Yazar: admin

  • Leylek, Kümeste Tavuklarla Birlikte Besleniyor

    Leylek, Kümeste Tavuklarla Birlikte Besleniyor

    Hatay Dörtyol ilçesinde yaşayan Yusuf Poyraz, sabah saatlerinde uçamaz halde bir leylek fark etti. Ailesi, hayvanın yaralı olduğunu düşünerek ona bakım yapmaya başladı.

    Kümeste Tavuklarla Birlikte Yaşıyor

    Leylek, kümeste tavukların arasında yaşamaya başladı. Poyraz, leyleği balıkla besliyor, çocuklar ise solucan bulup hayvana yediriyor. Leylek kısa sürede tavuklarla arkadaş oldu ve kümese girip çıkıyor.

    Milli Parklar Teslimatı Planlanıyor

    Yusuf Poyraz, hayvanı uzun süre koruduklarını ancak en doğru yerin Milli Parklar olduğunu belirtti. Leylek, uygun alan bulunması durumunda yetkililere teslim edilecek.

  • FETÖ’nün Mahrem Yapılanmasına Yönelik Operasyonda 22 Şüpheli İçin Gözaltı Kararı

    FETÖ’nün Mahrem Yapılanmasına Yönelik Operasyonda 22 Şüpheli İçin Gözaltı Kararı

    Terör Suçları Soruşturma Bürosu tarafından FETÖ/PDY’nin Kara Kuvvetleri Komutanlığı içinde faaliyet gösteren mahrem yapılanmaya ilişkin detaylı çalışma yürütüldü. Soruşturma kapsamında bazı şüphelilerin büfe, market ve bakkal gibi umuma açık iş yerlerindeki kontörlü sabit hatlar üzerinden sivil imamlarla irtibat kurduğu tespit edildi.

    22 Şüpheli İçin Gözaltı Kararı Verildi

    Yapılan tespitlerin ardından 5’i görevde subay, 3’ü görevde astsubay, 2’si ihraç subay, 4’ü emekli subay, 2’si emekli astsubay, 2’si ihraç astsubay, 3’ü kamu görevlisi ve 1’i özel sektör çalışanı olmak üzere toplam 22 şüpheli hakkında gözaltı kararı çıkarıldı.

    Eş Zamanlı Operasyon Başlatıldı

    Şüphelilerin yakalanması için Terörle Mücadele Şubesi ekipleri tarafından merkezli 9 ilde eş zamanlı operasyon başlatıldı. Operasyonların sürdüğü ve şüphelilere yönelik işlemlerin devam ettiği belirtildi.

  • Altında sert düşüş, yatırımcılar beklemede

    Altında sert düşüş, yatırımcılar beklemede

    Altın piyasasında gerileme dördüncü güne taşındı. Dolar endeksinin son seansta kaydettiği sert yükseliş sonrası güçlü seyrini koruması, altının diğer para birimlerine göre daha pahalı hale gelmesine neden oldu.

    Fed Beklentileri Piyasayı Baskılıyor

    ABD’de gelecek ay faiz indirimi ihtimalinin zayıflaması, yatırımcıların risk iştahını azaltırken altına olan talebi de düşürdü. Bu hafta finans çevrelerinin odağında, Perşembe günü açıklanacak olan eylül ayı tarım dışı istihdam raporu bulunuyor.

    Ons Altın Gün İçinde Dalgalandı

    Ons altın güne 4 bin 40 dolardan başladı. Gün içerisinde 4 bin 8 dolar seviyesine kadar gerilerken en yüksek 4 bin 55 doları gördü. Şu sıralar 4 bin 10 dolar civarında işlem görüyor.

    Gram Altın Hafif Geri Çekildi

    Gram altın güne 5 bin 496 liradan başladı. Gün içinde en düşük 5 bin 455 lira, en yüksek 5 bin 518 lirayı gördü. Şu sıralar 5 bin 458 liradan alıcı buluyor.

  • Lodos etkisi, hava sıcaklığı 20 dereceyi aşacak

    Lodos etkisi, hava sıcaklığı 20 dereceyi aşacak

    Ülke genelinde sıcaklıkların Cezayir üzerinden esen lodosla birlikte yükselmesi bekleniyor. Lodosun etkisiyle hava mevsim normallerinin üzerine çıkarak pek çok bölgede 20 derecenin üzerine ulaşacak.

    Haftanın En Sıcak Günleri Perşembe ile Cumartesi

    Sıcaklıkların kasım ayı için 5-6 derece daha yüksek seyredeceği belirtildi. İstanbul’da ortalamanın 16 derece olduğunu hatırlatarak perşembe, cuma ve cumartesi günlerinde sıcaklıkların 20 derecenin üzerine çıkacağını ifade etti.

    Lodos ve Çöl Tozu Sağlık Açısından Risk Taşıyabilir

    Çalışkan, lodosun baş ağrısı gibi rahatsızlıklara yol açabileceğini söyledi. Hafta ortasında çöl tozu yoğunluğunun artacağı, bunun da hava kirliliğini artırabileceği aktarıldı.

    Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden Bölgesel Tahminler

    Tahminlere göre kuzey, iç ve batı bölgelerde parçalı ve yer yer çok bulutlu hava bekleniyor. Sabah saatlerinde Edirne ve Kırklareli çevrelerinde sağanak yağış görülebileceği, diğer bölgelerde ise havanın açık olacağı bildirildi.

    Kuvvetli Rüzgar Uyarısı

    Marmara ve Kuzey Ege kıyılarında güney ve güneybatı yönlerinden esecek rüzgarın yer yer fırtına şeklinde 50-70 km/saat hızlara ulaşabileceği belirtilerek vatandaşlardan tedbirli olunması istendi.

  • BMGK’de ABD’nin Gazze Planı Kabul Edildi

    BMGK’de ABD’nin Gazze Planı Kabul Edildi

    Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, ABD tarafından hazırlanan Gazze planını oylayarak kabul etti. Oylamada 13 ülke tasarıya evet derken Rusya ve Çin çekimser kaldı. Karar, ABD Başkanı Donald Trump’ın 20 maddelik Gazze planıyla uyumlu bir çerçeve sunuyor.

    Uluslararası İstikrar Gücü Gazze’ye Konuşlanacak

    Kabul edilen tasarı, Gazze’de Uluslararası İstikrar Gücü’nün kurulmasını öngörüyor. Gücün Gazze sınırlarında görev yapması, güvenliği sağlaması ve silahsızlandırmayı uygulaması planlanıyor. Ayrıca Gazze’nin geçici idaresi için Gazze Barış Kurulu oluşturulacak ve bu yapıya Trump başkanlık edecek.

    Hamas’tan Sert Tepki Geldi

    Hamas, kararı Gazze’ye uluslararası vesayet dayatıldığı gerekçesiyle reddetti. Açıklamada kurulacak gücün tarafsızlığını yitireceği ve İsrail lehine hareket edebileceği savunuldu. Hamas, direnişin meşru olduğunu belirterek silah bırakmayı kabul etmeyeceğini duyurdu.

    Trump: Barış Konseyi Resmen Onaylandı

    Trump yaptığı açıklamada kararın, dünyanın saygın liderlerinin yer alacağı Barış Konseyi’ni resmen hayata geçirdiğini belirtti. Barış çabalarına destek veren ülkelere teşekkür ederek konsey üyelerinin yakında duyurulacağını söyledi.

    Planın Ayrıntıları ve Yürütülecek Süreç

    Karar metninde ateşkesin tüm taraflarca tam olarak uygulanması gerektiği vurgulandı. Gazze’nin yeniden inşası Barış Kurulu çatısı altında yürütülecek ve Filistin Yönetimi’nin reform programı tamamlandıkça devletleşme sürecinin önü açılacak. Uluslararası yapıların yetkisinin 31 Aralık 2027’ye kadar süreceği, sürenin uzatılabileceği belirtildi.

    Uluslararası İstikrar Gücü’nün Görevleri

    ISF’in Filistin polis gücüyle birlikte sınır güvenliği, silahsızlandırma, sivillerin korunması, insani operasyonlara destek ve insani koridor koordinasyonu gibi görevler üstleneceği ifade edildi. Gücün ABD, İsrail ve garantör ülkelerce belirlenen takvime göre bölgeden çekileceği aktarıldı.

    İnsani Yardım ve Yeniden İnşa Süreci

    Yardımların BM, Uluslararası Kızılhaç Komitesi ve Kızılay gibi kuruluşlar aracılığıyla ulaştırılacağı, Dünya Bankası ve diğer finans kuruluşlarının yeniden inşa sürecinde aktif rol oynayacağı belirtildi.

  • Yangında Kaybolan Ev Sahibi Cansız Halde Bulundu

    Yangında Kaybolan Ev Sahibi Cansız Halde Bulundu

    Bursa Kuştepe mevkiindeki iki katlı yapıda çıkan yangın, dar sokaklar ve bitişik nizam evler nedeniyle hızla büyüdü. Alevler kısa sürede yan taraftaki eve de yayıldı ve mahallede büyük panik yaşandı. İtfaiye ekiplerinin yoğun mücadelesiyle yangın kontrol altına alındı.

