Kategori: Asayiş

  • “Yüzünü görmemek için yastıkla kapattım”

    “Yüzünü görmemek için yastıkla kapattım”

    “Eşarbı boğazına bağladım, öldüğünü anlayınca telefonunu aldım”

    Olay, 11 Eylül 2025 tarihinde Muratpaşa ilçesi Güzeloba Mahallesi’nde meydana gelmişti. Teslim olduktan sonra tutuklanan Hızır Çelik, mahkemedeki savunmasında cinayeti planlamadığını öne sürerek şu sözleri sarf etti: “O anda kendimi tutamadım, gözüm karardı. Nasıl öldüğünü bilmiyorum. Yastıkla yüzünü kapattım; yüzünü görmemek için bunu yaptım. Sanırım o sırada eşarbı da boğazına bağlamıştım. Tuvalete gidip uzun süre bekledim. Çıktığımda hareketsiz yatıyordu, öldüğünü anladım. İlişkimiz ortaya çıkmasın diye içindeki mesajları silmek için telefonunu aldım. Şifreyi açamayınca telefonu kırıp dereye attım.”

    HANIM BİÇER (BEGÜM AKSOY/ANTALYA-İHA)
    Antalya’da boşandığı eski eşi Hanım Biçer’i (30) eşarbıyla boğarak öldürmekten tutuklu sanık Hızır Çelik, (33) ilk kez hakim karşısına çıktı. Sanık Çelik, mahkemedeki savunmasında, “O anda artık kendimi tutamadım, gözüm karardı. Yastıkla yüzünü kapattım, yüzünü görmedim. Görmemek için yaptım. Hareketsiz yatıyordu, zaten öldüğünü anladım” dedi.

    “Cinayeti aylar öncesinden planladı”

    Duruşmada söz alan maktulün ağabeyi Resul Biçer ise sanığın savunmasına sert tepki gösterdi. Cinayetin aylar öncesinden planlandığını belirten acılı ağabey, şu iddialarda bulundu: “Boşandıktan sonra sürekli evin etrafında dolanıp kardeşimi takip ediyordu. Bana daha önce, ‘Eldiven almıştım, kızı yukarıdan atacaktım’ demişti. Olaya intihar süsü vermeye çalışıyordu. Kardeşime ‘Çocukları sana vereceğim’ diyerek tuzak kurdu. Eve gittiğimde dolapta çocukların en sevdiği yiyecekler vardı; kardeşim ertesi gün çocuklarına kavuşacağı için hazırlık yapmıştı.”

    Duruşma ertelendi

    Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, sanık hakkında “kadına ve boşandığı eşe karşı kasten öldürme” ile “kişinin ölmesinden yararlanarak hırsızlık” suçlarından ceza istendi. Mahkeme heyeti, dosyadaki eksik hususların giderilmesi, SEGBİS kayıtlarının çözümü ve tanıkların dinlenmesi amacıyla sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.>>>İHA

  • Alevlerin arasında kalan yaşlı çift kurtarılamadı!

    Alevlerin arasında kalan yaşlı çift kurtarılamadı!

    Kısa sürede tüm evi sardı

    Üçkuyu Mahallesi’nde, Abdullah Gürler (76) ve eşi Fatma Gürler’in (74) birlikte yaşadığı müstakil evde henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Kısa sürede büyüyen alevler tüm evi sararken, yaşlı çift dışarı çıkamayarak içeride mahsur kaldı.

    Ekiplerin çabası yetersiz kaldı

    Yükselen alevleri fark eden mahalle sakinlerinin ihbarı üzerine adrese acil olarak jandarma, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye erleri alevlerin arasına dalarak yaşlı çifti kurtarmak için yoğun bir çaba sarf etti ancak tüm müdahalelere rağmen Abdullah ve Fatma Gürler çiftinin cansız bedenlerine ulaşıldı.

    Son yolculuklarına uğurlandılar

    İtfaiye ekiplerinin yoğun uğraşları sonucunda kontrol altına alınarak söndürülen yangının ardından ev kullanılamaz hale geldi. Feci olayda hayatını kaybeden Gürler çifti, Üçkuyu Mahallesi’nde kılınan cenaze namazının ardından gözyaşları arasında mahalle mezarlığında toprağa verildi.

    Yangının çıkış nedeninin belirlenmesi için başlatılan geniş çaplı soruşturma sürüyor.>>>İHA 

  • Kamyonet ikiye bölündü, genç sürücü kurtarılamadı!

    Kamyonet ikiye bölündü, genç sürücü kurtarılamadı!

    Araç bariyerlere çarparak ikiye bölündü

    Kaza, Samsun-Sinop kara yolu Yakıntaş Mahallesi Kazandere mevkisinde gerçekleşti. Edinilen bilgilere göre, Tuncay Genç idaresindeki 55 NT 495 plakalı kamyonet, henüz belirlenemeyen bir nedenle sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu bariyerlere çarptı. Çarpmanın şiddetiyle kamyonet feci şekilde ikiye bölündü.

    Müdahaleler yetersiz kaldı

    Olay yerine kısa sürede çok sayıda jandarma, polis, itfaiye ve sağlık ekibi sevk edildi. Hurdaya dönen araçtan ağır yaralı olarak çıkarılan 22 yaşındaki sürücü Tuncay Genç, sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından Bafra Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Ancak genç sürücü, doktorların tüm çabalarına rağmen kurtarılamayarak yaşamını yitirdi. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.>>>İHA 

  • Cinayet davasında kritik eşik! Bıçaklar Adli Tıp’ta incelenecek…

    Cinayet davasında kritik eşik! Bıçaklar Adli Tıp’ta incelenecek…

    Husumet kanlı bitmişti

    Olay, 14 Ağustos 2024 tarihinde Cumhuriyet Mahallesi’nde meydana gelmişti. Aynı binada yaşayan ve aralarında husumet bulunan iki ailenin kavgasında, Yılmaz Fayiz aldığı bıçak darbeleriyle hayatını kaybetmiş, komşusu Şaban K. (62) ise tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.

    “Ben bıçaklamadım” savunması

    Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada hakim karşısına çıkan sanık Şaban K., hakkındaki suçlamaları reddetti. Olay anını görmediğini iddia eden sanık, “Ben kimseyi bıçaklamadım, kimseyi öldürmedim. Suçsuzum, tahliyemi istiyorum” dedi.

    Sanık avukatı ise müvekkilinin sağlık sorunlarını ve uzun tutukluluk süresini gerekçe göstererek adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasını talep etti.

