Yazar: admin

  • “Şehircilik projeleri, milli kimliğimizin teminatıdır”

    “Şehircilik projeleri, milli kimliğimizin teminatıdır”

    Taytak, bir ülkenin kalkınmasının yalnızca ekonomik büyüme ile ölçülemeyeceğini belirterek, planlı, sürdürülebilir ve yaşam kalitesini yükselten şehircilik anlayışının bunun en önemli parçası olduğunu vurguladı.

    “BAKANLIĞIN PROJELERİ DEVLETİN MİLLETİNE KARŞI SORUMLULUĞUDUR”

    MHP’li Taytak, yürütülen çevre düzenlemeleri, kentsel dönüşüm çalışmaları, millet bahçeleri, yeşil alan artırımı ve afet riskine karşı alınan önlemlerin, vatandaşların yaşam standartlarını doğrudan iyileştirdiğini ifade ederek şunları söyledi: “Bu projelerin temelinde, Türkiye Cumhuriyeti’nin bekasına olan sarsılmaz inanç ve milli devleti sonsuza kadar yaşatma iradesi vardır. Dirençli şehirler kurmak artık bir tercih değil, milli bir zorunluluktur.”

    “TARİHİ KİMLİĞİMİZİ KORUMAK MİLLİ BİR GÖREVDİR”

    Bakanlığın, şehirlerin kültürel mirasını koruma noktasındaki hassasiyetine özellikle dikkat çeken Taytak, modern şehirleşme adı altında milli kimliği eritmeyi hedefleyen anlayışlara karşı, Türk-İslam ruhunun şehirlerde yaşatılmasının kararlılıkla sürdürüldüğünü belirtti.

    DEPREM KONUTLARI VE SEFERBERLİK VURGUSU

    6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremleri sonrasında depremzedelerin kısa sürede güvenli konutlarına kavuşmasını sağlayan devlet seferberliğini “milli birlik ve dayanışmanın en güçlü örneği” olarak nitelendiren Taytak, fitne odaklarının çabalarının sonuçsuz kaldığını dile getirdi. Türkiye’nin 2026 yılında COP 31’e ev sahipliği yapma girişimini tebrik eden Taytak, bunun ülkemizin uluslararası alanda çevre vizyonunun güçlü bir göstergesi olduğunu ifade etti.

    YÜZYILIN KONUT PROJESİ VE SOSYAL DEVLET VURGUSU

    Dar gelirli vatandaşlara yönelik 500 bin konut ve 250 bin arsa içeren Yüzyılın Konut Projesi’nin sosyal devlet anlayışını güçlendirdiğini söyleyen Taytak, özellikle İstanbul’da kira fiyatlarına karşı planlanan 10 bin uygun fiyatlı konutun, somut bir çare olduğunu belirterek “Bu projelerin mimarlarına şükranlarımı sunuyorum” dedi.

    AFYONKARAHİSAR TEŞEKKÜRÜ

    Milletvekili Taytak, Bakanlığın Afyonkarahisar merkez, ilçe ve belde belediyelerine verdiği desteklerin, şehrin güvenli alanlara kavuşmasında büyük katkı sağladığını belirterek teşekkürlerini iletti.

  • Kanal 3 ve Gazete 3’ten Haberler.com’a Ziyaret

    Kanal 3 ve Gazete 3’ten Haberler.com’a Ziyaret

    Gerçekleşen ziyarette medya çalışmaları üzerine görüş alışverişinde bulunulurken, kurumlar arası iletişimin güçlendirilmesine yönelik değerlendirmelerde bulunuldu. Samimi bir atmosferde geçen ziyaret, günün anısına çekilen fotoğrafla sona erdi.

  • KANAL 3 – GAZETE 3 YÖNETİMİ, İSTANBUL AFYONKARAHİSARLILAR KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ İLE BİR ARAYA GELDİ

    KANAL 3 – GAZETE 3 YÖNETİMİ, İSTANBUL AFYONKARAHİSARLILAR KÜLTÜR VE DAYANIŞMA DERNEĞİ İLE BİR ARAYA GELDİ

    Toplantıya;

    Türkiye İstanbul Afyonkarahisarlılar Platformu Kurucu Başkanı Seçkin Köse,

    İstanbul Afyonkarahisarlılar Dernekleri Başkanı M. Hakan Hıdıroğlu,

    Kocaeli Afyonkarahisarlılar Dernekleri Başkanı Cafer Üstü,

    İSTAFDER Yönetim Kurulu Başkanı Murat Saltık,

    İSTAFDER Kadın Kolları Başkanı Emine Seyhan,

    İSTAFDER Genel Sekreteri Cemal Küpeli,

    İSTAFDER Başkan Yardımcısı H. Sinem Çak,

    Darıca Gebze Afyonkarahisarlılar Derneği Başkan Yardımcısı Nafi Uğur,

    TUZAF Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Çakır,

    TUZAF Başkan Yardımcısı Nurettin Şahiner,

    AFDİYAD03 Yönetim Kurulu Başkanı Basri Eryılmaz katılım sağladı.

    Gerçekleştirilen görüşmede, derneklerle medya kuruluşu arasında yürütülebilecek ortak projeler, iletişim çalışmaları ve gelecek dönem yol haritası üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Toplantının oldukça verimli geçtiği belirtilirken, iş birliği olanaklarının güçlendirilmesi konusunda karşılıklı fikir alışverişinde bulunuldu.

    Program, günün anısına çekilen toplu fotoğraf ile sona erdi.

  • Besin zehirlenmesi vakalarında korkutan artış: Zehirlendiğimizi nasıl anlarız? Ne yapmamız gerekir?

    Besin zehirlenmesi vakalarında korkutan artış: Zehirlendiğimizi nasıl anlarız? Ne yapmamız gerekir?

    Son dönemde acil servis başvurularında “besin zehirlenmesi” vakalarında belirgin bir artış gözlemleniyor.

    Çoğu zaman hafif seyirli olsa da bazı bakteri türlerinin ölümcül sonuçlara yol açabildiğini belirten Acil Tıp Uzmanı Dr. Ayşegül İşlek Yüksel, “Hangi besin, hangi bakteriyi taşır?” ve “Vücudumuz bu toksinlere nasıl tepki verir?” sorularını yanıtlayarak hayati uyarılarda bulundu.

    “BEBEKLER, ÇOCUKLAR, GEBELER VE YAŞLILARDA RİSK DAHA FAZLA”

    Besin zehirlenmesinin herhangi bir yiyecek ya da içeceğin tüketimi sonucu meydana gelen enfeksiyon veya intoksikasyon durumuna verilen genel bir isim olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Yüksel, “Özellikle halk sağlığını yakından ilgilendiren ve yaz aylarında artan bu yaygın hastalık grubu, çoğu zaman hafif seyirli ve kısa sürelidir. Ancak kış aylarında da zehirlenmeye yol açan besinler ve kişilerle ilişkili faktörlere bağlı olarak zaman zaman ağır seyredebilir, hatta ölümcül olabilir. Besin kaynaklı hastalıklara herkes yakalanabilir ancak bebekler, çocuklar, gebeler, yaşlılar ve bağışıklık sistemi zayıf olan kişiler bu duruma karşı çok daha duyarlıdır” ifadelerine yer verdi.

    “KUSMA VE İSHAL, VÜCUDUN SAVUNMA MEKANİZMASI”

    Besin zehirlenmelerinin en klasik belirtilerinin mide bulantısı, kusma ve ishal olduğunu belirten Uzm. Dr. Yüksel, “Aslında bu semptomlar korkulacak düşmanlar değil, vücudun zehri dışarı atma yöntemleridir. İnsan vücudu kötü olan her şeyi atma üzerine kurulmuştur. Zehirli bir besin tükettiğimizde vücudumuzdan atmak için midemiz bulanır, kusarız, bağırsaklar aktifleşir, ishal olur ve toksin vücuttan uzaklaştığı için genelde bir ile üç gün arasında tam iyileşme sağlanır. Bu yüzden hastaların kesinlikle bulantı ve ishali önleyici ilaçları bilinçsizce kullanmamaları gerekir. İshali durdurucu ilaçlar, gıda zehirlenmesine yol açan etkenin dışarı atılmasını geciktirebilir ve bakterinin bağırsakta çoğalarak daha ciddi sorunların ortaya çıkmasına yol açabilir. Ayrıca, ‘ishal ve kusmayı artıracak’ düşüncesiyle hiçbir şey yememek de yanlış bir davranıştır” şeklinde konuştu.

    HANGİ BAKTERİ HANGİ BESİNDEN BULAŞIR?

    Uzm. Dr. Yüksel, besin zehirlenmesine yol açan bakterileri, kaynaklarını ve vücutta oluşturduğu etkileri şu şekilde açıkladı:

    Çiğ besinlerdeki tehlike salmonella: Salmonella türleri, kuşlar dâhil birçok çiftlik ve kümes hayvanlarının bağırsaklarında bulunur. Bu nedenle çiğ veya iyi pişmemiş tavuk, et, yumurta, balık ve pastörize edilmemiş sütler salmonella türlerinin üremesi için iyi birer kaynaktır. Özellikle sokak sütleri, pastörize edilmedikleri için salmonella açısından büyük risk taşır. Yumurtanın sadece kullanılmadan hemen önce yıkanması gerekirken; kırık, çatlak ve dışkı ile kirlenmiş yumurtalar asla satın alınmamalıdır.

    Ölümcül konserve zehri clostridium botulinum: En ciddi ve ölümcül olan besin zehirlenmesi, “clostridium botulinum” adlı bakterinin yol açtığı zehirlenmedir. Bu bakteri, bakteriler içinde en öldürücü ve etkili zehre (botulinum toksini) sahip olandır. Toprakta, kaynak sularında ve deniz suyunda bulunan bu bakteri, oksijensiz ortamda çoğalabildiğinden özellikle evde yapılan ve doğru hazırlanmamış konserve yiyecekler en önemli zehirlenme kaynaklarıdır. Etkisi 2-3 güne kadar ortaya çıkabilir. Sinir sisteminde felç yaparak solunumu engeller ve ölüme neden olur. Konservelerde alt ve üst kapakların şişkin, bombe yapmış olması içerisinde bu bakterilerin ürediğinin en önemli göstergesidir.

