Yazar: admin

  • Emirdağ OSB için güçlü bir yatırım daha

    Emirdağ OSB için güçlü bir yatırım daha

    Bu kapsamda Ekmek Unlu Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye, Emirdağ Organize Sanayi Bölgesi’nde 35.000 m²’lik alan tahsisi gerçekleştirildi. Yaklaşık 60 milyon dolar tutarındaki yatırım kapsamında kurulacak olan unlu mamuller ve türevleri üretim tesisi, aylık 40 milyon adet üretim kapasitesine sahip olacak.

    Modern teknolojiyle donatılacak tesis, faaliyete geçtiğinde yaklaşık 250 kişiye istihdam sağlayarak Emirdağ ekonomisine önemli bir ivme kazandıracak. Ekmek fabrikası olarak planlanan tesisin inşaat çalışmalarına kısa süre içerisinde başlanması, fabrikanın ise yaz aylarında üretime geçmesi hedefleniyor.

    Emirdağ’ın geleceği için gece gündüz demeden çalıştıklarını vurgulayan Belediye Başkanı Serkan Koyuncu, “Biz bu şehri günü kurtaran değil, geleceği inşa eden bir anlayışla yönetiyoruz. İlçemize kazandırılan her yatırım; sadece bugünün değil, çocuklarımızın ve torunlarımızın yarınlarına bırakılan kalıcı bir değerdir. Ne zorluklar ne de engellemeler bizi yolumuzdan alıkoyabilir. Emirdağ’ı üretimin, istihdamın ve güçlü yarınların merkezi haline getirmek için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

  • Elifşah İle Kahve Keyfi | 23 Aralık 2025

    Elifşah İle Kahve Keyfi | 23 Aralık 2025

    📶https://kanal3.com.tr/
    Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Ederek Son Dakika Haberleri Alabilirsiniz;
    İnstagram : https://www.instagram.com/kanal3tv
    Facebook : <a href=”https://www.facebook.com/kanal3tv” target=”_blank” rel=”nofollow”>https://www.facebook.com/kanal3tv
    X: https://x.com/kanal3tv
    Telegram : https://t.me/kanal3_tv
    Whatsapp : https://whatsapp.com/channel/0029VaFDm2rEKyZKvlSELq17
    Next : https://sosyal.teknofest.app/@kanal3tv

    #Kanal3AnaHaber #Kanal3Haber #Kanal3

  • Sevdiğiniz Birinden Kalan Hediyeleri Ne Yaparsınız? | Sokağın Sesi | 23 Aralık 2025

    Sevdiğiniz Birinden Kalan Hediyeleri Ne Yaparsınız? | Sokağın Sesi | 23 Aralık 2025

    📶https://kanal3.com.tr/
    Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Ederek Son Dakika Haberleri Alabilirsiniz;
    İnstagram : https://www.instagram.com/kanal3tv
    Facebook : <a href=”https://www.facebook.com/kanal3tv” target=”_blank” rel=”nofollow”>https://www.facebook.com/kanal3tv
    X: https://x.com/kanal3tv
    Telegram : https://t.me/kanal3_tv
    Whatsapp : https://whatsapp.com/channel/0029VaFDm2rEKyZKvlSELq17
    Next : https://sosyal.teknofest.app/@kanal3tv

    #Kanal3AnaHaber #Kanal3Haber #Kanal3 #röportaj #sokakröportajı #halk #hediye #anı

  • Mekke’de Umre Kafilesine Otobüs Çarptı: 1 Türk Hayatını Kaybetti, 2 Yaralı

    Mekke’de Umre Kafilesine Otobüs Çarptı: 1 Türk Hayatını Kaybetti, 2 Yaralı

    Suudi Arabistan’ın Mekke kentinde meydana gelen trafik kazasında Türk umre kafilesinden 1 kişi hayatını kaybetti, 2 kişi yaralandı. Kaza, Mekke’de Mahbes garajı yakınlarında yaşandı.

    Otobüs Umre Kafilesine Çarptı

    Türkiye’nin Cidde Başkonsolosluğu İletişim Ateşeliği tarafından yapılan yazılı açıklamada, umre ibadetini yerine getirmek için bölgede bulunan Türk vatandaşlarına bir otobüsün çarpması sonucu kazanın meydana geldiği bildirildi.

    Hayatını Kaybeden ve Yaralananlar

    Açıklamada, kazada Abidin Dağköy’ün yaşamını yitirdiği, Emine Dağköy ile Birol Yalçın’ın yaralandığı belirtildi. Yaralılardan Birol Yalçın’ın tedavisinin ardından taburcu edildiği, diğer yaralı için ise ambulans uçak talebinde bulunulduğu aktarıldı.

    Konsolosluk makamlarının kazanın hemen ardından harekete geçtiği, gerekli diplomatik ve sağlık süreçlerinin başlatıldığı ve ailelerle irtibat kurulduğu ifade edildi.

    Olayla ilgili incelemelerin Suudi Arabistan yetkilileri tarafından sürdürüldüğü ve kazanın nedenine ilişkin soruşturmanın devam ettiği bildirildi.

  • Halep’te Suriye Ordusu ile SDG Arasında Ateşkes İlan Edildi

    Halep’te Suriye Ordusu ile SDG Arasında Ateşkes İlan Edildi

    Suriye Savunma Bakanlığı ve Suriye Demokratik Güçleri, Halep kentinde yaşanan ve en az üç kişinin hayatını kaybettiği çatışmaların ardından ateşkes ilan etti. Pazartesi akşamı alınan kararla birlikte her iki taraf da komutaları altındaki güçlere saldırıları durdurma talimatı verdi.

    Suriye’nin resmi haber ajansı SANA, Suriye Genelkurmay Başkanlığı’nın ordu birliklerine SDG’yi hedef almama emri verdiğini duyurdu. SDG de gerilimi azaltmak amacıyla, hükümet güçlerinin saldırılarına karşılık verilmemesi yönünde güçlerine talimat verdiğini açıkladı.

    Halep’in kuzeyinde hükümet güçleri ile omurgasını YPG’nin oluşturduğu SDG arasında çıkan çatışmalarda yaralananlar da oldu. Suriye hükümeti, SDG’nin bombardımanı sonucu iki sivilin hayatını kaybettiğini ve sekiz kişinin yaralandığını öne sürdü. SDG ise hükümet güçlerinin Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerini hedef aldığını, bir kişinin öldüğünü ve altı sivilin yaralandığını iddia etti. Taraflar suçlamaları reddediyor.

    8 Aralık 2024’te Beşar Esad’ın devrilmesi ve Baas rejiminin sona ermesinin ardından Halep’in büyük bölümü hükümet güçlerinin kontrolüne geçti. Kentte yalnızca Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinde kontrol, SDG’ye bağlı yerel Kürt güçlerin elinde bulunuyor.

    Okullar ve Resmi Kurumlar Kapatıldı

    Halep Valisi Azzam el-Garib, kentteki güvenlik durumu nedeniyle şehir merkezindeki okullar, üniversiteler ve devlet dairelerinde faaliyetlerin geçici olarak durdurulduğunu açıkladı. Vali, özellikle Noel öncesi sivillerin güvenliği için toplu etkinliklere ara verilmesi çağrısında bulundu.

