ABD-İsrail’in 28 Şubat’ta saldırı başlattığı İran’ın başkenti Tahran’da art arda patlama sesleri duyuldu. AA Tahran muhabiri, kentte şiddetli patlama seslerinin duyulduğunu bildirdi. Bazı İran kanalları, patlamanın kentin doğu ve güney bölgelerinde meydana geldiğini aktardı. Asriran haber sitesi, Tahran’da meydana gelen patlamaların 11 ayrı bölgede gerçekleştiğini duyurdu. Bu bölgelerin, kentin kuzeyindeki Levasan, Zaferaniye, güneyindeki İslamşehr, Rey şehri, doğusundaki Tahranpars, Perdis ve batısındaki Punek, Merzdaran, Sohreverdi, Dovlet ve Naziabad olduğu kaydedildi. Konuya ilişkin henüz resmi açıklama yapılmadı. >>>AA
Kategori: Asayiş
-

MSB’den Yunanistan açıklaması
MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, bakanlıkta düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında konuştu. Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK), ülkenin beka ve güvenliğine yönelen tehditlerle mücadelesini kararlılıkla sürdürdüğüne dikkati çeken Aktürk, “Devam eden operasyon ve arama-tarama faaliyetleri kapsamında hafta içerisinde 4 PKK’lı terörist daha teslim olmuş, kalıcı güvenliği tesis etmek amacıyla sınırlarımızda ve ötesinde mayın ve el yapımı patlayıcı ile mağara, sığınak ve barınak tespit ve imha çalışmalarına devam edilmiştir.” ifadelerini kullandı.
Aktürk, son bir haftada imha edilen 3 kilometre tünel ile Münbiç’te tespit edilen tünel hatlarının yüzde 95’inin başarıyla imha edildiğini belirterek, “Böylelikle Suriye Harekat Alanlarında imha edilen tünel uzunluğu 764 kilometre olmuştur.” dedi.
Tuğamiral Aktürk, hudutların, zorlu iklim ve arazi şartlarında kesintisiz devam eden, tesis edilen kademeli güvenlik sistemiyle uluslararası standartlarda korunduğuna dikkati çekerek, “Hudutlarımızda hafta boyunca yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 7’si terör örgütü mensubu olmak üzere 78 şahıs yakalanmış, 1733 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Böylece, yıl içerisinde sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 1278, hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 13 bin 493 olmuştur.” diye konuştu.
ABD-İSRAİL İLE İRAN ARASINDAKİ ÇATIŞMA
İran’dan ateşlenerek Türk hava sahasına yöneldikten sonra imha edilen balistik mühimmata da değinen Aktürk, şunları kaydetti: “9 Mart’ta, İran’dan ateşlenen ve hava sahamıza giren bir balistik mühimmat, Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından etkisiz hale getirilmiştir. Bazı mühimmat parçalarının Gaziantep ve Diyarbakır’da boş araziye düştüğü olayda herhangi bir can kaybı ya da yaralanma meydana gelmemiştir. ABD ve İsrail’in, İran’a saldırılarıyla başlayan, İran’ın üçüncü ülkeleri de hedef alan saldırılarıyla genişleyen çatışmalar kapsamında, hava sahamızın ve vatandaşlarımızın güvenliğini sağlamak amacıyla milli düzeyde alınan tedbirlere ilave olarak Müttefik Hava Komutanlığı Ramstein/Almanya’dan görevlendirilen bir Patriot sistemi Malatya’da konuşlandırılmaktadır. Ayrıca yaşanan çatışmalardan kaynaklanan füze ve İHA/drone tehdidi sonrasında Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) güvenliğinin artırılmasına yönelik kademeli planlamalar kapsamında 6 adet F-16 savaş uçağı ile hava savunma sistemleri KKTC’ye konuşlandırılmıştır.”
Tuğamiral Aktürk, ABD-İsrail ile İran arasındaki çatışmalar sonrasında Türk hava sahasının güvenliğini sağlamak ve olası ihlalleri önlemek amacıyla muharip uçaklarla hava devriyesi icra edildiğine de dikkati çekerek, şöyle devam etti: “Doğu Akdeniz’de deniz ve hava unsurlarımız tarafından seyir, keşif ve gözetleme yapılmakta, herhangi bir yığılma veya olağan dışı hareketliliğin bulunmadığı İran hudut hattımızda muhtemel risk ve tehditlere karşı gerekli tedbirler devletimizin ilgili kurumlarıyla koordinasyon içinde alınmaktadır. Ülkemiz, yaşanan bölgesel gelişmeler karşısında hava sahasının, sınırlarının, vatandaşlarının ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin güvenliğini sağlamak amacıyla milli imkan ve kabiliyetlerini kullanmaya, savunma ve caydırıcılık temelinde, NATO ve müttefiklerimizle eş güdüm içerisinde gerekli tüm tedbirleri almaya ve bölgesel barış ve istikrarın korunmasına katkı sunmaya devam edecektir. Bu vesileyle masum sivillerin hayatını kaybetmesine yol açan çatışmaların derhal sona erdirilmesi ve kalıcı ateşkesin sağlanmasının önemini bir kez daha vurguluyoruz.”
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in, programı hakkında da bilgi veren Aktürk, Güler’in bugün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’i kabulüne katılacağını belirtti. Aktürk, Bakan Güler’in yarın da Atatürk’ün Kara Harp Okuluna girişinin 127’nci yıl dönümü vesilesiyle Kara Harp Okulu’ndaki törene iştirak edeceğini bildirdi.
EĞİTİM VE TATBİKAT FAALİYETLERİ
TSK’nın, operasyon ve görevlerinin yanı sıra çok boyutlu tehdit ortamına uyum sağlamak ve yüksek hazırlık seviyesini muhafaza etmek amacıyla eğitim ve tatbikat faaliyetlerini de kesintisiz olarak sürdürdüğünü belirten Aktürk, bu kapsamda Konya’da düzenlenen Şehit Hava Pilot Yarbay Gökhan Korkmaz Milli Anadolu Kartalı Eğitimi, Çanakkale, İzmir ve Aksaz/Muğla’da gerçekleştirilen Hava Savunma ile Kenya’daki Justified Accord tatbikatlarının yarın sona ereceğini söyledi.
Tuğamiral Aktürk, şöyle devam etti: “16-27 Mart tarihleri arasında Almanya’da Steadfast Foxtrot tatbikatına iştirak edilmesi planlanmaktadır. TCG I. İnönü denizaltımız tarafından 10-13 Mart tarihleri arasında Durres/Arnavutluk’a liman ziyareti icra edilmektedir. Kuzey Avrupa konuşlanması kapsamında Steadfast Dart-2026 ile Dynamic Mariner/Joint Warrior/Cold Response-2026 tatbikatlarına iştirak eden Anadolu Türk Deniz Görev Kuvvetimiz 11 Mart itibarıyla dönüş seyrine başlamıştır. 5 Şubat-16 Mart tarihleri arasında NATO Daimi Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu-2 (SNMCMG-2) görevi kapsamında faaliyet gösteren TCG Anamur mayın avlama gemimiz tarafından 13-15 Mart tarihleri arasında Suda/Yunanistan’a, NATO Daimi Deniz Görev Grubu-2 (SNMG-2) görevi kapsamında Arnavutluk Deniz Kuvvetlerine ait Oriku gemisi tarafından 11-14 Mart tarihleri arasında İzmir’e liman ziyareti gerçekleştirilmekte, aynı görev kapsamında İtalya Deniz Kuvvetleri unsuru Fasan tarafından 17-25 Mart tarihleri arasında İstanbul’a, Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Görev Gücü (UNIFIL) görevi çerçevesinde Bangladeş Deniz Kuvvetlerine ait Sangram tarafından 16 Mart-4 Nisan tarihleri arasında Mersin’e liman ziyaretleri yapılacaktır. Somali Deniz Görev Grubu faaliyetleri kapsamında TCG Göksu, TCG Bayraktar, TCG Bartın ve TCG Yzb. Güngör Durmuş gemilerimizin, 16 Mart’ta Doğu Akdeniz’den Somali’ye intikale başlaması planlanmaktadır.”
SAVUNMA SANAYİ
Yerli ve milli savunma sanayinin, kara, deniz, hava ve siber alanda geliştirdiği kritik sistemlerle TSK’nın caydırıcılığını ve harekat kabiliyetini güçlendirmeye devam ettiğini vurgulayan Aktürk, “Geçtiğimiz hafta içerisinde, Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketimiz (MKE) tarafından muhtelif adet ve çapta silah ve mühimmatın teslimatı tamamlanmış, ‘Hassas Güdüm Kiti (HGK-84) Tedariki Projesi’ kapsamında Bakanlığımıza bağlı ASFAT tarafından TÜBİTAK SAGE işbirliğiyle geliştirilen çeşitli miktarda güdüm kiti Hava Kuvvetleri Komutanlığımıza teslim edilmiştir.” bilgisini paylaştı.
