Kategori: Asayiş

  • Afyon dahil 21 ilde DEAŞ operasyonu

    Afyon dahil 21 ilde DEAŞ operasyonu

    Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Jandarma Genel Komutanlığı Terörle Mücadele Daire Başkanlığı ile Cumhuriyet başsavcılıkları koordinesinde Adana, Afyonkarahisar, Ankara, Ardahan, Aydın, Balıkesir, Diyarbakır, Elazığ, Eskişehir, Gaziantep, Iğdır, İstanbul, İzmir, Kayseri, Kırklareli, Kırşehir, Kocaeli, Mersin, Nevşehir, Samsun ve Şanlıurfa’da terör örgütü DEAŞ’a yönelik operasyonlar yapıldı.

    Operasyonlarda, terör örgütü DEAŞ’a üye oldukları, terör örgütüyle iltisaklı kişiler ve sözde yardım kuruluşları vasıtasıyla örgüte finans sağladıkları, sosyal medya hesapları üzerinden terör örgütü DEAŞ’ın propagandasını yaptıkları tespit edilen 70 şüpheli yakalandı.

    Açıklamada, terör örgütü DEAŞ’ın faaliyet ve finans yapılanmalarına karşı operasyonların kararlılıkla sürdürüldüğü vurgusu yapıldı. >>>AA

  • “Dövüldük, cinsel saldırıya uğradık, işkence gördük”

    “Dövüldük, cinsel saldırıya uğradık, işkence gördük”

    Özgürlük Dalgaları Fransa Derneği üyesi Hadjal, Küresel Sumud Filosu’nun 2026 Bahar Misyonu’na katılan Fransız aktivistler arasında yer aldı.

    İsrail askerleri, 18 Mayıs’ta, Hadjal’ın bulunduğu tekneye uluslararası sularda saldırarak buradaki aktivistlerin tamamını alıkoydu.

    38 yaşındaki Hadjal, İsrail tarafından alıkonulduğunda maruz kaldığı şiddet ve cinsel saldırıyı, Paris’te anlattı.

    Hadjal, Gazze Şeridi’nde 2007’den bu yana devam eden yasa dışı ablukayı delmek, devam eden soykırıma tepki göstermek ve insani koridorun açılması amacıyla Küresel Sumud Filosu’nun bu yılki misyonuna katıldığını söyledi.

    “HEPİMİZ ELLERİMİZ SIKICA BAĞLI ŞEKİLDE DİZLERİMİZİN ÜZERİNE ÇÖKMEYE ZORLANDIK”

    Filodaki aktivistlerin uluslararası hukuka göre, uluslararası sularda kaçırıldığına dikkati çeken Hadjal, “Tekneme 18 Mayıs Pazartesi, 15.00 sularında el konuldu. İçinde İsrail askerleri olan bir bot bize doğru geldi. Hiçbir uyarıda bulunmadan tekneye bindiler. Can yeleklerimiz vardı, her türlü ateşe karşı ellerimizi kaldırdık.” şeklinde konuştu.

    Hadjal, İsrailli askerlerin erkek aktivistlerin ellerini bağladığını ve tüm aktivistlerin üzerini ve tekneyi aradığını, ardından herkesi askeri bir gemiye götürdüklerini ifade ederek, şöyle devam etti:

    “Bu askeri gemiye geldiğimizde şiddet hemen başladı. Erkek, kadın hepimiz ellerimiz sıkıca bağlı şekilde dizlerimizin üzerine çökmeye zorlandık. Ardından sıcak kıyafetlerimiz, hırkalarımız, kefiyelerimiz, atkılarımız, kazaklarımız, spor ayakkabılarımız çıkarıldı.”

    Aktivistlerin burada yüzüstü yere yatırıldığını belirten Hadjal, üzerinde yalnızca bir tişört ve pantolonla kaldığını, zemin ıslak olduğu için çoraplarının tamamen ıslandığını söyledi.

    Hadjal, gemide çok sayıda genç asker olduğunu aktararak “Asla onlara bakmadık, kafamızı eğmek zorundaydık, kafamızı yere doğru bastırıyorlardı.” dedi.

    “ŞİDDET VE İŞKENCE GÖRDÜK, DARBEDİLDİK”

    Gemideyken pasaportlarının kontrol edildiğini ve burada 4 konteynerin bulunduğunu kaydeden Hadjal, aktivistlerin “siyah oda” olarak adlandıkları bir konteynere ilişkin şu ifadeleri kullandı: “Bu konteynerden birer birer geçiyorduk, erkek, kadın. Dövüldük, cinsel saldırıya uğradık, işkence gördük, hayal edilemeyecek şekilde şiddet gördük. Birçoğumuz fiziksel ve ayrıca psikolojik travma yaşıyoruz. 4 konteynerden oluşan, işkence gemisi olarak adlandırdığımız bu gemide hapishane kurmuşlardı. (Siyah oda) Burada şiddet ve işkence gördük, darbedildik.”

    Siyah oda olarak adlandırılan konteynerden geçen arkadaşlarının çığlıklarını duyduğunu anlatan Hadjal, “Dehşete kapıldım. Tecavüze uğrayacağımı sandım. Korkunç bir cinsel saldırıya uğradım. Gerçekten insanlık dışıydı.” dedi.

    Hadjal, girdiğinde konteynerin içinde İsrailli askerlerin ve bir aktivistin bulunduğunu belirterek “Girdiğimde (aktivist) arkadaşlarımdan biri pantolonu indirilmiş şekilde yüzüstü yere uzanmış haldeydi. İç çamaşırı görünüyordu.” şeklinde konuştu.

    Kendisini de çekerek ve ensesine baskı uygulayarak içeriye aldıklarını söyleyen Hadjal, siyah odada İsrailli askerin göğsüne dokunarak kendisine cinsel saldırıda bulunduğunu ifade etti.

    Hadjal, “Bir ara bana ‘Benimle gel’ diyordu. Onu takip etmeyi reddediyordum, durdum. Ve o an başıma tokat atmaya başladı. Yüzümü koruyordum. Son derece sağır edici tokatlardı.” diyerek, konteynerdeki İsrailli askerlerden birinin de kendisini saçlarından tuttuğunu dile getirdi.

    Sağ tarafında bulunan askerin kaburgalarına sert bir diz darbesi indirdiğini aktaran Hadjal, “‘Bana yüzünü göster’ diyordu. Ben kafamı kaldırmak istemiyordum ve bana sert tokatlar attı.” ifadelerini kullandı.

    Bir askerin kendisini konteynerin kapısına doğru götürdüğünü anlatan Hadjal, yerde kan izleri gördüğünü ve ardından kendisini başka askerlerin de beklediğini düşündüğü için ilerlemekten korktuğunu vurguladı.

