Yazar: admin

  • AFSÜ’de yapay zekâ destekli biyoistatistik eğitimi

    AFSÜ’de yapay zekâ destekli biyoistatistik eğitimi

    Bu kapsamda AFSÜ Bilgi İşlem Daire Başkanlığı tarafından organize edilen “Yapay Zekâ Destekli DataBeeg ile Biyoistatistik Eğitimi” Veri Analizi Ekip Lideri ve Databeeg Eğitmeni Ezgi Pasin tarafından verildi.

    Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İbrahim Keleş’in katılımıyla Mavi Salonda yapılan eğitime, Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Cengiz Sarıkürkcü, Bilgi İşlem Daire Başkanı Yük. Müh. Recep Özkan, çok sayıda akademik personel ve öğrenciler katıldı. Biyoistatistik analizlerinde yapay zekâ uygulamalarının tanıtımına ve etkin kullanımına yönelik eğitimde, yapay zeka araçlarının biyoistatistiksel verilerin daha hızlı, doğru ve etkin şekilde analiz edilmesine ve bu süreçlere yapay zeka araçlarının nasıl entegre edilebileceğine dair detaylı bilgiler verildi.

    AFSÜ’lü öğretim elemanlarının ve öğrencilerin dijital dönüşüm sürecinde yetkinliklerini artırmayı hedefleyen eğitimler, önümüzdeki dönemde de sürdürülecek.

  • ÖZEL HABER – Afyon Lisesi’nden Düğün Şarkılarına Örnek TÜBİTAK İncelemesi

    ÖZEL HABER – Afyon Lisesi’nden Düğün Şarkılarına Örnek TÜBİTAK İncelemesi

    2025 yılının Cumhurbaşkanı tarafından “Aile Yılı” ilan edilmesi üzerine Afyon Lisesi öğrencileri Tuğba Kenar ve Ceren Oğuz, toplumsal yapının önemli bir parçası olan aile kurumunu desteklemeye yönelik dikkat çekici bir TÜBİTAK projesi geliştirdi.

    Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni Gülsüm Akman danışmanlığında hazırlanan proje, Afyon’daki düğün müziklerinde yer alan olumsuz mesajları bilimsel yöntemlerle inceleyerek geniş bir farkındalık oluşturdu.


    “Ritme Kapılıp Sözleri Fark Etmiyorduk”

    Projenin fikir sahibi Tuğba Kenar, sürecin nasıl başladığını şöyle anlattı:

    “Bir derste şarkı sözlerindeki olumsuz ifadelerden bahsedildi. Ablam organizatör olduğu için sıkça düğünlere gidiyorum ve müziklere aşinayım. Ancak ritme kapıldığım için sözlerin ne anlattığını fark etmiyordum. Evde araştırınca birçok şarkıda aile ilişkilerini olumsuz etkileyebilecek ifadeler olduğunu gördüm. Bu durumu sınıf arkadaşım

    Ceren’le paylaşınca birlikte bir proje geliştirmeye karar verdik.”

    “Amacımız Şarkıları Yasaklamak Değil, Farkındalık Oluşturmak”

    Ceren Oğuz ise projenin hedefini şu sözlerle özetledi:

    “Düğünlerde çalınan şarkıların sözleri çoğu zaman gözden kaçıyor. Bizim amacımız eğlenceyi kısıtlamak değil, hangi mesajlara maruz kaldığımızın fark edilmesini sağlamak. İnsanlar isterlerse daha uygun içerikli alternatif şarkı listeleri oluşturabilir.”

    96 Şarkı İncelendi: Yarısından Fazlasında Olumsuz Mesaj Tespit Edildi

    Öğrenciler, proje kapsamında Afyonkarahisar’da düğünlerde en sık tercih edilen 96 şarkıyı ayrıntılı şekilde analiz etti.

    Bu şarkıların 48’inde, aile bağlarını zedeleyebilecek veya yanlış davranışları olağanlaştırabilecek mesajlar belirlendi.

    Tespit edilen olumsuz içerikler 6 ana kategoride toplandı:

    Aile değerlerini küçümseyen ifadeler

    Nesneleştiren söylemler

    Maddiyata aşırı vurgu yapan sözler

    Sadakatsizliği olağan gösteren mesajlar

    Uygunsuz veya kaba söylemler

    Kötü alışkanlıklara yönlendiren ifadeler

    Bilimsel analiz sonucunda, bir düğün boyunca bu şarkılardan sadece birer kere çalındığında bile dinleyicilerin çok sayıda uygunsuz mesaja maruz kaldığı ortaya kondu.

    Öğretmen Akman: “Düğünlerimizin Kalitesini Artırmayı Hedefledik”

    Danışman öğretmen Gülsüm Akman, projenin amacını şöyle anlattı: “Toplum olarak aileye önem veren bir milletiz. Ancak farkında olmadan aile yapısını zedeleyen mesajlarla karşılaşabiliyoruz. Bu projede amacımız düğünleri eleştirmek ya da eğlenceyi azaltmak değildi. Nasıl masa düzenine, menüye, süslemeye özen gösteriyorsak, şarkı listeleri de bilinçli şekilde seçilebilir dedik. Bu farkındalığı oluşturmak istedik.”

    Proje kapsamında öğrenciler;

    düğün organizatörleri,

    İl Müftülüğü

    Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ile görüşmeler yaptı ve çeşitli yerlerde sunumlar gerçekleştirerek geniş kitlelere ulaştı.

    Sunumlar Etki Yarattı: “Gençlerde Bilinç Arttı”

    Uygulanan ön test–son test yöntemiyle, sunumların ardından öğrenciler ve ailelerde farkındalığın belirgin şekilde arttığı görüldü.

    Şarkılar örneklerle incelendi, içeriklerin aile ilişkilerine etkisi üzerine tartışmalar yapıldı.

    “Afyon’dan Başlayan Bu Kıvılcım Türkiye’ye Yayılabilir”

    Projeyi Vali Kübra Güran Yiğitbaşı ve İl Millî Eğitim Müdürü’ne sunan ekip büyük destek gördü.

    Öğretmen Gülsüm Akman şu değerlendirmeyi yaptı:

    “Biz Afyon Lisesi olarak diyoruz ki: Aile Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın memleketinden bir kıvılcım yaktık. Bu çalışma Denizli’de, Ordu’da, Türkiye’nin her yerinde yapılabilir. Tüm okullara örnek olmasını istiyoruz.”

    Eğlence Devam Etsin, Ama Farkındalıkla

    Afyon Lisesi öğrencilerinin hazırladığı proje, ‘Eğlence kültürümüz toplum değerleriyle uyumlu olabilir’ mesajını merkeze alarak hem bilimsel hem sosyal açıdan dikkat çeken bir çalışma olarak öne çıktı.

  • “Türkiye’nin geleceği, insan onuruna saygıda saklı”

    “Türkiye’nin geleceği, insan onuruna saygıda saklı”

    CHP İl Başkanı Hasan Karadeniz, “10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü” dolayısıyla yayınladığı açıklamada, “Bugün, 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü’nde, hem ülkemizde hem de dünyada en temel hakların dahi tartışılır hale geldiği bir dönemin içerisindeyiz. Bizler, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, her koşulda ve her dönemde insan haklarının evrenselliğini, dokunulmazlığını ve vazgeçilmezliğini savunmanın tarihi sorumluluğunu taşıyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Yurtta sulh, cihanda sulh’ ilkesini yalnızca bir dış politika şiarı değil, insan onurunu merkeze alan bir yaşam anlayışı olarak görüyoruz. Çünkü biliyoruz ki; insan hakları yok sayıldığında toplumda barış, huzur ve adalet ayakta kalamaz” dedi.