    78 Yaşındaki Ev Sahibine Ulaşılamadı

    Yangının ilk anlarından itibaren ulaşılamayan ev sahibi Kazım Kaya için arama çalışmaları başlatıldı. Ekipler, soğutma çalışmalarının sürdüğü gece saatlerinde enkaz çevresinde detaylı inceleme yaptı.

    Cansız Bedenine Gece Saatlerinde Ulaşıldı

    Ekiplerin aramaları sonucu Kaya’nın cansız bedeni saat 03.00 sıralarında bulundu. Yaşlı adamın ölüm haberi mahallede büyük üzüntü yarattı. Yangının çıkış nedeninin itfaiye ve polis ekiplerinin incelemesi sonrası belirleneceği aktarıldı.

  • Göçmen Kaçakçılığı Operasyonlarında Binlerce Düzensiz Göçmen ve 69 Organizator Yakalandı

    Göçmen Kaçakçılığı Operasyonlarında Binlerce Düzensiz Göçmen ve 69 Organizator Yakalandı

    Jandarma Genel Komutanlığı Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticareti ile Mücadele Daire Başkanlığı koordinesinde son iki hafta içinde gerçekleştirilen operasyonlarda 2 bin 386 düzensiz göçmen yakalandı. Aynı operasyonlar kapsamında 69 göçmen kaçakçılığı organizatörü de gözaltına alındı.

    Organizatörlerin Birçoğu Tutuklandı

    Yakalanan 69 organizatörden 47’si çıkarıldıkları mahkemece tutuklanırken 22 kişi hakkında adli kontrol kararı verildi. Yürütülen çalışmaların kararlılıkla devam ettiği belirtildi.

    Araç ve Botlara El Konuldu

    Operasyonlarda göçmen taşımada kullanıldığı tespit edilen 89 araç ve 6 bota el konuldu. Düzensiz göçmenler ise İl Göç İdaresi Müdürlüklerine teslim edilerek sınır dışı işlemleri başlatıldı.

  • Uyuşturucu Operasyonlarında Kilolarca Madde ve Milyonlarca Hap Ele Geçirildi

    Uyuşturucu Operasyonlarında Kilolarca Madde ve Milyonlarca Hap Ele Geçirildi

    Geçtiğimiz hafta gerçekleştirilen operasyonlarda 490,5 kilogram skunk, 71 kilogram eroin ve 1 milyon 446 bin adet uyuşturucu hap ele geçirildi. Bu çalışmalarla, zararlı maddelerin topluma ulaşmasının önüne geçildi.

    Birçok İlçede Eş Zamanlı Baskınlar Yapıldı

    Emniyet birimlerinin yürüttüğü çalışma; Narkotik Suçlarla Mücadele, İstihbarat Şube Müdürlükleri ve ilgili ekiplerin koordinasyonuyla gerçekleştirildi. Fatih, Çatalca, Beylikdüzü, Avcılar ve Esenyurt’ta düzenlenen operasyonlarda toplam 9 şüpheli gözaltına alındı.

    Toplum Sağlığını Korumaya Yönelik Mücadele Sürüyor

    Yetkililer, uyuşturucu ile mücadelenin başta gençler olmak üzere tüm vatandaşları korumayı hedeflediğini vurguladı. Ayrıca bu mücadelenin yalnızca ülke için değil, tüm insanlık adına yürütüldüğü ifade edildi. Operasyonlarda görev alan ekipler tebrik edildi.

  • Uzman Çavuş Evinde Silahla Vurulmuş Halde Bulundu

    Uzman Çavuş Evinde Silahla Vurulmuş Halde Bulundu

    Giresun Yeşiltepe Mahallesi’nde yaşayan Uzman Çavuş V.U.C.’nin evinden silah sesi duyulması üzerine çevredeki vatandaşlar 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulundu. Kısa sürede sağlık ve güvenlik ekipleri olay yerine ulaştı.

    Ağır Yaralı Uzman Çavuş Hastaneye Kaldırıldı

    Ekipler tarafından evde silahla vurulmuş halde bulunan V.U.C., ağır yaralı olarak Görele Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.

    Ölüm Nedeni İnceleme Sonrasında Netleşecek

    Uzman çavuşun kendi silahıyla intihar etmiş olabileceği ihtimali üzerinde duruluyor. Kesin ölüm sebebi, yapılacak detaylı incelemelerin ardından belirlenecek. V.U.C.’nin Mersin nüfusuna kayıtlı olduğu ve uzun süredir İlçe Jandarma Komutanlığı’nda görev yaptığı bildirildi.

  • ‘Kız Meselesi’ Kavgasında Kan Aktı

    ‘Kız Meselesi’ Kavgasında Kan Aktı

    Olay, Malatya Yeşilyurt ilçesi Koyunoğlu Mahallesi Evliyaoğlu Caddesi’nde gece saat 23.00 sularında başladı. İddialara göre, 18 yaşındaki İ.C. caddede yürüdüğü sırada önce bir kişinin, ardından ise kalabalık bir grubun saldırısına hedef oldu.

    Sopalarla Darp Edildi, Bıçaklandı

    Saldırının ilk başladığı yerden Çukurdere Mahallesi Divan Efendi Sokak’a kadar devam eden kavgada, saldırganlar genci sopalarla darp etti. Ardından, genç bacak kısmından bıçaklanarak yaralandı. Yaşanan arbede sonrasında saldırgan grup olay yerinden hızla uzaklaştı.

    Yaralı Hastaneye Kaldırıldı

    Çevredekilerin durumu fark etmesi üzerine, yaralanan İ.C.’ye ilk müdahale yapılmaya çalışıldı. Ardından 18 yaşındaki genç, çağrılan ambulansla Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Yetkililer, olayla ilgili geniş çaplı inceleme ve soruşturma başlattı.

  • 16 yaşındaki çocuk, kendisi, kardeşi ve annesine şiddet uygulayan babasını öldürdü

    16 yaşındaki çocuk, kendisi, kardeşi ve annesine şiddet uygulayan babasını öldürdü

    Kuyumcuda çalışan 16 yaşındaki S.G., evde çıkan ve nedeni henüz belirlenemeyen bir tartışma sonrasında babası Ahmet Gökçe’nin (40) annesi ve kardeşine şiddet uygulaması üzerine dehşeti yaşadı. Merkez Meram ilçesi Yenişehir Mahallesi Müjgan Sokak’taki tek katlı müstakil evde meydana gelen olayda, üç çocuk babası Ahmet Gökçe’nin akşam eve geldikten sonra aile bireylerine şiddet uyguladığı iddia edildi.

    Eşyalarını Almaya Gelen Anne

    Yaşanan şiddetin ardından evi terk eden anne, bir süre sonra kişisel eşyalarını almak üzere eve geri geldi. İddialara göre, bu geri dönüş sırasında Ahmet Gökçe ile aile bireyleri arasında yeniden bir tartışma çıktı ve baba bir kez daha eşi ile iki oğluna şiddet uygulamaya başladı.

    Trajik Son: Bıçaklama Olayı

    Yeniden alevlenen arbede ve şiddet sırasında, çiftin büyük çocuğu olan S.G. mutfaktan bir bıçak alarak babası Ahmet Gökçe’yi göğsünden yaraladı. Kanlar içinde yere yığılan Gökçe için durum hemen polis ve sağlık ekiplerine bildirildi.

    Hastanede Hayatını Kaybetti

    Ambulansla hızla Meram Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılan Ahmet Gökçe, doktorların yaptığı tüm müdahalelere rağmen ne yazık ki yaşamını yitirdi. Babasını bıçaklayan S.G. ise Çocuk Şube ekipleri tarafından gözaltına alındı. Olayla ilgili başlatılan soruşturma titizlikle sürdürülüyor.

  • Şehit Pilot Hasan Bahar’ın Naaşı Türkiye’ye Getirildi

    Şehit Pilot Hasan Bahar’ın Naaşı Türkiye’ye Getirildi

    Hırvatistan’da Orman Genel Müdürlüğü’ne ait AT-802 tipi yangın söndürme uçağının düşmesi sonucu şehit olan pilot Hasan Bahar’ın naaşı Türkiye’ye getirildi. Uçak, 13 Kasım Perşembe günü Rijeka Havaalanı’ndan havalandıktan sonra Senj kenti yakınlarında düşmüştü.

    Gece Saatlerinde Türkiye’ye İniş Yapıldı

    Şehit pilotun naaşı, Sağlık Bakanlığı’na ait özel uçakla gece saatlerinde Atatürk Havalimanı Genel Havacılık Terminali’ne indirildi. Görev sırasında hayatını kaybeden Bahar için havalimanında resmi karşılamada bulunuldu.

    Cenaze Töreni ve Defin Bilgileri

    Hasan Bahar’ın cenazesi, 18 Kasım Salı günü öğle namazının ardından Avcılar Merkez Ulu Camii’nde kılınacak cenaze namazıyla son yolculuğuna uğurlanacak. Şehit pilot, tören sonrası Edirnekapı Şehitliği’ne defnedilecek.