    Suriye İçişleri Bakanlığı, güvenlik güçlerinin çatışmalardan etkilenen mahallelerde daha yoğun şekilde konuşlandırıldığını duyurdu. Güvenlik kordonlarının sivilleri korumak ve riskli bölgelerden güvenli şekilde tahliyeleri sağlamak amacıyla oluşturulduğu bildirildi.

    Şam ve SDG Arasında Entegrasyon Gündemi

    Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, SDG’nin Şam yönetiminin entegrasyon önerisine verdiği yanıtın incelendiğini açıkladı. Türkiye ise SDG ve YPG’yi terör örgütü olarak nitelendiriyor ve bu yapıların Suriye ordusuna entegre edilmesini istiyor. Daha önce imzalanan entegrasyon anlaşmasının uygulanması sürecinde taraflar arasında görüş ayrılıkları yaşanmıştı.

  • (Video) Cumhurbaşkanı Erdoğan: Üretmeye, geliştirmeye, yeni buluşlara imza atmaya devam edeceğiz

    (Video) Cumhurbaşkanı Erdoğan: Üretmeye, geliştirmeye, yeni buluşlara imza atmaya devam edeceğiz

    Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen “2025 TÜBA ve TÜBİTAK Bilim Ödülleri Töreni”nde yaptığı konuşmada, başarılarıyla temayüz etmiş ilim erbabına ödüllerini takdim edecekleri kıymetli programın, ülke, millet ve bilim camiası için hayırlara vesile olmasını temenni etti.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, 11 Haziran’da ebediyete uğurladıkları Prof. Dr. Gazi Yaşargil’i ve Türkiye Bilimler Akademisi’ne emek vermiş fakat bugün aralarında olmayan tüm bilim insanlarını rahmetle yad etti.

    Aday gösterilen çalışmaların incelenmesi, değerlendirilmesi ve ödül sahiplerinin belirlenmesinde yoğun emek harcayan hakemlere, komitelere ve akademi konseyine teşekkür eden Erdoğan, TÜBA Ödülleri kapsamında bu sene, birbirinden kıymetli 38 bilim insanına ödül ve beratlarını tevcih edeceklerini söyledi.

    TÜBİTAK Bilim ve Teşvik Ödülleri’ni ise 8 farklı üniversiteden 11 hocaya takdim ettiklerini anımsatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Elektro-kimyadan katı cisimler mekaniğine, deneysel psikolojiden RNA biyolojisine, diş hekimliğinden nöroloji, tarih ve felsefeye, çok geniş bir yelpazede eser veren hocalarımızı başarılarından ötürü tebrik ediyorum. Uluslararası Akademi Ödüllerimizi, Sağlık ve Yaşam Bilimleri kategorisinde iki önemli isme veriyoruz. Üstün Başarılı Genç Bilim İnsanı Ödüllerimizi, Eczacılık Özel Ödülü de dahil olmak üzere, 28 genç akademisyenimize takdim ediyoruz. 4’ü telif eser, 3’ü jüri özel ödülü, 1’i Halil İnalcık Özel Ödülü olmak üzere, 8 hocamızı da Bilimsel Telif Eser Ödülü ile buluşturuyoruz. Böylece, bugüne kadar TÜBA-GEBİP ödülü kazanan bilim insanlarımızın sayısı 697’ye, TESEP kapsamında ödüllendirilen eser sayısı da 254’e yükselmiş oluyor. Şunu da belirtmek isterim. Ödül alan hocalarımızın görev yaptıkları yükseköğretim kurumlarına baktığımızda, hemen her bölgemizin listede yer aldığını görüyoruz. Karadeniz’den Marmara’ya, Ege’den Doğu Anadolu ve İç Anadolu’ya… Bu tablo, farklı şehirlerimizdeki üniversitelerin bilim havuzuna yeni ve yenilikçi katkılar yaptıklarının açık bir göstergesidir.

    Bundan da büyük memnuniyet duyduğumu özellikle ifade etmek istiyorum. Ödüle layık görülen tüm bilim insanlarımızı şahsım ve milletim adına canıgönülden tebrik ediyor, her bir hocamıza gelecekteki çalışmalarında Rabb’imden muvaffakiyetler niyaz ediyorum. Bilim dünyamıza kazandırdıkları bu eserlerin, çok daha özgün ve nitelikli çalışmaların da önünü açmasını temenni ediyorum.”

    “Bilimin en temel özelliği, birikim ve evrenselliğe dayalı olmasıdır”

    Erdoğan, insanın, fıtratı icabı soran ve sorgulayan bir varlık olduğunu, bilmek, anlamak, büyüklerin ifadesiyle fehmetmek istediğini bildirdi.

    Doğanın, tarihin, eşyanın, kainatın, kısacası eskilerin ‘tekevvünat’ dediği oluşların anlamını kavramanın, esbab-ı mucibelerin peşine düşmenin, insan olmanın ayırıcı vasfı olduğunu vurgulayan Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

    “Bilimin en temel özelliği ise birikim ve evrenselliğe dayalı olmasıdır. Dünyanın farklı yerlerinde üretilen bilimsel bilgi, hem mukayeseli hem de etkileşimli bir şekilde sürekli gelişir ve güncellenir. Astronomiden tıbba, matematikten mimariye, dünyaya sayısız değerler kazandırmış bir medeniyetin devamı ve mensubu olarak bu alanda hamdolsun, önde gelen ülkeler arasındayız. Mesela astronomiye ilişkin çalışmalar; kendi zamanının çok ötesinde bir tasarım ve işleve sahip olan usturlaplarla, takvimlerle, su saatleri ve daha pek çok araçla, bizde bin yıl öncesine uzanmaktadır. Batı’da kurulan ilk üniversiteler, bizim eğitim metotlarımızın ve müfredatımızın örnek alınması suretiyle faaliyetlerine başlamıştır. Asırlar boyunca ilim erbabımız, kültür ve sanat erbabımız, gerek bu topraklara, gerek Batı’ya, gerekse tüm insanlığa çok değerli eserler hediye etmiştir. Hekimlerimiz, alimlerimiz, mütefekkirlerimiz, mimarlarımız, şairlerimiz, hülasa zihin ve gönül dünyamızı yoğuran yüzlerce, binlerce mahir el, bugünkü medeniyetin temellerini atmıştır.”

    “Ecdadımızla iftihar edeceğiz ama geçmişe de takılıp kalmayacağız”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarihte iz bırakan medeniyetlerin insanlığa yön veren şahsiyetler üzerine inşa edildiğini dile getirdi.

