Yazar: admin

  • “Bugünü koru, yarını planla”

    “Bugünü koru, yarını planla”

    Rıza Çerçel Kültür ve Sanat Merkezi Konferans Salonunda gerçekleştirilen söyleşiye; AKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Murat Peker, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi (İİBF) Dekanı Prof. Dr. Gökhan Demirtaş, bilim insanları, akademik ve idari personel, öğrenciler ve bilim meraklıları katıldı. Söyleşinin açış konuşmasını yapan Bilim İletişimi Koordinatörü Öğr. Gör. Dr. Şerife Özgün Çıtak, AKÜ Bilim İletişimi Koordinatörlüğü olarak düzenledikleri Bilim Kafe etkinliğiyle bilimin zor ve teknik dilini anlaşılır hâle getirerek bilimsel çalışmaları toplumun her kesimine ulaştırmayı amaçladıklarını ifade etti.

    “BİLİM KAFE ETKİNLİKLERİMİZ, İLÇELERDE DE GERÇEKLEŞTİRİLİYOR”


    AKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Murat Peker, moderatörlüğünü üstlendiği söyleşide, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından Bilim İletişimi Ofisi ve üniversitelerde Bilim İletişimi Koordinatörlüklerinin kurulmasının, bilim insanlarının ürettikleri bilgilerin yalnızca akademisyenlere değil, toplumun tamamına ulaşmasını sağlamak amacı taşıdığını belirtti. Bu doğrultuda, halka bilimsel bilgileri aktarabilmek için bilim iletişimi koordinatörlüğünü oluşturduklarını ifade eden Peker, Bilim Kafe etkinliklerinin bugün üçüncüsünün gerçekleştirildiğini ve bu tür çalışmaların sadece şehir merkezindeki kapalı salonlarda değil, aynı zamanda ilçelerde de sürdürüldüğünü söyledi.

    “GELECEK NESİLLERE YAŞANILABİLİR BİR DÜNYA BIRAKMAK AMAÇLANIYOR”

    AKÜ İİBF Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Volkan Göçoğlu, Sürdürülebilir Kalkınma Amacı 13 (SDG 13) üzerinden bir analiz gerçekleştirmeye çalıştıklarını belirtti. İnteraktif bir oturum hedeflediklerini ifade eden Göçoğlu, “Yaptığımız analizde sektörler arası karşılaştırma sonuçları da yer alıyor. Ancak teknik detaylara boğmamak adına değerlendirmelerimizi daha çok ülke grupları arasındaki farklılaşmalar üzerinden ele alıyoruz” dedi. Sürdürülebilir kalkınmanın, mevcut kalkınma faaliyetleri yürütülürken gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmayı amaçladığını vurgulayan Göçoğlu, bu kavramın ekonomik kalkınma anlayışına çevresel boyutu da ekleyen bir çatı yaklaşımı olduğunu ifade etti. Göçoğlu ayrıca, ülkeler arasında eşitsiz dağılan iklim kırılganlığını ve ülkelerin mevcut koşullarına bağlı olarak iklim değişikliğinin olumsuz etkilerinden farklı düzeylerde etkilendiğini ele aldıklarını kaydetti.

    “İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ İLE MÜCADELE HER ÜLKENİN GÜNDEMİNDE”

    AKÜ İİBF Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Arş. Gör. Dr. Atahan Demirkol, sürdürülebilir kalkınma konusunun 2015 yılından itibaren Birleşmiş Milletlerin öncelikli gündem maddelerinden biri hâline geldiğini belirtti. Ortak bir geleceği daha iyi bir noktaya taşımak amacıyla belirlenen stratejik hedeflere dikkat çeken Demirkol, “İklim değişikliği ile mücadele her ülkenin gündeminde olmakla birlikte kırılgan ülkelerin farklı kategorilere ayırıldığında bu süreçlerden nasıl etkilendiği ve bunlarla başa çıkma stratejilerinin neye göre geliştirildiğini ortaya koymaya çalışıyoruz” dedi. Demirkol, iklim kriziyle mücadelede farklı dinamiklere sahip oldukları için ülkeleri Gelişmekte Olan Ülkeler, En Az Gelişmiş Ülkeler ve Ada Ülkeleri olmak üzere üç grupta ele aldıklarını belirterek şunları söyledi: “Gelişmekte olan ülkeler, hem ekonomik büyüme baskısı hem de iklim kriziyle mücadele zorunluluğu arasında sıkışmış durumdadır. En az gelişmiş ülkeler ise karbon emisyonuna en az katkıda bulunmalarına rağmen, yetersiz altyapı ve ekonomik koşullar nedeniyle iklim değişikliğinden en fazla etkilenen gruplar arasında yer almaktadır. Ada ülkeleri ise coğrafi özellikleri nedeniyle iklim krizine karşı en hassas ülkeler grubundadır. Kara sınırlarının bulunmaması, deniz seviyelerinin yükselmesi ve aşırı sıcaklık ile yağış artışları, bu ülkeleri iklim değişikliğinden en çok etkilenen gruplar hâline getirmektedir.”

    “ÖNCELİKLE KIRILGANLIĞIN AZALTILMASI HEDEFLENİYOR”

    AKÜ İİBF Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Arş. Gör. Durukan Ayan, Ulusal Adaptasyon Planlarının (NAP) iklim değişikliğinin etkilerine karşı uzun vadeli yol haritalarını oluşturan belgeler olduğunu belirtti. Devletlerin bu planlarla öncelikli olarak kırılganlığı azaltmayı hedeflediğini söyleyen Ayan, kırılganlığın azaltılmasını takip eden bir diğer amacın ise uyum politikalarının kalkınma planlarına, sektör stratejilerine ve bütçelere entegre edilmesi olduğunu ifade etti.

    “BUGÜNÜ KORU, YARINI PLANLA”

    Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamında belirlenen hedeflerin NAP sürecinin resmi amaçları olarak tanımlandığını kaydeden Ayan, “NAP fikri 2010’da uyum çerçevesiyle öncelikli olarak gündeme geliyor. Uyum planlarının ülkeler tarafından bir ortak çerçeve biçiminde hazırlanması süreci başlıyor. Ulusal Adaptasyon Planları olarak kısalttığımız NAP’ler, önceki Ulusal Uyum Eylem Planları olan NAPA’lardan biraz farklı. NAPA’lar en az gelişmiş ülkelerde hemen yapılması gereken acil sorunları kapsarken NAP’ler, üç gruba böldüğümüz ülkelerin orta uzun vadeye yayarak sürdürülebilir kalkınma planlanmasına entegre edilen planları oluşturuyor” dedi. Ayan ayrıca,  NAP’lerin; ülkelerin, iklim değişikliği etkilerine karşı “Bugünü Koru, Yarını Planla” hedefine odaklanarak hazırlanan belgeler olduğuna dikkat çekerek, “NAP’ler; sağlıktan suya, şehirleşmeden tarım ve hayvancılığa kadar birçok politika alanına entegre edilen bir uyum süreci oluşturuyor. Bu planların amacı ise kırılganlığı azaltmak ve uyumu, sürdürülebilir kalkınmanın merkezine yerleştirmek olarak özetlenebilir” diye konuştu. Söyleşi, soru cevap bölümünün ardından katılımcılara AKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Murat Peker tarafından teşekkür belgelerinin takdim edilmesiyle sona erdi.

  • Afyonlu emekli Vali Muhittin Keskin’e son veda

    Afyonlu emekli Vali Muhittin Keskin’e son veda

    Dumlupınar Mahallesi sakinlerinden olan Keskin; merhum Bekir ve Sare Keskin çiftinin oğlu, merhume Aynur Keskin’in eşi, Eray Bekir Keskin, Zakire Nurdoğan Yüzbaşıoğlu ve Sare Nurhan Biriz’in babasıydı.

    PAŞA CAMİİ’NDEN DUALARLA UĞURLANDI


    Öğle namazını takiben Paşa Camii’nde kılınan cenaze namazına Afyonkarahisar Vali Yardımcısı İhsan Ayrancı, AK Parti eski Milletvekili Mahmut Koçak, Keskin ailesinin sevenleri ve dostları katıldı. Törende, Türk bayrağına sarılı naaş, omuzlarda taşınarak defnedileceği yere götürüldü. Afyonkarahisar Vali Yardımcısı İhsan Ayrancı da Keskin ailesine taziyelerini iletti.

