Yazar: admin

  • TÜRKİYE’NİN EN YAKIŞIKLI ERKEĞİ SEÇİLDİ! | Mister Türkiye 2026 şampiyonu Doğukan Navdar kimdir?

    TÜRKİYE’NİN EN YAKIŞIKLI ERKEĞİ SEÇİLDİ! | Mister Türkiye 2026 şampiyonu Doğukan Navdar kimdir?

    Türkiye’nin en prestijli erkek modellik ve temsil yarışmalarından biri olan Mister Türkiye 2026‘da heyecan dolu final geride kaldı. İstanbul’da düzenlenen ve Türkiye’nin dört bir yanından gelen 30 finalistin podyuma çıktığı görkemli gecede birincilik tacını takan isim Doğukan Navdar oldu.

    Güçlü sahne duruşu, etkileyici iletişimi ve karizmasıyla jüri üyelerinden tam not alarak zirveye yerleşen Navdar’ın zaferi, kısa sürede sosyal medyanın en çok konuşulan konuları arasına girdi.

    İşte Mister Türkiye 2026 birincisi Doğukan Navdar’ın hayatı, kariyeri ve gündeme oturan o ifadeleri…

    30 Finalist Arasından Zirveye Tırmandı

    Final gecesinde podyumda sergilediği yüksek özgüven, yürüyüşü ve sahne hakimiyetiyle dikkat çeken Rizeli genç yetenek, zorlu rakiplerini geride bırakarak Türkiye’nin yeni “Mister Türkiye” unvanını elde etti.

    Yarışma sonrası duygularını paylaşan Doğukan Navdar, şu ifadeleri kullandı:

    “Bu unvan benim için sadece bir başarı değil, aynı zamanda büyük bir sorumluluk. Bana inanan, destek veren aileme, dostlarıma ve organizasyon ekibine çok teşekkür ederim. Ülkemi uluslararası platformlarda en iyi şekilde temsil etmek için var gücümle çalışacağım.”

    Doğukan Navdar Kimdir, Kaç Yaşında ve Nereli?

    Mister Türkiye 2026 zaferinin ardından arama motorlarında geniş çapta araştırılan Doğukan Navdar hakkında öne çıkan biyografik detaylar şu şekilde:

    • Doğum Tarihi / Yaşı: 6 Temmuz 2004 (22 yaşında)

    • Memleketi: Rize / Ardeşen

    • Boyu / Ölçüleri: 1.90 cm

    • Eğitimi: Başkent Üniversitesi İletişim Fakültesi – Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü öğrencisi

    • Önceki Dereceleri: 2023 yılında düzenlenen *”Sinemanın Kral ve Kraliçesi Yarışması”*nda erkekler kategorisinde birinci olarak “Sinemanın Kralı” unvanını kazanmıştır.

    Türkiye’yi Uluslararası Arenada Temsil Edecek

    Yalnızca fiziksel görünüm değil; duruş, sosyal farkındalık ve iletişim yeteneğinin de değerlendirildiği organizasyonda zafere ulaşan Doğukan Navdar, elde ettiği bu dereceyle birlikte Türkiye’yi uluslararası erkek modellik yarışmalarında temsil etme hakkı kazandı.

    Genç ismin önümüzdeki dönemde modellik ve moda dünyasının yanı sıra sinema, dizi ve medya alanındaki yeni projelerle ekranlarda yer alması bekleniyor.

  • “Basın, devlet ile millet arasında güçlü bir iletişim köprüsü”

    “Basın, devlet ile millet arasında güçlü bir iletişim köprüsü”

    “Basın; toplumun doğru, tarafsız ve güvenilir bilgiye ulaşmasını sağlayan, kamuoyunun doğru şekilde bilgilendirilmesinde önemli sorumluluk üstlenen ve demokratik hayatın vazgeçilmez unsurlarından biridir” diyen Vali Aktaş, mesajında, basın mensuplarına görevlerinde başarılar diledi: “Büyük bir özveriyle görev yapan basın mensuplarımız, toplumun haber alma hakkının en güçlü temsilcileri olarak önemli bir kamu hizmeti yerine getirmektedir. İlkeli, tarafsız ve etik değerlere bağlı habercilik anlayışı; toplumsal birlik ve beraberliğin güçlenmesine, kamu hizmetlerinin vatandaşlarımıza doğru ve etkin bir şekilde ulaştırılmasına, şeffaf ve güvenilir kamu yönetimi anlayışının pekişmesine önemli katkılar sunmaktadır. Bu yönüyle basın, devlet ile millet arasında güçlü bir iletişim köprüsü oluşturmaktadır. Bu duygu ve düşüncelerle; ilimizde görev yapan yerel ve ulusal basın mensuplarımız başta olmak üzere, mesleğini büyük bir fedakârlık ve sorumluluk bilinciyle sürdüren tüm basın mensuplarımızın 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı’nı kutluyor, çalışmalarında başarılar diliyor, sağlık ve esenlikler temenni ediyorum.” >>>Haber Merkezi

  • Ayasofya 6 yılda 30 milyondan fazla ziyaretçiyi ağırladı

    Ayasofya 6 yılda 30 milyondan fazla ziyaretçiyi ağırladı

    İstanbul’un fethine kadar 916 yıl kilise olarak kullanılan, 1453’te Fatih Sultan Mehmet’in vakfıyla camiye dönüştürülen Ayasofya, 24 Kasım 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla müzeye çevrildi ve 86 yıl boyunca müze olarak faaliyet gösterdi.

    Sürekli Vakıflar Tarihi Eserlere ve Çevreye Hizmet Derneğinin, Ayasofya’nın camiden müzeye dönüştürülmesine ilişkin Bakanlar Kurulu kararının iptali istemiyle açtığı dava, 10 Temmuz 2020’de sonuçlandı. Danıştay 10. Dairesinin 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararını oy birliğiyle iptal etmesiyle Ayasofya’nın yeniden ibadete açılmasının hukuki yolu açıldı.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da aynı gün Ayasofya’nın yeniden ibadete açılmasına ilişkin kararı imzaladı. Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nin Diyanet İşleri Başkanlığına devredilerek ibadete açılmasına ilişkin karar Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında yayımlandı.

    Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi, 24 Temmuz 2020’de 86 yıl aradan sonra kılınan ilk cuma namazıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katıldığı törenle yeniden ibadete açıldı.

    “Hasretle yanan gönüllere su serpti”

    İstanbul Müftü Yardımcısı Arif Cevlek, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nin ibadete açılma kararının Türkiye’de ve İslam dünyasında büyük sevinçle karşılandığını söyledi.

    Ayasofya’nın yeniden asli hüviyetine kavuşmasının uzun yıllar beklenen bir gelişme olduğunu belirten Cevlek, “Tekrar asli hüviyetine çevrilmesi İslam dünyasında özellikle Türkiye’deki Müslümanlar arasında, yıllarca ‘Zincirler kırılsın, Ayasofya açılsın’ sloganıyla bu hasretle yanan gönüllere tabiri caizse su serpti. Çünkü fethin sembolüydü burası.” ifadelerini kullandı.

    Ayasofya 6 yılda 30 milyondan fazla ziyaretçiyi ağırladı

    Cevlek, yeniden ibadete açılmasının ardından camiye gösterilen ilginin ilk günkü canlılığını koruduğunu belirterek, yerli ve yabancı ziyaretçilerin hem ibadet hem de tarihi ve sanatsal yönünü görmek amacıyla Ayasofya’yı ziyaret ettiğini anlattı.

    Ayasofya’nın yalnızca bir ibadet mekanı olmadığını vurgulayan Cevlek, Fatih Sultan Mehmet’in vakfiyesi doğrultusunda camide hadis, Buhari ve irfan derslerinin yıl boyunca devam ettiğini, her gün hatim okunduğunu, cuma günleri ise sala ile ezan arasında mukabeleli hatim geleneğinin sürdürüldüğünü aktardı.

    Cami görevlilerinin bireysel kurslarla Kur’an-ı Kerim, kıraat ve musiki eğitimi de verdiğini aktaran Cevlek, Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde görev yapan rehberlik personelinin özellikle yabancı ziyaretçilere dini rehberlik hizmeti sunduğunu kaydetti.

    Ayasofya’nın manevi atmosferinin farklı ülkelerden gelen ziyaretçiler üzerinde etkili olduğunu aktaran Cevlek, “Burayı gören, buranın manevi atmosferinden istifade edip etkilenen insanlar İslam’la müşerref oluyorlar. Günlük, haftalık mutlaka ihtida konularına şahitlik ediyoruz.” dedi.