    “TÜRKİYE’YE NE KADAR TEŞEKKÜR ETSEM AZDIR”

    Hadjal, “Bu tutukluluk koşulları bana Fransa tarihinin en karanlık dönemlerinden biri olan İkinci Dünya Savaşı’nı hatırlatıyordu.” diyerek, söz konusu savaş sırasında Avrupa’da vagonlara kapatılıp aç ve susuz bırakılan, dövülen ve insanlık dışı muamele gören kişiler olduğuna işaret etti.

    Birçok erkek aktivistin kaburgalarının kırıldığını ve İsrailli askerlerin beyaz tenli olmayan aktivistleri çok fazla hedef aldığını belirten Hadjal, aktivistleri almaya gelen Türk uçaklarını İsrail’de gördüğündeki hisleri hakkında şunları kaydetti:

    “Türkiye’ye ne kadar teşekkür etsem azdır. Pistteki o 3 uçak hala gözümün önünde canlanıyor. Ve o an ‘İşte bitti, kurtulduk.’ dedim.”

    Hadjal, Türkiye’de kendileriyle ilgilenildiğinin, uçaktan indikten sonra aktivistleri karşılamak için aralarında doktorların da olduğu büyük bir organizasyonun bulunduğunun altını çizdi.

    Fransa’ya vardıklarında kimsenin kendilerini karşılamadığını, yalnızca polislerin pasaportlarını kontrol ettiğini söyleyen Hadjal, “(Fransız) Devlet, bizi tamamen görmezden geliyor.” dedi.

    Fransız aktivist, Filistinlileri arkalarında bırakmaktan duyduğu üzüntüyü dile getirerek, Filistinli esirlerin İsrail hapishanelerinde daha kötü şeyler yaşadığına dikkati çekti.

    Hadjal, aktivistlerin korkunç şeyler yaşadığını ve travmaları olduğunu kaydederek, Filistinli esirlerin de yaşadıklarına kulak vermek gerektiğini sözlerine ekledi. >>>AA

  • Yardım istediği sürücüyü vurup, aracını gasp etti

    Yardım istediği sürücüyü vurup, aracını gasp etti

    Sürücünün başına ateş açıp kaçtı

    İddiaya göre, yol kenarında el kaldırarak yardım isteyen şüpheli, Ş.Y. idaresindeki aracı durdurarak bindi. Araç içerisinde henüz belirlenemeyen bir nedenle çıkan tartışma sonucunda şüpheli, yanındaki silahla sürücü Ş.Y.’nin başına ateş etti. Zanlı, ağır yaraladığı sürücüyü olay yerinde bırakıp gasp ettiği araçla kaçtı.

    Ağır yaralanan sürücü tedavi altına alındı

    Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye sağlık ve emniyet ekipleri sevk edildi. Ağır yaralanan Ş.Y., olay yerindeki ilk müdahalenin ardından Patnos Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Kaçan şüpheliyi yakalamak için bölgede geniş çaplı operasyon başlatan güvenlik güçlerinin olayla ilgili soruşturması devam ediyor.>>>İHA

  • Baba ile oğlu arasında yumruklu kavga!

    Baba ile oğlu arasında yumruklu kavga!

    Evde başlayan kavga sokağa taştı

    Köroğlu Mahallesi’nde meydana gelen olayda, baba ve oğlu arasında henüz bilinmeyen bir nedenle tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine taraflar birbirlerine yumruklarla saldırdı. Evde başlayan arbedenin sokağa taşması üzerine araya giren komşular durumu polise ve sağlık ekiplerine bildirdi.

    Aile İçi Şiddet Bürosu inceleme başlattı

    Yaralılar, olay yerindeki ilk müdahalenin ardından Bolu İzzet Baysal Devlet Hastanesi Köroğlu Ünitesi’ne sevk edildi. Tedavisi tamamlanan ve darp raporu alınan baba, ifadesi alınmak üzere Aile İçi Şiddet Büro Amirliği’ne götürüldü. Polis ekipleri olayla ilgili geniş çaplı inceleme başlattı.>>>İHA

  • İsrail’den Gazze’ye saldırı: 1 ölü, 2 yaralı

    İsrail’den Gazze’ye saldırı: 1 ölü, 2 yaralı

    Filistin haber ajansı WAFA’nın haberine göre, İsrail İHA’sı ile Zevayide beldesinde gerçekleştirilen saldırıda hayatını kaybeden Filistinlinin cenazesi ve yaralanan iki kişi Deyr Belah kentindeki Aksa Şehitleri Hastanesi’ne getirildi.

    İsrail, 10 Ekim 2025’ten bu yana yürürlükte olan ateşkes anlaşmasına rağmen Gazze Şeridi’ne havadan ve topçu atışlarıyla saldırılarını sürdürüyor. >>>AA

  • “İsrail ordusunda işkence etmekten zevk alanlar var”

    “İsrail ordusunda işkence etmekten zevk alanlar var”

    İsrail tarafından alıkonulan Küresel Sumud Filosu’na katılan Jouan, AA muhabirine, İsrail’in aktivistlere uyguladığı şiddet ve işkenceleri anlattı.

    Jouan, filonun amacının Gazze Şeridi’ndeki ablukaya ve İsrail’in Filistinlilere yönelik muamelesine tepki göstermek ve bölgeye yardım ulaştırmak olduğunu vurguladı.

    Bu girişim meşru olmasına rağmen İsrail ordusu tarafından alıkonulduklarına işaret eden Jouan, işkence gördükten sonra bırakıldıklarını söyledi.

    “DAYAK ATAN, ŞOK CİHAZI KULLANAN VE CİNSEL TACİZDE BULUNAN BİR EKİP VARDI”

    Jouan, hapishaneye çevrilen İsrail gemisinde sistematik olarak tüm aktivistlerin dövüldüğüne dikkati çekerek “İki gün boyunca dayak atan, şok cihazı kullanan ve cinsel tacizde bulunan bir ekip vardı.” dedi.

    Tüfeğin dipçiğiyle kendisine de vurduklarını, bu nedenle sırtında daire şeklinde 12 izin olduğunu belirten Jouan, aktivistlerin her türlü aşağılanmaya maruz kaldıklarını, gece soğuk havada üzerlerine su atıldığını anlattı.

    İsrail askerlerinin attığı tekmeler nedeniyle iki kaburgasının kırıldığını dile getiren Jouan, “Fransa’da hastaneye gittim, bunu tespit ettiler. Şikayetçi olmayı düşünüyorum.” ifadelerini kullandı.