    Kıyma ve kirli sulardan gelen e.coli: Escherichia coli (E.coli), insan ve hayvan bağırsaklarında yaygın olarak bulunan bir bakteridir. Hayvansal yiyeceklerle insanlara bulaşan bu bakterinin hızla ürediği besinler; çiğ ve iyi pişmemiş kıyma, pastörize edilmemiş sütler, dışkı ile kontamine olmuş kaynak suları ve kirli sularla sulanmış, iyi yıkanmamış sebze ve meyvelerdir.

    Hijyen eksikliği bakterisi staphlylococcus aureus: Bu bakteri doğal olarak insanların burnunda, boğazında ve derisinde bulunur. Ayrıca deri üzerindeki çıban, sivilce, iltihaplanmış yaralar ve kesiklerde de mevcuttur. Temel bulaşma kaynağı, besinle uğraşan kişilerdir. Özellikle süt ürünleri, salatalar, kremalı pastalar, diğer tatlılar, çiğ et ve kümes hayvanı etlerinde kolayca ürer. Önemli bir nokta şudur ki; staphylococcus aureus tarafından üretilen toksinler normal pişirme ile yok edilemez.

    Pirinç ve makarnadaki gizli tehlike bacillus cereus: Sıklıkla toprak ve birçok bitkide bulunan bu bakteri, özellikle pirinç, makarna, kremalar ve sütlü pudinglerde hızla üreyebilir. Zehirlenmenin temel kaynağı genellikle pişmiş pirinç içeren yiyeceklerin uygun olmayan şekilde soğutulup tekrar ısıtılmasıdır.

    Soğuğa dayanıklı bakteri listeria monocytogenes: Çevrede yaygın bulunan bu bakteri oldukça dayanıklıdır ve donma derecesine yakın sıcaklıklarda bile üreyebilir. Büyük kısmı çiğ et, tavuk, dondurulmuş besinler, peynir ve krema kaynaklıdır.

    Deniz ürünleri ve vibrio türleri: Genellikle deniz suyunda bulunan vibrio parahaemolyticus, deniz suyunun ısındığı yaz aylarında artış gösterir. Gastroenterit çoğu zaman, özellikle kabuklu deniz ürünleri olmak üzere az pişmiş deniz ürünlerinin tüketilmesinden sonra ortaya çıkar. Ayrıca özellikle kirli sularda yaşayan midyelerin içinde vibrio, salmonella, E. coli gibi bakteriler bulunabilir.”

    “BELİRTİLER 30 DAKİKA İLE 72 SAAT ARASINDA ÇIKABİLİR”

    Besin zehirlenmelerinin genellikle aniden başladığını ve kontamine olmuş besinler tüketildikten sonra hastalık belirtilerinin 30 dakika ile 72 saat arasında ortaya çıkabildiğini dile getiren Uzm. Dr. Yüksel, “Hastalıklı dönem genellikle 1-3 gün sürer ancak bir haftaya kadar uzayabilir. Genellikle hastaların yüzde 90’ı basit gastrointestinal sistem semptomları ile gelir” diye konuştu.

    NE ZAMAN ACİL SERVİSE BAŞVURULMALI?

    Uzm. Dr. Yüksel, vakit kaybetmeden acil servise başvurulması gereken durumları ise şöyle sıraladı:

    Nörolojik belirtiler: Eğer gastrointestinal sistem semptomlarının yanı sıra, bilinç bulanıklığı, çift görme, baş ağrısı, nöbet gibi nörolojik semptomlar varsa.

    Solunum sıkıntısı: İshal ve kusmanın yanı sıra nefes darlığı veya solunum güçlüğü çekiliyorsa. Bu durum toksinin mide-bağırsak sisteminden çıkıp diğer sistemleri de etkilediğini gösterir.

    Süre ve şiddet: Kanlı ishal varsa, ishal ile birlikte boyun sertliği ve ateş görülüyorsa veya zehirlenme belirtileri iki günden fazla devam ediyorsa.

    Botulizm şüphesi: Konserve tüketimi sonrası gelişen, ilerleyici kas güçsüzlüğü ve nörolojik semptomlarda mutlaka hekime konserve ürün tüketildiği söylenmelidir. Ayrıca bu belirtiler bazen zirai ilaç zehirlenmesi ile karışabilir; herhangi bir zirai ilaç ile temas öyküsü varsa mutlaka hekime bildirilmelidir.”

  • Sağlıkla Kal | 26 Kasım 2025

    Sağlıkla Kal | 26 Kasım 2025

    📶https://kanal3.com.tr/
    Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Ederek Son Dakika Haberleri Alabilirsiniz;
    İnstagram : https://www.instagram.com/kanal3tv
    Facebook : <a href=”https://www.facebook.com/kanal3tv” target=”_blank” rel=”nofollow”>https://www.facebook.com/kanal3tv
    X: https://x.com/kanal3tv
    Telegram : https://t.me/kanal3_tv
    Whatsapp : https://whatsapp.com/channel/0029VaFDm2rEKyZKvlSELq17
    Next : https://sosyal.teknofest.app/@kanal3tv

    #Kanal3AnaHaber #Kanal3Haber #Kanal3

  • Bakan Tunç: “41 yıldan bu yana mücadele ettiğimiz terör belasından kurtulmanın inşallah eşiğindeyiz”

    Bakan Tunç: “41 yıldan bu yana mücadele ettiğimiz terör belasından kurtulmanın inşallah eşiğindeyiz”

    Adalet Bakanı Yılmaz tunç, “41 yıldan bu yana mücadele ettiğimiz terör belasından kurtulmanın inşallah eşiğindeyiz. Bu noktada büyük bir gayret var” dedi.

    Bakan Tunç, çeşitli temaslarda bulunmak üzere geldiği Afyonkarahisar’da AK Parti İl Başkanlığını ziyaret etti. Ziyareti sırasında yaptığı açıklamada ’Terörsüz Türkiye’ sürecine değinen Bakan Tunç, “Yüksek standartlı bir demokrasi için lazım olan demokratik, katılımcı, sivil bir anayasayı, toplum sözleşmesini bu millet hak ediyor. Türkiye yüzyılının başındayız. İnşallah ’Terörsüz Türkiye’ ile Türkiye’yi inşa edeceğiz. Türkiye vizyonunu ve bunu da inşallah yeni anayasayla, demokratik anayasayla başarabilmemiz lazım. Bu konudaki uzlaşmayı inşallah Meclisimizde sağlayabilirsek bu millete olan borcumuz olan bu önemli konuyu da çözerek yolumuza devam etmiş oluruz. İnşallah Türkiye’yi terörden de kurtararak yolumuza devam edeceğiz. 41 yıldan bu yana mücadele ettiğimiz terör belasından kurtulmanın inşallah eşiğindeyiz. Bu noktada büyük bir gayret var. Önemli bir de konu var; 41 yılda çok büyük acılar yaşadık, binlerce şehit verdik. Güneydoğuda en çok da o bölgelerde vatandaşlarımız huzursuz edildi. 2,5 trilyon dolar kayıplara neden oldu. Yani bugün o para harcanmamış olsaydı, teröre gitmemiş olsaydı bugün milletin refahı katbekat artmış olacaktı” dedi.

    “Terörün gerek içeride, gerek dışarıda silah bırakmasıyla süreç daha da ileriye taşınacaktır”

    Süreçte şehit aileleri başta olmak üzere toplumun hiçbir kesimini incitmemek için mücadele verdiklerini dile getiren Bakan Tunç, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Geldiğimiz noktada 18 civarında toplantı yapıldı. Ben de o toplantılara katıldım. Yaptığımız çalışmaları, sürecin daha da kalıcı hale gelmesi için yapılan çalışmaları milletvekillerimizle paylaştık ve şu anda önemli bir aşamadayız. Tabii terörün tüm unsurlarıyla, gerek içeride, gerek dışarıda silah bırakmasıyla beraber bu süreç daha da ileriye taşınacaktır. Bu anlamda bu sürecin kalıcı hale gelmesi, Türkiye’nin tamamen terörden arınması sürecinde önümüzdeki süreç içerisinde komisyonun raporu çerçevesinde atılması gereken adımlar da birer birer atılarak geleceğimizi garanti altına almaya, çocuklarımızı huzurlu bir geleceğe kavuşturmaya ve Türkiye yüzyılını daha hızlı ve daha kolay inşa etmenin inşallah mücadelesini hep beraber vereceğiz. Tabii bu süreçte milletimizi rahatsız edecek, şehit ailelerimizi incitecek bugüne kadar hiçbir adım atmadık, bundan sonra da atmayacağız. Milletimiz ne isterse onu yapacağız. Milletimizin menfaatine ne olursa onu yapacağız. Cumhurbaşkanımızın 23 yıldan bu yana iktidarda art arda sürekli seçim kazanmasının sebebi milletini düşünmesindendir. Milletinin taleplerine duyarlı olmasındandır. O nedenle milletimizden hiçbir zaman kopmadan yolumuza devam edeceğiz inşallah.”

  • ÖZEL HABER – TAŞOLUK TEYAKKUZDA, RESMEN NÖBET TUTUYORLAR

    ÖZEL HABER – TAŞOLUK TEYAKKUZDA, RESMEN NÖBET TUTUYORLAR

    Şirketin yerleşim yerlerine yaklaşık 100 metre mesafede kil çıkarma faaliyeti yürütmek istediği öne sürülürken, Taşoluk’un 7’den 70’e tüm halkı bu çalışmalara karşı çıkıyor. Yeşil doğası, verimli ovası ve tarıma elverişli topraklarıyla bilinen beldenin sakinleri, doğalarını ve yaşam alanlarını korumak için teyakkuzda.