Tuğamiral Aktürk, İstiklal Marşı’nın kabulünün 105’inci ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Harp Okuluna girişinin 127’nci yıl dönümlerini de kutlayarak, “18 Mart Şehitler Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 111’inci yıl dönümünde, Cumhuriyetimizin kurucusu ebedi Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, egemenliğimiz ve bağımsızlığımız uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi, ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi ve milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u rahmet, minnet ve saygıyla anıyor, hayatta olan gazilerimize esenlikler diliyor, şehit ve gazilerimizin kıymetli ailelerine şükranlarımızı sunuyoruz.” ifadelerini kullandı.
Şehitler Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi etkinlikleri hakkında bilgi veren Aktürk, “18 Mart’ta Deniz Kuvvetlerimiz tarafından, TCG Nusret müze gemimizin de yer aldığı 13 gemi ile Çanakkale Boğazı’nda Geçit Töreni yapılacak, törene katılacak 3 gemimiz 16-17 Mart’ta halkımızın ziyaretine açılacak, SOLOTÜRK tarafından 17-18 Mart’ta Çanakkale’de gösteri uçuşları yapılacaktır. Ayrıca Mehteran Birlik Komutanlığımız ile 5’inci Kolordu Bölge Bando Komutanlığımız tarafından 18 Mart’ta Çanakkale’de konser icra edilecektir. Söz konusu etkinliklere tüm halkımız davetlidir.” dedi.
MSB’de düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısının ardından, Bakanlık tarafından basın mensuplarının sorularına cevaben açıklamalarda bulunuldu.
Yunanistan’ın son dönemdeki faaliyetlerine ilişkin sorular üzerine Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, Doğu Ege Adaları’nın Yunanistan’a 1923 tarihli Lozan Barış Antlaşması ve 1947 tarihli Paris Barış Antlaşması ile gayri askeri statüde bulundurulma şartıyla devredildiği hatırlatıldı.
Limni ve Kerpe Adaları’nın gayri askeri statüde olması gereken adalar olduğu, gayri askeri statünün, antlaşmaların esaslı şartı olarak düzenlendiği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi: “Gayri askeri statünün ihlal edilmesi esaslı bir ihlale sebep olmakta ve bu oldu bitti çabaları hukuken tek taraflı olarak gayri askeri statünün sona erdiği sonucunu doğurmamaktadır. Bu husus devletimizin en üst kademesi tarafından da dile getirilmiştir. Yunanistan’ın usulüne uygun olarak akdedilmiş antlaşmalar hilafına adaların statülerini ihlal eden girişimleri hem hukuka aykırılık yaratmakta hem de komşuluk-müttefiklik ilişkilerimizi zedelemektedir. Coğrafyamızda süregelen güvenlik krizlerine karşı NATO müttefikleri arasında bu tarz durumların yaşanması kabul edilemezdir. Yunanistan’ın gerçek amaca hizmet etmeyen ve bölgemizde yaşanan krizleri fırsata çevirmeye yönelik girişimlerini kabul etmediğimizi ve bu doğrultuda gerekli tüm tedbirleri aldığımızı ifade ediyoruz.”
KKTC İÇİN ALINAN TEDBİRLER
Bakanlık tarafından Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) güvenliği için alınan tedbirlere ilişkin soru üzerine yapılan açıklamada şu değerlendirmelerde bulunuldu: “KKTC’nin güvenliği ile Doğu Akdeniz’de barış ve istikrarın muhafazası, Türkiye açısından stratejik önemdedir ve bu konudaki tutumumuz net ve değişmezdir. ABD-İsrail ile İran arasında yaşanan çatışmalardan kaynaklanan füze ve dron tehdidi sonrası Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne konuşlandırdığımız hava ve hava savunma unsurlarımız, caydırıcılığı tahkim etmeye, hava sahasının güvenliğini desteklemeye ve muhtemel tehditler karşısında hızlı reaksiyon kabiliyetimizi güçlendirmeye yöneliktir. Aldığımız bu ilave tedbirler sadece Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin değil Ada’nın tamamının güvenliğine katkı sağlayacaktır. Bilindiği üzere Türkiye, Kıbrıs’ta Garantör ülkedir. Garantör olmayan bazı ülkelerin Kıbrıs Adası ve Doğu Akdeniz’e askeri unsur sevk ettiği bir ortamda, Türkiye’nin aldığı tedbirler son derece meşru, yerinde ve dengeli bir güvenlik yaklaşımının gereğidir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne biz yeteriz. Türkiye, bölgede gerilimi artıran değil barış ve istikrarı koruyan bir anlayışla hareket etmektedir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliği bizim güvenliğimizdir. Bununla birlikte, Kıbrıs Türklerinin hak ve menfaatlerini hedef alan hiçbir hasmane tutuma ve oldu bittiye izin vermeyecek, garantörlüğün vermiş olduğu hak ve yetkileri kullanmaktan çekinmeyeceğiz.”
MALATYA’DA KONUŞLANDIRILAN PATRİOT SİSTEMİ
ABD-İsrail ile İran arasında devam eden çatışmalara ilişkin soru üzerine Bakanlık, İran’dan farklı zamanlarda ateşlenen iki balistik mühimmatın NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından etkisiz hale getirildiğini hatırlattı. Yaşanan gelişmeler karşısında hava Türk sahasının ve vatandaşların güvenliğini sağlamak amacıyla, milli düzeyde alınan tedbirlere ilave olarak, NATO müttefikleriyle yürütülen istişare mekanizmalarının da etkin şekilde devreye alındığı aktarıldı.
Konuya ilişkin şu ifadelere yer verildi: “Bu kapsamda, NATO Müttefik Hava Komutanlığı Ramstein/Almanya’dan görevlendirilen bir patriot sistemi, hava savunma mimarisinin tamamlayıcı unsuru olarak Malatya’ya konuşlandırılmaktadır. NATO, müttefik ülkelerin hava sahalarını ve topraklarını koruma iradesine sahip bir güvenlik ittifakıdır. Türkiye ise jeostratejik konumu, güçlü ordusu ve İttifakın güneydoğu kanadındaki kritik rolüyle bu yapının en önemli unsurlarından biridir. Atılan bu adımlar, hem Türkiye’nin hem NATO’nun savunma, caydırıcılık ve müttefik dayanışması anlayışıyla, ortak güvenliğini tahkim etmeyi amaçlamaktadır.”
S400’ÜN KULLANILMAMASI
Türkiye’nin hava ve füze savunma faaliyetlerinin, tehdit değerlendirmeleri ve operasyonel ihtiyaçlar doğrultusunda çok katmanlı bir yapı içinde yürütülmekte olduğu belirtilen açıklamada, en uygun savunma unsurunun, angajman kuralları ve mevcut operasyonel tablo dikkate alınarak belirlendiği ifade edildi. Türkiye’nin, NATO’nun entegre hava ve füze savunma sisteminin bir parçası olduğu bilgisi verilen açıklamada, şunlar kaydedildi: “Bu sistem, erken uyarı sensörleri, komuta kontrol sistemi ve önleme füzelerinden oluşmaktadır. Bir balistik füze tespit edildiğinde, müdahale süresinin çok kısa olması sebebiyle sistem en uygun ve en hızlı önleme aracını otomatik olarak seçerek ateşlemektedir. Ülkemize yönelen balistik füze tehdidine karşı en uygun ve etkin savunma unsurları devreye alınarak söz konusu mühimmat başarıyla imha edilmiştir.”
“İNCİRLİK BİR TÜRK ÜSSÜDÜR”
Adana’da konuşlu İncirlik Üssü’ne ilişkin ise Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi: “İncirlik bir Türk üssüdür. Eskişehir’deki Muharip Hava Kuvveti Komutanlığımıza bağlı olarak görev yapan 10’ncu Ana Jet Üs Komutanlığımız Adana İncirlik’te konuşludur. 10’ncu Ana Jet Üs Komutanlığımızda, F-16 filomuz, Tanker filomuz ve İHA’larımız bulunmaktadır. Üzerindeki tüm tesisleri ile mülkiyeti Türkiye Cumhuriyeti’ne aittir. Üs komutanı Türk tuğgeneralimizdir. Orada Amerikan askerlerinin olması Amerikan üssü olduğu anlamına gelmez. Orada ayrıca İspanya, Polonya ve Katar askeri personeli de bulunmaktadır.” >>>AA
-

