Yazar: admin

  • Okulda Dağıtılan Yemekten Zehirlendiler: 25 Öğrenci Hastanede

    Okulda Dağıtılan Yemekten Zehirlendiler: 25 Öğrenci Hastanede

    Olay, Haliliye ilçesindeki Beyazkuyu İlk ve Ortaokulunda yaşandı. Öğle yemeği sırasında okulda dağıtılan sandviç ekmek ve çorbayı tüketen 25 öğrenci, kısa süre sonra mide bulantısı ve kusma belirtileri göstermeye başladı.

    Öğrenciler Hastanelere Sevk Edildi

    Okul yönetiminin ve öğretmenlerin durumu fark etmesi üzerine, vakit kaybetmeden 112 Acil Servis ekiplerine haber verildi. Gelen ihbar üzerine okula hızla sağlık ve polis ekipleri yönlendirildi. Sağlık ekiplerince yapılan ilk müdahalenin ardından, ambulanslara alınan 25 öğrenci, tedavi altına alınmak üzere kentteki çeşitli hastanelere kaldırıldı.

    Olayla İlgili Soruşturma Başlatıldı

    Öğrencilerin rahatsızlanma nedeninin, tüketilen yemeklerden kaynaklanan bir zehirlenme olup olmadığı araştırılıyor. Yetkililer, olayla ilgili detaylı bir soruşturma başlattı.

  • Tom Barrack’tan Netanyahu’ya Türkiye Uyarısı

    Tom Barrack’tan Netanyahu’ya Türkiye Uyarısı

    ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) başkenti Abu Dabi’de katıldığı bir konferansta önemli açıklamalarda bulundu. Barrack’ın yorumları, özellikle Gazze Şeridi’nde kurulması planlanan uluslararası barış gücüne Türkiye’nin dahil olması olasılığı üzerine odaklandı.

    Washington’dan Türkiye’ye Barış Gücü Desteği

    Barrack, Washington’ın bu güçte Türkiye’nin yer almasını açık biçimde desteklediğini ifade etti. Bu desteğin yanında, İsrail’in bu fikre karşı çıkma ihtimalini de değerlendiren Barrack, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya seslendi: “Netanyahu’ya şahsi danışmanlık yapıyor olsaydım, Türkiye’nin katılımına engel olmamanın kendisinin yapabileceği en iyi şeylerden biri olacağını söylerdim.”

    Türkiye ve Katar’ın Hamas Görüşmelerindeki Kritik Rolü

    Konuşmasında, Katar’ın Hamas’la diyalogdaki arabuluculuk rolüne de değinen Barrack, Türkiye’nin bu süreçteki kritik müdahalesini vurguladı. ABD’li Özel Temsilci, “Dürüst olmak gerekirse, Türkiye bu görüşmelerin sonunda Katar’la yan yana gelerek Hamas’la son görüşmeyi yapmak için devreye girdi ve bizi kurtardı” ifadelerini kullandı.

    Suriye Yaptırımları ve İsrail-Hizbullah Gerilimi Üzerine Açıklamalar

    Barrack, ABD’nin Suriye’ye yönelik yaptırımlarının kaldırılması sürecine de değindi. ABD Kongresi’nin Suriye’nin devrik lideri Beşar Esad zamanında yürürlüğe konulan yaptırımların kalanını da kaldıracağından ümitli olduğunu bildirdi.

    ABD’li Özel Temsilci, İsrail ile Hizbullah arasında artan gerilime ilişkin de yorumlarda bulundu. Taraflar arasında ABD’nin arabuluculuğuyla varılan ateşkes anlaşmasına rağmen İsrail’in Lübnan’a yönelik yoğun saldırılarına ilişkin eleştiriler yöneltti. Barrack, “Bir kişiyi öldürürseniz, savaşacak 10 kişi daha oluşturursunuz. Çözüm bu olamaz, bu duruma başka bir cevap olmalı” diyerek çözümün farklı yollarla bulunması gerektiğini belirtti. Barrack, ayrıca İsrail ve Lübnan arasında doğrudan temaslarda bulunulması çağrısında bulunarak, “Tel Aviv’e gelinerek oturulup konuşulması lazım, bu durumun son bulması lazım” ifadelerini kullandı.

  • Atama ve Görevden Alma Kararları Resmi Gazete’de Yayımlandı

    Atama ve Görevden Alma Kararları Resmi Gazete’de Yayımlandı

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasını taşıyan atama ve görevden alma kararları Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Birçok bakanlık ve kurumda üst düzey değişiklikler yapıldı.

    Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nda Değişiklikler

    Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Personel Genel Müdür Yardımcısı Bülent Erdem görevden alındı. Boşalan göreve İsmail Aydın atandı. Bakanlıkta açık bulunan Başmüfettişlik görevine ise Müfettiş Musa Eker getirildi.

    Hazine ve Maliye Bakanlığı’nda Yeni Atamalar

    Hazine ve Maliye Bakanlığı’nda çeşitli birimlerde yeni isimler göreve başladı. Kamu Finansmanı Genel Müdürlüğü’ne Halil İbrahim Azal atanırken, Muhasebat Genel Müdür Yardımcılığı görevlerine Bedriye Bilgici Koçdemir ve Onur Güneş getirildi.

    Dış Ekonomik İlişkiler Genel Müdür Yardımcılığı’na Osman Kılınçel, Ekonomik Programlar ve Araştırmalar Genel Müdür Yardımcılığı’na Mesut Türkay, Devlet Malzeme Ofisi Genel Müdür Yardımcılığı’na ise Mehmet Koca atandı.

    Diğer Kurumlarda Görevden Almalar ve Atamalar

    Kültür ve Turizm Bakanlığı’nda açık bulunan Rize İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’ne Alper Avluk atandı.

    Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Genel Müdür Yardımcısı Hatice Özdemir, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 6’ncı Bölge Müdürü Celal Tokalak ve 9’uncu Bölge Müdürü Sebahattin Şamcı görevden alındı.

  • Galatasaray galibiyetinden dakikalar sonra… Sadettin Saran, TFF Başkanı Hacıosmanoğlu’ndan acil toplantı talep etti

    Galatasaray galibiyetinden dakikalar sonra… Sadettin Saran, TFF Başkanı Hacıosmanoğlu’ndan acil toplantı talep etti

    Süper Lig’in 15’inci Galatasaray’ın sahasında Samsunspor’u konuk ettiği karşılaşma 2-2 berabere devam ederken 90+2’nci dakikada Osimhen’in golüyle 3-2 sona erdi. Karşılaşmada başka gol olmadı ve Galatasaray sahasında Samsunspor’u 3-2 mağlup ederek puanını 36’ya yükseltti.Bu sonucun ardından karşılaşmanın tartışmaları pozisyonlarıyla ilgili Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Hacıosmanoğlu’ndan acil toplantı talep etti.

    Saran’ın bu talebinin ardından Fenerbahçe Kulübü de sosyal medya hesaplarından maçın son dakikalarındaki tartışmalı pozisyonlarla ilgili açıklama geldi.

    Açıklamada şu ifadeler yer verildi: “Bugün oynanan Galatasaray–Samsunspor karşılaşmasının son dakikalarında yaşanan ve tüm kamuoyunun açık biçimde gördüğü penaltı pozisyonunun, hem sahadaki hakem hem de VAR tarafından değerlendirilmemiş olması, Türk futbolu adına ciddi bir soru işaretidir.

    Göreve geldiğimiz günden bugüne kadar hakem tartışmalarının içine girmemeyi, odağımızı sahaya ve oyuna vermeyi özellikle tercih ettik. Ancak bu tercihimiz, açık hataların görmezden gelinmesini kabullendiğimiz anlamına gelmez.

    Hakemlerin ve VAR’ın standardının, ligin kaderini doğrudan etkileyen bu denli belirleyici anlarda dahi sağlanamaması; sadece bir kulübün değil, Türk futbolunun tamamının problemidir.

    Bizim tek beklentimiz, herkes için adil, şeffaf ve eşit uygulanan bir yönetim anlayışıdır.

    Fenerbahçe, hiç kimsenin lehine ayrıcalık istemez; ama kimsenin de aleyhine oluşabilecek bir düzenin parçası olmayı kabul etmez.

