Yazar: admin

  • Afyonkarahisar’da kaçak kazı yapan 7 şüpheli suçüstü yakalandı

    Afyonkarahisar’da kaçak kazı yapan 7 şüpheli suçüstü yakalandı

    AFYONKARAHİSAR (AA) – Afyonkarahisar'ın Sinanpaşa ilçesinde kaçak kazı yapan 7 şüpheli, jandarma ekiplerince suçüstü yakalandı.

    İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Serban beldesi kırsalında kaçak kazı yapıldığı ihbarı üzerine harekete geçti.

    Ekipler, arazide kaçak kazı yapan 7 şüpheliyi suçüstü yakaladı.

    Bölgede kaçak kazıda kullanılan karot ve spiral taşlama makineleri, levye, balyoz ve çeşitli malzemeler ele geçirildi.

    Operasyonda yakalanan 7 şüpheli hakkında yasal işlem başlatıldı.

  • “Daha yeşil bir Emirdağ için çalışıyoruz”

    “Daha yeşil bir Emirdağ için çalışıyoruz”

    Belediye Başkanı Serkan Koyuncu, ilçemizin giriş noktalarında estetik görünümü arttırmak amacıyla yürütülen kuru peyzaj düzenleme çalışmaları kapsamında Suvermez Kavşağı’nda yapılan zemin iyileştirme ve tesviye çalışmalarını inceledi. Toplam 7 farklı noktada gerçekleştirilecek kuru peyzaj uygulamaları, Tez Kavşağı ve Suvermez Kavşağı’nda tüm hızıyla devam ediyor. Çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte kavşakların daha modern ve düzenli bir görünüme kavuşacağını belirten Belediye Başkanı Serkan Koyuncu, her alanda daha estetik, daha yeşil bir Emirdağ için çalışmaların ara vermeden devam edeceğini söyledi.

  • “Dağda Yaşam Ailesi”ne sıcak karşılama

    “Dağda Yaşam Ailesi”ne sıcak karşılama

    Doğal yaşamı, üretimi ve emeği merkeze alan paylaşımlarıyla tanınan Tınaztepe ailesiyle samimi bir sohbet gerçekleştiren Başkan Köksal, doğa dostu yaşam biçimlerinin toplumsal bilinç açısından büyük değer taşıdığını vurguladı. Ziyarette, yerel üretimin desteklenmesi, kırsal kalkınmanın güçlendirilmesi ve doğa ile uyumlu yaşam kültürünün yaygınlaştırılması üzerine fikir alışverişinde bulunuldu. Ziyaretin sonunda Başkan Köksal, “Doğayla uyum içinde yaşayan, üretimin ve emeğin kıymetini bilen her hemşehrimiz bizim için çok değerli. İlkay Hanım ve Eşe Hanım’a güzel sohbetleri için teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.

  • Savunma sanayii ihracatı 10 ayda 6,7 milyar dolara ulaştı

    Savunma sanayii ihracatı 10 ayda 6,7 milyar dolara ulaştı

    Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, Konya Sanayi Odasınca (KSO), Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığının desteğiyle TÜYAP Konya Fuar Merkezi’nde düzenlenen, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ile Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in de katıldığı 8. Konya Savunma Sanayi Tedarikçi Buluşmaları’nın açılış töreninde, savunma sanayisinin yüzde 80’den fazlasının yerli ürün olduğunu, dost ve müttefik ülkelerin de ihtiyaçlarını azami ölçüde karşılamak üzere çalıştıklarını söyledi.

    Savunma sanayiinde 180’den fazla ülkeye ihracat yapıldığına değinen Görgün, “Geçtiğimiz yıl Allah’a çok şükür 7,1 milyar dolar ile bir önceki seneye göre yüzde 29 artışla ihracat rekoru kırılmıştır. Dün tüm ihracat rakamları ve savunma sanayi rakamları ilgili bilgilendirmeyi de kamuoyuyla paylaştık. Bugün 10 ayda 6,7 milyar dolara ulaşmış bir ihracat rakamımız var. Ülkenin tüm ihracatının yaklaşık yüzde 3,5’ini karşılar duruma gelmiştir.” diye konuştu.

    Bu oranları artırmak için çalışmaya devam edeceklerini dile getiren Görgün, savunma sanayisinde yaklaşık 100 bin çalışanın ülke ihracatına kişi başı yaklaşık 70 bin dolar katma değer sağladığını söyledi.

    Konya’da 12 organize sanayi bölgesi olduğunu aktaran Görgün, Konya’nın 3,5 milyar dolarlık ihracatının içinde yaklaşık 500 milyon dolar savunma sanayi ihracatı olduğunu bildirdi.

    Savunma sistemlerinde yüzde yüz başarı için bir makinenin her bir parçasının kusursuz üretilmesi gerektiğini, bazen bir ürün için yüzlerce firmanın bir araya gelerek çalıştığını aktaran Görgün, şunları kaydetti:

    “Savunma sanayi aslında kalite süreçleriyle birlikte bir dönüşümü beraberinde getirmektedir. Bu anlamda biraz evvel söylediğim 12 organize sanayi bölgesinin, 2 bin 500’ün üzerindeki sanayici, savunma sanayi ekosistemiyle beraber, çalışan firmalarıyla, bu disiplin ve kültürde, o anlayışla ileride de bu katma değerli, kilogram başı 1000 dolarlara, 10 bin dolarlara, 15 bin dolarlara ulaşan üretimleri yapabileceğini hepimiz biliyoruz.”

    “6 KATIN ÜZERİNDE İHRACAT ARTIŞI YAKALADIK”

    KSO Başkanı Mustafa Büyükeğen de 164 katılımcının, kurum ve kuruluşun stant açtığı organizasyon kapsamında, firmaların ikili iş görüşmeleri yaparak hem yeni iş birlikleri kuracağını hem de tedarikçi olmak isteyen firmalar için yeni bir sürecin kapısının aralanacağını söyledi.

    Konya’nın 186 ülkeye yıllık 3,5 milyar doların üzerinde ihracat gerçekleştirdiğine dikkati çeken Büyükeğen, şöyle konuştu:

    “İhracatımızın yüzde 97’sini sanayi ürünleri oluşturuyor. Makine ve aksamları, otomotiv, savunma ve havacılık sanayi, kimya, plastik, gıda, demir-çelik, ayakkabı ve döküm gibi sektörlerde faaliyet gösteren, uluslararası başarıya ulaşmış güçlü firmalarımızla Türk sanayisine yön verir hale geldik. Pek çok sektörde Türkiye’nin öncü şehirleri arasındayız. Öyle ki Türkiye’de makine sektörünün 4. büyük, otomotiv endüstrisinin 7. büyük, bizlerin bugün bir araya gelmesine vesile olan savunma ve havacılık sanayiinin 4. büyük ihracatçısı konumuna ulaştık.”