İran’dan ABD ve İsrail’e füze saldırısı
İran devlet televizyonu, Gerçek Vaat-4 operasyonunun 44. dalgasına ilişkin yapılan yazılı açıklamayı yayımladı. Açıklamaya göre, İsrail’in Kiryat Şmona, Hadera ve Hayfa şehirlerinin yanı sıra ABD’nin 5. Filosu ve bölgedeki diğer üslerine füze ve kamikaze İHA’larla saldırı başlatıldı. Saldırılarda, ağır başlıklı Hürremşehr, Hayberşeken, Fettah, Emad ve Kadr balistik füzeleri kullanıldı.
İRAN ORDUSU: IRAK’TA ABD’YE AİT YAKIT İKMAL UÇAĞI DÜŞÜRÜLDÜ
Tesnim Haber Ajansının Devrim Muhafızları Ordusu’ndan aktardığı haberde, “Irak’ın batısındaki İran destekli grupların füzeleriyle ABD uçağının düşürüldüğü ve mürettebatının hayatını kaybettiği” ileri sürüldü.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), ABD Hava Kuvvetlerine ait bir KC-135 yakıt ikmal uçağının Irak’ın batısında düştüğünü ve olayın dost hava sahasında meydana geldiğini açıklamıştı.
CENTCOM’dan yapılan yazılı açıklamada, olayın İran’a yönelik operasyon kapsamında gerçekleştiği, iki uçağın görevde olduğu ve kaza sonrası uçaklardan birinin kırıma uğradığı, diğerinin ise güvenli şekilde iniş yaptığı ifade edilmişti.
İRAN ORDUSU: İSRAİL’İN HAYFA KENTİNDEKİ PETROL RAFİNERİLERİNE FÜZE SALDIRISI DÜZENLENDİ
İran Öğrenci Haber Ajansı (SNN), Devrim Muhafızları Ordusu tarafından yapılan yazılı açıklamayı yayımladı. Açıklamada, İsrail’in Hayfa kentindeki petrol rafinerilerine füze saldırısı düzenlendiği ve bu saldırıların birkaç saat süreceği belirtildi.
İRAN’DAN YAPILAN MİSİLLEMEDE İSRAİL’İN KUZEYİNDE 59 KİŞİ YARALANDI
İsrail acil yardım servisi Kızıl Davut Yıldızı’ndan yapılan açıklamada, İran’dan yapılan yeni füze saldırısında 58’i hafif 59 kişinin yaralandığı belirtildi. Açıklamada, İsrail’in kuzeyindeki Zarzir beldesinde yalnızca 35 yaşında bir kadının sırtına şarapnel parçası isabet etmesi sonucu orta derecede yaralandığı aktarıldı. İran’dan gönderilen füzelerin ardından sirenlerin çaldığı İsrail’in kuzey bölgesinde gökyüzünde patlama seslerinin duyulduğu basına yansıdı. İsrail basını, İran’ın misillemesi nedeniyle bazı evlerde hasar meydana geldiğini bildirdi.
SUUDİ ARABİSTAN 8 İHA SALDIRISININ ENGELLENDİĞİNİ AÇIKLADI
Suudi Arabistan, ülkeye yönelik 8 insansız hava aracı (İHA) saldırısının hava savunma sistemleri tarafından engellendiğini duyurdu. Suudi Arabistan Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, ülkeye yönelik saldırılara ilişkin bilgi verildi. Suudi Arabistan’ın hava savunma sistemlerinin ülkeye yönelik 5 insansız hava aracını düşürdüğü belirtilen açıklamada, bunlardan 2’sinin doğu bölgesinde, 5’inin El-Harc bölgesinde etkisiz hale getirildiği ifade edildi. Açıklamada ayrıca, Riyad’da büyükelçiliklerin bulunduğu Diplomasi Mahallesi’ne de İHA saldırısı girişimi olduğu ve İHA’nın etkisiz hale getirildiği kaydedildi.
UMMAN’A YÖNELİK İHA SALDIRISINDA YABANCI UYRUKLU 2 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ
ABD ile İran arasında yürütülen son müzakerelere arabuluculuk yapan Umman’a yönelik İHA saldırısında yabancı uyruklu 2 kişi hayatını kaybetti. >>>AA
-

