Kategori: Asayiş

  • Filistinli esirlerin ölümüne ilişkin soruşturmaları dava açmadan kapattılar

    Filistinli esirlerin ölümüne ilişkin soruşturmaları dava açmadan kapattılar

    Haaretz gazetesinin, İsrailli sivil toplum kuruluşu Hatzlacha’nın ordudan aldığı bilgilere dayandırdığı haberinde, İsrail askeri hapishaneleri ve gözaltı merkezlerinde tutulan Filistinlilerin ölümü ile işkence iddialarına ilişkin yürütülen askeri soruşturmaların sonuçları ortaya konuldu.

    FİLİSTİNLİLERİN ÖLÜMÜNE İLİŞKİN SORUŞTURMALARIN ÜSTÜ KAPATILDI

    Habere göre İsrail ordusu, gözaltı merkezlerinde yaşamını yitiren Filistinlilere ve bir Lübnanlı esire ilişkin 57 cezai soruşturma yürüttü.

    Ancak söz konusu ölümlerin güvenlik kameralarının ve potansiyel tanıkların bulunduğu alanlarda gerçekleşmiş olmasına rağmen hiçbiri iddianameye dönüşmedi.

    Öte yandan, açılan soruşturmalardan 7’sinin ateşli silahlarla vurularak öldürülen esirlerle ilgili olduğu bilgisini paylaşan İsrail ordusu, vakaların çoğunda “şüphelilerin tespit edilemediğini” öne sürdü.

    İSTİSMAR DAVALARI DÜŞÜRÜLDÜ

    Habere göre, İsrail askeri gözaltı merkezleri ve hapishanelerinde tutulanlara yönelik darp, şiddet ve “hukuka aykırı güç kullanımı” iddialarına ilişkin 19 ek soruşturma açılırken yalnızca iki vaka hakkında iddianame hazırlandı.

    Davaya dönüşen vakalardan birinde Sde Teiman Askeri Hapishanesi’ne Filistinlileri getiren bir kamyon şoförü mahkum edildi.

    Askeri polisler hakkında açılan bir başka istismar davası ise mağdur Filistinlinin mahkemede ifade vermeksizin Gazze Şeridi’ne geri gönderilmesi yoluyla düşürüldü.

    YAĞMA SORUŞTURMALARI DİSİPLİN CEZALARIYLA GEÇİŞTİRİLDİ

    İsrail askerlerinin Gazze Şeridi ve Lübnan’ın güneyinde karıştığı yağma olaylarına yönelik soruşturmalar da çoğunlukla ceza davası açılmaksızın kapatıldı.

    Yağma suçlamasıyla açılan davalardan sadece birinin mahkumiyetle sonuçlandığı ortaya konulan haberde, Gazze’den 3 motosikletin çalınmasına ilişkin diğer davanın sürdüğü aktarıldı.

    Askerlerin evlerden elektrikli ev aletleri çalmasıyla ilgili vakaların ise cezai kovuşturma yerine disiplin cezalarıyla geçiştirildiği bildirildi.

    İSRAİL ORDUSU, “HUKUKA UYGUN HAREKET ETTİĞİNİ” SAVUNUYOR

    İsrail ordusundan konuya ilişkin yapılan açıklamada ise ordunun uluslararası hukuka ve ordu değerlerine uygun hareket ettiği iddiasında bulunuldu.

    Açıklamada, “Kanuna veya ordu emirlerine aykırı bir davranış şüphesi doğduğunda, durum incelenmekte ve şartlara göre işlem yapılmaktadır. Bu doğrultuda, savaş süresince bu tür şüpheler barındıran ihlallere karşı birkaç soruşturma açılmıştır.” ifadeleri kullanıldı. >>>AA

  • Onlarca ev kül oldu, yüzlerce kişi tahliye edildi

    Onlarca ev kül oldu, yüzlerce kişi tahliye edildi

    Norveç basını, çok sayıda konutun bulunduğu bir sitede çıkan yangının rüzgarın etkisiyle kısa sürede büyüdüğünü ve yaklaşık 50 evi kül ettiğini yazdı.

    Norveç polisinden yapılan açıklamada da itfaiye ekiplerinin yangına müdahalesinin sürdüğü, alevlerin bir diğer yerleşim bölgesine doğru ilerlediği belirtildi.

    Bölgede yaşayanlara evlerini terk etmeleri çağrısında bulunan polis, yangından etkilenen yerleşim yerinden yüzlerce kişinin tahliye edildiğini bildirdi.

    Yangının çıkış nedenine, ölü veya yaralı sayısına ilişkin bilgi verilmedi.

    Drammen Belediye Başkanı Kjell Arne Hermansen de yangını “korkunç bir olay” olarak nitelendirdi.

    Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, Krokstadelva’da sıra sıra evlerin bulunduğu sitede çıkan yangın nedeniyle dumanın adeta gökyüzünü kapladığı, yangın söndürme helikopterinin alevlere müdahale ettiği görülüyor. >>>AA

  • Freni patlayan kamyonunun karıştığı kazada 2 kişi öldü

    Freni patlayan kamyonunun karıştığı kazada 2 kişi öldü

    Alınan bilgiye göre, Ankara Büyükşehir Belediyesince İvedikköy Mahallesi 3832. Cadde’de yürütülen yol açma çalışmaları sırasında, freni patlayan Ömer Sütçü (36) yönetimindeki 06 DY 4311 plakalı hafriyat kamyonu, Emre Çelik’in (40) kullandığı 06 COS 880 ve Mustafa Sandıklı idaresindeki 06 DU 7291 plakalı kamyonlara çarptı. İhbar üzerine, kaza yerine çok sayıda sağlık, itfaiye ve polis ekibi sevk edildi. Çarpışmanın etkisiyle alev alan Çelik’in içinde bulunduğu kamyon, itfaiye ekiplerinin uğraşları sonucu söndürüldü. Kazada Ömer Sütçü ve Emre Çelik, hayatını kaybetti. Sütçü ve Çelik’in cenazeleri Adli Tıp Kurumu’na götürüldü. >>>AA

  • 5 büyüklüğünde deprem

    5 büyüklüğünde deprem

    Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, saat 06.20’de, merkez üssü Battalgazi olan 5 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi.

    Depremin yerin 15,59 kilometre derinliğinde meydana geldiği belirlendi.

    Malatya Valisi Seddar Yavuz, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ekiplerin saha taramalarına başladığını, an itibarıyla olumsuz bir tespit ve ihbar alınmadığını bildirdi. Yavuz, depremden etkilenenlere geçmiş olsun dileğinde bulundu.

    İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, Malatya’nın Battalgazi ilçesinde saat 06.20’de 5 büyüklüğünde deprem meydana geldiğini anımsatarak, “Malatya, Elazığ, Adıyaman, Tunceli ve Şanlıurfa illerimizde hissedilen deprem sonrası, an itibarıyla olumsuz bir durum bulunmamaktadır. Depremden etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum. Allah, ülkemizi ve milletimizi afetlerden korusun.” ifadelerini kullandı.

    Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, şu ifadelere yer verdi: “Güzel Malatya’mıza geçmiş olsun. Battalgazi’de meydana gelen deprem sonrası şu an itibarıyla herhangi bir olumsuz tespit olmamakla birlikte tüm ihbarları değerlendiriyoruz.”

    AFAD: AN İTİBARIYLA, OLUMSUZ BİR DURUM BULUNMAMAKTADIR

    AFAD’ın NSosyal hesabından yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi: “Malatya ilimizin Battalgazi ilçesinde saat 06.20’de meydana gelen ve Malatya, Elazığ, Adıyaman, Tunceli ve Şanlıurfa illerimizde hissedilen 5 büyüklüğündeki deprem sonrası, an itibarıyla, olumsuz bir durum bulunmamaktadır. Saha tarama çalışmaları devam etmektedir. Etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi sunarız.” >>>AA

  • Tahliye Edilen eski Belediye Başkanı Fikret Albayrak yeniden tutuklandı!

    Tahliye Edilen eski Belediye Başkanı Fikret Albayrak yeniden tutuklandı!

    Yaşanan adli hareketliliğin detayları…

    Başsavcılığın İtirazı Tahliye Kararını İptal Ettirdi

    Yaklaşık iki aydır cezaevinde tutuklu bulunan ve geçtiğimiz günlerde Sulh Ceza Mahkemesi tarafından tutuksuz yargılanmak üzere adli kontrol ve ev hapsi tedbiriyle serbest bırakılan Akçakoca eski Belediye Başkanı Fikret Albayrak’ın özgürlüğü kısa sürdü.

    Tahliye kararının ardından Düzce Cumhuriyet Başsavcılığı, mahkemenin verdiği bu karara hızla itiraz etti. İtirazın üst mahkemece kabul edilmesinin ardından Albayrak hakkında yeniden yakalama kararı çıkarıldı.

    Adliyeye Geldi, Hakim Karşısında Yeniden Tutuklandı

    Başsavcılığın itirazı ve mahkemenin yeni kararı üzerine Fikret Albayrak, avukatıyla birlikte Düzce Adliyesi’ne gelerek teslim oldu. Çıkarıldığı mahkemede hakim karşısına çıkan Albayrak’ın adli kontrol hükümleri kaldırılarak, mevcut delil durumu ve başsavcılığın itiraz gerekçeleri dikkate alınarak yeniden tutuklanmasına karar verildi. Eski başkan, işlemlerinin tamamlanmasının ardından tekrar cezaevine sevk edildi.