    Uzak Doğu ve Orta Asya’dan gelen ziyaretçi sayısı arttı

    Arif Cevlek, Ayasofya’nın yeniden ibadete açılmasına yönelik geçmişte dile getirilen “ihtiyaç yok” yönündeki eleştirilerin ziyaretçi yoğunluğuyla karşılık bulmadığını vurgulayarak, “Yeniden ibadete açılmasının ardından 30 milyondan fazla insan ziyaret etti. Hem içeride hem girişlerde hem çıkışlarda her zaman yoğunluk var. Hiçbir zaman da bir kargaşaya mahal vermeyen bir yoğunluk.” diye konuştu.

    Özbekistan, Malezya ve Endonezya gibi ülkelerin umre organizasyonlarına İstanbul ve Ayasofya’yı da dahil ettiğini belirten Cevlek, özellikle Uzak Doğu ve Orta Asya’dan gelen ziyaretçi sayısında belirgin artış yaşandığını dile getirdi.

    Restorasyon sürerken hizmet devam ediyor

    Cevlek, Ayasofya’da devam eden restorasyon çalışmalarının ziyaretçi güvenliği gözetilerek yürütüldüğünü, çalışmalar nedeniyle ziyaretçilerin camiye kontrollü olarak alındığını söyledi.

    Restorasyonun tamamlanmasıyla daha fazla kişinin aynı anda camiyi ziyaret edebileceğinin altını çizen Cevlek, Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türkiye Diyanet Vakfı bünyesinde yaklaşık 30 personelin görev yaptığı camide Vakıflar Genel Müdürlüğünün temizlik, güvenlik ve idari personeliyle birlikte günde yaklaşık 120 kişinin ziyaretçilere hizmet verdiğini kaydetti.>>>AA

  • “Basın emekçilerimiz, toplumsal birlik ve beraberliğimizi güçlendiriyor”

    “Basın emekçilerimiz, toplumsal birlik ve beraberliğimizi güçlendiriyor”

    Basının; kamuoyunun doğru, tarafsız ve hızlı bilgiye ulaşmasını sağlayan en önemli kurumlardan biri olduğunu ifade eden Yurdunuseven, gazetecilerin toplum adına önemli bir kamu görevini yerine getirdiğini söyledi. Yurdunuseven mesajında, “Basın; milletimizin haber alma hakkının en önemli teminatlarından biri, demokrasimizin ise vazgeçilmez yapı taşlarındandır. Büyük bir sorumluluk bilinciyle görev yapan basın mensuplarımız, gece gündüz demeden toplumun doğru bilgiye ulaşması için fedakârca çalışmaktadır. Kamuoyunu doğru bilgilendirme gayretiyle görevini yerine getiren tüm basın emekçilerimiz, aynı zamanda toplumsal birlik ve beraberliğimizin güçlenmesine de önemli katkılar sunmaktadır.” ifadelerini kullandı.

    Afyonkarahisar’da görev yapan ulusal ve yerel basın mensuplarının şehrin gelişimi, tanıtımı ve sorunlarının gündeme taşınması noktasında önemli bir misyon üstlendiğini belirten Yurdunuseven, “Afyonkarahisar’ımızda görev yapan ulusal ve yerel basın kuruluşlarımız ile değerli basın mensuplarımız, ilimizin sesi olmayı sürdürüyor. Şehrimizin sosyal, kültürel, ekonomik ve turizm alanındaki gelişmelerinin kamuoyuna aktarılmasında büyük bir özveriyle çalışan basın mensuplarımız, aynı zamanda vatandaşlarımız ile kamu kurumları arasında önemli bir köprü vazifesi görmektedir. İlimizin tanıtımına, gelişimine ve ortak değerlerinin gelecek nesillere aktarılmasına sundukları katkılar her türlü takdirin üzerindedir.” dedi.

    Basın özgürlüğünün sorumluluk ve etik ilkelerle birlikte anlam kazandığını vurgulayan Yurdunuseven, “Tarafsızlık, doğruluk, objektiflik ve etik değerlere bağlı gazetecilik anlayışı, güçlü demokrasilerin en önemli güvencelerindendir. Zor şartlar altında dahi görevlerini büyük bir özveriyle yerine getiren tüm basın mensuplarımıza emekleri için teşekkür ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum.” ifadelerine yer verdi.

    24 Temmuz’un Türk basın tarihi açısından önemli bir dönüm noktası olduğuna dikkat çeken Yurdunuseven, mesajını şu sözlerle tamamladı: “24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı vesilesiyle başta Afyonkarahisar’ımızda görev yapan ulusal ve yerel basın temsilcilerimiz olmak üzere, ülkemizin dört bir yanında halkımızın doğru ve tarafsız bilgiye ulaşması için büyük bir özveriyle çalışan tüm basın mensuplarımızın Gazeteciler ve Basın Bayramı’nı gönülden kutluyorum. Görevleri başında hayatını kaybeden basın emekçilerimizi rahmet ve minnetle anıyor, tüm basın camiamıza sağlık, huzur ve başarı dolu bir çalışma hayatı diliyorum.” >>>Haber Merkezi

  • “İlkeli ve tarafsız basın, demokrasimizin vazgeçilmezi”

    “İlkeli ve tarafsız basın, demokrasimizin vazgeçilmezi”

    Milletvekili Ali Özkaya, demokratik toplumlarda basının önemli bir sorumluluk üstlendiğini belirterek, doğru, tarafsız ve ilkeli haberciliğin toplumun sağlıklı bilgiye ulaşmasının temel şartlarından biri olduğunu ifade etti. Basın mensuplarının kamu yararını gözeterek, meslek etik kuralları çerçevesinde yürüttükleri çalışmaların toplumsal birlik ve beraberliğe de önemli katkı sunduğunu vurguladı.

    Özkaya mesajında, “Halkımızın doğru ve güvenilir bilgiye ulaşması adına büyük bir özveriyle görev yapan, meslek ahlakını ve tarafsız habercilik anlayışını önceleyen tüm basın mensuplarımıza teşekkür ediyorum. Bu vesileyle görevleri başında hayatını kaybeden basın emekçilerimizi rahmetle yâd ediyor, tüm gazetecilerimizin 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı’nı en kalbi duygularımla kutluyor; çalışmalarında başarılar diliyorum.” ifadelerine yer verdi. >>>Haber Merkezi

  • GALATASARAY’DA TRANSFER BOMBARDIMANI! | Leao, Lucumi, Can Uzun ve Ivanovic masada!

    GALATASARAY’DA TRANSFER BOMBARDIMANI! | Leao, Lucumi, Can Uzun ve Ivanovic masada!

    Yeni sezon hazırlıklarını Avusturya kampında tüm hızıyla sürdüren Galatasaray, transfer çalışmalarında gaza bastı. Sarı-kırmızılı yönetim; 10 numara, sol kanat, stoper ve yedek santrfor bölgeleri için dünya çapında yıldızlarla ve gelecek vadeden yeteneklerle temaslarını yoğunlaştırdı.

    İşte Galatasaray’ın 24 Temmuz itibarıyla sıcak transfer gündemi ve masadaki tüm isimler…

    İlk Resmi İmza: Lesley Ugochukwu

    Galatasaray’ın bu yaz kadrosuna kattığı ilk ve tek resmi takviye Lesley Ugochukwu oldu. Burnley’den şarta bağlı satın alma opsiyonuyla kiralanan 22 yaşındaki Fransız orta saha için 3 milyon sterlin geçici transfer bedeli ödendi. Sözleşmesinde 22,5 milyon sterlinlik satın alma opsiyonu bulunan genç yıldız, bir sezon için 2 milyon 650 bin euro kazanacak.

    Sol Kanada Dünya Yıldızı: Rafael Leao Ayrılığa Açık Kapı Bıraktı!

    Galatasaray’ın sol kanat listesinin en üst sırasında yer alan Rafael Leao, Milan’daki geleceğine dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Portekizli yıldız, kariyerinde yeni bir deneyim yaşama ihtimalini kulübüyle konuştuğunu ve şartların oluşması halinde gelen seçenekleri değerlendireceğini belirtti.

    Sarı-kırmızılıların satın alma opsiyonlu kiralama teklifine Milan ilk aşamada soğuk baksa da Galatasaray yönetimi Leao dosyasını fırsat transferi olarak açık tutmaya devam ediyor.

    Savunmaya Kolombiyalı Duvar: Jhon Lucumi İddiası!

    Stoper hattı için günün en somut iddiası İtalya’dan geldi. Galatasaray’ın Serie A ekibi Bologna’da forma giyen Jhon Lucumi ve kulübüyle prensip anlaşmasına vardığı öne sürüldü.

    • Bonservis Bedeli: 16 Milyon Euro

    • Oyuncu Yıllık Ücreti: 4 Milyon Euro

    • Durum: Wilfried Singo’nun satılması ve 10 numara kontenjanının yerli isimden yana kullanılması halinde resmiyete dökülmesi bekleniyor.

    Yerli stoper alternatiflerinde ise Ajax’tan Ahmetcan Kaplan ile Al-Hilal’den Yusuf Akçiçek listede bulunuyor.