Hürmüz Boğazı krizi, en büyük arz şokunu tetikliyor
Küresel petrol ticaretinin en kritik geçiş noktalarından Hürmüz Boğazı’nda gemi trafiği, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı ortak saldırıların ve Tahran’ın misillemelerinin ardından durma noktasına geldi. Sigorta şirketleri bölgedeki gemiler için savaş poliçelerini iptal ederken, önde gelen konteyner ve tanker şirketleri Boğaz’dan geçişleri askıya aldı.
İngiltere Deniz Ticaret Örgütü verilerine göre, tarihsel ortalamaya bakıldığında Boğaz’dan günlük 138 ticari gemi geçiş yapıyordu. Ancak İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun özellikle ABD ve İsrail bağlantılı ticari gemilere yönelik saldırılarının ardından, gemi geçişlerinde ciddi düşüş gözlemlendi.
Basra Körfezi’nin çıkışında yer alan Hürmüz Boğazı, Orta Doğu’daki petrol üretimini Umman Denizi ve Hint Okyanusu üzerinden dünya pazarlarına bağlıyor. AA muhabirinin derlediği bilgilere göre, geçen yıl Boğaz’dan günlük ortalama 15 milyon varil ham petrol ve 5 milyon varil petrol ürünü sevk edildi. Bu da Hürmüz üzerinden geçen toplam hacmin günlük yaklaşık 20 milyon varile ulaştığını gösteriyor.
Boğazdaki petrol akışını aksatan mevcut krizin devam etmesi durumunda küresel petrol talebinin yaklaşık yüzde 20’sini oluşturan arzın fiilen etkileneceği hesaplanıyor. Bu büyüklükte bir kesintinin modern petrol piyasalarında bugüne kadar görülen tüm arz şoklarını geride bırakabileceği değerlendiriliyor.
GEÇMİŞ KRİZLER RİSKİN BOYUTUNU ORTAYA KOYUYOR
Geçmişte yaşanan başlıca petrol krizleri, mevcut tabloyu daha da çarpıcı kılıyor. 1973’te yaşanan petrol ambargosunda küresel piyasadan günlük yaklaşık 4,3 milyon varil petrol çekildiği ve bu kaybın dönemin günlük talebinin yaklaşık yüzde 7,4’üne tekabül ettiği belirtiliyor.
1978-1979 İran Devrimi sırasında günlük yaklaşık 5,6 milyon varil arz kaybı yaşandığı, bunun da küresel talebin yaklaşık yüzde 8,6’sına karşılık geldiği ifade ediliyor. 1980’deki İran-Irak Savaşı’nın günlük yaklaşık 4,1 milyon varil petrol arz kaybına yol açarak küresel talebin yaklaşık yüzde 6,8’ini etkilediği değerlendiriliyor. 1990’da başlayan Irak-Kuveyt Savaşı’nda ise günlük arz kaybının yaklaşık 4,3 milyon varil olduğu, bunun dönemin küresel talebinin yaklaşık yüzde 6,5’ine denk geldiği aktarılıyor.
Daha geriye gidildiğinde, 1956’daki Süveyş Krizi sırasında günlük yaklaşık 2 milyon varil petrol arzının devre dışı kaldığı ve bunun dönemin küresel talebinin yaklaşık yüzde 11,4’üne karşılık geldiği hesaplanıyor. Ancak mutlak hacim açısından, bu kaybın günümüzde Hürmüz Boğazı’nda ortaya çıkabilecek potansiyel kesintinin oldukça gerisinde kaldığı görülüyor.
Geçmiş krizlerle karşılaştırıldığında, Hürmüz Boğazı’nda yaşanan mevcut risk, hem küresel talebe oranı hem de mutlak hacim açısından petrol piyasalarında bugüne kadar görülmüş en büyük arz şokuna işaret ediyor.
“KISMİ KESİNTİLER AYLARCA DEVAM EDEBİLİR”
Avrupa merkezli Montel Analytics’in Jeopolitik Enerji Analisti Andres Cala, “1973 Arap petrol ambargosundan bu yana en kötüsü olabilecek yeni bir enerji şoku kapımızda.” ifadesini kullandı.
Cala, Hürmüz Boğazı kaynaklı arz kaybı, bölgedeki enerji altyapısındaki hasarların onarılması ve üretimin yeniden başlatılması için en iyi ihtimalle birkaç hafta gerektiğini belirterek, “Ne kadar süreceği kimsenin bilmediği bir konu. Ancak büyük olasılıkla, ilk ‘şok ve dehşet’ hava harekatı ve İran’ın sonuna kadar mücadele kararının ardından, kısmi kesintiler aylarca devam edebilir.” diye konuştu.
Kritik dönüm noktasının kasımda yapılacak ABD ara seçimleri olduğuna dikkati çeken Cala, “Bu seçimler, Trump yönetimini şu anda sahip olduğu Kongre kontrolünü kaybetmemek için erken çıkış yolu aramaya zorlayabilir, özellikle yüksek enerji fiyatları halihazırda yüksek olan enflasyonu daha da artıracak ve faiz indirimlerini geciktirecektir.” dedi.
Cala, ABD’nin saldırılarını küresel petrol ve gaz piyasalarında arz fazlası tahminleriyle aynı zamana denk getirmiş olsa da bu şokun daha derin olacağının altını çizerek, şunları kaydetti: “Kesinti herhangi bir krizden daha büyük, piyasanın önemli bölümünü temsil ediyor ve hem petrol hem de gaz için daha uzun sürebilir. Arap ambargosu yaklaşık 6 ay sürdü ve küresel petrol arzını yaklaşık yüzde 9 azalttı. Gaz söz konusu bile değildi. Buna karşın, devam eden Hürmüz kesintisi küresel petrol talebinin ve gaz ihracatının yaklaşık yüzde 20’sini aksatmakta ve enerjiye bağımlılığı nedeniyle Asya’yı orantısız şekilde daha fazla etkiliyor. Dolayısıyla bu noktada ekonomik etki çok daha derin. Arap petrol ambargosu gibi sadece 6 ay sürse bile, fiyatlar üzerindeki etkisi, talep düşüşü, upstream yatırımlardaki gerileme ve enerji akışlarının fiyatlardan çok arz güvenliğini önceleyecek şekilde yeniden yapılandırılmasıyla küresel enerji piyasalarında köklü dönüşüme yol açacaktır.”
Stratejik rezervlerin ve alternatif rotaların geçici çözüm olduğunu, kayıpları telafi etmeyeceğini belirten Cala,”Basitçe söylemek gerekirse, dünya, özellikle kesintiler uzun süre devam ederse, Basra Körfezi’nden gelen arzı kolayca ikame edemez ve yeni gerçekliğe uyum sağlamak için yıllara ihtiyaç duyacaktır.” dedi.
Cala, ülkelerin, özellikle küresel enerji piyasalarına bağımlı olanların enerji portföyü yönetimi açısından en kötü senaryoyla karşı karşıya kalacağını, bunun ise yeni enerji paradigmalarının ortaya çıkmasını gerektireceğini dile getirdi. >>>AA
-