  • TAM SAYI OLARAK AFYONKARAHİSAR’DA; KAÇ AİLE MULTİMİLYONER, ORTA DİREK VE DAR GELİRLİ ?

    TAM SAYI OLARAK AFYONKARAHİSAR’DA; KAÇ AİLE MULTİMİLYONER, ORTA DİREK VE DAR GELİRLİ ?

    HAYDİ BAKALIM BUYURUN LÜTFEN

    Manşette gördüğünüz gibi kesinlikle sayılar net. Aslında toplumsal olarak sosyal ekonomik bakış açısında herkesin tahmin ederek bildiği bu sayılar belli bir zaman önce “Tüik” Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayınlandı. Ekonomi Muhabiri olmam nedeniyle Tüik tarafından alanımla ilgili birçok verinin abonesiyim. Geçtiğimiz aylarda bu araştırma ve veriler mailime geldiğinde geniş bir şekilde analiz ederek yakın ekonomist dostlarımla teknik birkaç değerlendirme yaparak yazmak istedim. Sonuç olarak bu hafta sizlerin bilgilerine hazırladım. Haydi bakalım Afyonkarahisar’ın tümünün hane halkı nezdinde durumlarını içeren en resmi karneye hep birlikte göz atalım. Daha çok kişiye ulaşması açısından bu yazımızın linkini dostlarınızla ve gruplarınızda paylaşın lütfen.

     

    TÜRKİYE’DE TOPLAM SİZCE KAÇ AİLE VAR

    Tüik tarafından yapılan bu araştırma S.E.S olarak adlandırılıyor. Karşılığı Türkiye Sosyo Ekonomik Seviyeler Araştırması adını taşıyor. Uzun soluklu ve baya bir emek gerektiren verisel bir araştırma türü. Bu nedenle çeşitli dönemlerde hazırlanıyor. Araştırmada öncelikle Türkiye geneli, il, İlçe, Köy nezdinde Hane Halkı sayısı yani Türkiye genelindeki Aile sayısı, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi üzerinden çıkarılarak sistem o hanede ki herkesin tüm ekonomik gelirleri, taşınır, taşınmaz variyetler,  eğitim seviyeleri ve daha birçok verilerini derleyerek bir ana veriye ulaşıyor. Bu veriler en son belirlenmiş olan gelir seviyesi sıralamasına göre hangi seviyeye denk geliyorsa o kısma yerleştirilerek bir veriye ulaşılıyor. Bu araştırmalar küresel istatistik çarpanları ve AB standartları noktasında gerçekleşiyor. Buna göre Afyonkarahisar’ın karnesine geçmeden önce bilgi amaçlı olarak Türkiye’de toplam kaç hane yani kaç aile var onu sizlere söyleyeyim. Türkiye genelinde toplam 26 Milyon 327 Bin 986 adet Hane halkı yani Aile bulunuyor. Bilinçli bir Türk Halkı olarak bu rakamı unutmayın.

    AFYON’DA TOPLAM 226 BİN 938 HANE HALKI VAR

    Tüik tarafından Ağustos ayında açıklanan bu rakamlar 2022-2023 ve 2024 yıllarının ortalamasını kapsıyor. Araştırma İller bazında 7 grupta toplanıyor. A+ Plus en üst seviye gelir grubu, A grubu üst seviye, B grubu üst altı, C 1 grubu üst orta, C 2 grubu alt orta, D grubu alt ve E grubu en alt seviye grubu olarak adlandırılıyor. İlçe bazında ise pratik olarak 5 grupta incelenen verilerde birleştirme yapılıyor. Yani A+ ile A grubu tek grupta, C1 VE C2 bir grupta toplanıyor. Diğerleri tek gruplarda görülüyor. Bu noktada Afyonkarahisar İl Sınırlarının tümünde toplam 226 Bin 938 hane Halkı yani Aile bulunuyor. Daha iyi kavramanız açısından sizlere aşağıda pratik bir şekilde aktaracağım zaten.

    AFYON’DA 941 HANE EN ÜST,

    16 BİN 226 AİLE ÜST GELİR SEVİYESİNDE

    Tekrar üzerine basarak yazıyorum yukarıdaki sayılar Afyon İl Sınırları içerisindeki sayıları gösteriyor. Yani isterseniz siz multimilyoner ya da süper zengin olarak adlandırın ama resmi araştırmaya göre gelir ve eğitim başta olmak üzere birçok veriye göre Merkez, İlçe ve Köylerin tümünde 941 Hane A Plus yani en üst gelir seviyesi düzeyinde yer alıyor. Öte yanda A Plus’ın hemen altında ona yakın düzeyde 16 Bin 226 Hane Halkı yani Aile İlimizin tümünde yaşıyor. Şimdi burada mini bir açılım yapalım. Varlıklı bir ailenin bir ferdi yani evladı kendi hanesinde kayıtlı olduğu için her düzeyine bakıldığında babası A Plus düzeyinde, kendisi A sınıfı düzeyinde olabilmesinin önü açık. Kısaca toplamda Afyon genelinde 17 Bin 167 Hanenin gelir düzeylerine bağlı herhangi bir harcama sıkıntısı olmadığını resmi rakam nezdinde net olarak belirtebiliriz.

    AFYONDA 29 BİN 854 HANE ÜST SEVİYE ALTI,

    81 BİN 982 ORTA DİREK HANE VAR

    Yine aynı şekilde İlimiz İl Sınırları nezdinde araştırmaya göre 29 Bin 854 Hane üst seviye altı yani gelir seviyesi gayet iyi halk arasında orta elit diye tabir edilen bir kesim bulunurken, Orta Direk adlandırılan üst orta ve alt orta düzeyde toplam 81 Bin 982 hane bulunuyor. Bu verilere göre 47 Bin 437 Aile üst orta ve 34 Bin 545 Hane alt orta düzeyinde bulunuyor. Her iki rakamın toplamı biraz önce vermiş olduğum 81 Bin 982 hane sayısına ulaşıyor. Pratik olarak şu ana kadar verdiğim verilere göre Afyonkarahisar’da toplam 129 Bin 3 haneyi en üst seviyeden, ucu ucuna yeten bir gelir seviyesine sahip şeklinde düşünebilirsiniz. Şimdi de isterseniz İlimizde ki alt ve en alt düzeye bakalım.

    AFYON’DA 49 BİN 998 HANE ALT SEVİYEDE

    47 BİN 937 HANE EN ALT SEVİYEDE

    Son olarak Tüik SES Araştırmasına göre İlimiz İl Sınırları içerisinde 49 Bin 998 Hane Alt Gelir ve 47 Bin 937 Hane en alt sosyo ekonomik gelir seviyesinde İlimiz genelinde bulunuyor. Her iki düzeyin toplam hane sayısı 97 Bin 935 Hane olarak karşımıza çıkıyor. Zaten verdiğim tüm rakamları topladığınızda karşınıza İlimiz Hane Sayısı toplamı olan 226 Bin 938 Hane sayısı çıkıyor. Devlet çoğunlukta olan ilgili sosyal yardımlaşma sistemleri ve varlıklı ailelerin bireysel, vakıf ve dernekler yardımıyla ile bu kesime destek veriyor. Afyonkarahisar Sosyal Yardımlaşma noktasında oldukça bilinçli bir şehir olarak karşımıza çıkıyor. Bu bilincin uzun yıllar sürmesi ve bu bölümde vermiş olduğumuz verilerin çok daha çok aşağıya inmesi duasını da buraya ayrıca bırakıyorum. Bu rakamların hepsi tek bir şeye işaret ediyor. Afyonkarahisar olarak daha çok Sanayi Kuruluşu, daha fazla iç turizm geliri ve daha çok istihdam gerekliliğine ihtiyaç var. Karamsar olmaya kesinlikle hiç gerek olmadığı gibi muhalif açıdan da bakmaya gerek yok. Afyon’un sadece biraz daha büyümeye ihtiyacı var hepsi bu kadar.

     

    İLÇELERE GÖZ ATACAK OLURSAK EĞER

    Sizleri yazıyla pek boğmak istemiyorum. Pratik olarak aşağıdaki veri tablosunu nasıl okuyacağınızı anlatıp incelemenizi rica edeceğim. Listede Afyon Merkeze bakınız. En üst sınıf sayısı 12 olarak görünüyor. Bu şuna işaret ediyor. Afyon Merkezde bulunan hanelerin yüzde 12 si en üst gelir grubuna sahip. Merkez ve İlçelerin isimlerinin en üst satırda gelir düzeyleri ve altında yan yana hane yüzdesi bulunuyor. Mesela Dinar’da bulunan hanelerin yüzde 5.9 u üst gelir düzeyinde, Sandıklı’da bulunan hanelerin yüzde 5.4 üst gelir sahibi ve İl Merkezinde bulunan toplam hanelerin yüzde 14.6 sı en alt dar gelir sahibi hanelerden oluşuyor şeklinde aşağıdaki tabloyu rahat ve basit bir şekilde okuyabilirsiniz.

