemen olduğu dönemlerde toplumu bir arada tutan çimento zayıfladı. Milli bünyemiz daha kırılgan hale geldi. 23 yıldır aynı zamanda birikmiş bu yanlışları da düzeltmeye çalışıyoruz.” Derneklerden, vakıflardan, gönüllü teşekküllerden daha fazla inisiyatif almalarını, sorunların çözümünde kendilerine daha fazla yardımcı olmalarını özellikle istirham ettiğini dile getiren Erdoğan, “Burada bu tür meseleleri konuştuğumuzda umutlarımızı zayıflatan bir gerçeği teessüfle dikkatinize sunmak durumundayım. Biz, milli meselelerde güç birliği yapalım dedikçe maalesef muhalefette aynı hüsnü niyeti göremiyoruz. Türkiye’deki muhalefetin, milletin dertlerini dert edinmek, memleketin sorunlarına çözüm üretmek gibi bir alışkanlığı yok. Bilhassa iktidarın alternatifi olması gereken ana muhalefet partisinin böyle bir gündemi, kaygısı, tasavvuru, niyeti mevcut değil. ” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Dünyada ne olup bittiğini, insanlığın nereye gittiğini, gençleri hangi tehdit ve tehlikelerin beklediğini takip bile etmiyorlar. Belediyeleri haraca bağlamış, rüşvetsiz selam dahi almayan bir avuç rant şebekesinin gündemine tamamen hapsolmuş vaziyetteler. Meselenin daha vahim tarafı şudur, alkolün, uyuşturucunun, kumarın yuvaları dağıttığı ortadayken bunlar çıkıyor, grup kürsülerinden kumarı meşrulaştırıyor, içkiyi özendiriyorlar. Mezar başında kadeh tokuşturmak gibi saçmalıkları savunuyorlar. LGBT denilen aile ve fıtrat düşmanı akımlara hamilik yapanlar yine bunlar. Sokak eylemlerinde öne sürdükleri gençler üzerinden prim toplamaya çalışanlar yine bunlar. Görevini yapan jandarma personeline, yolsuzlukların peşine düşen yargı mensuplarına, baklava kutularına gizlenen rüşveti deşifre eden polislere hakaret eden, şiddet uygulayan, tehdit eden aynı şekilde yine bunlar. Ne bir fikir ne bir öneri ne de siyasetin ufkunu açan bir proje. Her gün 10 yerde konuşuyorlar ama ortada elle tutulur hiçbir şey yok. Durum öyle vahim ki böyle giderlerse en büyük eserleri olarak onlardan geriye sadece hacimli bir hakaret sözlüğü kalacaktır. Ana muhalefet yönetimi eğer gerçekten Türkiye merkezli siyaset yapmak istiyorsa kendilerini düzeltmeli, bu anormallikten kurtulmalı, iradelerine vurulan vesayet zincirlerini parçalayıp atmalıdır. Diğer türlü uzaktan kumandayla kontrol edilenleri ne millet ciddiye alır ne de biz muhatap alırız. ” Türkiye’ye hizmet aşklarının, enerjilerinin, azimlerinin ve heyecanlarının ilk günkü gibi taze olduğunu belirten Erdoğan, “Rabbim ömür verdikçe gençlerimizle birlikte tüm Türkiye için, milletimizin yanı sıra dünyadaki tüm mazlumlar için çalışmaya devam edeceğiz. Bunu da 40. yaşını şanla, şerefle kutlayan Birlik Vakfı gibi kalbi Türkiye için, kalbi mazlumlar için çarpan siz kardeşlerimle beraber başaracağız.” şeklinde konuştu.