Buşehr eyaletinde bir hastane ağır zarar gördü
Yarı resmi Tesnim Haber Ajansına göre, ABD-İsrail’in saldırılarında “Fars Körfezi Şehitleri Eğitim ve Tıp Merkezi” ağır hasar gördü. Patlamaların şiddeti nedeniyle hastaneye ait bazı binalar ve ekipmanlar tahrip olurken hastane hizmet dışı kaldı. Hastalar ise “Nükleer Bilim İnsanı Şehitler” Hastanesine nakledildi. İran’da bir banka şubesinin ABD-İsrail’in füze saldırısına uğradığı bildirildi. İran’ın Sepah Bankası tarafından yapılan açıklamada, “Bank Sepah’ın binalarından biri, çarşamba günü sabaha karşı İsrail-ABD füze saldırısının hedefi oldu.” ifadeleri kullanıldı. Açıklamada, saldırının ardından teknik ekiplerin hasar tespit çalışmalarına başladığı kaydedildi.
İRAN: ABD-İSRAİL SALDIRILARINDA 206 ÖĞRENCİ VE ÖĞRETMEN HAYATINI KAYBETTİ
İran Eğitim Bakanı Ali Rıza Kazımi, İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarında “120 okulun hedef alındığını, 206 öğrenci ile öğretmenin öldüğünü” duyurdu. İran resmi haber ajansı IRNA’ya göre, Kazımi Tahran’da düzenlenen geniş katılımlı cenaze törenlerinin ardından açıklama yaptı. İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarında “206 öğrenci ve öğretmenin öldüğünü, 161’inin ise yaralandığını” kaydeden Kazimi, saldırılarında toplamda 120 okulun da zarar gördüğünü söyledi. Tahran’a 28 Şubat’ta başlatılan saldırılarla eş zamanlı olarak ülkenin güneyindeki Minab kentinde bir ilkokula düzenlenen saldırıda 165 çocuğun hayatını kaybettiği açıklanmıştı.
İRAN BASINI: TAHRAN’DAKİ KONTROL NOKTALARINA DÜZENLENEN SALDIRILARDA 10 KİŞİ ÖLDÜ
İran basınında yer alan haberlere göre, İsrail, İran içerisindeki casuslarının işbirliği ile Tahran’ın 1, 14, 15 ve 16. bölgelerine yönelik İHA saldırısı gerçekleştirdi. Saldırılar sonucunda, yol kontrolü ile görevli emniyet güçleri ile İran Gönüllü Güvenlik Güçleri’nden (Besic) 10 kişi hayatını kaybetti.
İRAN, BÖLGEDEKİ ABD-İSRAİL İLE BAĞLANTILI BANKALARI HEDEF ALABİLECEĞİNİ AÇIKLADI
İran, bölgede ABD ve İsrail ile bağlantılı “ekonomik merkezleri ve bankaları” hedef alabileceğini duyurdu. Hatemu’l Enbiya Karargahından konuya dair açıklama yapıldı. Açıklamada, “Dün gece, terörist Amerikan ordusu ve Siyonist rejim, askeri hedeflerine ulaşamadıktan sonra ülkenin bankalarından birini hedef aldı. Bu gayrimeşru savaş eylemiyle düşman, bölgedeki ABD ve Siyonist rejime ait ekonomik merkezleri ve bankaları hedef almamıza olanak tanıdı.” ifadeleri kullanıldı. Açıklamada ayrıca bölge halkının, bankaların bir kilometre yakınına yaklaşmaması gerektiği uyarısında bulunuldu.
İSRAİL SAVUNMA BAKANI İRAN’A SALDIRILARIN “ZAMAN SINIRI OLMAKSIZIN” SÜRECEĞİNİ SAVUNDU
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, ABD-İsrail ortaklığında İran’a karşı yürütülen saldırıların “herhangi bir zaman sınırı olmaksızın” devam edeceğini iddia etti. İsrail Savunma Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, Katz’ın İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, İsrail ordusunun kuvvet komutanları ve istihbarat yetkilileriyle bir değerlendirme toplantısı yaptığı aktarıldı. Açıklamaya göre Katz, İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) ve ona bağlı milis gücüne (Besic) yönelik saldırılar düzenlediklerini belirterek, saldırıların süreceği mesajı verdi. Saldırı düzenlenen her hedefle birlikte İran yönetimine zarar vereceklerini ve devirmeye yaklaşacaklarını savunan Katz, “İran halkının ayaklanıp harekete geçerek bu rejimi devirmesini sağlamak için bunu yapmaya devam edeceğiz.” iddiasında bulundu. Katz, ABD-İsrail ortaklığında yürütülen saldırıların “gerekli olduğu sürece” ve “tüm hedeflere ulaşılana kadar” devam edeceğini savundu.
İSRAİL DIŞİŞLERİ BAKANI, BMGK’YI İRAN DEVRİM MUHAFIZLARINI TERÖR ÖRGÜTÜ İLAN ETMEYE ÇAĞIRDI
İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ni (BMGK) İran’ı kınamaya ve Devrim Muhafızları Ordusu’nu (DMO) terör örgütü ilan etmeye çağırdı. Saar, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, BMGK Başkanı ve ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Michael Waltz’a yazdığı mektubu paylaştı. İran’ın “uluslararası hukuku ihlal ederek İsrail’deki sivil yerleşim merkezlerine saldırı düzenlediğini” savunan Saar, bu saldırılarda 13 kişinin öldüğünü, yüzlercesinin yaralandığını ve büyük maddi hasar meydana geldiğini öne sürdü. Saar, Tahran yönetiminin İsrail’i yok etme emelini, balistik füze programı ve nükleer silah edinme çabalarını sürdürdüğü gerekçesiyle ABD-İsrail’in ortak saldırılar düzenlediği İran’a karşı önlem alınması gerektiğini iddia etti. ABD-İsrail saldırılarının başlamasından sonra İran’ın bölgede ABD varlığı olan ülkelere yönelik saldırılarına işaret ederek Tahran yönetiminin “sardırgan bir rejim” olduğunu öne süren Saar, BMGK’yı İran’ı kınamaya ve DMO’yu terör örgütü ilan etmeye çağırdı. >>>AA
-
Ömer Günel gözaltına alındı: Kuşadası Belediye’sine operasyon!
Operasyon Aydın, İzmir ve Antalya olmak üzere 3 ilde eş zamanlı olarak gerçekleştirildi.