    VATANDAŞLARIN DİRENİŞİNE MİLLETVEKİLLERİNDEN DESTEK

    Gece yarısı başlayan iş makinesi girişimi, halkın sert tepkisiyle karşılaştı. AK Parti, MHP ve İYİ Parti milletvekilleri de bölgeye gelerek veya yaptıkları açıklamalarla vatandaşlara destek verdi. Bu destek, Taşoluk halkının direncini daha da artırdı. Gazete 3’ün röportaj çalışması ise adeta mitinge dönüştü. Halk, oluşturulan haberleşme grubu üzerinden kısa sürede organize olarak çalışma yapılmak istenen alana akın etti. Kimi kucağında bebeğiyle, kimi bastonuyla zorlanarak gelen vatandaşların ortak mesajı açıktı: “Toprağımızı vermeyeceğiz.”

    685 HEKTARLIK ALANDAN KAYGI VAR

    Şirketin maden sahası için 19.5 hektar alan beyan ettiği öğrenilirken, köylüler birden fazla ruhsatla toplamda 685 hektarlık bir alanın madencilik faaliyetiyle yok olabileceğini savunuyor. Bu geniş alan içinde köylülerin tapulu tarım arazilerinin bulunduğu da iddialar arasında.

    ESKİ BELEDİYE BAŞKANI HİMMET DİRİL: 75 YILDIR BÖYLE BİR ŞEY GÖRMEDİM

    Eski Belediye Başkanı Himmet Diril, Gazete 3’e yaptığı açıklamada, “1999–2004 yılları arasında bu kasabanın belediye başkanıydım. Taşoluk yıllardır birlik ve beraberliğiyle örnek bir kasabadır. 75 yaşındayım, böyle bir hazırlıksız, böyle sıkıntılı bir durum görmedim. Halkımızdan, ailemizden herkes sabahlara kadar jandarma geliyor, polis geliyor diye uykusuz kalıyor. Biz durumu kaymakamımıza, valimize, milletvekillerimize ilettik. Devletimizi arkamızda görmek istedik. Bu kasaba örnek bir kasabadır, yazık günah değil mi? Bize bırakılan bu toprakları kaybediyoruz. Ben bugün varım, yarın yokum ama çocuklarımızın geleceğini düşünüyorum” ifadelerine yer verdi.

    75 YAŞINDAKİ ŞERİFE TAŞERON: BURASI BENİM VATANIM

    “Burası benim vatanım, toprağım. Burada doğdum, burada koyun kuzu güttüm. Toprağımızı kimseye veremeyiz. Yetimlerim var, sözlerim var. Maden ocağını buraya kurduramayız. Tarım var, hayvancılık var. Biz vermeyiz, veremeyiz. Taşoluk yeşil kalsın, yavrum.”

    CENNET GÜNDOĞDU: TOPRAĞIMIZI VERMEYİZ

    “Biz burayı veremeyiz yavrum. Yok öyle bir şey. Saatler içinde toplandık, yine toplanırız. Burası bizim. Senin cennetin de burası. Burası bize emanet.”

    EŞE ÖZKAN: BURASI MADEN OCAĞI DEĞİL, YAŞAM ALANI

    “Burası maden ocağı değil; 5 bin nüfusun yaşadığı, hayvanların otladığı, barınaklarımızın olduğu yaşam alanımız. Madene de madenciye de geçit vermeyiz. Sağlığımız gasp ediliyor. Toprağımız elden gidecek. Gece yarısı baskın yapar gibi geldiler. Atalarımız bu toprağı bize bırakırken can verdi. Biz bir avuç toprağımızı bile vermeyiz. Gerekirse bizi çiğnesinler ama yine de madeni açtırmayız.”

    GÖNÜL MÜJDE: TAŞOLUK KALKINSIN DİYE DÜKKAN AÇTIK, YOK OLMASINA İZİN VERMEYİZ

    “Biz burada esnafız. Taşoluk kalkınsın diye iki dükkanımızı da buraya açtık. Şimdi biri çıkmış burayı elimizden almak istiyor. Vermeyiz. Bebeğimizle geldik, burası çocuklarımıza bırakacağımız en kıymetli şey. Biz başka yerde yaşayamayız. Taşoluk’tan başka hiçbir yerde yaşayamam.”

    HANIM ÖZEN: YEŞİLİ ALDIKTAN SONRA O TOZDA YAŞAYABİLİR MİYİZ?

    “Kil madenini alıp götürecekler, bizim sağlığımız ne olacak? Çoluğumuz çocuğumuz ne olacak? Toz içinde yaşayabilir miyiz? Su içebilir miyiz? Bu yeşilliği görebilir miyiz? Biz nereye gideceğiz? Milletvekillerimiz hep bizim arkamızdaydı, şimdi biz onları yanımızda görmek istiyoruz.”

    MADENCİLİK ÖĞRENCİSİ BATUHAN DALMIŞ: TEKNİK OLARAK DA İNSANİ OLARAK DA YANLIŞ

    “Burada büyük bir usulsüzlük var. 19 dönüm deniyor ama arka tarafa doğru alan genişleyip yok olacak. Burası bal ormanı, Türkiye’de arıcılıkta ilk sıralara konabilecek bir yer. Hem çevreye hem tarıma büyük zarar verir. Ben Ankara’dan geldim, birkaç gün burada olup bu mücadelenin içinde olacağım. Başka Taşoluk yok, hep beraber sahip çıkacağız.”

    HİMMET ÖZEN: MADENİ ÇOK GÖRDÜK, NEYE YOL AÇACAĞINI BİLİYORUZ

    “18 yaşımdan beri Türkiye genelinde DSİ şantiyelerinde çalıştım. Madeni, madenciyi iyi bilirim. Daha önce yaşananlar var. Bu iş büyümeden, zarar vermeden durdurulmalı.”

    MAHMUT ÖZTÜRK: TAŞOLUK ÇAKIL TAŞI BİLE VERMEYECEK

    “Biz burada tarımla uğraşıyoruz. Afyonkarahisar’ın en kaliteli ürünlerini yetiştiriyoruz. Burası dört tarafı baraj, sıcak su, mesire alanları ve yerleşimle çevrili. 150 metreye kadar evler var. Maden açılırsa tarım biter. Taşoluk bir çakıl taşı bile vermez. Milletvekillerimizi yanımızda görmek istiyoruz. 19 hektar deniyor ama hesapladığımızda 850 hektarlık alan yok olacak.”

    SÜLEYMAN KEDİCİ: BURADA ARICILIK YAPIYORUZ, MADEN İSTEMİYORUZ

    “Bu dağlarda arıcılık yapıyoruz. Kasabamıza ait 30 kamyon arı var. Bu dağlarda olan polen başka bir yerde yok. Maden istemiyoruz çünkü, bu maden burada açılırsa ne arıcılık kalacak ne de polen üretimi.” Yine bölgede arıcılık yapan Onur Akgün de, madenciliğin bölgede kurulan bal ormanlarını etkileyeceğini, arıcılık faaliyetlerinin sonunun geleceğini, bununla birlikte tarımsal üretimin de olumsuz bir şekilde etkileneceğini aktardı.

    SON SÖZ: TAŞOLUK “TOPRAĞIMIZA DOKUNMAYIN” DİYOR

    Tüm konuşmaların ortak noktası; Taşoluk halkı, toprağını, havasını, suyunu ve yaşam alanlarını madene teslim etmek istemiyor. Valiliğin geçici durdurma kararının ardından gözler şimdi nihai kararda. Halk ise kararlı: “Bir gece yarısı daha gelirlerse, biz yine buradayız.”

    VATANDAŞIN DİRENİŞ GÜCÜ ARTTI

    Milletvekillerinin desteği vatandaşın gücünü ve umudunu arttırdı. Maden şirketinin bölgeye iş makinesi getirmesi ile ortaya çıkan sıcak anlara AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Ali Özkaya, bölgeye giderek vatandaşlara destek vermişti. Özkaya, “Taşoluk ve Afyon halkının iradesi her şeyin üzerindedir. ÇED süreci tamamlanmadan bölgede herhangi bir çalışma yapılmasına müsaade edilmeyecek” diyerek süreci yakından izlediklerini belirtti.

    “ÇEVRE MESELESİ DEĞİL, MÜLKİYET, GEÇİM VE YAŞAM HAKKI”

    İYİ Parti Milletvekili Hakan Şeref Olgun da TBMM’de bu konuyla ilgili vatandaşın yanında olduğunu deklare etti. Olgun, “Planlanan maden çalışmaya başladığı andan yoğun toz, titreşim, kimyasal parçacıklar ve ağır kamyon trafiği nedeniyle arı kolonileri çökecek, bal ve polen üretimi duracak, bölgenin polen işleme tesisi kapanmak zorunda kalacak. Binlerce aile geçim kaynağını kaybedecek ve tüm tarımsal zincir domino taşı gibi yıkılacaktır. Üstelik bu bölgede tarla, bahçe vasıflı şahsi mülkiyete konu olanlar vardır. Bu mesele çevre meselesi değil, mülkiyet hakkı, geçim hakkı ve yaşam hakkı meselesidir” dedi.

    “BU GÜZELLİKLERİNİN KAYBOLMASINA KİMSENİN GÖNLÜ EL VEREMEZ”

    MHP İl Başkanı Ahmet Kahveci, “Taşoluk beldemiz doğal güzelliklerinin yanı sıra belde halkımızın çabaları ile son derece güzel, yeşil ve hayranlık uyandıran bir görünüme sahiptir. Taşoluk’un bu güzelliklerinin kazanımında MHP’li Belediye Başkanımız ve teşkilatlarımızın emekleri yadsınamaz. Hal böyle iken Taşoluk’un bu güzelliklerinin kaybolmasına kimsenin gönlü el veremez” ifadelerine yer verdi. Konuyla ilgili tüm siyasi partiler üst perdeden tepki göstererek Taşoluk, halkının yanında olduğunu dile getirerek, madene karşı olduklarını bildirdi. Afyonkarahisar Valiliği de ÇED raporu gelene ve mahkeme süreci sonuçlanana kadar çalışma ruhsatını geçici olarak durdurdu.