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’A “100 YILIN DEVLET BAŞKANI ÖDÜLÜ” TAKDİM EDİLDİ
Kuran-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda, Birlik Vakfı’ının tanıtım filmi gösterildi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ve Birlik Vakfı Kurucular Kurulu Mütevelli Heyeti Başkanı İsmail Kahraman da programda birer konuşma yaptı. Programda, İsmail Kahraman’ı anlatan ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da Kahraman’la ilgili düşüncelerini paylaştığı “Bir Kahraman, Bin Selam Kutlu Yürüyüş” belgeselinin de gösterimi yapıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan kürsüye çıktığında, “MTTB burada reisinin yanında” sloganları atıldı. Programa, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım, AK Parti genel başkan yardımcıları Mustafa Demir ve Hayati Yazıcı, AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ve davetliler katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Kahraman tarafından Birlik Vakfı’nın 40’ncı yılı anısına “100 Yılın Devlet Başkanı Ödülü” verildi. Program, toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi. >>>AA
Afyonkarahisar’da tırın çarpması sonucu kontrolden çıkarak şarampole girip devrilen otomobilin sürücüsü ağır yaralandı.
Kaza, Emirdağ ilçesi çıkışında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, T.Ö., idaresindeki 42 AFN 769 plakalı tır henüz belirlenemeyen bir sebepten ötürü A.K.’nin kullandığı 03 HA 284 plakalı otomobille çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle kontrolden çıkan otomobil şarampole girip devrildi. Kazada ağır yaralanan sürücü çevredekilerin haber vermesi ile olay yerine gelen ambulansla hastaneye kaldırıldı.
Kazanın ardından jandarma tarafından inceleme başlatıldı.
Yarışmada Bahadır Okyar, Adult-2 Solo Male ve Adult-2 Duo kategorilerinde birincilik kazanırken; Velican Kahraman ise Adult-1 Solo Male, Adult-2 Duo ve Adult Grup Show kategorilerinde birincilik elde etti. Gamze Güçlü, Adult-1 Solo Female kategorisinde üçüncü olurken, Adult-1 Duo ve Adult Grup Show kategorilerinde birincilik aldı. Kübra Senem Aksay da Adult-1 Solo Female kategorisinde ikincilik, Adult-1 Duo ve Adult Grup Show kategorilerinde birincilik derecesi kazandı.
Children kategorisinde yarışan sporculardan Duru Demir, Ayşe Ece Eser ve Eylül Çalış çeşitli solo, duo ve grup kategorilerinde derece elde etti. Defne Güleniş ise Children1 Solo, Children2 Duo ve Children Grup kategorilerinde üçüncülük dereceleriyle yarışmayı tamamladı.
Adult kategorisinde Hasan Kestek Adult-1 Duo ve Adult Grup Show’da birincilik elde ederken, Fatma Özbostan Adult-1 Duo’da üçüncü, Adult Grup Show’da birinci oldu. Serkan Gül, Adult-1 Solo Male ve Adult-1 Duo kategorilerinde ikincilik, Adult Grup Show’da ise birincilik kazandı. Damla Çulha Adult-1 Duo kategorisinde ikincilik aldı.
Gökçe Nur Çakı Adult-1 Solo Female ve Salsa Adult-1 Solo Female kategorilerinde dördüncü olurken; Ela Aksu, Ceren Sungur, Aylin Ece Kuş ve Elimira Türker children ve junior kategorilerinde çeşitli dereceler elde etti. Derin Davaslı ise Junior Solo’da üçüncü, Junior Duo’da ikinci oldu.
Uluslararası düzeyde düzenlenen yarışmada elde edilen bu dereceler, Afyonkarahisar’daki dans ve bale çalışmalarının geldiği noktayı gözler önüne sererken, sporcuların başarısı kentte memnuniyetle karşılandı.
Sakarya İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Ahlak Büro Amirliği ekipleri, uzun süreli teknik takibin ardından Sakarya ve İstanbul’da belirlenen 9 adrese baskın yaptı. Operasyonlarda aralarında kadınların da bulunduğu 10 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Adreslerde yapılan aramalarda ruhsatsız tabanca, çok sayıda dijital materyal ve suçtan elde edildiği değerlendirilen nakit para ele geçirildi.
Mağdurlar arasında çocuklar ve yabancı uyruklular var
Polis ekipleri, fuhşa zorlandığı belirlenen 12 kadını kurtardı. Koruma altına alınan mağdurlardan 2’sinin yaşının küçük olduğu tespit edildi. Kurtarılan kadınlar arasındaki yabancı uyruklu şahısların, işlemlerinin ardından sınır dışı edilmeleri için yasal süreç başlatıldı.