    Jouan, gemide yaşadıklarına ilişkin şunları kaydetti: “3 konteynerin olduğu bir alana atıldık, burada uyuyamıyorduk çünkü çok fazla sıkıştırılmıştık. Benim iki kaburgam kırık olduğu için tam olarak uzanamıyordum, dolayısıyla geceyi ayakta veya dışarıda geçirmeye çalıştım ancak dışarıdayken gözlerimize lazer tutuyorlardı ve ardından insanların uyumasını engellemek için flaşlar kullanıyorlardı.”

    İsrailli askerlerin kendisi dahil aktivistlerin üzerine kurşun bilye tarzı mühimmatla ateş açtıklarını anlatan Jouan, “Bizleri bütün bunlarla, silahlarla tehdit ettiler.” dedi.

    Jouan, İsrail’e vardıklarında bazı aktivistlerin yeniden dövülüp aşağılandıklarını, bunu yaparken kendilerine “İsrail’e hoş geldiniz” denildiğini söyledi.

    Tamamen sebepsiz ve rastgele şekilde bu muameleye maruz kaldıklarının altını çizen Jouan, İsrail tarafından alıkonulan son gemide olduğunu, bu nedenle daha fazla kötü muameleye maruz kaldığını dile getirdi.

    İsrailli askerlere yalnızca “Durun! Biz barışçılız.” dediğini aktaran Jouan, “Bizi sürekli başımız yerde ve bir elimiz arkada olacak şekilde götürüyorlardı, kolu kırık olanları dahil. Burada saatlerce bizi dizlerimizin üzerinde tuttular, tam olarak bilmiyorum ne kadar, en az 3-4 saat diye düşünüyorum.” şeklinde konuştu.

    “İŞKENCE GÖRÜYORLAR, HAYVAN MUAMELESİ GÖRÜYORLAR”

    Jouan, hapishaneye çevrilen gemiyi terk etmeden önce yaşadıklarına ilişkin, “1,5 ile 2 saat arası bizi dizlerimizin üzerinde güneşin altında bıraktılar.” dedi.

    İsrail hapishanelerinde 9 binden fazla Filistinli esirin bulunduğuna işaret eden Jouan, filonun da İsrail’in yaptıklarına tepki göstermek amacıyla yola çıktığını vurguladı.

    Jouan, Filistinli esirlerin hangi koşullar altında bulunduklarını hayale cesaret edemediğini dile getirerek “İşkence görüyorlar, hayvan muamelesi görüyorlar. Bu, son derece korkunç. Bunu 2-3 gün yaşadığınızda bu şekilde aylarca, yıllarca nasıl dayanılır diye merak ediyorsunuz.” görüşünü paylaştı.

    İsrail’in yaptıklarına rağmen cezasız kaldığına işaret eden Jouan, “Ordularında insanlara işkence etmekten zevk alan psikopatlar var. Bazıları gülüyorlardı, müzik açıyorlardı, bizleri aşağılayıcı pozisyonlara düşürerek, bizleri taklit ederek eğleniyorlardı. Son derece sorunlu bir ordu.” ifadelerini kullandı.

    Jouan, İsrail ordusunun kendisini “dokunulmaz hissettiğine” dikkati çekerek, Avrupalı ülkelerden İsrail’e karşı somut yaptırım kararları almalarını istedi. >>>AA

  • Minibüsün çarptığı 16 yaşındaki çocuk hayatını kaybetti

    Minibüsün çarptığı 16 yaşındaki çocuk hayatını kaybetti

    Hastanede yapılan müdahaleler yetersiz kaldı

    Kaza, Cumhuriyet Mahallesi Çark Caddesi ile Tümen Sokak kesişiminde gerçekleşti. S.A. yönetimindeki 54  plakalı şehir içi toplu taşıma aracı, Emircan Çetin’in kullandığı bisiklete çarptı. Ağır yaralanan Çetin, olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Genç çocuk, burada doktorların tüm çabasına rağmen hayatını kaybetti.

    Sürücü hakkında inceleme başlatıldı

    Olay yerinde geniş çaplı inceleme yapan polis ekipleri, kazanın meydana geldiği bölgeyi kordon altına aldı. Kazaya karışan minibüs sürücüsü ve olayın oluş şekliyle ilgili adli süreç başlatıldığı bildirildi. Emircan Çetin’in vefatı ailesi ve yakınlarını yasa boğdu.>>>İHA

  • Park cinayetinde kan donduran itiraf! Öldürüp yemeğe gitmişler

    Park cinayetinde kan donduran itiraf! Öldürüp yemeğe gitmişler

    Cinayetten sonra bağ evinde yemek yediler

    Savunma yapan sanık Ş.Z., saldırının ardından dört kişiyle birlikte bir bağ evine gittiklerini, burada yemek yiyerek yaşananlar hakkında konuştuklarını itiraf etti. Olayın, maktul Mehmet Akdeniz ve arkadaşlarının kendi ablasının evini kurşunlaması üzerine başladığını iddia eden Ş.Z., panik halinde motosikleti sürdüğünü savundu.

    Tüm mermileri üzerine boşaltmış

    Diğer sanık Muhammet Murat D. ise olay yerine sadece konuşmak için gittiklerini ancak karşı taraftan ateş açılması üzerine silahını çıkardığını söyledi. Sanık, şarjöründeki tüm mermileri kullandığını kabul ederken, olay sonrası maktulün ağabeyini arayarak “yapabileceğimiz bir şey var mı?” diye sorduğunu öne sürdü.

    GAZİANTEP’TE 30 AĞUSTOS 2025’TE PARKTA MOTOSİKLETLİ ŞAHISLARIN SİLAHLI SALDIRISINA UĞRAYARAK HAYATINI KAYBEDEN 18 YAŞINDAKİ MEHMET AKDENİZ’İN ÖLÜMÜNE İLİŞKİN DAVADA SANIĞIN SAVUNMASI DİKKAT ÇEKTİ. (FATMA ALTINBAŞ/GAZİANTEP-İHA)
    Gaziantep’te 30 Ağustos 2025’te parkta motosikletli şahısların silahlı saldırısına uğrayarak hayatını kaybeden 18 yaşındaki Mehmet Akdeniz’in ölümüne ilişkin davada sanığın savunması dikkat çekti. Sanık, olayın ardından bağ evine giderek yemek yediklerini ve yaşananları arkadaşlarına anlattıklarını ifade etti.

    Tanık sanıkları yalanladı

    Olay sırasında maktulün yanında olan tanık Cemal H. ise sanıkların iddialarını yalanladı. Kendi taraflarından kimsenin silah kullanmadığını belirten tanık, sanıkların parkta oturdukları sırada seri şekilde ateş açarak uzaklaştıklarını beyan etti. Mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların mevcut hallerinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.