  • Deneme amaçlı kurdu, topraksız safran üretiyor

    Deneme amaçlı kurdu, topraksız safran üretiyor

    4 ay önce üniversiteden mezun olan ve safran üretimi için tesis kuran Mert Pektaş (25), hububat üretiminin yoğun olduğu bölgede çiftçilere, alternatif ve yüksek getirili bir üretim modelinin mümkün olduğunu göstermek istedi. Pektaş, Sarayönü ilçesinin dağlık mahallesi Bahçesaray’daki tesisinde, kontrollü üretimle safranda istediği kaliteyi ve sürdürülebilirliği elde etti.

    “ARAZİDE YAPMAK İSTESEYDİK 1000 METREKARE ALANA İHTİYACIMIZ OLACAKTI”

    İlk hasadını tamamlayan ve yeni üretim dönemine hazırlanan Pektaş, safranın hastalıklara dayanıklılığıyla, iklim ve su koşullarına uygunluğuyla bölge insanına fırsat sunduğunu belirtiyor. Pektaş, Türkiye’de sınırlı miktarda üretilen safranın ekonomik değeriyle cazibesi olduğunu söyledi. Kuraklığın etkilerinin her geçen gün artması ve ürünün ekonomik değerinden dolayı safranı tercih ettiğini belirten Pektaş, “Tesisimin alanı 14 metrekare. Bu alanda 10 bin safran soğanı bulunuyor. Bu üretimi arazide yapmak isteseydik 1000 metrekare alana ihtiyacımız olacaktı. Arazisi olmayan insanların da yapabileceği bir iş.” dedi. Topraksız safran tarımının çok zor olmadığını, üretim maliyetlerinin de uygun olduğunu dile getiren Pektaş, “Bu tesisi ben kendi çalışmalarımla yaptım ve 10 bin soğan da dahil yaklaşık 500 bin liraya mal oldu. Hasadımızı bitirdik. Yaklaşık 250 gram safran elde ettik. Şimdi soğan çoğaltma işlemine geçtik. Böyle bir tesis kısa sürede kendisini amorti edebilir. Safranın yanında çoğalttığımız soğanlardan da satış yapıyoruz.” diye konuştu. Pektaş, bu büyüklükteki bir safran tesisinin, yılda 1 milyon liradan fazla getiri sağlayabileceğini ifade etti.

  • Yatırımcıların Yeni Gözdesi: Gümüş 2025’te Altını Geçti

    Yatırımcıların Yeni Gözdesi: Gümüş 2025’te Altını Geçti

    Küresel piyasalarda ons gümüş fiyatı 54,20 doları test ederek, Ekim ayında görülen 54,48 dolarlık zirveye yaklaştı. ABD Merkez Bankası faiz politikalarına dair beklentiler fiyat hareketlerini etkiliyor.

    Gümüş Getiride Altını Geçti

    2025’te gümüş fiyatları %86,95 oranında prim yaptı. Aynı dönemde ons altın %59,40 yükseldi. Değerli metaller arasında gümüş, yatırımcıya daha yüksek getiri sundu.

    Gümüş sadece değerli metal değil, aynı zamanda sanayi emtiası olarak da öne çıkıyor. Güneş panelleri, elektrikli araçlar, yapay zekâ ve elektronik sektörlerinde kullanım, talebi artırıyor. Arz talebi karşılamakta zorlanıyor, bu da fiyatları destekliyor.

    Gelecek Yılı İçin Hedef Fiyat

    Bank of America analizine göre, gümüşün 2026’da ortalama 56,25 dolara ulaşması ve yıl içinde 65 dolara kadar çıkması bekleniyor. Zayıf dolar, endüstriyel talep ve arz açığı üçlüsü yükselişi destekliyor.

    Talep Artışı Devam Edebilir

    Dünya gümüş talebi 2024’te 689 milyon tona ulaştı. Güneş paneli sektöründeki büyüme, talebin artmasına yol açıyor. Küresel GES kurulu gücünün 2030’da 1000 GW’a ulaşması bekleniyor ve bu durum gümüş talebinin önümüzdeki yıllarda da artacağını gösteriyor.

  • Şarj altyapısına 1,2 milyar dolar şart

    Şarj altyapısına 1,2 milyar dolar şart

    Elektrikli araçlar, çevreci teknolojileri ve fosil yakıt tüketimini azaltmadaki rolleriyle dünya genelinde yaygınlaşırken, Türkiye’de de yakıt piyasasında köklü bir dönüşümü tetikliyor. Karbon emisyonlarını azaltma, hava kalitesini iyileştirme ve enerji verimliliğini artırma hedeflerine önemli katkı sağlayan elektrikli araçların satışları son yıllarda belirgin şekilde arttı. Enerji dönüşümü politikaları, devlet teşvikleri ve otomobil üreticilerinin sunduğu zengin model seçenekleriyle Türkiye yollarındaki elektrikli araç sayısı hızla artarken, bu ivme şarj altyapısının da aynı hızla gelişmesini ve yaygınlaşmasını zorunlu kılıyor. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, 2015’te yalnızca 565 olan trafiğe kayıtlı elektrikli otomobil sayısı, Ekim 2025 itibarıyla 332 bin 10’a ulaştı. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun raporlarına göre şarj altyapısında soket sayısı da ekim itibarıyla yaklaşık 37 bine ulaştı.

    2035 HEDEFLERİ İÇİN 1,2 MİLYAR DOLAR YATIRIM GEREKİYOR

    Emobilite Operatörleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Berkay Somalı, Türkiye’nin şarj altyapısındaki gelişmeleri değerlendirdi. Şarj altyapısının hız bir büyüme trendi gösterdiğini belirten Somalı, “2024 sonunda 22 bin olan şarj soketi sayısı, 2025 ekim ayı itibarıyla yaklaşık 37 bine ulaşmış, böylece bir yılda yaklaşık 15 bin yeni soket kurulmuştur. ” dedi. Altyapıdaki mevcut dağılımda 21 bin AC (Alternatif Akım) ve 16 bin DC (Doğru Akım-Hızlı Şarj) soketi bulunduğu bilgisini veren Somalı, şöyle devam etti: “Yatırım maliyetleri soket tipine göre değişmekte olup, AC soket başına ortalama 1000 dolar, DC soket başına ise 20 ile 30 bin dolar arasında bir maliyet hesaplanmaktadır. Sektöre yapılan toplam yatırım, yalnızca şarj cihazları ve bağlantı altyapısı (dağıtım trafoları dahil) dikkate alındığında 500-600 milyon dolar seviyesindedir.” Somalı, EPDK’nin orta vadeli projeksiyonlarına göre, 2030 yılı için 143 bin, 2035 yılı için ise 273 bin şarj soketi hedeflendiğini belirterek, “Bu hedefler, yaklaşık 240 bin yeni soket gereksinimi anlamına gelmektedir. 2035 hedeflerine ulaşılması için toplamda yaklaşık 1,2 milyar dolar ek yatırım gerektiği hesaplanmaktadır.” diye konuştu.

  • Sahte belge düzenleyenlerin iddianamesi hazır

    Sahte belge düzenleyenlerin iddianamesi hazır

    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, yasa dışı yollarla üretilen e-imzalar ile birçok kişinin sürücü belgesi sınavlarında değişiklik yapıldığı ve mesleki eğitim sertifikası oluşturulduğu tespiti üzerine başlatılan soruşturmada, aralarında örgütün elebaşı olduğu ileri sürülen Ziya Kadiroğlu ile 18 örgüt üyesinin de olduğu 123 şüpheli hakkında iddianame düzenlendi.

    “Suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “suç örgütüne üye olma”, “resmi belgede sahtecilik” “Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Hizmetleri Hakkında Kanuna Muhalefet”, “kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek veya yaymak”, “bilişim sistemindeki verileri bozma yok etme, erişilemez kılma, sisteme veri yerleştirme” ve “bilişim sistemine hukuka aykırı müdahale suretiyle haksız çıkar sağlama” suçlarından hazırlanan iddianame, birleştirme talebiyle Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesine gönderildi. Sahte e-imza düzenleyenlere yönelik üçüncü dalga soruşturmada, ilk kez fiziki olarak şüphelilerin belge oluşturduğu ve bu mesleki eğitim sertifikasıyla işletme açıldığı belirlendi. Suç örgütünün elebaşı olduğu öne sürülen Kadiroğlu’nun, örgüt üyelerine talimatlar verdiği ve toplantılar düzenleyerek görev dağılımı yaptığı bu kapsamda üyelere kod isim verdiği tespit edildi.

  • İhsaniye’de kadına şiddetle mücadele anlatıldı

    İhsaniye’de kadına şiddetle mücadele anlatıldı

    Kadın ve Demokrasi Vakfı (KADEM) Afyonkarahisar temsilciliğinde görevli Psikolog Elmas Aybike Yılmaz tarafından İhsaniye Belediye Düğün Salonun da yaklaşık 50 kişiye kadına yönelik şiddetle mücadele eğitimi verildi. Ardından İhsaniye İlçe Emniyet Amirliğinde görevli polis memurları tarafından ilçenin işlek noktalarında KADES uygulama tanıtım broşürleri dağıtılarak bilgilendirme yapıldı.