    Türkiye Futbol Federasyonu’nun ve ilgili kurullarının bu konuda acil bir açıklama yapması, yaşanan pozisyonun gerekçesini kamuoyuna şeffaf biçimde sunması Türk futbolu adına zorunluluktur.

    Fenerbahçe Spor Kulübü, rekabetin saha içinde kazanıldığı bir lig için gereken her adımın takipçisi olacaktır.”

  • Dünya Kupası kurası çekildi: Türkiye’nin olası rakipleri ABD, Avustralya ve Paraguay

    Dünya Kupası kurası çekildi: Türkiye’nin olası rakipleri ABD, Avustralya ve Paraguay

    Kura çekimi sonucu gruplar şöyle oluştu:

    • A GRUBU: Meksika, Güney Kore, Güney Afrika, UEFA D Yolu (Danimarka, Kuzey Makedonya, Çekya, İrlanda)
    • B GRUBU: Kanada, İsviçre, Katar, UEFA A Yolu (İtalya, Kuzey İrlanda, Galler, Bosna Hersek)
    • C GRUBU : Brezilya, Fas, İskoçya, Haiti
    • D GRUBU: ABD, Avustralya, Paraguay, TÜRKİYE’nin bulunduğu Play-Off C Yolu

    • E GRUBU: Almanya, Fildişi Sahili, Ekvador, Curaçao
    • F GRUBU: Hollanda, Japonya, Tunus, UEFA Play-Off 2 Yolu
    • G GRUBU: Belçika, İran, Mısır, Yeni Zelanda

      H GRUBU İspanya, Uruguay, Suudi Arabistan, Yeşil Burun Adaları


    • I GRUBU : 
      Fransa, Senegal, Norveç, FIFA Play off 2 yolu

    • J GRUBU 
      Arjantin, Avusturya, Cezayir, Ürdün

    • K GRUBU: 
      Portekiz, Kolombiya, Özbekistan, FIFA Play off 1 yolu

    • L GRUBU: 
      İngiltere, Hırvatistan, Gana, Panama
  • Galatasaray, Samsunspor’u 3-2 Yenerek 3 Puanı Aldı

    Galatasaray, Samsunspor’u 3-2 Yenerek 3 Puanı Aldı

    Süper Lig’in 15’inci haftasında Galatasaray, sahasında Samsunspor’u konuk etti. RAMS Park’ta saat 20.00’de başlayan maçta hakem Mehmet Türkmen görev yaptı. Karşılaşmanın başında topa daha çok sahip olan Galatasaray, 8’inci dakikada Torreira’nın pasıyla ceza sahasına giren Sane’nin plase golüyle 1-0 öne geçti.

    İlk Yarıda Galatasaray Farkı İkiye Çıkardı

    Golün ardından ataklarını sürdüren sarı-kırmızılılar, 29’uncu dakikada Sane’nin pasıyla Osimhen’in sağ çaprazdan yaptığı vuruşla skoru 2-0’a taşıdı. İlk yarı bu skorla sona erdi.

    Samsunspor İkinci Yarıda Farkı Azalttı

    İkinci yarıya daha etkili başlayan Samsunspor, 56’ncı dakikada Musaba’nın pasıyla Emre Kılınç’ın altıpas kafasıyla skoru 2-1’e getirdi. Kırmızı-beyazlılar, beraberlik için baskı kursa da pozisyonları değerlendiremedi.

    Son Dakikada Galatasaray Zaferi Garantiledi

    88’inci dakikada Emre Kılınç’ın sağ kanattan gönderdiği topa Osimhen’in müdahalesiyle Samsunspor beraberliği yakaladı: 2-2. Ancak Galatasaray 90+2’de Barış Alper Yılmaz’ın ortasına Yunus Akgün kafayla dokundu, Osimhen’in röveşatasıyla top ağlarla buluştu ve maç 3-2 sona erdi.

    Maç Sonucu

    Karşılaşmada başka gol olmadı ve Galatasaray sahasında Samsunspor’u 3-2 mağlup etti. Bu galibiyetle Galatasaray puanını 36’ya çıkarırken, Samsunspor 25 puanda kaldı.

  • “Kadınları güçlendirmeye devam edeceğiz”

    “Kadınları güçlendirmeye devam edeceğiz”

    Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Konferans Salonu’nda “Türk Kadınının Seçme ve Seçilme Hakkının 91. Yıl Dönümü Programı” düzenlendi. Programa Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, bazı kadın milletvekilleri, Afyonkarahisar Valisi Kübra Güran Yiğitbaşı, bazı kadın büyükelçiler, kadın komutanlar, kadın sporcular, kadın muhtarlar ve yaptıkları işlerde öne çıkan çok sayıda kadın katıldı.

    “DEVRİM NİTELİĞİNDE REFORMLARA İMZA ATTIK”


    5 Aralık 1934’ün, kadınların seçme ve seçilme hakkı elde ederek, milli iradenin tam anlamıyla tecelli ettiği, toplumsal dönüşümün kapılarını aralayan bir dönüm noktası olduğunu söyleyen Göktaş, Türkiye’nin o dönemde bu yasayı kabul eden ülkeler arasında “öncü konumda” olduğunun altını çizdi. “Bu adım, sadece zamanlama bakımından değil, verilen hakkın kapsamı açısından da son derece ilericiydi” diyen Göktaş, ilk kadın milletvekillerinin önemine işaret etti. Göktaş, onların açtığı bu yoldan ilerleyip kadınların her alanda söz ve karar sahibi olması için büyük mesafeler katettiklerini vurguladı. Bu süreçte kadınların sesinin daha gür çıktığı, haklarının daha güçlü bir şekilde korunduğu bir Türkiye’nin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde gerçeğe dönüştüğünü ifade eden Göktaş, “Son 23 yılda kadının güçlenmesi alanında devrim niteliğinde reformlara imza attık. Anayasa değişikliği ile ‘pozitif ayrımcılık’ ilkesini hukuk sistemimize yerleştirdik ve kadınların hak ve fırsat eşitliğini devlet güvencesine aldık. Günümüzde kadınlar artık, daha görünür, daha etkin ve daha güçlü.” değerlendirmesinde bulundu.

    “KADINLARIN ÖNÜNDEKİ ENGELLERİ TEKER TEKER KALDIRDIK”


    Bakan Göktaş, bu kapsamda, kadınların eğitim düzeyleri, iş gücüne katılım oranları ve kamusal temsiliyetin en yüksek seviyelerine ulaştığını dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hayatın her alanında kadınların önündeki engelleri teker teker kaldırdık. Her türlü ayrımcılıkla mücadele ettik. Bugün tarımda, sanayide, ticarette, eğitimde, sağlıkta, sporda ve hayatın her alanında kadının güçlenmesi için tüm kamu kurumlarımız büyük bir özveriyle çalışıyor. Bakanlık olarak ise yürüttüğümüz çalışmalarda her zaman en önemli yol haritalarımız eylem planlarımız oldu. 2024-2028 dönemini kapsayan Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planımızda, karar alma mekanizmalarında kadın temsilini güçlendirmek başlıca hedeflerimizden biridir.”

    “KADIN GÜÇLÜ OLURSA ÜLKE DE GELECEĞE EMİN ADIMLARLA YÜRÜR”


    “Kadının Güçlenmesi Cumhurbaşkanlığı Genelgesi” ile kadınların karar alma mekanizmalarındaki rolünü güçlendiren yeni bir dönemi başlattıklarını belirten Göktaş, “Kadınları, eğitimde, istihdamda hayatın her alanında daha güçlü kılmaya yönelik adımlar atıyoruz. Kadınları güçlendirmeye ve karşılaştıkları engellerle mücadele etmeye aynı kararlılıkla devam edeceğiz.” ifadesini kullandı. Değişimi başlatanın, toplumu ileri taşıyanın, huzurlu bir yaşamın temelini atanın kadınların varlığı ve kararlılığı olduğunu dile getiren Göktaş, “Çünkü yarınları inşa eden kadın her daim, kalkınmanın, refahın ve dönüşümün ana aktörüdür. Kadın güçlü olursa ülke de geleceğe emin adımlarla yürür. Şunu hiçbir zaman unutmamak gerekir ki biz, kadınlarıyla güçlü bir milletiz. Her daim kadının gücüne inanan, kadının sözüne önem veren, toplumun her alanında varlık göstermesini destekleyen bir medeniyetin temsilcileriyiz. Hep birlikte kadınlarla yükselen bir Türkiye’yi daha müreffeh ve daha güçlü yarınlara taşıyacağımıza inanıyoruz.” diye konuştu.