    Büyükeğen, 2015’te Konya’nın savunma sanayi ihracatının 26 milyon 700 bin dolar olduğunu, 2024’te bu rakamın 165 milyon 700 bin dolara ulaştığını belirterek, şunları kaydetti:

    “Yani 6 katın üzerinde ihracat artışı yakaladık. Bu yılın 9 ayında ise sektördeki ihracatımızı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 30’a yakın artırarak, 151 milyon dolar seviyesine ulaştırdık. İnşallah bu yılın sonunda, geçtiğimiz yılın rakamını aşarak, yeni bir rekor kıracağımıza inanıyorum. Yine baktığımızda, silah ve mühimmat üretimi yapan 337 firmayla sektörde stratejik bir çözüm ortağı haline geldik. Şehrimiz, bu alanda Türkiye’deki toplam üreticilerin yarısından fazlasına ev sahipliği yapıyor. Askeri silah ve parça imalatında ise Türkiye’deki toplam üretimin yüzde 53’ünü gerçekleştiriyoruz. Tabanca, revolver, askeri amaçlı olmayan ateşli silahlar sektöründe de 185 üreticimizle, Türkiye’nin en büyük üretim üssüyüz. Rakamların da gösterdiği gibi, şehrimizde savunma sanayiyle ilgili güçlü ve gelişime son derece açık bir ekosistem oluşmuş durumda. Konya Sanayi Odası olarak bu ekosistemi daha da geliştirmek için yoğun bir çalışma takvimi oluşturmuş durumdayız.”

    Konuşmaların ardından protokol heyeti stantları gezerek sergilenen ürünlere ve savunma sanayii firmalarına ilişkin bilgi aldı.

    Açılış törenine Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ve Savunma Sanayii Başkanı Görgün’ün yanı sıra Konya Valisi İbrahim Akın, Milli Savunma Bakan Yardımcısı Musa Heybet, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Faruk Özçelik, Hava Savunma ve Garnizon Komutanı Tümgeneral Yusuf Diker, 3. Ana Jet Üs Komutanı Tümgeneral Mete Kuş, Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk, Konya Ticaret Borsası Başkanı Hüseyin Çevik, Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK) Başkanı Memiş Kütükcü, İl Emniyet Müdürü Maksut Yüksek, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Cemil Lütfi Özkul, Dominik, Ruanda Moritanya İslam Cumhuriyeti büyükelçileri ve sanayici iş insanları katıldı.

    ASELSAN’ın ana sponsorluğunda düzenlenen fuarda, ROKETSAN, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ), TUSAŞ Motor Sanayii AŞ (TEI), BMC gibi ana sanayi firmaları başta olmak üzere çok sayıda firma ve kurum ürünlerini sergiliyor.

    Etkinlik 7 Kasım’da sona erecek.

  • Afyonkarahisar’da düğünde silahla havaya ateş eden 3 şüpheli yakalandı

    Afyonkarahisar’da düğünde silahla havaya ateş eden 3 şüpheli yakalandı

    AFYONKARAHİSAR (AA) – Afyonkarahisar'ın İscehisar ilçesinde düğünde silahla havaya ateş eden 3 şüpheliye adli işlem uygulandı.

    İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince, ilçedeki bir düğünde havaya ateş edilmesine yönelik çalışma başlatıldı.

    Ekipler, belirlenen adreslerde yaptığı aramada, 3'ü ruhsatsız 4 av tüfeği, ruhsatsız tabanca ve kuru sıkı tabanca ele geçirdi.

    Operasyonda yakalanan A.S, Y.G. ile H.E'ye idari para cezası ile adli işlem uygulandı.

  • “Üreten Türkiye vizyonuna inanıyoruz”

    “Üreten Türkiye vizyonuna inanıyoruz”

    Konuşmasına, son yıllarda Türkiye’nin yerli üretim vizyonuyla büyük bir ilerleme kaydettiğini belirterek başlayan Taytak, savunma sanayisinden otomotive, enerjiden yazılıma kadar geniş bir alanda milli markaların yükselişine dikkat çekti. “Teknofest’lerde milyonlarca gencimizin gözlerindeki ışık, yarınlarımızın teminatıdır. O gençlerin ellerinde yükselen insansız hava araçları sadece mühendislik başarısı değil, bu milletin dirilişinin sembolüdür.” diyen Taytak, TOGG’un Türkiye’nin “yapamazsınız” denilen her şeyi başardığının somut göstergesi olduğunu ifade etti.

    “AFYON, BU SÜRECİN EN VERİMLİ HALKALARINDAN BİRİ OLMAYA HAZIR”

    Sanayi ve Teknoloji Bakanı’nın Marmara Bölgesi’ndeki sanayi tesislerinin Anadolu şehirlerine taşınmasına ilişkin hedefini memnuniyetle karşıladıklarını dile getiren Taytak, bölgesel kalkınma açısından bu yaklaşımın önemine işaret etti. Afyonkarahisar’ın üretim potansiyeline dikkat çeken Taytak, ilin organize sanayi bölgelerinde mermer, gıda ve lojistik alanlarındaki yatırımların ekonomiyi canlandırdığını belirtti.

    TALEPLER

    Taytak ayrıca şu talepleri sıraladı: Afyonkarahisar Organize Sanayi Bölgesi’nin genişleme alanı için altyapı desteği ve yatırım teşviklerinin artırılması, sanayi altyapısına yönelik enerji ve ulaşım yatırımlarının hızlandırılması, üniversite–sanayi iş birliğini güçlendirecek yeni Ar-Ge merkezlerinin teşvik edilmesi, küçük sanayi sitelerinin modernizasyonu için destek programlarının genişletilmesi, kadın ve genç girişimcilere yönelik KOSGEB desteklerinin daha etkin duyurulması.

    “MİLLİ SANAYİMİZİN GELİŞMESİ TÜRKİYE’NİN GELECEĞİNİN TEMİNATIDIR”

    MHP olarak yerli üretim ve teknolojik yatırımların her zaman yanında olduklarını belirten Taytak, “Biz, üreten Türkiye vizyonuna inanıyoruz. Milli sanayimizin gelişmesi, teknolojide dışa bağımlılığın azalması ve Türk gençliğinin bilimle, yeniliklerle buluşması ülkemizin geleceği için en büyük teminattır” ifadelerini kullandı. Konuşmasını, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın 2026 yılı bütçesinin milletimize ve vatanımıza hayırlı olması temennisiyle tamamladı.