    Gelişmelerin ardından Akçakoca ve Düzce siyaset kamuoyunda davanın seyrine ilişkin beklentiler ve tartışmalar yeniden alevlendi.

  • İsrail’in saldırılarında 3 Filistinli hayatını kaybetti

    İsrail’in saldırılarında 3 Filistinli hayatını kaybetti

    Hastane kaynaklarından alınan bilgiye göre, İsrail’e ait “Quadcopter” tipi İHA, Zeytun Mahallesi’nde Devle Kavşağı yakınında toplanan Filistinlileri hedef aldı.

    Saldırıda 3 Filistinli yaşamını yitirdi, çok sayıda kişi yaralandı. Yaralılar Gazze kentindeki El-Ehli Baptist Hastanesi’ne kaldırıldı.

    İsrail ordusu, Gazze kentinin doğusundaki Şucaiyye Mahallesi’nde yerinden edilmiş Filistinlilerin barındığı Zehra Okulu kampına da İHA ile saldırdı; 1 Filistinli yaralandı.

    Yerel kaynaklar ayrıca, İsrail güçlerinin Deyr el-Belah’ın doğusunda “Sarı Hat” olarak bilinen bölge yakınında makineli tüfeklerle ateş açtığını, saldırının aralıklarla tekrarlandığını aktardı.

    İsrail’in, 10 Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkese rağmen Gazze Şeridi’nde sivilleri hedef alan saldırıları ve diğer ihlalleri sürüyor. >>>AA

  • 45 ildeki yasa dışı bahis operasyonu: 171 tutuklu

    45 ildeki yasa dışı bahis operasyonu: 171 tutuklu

    Valilikten yapılan açıklamaya göre, Emniyet Genel Müdürlüğü, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) ve cumhuriyet başsavcılıkları koordinesinde, 3 gün önce yasa dışı bahis suçuna yönelik operasyonda gözaltına alınan 236 şüphelinin Gaziantep İl Emniyet Müdürlüğündeki işlemleri tamamlandı.

    Adliyeye sevk edilen şüphelilerden 6’sı savcılıkça serbest bırakıldı. Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen diğer şüphelilerden 67’si adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, 163’ü tutuklandı.

    Operasyon kapsamında başka suçtan cezaevinde tutuklu bulunan 8 şüpheli hakkında da bu soruşturma kapsamında tutuklama kararı verildi.

    Gaziantep merkezli 45 ilde 14 Temmuz’da, yurt dışı merkezli bir site üzerinden yasa dışı bahis oynattıkları ve IBAN temin ederek organize şekilde faaliyet yürüttükleri belirlenen şüphelilerin yakalanmasına yönelik operasyonda 190 şüpheli gözaltına alınmış, devam eden çalışmalarda ise 46 şüpheli daha yakalanmıştı. >>>AA

  • Polisten nefes kesen kovalamaca

    Polisten nefes kesen kovalamaca

    Başakşehir İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Büro Amirliği ekipleri ilçe genelinde yüksek sesli müzik yayını, abartı egzoz ve trafik güvenliğini tehlikeye düşüren sürücülere yönelik kapsamlı denetimler gerçekleştirildi. Denetimler sırasında ekiplerin ‘dur’ ihtarına uymayan bir otomobil sürücüsü kaçmaya başladı. Polis ekipleri ile sürücü arasında yaşanan kovalamaca bir vatandaşın cep telefonu kamerasına saniye saniye yansıdı. Kısa süre sonra yakalanan sürücüye, Karayolları Trafik Kanunu’nun ilgili maddesi kapsamında 200 bin lira idari para cezası uygulanırken, kullandığı araç 60 gün süreyle trafikten men edildi. Denetimlerde ayrıca çevreyi yüksek sesli müzikle rahatsız ettiği belirlenen sürücüler hakkında işlem yapılırken, abartı egzoz kullanan araçlar da tek tek tespit edildi. Gürültü kirliliğine neden olan araçlara 21 bin lira, abartı egzoz kullanan sürücülere ise ilgili mevzuat kapsamında 16 bin liraya varan idari para cezaları uygulandı. Bazı ihlallerde araç sahiplerine de ayrıca cezai işlem uygulandı. 7 araç trafikten men edilirken, sürücülere ve araç sahiplerine toplam 316 bin lira idari para cezası kesildi. >>>İHA

  • 24 yaşındaki Helin’in ölümünde sanık hakim karşısında

    24 yaşındaki Helin’in ölümünde sanık hakim karşısında

    Olay, 18 Ocak tarihinde Kepez ilçesi Sütçüler Mahallesi Sütçüler Caddesi’ndeki bir apartman dairesinde meydana geldi. Olaydan yaklaşık 3 ay önce dini nikâhlı olarak birlikte yaşamaya başlayan Helin Nama (24) ile İsmail K., Nama’nın ailesine yaptıkları ziyaretin ardından eve döndü. İkili arasında henüz bilinmeyen bir nedenle tartışma çıktı. İsmail K., tartışmanın ardından Helin Nama’nın yatak odasına girerek kapıyı kilitlediğini, konuşmak amacıyla kapıyı zorlayarak açtığında ise genç kadını silahı alnına dayamış halde gördüğünü öne sürdü. Nama’ya, “Ne yapıyorsun sen?” diyerek yaklaştığı sırada silahın ateş aldığını iddia eden İsmail K., yaralanan genç kadını kucağına alarak hastaneye götürdüğünü ifade etti. Başından ağır yaralanan Helin Nama, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.

    “KASTEN ÖLDÜRME” SUÇLAMASIYLA TUTUKLANDI

    Olayın ardından Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri tarafından gözaltına alınan İsmail K., emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Savcılık ifadesi sonrası mahkemeye çıkarılan İsmail K., ‘kasten öldürme’ suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. İsmail K.’nın, ‘kadına karşı kasten öldürme’ ile ‘ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma’ suçlarından tutuklu yargılandığı davanın ilk duruşması Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada tutuklu sanık İsmail K., maktulün yakınları ve taraf avukatları hazır bulundu.

    “EŞİMİ ÖLDÜRMEM İÇİN HİÇBİR SEBEP YOKTU”

    Tanıkların da dinlendiği ilk duruşmada savunma yapan İsmail K., suçlamaları kabul etmediğini belirterek, “Eşimi çok seviyordum. Onu öldürmem için hiçbir sebep yoktu. 2025 yılının başında tanıştık, aynı yılın kasım ayında dini nikâh kıydık. Kendisine bir kez bile tokat atmadım, kötü söz söylemedim. Olaydan bir gün önce kayınvalidem, kayınpederim ve kayınbiraderimle birlikte oturup yemek yedik, sohbet ettik. Eve geldiğimde kayınvalidem bizdeydi. Kendisine kalkmamasını, zaten ertesi gün onları ziyaret edeceğimizi söyledim. Olay günü sabah saat 07.00’de uyandık. Eşim, kayınvalidemle birlikte onların evine gitti. Ben ise iş yerine gittim. Kayınpederimle aynı yerde çalışıyorduk. Saat 17.30’da işimiz bittiğinde kayınvalidemin evine gittik. Duş almam gerektiğini söyleyerek kendi evime geçtim. Duştan çıktıktan sonra eşim beni arayıp, ‘Nerede kaldın?’ diye sordu. Ben de ‘Geliyorum’ dedim ve yanlarına gittim. Saat 19.00 olmuştu” ifadelerini kullandı.

    Akşam saatlerinde kayınpederini evine bırakmak için çıktığını söyleyen İsmail K., savunmasını şöyle sürdürdü: “Akşam saat 21.00 sıralarında kayınpederimi evine bırakmak için çıktım. Onu bıraktığım sırada dayımın oğlu beni aradı. Kayınpederimi bıraktıktan sonra dayımın oğlunu alarak Şarampol’e gittim. Daha sonra eşim arayıp, ‘Ne yapıyorsun, neredesin? Gel beni al, eve gideceğiz’ dedi. Yolda dayımın oğlu Mustafa’yı evine bıraktım. Şarampol’den çıktığımız sırada kayınbiraderimin aracını gördük. Selektör yaptım ancak bizi fark etmedi. Alt geçide girerken göz göze geldik. Kendisini aradım ancak telefonu meşguldü. Daha sonra Emrah ağabey beni arayarak, yanımdaki kişinin Helin olduğunu düşündüğünü ve Helin’i aradığını söyledi. Ben de yanımdakinin Helin değil, dayımın oğlu olduğunu söyledim.”

    “KAPIYI AÇTIĞIMDA SİLAHI ALNINA DAYAMIŞTI”

    Daha sonra Helin Nama’yı ailesinin evinden aldığını anlatan İsmail K., eve döndüklerinde aralarında tartışma çıktığını öne sürerek, “Dayımın oğluyla buluşacağımı kendisine haber vermediğim için tepkili olduğunu düşündüm. Eve geldiğimizde yanıma gelerek, ‘Bana neden haber vermiyorsun?’ diye sordu. Ben de aradığında kendisine söylediğimi belirttim. Bunun üzerine, ‘Sen benden önce davranacak, bana haber vereceksin’ dedi. Ben de ‘Senden izin mi alacağım?’ diye karşılık verdim. Aramızda haber verme ve izin alma konusunda tartışma çıktı” dedi.