    10 Numarada Rota Can Uzun’a Döndü

    Bruno Fernandes’in Manchester United ile yeni sözleşme imzalamaya yakın olması üzerine sarı-kırmızılılar rotayı Eintracht Frankfurt forması giyen milli yetenek Can Uzun’a çevirdi. Genç yaşı, yerli statüsünde oynaması ve hücumun her bölgesinde görev yapabilmesi Can Uzun’u ana hedef haline getirdi.

    Osimhen’in Arkasına Hırvat Golcü: Franjo Ivanovic

    Victor Osimhen’in arkasında görev yapacak genç bir santrfor arayan Cimbom, Benfica’nın 22 yaşındaki Hırvat golcüsü Franjo Ivanovic’i gündeme aldı. Matviy Ponomarenko’nun Dinamo Kiev ile sözleşme uzatması ve Matthis Abline’in Monaco’yu seçmesinin ardından Ivanovic ismi liste başında yer aldı.

    Davinson Sanchez’e Suudi Arabistan’dan 40 Milyon Euro

    Kolombiyalı stoper Davinson Sanchez için Como’nun ardından Suudi Arabistan temsilcisi Al-Ahli devreye girdi. Al-Ahli’nin Sanchez için 40 milyon euro seviyelerine çıkabileceği konuşulurken, yönetimin gelen astronomik teklifleri değerlendirmeye alabileceği ifade edildi.

    Transfer Masasındaki Genel Durum Özet Tablosu

    • Lesley Ugochukwu: Orta Saha | Burnley | Resmen Açıklandı (Kiralık)

    • Rafael Leao: Sol Kanat | Milan | Kiralama Görüşmeleri Sürüyor

    • Jhon Lucumi: Stoper | Bologna | Prensip Anlaşması Sağlandı

    • Can Uzun: 10 Numara | E. Frankfurt | Bonservis Pazarlığı Yapılıyor

    • Franjo Ivanovic: Santrfor | Benfica | Görüşme Hazırlığı Başladı

    • Davinson Sanchez: Stoper | Galatasaray | Al-Ahli’den 40M Euro Teklif İddiası

  • “Afyonkarahisar, basınıyla Türkiye’ye örnek olan şehir”

    “Afyonkarahisar, basınıyla Türkiye’ye örnek olan şehir”

    AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Dr. Hasan Arslan, 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, basının demokratik toplumların vazgeçilmez unsurlarından biri olduğunu belirterek, görevini tarafsızlık, doğruluk ve kamu yararı ilkeleri doğrultusunda yerine getiren tüm basın mensuplarının bayramını kutladı.

    AFYONKARAHİSAR ZENGİN BİR BASIN GEÇMİŞİNE SAHİP

    Milletvekili Arslan, Afyonkarahisar’ın basın geleneği açısından geçmişi yarım asrı aşan gazeteleri ile Türkiye’nin en güçlü şehirlerinden biri olduğuna dikkat çekerek şu değerlendirmelerde bulundu: “Afyonkarahisar, yerel basının gücü, yetiştirdiği kıymetli gazetecileri, etkili köşe yazarları, haber ajansları, internet haber siteleri, radyo kuruluşları ve köklü yayın organlarıyla sadece ilimizde değil, çevre illerde de yakından takip edilen güçlü bir medya yapısına sahiptir. Şehrimizin sesi olan bu güçlü basın, kamuoyunun doğru bilgilendirilmesinin yanı sıra toplumsal gelişime de önemli katkılar sunmaktadır.”

    “AFYONKARAHİSAR BASINI ÇOK HASSASTIR”

    Basının yalnızca gelişmeleri aktaran bir mecra olmadığını ifade eden Arslan, yapıcı eleştirinin kamu hizmetlerinin kalitesini artıran önemli bir unsur olduğunun altını çizdi; “Afyonkarahisar basını, gördüğü en küçük eksikliği dahi kamu adına takip eden, çözümün parçası olmayı ilke edinen anlayışıyla önemli bir görev üstlenmektedir. Yapılan hizmetleri milletimize ulaştırırken, eksiklikleri de özgürce dile getirerek daha iyisinin yapılmasına katkı sağlamaktadır. Bu yaklaşım, şehrimizin gelişimine ve kamu hizmetlerinin daha nitelikli hale gelmesine önemli katkı sunmaktadır.”

    MERHUM GAZETECİLERİ UNUTMADI

    Basının demokrasinin en önemli teminatlarından biri olduğunu vurgulayan Arslan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Doğru, tarafsız ve ilkeli habercilik anlayışıyla büyük bir özveri içerisinde görev yapan yazı işleri müdüründen dizgicisine, muhabirinden spikerine, montajcısından imtiyaz sahiplerine kadar tüm gazetecilerimize teşekkür ediyorum. Mesai mefhumu gözetmeksizin milletimizin haber alma hakkı için emek veren tüm basın mensuplarımızın 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı’nı kutluyor, merhum Dr. Saadettin Aygen, Hacı Hakkı Özsoy, Arif Yağcı, İbrahim Küçükkurt ve Halil İbrahim Kocaerkek başta olmak hayatını kaybeden gazetecilerimizi rahmetle anıyor, tüm basın camiamıza sağlık, başarı ve kolaylıklar diliyorum.” >>>Haber Merkezi

  • “Basınımız, Cumhuriyetimizin kökleşmesinde önemli bir yere sahip”

    “Basınımız, Cumhuriyetimizin kökleşmesinde önemli bir yere sahip”

    Taytak mesajında, “24 Temmuz 1908 tarihinde Türk Basınında sansürün kaldırılması nedeniyle, her yıl 24 Temmuz günü ‘Gazeteciler ve Basın Bayramı’ olarak kutlanmaktadır. Toplumsal değerlere saygılı, kişi hak ve özgürlüklerini koruyup gözetmeyi temel görev sayarak, kamuoyuna doğru ve tarafsız haber alma ihtiyacını sağlayan basın kuruluşları, aynı zamanda demokrasimizin güçlenmesine de katkı sağlamaktadır. Kamu yönetimi ile vatandaşlarımız arasında önemli bir işlev görevi gören basınımız demokrasinin ve Cumhuriyetimizin kökleşmesinde önemli bir yere sahiptir. Tarihin her döneminde milletin gözü, kulağı ve sesi olan basın kamuoyunun haber alma hakkına katkıda bulunma görevini ilkeli ve tarafsız gazetecilik anlayışı içerisinde başarı ile yerine getirmiştir. İlimizde faaliyette bulunan yerel gazete, dergi, radyo ve televizyonlarımız ve ulusal haber ajansı temsilcilerimiz ile tüm basın mensuplarımızın ‘24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı’nı kutlar, çalışmalarında başarılar dilerim” dedi. >>>Haber Merkezi

  • 2030 Dünya Kupası 64 takımla mı oynanacak? FIFA’dan tarihi devrim!

    2030 Dünya Kupası 64 takımla mı oynanacak? FIFA’dan tarihi devrim!

    Dünya futbolunun yönetim organı FIFA, organizasyon yapısında tarihi bir devrime hazırlanıyor. 2026’da ABD, Kanada ve Meksika ortaklığıyla ilk kez 48 takımlı formata geçilmesinin ardından, 2030 Dünya Kupası’nda takım sayısının 64’e çıkarılması fikri kulisleri hareketlendirdi.

    FIFA Başkanı Gianni Infantino önderliğinde değerlendirilen dev proje, futbol dünyasını ikiye bölerken turnuvanın 100. yılına özel planlanan yapısı ve final maçı rekabeti de netleşmeye başladı.

    64 Takım Formatı: Infantino’nun Dev Projesi ve Çatlak Sesler

    FIFA Başkanı Gianni Infantino, futbolun küresel ölçekte yaygınlaşması ve gelişmekte olan ülkelerin turnuvaya katılım motivasyonunun artırılması amacıyla 64 takımlı formatı masaya yatırdı. CONMEBOL (Güney Amerika Futbol Konfederasyonu) Başkanı Alejandro Dominguez bu radikal genişleme fikrine tam destek verirken, Avrupa ve Asya cephesinden güçlü itirazlar yükseliyor.

    UEFA Başkanı Aleksander Ceferin ve AFC (Asya) yönetimi, maç takviminin aşırı sıkışması, eleme maçlarının heyecanını kaybetmesi ve oyuncu sağlığının tehlikeye girmesi gerekçesiyle öneriyi “prestiji zedeleyecek bir adım” olarak değerlendiriyor.

    FIFA ve CONMEBOL yönetimi ise organizasyonun ticari başarısını katlayacağı ve futbolu tüm kıtalara eşit yayacağı görüşünü savunuyor.

    Tarihte Bir İlk: 3 Kıta ve 6 Ülkede Tek Turnuva

    2030 Dünya Kupası, turnuva tarihinin 100. yılı olması sebebiyle halihazırda benzeri görülmemiş bir coğrafi dağılıma sahip.