  • BÜLENT ECEVİT – 5 KASIM 2006 EBEDİYETE UĞIRLANDIĞI GÜN

    BÜLENT ECEVİT – 5 KASIM 2006 EBEDİYETE UĞIRLANDIĞI GÜN

    (Karaoğlan)

    Son günlerde Türkiye’de en çok konuşulan kişi rahmetli Bülent Ecevit…

    Hakkediyor mu? Hem de çok hakkediyor; meyvalı ağaç taşlanır da ondan…

    Şair, yazar, gazeteci, siyasetçi, her şeyden önce de: İnsan, adam gibi adam. En büyük yardımcısı ve destekçisi de eşi sn. Rahşan Ecevit. Birlikte çıktıkları yolda, yalnız kalsalar da hiç ayrılmamışlar, yalnızlığı birlikte paylaşmışlardır…

    “Yanımdaki sensin

    Yalnızlığım sen

    Kendimden bile uzakta

    Elim elindeyken”

    Küçücük yüreklerindeki sevgiyi avuçlarındaki “Ak güvercine vermişler önce… Ak güvercin, Edirne’den Ardahan’a kadar kanat çırptıkça çoğalmış sevgileri…

    “Birlikte öğrendik seninle

    Avucumuzda yüreği çarpan

    Kuşa sevgiyi…

    Elele büyütüp el ele derdik

    Elele derip insana verdik

    Verdikçe çoğalan sevgimizi…”

    Bizim iki gücümüz var: Hak ve Halk. Ve der ki;

    “Eğer içimizden gelen engelleri aşabilirsek dıştan gelen engelleri etkisiz bırakabilecek güce sahibiz.”, “Gençler, çatışıp vuruşmadan, özgürce tartışıp, uygarca uzlaşarak, emanetin gereği yerine getirilecektir.”, “Laiklik Türkiye Cumhuriyeti için Aşil’in topuğu kadar yaşamsal öneme sahiptir. Yani laiklikten vuruldu mu, bu Cumhuriyet yıkılır, bu toplum çöker ve bu ulus çözülür. Laikliğin yıkılması halinde Türkiye çağın gerisine düşer.”

    Bunları ve daha birçok şey söyler ve:

    “Artık gidiyorum…

    Beni uğurlayın kardeşlerim

    Hepinize eğilerek ayrılıyorum!

    Yalnız sizin son ve nazik sözlerini bekliyorum…

    Uzun zaman komşuluk ettik ama verebildiğimden çok aldım

    Şimdi gün ağardı, karanlık köşemi aydınlatan lamba söndü

    Bir davet geldi ve ben yol için hazırım

    Bu ayrılış gününde bana bol şans dileyin arkadaşlarım

    Beraberimde ne götüreceğimi sormayın

    Seyahatime boş eller ve ümit eden bir kalple

    Laik Türkiye Cumhuriyeti için çıkıyorum…”

    Onun yol arkadaşı sn. Rahşan Ecevit: “Bülent Ecevit’i günlük siyasi polemiklerin malzeme yapılmasını hakketmiyor” diyor. Haklı değil mi?

    Mutlu kalınız…

  • Dazkırı’da Cumhuriyet İlkokulu inşaatı başlıyor

    Dazkırı’da Cumhuriyet İlkokulu inşaatı başlıyor

    Dazkırı Belediye Başkanı Fatih Çiçek, İlçe Kaymakamı Serkan Ala ile birlikte yüklenici firma yetkililerinden proje süreci hakkında bilgi alarak inşaatın aşamaları üzerine istişarede bulundu. Başkan Çiçek, ilçeye kazandırılacak yeni okulun Dazkırı’nın eğitim alanındaki ihtiyaçlarını karşılayacağını belirterek, projeye destek veren tüm kurum ve yetkililere teşekkür etti: “Cumhuriyet İlkokulumuzun inşaatı başlıyor. 12 derslikli Cumhuriyet İlkokulumuzun inşaatını gerçekleştirecek olan yüklenici firma okulumuzun yapımı için hazırlıklara başlıyor. İlçe Kaymakamımız Serkan Ala’yla birlikte yüklenici firmadan bilgi alarak inşaat süreci hakkında istişare ettik. Desteklerinden ve emeklerinden dolayı Milletvekillerimiz Ali Özkaya, İbrahim Yurdunuseven, Hasan Arslan, Valimiz Kübra Güran Yiğitbaşı, İl Başkanımız Turgay Şahin, İl Genel Meclis Başkanımız Mehmet Siper, İlçe Kaymakamımız Serkan Ala, İl Genel Meclis Üyemiz Ömer Ali Keskin, İlçe Başkanımız Mücahit Gürten ve İlçe Milli Eğitim Müdürümüz Abdullah Erdoğan’a teşekkürlerimi sunuyorum. İlçemize hayırlı olsun…” Yeni okulun tamamlanmasıyla birlikte Dazkırı’da eğitim kalitesinin daha da yükselmesi hedefleniyor.

  • “Üretimin gücü kadın emeğinde”

    “Üretimin gücü kadın emeğinde”

    İl Başkanı Av. Turgay Şahin, Afyonkarahisar İş Kadınları Derneği Başkanı Samiye Hancıoğlu ve Uluslararası Girişimci İş Kadınları Derneği Başkanı Melike Akkent’i ziyaret ederek kadın girişimcilerin başarılarını ve karşılaştıkları sorunları değerlendirdi. Ziyaretin ardından açıklamalarda bulunan Başkan Şahin, kadınların üretim, istihdam ve girişimcilik alanlarındaki önemine vurgu yaptı. Başkan Şahin, “Kadınların üretim, istihdam ve girişimcilik alanlarında üstlendikleri roller, şehrimizin ve ülkemizin kalkınmasında büyük bir güç oluşturuyor. AK Parti olarak kadınlarımızın iş dünyasındaki varlığını güçlendirmek, üretim süreçlerinde daha fazla söz sahibi olmalarını sağlamak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Kadın emeği, güçlü Türkiye’nin en önemli temellerindendir.” ifadelerini kullandı.

  • Başkan Köksal, Bülent Ecevit’i unutmadı

    Başkan Köksal, Bülent Ecevit’i unutmadı

    Siyaset arenasının önemli bir bölümüne ismini ‘Karaoğlan’ diye yazdıran ve unutulmaz isimler arasına giren eski başbakanlardan Mustafa Bülent Ecevit, ölümünün 19. yılında anılıyor.

    Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal da merhum Ecevit’i kendi sözleriyle andı.