SAKARYA VE İSTANBUL’DA 9 AYRI ADRESE DÜZENLENEN “FUHŞA TEŞVİK, ARACILIK VE YER TEMİN ETMEK” OPERASYONUNDA GÖZALTINA ALINAN 10 ŞÜPHELİ, ÇIKARILDIKLARI MAHKEMECE TUTUKLANARAK CEZAEVİNE GÖNDERİLDİ. (AHMET CÜNEYT KULAK/SAKARYA-İHA) Sakarya ve İstanbul’da düzenlenen fuhuş operasyonunda gözaltına alınan 10 şüpheli, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Şüphelilerin tamamı cezaevine gönderildi
Emniyetteki işlemlerinin ardından geniş güvenlik önlemleri altında adliyeye sevk edilen şüpheliler, çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Sakarya polisi, fuhuş çetelerine yönelik mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı.
Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Motosikletli Polis Timleri, yürüttükleri devriye ve denetim faaliyetleri sırasında durumundan şüphelendikleri D.Y. isimli şahsı durdurdu. Yapılan kimlik sorgusunda şahsın, kasten öldürme suçundan 36 yıl 10 ay 22 gün kesinleşmiş hapis cezası olduğu ortaya çıktı. Kıskıvrak yakalanan hükümlü gözaltına alındı.
Planlı operasyonla gizlendiği yerde bulundu
Aranan Şahıslar Büro Amirliği ekipleri ise bir diğer firari H.A.’nın izini sürdü. Teknik ve fiziki takibin ardından yeri tespit edilen H.A.’nın, kasten öldürme suçundan 15 yıl 1 ay 20 gün hapis cezasıyla arandığı belirlendi. Belirlenen adrese düzenlenen planlı operasyonla yakalanan şüpheli, emniyete götürüldü.,
BURSA’DA KASTEN ÖLDÜRME SUÇUNDAN KESSİNLEŞMİŞ HAPİS CEZASI BULUNAN 2 ŞÜPHELİ YAKALANDI. (İHA/BURSA-İHA) Bursa’da kasten öldürme suçundan 36 ve 15’er yıl hapis kesinleşmiş hapis cezasıyla aranan 2 hükümlü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince yakalandı.
Adliyeye sevk edildiler
Asayiş ekiplerince yakalanan her iki hükümlü de emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adli makamlara sevk edildi. Mahkemece kayıtları onaylanan şahıslar, cezalarını çekmek üzere doğrudan cezaevine teslim edildi.
Saygı duruşu ve yoklama ile başlayan genel kurul toplantısında, divan heyeti oluşturuldu. Ardından gündem maddeleri okunarak oylandı. Toplantıda dernek tüzüğünde yapılması planlanan değişiklikler görüşülerek karara bağlandı. Gündemin devamında ise yönetim ve denetim kurullarının seçimi gerçekleştirildi.
Kongreye protokol üyeleri ve iş dünyasından birçok isim katılırken, sosyal medya fenomenleri Pala Dayı ile Kara Dayı da kongreye renk kattı.
Genel kurulun dilek ve temenniler bölümünde söz alan üyeler, derneğin Afyonkarahisar’da Fenerbahçe camiasını daha güçlü şekilde temsil etmesi yönündeki beklentilerini dile getirdi. Birlik ve beraberlik vurgusunun öne çıktığı toplantı, kapanış konuşmasıyla sona erdi.