Operasyonun Detayları ve Gözaltı Listesi
İstanbul merkezli yürütülen operasyonda, aralarında belediye bürokratları ve iş insanlarının da bulunduğu toplam 6 kişi yakalandı. İşte gözaltına alınan isimler:
-
Ömer Günel: Kuşadası Belediye Başkanı
-
Ahmet Taşkan: İmar ve Şehircilik Müdürü
-
Mustafa Burak Gündeş: Yapı Kontrol Müdürü
-
Meral Celep: Belediye Mimarı ve Şehir Plancısı
-
Ferdi Zenginoğlu: İş insanı ve Eski Kuşadasıspor Kulübü Başkanı
-
Hüseyin Kabasakal: İş insanı

Suçlamalar ve Deliller
Başsavcılık tarafından yapılan açıklamada, şüphelilere yönelik ağır suçlamalar ve bu iddiaları destekleyen deliller şöyle sıralandı:
-
Suçlamalar: Rüşvet almak/vermek ve İrtikap (görevin sağladığı nüfuzu kötüye kullanarak menfaat temin etme).
-
Deliller: Tanık ve müşteki beyanları, HTS kayıtları (telefon görüşme trafikleri) ve MASAK raporları ile tespit edilen şüpheli hesap hareketleri.
-
Makul Şüphe: Savcılık, incelenen belgeler sonucunda suçun işlendiğine dair “makul suç şüphesine” ulaşıldığını belirtti.

The post Ömer Günel gözaltına alındı: Kuşadası Belediye’sine operasyon! first appeared on Kanal 3 Tv.
-
-

Hamaney’in sağlık durumu netleşti
Bekayi, İtalya’nın yüksek tirajlı gazetelerinden Corriere della Sera’ya, ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta başlattığı saldırılara ve bununla ilgili gelişmelere dair demeç verdi. ABD ve İsrail’in saldırısını “utanç verici” olarak nitelendiren Bekayi, İsviçre’nin Cenevre kentinde yürütülen nükleer müzakerelerin 3. turunu tamamlamışken, Haziran 2025’ten sonra ikinci kez diplomatik sürecin ihanete uğradığını belirtti. “İran’ın yeni lideri Mücteba Hamaney’in durumunun nasıl olduğu” sorusuna Bekayi, “Yaralı ama iyi. İlk konuşmasını ne zaman yapacağını bilmiyorum. Liderlik için 3 veya 4 isim vardı ancak Uzmanlar Meclisi’nin çoğunluğu Anayasa’ya uygun olarak onu seçti.” yanıtını verdi.
Bekayi, İran’ın Minab kentindeki kız ilkokuluna yapılan saldırıyı hatırlatarak, “Minab’da bir katliam yaptılar. İki Tomahawk füzesi kullandılar. Amaç sadece mümkün olduğu kadar çok sivilin ölmesini sağlamaktı. Çoğu çocuk olmak üzere yaklaşık 170 masum insanı öldürdüler. (İtalya Başbakanı) Giorgia Meloni’nin saldırıyı kınamasından memnunuz.” ifadesini kullandı. Bekayi, komşu ülkelere karşı hiçbir düşmanlık beslemediklerini ancak ABD’nin bölgedeki askeri varlığının “büyük bir güvensizliğe yol açtığını” belirtti.
İran’ın misillemelerinin komşu ülkelerin tepkisini çektiği hatırlatılan Bekayi, “Hoşlarına gitmediğini anlıyorum. Onlarla yakın temas halindeyiz. Ancak bu kez liderimizi ve en önemli komutanlarımızı öldürdüler. Böylesine zengin bir medeniyete, egemen bir devlete sahip bir ulusun, böyle korkunç bir saldırı karşısında hiçbir şey yapmadan kalmasını mı bekliyorsunuz? Komşularımızdan, ABD’nin onların topraklarını kötüye kullanmasına izin vermemelerini istedik.” dedi.
Bekayi, Avrupalıların petrol fiyatları konusundaki endişesini de anladığını belirterek şunları kaydetti: “Ancak bizim halkımız katlediliyor. Avrupalıların büyük bir sorumluluğu var, ABD ve İsrail’i memnun etmeye çalışmamalılar. Bu adaletsizliğe karşı çıkacak kadar cesur olmalılar. Eğer bunu yaparlarsa, onları ara bulucu rolünde görmekten memnun oluruz.” >>>AA
-

MSB’den anlamlı paylaşım: “İncirlik bir Türk üssüdür”
Milli Savunma Bakanlığının sosyal medya hesabından bir fotoğraf paylaşıldı. Fotoğrafta nöbet tutan kahraman Türk askerinin ve Türk bayrağının yer aldığı görüldü. Paylaşımda, “İncirlik bir Türk üssüdür” ifadelerine yer verildi.
-