    “BUGÜN 119 KADIN MİLLETVEKİLİMİZ VAR”


    TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu (KEFEK) Başkanı ve AK Parti Sakarya Milletvekili Çiğdem Erdoğan, Türk kadınına verilen seçme ve seçilme hakkı nedeniyle o dönemde Fransız, İtalyan ve Belçikalı kadınların Türkiye’ye gıptayla baktığını söyledi. O dönem Fransa’da kadınların belediye meclislerine dahi seçilemediğini belirten Erdoğan, “Bu durumdan da anlaşılacağı üzere söz konusu düzenleme, farklı bir kültüre öykünmenin veya farklı bir ülkenin hukuk düzeninin örnek alınmasının sonucu değil, tam tersine bir öze dönüştür. Tarihimizde ve kültür kodlarımızda yer alan, kadının güçlü karakterinin Anayasa’ya yansımasıdır.” sözlerini sarf etti. Türkiye’de kadınların katıldığı ilk genel seçim olan, 8 Şubat 1935 yılında yapılan TBMM 5. Dönem seçimlerini anımsatan Erdoğan, “17 kadın milletvekili ilk kez Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne girdi. Bugün şükürler olsun 28. Dönem’de 119 kadın milletvekilimiz var.” dedi. Erdoğan, komisyon olarak her alanda Türkiye Yüzyılı’na omuz verecek öncü kadınların sayısının artması için çalıştıklarını dile getirdi.

    “NÜFUSUN YARISIYLA DEMOKRASİ OLMAZ”


    Türkiye’nin ilk kadın bakanlarından İmren Aykut, 5 Aralık 1934’te atılan adımın önemine işaret ederek, “Türkiye bugün demokrasiye adım atmıştır. Çünkü nüfusun yarısıyla demokrasi olmaz. Bugüne kadar yalnız erkekler oy veriyor, erkekler aday olabiliyor ve erkekler seçiliyordu. Bugün önümüzdeki engel kalkmış, artık hep beraber ülkenin yönetimine katılır olmuşuz. Onun için benim Türk tarihinde en çok önem verdiğim birkaç tarihten birisidir.” değerlendirmesinde bulundu. Programda, Bakan Göktaş ve KEFEK Başkanı Erdoğan, uluslararası alanda başarı elde eden kadın sporculara hediye takdim etti. Günün anısına hatıra fotoğrafı çektirilmesinin ardından Göktaş, salonun girişinde açılan “Türkiye Yüzyılı Kadınları Mikro Art Resim Sergisi”ni gezdi. Ankara Devlet Klasik Türk Müziği Korosu, programda konser verdi.

    ETKİNLİĞE VALİ YİĞİTBAŞI DA KATILDI

    Programa katılan Afyonkarahisar Valisi Kübra Güran Yiğitbaşı da yaptığı paylaşıma şu notu düştü: “Tarihimiz boyunca toplumumuzda öncü rol oynayan ve Milli Mücadelemizin de fedakar neferleri olan kadınlarımızın seçme ve seçilme hakkının 91. yıl dönümünde Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve o dönemin tüm meclis üyelerine; ayrıca 1934’te edindikleri seçme seçilme hakkına rağmen, onlarca yıl kılık kıyafetleri gerekçe gösterilerek kadınlarımıza yaşatılan ayrımcılıkların son bulmasının mimarı olan sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a şükranlarımızı sunuyoruz.”

  • Uluslararası Kariyer buluşmasına büyük ilgi

    Uluslararası Kariyer buluşmasına büyük ilgi

    İİBF Sabri Bektöre Konferans Salonundan çevrim içi olarak aktarılan etkinliğe Hollaminds Coaching & Consultancy Kariyer Danışmanı Gökçe Gültekin konuşmacı olarak katıldı.

    Programa İİBF Dekan Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Hale Fulya Kaya, İşletme Bölüm Başkan Yardımcıları Dr. Öğretim Üyesi Arif Arifoğlu ve Dr. Öğretim Üyesi Mücahid Yıldırım, İngilizce İşletme Programı öğretim elemanları ile öğrenciler ve uluslararası öğrenciler iştirak etti.

    Konuşmasında Türkiye’de 7 yıl insan kaynakları alanında görev yaptığını ve 2018 yılında Hollanda’ya taşındığını ifade eden Gültekin, Groningen Üniversitesinde Psikoloji lisans eğitimini onur derecesiyle tamamladığını aktardı. Tesla ve Swisscom gibi uluslararası şirketlerin insan kaynakları birimlerinde edindiği deneyimlere değinen Gültekin, Avrupa iş piyasasına ilişkin gözlemlerini paylaştı. Webinarda Avrupa standartlarında CV hazırlama teknikleri, sosyal medya platformlarının (LinkedIn ve Instagram) iş başvuru süreçlerindeki rolü, Hollanda’da eğitim, staj ve çalışma imkânlarına ilişkin bilgiler ele alındı.

    Etkinlik, katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından İİBF Dekan Yardımcısı Dr. Öğretim Üyesi Hale Fulya Kaya’nın konuşmacıya teşekkürlerini iletmesiyle sona erdi.

  • “HIV ile mücadelede en büyük silah farkındalık”

    “HIV ile mücadelede en büyük silah farkındalık”

    Birleşmiş Milletler (UNICEF) verilerine göre 2024 yılında dünya çapında HIV ile yaşayan tahmini 40,8 milyon kişiden 2,42 milyonu 0-19 yaş arası çocuklardı. 2024 yılında her gün yaklaşık 712 çocuk HIV ile enfekte oldu ve yaklaşık 250 çocuk, genellikle HIV önleme, bakım ve tedavi hizmetlerine yetersiz erişim nedeniyle AIDS ile ilişkili nedenlerden dolayı hayatını kaybetti.

    AIDS NEDİR?


    Doç. Dr. Petek Şarlak Konya, “HIV (Human Immunodeficiency Virus), bağışıklık sisteminin en önemli hücreleri olan CD4 T-lenfositlerini hedef alan bir virüstür. Tedavi edilmezse bağışıklık sistemini zaman içinde zayıflatır. AIDS (Edinilmiş Bağışıklık Yetmezliği Sendromu) ise HIV enfeksiyonunun tedavi alınmadığında ilerleyerek bağışıklığın ağır derecede çöktüğü, son evresidir. Günümüzde AIDS ölümcül değil, kronik bir hastalık hâline geldi. AIDS, tedavide yaşanan gelişmeler sayesinde yaşam boyu ilaç kullanımı gerektiren bir hastalıktır. Nitekim günümüzde HIV pozitif bireyler düzenli tedaviyle AIDS evresine ilerlemeden tamamen normal yaşamlarını sürdürebilmektedirler” dedi.

    HIV’İN BAŞLICA BULAŞMA YOLLARI NELERDİR VE BU VİRÜS HANGİ YOLLARDAN BULAŞMAZ?

    HIV tokalaşma, aynı bardağın-tabağın kullanılması, öksürük, sinek ısırığı, sarılma, ortak tuvalet kullanımı gibi yollarla bulaşmaz. Korunmasız cinsel ilişki, ortak enjektör/şırınga kullanımı en sık görülen bulaşma yollarıdır. Hastalık, HIV pozitif anneden bebeğe gebelik, doğum veya emzirme sırasında bulaşabilir. Gelişmiş ülkelerde nadir görülmekle birlikte steril olmayan aletlerle yapılan tıbbi/dental işlemler de bulaşa sebep olabilmektedir.

    HIV’İN BULAŞMASININ BELİRTİLERİ NELERDİR?