  • Böcek ailesi için Bolvadin’de mevlit okutuldu

    Böcek ailesi için Bolvadin’de mevlit okutuldu

    Duygu dolu anların yaşandığı programa Bolvadin Belediye Başkanı Derviş Aynacı da katıldı. Başkan Aynacı, mevlit sonrası yaptığı açıklamada: “Bu elim olay hepimizin yüreğini derinden yaraladı. Hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah’tan rahmet, geride kalan aile bireylerine sabır diliyorum.” ifadelerini kullandı. Vatandaşların yoğun katılım gösterdiği Mevlit programında, aile bireyleri için dualar edildi, Kur’an-ı Kerim okundu. Bolvadin halkı, acılı aileye destek olmak için bir araya gelerek taziye dileklerini iletti.

  • ATSO Meclisi, Kasım toplantısını yaptı

    ATSO Meclisi, Kasım toplantısını yaptı

    Çoğunluğun sağlanmasının ardından toplantıyı açan ATSO Meclis Başkanı Mustafa Ali Çelikten, başsağlığı ve geçmiş olsun dileklerini sundu: “Sözlerimin başında, Azerbaycan’dan ülkemize gelmek üzere havalanan Türk Silahlı Kuvvetlerimize ait C-130 tipi uçakta şehit olan kahraman Mehmetçiklerimize Allah’tan rahmet diliyor, milletimize başsağlığı diliyorum. Yine, Hırvatistan’da düşen Orman Genel Müdürlüğü’ne ait yangın söndürme uçağında görev yapan pilotumuzun vefatı nedeniyle derin bir üzüntü içinde olduğumuzu ifade etmek istiyorum. Merhuma Allah’tan rahmet, camiaya ve yakınlarına sabırlar diliyorum. Ayrıca, Afyonkarahisar Merkez Organize Sanayi Bölgemizde meydana gelen patlamada yaralanan çalışanlarımıza acil şifalar diliyor; fabrikanın yöneticilerine, çalışanlarına ve bölge halkına geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.”

    “GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK BAŞTA OLMAK ÜZERE TÜM KAHRAMANLARIMIZI SAYGIYLA YAD EDİYORUM”


    Başkan Çelikten, konuşmasında “Geçtiğimiz ay, milletimizin gönlünde müstesna yere sahip iki önemli günü de hep birlikte idrak ettik. 10 Kasım’da, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ebediyete irtihalinin 87’nci yıl dönümünde kendisini bir kez daha saygı, rahmet ve minnetle andık. Cumhuriyetimizin 102’nci yıl dönümünü ise büyük bir heyecan ve gururla kutladık. Bu vesileyle, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere tüm kahramanlarımızı saygıyla yad ediyorum. Bununla birlikte, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 42’nci yıl dönümünü idrak ettik. Kıbrıs Türk halkının özgürlük ve var olma mücadelesi, tarihimiz açısından büyük bir önem taşımaktadır. Bu mücadelede emeği geçen başta Rauf Raif Denktaş olmak üzere tüm liderleri ve kahramanları minnetle anıyorum. Bir diğer anlamlı gün de 24 Kasım Öğretmenler Günü’dür. Bu vesileyle, başta aramızdaki öğretmen meclis üyelerimiz olmak üzere, şirketlerimizde görev yapan tüm öğretmenlerimizi saygı ve takdirle anıyorum. Başöğretmen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü bir kez daha hürmetle yad ediyorum. Bugün aramıza yeni katılan üyelerimiz; 34’üncü Meslek Komitesi’ne (Ticari Yapılar ve Bina Projeleri Geliştirilmesi) seçilen Ekrem Seçkin’e ve 23’üncü Meslek Komitesi’ne (Yumurta ve Süt İmalat ve Satıcıları) seçilen Abdullah Mayatepek’e başarı dileklerimi iletiyorum. Odamıza değerli katkılar sunacaklarına inanıyorum. Görevlerini tamamlayan Bekir Durgut ve Bediha Yıldız’a ise özverili çalışmaları için teşekkür ediyorum” ifadelerine yer verdi.

    “ÜLKEMİZİN KÜRESEL TEMSİL GÜCÜNÜ DAHA DA ARTIRACAK”


    TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu’nu tebrik eden Başkan Çelikten, “Uluslararası alanda ise Türk iş dünyasının gurur duyduğu önemli bir gelişmeyi sizlerle paylaşmak isterim. Avrupa Odalar Birliği (EUROCHAMBRES) 2026–2027 dönemi seçimleri sonucunda, Dünya Odalar Federasyonu ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanımız sayın M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun Başkan Vekilliği görevine devam edecek olması, ülkemiz adına büyük bir gururdur. Kendilerini tebrik ediyor; bu görevin ülkemizin küresel temsil gücünü daha da artıracağına inanıyorum. Öte yandan, gelenek haline getirdiğimiz ve Odamızın birlik ruhunu güçlendiren ATSO Spor Oyunları’nın bu yıl 19’uncusunu başarıyla tamamladık. Katkı sağlayan tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Şehrimizin turizm potansiyeline değer katan NG Afyon’un uluslararası platformda elde ettiği başarılar hepimizi sevindirmiştir. World Luxury Awards 2025’te Avrupa’nın En İyi Lüks Termal Oteli, Türkiye’nin En İyi Lüks Oteli, Avrupa’nın En İyi Lüks Kaplıcaları ve Avrupa’nın En İyi Lüks Termal Spa Oteli ödüllerini kazanmış; NG Farina Ocakbaşı Restoran ise ‘En İyi Lüks Otel Restoranı’ ödülüne layık görülmüştür. Bu başarıların Afyonkarahisar’ın marka değerine önemli katkılar sağlayacağına inanıyor, otelin yönetimini ve tüm çalışanlarını içtenlikle tebrik ediyorum” dedi.

    GÜNDEM MADDELERİ GÖRÜŞÜLDÜ

    Toplantının ikinci ve dördüncü gündem maddelerinde ATSO Genel Sekreteri Ali Şenol, Meclis Üyeleri’ni bilgilendirdi. Toplantının ikinci gündem maddesinde Ekim 2025 ayı karar özetleri oy birliği ile onaylandı. Toplantının üçüncü gündem maddesinde Ekim 2025 ayı hesap hülasası oy birliği ile tasdik edildi. Toplantının dördüncü gündem maddesinde, Yükseköğretim Kurulu ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği arasında yürütülen Meslek Yüksekokulları İş Birliği Protokolü kapsamında, Afyon Meslek Yüksekokulu öğrencilerine 2025–2026 eğitim-öğretim döneminde verilecek bursların miktar ve bedelleri oy birliği ile onaylandı. Bu gündem maddesinde Meclis Üyesi Mahmut Önder Artuk söz aldı. Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Serteser bilgilendirme yaptı.

    MECLİS ÜYELERİ DE SÖZ ALDI

    Toplantının beşinci gündem maddesinde Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Güzel, Yönetim Kurulu’nun Ekim-Kasım 2025 faaliyetleri hakkında sunum yaptı. Sunumun ardından Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Serteser, güncel gelişmeler hakkında değerlendirmelerde bulundu. Toplantının son gündem maddesi olan Dilek ve Temenniler kısmında Meclis Üyeleri Ali İhsan Çiloğlu ve Yılmaz Memiş, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Yücel Albay ve Yönetim Kurulu Sayman Üye Bekir Bayana söz aldı. Meclis Başkanı Mustafa Ali Çelikten, toplantıya katkı sunan ve katılım sağlayan tüm Meclis Üyeleri’ne teşekkür ederek oturumu kapattı.

  • Sokağın Sesi | Karşı Cinsin Fotoğrafını Beğenmek Güvensizlik Yaratır mı? | 28 Kasım 2025

    Sokağın Sesi | Karşı Cinsin Fotoğrafını Beğenmek Güvensizlik Yaratır mı? | 28 Kasım 2025

    Sokağın Sesi bu bölümde ilişkilerde en çok tartışılan konulardan birini masaya yatırıyor:
    “Karşı cinsin fotoğrafını beğenmek güvensizlik yaratır mı?”
    Sokağın nabzını tuttuk, farklı yaş ve görüşlerden vatandaşlara sorduk.
    Kimine göre sıradan bir beğeni… Kimine göre ise ilişkide kırmızı çizgi!
    Toplumun bu konuya bakışı, ilişkilerde güven algısı ve sosyal medyanın etkileri bu videoda!

    Muhabir: Seda Başayvaz
    Kameraman: Arda Aksakal

    📶https://kanal3.com.tr/
    Sosyal Medya Hesaplarımızı Takip Ederek Son Dakika Haberleri Alabilirsiniz;
    İnstagram : https://www.instagram.com/kanal3tv
    Facebook : https://www.facebook.com/kanal3tv
    X: https://x.com/kanal3tv
    Telegram : https://t.me/kanal3_tv
    Whatsapp : https://whatsapp.com/channel/0029VaFDm2rEKyZKvlSELq17
    Next : https://sosyal.teknofest.app/@kanal3tv

    #Kanal3AnaHaber #Kanal3Haber #Kanal3

  • Zehirlenme Şüphesiyle Fenalaşan Genç Kız Hayatını Kaybetti, Kardeşleri Kritik Durumda

    Zehirlenme Şüphesiyle Fenalaşan Genç Kız Hayatını Kaybetti, Kardeşleri Kritik Durumda

    Ortaköy Mahallesi’nde evlerinde rahatsızlanan Neslinur T. ile kardeşleri F.T. (10) ve R.T. (12) önce Fethiye Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Durumu ağır olan Neslinur T., Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Diğer iki kardeş ise İzmir Şehir Hastanesi’ne sevk edildi ve hayati tehlikeleri devam ediyor.

    Genç kızın cenazesi Ortaköy Mahallesi mezarlığında toprağa verildi. Törene Seydikemer Kaymakamı Mustafa Dilekli, Belediye Başkanı Bayram Önder Akdenizli, öğrenci arkadaşları ve vatandaşlar katıldı. Yetkililer, AFAD ve savcılığın incelemelerinin sürdüğünü açıkladı.