    Anadolu coğrafyasının, büyük şahsiyetlerin adeta yetişme ve olgunlaşma merkezi olduğunu belirten Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

    “Bu hakikati, merhum Nurettin Topçu Üstadımız, ‘Büyük mezarların üstünde, büyük vatanlar vardır. Büyük ölüleri olmayan milletler, ebedi olamazlar. Büyük ruhu vatan toprağına karıştıranlar; milletleri ebedi yapan mezarlarda ebediyetle kucak kucağa yatanlar; peygamberler, veliler, filozoflar ve sanatkarlardır. Anadolu toprağının altında, bize bin yıllık maziden emanet olan büyük mezarlar, ebedi ruhlarını bizim varlığımıza karıştırdıkça, ruhlarımıza düşman olan sefillerin zehirli tesirleri bizi imha edemez’ diyerek ifade ediyor. Evet… Biz, yalnızca hayatta olan ilim ve gönül erbabımızla değil, toprağın altındaki münevverlerimizle de yaşayan bir milletiz. Eserlerimizle, fikirlerimizle, bu topraklarda yetişen alimlerimizle bilime ve insanlığa geçmişte çok önemli katkılar yaptık. Elbette bunu söylerken, geçmişin parıltılı günleriyle kendimizi avutalım demiyorum. Ecdadımızla daima iftihar edeceğiz ama geçmişe de takılıp kalmayacağız. Meşhur ifadeyle ‘Geleneğin küllerle oyalanmak değil, ateşi geleceğe taşımak’ olduğunu unutmayacağız.”

    Erdoğan, maziden aldıkları birikimi, heybeyi daha da doldurarak, büyüterek, yenileyerek, güçlendirerek ve elbette zenginleştirerek atiye taşıyacaklarını ifade etti.

    İnsanlığın istifadesine sunulmuş bilgiye sırtlarını dönmeyeceklerine, kendi kavramlarını üretip kendi lügatleriyle düşüneceklerine dikkati çeken Erdoğan, “Bilgiye giden yolları yalnızca aklımızla değil sezgimizle, kalbimizle, vicdan ve merhametimizle inşa edeceğiz. Aksi takdirde bilime, patenti bize ait, yani, orijinal katkılar yapamayız. Hem bilimdeki güncel gelişmeleri anbean takip etmek, bunları özümsemek ve içselleştirmek, hem de milli kimliğimize münhasır fikir ve eserlerle geleceğimizi inşa etmek zorundayız. Bizim temel prensibimiz, işte budur. Çalışmalarımızı da bu anlayışla devam ettiriyoruz. İnşallah sonraki kuşaklar da sizlerden ve kendi tarihlerinden tevarüs ettikleri bu zengin mirası daha da geliştirecek, insanlığa yön veren fikir ve eserler kazandıracaktır.” diye konuştu.

  • Afyonkarahisar’da otomobil ile kamyonun çarpıştığı kazada 1 kişi öldü

    Afyonkarahisar’da otomobil ile kamyonun çarpıştığı kazada 1 kişi öldü

    AFYONKARAHİSAR (AA) – Afyonkarahisar'ın Dinar ilçesinde otomobil ile kamyonun çarpışması sonucu, 1 kişi hayatını kaybetti.

    M.M. (47) idaresindeki otomobil, Dinar-Çay kara yolu Okçular köyü yakınlarında İ.Y.A'nın (23) kullandığı kamyonla çarpıştı. İki araç da şarampole devrildi.

    Ağır yaralanan otomobil sürücüsü M.M. kaldırıldığı hastanede müdahaleye rağmen kurtarılamadı.

    Jandarma ekipleri, kamyon sürücüsü İ.Y.A'yı gözaltına aldı.

  • “Afyonkarahisar, çevre iller için bir çekim merkezidir”

    “Afyonkarahisar, çevre iller için bir çekim merkezidir”

    CHP Genel Başkanlarının ülkemizi yurt dışına şikâyet etmeyi alışkanlık haline getirdiğini belirten Sevim, CHP’li Demirkırkan’ın da bu anlayışla Afyonkarahisar’ı şikâyet ettiğini ifade etti. CHP’liler için yaşadıkları yeri beğenmemenin adeta bir gelenek haline geldiğini vurgulayan Sevim, “El insaf! Bay Potkıran!, Hiç mi memleket sevdanız yok?” ifadelerini kullandı. “Merkezinde büyüdüm” dediği Afyonkarahisar’daki değişimi ve gelişimi görmezden gelmenin doğru olmadığını belirten Sevim, son 23 yılda şehrin tarıma dayalı dar bir ekonomik yapıdan çıkarak sanayi, ticaret ve turizm dengesini kurmuş güçlü bir şehir haline geldiğini söyledi.

    “BU TABLOYU GÖRMEZDEN GELMEK, HAKSIZLIKTIR”

    Mermer, gıda, inşaat malzemeleri ve ev gereçleri başta olmak üzere birçok sektörde üretim ve ihracatın arttığını dile getiren Sevim, Organize Sanayi Bölgelerinin büyüdüğünü, yeni yatırımlarla binlerce kişiye istihdam sağlandığını kaydetti. Yerel markaların artık sadece Afyonkarahisar’da değil, Türkiye genelinde bilinir hale geldiğini ifade etti. Afyonkarahisar’ın termal turizmde marka bir şehir olduğuna dikkat çeken Sevim, kentin bugün tartışmasız şekilde Türkiye’nin termal turizm başkentlerinden biri olarak anıldığını belirtti. Eğitim ve sağlık yatırımlarıyla Afyonkarahisar’ın yalnızca kendi nüfusuna değil, çevre illere de hizmet veren güçlü bir merkez konumuna yükseldiğini vurguladı. Sevim, “Bugün Afyonkarahisar; sağlıkta, eğitimde, üretimde, ticarette ve ulaşımda çevre iller için bir çekim merkezi haline gelmiştir. Bu tabloyu görmezden gelmek, Afyonkarahisar’ın emeğine ve alın terine haksızlık etmektir. Afyonkarahisar’ın gerçeklerini inkâr etmektir” dedi.

  • Magazinde bomba etkisi: Hande Erçel’in yeni aşkına abla onayı!

    Magazinde bomba etkisi: Hande Erçel’in yeni aşkına abla onayı!

    İlişkinin perde arkası ise tam bir film senaryosu gibi… İngilizce eğitimi için Londra’ya giden Hande Erçel’in, OGM Pictures’ın kurucusu Onur Güvenatam ile havalimanı bekleme salonunda karşılaştığı ortaya çıktı. Erçel, geçtiğimiz günlerde havalimanında kendisini bekleyen muhabirlere verdiği samimi cevapla aşkı resmen doğrulamıştı:

    “Çok yeni daha, o kadar yeni bir durum ki… Tanımayayım mı ben kimseyi? Herkes bir beklesin yargılamadan önce. Böyle şeyler kısmet.”

    “HANDE ÇOK MUTLU GÖZÜKÜYOR!”

    Gazetemagazin’den Umut Ünver’e özel açıklamalarda bulunan abla Gamze Erçel, henüz Onur Güvenatam ile şahsen tanışmadığını ancak kardeşindeki değişimi fark ettiğini söyledi. “Onur Bey sosyal medya kullanmıyor bildiğim kadarıyla” diyerek hakkında çıkan yorum iddialarını yalanlayan Erçel, en önemli noktayı şu sözlerle vurguladı: “Hande şu an çok mutlu gözüküyor.” Bu sözler, magazin dünyasında “Abla Erçel’den onay çıktı” şeklinde yorumlandı.