    Adli Tıp raporu davanın seyrini değiştirebilir

    Mahkeme heyeti, maktul Yılmaz Fayiz’in vücudunda tespit edilen 3 bıçak darbesinden hangisinin ölüme sebebiyet verdiğinin ve adli emanette bulunan bıçaklarla bu darbelerin eşleşip eşleşmediğinin belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alınmasına karar verdi.

    Sanığın tutukluluk halinin devamına hükmeden mahkeme, raporun beklenmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.>>>İHA 

  • FETÖ’ye yönelik operasyonlarda 25 zanlı yakalandı

    FETÖ’ye yönelik operasyonlarda 25 zanlı yakalandı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, Terörle Mücadele ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ekiplerinin işbirliğinde terör örgütü FETÖ/PDY’ye yönelik yapılan çalışmada, örgütün güncel kadın yapılanması içinde yer alan 16 şüphelinin “il ablalığı, sohbet hocalığı, büyük bölge talebe mesullüğü ile ev ablalığı/abiliği” gibi faaliyetler yürüttüğü belirlendi.

    Şüphelilerin yakalanması için İstanbul merkezli Antalya, Çanakkale ve Samsun’da 17 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi.

    Örgüte yönelik yürütülen ayrı bir soruşturmada da FETÖ/PDY’nin güncel yapılanma içerisinde yeni model evlerde en fazla 3 öğrencinin yerleştirileceği, bu evlerden sorumlu “abi/abla”ların da örgüte eleman temini faaliyetlerini sürdürdüğü tespit edildi. Bu kapsamda 4 öğrenci evi ile bu evlerde kalan şüphelilere yönelik İstanbul ve Bursa’da 6 adrese eş zamanlı operasyon yapıldı. Her iki operasyonda 25 şüpheli gözaltına alındı. Şüpheliler işlemleri için emniyete getirildi. >>>AA

  • Suç örgütüne operasyon: 63 şüpheli yakalandı

    Suç örgütüne operasyon: 63 şüpheli yakalandı

    İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce, organize suç örgütlerinin deşifre edilmesi ve şüphelilerin yakalanmasına yönelik İstihbarat Şube Müdürlüğünün desteğiyle Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde çalışma yapıldı.

    Çalışmalarda, daha önce işlediği suçlar nedeniyle cezaevinde olan elebaşılığını Ş.B’nin yaptığı suç örgütünün Başakşehir başta olmak üzere İstanbul genelinde suç faaliyetleri gerçekleştirdiği belirlendi.

    Ş.B’nin, kurşunlama ve yaralama olaylarını örgüt üyeleri ile para karşılığı üçüncü kişilere yaptırdığı, bu eylemlerin esnaf üzerinde korku, baskı oluşturmak, uyuşturucu gelirinin paylaşımı ve bölgesel rant anlaşmazlıkları nedeniyle gerçekleştirildiği tespit edildi.

    Ekipler, yaptıkları çalışmaların tamamlanmasının ardından İstanbul merkezli 5 ilde belirlenen adreslere helikopter destekli düzenledikleri eş zamanlı operasyonda 63 zanlıyı yakaladı.

    Adreslerdeki aramalarda ise kalaşnikof marka uzun namlulu tüfek, 3 otomatik tabanca, 13 ruhsatsız tabanca ve çok sayıda fişek ile 3,25 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi.

    Şüpheliler, işlemleri için emniyete götürüldü.

    Bu arada önceki tarihlerde yapılan operasyonlar kapsamında örgüt elebaşı dahil 38 şüpheli tutuklanmıştı. >>>AA

  • Nevşehir’de istinat duvarı çöktü

    Nevşehir’de istinat duvarı çöktü

    Esentepe Mahallesi Şafak Sokak’taki bir inşaatın istinat duvarı çökerek öndeki apartmanın bazı dairelerinin duvarlarının yıkılmasına neden oldu.

    İhbar üzerine bölgeye polis, sağlık, itfaiye ve AFAD ekipleri sevk edildi.

    Ekipler güvenlik şeridi çekerek bölgede önlem aldı. Risk altındaki 3 katlı apartman ve özel anaokulu tahliye edildi.

    Bina sakinlerinden Sabit Işık, gazetecilere, gece gürültüyle uyandığında yıldırım düştüğünü sandığını, kontrol ettiğinde dairesinin duvarının yıkılmış olduğunu gördüğünü anlattı.

    Binadakilerin korku ve panik yaşadığını belirten Işık, “Binanın üzerimize yıkıldığını sandım ama bina değil istinat duvarıymış. Karşı komşuyla, bizim duvarlarımızı yıktı. Binanın üzerimize gelmesi de her an için yakın. Şu durumda korku içindeyiz. Diğer daireler binayı boşalttı. Benim hanım engelli olduğu için gidemedik bir tarafa, oturuyoruz.” diye konuştu.

    Abdullah Çıkrıkçı ise daha önce çeşitli kurumlara şikayetçi olduklarını ifade ederek, “Sabaha karşı büyük bir gürültüyle uyandık. Baktık arkadaki duvar çökmüş. Tüm apartman sakinleri aşağıya indik. Polisler geldi. Karanlıktı, ortalık aydınlandığında her şey daha çok ortaya çıktı.” dedi. >>>AA

  • Oğlu hapiste olan kayınpeder gelinini taciz mi etti! Mide bulandıran iddia!

    Oğlu hapiste olan kayınpeder gelinini taciz mi etti! Mide bulandıran iddia!

    Ses kayıtları delil oldu

    Olayın detaylarına göre, eşi yaklaşık bir yıldır cezaevinde olan 2 çocuk annesi 23 yaşındaki M.K., kayınpederi A.K.’nin kendisine yönelik fiili tacizde bulunduğunu belirterek jandarmaya şikayette bulundu. Genç kadın, iddiasını kanıtlamak amacıyla kayınpederi ile aralarında geçen konuşmalara ait ses kayıtlarını da adli makamlara delil olarak sundu.

    NÖBETÇİ MAHKEMEYE İFADE VEREN A.K.(56) TUTUKLANARAK SAMSUN T TİPİ KAPALI CEZAEVİNE GÖNDERİLDİ. (MUHAMMER AY/SAMSUN-İHA)
    Samsun’da gelinine yönelik taciz iddiasıyla gözaltına alınan şahıs, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

    Jandarma ekipleri harekete geçti

    Gelen şikayet üzerine Canik İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, 3 çocuk babası şüpheli A.K.’yi kısa sürede gözaltına aldı. Jandarmadaki işlemlerinin ardından Samsun Adliyesine sevk edilen şahıs, savcılık sorgusunun ardından nöbetçi mahkemeye çıkarıldı.