    Nama’nın tartışmanın ardından yatak odasına giderek kapıyı kilitlediğini ileri süren sanık, “Kapının kilitlenme sesini duydum ve yatak odasının kapısına gittim. Kapıyı zorlayarak açtığımda silahı alnına dayamış haldeydi. ‘Dur, ne yapıyorsun?’ diyerek yaklaştığım sırada tetiğe bastı. Altı aydır kendime sürekli ‘Neden?’ diye soruyorum. Silah üzerinde elimin izinin bulunması tamamen silaha temas etmemden kaynaklanmaktadır. Olaya müdahale ettiğim için ellerimde atış artığı bulunmuş olabilir” diye konuştu.

    Helin Nama’yı apartmandan indirerek hastaneye götürdüğünü söyleyen sanık, “Sağ elimle başından, sol elimle bacaklarından tutarak aşağıya indirmeye başladım. Merdivenlerden inerken komşulara, ‘Yardım edin’ diye bağırdım. Ardından eşimi Kepez Devlet Hastanesi’ne götürdüm. Kayınvalidemin evinden ayrılarak saat 23.00 sıralarında eve gelmiştik. Olay, eve geldikten yaklaşık 10 dakika sonra meydana geldi” dedi.

    “STRESTEN YANLIŞLIKLA HELİN’İ ARADIM”

    Olayın ardından yaşanan telefon görüşmelerini de anlatan İsmail K., “Kayınpederimi aramak için telefonumu çıkardım ancak o an yaşadığım stresle yanlışlıkla iki kez Helin’i aradım. Bu sırada komşumuz geldi. Telefonumda kontör olmadığı için komşumuzun telefonundan kayınpederimi aradım ancak telefonu açmadı. Daha sonra kayınpederim komşumuzu geri aramış. Komşumuz bana, ‘Babası aradı, merdivenlerden düştüğünü söyledim’ dedi. Ben de babasını yeniden arayarak, ‘Baba, Helin kafasına sıktı. Kepez Devlet Hastanesi’ndeyiz, gelin’ dedim. Altı aydır eşimin acısını yaşayamadım. Onu hastaneye götürdüğüm halde cezaevindeyim. Eşime bir kez vurmadım, kırılmasın diye bir kez bile kötü söz söylemedim” dedi.

    Silahı evde bulundurma nedenini de anlatan sanık, “Silahı saklamamın nedeni evimize misafirlerin gelmesiydi. Gelen çocukların silahı oyuncak zannetmesinden korktuğum için silahı eşimin makyaj masasının arkasına itmiştim. Şarjörü ise yanımdaki komodinin üzerine koymuştum” diye konuştu.

    “SEZEN AKSU’DAN PARÇA AÇIP ‘BEN ÖLÜNCE BUNU DİNLE DERDİ’”

    Eşinin evlenmeden önce zaman zaman ölümle ilgili konuştuğunu öne süren İsmail K., “Biz evlenmeden önce Sezen Aksu’nun bir parçasını ya da başka bir şarkıyı açarak, ‘Ben ölünce bunu dinle’ derdi. Ben de ‘Hayatım, neden böyle yapıyorsun?’ diye sorardım. O da ‘Bir gün ölmeyecek miyiz? Ben senden önce öleceğim’ derdi. Cezaevinde bulunduğum süre boyunca hep bunları düşündüm. Lunaparka gittiğimizde de gondolun her zaman en ucuna binerdi” ifadelerini kullandı.

    Silahı evini korumak için bulundurduğunu savunan İsmail K., “Yeni evliydim ve evimde altınlar vardı. Silahı geçen yıl inşaatta tanıştığım bir kişiden satın aldım. Eşim benden ayrılmak isteseydi aracı neden benim üzerime yapsın? Allah’a şükür bugüne kadar hiç sokakta kalmadım. Herhangi bir sabıkam yok. Kadına yönelik şiddete karşı biriyim. Kocasıyla mutsuz olan birisi her gün özçekim yapıp paylaşır mı? Müştekilerin ifadeleri doğru değil, söylediklerinin hepsi evde çalışılmış ifadeler” dedi.

    “ÇOK MUTSUZUM, PİŞMANIM DEDİ”

    Maktul Helin Nama’nın annesi ise, kızının intihar eğilimi bulunmadığını savunarak, çiftin nişanlılık döneminde zaman zaman sorun yaşadığını söyledi. Nama’nın annesi, “Yaklaşık 2 ay evli kaldılar. Nişanlılık döneminde aralarında zaman zaman sürtüşmeler yaşanıyordu ancak ne olduysa düğünden sonra oldu. İsmail, kızıma psikolojik baskı uyguluyordu. Kızım yüzümüze dahi bakamaz hale gelmişti. İsmail, ‘Kimlikler değişecek, biraz zaman tanıyalım, daha sonra resmi nikâh yaparız’ diyordu” ifadelerini kullandı.

    Olaydan bir gün önce kızının evinde kaldığını belirten anne, “Helin’e ‘Çok zayıflamışsın, neden?’ diye sordum. Bana, ‘Çok mutsuzum, pişmanım. Size dönsem beni kabul eder misiniz?’ dedi. Ben de ‘İyi bir çocuk, neden böyle söylüyorsun?’ diye sordum. Bunun üzerine, ‘Anne, sana davrandığı gibi bana davranmıyor. Bana çok baskı yapıyor. Beni babasından bile kıskanıyor. Senin bildiğin insanlardan değil’ dedi” diye konuştu.

    “SİLAHI SANIĞIN BABASI GETİRDİ” İDDİASI

    Olayda kullanılan silaha ilişkin de beyanda bulunan anne, silahı İsmail K.’nın babasının getirdiğini ileri sürerek, “Bizde bulundukları bir gün İsmail’i sitenin dışına çağırdı. Yanında el çantası vardı ve çantanın içinde silah bulunuyordu. Silahı daha nişanlı oldukları dönemde verdi. Ben, ‘Neden silah verdiler?’ diye sorduğumda İsmail, inşaatta çalışırken kendisini korumak amacıyla aldığını söyledi” dedi.

    Kızının son aylarda içine kapandığını anlatan anne, “Kedi ve köpek bile yavrusuna sahip çıkarken, ailesi ona sahip çıkmadı. Ben ona sahip çıktım, evime aldım, karnını doyurdum. Demek ki karşılığı buymuş. Helin son 1-2 aydır çok durgundu. O bizim için hem erkek evlat hem kız evlattı. Her işimizi görür, her şeyimizi idare ederdi. Ben onun kendisini öldürecek bir kız olduğuna inanmıyorum. Hayat dolu, neşe dolu bir kızdı” ifadelerini kullandı.

    “KIZIMIN İNTİHAR ETTİĞİNE İNANMIYORUM”

    Maktulün babası Feyat Nama da kızının intihar ettiğine inanmadığını belirterek, olayın ardından kendisine ilk olarak kızının merdivenden düştüğünün söylendiğini ifade etti. Feyat Nama, “Beni bir komşu arayarak, ‘Kızın merdivenden düşmüş’ dedi. Kızımın son zamanlarda psikolojisi çok bozulmuştu. Evlendikten sonra eski kızım değildi, adeta başka biri olmuştu. Ancak yaşadığı sorunları bana kimse anlatmadı. Kızımı istemeye İsmail’in babası değil, amcası geldi. Kızıma bu evliliği istemediğimi söylediğimde, ‘Onu seviyorum’ dedi. Amcası gelip kızımı istedi, biz de verdik. O dönemde cezaevindeydim. Cezaevinden çıktıktan yaklaşık 1 ay sonra düğün yapıldı” diye konuştu.

    Kızının intihar edecek biri olmadığını savunan Feyat Nama, “Evlenmeden önce İsmail’in sokakta kaldığını söylüyordu. Kızım bana, ‘Baba, sokakta kalmasın. Evlenelim, bir evimiz olsun’ diyordu. Genç yaşında her işe koşan, araç kullanan, hayatın içinde olan bir kız, durup dururken neden intihar etsin? Kızımın intihar ettiğini düşünmüyorum. Ya İsmail kendisi yaptı ya da kızımı baskı altına alarak bu olaya zorladı. Kızım başörtülü olmadığı için İsmail’in babası istemeye dahi gelmedi” ifadelerini kullandı.

    “SON GÖRÜŞMEMİZDE GÜLDÜK VE SOHBET ETTİK”

    Duruşmada tanık olarak dinlenen sanığın ablası Elif K. ise Helin Nama’yı sevdiklerini belirterek, “Biz hayatımızda daha önce hiç mahkeme görmedik. Gelinimizi de çok seviyorduk. Olaydan 2 gün önce Helin ile telefonda görüştük. Otomobil aldıklarını ve evime geleceklerini söyledi. Olay tarihinde Diyarbakır’daydım. Helin ile yaptığımız son görüşmede güldük, eğlendik ve sohbet ettik” dedi.

    “KADINI OMZUNDA AŞAĞIYA İNDİRİYORDU”

    Olay sırasında apartmanda misafir olarak bulunduğunu belirten tanık Nasuh B., olayın hemen sonrasında yaşananları anlattı. Nasuh B., “Erkek şahıs kadına, ‘Sen ne yaptın?’ diyordu. Kadını omzunda aşağıya indiriyordu. Benden aracın kapısını açmamı istedi, ben de açtım. Herhangi bir tabanca sesi duymadım” ifadelerini kullandı.