    45 YAŞINDAKİ DEV YAPIMCI İLE YENİ BİR DÖNEM

    Başarılı dizilerin mimarı Onur Güvenatam ile Hande Erçel’in bu taze ilişkisi, sadece özel hayatlarını değil, ünlü oyuncunun kariyer planlarını da etkileyecek gibi görünüyor. Londra’da başlayan bu romantik hikayenin, İstanbul’da nasıl bir yöne evrileceği ve ikilinin ne zaman el ele objektif karşısına geçeceği ise şimdiden büyük merak konusu.

  • Yılbaşı öncesi güvenlik masaya yatırıldı

    Yılbaşı öncesi güvenlik masaya yatırıldı

    Toplantıya Vali Yiğitbaşı’na İl Emniyet Müdürü Ahmet Birtan Erol ile İl Jandarma Komutanı Jandarma Albay Murat Kaya eşlik etti. Görüşmede, yaklaşan yılbaşı öncesinde ülke genelinde ve illerde alınacak asayiş, trafik ve kamu güvenliği tedbirleri detaylı şekilde değerlendirildi.

    Toplantıda, yılbaşı gecesi ve tatil süresince vatandaşların huzur ve güvenliğini sağlamak amacıyla denetimlerin artırılması, özellikle trafik yoğunluğunun artacağı güzergâhlarda alınacak önlemler, alkol denetimleri ve olası olumsuzluklara karşı emniyet ve jandarma birimlerinin koordineli çalışması konuları ele alındı.

    Vali Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı, Afyonkarahisar’da yılbaşı sürecinin huzur ve güven ortamı içerisinde geçirilmesi için ilgili tüm kurumların gerekli hazırlıkları tamamladığını belirterek, vatandaşların da trafik kurallarına ve güvenlik uyarılarına hassasiyet göstermesinin önemine dikkat çekti.

  • Arda Güler’in maaşı olay oldu! İşte merak edilen o rakam…

    Arda Güler’in maaşı olay oldu! İşte merak edilen o rakam…

    İspanyol medyası, “Arda bu parayı hak ediyor mu?” sorusunu tartışmaya açtı…

    ARDA GÜLER’E 5.2 MİLYON EURO

    El Plural’da yer alan analize göre, Arda Güler’in yıllık brüt maaşı tam 5.2 milyon Euro. Haberde, henüz gelişim aşamasında olan bir genç oyuncu için bu rakamın oldukça yüksek olduğu savunulsa da, Real Madrid’in politikası net: Eflatun-beyazlılar, Arda’yı sadece bir futbolcu değil; küresel bir pazarlama ikonu ve geleceğin 100 milyon Euro’luk satışı olarak görüyor. Şu anki 90 milyon Euro’luk piyasa değeri ise Madrid yönetiminin haklılığını kanıtlar nitelikte.

    FERMIN LOPEZ GERİDE KALDI!

    Barcelona’nın La Masia altyapısından yetişen ve bu sezon 18 maçta 7 gol, 4 asistlik müthiş bir katkı sağlayan Fermin Lopez’in maaşı ise Arda’nın gerisinde kaldı. Yıllık 4 milyon Euro brüt kazancı olan Lopez ile Arda arasındaki fark, iki dev kulübün mali felsefesini de özetliyor:

    • Real Madrid: Genç yetenekleri yüksek maaşla bağlayıp yıldızlaştırıyor.

    • Barcelona: Ekonomik krizle boğuştuğu için altyapı oyuncularına daha düşük limitlerle yaklaşıyor.

    PİYASA DEĞERİNDE ARDA GÜLER RÜZGARI!

    Performans ve değer bazında yapılan kıyaslamada Arda Güler, her ne kadar gol sayısında geride kalsa da (4 gol, 9 asist), takım oyununa katkısı ve potansiyeliyle fark atıyor. 70 milyon Euro değerindeki Fermin Lopez’e karşı 90 milyon Euro’luk devasa bir piyasa değerine ulaşan 20 yaşındaki milli gururumuz, Real Madrid’in neden ona bu yatırımı yaptığını her geçen gün sahada ispatlamaya devam ediyor.

  • Afyonkarahisar’da 9 ve 12 aylık SPI değerleri şiddetli ve olağanüstü kuraklık seviyesinde

    Afyonkarahisar’da 9 ve 12 aylık SPI değerleri şiddetli ve olağanüstü kuraklık seviyesinde

    İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, son yağışların bazı bölgelerde kısa vadeli rahatlama sağladığını ancak 12 ve 24 aylık verilerin Türkiye genelinde tarımsal ve hidrolojik kuraklığın alarm düzeyinde sürdüğünü gösterdiğini söyledi.
    Meteoroloji Genel Müdürlüğünün (MGM) Standartlaştırılmış Yağış İndeksi (SPI) kasım ayı haritası yayımlandı. Buna göre 12 ve 24 aylık haritalarda kuraklığın etkisinin devam ettiği görülüyor.
    Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, Türkiye’nin büyük bölümünde kısa vadede yağışlarla kısmi iyileşme görülse de orta ve uzun vadeli kuraklığın devam ettiğini söyledi.
    Kuraklığın etkilerinin 6, 9, 12 ve 24 aylık SPI haritalarında daha net görüldüğünü belirten Kadıoğlu, “Tarımsal ve hidrolojik kuraklık Türkiye genelinde yaygın durumda. Özellikle 12 ve 24 aylık veriler, barajlar, yer altı suları ve göller açısından alarm veriyor.” ifadesini kullandı.
    Kadıoğlu, bu ölçekte görülen kuraklığın, yağışlı bir mevsimde bile su kaynaklarının hızla toparlanamamasına neden olduğunu, bunun da yapısal bir su yönetimi sorununa işaret ettiğini dile getirdi.Kısa dönem 3 aylık SPI verilerinin meteorolojik kuraklık açısından bazı bölgelerde toparlanmaya doğru yönelimi gösterdiğini aktaran Kadıoğlu, “Son yağışlar özellikle Karadeniz, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu’nun bazı kesimlerinde kısa vadeli rahatlama sağladı. Ancak bu tablo 2 yıldır biriken su açığını kapatmaya yetmiyor.” dedi.
    Kadıoğlu, geçici iyileşmenin, özellikle tarım ve içme suyu planlamasında yanlış bir rahatlama algısı oluşturmaması gerektiğine dikkati çekerek, karar vericilerin kısa vadeli yağışlara değil, uzun dönemli eğilimlere odaklanmasının hayati olduğunun altını çizdi.
    En kritik bölgenin İç Anadolu olduğuna işaret eden Kadıoğlu, Konya Kapalı Havzası’nda yer altı su seviyelerinin hızla düştüğünü, Konya, Karaman, Niğde ve Aksaray’da tüm zaman ölçeklerinde olağanüstü kuraklık görüldüğünü, bunun sadece tarımı değil, sosyoekonomik yapıyı da tehdit eden bir duruma dönüştüğünü kaydetti.
    Kadıoğlu, yer altı sularına aşırı bağımlılığın obruk oluşumları ve tarımsal üretimde sürdürülemez bir yapıyı da getirdiğini belirterek, söz konusu bölgelerde suya dayalı kalkınma anlayışının acilen gözden geçirilmesi gerektiğini bildirdi.