    “CUMHURİYETİMİZİN FELSEFESİ, ÖZGÜR YAŞAMAYI ESAS ALIR”

    Başkan Karadeniz, “Ne yazık ki bugün ülkemizde ifade özgürlüğü baskılanmakta, basın mensupları tehdit altında çalışmakta, kadınların yaşam hakları korunamamakta, gençlerin eşitlik ve fırsat hakkı zedelenmekte, adalet sistemi siyasallaştırılmakta, hukukun üstünlüğü yerine üstünlerin hukuku dayatılmaktadır. İnsan haklarının en geniş anlamıyla korunması gereken bir dönemde, yurttaşlarımız adalete, özgürlüğe, eşitliğe ve sosyal güvenliğe ulaşmakta zorlanmaktadır. Oysa ki Cumhuriyetimizin kurucu felsefesi, her yurttaşın eşit, özgür ve onurlu bir birey olarak yaşamasını esas alır” ifadelerine yer verdi.

    “ADALETİN OLMADIĞI YERDE İNSAN HAKLARI OLMAZ”

    İnsan haklarının önemine değinen Karadeniz, şu ifadeleri kullandı: “Bizler CHP olarak diyoruz ki: Hiçbir gücün, hiçbir otoritenin, hiçbir siyasi anlayışın insan haklarını sınırlama hakkı yoktur. İnsan hakları, iktidarın keyfine göre dağıtılan bir ayrıcalık değil; doğuştan gelen, asla geri alınamayacak bir haktır. Bugün; haksız yere cezaevinde tutulan gazeteciler için, şiddete uğrayan kadınlar için, emeğinin karşılığını alamayan işçiler için, eğitimde ve istihdamda fırsat eşitliğine ulaşamayan gençler için, kimliği ve inancı nedeniyle ötekileştirilen tüm yurttaşlarımız için bir kez daha sesleniyoruz: Adaletin olmadığı yerde insan hakları olmaz. İnsan haklarının olmadığı yerde demokrasi olmaz. Demokrasinin olmadığı yerde ise hiçbir toplum geleceğe güvenle bakamaz. Türkiye’nin geleceği; baskıda, korkuda, sansürde değil; hukukun üstünlüğünde, çoğulculukta, eşitlikte ve insan onuruna saygıda saklıdır. Bizler, insan haklarını korumanın ve güçlendirmenin yalnızca bir siyasi tercih değil, tarihe, halka ve Atatürk’e karşı bir borç olduğuna inanıyoruz. Bu bilinçle; hak, hukuk ve adalet mücadelesini yükseltmeye; her yurttaşın eşit ve onurlu bir yaşam sürmesi için çalışmaya devam edeceğiz. Unutulmamalıdır ki: İnsan hakları mücadelesi bir günün değil, bir ömrün mücadelesidir. Bu mücadele, Türkiye’nin aydınlık yarınlara yürüyüşünün temelidir. 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü’nü, tüm baskılara rağmen hak arayışından vazgeçmeyen herkesin kararlılığına duyduğumuz saygıyla kutluyor, insan onuruna yakışan bir düzeni hep birlikte kuracağımıza olan inancımızı bir kez daha yineliyoruz.”

  • “Varlık ile varoluş birbirinden ayrılır”

    “Varlık ile varoluş birbirinden ayrılır”

    Felsefenin nesnesi ve konusunun varlık problemi etrafında şekillendiğini belirten Çüçen, “Felsefenin amacı, hakikati bir şekilde anlamak, kavramak ve bunu dile getirmektir. Bu açıdan felsefenin gerçekten ne olduğunu tartışmak istiyorsak, onu varlık sorunu üzerinden ele almamız gerekir” dedi.

    Felsefede Sokrates, Platon ve Aristoteles ile varlığın artık doğrudan kendisi üzerinden değil, varlığa götüren başka kavramlar aracılığıyla ele alınmaya başlandığını belirten Çüçen, şunları kaydetti: “Örneğin Platon, varlığa ulaşabilmek için ‘idea’ adını verdiği bir kavram ortaya koyar; bu kavrama gerçek bir varlık statüsü yükler ve buradan hareketle var olanların ne olduğunu açıklamaya çalışır. Bu yaklaşım, felsefede metafiziksel düşünme olarak adlandırılır. Sokrates ile başlayan bu yöntem, felsefenin metafizik bir temelde ilerlemesine yol açar ve bu nedenle bu düşünürler metafizikçi filozoflar olarak anılır. Bu noktada şunu biraz açmak gerekir; Sokrates, Platon ve Aristoteles’le birlikte başlayan felsefe yapma tarzında varlık ile varoluş birbirinden ayrılır; varoluş ikinci plana itilerek asıl önem varlığın özü, yani onun ‘ne ise o olan’ niteliğine verilir. Özün peşine düşüldüğünde düşünce, somut gerçeklik alanından uzaklaşır; öz ideal, soyut, değişmez ve kalıcı bir düzleme taşınır. Özün bu biçimde tanımlanmaya başlanması ise bizi zorunlu olarak metafiziğe götürür; çünkü artık fizik dünyanın ötesinde bir ‘öz’ aranmaktadır. Bu metafiziksel yaklaşım, akılcı bir düşünme tarzına dayanır. Bu bağlamda Aristoteles hem bilimsel düşünme hem de felsefi araştırma için temel oluşturan klasik mantığı ve özellikle kıyas yöntemini sistemleştirir. Kıyaslar, doğru ve geçerli düşünme yollarını gösteren akıl yürütme biçimleridir ve bu nedenle felsefi araştırmada belirleyici bir rol oynarlar.”

  • Şeb-i Arûs Haftası başlıyor

    Şeb-i Arûs Haftası başlıyor

    Afyonkarahisar Belediyesi ile Uluslararası Mevlevi Kültürünü Yaşatma Derneği iş birliğinde gerçekleştirilecek program, 12 Aralık’ta Zafer Meydanı’ndan Sultan Dîvânî Mevlevîhanesi’ne yapılacak “Sevgi ve Vuslat Yürüyüşü” ile başlayacak.

    SEMA, SOHBET, TASAVVUF: MEVLÂNÂ HAFTASI PROGRAMI BELLİ OLDU


    Açılışın ardından protokol konuşmaları, ebru ve hat sergileri, atölyeler ve aşure ikramı ile ilk gün tamamlanacak. Programın diğer günlerinde ise Mesnevi sohbetleri, tasavvuf müziği dinletileri, şiir buluşmaları, sema gösterileri, Ayin-i Şerif ve çeşitli kültürel etkinlikler halkın katılımına sunulacak. 17 Aralık Çarşamba günü düzenlenecek sema gösterisi, Mevlid-i Şerif ve lokma–helva ikramları ise vuslat yıl dönümünün manevi atmosferine ev sahipliği yapacak. Belediye, tüm etkinliklerin ücretsiz olduğunu belirterek Afyonkarahisar halkını bu özel günleri birlikte yaşamaya davet etti. Afyonkarahisar Belediyesi’nden yapılan paylaşımda “Mevlâna’nın 752. Vuslat Yıldönümü kapsamında hazırlanan Şeb-i Arûs programlarımızla kalplerimizi sevgi, hoşgörü ve birlikle buluşturuyoruz. 12-17 Aralık tarihleri arasında düzenlenecek etkinliklerimize tüm halkımız davetlidir. Birlikte anıyor, birlikte hissediyoruz” ifadelerine yer verildi. Şehrin tarihi Mevlevî mirasını yaşatma çabası kapsamında hazırlanan program, hem manevi derinliği hem de kültürel çeşitliliğiyle dikkat çekiyor.