    Cezaevine gönderildi

    Mahkemede suçlamaları değerlendiren hakim, mevcut deliller ve ses kayıtları ışığında A.K.’nin tutuklanmasına karar verdi. Şahıs, Samsun T Tipi Kapalı Cezaevine gönderildi.>>>İHA 

  • Anne ve oğlu alt geçitte suya gömüldü!

    Anne ve oğlu alt geçitte suya gömüldü!

    Suyun derinliğini hesaplayamadı

    54 plakalı Volkswagen marka aracıyla alt geçide giren M.Ö., biriken suyun derinliğini fark edemeyince motorun stop etmesiyle ortada kaldı. Araçta bulunan annesi F.Ö. ile birlikte yükselen suların içinde kapana kısılan sürücü, telefonla yardım istedi. İhbar üzerine bölgeye Pamukova İtfaiye Grup Amirliği, jandarma, sağlık ekipleri ve iş makineleri sevk edildi.

    SAKARYA’NIN PAMUKOVA İLÇESİNDE ETKİLİ OLAN SAĞANAK YAĞIŞ SONRASI SUYLA DOLAN HIZLI TREN ALT GEÇİDİNDE ARAÇLARIYLA MAHSUR KALAN ANNE VE OĞLU, İTFAİYE EKİPLERİNİN MÜDAHALESİYLE KURTARILDI. OLAYDA PANİK YAŞAYAN ANNE HASTANEYE SEVK EDİLDİ. (ERKAN ELGÜN/SAKARYA-İHA)
    Sakarya’nın Pamukova ilçesinde etkili olan sağanak yağış sonrası suyla dolan hızlı tren alt geçidinde araçlarıyla mahsur kalan anne ve oğlu, itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle kurtarıldı. Olayda panik yaşayan anne hastaneye sevk edildi.

    İtfaiye ve iş makinesiyle kurtarma operasyonu

    Olay yerine ulaşan ekipler, adeta zamanla yarıştı. Yarıya kadar suya gömülen araçtaki anne ve oğlu, itfaiye ekiplerinin ve bir iş makinesinin koordineli çalışmasıyla güvenli bölgeye tahliye edildi. Kurtarma sırasında büyük korku ve panik yaşayan anne F.Ö., geçirdiği şok nedeniyle ambulansla Pamukova Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.

    SAKARYA’NIN PAMUKOVA İLÇESİNDE ETKİLİ OLAN SAĞANAK YAĞIŞ SONRASI SUYLA DOLAN HIZLI TREN ALT GEÇİDİNDE ARAÇLARIYLA MAHSUR KALAN ANNE VE OĞLU, İTFAİYE EKİPLERİNİN MÜDAHALESİYLE KURTARILDI. OLAYDA PANİK YAŞAYAN ANNE HASTANEYE SEVK EDİLDİ. (ERKAN ELGÜN/SAKARYA-İHA)
    Sakarya’nın Pamukova ilçesinde etkili olan sağanak yağış sonrası suyla dolan hızlı tren alt geçidinde araçlarıyla mahsur kalan anne ve oğlu, itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle kurtarıldı. Olayda panik yaşayan anne hastaneye sevk edildi.

    Alt geçit trafiğe kapatıldı

    Yaşanan bu tehlikeli olayın ardından belediye ekipleri, başka bir facianın yaşanmaması için hızlı tren alt geçidini tedbir amaçlı trafiğe kapattı. Bölgedeki su tahliye çalışmaları devam ederken, jandarma ekipleri olayla ilgili inceleme başlattı.>>>İHA 

    SAKARYA’NIN PAMUKOVA İLÇESİNDE ETKİLİ OLAN SAĞANAK YAĞIŞ SONRASI SUYLA DOLAN HIZLI TREN ALT GEÇİDİNDE ARAÇLARIYLA MAHSUR KALAN ANNE VE OĞLU, İTFAİYE EKİPLERİNİN MÜDAHALESİYLE KURTARILDI. OLAYDA PANİK YAŞAYAN ANNE HASTANEYE SEVK EDİLDİ. (ERKAN ELGÜN/SAKARYA-İHA)
    Sakarya’nın Pamukova ilçesinde etkili olan sağanak yağış sonrası suyla dolan hızlı tren alt geçidinde araçlarıyla mahsur kalan anne ve oğlu, itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle kurtarıldı. Olayda panik yaşayan anne hastaneye sevk edildi.
  • Eylem Tok’tan cezaevi öektubu: “Aileyle helalleştik ve sulh anlaştık”

    İşte Eylem Tok’un mektubundan öne çıkan başlıklar ve davanın son durumu…

    Boston’da tutukluluğu devam eden Eylem Tok, cezaevinden yazdığı mektupta yaklaşık iki yıldır süren sessizliğini bozdu. Tok, kaza gecesi yaşananların bir “linç kampanyasına” dönüştüğünü savunarak, o gece sadece bir anne olarak içgüdüleriyle hareket ettiğini belirtti.

    “Tek Amacım Çocuğumu Korumaktı”

    Mektubunda, oğlu Timur Cihantimur’un kaza anında 16 yaşında bir çocuk olduğunu vurgulayan Tok, şu ifadeleri kullandı:

    “O talihsiz kaza anında ben bir anneydim; neyin doğru neyin yanlış olduğunu sağlıklı şekilde değerlendirebilecek bir durumda değildim. Aklımdan çok içgüdülerimle hareket ettim. Tek düşüncem, korkmuş ve sarsılmış olan çocuğumu korumaktı.”

    Tok, oğlunun bu süreçte cezaevinde lise eğitimini tamamladığını ve üniversite dersleri almaya başladığını da ekledi.

    “Yasal Varislerle Sulh Anlaşması Yaptık”

    Mektubun en çok tartışılan kısmı ise hayatını kaybeden Oğuz Murat Aci’nin ailesiyle ilgili olan bölümdü. Eylem Tok, aileyle bir orta yol bulduklarını iddia ederek; “Yasal varislerle bir sulh anlaşması yaparak helalleştiğimizi de belirtmek isterim” dedi. Bu açıklama, kamuoyunda anlaşmanın detaylarına dair büyük merak uyandırdı.