Adliye önündeki cinayette sessizlik bozuldu: Ailesi “pusu kuruldu” dedi
Görme engelli maktulün ailesinden tepki
Hayatını kaybeden Emrah Çeliksoy’un bir gözünün tamamen görmediği, diğerinde ise ciddi görme kaybı olduğu ortaya çıktı. Yeğeninin adliye çıkışında araç beklerken saldırıya uğradığını söyleyen amca Celal Çeliksoy, “Olay denildiği gibi değil. Bize bir leke sürülmüş gibi davranılıyor ama mahkeme her şeyi aydınlatacak. Pusu kurulmuş gibi görünüyor, kamera kayıtları gün yüzüne çıkınca yorum yapanlar utanacak” ifadelerini kullandı.
“Cinsel istismar davası yok”
Maktulün avukatı Mehmet Emin Atabek ise müvekkilinin öldürülmesinin ardından sosyal medyada yayılan iddialara sert tepki gösterdi. Atabek, “Müvekkilimin cinsel istismar suçundan yargılandığı yönündeki iddialar tamamen asılsızdır. Bu yönde yapılmış resmi bir şikayet bile bulunmamaktadır. Adliye önündeki güvenlik tedbirlerine rağmen bu cinayetin işlenmesi kabul edilemez” dedi.
Ambulans geç mi geldi?
Amca Çeliksoy, olay yerine ambulansın 15-20 dakika geç geldiğini iddia ederek sağlık ekiplerine de tepki gösterdi. Adliye ile hastane mesafesinin yürüyerek 5 dakika olduğunu vurgulayan amca, müdahalede geç kalındığını savundu. Olay anına tanıklık eden bölge esnafı ise bir kadının bıçakla saldırdığını, polisin şüpheliyi kaçarken anında yakaladığını anlattı.
Kanlı sürecin geçmişi
Olayın perde arkasında, 2025 yılına dayanan bir husumet yatıyor. Daha önce karşılıklı yaralama ve silahlı saldırı olayları nedeniyle görülen davanın dünkü duruşmasında; tutuklu sanık Ahmet Furkan Ö.’nün eski eşi Sümeyye M. tanık olarak dinlenmişti. Sümeyye M., duruşmada maktulün kendisine istismarda bulunduğunu iddia etmiş, duruşma çıkışında ise bir kafeden aldığı bıçakla saldırıyı gerçekleştirmişti.>>>İHA
-

Yüzünü jiletle kestiği eşini suçladı!
“Bir aile katliamını önledim” savunması
Ankara 64. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuklu sanık Yasin Çakmak katılırken, mağdur Fatma Çakmak SEGBİS ile bağlandı. Savunmasında eşinin kendisini aldattığını iddia eden sanık Çakmak, banyodaki kirli sepetinde bir telefon bulduğunu ve uygunsuz ses kayıtlarına ulaştığını öne sürdü. Eşinin kendisine bıçak ve silahla saldırdığını iddia eden sanık, “Ben burada bir aile katliamını önledim. Kendisine zarar vermedim, silahı elinden zorla aldım” dedi.
“Yüzüme 60 dikiş atıldı, ölmemi istedi”
Dehşet anlarını anlatan Fatma Çakmak ise eşinin iddialarını reddederek sistematik bir işkenceye maruz kaldığını söyledi. Boşanmak istediğini söylediği için saldırıya uğradığını belirten Çakmak, “Beni yatak odasına kilitledi, silahını şakağıma dayayıp şarjörü takmam için zorladı. Bayıldıktan sonra yüzümü jiletle kesti. Yüzümde 60 dikiş vardı, beni öldürme kastıyla hareket etti” diyerek sanığın en ağır cezayı almasını talep etti.
Komşuların ifadesi kan dondurdu
Tanık olarak dinlenen komşu Z.E., olay gecesi çiftin çocuklarının kapıya gelerek yardım istediğini anlattı. Eve girdiğinde yatak odasında sanığı eşinin üzerinde eğilmiş halde gördüklerini belirten tanık, “Fatma’nın yüzü kan içindeydi, şoktaydı” ifadelerini kullandı. Cumhuriyet savcısı, mevcut deliller ışığında suçun niteliğinin değişebileceğini belirterek dosyanın üst mahkemeye gönderilmesini istedi.
Dosya ağır cezaya gönderildi
Mahkeme heyeti, sanığa atfedilen “kadına karşı nitelikli kasten yaralama” suçunun, “kasten öldürmeye teşebbüs” kapsamına girebileceği değerlendirmesiyle görevsizlik kararı verdi. Dosya Ankara Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilirken, polis memuru Yasin Çakmak’ın tutukluluk halinin devamına hükmedildi.
Olayın geçmişi
12 Ocak’ta Ankara’da yaşanan olay sonrası önce serbest bırakılan Yasin Çakmak, eşinin Şanlıurfa’da yaptığı yardım çağrısı ve kamuoyu baskısının ardından 17 Ocak’ta tutuklanmıştı. Hazırlanan iddianamede sanık hakkında 15 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep ediliyordu.>>>İHA
-

10 gündür aranan küçük kız babasının bahçesinde ölü bulundu!
Bahçede yapılan kazıda acı tablo ortaya çıktı
Küçük kızın bulunması için emniyet birimleri tarafından yürütülen geniş çaplı arama çalışmaları, alınan bir ihbar ve teknik takip neticesinde babasına ait bahçeye yoğunlaştırıldı. Ekiplerin bahçede gerçekleştirdiği kazı çalışmasında, 13 yaşındaki talihsiz çocuğun cansız bedenine ulaşıldı. İlk incelemelere göre küçük kızın öldürüldükten sonra buraya gömüldüğü tespit edildi.
Katil zanlısı baba yaşamına son verdi
Olayın baş şüphelisi olarak değerlendirilen öz baba hakkında ise kan donduran bir gelişme daha yaşandı. Öz kızını öldürüp bahçeye gömdüğü iddia edilen babanın, olayın ardından intihar ederek yaşamına son verdiği öğrenildi. Baba ve kızın ölümüyle sonuçlanan bu trajedi, Eskişehir’de büyük bir üzüntü ve dehşet yarattı.
Ekipler bölgeyi kordon altına aldı
Cumhuriyet savcılığının talimatıyla olayla ilgili çok yönlü bir soruşturma başlatıldı. Polis ekipleri ve olay yeri inceleme uzmanları, cinayetin işlenme şeklini ve arka planını aydınlatmak için bahçede ve çevresinde titiz bir çalışma yürütüyor. Bölgeye giriş çıkışlar kapatılırken, mahalle sakinleri acı haberle yasa boğuldu.
Cenazeler Adli Tıp Kurumu’na gönderildi
Hem küçük kızın hem de babasının cenazeleri, kesin ölüm nedenlerinin belirlenmesi ve otopsi işlemleri için Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Soruşturma kapsamında ailenin diğer üyelerinin ve yakınlarının da ifadelerine başvurulacağı öğrenildi.>>>İHA
-