Yapılan seçimler sonucunda oluşan Afyonkarahisar Fenerbahçeliler Derneği Yönetim ve Denetim Kurulları şu isimlerden oluştu: Yönetim Kurulu Asil Üyeleri
* Bilal Özharputlu
* Ceyhun Özcan
* Abdullah Hazer
* Mehmet Hasan Hancıoğlu
* Hasan Vehbi Tatlıcı
Yönetim Kurulu Yedek Üyeleri
* Kadir Çelebi
* Murat Tabak
* Anıl Argun
* Ahmet Dayılar
* Hüseyin Karaca
Denetim Kurulu Asil Üyeleri
* Cem Kasapoğlu
* Enes Şapcı
* Ahmet Demirel
Denetim Kurulu Yedek Üyeleri
* Mesut Uzun
* Saygın Çetingül
* Atakan Aşkar
Genel kurul sonrası kısa bir değerlendirme yapan Başkan Bilal Özharputlu, kendisine duyulan güven için üyelere teşekkür ederek, Afyonkarahisar’da Fenerbahçe ruhunu daha da güçlendirmek için yönetim kurulu ile birlikte özveriyle çalışacaklarını ifade etti.
AFYONKARAHİSAR (AA) – Afyonkarahisar'da düzenlenen kaçakçılık operasyonunda yakalanan şüpheliye adli işlem uygulandı.
İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Sülümenli beldesinde bir adreste yaptığı aramada, kaçak olduğu değerlendirilen 51 parfüm ile 48 kol saati ele geçirdi.
Olay, Demokrasi Mahallesi Celal Bayar Caddesi üzerinde bulunan 6 katlı bir binanın son katında meydana geldi. Lise 1. sınıf öğrencisi T.Ş., iddiaya göre karnesinde yer alan 3 zayıf ders nedeniyle ağabeyi ile tartışma yaşadı. Tartışmanın ardından bunalıma giren genç, ailesinin gözleri önünde pencereye çıkarak kendisini boşluğa bıraktı.
KAYSERİ’NİN MELİKGAZİ İLÇESİNDE İDDİAYA GÖRE KARNESİNDE 3 ZAYIFI OLDUĞU İÇİN AĞABEYİ İLE TARTIŞAN LİSE 1’İNCİ SINIF ÖĞRENCİSİ 6’INCI KATTAKİ İKAMETİNİN PENCERESİNDE ATLAYARAK, YAŞAMINA SON VERDİ. (MÜKREMİN KAYA/KAYSERİ-İHA) Kayseri’nin Melikgazi ilçesinde iddiaya göre karnesinde 3 zayıfı olduğu için ağabeyi ile tartışan lise 1’inci sınıf öğrencisi 6’ıncı kattaki ikametinin penceresinde atlayarak, yaşamına son verdi.
Tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı
Ailenin ihbarı üzerine olay yerine hızla polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ağır yaralanan T.Ş., sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne kaldırıldı. Ancak doktorların yoğun çabası, genç öğrenciyi hayatta tutmaya yetmedi. T.Ş.’nin cansız bedeni otopsi yapılmak üzere hastane morguna kaldırılırken, polis olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlattı.
İl Başkanı Av. Turgay Şahin başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda, mahalle başkanlarının vatandaşla kurulan bağdaki rolü vurgulandı. AK Parti’nin en büyük gücünün teşkilat yapısı olduğunu belirten Şahin, “Mahalle başkanlarımız teşkilatımızın bel kemiğidir. Vatandaşımızın taleplerini en yakından sizler takip ediyorsunuz. Bu birlik ruhuyla gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz” dedi.
Milletvekili Yurdunuseven’den birlik vurgusu
Toplantıya katılan Milletvekili İbrahim Yurdunuseven ise mahalle ölçeğinde yürütülen çalışmaların önemine dikkat çekti. Yurdunuseven, mahallelerin taleplerini detaylıca ele aldıklarını belirterek, daha güçlü bir Afyonkarahisar hedefiyle teşkilatın tüm kademeleriyle omuz omuza çalışacaklarını ifade etti. İstişare toplantısı, mahalle başkanlarının görüş ve önerilerinin dinlenmesiyle sona erdi.
Divan heyetinin oluşturulmasıyla başlayan genel kurulda, yönetim ve denetim kurullarının geçmiş dönem faaliyetleri üyelerin görüşüne sunuldu. Bilanço, gelir ve gider hesaplarının müzakere edildiği toplantıda, mevcut yönetim ve denetim kurulları ayrı ayrı ibra edilerek aklandı. Üyeler, mali tabloların kabulü yönünde oy kullandı.