    “HELİN’E YANIMDA BİR KIZ OLDUĞUNU SÖYLEMİŞ, SENİ KIZ ZANNETMİŞ”

    Olay günü sanıkla birlikte olan dayısının oğlu Mustafa A. da gün içinde yaşananları anlatarak, “Olay günü İsmail ile birlikteydik. Kendisine berbere gideceğimi ve isterse benimle gelebileceğini söyledim. İsmail, önce kayınpederini bırakacağını belirtti. Daha sonra beni aldılar ve kayınpederini bıraktık. Berbere gittiğimizde yaklaşık 1 saat sonra bizi alabileceğini söyledi. Bunun üzerine yakındaki bir oyun kafeye doğru gidip geri döndük” dedi.

    Helin Nama’nın telefonla aramasının ardından yola çıktıklarını belirten Mustafa A., “İsmail’in eşi arayınca berbere gitmeden Helin’i almak için yola çıktık. Eve giderken İsmail, kayınbiraderiyle karşılaştı. Daha sonra telefonla konuştular. Görüşmenin ardından İsmail bana, ‘Helin’e yanımda bir kız olduğunu söylemiş, seni kız zannetmiş’ dedi. İsmail daha sonra beni evime bıraktı. Gece saat 23.30 sıralarında beni arayarak, ‘Helin kafasına sıktı’ dedi” şeklinde konuştu.

    “HER TARTIŞTIĞIMIZDA SİLAHI ELİNE ALIYOR DEDİ”

    Tanık olarak dinlenen maktulün ağabeyi Emrah N. ise, kardeşinin olay günü sanıkla birlikte aile evinde yemeğe geldiğini belirtti. Olaydan birkaç gün önce çiftin otomobil almak için Bursa’ya gittiğini söyleyen Emrah N., “Yolculuk sırasında Helin’in otomobili çok hızlı kullandığı gerekçesiyle tartışmışlar. İsmail, kardeşime ‘Seni döverim’ demiş. Ben de yemek sırasında İsmail’e tepki göstererek, ‘Anne ve babası ona dokunmadı, sen kimsin?’ dedim. Helin ise bana, ‘Çok üzerine gitme, her tartıştığımızda silahı eline alıyor’ dedi” ifadelerini kullandı.

    Kardeşine evden ayrılmamasını söylediğini anlatan Emrah N., “Bir işim olduğu için dışarı çıktım. Geri döndüğümde kardeşim evde yoktu. Daha sonra intihar ettiğini söylediler. Sanık saldırgan davranışlar sergileyen biriydi. Olaydan birkaç gün önce tartıştığı bir taksicinin ayağına şişe fırlatmıştı. Helin, olaydan 2 ay önce mesleğiyle ilgili sertifikalar alarak kendisini geliştirmeye çalışıyordu. İntihar etmeyi düşünen birisi bunları yapar mı?” dedi.

    Duruşmada Helin Nama’nın hareket halindeki bir aracın kaputunda bulunduğu ve boş arazide kurusıkı tabancayla ateş ettiği anlara ilişkin görüntüler mahkeme heyetine izletildi. Mahkeme heyeti, dosyadaki eksik hususların giderilmesine karar vererek, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. >>>İHA

  • Nasuh Mahruki tutuklandı

    Nasuh Mahruki tutuklandı

    Eski Arama Kurtarma Derneği (AKUT) Başkanı Nasuh Mahruki hakkında, sosyal medya hesabından 15 Temmuz darbe girişimine yönelik yaptığı paylaşım nedeniyle Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca resen soruşturma başlatılmış, Mahruki “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” suçundan gözaltına alınmıştı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan Mahruki, Bakırköy Adliyesine sevk edildi. Mahruki, savcılık ifadesinin ardından tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi. Mahruki’nin tutuklanmasına karar verildi. >>>İHA  

  • Kimler serbest, kimler tutuklandı?

    Kimler serbest, kimler tutuklandı?

    Kamuoyunda sanatçı, oyuncu, iş adamı ve işletmeci sıfatlarıyla tanınan şüphelilerin uyuşturucu ve uyarıcı madde kullandığı, uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırdığı veya yer temin ettiği iddiaları üzerine gerçekleştirilen operasyonda ünlü şarkıcı Sıla Gençoğlu, İlyas Yalçıntaş, Mehmet Fatih Aksoy, Ateş İnce, Şefik Ömer Dolman, Aybüke Aldere, Ayşe Nur Balcı, İrem Haznedar, Öner Faruk Işık jandarma ekiplerince gözaltına alınmıştı. İstanbul İl Jandarma Komutanlığında sorguları tamamlanan ve aralarında ünlü şarkıcı Sıla Gençoğlu ve İlyas Yalçıntaş gibi ünlü isimlerin de bulunduğu 12 şüpheli, kan ve saç örnekleri alınmak üzere Adli Tıp Kurumuna sevk edilmişti. 12 şüpheli, test işlemleri sonrası savcılık ifadeleri alınmak üzere adliyeye sevk edilmişti. Şüphelilerden Mehmet Fatih Aksoy ve Hazal Eylem İpek Şafak, jandarma ve Adli Tıp Tıp Kurumundaki işlemlerinin ardından serbest bırakılmıştı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden Ayşenur Balcı, Ömer Faruk Işık, Şefik Ömer Dolma, Orhan Yıldız ile evinde hasas terazi bulunan ünlü şarkıcı İlyas Yalçıntaş, ‘tutuklama’ talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. Hakimlik sorguları tamamlanan şüpheliler İlyas Yalçıntaş, Ayşe Nur Balcı, Orhan Yıldız ile Şefik Ömer Dolman tutuklanarak cezaevine gönderilmiş, şüpheli Öner Faruk Işık ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

    SILA GENÇOĞLU HAKKINDA ADLİ KONTROL KARARI VERİLDİ

    Hakimlik sorguları tamamlanan Sıla Gençoğlu ve İrem Haznedar hakkında adli kontrol kararı verildiği öğrenildi. Şüpheliler Aybüke Albere, Ateş İnce, Gökhan Şafak , Buğra Balkaya, Hilal Zeynep Hedbe, Volkan Büyükhanlı, Büşra Tatar, Feyza Cihan, Asude Mercan adli kontrol şartı ve yurt dışı çıkış yasağı kararıyla serbest bırakıldı. >>>İHA  

  • Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında 19 tutuklama

    Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında 19 tutuklama

    Başsavcılıktan yapılan açıklamada, Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce merkez Ankara olmak üzere 10 ilde 30 farklı adrese eş zamanlı operasyon düzenlendiği bildirildi. Açıklamada, merhum Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin bulunduğu helikopterin kaza/kırıma uğraması olayına ilişkin FETÖ faaliyetleri kapsamında “tasarlayarak kasten öldürme” suçuna iştirak ettikleri tespit edilen 29 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiği, şüphelilerden 27’sinin yakalanarak gözaltına alındığı belirtildi. Açıklamada Ankara Cumhuriyet Başsavcılığındaki işlemlerinin ardından tutuklama talebiyle nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine sevk edilen 27 şüpheliden 19’u hakkında tutuklama, 8’i hakkında ise adli kontrol kararı verildiği kaydedildi. Başsavcılık, soruşturmanın çok yönlü olarak titizlikle sürdürüldüğünü bildirdi. >>>İHA

  • Nasuh Mahruki neden gözaltına alındı? Kim, kaç yaşında?

    Nasuh Mahruki neden gözaltına alındı? Kim, kaç yaşında?

    Tutuklanma gerekçesi olan o paylaşım ve Nasuh Mahruki’nin hayat hikayesi…

    Nasuh Mahruki Neden Tutuklandı?

    Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Nasuh Mahruki’nin sosyal medya hesabı üzerinden 15 Temmuz darbe girişiminin yıl dönümüne ilişkin yaptığı değerlendirmeler üzerine “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” suçlamasıyla re’sen (kendiliğinden) soruşturma başlattı.

    Mahruki’nin sosyal medyada gündem olan ve adli süreci başlatan paylaşımında şu ifadeleri kullandığı belirtildi:

    “15 Temmuz önceden fark edilmiş ancak rejim değişikliği için bir fırsat olarak görülerek bilerek engellenmemiş, kontrollü bir şekilde kalkışılmasına müsaade edilmiş bir darbe girişimidir.”

    Bu paylaşımın ardından İstanbul Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alınan Mahruki, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından Bakırköy Adliyesi’ne sevk edildi. Savcılık sorgusunun ardından tutuklama talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine çıkarılan Nasuh Mahruki tutuklanarak cezaevine gönderildi.

    Nasuh Mahruki Kimdir? (Yaşı,

    Gözaltı ve tutuklama haberlerinin ardından internette en çok aranan isim haline gelen Ali Nasuh Mahruki’nin yaşam öyküsü şu şekildedir:

    21 Mayıs 1968 tarihinde İstanbul’da doğmuştur. 2026 yılı itibarıyla 58 yaşındadır. Yaklaşık iki asırdır İstanbul’da yaşayan köklü “Mahruki” ailesine mensuptur. Osmanlı döneminde Sultan II. Mahmud’a hizmet eden Kaptan-ı Derya Nasuhzade Ali Paşa’nın 5. kuşak torunudur. Babası Cafer Cem Mahruki ise Türkiye’nin tanınan koleksiyoncularından biri olup Türk Nümismatik Derneği Başkanlığı yapmıştır. Şişli Terakki Lisesi’ni bitirdikten sonra 1992 yılında Bilkent Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden mezun olmuştur. Himalayalar’da Bhutan Krallığı’na gerçekleştirdikleri bir motosiklet turu sırasında Mine Mahruki ile geleneksel bir törenle evlenmiştir. Barlas ve Bilge adında iki çocuk babasıdır.