  • (Video) İsrailliler, Batı Şeria’da çok sayıda araç ve evi ateşe verdi

    (Video) İsrailliler, Batı Şeria’da çok sayıda araç ve evi ateşe verdi

  • Bursa – Marketten aldıkları tavuğu yiyen aynı aileden 3 kişi zehirlendi

    Bursa – Marketten aldıkları tavuğu yiyen aynı aileden 3 kişi zehirlendi

    Olay, saat 17.00 sıralarında İnegöl’ün Sinanbey Mahallesi’ndeki bir evde meydana geldi.

    Suriye uyruklu Kawthar M. (40), Mohammad M. (44) ve kızları Rayan M. (19), marketten aldıkları tavuğu pişirip yedikten birkaç saat sonra mide bulantısı ve kusma şikayetleri yaşamaya başladı. Aile, durumun kötüleşmesi üzerine 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak yardım istedi. İhbar üzerine adrese sevk edilen sağlık ekipleri, ilk müdahalelerinin ardından 3 kişiyi ambulanslarla İnegöl Devlet Hastanesi’ne kaldırdı. Tedavi altına alınan 3 kişinin hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi.

    Olayla ilgili inceleme başlatıldı.

  • (Video) Sivas’ta maden ocağında göçük; Şantiye müdürü göçük altında kaldı

    (Video) Sivas’ta maden ocağında göçük; Şantiye müdürü göçük altında kaldı

    Olay saat 16.30 sıralarında ilçeye bağlı Çaltı köyü mevkiinde faaliyet gösteren demir madeni ocağında meydana geldi.

    Maden sahasında çalışma yapıldığı sırada henüz bilinmeyen nedenle göçük oluştu. Göçük sonrası sahada görev yapan şantiye müdürü S.Y., enkaz altında kaldı. Madende bulunan diğer işçilerin ihbarı üzerine olay yerine sağlık, itfaiye, AFAD ve jandarma ekipleri sevk edildi.

    Göçük altında kalan S.Y.’yi kurtarmak için ekiplerin çalışması sürüyor.

  • CHP İL BAŞKANLIĞI DUYARLI!

    CHP İL BAŞKANLIĞI DUYARLI!

    Almanya’da yaşayan ve İstanbul’da bulundukları sırada gıda zehirlenmesi şüphesiyle hayatını kaybeden Bolvadin’e bağlı Ortaköylü Servet Böcek, eşi Çiğdem Böcek ve çocukları Kadir Muhammet ile Masal Böcek için CHP Afyonkarahisar İl Başkanı Hasan Karadeniz yazılı bir açıklama yaptı. Karadeniz, yaşanan trajedinin tüm Türkiye’yi derinden sarstığını belirterek aileye başsağlığı diledi. Karadeniz, açıklamasında, “Bu olay toplum vicdanında büyük bir yara açmıştır. Merhumlara Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum” ifadelerini kullandı.

    “SORUŞTURMA ŞEFFAF VE GECİKMEKSİZİN YÜRÜTÜLMELİDİR”

    CHP İl Başkanı, olayın aydınlatılması için ilgili kurumlara çağrıda bulunarak tam ve şeffaf bir soruşturma yürütülmesinin zorunlu olduğunun altını çizdi. Yetkililerin gecikmeye yer vermeden kamuoyunu bilgilendirmesi gerektiğini belirten Başkan Karadeniz, “Ailenin ve toplumun üzerindeki soru işaretleri giderilmeli, kamu vicdanını tatmin edecek açıklıkta bir süreç işletilmelidir” dedi.

    “GIDA GÜVENLİĞİNDE YAPISAL SORUNLAR AĞIR BEDELLERE YOL AÇIYOR”

    Başkan Karadeniz, yaşanan olayın Türkiye’de gıda güvenliği alanındaki eksiklikleri ortaya koyduğunu vurguladı. CHP’li başkan, gıda güvenliği politikalarının güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, gıda işletmelerinin denetim sıklığının artırılması, il Tarım ve Orman Müdürlüğü ile İl Sağlık Müdürlüğü’nün denetim kapasitesinin güçlendirilmesi, tedarik zincirinde izlenebilirliği artıracak teknolojik sistemlerin yaygınlaştırılması, tüketicinin bilgiye erişiminin kolaylaştırılması, vatandaş, üretici ve işletmelere yönelik gıda hijyeni eğitimlerinin yerelde genişletilmesi gerektiğini belirtti.
    Bu sürecin yalnızca devlet kurumlarının değil, yerel yönetimler, meslek odaları, sivil toplum kuruluşları ve yurttaşların ortak sorumluluğunda olduğuna dikkat çekildi.

    “BU OLAYIN ÜSTÜNÜN KAPATILMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ”

    CHP Afyonkarahisar İl Başkanı Hasan Karadeniz, partisinin bu süreçte kararlı bir tutum sergileyeceğini belirterek, “Bu olayın belirsizlik içinde bırakılmasına, üzerinin kapatılmasına izin vermeyeceğiz” dedi. Afyonkarahisar halkının sağlığı ve güvenliğinin öncelikleri olduğunu vurgulayan Karadeniz, Afyonkarahisar’da da aynı durumun yaşanmaması için gerekli adımların hızla atılması için mücadele edeceklerini ifade etti.

    Açıklamasının sonunda Karadeniz, yaşanan acı kaybın tüm Türkiye’yi derinden etkilediğini belirterek, “Milletimizin başı sağ olsun. Sürecin takipçisi olacağız ve kamuoyunun doğru, eksiksiz bilgilendirilmesi için çalışacağız” dedi.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: Uçağın neden düştüğünü şeffaf bir şekilde paylaşacağız

    Cumhurbaşkanı Erdoğan: Uçağın neden düştüğünü şeffaf bir şekilde paylaşacağız

    Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki Kabine Toplantısı’nın ardından millete seslenen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yaşanan her olayın, Türkiye’nin, sınırlarının çok ötesinde bir büyüklüğe ve nüfuza sahip olduğunu gözler önüne serdiğini belirtti.

    Bu durumu, zafer kutlamalarından dönerken, Azerbaycan-Gürcistan sınırına yakın Signagi bölgesinde düşen askeri kargo uçağı sonrası bir kez daha gördüklerini ifade eden Erdoğan, kardeş ülkeler başta olmak üzere dünyanın her tarafından taziye ve dayanışma mesajları aldıklarını anımsattı.

    “Kamuoyumuzla şeffaf bir şekilde paylaşacağız”

    Bilhassa Gürcistan ve Azerbaycan’ın facianın ilk anından itibaren tüm imkanlarını seferber ettiklerini, arama-kurtarma ekiplerinin ulaştırılması, enkazın bulunması, olay mahallinin güvenliğinin sağlanması noktasında tam bir işbirliği içinde olduklarını vurgulayan Erdoğan, şunları söyledi:

    “Uçağın kara kutusuna ve şehitlerimizin naaşlarına kısa sürede ulaştık. Cuma günü de ebedi istirahatgahlarına uğurlamak üzere şehitlerimizi ülkemize getirdik. Bakanlarımızın, milletvekillerimizin, sivil ve askeri erkan ile vatandaşlarımızın katılımıyla şehitlerimize son görevimizi yerine getirdik. Bir kez daha aziz hatıralarını daima yaşatacağımız kahraman askerlerimizi kemal-i hürmetle yad ediyor, her birine Cenab-ı Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Aynı şekilde Hırvatistan dönüşü düşen Orman Genel Müdürlüğümüze ait yangın söndürme uçağında şehit olan pilotumuza da Rabb’imden rahmet diliyorum. Şairin dediği gibi, ‘Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır. Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır.’ Bu hakikat, asırlardır değişmedi ve değişmeyecek. Bin yıldır olduğu gibi bugün de sınırlarımız içinde ve dışında milletimizin huzuru, devletimizin bekası uğruna canları pahasına vazife yapan nice vatan evladı var. Rabb’im hepsini korusun, muhafaza etsin, ayaklarına taş değdirmesin diyorum. Kaza-kırım ekibimizin topladığı veriler ışığında ve kara kutunun incelenmesi neticesinde, 20 canımızı şehit verdiğimiz elim hadisenin neden yaşandığını çok daha net görebileceğiz. Bunları da başta şehit yakınlarımız olmak üzere kamuoyumuzla şeffaf bir şekilde paylaşacağız. Bu vesileyle telefonla arayarak veya mesaj yollayarak acımızı paylaşan tüm dost ve kardeş ülkelere teşekkür ediyorum.”

    Peygamberlikten sonraki en yüce makam olan şehadet mertebesine ulaşmak ne kadar ulvi ise geride kalanlar için de sabretmenin o kadar büyük bir derece olduğunu belirten Erdoğan, “Şehit yakınlarının teslimiyeti, vakarı, sabrı ve metaneti karşısında, bu milletin bir ferdi olarak, açık söylüyorum, duygulanmamak elde değil. Yüreklerine düşen kor ateşe rağmen metanetlerinden asla taviz vermeyen tüm kardeşlerimden Allah razı olsun.” dedi.