Yeni dönem bütçesi ve eğitim programları netleşti
Kongre gündeminde odanın geleceğine dair eğitim ve kurs programları da yer aldı. Esnafın mesleki gelişimi için planlanan teorik ve pratik eğitimlerin bütçesi genel kurul tarafından onaylandı. Ayrıca yeni dönemde uygulanacak huzur hakları, yolluk ve konaklama ücretleri gibi mali detaylar belirlenerek karara bağlandı.
Seçim sonuçları merakla bekleniyor
Dilek ve temenniler bölümünde sektördeki güncel sorunların tartışılmasının ardından seçim aşamasına geçildi. Sandıkların açılmasıyla birlikte Madeni Sanatkârlar Esnaf Odası’nın yeni dönem başkanı ve yönetim kadrosu netlik kazanacak. Seçim sonuçlarının sanayi esnafına hayırlı olması temenni edildi.
AFYONKARAHİSAR (AA) – Afyonkarahisar'ın İscehisar ve Bayat ilçelerinde esnaf odası başkanlığı seçimleri yapıldı.
İscehisar'da Belediye Düğün Salonu'nda yapılan Esnaf ve Sanatkarlar ile Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanlığı seçiminde Adem Çibik ile Abdullah Güçlü yarıştı.
Kullanılan oyların 461'ini alan Çibik, başkanlığa seçildi.
Bayat ilçesinde ise yapılan Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığı seçiminde Birsen Birgül Şengül yeniden göreve getirildi.
Afyonkarahisar’da kazaya karışan araç sürücüsü aracına baktığı esnada arkadan gelen otomobilin çarpması sonucu ağır yaralandı.
Kaza, Emirdağ ilçesi Camili köyü yakınlarında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, B.E., idaresindeki H.B., yönetimindeki araçlar çarpıştı. Kazanın ardından sürücülerden H.B., aracından inerek otomobilini kontrol etmek istedi. Bu sırada H.B.’ye arkadan gelen Ö.Y.’nin kullandığı 25 ABS 969 plakalı otomobil çarptı. Çarpmanın etkisi ile H.B., ağır yaralandı. Yaralanan sürücü daha sonra çevredekilerin haber vermesi üzerine olay yerine gelen ambulans ile hastaneye kaldırıldı. H.B.’nin durumunun ciddiyetini koruduğu bildirildi.
Afyonkarahisar’da jandarma tarafından gerçekleştirilen operasyonda kaçak parfüm ve kol saati ele geçirildi.
Edinilen bilgilere göre, operasyon Sülümenli beldesinde gerçekleştirildi. Afyonkarahisar İl Jandarma Komutanlığına bağlı ekipler aldıkları bir ihbar üzerine beldedeki bir iş yerine baskın düzenledi. Baskında arama yapan ekipler 51 adet parfüm ve 48 adet kol saati ele geçirdi. Olayın ardından M.İ., isimli şahsın gözaltına alındığı bildirildi.
Vali Yiğitbaşı, yaklaşık bir yıldır kentte görev yapan İhsan Ayrancı’nın çalışmalarından duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Ayrancı’nın Afyonkarahisar için yoğun bir gayretle ve fedakârca hizmet ettiğini vurgulayan Yiğitbaşı, çalışma arkadaşına meslek hayatının devamında başarı ve sağlık temennisinde bulundu.
Valilikte pastalı kutlama
Kutlama programı kapsamında Vali Yiğitbaşı ve Valilikte görevli diğer vali yardımcıları, İhsan Ayrancı onuruna pasta kesti. Samimi bir ortamda gerçekleşen törende, Ayrancı’nın yeni rütbesi ve mülki idare amirliğindeki bu yükselişi mesai arkadaşları tarafından takdirle karşılandı.
Barajdan gelerek ilçe içme suyu şebekesine bağlanan büyük çaplı ana taşıma hattındaki patlak, Bolvadin Belediyesi Su ve Kanalizasyon (Su-Ka) personeli tarafından onarıldı. Tamirat çalışmaları sırasında belediyeye ait iş makineleri kullanıldı. Belediye yetkilileri, hiçbir dış birime ihtiyaç duymadan arızanın kendi imkanlarıyla giderilmesinin önemine dikkat çekti.