    “Olay Yerine Gitmedim, Telefon Toplamadım”

    Hakkındaki iddialara da yanıt veren Tok, kaza yerine gitmediğini, polisin aranmasını engellemediğini ve kaza yerinden telefon toplamadığını savundu. Yaşananların “bir kaçış değil, çaresizlik içinde yön bulma çabası” olduğunu ileri sürdü.

    Dava Sürecinde Neler Olmuştu?

    • 1 Mart 2024: Timur Cihantimur’un kullandığı araç Oğuz Murat Aci’ye çarparak ölümüne neden oldu.

    • 2 Mart 2024: Eylem Tok ve oğlu önce Mısır’a, ardından ABD’ye kaçtı.

    • 14 Haziran 2024: Türkiye’nin çıkardığı kırmızı bülten sonrası Boston’da yakalanarak tutuklandılar.

    • 2025-2026: ABD mahkemelerinde iade süreci ve tutukluluk halleri devam etti.

    The post Eylem Tok’tan cezaevi öektubu: “Aileyle helalleştik ve sulh anlaştık” first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Eylem Tok’tan cezaevi mektubu: “Aileyle helalleştik ve sulh anlaştık”

    İşte Eylem Tok’un mektubundan öne çıkan başlıklar ve davanın son durumu…

    Boston’da tutukluluğu devam eden Eylem Tok, cezaevinden yazdığı mektupta yaklaşık iki yıldır süren sessizliğini bozdu. Tok, kaza gecesi yaşananların bir “linç kampanyasına” dönüştüğünü savunarak, o gece sadece bir anne olarak içgüdüleriyle hareket ettiğini belirtti.

    “Tek Amacım Çocuğumu Korumaktı”

    Mektubunda, oğlu Timur Cihantimur’un kaza anında 16 yaşında bir çocuk olduğunu vurgulayan Tok, şu ifadeleri kullandı:

    “O talihsiz kaza anında ben bir anneydim; neyin doğru neyin yanlış olduğunu sağlıklı şekilde değerlendirebilecek bir durumda değildim. Aklımdan çok içgüdülerimle hareket ettim. Tek düşüncem, korkmuş ve sarsılmış olan çocuğumu korumaktı.”

    Tok, oğlunun bu süreçte cezaevinde lise eğitimini tamamladığını ve üniversite dersleri almaya başladığını da ekledi.

    “Yasal Varislerle Sulh Anlaşması Yaptık”

    Mektubun en çok tartışılan kısmı ise hayatını kaybeden Oğuz Murat Aci’nin ailesiyle ilgili olan bölümdü. Eylem Tok, aileyle bir orta yol bulduklarını iddia ederek; “Yasal varislerle bir sulh anlaşması yaparak helalleştiğimizi de belirtmek isterim” dedi. Bu açıklama, kamuoyunda anlaşmanın detaylarına dair büyük merak uyandırdı.

    “Olay Yerine Gitmedim, Telefon Toplamadım”

    Hakkındaki iddialara da yanıt veren Tok, kaza yerine gitmediğini, polisin aranmasını engellemediğini ve kaza yerinden telefon toplamadığını savundu. Yaşananların “bir kaçış değil, çaresizlik içinde yön bulma çabası” olduğunu ileri sürdü.

    Dava Sürecinde Neler Olmuştu?

    • 1 Mart 2024: Timur Cihantimur’un kullandığı araç Oğuz Murat Aci’ye çarparak ölümüne neden oldu.

    • 2 Mart 2024: Eylem Tok ve oğlu önce Mısır’a, ardından ABD’ye kaçtı.

    • 14 Haziran 2024: Türkiye’nin çıkardığı kırmızı bülten sonrası Boston’da yakalanarak tutuklandılar.

    • 2025-2026: ABD mahkemelerinde iade süreci ve tutukluluk halleri devam etti.

    The post Eylem Tok’tan cezaevi mektubu: “Aileyle helalleştik ve sulh anlaştık” first appeared on Kanal 3 Tv.

  • “Yıldırım düştü sandık”

    “Yıldırım düştü sandık”

    Dairelerin duvarları yıkıldı

    Şafak Sokak üzerinde meydana gelen olayda, devasa istinat duvarı büyük bir gürültüyle çöktü. Çökmenin etkisiyle 3 katlı bir apartmanın bazı dairelerinin duvarları yıkılarak içeriye moloz doldu. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda AFAD, polis, itfaiye ve sağlık ekibi sevk edildi. Ekipler, binanın temelinde ve taşıyıcı kolonlarında risk oluşma ihtimaline karşı apartman sakinlerini ve hemen bitişikteki özel anaokulunu tahliye etti.

    “Yıldırım düştü sandık”

    Gece yarısı yaşanan korku dolu anları anlatan bina sakini Sabit Işık, “Büyük bir gürültüyle uyandık, önce yıldırım düştü sandım. Baktığımda evimin duvarı yıkılmıştı. Binanın üzerimize çöktüğünü sandık, canımızı zor kurtardık” dedi. Diğer sakinler ise gün ağarınca hasarın boyutunun netleştiğini ve dairelerin oturulamaz hale geldiğini ifade etti.

    İhmal iddiası: “Daha önce şikayet etmiştik”

    Olay sonrası mağdur olan vatandaşlar, söz konusu istinat duvarının riskli olduğu gerekçesiyle daha önce ilgili kurumlara defalarca şikayette bulunduklarını ancak bir önlem alınmadığını öne sürdü. AFAD ekiplerinin bölgedeki incelemeleri sürerken, sokağa giriş çıkışlar güvenlik amacıyla kapatıldı.>>>AA

  • Paymix operasyonunda deprem: 3 milyon bahisçinin kimlik bilgileri deşifre oldu!

    İşte 5 Mayıs 2026 itibarıyla “Paymix-3” operasyonunun kan donduran detayları ve 3 milyon kişiyi ilgilendiren kritik bilgiler…

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve MASAK ile İstanbul İl Jandarma Komutanlığı’nın ortaklaşa gerçekleştirdiği operasyon, yasadışı bahis sitelerinin finansal ve teknik altyapısını çökertti. Operasyon kapsamında yaklaşık 1 milyar dolarlık bir kara para aklama hacmine ulaşıldığı belirlendi.

    3 Milyon Kişinin TC Kimlik Numarası Sistemde!

    Soruşturmanın en dikkat çekici kısmını, ele geçirilen dijital veriler oluşturdu. Kayyım atanan şirketlerin sunucularında yapılan incelemelerde:

    • 13,8 milyon kullanıcı kaydına ulaşıldı.