    Efsanevi Dağcılık Kariyeri ve “Kar Leoparı” Unvanı

    Dağcılık sporuyla 1988 yılında Bilkent Üniversitesi Doğa Sporları Topluluğu’nda tanışan Mahruki, Türk spor tarihine adını altın harflerle yazdıran başarılara imza attı:

    • Kar Leoparı: 1992-1994 yılları arasında eski Sovyetler Birliği sınırlarında yer alan 7.000 metreden yüksek 5 dağa tırmanarak bu prestijli unvanı almaya hak kazandı.

    • Everest Başarısı: 1995 yılında dünyanın en yüksek noktası olan Everest Dağı’na tırmanan ilk Türk dağcı oldu. 2010 yılında bu tırmanışı bir kez daha tekrarladı.

    • Yedi Zirveler: 1996 yılında yedi kıtanın en yüksek dağlarına tırmanarak “Yedi Zirveler” projesini tamamlayan dünyadaki 45. ve en genç sporcu unvanını elde etti. Oksijen desteği almadan Cho Oyu, Lhotse ve K2 dağlarına tırmanmayı başardı.

    AKUT Dönemi ve Siyasi Girişimleri

    Türkiye’nin en önemli sivil toplum hamlelerinden biri olan Arama Kurtarma Derneği’nin (AKUT) kurucu üyesidir. Uzun yıllar derneğin Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yürüten Mahruki, 28 Kasım 2016’da bu görevinden ve yönetim kurulu üyeliğinden istifa etti. 2019 yılında ise AKUT Onursal Başkanlık görevini de tamamen bıraktı.

    Spora ve sivil topluma verdiği katkıların yanı sıra siyasete de adım atan Mahruki, 2024 yerel seçimlerinde Beşiktaş Belediye Başkanlığı için Cumhuriyet Halk Partisi’nden (CHP) aday adayı olmuş, ardından sürecin devamında Beşiktaş Belediyesi’ne bağımsız aday olarak seçimlere katılmıştır.

  • Yediemin çetesi operasyonu: 32 gözaltı

    Yediemin çetesi operasyonu: 32 gözaltı

    İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Oto Hırsızlık Büro Amirliği ekiplerinin 6 aylık teknik ve fiziki takibi sonucu İstanbul merkezli Ankara, Bursa, İzmir, Antalya, Şanlıurfa, Balıkesir ve Tekirdağ illerinde yürütülen çalışmalar kapsamında, yediemin otoparklarında muhafaza edilen hacizli ve yakalamalı araçlar üzerinden usulsüzlük ve 1.5 milyar liralık vurgun yaptıkları tespit edilen suç örgütüne operasyon düzenlendi. Operasyon kapsamında aralarında örgüt lideri Y.K ile yöneticileri; O.T., Ö.T., B.T., İ.A. ve C.K.’nın da aralarında olduğu 32 şüpheli kıskıvrak yakalandı. Yakalanan şüpheliler Asayiş Şube Müdürlüğü Oto Hırsızlık Büro Amirliği’ndeki işlemlerinin ardından Anadolu Adliyesine sevk edildi. Şüpheliler hakkında “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, nitelikli dolandırıcılık, muhafaza görevini kötüye kullanma, ihaleye fesat karıştırma, görevi kötüye kullanma, vergi kaçırma, mala zarar verme ve resmi belgede sahtecilik suçlarından işlem yapıldı.

    ARAÇLARI PARÇALAYIP SATTILAR

    Polis ekipleri tarafından derinlemesine yapılan çalışmada, yediemin otoparklarına çekilen araçların motor, kapı ve çeşitli parçalarının sökülerek yedek parça olarak satıldığı, parçaları eksik bırakılan araçların ise gerçek değerinin çok altında ihaleye çıkarıldığı belirlendi. Şüphelilerin, ihaleye çıkan araçları kendi adlarına ya da bağlantılı kişiler üzerinden satın aldığı, satın alamadıkları araçların ise eksik parçalarını sonradan satarak haksız kazanç elde ettiği öğrenildi.

    YAPAY ZEKAYLA SAĞLAM ARABALARI HASARLI GÖSTERİP, SAHTE BİLİRKİŞİ RAPORU HAZIRLADILAR

    Asayiş Büro Amirliği Oto Hırsızlık Büro Amirliği tarafından yapılan incelemelerde çetenin, bazı araçların sağlam olmasına rağmen yapay zeka destekli görseller ve sahte bilirkişi raporlarıyla hasarlı gibi gösterdiğini, bu yöntemle araçların değerlerinin düşürüldüğünü belirledi. Şüphelilerin, düzenledikleri sahte ekspertiz ve bilirkişi raporlarıyla araçları ağır hasarlı gibi göstererek ihale bedellerini düşürdükleri öne sürüldü. >>>İHA

    Yediemin çetesi operasyonu: 32 gözaltı
    SÖKÜLEN ARAÇLAR (/İSTANBUL-İHA)
    İstanbul merkezli 8 ilde hacizli ve yakalamalı olarak yediemin otoparklarında muhafaza edilen araçların parçalarını sökerek sattıkları, araçları sahte bilirkişi raporlarıyla hasarlı gösterip usulsüz işlemler gerçekleştirdikleri tespit edilen aralarında doktor ve iş adamlarının da bulunduğu 32 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Öte yandan şüphelilerin yapay zekayı kullanıp sağlam arabaları hasarlı gösterip, sahte bilirkişi raporu hazırladıkları öğrenildi.
    Yediemin çetesi operasyonu: 32 gözaltı
    SÖKÜLEN ARAÇLAR (/İSTANBUL-İHA)
    İstanbul merkezli 8 ilde hacizli ve yakalamalı olarak yediemin otoparklarında muhafaza edilen araçların parçalarını sökerek sattıkları, araçları sahte bilirkişi raporlarıyla hasarlı gösterip usulsüz işlemler gerçekleştirdikleri tespit edilen aralarında doktor ve iş adamlarının da bulunduğu 32 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Öte yandan şüphelilerin yapay zekayı kullanıp sağlam arabaları hasarlı gösterip, sahte bilirkişi raporu hazırladıkları öğrenildi.
  • Kömür yüklü tır benzinliğe daldı: 1 Ölü

    Kömür yüklü tır benzinliğe daldı: 1 Ölü

    Çakırca Mahallesi’nde kömür yüklü tırın benzinliğe dalması sonucu bir kişi ölmüş iki kişi ise yaralanmıştı. Herkesi şoke eden kazanın güvenlik kamerası da ortaya çıktı. Kazada bir benzin istasyonu çalışanının da kıl payı kurtulması an be an kameralara yansıdı.

    52 yaşındaki Kutret K. idaresindeki 11 AAJ 500 plakalı kömür yüklü kamyon sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu önce petrol istasyonuna sonra da market bölümüne girerek durabildi. Kazada sürücü Kutret K. ve market çalışanı İbrahim Y. yaralı kurtulurken, o esnada markette müşteri olan çiftçi Erdinç Cirit olay yerinde hayatını kaybetti.

    Tırın son sürat benzin istasyonuna dalması, akaryakıt pompalarını devirmesi ve markete dalması saniye saniye güvenlik kamerasına yansıdı. Olay yerine jandarma, AFAD ve sağlık ekibi sevk edilirken, Erdinç Cirit’in cansız bedeni, savcılık incelemesinin ardından morga kaldırıldı.

    Jandarma, kazayla ilgili geniş çaplı tahkikat başlattı.

    Sürücü Kurtet K. bir anlık dalgınlık sonucu benzin istasyonuna girdiğini ifade ederken, jandarmadaki işlemlerinin ardından sürücünün adliyeye sevk edilmesi bekleniyor. >>>İHA

    Kömür yüklü tır benzinliğe daldı: 1 Ölü Kömür yüklü tır benzinliğe daldı: 1 Ölü Kömür yüklü tır benzinliğe daldı: 1 Ölü Kömür yüklü tır benzinliğe daldı: 1 Ölü

  • Haluk Levent’in elleri kelepçeli görüntüsü ortaya çıktı

    Haluk Levent’in elleri kelepçeli görüntüsü ortaya çıktı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ahbap Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 25 şüpheli adliyeye sevk edilmişti. 25 şüpheliden 19’u tutuklama, 6’sı adli kontrol talebiyle nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine sevk edilmişti. Tutuklama talebiyle sevk edilen Haluk Levent, Ece Güner, İlker Çetin, Nurdan Eriş, Yusuf Can Ertit, Kemal Ötünç, Şehmuz Baştuğ, Abdulcevat Özkan, Emrah Gödeliner, Erhan Dökmeci, Halil Bostancı, Mehmet Ulu, Yeliz kaya, Zafer Yay olmak üzere 14 kişi tutuklanmıştı. Tutuklanan Haluk Levent’in yeni görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde Levent’in ellerinin kelepçeli olduğu görülüyor. >>>İHA  

    Haluk Levent'in elleri kelepçeli görüntüsü ortaya çıktı
    HALUK LEVENT’İN ELLERİ KELEPÇELİ GÖRÜNTÜSÜ ORTAYA ÇIKTI (/İSTANBUL-İHA)
    Ahbap Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında Haluk Levent’inde aralarında bulunduğu 14 kişi tutuklanırken, Levent’in elleri kelepçeli görüntüsü ortaya çıktı.
  • Kediye tekme atan şahıs yakalandı

    Kediye tekme atan şahıs yakalandı

    Olay, İlkadım ilçesi Derebahçe Mahallesi Mustafa Zıvalı Bulvarı’nda dün akşam 20.30 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, mahalle esnafının bakımını üstlendiği kedi kaldırımda bulunduğu sırada yoldan geçen bir şahıs, ona tekme attı. Tekmenin etkisiyle kedi savrulurken, yaşananlar çevredeki bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı.