Arızanın giderilmesinin ardından bir açıklama yapan belediye yönetimi, gece gündüz demeden çalışan personeline teşekkür etti. Bolvadin Belediyesi’nin artık kendi ihtiyacına cevap verebilen ve teknik altyapısını güçlendiren bir yapıya ulaştığı vurgulanarak, “Biz şehrimize aşığız ve dahi Bolvadin’imizin hizmetkârıyız” mesajı verildi. Onarım çalışmalarının tamamlanmasıyla birlikte bölgeye su akışı yeniden normale döndü.
Daha önce benzer bir acı yaşayan Yasemin Minguzzi ile iletişime geçen acılı anne, paylaştığı mesajda yaşadığı büyük yıkımı dile getirdi. Mesajında, “Ahhh aklıma ilk siz geldiniz. Benim de ciğerim yandı sizinle. Şimdi başıma geldi” ifadelerini kullanarak, başkalarının acısına ortak olurken aynı kaderi paylaşmanın derin üzüntüsünü paylaştı.
Atlas Çağlayan davasında süreç işliyor
Güngören’de “yan bakma” bahanesiyle çıkan kavgada bıçaklanarak öldürülen Atlas Çağlayan’ın katil zanlısı E.Ç., olaydan kısa süre sonra yakalanarak tutuklanmıştı. Ailenin hukuk mücadelesi devam ederken, annenin bu mesajları sosyal medyada geniş yankı buldu.
Afyonkarahisar’da dükkanını basan 3 kişi tarafından öldüresiye darp edilen iş yeri sahibi bir gözünü kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalırken, güvenlik kameralarına da yansıyan darp olayının ardından şahıslar ifadelerinin ardından savcılık talimatıyla serbest bırakıldı.
Olay, kent merkezi Erenler Mahallesi’nde geçtiğimiz 13 Ocak’da meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, kendisine ait restaurantda çalışan A.A.’nın yanına gelen K.C., oğlu U.C. ve arkadaşları S.İ., parka koydukları ve köfte ekmek sattıkları karavanın belediye tarafından kaldırılmasından A.A.’yı sorumlu tuttuklarını söyleyerek tartışmaya başladı. A.A., ise olayla bir ilgisinin olmadığını söyleyerek şahısların dükkanından çıkmalarını istedi. Ancak K.C. ve oğlu U.C., buna inanmayarak bir anda saldırdıkları A.A.,’yı yumruk ve tekmelerle darp etmeye başladı.
Olayı ayırmak yerine film izler gibi izledi
Dayak esnasında kamerayı fark eden U.C., babasının da uyarısıyla bir iki defa A.A., ya vurduktan sonra uzaklaşırken, baba K.C., ise dayak atmaya devam etti. Bu sırada sesleri duyarak iş yerine gelen bir şahıs isteyen olaya ayırmak istediğinde U.C., şahsı dükkandan çıkardı. Olay esnasında darpçı şahıslarla birlikte olan S.İ., ise yaşananları film izler gibi izledi.
Yaklaşık 3 dakika süren dayağın ardından şahıslar hiç bir şey olmamış gibi olay yerinden ayrıldı.
Uğradığı saldırının ardından kısa süreli bilinç kaybı yaşadı
Uğradığı darptan dolayı bir süre bilinç kaybı yaşayan A.A., ise çevredekilerin haber vermesi üzerine olay yerine gelen ambulansla hastaneye kaldırıldı. A.A.’nın şikayetçi olmasının ardından olay yerine gelen polis ekipleri güvenlik kameralarını inceleyerek darp olayını gerçekleştiren şahısları gözaltına aldı. Ancak şahıslar ifadelerinin ardından savcılık talimatıyla serbest bırakıldı.
Hastaneye kaldırılan A.A.nın ise bir gözünde darptan dolayı kısa süreli görme kaybı yaşandı ve burnunun kırıldığı belirtildi.