    • Bu kullanıcıların 3 milyondan fazlasının doğrudan TC Kimlik Numarası ile eşleştiği tespit edildi.

    • 8,8 milyon kullanıcının telefon bilgilerinin sistemde yer aldığı görüldü.

      Yetkililer, yasadışı bahis soruşturmaları tarihinde ilk kez bu denli geniş bir kullanıcı veri ağına ulaşıldığını vurguladı.

    49 Yasadışı Bahis Sitesi Kapatıldı

    Operasyonla birlikte, yasadışı bahis sitelerine barındırma ve altyapı hizmeti sağlayan Pentech Bilişim Teknolojileri bünyesindeki sunucular devre dışı bırakıldı. Bu müdahale ile teknik altyapısı sağlanan 49 farklı yasadışı bahis sitesi fiilen erişime kapatılarak faaliyetleri durduruldu.

    Mal Varlıklarına ve Şirketlere El Konuldu

    Suç örgütünün finansal ayağına yönelik darbede 30 şüpheli hedef alındı. Operasyonun bilançosu şöyle:

    • 26 araç, 18 konut, 18 tarla ve 3 iş yerine el konuldu.

    • 535 banka ve kripto para hesabı donduruldu.

    • Pentech Bilişim, Beluza Yazılım ve Pen Telekomünikasyon gibi şirketlere TMSF kayyım olarak atandı.

    • Suç gelirlerini akladığı iddia edilen “Bildiğin Kasap” isimli gıda şirketine de kayyım ataması yapıldı.

    Kara Para Aklama Yöntemi: Kuyumcular ve E-Ticaret

    Soruşturma, suç gelirlerinin nasıl aklandığını da ortaya çıkardı. Şüphelilerin;

    1. Yasadışı gelirleri kripto varlıklara çevirdiği,

    2. Ardından bazı kuyumcular aracılığıyla bu varlıkları nakit veya altına dönüştürdüğü,

    3. Yurt dışında kurulan paravan e-ticaret siteleri üzerinden yapılan sahte işlemlerle parayı sisteme soktuğu belirlendi.

    Kırmızı Bülten Kararı

    Suç örgütünü yurt dışından yönettiği tespit edilen 15 şüpheli hakkında kırmızı bülten çıkarıldı. İstanbul İl Jandarma ekiplerinin dijital analiz çalışmaları devam ederken, sistemde kimlik bilgileri bulunan 3 milyon kişiye yönelik hukuki sürecin nasıl işleyeceği merak konusu.

    The post Paymix operasyonunda deprem: 3 milyon bahisçinin kimlik bilgileri deşifre oldu! first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Korku dolu o anları anlattı

    Korku dolu o anları anlattı

    Reyhanlı Belediyesi sınırlarındaki Cüdeyde Mahallesi’nde 28 Nisan’da markete gitmek için evden çıkan İ.B. ve 13 yaşındaki kardeşi E.E.B. sahipsiz köpeklerin saldırısına uğradı.

    Köpeklerden kaçmak için koşan kız kardeşlerden İ.B, yokuştan aşağı yuvarlanması nedeniyle sağ ayağı ve kolundan yaralandı.

    İhbar üzerine olay yerine sevk edilen sağlık ekibince hastaneye götürülen çocuk, tedavisinin ardından taburcu edildi.

    “DÜŞTÜKTEN SONRA HAYVANLARDAN BİRİ ÜSTÜME ÇIKTI”

    İ.B, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, köpeklerin önce kardeşi sonra da kendisini kovaladığını söyledi. Kardeşini kurtarmaya çalıştığını dile getiren İ.B, şöyle konuştu: “Kaçtığım sırada kardeşimin hayvanlarla cebelleştiğini gördüm. Kardeşimi kurtarmak için geri döndüğümde hayvanlardan 5-6’sı onu bırakıp bana doğru koşmaya başladı. Kaçarken ayağım döndü ve yokuş aşağı yuvarlanarak düştüm. Düştükten sonra hayvanlardan biri üstüme çıktı. Kendimi korumaya çalışırken tasması ayağıma zarar verdi, sonrasında da beni bıraktı.”

    “HAYVANLARIN SOKAKTA BAŞIBOŞ DOLAŞMASINI İSTEMİYORUZ”

    İ.B, çevredekilerin yardımıyla köpeklerin bölgeden uzaklaştırıldığını belirtti. Ayağında çatlak oluştuğunu, kaburgalarında düşme kaynaklı ağrıların sürdüğünü anlatan İ.B, “Hayvan düşmanı değiliz ama hayvanların sokakta başıboş dolaşmasını da istemiyoruz. Sokak hayvanlarına sahip çıkılmasını istiyoruz.” dedi. >>>AA

  • İsrail, Gazze’de işgali genişletmeye devam ediyor

    İsrail, Gazze’de işgali genişletmeye devam ediyor

    İsrail ordusu, Gazze’deki sivil halkı güvenlik gerekçesiyle Sarı Hat’a yaklaştırmazken her geçen gün daha küçük bir alana sıkıştırmaya devam ediyor.

    Bu bağlamda İsrail ordusu, Ekim 2025’teki ateşkes kapsamında oluşturulan ve Gazze Şeridi’nin yüzde 53’lük bir bölümünü işgal eden Sarı Hat’tı güncelledi ve “Turuncu Hat” isimli yeni bir hayali sınır oluşturdu.

    İsrail, yardım kuruluşlarıyla paylaştığı haritadaki Turuncu Hat’la birlikte Filistinlilerin yaşadığı alan yüzde 47’den yüzde 36’ya düşmüş oldu.

    TURUNCU HAT, İSRAİL ORDUSUNUN AYLARDIR DEVAM EDEN ÇALIŞMALARININ SONUCU

    Söz konusu hat, akşamdan sabaha değil İsrail ordusunun aylardan bu yana sahadaki defacto uygulamalarının bir sonucu olarak gelişti.

    İsrail’in, ateşkesin ilk aşaması kapsamında Mavi Hat’tan Sarı Hat’ta, ileriki aşamada da Kırmızı Hat’ta çekilmesi ve sonra da Gazze’den tamamen çıkması gerekiyordu.

    Hayali bir çizgi olan Sarı Hat’a çekilen ordu, sokak aralarına yerleştirdiği sarı beton bloklarla bu çizgiyi fiilen çizmeye çalıştı ancak zamanla bu hattı batıya doğru genişletti.