    Başkan Köksal, yayımladığı mesajında Ecevit’in demokrasiye, özgürlüğe ve emeğe adanmış bir yaşam sürdüğünü belirterek şu ifadelere yer verdi: “Biz milliyetçiliği sokak duvarlarına değil; Kıbrıs’ın topraklarına, Ege’nin deniz yataklarına yazmışız. Biz milliyetçiliği Batı Anadolu’nun haşhaş tarlasına yazmışız… Demokrasiye, özgürlüğe ve emek mücadelesine adanmış bir ömür… İlkeli siyaseti ve halkına duyduğu derin sevgiyle Türk siyasetinde iz bırakan Karaoğlan’ı, Bülent Ecevit’i aramızdan ayrılışının yıldönümünde saygı, sevgi ve özlemle anıyorum.”

    Köksal, Ecevit’in fikirlerinin ve halkçı siyaset anlayışının bugün hâlâ yol gösterici olduğunu vurguladı.

  • Paşinyan’dan Türkiye Mesajı: Erdoğan’ı Resmen Erivan’a Davet Etti

    Paşinyan’dan Türkiye Mesajı: Erdoğan’ı Resmen Erivan’a Davet Etti

    Ermenistan ve Türkyie arasındaki normalleşme süreci devam ediyor. Süreç kapsamında ülkenin başkenti Erivan’da dün başlayan “Barış ve Çok Taraflı İş Birliği İnşası” başlıklı Orbeli Forumu 2025 düzenleniyor. Konferansa Azerbaycan ve Türkiye dahil 17 ülkeden temsilciler katılıyor. Etkinlik kapsamında, bölgede tesis edilen barışın pekiştirilmesi, iletişim yolları ile altyapıların geliştirilmesinin teşvik edilmesi ve yeni iş birliği formatlarının oluşturulması hedefleniyor.

    Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, foruma katılarak bir konuşma yaptı. Paşinyan açıklamasında, bölgedeki tüm ülkelerle artık kurumsal düzeyde temas kurduklarını belirtti. Ermenistan Başbakanı, geçmişte Azerbaycan ve Türkiye ile böyle bir bağlantının hiç bulunmadığını hatırlatarak, bu yeni sürecin bölgesel iş birliği açısından son derece önemli olduğunu ifade etti. Başbakan, Ermenistan ile Türkiye arasındaki ilişkilerin “doğru yönde ilerlediğini” ve taraflar arasındaki normalleşmenin artık an meselesi olduğunu düşündüğünü açıkladı.

    ERDOĞAN’A ERİVAN DAVETİ

    Paşinyan ayrıca, “Son yıllarda Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile çok sık görüşüyoruz. İki kez Türkiye’de bulundum ve Sayın Erdoğan’ı gelecek yıl Erivan’da düzenlenecek 8. Avrupa Siyasi Topluluğu Zirvesi’ne davet ettim. Umarım bu davet kabul edilir” dedi.

    PAŞİNYAN’IN HÜKÜMETİNE GÜVENİ TAM

    Paşinyan, Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki barış sürecinin stratejik bir anlaşma aşamasında olduğunu aktardı. Ermeni Başbakan, “Anlaşmanın özü şu: Ermenistan ve Azerbaycan, 1991 Almatı Beyannamesi temelinde birbirlerinin toprak bütünlüğünü tanıyor, Washington Beyannamesi temelinde bölgesel iletişim kanallarını açıyor, üzerinde mutabık kalınmış düzenlemelere göre sınır belirleme sürecini yürütüyor ve birbirlerini kendi hallerine bırakıyor. Bu vizyon, paraflanmış barış anlaşmasında da yer alıyor” diye konuştu.

    Paşinyan, tesis edilen barışın her gün özen gerektirdiğini belirterek, “Bu konuda Ermenistan hükümetinin ve halkının iradesi sarsılmazdır” ifadelerini kullandı.

  • Yurdunuseven’den şehit ve gazi hassasiyeti

    Yurdunuseven’den şehit ve gazi hassasiyeti

    Milletvekili Yurdunuseven, konuşmasında milletvekili dokunulmazlığı konusunu ele aldı. Dokunulmazlığın, TBMM üyelerinin görev yaptıkları yasama dönemi boyunca cezai veya bazı hukuki soruşturmalardan muaf tutulmalarını sağlayan bir mekanizma olduğunu belirten Yurdunuseven, “Amaç, milletvekillerinin özgürce ve baskıdan uzak şekilde görev yapabilmesini sağlamaktır.” dedi. Anayasa ve Adalet Komisyonu Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon’da şu anda 937 fezlekenin bulunduğunu hatırlatan Yurdunuseven, dokunulmazlık kavramının iki boyutu olduğunu ifade etti. Birincisinin mutlak dokunulmazlık (yasama sorumsuzluğu) olduğunu belirten Yurdunuseven, “Bu, milletvekillerinin Meclis çatısı altında yaptıkları konuşmalar, oy verdikleri kanunlar ve açıkladıkları görüşler nedeniyle hiçbir surette yargılanamaması anlamına gelir. Bu koruma süresizdir; milletvekili görevden ayrılsa bile Meclis’teki söz ve oylarından ötürü sorumlu tutulamaz.” dedi.

    “TUTUKLANAMAZ, SORGUYA ÇEKİLEMEZ, YARGILANAMAZ”

    İkinci boyutun ise yasama dokunulmazlığı (dönemsel dokunulmazlık) olduğunu belirten Yurdunuseven, bu durumun milletvekillerinin Meclis çalışmaları dışındaki fiilleri için, görev süreleri boyunca soruşturma ve cezai takibatın durdurulması anlamına geldiğini söyledi. Yurdunuseven, “Bir milletvekili, seçilmeden önce veya milletvekilliği sırasında işlediği iddia edilen bir suç nedeniyle Meclis’in izni olmadan tutuklanamaz, sorguya çekilemez, yargılanamaz.” diyerek Anayasa’nın 83. maddesinde düzenlenen yasama dokunulmazlığının istisnalarını da hatırlattı.