    “8 milyon 650 bin ziyaretçiyi, Millet Kütüphanemizde ağırladık”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, kabine olarak, Türkiye Cumhuriyeti’nin 783 bin kilometrekaresinin tamamına, 86 milyon insanın her birine aşkla hizmet ettiklerini vurguladı.

    Halka hizmeti Hakk’a hizmet olarak kabul eden bir anlayışın temsilcileri sıfatıyla durmadan, dinlenmeden çalıştıklarının, eserlere her gün bir yenisini eklediklerinin altını çizen Erdoğan, şöyle konuştu:

    “Son kabine toplantımızdan bu yana, geride bıraktığımız iki haftayı yine dolu dolu geçirdik. 4 Kasım’da ülkemize atanan büyükelçilerin güven mektuplarını kabul ettik. Ertesi gün partimizin grup toplantısını büyük bir coşkuyla gerçekleştirdik. 6 Kasım’da düzenlenen Kütüphane 5.0 ve İnsan Merkezli Dijital Dönüşüm Uluslararası Konferansı bu alandaki yeni trendleri görmemize vesile oldu. Ülkemizin ve dünyanın farklı yerlerinden çok kıymetli isimleri, Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanemizde ağırlamaktan memnuniyet duyduk. 5 sene önce Ankara’ya kazandırdığımız Millet Kütüphanemiz, toplam 141 milyon 700 bin kaynakla dünyanın en büyük 3’üncü kütüphanesi haline geldi. Sadece geçen sene, çoğu genç 2 milyon kişiyi kütüphanemizde misafir ettik. 15 Kasım itibarıyla toplam 8 milyon 650 bin ziyaretçiyi, Millet Kütüphanemizde ağırladık. Biliyorsunuz, kütüphanemizde okuyan, yazan, araştırma yapan veya sınavlara hazırlanan bu misafirlerimize günde 2 öğün çorba ikram ediyoruz. 15 çeşit içecek ve keklerimizi, yine ücretsiz olarak misafirlerimize sunuyoruz. Bu yıl başından beri 7 milyon 340 bin adet ücretsiz ikramda bulunduk.”

    “Yeter ki gençlerimiz okusun, araştırsın, kendilerini geliştirsin”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Halk Kütüphaneleri’ndeki güncel üye sayısının 7,6 milyona, kitap sayısının ise 25,6 milyona ulaştığını aktardı.

    Şu an dağıtımda olan 800 bin yeni kitapla bu sayıyı yıl sonunda 26,4 milyona çıkarmış olacaklarını dile getiren Erdoğan, şunları söyledi:

    “Sadece bu rakamlar bile muhalefetle aramızdaki derin ufuk farkını ortaya koyuyor. Siyasi rakiplerimiz, gençleri sarf malzemesi olarak görüp, yolsuzluklarını aklamak için öne sürerken, biz ‘gençlerimiz geleceğimizdir’ anlayışıyla onların her alanda en iyi şekilde yetişmeleri için cansiperane çalışıyoruz. Kaliteli eğitim almış, bilgi ve hikmetle donanmış, milli, manevi değerlerine sahip çıkan bir gençliğin yetişmesi için hiçbir fedakarlıktan kaçınmıyoruz. Yeter ki gençlerimiz okusun, araştırsın, kendilerini geliştirsin. İnşallah biz bu şuurla onlara hizmet etmeyi sürdüreceğiz.”

    Zafer Günü’nü Azerbaycanlı kardeşleriyle kutlamak ve Azadlık Meydanı’nda tertiplenen Zafer Geçidi Töreni’ne iştirak etmek üzere 8 Kasım’da Bakü’de olduklarını anımsatan Erdoğan, 44 günlük Vatan Muharebesi’nde Karabağ’ın işgalden kurtuluşu için toprağa düşen şehitleri rahmetle, kahraman gazileri ise şükranla andıklarını söyledi.

    “İki devlet-tek millet” düsturuyla bundan sonra da iyi ve kötü günlerinde, tüm imkanlarıyla can Azerbaycan’ın yanında olacaklarını vurgulayan Erdoğan, özellikle Güney Kafkasya’da kalıcı barışın tesisi ve ekonomik kalkınmanın ivme kazanması için üzerlerine düşeni yapmaktan geri durmayacaklarını ifade etti.

    “İHA ve SİHA üretiminde artık dünyanın ilk 3 ülkesi arasındayız”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, 10 Kasım’da Cumhuriyet’in banisi ve ilk Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, vefatının 87’nci yıl dönümünde saygıyla yad ettiklerini anımsatarak, şöyle konuştu:

    “İktidarlarımız boyunca ‘Millete efendilik yoktur; hadimlik vardır’ prensibinden hareketle aziz milletimize kimsenin patronluk taslamasına, parmak sallamasına, Anadolu insanını hor, hakir görmesine müsaade etmedik. Bu topraklarda kurduğumuz devletler zincirimizin en son halkası olan Türkiye Cumhuriyeti’ni ilelebet muzaffer ve muvaffak kılmak için canla başla çalıştık. Bir dönem toplu iğne dahi üretemeyen bir ülkeyi, dünyanın en büyük 17’nci, Avrupa’nın en büyük 7’nci ekonomisi haline getirdik.

    2025 yılı ikinci çeyreğinde kişi başı milli gelir 17 bin dolara yaklaştı. 2002 senesinde yılda sadece 36 milyar dolar ihracat yapabiliyorduk. Ekim 2025 itibarıyla yıllıklandırılmış ihracımız 270,2 milyar dolarla rekor kırdı. Hizmetler ihracatımız ise 14 milyar dolardan 121,6 milyar dolara çıktı. Savunma sanayisinde bir zamanlar yüzde 80 oranında dışa bağımlı olan Türkiye, bugün bu alanda dünyanın imrenerek takip ettiği bir seviyeye yükseldi. İHA ve SİHA üretiminde artık dünyanın ilk 3 ülkesi arasındayız.”

    “Türkiye, hizmet ve eser noktasında en üretken yıllarını yaşıyor”

    Sadece ekonomide değil, demokraside de zihniyet dönüşümü gerçekleştirdiklerini vurgulayan Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

    “1940’lardan itibaren siyasete musallat olan faşizan zihniyet yerine, milli iradenin gerçek manada egemen olduğu yönetim modelini ülkemize kazandırdık. Tek parti zihniyetinin cumhur ile Cumhuriyet, devlet ile millet arasına ördüğü duvarları, hayata geçirdiğimiz tarihi nitelikteki reformlarla ortadan kaldırdık. Şunu büyük bir gururla ifade etmek istiyorum; bugün Türkiye emin, ehil, dürüst, çalışkan kadroların riyasetinde, her alanda son asrın en başarılı, hizmet ve eser noktasında en üretken yıllarını yaşıyor. Türkiye Yüzyılı vizyonumuz, adım adım gerçeğe dönüşüyor. İnşallah hiç kimsenin, dahili ve harici hiçbir bedhahın, emperyalistlere taşeronluk yapan hiçbir odağın bu kutlu yürüyüşe ket vurmasına izin vermeyeceğiz.”

    Erdoğan, 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü’nde ülke genelinde 14 milyon 914 bin fidanı toprakla buluşturduklarını belirterek, çağrılarına icabet ederek Yeşil Vatan Seferberliği’ne katılan 1 milyon 280 bin vatandaşın her birine teşekkür etti.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı gün AK Parti Genel Merkezi’nde “Şehirciliğimizde İnsan ve Mekan” temasıyla toplanan Şehircilik Zirvesi’nin açılışını yaptıklarını hatırlattı.

    “Kıbrıs meselesinin çözümü, iki devletin bir arada var olmasından geçiyor”

    Erdoğan, 13 Kasım’da Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığına seçilmesini müteakip ilk resmi yurt dışı ziyareti vesilesiyle Tufan Erhürman’ı Ankara’da misafir ettiklerini belirterek, şu ifadeleri kullandı:

    “Sayın Cumhurbaşkanı ile milli davamız Kıbrıs’ta adil, kalıcı ve Ada’daki gerçeklere uygun bir çözüme yönelik atılabilecek ortak adımları değerlendirdik. Sayın Erhürman’ın son dönemde Rum kesimine yönelik mesajlarında, Kıbrıs Türkü’nün egemen eşitliğinden ödün verilmeyeceğini vurgulaması önemlidir.

    Geçmişte defalarca denenmiş ve netice alınmamış önerilerin tekrar ısıtılmaya çalışılmasını, vakit kaybı olarak görüyoruz. Kıbrıs meselesinin çözümü, çeşitli vesilerle altını çizdiğimiz üzere, iki devletin bir arada var olmasından geçiyor. Kıbrıs Türkü’nün ilk baştan beri gösterdiği cesaret, irade ve yapıcı tutumu, Rum tarafı da gösterirse Ada’da egemen eşitliğe ve eşit uluslararası statüye dayalı kalıcı, adil ve gerçekçi bir çözüm bulunabilir. Değilse adaletsizlik üzerine hiçbir çözüm bina edilemez. Bu vesileyle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ilanının 42’nci yıl dönümünü bir kere daha tebrik ediyor, Kıbrıs Türkü’nün esenlik ve güvenliği için şehit olan tüm Mehmetçik ve mücahitlerimizi rahmetle yad ediyorum.”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, 14 Kasım’da Atatürk Kültür Merkezi’nde, Şule Yüksel Şenler Vakfı ile Doktor Beti Şabaz Merkezinin organize ettiği “Uluslararası İnsan Hakları Konferansı ve Yankılar Sergisi”nin açılışını gerçekleştirdiklerini söyledi.