    MUHİTTİN KESKİN KİMDİR?


    29 Aralık 1935’te Afyonkarahisar’da dünyaya gelen Muhittin Keskin, ilk ve orta öğrenimini memleketinde tamamladı. 1954’te girdiği Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden 1959’da mezun olarak kamu görevine adım attı. Aynı yıl Afyon’da Mahiyet Memurluğu ile başlayan kariyeri, kısa sürede kaymakamlık görevlerine uzandı. Sultandağı, Sincanlı, Şuhut ve İhsaniye ilçelerinde çeşitli dönemlerde kaymakam vekilliği yaptı. 1962’de İçişleri Bakanlığı Kaymakamlık Kursunu bitirmesinin ardından Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü’nde lisansüstü eğitim aldı. 1963’ten 1969’a uzanan süreçte Keşap, Tekman ve Yenipazar kaymakamlıkları görevlerini yürüttü. 1969’da İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü’nde Müstakil Şube Müdürü olarak görevlendirildi. 1973-1981 arasında Mülkiye Müfettişliği, ardından Başmüfettişlik ve Başmüşavirlik görevlerinde bulundu. 1982’de Kars Valiliğine atanan Keskin, 1985-1988 yılları arasında ise Yozgat Valisi olarak hizmet verdi. Görev yaşamının son bölümünü Merkez Valisi olarak sürdüren Muhittin Keskin, 2000 yılında emekli oldu. Evli ve üç çocuk babası olan Keskin, devlet hizmetine adadığı uzun yılların ardından bugün Afyonkarahisar’da dualarla uğurlandı.

  • Başkan Özaşkın, esnafa fiyat etiketi dağıttı

    Başkan Özaşkın, esnafa fiyat etiketi dağıttı

    Şuhut kapalı pazaryerinde alışveriş ortamını daha anlaşılır, düzenli ve güvenilir hale getirmek amacıyla anlamlı bir çalışma gerçekleştirildi. Şuhut Belediye Başkanı Muhittin Özaşkın, birim müdürleri ve Belediye Meclis Üyeleri ile birlikte tezgahları tek tek dolaşarak Zabıta Müdürlüğü tarafından hazırlatılan fiyat etiketi tabelalarını ve kalemleri ücretsiz olarak pazarcı esnafına dağıttı. Ürünlerin fiyatlarının net şekilde görünmesini sağlayan bu uygulama hem esnaf hem de vatandaşlar tarafından olumlu karşılandı. Pazaryeri ziyareti boyunca esnafla birebir görüşen Başkan Özaşkın, ürünler, sezon fiyatları ve pazar akışı hakkında bilgi aldı. Esnafın dile getirdiği sorunları not ederek çözüm konusunda destek olacaklarını belirtti. Düzenli bir tezgahın müşterinin güvenini artırdığını ifade eden birçok esnaf fiyat etiketlerinin pazar alışverişini daha pratik hale getirdiğini söyledi. Vatandaşlarla da samimi sohbetler gerçekleştiren Özaşkın, halkın öneri ve beklentilerini de dinledi. Vatandaşlar tezgahlarda fiyatların rahatça görülebilir olmasının alışverişi kolaylaştırdığını ve güven duygusunu güçlendirdiğini dile getirerek uygulamadan duydukları memnuniyeti ifade etti.

    “PAZARYERLERİNDE KARŞILIKLI GÜVEN OLMALI”


    Pazaryerinin Şuhut’un hem ekonomik hem de sosyal hayatının en canlı alanlarından birisi olduğuna değinen Şuhut Belediye Başkanı Muhittin Özaşkın, pazar yerlerinde düzenin ve güvenin ön planda olması gerektiğini belirtti. Özaşkın, “Biz belediye olarak her zaman düzenin, açıklığın ve karşılıklı güvenin ön planda olduğu bir pazar ortamı oluşturmayı hedefliyoruz. Bugün esnafımıza dağıttığımız fiyat etiketleri aslında çok basit bir araç gibi görünse de pazaryerimizdeki alışveriş düzenini büyük ölçüde iyileştiriyor. Fiyatın açıkça belirtilmesi hem esnafımızı gereksiz soru trafiğinden kurtarıyor hem de vatandaşımızın aklındaki belirsizliği ortadan kaldırıyor. Böylece hem satış süreçleri hızlanıyor hem de güven ortamı güçleniyor. Esnafımızın bu konuda gösterdiği hassasiyeti takdir ediyorum. Onların emeği bizim için kıymetlidir. Biz de bu emeğe değer katmak adına üzerimize düşeni yapıyoruz ve yapmaya devam edeceğiz. Vatandaşlarımızın önerilerini dinlemek, ihtiyaçlarını gözlemlemek ve onların yaşamını kolaylaştıracak adımlar atmak en temel görevlerimizden biridir. Şuhut’un her köşesinde olduğu gibi pazaryerimizde de düzeni, temizliği ve şeffaflığı artırmak için çalışmalarımız kararlılıkla sürecek. Esnafımızla birlikte, daha modern, daha düzenli ve herkesin memnun olduğu bir pazar ortamı oluşturacağımıza yürekten inanıyorum” dedi.

     

  • “Emirdağ, büyük bir fırsat sunuyor”

    “Emirdağ, büyük bir fırsat sunuyor”

    Liman Otel’ de gerçekleştirilen buluşma, yüzü aşkın iş insanının katılımıyla büyük ilgi gördü ve Emirdağ’ın yatırım potansiyeli uluslararası ölçekte güçlü bir şekilde tanıtıldı. Emirdağ OSB’deki yatırım fırsatları ve iş birliğinin değerlendirildiği programa; Türkiye’nin Brüksel Büyükelçisi Barış Tantekin, AK Parti Afyonkarahisar Milletvekilleri Ali Özkaya, İbrahim Yurdunuseven, Hasan Arslan, Emirdağ Belediye Başkanı Serkan Koyuncu, Bayat Belediye Başkanı Halil İbrahim Bodur, Brüksel Başkonsolosu Onur Sevim, MÜSİAD Belçika Başkanı Hayri Apaydın, Uluslararası Demokratlar Birliği (UID) Belçika Başkanı Yusuf Taşpınar ile çok sayıda üst düzey yetkili ve iş insanı katıldı.

    “GELİN YATIRIM YAPIN, KAZANIN, BÜYÜYÜN”

    Emirdağ OSB’nin sanayi altyapısını, yatırımcıya sağladığı avantajları ve ilçede planlanan yeni projeleri detaylarıyla paylaşan Emirdağ Belediye Başkanı Serkan Koyuncu yaptığı sunumda; “Para kazanmak istiyorsanız adres belli: Emirdağ. Bugün Emirdağ OSB, 680 milyon dolarlık ihracat rakamına ulaşmış, Türkiye’nin yükselen sanayi merkezlerinden biri haline gelmiştir. Türkiye’nin önde gelen fabrikaları Emirdağ’da üretim yapıyor ve çok yakında Türkiye’nin en büyük lastik fabrikası da ilçemizde faaliyete geçecek. Emirdağ, stratejik konumu sayesinde yatırımcılar için büyük fırsatlar sunuyor. Geniş teşvikler, ciddi vergi muafiyetleri ve yatırımcı dostu arsa fiyatlarıyla yatırım için tüm şartlar hazır. Buradan tüm iş dünyasına açık ve net bir çağrı yapıyorum: Emirdağ, büyük bir fırsat sunuyor. Gelin yatırım yapın, gelin kazanın, gelin büyüyün.” ifadelerini kullandı.

  • Afyon’un turizm potansiyeli TBMM gündeminde

    Afyon’un turizm potansiyeli TBMM gündeminde

    Bakanlığın, Türkiye’nin bin yıllık kültürel mirasını koruyan ve geçmişi geleceğe taşıyan önemli bir sorumluluk üstlendiğini ifade eden Taytak, “Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın bütçesi yalnızca rakamlardan ibaret değildir. Bu bütçe, milletimizin kültürel hafızasını, sanatını, kimliğini ve turizmdeki gücünü ifade etmektedir” dedi.