    1930 yılında düzenlenen ilk Dünya Kupası’nın anısını yaşatmak adına ilk üç grup maçı Güney Amerika’da oynanacak. Açılış karşılaşmalarına Uruguay (Montevideo – Centenario), Arjantin ve Paraguay ev sahipliği yapacak. Turnuvanın resmi açılışı ve ana organizasyonu ise Akdeniz hattındaki üç ortak ülke olan Fas, Portekiz ve İspanya bünyesinde devam edecek.

    • 2024 Öncesi (Klasik): 32 Takım | 1 veya 2 Ülke | Tek Kıta

    • 2026 Formatı: 48 Takım | 3 Ülke (ABD, CAN, MEX) | Tek Kıta

    • 2030 Masadaki Format (İddia): 64 Takım | 6 Ülke (Fas, İspanya, Portekiz, Arjantin, Paraguay, Uruguay) | 3 Kıta (Afrika, Avrupa, Güney Amerika)

    Dev Final İçin Rekabet: Bernabeu mu, Hassan II mi?

    Turnuvanın en büyük heyecan odaklarından biri de dev finale hangi stadyumun ev sahipliği yapacağı. İspanya ve Fas futbol federasyonları finali kendi ülkelerine çekebilmek için yoğun bir diplomasi trafiği yürütüyor:

    • Santiago Bernabeu (Madrid): İspanya, yenilenen teknolojik altyapısı ve tarihi prestijiyle Real Madrid’in stadı Bernabeu’yu finalin favorisi olarak görüyor.

    • Grand Stade Hassan II (Kazablanka): Fas ise Kazablanka’da inşasına başladığı 115 bin kişilik dünyanın en büyük stadyum projesiyle FIFA’yı ikna etmeye çalışıyor.

  • “Basın emekçilerimiz, demokrasimizin en güçlü teminatı”

    “Basın emekçilerimiz, demokrasimizin en güçlü teminatı”

    Mesajında basının demokratik toplumların vazgeçilmez unsurlarından biri olduğuna dikkat çeken Hakan Şeref Olgun, şu ifadeleri kullandı: “Özgür basın; milletin gören gözü, duyan kulağı ve konuşan vicdanıdır. Gerçeğin üzerindeki perdeyi kaldıran, halkın haber alma hakkını savunan, zor şartlar altında dahi doğruları yazmaktan vazgeçmeyen tüm basın emekçilerimiz, demokrasimizin en güçlü teminatları arasındadır.”

    Basının yalnızca haber aktaran bir mecra olmadığını belirten Olgun, açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu: “Gazetecilik; hakikatin izini sürme, kamu adına denetleme ve millet adına konuşabilme sorumluluğudur. Bu kutsal görevi; baskılara boyun eğmeden, etik ilkelerden taviz vermeden yerine getiren tüm gazetecilerimiz, toplumun ortak vicdanını temsil etmektedir.”

    “HER BİRİNE EMEKLERİ İÇİN TEŞEKKÜR EDİYORUM”

    Yerel basının önemine de vurgu yapan Olgun, Afyonkarahisar basınına teşekkür ederek şöyle devam etti: “Yerel basın, şehirlerin hafızasını yaşatan, vatandaşın sesini duyuran ve yerelden yükselen sorunları kamuoyuna taşıyan en güçlü köprüdür. Afyonkarahisar’da görev yapan kıymetli basın mensuplarımız da büyük bir özveri ve sorumluluk anlayışıyla bu görevi yerine getirmektedir. Her birine emekleri için teşekkür ediyorum.”

    Olgun mesajını şu sözlerle tamamladı: “Kalemini hakikatten yana kullanan, objektiflikten ve kamu yararından ödün vermeyen tüm basın emekçilerimizin 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyor; görevleri başında hayatını kaybeden gazetecilerimizi rahmet ve saygıyla anıyorum. Gerçeğin peşinden yürüyen, halk adına yazan tüm onurlu kalemlere selam olsun.” >>>Haber Merkezi

  • Yeni yol yıllık 260 milyon lira tasarruf sağlayacak

    Yeni yol yıllık 260 milyon lira tasarruf sağlayacak

    Yalova-Armutlu Yolu açılış töreninde konuşan Uraloğlu, İstanbul, Kocaeli ve Bursa üçgeninin tam merkezinde, Osmangazi Köprüsü’nün bereketiyle büyüyen, devleşen Yalova’nın, artan sanayi, turizm ve ticaret potansiyeliyle ülkenin lojistik ve ekonomik kalkınmasında stratejik bir konuma sahip olduğunu ifade etti.

    Yeni yol yıllık 260 milyon lira tasarruf sağlayacak

    Şehrin yaz turizmiyle, şifalı sularıyla, tarihiyle ve gelişen tersaneleriyle ülkenin adeta parlayan yıldızı olduğunu vurgulayan Uraloğlu, şöyle konuştu:

    “Bu yıldızı daha da parlatarak Yalova’nın geleceğine güçlü bir nefes katmak, lojistik ve turizm potansiyelini zirveye taşımak adına da ulaşım yatırımlarımıza hız kesmeden, büyük bir aşkla devam ettik ve ediyoruz. Bugün de sizlerle birlikte Yalova-Armutlu Yolu’nu hizmete açmanın sevincini, gururunu beraberce yaşıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde biz ne diyoruz tam da hem partimize yakışan hem de ulaştırmacılara, kara yolculara yakışan sloganımız var. Ne diyoruz? ‘Durmak yok, yola devam’ diyoruz.”

    Yeni yol yıllık 260 milyon lira tasarruf sağlayacak

    Uraloğlu, bugün söz konusu yolla birlikte toplam uzunlukları 6 bin 140 metre olan 6 tüneli hizmete açtıklarını belirterek, bugün toplam tünel uzunluğunu 868 kilometre, 24 yıl içerisinde tünel uzunluğunu ise 17 kat arttırdıklarını vurguladı.

    “Bugün Yalova’dan yer altına girdiğinizi düşünün bir an, Ordu şehrimize kadar giden ve gökyüzünü görmeyen 868 kilometrelik bir tünel uzunluğuna ulaştık.” diyen Uraloğlu, “Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde… Sayın Cumhurbaşkanımızın da her zaman dile getirdiği üzere ‘Nereden nereye’ Biz laf üretenlerin değil, eser üretenlerin yanındayız. Eser üretiyoruz, hizmete açıyoruz. Biz vaatte kalanlardan değil, sözünü icraata dönüştürenlerdeniz. Bütün ekibimiz, AK Parti teşkilatımız, Bakanlığımız, hükümetimiz olarak.” diye konuştu.

    “Daha hızlı ve konforlu, alternatif bir geçişi tesis etmiş olduk”

    Yapılan çalışmalar hakkında bilgi veren Uraloğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Yalova’yı Esenköy ve Armutlu’ya bağlayan toplam 45 kilometrelik güzergahımızın 2,5 kilometresi bitümlü sıcak karışım kaplamalı bölünmüş yoldan oluşuyor. Esenköy geçişini oluşturan 10,7 kilometresi bitümlü sıcak karışım kaplamalı çift şeritli, yine banketleriyle, emniyet şeritleriyle beraber çift şeritli bir yolumuz, 31,8 kilometresini ise sathi kaplamalı yine çift şeritli, emniyet şeritli yolumuz, oranında da sıcak karışımına Allah’ın izniyle devam edeceğiz, onu da asla aksatmayacağız. Özellikle Esenköy yerleşiminden geçen kesimin imar yolları içerisinde kalması nedeniyle de bu bölgede yüksek seviyede trafik yoğunluğu yaşanıyordu. İşte yolun bu kritik noktasını T-1 tünelinden başlayıp T-6’ya, biraz önce bahsettiğim 6 bin 140 metre uzunluğunda 6 tünel, 529 metre uzunluğunda 4 viyadük, toplam uzunluğu 284 metre olan 5 köprü ve 3 hemzemin kavşakla geçmiş olduk. Yol hattını sahil şeridinden uzaklaştırarak yerleşim merkezine uğramaksızın transit geçişi sağladık. Böylece özellikle yaz aylarında turizm yoğunluğu nedeniyle tıkanan sahil kesimini rahatlatarak, çok daha hızlı ve konforlu, alternatif bir geçişi de böylece tesis etmiş olduk.”