    Olayın geçmişi

    Şahinbey ilçesi Bülbülzade Parkı’nda 30 Ağustos 2025 tarihinde meydana gelen olayda, Mehmet Akdeniz motosikletli kişilerin saldırısında ağır yaralanmış ve hastanede hayatını kaybetmişti. Emniyet güçlerince yapılan operasyonda olayla ilgili 7 şüpheli yakalanmıştı.>>>İHA

    GAZİANTEP’TE 30 AĞUSTOS 2025’TE PARKTA MOTOSİKLETLİ ŞAHISLARIN SİLAHLI SALDIRISINA UĞRAYARAK HAYATINI KAYBEDEN 18 YAŞINDAKİ MEHMET AKDENİZ’İN ÖLÜMÜNE İLİŞKİN DAVADA SANIĞIN SAVUNMASI DİKKAT ÇEKTİ. (FATMA ALTINBAŞ/GAZİANTEP-İHA)
    Gaziantep’te 30 Ağustos 2025’te parkta motosikletli şahısların silahlı saldırısına uğrayarak hayatını kaybeden 18 yaşındaki Mehmet Akdeniz’in ölümüne ilişkin davada sanığın savunması dikkat çekti. Sanık, olayın ardından bağ evine giderek yemek yediklerini ve yaşananları arkadaşlarına anlattıklarını ifade etti.

  • Denizli’deki otobüs faciasında eşini ve bebeğini kaybeden acılı anne konuştu!

    Denizli’deki otobüs faciasında eşini ve bebeğini kaybeden acılı anne konuştu!

    Evladını kurtardı, eşi ve bebeği alevlerin arasında kaldı

    Kaza anında yaşananları aktaran Sevda Şen, 5 yaşındaki oğlu Siraç’ı kurtarmak için camı kırdığını belirtti:

    • Bayram tatili dönüşü Antalya’ya gitmek üzere yola çıkan aile, otobüsün bariyerlere çarpıp alev almasıyla büyük bir panik yaşadı.

    • Anne Sevda Şen, alevlerin yayıldığını görünce 9 aylık bebeği Eyüp Miraç’ı eşi Civan Şen’in kucağına verdi.

    • Camı patlatarak 5 yaşındaki oğlu Siraç’ı dışarı atan anne, diğer yolcuların oğlunun üzerine atlayıp onu ezmemesi için kendisi de peşinden atladı.

    • Eşinin arkasından bebeği kendisine vermesini beklerken, alevlerin bir anda eşini ve bebeğini sardığını ifade etti.

    “Bebeğime siper olup gitmiş”

    Eşinin son anlarında bebeğini korumaya çalıştığını belirten Şen, “Eşim sanırım o kargaşada sıkıştı. Bebeğime siper olup gitmiş” sözleriyle yaşadığı acıyı dile getirdi. Kazada ellerinde yanıklar oluşan ve güçlükle ayakta duran anne, eşi Civan Şen ve bebeği Eyüp Miraç’ın cenazelerini almak için Antalya’da bekleyişini sürdürüyor.

    İhmal iddiası ve şikayet

    Acılı anne, kazada ihmali olduğunu düşündüğü firmadan şikayetçi olduğunu söyledi. “Benim canımı aldılar, ben de o firmanın kapanmasını istiyorum” diyerek sorumluların cezalandırılması için elinden geleni yapacağını vurguladı.>>>İHA

  • Aileler arasındaki silahlı kavgada ölü sayısı 3’e yükseldi

    Aileler arasındaki silahlı kavgada ölü sayısı 3’e yükseldi

    Can kaybı 3’e çıktı

    Olayın yaşandığı gün Doğan Baday (35) ve Abdullah Kılınç hayatını kaybetmiş, 7 kişi ise yaralanmıştı. Hastanede tedavi altında olan yaralılardan Vejdi Kılınç’ın da yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak yaşamını yitirmesiyle toplam ölü sayısı 3’e yükseldi.

    5 şüpheli tutuklandı

    Olayla ilgili yürütülen geniş çaplı soruşturma kapsamında şu gelişmeler yaşandı:

    • Toplam 29 şüpheli gözaltına alındı.

    • Gözaltına alınanlardan 15’i savcılık ifadelerinin ardından serbest bırakıldı.

    • Adliyeye sevk edilen 14 şüpheliden 5’i tutuklanarak cezaevine gönderildi.

    • Diğer 9 şüpheli hakkında ise adli kontrol kararı verildi.>>>İHA

  • Otomobil menfeze uçtu, sürücü yaşamını yitirdi!

    Otomobil menfeze uçtu, sürücü yaşamını yitirdi!

    Kontrolden çıkan araç 3 metrelik boşluğa düştü

    Olayın detaylarına göre kaza şu şekilde gelişti: Süleymanpaşa istikametinden Malkara yönüne gitmekte olan Erdoğan Uzun (66) yönetimindeki 22  plakalı otomobil, henüz bilinmeyen bir nedenle yoldan çıktı. Direksiyon hakimiyeti kaybolan araç, yol kenarında bulunan yaklaşık 3 metre derinliğindeki menfeze yuvarlandı.

    TEKİRDAĞ’IN MALKARA İLÇESİNDE KONTROLDEN ÇIKAN OTOMOBİLİN YAKLAŞIK 3 METRELİK MENFEZE UÇMASI SONUCU SÜRÜCÜ HAYATINI KAYBETTİ. (ERDİ KURU/TEKİRDAĞ-İHA)
    Tekirdağ’ın Malkara ilçesinde kontrolden çıkan otomobilin yaklaşık 3 metrelik menfeze uçması sonucu sürücü hayatını kaybetti.
    TEKİRDAĞ’IN MALKARA İLÇESİNDE KONTROLDEN ÇIKAN OTOMOBİLİN YAKLAŞIK 3 METRELİK MENFEZE UÇMASI SONUCU SÜRÜCÜ HAYATINI KAYBETTİ. (ERDİ KURU/TEKİRDAĞ-İHA)
    Tekirdağ’ın Malkara ilçesinde kontrolden çıkan otomobilin yaklaşık 3 metrelik menfeze uçması sonucu sürücü hayatını kaybetti.

    Ekipler seferber oldu

    Kazanın ardından bölgeye jandarma, polis, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Araç içerisinde sıkışan sürücü Erdoğan Uzun, itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle otomobilden çıkarıldı. Sağlık ekiplerince yapılan kontrollerde, 66 yaşındaki Uzun’un olay yerinde hayatını kaybettiği tespit edildi.

    Soruşturma devam ediyor

    Savcılık ve olay yeri inceleme ekiplerinin çalışmalarını tamamlamasının ardından talihsiz sürücünün cenazesi Malkara Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Yetkililer kazayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlattı. >>>İHA

  • 7 aylık hamile hemşire evinde ölü bulundu: Serum detayı!