    12 ARALIK CUMA


    15.00 Zafer Meydanı’ndan Sultan Divani Mevlevihanesi’ne sevgi ve vuslat yürüyüşü

    15.30 Protokol Konuşmaları

    15.45-Ebru-Mevlevilikte 18 hizmet resim sergisi aralık hat sergileri açılışı – Atölyeler

    16.00 – Aşure dağıtımı – kapanış (Yer: Mevlevi Camii Sultan Divani Mevlevihanesi)

    13 ARALIK CUMARTESİ

    19.00- Mesnevi-İ Şerif Muhabbeti (USMEV Başkanı Hacer Aran)

    19.20 Sema gösterimi (Yer: Gedik Ahmet Paşa İl Halk Kütüphanesi Kat – 2)

    14 ARALIK PAZAR

    19.00- Hz. Mevlana ile şiirde buluşmak

    19.20 Tasavvuf Dinletisi (Kent Orkestrası)

    20.00 – Sema Gösterimi (Yer: Gedik Ahmet Paşa İl Halk Kütüphanesi Kat – 2)

    15 ARALIK PAZARTESİ

    19.00- Ayin-i Şerif

    20.00- Mutrip Ekibi & Tasavvuf Musiki Dinletisi

    (Yer: Afyon Kocatepe Üniversitesi Atatürk Kongre Merkezi)

    17 ARALIK ÇARŞAMBA

    15.00 – Semazen gösterisi Mevlid-i Şerif okutulması hasseten lokma ve helva ikramları (Yer: USMEV – Mevlevi Camii Sultan Divani Mevlevihanesi) >>>Ferhat YÜKSEL

  • Girişimcilere ‘2025 Hibe Vizyonu’ AKÜ’de tanıtıldı

    Girişimcilere ‘2025 Hibe Vizyonu’ AKÜ’de tanıtıldı

    Toplantıya TTO Koordinatörü Prof. Dr. Atilla Evcin, Çay Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Mustafa Yalçın, AFİKAD Başkanı Samiye Hancıoğlu, akademik ve idari personel, girişimciler ve öğrenciler katıldı. Açılış konuşmasında Prof. Dr. Atilla Evcin, TTO’nun girişimcilere sunduğu rehberliği güçlendirdiklerini belirterek, hibe programlarına başvuru yöntemleri ve açık çağrıların artık TTO’nun web sayfasındaki yeni bir sekme üzerinden kolayca takip edilebileceğini söyledi.

    AFİKAD Başkanı Samiye Hancıoğlu ise derneğin kadın girişimcilere yönelik çalışmalarını anlattı. Hancıoğlu, üniversite–STK iş birliğinin güçlendirilmesinin önemine vurgu yaparak, özellikle kadınların erişimde zorlandığı destek mekanizmalarına dair bilgilendirmenin toplantının temel amacı olduğunu ifade etti. Toplantının konuşmacılarından AKÜ Bolvadin Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Fatih Bıyıklı ise 2025 yılı hibe vizyonu, Afyonkarahisar’ın destek haritası ve etkili proje yazma teknikleri üzerine kapsamlı bilgiler aktardı. Bıyıklı, Türkiye’de genç ve kadın girişimcilere pozitif ayrımcılık uygulandığını, bu nedenle proje çağrılarında öncelikli değerlendirme imkânı bulunduğunu belirtti.

  • Afyonkarahisar – Polisin bir haftalık denetim raporu açıklandı

    Afyonkarahisar – Polisin bir haftalık denetim raporu açıklandı

    Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı ekipler tarafından son bir hafta içerisinde polis tarafından gerçekleştirilen denetimlerle ilgili açıklama yapıldı.

    AFYONKARAHİSAR’DA POLİS TARAFINDAN YAPILAN DENETİMLERDE ÇEŞİTLİ SUÇLARDAN ARANAN 16 KİŞİ YAKALANIRKEN, DENETİMLERDE AYRICA UYUŞTURUCU MADDELER, SİLAH VE BIÇAK DA ELE GEÇİRİLDİ. (GÖKTEN CEYLAN/AFYONKARAHİSAR-İHA)
    Afyonkarahisar’da polis tarafından yapılan denetimlerde çeşitli suçlardan aranan 16 kişi yakalanırken, denetimlerde ayrıca uyuşturucu maddeler, silah ve bıçak da ele geçirildi.

    Açıklamada, “Denetimlerde çeşitli suçlardan aranan 16 kişi yakalanırken, 8 bin 356 şahıs ve 2 bin 303 aracın sorgusu yapılmıştır. Denetimlerde ayrıca 2 kurusıkı tabanca, 1 tüfek, 29 bıçak (29 şahsa 85.637 TL idari yaptırım), 171 adet sentetik ecza maddesi ve 6 adet uyuşturucu madde emdirilmiş peçete ile değişik tür ve miktarlarda uyuşturucu maddeler ele geçirilmiştir” ifadelerine yer verildi.

  • “Böbrek sağlığınızı koruyun”

    “Böbrek sağlığınızı koruyun”

    Doç. Dr. Sinan Kazan, böbrek yetmezliğini şöyle açıkladı: “Böbrek yetmezliği, böbreklerin kanı yeterince temizleyememesi, toksin ve fazla sıvıyı vücuttan atamaması durumudur. Bu tablo ilerledikçe vücudun dengesi bozulur ve çeşitli sağlık sorunları ortaya çıkar. Bu durum bazı insanlarda yavaş yavaş, bazılarında aniden gelişebilir.”

    BÖBREK YETMEZLİĞİNİN NEDENİ VE BELİRTİLERİ NELERDİR?

    Sinan Kazan, “En sık görülen sebepleri arasında diyabet (şeker hastalığı), hipertansiyon (yüksek tansiyon), böbrek iltihapları (nefrit), polikistik böbrek hastalığı, uzun süreli ağrı kesici kullanımı, böbreğe giden damarların hastalıkları, prostat büyümesi, taş gibi idrar yolunu tıkayan durumlar, sık yineleyen idrar yolu enfeksiyonları ve ciddi sıvı kaybı olan kusma, ishal, yanıklar gibi durumları sayabiliriz. Bu belirtilerin çoğu erken tespit edildiğinde böbrek yetmezliği kontrol altına alınabilir. Erken dönemde çoğu zaman belirti vermez. Halk arasında “böbrek sinsidir” şeklinde bir düşünce vardır ve bu doğrudur. İleri aşamalarda halsizlik, çabuk yorulma, çapaklanma, iştahsızlık, bulantı, bacaklarda, göz çevresinde şişlik, idrar miktarında azalma veya artma, gece sık idrara çıkma, kaşıntı, nefes darlığı, konsantrasyon güçlüğü ve yüksek tansiyon gibi şikâyetler görülebilir. Bu belirtiler başka hastalıklarda da görülebileceği için düzenli kontrol önemlidir” ifadelerini kullandı.

    BÖBREK YETMEZLİĞİ NASIL TEŞHİS EDİLİR?


    Kazan, “Teşhis oldukça basittir ve genellikle iki temel testle konur. Bunlardan ilki kan testidir ve bu testle kreatinin ve eGFR ölçülür. İdrar testi ile de protein veya kan varlığına bakılır. Gerekirse ultrason da böbrek fonksiyon bozukluğunun nedenini anlamak için kullanılabilir” dedi.

    BU HASTALIKTAN EN FAZLA ETKİLENENLER KİMLERDİR VE KAÇINMAK İÇİN NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR?