    “Hedefimiz yıl başından önce 453 bin bağımsız bölümün teslimini yapmak”

    Adıyaman’ı 15 Kasım’da ziyaret ettiklerini, deprem bölgesinin yaralarını sarmayı süratle sürdürdüklerini vurgulayan Erdoğan, “Eylül ayında Malatya’da 304 bininci afet konutumuzun kurasını çekmiştik. Adıyaman’da da 350 bininci yuvamızın anahtarlarını teslim etmenin sevincini yaşadık. Böylece tek seferde toplam 45 bin 342 konut ve işyerini daha teslim etmiş olduk. Yıl sonunda Adıyaman’ımızda toplam 43 bin 573 konut ve iş yerini daha teslim etmeyi hedefliyoruz. 11 ilimiz için hedefimiz; yıl başından önce 453 bin bağımsız bölümün anahtar teslimini yapmaktır.” diye konuştu.

    Erdoğan, evine kavuşmamış tek bir hak sahibi bırakmayana kadar gece gündüz çalışacaklarını belirterek, şöyle devam etti:

    “Hal böyleyken gören herkesin takdir ettiği hizmetleri itibarsızlaştırmaya çalışan bir zihniyetin umutsuz çırpınışlarına şahit oluyoruz. Taş üstüne taş koymaktan aciz olanlar, deprem bölgesinde rekor sürede yapılan inşa ve ihya çalışmalarını karalıyor. Bir işin ucundan tutmadıkları gibi bir de 7 gün 24 saat esasına göre şantiyelerde ter döken mühendislerimizin, işçilerimizin emeğine laf ediyorlar. İş yapmayı ‘animasyon yapmak’ olarak görenlere ne desek boş. Rabbim hiç kimseyi, sırf siyasi ve ideolojik taassubu yüzünden yalan söyleyecek, verilen onca emeğe çamur atacak seviyeye düşürmesin. Allah’ın izniyle biz bunlara aldırmayacak ve sadece işimize bakacağız. Bir kez daha kuralarını çektiğimiz ev ve işyerlerinin depremzedelerimize hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.”

    Hükümetin en hassas davrandığı konuların başında temiz ve sağlıklı gıdaya erişim ile gıda güvenliğinin geldiğini vurgulayan Erdoğan, “İnsanımızın ücretini ödediği üründe hile, hurda, aldatmaca olmaması için ne yapılması gerekiyorsa, yapmanın çabası içindeyiz.” ifadelerini kullandı.

    Erdoğan, denetimler sonucunda taklit-tağşiş yapılan sağlıksız ürünlerin artık anlık olarak Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yayımlandığını anımsatarak, İstanbul’da 2’si çocuk 3 gurbetçinin hayatını kaybetmesinin ardından basın organlarında yaşanan tartışmalara bakıldığında bu konudaki hassasiyetin ne kadar yerinde, doğru ve isabetli olduğunu tekrar gördüklerini söyledi.

    Olayla ilgili soruşturmanın şu an çok boyutlu bir şekilde devam ettiğini belirten Erdoğan, emniyet birimleri ve savcıların gerekli tahkikatı yapacağını, ölümlerin neden kaynaklandığının ortaya çıkacağını kaydetti.

    Erdoğan, burada ikircikli bir tavra da şahitlik ettiklerini dile getirerek, “Geçen sene, kimi meşhur markalar dahil, ürünlerde tağşiş, taklit, hile, hurda tespit ettiği için ana muhalefetin insafsızca eleştirdiği devlet kurumlarımız, bugün aynı kesimlerce yine hedef tahtasına konuluyor. Oysa biz, tarladan sofraya uzanan o büyük emek yolculuğunun her adımında, denetmenlerimiz vasıtasıyla gerekli kontrollerin titizlikle yapılmasını sağlıyoruz.” diye konuştu.

    Vatandaşlardan gelen ihbar ve şikayetlerin dikkatlice değerlendirildiğinin altını çizen Erdoğan, “Herhangi bir sorun, sıkıntı veya yönetmeliklere aykırı bir durum tespit ettiğimizde de kimsenin gözünün yaşına bakmıyoruz. 2025 yılında ülke genelinde yürütülen çalışmalar kapsamında tam 1 milyon 103 bin gıda kontrolü gerçekleştirildi. Kayıt ve onaydan hijyene, izlenebilirlikten muhafaza şartlarına kadar her detay tek tek incelendi. Kurallara uymadığı tespit edilen 25 bin 750 işletmeye toplam 2 milyar 206 milyon lira idari para cezası uygulandı.” dedi.

    “Vatandaşımız, karekod okutarak anında öğrenebiliyor”

    Suç teşkil eden 495 dosyayı Cumhuriyet savcılıklarına intikal ettirdiklerini aktaran Erdoğan, millete karşı şeffaflığı artırmak için yeni uygulamaları da yakın zamanda devreye aldıklarını hatırlattı.

    Erdoğan, daha önce belli dönemlerde açıklanan taklit ve tağşiş listesini anlık olarak ilan ettiklerini anımsatarak, “Böylece ceza verilen işletmelerin yaptığı sahtekarlığı vatandaşımızın da anında görebilmesini temin ediyoruz. Bir diğer önemli yenilik, gıda işletmelerindeki karekod uygulamasıdır. Vatandaşımız, işletmenin en son ne zaman denetlendiğini, hangi şartlarda incelendiğini, sadece bir karekodu okutarak anında öğrenebiliyor. Milletimizin sofrasına gelen her lokmanın helal, sağlıklı ve güvenilir olması için yürüttüğümüz çalışmaları hız kesmeden devam ettireceğiz.” ifadelerini kullandı.

    Sağlıklı ve güvenilir gıda denetimleri yanında fahiş fiyatlara, stokçuluk ve haksız ticari eylemlere de göz açtırmadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

    “2025 yılı içerisinde 470 bin firma denetlenerek, 2,4 milyar liralık idari para cezası uygulandı. Rekabet Kurumumuz tarafından yapılan tüm çalışmalar kapsamında bu sene içinde 196 firmaya toplamda 11,5 milyar liralık idari para cezası tatbik edildi. Gıda güvenliği konusunda en küçük bir ihmale toleransımız yoktur. Her ne surette olursa olsun daha fazla para kazanmak için insanımızın sağlığını tehlikeye atanlarla mücadelemiz aynı kararlılıkla sürecektir. Vatandaşımızın güvenli gıdaya ulaşmasını temin ederken elbette evine ekmek götürmeye çalışan esnafımızın da hakkını, hukuku koruyacağız. İstanbul’daki elim olay henüz aydınlatılmamışken yeme içme sektörümüzü itham eden art niyetli yorumları da doğru bulmadığımızı ifade etmek istiyorum.”

    “Suriye’de tüm aktörlerle çalışmaya devam edeceğiz”

    İmparatorluk bakiyesi olan Türkiye’nin çok büyük bir devlet, Türk milletinin de büyük hedefleri ve hayalleri olan bir millet olduğunu ifade eden Erdoğan, bu hedeflere ulaşabilmek için içeride olduğu kadar yurt dışında da çok boyutlu bir politika izlediklerini söyledi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aynı tarihi, aynı kaderi ve aynı istikbali paylaştığımız tüm dost ve kardeşlerimizle barış içinde yaşamanın gayretindeyiz. Irak’tan Suriye’ye güney sınırlarımız boyunca barışı, adaleti, istikrarı ve birlikte kalkınmayı, birlikte kazanmayı savunuyoruz.” dedi.

    Irak’ta 11 Kasım’da yapılan Irak Temsilciler Meclisi seçimlerinin sorunsuz ve barışçıl bir ortamda gerçekleşmesinden memnuniyet duyduklarını dile getiren Erdoğan, seçimlerin Irak halkı için hayırlara vesile olmasını diledi. Erdoğan, bundan sonra da Irak’ın yanında olacaklarının altını çizdi.

    Suriye’nin uluslararası ilişkilerde yakaladığı ivmeyi memnuniyetle takip ettiklerini belirten Erdoğan, “Bu komşu ülkenin birlik, beraberlik ve bütünlüğünü güçlendireceğine inandığımız 10 Mart Mutabakatı’nın uygulanmasıyla ilgili kararlı duruşumuzu koruyoruz. Türkiye, bu meselenin suhuletle çözümü için her türlü katkıyı sunmaya hazırdır.” diye konuştu.