    “RAPOR TBMM GENEL KURULU’NA SUNULUR”

    Yurdunuseven, dokunulmazlığın kaldırılmasına ilişkin süreci de detaylandırdı. Fezleke hazırlanması, Karma Komisyon süreci ve Genel Kurul oylaması olmak üzere üç aşamadan oluştuğunu belirtti. Fezleke kavramını, “Bir soruşturma veya davanın ana hatlarını ve eldeki delilleri özetleyen resmi bir belge” olarak tanımlayan Yurdunuseven, fezlekenin yalnızca yetkili makamlarca düzenlenebileceğini ve hakkında fezleke düzenlenen kişinin suçlu sayılamayacağını vurguladı. Milletvekili Yurdunuseven, “Fezleke TBMM Başkanlığı tarafından Anayasa ve Adalet Komisyonu Üyelerinden Kurulu Karma Komisyon’a havale edildikten sonra süreç burada devam eder. Komisyon ilgili milletvekilini savunma için davet eder, ardından dokunulmazlığın kaldırılması yönünde kabul ya da ret kararı içeren rapor hazırlanır. Bu rapor TBMM Genel Kurulu’na sunulur.” dedi.

    “MAHKÛMİYET KARARI KESİNLEŞMEDİKÇE MİLLETVEKİLLİĞİ SONA ERMEZ”

    Genel Kurul oylamasında kararın gizli oyla alındığını belirten Yurdunuseven, “Dokunulmazlığın kaldırılması yalnızca yargılama sürecinin önünü açar; milletvekilliği sıfatı devam eder. Mahkûmiyet kararı kesinleşmedikçe milletvekilliği sona ermez.” ifadelerini kullandı. Yurdunuseven, DEM Parti Grup önerisinde adı geçen Berdan Öztürk hakkında da bilgi verdi. Öztürk’ün silahlı terör örgütüne üye olma, terör örgütü propagandası yapmak ve 2911 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından yargılandığını belirten Yurdunuseven, süreçle ilgili mahkeme kararlarını da aktardı. Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2021 tarihli durma kararının Yargıtay tarafından kaldırıldığını belirten Yurdunuseven, “Yargıtay 3. Ceza Dairesi, suçun Anayasa’nın 14. maddesi kapsamında kaldığı gerekçesiyle dosyayı mahalline iade etmiştir. Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesi, yürütülen yargılama sonucunda Berdan Öztürk hakkında silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan 4 yıl 6 ay, terör örgütü propagandası yapma suçundan 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasına hükmetmiştir. Ancak bu karar henüz kesinleşmemiş, gerekçeli karar yazılmamıştır.” ifadelerini kullandı.

    “ŞEHİT AİLESİ VE GAZİLERİMİZİN GÖNLÜNÜ HOŞ TUTMAYACAK HİÇBİR FAALİYETİ YAPMAYACAĞIZ”

    Konuşmasının sonunda terörle mücadeleye vurgu yapan Yurdunuseven, “Kim ne derse desin terörsüz Türkiye’yi sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde gerçekleştireceğiz. Şehit ailesi ve gazilerimizin gönlüne hoş gelmeyecek hiçbir faaliyeti yapmayacağız; terörü sona erdireceğiz. Bu konuda buradaki bütün milletvekillerimizin desteğini bekliyoruz” dedi.

  • Ekimde 125 bin 572 gıda denetlendi

    Ekimde 125 bin 572 gıda denetlendi

    Yumaklı, NSosyal medya hesabından gıda denetimlerine ilişkin paylaşımda bulundu. Yurt genelinde geçen ay 125 bin 572 gıda denetimi gerçekleştirdiklerine işaret eden Yumaklı, “Denetimler sonucunda uygunsuzluk tespit edilen 2 bin 125 işletmeye idari yaptırım, 157 milyon 882 bin 731 lira idari para cezası uyguladık, 31 işletme hakkında suç duyurusunda bulunduk.” ifadesini kullandı. Yumaklı, kırmızı çizgileri olan gıda güvenilirliğinden asla taviz vermeyeceklerini, denetimleri kararlılıkla sürdüreceklerini kaydetti.

  • Trenin çarptığı kamyonet ikiye bölündü

    Trenin çarptığı kamyonet ikiye bölündü

    Kaza, Manisa Mustafa Kemal Mahallesi’ndeki hemzemin geçitte saat 13.00 sıralarında gerçekleşti. İzmir-Manisa Alaşehir seferini yapan yolcu treninin makinisti Kasım Özçelik’in yönetimindeki tren, geçitten geçmeye çalışan Yunus Dönmez’in kullandığı kamyonete çarptı. Çarpmanın şiddetiyle kamyonet ile kasası birbirinden ayrıldı.

    Sürücü Sağlık Durumu

    Kamyonet sürücüsü kazadan yara almadan kurtulurken, çevredeki vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirdi. Olay yerine itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.

    Olay Sonrası İşlemler

    Polis ekipleri makinistin ifadesine başvururken, tren gerekli kontrollerin ardından seferine devam etti.

  • Jandarma Sinanpaşa’da kaçak kazıya “Dur” dedi

    Jandarma Sinanpaşa’da kaçak kazıya “Dur” dedi

    Adli makamlardan alınan arama kararına istinaden gerçekleştirilen aramada, tarihi eser kaçakçılığında kullanılabileceği değerlendirilen çok sayıda ekipman ele geçirildi.

    Yapılan aramada; 1 adet karot makinesi, 11 adet demir tij aparatı, 1 adet spiral taşlama makinesi, 1 adet batarya ve spiral taşı, 1 adet karot tij takma aparatı, 1 adet demir levye, 1 adet balyoz, 5 adet taş kırma çivisi, 1 adet demir yassı keski, 7 metre hortum, 1 adet inşaat teli, 1 litre benzin, 1 litre motor yağı ve 1 adet 20 litrelik bidon ele geçirildi. Operasyon kapsamında M.K., A.K., T.Y., M.G., Ü.Ş., A.Ö. ve A.K. isimli 7 şüpheli hakkında, 2863 Sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’na Muhalefet suçundan yasal işlem başlatıldı.

    Afyonkarahisar İl Jandarma Komutanlığı, kültürel mirasın korunması ve kaçak kazı faaliyetlerinin önlenmesi için yürüttüğü çalışmalara kararlılıkla devam ettiğini açıkladı.

  • İscehisar’da silah operasyonu

    İscehisar’da silah operasyonu

    Adli makamlardan alınan arama kararına istinaden yapılan çalışmalar sonucunda; 1 adet ruhsatsız tabanca, 3 adet ruhsatsız av tüfeği, 1 adet ruhsatlı av tüfeği ve 1 adet ses ve gaz tabancası (kuru sıkı) ele geçirildi.

    Operasyon kapsamında A.S., Y.G. ve H.E. isimli şüpheliler hakkında, “Genel Güvenliği Kasten Tehlikeye Sokma”, “6136 Sayılı Kanuna Muhalefet” ve “2521 Sayılı Kanuna Muhalefet” suçlarından yasal işlem başlatıldı. Afyonkarahisar İl Jandarma Komutanlığı, düğünlerde silah atılmasının can güvenliğini tehdit ettiğine dikkat çekerek, suç ve suçlularla mücadelenin yasal çerçevede kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı.