    Doç. Dr. Sinan Kazan, “Böbrek yetmezliği gelişme riski daha yüksek olan gruplar arasında şeker hastalığı olanları, yüksek tansiyonu olanları, 60 yaş üzeri bireyleri, ailesinde böbrek hastalığı olanları, uzun süre ağrı kesici kullananları, obezitesi olanları, sigara bağımlılarını ve kalp-damar hastalığı olanları sayabiliriz. Bu kişilerin düzenli tarama yaptırması çok önemlidir. Böbrek yetmezliğinden korunmanın en etkili yolu, böbreklere zarar veren durumları kontrol altına almaktır. Kan şekeri ve tansiyonu düzenli takip etmek, fazla tuzdan kaçınmak, yeteri kadar su içerek vücudu susuz bırakmamak, gereksiz ağrı kesici kullanmamak, düzenli egzersiz yapmak, sağlıklı kiloda olmak ve yıllık böbrek fonksiyon testlerini yaptırmak da hastalıktan korunma yollarıdır” şeklinde konuştu.

    TEDAVİSİ NASILDIR?

    Doç. Dr. Sinan Kazan, “Tedavi, böbrek hasarının derecesine göre değişir. Erken dönemde tansiyon ve şeker kontrolü, uygun ilaçlar, yaşam tarzı düzenlemeleriyle hastalık yavaşlatılır. Orta dönemde böbreği koruyan bazı şeker ve tansiyon ilaçları kullanılır. İleri aşamada ise hemodiyaliz veya periton diyalizi ve böbrek nakli seçenekleri değerlendirilir. Bütün bu yöntemlerin amacı, hastanın yaşam kalitesini artırmak ve böbrek fonksiyonunu olabildiğince uzun süre korumaktır” ifadelerine yer verdi.

  • Kılandıras testisine AKÜ sahip çıktı

    Kılandıras testisine AKÜ sahip çıktı

    6 hafta sürecek atölye çalışmasında Öğr. Grv. Dr. Hasan Şahbaz, Öğr. Grv. Canan Gürel AK, Arş. Grv. Dr. Kamuran Ak katılımcılara çömlekçilik ile ilgili eğitim verdi. Atölye çalışmasına katılmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Kılandıras testi ustası Ali Kavak “Burada çok iyi talebelerimiz var. İyi öğreniyorlar. Biz de iş yapacağız. Benim belki kısa ömrüm olur ama benden sonrası için usta yetiştireceğim Allah ömür verirse… Benim bunu yapmam Allah’ın farzı. Mesleği öğreteceğim. Burada üniversitede hocalarımız benimle çok ilgilendi.  Hocalarımız da çok iyi usta. Hep birlikte öğrencilerimize gösteriyoruz.” dedi.

    “ALİ KAVAK USTAYI TANIMA FIRSATI BULDUĞUM İÇİN ÇOK MUTLUYUM”


    Atölye çalışmasının yürütücülerinden olan Afyon Kocatepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Öğr. Grv. Dr. Hasan Şahbaz, Karadirek-Kılandıras çömlekçiliğinin geçmişte bilinirliğine vurgu yaparak “Anadolu topraklarındaki kadim Seramik sanatı tarihsel süreç içerisinde hem zanaat hem de sanat boyutunda geçmişten günümüze devam etmektedir. Ülkemizde halen aktif çömlek üretimini devam ettiren merkezlerin yanı sıra Karadirek çömlekçiliği gibi üretimi yaklaşık 20 yıl önce sonlanan bu köyün son Kılandıras testi ustası Ali Kavak ustayı tanıma fırsatı bulduğum için çok mutluyum” ifadelerine yer verdi.

    “KILANDIRAS TESTİSİNİ TEKRAR YAŞATMA ÇABASI İÇİNDE ÖNEMLİ OLDUĞUNU UNUTMAMIZ GEREKMEKTEDİR”


    Arş. Grv. Dr. Kamuran Ak, atölye çalışması hakkında bilgi verdi: “Çömlekçilik diğer geleneksel zanaatlarımızda de olduğu gibi usta-çırak ilişkisinin çok güçlü olduğu, öğrenmenin uzun yıllar aldığı bir zanaatımızdır. Afyonkarahisar’da geçmişte Bolvadin ve Sandıklı’da üretim yapan çömlekçi atölyelerin varlığını biliyoruz. Ne yazık ki günümüzde aktif üretim yapan atölye kalmamıştır. Karadirek-Kılandıras testisi ile ilgili Ali Kavak ustamızdan aldığımız bilgiler ve bizlerin eğitimci tecrübeleri birleşerek kültürel mirasımızı yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak adına atılan bu adımın devamının gelmesi gerektiğini düşünüyorum. Dediğim gibi, usta-çırak ilişkisi ile var olan zanaatlarımızı devam ettirmek zaman gerektiren bir süreçtir. Çömlekçi tornasında çamura şekil vermede önemli unsur olan sabrın, Kılandıras testisini tekrar yaşatma çabası içinde önemli olduğunu unutmamız gerekmektedir.”

    Öğr. Grv. Canan Gürel Ak da atölyede geleneksel ve akademik yöntemlerin bir araya geldiğini vurgulayarak “Afyon’un Sandıklı ilçesine bağlı Karadirek köyündeki çömlekçiliğin, bu alanda belki de son usta diyebileceğimiz Ali Kavak ustanın katkısıyla yeniden canlandırılmasına yönelik yapılan bu proje sayesinde ustamızı tanımak ve projeye katkı sağlamak bizi de çok heyecanlandırdı. Geleneksel ve akademik yöntemlerin, tanımların karşılıklı konuşularak ve uygulanarak iki yönlü bir eğitim olması zanaattan, akademiye, akademiden de zanaata katkıları konusunda evrensel bir alışverişin de sağlandığı bir proje oldu diyebiliriz. Uygulamada yönteminin bir olmasına karşın şekillendirmedeki farklılıkları karşılaştırabildiğimiz ve öğrencilere anlatabilme olanağı bulduğumuz bir süreci de yaşamış olduk bu sayede” dedi.

    “KILANDIRAS TESTİSİNİ YAŞATMAYA ÇALIŞACAĞIZ”

    Atölye katılımcılarından Melek Koçer da atölye çalışmasına katılmaktan duydukları memnuniyeti dile getirerek “Burada ekip olarak önce Ali Kavak ustamızdan Kılandıras testisini öğrendik, bu kültürel miras hazinesini öğrendik. Üniversitedeki hocalarımızdan çömlekçilik sanatının inceliklerini öğrenmeye devam ediyoruz. Sabır istiyor, uzun bir süreç istiyor. Biz de proje kapsamında Kılandıras testisini yaşatmaya çalışacağız” dedi.

    “BİZİMLE AYNI HEYECANI DUYDULAR”

    Proje çalışmasını organize eden Dumlupınar Bilsem öğrencileri Kübra Nur Başbunar, Ecem Dilara Durgut, Gökçe Nil Özgür ve Tarih Öğretmeni Muhammet Öztürk de Kılandıras testisi atölye çalışması ile bir farkındalık oluşturmak istediklerini söyleyerek “Atölyede 10 kişilik bir grup Ali Kavak ustamızdan testi yapımını öğrendi. Bu atölyeyi gerçekleştirmemizde Afyon Kocatepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ebru Okuyucu hocamızın büyük katkısı oldu. Aynı zamanda bu atölye çalışmasında Seramik bölümünden Hasan Şahbaz Kamuran Ak, Canan Gürel Ak hocalarımızın büyük destekleri oldu. Bizimle aynı heyecanı duydular. Kendilerine çok teşekkür ediyoruz. Atölye kazanımlarının uzun vadeli olarak devam etmesini isteriz.” dediler.

  • Afyonkarahisar Ticaret Borsası, üniversite öğrencileri ile buluştu

    Afyonkarahisar Ticaret Borsası, üniversite öğrencileri ile buluştu

    Afyonkarahisar Ticaret Borsası Akademi tarafından düzenlenen buluşmada, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Ticaret Borsalarında kariyer olanakları, istihdam imkanları ve sektörel gelişim fırsatları öğrencilere aktarıldı.