    HIV enfeksiyonu farklı dönemlerde belirti verebilir: Bulaştan 2–4 hafta sonra, akut dönemde; grip benzeri şikâyetlerle, yani yüksek ateş, boğaz ağrısı, lenf bezlerinde büyüme, kas-eklem ağrıları, ciltte döküntü, halsizlik ile kendini belli edebilir. Diğer yandan yıllarca hiçbir belirti de olmayabilir. İlerleyen dönemde ise süreğen halsizlik, gece terlemesi, kilo kaybı, sık enfeksiyonlar, lenf bezlerinde büyüme görülebilir.

    HIV NASIL TEŞHİS EDİLİR VE AIDS’İN SONUÇLARI NELERDİR?

    HIV’in tanısı kan testiyle konur. Başlıca yöntemler, HIV kombinasyon testi (4. nesil ELISA): HIV antikoru + p24 antijenidir. Bu pozitif çıkarsa doğrulama testi (Western blot / HIV RNA) yapılır. En erken 2 hafta, en güvenilir şekilde 4–6 hafta sonra doğru sonuç verir. Bu hastalık, bağışıklık sisteminin ciddi şekilde zayıflamasıyla ortaya çıkar. Fırsatçı enfeksiyonlar dediğimiz tüberküloz, mantar enfeksiyonları, PCP pnömonisi görülebilir. Uzun süren ateş, keskin kilo kaybı, inatçı ishal, kronik cilt ve ağız enfeksiyonları, belli kanser türleri, kaposi sarkomu, lenfomalar gündeme gelebilir.

    AIDS NASIL TEDAVİ EDİLİR?

    HIV, antiretroviral tedavi (ART) adı verilen ilaçlarla ömür boyu süren bir tedavi ile kontrol altına alınabilir. Bu tedavi virüsü baskılar, bağışıklığı güçlendirir ve düzenli kullanıldığında kandaki virüs miktarı saptanamaz düzeye inebilir.

    AIDS’TEN KORUNMAK İÇİN NELERE DİKKAT EDİLMELİDİR?

    Öncelikle, tek eşlilik ve güvenli cinsel ilişki önerilir. Düzenli HIV testi yaptırılması, enjektör/şırınga paylaşılmaması gerekir. Kan ve kan ürünlerinin taranmış olması şarttır. HIV pozitif annelerde gebelikte tedavi, bebek için korunma sağlar. Yüksek riskli kişilerde koruyucu ilaç (PrEP) kullanımı ve temas sonrası 72 saat içinde başlaması gereken korunma (PEP) da etkili bir çözüm olabilir.

  • OEDAŞ, 5. Sürdürülebilirlik Raporunu yayımladı

    OEDAŞ, 5. Sürdürülebilirlik Raporunu yayımladı

    Elektrik dağıtım sektöründe sürdürülebilirlik raporu yayımlayan ilk şirket olan Osmangazi Elektrik Dağıtım AŞ (OEDAŞ) 5. raporunu kamuoyuyla paylaştı. Şirketin 2024 yılında gerçekleştirdiği faaliyetlerin çevresel, sosyal ve yönetişim (ÇSY) alanındaki performansını ortaya koyan rapor, sürdürülebilirlik alanında dünya genelinde en yaygın kabul gören GRI standartlarında ve Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ile uyumlu olarak hazırlandı.

    “TÜM FAALİYETLERİMİZİ SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK İLKELERİ DOĞRULTUSUNDA YÖNETİYORUZ”

    Raporu değerlendiren OEDAŞ Genel Müdürü Fuat Celepci, “Enerji sektörü, ekonomik büyüme, toplumsal refah ve çevresel dengenin korunmasında kritik bir role sahip. Bu sorumluluğun farkında olarak şirketimizi enerji arzından teknolojik yatırımlara, insan kaynağı geliştirme çalışmalarından çevresel yatırımlara ve toplumsal katkı programlarına kadar tüm önceliklerimizle sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda yönetiyoruz. Her yıl yayımladığımız raporlar hem şeffaflık anlayışımızın hem de hesap verebilirliğimizin en açık göstergesi niteliğinde. Ayrıca bu raporlarla geride bıraktığımız yılın performansını değerlendirirken geleceğe dair hedeflerimizi ve odak alanlarımızı da kamuoyuyla paylaşıyoruz. Önümüzdeki dönemde de enerji altyapısının dönüşümünde, iklim krizi ile mücadelede ve toplumsal faydanın artırılmasında üzerimize düşen sorumlulukları kararlılıkla yerine getirmeye devam edeceğiz.” dedi.

    ATIKLAR EKONOMİYE KAZANDIRILDI

    Atık yönetiminde öncelikli yaklaşımını, atık oluşumunu kaynağında azaltmak ve geri kazanım uygulamalarıyla doğal kaynak kullanımını en aza indirmek olarak belirleyen OEDAŞ, 2024 yılında gerçekleştirdiği uygulamalar sonucunda 102,54 m³ su tasarrufu, 62,93 adet ağaç kazanımı, 5 bin 273 litre petrol tasarrufu, 1,40 ton ham madde kullanımının önlenmesi, 790,73 kg sera gazı emisyonu azaltımı, 27 bin 394 kWh enerji tasarrufu ve 16,76 m³ atık depolama alanı kazanımı elde etti.

    GRI NEDİR?

    Sürdürülebilirlik raporlamasında dünya genelinde en yaygın ve kabul gören standartlar olan GRI (Global Reporting Initiative / Küresel Raporlama Girişimi) Standartları, şirketlerin çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) performanslarını raporlamalarına olanak tanıyor.

  • Yıldız Kızlar’da voleybol heyecanı sona erdi

    Yıldız Kızlar’da voleybol heyecanı sona erdi

    İl genelindeki ortaokulların yoğun katılımıyla gerçekleştirilen turnuvada sporcular, sergiledikleri performans ve mücadele azmiyle izleyenlerden tam not aldı.

    Takımlar dereceye ulaşmak için sahada büyük bir özveri ile mücadele ederken, tribünleri dolduran öğrenciler ve veliler de coşkulu destekleriyle organizasyona ayrı bir atmosfer kattı.

    Müsabakalar sonucunda Şemsettin Karahisari Ortaokulu, final karşılaşmasında gösterdiği üstün performans ve güçlü takım oyunuyla turnuvanın şampiyonu oldu.

    Turnuvada Afyon İstek Koleji ikinci sırayı alarak önemli bir başarıya imza attı.

    Kolej ekibi, final yolunda ortaya koyduğu mücadeleci oyun anlayışıyla organizasyonun takdir edilen takımlarından biri oldu.

    Üçüncülük kupası ise dinamik kadrosuyla dikkat çeken Mareşal Fevzi Çakmak Ortaokulu’nun oldu. TOKİ Mevlana Ortaokulu ise gösterdiği performansla turnuvayı dördüncü sırada tamamladı.

    Müsabakaların sonunda dereceye giren okul takımlarına kupa ve madalyaları düzenlenen törenle takdim edildi.

  • “Akit’in hedef göstermesini şiddetle kınıyorum”

    “Akit’in hedef göstermesini şiddetle kınıyorum”

    Başkan Muhammet Mısırlıoğlu, “Akit gazetesi, yine alışıldık üslubuyla, gerçekleri çarpıtan, maksatlı, hedef gösteren bir yayıncılık örneğine imza attı. İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Afyonkarahisar Milletvekili Sayın Av. Hakan Şeref Olgun’un ABD Büyükelçiliği yetkilisi Kimberly Royston ile yaptığı görüşme, tamamen diplomatik bir nezaket buluşması olmasına rağmen, Akit tarafından “skandal” gibi sunulmaya çalışıldı. Bu yaklaşımın adı gazetecilik değildir. Bu, siyasi husumetin medya eliyle körüklenmesidir. Bu nedenle Akit gazetesinin bu çarpıtıcı yayınını şiddetle kınıyorum” ifadelerine yer verdi.