    Antalya, güne sağlık camiasını ve tüm şehri derinden sarsan kahredici bir ölüm haberiyle uyandı. Kepez ilçesinde bir hastanenin acil servis biriminde hemşire olarak görev yapan ve 7 aylık hamile olduğu belirlenen 29 yaşındaki Esra Uğur, yalnız yaşadığı evinde kolunda serum takılı bir vaziyette ölü bulundu.

    Genç kadının trajik ve şüpheli ölümü üzerine Antalya Emniyet Müdürlüğü asayiş ekipleri geniş çaplı bir soruşturma başlatırken, ilk incelemelerde boşanma ve borç sarmalına dair dramatik detaylar gün yüzüne çıktı. İşte yürekleri dağlayan olayın perde arkası…

    Yakınları Telefonla Ulaşamayınca Eşinden Yardım İstedi

    Olay, dün akşam saat 20.00 sıralarında Antalya’nın Kepez ilçesine bağlı Yeşilyurt Mahallesi 4314 Sokak’ta bulunan bir apartman dairesinde meydana geldi. Acil servis hemşiresi Esra Uğur’dan gün boyu haber alamayan ve telefonlarına yanıt bulamayan yakınları, büyük bir endişeyle genç kadının boşanma aşamasında olduğu eşi U.U.’ya ulaştı.

    Durumun ciddiyeti üzerine adrese giden U.U., kapının açılmaması üzerine polis ekiplerine haber verdi. Çilingir ve polis eşliğinde içeri giren ekipler, girdikleri odada korkunç bir manzarayla karşılaştı.

    Kolunda Serum Takılı Halde Hareketsiz Bulundu

    Dairede arama yapan ekipler, 7 aylık hamile Esra Uğur’u salon içerisindeki koltuk üzerinde, koluna serum mekanizması bağlanmış halde hareketsiz yatarken buldu. Olay yerine çağrılan acil sağlık ekiplerinin yaptığı ilk kontrollerde, genç hemşirenin ve karnındaki 7 aylık bebeğinin hayatını kaybettiği resmen saptandı.

    Olay yeri inceleme ekiplerinin evde yaptığı titiz incelemelerin ardından, Uğur’un cansız bedeni ölümünün kesin nedeninin belirlenmesi amacıyla Antalya Adli Tıp Kurumu morguna nakledildi.

    Cenaze Tesliminde Anne Sinir Krizi Geçirdi

    Bu sabah saatlerinde otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından genç hemşirenin cenazesi ailesine teslim edildi. Kızının ve doğmamış torununun tabutunu gören anne Emine Uğur ile yakınları morg önünde gözyaşlarına boğuldu.

    Ayakta durmakta güçlük çeken ve evlat acısıyla fenalık geçiren acılı anne, Adli Tıp bahçesinde hazır bekletilen ambulansa alınarak tedavi altına alındı. Esra Uğur’un cenazesi, ilk olarak yıllarca emek verdiği hastanenin bahçesine götürülerek mesai arkadaşları tarafından düzenlenen törenle anıldı. Talihsiz hemşire, Kurşunlu Mezarlığı’nda toprağa verilecek.

    İntihar İhtimali Masada: Anestezik Madde Şüphesi

    Olayın ardındaki sır perdesini aralamaya çalışan asayiş ekipleri, genç hemşirenin geçmişe dönük hayatını mercek altına aldı. Yapılan ilk incelemelerde; Esra Uğur’un ciddi miktarda kumar borcu bulunduğu, bu ekonomik darboğaz sebebiyle evliliğinde derin çatlaklar oluştuğu ve birkaç gün önce eşi U.U. ile kesin olarak boşanma kararı aldıkları saptandı.

    Ekipler, bir hastanenin acil servisinde çalışması nedeniyle tıbbi ilaçlara kolayca erişim sağlama imkanı bulunan Uğur’un, koluna taktığı seruma yüksek dozda anestezik madde enjekte ederek yaşamına son vermiş olabileceği ihtimali üzerinde duruyor. Olayla ilgili çok yönlü adli soruşturma devam ediyor.

    The post 7 aylık hamile hemşire evinde ölü bulundu: Serum detayı! first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Alacak verecek meselesinde silahlar konuştu!

    Alacak verecek meselesinde silahlar konuştu!

    Tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı

    Olayın detaylarına göre süreç şu şekilde gelişti:

    • M.K. ile Cuma Ali K. arasında alacak verecek meselesi nedeniyle tartışma çıktı.

    • Kavga sırasında M.K., yanındaki tabancayla Cuma Ali K.‘ye ateş ederek onu ağır yaraladı.

    • Vatandaşların ihbarıyla bölgeye sevk edilen sağlık ekipleri, yaralıyı ambulansla hastaneye kaldırdı.

    • Hastanede tedavi altına alınan Cuma Ali K., doktorların tüm çabasına rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

    Zanlı kısa sürede yakalandı

    Cinayetin ardından mahallede güvenlik önlemi alan jandarma ekipleri, olay yerinde detaylı inceleme gerçekleştirdi. Silahlı saldırıyı gerçekleştirdiği öne sürülen şüpheli M.K., ekipler tarafından kısa sürede yakalanarak gözaltına alındı. Olayla ilgili başlatılan soruşturma devam ediyor.>>>İHA

  • Kutsal topraklardan acı haber! Hacı adayı Mekke’de vefat etti

    Kutsal topraklardan acı haber! Hacı adayı Mekke’de vefat etti

    Mekke’de toprağa verildi

    Fatma Baba’nın cenazesi, Kabe’de ikindi namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından Mekke’de dualarla toprağa verildi. Kutsal topraklarda son yolculuğuna uğurlanan Baba için memleketinde de tören düzenlendi.

    Memleketi Bolu’da gıyabi cenaze namazı

    Merhume için Bolu’nun Okçular Mahallesi’nde gıyabi cenaze namazı kılındı. Namazın ardından Fatma Baba için dualar edilerek komşularından ve yakınlarından helallik alındı.>>>İHA

  • Durak cinayetinde kan donduran detay: Öldürmeden önce “Ölümsüz sevdim” yazılı siyah çelenk göndermiş!

    İstanbul’un Çatalca ilçesinde geçtiğimiz şubat ayında yaşanan ve infial yaratan kadın cinayeti soruşturmasında, adli makamlarca hazırlanan fezleke davanın korkunç arka planını gözler önüne serdi. Otobüs durağında eşi Gülten Ürkmez’i (41) yanına yaklaşarak başından vuran ve vahşice katleden koca Serkan Ürkmez (49) hakkında yürütülen soruşturma tamamlandı.