    Programda Afyonkarahisar Ticaret Borsası Proje ve Akademi Birim Sorumlusu Baran Hüseyin Palalı, öğrencilerin kariyer planlamalarına yönelik sorularını yanıtlayarak borsacılık, proje geliştirme, sürdürülebilirlik çalışmaları ve gençlere yönelik eğitim programları hakkında kapsamlı bilgiler verdi. Borsaların günümüzde yalnızca alım-satım platformu değil, aynı zamanda eğitim, proje geliştirme ve bölgesel kalkınma süreçlerinde aktif rol üstlenen yapılar olduğunu vurguladı. Etkinlik boyunca öğrenciler, kariyer hedeflerine yönelik yol haritası oluşturma, sektördeki nitelikli iş alanları, proje bazlı çalışma modelleri ve borsalarda staj–istihdam süreçlerine ilişkin detaylı bilgi edinme fırsatı buldu. Afyonkarahisar Ticaret Borsası, gençlerin mesleki hayata daha donanımlı şekilde hazırlanmasına katkı sunmak amacıyla üniversite iş birliklerini sürdüreceğini belirtti. Bu kapsamda, ilerleyen dönemlerde eğitimler, seminerler ve proje odaklı çalışmaların devam edeceği ifade edildi

  • Milletvekillerinden tam destek

    Milletvekillerinden tam destek

    TBMM Başkanlık Divanı Üyesi ve AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili İbrahim Yurdunuseven, Afyon için büyük bir gurur olduğuna dikkat çekti: “Büyük gayret ve çabalarımızın sonucu olarak, gastronomi şehri Afyonkarahisar’ımızın dillere destan meşhur kaymağı da artık Avrupa Birliği tarafından tescillendi. Sucuk ve pastırmamızdan sonra Afyon Kaymağımızın da uluslararası unvana kavuşması bizler için ayrı bir gurur kaynağıdır. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da her alanda kendini kanıtlayan şehrimizin bu güçlü potansiyelini korumaya, geliştirmeye ve dünyaya tanıtmaya devam edeceğiz.”

    “AFYONKARAHİSAR’IMIZA HAYIRLI OLSUN”


    AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Ali Özkaya da, “Eşsiz lezzetlerimizden birisi olan Afyon Kaymağı da Avrupa Birliği tarafından uluslararası düzeyde tescillendi. Şehrimizin markalaşmasına, üreticimizin değer kazanmasına katkı sunacak bu süreçte emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Afyonkarahisar’ımıza hayırlı olsun” ifadelerine yer verdi.

    “DÜNYA VİTRİNİNE TAŞIMAYA KARARLILIKLA DEVAM EDECEĞİZ”

    AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Hasan Arslan, Afyon lezzetlerini dünya vitrinine taşımaya devam edeceklerini söyledi: “Afyonkarahisar’ımızın dünyaca bilinen eşsiz lezzeti kaymak için Avrupa Birliği’ne coğrafi işaret tescil başvurumuzu gerçekleştirdik. Sucuk ve pastırmamızın ardından kaymağımızın da uluslararası arenada hak ettiği unvana kavuşması için süreci yakından takip ediyor, her aşamada gereken çalışmaları titizlikle yürütüyoruz. Şehrimizin gastronomi alanındaki güçlü potansiyelini korumaya, geliştirmeye ve dünya vitrinine taşımaya kararlılıkla devam edeceğiz.”

    “BU GURURUN DAİM OLMASINI DİLİYORUM”


    İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Afyonkarahisar Milletvekili Hakan Şeref Olgun ise, “Afyon Kaymağımız, Avrupa Birliği tarafından tescillenerek resmen koruma altına alınmıştır. Asırlık eşsiz lezzetimizin uluslararası alanda hak ettiği değeri bulup güçlü bir marka hâline gelmesinden büyük memnuniyet duydum. Bu süreçte üretimden denetime, başvurudan tanıtıma kadar emek veren tüm kurum ve kişilere şükranlarımı sunuyorum. Emeği geçen herkesi gönülden kutluyor, bu gururun daim olmasını diliyorum” dedi.

  • Demokrat Parti’den engelli emekliliği için kanun teklifi

    Demokrat Parti’den engelli emekliliği için kanun teklifi

    Demokrat Parti Sözcüsü ve İzmir Milletvekili Haydar Altıntaş, engelli vatandaşların emeklilik haklarında 2025 yılında yapılan değişiklikler nedeniyle ortaya çıkan mağduriyetlerin giderilmesi amacıyla 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda değişiklik yapılmasını öngören kanun teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sundu. Teklifin gerekçesinde, 7538 sayılı Kanun’dan önce engellilik ile maluliyet kavramlarının farklı kriterlerle değerlendirildiği, engellilik oranı esasına dayanan önceki sistemin engelli bireylerin emeklilik başvurularını kolaylaştırdığı vurgulandı. Yeni düzenleme ile engellilik oranının tamamen devre dışı bırakılması, çoklu engellilik durumlarının dikkate alınmaması ve yalnızca “çalışma gücü kaybı” ölçütüne dayanılması nedeniyle ciddi mağduriyetler oluştuğu belirtildi.

  • Taşoluk başkanlığına Mehmet Güneyi atandı

    Taşoluk başkanlığına Mehmet Güneyi atandı

    Yapılan değerlendirmeler sonucunda, beldenin ihtiyaçlarını yakından tanıyan, bölge halkıyla güçlü bağlar kurabilecek ve partinin saha çalışmalarına dinamizm katacak bir isim olarak Mehmet Güneyi, Anahtar Parti Taşoluk Belde Başkanlığı görevine getirildi.

    Atama belgesi, İl Başkanı Üzeyir Aladağ tarafından il başkanlığında düzenlenen küçük bir törenle kendisine teslim edildi. Güneyi’nin ataması kadar sevindirici bir diğer gelişme ise, Taşoluk’tan yaklaşık 30 vatandaşın Anahtar Parti’ye üyelik başvurusu yapması oldu. Partiye yeni katılan bu isimler, teşkilat içinde memnuniyetle karşılandı ve genişleyen parti ailesi için önemli bir adım olarak değerlendirildi. Anahtar Parti Afyonkarahisar İl Başkanlığı, şehrin tüm ilçelerinde ve beldelerinde samimi, çözüm odaklı ve halkın sorunlarını önceleyen bir siyaset diliyle çalışmalarını sürdürdüklerini belirterek, “Güçlü teşkilat, güçlü siyaset” vurgusu yaptı.

    Parti yönetimi, Taşoluk’taki bu yeni yapılanmanın hem yerel sorunların çözümüne katkı sağlayacağını hem de beldenin siyasi enerjisini artıracağını ifade etti.

  • “Okumuş adam tabi, tarımı bitirdik diyemiyor”

    “Okumuş adam tabi, tarımı bitirdik diyemiyor”

    Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz TBMM’de devam eden bütçe görüşmelerinde 2025 yılı üçüncü çeyreğine ilişkin büyüme rakamlarına yönelik yaptığı açıklamada ”tarım sektörünün 2025 yılı üçüncü çeyreğinde yüzde 12,7 negatif büyüme kaydettiğini” açıklamıştı. Karataş ise bu açıklamaya karşılık olarak sosyal medya hesabından ironik bir paylaşım yaparak, “Okumuş adam tabi! ‘Tarımı bitirdik’ diyemiyor. ‘Tarım sektöründe yüzde 12,7 negatif büyüme gerçekleştirdik’ diyor!” ifadesini kullanarak Yılmaz’ın açıklamasına tepki gösterdi.