    HAKAN ŞEREF OLGUN DİPLOMASİ BİLMEYENLERE DİPLOMASİ GÖSTERDİ

    “Hakan Şeref Olgun, yalnızca Afyonkarahisar’ın değil, Türk siyasetinin genç, çalışkan, ölçülü ve devlet adabını bilen önemli bir ismidir” diyen Başkan Mısırlıoğlu “Bugün yabancı temsilcilerle görüşen milletvekilleri olağanüstü bir şey yapmış olmaz; tam tersine Türkiye’nin ve Türk siyasetinin saygınlığı adına yapılması gerekeni yapar. Bir diplomatik görüşmeyi çarpıtmak, “el pençe divan” gibi ahlaka sığmayan ifadelerle bir milletvekilini hedef göstermek; hem siyasi nezaketsizliktir hem de gazetecilikle uzaktan yakından bağdaşmaz. Hakan Şeref Olgun’un: Devlet ciddiyetine uygun tavrı, Türkiye’nin çıkarlarını önceleyen yaklaşımı, Afyonkarahisar’ı gururla temsil eden iletişim dili, Nezaket ve hoşgörü çerçevesinde yürüttüğü diplomatik ilişkiler her türlü takdiri hak etmektedir” dedi.

    “AKİT’İN ELEŞTİRİSİNİN ALTINDA GERÇEK SIKINTI ŞU: İYİ PARTİ’NİN DİPLOMATİK CİDDİYETİ RAHATSIZ EDİYOR”

    Başkan Muhammet Mısırlıoğlu, “İYİ Parti’nin devlet kurumlarıyla, yabancı misyonlarla, sivil toplumla, uluslararası aktörlerle açık ve şeffaf iletişim kurması belli ki bazı çevreleri rahatsız etmektedir. Akit’in rahatsızlığı bundan ibarettir. Gerçekler değil, oluşturmak istedikleri algı önemlidir. Sayın Milletvekilimizin duruşu ve fotoğraflar ile algı yaratma çabasındalar. Ama unuttukları bir şey var: Hakan Şeref Olgun gibi devlet terbiyesiyle yetişmiş insanlar, kimsenin algı operasyonuna sığmaz. Bu Yaklaşım Siyaseti Kirletir, Ama Hakan Bey’i Asla Küçültmez. Akit’in saldırı üslubu yalnızca kendisini küçük düşürmektedir. Hakan Şeref Olgun’un diplomatik görüşmesi ise Türkiye’nin siyasi olgunluğunun bir göstergesidir. Bizler Afyonkarahisar olarak, ülkemizi devlet ciddiyetiyle temsil eden, kimseye boyun eğmeyen, kimseye eğilmese de herkese saygı gösteren bir Genel Başkan yardımcısına ve milletvekiline sahip olduğumuz için gurur duyuyoruz. Akit’in hedef göstermesini şiddetle kınıyoruz” ifadelerini kullandı.

  • “Durumları yakından takip ediyoruz”

    “Durumları yakından takip ediyoruz”

    Günün en endişe verici haberi Emirdağ ilçesinden geldi. Öğrenci servisi, tır ve hafif ticari aracın karıştığı zincirleme trafik kazasında, çoğunluğu öğrenci olmak üzere 20 kişi yaralandı. Kazanın hemen ardından hastaneye giderek yaralı öğrencileri ve vatandaşları ziyaret eden Milletvekili Taytak, doktorlardan yaralıların sağlık durumları hakkında detaylı bilgi aldı. Yaralılarla yakından ilgilenen ve ailelere geçmiş olsun dileklerini ileten Mehmet Taytak, yaptığı açıklamada; “Emirdağ ilçemizde yaşanan bu üzücü olayda en büyük tesellimiz herhangi bir can kaybı yaşanmamış olmasıdır. Tedavileri süren yavrularımızın ve hemşehrilerimizin durumlarını yakından takip ediyoruz. Rabbim hepsine acil şifalar versin” ifadelerini kullandı.

    BOLVADİN ÖZBURUN’DA ÖĞRENCİLERE MORAL OLDU

    Bolvadin ilçesine bağlı Özburun beldesinde meydana gelen diğer kazada ise okul servisi kaza yaptı. Bu kazada herhangi bir yaralanma yaşanmaması derin bir nefes aldırdı. Kazadan etkilenen öğrencileri ziyaret ederek moral veren Milletvekili Taytak, olayın sadece maddi hasarla atlatılmasının sevindirici olduğunu belirtti. Milletvekili Taytak, kazanın ardından Emirdağ Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Hacı Bayram Gürbüz’ü de ziyaret ederek bilgi aldı. Görevini özveriyle yürüten tüm sağlık çalışanlarına teşekkür eden Taytak, çalışmalarında kolaylıklar diledi.

  • Yapay zekâ ile sosyal medya içerik üretiminin değişimi

    Yapay zekâ ile sosyal medya içerik üretiminin değişimi

    Sosyal medya, son on yılda iletişim biçimlerimizi, haber alma yöntemlerimizi ve hatta pazarlama stratejilerimizi kökten değiştirdi. Ancak bu dönüşümün asıl ivme kazandığı dönem, yapay zekâ teknolojilerinin içerik üretim süreçlerine dâhil olduğu son birkaç yıl oldu. Bugün artık markalar, gazeteciler, içerik üreticileri ve bireysel kullanıcılar; metinden görsele, videodan seslendirmeye kadar pek çok formatta yapay zekâ destekli araçlarla içerik oluşturuyor. Bu durum, hem üretim hızını artırıyor hem de içerik kalitesini çeşitlendiriyor. Fakat beraberinde yeni tartışmaları ve sorumlulukları da getiriyor.

    Yapay zekânın sosyal medya içerik üretimine getirdiği en önemli yeniliklerden biri hız. Daha önce dakikalar veya saatler süren metin yazımı, video kurgusu ya da grafik tasarım gibi işlemler, artık saniyeler içinde tamamlanabiliyor. Özellikle küçük işletmeler ve bireysel içerik üreticileri için bu durum büyük bir fırsat sunuyor. Profesyonel ekipler ya da pahalı yazılımlar olmadan, düşük maliyetle yüksek kalitede içerikler üretmek mümkün hâle geliyor. Bu da sosyal medya platformlarında rekabeti daha demokratik bir hâle getiriyor.

    Buna karşın, hız kadar önemli başka bir unsur daha var: kişiselleştirme. Yapay zekâ, kullanıcının geçmiş içeriklerini, hedef kitlesini ve tercihlerini analiz ederek ona özel içerik önerileri sunabiliyor. Örneğin bir marka, bütçesine, hedef kitlesinin yaş aralığına veya sosyal medya trendlerine göre otomatik olarak kampanya görselleri ya da reklam metinleri oluşturabiliyor. Bireysel kullanıcılar da kendi üsluplarını ve tarzlarını koruyarak daha tutarlı bir içerik akışı sağlayabiliyor. Bu da sosyal medya içeriklerinde hem çeşitliliği hem de özgünlüğü artırıyor.

    Ancak yapay zekânın yükselişi, içerik üretiminde bazı tartışmaları da beraberinde getiriyor. Özellikle orijinallik ve etik konuları öne çıkıyor. Yapay zekâ tarafından üretilen görsellerin veya metinlerin telif haklarını kimin taşıdığı, yanlış bilgi üretiminin nasıl engelleneceği ya da manipülatif içeriklerin nasıl tespit edileceği hâlen net cevapları olmayan sorular arasında. Sosyal medya platformları, yapay zekâ ürünü içeriklerin etiketlenmesini veya kaynak gösterilmesini zorunlu kılmaya hazırlanırken, kullanıcılar da dijital okuryazarlıklarını artırmak zorunda kalıyor.

    Bir diğer önemli mesele ise insan yaratıcılığının rolü. Her ne kadar yapay zekâ içerik üretiminde güçlü bir yardımcı olsa da tamamen insanın yerini almış değil. Özellikle duygusal derinlik, kültürel referanslar, toplumsal bağlam ve özgün hikâye anlatıcılığı gibi alanlarda insan dokunuşu hâlâ belirleyici nitelikte. Yapay zekânın sunduğu içerikler çoğu zaman bir “taslak” niteliğinde olurken, bu taslakların anlamlı ve etkili bir iletişime dönüşmesini sağlayan yine insanın yaratıcı zekâsı oluyor. Dolayısıyla yapay zekâ, içerik üreticisinin rakibi değil; aksine üretim sürecini hızlandıran ve zenginleştiren güçlü bir araç olarak konumlanıyor.