    Çatalca Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan fezlekede yer alan dijital incelemeler, mesajlar ve cinayetten hemen önce gönderilen bir siyah çelenk, olayın güpegündüz, adım adım tasarlanarak işlenmiş bir planlı cinayet olduğunu kanıtladı. İşte kan donduran o detaylar…

    Tartışmanın Ardından Geri Dönüp Durakta Katletti

    Olay, Çatalca’nın Binkılıç Atatürk Mahallesi’nde meydana geldi. Kumar ve alkol problemi nedeniyle 26 yıllık eşi Gülten Ürkmez ile şiddetli geçimsizlik yaşayan Serkan Ürkmez, evde çıkan tartışmanın ardından ikameti terk etti.

    Bu tartışmadan 3 gün sonra, 21 Şubat Cumartesi günü mahalleye motosikletle geri dönen gözü dönmüş koca, otobüs durağında bekleyen talihsiz kadının yanına yaklaştı. Çevredekilerin dehşet dolu bakışları arasında ruhsatsız silahını çıkaran katil zanlısı, eşini başından vurarak olay yerinde katletti. Kaçtıktan sonra jandarmanın titiz takibiyle tarlada yakalanan zanlı, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.

    Cinayet Sinyalini Sosyal Medyadan Vermiş: “Birazdan Her Şey Son Bulacak”

    Soruşturma kapsamında katil kocanın cep telefonu ve sosyal medya hesaplarını inceleyen siber suç uzmanları, cinayetin günler öncesinden planlandığına dair somut delillere ulaştı. Fezlekeye yansıyan bilgilere göre katil zanlısı;

    • Sosyal medya profilinde eşinin fotoğrafını paylaşarak, “26 senelik eşim ret veriyor ise kime ne diyebilirim?” yazdı.

    • Cinayetten bir gün önce, olayda kullandığı ruhsatsız tabancanın fotoğrafını çekerek sanal mecrada “Birazdan her şey son bulacak” notuyla paylaştı.

    • Mesajlaşma uygulamasındaki profil resmini ise manidar bir şekilde “siyah çelenk” fotoğrafı ile değiştirdi.

    “Ben Seni Ölümsüz Sevdim” Yazılı Dev Siyah Çelenk

    Katilin planlı vahşetindeki en kan donduran detay ise cinayetten bir gün önce yaşandı. Eşinin barışma teklifini reddetmesini sindiremeyen Serkan Ürkmez, büyük boy bir siyah çelenk hazırlatarak eşinin çalıştığı iş yerine gönderdi. Çelengin üzerine ise “Ben seni ölümsüz sevdim, Serkan” yazdırarak adalet karşısında tescillenen “tasarlama” niyetini açıkça ortaya koydu. Adli Tıp Kurumu raporunda da talihsiz kadının “bitişik atış” mesafesinden, yani çok yakından vurulduğu belgelendi.

    Pişkin Savunma: “Çelengi Kendimi Öldürmek İçin Gönderdim”

    Savcılıkta ifade veren Serkan Ürkmez, planlı cinayeti örtbas etmek amacıyla bildik bahanelerin arkasına sığındı. Olay günü alkollü olduğunu, amacının eşini öldürmek değil çocuklarını görmek olduğunu iddia eden zanlı, pişkin savunmasında şu ifadelere yer verdi:

    “Eşimi durakta görünce sarılmak istedim. Silahı kendimi öldürmek için yanıma almıştım, ne olduğunu anlamadan birden ateş aldı, üzgünüm. Gönderdiğim siyah çelengi ve sosyal medyadaki ‘Her şey son bulacak’ paylaşımını da eşim için değil, intihar etmeye karar verdiğim için kendime yönelik yapmıştım.”

    Savcılık “Planlı Katliam” Dedi: Ağırlaştırılmış Müebbet İstemi

    Çatalca Cumhuriyet Başsavcılığı, şüphelinin iddialarının hayatın olağan akışına ve somut delillere tamamen aykırı olduğunu belirtti. Eylemin ani bir öfkeyle değil, barışma teklifine gelen ret cevabıyla başlayan bir husumet, silah temini, takip mekanizması ve çelenkli tehdit adımlarıyla “tasarlanarak” işlendiği vurgulandı.

    Hazırlanan fezlekede katil koca Serkan Ürkmez hakkında “Eşe karşı tasarlayarak kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis, “ruhsatsız silah taşıma” suçundan ise 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası talep edilerek dosya Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi.

    The post Durak cinayetinde kan donduran detay: Öldürmeden önce “Ölümsüz sevdim” yazılı siyah çelenk göndermiş! first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Katliam gibi kazada kan donduran veri: Hız göstergesi 149’u görmüş!

    Katliam gibi kazada kan donduran veri: Hız göstergesi 149’u görmüş!

    Gaz pedalı yüzde 99 basılıymış

    Kazaya karışan araç üzerindeki elektronik veri kayıtları üzerinde yapılan teknik incelemede şu çarpıcı sonuçlara ulaşıldı:

    • Hava yastıkları açılmadan 5 saniye önce aracın hızı 149 kilometre olarak ölçüldü.

    • Hız sınırının 50 kilometre olduğu yolda, sürücünün gaz pedalına yüzde 99 oranında bastığı tespit edildi.

    • Kayıtlara göre sürücünün, fren pedalına ancak çarpışmadan 2 saniye önce bastığı ortaya çıktı.

    KAZADA HAYATINI KAYBEDEN NEJLA ÖZTÜRK (İHA/MERSİN-İHA)
    Mersin’de refüjde bekleyen yayalara çarparak 4 kişinin ölümüne, 2 kişinin yaralanmasına neden olan sürücü hakkında hazırlanan iddianamede, aracın kazadan saniyeler önce 149 kilometre hızla seyrettiği tespit edildi. Savcılık, sürücünün bilinçli taksirle hareket ettiğini değerlendirerek cezalandırılmasını talep etti.
    KAZADA HAYATINI KAYBEDEN ZEHRA SERDİL ATAK (İHA/MERSİN-İHA)
    Mersin’de refüjde bekleyen yayalara çarparak 4 kişinin ölümüne, 2 kişinin yaralanmasına neden olan sürücü hakkında hazırlanan iddianamede, aracın kazadan saniyeler önce 149 kilometre hızla seyrettiği tespit edildi. Savcılık, sürücünün bilinçli taksirle hareket ettiğini değerlendirerek cezalandırılmasını talep etti.
    MERSİN’DE REFÜJDE BEKLEYEN YAYALARA ÇARPARAK 4 KİŞİNİN ÖLÜMÜNE, 2 KİŞİNİN YARALANMASINA NEDEN OLAN SÜRÜCÜ HAKKINDA HAZIRLANAN İDDİANAMEDE, ARACIN KAZADAN SANİYELER ÖNCE 149 KİLOMETRE HIZLA SEYRETTİĞİ TESPİT EDİLDİ. (İHA/MERSİN-İHA)
    Mersin’de refüjde bekleyen yayalara çarparak 4 kişinin ölümüne, 2 kişinin yaralanmasına neden olan sürücü hakkında hazırlanan iddianamede, aracın kazadan saniyeler önce 149 kilometre hızla seyrettiği tespit edildi. Savcılık, sürücünün bilinçli taksirle hareket ettiğini değerlendirerek cezalandırılmasını talep etti.