  • Başkan Mısırlıoğlu’ndan ‘özel’ teşekkür

    Başkan Mısırlıoğlu’ndan ‘özel’ teşekkür

    Başkan Mısırlıoğlu, “Özel bir evladımız Fatih’in hayaline umut olan bu süreçte gösterdikleri incelik, duyarlılık ve örnek duruş dolayısıyla Valimiz Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı’na, İl Emniyet Müdürümüz Ahmet Birtan Erol’a ve değerli eşi Nurten Erol hanımefendiye en içten teşekkürlerini sunar. Bu anlamlı destek; yalnızca bir çocuğun elinden tutmak değil, aynı zamanda bir ailenin umudunu büyütmek, bir şehrin dayanışma ruhunu güçlendirmek anlamını taşımaktadır. Gösterilen duyarlılık, devletin şefkat eliyle toplumun vicdanının nasıl birleştiğini bir kez daha gözler önüne sermiştir” ifadelerine yer verdi.

    Mısırlıoğlu, bu örnek yaklaşımın Afyonkarahisar’ın dayanışma kültürünü yansıttığını vurgulayarak, insan hayatına dokunan her desteğin paha biçilmez olduğunu ifade etti. Özellikle hassas durumdaki çocuklar için atılan her adımın topluma umut olduğunu belirten Mısırlıoğlu, kurumların böylesine içten bir iş birliğiyle hareket etmesinin son derece kıymetli olduğunu söyledi. Mısırlıoğlu, “İyiliğin, merhametin ve dayanışmanın olduğu yerde umut her zaman büyür.  Bugün büyüyen bu umut, yarınlarımız için daha güçlü bir inanç ve sevgi bırakmaktadır” dedi.

  • SMMM Odası’ndan kapsamlı eğitim

    SMMM Odası’ndan kapsamlı eğitim

    Programa İl Defterdarı İbrahim Gündüz ve çok sayıda mali müşavir katıldı. Seminerin açılış konuşmasını Afyonkarahisar Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Başkanı Erdal Sayar yaptı. Konuşmasında 2025 yılının meslek açısından zorlayıcı bir yıl olacağını vurgulayan Sayar, mevcut ekonomik koşullar ve artan risklere dikkat çekerek şunları söyledi: “Vergi affı veya ödeme kolaylığı yönündeki beklentimiz maalesef karşılık bulmadı. Bu nedenle yıl sonu hesaplarının kapanışında en az hatayı yapmak ve meslektaşlarımızı olası risklere karşı daha donanımlı hale getirmek amacıyla bu semineri düzenledik.”

    MALİ MÜŞAVİR YUSUF GÜMÜŞ, BİRÇOK KONUYA DEĞİNDİ

    Seminer eğitimi, Yeminli Mali Müşavir Yusuf Gümüş tarafından toplam 38 başlık altında detaylı şekilde anlatıldı.  Eğitim kapsamında; muhasebe–vergi ilişkisi, ticari kâr ve mali kâr ayrımı, yıllara yaygın inşaat ve onarım işleri, sermaye artırımında indirim, amortismana tabi malların satışı, şüpheli ticari alacaklar, değersiz ve vazgeçilen alacaklar, stokların değerlemesi, stok değer düşüklüğü karşılıkları, çalınma, yangın, sel ve su basması gibi olağanüstü durumlar, indirilemeyecek KDV, envanter işlemleri, stok affı, konsinye satışlar, ciro primi, kıst amortisman, kuruluş ve örgütlenme giderleri, özel maliyetler, kıdem tazminatı karşılığı, istisna ve indirim uygulamaları, bağış ve yardımlar, personele sağlanan menfaatler, kur farkları, vergi incelemeleri sonucu oluşan matrah farkları, finansal kiralama işlemleri, ihraç kayıtlı satışlar ve vergi iadesi, finansman gider kısıtlaması, örtülü sermaye, transfer fiyatlandırması, adat, önemli hesaplar, zarar mahsubu, kasa ve sayım farkları, reeskont, hatır senedi, 502 nolu hesap, ihracat bedellerinin yurda getirilmesi ve KDV iade işlemleri başlıkları ayrıntılı şekilde ele alındı. Eğitim sonunda Afyonkarahisar SMMM Oda Başkanı Erdal Sayar, Yeminli Mali Müşavir Yusuf Gümüş ve ekibine katkılarından dolayı teşekkür ederek, seminere katılım sağlayan tüm meslektaşlara ve mükelleflere ayrı ayrı şükranlarını sundu.

  • MASAL

    MASAL

    Geçtiğimiz hafta Ntv Televizyonunda Empati programını izledim. Kars’ın Boğatepe köyünde geçen masal gibi bir hikaye…

    Küçük bir kız köyde ilkokul okumaktadır. Hayalleri köy sınırlarını aşmış, kasabanın ortaokuluna oradan da ilin lisesine, sonrada bir üniversiteye kadar süren bir serüven. Küçük kızın hayali böyle de kader böyle olsun istememiş!…

    Küçük kızımız ilkokul beşinci sınıfa kadar köyde okumuş ve mezun olmuş. Kızımız sevinçten kelebek gibi uçarak sevinç içinde dolaşmış kırları bayırları… Kızımızın sevinci kursağında kalmış, kısa bir süre sonra babasını kaybetmiş. Cenaze kalkarken bir duvara yaslanmış, sicim gibi yaşlar dökmüş parlayan gözlerinden.

    Köy kuralları, babasının acısı geçmeden “Görücü usulü istenmiş anasından. Anası bir kızına bakmış, bir de onun kör talihine ve uygun görmüş, kızına nişan sonra düğün yapmaya. Hayallerini kalbine gömmüş, koca evine gelin olmuş.

    Önce iki erkek çocuğu olmuş. Kendi hayallerini onların gerçekleştirmesi için var gücüyle arkalarında durmuş.

    2007 yılında bir minibüs kazasında 23 kişi hayatını kaybetmiş. Köyden göç başlamış giden gidene… Köy ekonomisi çökmüş, malını maşatını satan kasaba ve şehre göçmüş. Atalarından kalan verimli topraklar nadasa bırakılmış gibi üzerinde kalan kuru otlarla üretim dışı kalmış. Atatürk’ün, “Toprak kutsaldır, kaderine terk edilemez” sözü kulağında çınlarken, küçük kızımız 45 kadını toplamış, ardından son kalan 15 erkek de bunlara katılmış ve Boğatepe Kırsal Kalkınma Kooperatifi’ni kurmuşlar. Yine “Üretmeyen toplumlar yok olmaya mahkumdur” sözünü ışık belleyim, yeniden üretmek için toprakları sürmeye, hayvanlardan süt almaya, peynir yapmaya başlamışlar. Köylerinde 650 çeşit endemik ot türü varmış. Atalarından hayvanların sütüne katılacak ot miktarını, yapılan peynire katmışlar. Damakta tad veren peynir türlerini yeniden elde etmişler.

    Uzman İhsan Koçulu’dan, iletişim, sağlık ve beslenme kursları alıp yenilikleri takip etmişler. Köylerine 9 mandıra kazandırmışlar. Eşim ve çocuklarım bana çok destek oldular, köyden geçenler yeniden köye dönmüşler… Bizim küçük kız Fransızca öğrenmeye merak sarıyor, çabasıyla öğreniyor kendi kendine. Fransa’dan bir köyle kardeş köy oluyorlar. Fransızlar, Boğatepe köyünün ürünlerini ülkelerinde tanıtıyorlar ve turlar düzenliyorlar kısa sürede.

    Bizim küçük kızımız köyünde, “Peynir Müzesi” açıyor. Türkiye’de ilk peynir müzesi, dünyada ikinci müze.

    Enerji Bakanlığı “Girişimci Kadın” ödülünü kızımıza veriyor. Birleşmiş Milletler fon bağlıyor üreten köy kadınlarına. Dış ülkelerden ve yurttan 200 bin kişi köylerine geliyor, kahvaltı yapıp, ürünlerden alıyorlar.