    Marmara ve Trakya’da uzun vadeli su açığı

    Marmara Bölgesi’nde son aylarda yağışlar artmasına rağmen, iki yıllık yağış açığının kapanmadığını dile getiren Kadıoğlu, “İstanbul dahil Marmara genelinde 3 aylık ölçekte nispi bir iyileşme var ancak 12 ve 24 aylık SPI haritaları çok şiddetli kuraklığa işaret ediyor. Trakya’da Edirne, Tekirdağ ve Kırklareli olağanüstü kurak sınıfında.” değerlendirmesinde bulundu.

    Kadıoğlu, bölgede yüksek nüfus ve sanayi yoğunluğu nedeniyle su talebinin çok yüksek olduğunu hatırlatarak, Marmara’da kuraklığın etkilerinin diğer bölgelere göre daha hızlı ve sert hissedilebileceğinin altını çizdi.
    Söz konusu durumun baraj doluluk oranlarını doğrudan etkilediğine işaret eden Kadıoğlu, içme suyu açısından dikkatli olunması gerektiği, özellikle büyükşehirlerde su tüketim alışkanlıklarının değişmemesi halinde yağışlı dönemlerde dahi su stresi yaşanabileceğini vurguladı.
    Ege ve AkdenizEge Bölgesi’nin iç kesimlerinde de tarımsal kuraklığın belirgin olduğunun altını çizen Kadıoğlu, “Manisa, Uşak, Kütahya ve Afyonkarahisar’da 9 ve 12 aylık SPI değerleri şiddetli ve olağanüstü kuraklık seviyesinde. Bu durum zeytin, üzüm ve hububat üretimini ciddi şekilde etkileyebilir.” dedi.
    Kadıoğlu, Ege’de özellikle yer altı suyu ile sulanan tarım alanlarında maliyetlerin arttığını, bunun da çiftçi gelirlerini ve gıda fiyatlarını doğrudan etkileyebileceğini söyledi.
    Akdeniz kıyılarının görece daha iyi durumda olduğunu belirten Kadıoğlu, iç kesimlerde özellikle Göller Yöresi’nde su kaybının sürdüğüne dikkati çekti.
    Kadıoğlu, Burdur ve çevresindeki göllerin hızla küçülmesinin iklim değişikliğinin en somut göstergelerinden biri olduğuna işaret ederek, bu alanların yalnızca tarımsal değil ekolojik açıdan da kritik eşiklere yaklaştığını ifade etti.

    Karadeniz’de yağış fazlası sorunu

    Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu
    Doğu Karadeniz’de yağışların mevsim normallerinin üzerinde seyrettiğini aktaran Kadıoğlu, “Rize, Trabzon ve Artvin’de kuraklıktan ziyade sel ve heyelan riski ön planda. Bu bölgelerde su fazlasının doğru yönetilmesi gerekiyor.” ifadesini kullandı.
    Kadıoğlu, asıl sorunun yağışın yönetimi olduğuna dikkati çekerek, yağan suyun depolanamadan hızla denize aktığını, bu nedenle erken uyarı sistemleri, dere yatakları ve heyelan risk haritalarının hayati önem taşıdığını dile getirdi.
    Batı Karadeniz’de ise Zonguldak, Bartın, Karabük, Bolu, Düzce kısa vadede ciddi bir sorun görülmemesine rağmen 12 ve 24 aylık SPI verilerinin hidrolojik kuraklığa işaret ettiğini aktaran Kadıoğlu, bu sessiz sürecin su kaynaklarını ve orman ekosistemlerini yavaş yavaş kırılgan hale getirdiğini söyledi.
    Kadıoğlu, İç Karadeniz’de Çorum, Amasya, Tokat’ta tarımsal kuraklığın öne çıktığına, özellikle hububat ve yem bitkilerinde verim kaybı riskinin arttığına işaret ederek, “Doğu Karadeniz’de suyu sınırsız sanmak, Batı ve İç Karadeniz’de ise ilerleyen kuraklığı göz ardı etmek büyük hata olacaktır. İklim değişikliğiyle bölgede kuraklık ve taşkın risklerinin birlikte yönetilmesi gerekiyor.” diye konuştu.
    Su tasarrufu çağrısı
    Kuraklığın artık geçici bir sorun olmadığını vurgulayan Kadıoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:”Türkiye iklim değişikliğinin etkilerini net biçimde yaşıyor. Su yönetimini yağışlı yıllara göre değil, kurak yılları esas alarak planlamak zorundayız. Bireysel ve kurumsal düzeyde su tasarrufu hayati önem taşıyor. Bugün tasarruf edilen her damla su, yarının güvenliğidir. Özellikle İç Anadolu, Marmara ve Ege’de acil su tasarrufu önlemleri hayata geçirilmelidir.”
  • Cumartesi için kar uyarısı: Çorum, Amasya, Tokat ve 12 il daha…

    Cumartesi için kar uyarısı: Çorum, Amasya, Tokat ve 12 il daha…

    Cumartesi günü 15 ilde kar yağışı beklenirken, İstanbul için “pazartesi” uyarısı yapıldı. İşte kış kapıya dayandığında bilmeniz gerekenler…

    CUMARTESİ GÜNÜ KAR BEKLENEN İLLER:

    Meteoroloji’nin haftalık tahmin raporuna göre, Cumartesi günü dondurucu hava dalgasıyla birlikte 15 ilde kar yağışı etkili olacak. Özellikle İç Anadolu’nun kuzeyi ve Karadeniz’in iç kesimlerinde beyaz örtü kendisini gösterecek.

    Kar beklenen iller:

    Düzce, Bolu, Karabük, Kastamonu, Çankırı, Çorum, Yozgat, Amasya, Tokat, Sivas, Gümüşhane, Bayburt, Ardahan, Van ve Hakkari.

    AKOM’DAN İSTANBUL’A “KARLA KARIŞIK” UYARISI!

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM), megakentte sıcaklıkların hızla düşeceğini bildirdi. Cuma gününden itibaren havanın “buz keseceğini” duyuran AKOM, pazartesi günü için şu uyarıyı yaptı:

    “Sıcaklıkların 5 derecenin altına inmesiyle birlikte İstanbul’da karla karışık yağmur etkili olacak. Kuzeyli rüzgarların etkisiyle hissedilen sıcaklıklar çok daha düşük seyredecek.”

    ANTALYA VE MUĞLA’DA FIRTINA KABUSU!

    Kuzeyde kar hazırlığı varken, güneyde ise “gök gürültülü sağanak” alarmı var. Antalya ve Muğla kıyılarında kuvvetli yağışlarla birlikte fırtına bekleniyor. Sel ve su baskınlarına karşı vatandaşların tedbirli olması istenirken, rüzgarın hızının zaman zaman saatte 50 kilometreyi aşacağı tahmin ediliyor.

  • FERHAT NE OLACAK BİZİM KÖYÜN HALİ?

    FERHAT NE OLACAK BİZİM KÖYÜN HALİ?