    Tır çarptı savunması çürüdü

    Sürücü M.K. savunmasında, bir tırın kendisine çarpması sonucu kontrolü kaybettiğini iddia etse de bilirkişi incelemesi bu iddiayı yalanladı. Araçta herhangi bir temas izine rastlanmazken, Adli Tıp Kurumu hazırladığı raporda sürücüyü asli kusurlu, yayaları ve tır şoförünü ise kusursuz buldu.

    Bilinçli taksirden yargılanacak

    Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı, sürücünün hız sınırını aşırı derecede aşması nedeniyle “bilinçli taksirle” hareket ettiğine hükmetti. Kazada hayatını kaybeden Zehra Serdil Atak, Nejla Öztürk, Kübra Güney ve Büşra Güney’in ölümüyle ilgili hazırlanan iddianame, yargılama süreci için Mersin Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi.>>>İHA

  • Apartmandan gelen koku ekipleri alarma geçirdi: Kapı açıldığında her şey için çok geçti!

    Apartmandan gelen koku ekipleri alarma geçirdi: Kapı açıldığında her şey için çok geçti!

    Gaz kokusu sanıldı, ölüm çıktı

    Şeyhsinan Mahallesi Salih Omurtak Caddesi üzerinde bulunan binada, komşuların çevreye yayılan gaz kokusunu fark etmesi ve 70 yaşındaki Sabri Kın’dan haber alamaması üzerine durum ekiplere bildirildi. Yaşlı adamın tek başına yaşadığı daireye giren güvenlik ve sağlık ekipleri, Kın’ın cansız bedeniyle karşılaştı.

    Günlerce koltuğunda öylece kalmış

    Ekiplerin yaptığı incelemede, Sabri Kın’ın oturduğu koltukta hayatını kaybettiği belirlendi. Olay yerindeki savcı ve polis incelemesinin ardından cenaze, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla Çorlu Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.

    Beş günlük sessizlik acıyla bozuldu

    Çevredeki komşuları, yaşlı adamı en son yaklaşık 5 gün önce gördüklerini ifade etti. Olayla ilgili başlatılan adli soruşturma kapsamında, gaz kokusunun kaynağı ve ölüm nedeni detaylıca araştırılıyor. >>>İHA

  • Kahraman Babanın Dramı

    Kahraman Babanın Dramı

    Kahraman Babanın Dramı

    Kazanın en sarsıcı hikayelerinden biri Şen ailesine ait. Antalya’ya dönen aileden baba Civan Şen, yangın sırasında camı kırarak eşi Sevda Şen’i dışarı çıkarmayı başardı. Ancak eşini kurtardıktan sonra kucağındaki 9 aylık oğlu Eyüp Miraç Şen ile çıkmaya çalışırken, diğer yolcuların aynı noktaya yönelmesiyle oluşan izdiham nedeniyle araçtan çıkamadı ve evladıyla birlikte alevlerin arasında can verdi.

    Yarım Kalan Mezuniyet Heyecanı

    Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi öğrencisi Zehra Eyiol, bayram tatili sonrası hem final sınavlarına girmek hem de 18 Haziran’daki mezuniyet törenine katılmak üzere yola çıkmıştı. Genç kızın, mezuniyet cübbesini giymeyi beklerken hayatını kaybetmesi üniversitesini ve ailesini yasa boğdu.

    Acı Yolculukların Diğer Kurbanları

    • Mezarlık Ziyareti: İzmir’de yaşayan Gule Tayboğa ve kızı Fatma Kartal, yıllar önce vefat eden diğer kız kardeşlerinin Alanya’daki mezarını ziyaret etmek için otobüsteydi; anne-kız yan yana can verdi.

    • Parçalanan Çiftler: Kurban Bayramı ziyareti dönüşünde yaşlı çift Halime ve Mehmet Arıkan ile yeni evli Sami ve Merve Erik çiftini ölüm ayırdı. Her iki olayda da kocalar yaralı kurtulurken, eşleri Halime Arıkan ve Merve Erik hayatını kaybetti.

    • Şoför Hakkındaki İddia: Otobüs şoförü Mustafa Fevzi Merdun’un ailesi, otopsi sonucunda sürücünün kaza anında kalp krizi geçirdiğinin belirlendiğini iddia etti. Ayrıca şoförün kazadan 20 dakika önce bir arıza nedeniyle aracı kontrol ettiği de öğrenildi.

    İzmir-Antalya seferini yapan Pamukkale Turizm otobüsündeki facia ile ilgili adli soruşturma sürdürülmektedir.>>>İHA

  • Afyonkarahisar’da korkutan çarpışma! Otomobil tur otobüsüne arkadan daldı

    Afyonkarahisar’da korkutan çarpışma! Otomobil tur otobüsüne arkadan daldı

    Bolvadin Otogar Kavşağı’nda hareketli dakikalar

    Kaza, Çay-Emirdağ karayolu üzerinde bulunan Bolvadin Otogar Kavşağı’nda gerçekleşti. Edinilen bilgilere göre, A.S. idaresindeki 34  plakalı otomobil, o sırada kavşaktan çıkış yapan N.Ç. yönetimindeki 42  plakalı tur otobüsüne arkadan çarptı.

    AFYONKARAHİSAR’DA OTOMOBİL İLE YOLCU OTOBÜSÜNÜN ÇARPIŞMASI SONUCU MEYDANA GELEN TRAFİK KAZASINDA FACİADAN DÖNÜLÜRKEN, KAZADA ŞANS ESERİ 1 KİŞİ YARALANDI. (ONUR DAL/AFYONKARAHİSAR-İHA)
    Afyonkarahisar’da otomobil ile tur otobüsünün çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında faciadan dönülürken, kazada şans eseri 1 kişi yaralandı.
    AFYONKARAHİSAR’DA OTOMOBİL İLE YOLCU OTOBÜSÜNÜN ÇARPIŞMASI SONUCU MEYDANA GELEN TRAFİK KAZASINDA FACİADAN DÖNÜLÜRKEN, KAZADA ŞANS ESERİ 1 KİŞİ YARALANDI. (ONUR DAL/AFYONKARAHİSAR-İHA)
    Afyonkarahisar’da otomobil ile tur otobüsünün çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında faciadan dönülürken, kazada şans eseri 1 kişi yaralandı.
    AFYONKARAHİSAR’DA OTOMOBİL İLE YOLCU OTOBÜSÜNÜN ÇARPIŞMASI SONUCU MEYDANA GELEN TRAFİK KAZASINDA FACİADAN DÖNÜLÜRKEN, KAZADA ŞANS ESERİ 1 KİŞİ YARALANDI. (ONUR DAL/AFYONKARAHİSAR-İHA)
    Afyonkarahisar’da otomobil ile tur otobüsünün çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında faciadan dönülürken, kazada şans eseri 1 kişi yaralandı.