    Güçlü kadın güçlü yarın onların desturu oluyor. Üreten kadının eline para geçtikçe ailede söz sahibi oluyor. Kadını yeri erkeğin ne arkasında ne önünde, hemen yanı başında diyerek üretmeye devam ediyorlar.

    İnternetten açtıkları sayfa ile ürettiklerini pazarlıyorlar durmadan.

    Yazımın başlığını MASAL koymuştum. Sizler de böyle bir hikayeyi okuyunca bana hak vermişsinizdir.

    Masallar: gökten üç elma düştü biri anlatana veya yazana, diğeri kahramana, üçüncüsü de masalı okuyan veya dinleyene.

    Kahramanımız Ümran Ömür.

    Mutlu kalınız.

  • Sandıklı’dan kısa kısa

    Sandıklı’dan kısa kısa

    AFYONKARAHİSAR (AA) – Afyonkarahisar'ın Sandıklı ilçesinde okul servis sürücülerine yönelik trafik eğitimi semineri düzenlendi.

    Halk Eğitim Merkezi Toplantı Salonu'nda Trafik Denetleme Büro Amirliği tarafından verilen seminerde sürücü ve yetki belgeleri ile genel trafik kuralları hakkında bilgilendirme yapıldı.

    Öğrencilerin güvenli şekilde taşınmasının öneminin vurgulandığı eğitime, 64 sürücü katıldı.

    – Sandıklı'da öğrenci ve öğretmenlere bilgilendirme eğitimi verildi

    Sandıklı ilçesinde öğrenci ve öğretmenlere yönelik bilgilendirme eğitimi düzenlendi.

    İl Emniyet Müdürlüğü birimleri tarafından gerçekleştirilen eğitimde, güvenli internet kullanımı, siber zorbalık, internet bağımlılığı, dolandırıcılık ve bağımlılıkla mücadele konularında bilgilendirme yapıldı.

    Eğitime, 107 öğrenci ve 88 öğretmen katıldı.

    – Sandıklı'da market denetimi yapıldı

    Sandıklı Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri ilçe merkezinde faaliyet gösteren zincir marketlerde fiyat, etiket ve son kullanma tarihi denetimlerini aralıksız sürdürüyor.

    ​​​​​​​Denetimlerde ürünlerin reyon ve kasa fiyatları karşılaştırılarak olası fiyat farkları kontrol edilirken, son kullanma tarihi geçmiş ürünlere yönelik inceleme yapıldı.

    Yapılan kontroller sonucunda, son kullanma tarihi geçmiş ürün bulunduran işletmelere cezai işlem uygulandı.

  • Afyonkarahisar’da “Kılandıras Testisi” atölye çalışması yapıldı

    Afyonkarahisar’da “Kılandıras Testisi” atölye çalışması yapıldı

    AFYONKARAHİSAR (AA) – Afyon Kocatepe Üniversitesi'nde (AKÜ) "Kılandıras testisi" atölye çalışması gerçekleştirildi.

    Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Bölümü ve Dumlupınar Bilim ve Sanat Merkezi iş birliğinde Sandıklı'nın Karadirek köyüne özgü Kılandıras testisi ile ilgili atölye çalışması yapıldı.

    Atölyede Kılandıras testisinin yapım ustası Ali Kavak, 10 kişiye testinin özelliklerini anlattı.

    Üniversitenin atölye çalışmasına katılmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Kavak, "Burada çok iyi talebelerimiz var. İyi öğreniyorlar. Mesleği öğretmeye çalışıyoruz. Burada üniversitede hocalarımız da çok ilgileniyor. Hep birlikte öğrencilerimize gösteriyoruz." ifadesini kullandı.

    Akademisyenler Hasan Şahbaz, Canan Gürelak ve Kamuran Ak da 6 hafta sürecek programda katılımcılara çömlekçilik ile ilgili eğitim verecek.

  • “Hak ve özgürlük mücadelemizi sürdürüyoruz”

    “Hak ve özgürlük mücadelemizi sürdürüyoruz”

    Arslan, “77 yıldır, dünya barışını sağlamak için ülkelerin kabul ettiği temel haklar beyannamesi, ne yazık ki haksızlıkları önlemede yeterli olamamıştır. Politik ve askeri destek bulan zorbalar, katliamlara varan ihlallerini sınırsızca, sorumsuzca sürdürebilmiştir, sürdürüyorlar. İnsan ve medeniyet değerlerinden yana nasipsiz olan kişi, kurum ve yapılar, şahsi, siyasi veya ideolojik amaçlarına ulaşmak için baskı ve şiddete başvurmaktan geri durmuyorlar. İnsan haklarını korumak, devletlerin varoluş nedenlerinin başında gelmektedir. Devletler, hak ve özgürlükleri esas alarak korumakla, hak gasplarını sıra dışı ve suç kabul eden yasal dayanaklarla meşruiyet kazanmaktadır. Fertten ulusa, uluslararası ilişkilere kadar hukukun temel önceliği hakları korumak, insanı yaşatmaktır. Böyle olmakla birlikte, son vahşetleri Gazze’de görüldüğü üzere bazı devletler, bırakın gerçek manada haklara önem vermeyi, adeta haksızlıkta yarışmayı, zulümde ittifakı politika hâline getirmişlerdir. Küresel egemenlik ve sömürü savaşında, ikiyüzlülükten, sahtelik ve samimiyetsizlikten öteye götüremedikleri temel hak ve hürriyet söylemlerini, akıl ve vicdanla telif edilemeyecek ölçüde kötüye kullanmışlardır, kullanmaya da devam ediyorlar” ifadelerine yer verdi.

    “BATI DÜNYASI, KENDİ YALANININ DUVARINA ÇARPARAK DAĞILMIŞ, MEDENİYET OLARAK İFLAS ETMİŞTİR”

    “Emperyalist güçler, insan hakları kavramını kendi siyasi, ideolojik, ekonomik çıkarları için kullandıkları büyük bir yalana dönüştürmüştür” diyen Arslan, şu ifadelere yer verdi: “Filistin’de, Doğu Türkistan’da, Sudan’da tarihte eşi görülmedik hak ihlallerine, en alçakça işledikleri kitlesel soykırımlara, sürgünlere, en vahşi katliamlara, yıkım ve kıyımlara, özetle başkalarını -özellikle de Müslümanları- yok ederek var olmaya yönelmişlerdir. Genelde dünyanın mazlum bırakılmış, mağdur edilmiş coğrafyalarında, hususen de kan ve gözyaşının sel olup aktığı İslam topraklarında çığlıklar, feryatlar, feveranlar arşı inletmektedir. İnsan haklarına temel değer olarak inandığını söyleyen Batı dünyası, kendi yalanının duvarına çarparak dağılmış, medeniyet olarak iflas etmiştir. Alçaktan daha alçak, zalimden daha zalim olmayı kendisi için bir hak olarak gören siyonist katillerini barışın ve insanlığın üzerine salan inkârcı pozitivizmin insana ve insanlığa söyleyecek tek kelimesi kalmamıştır.”