    AFYONKARAHİSAR’IN TARİHİ VE TURİZM POTANSİYELİNE DİKKAT ÇEKTİ

    Taytak, Afyonkarahisar’ın Frigya’dan Selçuklu’ya, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan köklü geçmişine vurgu yaparak, özellikle Frig Vadisi’nin “İkinci Kapadokya” olarak tanıtılmasında Bakanlığın yürüttüğü çalışmaların büyük katkı sağladığını belirtti. Termal kaynakların sağlık turizmi açısından önemine değinen Taytak, Afyonkarahisar’ın bu alanda uluslararası bir merkez olma yolunda hızla ilerlediğini vurguladı. Afyonkarahisar Kalesi ve Ulu Cami çevresinde yürütülen restorasyon çalışmalarının şehrin tarihî dokusunu geleceğe taşıdığını dile getiren Taytak, Ayazini, Emre Gölü, Akdağ Tabiat Parkı, vadiler ve yaylaların turizme kazandırılmasıyla ziyaretçi sayısının önemli ölçüde arttığını belirtti. 2025 yılı Ekim ayına kadar şehre yaklaşık 297 bin turistin geldiğini açıkladı.

    RESTORASYON BEKLEYEN ESERLER GÜNDEME TAŞINDI

    Afyonkarahisar’da restorasyon ve bakım bekleyen önemli eserleri tek tek sıralayan Taytak, Ulu Cami, Kocatepe Yukarı Cami, Bolvadin Alaca Cami, Bolvadin İmaret Cami, Sinanpaşa Boyalı Külliyesi, Eğret Han, Karacaahmet Türbesi, Sülün Cami, Karakati̇p Cami ve Gedik Ahmet Paşa Cami’nin Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından ele alınması gerektiğini söyledi.

    8 ARKEOLOJİK KAZIYA DESTEK ÇAĞRISI

    Afyonkarahisar genelinde devam eden 8 ayrı arkeolojik kazı, yüzey araştırması ve restorasyonun büyük önem taşıdığını belirten Taytak, çalışmaların daha kapsamlı ve kesintisiz ilerlemesi için Bakanlıktan destek talebinde bulundu.

    “KÜLTÜREL MİRASIN TAŞIYICISI İNSANIMIZDIR”

    Arkeolog, sanat tarihçisi ve müze araştırmacılarının özlük haklarının güçlendirilmesine Bakanlığın verdiği desteklerin kıymetli olduğunu vurgulayan Taytak, bu kararlı irade için teşekkür etti.

    AHMET ŞEMSETTİN KARAHİSARÎ TÜRBESİNE DİKKAT ÇEKİLDİ

    Taytak, konuşmasında Afyonkarahisar’ın büyük hattatı Ahmet Şemsettin Karahisarî’nin İstanbul Sütlüce’deki türbesinin restorasyon ihtiyacına da değindi. Geçtiğimiz yıl Mahmut Ağa Camii haziresindeki türbeyi ziyaret ettiklerinde restorasyon ihtiyacını yerinde gördüklerini ifade eden Taytak, “Karahisarî’nin mirası sadece Afyonkarahisar’ın değil, Türk-İslam sanatının ortak değeridir. Bu değerimize sahip çıkmak gelecek nesillere aktarım açısından büyük önem taşıyor” dedi. Karahisarî’nin Kanuni Sultan Süleyman için yazdığı ve Topkapı Müzesi’nde korunan büyük ebadlı Kur’an-ı Kerim’in de Türk hattatlık tarihinin zirvelerinden olduğunu hatırlatan Taytak, türbenin restorasyonunun kültür mirası için öncelikli bir konu olduğunu vurguladı. Milletvekili Taytak, konuşmasını “Kültür ve Turizm Bakanlığımızın bütçesinin devletimize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum” ifadeleriyle tamamladı.

  • Üç il için ortak turizm ağı

    Üç il için ortak turizm ağı

    Ziyarette, Dumlupınar BTK Yönetim Kurulu üyeleri Hamdi Bağatur, Samim Kanat ve Ahmet Süleyman Taşpunar da yer aldı. Uşak İl Kültür ve Turizm Müdürü Yavuz Çakar’ın da hazır bulunduğu ziyarette Uşak, Afyonkarahisar ve Kütahya-Salihli hattında ortak bir destinasyon ağı oluşturulması yönünde görüş alışverişinde bulunuldu. Bölgenin kültür, turizm ve termal potansiyelinin daha güçlü şekilde tanıtılması, şehirler arası turizm iş birliğinin artırılması ve yeni turizm rotalarının geliştirilmesi konuları ele alındı. Görüşmede ayrıca bölgesel turizmde yeni projeler, destinasyon çeşitliliği, ulaşım ve tanıtım stratejileri hakkında karşılıklı değerlendirmeler yapıldı. Buluşmanın, üç ilin turizm potansiyelini birleştirerek bölgeye daha fazla yerli ve yabancı turist çekilmesine katkı sağlaması hedefleniyor. TÜRSAB Dumlupınar BTK Başkanı Bilal Şenel, “Bölgenin turizm gücünü birlikte büyütmek için iş birliği adımlarını önemsiyoruz. Uşak Valiliği ve ilgili kurumlarla koordinasyonumuz devam edecektir” dedi…

     

  • “Güvenli Ödeme Sistemi önemli bir adım”

    “Güvenli Ödeme Sistemi önemli bir adım”

    Dalgıç, son dönemde araç satışlarında taraflar arasında para transferinin devlet güvencesine alınmasını sağlayan Güvenli Ödeme Sistemi’nin, dolandırıcılık vakalarının önüne geçilmesi açısından kritik bir adım olduğunu belirtti. Sistemin, noter işlemlerini daha şeffaf ve güvenilir bir yapıya kavuşturduğunu hatırlatan Dalgıç, Türkiye’nin dijital dönüşüm sürecinin de bu uygulamayla desteklendiğini ifade etti. Ancak Afyonkarahisar’da uygulamanın hayata geçirilmesi sırasında çeşitli sıkıntıların gözlemlendiğini dile getiren Dalgıç, “Özellikle bölgedeki internet altyapısının bazı noktalarda yetersiz kalması, akıllı cihaz ve dijital uygulama kullanımına ilişkin bilgi eksiklikleri, işlem sürelerinin gereğinden fazla uzamasına neden olmaktadır. Vatandaşlarımız, işlem anında sistem hataları, bağlantı kopmaları veya uygulamaya erişim sorunları nedeniyle zaman kaybı yaşamakta, bu durum da doğal olarak mağduriyetlere yol açmaktadır” dedi.

    “DİJİTAL OKURYAZARLIK, SÜRECİ DESTEKLEYECEK”

    Dalgıç, “Bu noktada hem teknik hem de eğitsel açıdan bazı iyileştirmelerin yapılması kaçınılmazdır. Sistem altyapısının güçlendirilmesi, internet bağlantı hızının artırılması, uygulama arayüzlerinin daha kullanışlı ve anlaşılır hale getirilmesi büyük önem taşımaktadır. Bunun yanı sıra noter çalışanlarına yönelik kapsamlı hizmet içi eğitimlerin verilmesi, vatandaşlarımızın ise süreç hakkında daha iyi bilgilendirilmesi, uygulamanın sağlıklı işlemeye başlaması açısından kritik bir gerekliliktir. Dijital okuryazarlığı artırmaya yönelik çalışmaların yaygınlaştırılması da bu süreci destekleyecektir. Burada altını çizmek isteriz ki amacımız eleştirmek değil; sistemin daha etkin, daha hızlı ve herkes için erişilebilir hale gelmesine katkı sunmaktır. Güvenli Ödeme Sistemi, Türkiye’nin dijitalleşme yolunda attığı önemli adımlardan biridir ve başarıya ulaşması, yalnızca teknik altyapıyla değil, aynı zamanda uygulamanın vatandaşın günlük hayatını kolaylaştırmasıyla mümkündür. Sistemin sağladığı güvenliğin, pratiklik ve hız ile tamamlanması gerekmektedir” ifadelerini kullandı. Dalgıç, ilgili kurumların gerekli düzenlemeleri kısa sürede hayata geçireceğine dair inançlarının tam olduğunu belirterek, Afyonkarahisar halkının kaliteli ve güvenli hizmet için sürecin destekçisi olmaya hazır olduğunu söyledi.