    Görüntülerin ortaya çıkmasının ardından mahalle sakinleri ve esnaf duruma tepki gösterdi. Olayın ihbarı üzerine kediye tekme atanın D.G.(29) olduğu tespit eden polis, şahsı gece yakalayarak gözaltına aldı. Gazi Polis Merkezinde ifadesi alınan D.G., “hayvana eziyet etmek” suçundan bugün Samsun Adliyesine sevk edildi. >>>İHA

  • Kerem Gürel kimdir, neden gözaltına alındı?

    Kerem Gürel kimdir, neden gözaltına alındı?

    Beşiktaşlı yönetici Kerem Gürel hakkındaki iddialar, gözaltı süreci ve kariyerine dair tüm detaylar…

    Kerem Gürel Kimdir?

    Kerem Gürel, Beşiktaş Jimnastik Kulübü bünyesinde üstlendiği kurumsal görevlerle tanınan bir spor yöneticisidir.

    Kerem Gürel’in doğum tarihi, yaşı ve memleketine dair kamuoyuna açıklanmış, doğrulanmış resmi bir biyografi bilgisi bulunmamaktadır. Beşiktaş Jimnastik Kulübü’nün yönetim kademesinde bağımsız üye sıfatıyla yer alması nedeniyle siyah-beyazlı camianın önemli yöneticileri arasında gösterilmektedir.

    Kerem Gürel’in Beşiktaş’taki Görevleri Nelerdir?

    Kulübün profesyonel idari yapılanmasında önemli bir rol üstlenen Gürel, iki kritik unvana sahiptir:

    Beşiktaş JK karar alma mekanizmalarında bağımsız üye statüsüyle yer alarak kulübün idari kararlarına katkı sunar. Beşiktaş’ın kurumsal yönetim ilkelerinin uygulanması; şeffaflık, hesap verebilirlik ve kurumsal disiplin süreçlerinin yürütülmesinden sorumludur.

    Gürel, yöneticilik kariyeri boyunca zaman zaman Türk futbolundaki hakem kararları ve Türkiye Futbol Federasyonu’nun (TFF) uygulamalarına yönelik yaptığı sert değerlendirmelerle de spor medyasında adından söz ettirmiştir.

    Kerem Gürel Neden Gözaltına Alındı?

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan ve futbol dünyasındaki yöneticileri hedef alan büyük bahis soruşturmasında Kerem Gürel hakkında gözaltı kararı verildi.

    Adli süreç; Türkiye’de yasal olarak faaliyet gösteren bahis platformlarından elde edilen 2020-2026 yıllarına ait veriler ile Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından yapılan derinlemesine finansal analizler doğrultusunda yürütülüyor. Soruşturma dosyasındaki iddialara göre; Kerem Gürel’in Beşiktaş’ta aktif yöneticilik yaptığı dönemde, kendi kulübünün müsabakalarına yönelik rakip takım lehine bahisler veya gol içerikli kuponlar oynadığı öne sürüldü. Savcılık talimatıyla ifadesi alınmak üzere gözaltına alınan Gürel hakkında henüz kesinleşmiş bir mahkümiyet kararı bulunmamakta olup, adli süreç ve emniyetteki sorgu işlemleri devam etmektedir.

  • Ankara’da zincirleme kaza! 5 araç birbirine girdi: 5 yaralı

    Ankara’da zincirleme kaza! 5 araç birbirine girdi: 5 yaralı

    Kaza, dün akşam Elmadağ ilçesi Hasanoğlan Mahallesi’nde meydana geldi. Alınan bilgilere göre, 5 aracın çarpıştığı zincirleme trafik kazasında 5 kişi yaralandı. Yaralılar ambulansla hastaneye kaldırılırken, polis ekipleri kazayla ilgili inceleme başlattı.

    ANKARA’NIN ELMADAĞ İLÇESİNDE 5 ARACIN KARIŞTIĞI ZİNCİRLEME TRAFİK KAZASINDA 5 KİŞİ YARALANDI. (İHA/ANKARA-İHA)
  • Oğuzhan Uğur gözaltına alındı

    Oğuzhan Uğur gözaltına alındı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında 9 şüpheli hakkında daha gözaltı kararı verildi.

    Bunun üzerine Oğuzhan Uğur, Gülgün Öztürk, Suzan Düşküner, Emir Taşar, Emre Kartaloğlu, Hüseyin Küçük ve Fatih Eke polis ekiplerince gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında Ahbap çalışanları ve mali denetçiler ile kripto varlık alanında faaliyet gösteren 1 şüphelinin bulunduğu öğrenildi. İşlemleri için emniyete götürülen şüphelilerin 20 Temmuz’da adliyeye sevk edilmesi bekleniyor.

    Oğuzhan Uğur gözaltına alındı

    OPERASYON

    İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “nitelikli dolandırıcılık” ve “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” suçlarının önlenmesi ile şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışma yürütülmüştü.

    Bu kapsamda, Ahbap Derneği çalışanlarına yönelik hazırlanan MASAK raporları, hesap hareketleri incelemeleri ile teknik ve fiziki takip çalışmaları sonucunda, şüphelilerin mali profilleriyle uyumsuz yüksek tutarlı para hareketlerinin bulunduğu, aralarında yüksek miktarlı para transferleri gerçekleştirildiği, şans oyunları hesaplarına yüksek meblağlarda para aktararak bahis oynadıkları ve bu yolla yüksek miktarlarda para kaybettikleri, ayrıca kısa süre içerisinde aralarında zincirleme şekilde çok sayıda tapu devir işlemi gerçekleştirdikleri tespit edilmişti.

    Yürütülen soruşturma kapsamında, Ahbap Derneği üyesi ve dernek çalışanlarıyla bağlantılı olduğu belirlenen aralarında derneğin kurucusu şarkıcı Haluk Levent’in de yer aldığı 17 şüpheli, 12 Temmuz’da düzenlenen operasyonla gözaltına alınmış, çalışmaların devamında 9 zanlı daha yakalanmıştı.

    Şüphelilerden 1’i emniyetteki işlemlerinin ardından bırakılırken, adliyeye sevk edilen 25 şüpheliden aralarında Haluk Levent’in de bulunduğu 14’ü tutuklanmış, 11 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmıştı.

    İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce İstanbul, İzmir, Kocaeli ve Muğla’da düzenlenen eş zamanlı operasyonda ise 17 şüpheli daha gözaltına alınmıştı. Adliyeye sevk edilen 12 şüpheliden 4’ünün daha tutuklanmasına, 8’i hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verilmişti.

    Ayrıca soruşturma kapsamında, derneğin ve bazı şüphelilerin mal varlıklarına el konulmuştu. >>>AA

    Oğuzhan Uğur gözaltına alındı

  • Maruf Güneş kimdir? Kaç yaşında neden gözaltına alındı?

    Maruf Güneş kimdir? Kaç yaşında neden gözaltına alındı?

    Yaşanan sıcak gelişmeler, gözaltı gerekçesi ve Maruf Güneş’in hayatına dair merak edilen tüm detaylar…

    Maruf Güneş Neden Gözaltına Alındı?

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma, kulüp yöneticilerinin görev süreleri boyunca kendi takımlarının maçlarına bahis oynayıp oynamadıklarını ortaya çıkarmayı hedefliyor.

    Savcılık; Türkiye’de yasal olarak faaliyet gösteren bahis sitelerinden, futbol kulüplerinde yöneticilik yapmış kişilerin 2020-2026 yılları arasındaki tüm bahis hareketlerini incelemeye aldı. Yapılan incelemelerde, Maruf Güneş’in Galatasaray’da yöneticilik yaptığı dönemde, sarı-kırmızılı ekibin maçlarına yönelik “rakip takım lehine bahisler, gol içerikli (alt-üst) bahisler ve oyuncu performansına dayalı özel bahisler” kapsamında toplamda 48 adet kupon oynadığı değerlendirildi. Kendi kulübü aleyhine ve şüpheli gol bahisleri aldığı tespit edilen Güneş, bu iddialar doğrultusunda ifadesi alınmak üzere emniyet güçlerince gözaltına alındı.

    Maruf Güneş Kimdir?

    Gözaltı haberiyle spor ve iş dünyasında gündemin ilk sırasına yerleşen Maruf Güneş’in öz geçmişi şu şekildedir:

    1983 yılında Şanlıurfa’da dünyaya gelmiştir. 2026 yılı itibarıyla 43 yaşındadır. Liseyi 2000 yılında Ankara Arı Fen Lisesi’nde tamamladı. 2002 yılında İngiltere’de bulunan Bournemouth and Poole College‘da İşletme ve Yönetim (Business and Management) bölümünü bitirdi. 2008 yılında Doğu Akdeniz Üniversitesi Mimarlık Fakültesi, İç Mimarlık Bölümü’nden mezun oldu.