    “HİÇBİR ZAMAN HAKSIZLIĞA ORTAK OLMADIK, DESTEK VERMEDİK”

    Arslan açıklamasını şöyle tamamladı: “İnsanın dayanma ve tahammül sınırlarını aşarak akıl almaz boyutlara ulaşan şiddet, kurumsal, örgütlü gücüne dayanarak bütün dünyayı, daha doğmamış çocukları bile tehdit etmektedir. Buna mukabil, başta BM olmak üzere küresel hak, hukuk ve barış örgütleri, ya bütün bu olup bitenlere seyirci kalmakta ya da katliamlar da dâhil doğrudan zalimlerin zulmüne ortak olmakta, destek vermektedir. Hakların, barışın teminatı için teşekkül etmiş BM, bugün maalesef çare üretememekte, çaresiz insanlara sığınak olamamaktadır. Adalet mekanizmaları zulme ortak olunca, mazlumların hak ve özgürlük mücadelesi daha da zorlaşmaktadır. Zulme, katliamlara, soykırıma rağmen Gazze’de ortaya konulan direniş, teslim olmayan insan onuru ve haysiyeti adına pek zor kazanılan ama o ölçüde muhteşem bir zafer ve ilham olmuştur. Eğitim-Bir-Sen olarak, 33 yıldır hak ve özgürlük mücadelemizi, adalete dayalı bir dünyanın özlemi, ideali ve hayaliyle sürdürüyoruz. Hiçbir zaman haksızlığa ortak olmadık, destek vermedik. Soykırımların, zulümlerin yaşanmadığı; istismar, ayrımcılık, sömürü, şiddet, açlık, sürgün, iltica gibi, insan varlığına ve onuruna yakışmayan hak ihlallerinin olmadığı adil, huzurlu bir dünya temenni ediyoruz.”

  • Afyonkarahisar’da engelli öğrenci için okula asansör yapıldı

    Afyonkarahisar’da engelli öğrenci için okula asansör yapıldı

    AFYONKARAHİSAR (AA) – Afyonkarahisar'da bedensel engelli lise öğrencisi Faruk Uğuz için okula rahat ulaşım sağlaması için asansör yapıldı.

    Kocatepe Anadolu Lisesi 9. Sınıf öğrencisi Faruk Uğuz, bedensel engelli dolayısıyla eğitimini evden çevrimiçi gerçekleştiriyordu.

    Öğrencinin annesi Ayşenur Uğuz, oğlunun okula gitmesi için Afyonkarahisar Valisi Kübra Güran Yiğitbaşı'na durumu iletti ve okula asansör talebinde bulundu.

    Talep üzerine Yiğitbaşı'nın talimatıyla okula kapalı engelli asansörü yapıldı.

    Okula ulaşımı rahat sağlanan lise öğrencisi Faruk ve annesi Ayşenur Uğuz, destekleri için. Yiğitbaşı'na teşekkür etti.

  • “Huzur varsa güçlü devlet vardır”

    “Huzur varsa güçlü devlet vardır”

    Taytak açıklamasında, “Dünya ve Türkiye öyle bir dönemden geçmektedir ki; kaos, savaşlar, salgınlar, terör, iç çatışmalar, enerji mücadeleleri, gayriahlaki yapılanmalar ve derinleşen gelir adaletsizlikleri tarih tarafından bu yılların ana başlıkları olarak kayda geçirilecektir” ifadelerini kullandı. Küresel karanlıkların toplumları umutsuzluğa sürüklediğini belirten Taytak, insanlığın huzur bulacağı güzelliklerin görünmez hale geldiğini söyledi. Türkiye’de yürütülen planlı ve sistematik beşinci kol faaliyetlerinin artış gösterdiğini dile getiren Taytak, şunları kaydetti: “Devletin itibarını zedelemeyi, milletin güven ve birlik duygusunu aşındırmayı amaçlayan çalışmalar; toplumun bütün sinir uçlarına dokunacak şekilde organize edilmektedir. Kimi zaman bir vatandaş, kimi zaman bir bürokrat, emekli asker, gazeteci, sivil toplum temsilcisi, sokak röportajcısı veya sosyal medya fenomeni görünümlü kişiler, sahte hesaplar üzerinden yapay gündem oluşturarak Türk devletini zayıflatmayı hedeflemektedir.”

    DİJİTAL MECRALARDA SAHTE PROFİLLER

    Taytak, bu yapıların en büyük operasyon sahasının sosyal medya olduğunun altını çizerek, deprem, terör, seçim ve ekonomik hassasiyet dönemlerinde manipülatif içeriklerin dolaşıma sokulduğunu belirtti. “Asrın depreminde ‘yardım gitmiyor’, ‘baraj patladı’, ‘belli gruba öncelik tanındı’ gibi iddiaların milyonlara ulaştırılması bunun en çarpıcı örneklerinden biridir” diyen Taytak, bu süreçte toplumsal psikolojiyi hedef alan algı operasyonlarının yoğunlaştığını ifade etti. Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin sözlerine de yer veren Taytak, Bahçeli’nin şu uyarılarını hatırlattı: “Türkiye’nin istikrarını bozmaya çalışan odaklar önce milletin zihnini bulandırmaya çalışır. Dijital mecralarda sahte profiller üzerinden yürütülen kirli faaliyetlerin amacı devlete güvensizlik üretmek, milleti kendi içinde huzursuz etmek ve kardeşlik hukukunu gevşetmektir.”

    “BİRLİK VARSA GÜÇ VARDIR, GÜÇ VARSA HUZUR VARDIR”

    Bilgi denetiminin kamu güvenliğinin ayrılmaz bir parçası olduğunu söyleyen Taytak, Kamu Denetçiliği Kurumu ile İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu’nun bu dengeyi sağlayan iki temel yapı olduğunu belirtti. “Bu iki kurum, devletin şeffaflığını güçlendirirken, milletimizin huzuruna yönelen saldırıları da boşa çıkarabilecek bir denge kurmaktadır. Milletin sesini duyarak adaleti, şeffaflığı ve toplumsal güveni güçlendirir” dedi. Taytak son olarak şu mesajı verdi: “Kim milletin moralini çökertmeye çalışıyorsa, kim sosyal medya üzerinden fitne yayıyorsa, kim dijital terör uyguluyorsa, kim devlet kurumlarını itibarsızlaştırıyorsa bilsin ki karşısında önce bu milletin iradesini, sonra da Milliyetçi Hareket Partisi’nin çelikten kararlılığını bulacaktır. Çünkü biliyoruz ki; birlik varsa güç vardır, güç varsa huzur vardır, huzur varsa güçlü devlet vardır.”

  • Sinanpaşa’da 630 kullanımlık madde ele geçirildi

    Sinanpaşa’da 630 kullanımlık madde ele geçirildi

    Operasyonda gözaltına alınan E.A. adlı şüpheli hakkında, “Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti” ile “Uyuşturucu Madde Bulundurmak/Kullanmak” suçlarından gerekli yasal işlemler başlatıldı. İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheli, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak Ceza İnfaz Kurumu’na teslim edildi. Afyonkarahisar İl Jandarma Komutanlığı, uyuşturucu ile mücadele kapsamında operasyonların aralıksız sürdürüleceğini, suç ve suçlulara karşı mücadelenin kanunlar çerçevesinde kararlılıkla devam edeceğini bildirdi.

  • Staj programı ile geleceğin tapu memurları yetiştiriliyor

    Staj programı ile geleceğin tapu memurları yetiştiriliyor

    Öğrenciler aldıkları teorik eğitimleri pratiğe dökerken aynı zamanda saha da uygulama yapma imkânı buluyor. 2025-2026 eğitim öğretim yılı süresince haftanın üç günü Tapu Müdürlüğünde mesleki eğitim gören öğrenciler, kanun, tüzük ve genelgelerin nasıl uygulanacağını, vatandaşla olan ilişkilerdeki etik kuralları ve tapu müdürlüğünün iş ve işlemlerini nasıl yürüttüğünü öğreniyor. Eğitimler ile aynı zamanda öğrenciler ileride kamu kurumlarında istihdam edildiklerinde yetişmiş birey olmalarına imkân tanınıyor. Öğrencilerin eğitimlerine kakı sağlayan Tapu Müdürlüğünün bu desteği hem öğretmenlerini hem de ailelerini memnun ediyor.