  • Anahtar Parti’den halk ziyareti

    Anahtar Parti’den halk ziyareti

    Pazar esnafını tek tek gezen Aladağ, fiyatlardan günlük ekonomik koşullara, sosyal ihtiyaçlardan belediye hizmetlerine kadar birçok konuda vatandaşların görüşlerini aldı. Sahada birebir temasın önemine dikkati çeken Aladağ, parti olarak çözümün vatandaşın sesini dinlemekten geçtiğini vurguladı. Aladağ, ziyaretin ardından yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “Bugün teşkilatımızla birlikte pazar yerinde hem esnafımızı hem de kıymetli hemşerilerimizi ziyaret ettik. Taleplerini, önerilerini ve düşüncelerini yerinde dinledik. Bizim siyaset anlayışımız, masa başından değil, halkın içinden yükselen çözüm odaklı bir anlayıştır. Esnafımızın samimiyeti, vatandaşımızın desteği bize güç veriyor. Daha adil, daha güçlü ve daha yaşanabilir bir Afyonkarahisar için çalışmaya devam edeceğiz.” Ziyaret boyunca vatandaşlarla sıcak diyaloglar kuran İl Başkanı Aladağ, Anahtar Parti’nin sahadaki çalışmalarını artırarak sürdüreceklerini belirtti.

  • Diş tedavisinde kesintisiz hizmet dönemi: AFSÜ Diş Acil Polikliniği açıldı

    Diş tedavisinde kesintisiz hizmet dönemi: AFSÜ Diş Acil Polikliniği açıldı

    AFSÜ Diş Acil Polikliniğinin ilk misafiri, 9 yaşındaki ilkokul öğrencisi Erdem Ege oldu. Rektör Prof. Dr. Adem Aslan, AFSÜ Diş Acil Polikliniği’nin hizmet vermeye başladığı ilk gün sabah saatlerinde, ADSUAM’da incelemelerde bulunarak Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Sinan Evcil, ADSUAM Başhekim Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Hasan Akpınar ve görevli personelimizden bilgi aldı.

    AFSÜ’NÜN 7/24 DİŞ ACİL HİZMETİ TÜRKİYE’DE BİR İLK


    Acil polikliniğin, hafta içi günlerde saat 17.00’dan ertesi gün sabah 08.30’a kadar, hafta sonları ise Cuma 17.00’dan pazartesi sabahı 08.30’a kadar hasta kabul edeceğini açıklayan Prof. Dr. Aslan, “Halkımızın, AFSÜ’nün güvenilir uzman kadrosundan 7/24 diş acil hizmeti almakla ilgili beklentisini gidermek bizlere nasip oldu. Bu uygulamamız, Türkiye’deki üniversitelerin bünyesindeki Ağız ve Diş Sağlığı Merkezleri arasında da bir ilk olma özelliği taşıyor. Afyonkarahisar’ımıza ve bütün hemşerilerimize hayırlı olsun.” dedi. Prof. Dr. Aslan, AFSÜ’nün vizyoner yönetim anlayışının ve öncü rolünün somut bir yansıması olan Diş Acil Polikliniği uygulamasının, Afyonkarahisar’da sağlık hizmetlerinde yeni bir dönemin başlangıcı olduğuna dikkat çekti.

    MESAİ SAATLERİ DIŞINDA DA HİZMET VERECEK


    Prof. Dr. Aslan, “Teknik altyapıya ve mevzuata dair hazırlıklarımızı tamamlayarak, tam da vadettiğimiz tarihte bu önemli hizmeti halkımıza sunmaya başlamamızda emeği geçen bütün mesai arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.” diye konuştu. Prof. Dr. Aslan şunları söyledi: “İki hekim, hemşire ve yeterli sayıda yardımcı sağlık personeli ile yola çıktığımız AFSÜ Diş Acil Polikliniğinde ekibimiz, mesai saatleri dışında vatandaşlarımızın karşılaştığı ani diş ağrıları, travmalar ve enfeksiyonlar için hizmet verecek. Buraya ani diş ağrısı, diş apsesi, diş, çene ve yüz travması ile başvuran vatandaşlarımıza, diş çekimi, apse drenajı, diş ağrılarını dindirme ve travma tedavisi gibi işlemler yapılacak.”

    “NİTELİKLİ BİR AKADEMİK KADROYA SAHİBİZ”


    On dört yıl önce, 2011’de kurulan Diş Hekimliği Fakültemiz bünyesinde, 2012 yılından bu yana hasta kabul ediliyor. Ağız ve diş sağlığı ile ilgili hemen tüm alanlarda nitelikli bir akademik kadroya sahibiz. Bu kurumsal tecrübe birikimini ve kalifiye insan sermayemizi halkımızın sağlık hizmetlerine en efektif biçimde sunmak bizim için bir zorunluluktur. Bu bilinçle ve kararlılıkla hem ADSUAM bünyesinde hem de diğer birimlerimizde, personelimizin memnuniyetini de halkımızın beklentilerini de gözeterek, kalıcı adımlar atmaya inşallah devam edeceğiz.”

  • Çiçek sektörü ihracatta rekora koşuyor

    Çiçek sektörü ihracatta rekora koşuyor

    Florasında 3 bin 500’den fazla endemik bitki türünü barındıran Türkiye, özellikle kesme çiçek, iç ve dış mekan bitkileri, çiçek soğanları, fide, fidan, çelenk ve yosun gruplarında önemli miktarda ihracat gerçekleştiriyor. Sera ve yaylada yıl boyunca üretimini sürdüren sektör temsilcileri, başta Hollanda olmak üzere 80 ülkeye satış yapıyor. Süs Bitkileri ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Yılmaz, sektör olarak ihracatta güzel bir yıl geçirdiklerini belirtti. Geçen yıl 10 ayda 117 milyon dolarlık ihracat yaptıklarını vurgulayan Yılmaz, “Bu yıl 10 aylık rakamlar sevindirici. Sektörde ihracatta yaklaşık yüzde 15’lik artış var. 137 milyon dolar seviyesindeyiz. 2025, yıl sonu itibarıyla bugüne kadar en fazla ihracat gerçekleştirdiğimiz sene olacak.” dedi. Yılmaz, dünyada ekonomik sıkıntıların olduğu bir dönemde bu büyümenin önemli bir başarı olduğuna işaret ederek, çiçek sektörünün yılı artıyla kapatacağını kaydetti. Çok pahalı değil ancak etki gücünün yüksek olmasından dolayı, insanların hediye olarak çiçeğe yöneldiğini anlatan Yılmaz, bu durumun da satışları olumlu etkilediğini dile getirdi.

  • İmalat sektöründe çalışan sayısı arttı

    İmalat sektöründe çalışan sayısı arttı

    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) iş birliğiyle yapılan “Sektör Bilançoları 2024” araştırması sonuçlarından derlenen bilgiye göre, imalat sektöründeki çalışan sayısı 2024 yılı itibarıyla 4 milyon 247 bin 85’e yükseldi. İmalat sektöründe çalışan sayısı 2019-2024 dönemini kapsayan son 5 yılda yüzde 26 artış gösterdi. Bu dönemde sektörde faaliyet gösteren firma sayısı yaklaşık yüzde 60 artarak 180 bin 637 oldu. Bu sektörde çalışan sayısına ilişkin veriler, gıda ürünlerinde faaliyet gösteren firmaların istihdamda başı çektiğini ortaya koydu. Buna göre, gıda ürünleri imalatı alanında 484 bin 567 kişi istihdam edilirken, bu alanda 19 bin 865 firma bulunuyor.

  • “1,3 trilyon dolarlık iklim finansmanı hedefi ulaşılabilir”

    “1,3 trilyon dolarlık iklim finansmanı hedefi ulaşılabilir”

    Stiell, Brezilya’nın Belem kentinde devam eden BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 30. Taraflar Konferansı (COP30) kapsamında, “COP30 Maliye Bakanları Çemberi Raporunun ve Bakü’den Belem’e 1,3 Trilyon Dolara Giden Yol Haritasının Uygulanması: Tavsiyeler ve Sunum Yolları” başlıklı oturumda yaptığı konuşmada, iklim finansmanı konusunda net bir yol haritasının ortaya çıkarıldığını söyledi.