  • Kaçak Sigara ve Makaron Operasyonu: Binlerce Ürün Ele Geçirildi

    Kaçak Sigara ve Makaron Operasyonu: Binlerce Ürün Ele Geçirildi

    Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla Kepez ilçesinde yürütülen operasyonda, şüpheli bir ikamete yapılan aramada 6 bin 500 paket kaçak sigara, 480 bin adet doldurulmuş makaron, 300 bin adet boş makaron ve 45 kilogram kıyılmış tütün ele geçirildi.

    Adli Süreç

    Ele geçirilen tüm ürünlere el konulurken, olayla ilgili adli soruşturma başlatıldı.

  • Papa 14. Leo, İznik’te Birinci Konsil Ayinine Katıldı

    Papa 14. Leo, İznik’te Birinci Konsil Ayinine Katıldı

    Papa 14. Leo, Türkiye’deki ilk yurt dışı ziyaretinin ardından Ankara ve İstanbul programlarını tamamlayarak İznik’e geldi. Helikopterle İznik Gölü ve Antik Bazilika üzerinde tur atan Papa, ilçe stadyumuna iniş yaptı.

    Ayine Katılım ve Güvenlik

    Papa, geniş güvenlik önlemleri altında konvoyla Aziz Neophytos Bazilikası’na geçti. Dünyanın dört bir yanından gelen Hristiyanlar ayini izlerken, Fener Rum Patriği Bartholomeos’un gelişi nedeniyle Yunanistan, Sırbistan ve Rusya’dan da çok sayıda kişi ilçeye geldi.

    Vatikan Devlet Başkanı Papa 14’üncü Leo, Birinci İznik Konsili’nin 1700’üncü yıl dönümünde Aziz Neophytos Bazilikası’ndaki ayine katılmak üzere İznik’e geldi. Fotoğraf: İznik (Bursa), (DHA)
  • (Video) İYİ Partili Türkeş’ten sert tepki: Türk ordusuna diyemez, Türk askerine diyemez

    (Video) İYİ Partili Türkeş’ten sert tepki: Türk ordusuna diyemez, Türk askerine diyemez

    Komisyon Toplantısında Gergin Anlar

    Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu’nda DEM Partili Muş Milletvekili Sümeyye Boz’un asker ve korucuları kadınlara yönelik suçlarla ilişkilendiren açıklamaları tartışmaya neden oldu. Boz, Doğu ve Güneydoğu’da bazı askeri personelin kadınlara yönelik suçlarda cezasız bırakıldığını iddia ederek çeşitli olaylardan örnekler verdi.

    Sümeyye Boz’un asker ve korucuları kadınlara yönelik suçlarla ilişkilendiren açıklamalarına İYİ Partili Ayyüce Türkeş Taş’tan çok sert tepki geldi.

    Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu’nda dün DEM Partililer ile İYİ Partililer arasında tansiyon yükseldi.

    DEM Parti Muş Milletvekili Sümeyye Boz, askeri personellerin Doğu ve Güneydoğu’da cinsel istismar olaylarına karıştığını öne sürüp “Üniformalı faillerin kadınlara yönelik işlemiş olduğu suçlar da sistematik cezasızlığın politikası olarak karşımızda duruyor. Bu açıdan ülkede korucuların, askerlerin, uzman çavuşların kadınlara yönelik işlemiş olduğu suçlar münferit değildir, Sayın Bakan. Bu suçlar sistemin içinden doğan, sistemin koruduğu, sistemin cezasız bıraktığı suçlardır. Batman’da İpek Er, bir uzman çavuş tarafından tecavüze uğradı hatırlarsınız ve sonrasında yaşamına son vermek durumunda kaldı. Dersim’de Gülistan Doku kaybedildi. Yani dosyası polis bağlantıları nedeniyle kilitlendi Sayın Bakan.” ifadelerini kullandı.

    TÜRKEŞ: TÜRK ORDUSUNA DİYEMEZ

    DEM Partili Boz’un bu sözleri üzerine komisyonda gerginlik çıktı. İYİ Partili milletvekilleri Boz’a tepki gösterirken, İYİ Parti Adana Milletvekili Ayyüce Türkeş Taş, ellerindeki dosyaları masaya vurarak, “Kabul etmiyorum. Türk ordusuna diyemez, diyemez” şeklinde konuştu.

    İYİ Partili Türkeş, “Kabul etmiyoruz, kaç tane kadın öğretmen şehit edildi. Hamile kadına tecavüz edildi, şehit edildi. Yeter! Muhatabın benim, Türk ordusunun muhatabı benim, Türk devletinin muhatabı benim. Diyemez, diyemez, böyle bir şey olmaz” şeklinde karşılık verdi.

    DEM Partili Sümeyye Boz ile İYİ Partili Ayyüce Türkeş Taş arasındaki tartışma tutanaklara böyle yansıdı:

    OTURUM BAŞKANI NİLGÜN OK – Teşekkür ediyoruz Sayın Aslan. Şimdi de söz sırası Sayın Sümeyye Boz’da. Buyurunuz lütfen.

    SÜMEYYE BOZ (Muş) – Sayın Bakan, değerli hazirun; herkesi saygıyla selamlıyorum.

    Milli Savunma Bakanlığının bütçesine geçerken aslında şunu ifade etmek istiyorum: Türkiye’de çatışma dönemi alışkanlıklarının farklı boyutlarda sürdürülmesi sadece sınır ötesi müdahaleler ya da askeri bütçelerin şişirilmesiyle sınırlı değildir. Bu rejim aynı zamanda toplumun içine doğru işleyen, militarist ideolojiyi gündelik hayatın normu haline getiren, erkek egemenliğiyle iç içe geçmiş bir şiddet düzeni iken, öte yandan da üniformalı faillerin kadınlara yönelik işlemiş olduğu suçlar da sistematik cezasızlığın politikası olarak karşımızda duruyor. Bu açıdan, ülkede korucuların, askerlerin, uzman çavuşların kadınlara yönelik işlemiş olduğu suçlar münferit değildir Sayın Bakan. Bu suçlar sistemin içinden doğan, sistemin koruduğu, sistemin cezasız bıraktığı suçlardır. Batman’da İpek Er bir uzman çavuş tarafından tecavüze uğradı hatırlarsınız ve sonrasında yaşamına son vermek durumunda kaldı. Dersim’de Gülistan Doku kaybedildi yani dosyası polis bağlantıları nedeniyle kilitlendi Sayın Bakan. Hakkâri’de ise Sayın Bakan…

    AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) – Ayıp ya, ayıp! Türk ordusuna kimse bunu diyemez, kabul etmiyoruz.

    YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Bursa) – Evlatların yarısını dağda infaz ettiniz ya.

    SÜMEYYE BOZ (Muş) – Hakkari’de Sayın Bakan, kadınlar asker ve korucu bağlantılı fuhuş çetelerinin ağına düşürüldü. Bunlar bütün…

    AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) – Kabul etmiyoruz, kaç tane kadın öğretmen şehit edildi…

    OTURUM BAŞKANI NİLGÜN OK- Lütfen sükuneti tesis edelim.

    SÜMEYYE BOZ (Muş) – Mahkeme kararları, beyanlar, bütün belgeler ortada Sayın Bakan.

    AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) – Hamile kadına tecavüz edildi, şehit edildi.

    AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) – Kabul etmiyoruz.

    OTURUM BAŞKANI NİLGÜN ÖK – Sayın Taş…

    AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) – Başkanım kabul etmiyoruz, hayır.

    OTURUM BAŞKANI NİLGÜN ÖK – Sayın Taş, tamam, tamam, siz meramınızı anlattınız tamam, lütfen sakin olalım.

    AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) – Hayır, Türk ordusuna diyemez, Türk askerine diyemez.

    CAVIT ARI (Antalya) – Ordunun temsilcileri ağzını açmıyor.

    SÜMEYYE BOZ (Muş) – Muhatabı burada, muhatabıyla konuşuyorum, muhatabımız siz değilsiniz, muhatabımız burada, soracağız, beraber konuşacağız, öğreneceğiz Allah, Allah.

    AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) – Yeter! Muhatabın benim, Türk ordusunun muhatabı benim, Türk devletinin muhatabı benim.

    OTURUM BAŞKANI NİLGÜN ÖK – Değerli arkadaşlar…

    AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) – Diyemez, diyemez, böyle bir şey olmaz!

    SÜMEYYE BOZ (Muş) – Sayın Başkan, birazcık geriye almanızı isteyeceğim.

    OTURUM BAŞKANI NİLGÜN ÖK – Değerli arkadaşlar, sükuneti tesis edelim lütfen.

    Buyurunuz, devam edin, ilave edeceğim.

    SÜMEYYE BOZ (Muş) – Dersim’de Gülistan Doku’nun kaybedilmesi ve dosyasının polis bağlantılarıyla kilitlenmesini de hatırlıyorsunuz. Hakkari’de kadınlar korucu ve askerlerin bağlantılı olduğu fuhuş çeteleriyle beraber bir düşürülme meselesi söz konusu olmuştu. Bu tabloya bakıp da bunların hepsine hala münferit demek mümkün mü Sayın Bakan diye sormak istiyorum çünkü bu vakalara baktığımızda ortak olan ne? Birincisi failin üniforması, ikincisi cezasızlık, üçüncüsü ise olayın meydana geldiği il ya da bölgeler. Bunlara baktığımızda, bu örtü operasyonlar, örtülü operasyonlar diyebileceğimiz devlet ve toplum arasındaki ilişkilerde kullanılan şiddet biçimi Sayın Bakan bir yan ürün olarak meydana gelmemiştir hatta tam aksine bu şiddet besler, meşrulaştırır ve bu şiddeti dokunulmaz kılar.

    AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) – Kaç kadın öldürüldü, kaç öğretmen, daha dün söyledim.