  • 57 öğrencide gıda zehirlenmesi şüphesi

    57 öğrencide gıda zehirlenmesi şüphesi

    Yapılan ilk değerlendirmelerde vakaların bir kısmının Atatürk İlkokulu öğrencileri olduğu tespit edildi.

    Konuyla ilgili gerekli bildirimlerin ardından, Valilik koordinasyonunda başlatılan inceleme ve tetkik süreci sürüyor.

    Afyonkarahisar İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nden yapılan açıklamaya göre, 44 öğrenci tedavilerinin ardından taburcu edilirken, 13 öğrencinin hastanedeki takipleri devam ediyor. Öğrencilerin genel sağlık durumlarının iyi olduğu, şikayetlerin hafif seyirli olduğu bildirildi.

    Olayın nedenine ilişkin çalışmaların, İl Sağlık Müdürlüğü Halk Sağlığı Başkanlığı, Afyonkarahisar Devlet Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Bölümü ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle titizlikle yürütüldüğü ifade edildi.

    İl Milli Eğitim Müdürlüğü, açıklamasında “Sevgili öğrencilerimize ve ailelerine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.” ifadelerine yer verdi.

    Afyonkarahisar Valisi Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı da yaptığı paylaşımda, “Evlatlarımıza ve benzeri şikayetleri olan vatandaşlarımıza geçmiş olsun, konunun nerden kaynaklandığını ilgili kurumlarımız araştırıyor, takip ediyoruz” dedi.

  • Donald Trump’tan Zohran Mamdani’nin seçilmesine ilişkin ilk yorum

    Donald Trump’tan Zohran Mamdani’nin seçilmesine ilişkin ilk yorum

    ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da Cumhuriyetçi Kongre üyeleriyle kahvaltıda bir araya gelirken, dün bazı eyaletlerde yapılan belediye ve valilik seçimlerini yorumladı.

    Trump, Demokrat aday Mamdani’nin New York Belediye Başkanlığını kazandığı ve diğer Demokrat adayların da iyi sonuçlar aldığı seçim akşamının Cumhuriyetçileri memnun etmediğini söyledi.

    ABD Başkanı, “Dün gecenin (Cumhuriyetçiler için) bir zafer olması beklenmiyordu. Cumhuriyetçiler için (sonuçların) iyi olduğunu düşünmüyorum. Kimse için iyi olduğunu sanmıyorum ama ilginç bir akşam geçirdik ve çok şey öğrendik” değerlendirmesini yaptı.

    “HÜKÜMETİN KAPALI OLMASI, CUMHURİYETÇİLER İÇİN OLUMSUZ FAKTÖR”

    Seçim sonuçlarının Cumhuriyetçi Parti için ne anlama geldiğini kapsamlı şekilde analiz edeceklerini ifade eden Trump, “Bu konuda ne yapmamız gerektiğini ve hükümetin kapanmasının dün geceyle nasıl bir ilgisi olduğunu tartışmak istiyorum. Anketlere göre, hükümetin kapanmasının Cumhuriyetçiler için büyük bir olumsuz faktör olduğunu göreceksiniz” diye konuştu.

    Trump, 36. gününe giren ve ABD tarihinin en uzun hükümet kapanma süreci olarak kayıtlara geçen siyasi kriz konusunda bir kez daha Demokratları suçladı.

    “Demokratların yarattığı felaket bir hükümet kapanmasının ortasındayız ve bu Demokratların yarattığı bir şey ama bence hak ettikleri kadar suçlanmıyorlar. Bu, artık resmi olarak Amerikan tarihinin en uzun hükümet kapanma süreci oldu” diyen Trump, Cumhuriyetçi Partinin ilkeleri doğrultusunda gerekeni yapacağını belirtti.

    SON 56 YILIN EN YOĞUN KATILIM GÖSTERİLEN SEÇİMİ

    Uganda doğumlu 34 yaşındaki Mamdani, resmi olmayan sonuçlara göre, “ABD’nin en büyük kentinin başına geçen son yüzyıldaki en genç ve ilk Müslüman isim” oldu.

    CBS News’un verilerine göre, seçimde 2 milyondan fazla kişi oy kullandı. Bu, “1969’dan bu yana kayda geçen en yüksek katılım oranı” oldu.

  • Okçular Köyü’nde kaza 1 ölü, 8 yaralı

    Okçular Köyü’nde kaza 1 ölü, 8 yaralı

    Kaza, Dinar – Şuhut kara yolu Okçular köyü yakınlarında meydana geldi.

    Edinilen bilgilere göre, T.A. (47) idaresindeki 09 T 6511 plakalı taksi, Dinar – Şuhut kara yolu Okçular köyü mevkisinde, M.S’nin (47) kullandığı 03 SL 884 plakalı otomobille çarpıştı. Kazada, sürücüler ile taksideki S.İ. (67), S.Y. (59), U.C. (30), E.İ. (18), A.Ü. (11), S.Ü. (4) ile A.A.C. (1) yaralandı. Yaralılar kaza sonrası ihbar üzerine olay yerine gelen ambulanslarla hastanelere kaldırıldı. Yaralılarda S.Ü, müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Kazanın ardından savcılık tarafından soruşturma başlatıldı.

  • YouTube, İsrail’in Filistin’deki insan hakları ihlallerini gösteren yüzlerce videoyu sildi

    YouTube, İsrail’in Filistin’deki insan hakları ihlallerini gösteren yüzlerce videoyu sildi

    The Intercept’in haberine göre, ABD hükümetinin Gazze ve Batı Şeria’daki Filistinlilere karşı İsrail’in işlediği savaş suçlarını örtbas etme çabası sürüyor.

    Bu kapsamda YouTube, ekim ayından bu yana Filistinlilere ait yüzlerce içerik ve kullanıcı hesaplarını hedef aldı.

    Yaklaşık 2.5 milyar aktif kullanıcı sayısı bulunan platform, Gazze’de İsrail’in soykırımından kurtulan anneleri konu alan bir belgesel, Filistinli Amerikalı gazeteci Şirin Ebu Akile ve sivillerin öldürülmesinde İsrail’in rolünü ortaya çıkaran bir video araştırması, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da Filistinlilerin evlerini yıktığını ortaya koyan bir başka video dahil en az 700 video içeriğini sildi.

    YouTube, ayrıca, videoları paylaşan Filistinli insan hakları grupları Al-Haq, Al Mezan İnsan Hakları Merkezi ve Filistin İnsan Hakları Merkezinin (PCHR) hesaplarını da platformdan kaldırdı.