    Sonuç olarak yapay zekâ, sosyal medya içerik üretiminde devrim niteliğinde bir dönüşüm yaratıyor. Hem üretim maliyetlerini düşürüyor hem de daha çeşitli, hızlı ve kişiselleştirilmiş içerik üretimini mümkün kılıyor. Bununla birlikte, etik ve özgünlük sorunları gibi yeni sorumluluklar da beraberinde geliyor. Önümüzdeki yıllarda hem kullanıcıların hem de platformların bu teknolojiyi daha bilinçli, şeffaf ve sürdürülebilir bir şekilde kullanması gerekecek. Yapay zekâ, doğru kullanıldığında sosyal medyada yaratıcılığı artıracak; yanlış kullanıldığında ise bilgi kirliliğini derinleştirecek bir güç olarak hayatımızdaki yerini koruyacak gibi görünüyor.

  • Afyon’un TBMM’deki tanıtımına büyük ilgi

    Afyon’un TBMM’deki tanıtımına büyük ilgi

    AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili, TBMM Başkanlık Divanı Üyesi Av. İbrahim Yurdunuseven’in Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda “Marka Şehir Afyonkarahisar” üzerine yaptığı konuşma kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Milletvekili Yurdunuseven’in kürsüde kaldırdığı “Kalp bu şehirde, kalp bu şehirde” yazılı döviz ise büyük ilgi gördü.

    Afyonkarahisar Valiliği öncülüğünde düzenlenen “Afyonkarahisar Kent Markalama ve Tanıtım Stratejisi” toplantısı ve şehrin tanıtım çalışmaları hakkında Genel Kurul’da açıklamalarda bulunan Yurdunuseven, Afyonkarahisar’ın tarihini, gastronomisini, doğal güzelliklerini ve tüm ilçeleriyle birlikte sahip olduğu potansiyeli anlattı. Yurdunuseven’in, kentin zenginliklerini etkileyici bir üslupla aktardığı konuşma hem Meclis’te hem de sosyal medya platformlarında vatandaşlar tarafından takdirle karşılandı. Sosyal medyada yorum yapan vatandaşlar, milletvekilini tebrik ederek Afyonkarahisar’ın bu denli güçlü ve etkileyici bir şekilde tanıtılmasının kendilerine büyük gurur verdiğini ifade ettiler.

  • İhsaniye ve Sultandağı’na tam hibe destek

    İhsaniye ve Sultandağı’na tam hibe destek

    İhsaniye ilçesinde özellikle kadın üreticilerin güçlendirilmesini hedefleyen proje kapsamında yöresel ürün atölyeleri kurulacak. Bunun yanında Frigya Vadisi’nde bisiklet ve yürüyüş rotalarının iyileştirilmesi, ters lale festivali, Frigya Kültür Şöleni, mağara tiyatrosu ve dijital rehber uygulamaları gibi turizmi canlandıracak etkinlik ve altyapı çalışmaları hayata geçirilecek.

    Sultandağı ilçesinde ise tarım ve kültür odaklı projeler öne çıkıyor. İlçede düzenlenecek Kiraz Festivali ve Tarım Günleriyle üreticilerin desteklenmesi planlanırken, kadınlara yönelik süt ürünleri ve el sanatları atölyelerinin kurulması hedefleniyor. Ayrıca mobil bilgi evi, sinema karavanı ve Selçuklu mirasını dijital içeriklerle tanıtan projelerle ilçenin sosyal ve kültürel hayatına yeni bir ivme kazandırılması amaçlanıyor.

    Afyonkarahisar Valiliği, projelerin hayata geçirilmesiyle birlikte hem kırsal kalkınmanın hem de turizm ve kültürel yaşamın güçleneceğini vurgulayarak, Tarım ve Orman Bakanlığına destekleri için teşekkür etti. Valilik, projenin tanıtım süreçlerinde yer alan videolarda yapay zeka teknolojilerinden yararlanıldığını da duyurdu.

  • “Ücret düzenlemesinin kapsamı genişletilmeli”

    “Ücret düzenlemesinin kapsamı genişletilmeli”

    Arslan, düzenlemenin, kamu çalışanlarının enflasyon karşısında yaşadığı kayıpların hükümetçe görüldüğünün bir göstergesi olduğunu ancak yalnızca belirli yönetici kadrolarına yönelik uygulanmasının “eksik ve adaletsiz” bir yaklaşım olduğunu vurguladı: “2026 Yılı Bütçe Kanunu teklifine eklenen önergeyle üst düzey kamu yöneticilerine ilave ödeme verilmesini öngören düzenleme, kamu görevlilerinin enflasyon karşısında ezilen ücretlerinin telafisi gerekliliğinin kamu işverenince görüldüğünü ortaya koymuştur. Ancak ilave ödemenin sadece belli yönetici kadroları ve meslek gruplarıyla sınırlı tutulması hatalı bir yaklaşım, eksik bir düzenleme olmuştur. Akademisyen, şube müdürü, eğitim müfettişi, üniversite daire başkanları, öğretmenler başta olmak üzere tüm eğitim ve bilim hizmet kolu çalışanlarını kapsayacak bir düzenleme, olması gereken ve kamu işvereninden beklenen bir adım olacaktır.

    “ENFLASYON KARŞISINDA UĞRANILAN KAYIP TELAFİ EDİLMELİ”

    Son yıllarda bozulan ekonomik dengenin en büyük mağduru olan kamu görevlilerinin, satın alma güçlerindeki ve hayat standartlarındaki aşınmayı giderecek, enflasyon karşısında uğradıkları kaybı telafi edecek her türden düzenleme, desteklenmeyi ve takdiri hak edecektir. Ancak kamu görevlilerinin malî haklarında artış getirecek düzenlemenin kapsayıcı ve kuşatıcı olması, ücret adaletini gözetmesi, memurun aşınan alım gücünü telafi edici nitelikte olması gereklidir. 8. Dönem Toplu Sözleşme masasında üst yöneticilerden kariyer uzmanlarına, bütün meslek gruplarından hizmet sınıflarına, ek ödemelerden ek göstergelere kadar kamu görevlilerinin tamamını kapsayan, adaleti ve hakkaniyeti sağlayan ücret, ünvan ve skala dengesini gözeten teklifleri görmezden gelen, emeği karşılıksız, toplu sözleşmeyi işlevsiz bırakan Kamu İşveren Heyeti’nin ve hakem kurulunun hatasını düzeltmek TBMM’nin elindedir.”

    “ÇARPIKLIĞIN GİDERİLMESİ ZARURİ BİR İHTİYAÇTIR”

    Başkan Mustafa Arslan açıklamasını şöyle sürdürdü: “Çalışma hayatında barışın sağlanması, kayıpların önlenmesi, günün ihtiyaçlarının görülmesi ve kamu hizmetinin eksiksiz sunulması için ücret skalasındaki çarpıklığın giderilmesi zaruri bir ihtiyaçtır. Bu kapsamda akademisyenleri, üniversite daire başkanlarını, eğitim müfettişlerini ve şef-şube müdürü ünvanlı yöneticileri; Genel İdare Hizmetleri Sınıfı (GİHS), Teknik Hizmetler Sınıfı (THS) ve kamudaki en düşük ücret grubunu oluşturan Yardımcı Hizmetler Sınıfı (YHS) çalışanlarını içine alacak bir ücret artışı düzenlemesi yapılmalıdır. Bu düzenleme, çalışma barışına ve kurumsal verimliliğin artmasına katkı sağlayacaktır. Bir kısım kamu görevlilerine ilave ödeme yapılması konusunda emeğin temsilcisi yetkili konfederasyon ve sendikalarla istişare etmeksizin tek taraflı olarak ortaya konulan iradenin; yıllardır gündeme getirdiğimiz, seyyanen zam verilmesi ve emekliliğe yansıtılması, öğretmenlerin ek ders ücreti mağduriyetinin giderilmesi, kalkınmada öncelikli bölgelerde görev yapan öğretmenlere ilave tazminat ödenmesi, THS çalışanlarının maaş/ücretlerinin iyileştirilmesi, birinci dereceye yükselen kamu görevlilerine 3600 ek gösterge verilmesi, akademik personelin mali haklarının iyileştirilmesi, yükseköğretim tazminatı, geliştirme ödeneği gibi ödeme kalemlerinin üniversite idari personeline de verilmesi, tazminat yansıtma oranlarının düzenlenmesi, şube müdürü, müdür, şef ve diğer meslek grupları ile uzmanların mali haklarının iyileştirilmesi, GİHS ve YHS çalışanlarının ücret beklentilerinin karşılanması başta olmak üzere diğer sorunların çözülmesinde de ortaya konulmasını beklemek kamu görevlilerinin en doğal hakkı ve meşru beklentisidir.