    Devam eden bu ihlaller nedeniyle özellikle Han Yunus, Gazze kentindeki Zeytun Mahallesi ve Cibaliya’daki onlarca Filistinli aile evlerini ve çadırlarını terk edip batıya doğru yer değiştirmek zorunda kaldı.

    Söz konusu bölgelerde yaşayan Filistinliler, sıkıştıkları bu dar alanda her gün İsrail ordusunun açtığı ateş ve insansız hava araçlarıyla (İHA) düzenlediği saldırıların korkusuyla yaşar oldu.

    38 YILLIK İSRAİL İŞGAL TECRÜBESİ OLAN GAZZELİLER, YENİ BİR İŞGALDEN ENDİŞELİ

    İsrail’in haritalarla çizdiği bu renkli çizgiler, Filistinlilerin yaşam alanlarını daraltırken, hayatlarını da şekillendiriyor.

    Üstelik bu uygulamalar, Altı Gün savaşıyla Gazze’yi ele geçiren, 38 yıl sonra eski Başbakan Ariel Şaron döneminde “Tek taraflı çekilme planı” ile Gazze’den çekilen İsrail’in niyeti konusunda olumlu sinyaller vermiyor.

    Filistinliler, İsrail’in işgal ettiği bu bölgelerden çekilmeyerek yeni bir siyasi ve güvenlik durumu dayatacağını düşünüyor.

    İsrailli siyasetçiler ile ordudaki üstü düzey isimlerin Sarı Hat’tın “yeni kalıcı sınır” olacağı şeklindeki açıklamaları da Filistinlilerin bu düşüncelerini haklı çıkarıyor.

    İsrail sahada bu “oldubittiyi” dayatmak için durmaksızın çalışırken ateşkesin tüm aşamalarıyla hayata geçirilmesi hedefiyle yürütülen siyasi çalışmaların sürekli sekteye uğraması da Tel Aviv yönetiminin işini kolaylaştırıyor. >>>AA

  • Aynı aileden 4 can kaybı!

    Aynı aileden 4 can kaybı!

    Bir aile yok oldu

    Kazaya karışan 43  plakalı cipte bulunanların, aynı aileden olduğu tespit edildi. Yapılan incelemeler sonucunda; sürücü Mustafa Özlüer (37), eşi Tuğba Özlüer (35) ile çocukları 6 yaşındaki Nil ve henüz 1 yaşındaki Selin Özlüer’in olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Talihsiz ailenin cansız bedenleri, otopsi yapılmak üzere Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna kaldırıldı.

    7 araç birbirine girdi: 34 yaralı

    Aralarında bir yolcu otobüsü ve bir tırın da bulunduğu toplam 7 aracın karıştığı kaza sonrası devlet hastaneleri ve özel hastaneler alarma geçti. Olay yerine sevk edilen çok sayıda ambulans, kazada yaralanan 34 kişiyi çevre hastanelere yetiştirdi.

    Karayolunda ulaşım kontrollü sağlanıyor

    Kaza nedeniyle Uşak-İzmir karayolunda trafik akışı uzun süre aksadı. Bölgeye gelen polis ve jandarma ekipleri ikinci bir kaza riskine karşı geniş güvenlik önlemleri alırken, olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldı.>>>İHA 

  • “Gazeteci ve medya çalışanlarının öldürülmesi soruşturulmalı”

    “Gazeteci ve medya çalışanlarının öldürülmesi soruşturulmalı”

    Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, 2025’in dünya genelinde gazeteciler açısından en ölümcül yıl olduğuna dikkati çekerek, gazetecilerin ve medya çalışanlarının öldürülmesinin soruşturulması ve sorumluların hesap vermesi gerektiğini belirtti.

    Kallas, Dünya Basın Özgürlüğü Günü dolayısıyla yazılı açıklama yaptı.

    Demokrasinin özgür bir basın olmadan var olamayacağının altını çizen Kallas, “Bağımsız medya, her demokratik toplumun temel taşlarından biridir. Medyaya erişim ve ifade özgürlüğü ‘olsa iyi olur’ türünden unsurlar değil, temel insan haklarıdır.” ifadelerini kullandı.

    Kallas, uluslararası hukukun çok açık olduğunu ve gazetecilerin her koşulda korunması gerektiğini vurgulayarak, “İşlerini özgürce, herhangi bir müdahale, şiddet korkusu, taciz, yıldırma, zulüm ya da sınır dışı edilme tehdidi olmadan yapabilmelidirler. Bu durum özellikle çatışma bölgelerinde kritik önemdedir. Zira gazeteciler, savaşın gerçeklerini, vahşetleri ve olası savaş suçlarını gün yüzüne çıkarır.” değerlendirmesinde bulundu.

    Dünya genelinde gazetecilerin öldürülmesi, yaralanması ve tehdit edilmesi, keyfi şekilde gözaltına alınmaları, sürgüne zorlanmaları ve susturulmalarının artık şok edici bir gerçeklik haline geldiğini aktaran Kallas, kadın gazetecilerin ise çevrim içi taciz ve istismar da dahil olmak üzere toplumsal cinsiyete dayalı şiddetin hedefi olarak orantısız biçimde etkilendiğine işaret etti.

    Kallas, 2025 yılının dünya genelinde gazeteciler açısından şimdiye kadar kaydedilen en ölümcül yıl olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti: “Gazetecilerin ve medya çalışanlarının öldürülmesi, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırganlık savaşı ile Orta Doğu’daki mevcut çatışmalarda, son olarak Gazze ve Lübnan’da, ayrıca Afrika’da görüldüğü üzere, kapsamlı şekilde soruşturulmalı ve sorumlular hesap vermelidir.” >>>AA

  • Change araç operasyonunda 16 şüpheli yakalandı

    Change araç operasyonunda 16 şüpheli yakalandı

    İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü Oto Hırsızlığı Büro Amirliği ekipleri, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturması kapsamında, yurt içinden ve dışından temin edilen otobüslere, kaza, yangın ve deprem gibi nedenlerle ağır hasar alarak kullanılamaz hale gelen araçların şasi ve motor bilgileri uyarlanarak “change” işlemi yapıldığını, bu araçların daha sonra üçüncü kişilere satıldığını ve haksız kazanç sağlandığını belirledi. Yapılan çalışmada, ele geçirilen 40 araçtan 28’nin motor ve şasi numaralarının değiştirildiği tespit edildi. Teknik ve fiziki takibin ardından kimlikleri belirlenen 17 şüphelinin yakalanması için İstanbul’un Avcılar, Esenyurt, Beylikdüzü ilçeleri ile Samsun ve Antalya’da eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 16 şüpheli gözaltına alındı. Ekipler bir şüpheliyi daha yakalamak için çalışma yaparken, zanlıların emniyetteki işlemleri sürüyor. >>>AA

  • İki kardeşin son fotoğrafı ortaya çıktı: Ölüm nedeni araştırılıyor

    İşte kahreden olayın tüm detayları…

    Mersin’in Bozyazı ilçesinde, aynı aileden dört kişinin aniden rahatsızlanmasıyla başlayan süreç büyük bir trajediyle sonuçlandı. Polis memuru bir baba ve hamile olan annenin hastanedeki tedavileri sürerken, 4 ve 7 yaşındaki iki kardeş hayata tutunamadı.