    Öte yandan, kapatılan Filistinli grupların YouTube kanallarında, sivillerin öldürülmesi de dahil, İsrail hükümetinin Gazze ve Batı Şeria’da uluslararası hukuku ihlal ettiği olayları belgeleyen ve vurgulayan saatlerce süren görüntülerin de yer aldığı belirtiliyor.

    YouTube sözcüsü Boot Bullwinkle ise The Intercept’e söz konusu “sansür” iddialarına ilişkin yaptığı açıklamada, “Google, (ABD’deki) geçerli yaptırımlara ve ticaret uyum yasalarına uymayı taahhüt etmektedir.” dedi.

    “YouTube’un bu hamlesi failleri koruyor”

    3 Ekim’de YouTube kanalı silinen Batı Şeria merkezli insan hakları örgütü Al-Haq grubunun bir sözcüsü, YouTube’dan “içeriğin kurallarımızı ihlal ettiği” yönünde bir mesaj aldıklarını ve hemen hesaplarının kapatıldığını belirtti.

    Al-Haq sözcüsü yaptığı açıklamada, YouTube’un önceden uyarıda bulunmadan bir insan hakları örgütünün hesabını kapatmasını, ciddi bir ilke ihlali ve insan hakları ile ifade özgürlüğü açısından endişe verici bir gerileme olarak nitelendirerek “ABD yaptırımları, Filistin’deki hesap verebilirlik çalışmalarını engellemek ve Filistinlilerin sesini susturmak için kullanılıyor bu Filistinlilerin sesini daha da susturmak için bu tür önlemler altında hareket eden platformlar üzerinde de dalga etkisi yaratıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

    BM’nin Gazze’deki en eski insan hakları örgütü olarak tanımladığı Filistin İnsan Hakları Merkezi (PCHR) ise yaptığı açıklamada YouTube’un bu hamlesinin “failleri hesap verebilirlikten koruduğunu” savundu.

    Grubun uluslararası savunuculuk görevlisi ve hukuk danışmanı Basel al-Sourani de YouTube’un PCHR’nin hesabını kapatma kararını eleştirerek, “YouTube, tüm çalışmalarımızın Filistin halkına karşı işlenen suçlar hakkında, özellikle 7 Ekim’de başlayan soykırımdan bu yana, gerçeklere ve kanıtlara dayalı raporlar sunmak olduğunu belirtmeme rağmen, Topluluk kuralları politikasına uymadığımızı söyledi.” bilgisini paylaştı.

    YouTube’nin İsrail’in insan hakları ihlallerini ortaya koyan videoları silmesine tepki

    “Arap Dünyası için Şimdi Demokrasi” (Democracy for the Arab World Now-DAWN) Direktörü Sarah Leah Whitson, konuya dair yaptığı açıklamasında, YouTube’un söz konusu eylemini sansür olarak nitelendirerek “Filistinli insan hakları örgütlerinin paylaştığı bilgilerin bir şekilde yaptırımları ihlal ettiğini iddia etmek gerçekten zor. Bu Filistinli örgütlerin keyfi olarak belirlenmesine boyun eğip onları sansürlemek hayal kırıklığı yaratıcı ve oldukça şaşırtıcı.” ifadelerini kullandı.

    New York merkezli sivil toplum kuruluşu Anayasal Haklar Merkezi’nden avukat Katherine Gallagher ise olayı “skandal” olarak nitelendirerek, “YouTube’un, insan hakları ihlalleri ve savaş suçlarına ilişkin kanıtları kamuoyunun gözünden uzaklaştırmak için (ABD Başkanı Donald) Trump yönetiminin gündemini desteklemesi skandal.” değerlendirmesinde bulundu.

  • “Nitelikli bir akademik kadroya sahibiz”

    “Nitelikli bir akademik kadroya sahibiz”

    “Fen Edebiyat Fakültesi 1992 yılında kurulmuş, 1993 yılında eğitim ve öğretim faaliyetlerine başlamıştır” diyen Dündar, “Fakültemiz, AKÜ Ahmet Necdet Sezer yerleşkesinde modern binası ile hizmet vermektedir. Fakültemiz 151 öğretim elemanı, 10 idari personeliyle eğitim-öğretim faaliyetlerini sürdürmektedir” şeklinde konuştu. “Akademik personel sayısının yıllar içinde artarak 151’e ulaşması, nitelikli ve deneyimli bir akademik kadroya sahip olunduğunu göstermektedir” diyen Dündar, “Fen Edebiyat Fakültesi, güçlü akademik kadrosu, sürekli gelişen araştırma kapasitesi, yüksek doluluk oranları, artan memnuniyet düzeyleri, uluslararasılaşma çabaları ve güçlü fiziki altyapısı ile Afyon Kocatepe Üniversitesi’nin akademik ve bilimsel itibarına önemli katkı sağlamaktadır” diye değerlendirmede bulundu.

    “HEM TARİH HEM KİMYA BÖLÜMLERİ AKREDİTE OLDU”

    “Ülkemizde çok az Fen Edebiyat Fakültesi, birden fazla bölümünün FEDEK akreditasyonu sürecine sokabilmiştir” diyen Dündar, “AKÜ Fen Edebiyat Fakültesinde hem Tarih hem Kimya bölümleri akredite olmuş, ayrıca Matematik, Moleküler Biyoloji ve Genetik, Sosyoloji bölümleri de 2025’te başvuru aşamasına gelmiştir. Bu, kalite güvence süreçlerini içselleştirmiş ve sürdürülebilir kalite yönetimi kültürüne sahip ender fakültelerden biri olduğunu gösterir” şeklinde konuştu.

  • Afyon’da üretiliyor, hedef dünya pazarı

    Afyon’da üretiliyor, hedef dünya pazarı

    Gıda üzerine üretim yapan firma, yaklaşık üç yıl önce TKDK desteğiyle ekipman alarak ve alanı büyüterek üretim kapasitesini artırdı. Türkiye’deki satış ağını bu sayede genişleten şirket, üretimini yaptığı leblebi kremasını geçen aydan itibaren yurt dışına da göndermeye başladı. Daha çok leblebi kreması ihraç etmek isteyen firma yetkilileri, bu konudaki çalışmalarını sürdürüyor.