    Erdoğan, 8 Aralık devriminin birinci yıl dönümü yaklaşırken artık hiç kimsenin geçmişe takılıp kalmaması ve ortak gelecek vizyonuyla hareket etmenin yollarını araması gerektiğine işaret ederek, şöyle devam etti:

    “Bölgemize dair yayılmacı emeller güdenlerin telkin, işmar ve kışkırtmalarına prim verilmemelidir. ‘El atına binenin tez ineceği’ gerçeğini, hiç ama hiç kimse unutmamalıdır. Türkiye, daha önce defalarca söylediğim gibi, Suriye’deki bütün halkları kardeşi olarak görmekte, herkesin huzurunu, güvenliğini, esenliğini istemektedir. Bu anlayışla önümüzdeki dönemde Suriye’de kalıcı huzur ve istikrarın tesisi için bölgedeki tüm aktörlerle diyalog içinde çalışmaya devam edeceğiz.”

    “Konteynerlerin Gazze’ye sevki, rahatlamaya yol açacaktır”

    Gazze’de Türkiye’nin de katkısıyla sağlanan ateşkesin ihlallere rağmen devam etmesini çok kıymetli bulduklarını vurgulayan Erdoğan, “HAMAS, Netanyahu hükümetinin tüm provokasyonlarına rağmen attığı imzanın arkasında duruyor ve sorumluluklarını yerine getiriyor. Başta Sayın Trump olmak üzere, Amerikan yönetiminin de bu konuda yapıcı bir yaklaşım sergilediğini görüyoruz. İnsani yardımlar konusunda İsrail’den kaynaklı çeşitli aksaklıklar yaşansa da biz mevcut tüm imkanları kullanarak, Gazze’ye yardımlarımızı ulaştırıyoruz.” dedi.

    Erdoğan, 810 ton insani yardım taşıyan 18’inci İyilik Gemisi’nin, cuma günü El-Ariş Limanı’na ulaştığını, 47 tır dolusu malzemeyi Refah Sınır Kapısı’na yönlendirdiklerini belirterek, şunları kaydetti:

    “Öte yandan, havaların soğuması ve yağışların başlamasıyla birlikte Gazze’deki durum giderek kötüleşiyor. Gazze halkının bir an önce derme çatma çadırlardan kurtarılması gerekiyor. Ülkemizdeki konteynerlerin Gazze’ye sevki, sahada ciddi bir rahatlamaya yol açacaktır. Bununla ilgili temaslarımız da devam etmektedir. Burada şu gerçeğin altını önemle çizmek durumundayım, Filistin devleti kurulmadan, bölgeye tam olarak huzur, istikrar ve güven ortamının yerleşmesi mümkün değildir. Filistin’de işgal devam ettikçe, Filistin kanadıkça, Filistinlilerin toprakları gasbedildikçe, açık söylüyorum, bölgedeki hiçbir ülke güvenlik içinde olamaz. 1967 sınırları temelinde iki devletli çözüme yaklaştığımız ölçüde barış kapısı aralanacak, uzaklaştığımız ölçüde de bu kapı kapanacaktır. Bu gerçeğin hiçbir şekilde göz ardı edilmemesi gerektiğine inanıyorum. Türkiye’nin bütün çabası, bütün gayreti de bunun içindir. Günü kurtarmayı değil, müreffeh bir geleceği inşa etmeyi hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde daha çok çalışacağız, daha fazla emek harcayacağız ve inşallah bölgede kalıcı barışa giden yolun ardına kadar açılmasını sağlayacağız.”

  • Galatasaray’da Şok: Osimhen Sakatlandı

    Galatasaray’da Şok: Osimhen Sakatlandı

    Osimhen’in Sakatlığı Gündemde

    Galatasaray’ın Nijeryalı golcüsü Victor Osimhen, milli takımda yaşadığı sakatlığın ardından yeniden gündeme oturdu. Demokratik Kongo ile oynanan karşılaşmada ilk 45 dakikada forma giyen oyuncu, devre arasında sol arka adalesinde hissettiği ağrı nedeniyle oyundan alındı. Teknik heyet, hamstring bölgesinde zorlanma tespit edildiğini açıkladı.

    Nijerya Basınından İlk Bulgular

    Nijerya basınında yer alan bilgilere göre, yapılan ilk kontroller oyuncunun sakatlığının ciddi olmadığına işaret ediyor. Ancak kesin bulguların ortaya çıkması için ileri tetkiklerin yapılması gerektiği aktarıldı.

    Galatasaray Oyuncunun Dönüşünü Bekliyor

    Galatasaray cephesinde ise oyuncunun durumu yakından takip ediliyor. Kulüp doktorlarının Osimhen İstanbul’a döner dönmez detaylı bir muayene gerçekleştireceği belirtildi. Teknik heyet, resmi açıklamanın ancak bu değerlendirmelerin ardından yapılacağını duyurdu.

    Önceki Sakatlığı da Gündemde

    Osimhen’in milli takım kampı öncesindeki son sakatlığının bileğine aldığı darbeye bağlı olduğu biliniyordu. Galatasaray sağlık kurulu, oyuncunun yeni adale sakatlığının bu darbeyle bağlantılı olmadığını, tamamen yeni bir durum olduğunun altını çizdi.

    Sahaya Dönüş Süresi Kontrollerden Sonra Netleşecek

    Sarı kırmızılı taraftarlar, lig ve Avrupa’daki kritik karşılaşmalar öncesi Osimhen’in son durumunu yakından takip ediyor. Yapılacak kontrollerin ardından yıldız oyuncunun sahalara dönüş süresinin kesinleşmesi bekleniyor.

  • Böcek ailesinin hayatını kaybetmesine ilişkin gözaltına alınan midye satıcısı, kafe sahibi, kokoreçci ve lokum satıcısı tutuklandı

    Böcek ailesinin hayatını kaybetmesine ilişkin gözaltına alınan midye satıcısı, kafe sahibi, kokoreçci ve lokum satıcısı tutuklandı

    Fatih’te Aile Trajedisinde Tutuklama Kararı

    Fatih’te konakladıkları otelden gıda zehirlenmesi şüphesiyle hastaneye kaldırılan anne, baba ve iki çocuğun yaşamını yitirdiği olayla ilgili soruşturma sürüyor. Beşiktaş’taki restoranda yemek yedikten sonra rahatsızlanan Kadir Muhammet (6), Masal Böcek (3), anne Çiğdem Böcek ve baba Servet Böcek’in hayatını kaybetmesinin ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı kapsamlı bir inceleme başlattı.

    Gözaltına Alınan 4 Şüpheli Tutuklandı


    Soruşturma kapsamında gözaltına alınan midyeci Y.D, lokumcu F.T, kokoreççi E.E. ve kafe işletmecisi F.M.O, işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Savcılıktaki ifadeleri tamamlanan şüpheliler, tutuklanmaları talebiyle sulh ceza hakimliğine gönderildi. Hakimlik, dört şüphelinin de üzerlerine atılı suç nedeniyle tutuklanmalarına karar verdi.

    Numune İncelemeleri Devam Ediyor

    Savcılığın sevk yazısında, şüphelilerin “taksirle birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir kişinin yaralanmasına neden olma” suçunu işlediklerine dair kuvvetli suç şüphesi bulunduğu belirtildi. Olayda tüketildiği değerlendirilen ürünlerden alınan numunelerin bir kısmında tüketime uygunluk tespit edilse de, ölüm olayının tüketimden yaklaşık bir buçuk gün sonra gerçekleşmesi nedeniyle bu numunelerin olayla birebir aynı olmadığı ifade edildi.

    Adli Tıp İncelemesi Sürüyor


    Ailenin otele giriş görüntüsü

    Kafe ve kuruyemiş-baharat işletmelerinden alınan numunelere ilişkin analiz raporlarının henüz sonuçlanmadığı, ölenlerin kesin ölüm nedenine dair Adli Tıp Kurumu incelemelerinin ise devam ettiği bildirildi. Aileden üç kişinin hayatını kaybettiği, tedavisi süren müşteki Servet Böcek’in ise hayati tehlikesinin devam ettiği aktarıldı.

    Soruşturmanın geniş kapsamlı yürütüldüğü ve olayın toplum nezdinde büyük bir vahamet oluşturduğu savcılık yazısında vurgulandı.

  • (Video) Sosyal medya fenomeni Fahrettin Şener’in kutsal topraklara bisiklet yolculuğu sürüyor

    (Video) Sosyal medya fenomeni Fahrettin Şener’in kutsal topraklara bisiklet yolculuğu sürüyor

    Emirdağ’da kısa bir mola veren Şener, ilçenin meşhur Emirdağ paçasını da deneyerek kahvaltısını yaptı. Bu anları sosyal medya hesabından paylaşan ünlü fenomen, takipçilerine hem yolculuğundan kesitler sundu hem de yöresel lezzetleri tanıttı.

    Şener’in kutsal topraklara uzanan zorlu ve anlamlı yolculuğu sosyal medyada büyük ilgi görmeye devam ediyor.

  • Milli Savunma Bakanı Güler: Kutuların çözümü ve ilk bulgulara ulaşma süreci en az 2 ay sürer

    Milli Savunma Bakanı Güler: Kutuların çözümü ve ilk bulgulara ulaşma süreci en az 2 ay sürer

    Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, 20 şehit verdiğimiz Gürcistan’daki uçak kazasına ilişkin, Türkiye’ye getirilen kara kutularla ilgili konuştu.