    Ziyaret İçin Geldikleri Baba Ocağında Kabusu Yaşadılar

    Karaman İl Emniyet Müdürlüğü’nde görevli polis memuru Musa Tülü (39), eşi Ebru (33) ve çocukları Azra (7) ile Ömer Selim (4), üç gün önce memleketleri Mersin’e aile ziyaretine gelmişti. Tekmen Mahallesi’nde bulunan aile evinde kalan aile, gece saatlerinde aniden rahatsızlandı.

    Mide Bulantısı ve Kusma Şikayetiyle Hastaneye Kaldırıldılar

    Şiddetli mide bulantısı ve kusma şikayetleri üzerine Bozyazı Devlet Hastanesi’ne kaldırılan aileden acı haberler art arda geldi. Yapılan tüm müdahalelere rağmen önce küçük Ömer Selim, ardından ise ablası Azra hayatını kaybetti. Çocukların ölmeden kısa süre önce hastane odasında yan yana çekilen son fotoğrafları, olayın vahametini bir kez daha gözler önüne serdi.

    Anne ve Babanın Durumu Kritik

    Hastanede tedavi altına alınan ve hamile olduğu öğrenilen anne Ebru Tülü ile baba Musa Tülü, durumlarının ağırlaşması üzerine Mersin Şehir Hastanesi’ne sevk edildi. Çiftin yoğun bakımdaki tedavileri devam ediyor.

    Sır Ölüm: Ev Karantinaya Alındı

    Olayın ardından jandarma ekipleri ve uzmanlar ailenin konakladığı evde geniş çaplı inceleme başlattı.

    • İnceleme: Evden gıda ve su numuneleri alındığı, ayrıca karbonmonoksit sızıntısı ihtimaline karşı teknik inceleme yapıldığı öğrenildi.

    • Güvenlik: İncelemelerin ardından evin girişi güvenlik şeridiyle kapatıldı.

    • Otopsi: Çocukların yapılan ön otopsisinde kesin ölüm nedeni belirlenemedi. Net sonuçların Mersin Adli Tıp Kurumu’ndaki detaylı incelemelerin ardından ortaya çıkması bekleniyor.

    Soruşturma Sürüyor

    Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında, zehirlenme şüphesi üzerinde duruluyor. Tüm Türkiye’yi yasa boğan olayın kesin nedeni, adli tıp raporuyla netleşecek.

    The post İki kardeşin son fotoğrafı ortaya çıktı: Ölüm nedeni araştırılıyor first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Afyonkarahisar yolundaki maliye heyetinden acı haber: 1 ölü, 5 yaralı

    Afyonkarahisar yolundaki maliye heyetinden acı haber: 1 ölü, 5 yaralı

    Eğitim seminerine giderken tırla çarpıştılar

    Kilis Defterdarlığı bünyesinde görev yapan ve Afyonkarahisar’daki mesleki eğitim programına gitmekte olan memurları taşıyan 79  plakalı otomobil, Pozantı-Tarsus Otoyolu Yeniköy mevkiinde kontrolden çıkan bir tırla çarpıştı. Beton bariyerleri aşarak karşı şeride geçen tırın altına aldığı otomobilde büyük çapta hasar meydana geldi.

    MERSİN’İN TARSUS İLÇESİNDE 3 ARACIN KARIŞTIĞI KAZADA 1 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ, 5 KİŞİ YARALANDI. (ERSOY YALÇIN/MERSİN-İHA)
    Mersin’in Tarsus ilçesinde 3 aracın karıştığı kazada 1 kişi hayatını kaybetti, 5 kişi yaralandı.

    Bir memur hayatını kaybetti

    Feci kazada otomobil içerisinde bulunan Kürşat Resul Şahin olay yerinde yaşamını yitirdi. Tır sürücüsü ve otomobildeki diğer yolcuların da aralarında bulunduğu toplam beş yaralı, bölgeye sevk edilen ambulanslarla çevre hastanelere kaldırıldı. Afyonkarahisar yolunda yaşanan bu acı olay nedeniyle otoyolda trafik uzun süre kontrollü olarak sağlanırken, jandarma ekipleri kazayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlattı.>>>İHA 

  • İki arkadaşın tartışması kanlı bitti: Bir ölü, bir gözaltı

    İki arkadaşın tartışması kanlı bitti: Bir ölü, bir gözaltı

    Bıçaklar çekildi, dostluk cinayetle noktalandı

    İddiaya göre, M.K. ile 43 yaşındaki arkadaşı A.T. arasında henüz bilinmeyen bir nedenle sözlü tartışma başladı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine M.K., yanında taşıdığı bıçakla arkadaşına saldırdı. Aldığı darbelerle ağır yaralanan A.T., çevredekilerin ihbarıyla olay yerine gelen sağlık ekiplerinin müdahalesine rağmen kurtarılamadı.

    Jandarma ekipleri zanlıyı kıskıvrak yakaladı

    Olay yerinde yapılan incelemelerin ardından talihsiz adamın cansız bedeni otopsi için morga kaldırıldı. Kaçma girişiminde bulunan cinayet şüphelisi M.K., jandarma ekiplerinin hızlı müdahalesiyle gözaltına alındı. Sınır bölgesinde yaşanan bu sarsıcı olayla ilgili geniş çaplı soruşturma sürüyor.>>>İHA 

  • 25 yaşındaki genç hayata tutunamadı!

    25 yaşındaki genç hayata tutunamadı!