    COP29’da ortaya çıkan bir çağrıya dayanan ve COP30 çatısı altında başlatılan bir inisiyatif olan Maliye Bakanları Çemberi’nin Bakü’den Belem’e uzanan yol haritasını gerçek ekonomik koşullara dayandırarak önemli bir katkı sunduğunu vurgulayan Stiell, şöyle devam etti: “2035 yılına kadar ihtiyaç duyulan yıllık 1,3 trilyon dolarlık iklim finansmanı hem ulaşılabilir hem de gereklidir. Bu ölçekte bir finansman sağlanmadıkça iklim değişikliği ile mücadele hayata geçemeyecektir. Hibelerin artırılması, borç yükünün azaltılması, özel sermayeyi çekecek yenilikçi finansal araçların kullanılması ve kaynakların sahada çözüm üreten topluluklara doğrudan ulaşması gerekiyor.” Stiell, Amazon bölgesinde başlayan bu yeni sürecin, iklim çalışmalarını gerçek ekonomiyle daha yakın ilişkilendiren, adil ve erişilebilir finansmana dayalı bir işbirliği dönemi yaratacağını dile getirdi. Stiell, ayrıca “şimdi iddiaları uygulamaya, taahhütleri somut eyleme dönüştürme zamanı” ifadelerini kullandı.

  • Elektrik üretimi 27 Milyon MWh’yi aştı

    Elektrik üretimi 27 Milyon MWh’yi aştı

    Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun eylül ayına ilişkin “Elektrik Piyasası Sektör Raporu”na göre, lisanslı elektrik üretiminin yüzde 25,2’si doğal gaz, yüzde 24,6’sı ithal kömür, yüzde 13,9’u rüzgar, yüzde 12,6’sı linyit ve yüzde 12’si hidroelektrik santrallerinden yapıldı. Bu kaynakları sırasıyla jeotermal, güneş, biyokütle, taş kömürü, asfaltit ve fuel-oil izledi. Türkiye’nin lisanslı elektrik üretimi eylülde geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2,5 artışla 27 milyon 155 bin 789 megavatsaat oldu. Faturalanan elektrik tüketim miktarı ise aynı dönemde yüzde 4,1 artarak 25 milyon 576 bin 488 megavatsaat olarak gerçekleşti. Tüketimin yüzde 37,8’i sanayi, yüzde 26,9’u mesken ve yüzde 26,3’ü kamu ve özel hizmetler sektörü ile diğer aboneler tarafından yapıldı. Tarımsal faaliyetlerin payı yüzde 7,1, aydınlatmanın payı ise yüzde 1,8 olarak kayıtlara geçti.

    TÜKETİCİ SAYISI VE KURULU GÜÇ ARTTI

    Elektrikte tüketici sayısı, eylülde geçen yılın aynı ayına göre yüzde 2,3 artarak 51 milyon 535 bin 152’ye ulaştı. Bu dönemde, sanayi tüketicilerinin sayısında yüzde 5,3, mesken tüketicilerinin sayısında yüzde 2,4, tarımsal faaliyet tüketicileri ile kamu ve özel hizmetler sektörü ve diğer tüketicilerinin sayısında yüzde 2, aydınlatma tüketicilerinin sayısında ise yüzde 1,6 artış görüldü. Türkiye’nin lisanslı elektrik kurulu gücü ise bu dönemde yüzde 2,5 artarak 98 bin 925 megavat oldu. Kurulu gücün yüzde 24,6’sını doğal gaz, yüzde 24,1’ini barajlı hidroelektrik, yüzde 14,1’ini rüzgar, yüzde 10,6’sını ithal kömür ve yüzde 10,3’ünü linyit santralleri, kalan bölümünü ise diğer enerji kaynaklarından elektrik üreten tesisler oluşturdu.

  • e-tebligat ile 51 Milyar liralık tasarruf

    e-tebligat ile 51 Milyar liralık tasarruf

    Bakanlık verilerinden derlediği bilgiye göre, mükelleflerin vergiye gönüllü uyumunu güçlendirmek amacıyla dijital uygulamalar yaygınlaştırılıyor. e-Beyanname, Dijital Vergi Dairesi, e-defter, e-fatura, Defter Beyan Sistemi ve e-tebligat gibi elektronik hizmetlerle mükelleflerin iş ve işlemlerinin hızlanması sağlanıyor. Mükellefler, Dijital Vergi Dairesi üzerinden Hazır Beyan Sistemi, Defter Beyan Sistemi, e-beyanname gibi birçok uygulamaya tek çatı altında ulaşabiliyor. Fiziki bir vergi dairesi gibi çalışan Dijital Vergi Dairesi’nde sunulan hizmetlerin sayısı 208’e ulaştı. Belge düzenleme, defter tutma, beyanname ve bildirim verme, vergi ödeme, borç sorgulama gibi birçok hizmet, buradan elektronik ortamda mükelleflere sunuluyor.

    1,8 MİLYARDAN FAZLA BEYANNAME ELEKTRONİK ORTAMDA ALINDI

    Son 20 yıldır uygulanan e-Beyanname sistemiyle bugüne kadar 1,8 milyardan fazla beyanname elektronik ortamda alındı. Böylece sadece kağıttan elde edilen tasarruf, bugünkü fiyatlarla 3,5 milyar lirayı aştı. e-Fatura uygulamasının kapsamında yer alan 1,9 milyon mükellef bu yılın 9 ayında yaklaşık 800 milyon belge düzenledi. Bütün mükellefler, 2026 yılından itibaren e-Fatura düzenleyebilecek. Tebligatların mükelleflerin elektronik adreslerine iletilmesini sağlayan e-tebligat uygulamasını da 11,8 milyon kişi kullanıyor. Yılın 9 ayında 47 milyon tebligat, elektronik ortamda iletildi. Uygulamayla bugüne kadar 243 milyon belge elektronik ortamda tebliğ edilirken bugünkü fiyatlarla 51 milyar lira tasarruf sağlandı. Öte yandan mükellefler, belge işlemleri yanında ödemelerini de elektronik ortamda yapabiliyor. Bu işlemler, Dijital Vergi Dairesi ve GİB mobil uygulaması üzerinden, anlaşmalı bankaların kredi ve banka kartları veya banka hesabından, yabancı ülkede faaliyet gösteren bankalara ait kartlarla, anlaşmalı bankaların şubelerinden, internet ve telefon bankacılığı ile mobil bankacılık gibi alternatif ödeme kanallarından gerçekleştirilebiliyor.

  • Bugüne kadar 483 bin 331 başvuru yapıldı: Gençler İŞKUR’a akın etti

    Bugüne kadar 483 bin 331 başvuru yapıldı: Gençler İŞKUR’a akın etti

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından yapılan açıklamada, İŞKUR Gençlik Programı’nın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından şubat ayında açıklanarak hayata geçirildiği, üniversitede okuyan öğrencilerin isteği üzerine kontenjanın 150 bine yükseltildiği anımsatıldı.

    Programa bugüne kadar 483 bin 331 gencin başvuruda bulunduğu belirtilen açıklamada, programın üniversite öğrencilerine kampüs veya üniversitede kısmi zamanlı çalışma imkanı sunarak hem iş tecrübesi hem de gelir desteği sağladığı bildirildi. Açıklamada, devlet üniversiteleriyle yapılan iş birlikleri kapsamında yürütülen programın, gençlerin iş gücü piyasasına daha donanımlı şekilde katılmalarını hedeflediği ifade edildi. Programa ilişkin detaylara “genclik.iskur.gov.tr” internet sitesinden ulaşılabilecek.

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, programa ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda ise şu ifadeleri kullandı: “Gençlerimizden İŞKUR Gençlik’e yoğun ilgi. Gençliğin lideri Sayın Cumhurbaşkanımız, üniversite okuyan evlatlarımızın isteğiyle kontenjanımızı 150 bine yükseltmişti. Bugün itibarıyla 483 bin 331 başvuru aldık. Gençlerimize teşekkür ediyoruz. Türkiye Yüzyılı’nın sahibi gençlerimiz için çalışmaya devam ediyoruz.”

  • “İşçilerle gazeteciler aynı gemidedir”

    “İşçilerle gazeteciler aynı gemidedir”

    Türkiye’nin en büyük ve en eski işçi kuruluşu olan Türk-İş’in Afyonkarahisar şubesi Anadolu Basın Birliği yönetim kurulu üyeleri tarafından ziyaret edildi. Türk-iş İl Başkanı Muharrem Uslu ev sahipliğinde gerçekleşen ziyarette Türk-İş e bağlı sendikaların şube başkanları ile temsilcileri hazır bulundu.