    Proje karbon emisyonunu yıllık 900 ton azalttı

    “Projemiz sayesinde seyahat süresini 1 saatten yaklaşık 30 dakikaya düşürdük.” diyen Uraloğlu, şöyle devam etti:

    “Böylece zamandan 240 milyon lira, akaryakıttan da 20 milyon lira olmak üzere yıllık toplam 260 milyon lira tasarruf elde ettik. Yani esasında projemizin ne kadar fizibıl proje olduğunu da bu vesileyle sizlerle paylaşmak istiyorum. Yine karbon emisyonunu yıllık 900 ton azaltarak çevreye ve iklim dostu ulaşıma önemli bir katkı sağladık. Artık, Yalova ile Esenköy ve Armutlu arasında ulaşım çok daha hızlı, çok daha güvenli ve konforlu hale geldi. Önümüzdeki dönemlerde yolun tamamını bitümlü sıcak karışım kaplamalı hale getirerek bu konforu daha da arttırmayı hedefliyoruz.”

    Uraloğlu, Yalova Güney Çevre Yolu şantiyesinde de incelemelerde bulunacaklarını belirtti.

    Yalova Güney Çevre Yolu ile her gün ortalama 24 bin aracın kullandığı Yalova-Çınarcık-Armutlu aksına yeni bir alternatif oluşturacaklarını anlatan Uraloğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Yalova şehir merkezi üzerindeki trafiğin bir bölümünü çevre yoluna aktararak bölgedeki yoğunluğu rahatlatacak, turizm merkezlerinin devlet yoluna ve İstanbul-İzmir Otoyolu’na kesintisiz bağlantısını da sağlamış olacağız. Yine o çevre yolunu inşallah ileride yapmayı planladığımız güney otoyoluna da bağlantısı proje çalışmalarına da bir taraftan başladık. Bu da önemli bir proje. 5,9 kilometre uzunluğundaki çevre yolumuzu bölünmüş yol ve bitümlü sıcak karışım kaplamalı yol standardında inşa ediyoruz. Projemizde 4 köprü ve 4 alt geçidi de beraberinde inşa edeceğiz. Mevcut yol uzunluğunu 9,4 kilometreden 5,9 kilometreye düşürerek yolumuzu 3,5 kilometre kısaltacağız ama daha da kıymetlisi 19 dakika olan seyahat süresini sadece 3 dakikaya indireceğiz.”

    Bakan Uraloğlu, bu iki projenin birbirinin tamamlayıcısı niteliğinde olduğuna değinerek, “Bir bütün olarak Yalova’nın ulaşım altyapısını güçlendirecektir. Böylelikle özellikle dini bayramlarda, yaz sezonunda, hafta sonlarında Yalova şehir merkezinde yaşanan yoğun trafiği de önemli ölçüde ortadan kaldırmış olacağız. Hem ekonomimize güç katacak, hem de doğamızı bu vesileyle korumuş olacağız.” dedi.

    “Yalova’mıza Türkiye Yüzyılı vizyonuyla daha nice eserler kazandırmaya devam edeceğiz”

    Yalova’nın ulaşım ağını güçlendirecek her projenin öneminin farkında olduklarını dile getiren Uraloğlu, şunları kaydetti:

    “Bunun için son 24 yılda Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Yalova’nın ulaşım ve iletişim altyapısı için yaklaşık 144 milyar liralık projeyi hayata geçirdik. 19 kilometre olan bölünmüş yol uzunluğunu 85 kilometreye, 23 kilometre olan bitümlü sıcak karışım uzunluğunu ise 121 kilometreye çıkardık. İstanbul-İzmir Otoyolu ve Osmangazi Köprüsü ile Yalova’yı İstanbul’a ve Sabiha Gökçen Havalimanına adeta kapı komşusu yaptık. Yalova-Bursa Yolunda Soğucak ve Yalova Terminal Köprülü Kavşakları, Yalova şehir geçişinde Dörtyol-Tonami Köprülü Kavşağı, Armutlu Çevre Yolu, Yalova Otogar Köprülü Kavşağı gibi önemli karayolları projelerini de tamamlayarak Yalovalı hemşehrilerimizin, bölgemizin ve ülkemizin hizmetine sunduk. Yalova Güney Çevre Yolu ile Bursa-Yalova yolumuzun onarım çalışmaları gibi önemli projelerimize de bir taraftan devam ediyoruz. Yalova Yat Limanı ile şehrimizi deniz turizminin önemli merkezlerinden birine dönüştürdük. Çınarcık Balıkçı Barınağı, Armutlu İskelesi, Armutlu Balıkçı Barınağı ve Kapaklı Balıkçı Barınağı gibi önemli projeleri de yine tamamladık.”

    Bugün Yalova’yı 32 faal tersane ve 6 tekne imal yeri ile Türkiye’nin tersanecilik faaliyetlerinin merkezine dönüştürdüklerini vurgulayan Bakan Uraloğlu, “Ayrıca 17 yüzer havuz ve 2 kuru havuz ile Yalova’yı Avrupa’nın en iyi bakım-onarım tersanelerine sahip tersaneler bölgesine getirdik. Çalışmalarla kapasitesini artırdık, yine tekne imalat kapasitesini geliştirdik.” dedi.

    Yalova Valisi Ahmet Hamdi Usta, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı Ahmet Büyükgümüş, AK Parti Yalova Milletvekili Meliha Akyol, AK Parti İl Başkanı Umut Güçlü, Yalova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Bahçekapılı ile diğer ilgililerin katıldığı tören, İl Müftüsü İlyas Yılmaztürk’ün dua okuması ve kurdele kesimiyle sona erdi.

    Açılış sonrası Bakan Uraloğlu ve beraberindeki heyet, yolu Togg marka araçlarla geçerek inceledi.>>>AA

  • “Yerel basın, şehrimizin sesi, hafızası ve vicdanıdır”

    “Yerel basın, şehrimizin sesi, hafızası ve vicdanıdır”

    Başkan Köksal mesajında şu ifadelere yer verdi: “24 Temmuz, Türk basınında sansürün kaldırılışının simgesi olmasının yanı sıra; halkın doğru haber alma hakkı, ifade özgürlüğü ve demokrasimizin temel değerleri açısından da büyük anlam taşıyan önemli bir tarihtir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, ‘Basın, milletin müşterek sesidir’ sözü, basının toplumdaki yerini ve sorumluluğunu en güçlü şekilde ifade etmektedir. Halkın doğru, tarafsız ve hızlı bilgiye ulaşması için büyük bir özveriyle çalışan basın emekçilerimiz, demokrasimizin vazgeçilmez unsurlarından biridir. Özellikle yerel basın, şehrimizin sesi, hafızası ve vicdanıdır. Afyonkarahisarımızın gelişimine katkı sunan, vatandaşlarımızın taleplerini kamuoyuna taşıyan ve şehrimizin ortak değerlerini görünür kılan tüm basın mensuplarımıza emekleri için teşekkür ediyorum. Bu duygu ve düşüncelerle; tüm gazetecilerimizin ve basın çalışanlarımızın 24 Temmuz Basın Bayramı’nı kutluyorum.” >>>Haber Merkezi

    “Yerel basın, şehrimizin sesi, hafızası ve vicdanıdır”

  • Gazze üç yıldır elektriksiz yaşam mücadelesi veriyor

    Gazze üç yıldır elektriksiz yaşam mücadelesi veriyor

    İsrail’in Gazze’de sürdürdüğü abluka nedeniyle Ekim 2023’ten önce de uzun yıllar boyunca elektrik kesintilerinin yaşandığı Gazze’de insanlar 3 yıldır zifiri karanlıkta yaşıyor.

    Aydınlanmadan iletişime, eğitime ve hastanelerde tıbbi cihazların çalışmasına kadar hayatın her alanında mutlak bir gereksinim olan elektrik, İsrail’in Gazze’ye uyguladığı ablukayı en çarpıcı şekliyle ortaya koyuyor.

    Altyapı ve üstyapının tahrip edildiği Gazze’de çadırlarda yaşayan insanlar akşam olunca fenerler, şarjı her an bitecek aküler ya da güneş panelleriyle aydınlanmaya çalışıyor.

    Hastanelerde ise 3 yıldır aşırı kullanımdan ötürü arızalanan ve tek tek kullanım dışı kalan, yedek parça girişine izin verilmediği için de tamir edilemeyen jeneratörler elektrik ihtiyacını sadece kısmen karşılıyor. Bu nedenle bir çok hastanede hastaların hayatı pahasına da olsa bazı bölümlerde elektrik “tasarrufuna” gidiliyor.

    Gazzeliler, ateşkesle birlikte yeniden imar hayalleri kursa da gelinen noktada daha uzun yıllar “karanlıkta” kalacaklarını bilmenin hüznünü yaşıyor.

    Elektriğin olduğu bir gün bile “hayal oldu”

    Gazze kentinin kuzeybatısında bir kampta ailesiyle birlikte yaşadığı çadırı el feneriyle aydınlatan Halid Kasım, elektrik kaynaklarına ulaşmakta büyük zorluk çektiklerini dile getirdi.

    Çocukların ışık ve aydınlık görmek istediğini söyleyen Kasım, “Çocuklar sıcak bir ortam arıyor ama sürekli korku içinde yaşıyorlar. Biz elimizden geldiğince zorlukların üstesinden gelmeye çalışıyoruz.” dedi.