    “ÜRÜNÜN MARKALAŞMA SÜRECİNE DE ÖNEM VERİYORUZ”

    Afyonkarahisar’da Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumunun (TKDK) desteğiyle üretim kapasitesini artıran firma, üretimini yaptığı leblebi kremasıyla dünya pazarında yer almak istiyor. ( Canan Tükelay – Anadolu Ajansı )

     

    Şirketin genel müdürü Süleyman Aşgın, yaklaşık dört yıl önce leblebi kremasının üretimine başladıklarını söyledi. Kremaya dönüşen leblebinin yoğun talep gördüğünü anlatan Aşgın, şunları kaydetti: “Bu ürünü önce ülkemizde, ardından tüm dünyada hak ettiği noktaya getireceğimize inanıyoruz. Ürünümüze güveniyoruz. Şu anda Katar ve Almanya ile Dubai’ye ihracat yapıyoruz. Kahvaltılarda ve atıştırmalık olarak severek tüketiliyor. Ürünün markalaşma sürecine de önem veriyoruz. Bir şeyi sadece üretmek değil, markalaştırmak da çok önemli. Amacımız, leblebi kremasını her yönüyle kusursuz hale getirip lezzetini taçlandırmak.”

    YURT DIŞI PAZARI GENİŞLETİLECEK

    Afyonkarahisar’da Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumunun (TKDK) desteğiyle üretim kapasitesini artıran firma, üretimini yaptığı leblebi kremasıyla dünya pazarında yer almak istiyor. Firmanın pazarlama müdürü Cenk Karatekin, AA muhabirine açıklamalarda bulundu. ( Canan Tükelay – Anadolu Ajansı )

     

    Firmanın pazarlama müdürü Cenk Karatekin, fabrikada 110 kişinin çalıştığını, üretimin aralıksız sürdüğünü dile getirdi. Yurt dışı pazarını genişletmek istediklerini vurgulayan Karatekin, “Leblebi kremasını tadan birçok kişi, ‘Beni çocukluğuma götürüyor.’ diyor. Geçmişte leblebi tozu olarak bilinen bu geleneksel lezzet, bugün yeni nesil tarafından atıştırmalık olarak keyifle tüketiliyor.” diye konuştu.

    Afyonkarahisar’da Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumunun (TKDK) desteğiyle üretim kapasitesini artıran firma, üretimini yaptığı leblebi kremasıyla dünya pazarında yer almak istiyor. Şirketin genel müdürü Süleyman Aşgın, AA muhabirine, açıklamalarda bulundu. ( Canan Tükelay – Anadolu Ajansı )
  • Pınar’ın hayali gerçek oldu Afyonkarahisar’da çocuklara yeni yaşam alanı

    Pınar’ın hayali gerçek oldu Afyonkarahisar’da çocuklara yeni yaşam alanı

    Belediye Başkanı Köksal’ın katılımıyla gerçekleştirilen törende, kurdele kesilerek park resmen hizmete açıldı.

    Parkın isminin hikayesi ise duygusal anlara sahne oldu. Afyonkarahisar Belediyesi’nin “Halk Günü” uygulamasına katılan Pınar isimli küçük bir çocuğun “Mahallemize park istiyoruz” talebi üzerine hayata geçirilen park, “Pınar’ın Parkı” adıyla hizmete kazandırıldı.

    Köksal, ayrıca Mareşal Fevzi Çakmak Mahallesi’nde yenilenen Nuri Demirayak Parkının da açılışını gerçekleştirdi.

    Yenilenen park, modern oyun grupları, yeşil alan düzenlemeleri ve oturma alanlarıyla mahalle sakinlerinden tam not aldı.

  • Covid aşısının ‘olumlu yan etkisi’ tespit edildi: Kansere karşı tesirli

    Covid aşısının ‘olumlu yan etkisi’ tespit edildi: Kansere karşı tesirli


    Virüs ve Biyoteknoloji Uzmanı Semih Tareen
     Covid aşılarının olumlu bir yan etkisinin saptandığını açıkladı.

    Tareen, Nature dergisinde yapılan çalışmayla Covid mRNa aşılarının kanser tedavisinde kullanılabileceğinin ortaya konduğunu belirtti.

    “mRNa aşılarının yan etkisi ortaya çıktı” diyen Tareen şunları ifade etti:

    “Bazı kanser olan hastalar 100 gün içinde mRNa aşısı olursa eğer kanser tedavisine etkisi olabilecek. Hatta 2 katı daha fazla. Yani insanlar 2 kat daha uzun yaşıyorlar bu tedaviler sayesinde. Bunun sebebi Covid mRNa aşıları özellikle bağışıklığı iyi tetikleyebilecek şekilde tasarlanması. Bu yüzden diğer inaktif aşılara göre mRNa aşıları çok daha etkin. Bu etkinlik sayesinde milyonlarca kişinin hayatını kurtardılar.”

    “TEDAVİDE ETKİNLİĞİ ARTIRIYOR”

    Nature dergisinde yayımlanan çalışmaya göre “immune checkpoint inhibitor” denen bazı kanser tedavilerinin mRNa aşısıyla birlikte etkinliğinin artırdığını ifade eden Tareen “Burada önemli 3 tane etken var. Birincisi aşılar bağışıklık hücrelerinden bazılarını harekete geçiriyor. İkincisi sitokinler salgılanıyor bu aşı sayesinde. Üçüncüsü bu kanser tedavileri kanser ve bağışıklık hücrelerindeki moleküllerden bir tanesi olan PD-L1 isimli molekülü hedefliyorlar. Covid mRNa aşısı oluşturduğu etki sayesinde bu molekülün seviyesini artırıyor. Böylece kanserle tedavi daha etkin hale geliyor” dedi.

    “KANSER TEDAVİSİNDE KULLANILABİLİR”

    Tareen sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda ise şöyle dedi:

    “Bu yeni sınıf ‘immünoterapi’ tedavileri de kanseri doğrudan zehirlemeye çalışmak yerine (kemoterapi gibi) kansere karşı bağışıklık sistemimizi değiştirmeyi hedefliyor. Covid mRNA aşısı teknolojisinin Nobel kazanması ve bu kadar etkin ve önemli olmasının sebebi eski usul ‘inaktif’ virüs aşılarının yerine çok daha etken olabilen aşılar. Bu etkinliğin sebebi de bağışıklık sistemini verimli bir şekilde uyardığı için. Bu çalışmadaki en önemli detay da şu: Evet kansere karşı mRNA aşıları geliştiriliyor. Ama bu zaman alacak çünkü hastanın kanserine be tümör antijen profiline özel olarak tasarlanması gerekebilir. Fakat bu çalışma şunu gösterdi: Kanserden tamamen alakasız bir mRNA aşısı kanser immünıterapi tedavisi ile 100 gün içinde alınırsa o zaman kanser hastası insanların yarısı daha uzun yaşıyor.”