    Köyümdeki sıkıntıyı geçen haftalarda sürekli dile getirmiştim. Yetkililerle görüşüp yapılması gerekenler hakkında bilgiler almıştım. Göldeki yangın nedeniyle köyde sabah saatlerinde oluşan duman ve koku için çözüm yolları arayışımız sürüyor.

    Başlıktaki soruyu ben sormadım. Bu soru bana soruldu.

    Tam bugünlerde köyüm Çayıryazı’nın dışında yaşayan bir abimiz bana mesaj attı. Abimizin başlıkta kullandığım sözü içimi yaraladı. “Ferhat ne olacak bizim köyün hali” diyordu abim.

    Görsel olarak paylaştım mesajını sizde görün diye. Çünkü o fotoğraf, anlatmak istediklerimin sessiz ama en gerçek kanıtı… “Ferhat ne olacak bizim köyün hali?” diyordu ve şunları yazmıştı: “Ferhat ne olacak bizim köyün hali? Sabah sisten gidilmiyor. Cumartesi günü akşam köye gittim. Çok kötü sis var. Öğle geçene kadar ancak kalktı. Trafik, Bulanık Köyü’nde araçları sisten dolayı salmadı. Göcen köyünden Çay’a salmadı. Ne olacak köyün hali bilmiyorum.”

    Ben abimize gereken cevabı verdim. Şimdi aynı soruyu buradan soruyorum:

    Ne olacak Çayıryazı Köyü’nün hali?

    HATIRLATAYIM

    İki yıl önce, eski Geneli mevkiindeki kamışlık alan kimliği belirsiz kişilerce yakıldı. O günden bu yana yangın tam anlamıyla hiç sönmedi. Zaman zaman küle döndü, sonra yeniden içten içe yanmaya başladı. Soğuk havalarla birlikte bu kez duman olarak geri döndü. Bugün Çayıryazı’nın üstünde dolaşan şey kitle değil. Zehirli bir perde. Sabah saatlerinde göz gözü görmüyor. Astımı olan nefes alamıyor. KOAH hastaları dışarı çıkamıyor. Hayvancılıkla geçinen köylülerim hayvanlarının başına gidemiyor. Soruyorum: Bu köyün sorunlarının çözülmesi için illa birinin ölmesi mi gerekiyor? Köy yolunda yaşanan kazaları yıllardır yazıyoruz, söylüyoruz. Görüş mesafesi sıfıra düşüyor.


    ÇOK ERKEN OLDU EMİNE HOCAM

    Bazı kayıplar vardır; haber olur, okunur, geçer.

    Bazılarıysa insanın içine çöker… Sessizce, ağır ağır.

    Biz küçükken hep öyle öğrendik. Öğretmenlerimiz hepimiz için çok değerlidir. Ve benim için en değerli kişiler diyebilirim. Çocukluğumdan bu yaşıma kadar çok severim ben öğretmenlerimizi… Bize biz olmayı öğreten o insanlara karşı ne yapsak az… İşte o isimlerden bir tanesi de Emine Dağdelen hocamdı. O benim ablamdı. Kendisi de bana “Bizim oğlan” derdi. Komşu köylü olduğumuz için ara sıra “Köylüm” diye de hitap ederdi. Benim de çok hoşuma giderdi. Yalnız olmadığımızı, ortak değerlerimizin Çayıryazı ve Aydoğmuş olduğunu bilirdik.

    Ve maalesef önceki gün çok değerli Emine hocamı kaybettik. Onun vefatı, bir eğitimcinin kaybından çok daha fazlası… Onu yalnızca “Emine Öğretmen” olarak tanıyanlar vardır ama ben ise onu ablam gibi severdim, ara ara sohbet ederdik, kelimelerinde huzur bulduğum bir insan olarak tanıdım. Edebiyat öğretmeniydi ama edebiyatı sadece müfredattan ibaret görmezdi. Hayatı anlatırdı. Acıyı, sabrı, umudu… Belki de bu yüzden öğrencileri onu bu kadar çok sevdi. Çünkü Emine ablam, öğrencilerine önce insan olmayı öğretirdi.

    Hayat ona iyi davranmadı. Babası Fevzi Hocamı kaybetti önce, ardından amansız bir hastalıkla mücadele etti. Ama ne hastalığına yenik düştü ne de hayata küstü. Metanetiyle, zarafetiyle, sessiz gücüyle ayakta durdu. Hastane odasında bile öğretmenliğini, insanlığını bırakmadı. Öğretmenler Günü’nü hastanede geçirdiği gün, onu yalnız bırakmayan meslektaşlarının ziyareti aslında bir vefanın göstergesiydi. Çünkü Emine hocam, görevini yapan bir öğretmen değil; iz bırakan bir öğretmendi. O gün edilen “en kısa zamanda aramıza dönecek” temennisi, bugün yerini derin bir hüzne bıraktı ama bıraktığı izleri silmeye yetmedi. Bugün ardından konuşulan her cümlede sevgi var. Öğrencilerinin gözyaşında minnet var. Meslektaşlarının sözlerinde saygı var. Bu, herkese nasip olmaz. O artık aramızda değil belki ama eminim ki öğrencilerinin kalbinde, onu sevenlerin dualarında yaşamaya devam edecek. Çünkü böyle insanlar ölmez; çoğalır. Mekânın cennet olsun Emine ablacım. İyi ki bu hayata dokundun. İyi ki seni tanıdık.

    Sevgiyle kalın… Umutla kalın…

  • Milyonların gözü burada: Yüzyılın konut projesinde tarih belli oldu!

    Milyonların gözü burada: Yüzyılın konut projesinde tarih belli oldu!

    500 bin konutluk dev projede başvuru süreci sona ererken, hak sahiplerini belirleyecek büyük kura çekimi önümüzdeki pazartesi başlıyor. “Ev Sahibi Türkiye” sloganıyla hayata geçirilen projede tam 2 ay boyunca kura heyecanı yaşanacak.

    29 ARALIK’TA BAŞLIYOR: İŞTE TAKVİM VE ŞARTLAR!

    Hak sahipliği heyecanı 29 Aralık’ta başlayıp 27 Şubat’a kadar kesintisiz devam edecek. Dar gelirli vatandaşlar için yatay mimari ve geleneksel dokuya uygun inşa edilecek konutlar, %10 peşinat ve 240 aya varan vade seçenekleriyle yeni sahiplerini bulacak.

    • Vade ve Peşinat: %10 peşinat ödeyen hak sahipleri, 20 yıla yayılan taksitlerle ev sahibi olabilecek.

    • Daire Seçenekleri: Projenin %40’ını 80 metrekarelik 2+1, %30’unu 65 metrekarelik 2+1 ve kalan %30’unu ise 55 metrekarelik 1+1 konutlar oluşturuyor.

    • Özel Kontenjan: Şehit yakınları ve gazilere %5, engellilere %5, emeklilere %20, gençlere %20 ve 3 çocuklu ailelere %10 kontenjan ayrıldı.

    TAKSİTLER NE KADAR OLACAK?