    El feneriyle aydınlandıklarını dile getiren Kasım, bu feneri her yerde yanlarında taşıdıklarını, bir saldırı olduğunda da korku içinde ve karanlıkta oraya buraya kaçıştıklarını ifade etti.

    Kasım, dünyanın herhangi bir yerindeki bir insan için sıradan bir tüketim maddesi olan elektriğin Gazzeliler için taşıdığı değeri ise şu sözlerle ifade etti:

    “Elektriğin olduğu bir gün yaşamak bizim için hayal. Savaştan önce de 4-6 saat elektrik gelirdi ama bu 4-6 saati nimet gibi görürdük. Çocuklarımız soğuk su içmek istiyor ama soğuk su yok. Bir şişe soğuk su bulabilirsem büyük bir hazine bulmuş gibi seviniyorlar.”

    En küçük çocuğunun elektriğin ne olduğunu bilmediğini söyleyen Kasım, “Gazze’deki dramın devam ettiğini, elektriğin ve yeniden imarın olmadığını, sınır kapılarından giren maddelerin de çok çok az” olduğunu dile getirdi.

    Daha önce de yaşanan elektrik sıkıntısı katlanarak arttı

    Gazze Elektrik Dağıtım Şirketi Halkla İlişkiler ve Medya Birimi Direktörü Muhammed Sabit, Gazze’ye Ekim 2023’te başlayan İsrail saldırılarından önce de en iyi şartlarda günde ancak 8 saat elektrik verildiğini ifade etti.

    Gazze’nin elektrik ihtiyacının İsrail ve Gazze’deki elektrik santralinden karşılandığını belirten Sabit, şunları kaydetti:

    “Bu iki kaynaktan elde edilen elektrik 200-220 megavat. Savaştan önce bile Gazze’nin elektrik ihtiyacı 700-750 megavattı. Yani Gazze elektrik ihtiyacının yüzde 50’sini bile karşılayamıyordu. Elektrik tüketiminin zirvede olduğu yaz ve kış mevsimlerinde bu oran yüzde 75’lere kadar çıkıyordu. Savaşın başlaması ve elektrik hatlarının yüzde 85’inin tahrip edilmesiyle Gazze elektrikten mahrum kaldı.”

    Sabit, elektrik hatları ve şebekelerinde ilk belirlemelere göre 977 milyon dolarlık bir zarar tespit ettiklerini ancak İsrail işgali devam ettiği için Gazze’deki bir çok bölgeye ulaşamadıklarını belirtti.

    Kritik sektörlerde elektrik tasarrufuna gidiliyor

    Sabit, başta sağlık olmak üzere eğitim, su, kamu hizmetleri ve iletişim gibi Gazze’deki tüm hayati ve kritik öneme sahip sektörlerde elektrik sıkıntısı yaşandığını vurguladı.

    Sabit, yaşanan sıkıntıyı şu sözlerle anlattı:

    “Hastanelere çok sayıda hasta ve yaralı geliyor ancak hastanelerde yeterli miktarda elektrik olmadığı için hizmette sıkıntı yaşanıyor ve bazı birimlerde hizmet verilemiyor. Tomografi cihazı, kuvözler, diyaliz üniteleri ve hatta morglarda elektrik sıkıntısı yaşanıyor. Bu birimlerin gereken hizmeti verebilmesi için acilen hareke geçilmesi gerekiyor.”>>>AA

  • Kedi sanıp eve getirdi!

    Kedi sanıp eve getirdi!

    Kedi sanıp eve getirdi!

    📶https://kanal3.com.tr/
    Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Ederek Son Dakika Haberleri Alabilirsiniz;
    İnstagram : <a href="https://www.instagram.com/kanal3tv" target="_blank" rel=”nofollow”>https://www.instagram.com/kanal3tv
    Facebook : https://www.facebook.com/kanal3tv
    X: https://x.com/kanal3tv
    Telegram : https://t.me/kanal3_tv
    Whatsapp : https://whatsapp.com/channel/0029VaFDm2rEKyZKvlSELq17
    Next : https://sosyal.teknofest.app/@kanal3tv

    #Kanal3AnaHaber #Kanal3Haber #Kanal3

  • CHP Afyonkarahisar’da istifa

    CHP Afyonkarahisar’da istifa

    Eski İl Başkanı Karadeniz, Gazete3’e yaptığı değerlendirmede, Yeni Parti’nin kuruluş sürecini takip ettiklerini, resmi kuruluş gerçekleştiği anda Yeni Parti’ye geçiş yapacaklarını aktardı.

    Karadeniz, sadece kurultay delegelerinin istifa etmediğini, yargıtayın Mutlak Butlan ile ilgili kararının da takip edildiğini dile getirdi. >>>Mustafa BAYER

  • Poyraz Yosmaoğlu ile Afra Saraçoğlu’ndan sürpriz görüntü: İşte o fotoğraflar!

    Poyraz Yosmaoğlu ile Afra Saraçoğlu’ndan sürpriz görüntü: İşte o fotoğraflar!

    Magazin dünyasının gözde isimlerinden oyuncu Afra Saraçoğlu, özel hayatıyla gündeme gelmeye devam ediyor. Bir süredir iş insanı Poyraz Yosmaoğlu ile aşk yaşayan güzel oyuncu, sevgilisiyle birlikte Arnavutköy’de objektiflere takıldı.

    Gecenin ilerleyen saatlerinde yaşanan sürpriz karşılaşmada ikili, basın mensuplarını karşılarında görünce neye uğradığını şaşırdı.

    İşte gecenin öne çıkan detayları ve Saraçoğlu’nun ilk tepkisi…

    Flaşlar Patlayınca Yüzünü Kapattı

    İş insanı Poyraz Yosmaoğlu, lüks otomobiliyle sevgilisi Afra Saraçoğlu’nu Arnavutköy’deki evine bıraktığı sırada basın mensupları tarafından görüntülendi.

    Flaşların patlamasıyla birlikte kısa süreli bir şaşkınlık yaşayan ünlü oyuncu, hızlıca eliyle yüzünü kapatarak görüntü vermemek için çaba sarf etti.

    “Arkadaşlar, Daha Sonra Konuşalım”

    Görüntülendiği esnada araç içerisinde panikleyen Afra Saraçoğlu, muhabirlerin sorularını yanıtlamaktan kaçındı. Camı aralayarak kısa bir açıklamada bulunan oyuncu, “Arkadaşlar, daha sonra konuşalım” diyerek hızla evinin yolunu tuttu. Poyraz Yosmaoğlu ise sessizliğini koruyarak aracını evden uzaklaştırdı.

  • “Yaşanan süreç, CHP’yi parçalama girişimidir”

    “Yaşanan süreç, CHP’yi parçalama girişimidir”

    Fırat, CHP’nin mevcut il başkanları ve yöneticilerinin görevleri gereği partinin genel başkanını temsil etmeleri gerektiğini belirterek, buna rağmen eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik ağır eleştirilerde bulunmalarını sert sözlerle eleştirdi. “Sayın Kemal Kılıçdaroğlu Cumhuriyet Halk Partisi’nin genel başkanıdır. İl başkanlarını görevden alabilirsiniz, mevcut yönetimi değiştirebilirsiniz. Ancak siz o makamda Sayın Kılıçdaroğlu’nu temsil etmeniz gerekirken çıkıp kendisine en ağır hakaretleri ediyorsunuz. Onun oturması gereken kürsüyü işgal ediyor, o kürsüden Cumhuriyet’e ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne meydan okuyorsunuz.” ifadelerini kullandı.

    “YURT DIŞINDAN MEDYAYA YÖN VERİLİYOR” İDDİASI

    Programda dikkat çeken bir başka iddiayı da gündeme taşıyan Ali Haydar Fırat, bazı çevrelerin yurt dışından Türkiye’deki medya organlarını yönlendirdiğini öne sürdü. Fırat, bu süreçte Kemal Kılıçdaroğlu’nun sistematik şekilde itibarsızlaştırılmaya çalışıldığını savunarak şu ifadeleri kullandı:

    “Yurt dışından Türkiye’deki medya yapılarına yön veriliyor. ‘Kemal Kılıçdaroğlu’nu itibarsızlaştırın, Özgür Özel’in ve ekibinin önünü açın’ anlayışıyla hareket edildiği yönünde ciddi iddialar var.”

    “KARARLAR EKREM İMAMOĞLU’NUN DENETİMİNDEN GEÇİYOR”

    Ali Haydar Fırat, CHP’deki karar alma mekanizmalarının da Ekrem İmamoğlu’nun etkisi altında olduğunu iddia ederek, “Bütün karar alma süreçleri tamamen Ekrem Bey’in denetiminden geçiyor. Hayatında bir üniversite kantininde solculara selam vermemiş bir adamın arkasına koskoca parti dizildi. Ekrem Bey solcu değildir, Atatürkçü değildir.” dedi.