    Kazada ön bulgulara göre ilk uçağın kuyruğunun koptuğunu daha sonra uçağın 3’e bölündüğünü söyleyen Bakan Güler, “Bunlar kara kutudan çıkacak” dedi.

    Kara kutunun TUSAŞ tarafından incelendiğini söyleyen Bakan Güler, “Kutuların çözümü ve ilk bulgulara ulaşma süreci en az 2 ay sürer” açıklamasını yaptı.

    C-130 askeri kargo uçaklarının 1957’den beri kullanıldığını söyleyen Bakan Güler, “1999’da bir kez motor yangını çıkmış, sağ salim inmiş. Bu nedenle genel itibariyle güvenli bir uçak” şeklinde konuştu.

  • Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar; Üniversiteden 3 yılda mezuniyet uygulaması önümüzdeki yıl başlayacak

    Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar; Üniversiteden 3 yılda mezuniyet uygulaması önümüzdeki yıl başlayacak

    Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar, isteyen ve başarılı olan öğrencilerin üniversiteyi üç yılda bitirebilmelerine imkan sağlayacak düzenlemenin önümüzdeki yıldan itibaren hayata geçirileceğini açıkladı.

    Yükseköğretim Kurulu Başkanı Özvar, Yükseköğretim Kurulu koordinasyonunda düzenlenen Üniversite Sektör İş Birliği Komisyonu Toplantısında yaptığı konuşmada, Yükseköğretim Kurulu olarak isteyen, şartları taşıyan ve başarılı olan öğrencilerin daha kısa sürede yükseköğrenimi bitirmelerinin ve mezun olabilmelerinin önünü açmak istediklerini belirtti.

    Özvar, “Bunun için bir çalışma içerisindeyiz. Burada önemli olan programın çıktılarının, müktesebatının öğrenci tarafından alındığının anlaşılması, test edilmesi ve teslim edilmesi. Yapmaya çalıştığımız şey aynı veya güncellenmiş müfredatı daha kısa sürede bitirebilecek öğrencilerin önünü açmak. Bu çalışmalarımız önümüzdeki yıldan itibaren hayata geçirilecektir” dedi.

    “Tüm ekosistemi dönüşüme ayak uyduracak şekilde yeniden yapılandırıyoruz”

    Sanayi ve hizmet sektöründe nitelikli eleman tedarikinde yaşanan güçlüklere değinen Özvar, beceri açığının nedenlerini doğru analiz etmenin önemine işaret ederek şöyle devam etti: “Yükseköğretim Kurulu olarak bütün ekosistemi bu değişime, dönüşüme ayak uyduracak şekilde yeniden yapılandırmaktır. Ülkemizin hem zihinsel beceri gerektiren alanlarda hem de sahada uygulama bilgisi yüksek işgücüne duyduğu ihtiyaç açıktır. Yüksek katma değerler üretmek ancak bu iki beceri setinin uyumuyla mümkün olabilecektir. Yani sadece fiziksel, pazı gücüne değil aynı zamanda en az onun kadar entelektüel ve zihinsel becerilere ihtiyaç vardır. Bunun yanı sıra uluslararası iş gücü piyasalarında yetenek çekebilecek bir ortamın güçlendirilmesi ve yeniden beceri kazandırma yatırımlarının arttırılması büyük önem taşımaktadır.”

    Özvar, kamu, üniversiteler, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının birlikte hareket ederek Türkiye’nin ulusal beceri havuzunu genişletmesi, zenginleştirmesi, gençleri geleceğin mesleklerine hazırlaması ve çalışanların yetkinliklerini sürekli güncellemesinin artık genel bir zorunluluk halini aldığını ifade etti.

    “Uygulamalı eğitim modelini, tüm ülkede yaygınlaştırmak istiyoruz”

    Özvar, önümüzdeki dönem için belirledikleri en önemli gündem başlıklarından birinin de ön lisans ve lisans düzeylerini kapsayacak şekilde işyerinde uygulamalı eğitim modelinin yaygınlaştırılması olacağını vurguladı. Bugüne kadar amacına hizmet etmeyen ya da verimsiz kalan staj uygulamalarını, işyeri temelli mesleki eğitime dönüştüreceklerini ifade eden Özvar, şöyle devam etti: “Öğrencilerimizin yalnızca sınıfta değil, doğrudan iş hayatının içinde deneyim kazanmalarına imkân verecek bu model, onları daha donanımlı, üretken ve istihdam odaklı bireyler haline getirecektir. İlk aşamada Konya, Gaziantep, İstanbul, Bursa, Kocaeli, İzmir ve Ankara olmak üzere 7 pilot ilde başlatılacak uygulamalı eğitim modelini, alınacak sonuçlara göre kısa süre içinde tüm ülkede yaygınlaştırmak istiyoruz. Böylece yalnızca meslek yüksekokullarında değil, lisans programlarında da öğrencilerimizin eğitim süreçlerini gerçek iş ortamlarıyla bütünleştiren, istihdamla doğrudan bağlantı kuran bir yükseköğretim anlayışını kurumsallaştıracağımıza inanıyorum.”

    “Yeni staj modelini hayata geçirme konusunda irademiz tam”

    İşyeri temelli eğitim modelinin en önemli unsurlarından birinin staj uygulamaları olduğuna işaret eden Özvar, “Öğrencilerimizin 20 gün gibi kısa ve verimsiz stajlar yerine programların niteliğine göre meslek yüksekokullarında 3+1 veya 2+2, lisans programlarında 7+1 veya 6+2 gibi uygulamalarla mesleki tecrübe kazandığı bir modele doğru programlarımızı dönüştürmeye başladığımızı ve bu konuda irademiz olduğunu sizlerle paylaşmak istiyorum. Yükseköğretim Kurulunun bu konudaki iradesi tamdır. Bu, zaman isteyen, sabırla çalışılması gereken ve bir süreç icap ettiren bir iş. Bu modelle öğrencilerin üretim süreçlerini yakından tanıması, iş başında beceri geliştirmesi ve mezun olur olmaz istihdama daha hızlı geçmesi mümkün olacaktır. Aynı zamanda iş yerinden gelen geri bildirimler üniversitelerimizin müfredatlarının güncellenmesinde belirleyici rol oynayacak, sektöre ihtiyaçlara hızlı uyum sağlayan dinamik bir eğitim ekosisteminin ortaya çıkmasına katkı sağlayacaktır.” şeklinde konuştu.

    Toplantıya Yükseköğretim Kurulu Başkanı Özvar’ın yanı sıra, Başkan Vekili Prof. Dr. Naci Gündoğan, Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Erol Arcaklıoğlu, Savunma Sanayii Başkanlığı Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Hakan Karataş, İTÜ Rektörü Prof. Dr. Hasan Mandal, ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil, Gebze Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hacı Ali Mantar, Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Kul, HAVELSAN, TUSAŞ, TÜBİTAK, TENMAK, OSBÜK ile sanayi ve iş dünyasının temsilcileri katıldı.

  • Uşak Üniversitesi’nde genç nesiller yarıştı

    Uşak Üniversitesi’nde genç nesiller yarıştı

    Yenilikçi, ülke ekonomisine katkı sağlayacak mühendislik, mimarlık, bilgi işlem teknolojileri, nanoteknoloji, biyoteknoloji, teknoloji bilimleri, eğitim teknolojileri ve diğer alanlardaki öğrenci projelerinin değerlendirildiği yarışmanın kapanış programına Uşak Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Savaş, Rektör Yardımcıları, UTTO ekibi, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı.

    Ayrıca programa Uşak İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Zafer Kalkınma Ajansı, TKDK temsilcileri de katılım sağladı. Törenin açılış konuşmasını yapan Rektör Prof. Dr. Ekrem Savaş, yarışmanın bilgiyle yaratıcılığı buluşturan çok değerli bir etkinlik olduğunu belirterek şöyle konuştu: “Bu yarışma, yalnızca bir rekabet platformu değil; aynı zamanda öğrencilerimizin fikirlerini gerçeğe dönüştürebilecekleri, girişimcilik ruhlarını ortaya koyabilecekleri bir öğrenme ve gelişim alanıdır. Yaşadığımız çağ, bilginin üretildiği kadar ticarileştiği, fikirlerin hızla değere dönüştüğü bir çağdır. Girişimcilik artık sadece ekonomik bir faaliyet değil; bir vizyon, bir yenilikçilik kültürüdür. Biz üniversiteler olarak, siz gençlerin sadece bilgi tüketen değil, aynı zamanda bilgi üreten, sorunlara çözüm geliştiren bireyler olmasını hedefliyoruz.”

    Programın devamında finale kalan 9 proje jüriye sunuldu. Jüri üyelerinin değerlendirmesi sonucunda dereceye giren öğrencilere ödülleri Rektör Prof. Dr. Ekrem Savaş ve HEFİAD Başkanı Mehmet Gündaş tarafından takdim edildi.