    2008 yılından bu yana aile şirketi olan; inşaat, enerji, turizm ve liman işletmeciliği alanlarında dev yatırımları bulunan Güneş Grup’ta Yönetim Kurulu Başkan Vekilliği görevini yürütmektedir. Aynı zamanda Ayvansaray Üniversitesi Mütevelli Heyeti üyesidir.

    Galatasaray Spor Kulübü’ne olan bağlılığıyla bilinen iş insanı, 16515 sicil numaralı Galatasaray SK Genel Kurul üyesi ve 1401 numaralı Galatasaray SK Yardımlaşma ve Dayanışma Sandığı üyesidir.

  • Cinayet sonrası Afyonkarahisar’a kaçtı

    Cinayet sonrası Afyonkarahisar’a kaçtı

    Olay, 22 Şubat 2026 Pazar günü saat 08.00 sıralarında Muratpaşa ilçesi Kızılsaray Mahallesi Güllük Caddesi üzerindeki bir apartmanın birinci katında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, aralarında alacak meselesi bulunduğu belirtilen Yücel Namık K. (69) ile Yakup Önal (52), cadde üzerinde kıraathane olarak kullanılan bir iş yerinde buluştu. Ticari taksiyle kıraathanenin bulunduğu apartmanın önüne gelen Önal, Yücel Namık K. ile birlikte içeri girdi. Bir süre sonra ikili arasında başlayan tartışma büyüdü. Yücel Namık K., yanında bulunan tabancayla Önal’a ateş etti. Kurşunlardan ikisinin isabet ettiği Önal yere yığılırken, Yücel Namık K. olay yerinden kaçtı. Silah seslerini duyan vatandaşların ihbarı üzerine adrese polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Ekipler, dairenin mutfak bölümünde Yakup Önal’ı kanlar içerisinde hareketsiz halde buldu. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde Önal’ın hayatını kaybettiği belirlendi. Bunun üzerine olay yerine Antalya Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği, Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ile Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü ekipleri yönlendirildi. Cumhuriyet savcısı ve olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmalarının ardından Önal’ın cansız bedeni, otopsi yapılmak üzere Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.

    Cinayet sonrası Afyonkarahisar'a kaçtı
    OLAY YERİ (ARŞİV) (/ANTALYA-İHA)
    Antalya’da aralarındaki 2 bin 400 liralık alacak meselesi nedeniyle tartıştığı 52 yaşındaki adamı tabancayla öldürdüğü iddiasıyla tutuklanan Yücel Namık K., ilk kez hakim karşısına çıktı. Yücel Namık K., şahsın bıçakla üzerine yürüdüğünü ileri sürerek, “Öldürmek ve yaralamak için ateş etmedim. Korkutmak amacıyla ateş ettim” dedi. Olayın tanıkları ise sanığın silahla olay yerinden ayrılırken, “Bıçak çekilirse sonu bu olur” dediğini anlattı.

    KAÇTIKTAN SONRA ANTALYA’YA DÖNEREK TESLİM OLDU

    Olayın ardından kaçan Yücel Namık K.’nın yakalanması için çalışma başlatan polis ekipleri, gece saatlerinde şüphelinin bulunduğu yeri belirledi. Gözaltına alınan Yücel Namık K., emniyetteki işlemleri ve sağlık kontrolünün ardından adliyeye sevk edildi. Savcılıktaki ifadesinin ardından sulh ceza hakimliğine çıkarılan Yücel Namık K., “kasten öldürme” suçundan tutuklandı. Yücel Namık K.’nın “kasten öldürme” ile “ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma, taşıma veya bulundurma” suçlarından yargılanmasına Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlandı. İlk duruşmaya tutuklu sanık Yücel Namık K., tarafların yakınları ve avukatları katıldı.

    “2 BİN 400 LİRAYI SORDUM”

    Duruşmada savunma yapan Yücel Namık K., Yakup Önal’ı olaydan yaklaşık bir ay önce tanıdığını belirterek, aralarındaki anlaşmazlığın paralı bir oyundan kaynaklandığını ileri sürdü. Oyun sonunda kazanan kişiye para verilmesi gerektiğini söyleyen Yücel Namık K., “Parayı istediğimde türlü bahanelerle vermedi. Sonrasında paranın peşine düşmedim. Olay günü karşılaştığımızda 2 bin 400 TL parayı sordum. Mutfak bölümünün balkonunda konuştuk. Mutfak tezgahından bıçağı alıp üzerime doğru yürüdü. Ben de belimdeki silahı çıkarıp iki el ateş ettim. Yakup’un yaralandığını fark etmedim” dedi.

    Olayın ardından kız arkadaşının evine gittiğini ve silahı çöpe attığını anlatan Yücel Namık K., daha sonra Afyonkarahisar’daki eski ortağının yanına gitmek üzere yola çıktığını söyledi. Afyonkarahisar’a ulaştığında arkadaşının cezaevinde olduğunu öğrendiğini ifade eden Yücel Namık K., Antalya’ya dönerek karakola teslim olduğunu ileri sürdü. Yücel Namık K., “Öldürmek ve yaralamak için ateş etmedim. Antalya’ya dönünce öldüğünü öğrendim. Korkutmak amacıyla ateş ettim. Keşke böyle bir olay yaşanmasaydı, pişman ve üzgünüm. Bar çalıştırdığım ve daha önce kardeşim öldüğü için hasımlarımdan dolayı sürekli silah taşırım. Silah göstermek için taşınmaz” ifadelerini kullandı.

    Cinayet sonrası Afyonkarahisar'a kaçtı

    “SUÇSUZ YERE OĞLUMU ÖLDÜRDÜ”

    Duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlanan Yakup Önal’ın annesi Hayriye Önal, sanıktan şikayetçi olduğunu belirterek, “Davacıyım, müebbet hapis cezası istiyorum. Kasten, suçsuz yere oğlumu öldürdü” dedi. Önal’ın ağabeyi Kadir Önal ise olayın tasarlanarak gerçekleştirildiğini ileri sürerek, “İdam olsaydı idam edilmesini isterdik. Bu, tasarlayarak kasten öldürme. Hiçbir neden yok. Ağabeyimi takip etti ve öldürdü. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istiyoruz” diye konuştu.

    “BIÇAK ÇEKİLİRSE SONU BU OLUR DEDİ”

    Duruşmada tanık olarak dinlenen Murat Çelik, olay sırasında diğer kişilerle birlikte salonda bulunduğunu belirterek, “Balkondan silah sesi geldi. Koridora doğru yürürken Yücel bize doğru geliyordu. ‘Bıçak çekilirse sonu bu olur’ dedi, silahını çekip gitti. Diğer arkadaş da balkonda iki büklüm yatıyordu. Maktulün yakınlarında herhangi bir bıçak görmedim” dedi.

    “2-3 BİN LİRALIK ALACAK VERECEK MESELESİ VARDI”

    Kıraathane sahibi Abdülkadir A. da olay sabahı önce Yakup Önal’ın, ardından Yücel Namık K.’nın iş yerine geldiğini anlattı. İkili arasında 2-3 bin liralık bir alacak meselesi bulunduğunu belirten Abdülkadir A., şu ifadeleri kullandı: “Önce Yakup, sonra Yücel sabah saat 07.00 sıralarında geldi. Aralarında 2-3 bin liralık alacak verecek meselesi vardı. Tartışmaya başlayınca, ‘Burada tartışmayın, dışarı gidin’ dedim. Arkadaşlardan birine, ‘Arkalarından git, ne yapıyorlar bak’ dedim. Arkadaş gidinceye kadar silah sesi geldi. Silah sesini duyunca maktulün yanına gittik, yanında bıçak yoktu. İkisi de alkollüydü. Yücel giderken, ‘Bıçak çekilirse sonuç bu olur’ dedi. Gün ağarmıştı. Olay gününe kadar Yücel’i silahla görmedim.” Mahkeme heyeti, dosyadaki eksik hususların giderilmesine ve sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi. >>>İHA

    Cinayet sonrası Afyonkarahisar'a kaçtı

  • Kulüp yöneticilerine yasa dışı bahis operasyonu: 19 gözaltı kararı!

    Kulüp yöneticilerine yasa dışı bahis operasyonu: 19 gözaltı kararı!

    Adalet Bakanı Akın Gürlek, X hesabından yaptığı paylaşımda 19 şüpheli hakkında bugün İstanbul merkezli eş zamanlı operasyon gerçekleştirildiği duyurdu.

    Gürlek, “2020-2026 yıllarına ait bahis platformu verileri ile MASAK analizleri birlikte değerlendirilmiş; Türkiye Futbol Federasyonuna bağlı profesyonel liglerde görev yapan bazı kulüp yöneticilerinin, bahis hareketlerine ilişkin önemli bulgular elde edilmiş; 19 şüpheli hakkında bugün İstanbul merkezli eş zamanlı operasyon gerçekleştirilmiştir” ifadelerini kullandı.

    Operasyon kapsamında 19 şüpheli için gözaltı kararı verildiği öğrenildi.

    İşte Akın Gürlek’in paylaşımı:

    “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, İçişleri Bakanlığımızla güçlü bir koordinasyon içerisinde; yasa dışı bahis, sporda şiddet, bahis şikesi ve suçtan elde edilen gelirlerle mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Futbolun adalet, emek ve alın teriyle anılması; sahada verilen mücadelenin hiçbir şaibe gölgesinde kalmamasını temel ilke olarak benimsiyoruz.