    “PARTİNİN İMKÂNLARI PARTİ İÇİ MÜCADELEDE KULLANILIYOR”

    CHP’nin kurumsal imkanlarının parti içi hesaplaşmalarda kullanıldığını öne süren Fırat, parti binaları, makam araçları ve teşkilat yapısının belirli bir grubun kontrolüne geçtiğini iddia etti.

    “Partinin imkânlarını kullanıyorsunuz. Makam araçlarını kullanıyorsunuz. İl binalarındaki koltukları ele geçirme teşebbüsünü bile aştınız. Buna tenezzül ediyorsunuz, ardından da ‘Baba ocağı’ diyorsunuz. Baba ocağına bunu kim yapar?” ifadelerini kullandı.

    “BU SÜREÇ YENİ PARTİ KURMA GİRİŞİMİDİR”

    Fırat, CHP’de yaşanan gelişmelerin yeni bir siyasi oluşumun hazırlığı olduğunu öne sürerek, “Yaşanan süreç esasında yeni parti kurma sürecidir. Cumhuriyet’in en önemli kalelerinden birini yıkma, CHP’yi parçalama girişimidir.” değerlendirmesinde bulundu.

    “13 YIL BOYUNCA SİZİ TAŞIYAN GENEL BAŞKANA BUNU YAPANLAR…”

    Programın sonunda en dikkat çeken açıklamasını yapan Ali Haydar Fırat, CHP yönetimine yönelik sert eleştirilerini şu sözlerle tamamladı: “Sizi 13 yıl boyunca sırtında taşımış, genel başkanlık yapmış bir insana bunu yapanlar, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne neler yapmazlar? Mesele tam da budur.” Kanal 3 ekranlarında yayınlanan “Sınırsız” programında Kanal 3 Gazete 3 Genel Müdürü Selcen Dilek Çöygün’ün moderatörlüğünde gerçekleştirilen programda dile getirilen bu açıklamalar, CHP’de yaşanan son gelişmelere ilişkin siyasi tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. >>>Berna TÜRKSOY

  • İSKİ verileri: Barajlardaki su seviyesi düşüyor

    İSKİ verileri: Barajlardaki su seviyesi düşüyor

    İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) verilerine göre, barajlardaki su seviyesi yaz aylarında yağışların azalmasının, sıcak havanın ve su tüketimindeki artışın da etkisiyle düşmeye devam ediyor.

    Kentteki barajlar 11 Mayıs’ta yüzde 72,05’le yılın en yüksek doluluk seviyesine ulaşırken, doluluk oranı bugün itibarıyla yüzde 56,63’e geriledi.

    Doluluk oranı, Ömerli Barajı’nda yüzde 80,03, Darlık’ta yüzde 74,3, Elmalı’da yüzde 86,39, Terkos’ta yüzde 47,08, Alibey’de yüzde 54,71, Büyükçekmece’de yüzde 40,49, Sazlıdere’de yüzde 33,33, Istrancalar’da yüzde 31,36, Kazandere’de yüzde 31,61 ve Pabuçdere’de yüzde 27,21 olarak ölçüldü.

    Kente su sağlayan baraj ve göletler 868 milyon 683 bin metreküp biriktirme hacmine sahipken, su miktarı bugün itibarıyla 491,46 milyon metreküp olarak kaydedildi.

    Barajlar dışında kente su sağlayan Melen ve Yeşilçay’dan da bu yıl 462,52 milyon metreküp su alındı.

    İSKİ istatistiklerine göre, 24 Nisan’daki baraj doluluk oranları 2016’da yüzde 64,43, 2017’de yüzde 72,97, 2018’de yüzde 73,62, 2019’da yüzde 70,39, 2020’de yüzde 59,25, 2021’de yüzde 69,17, 2022’de yüzde 68,63, 2023’te yüzde 39,07, 2024’te yüzde 60,63 ve 2025’te yüzde 56,24 olarak kaydedildi.

    “Barajlara hiç su girmezse, Melen ve Yeşilçay’dan almazsak yaklaşık 5 aylık suyumuz var”

    İstanbul Aydın Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi ve Meteoroloji Mühendisi Güven Özdemir, AA muhabirine, bu yıl barajlardaki doluluk oranının ortalama olarak iyi seviyede olduğunu ancak yaz sezonunun başlamasıyla birlikte doluluk oranlarında düşüş yaşandığını söyledi.

    İstanbul’daki barajların günlük doluluk oranının yüzde 56 civarında olduğunu kaydeden Özdemir, “Barajlara hiç su girmezse, Melen ve Yeşilçay’dan almazsak 154 günlük suyumuz var. Yani bu da hemen hemen 5 aya tekabül ediyor.” dedi.

    Özdemir, İstanbul’a saniyede yaklaşık 37 bin litre su girişi olduğunu, günlük su tüketiminin ise 3,2 ila 3,8 milyon metreküp arasında değiştiğini aktardı.

    İSKİ verileri: Barajlardaki su seviyesi düşüyor

    Yaz aylarında sıcaklığın arttığı dönemlerde su tüketiminin de yükseldiğine dikkati çeken Özdemir, “Eğer İstanbul barajlarına dışarıdan su gelmezse barajlardaki su miktarı yetmez. Günde 2,3 veya 3 milyon metreküp civarında Melen ve Yeşilçay’dan tedarik edilerek yapılabiliyor. İstanbul barajlarından 0,8 milyon metreküp ancak su verilebiliyor.” diye konuştu.

    Özdemir, yaz aylarında kuraklık ve yağışların az, rüzgarların kuvvetli olmasının, buharlaşmanın hızlı bir şekilde artmasının barajlardaki su miktarını azalttığını anlattı.

    Yaz ayları için şu aşamada bir sorun görünmediğini ancak sonbahar aylarına dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Özdemir, şunları kaydetti:

    “Yaz için bir sorun yok ama eylül, ekim, kasım aylarından itibaren barajlarımızdaki su miktarı azaldıkça su sorunu olacaktır. Çünkü 868 milyon metreküp suyun tamamını kullanamıyoruz, ölü kısım var. Ancak bunun belli bir miktarını kullanabiliyoruz. Dibine kadar indiği takdirde bunu kullanma olayımız yok. İstanbul’un bugünkü baraj kapasitesi tam dolu olsa dahi 1 yıl yetecek suyumuz yok.”

    Su tasarrufunun önemine dikkati çekerek, kullanılan suyun geri dönüşümünün sağlanması gerektiğini ifade eden Özdemir, özellikle kurumlar, rezidanslar ile sanayi kuruluşlarında kullanılan suyun yeniden değerlendirilmesinin önem taşıdığını, yağmur sularının biriktirilmesinin de teşvik edilmesi gerektiğini belirtti.

    İSKİ verileri: Barajlardaki su seviyesi düşüyor

    “Önümüzdeki aylarda yağış rejiminin yakından izlenmesi gerekiyor”

    İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Toros da yaz döneminde yağışların mevsim normalleri gereği azaldığına, sıcaklıkların yükselmesiyle de hem su tüketiminin hem de buharlaşmanın arttığına işaret etti.

    Barajlardaki doluluk oranlarının tek başına değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Toros, su kaynaklarının meteorolojik koşullar, nüfusun tüketim alışkanlıkları ve dış havzalardan sağlanan su desteğiyle birlikte ele alınmasının daha doğru olacağını dile getirdi.

    Toros, sonbahar yağışlarının su kaynaklarının geleceği açısından belirleyici olacağının altını çizerek, “Eylül ayından itibaren başlayacak yağışların miktarı ve sürekliliği, kış mevsimine hangi seviyedeki su rezerviyle girileceğini belirleyecek. Bu nedenle önümüzdeki aylarda yağış rejiminin yakından izlenmesi gerekiyor.” dedi.

    İSKİ verileri: Barajlardaki su seviyesi düşüyor

    Kentlerde yalnızca yeni su kaynakları oluşturmanın yeterli olmadığını belirten Toros, suyun verimli kullanılmasının da en az arz kadar önemli olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu:

    “Su yönetiminde temel hedeflerden biri tüketimi azaltırken mevcut kaynakları daha verimli değerlendirebilmektir. Evlerde, iş yerlerinde ve sanayide tasarruf sağlayan uygulamaların yaygınlaştırılması, arıtılmış atık suların uygun alanlarda yeniden kullanılması ve yağmur suyunun depolanmasına yönelik sistemlerin artırılması, gelecekte yaşanabilecek su stresi riskini azaltacaktır.”