    Konut fiyatları ve ödeme planları bölgeye göre ikiye ayrıldı. İşte hayallerdeki eve kavuşmanın aylık maliyeti:

    Anadolu İlleri:

    • 1+1 Konut: 1.800.000 TL (Taksit: 6.750 TL)

    • 65 m² 2+1: 2.200.000 TL (Taksit: 8.250 TL)

    • 80 m² 2+1: 2.650.000 TL (Taksit: 9.938 TL)

    İstanbul:

    • 1+1 Konut: 1.950.000 TL (Taksit: 7.313 TL)

    • 65 m² 2+1: 2.450.000 TL (Taksit: 9.188 TL)

    • 80 m² 2+1: 2.950.000 TL (Taksit: 11.063 TL)

    İLK TESLİMAT MART 2027’DE!

    Projede aslan payı 100 bin konutla İstanbul’un olurken; Ankara 30 bin, İzmir 21 bin, Bursa 17 bin ve Konya 15 bin konutla takipte. Kura çekimlerinin tamamlanmasının ardından hızla yükselecek binaların ilk anahtar teslimlerinin Mart 2027 itibarıyla yapılması planlanıyor.

  • Kayıhan Belediyesi’nin tanıtım klibine sosyal medyada yoğun ilgi

    Kayıhan Belediyesi’nin tanıtım klibine sosyal medyada yoğun ilgi

    Tanıtım klibinin çekimleri; Kayıhan’ın ve bölgenin doğal yerleşim alanları, turizm açısından öne çıkan noktaları ile çeşitli doğal ve kültürel mekânlarda gerçekleştirildi. Çalışmada, beldenin sahip olduğu doğal güzellikler ve turizm değerleri ön plana çıkarıldı.

    Kayıhan Belediye Başkanı Mustafa Demiray, klibe ilişkin yaptığı açıklamada, Kayıhan’ın ve İhsaniye bölgesinin doğası ve tarihiyle önemli bir turizm potansiyeline sahip olduğunu belirterek, bu tür tanıtım çalışmalarının beldenin bilinirliğine ve turizmine katkı sağlayacağını ifade etti. Demiray, Kayıhan’ın değerlerini tanıtmak adına çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı.

  • Bu burçlar 2026’da yaşadı: İşte paraya para demeyecekler burçlar…

    Bu burçlar 2026’da yaşadı: İşte paraya para demeyecekler burçlar…

    Satürn’ün Koç burcuna geçişiyle bekleme dönemi sona ererken, Uranüs ve Plüton’un güçlü etkileşimleri finansal dünyada kartları yeniden dağıtıyor. Uzman astrologlara göre, 2026’da disiplinli davranan ve doğru zamanda risk alan 4 burç, hayatının en büyük finansal sıçramasını yapmaya hazırlanıyor.

    İŞTE 2026’DA ZENGİN OLACAK BURÇLAR

    1. Boğa: “Sessiz ve Derinden Gelen Zenginlik” Boğalar için 2026, yıllardır ektikleri tohumların hasat zamanı. Gayrimenkul, toprak yatırımları ve uzun vadeli fonlar bu yıl ana kazanç kapınız olacak. Bir anda gelen geçici paralar yerine, ömür boyu sürecek kalıcı bir servetin temellerini atacaksınız. Sabrınızın meyvesini nihayet topluyorsunuz.

    2. Akrep: “Kontrol Eden ve Kazanan” Akrepler için 2026, büyük ölçekli paraların yılı. Ortaklı işler, büyük miraslar veya stratejik fon yatırımları gündeminizde olacak. “Kontrol eden kazanır” mottosuyla hareket ederseniz, kaybettiğinizi düşündüğünüz her şeyin aslında daha büyük bir kazancın kapısı olduğunu göreceksiniz. Finansal dönüşümünüz tam kapasite başlıyor.

    3. Oğlak: “Kariyer Zirvesinden Gelen Servet” Disiplinin temsilcisi Oğlaklar için 2026, bir taçlanma dönemi. Kariyerinizde alacağınız büyük sorumluluklar ve terfiler, beraberinde ciddi bir nakit akışını getirecek. Özellikle devlet bağlantılı işler ve büyük projeler, Oğlak burçlarını yıl sonunda hayal bile edemeyecekleri bir birikime ulaştırabilir.

    4. Yay: “Dijital Dünyanın Yeni Milyoneri” Yay burçları için 2026, sınırların ötesine geçme yılı. Yurt dışı bağlantılı projeler, dijital yayıncılık, e-ticaret ve teknoloji odaklı yatırımlar size servet kapılarını aralayacak. “Doğru zamanda cesur olan kazanır” kuralı Yaylar için çalışacak; beklenmedik ve hızlı kazançlara hazır olun.

    2026’DA PARAYLA SINANACAK BURÇLAR

    • Koç: Aceleci kararlar cüzdanınızı boşaltabilir. Sabretmeyi öğrenmelisiniz.

    • Terazi: Kararsızlık, büyük fırsatların elinizden uçup gitmesine neden olabilir.

    • Balık: Hayal dünyasından çıkıp gerçekçi finansal planlar yapmazsanız hayal kırıklığı yaşayabilirsiniz.

  • 2026’da şans onlardan yana: İşte paraya para demeyecekler burçlar…

    2026’da şans onlardan yana: İşte paraya para demeyecekler burçlar…

    Satürn’ün Koç burcuna geçişiyle bekleme dönemi sona ererken, Uranüs ve Plüton’un güçlü etkileşimleri finansal dünyada kartları yeniden dağıtıyor. Uzman astrologlara göre, 2026’da disiplinli davranan ve doğru zamanda risk alan 4 burç, hayatının en büyük finansal sıçramasını yapmaya hazırlanıyor.

    İŞTE 2026’DA ZENGİN OLACAK BURÇLAR

    1. Boğa: “Sessiz ve Derinden Gelen Zenginlik” Boğalar için 2026, yıllardır ektikleri tohumların hasat zamanı. Gayrimenkul, toprak yatırımları ve uzun vadeli fonlar bu yıl ana kazanç kapınız olacak. Bir anda gelen geçici paralar yerine, ömür boyu sürecek kalıcı bir servetin temellerini atacaksınız. Sabrınızın meyvesini nihayet topluyorsunuz.

    2. Akrep: “Kontrol Eden ve Kazanan” Akrepler için 2026, büyük ölçekli paraların yılı. Ortaklı işler, büyük miraslar veya stratejik fon yatırımları gündeminizde olacak. “Kontrol eden kazanır” mottosuyla hareket ederseniz, kaybettiğinizi düşündüğünüz her şeyin aslında daha büyük bir kazancın kapısı olduğunu göreceksiniz. Finansal dönüşümünüz tam kapasite başlıyor.

    3. Oğlak: “Kariyer Zirvesinden Gelen Servet” Disiplinin temsilcisi Oğlaklar için 2026, bir taçlanma dönemi. Kariyerinizde alacağınız büyük sorumluluklar ve terfiler, beraberinde ciddi bir nakit akışını getirecek. Özellikle devlet bağlantılı işler ve büyük projeler, Oğlak burçlarını yıl sonunda hayal bile edemeyecekleri bir birikime ulaştırabilir.