    “AYRIM YAPMAYACAK ŞEKİLDE GENİŞLETİLMELİ”

    TBMM’den beklentimiz ve talebimiz; üst düzey yöneticiler ve belirli meslek grupları için yapılan düzenleme teklifinin, kamu görevlilerimizin bütününü kapsayacak, yukarıda ifade edilen sorunları çözecek, çalışanlar arasında ayrım yapmayacak, kamuda çalışma barışını koruyacak şekilde genişletilmesidir. Eğitim-Bir-Sen olarak, bu vesileyle kamu işverenine bir kez daha çağrıda buluyoruz: Kamu görevlilerimizin ay sonunu getirmekte zorlandığı gerçeği görmezden gelinmemeli; Kamu İşveren Heyeti’nin ve hakem kurulunun, emeği göz ardı eden hatalı yaklaşımı düzeltilmeli, kamu görevlilerini ücrette ayrıştıran; ücret, ünvan, yetki skalasını bozan adımlardan vazgeçilmelidir. Üst düzey kamu görevlilerine yönelik düzenleme teklifine bütün memurlar ve emekliler dâhil edilmelidir.”

  • “Kadının olduğu her yerde iyilik, üretim ve demokrasi vardır”

    “Kadının olduğu her yerde iyilik, üretim ve demokrasi vardır”

    Başkan Köse, “Bugün, Türk kadınına seçme ve seçilme hakkının tanınmasının 91. yıl dönümünü büyük bir gururla kutluyoruz. 5 Aralık 1934’te Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğünde alınan bu tarihi karar, yalnızca bir hak kazanımı değil; Türk kadınının toplumsal, siyasal ve sosyal hayatta eşit bireyler olarak yer almasının önünü açan büyük bir devrimdir. Bugün, ülkemizin dört bir yanında üreten, yöneten, mücadele eden, söz söyleyen kadınlarımız; bu hakkın ne kadar değerli olduğunun en güçlü kanıtıdır. Ancak biliyoruz ki; kadının siyasette ve karar alma mekanizmalarında hak ettiği yerde olması için daha yürünecek yolumuz vardır” ifadelerini kullandı.

    “KADININ İRADESİNE, EMEĞİNE, MÜCADELESİNE VE SİYASETTE EŞİT TEMSİLİNE SONUNA KADAR SAHİP ÇIKIYORUZ”

    “Kadınların sesinin daha çok duyulduğu, siyasette temsil gücünün arttığı, şiddetin değil adaletin konuşulduğu bir Türkiye için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz” diyen Başkan Köse, “İYİ Parti olarak; Kadının iradesine, emeğine, mücadelesine ve siyasette eşit temsiline sonuna kadar sahip çıkıyoruz. Bu anlamlı günde, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Türk kadınının gücüne inanan ve bu hakkı sağlayan tüm büyüklerimizi saygıyla anıyorum. Kadının olduğu her yerde iyilik, üretim ve demokrasi vardır” dedi.

  • CHP Kadın Kolları’ndan 91. yıl açıklaması

    CHP Kadın Kolları’ndan 91. yıl açıklaması

    Kadın Kolları Başkanı Nazan Aksu ve partili kadınların katılımıyla gerçekleştirilen açıklamada, kadınların demokratik hak mücadelesinin tarihsel önemi vurgulandı. Etkinlikte, 1934 yılında elde edilen siyasal hakların Türkiye’nin çağdaşlaşma sürecinde dönüm noktası olduğuna dikkat çekilirken, kadınların karar alma mekanizmalarında daha güçlü temsili için mücadelenin kararlılıkla süreceği mesajı verildi.

  • Şuhut Kavşağı’nın Hamburger Kavşak Düzenlemesi Trafiği Rahatlatacak

    Şuhut Kavşağı’nın Hamburger Kavşak Düzenlemesi Trafiği Rahatlatacak

    Afyonkarahisar’ın en işlek trafik noktalarından biri olan Şuhut Kavşağı’nda gerçekleştirilen hamburger kavşak düzenlemesi tamamlandı. Belediye ekiplerinin titizlikle yürüttüğü çalışmalar sonucunda kavşak, modern bir trafik akışına uygun hale getirilerek araç trafiğine açıldı.

    Yoğun Saatlerde Trafik Akışı Hedefleniyor

    Yenilenen kavşak düzenlemesiyle, özellikle sabah ve akşam saatlerinde bölgede sıkça yaşanan trafik sıkışıklığının azaltılması hedefleniyor. Şuhut Kavşağı’nda yapılan yeni trafik modelinin, araç yoğunluğunu daha dengeli dağıtarak sürücülere daha hızlı ve güvenli bir ulaşım sağlaması bekleniyor.

  • Nazlıcan, Cumhurbaşkanı’nı görmek istiyor

    Nazlıcan, Cumhurbaşkanı’nı görmek istiyor

    Gün boyunca vatandaşların sorunlarına çözüm üretmek için yoğun mesai harcayan Başkan Şahin, her bir talebi tek tek not alarak ilgili birimlerle anında iletişime geçti. Buluşmanın en özel anı ise Down sendromlu Nazlıcan Korkmaz ile yaşandı. Nazlıcan’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı görmek istediğini ifade etmesi üzerine Başkan Şahin, talebi hemen değerlendirdi. Konuyu not ederek AK Parti milletvekilleriyle temasa geçen Şahin, Nazlıcan’ın bu büyük isteğinin yerine getirilmesi için gerekli adımları başlattı.

    “VATANDAŞLARIMIZIN HER TALEBİ BİZİM İÇİN KIYMETLİDİR”

    Halk günün değerlendirmesini yapan Başkan Şahin; “Halk günü buluşmalarımız kapsamında yine hemşehrilerimizle bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadık. İl başkanlığımızda gerçekleştirdiğimiz toplantıya il başkan yardımcılarımız ve il yönetim kurulu üyelerimizle birlikte katılarak vatandaşlarımızın taleplerini tek tek dinledik, notlarımızı aldık” dedi.

    “NAZLICAN KORKMAZ İLE YAŞADIĞIMIZ GÜZEL BULUŞMA OLDU”


    Sözlerine devam eden Şahin; “Her bir vatandaşımızın talebi bizim için değerlidir. Bugün bizleri en çok duygulandıran an ise Down sendromlu evladımız Nazlıcan Korkmaz ile yaşadığımız güzel buluşma oldu. Nazlıcan, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı görmek istediğini söyledi. Bu masum ve özel isteği duyduğum anda hemen gerekli adımları attık. Notlarımızı aldık, milletvekillerimizle temas kurarak sürecin başlamasını sağladık.” İfadelerine yer verdi.

    “HER VATANDAŞIMIZA ULAŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ”


    Öte yandan Şahin; “Nazlıcan’ın yüzündeki gülümseme, bu çalışmaların ne kadar anlamlı olduğunu bir kez daha gösterdi. Biz, milletimizin her talebine çözüm üretmek için buradayız. Halk günü buluşmalarımızı aralıksız sürdürecek, her vatandaşımıza ulaşmaya devam edeceğiz” diyerek sözlerini sonlandırdı.

  • “Kazanımları korumak, hepimizin sorumluluğudur”

    “Kazanımları korumak, hepimizin sorumluluğudur”

    Açıklamada, Türkiye’nin 5 Aralık 1934’te kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanıyarak dünya ülkelerinin çoğuna öncülük ettiğine dikkat çekildi: “5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü, kadınların sosyal, siyasi ve ekonomik hayata eşit katılım mücadelesinin dönüm noktalarından biridir. Türkiye, 5 Aralık 1934’te kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanıyarak, pek çok dünya ülkesinden önce bu konuda tarihi bir adım atmıştır.  Bugün, 90 yılı aşkın süredir kadınların elde ettiği kazanımları korumak, geliştirmek ve yeni nesillere daha güçlü bir gelecek bırakmak hepimizin ortak sorumluluğudur.”