    Prof. Dr. Toros, bireysel su tasarrufunun milyonlarca kişinin yaşadığı İstanbul gibi metropollerde önemli sonuçlar doğurabileceğini, özellikle yaz aylarında gereksiz su tüketiminden kaçınılmasının ve suyun bilinçli kullanılmasının sürdürülebilir su yönetimine katkı sağlayacağını sözlerine ekledi.>>>AA

    İSKİ verileri: Barajlardaki su seviyesi düşüyor

  • Afyonkarahisar’da Mehmetçiklerin yemin gururu

    Afyonkarahisar’da Mehmetçiklerin yemin gururu

    Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından başlayan törende, eğitimlerini başarıyla tamamlayan er ve erbaşlar yemin ederek askerlik görevlerine resmen adım attı. Resmî geçit töreniyle devam eden programda Mehmetçikler, ay yıldızlı bayrağa, vatana ve millete bağlılıklarını bir kez daha ifade etti.

    Törende konuşan Vali Naci Aktaş, askerlik görevinin Türk milletinin köklü değerlerinden biri olduğunu belirterek, kutsal vatan görevini büyük bir onur ve sorumluluk bilinciyle yerine getiren tüm Mehmetçiklere hayırlı tezkereler ve başarılar diledi.

    Yemin töreninin ardından er ve erbaşlar, uzun süredir hasret kaldıkları aileleriyle bir araya geldi. Duygusal anların yaşandığı buluşmada sevinç, gurur ve özlem bir arada yaşanırken, aileler evlatlarına sarılarak bu anlamlı günü ölümsüzleştirdi. >>>Mustafa BAYER

    Afyonkarahisar'da Mehmetçiklerin yemin gururu Afyonkarahisar'da Mehmetçiklerin yemin gururu Afyonkarahisar'da Mehmetçiklerin yemin gururu Afyonkarahisar'da Mehmetçiklerin yemin gururuAfyonkarahisar'da Mehmetçiklerin yemin gururu

  • Erdoğan’dan Ayasofya’nın 6. yılı mesajı

    Erdoğan’dan Ayasofya’nın 6. yılı mesajı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, “Ayasofya, 86 yıllık hicranın ardından yeniden asli hüviyetine 6 yıl önce bugün kavuştu… Bu kutlu mabet, inşallah ebediyete kadar semalarımızı ezan sesleriyle süslemeye devam edecek… Ayasofya’nın dirilişi mübarek olsun…” ifadelerine yer verdi.>>>AA

  • Emekli maaş farkları ne zaman yatacak? – son dakika

    Emekli maaş farkları ne zaman yatacak? – son dakika

    Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı 6 aylık enflasyon verileriyle birlikte Temmuz 2026 dönemi emekli zam oranları netlik kazandı. Açıklanan rakamlara göre SSK ve Bağ-Kur emeklileri %17,76, memur ve memur emeklileri ise %13,52 oranında zam aldı.

    Yeni zam oranlarının açıklanmasının ardından milyonlarca vatandaş, zam farklarının ve güncellenmiş aylıkların banka hesaplarına geçeceği tarihleri araştırmaya başladı.

    4C (Emekli Sandığı) Zam Farkı Ödemeleri Başladı

    Emekli Sandığı kapsamında maaş alan memur emeklilerinin %13,52’lik Temmuz ayı zam farkı ödeme tarihi belli oldu. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yapılan açıklamaya göre; 4C kapsamındaki 2 milyon 491 bini aşkın emekli ve hak sahibinin zam farkları 24 Temmuz Cuma günü itibarıyla banka ve PTT hesaplarına yatırılıyor.

    SSK ve Bağ-Kur Maaş Ödeme Günleri

    SSK (4A) ve Bağ-Kur (4B) emeklileri zamlı aylıklarını rutin ödeme takvimi çerçevesinde almaya devam ediyor. Tahsis numarasının son rakamına göre belirlenen ödeme tarihleri şu şekildedir:

    SSK (4A) Emeklileri Ödeme Takvimi

    • Son rakamı 9 olanlar: 17 Temmuz

    • Son rakamı 7 olanlar: 18 Temmuz

    • Son rakamı 5 olanlar: 19 Temmuz

    • Son rakamı 3 olanlar: 20 Temmuz

    • Son rakamı 1 olanlar: 21 Temmuz

    • Son rakamı 8 olanlar: 22 Temmuz

    • Son rakamı 6 olanlar: 23 Temmuz

    • Son rakamı 4 olanlar: 24 Temmuz

    • Son rakamı 2 olanlar: 25 Temmuz

    • Son rakamı 0 olanlar: 26 Temmuz

    Bağ-Kur (4B) Emeklileri Ödeme Takvimi

    • Son rakamı 9, 7 ve 5 olanlar: 25 Temmuz

    • Son rakamı 3 ve 1 olanlar: 26 Temmuz

    • Son rakamı 8, 6 ve 4 olanlar: 27 Temmuz

    • Son rakamı 2 ve 0 olanlar: 28 Temmuz

    En Düşük Emekli Maaşı Zam Farkı Ne Zaman Ödenecek?

    En düşük emekli aylığının 20.000 TL’den 23.552 TL’ye yükseltilmesine ilişkin yasal düzenleme TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’ndan geçti. Yasalaşma sürecinin tamamlanması ve kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasının ardından, taban aylık alan emeklilere oluşacak 3.522 TL’lik fark ödemesinin Ağustos ayının ilk haftasında hesaplara aktarılması öngörülüyor.

  • Şuhut Orman İşletme Müdürlüğü personelleri  Milas yangınında görev aldı

    Şuhut Orman İşletme Müdürlüğü personelleri Milas yangınında görev aldı

    Afyonkarahisar’ın Şuhut Orman İşletme Müdürlüğü personeli, Muğla’nın Milas ilçesinde çıkan orman yangınının söndürülmesi çalışmalarına destek vererek alevlere karşı özveriyle mücadele etti.

    Türkiye’nin farklı illerinden sevk edilen ekiplerle birlikte yangın bölgesinde görev alan Şuhut Orman İşletme Müdürlüğü personeli, zorlu arazi ve hava şartlarına rağmen söndürme ve soğutma çalışmalarında aktif rol üstlendi.

    Yangının kontrol altına alınması için gece gündüz demeden çalışan ekipler, kara unsurlarıyla koordineli şekilde yürütülen çalışmalarda yeşil vatanın korunması için yoğun çaba harcadı.

  • Merkezi atama sonuçları: Sonuç sorgulama ekranı!

    Merkezi atama sonuçları: Sonuç sorgulama ekranı!

    Kamu kurum ve kuruluşlarında memur olmak isteyen binlerce adayın merakla beklediği haber geldi! Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı, KPSS-2026/1 merkezi yerleştirme sonuçlarının açıklandığını duyurdu.

    9-16 Temmuz 2026 tarihleri arasında tercihleri alınan bazı kamu kurum ve kuruluşlarının kadro ve pozisyonlarına yerleştirme işlemleri tamamlandı.

    İşte KPSS-2026/1 yerleştirme sonuçları sorgulama ekranı ve detaylar…

    KPSS-2026/1 Yerleştirme Sonuçları Nasıl Sorgulanır?

    Adaylar, yerleştirme sonuçlarına ÖSYM’nin resmi sonuç açıklama adresi olan sonuc.osym.gov.tr üzerinden erişebilecekler.

    1. ÖSYM Sonuç Sayfasına Girin: sonuc.osym.gov.tr adresine gidin.

    2. Sisteme Giriş Yapın: T.C. Kimlik Numaranız ve aday şifreniz (veya e-Devlet şifreniz) ile oturum açın.

    3. Sonucu Görüntüleyin: “KPSS-2026/1 Bazı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Kadro ve Pozisyonlarına Yerleştirme Sonuçları” bağlantısına tıklayarak yerleştiğiniz kurumu ve detayları inceleyin.

    Atama Süreci Nasıl İşleyecek?

    KPSS-2026/1 merkezi yerleştirme sonuçlarına göre bir kadro veya pozisyona yerleşen adayların atama işlemleri, yerleştirildikleri kamu kurum ve kuruluşları tarafından doğrudan yürütülecektir.

    Yerleşen adayların ÖSYM tarafından açıklanacak olan evrak teslim tarihlerini ve kurumların kendi resmi internet sitelerindeki duyuruları yakından takip etmeleri gerekmektedir.

    Adaylara ÖSYM tarafından ayrıca bir yerleştirme belgesi gönderilmeyecektir.

  • Kamu personeli yerleştirme sonuçları yayımlandı

    Kamu personeli yerleştirme sonuçları yayımlandı

    ÖSYM’nin internet sitesinde yer alan duyuruya göre, 9-16 Temmuz’da tercihleri alınan KPSS-2026/1 Bazı Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Kadro ve Pozisyonlarına Yerleştirme işlemleri tamamlandı.

    Adaylar, yerleştirme sonuçlarına ÖSYM’nin “https://sonuc.osym.gov.tr” adresinden erişebilecek.>>>AA