    SÜMEYYE BOZ (Muş) – Bu tablo bize neyi gösteriyor Sayın Bakan? Devletin içinde örgütlenmiş bir erkeklik rejiminin var olduğunu gösteriyor Sayın Bakan. Çünkü bu rejimde üniforma sadece bir kıyafet değildir. Hukuku askıya almanın, fallin arkasına devleti dizmenin ve sıralamanın, gizlemenin ve “Arkamda devlet var.” tehdidi bu yüzden sıradan bir cümle olmaktan çıkmakta, bu sistemin işte ta kendisidir Sayın Bakan

    AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) – Ayıp ya, ayıpl

    YÜKSEL SELÇUK TURKOĞLU (Bursa) – Tabii böyle konuşmaları normal, adaya götürürseniz bunlar da böyle konuşur.

    YAVUZ AYDIN (Trabzon) – Başkan, bu sözleri geri aldıracaksınız.

    SÜMEYYE BOZ (Muş) – Sayın Bakan, daha dün 25 Kasımda Muş’ta kadınlar yürümek istedi ve ne oldu Sayın Bakan?

    YAVUZ AYDIN (Trabzon) – O sözleri geri aldıracaksınız.

    NEVROZ UYSAL ASLAN (Şırnak) – Mahkeme kararı var, neyi geri alacak!

    AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) – Ne mahkemesi!

    YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Bursa) – Bireyseldir o ya, rütbesiyle mi söyleniyor!

    AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) – Apo’yla ilgili de mahkeme kararı var.

    SÜMEYYE BOZ (Muş) – Sınırlar çizildi, barikatlar kuruldu, bu Muş’u sadece bir örnek olarak veriyorum Sayın Bakan, burada asıl mesele söz konusu olan kadınlar yürümek istediğinde rejimin ortaya çıkartmış olduğu imajdır, tavırdır, reflekstir çünkü kadınlar şiddete karşı yürümek istediğinde…

    AYYÜCE TÜRKEŞ TAŞ (Adana) – 55 bin kişi öldürdü, mahkeme kararı var.

    YAVUZ AYDIN (Trabzon) – El hareketi yapma, haddinizi bilin!

    YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Bursa) – Rütbesiyle konuşamazsın.

  • Partizan’a Fenerbahçe Beko Maçı Sonrası 40 Bin Euro Ceza

    Partizan’a Fenerbahçe Beko Maçı Sonrası 40 Bin Euro Ceza

    EuroLeague açıklamasında, Partizan taraftarlarının Fenerbahçe Beko maçında oluşturduğu olaylar nedeniyle ceza uygulandığını belirtti. Ceza kapsamında kısmen seyircisiz oynama cezası 2025-26 sezonu için şartlı olarak askıya alındı; kulüp kuralları ihlal ederse uygulanacak.

    Skandal Pankart ve Tepkiler

    Maçta Sırp taraftarlar, 1389’daki I. Kosova Savaşı’nda Osmanlı Padişahı I. Murad’ı hançerleyerek şehit eden Milos Obiliç’i tasvir eden pankart açtı ve Türkler aleyhine tezahüratlar yaptı. Fenerbahçe yönetimi olayı yetkililere şikayet ettiğini açıkladı.

  • Araziye Arıtma Çamuru Döken Firmaya 48 Milyon Lira Ceza

    Araziye Arıtma Çamuru Döken Firmaya 48 Milyon Lira Ceza

    Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ekipleri, bölgedeki 26 atık su arıtma tesisi ve arıtma çamuru bertarafıyla ilgili 3 işletmede inceleme başlattı. Plaka tanıma sistemi ve GPS kayıtlarıyla yapılan araştırmada, Antalya’daki tesislerden çıkan 26 kamyon çamurun Burdur’da boş araziye döküldüğü belirlendi.

    Firma Hakkında İşlem

    Çevre Kanunu kapsamında firmaya para cezası uygulanırken, faaliyeti durduruldu. Konu hakkında ayrıca Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunuldu.

  • 3 İlde Aranan Şahıs Terasta Yakalandı

    3 İlde Aranan Şahıs Terasta Yakalandı

    Kayseri İl Emniyet Müdürlüğü Aranan Şahıslar Büro Amirliği ekipleri, Kayseri, Aksaray ve Antalya’daki adli makamlardan 5 aranma kaydı olan K.Ç.’nin yakalanması için çalışma başlattı.

    Yakalanma Anı

    Ekiplerin belirlediği adrese düzenlenen operasyonda K.Ç., terasta kaçmaya çalışırken yakalandı. Emniyetteki işlemleri tamamlandıktan sonra cezaevine gönderildi.

  • Adliye Önünde Kanlı Kavga: Üvey Annesinin Kardeşini Bıçaklayan Şüpheli Gözaltında

    Adliye Önünde Kanlı Kavga: Üvey Annesinin Kardeşini Bıçaklayan Şüpheli Gözaltında

    Büyükçekmece Adliyesi Ek Binası önünde sabah saatlerinde bir boşanma duruşması sonrası tansiyon yükseldi. İddiaya göre, adliyedeki duruşmanın ardından Saadettin Y. ile eşi Gülten Y. arasında şiddetli bir tartışma başladı. Bu tartışma kısa sürede büyüyerek aile bireylerinin de dahil olduğu bir kavgaya dönüştü.

    Bıçaklı Saldırı ve Yaralanma

    Aralarında çıkan kavgada, Saadettin Y.’nin oğlu Mehmet Y., üvey annesi Gülten Y.’nin kardeşi Ufuk Ü.’yü bıçakla yaraladı. Çevrede bulunan vatandaşların durumu fark etmesi üzerine olay yerine hemen acil sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.

    Yaralı Hastaneye Kaldırıldı

    Olay yerine gelen sağlık ekiplerinin ilk kontrollerinde bıçakla yaralandığı tespit edilen Ufuk Ü., ambulansla hızla Beylikdüzü Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Yaralının sağlık durumuna ilişkin detaylı bilgi verilmedi.

    Şüpheli ve Diğer Şahıslar Gözaltında

    Üvey annesinin kardeşi Ufuk Ü.’yü bıçaklayarak yaralayan Mehmet Y., kısa süre içinde polis ekipleri tarafından yakalanarak gözaltına alındı. Öte yandan, kavgaya karışan diğer kişiler de ifadelerinin alınması amacıyla Büyükçekmece Polis Merkezi Amirliği’ne götürüldü. Olayla ilgili olarak kapsamlı bir soruşturma başlatıldığı belirtildi.

    Büyükçekmece’de adliye önünde bıçaklı kavga; üvey annesinin kardeşini bıçaklayan şüpheli gözaltında. Fotoğraf: İstanbul,(DHA)
  • “Ekonomide temkinli iyimserlik hakim”

    “Ekonomide temkinli iyimserlik hakim”

    Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Serteser, Oda Meclis toplantısında yaptığı konuşmada güncel gelişmelere geçmeden önce taziye ve anma mesajlarını paylaştı. Serteser, ATSO üyelerinin yakınlarını kaybetmesi nedeniyle başsağlığı dileklerini iletti; Mehmet Emin Özbayat’ın annesi Münüse Özbayat, Ahmet Anlıak’ın dayısı Abdurrahman Büyükçolak ve Mahir–Serkan Dikmen’in babaları Murat Dikmen’in vefatlarını üzüntüyle andı. Ayrıca C-130 askeri kargo uçağı kazasında ve Hırvatistan’daki yangın söndürme uçağı kazasında şehit olan personele rahmet dileyen Serteser, Afyonkarahisar OSB’deki patlamadan etkilenen çalışanlara da geçmiş olsun dileklerini iletti. 10 Kasım kapsamında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü saygı ve minnetle andığını ifade eden Serteser, tüm kayıplara Allah’tan rahmet, ailelerine sabır diledi.

    ATSO MECLİSİNE YENİ KATILAN ÜYELERE TEBRİK


    Başkan Hüsnü Serteser, Oda Meclis toplantısında yaptığı konuşmada yeni göreve başlayan meclis üyelerini tebrik ederek çalışmalarında başarılar diledi. Serteser, 34. Meslek Komitesi (Ticari Yapılar ve Bina Projeleri Geliştirilmesi) üyesi Ekrem Seçkin ile 23. Meslek Komitesi (Yumurta ve Süt İmalat ve Satıcıları) üyesi Abdullah Mayatepek’in meclis çalışmalarına güç katacağına inandığını belirtti. Bugüne kadarki emekleri için Bekir Durgut ve Bediha Yıldız’a teşekkür eden Serteser, katkılarının değerli olduğunu ifade etti. Cumhuriyetimizin 102. yıl coşkusunu bir kez daha hatırlatan Serteser, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını rahmet ve saygıyla andı. Ayrıca Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 42’nci kuruluş yıldönümünü kutlayarak, Kıbrıs Türk halkının özgürlük ve egemenlik mücadelesinin Türk tarihindeki önemine vurgu yaptı. Konuşmasının devamında 24 Kasım Öğretmenler Günü’ne değinen Serteser, Başöğretmen Atatürk başta olmak üzere tüm öğretmenlerin bu özel gününü tebrik etti. Meclis üyeleri arasında öğretmenlik mesleğini icra eden isimlere de ayrıca teşekkür ederek eğitim camiasının toplumsal gelişimdeki rolünün altını çizdi.