    “İŞÇİLERLE BİZ AYNI GEMİDEYİZ”

    Ziyarette konuşan ABB Şube Başkanı Ahmet Sarlık, “Dernek olarak ilimizde yeni bir basın kuruluşuyuz. İlimizin sorunlarına dernek olarak dokunarak çözüm yolları konusunda girişimlerde bulunuyoruz. Bu arada ilimiz üyemiz olsun olmasın basın sektöründe görev yapan gazetecilerin her zaman yanındayız. Dernek yönetimi olarak ilimizde bulunan STK’ları zaman ve fırsat buldukça ziyaret ederek sorunlarını dinliyor, çözümü noktasında destek veriyoruz. Bugün de ilimizin en güçlü STK kuruluşu olan Türk-İşi yönetim kurulu üyelerimizle ziyaret etmekten son derece mutluyuz. Basın çalışanları da fikir işçisidir. Kurumlarda çalışan işçilerle gazeteciler aynı gemidedir.” dedi.

    “ZİYARETTEN MEMNUN OLDUK”

    Türk-İş il Başkanı Muharrem Uslu da ziyaretten duyduğu memnuniyeti belirterek, “Siz basın mensupları da birer işçisiniz. Sizlerin çalışma şartlarınız ve koşullarınız diğer işçilere göre çok farklı. Kolay gibi görünen mesleğiniz kamu vicdanı açısından en zor ve ağır mesleklerin başında geliyor, Anadolu Basın Birliği Afyonkarahisar Şubesinin çalışmalarını yakından takip ediyorum. Özellikle siyasi partilerin il Başkanlarını, “Söz konusu Afyonkarahisar ise gerisi teferruattır” sloganı ile bir araya getirmeniz hem ilimiz hem de ülkemiz adına büyük bir projedir. Afyon basının sendikamıza olan güven ve desteğini yıllardır yanımızda hissettik” dedi.

  • “Mutfaklarda sessiz çığlık var”

    “Mutfaklarda sessiz çığlık var”

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Merkez İlçe Başkanı Murat Albayrak, ülkede derinleşen ekonomik krizin toplumun tüm kesimlerini doğrudan etkilediğini belirtti. Albayrak, temel gıda ürünlerindeki art arda gelen zamlar nedeniyle birçok ailenin ay sonunu getirmekte zorlandığını vurguladı. Albayrak açıklamasında, uygulanan ekonomi politikalarının yanlış olduğunu savunarak şu değerlendirmede bulundu: “Ülkemizde yaşanan ekonomik kriz artık mutfaklara, hatta sofraların tam ortasına dayanmıştır. Yıllardır sürdürülen hatalı ekonomi politikaları, liyakatsiz kadrolar ve günü kurtarmaya yönelik kararlar nedeniyle vatandaşlarımızın alım gücü tarihinin en düşük seviyesine gerilemiştir. Bugün gelinen noktada porsiyon küçüle küçüle sofrada bir şey kalmamıştır. Bu ifade bir mecaz değil, milyonlarca hanenin acı gerçeğidir. Market rafları neredeyse her gün yenilenen zamlarla doluyken, halkın cebindeki para hızla değer kaybetmektedir. Temel gıda ürünleri lüks hâline gelmiş; dar gelirli aileler için ay sonuna ulaşmak imkânsız bir mücadeleye dönüşmüştür.”

    “BU TABLO BİR KADER DEĞİLDİR”

    Emekli, işçi ve memurun alım gücünün her geçen gün gerilediğini belirten Albayrak, gelinen noktada milyonlarca kişinin açlık sınırının altında yaşam mücadelesi verdiğini söyledi. Hatalı ekonomi yönetiminin ülkeyi bu tabloya sürüklediğini dile getiren Albayrak, “Emeklimiz, işçimiz ve memurumuz; yani bu ülkenin alın teriyle dönen çarklarını ayakta tutan yurttaşlarımız, açlık sınırının altında yaşamaya mahkûm edilmektedir. Bu tablo bir kader değildir. Bu tablo, iktidarın ülkeyi yönetememesinin açık sonucudur. Sofraların durumunu görmek için herhangi bir mutfağa bakmak yeterlidir: Boşalan tencereler, küçülen ekmekler, bölünen porsiyonlar… Bunların tamamı, yanlış politikalara karşı halkın sessiz çığlığıdır” ifadelerini kullandı.

    “MİLLETİMİZİN SOFRASINI KÜÇÜLTEN BU DÜZEN DEĞİŞECEK”

    CHP’nin çözüm odaklı bir ekonomik yaklaşımı benimsediğini ifade eden Albayrak, adil gelir dağılımını sağlamak ve halkın sofrasını yeniden büyütmek için kararlı olduklarını belirtti. “Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz, bu ülkenin insanını yoksulluğa mahkûm eden anlayışı reddediyoruz” diyen Albayrak, bilime dayalı ekonomi politikalarının hayata geçirilmesi ve israfın önlenmesi gerektiğinin altını çizdi: “Bu millet üretken bir millettir; bu ülke güçlü bir ülkedir. Sorun milletin emeğinde değil, sorumluların yanlışlarında ve beceriksizliğindedir. Halkın sofrasını büyütmek, gelir adaletini sağlamak ve herkesin insanca yaşadığı bir düzen kurmak bizim için yalnızca siyasi bir tercih değil; Cumhuriyetimizin kurucu değerlerinden doğan bir sorumluluktur. Cumhuriyet Halk Partisi olarak; Sofralara yeniden bereket gelene kadar, emeklinin, işçinin ve memurun insanca yaşama hakkı güvence altına alınana kadar, üretimin desteklendiği, israfın önlendiği ve adil bir gelir dağılımının sağlandığı bilimsel ekonomi politikaları uygulanana kadar mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Milletimizin sofrasını küçülten bu düzen değişecektir. İnancımız tamdır, gücümüz halkımızdır.”

  • Türkiye–Belçika ilişkilerine Afyonkarahisar dokunuşu

    Türkiye–Belçika ilişkilerine Afyonkarahisar dokunuşu

    AK Parti Afyonkarahisar Milletvekilleri, Belçika temasları kapsamında Türk toplumu, iş dünyası ve öğrencilerle kapsamlı görüşmeler gerçekleştirdi. Ziyarete; Belçika–Türkiye Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı Ali Özkaya, TBMM Başkanlık Divanı Üyesi İbrahim Yurdunuseven, Milletvekili Hasan Arslan, Emirdağ Belediye Başkanı Serkan Koyuncu ve Bayat Belediye Başkanı Halil İbrahim Bodur katıldı.

    DİPLOMATİK TEMASLAR VE İKİLİ İLİŞKİLER

    Heyet, Brüksel’de Türkiye’nin Büyükelçiliği ile çeşitli diplomatik temsilciliklerde görüşmeler yaptı. Ziyaretlerde Türkiye–Belçika ilişkilerinin siyasi, ekonomik ve kültürel boyutlarda güçlendirilmesine yönelik değerlendirmelerde bulunuldu.

    TÜRK ESNAF VE İŞ DÜNYASIYLA BULUŞMA

    Program kapsamında milletvekilleri ve belediye başkanları, Belçika’daki Türk esnaflarını ve iş insanlarını ziyaret etti. Heyet, vatandaşların taleplerini dinledi; Türkiye’deki yatırım fırsatlarını aktararak iş dünyasını Türkiye’ye yatırım yapmaya davet etti. Heyet, “Meslekte Birlik Proje Buluşması” çerçevesinde Brüksel’de üniversite eğitimi alan Türk öğrencilerle bir araya geldi. Öğrencilere kariyer planlaması, mesleki gelişim ve Türkiye’nin geleceğine katkı sunabilecekleri alanlara ilişkin kapsamlı bir sunum gerçekleştirildi.

    GURBETÇİLERLE SAMİMİ GÖRÜŞMELER

    Ziyaret süresince Emirdağlı gurbetçiler başta olmak üzere Belçika genelindeki Türk vatandaşlarıyla samimi buluşmalar yapıldı. Toplumun beklenti ve taleplerine yönelik karşılıklı değerlendirmelerde bulunuldu.

    YURDUNUSEVEN: BRÜKSEL, EMİRDAĞ’IN AVRUPA’DAKİ BAŞKENTİDİR

    İbrahim Yurdunuseven, Brüksel’de çok güçlü bir Emirdağ ve Afyonkarahisar nüfusu bulunduğunu vurgulayarak, memlekete yeni yatırımlar kazandırma hedefiyle MÜSİAD ve iş insanlarıyla verimli görüşmeler gerçekleştirdiklerini söyledi. Emirdağ’ın son 10 yılda önemli bir atılım yaptığına, organize sanayinin hızla geliştiğine dikkat çekti.