    “HER ADIMI DESTEKLEMEYİ TEMEL GÖREV KABUL EDİYORUZ”

    Karahisar Kadın Platformu, Afyonkarahisar’da kadınların güçlenmesini desteklemek için kamu kurumları, STK’lar ve gönüllülerle iş birliği içinde çalışmalarını sürdürdüklerini hatırlatarak, “Karahisar Kadın Platformu olarak bizler; Kadınların eğitim, istihdam ve karar alma mekanizmalarına eşit biçimde katılımını, şiddetten arındırılmış güvenli bir yaşam hakkını, sağlık, hukuk, sosyal ve ekonomik alanlarda eşit fırsatlara ulaşmasını, toplumsal cinsiyet eşitliğini güçlendiren her adımı desteklemeyi temel görev kabul ediyoruz. Kadınların güçlendiği bir toplumun daha adil, daha sağlıklı ve daha üretken olacağına inanıyoruz. Bu doğrultuda Karahisar Kadın Platformu; kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve gönüllülerle iş birliği içinde çalışmalarını kararlılıkla sürdürmektedir. 5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü vesilesiyle, Afyonkarahisar’da ve ülkemizin her köşesinde tüm kadınların haklarına toplumsal yaşamdaki varlıklarına sahip çıkmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz” ifadelerine yer verdi.

  • Tarihçilerden, öğrencilere ilham veren kariyer söyleşisi

    Tarihçilerden, öğrencilere ilham veren kariyer söyleşisi

    Erdal Akar Konferans Salonunda moderatörlüğünü Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölüm Başkanı Prof. Dr. Gürsoy Şahin’in yaptığı söyleşide; Tarih Bölümü öğretim üyeleri Prof. Dr. Gülay Çınar, Prof. Dr. Alper Başer ve Prof. Dr. Feyza Kurnaz Şahin konuşmacı olarak yer aldı.

    Söyleşinin açış konuşmasını yapan moderatör Prof. Dr. Gürsoy Şahin, akademisyenlerin kişisel tecrübelerinden, kariyer yolculuklarından bahsederek bugünlere nasıl geldiklerini anlatan bir söyleşi olacağını ifade etti. Şahin, “Profesör olan üç hocamızın yaklaşık 20’şer yıllık mesleki tecrübesini bir araya getirdiğimizde, neredeyse 60 yıllık bir insan ömrüne denk gelen bir mesleki birikimi dinleyeceğiz. Bu tür anlatıların daha öğretici olduğunu düşünüyorum. Diğer etkinliklerimiz de çok değerli, ancak bu gibi kariyer yolculukları, herkesin kendine has çıkarımlar yapacağı özel bir sunum olacaktır” dedi.

    “KÜÇÜK HEDEFLERİ BAŞARMAK DAHA KOLAY”

    Söyleşinin ilk konuşmacısı olan Afyon Kocatepe Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gülay Çınar, eğitim hayatı ve akademik kariyerine uzanan yolculuğunu anlattı. Tarih bölümüne bilinçli bir tercih ve büyük bir istekle geldiğini ifade eden Prof. Dr. Çınar, akademik serüveninin 2003 yılında başladığını belirtti. Kariyerinin şekillenmesinde Prof. Dr. Hacı Mustafa Eravcı’nın önemli bir rol oynadığını vurgulayan Çınar, “Hocamız, çalışmanın önemini her zaman vurgulardı. Biz de onun tavsiyelerini dikkate alarak çizdiği rotada ilerledik. Yurt dışı deneyimi edinmemde de kendisinin ısrarcı yaklaşımı etkili oldu. Bu sayede İran ve Özbekistan gibi çalışma alanlarımı yerinde görme fırsatı buldum” dedi. Hedeflerini her zaman ulaşılabilir düzeyde tuttuğunu dile getiren Prof. Dr. Çınar, “Büyük hedefler koymadım; içinde bulunduğum koşullarda başarılı olmayı amaçladım. Lisans döneminde tek hedefim derslerde başarılı olmaktı. Bölüm birinciliği gibi bir hedefim hiç olmadı. Belki de küçük hedeflerin daha kolay başarılabilir olduğuna inandığım için böyle düşündüm” ifadelerini kullandı.

    “BİR ARTI ÖZELLİĞİNİZ OLMAK ZORUNDA”

    Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alper Başer ise konuşmasında eğitim geçmişi ve akademik kariyer sürecine ilişkin bilgiler aktararak öğrencilere tavsiyelerde bulundu. Akademik yolculuğunda en belirleyici unsurun yabancı dil olduğunu vurgulayan Başer, “Benim akademik hayatta yolumu açan ve bugünlere gelmemi sağlayan en büyük etken yabancı dil oldu. Önce İngilizce, ardından Rusça, bana birçok kapı araladı” dedi. Öğrencilere, kendilerini diğer bireylerden ayrıştıracak bir niteliğe sahip olmaları gerektiği tavsiyesinde bulunan Başer, “Hangi işi yaparsanız yapın, sizi bir adım öne taşıyacak artı bir özelliğiniz olmalı. Bir kişinin diğerlerinden farklılaşması gerekir. Ayrıca çalışmanın insanı bir yere getirdiğine inanıyorum. Elbette zorluklar yaşanıyor; ben de akademide birçok güçlükle karşılaştım. Ancak çalıştığınızda insanlar size saygı duyuyor ve sonunda hak ettiğiniz noktaya ulaşıyorsunuz” diye konuştu.

    “TÜRKİYE’NİN KENDİSİNİ GERÇEKLEŞTİREBİLECEĞİ MÜTHİŞ BİR POTANSİYEL VAR”

    Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Feyza Kurnaz Şahin, söyleşide eğitim geçmişi, akademik kariyer süreci ve Türkiye İstatistik Kurumu’nun güncel nüfus verileri üzerine değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’de genç nüfusun mevcut durumuna ilişkin önemli istatistikler paylaşan Prof. Dr. Şahin, “2024 itibarıyla Türkiye’de 15–24 yaş grubunda 12 milyon 763 bin 159 genç bulunuyor. Araştırmalar, genç nüfus oranının giderek azaldığını ortaya koyuyor ve bu durum ciddi bir risk oluşturuyor” dedi. Doğurganlık oranlarındaki düşüşe dikkat çekerek demografik yapının değiştiğini vurgulayan Şahin, “Türkiye’nin doğurganlık oranı azalırken, genç nüfusun yerini giderek daha yaşlı bir nüfus alıyor. Buna rağmen ülkemizin hâlâ önemli bir avantaja sahip olduğunu düşünüyorum. Türkiye’nin, özellikle Avrupa’nın sahip olmadığı büyük bir genç nüfus potansiyeli var ve bu potansiyel, ülkemizin geleceğini şekillendirebilecek önemli bir güç” şeklinde konuştu. Söyleşi, soru cevap bölümünün ardından sona erdi.

  • Yaşlı ve engelli aylıkları hesaplara yatırılıyor

    Yaşlı ve engelli aylıkları hesaplara yatırılıyor

    Göktaş, yaptığı açıklamada, engelli ve yaşlı bireylerin hayatın her alanına tam ve etkin katılımlarını sağlama ve aynı zamanda bağımsız bir yaşam sürmelerine destek olma hedefiyle çalıştıklarını belirtti. Eğitimden sağlığa, ekonomiden sosyal hayata kadar her alanda onların yanında olmayı sürdürdüklerini aktaran Göktaş, hizmetleri insan odaklı ve hak temelli politikalar çerçevesinde yürüttüklerine işaret etti. Bakan Göktaş, engelli ve yaşlı vatandaşlara yönelik kapsayıcı ve düzenli sosyal yardım programları geliştirmeyi sürdürdüklerini kaydederek, “Bu doğrultuda aralık ayı için yaklaşık 4 milyar lira yaşlı aylığı ve yaklaşık 3,1 milyar lira engelli aylığı olmak üzere toplam 7,1 milyar lira tutarındaki yaşlı aylığı ve engelli aylıklarını hesaplara yatırmaya başladık. Ödemelerin tüm vatandaşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum.” ifadelerini kullandı.