    ULUSLARARASI TEMSİL GÜCÜ VE ATSO SPOR OYUNLARI

    ATSO Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Serteser, meclis toplantısında yaptığı değerlendirmede hem uluslararası temsil gücünün hem de Odanın birlik ruhunu pekiştiren organizasyonlarının gurur verici sonuçlar doğurduğunu belirtti. Serteser, Avrupa Odalar Birliği (EUROCHAMBRES) 2026–2027 dönemi seçimlerinde, TOBB ve Dünya Odalar Federasyonu Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun yeniden Başkan Vekilliği görevine seçilmesinin Türk iş dünyasının küresel konumunu güçlendiren önemli bir gelişme olduğunu ifade etti. Bu görevin Türkiye’nin uluslararası ticaret arenasındaki saygınlığını pekiştirdiğini vurgulayan Serteser, Hisarcıklıoğlu’nu tebrik ederek yeni dönemde başarılar diledi. Konuşmasının devamında, Odanın en güçlü geleneklerinden biri olan ATSO Spor Oyunları’nın 19’uncusunun büyük bir coşkuyla tamamlandığını hatırlatan Serteser, bu yılın temasının 2025’in “Aile Yılı” ilan edilmesi nedeniyle “Aile” olarak belirlendiğini söyledi. Toplam 21 branşta, 1.246 katılımcı, 57 takım ve 100’ü aşkın şirket ve kurumun yer aldığı organizasyonun, üyeler, çalışanlar ve ailelerini aynı çatı altında buluşturarak birlik ve beraberliği daha da güçlendirdiğini belirten Serteser, sporcuların centilmence rekabetinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Serteser, tüm katılımcıları ve derece elde eden takımları tebrik ederek, organizasyona destek veren tüm sponsor firmalara, Spor Oyunları Komisyonu ile oda personeline teşekkür etti.

    NG AFYON’A ULUSLARARASI DÖRT ÖDÜL

    ATSO Başkanı Hüsnü Serteser, NG Afyon’un World Luxury Awards 2025’te elde ettiği başarıların Afyonkarahisar’ın turizm marka değerini güçlendirdiğini söyledi. NG Afyon; Avrupa’nın En İyi Lüks Termal Oteli, Türkiye’nin En İyi Lüks Oteli, Avrupa’nın En İyi Lüks Kaplıcaları ve Avrupa’nın En İyi Lüks Termal Spa Oteli ödüllerine layık görülürken, NG Farina Ocakbaşı Restoran da “En İyi Lüks Otel Restoranı” ödülünü kazandı. Serteser, NG Afyon yönetimini ve çalışanlarını tebrik ederek başarılarının devamını diledi.

    KASIM AYINDA EKONOMİ VE SEKTÖREL TEMASLAR YOĞUN GEÇTİ

    ATSO Başkanı Hüsnü Serteser, Kasım ayında Afyonkarahisar iş dünyasıyla ilgili önemli temaslar gerçekleştirdiklerini belirtti. Oda ev sahipliğinde düzenlenen AK Parti Afyonkarahisar Birinci İş Dünyası Buluşmasında, ilin üretim, ihracat ve yatırım potansiyeli üzerine değerlendirmeler yapıldı. Serteser ayrıca, Blok Mermer Fuarı Danışma Kurulu ile birlikte Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’ı ziyaret ederek 17-20 Haziran 2026’da gerçekleştirilecek fuara ilişkin istişarelerde bulundu. Ay içinde İstanbul’da yapılan 19. ICC Türkiye Tahkim Gününe, ICC Türkiye Milli Komitesi Yönetim Kurulu Üyesi sıfatıyla katılarak Türkiye’yi temsil ettiğini de ifade etti.

    ATSONET’E YOĞUN İLGİ… DİJİTAL HİZMET KULLANIMI ARTIYOR

    ATSO Başkanı Hüsnü Serteser, Odanın dijital hizmet platformu ATSONET’in üyeler tarafından yoğun şekilde kullanılmaya devam ettiğini açıkladı. Son verilere göre 2.946 üye sisteme giriş yaptı; yıl içinde 4.195 belge platform üzerinden alınarak önemli ölçüde zaman ve maliyet tasarrufu sağlandı. Dijital işlem trafiği kapsamında 3.150 SMS, 3.366 e-posta onay kodu gönderildi. Ayrıca 1.878 tahsilatın ATSONET üzerinden gerçekleştirilmesi, üyelerin dijital ödeme alışkanlığının güçlendiğini ortaya koydu.

    MERKEZ 2. OSB’DE ALTYAPI ÇALIŞMALARI HIZLA İLERLİYOR

    ATSO Başkanı Hüsnü Serteser, Merkez İkinci Organize Sanayi Bölgesi’nde altyapı çalışmalarının planlandığı şekilde sürdüğünü belirtti. 26 Ağustos 2025’te yapılan ihale sonrası bölgede 1.700 metre kanalizasyon, 500 metre yağmur suyu hattı tamamlandı; şantiye binası da kullanıma hazır hale getirildi. Yol kazı ve dolgu çalışmaları sahada devam ediyor. Serteser, altyapının 2026 yılı içinde tamamlanmasının hedeflendiğini, doğalgaz hattının ise BOTAŞ tarafından yürütüldüğünü ve boru hatlarının 2025 sonunda bitirilmesinin planlandığını ifade etti.

    “ULUSLARARASI ARENADAN GELEN DEĞERLENDİRMELER UMUT VERİCİ”

    Serteser, Türkiye’nin ekonomik görünümünü de değerlendirdi: “Öncelikle belirtmek isterim ki, uluslararası arenadan gelen ekonomik değerlendirmeler umut vericidir. AB Komisyonu’nun 2025 öngörülerine göre ekonomimiz %3,4 oranında büyüyecek; bu büyüme, iç talep ve yatırımlardaki canlılıkla desteklenmektedir. Bu, sıkı para politikalarıyla dengeli ilerleyen bir ekonominin temellerini güçlendirmektedir. Ayrıca, resmî Orta Vadeli Program’da belirlenen hedefler de yakalanmaya çalışılmaktadır: 2025’te %3,3, 2026’da ise %3,8 büyüme hedefi konmuştur. Bu hedeflere ulaşma niyeti, hem üretim kapasitemizi hem istihdamı hem de refahı yükseltme kararlılığımızın göstergesidir. En dikkat çekici olumlu gelişmelerden biri de enflasyonda kaydedilen düşüştür. 2025 Ekim ayı itibarıyla tüketici fiyatları yıllık %32,87’ye gerilemiş; bu da vatandaşlarımızın alım gücünü korumak, belirsizlikleri azaltmak ve fiyat istikrarını sağlamak adına atılmış önemli bir adımdır. Bununla birlikte, 2026 sonunda %16 olan ve 2027 sonrası için tek haneye düşürmek olan enflasyon hedefimiz ekonomide kalıcı istikrar arayışımızın somut ifadesidir. Bu hedef, piyasalara ve milletimize uzun vadeli güven sunmaktadır. Merkez Bankası ise Ekim ayında politika faizini 100 baz puan indirerek yüzde 39,5 düzeyine çekti. Bu kararın piyasada yarattığı etki dikkatle izlenmektedir; zira para politikasındaki gevşeme adımları ekonomik aktörler tarafından daha temkinli bir şekilde değerlendirilmektedir. İç talep, kredi koşulları ve fiyat istikrarı açısından yılın son çeyreğinde belirsizlikler devam etmektedir.”

    İMALAT SEKTÖRÜNDE DARALMA SÜRÜYOR

    “Sanayi üretimine baktığımızda, İstanbul Sanayi Odası verilerine göre Türkiye İmalat (PMI) değeri Ekim 2025 döneminde 46,5 olarak ölçülmüştür” diyen Başkan Serteser, konuşmasını şöyle tamamladı: “Bu rakam 50 eşik değerinin altında olup imalat sektöründe daralmanın sürdüğünü göstermektedir. Yeni siparişlerin zayıf kalması, üretim temposunun yavaşlaması ve istihdam tarafında baskı oluşması sektörün genel görünümünü sınırlamaktadır. Aynı zamanda girdi maliyetleri kur etkisiyle yükselmeye devam etmekte, bu da özellikle hammaddeye bağımlı sektörlerde maliyet baskısını artırmaktadır. Dolayısıyla üretim tarafındaki zayıflığın yıl sonuna doğru da devam ettiği anlaşılmaktadır. Bir diğer konu, finansal piyasalara baktığımızda, Türkiye’nin CDS primi yaklaşık 241 baz puan seviyesinde bulunmaktadır. Bu rakam Ocak 2025’te 262 seviyelerindeydi. Bu seviye, ülkemizin dış finansmana erişim maliyetlerini etkileyen önemli bir göstergedir. CDS’teki bu düzey, uluslararası yatırımcı algısının temkinli seyrettiğini ortaya koymaktadır. Kur hareketleri ve küresel risk iştahındaki dalgalanmalar finansal istikrar açısından yılın son döneminde yakından izlenmektedir. Küresel ekonomik ve diplomatik gelişmeler de Türkiye ekonomisi üzerinde etkisini sürdürmektedir. ABD ile Çin arasındaki jeopolitik rekabetin zaman zaman yumuşaması, zaman zaman gerilmesi küresel tedarik zincirlerini ve dünya ticaretini doğrudan etkilemektedir. Çin çevresindeki askeri ve diplomatik hareketlilik, özellikle teknoloji ve lojistik alanlarında yeni düzenlemeleri gündeme getirebilmektedir. Orta Doğu’daki tansiyon, Akdeniz çevresindeki gelişmeler ve bölgesel diplomatik süreçler de Türkiye’nin ihracat pazarlarında talep ve lojistik akışı üzerinde dalgalanmalar yaratma potansiyeli taşımaktadır. Tüm bu uluslararası faktörler, küresel ticaretin ve yatırım akımlarının yönünü zaman zaman değiştirmektedir. Bu kapsamda, içinde bulunduğumuz dönemin hem iç hem dış gelişmeler açısından dikkat gerektiren bir dönem olduğunu söylemek mümkündür. Enflasyon beklentilerindeki yükseliş, faiz politikasındaki değişim, sanayi üretimindeki zayıflama ve küresel jeopolitik hareketlilik birlikte değerlendirildiğinde, ekonomide temkinli bir görünüm öne çıkmaktadır. Meclisimizin ve iş dünyamızın karar süreçlerinde bu verilerin dikkate alınmasının önemli olduğunu ifade ediyorum.”