    ÖZKAYA: GENÇLERİMİZİN BAŞARISI GURUR VERİYOR

    Ali Özkaya, Belçika’daki hemşerilerin güçlü bağlarını ve artan refah seviyesini memnuniyetle gözlemlediklerini ifade etti. Avrupa’da eğitim alan gençlerin Türkiye’ye donanımlı şekilde dönecek olmasının büyük bir mutluluk kaynağı olduğunu belirtti.

    ARSLAN: NEREDE BİR TÜRK TOPLULUĞU VARSA BİZ ORADAYIZ

    Hasan Arslan, Avrupa’daki Türk toplumunun güçlü bir konuma sahip olduğunu belirterek, milletvekili olarak vatandaşların sorunlarını yerinde dinlemenin önemine değindi. Hemşerilerin misafirperverliğine teşekkür eden Arslan, Türk topluluklarının her zaman yanında olacaklarını söyledi.

    TEMASLARIN BEKLENEN SONUÇLARI

    AK Parti heyetinin Belçika programının Türkiye–Belçika ilişkilerine katkı sağlaması ve yurt dışında yaşayan Türk toplumunun beklentilerine yönelik önemli adımlar atılması bekleniyor.

  • Yoldan çıkarak şarampole girdi: 1 ölü, 2 yaralı

    Yoldan çıkarak şarampole girdi: 1 ölü, 2 yaralı

    H.Y. (45) idaresindeki 27 ADF 177 plakalı otomobil, Seydiler beldesi yakınlarında yoldan çıkarak şarampole girdi. Kazada, sürücü ile otomobildeki B.Y. ile A.Y. yaralandı. İhbar üzerine kaza yerine sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Ambulanslarla İscehisar Devlet Hastanesi’ne kaldırılan yaralılardan B.Y, müdahaleye rağmen kurtarılamadı.

  • “İnsan hayatı, Türkiye’de bu kadar ucuz mu?”

    “İnsan hayatı, Türkiye’de bu kadar ucuz mu?”

    Olay, 12 Kasım da gece saatlerinde Fatih’te bulunan bir otelde meydana geldi. İddiaya göre, tatil için Almanya’dan İstanbul’a gelen Servet ve Çiğdem Böcek çifti ile çocukları 6 yaşındaki Kadir ve 3 yaşındaki Masal, gece saatlerinde rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldı. Olayda anne Çiğdem Böcek ve 2 çocuğu hayatını kaybederken, baba Servet Böcek ise entübe edildi. Olayda hayatını kaybedenler Afyonkarahisar’ın Bolvadin ilçesindeki Müslümana Camisinde gerçekleştirilen tören sonrası toprağa verildi.

    “KAFAMIZIN İÇERİSİNDE SORU İŞARETLERİ VAR”

    Yaşanan olayla ilgili gazetecilere açıklamalarda bulunan baba Servet Böcek’in dayısının oğlu Halil Yılmaz, olayla ilgili soru işaretlerinin olduğunu dile getirerek, “Acılar içerisindeyiz. Bunu kim yaptıysa cezalarını çeksinler. Kafamızın içerisinde soru işaretleri var. Onların yediklerinden İstanbul’da başka kimse yemedi mi? Tek bunlar mı yedi? Ya otel de ya da dışarıda oldu bu olay. Doktorların da böyle söylüyorlarmış. Biz böyle bir şey görmedik diyorlarmış” dedi.

    “SUÇLULAR CEZALANDIRILSIN, BU NE? 2 CAN GELDİ BİRİ DAHA GELECEK”

    Servet Böcek’in dayısı Recep Yılmaz ise olayla ilgili tepkilerini dile getirerek şunları söyledi: “Olayla ilgili çok üzgünüz, birisi de (baba Servet Böcek) can çekişiyor. Otelde yatıyorlar başka bir şey yediklerini de bilmiyorum. Servet’in hanımı uyurken kız çocuğuna dokunuyor ve hareket etmediğini fark ediyor. Sonra bakıyor ki ölmüş. Ondan sonra otele söylüyorlar ve ambulanslar gelip hastaneye götürüyor. Oğlan çocuğu canlıymış ama o da hastanede vefat ediyor. Annenin (Çiğdem Böcek) bilinci yerindeymiş. Sonra bizim aile üyelerimiz oraya gittiler. Çiğdem eşi ve çocuklarını soruyor ‘iyi’ diyorlar. Sonra 2 saat sonra diyorlar ki ‘başınız sağolsun’ Çiğdem’de vefat ediyor. Yeğenim şuanda can çekişiyor, kurtulma imkanı yok yani. Devlet erkanı ve yetkililer buna el atmaları lazım, bu böyle olmaz. Suçlular cezalandırılsın, Bu ne? 2 can geldi biri daha gelecek, insanın canı Türkiye’de bu kadar ucuz mu?”

    İSTANBUL BEŞİKTAŞ’TA YEDİKLERİ YEMEĞİN ARDINDAN ZEHİRLENEREK HAYATINI KAYBEDEN 2 ÇOCUK VE ANNESİ TOPRAĞA VERİLİRKEN, AİLE ÜYELERİ İSE OLAYLA İLGİLİ KAFALARINDA SORU İŞARETLERİ OLDUĞUNU KAYDEDEREK, “BU KONUYU YETKİLİLER ARAŞTIRSIN, 3 CAN, YANİ İNSANIN HAYATI TÜRKİYE’DE BU KADAR UCUZ MU?” İFADELERİNE YER VERDİLER. (GÖKTEN CEYLAN – ONUR DAL/AFYONKARAHİSAR-İHA)
    İstanbul Beşiktaş’ta yedikleri yemeğin ardından zehirlenerek hayatını kaybeden 2 çocuk ve annesi toprağa verilirken, aile üyeleri ise olayla ilgili kafalarında soru işaretleri olduğunu kaydederek, “Bu konuyu yetkililer araştırsın, 3 can, yani insanın hayatı Türkiye’de bu kadar ucuz mu?” ifadelerine yer verdiler.
  • “Yaşananlara inanamıyoruz”

    “Yaşananlara inanamıyoruz”

    Kızı Çiğdem ve torunları Kadir Muhammet ile Masal Böcek’in cenazelerini toprağa vermenin acısını yaşayan Mustafa Çelik, Müslümana Mahallesi’ndeki Böcek ailesinin evinin önünde taziyeleri kabul ediyor. Hastanede tedavisi süren damadından gelecek iyi haberleri umutla bekleyen Çelik, İstanbul’da evladı ile torunlarının bu şekilde öleceğini hiç tahmin etmediklerini söyledi. Bu şekilde bir ölümü rüyasında görse bile inanamayacağını anlatan Çelik, kızıyla en son salı günü görüştüğünü dile getirdi.

    “BU İŞİN PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIZ”

    Çelik, o görüşmenin son görüşme olacağını hiç düşünmediğini belirterek, şöyle konuştu: “Bize, ‘Bir haftalığına izne geldik, zaman bulursak Isparta’ya sizin yanınıza uğrayacağız, oradan uçakla Almanya’ya geri döneceğiz.’ demişlerdi. Ama maalesef gelemediler. Her yaz tatilinde Türkiye’ye gelirlerdi. Bu yaz Bolvadin’deki aile apartmanlarının üst katını tadilat ettirmişlerdi. Sıfırdan dairenin her yerini dekorasyon yaptılar, yenilemişlerdi. Hiç yatamadan gittiler. Buraya yerleşmek için plan yapıyorlardı. Hayalleri burasıydı.” Acı haberi yurt dışında yaşayan kızlarından aldığını anlatan Çelik, “Sadece gıda zehirlenmesi sonrası hastanede başlarında bekleyeceğimizi sandık. Yaşananlara inanamıyoruz.” dedi. Çelik, hukuki sürecin yakın takipçisi olacaklarını belirterek, “Gücümüz yettiği kadar, sesimiz çıktığı kadar sürecin takipçisi olacağız. Şikayet edeceğimiz nereler varsa edeceğiz. Bu işin peşini bırakmayacağız.” ifadelerini kullandı.