    Otobüs yolcuları yara almadan kurtuldu

    Çarpışmanın şiddetiyle otomobilde ağır maddi hasar meydana gelirken, sürücü A.S. yaralandı. Olay yerine sevk edilen sağlık ekipleri, yaralı sürücüye ilk müdahaleyi yaparak onu Bolvadin Devlet Hastanesi’ne kaldırdı. Tur otobüsünde seyahat eden yolculardan ise ölen ya da yaralanan olmadı.

    Jandarma inceleme başlattı

    Kaza sonrası bölgeye gelen jandarma ekipleri, trafik akışını kontrollü bir şekilde sağlarken olayla ilgili geniş çaplı inceleme başlattı.>>>İHA

  • Afyonkarahisar’da otomobil ile tarım aracı çarpıştı! Yaralılar var

    Afyonkarahisar’da otomobil ile tarım aracı çarpıştı! Yaralılar var

    İki araç sürücüsü ve üç yolcu hastaneye kaldırıldı

    Kaza, G.T. idaresindeki 03  plakalı otomobilin, A.E. kontrolündeki patpatla çarpışmasıyla meydana geldi. Şiddetli çarpışmanın ardından her iki aracın sürücüsü ile otomobilde bulunan K.T. (7), H.T. (12) ve Ş.T. yaralandı.

    Jandarma inceleme başlattı

    Olayı gören vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye sevk edilen ambulanslar, yaralıları çevredeki hastanelere nakletti. Kazanın ardından jandarma ekipleri olay yerinde inceleme başlatırken, kazanın kesin çıkış sebebi araştırılıyor.>>>İHA

  • Beşiktaş’ta teknede çıkan yangın söndürüldü

    Beşiktaş’ta teknede çıkan yangın söndürüldü

    Bebek Sahili açıklarında Boğaz turu hizmeti veren 20 metre boyundaki teknenin motor kısmında henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.

    İhbar üzerine bölgeye Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü, Sahil Güvenlik, itfaiye, polis ve sağlık ekipleri sevk edildi.

    Teknede bulunan 2 kişi kendi imkanlarıyla karaya çıktı.

    Ekiplerin denizden ve karadan müdahalesiyle söndürülen yangında teknede hasar meydana geldi.

    Yangın nedeniyle Cevdet Paşa Caddesi’nde oluşan trafik yoğunluğu, itfaiye ekiplerinin çalışmasını tamamlamasının ardından normale döndü. >>>AA

  • Cip şarampole devrildi: Sürücü öldü, 2 kişi yaralandı

    Cip şarampole devrildi: Sürücü öldü, 2 kişi yaralandı

    Hüseyin Gözataş (58) idaresindeki 20 AOG 918 plakalı cip, Çamköy Mahallesi Çavdarkıran mevkisinde sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu şarampole devrildi.

    İhbar üzerine olay yerine sağlık, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

    Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde sürücü Gözataş’ın olay yerinde yaşamını yitirdiği belirlendi.

    Araçta bulunan Gülten K. (59) ile Emin Ş. (60) ambulansla Nazilli Devlet Hastanesine kaldırıldı.

    Yaralıların hayati tehlikelerinin bulunduğu öğrenildi. >>>AA

  • Kız meselesinde kan aktı! Ölü ve yaralılar var

    Kız meselesinde kan aktı! Ölü ve yaralılar var

    Eski husumet sokak ortasında çatışmaya döndü

    Olay, 26 Mayıs Salı günü saat 01.00 sularında Gülbahar Mahallesi’nde bir iş yerinde meydana geldi. Aralarında kız meselesi nedeniyle önceden husumet bulunan Doğuş Cebeci (29) ile Emircan K. (26) arasında başlayan tartışma, diğer arkadaşların da dahil olmasıyla kısa sürede silahlı kavgaya dönüştü. Tarafların birbirlerine kurşun yağdırdığı kavgada, vücuduna 10 ve başına 2 kurşun isabet eden Cebeci, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.

    Yaralı halde kaçıp hastaneye sığındılar

    Çatışmada bacağından yaralanan Emre Ş., bir araçla olay yerinden ayrılarak hastaneye gitti. İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, şüphelilerin Çatalca yönüne kaçtığını belirledi. Yapılan takip sonucunda, yaralı şüphelilerin Çatalca Devlet Hastanesi’nde tedavi altında oldukları tespit edildi.

    Adliyeye sevk edilen 6 şüpheli tutuklandı

    Polis ekiplerince düzenlenen operasyonda, kavgaya karıştığı ve şüphelilerle birlikte hareket ettiği belirlenen 1’i çocuk toplam 7 kişi gözaltına alındı. Olay yerinde 2 adet ruhsatsız tabanca ele geçirilirken, adliyeye sevk edilen şahıslardan 6’sı tutuklandı, 1 kişi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Olayla ilgili soruşturma çok yönlü olarak devam ediyor. >>>İHA

  • Sosyal medyayı ayağa kaldıran görüntüler: Anne çocuğuna ait müstehcen görüntülerini paylaştı!

    Sosyal medyayı ayağa kaldıran görüntüler: Anne çocuğuna ait müstehcen görüntülerini paylaştı!

    Polis ekipleri operasyon için düğmeye bastı

    İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş ve Çocuk Şube Müdürlüğü ekipleri, dijital platformlarda yayılan içerikleri takip ederek mağdur çocuğun 11 yaşındaki A.A. olduğunu tespit etti. Şüpheli olarak belirlenen anne G.A., ikametine düzenlenen operasyonla gözaltına alındı. Çocuğun babası Y.A.’nın ise halihazırda ceza infaz kurumunda bulunduğu saptandı.

    Dijital materyallere el konuldu

    Evde yapılan aramalarda, suç unsuru taşıyabileceği değerlendirilen tüm dijital materyallere polis tarafından el konuldu. Bu cihazların incelenerek görüntülerin yayılma boyutu ve olası diğer suç unsurlarının araştırılacağı öğrenildi.

    Mağdur çocuk koruma altına alındı

    Operasyonun ardından 11 yaşındaki A.A., devlet korumasına alınarak gerekli psikolojik ve sosyal destek süreçlerinin yürütülmesi amacıyla İzmir Çocuk İzlem Merkezine sevk edildi. Olayla ilgili başlatılan geniş çaplı adli süreç devam ediyor.>>>İHA