    Gece yarısı yükselen tansiyon can aldı

    Güneykent Mahallesi’nde gece saatlerinde bir araya gelen iki grup arasında henüz bilinmeyen bir nedenle sözlü münakaşa çıktı. Kavganın büyümesi üzerine vücuduna aldığı bıçak darbeleriyle ağır yaralanan 25 yaşındaki Ferhat Karadağ, çevredekilerin ihbarıyla olay yerine gelen sağlık ekiplerince Gaziantep Üniversitesi Hastanesi’ne sevk edildi. Karadağ’dan gelen acı haber, ailesini ve yakınlarını yasa boğarken, cenazesi yapılan otopsinin ardından Yeşilkent Mezarlığı’nda toprağa verildi.

    Cinayet büro ekiplerinden kaçamadılar

    Olayın ardından kaçan saldırganları yakalamak için geniş çaplı bir operasyon başlatan Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, kısa sürede 4 şüpheliyi kıskıvrak yakaladı. Gözaltına alınan M.K., E.Ş., M.A.K. ve M.A., emniyetteki sorgularının ardından adli makamlara sevk edildi. Şehrin huzurunu kaçıran bu kanlı olayla ilgili adli süreç devam ediyor.>>>İHA 

  • Küçük Gizem’in katil zanlısı tutuklanarak cezaevine gönderildi!

    Küçük Gizem’in katil zanlısı tutuklanarak cezaevine gönderildi!

    Sokak ortasındaki tartışma ölümle bitti

    İddiaya göre, 15 yaşındaki A.Ç. ile Gizem Özdemir arasında henüz belirlenemeyen bir nedenle tartışma çıktı. Gerginliğin tırmanması üzerine A.Ç.’nin yanında bulunan pompalı tüfekle ateş açtığı öne sürüldü. Saçmaların hedefi olan talihsiz çocuk, olay yerinde ağır yaralandı. Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye gelen sağlık ekiplerinin tüm çabasına rağmen Gizem, hayata tutunamadı.

    EDİRNE’DE 14 YAŞINDAKİ GİZEM ÖZDEMİR’İ POMPALI TÜFEKLE VURARAK ÖLDÜREN CİNAYET ZANLISI, ÇIKARILDIĞI NÖBETÇİ MAHKEME TARAFINDAN TUTUKLANDI. (MESUT ÇINAR/EDİRNE-İHA)
    Edirne’de 14 yaşındaki Gizem Özdemir’i pompalı tüfekle vurarak öldüren cinayet zanlısı, çıkarıldığı nöbetçi mahkeme tarafından tutuklandı.

    Kaçan şüpheli kısa sürede yakalandı

    Cinayetin ardından kayıplara karışan zanlı A.Ç., polis ekiplerinin titiz çalışması sonucu saklandığı yerde yakalanarak gözaltına alındı. Çocuk Şube Müdürlüğü’ndeki sorgusunun ardından adliyeye sevk edilen şüpheli, yargılandığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olayla ilgili geniş kapsamlı soruşturma devam ediyor.>>>İHA 

  • Kayıp Melike’nin annesinden yürek yakan çağrı!

    Kayıp Melike’nin annesinden yürek yakan çağrı!

    15 yıllık bitmeyen bekleyiş ve adalet arayışı

    2011 yılında ablasına sınav formu almak için dışarı çıkan Melike’den o günden beri haber alınamıyor. Olayla ilgili yürütülen soruşturmalarda bazı zanlılar yargılansa da, Melike’nin nerede olduğu sorusu hala cevapsız kalıyor. Kızının alıkonulduğu iddia edilen evde saç telleri ve eşyalarının bulunduğunu hatırlatan Fatma Toyguncu, zanlıların tahliye edilmesine tepki göstererek, “Yavrumun akıbeti belli olmadan bu insanlar nasıl serbest bırakılıyor?” sözleriyle isyan etti.

    BABA MAHMUT VE KIZI MELİKE TOYGUNCU (İBRAHİM SÖNMEZ/ANTALYA-İHA)
    Ankara’nın Sincan ilçesinde 15 yıl önce kaybolan 14 yaşındaki Melike Toyguncu’nun annesi Fatma Toyguncu, kızının akıbetinin aydınlatılması için yıllardır verdiği mücadeleyi sürdürürken, faili meçhul dosyalar için kurulduğu açıklanan birimin kendilerine umut olduğunu söyledi. Toyguncu, “Adalet Bakanımız bir birim kurmuş, çok mutlu oldum. Faili meçhul cinayet kalmayacak, hepsi çözülecek diyor. Yıllardır kızımın hayaliyle yaşadım, artık yavrumu ölü ya da diri bağrıma basayım, mezarında toprağına sarılayım Bir mezar bile insana bir umuttur” sözleriyle kızının ölü ya da diri bulunmasını istedi.

    Gülistan Doku dosyası tüm annelere ışık oldu

    Kendi acısını yaşarken benzer durumdaki aileleri de yakından takip eden Toyguncu, Gülistan Doku dosyasındaki gelişmelerin kendisine güç verdiğini belirtti. İki ateş arasında kaldığını ve kızının bir mezarı olmasına bile razı olduğunu söyleyen gözü yaşlı anne, “Bir mezar bile insana umuttur, en azından başında ağlayacak bir yeriniz olur. Devletimizden ve yetkililerden bu kör karanlığın aydınlatılmasını istiyorum” çağrısında bulundu.>>>İHA 

    ANNE FATMA TOYGUNCU, “BEN O GÜN BUGÜNDÜR 15 YILDIR YAVRUMUN ARKASINDAYIM. HİÇBİR ZAMAN MÜCADELEMİ BIRAKMADIM” DİYE KONUŞTU. (İBRAHİM SÖNMEZ/ANTALYA-İHA)
    Ankara’nın Sincan ilçesinde 15 yıl önce kaybolan 14 yaşındaki Melike Toyguncu’nun annesi Fatma Toyguncu, kızının akıbetinin aydınlatılması için yıllardır verdiği mücadeleyi sürdürürken, faili meçhul dosyalar için kurulduğu açıklanan birimin kendilerine umut olduğunu söyledi. Toyguncu, “Adalet Bakanımız bir birim kurmuş, çok mutlu oldum. Faili meçhul cinayet kalmayacak, hepsi çözülecek diyor. Yıllardır kızımın hayaliyle yaşadım, artık yavrumu ölü ya da diri bağrıma basayım, mezarında toprağına sarılayım Bir mezar bile insana bir umuttur” sözleriyle kızının ölü ya da diri bulunmasını istedi.