  • Emirdağlı öğrenciler, Ankara’da

    Emirdağlı öğrenciler, Ankara’da

    Gezi, ilk olarak Ankara Fen Lisesi ziyaretiyle başladı.

    Öğrenciler, okulun eğitim sistemi, laboratuvarları ve akademik başarıları hakkında bilgi alarak bilimsel çalışmaların nasıl yürütüldüğünü yerinde inceleme fırsatı buldu.

    Daha sonra Türkiye’nin havacılık ve teknoloji alanında öne çıkan kurumlarından Özdemir Bayraktar Havacılık ve Uzay Teknolojileri Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesine gidildi. Burada öğrenciler; insansız hava araçlarından savunma teknolojilerine kadar birçok alanda yapılan çalışmaları yakından görerek geleceğin mesleklerine dair değerli bilgiler edindi.

    Programın devamında ise Türkiye’nin en büyük kütüphanelerinden biri olan Millet Kütüphanesi gezildi. Kütüphanenin modern çalışma alanları ve zengin kaynak kapasitesi öğrencilere farklı bir öğrenme deneyimi sundu.

    Gençlere yönelik çalışmalara önem verdiklerini belirten Emirdağ Belediye Başkanı Serkan Koyuncu, “Gençlerimizin farklı eğitim ortamlarını görmesini, yeni bilgiler edinmesini ve geleceğe dair daha güçlü hedefler belirlemesini önemsiyoruz. Onların gelişimine katkı sağlayacak her projeyi desteklemeye devam edeceğiz. Emirdağ’ın gençleri bizim en kıymetli değerimizdir.” ifadelerini kullandı.

  • “Afyon’a kentsel dönüşüm elzemdir”

    “Afyon’a kentsel dönüşüm elzemdir”

    BAŞKAN KÖKSAL: BAKANLIKTAN YETKİ İSTEDİK, HALA BEKLİYORUZ

    Program öncesi kentsel dönüşüm konusunda Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal ile görüştüğünü söyleyen Gazeteci İsmail Akar, “Başkan Köksal voleybol maçı için Sakarya’da bulunduğunu açıkladı. Köksal, ‘Kentsel dönüşüm birimi kurduk. Gerekli yazışmaları yaptık. Bakan bey ile görüşemedik ama üst düzeyde görüşmeleri de yaptık. Bizim amacımız ilimizde kentsel döşümü yapmak, böylece bir anlamda belediye olarak bakanlığın yükünü de almaktır. Bize rezerv alanı ayırmaları gerekiyor. Daha önce rezerv alanı olan Gökçe konutlarının rezerv alanı olmadığını öğrendik. Sonuçta bizim girişimlerimiz var ve takibindeyiz’ dedi. Belediye Başkan Yardımcısı Erkan Uysal ile de görüştüm. Uysal, kentsel dönüşüm konusunda Eskişehir Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Müdürlüğü ile görüştüklerini ve bu konuda gerekli yazışmaları yaptıklarını kaydetti. Uysal, ‘Mısrı Camii mevkisinde kentsel dönüşümü olacak bu alanda kaç metrekare inşaat yapılacak? Hak sahipleri de mağdur edilmeden müteahhit firmalar ile hak sahipleri arasında bir anlamda belediye olarak ara buluculuk yapacağız. Deprem riskinin bulunduğu ilimizde bu konu mutlaka gerçekleştirilmeli. Belediyeye iktidar vekilleri de destek olmalı’ dedi” şeklinde konuştu.

    SEVİM: KENTSEL DÖNÜŞÜM KISIR SİYASETE MALZEME OLAMAZ

    Kentsel dönüşümün ilimizin bitmek bilmeyen sorunlarından biri olduğunu kaydeden Gazeteci Ertuğrul Sevim, “Bu işin belediye ve hükümet tarafları var. Geçen seçim öncesi Mısri Mahallesinde kentsel dönüşüm gerçekleştirilecekti. Ama muhalefet organize olup, vatandaşı bu konuya karşı ayaklandırdı. O dönem bakan bile gelmişti. Şimdi yapılmaya kalkılsa maliyetler iki katına çıktı. Belediye şimdi yapmak istiyor ama karşılık bulamıyor. Başkan Köksal Ak Parti’ye geçerse kentsel dönüşüm yapılır. Yoksa zor görünüyor. Bunun nedeni kısır siyasettir. Örenbağ, Mısri Mahalleleri çok eski yapılarla dolu. Buraların mutlaka kentsel dönüşüme uğraması lazım. Bu süreçte ben yapılacağını zannetmiyorum. Ama bir ihtimal var ki Başkan Köksal parti değişimi yaparsa nişan hediyesi olarak ele alabilirler. Bir şey olacağına inanmıyorum” şeklinde değerlendirmede bulundu.

    TUNCA: ŞEHİRLER İNSANLAR İÇİNDİR, ARAÇLAR DEĞİL

    Mısri Mahallesi’nde kentsel dönüşüm şansının kaçırıldığını söyleyen Gazeteci Ahmet Tunca, “Şimdi yeniden bu şansın yakalanması için uğraşılıyor. İlimizin ikinci Belediye Başkanı Hüseyin Tiryakioğlu’nu hayırla yad etmek istiyorum. Tiryakioğlu zamanında ilimizde imar konusunda çok önemli çalışmalar yapıldı. Ordu Bulvarı o zaman oluşturuldu. O dönemde bu kadar geniş yolda at mı oynatacaklar diyenler olmuştu. Şimdi burası yeterli gelmiyor. Yine Atatürk’ün emriyle yapılan Ulus-Kızılay yolu dönemine göre oldukça geniş yapılmıştır. Atatürk geleceği görmüş ve o şekilde inşa ettirmiştir. İlimizde yollarda yürümek zor. Kaldırımlar yetersiz. Arabalara daha geniş yer ayrılıyor. Şehirlerin insanlar için olduğunu unutmamak lazım. Kentsel dönüşüm mutlaka yapılmalı. Buna acil ihtiyaç var” dedi.

    Programda İstanbul gezilerinde gıda zehirlenmesi nedeniyle hayatlarını kaybeden Bolvadinli aileden yola çıkarak gıda terörü konusu da işlendi.

  • Uşak Üniversitesi’nde 105 akademisyen cübbesini giydi

    Uşak Üniversitesi’nde 105 akademisyen cübbesini giydi

    Tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Rektör Prof. Dr. Ekrem Savaş’ın konuşmasıyla başladı. Prof. Dr. Savaş, akademik yükselmenin yalnızca bir unvan değişikliği değil, yılların emeğini, azmini ve kararlılığını temsil ettiğini belirterek, “Bugün cübbelerini giyen her bir hocamız, bilimin ışığını hem öğrencilerine hem de topluma taşımaktadır. Hepiniz Uşak Üniversitesinin bilgi üreten, sorgulayan ve geleceğe yön veren vizyonunun birer temsilcilerisiniz.” dedi.

    “NİTELİKLİ BÜYÜMEYİ ESAS ALDIK”

    Rektör Savaş, 2018 yılından bu yana Uşak Üniversitesinin “Aklın ve bilimin ışığında yeni nesil üniversite” vizyonuyla önemli mesafeler kat ettiğini vurguladı. Akademik kadrodaki artışı da paylaşan Prof. Dr. Savaş, “2017’de 691 olan akademik personel sayımızı 2025’te 915’e ulaştırdık. Sadece sayısal değil, niteliksel olarak da büyüdük. Öğretim elemanı başına düşen öğrenci sayımızı 45’ten 26’ya düşürerek daha etkileşimli, daha kaliteli bir eğitim ortamı sağladık.” ifadelerini kullandı. Rektör Prof. Dr. Ekrem Savaş konuşmasını, “Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında Uşak Üniversitesinin bilimde, sanatta ve teknolojide daha büyük başarılara imza atacağına yürekten inanıyorum. Bu duygu ve düşüncelerle akademik yükselme gösteren tüm akademisyenlerimizi bir kez daha kutluyor, başarılarının devamını diliyorum.” sözleriyle tamamladı. 17 profesöre, 35 doçente ve 53 doktor öğretim üyesine cübbeleri giydirildi. Konuşmanın ardından, akademik unvanı yükselen 18 profesöre, 35 doçente ve 53 doktor öğretim üyesine cübbeleri giydirilerek beratları takdim edildi. Tören, günün anısına toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.