    4. Yay: “Dijital Dünyanın Yeni Milyoneri” Yay burçları için 2026, sınırların ötesine geçme yılı. Yurt dışı bağlantılı projeler, dijital yayıncılık, e-ticaret ve teknoloji odaklı yatırımlar size servet kapılarını aralayacak. “Doğru zamanda cesur olan kazanır” kuralı Yaylar için çalışacak; beklenmedik ve hızlı kazançlara hazır olun.

    2026’DA PARAYLA SINANACAK BURÇLAR

    • Koç: Aceleci kararlar cüzdanınızı boşaltabilir. Sabretmeyi öğrenmelisiniz.

    • Terazi: Kararsızlık, büyük fırsatların elinizden uçup gitmesine neden olabilir.

    • Balık: Hayal dünyasından çıkıp gerçekçi finansal planlar yapmazsanız hayal kırıklığı yaşayabilirsiniz.

  • Eşref Rüya’da veda: Son bölümü çektiler!

    Eşref Rüya’da veda: Son bölümü çektiler!

    Çarşamba akşamlarının vazgeçilmezi olan dizide, hikayenin kilit isimlerinden biri olan Şener Savaş, senaryo gereği projeye veda ediyor.

    27. BÖLÜMDE VEDA

    Gazeteci Birsen Altuntaş’ın haberine göre; Ethem Özışık ve Lokman Maral’ın kaleme aldığı dizide heyecan dozu zirveye çıkıyor. Eşref tarafından Kadir’in yanına köstebek olarak yerleştirildiği deşifre olan Sadık, kurulan hain bir pusuya düşüyor. Dizinin 27. bölümünde yaşanacak bu kanlı hesaplaşma, Sadık karakterinin de sonu olacak.

    SETTE DUYGUSAL VEDA: 

    Usta oyuncu Şener Savaş, son sahnesinin çekimlerini tamamladıktan sonra set ekibiyle vedalaştı. Yapım şirketi tarafından emekleri için teşekkür edilen Savaş için sette özel bir pasta kesildi. Başarılı oyunculuğuyla takdir toplayan usta ismin diziden ayrılması, sosyal medyada şimdiden “Eşref’in sağ kolu gitti, şimdi ne olacak?” yorumlarına neden oldu.

  • Fatih Tekke:”Hayaller birleştirir, gerçekler ayrıştırır”

    Fatih Tekke:”Hayaller birleştirir, gerçekler ayrıştırır”

    📶https://kanal3.com.tr/
    Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Ederek Son Dakika Haberleri Alabilirsiniz;
    İnstagram : https://www.instagram.com/kanal3tv
    Facebook : <a href=”https://www.facebook.com/kanal3tv” target=”_blank” rel=”nofollow”>https://www.facebook.com/kanal3tv
    X: https://x.com/kanal3tv
    Telegram : https://t.me/kanal3_tv
    Whatsapp : https://whatsapp.com/channel/0029VaFDm2rEKyZKvlSELq17
    Next : https://sosyal.teknofest.app/@kanal3tv

    #Kanal3AnaHaber #Kanal3Haber #Kanal3 #trabzon #trabzonspor #fatihtekke #teknikdirektör #gençlerbirligi #ankara

  • İyi ki varsın Eren…

    İyi ki varsın Eren…

    📶https://kanal3.com.tr/
    Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Ederek Son Dakika Haberleri Alabilirsiniz;
    İnstagram : https://www.instagram.com/kanal3tv
    Facebook : <a href=”https://www.facebook.com/kanal3tv” target=”_blank” rel=”nofollow”>https://www.facebook.com/kanal3tv
    X: https://x.com/kanal3tv
    Telegram : https://t.me/kanal3_tv
    Whatsapp : https://whatsapp.com/channel/0029VaFDm2rEKyZKvlSELq17
    Next : https://sosyal.teknofest.app/@kanal3tv

    #Kanal3AnaHaber #Kanal3Haber #Kanal3 #erenbülbül #şehit #unutmadık #unutmayacagiz #iyikivarsın #trabzon

  • Antalya’da ambulansa yol vermeye çalışan araç kaza yaptı!

    Antalya’da ambulansa yol vermeye çalışan araç kaza yaptı!

    Antalya’nın Manavgat ilçesinde ambulansın karıştığı kazaya müdahale için giden başka bir ambulansa yol vermek isteyen otomobil, ana yola kontrolsüz çıkınca başka bir araçla çarpıştı.

    Kazada TOFAŞ model otomobil hurdaya dönerken, araç parçaları metrelerce savruldu. İki ayrı kazada 3’ü sağlık çalışanı olmak üzere toplam 9 kişi yaralandı.

    📶https://kanal3.com.tr/
    Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Ederek Son Dakika Haberleri Alabilirsiniz;
    İnstagram : https://www.instagram.com/kanal3tv
    Facebook : https://www.facebook.com/kanal3tv
    X: https://x.com/kanal3tv
    Telegram : https://t.me/kanal3_tv
    Whatsapp : https://whatsapp.com/channel/0029VaFDm2rEKyZKvlSELq17
    Next : https://sosyal.teknofest.app/@kanal3tv

    #Kanal3AnaHaber #Kanal3Haber #Kanal3 #antalya #manavgat #trafik #kaza #otomobil #ambulans #haber

  • “Ekonomist Dr. Serdar Oğuz’dan çarpıcı tespit: Sorun fakirlikte değil, doyumsuzlukta.”

    “Ekonomist Dr. Serdar Oğuz’dan çarpıcı tespit: Sorun fakirlikte değil, doyumsuzlukta.”

    📶https://kanal3.com.tr/
    Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Ederek Son Dakika Haberleri Alabilirsiniz;
    İnstagram : https://www.instagram.com/kanal3tv
    Facebook : <a href=”https://www.facebook.com/kanal3tv” target=”_blank” rel=”nofollow”>https://www.facebook.com/kanal3tv
    X: https://x.com/kanal3tv
    Telegram : https://t.me/kanal3_tv
    Whatsapp : https://whatsapp.com/channel/0029VaFDm2rEKyZKvlSELq17
    Next : https://sosyal.teknofest.app/@kanal3tv

    #Kanal3AnaHaber #Kanal3Haber #Kanal3 #ekonomi #zam #zengin #fakir #enflasyon #sorun #gündem

  • Depremde İhmali Bulunanlara Af Gündeme Gelemez!

    Depremde İhmali Bulunanlara Af Gündeme Gelemez!

    📶https://kanal3.com.tr/
    Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Ederek Son Dakika Haberleri Alabilirsiniz;
    İnstagram : https://www.instagram.com/kanal3tv
    Facebook : <a href=”https://www.facebook.com/kanal3tv” target=”_blank” rel=”nofollow”>https://www.facebook.com/kanal3tv
    X: https://x.com/kanal3tv
    Telegram : https://t.me/kanal3_tv
    Whatsapp : https://whatsapp.com/channel/0029VaFDm2rEKyZKvlSELq17
    Next : https://sosyal.teknofest.app/@kanal3tv

    #Kanal3AnaHaber #Kanal3Haber #Kanal3 #deprem #6şubat #gundem #adalet #haber #kahramanmaraş #şanlıurfa #hatay #malatya