    Bu çerçevede İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Yasadışı Bahis ve Spor Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında; 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun’a muhalefet, bahis şikesi ve yasa dışı bahis iddialarına ilişkin önemli tespitlere ulaşılmıştır.

    2020-2026 yıllarına ait bahis platformu verileri ile MASAK analizleri birlikte değerlendirilmiş; Türkiye Futbol Federasyonuna bağlı profesyonel liglerde görev yapan bazı kulüp yöneticilerinin, bahis hareketlerine ilişkin önemli bulgular elde edilmiş; 19 şüpheli hakkında bugün İstanbul merkezli eş zamanlı operasyon gerçekleştirilmiştir.

    Bu kapsamlı soruşturmayı büyük bir hassasiyetle yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımıza, operasyonları başarıyla icra eden İstanbul İl Emniyet Müdürlüğümüze ve emeği geçen tüm kamu görevlilerimize teşekkür ediyorum.

    Temiz futbolun tesisi, sporun güvenilirliğinin korunması ve milletimizin vicdanını yaralayan hadiselerin aydınlatılması için adli süreçler titizlikle yürütülmektedir.  Sporun ruhunu zedeleyen, futbolun güvenilirliğine gölge düşüren her türlü şaibeli yapı, ilişki ve eylemin üzerine kararlılıkla gidilecektir.”

    İSİMLER VE KULÜPLER DE BELLİ OLDU

    Son olarak, haklarında gözaltı kararı verilen isimler ve isimlerin bağlı olduğu kulüpler de belli oldu.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın açıklaması şu şekilde:

    “İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Yasadışı Bahis ve Spor Suçları Soruşturma Bürosunca 6222 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun’a Muhalefet (Bahis Şikesi) suçuna ilişkin İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü tarafından yürütülen soruşturma kapsamında önemli tespitlere ulaşılmıştır.

    Soruşturma kapsamında, ülkemizde yasal olarak faaliyet gösteren Misli, Nesine, Oley, Tuttur, İddaa, Bilyoner ve Birebin bahis platformlarından; hakemler, profesyonel futbol kulüplerinde görev yapan yöneticiler ve futbolculara ilişkin 2020-2026 yıllarını kapsayan bahis verileri temin edilerek analiz edilmiştir.

    Yapılan incelemelerde, Türkiye Futbol Federasyonuna bağlı profesyonel liglerde görev yapan bazı kulüp yöneticilerinin, yöneticilik yaptıkları dönem içerisinde kendi kulüplerinin müsabakalarına ilişkin rakip takım lehine sonuçlar, gol bahisleri (alt/üst vb.) ve oyuncu bazlı bahis seçenekleri kapsamında bahis oynadıklarına ilişkin veriler tespit edilmiştir.

    MASAK tarafından temin edilen finansal verilerin de incelenmesi neticesinde aşağıda bilgileri yer alan toplam 19 şüpheli hakkında işlem tesis edilmiştir:

    • Ali Sancak (Adana Demirspor A.Ş.) – Yöneticilik yaptığı dönemde kendi kulübünün maçlarına ilişkin rakip takım lehine veya gol bahislerine 7 kupon oynadığı değerlendirilmektedir.
    • Savaş Tatil (Adanaspor A.Ş.) – Yöneticilik yaptığı dönemde kendi kulübünün maçına rakip takım lehine veya Gol bahislerine 124 kupon oynadığı değerlendirilmektedir.
    • Hasan Turan Güven (Altay Spor Kulübü) – Yöneticilik yaptığı dönemde kendi kulübünün maçına rakip takım lehine veya Gol bahislerine 78 kupon oynadığı değerlendirilmektedir.
    • ⁠Barış Orhunbilge (Altınordu Futbol Kulübü) – Yöneticilik yaptığı dönemde kendi kulübünün maçına rakip takım lehine veya Gol bahislerine 14 kupon oynadığı değerlendirilmektedir.
    • Kemal Aydın (Balıkesirspor Kulübü) – Yöneticilik yaptığı dönemde kendi kulübünün maçına rakip takım lehine veya Gol bahislerine 12 kupon oynadığı değerlendirilmektedir.
    • Ünsal Yamaner (Bandırmaspor Kulübü) – Yöneticilik yaptığı dönemde kendi kulübünün maçına rakip takım lehine veya Gol bahislerine 144 kupon oynadığı değerlendirilmektedir.
    • Tolga Kırgız (Beşiktaş Jimnastik Kulübü) – Yöneticilik yaptığı dönemde kendi kulübünün maçına rakip takım lehine veya Gol bahislerine 1488 kupon oynadığı değerlendirilmektedir.
    • Kerem Gürel (Beşiktaş Jimnastik Kulübü) – Yöneticilik yaptığı dönemde kendi kulübünün maçına rakip takım lehine veya Gol bahislerine 996 kupon oynadığı değerlendirilmektedir.
    • Ahmet Akçelik (Beşiktaş Jimnastik Kulübü) – Yöneticilik yaptığı dönemde kendi kulübünün maçına rakip takım lehine veya Gol bahislerine 53 kupon oynadığı değerlendirilmektedir.
    • ⁠Hüseyin Gözütok (Bodrum Spor Faaliyetleri A.Ş.) – Yöneticilik yaptığı dönemde kendi kulübünün maçına rakip takım lehine veya Gol bahislerine 27 kupon oynadığı değerlendirilmektedir.
    • Murat Şabablı (Boluspor Kulübü) – Yöneticilik yaptığı dönemde kendi kulübünün maçına rakip takım lehine veya Gol bahislerine 13 kupon oynadığı değerlendirilmektedir.
    • Ali Şen (Boluspor Kulübü) – Yöneticilik yaptığı dönemde kendi kulübünün maçına rakip takım lehine veya Gol bahislerine 61 kupon oynadığı değerlendirilmektedir.
    • Halil İbrahim Yavaş (Boluspor Kulübü) – Yöneticilik yaptığı dönemde kendi kulübünün maçına rakip takım lehine veya Gol bahislerine 28 kupon değerlendirilmektedir.
    • Ali Gürsoy (Boluspor Kulübü) – Yöneticilik yaptığı dönemde kendi kulübünün maçına rakip takım lehine veya Gol bahislerine 22 kupon oynadığı değerlendirilmektedir.
    • Avni Akdemir (Erzurumspor Futbol Kulübü) – Yöneticilik yaptığı dönemde kendi kulübünün maçına rakip takım lehine veya Gol bahislerine 218 kupon oynadığı değerlendirilmektedir.
    • Maruf Güneş (Galatasaray) – Yöneticilik yaptığı dönemde kendi kulübünün maçına rakip takım lehine veya Gol bahislerine 48 kupon oynadığı değerlendirilmektedir.
    • Özgür Durşen (Gençlerbirliği Spor Kulübü) – Yöneticilik yaptığı dönemde kendi kulübünün maçına rakip takım lehine veya Gol bahislerine 50 kupon oynadığı değerlendirilmektedir.
    • Sezgin Özkan (Gençlerbirliği Spor Kulübü) – Yöneticilik yaptığı dönemde kendi kulübünün maçına rakip takım lehine veya Gol bahislerine 16 kupon oynadığı değerlendirilmektedir.
    • Ömer Çetin (Karaman Futbol Kulübü) – Yöneticilik yaptığı dönemde kendi kulübünün maçına rakip takım lehine veya Gol bahislerine 18 kupon oynadığı değerlendirilmektedir.
  • Oğuzhan Uğur gözaltına alındı: AHBAP soruşturmasında yeni dalga!

    Oğuzhan Uğur gözaltına alındı: AHBAP soruşturmasında yeni dalga!

    Cuma günü sabah saatlerinde gerçekleşen operasyonun tüm detayları…

    6 Şubat Depremleri Dönemindeki Çalışmalar Mercek Altında

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve mali hareketlerin mercek altına alındığı soruşturmada, bu sabah yeni bir operasyon düzenlendi.

    İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından düzenlenen operasyonda, Oğuzhan Uğur evinde gözaltına alındı.

    Uğur’un, 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremleri döneminde Babala TV ekibiyle birlikte sahada ve sosyal medyada Ahbap Derneği ile koordineli olarak yürüttüğü ortak çalışmalar ile mali yardımların toplanma/dağıtılma süreçleri nedeniyle ifadesine başvurulacağı öğrenildi.

    Oğuzhan Uğur Daha Önce Ne Demişti?

    Derneğe yönelik başlatılan yasal incelemelerin ve soruşturmanın kamuoyuna yansımasının ardından Oğuzhan Uğur, sosyal medya hesabı üzerinden konuya dair dikkat çekici bir değerlendirmede bulunmuştu:

    “Devletin resmi kurumları dışında hareket etmemenin önemini görmüş olduk. Kendi adıma çıkarmam gereken dersleri de çıkardım. Alın terimizin tek kuruşuna halel gelmişse miktara bakılmaz, sonuna kadar mücadele edeceğiz.”

    Adli Süreç Devam Ediyor

    Mali Suçlar Bürosu’nda ifade işlemleri başlatılan Oğuzhan Uğur’un, jandarma ve emniyet birimlerince yürütülen geniş çaplı teknik ve fiziki takibin detaylarına yönelik soruları yanıtlayacağı bildirildi. Soruşturmanın ilerleyen saatlerinde adli makamlardan gelecek resmi açıklamalar takip ediliyor.