İhsaniye’de otomobil şarampole devrildi!
Direksiyon hakimiyetini kaybedince takla attı
Edinilen bilgilere göre kaza, Döğer beldesi yakınlarında yaşandı. A.K. yönetimindeki 03 plakalı otomobil, sürücüsünün henüz belirlenemeyen bir nedenle direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yoldan çıktı. Savrulan otomobil, takla atarak şarampole devrildi.
Yaralı sürücü hastaneye kaldırıldı
Kazayı gören çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine hızla sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Araç içerisinden çıkarılan yaralı sürücü A.K., olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından ambulansla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Sürücünün sağlık durumunun takibinin sürdüğü bildirildi.
Jandarma inceleme başlattı
Kaza sonrası hurdaya dönen araç çekici yardımıyla bulunduğu yerden kaldırılırken, jandarma ekipleri kazanın meydana geliş şekliyle ilgili bölgede detaylı inceleme başlattı. Yol güvenliğini sağlayan ekipler, kazayla ilgili soruşturmanın devam ettiğini belirtti.
-

8 ülkeden ortak açıklama
Dışişleri Bakanlığı, Türkiye, Mısır, Endonezya, Ürdün, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan ve BAE dışişleri bakanları ortak açıklamasını yayımladı. Açıklamada, “Kudüs Eski Şehre ve şehirdeki ibadet yerlerine erişime yönelik güvenlik kısıtlamaları ile Eski Şehir’deki diğer ibadet yerlerine yönelik ayrımcı ve keyfi erişim sınırlamaları uluslararası insancıl hukuk, tarihi ve hukuki statüko ile ibadet yerlerine engelsiz erişim ilkesi dahil uluslararası hukukun açık bir ihlalini teşkil etmektedir.” ifadesine yer verildi.
Bakanların, hukuka aykırı ve gayrimeşru söz konusu tedbir ile İsrail’in Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif ve ibadet edenlere karşı sürdürdüğü provokatif eylemleri kesin bir şekilde reddettikleri ve kınadıkları belirtilen açıklamada, İsrail’in işgal altındaki Kudüs üzerinde veya şehrin İslami ve Hristiyan kutsal mekanları üzerinde herhangi bir egemenliğe sahip olmadığına işaret edildi.
Açıklamada bakanların, 144 dönümlük Mescid-i Aksa’nın tamamının yalnızca Müslümanlara ait bir ibadet yeri olduğunu vurguladığı, Ürdün Evkaf ve İslami İşler Bakanlığına bağlı Kudüs Evkaf ve Mescid-i Aksa İşleri İdaresinin Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’in idaresi ve buraya girişlerin düzenlenmesi konusunda münhasır yetkiye sahip yasal merci olduğunu yinelediği kaydedildi.
Bakanların, “işgalci güç İsrail’e Mescid-i Aksa’nın kapılarını kapatmaya bir an evvel son vermesi, Kudüs Eski Şehri’ne erişime yönelik kısıtlamaları kaldırması, ibadet etmek isteyen Müslümanların camiye erişimini engellemekten imtina etmesi” çağrısında bulunduğu belirtilen açıklamada, ayrıca uluslararası toplumun, Kudüs’teki İslami ve Hristiyan kutsal mekanlarına yönelik devam eden ihlalleri ve hukuka aykırı uygulamaları ile bu kutsal mekanların kutsiyetine halel getirmesinin durdurulması için İsrail’i icbar edecek kararlı bir tutum benimsemeye davet edildiği bildirildi.
Açıklamada, “Türkiye Cumhuriyeti, Mısır Arap Cumhuriyeti, Ürdün Haşimi Krallığı, Endonezya Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Katar Devleti, Suudi Arabistan Krallığı ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin Dışişleri Bakanları, İsrail işgal makamlarının özellikle mübarek ramazan ayı süresince ibadet etmek isteyen Müslümanlara Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif’i kapalı tutmaya devam etmesini kınamaktadır.” ifadesi kullanıldı. >>>AA
-

Irak Basra Limanı’nda 2 petrol tankeri hedef alındı
Irak yerel basınına göre, Basra Limanı yakınındaki bölgesel sularda 2 petrol tankeri hedef alındı. Saldırı, tankerlerden birinde büyük bir yangına yol açtı. Yangına ilişkin olduğu iddia edilen görüntüler, sosyal medyada yayınlandı. Irak’a ait bir geminin, yanmakta olan tankerin bulunduğu yere giderek şu ana kadar 20’ye yakın denizciyi tahliye ettiği aktarıldı. Saldırının kimin tarafından düzenlendiği henüz bilinmiyor. Irak makamlarından konuya ilişkin henüz herhangi bir açıklama yapılmadı.
KERKÜK’TE HAŞDİ ŞABİ KARARGAHINA YÖNELİK FÜZE SALDIRISINDA 2 KİŞİ ÖLDÜ, 5 KİŞİ YARALANDI
Bölgedeki Haşdi Şabi kaynaklarından edinilenn bilgilere göre, Kerkük kentindeki Uluslararası Kerkük Havaalanı yakınındaki Haşdi Şabi karargahına yönelik füze saldırısı düzenlendi. Tamamı Türkmenlerden oluşan karargaha yönelik saldırıda 2 kişi yaşamını yitirdi, 5 kişi yaralandı.
IRAK TÜRKMEN CEPHESİ MİLLETVEKİLİ SALİHİ: KERKÜK’E YÖNELİK SALDIRI TEHLİKELİ BİR GELİŞMEDİR
Irak Türkmen Cephesi (ITC) Kerkük Milletvekili Erşat Salihi, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, bölgedeki saldırıların giderek artması ve genişlemesinin “tehlikenin daha da ciddi şekil aldığının bir göstergesi” olduğunu aktardı. “Sonucu belirsiz olan bu savaşa Irak’ı da çekmek istiyorlar” ifadesini kullanan Salihi, çeşitli etnik gruplara sahip olan ve petrol zengini Kerkük’e saldırı düzenlenmesinin sıradan bir gelişme olmadığını, “tehlikeli bir gelişme” olduğunu belirtti.
ERBİL’DE PATLAMA SESLERİ DUYULMASININ ARDINDAN ERBİL HAVALİMANINDA YANGIN ÇIKTI
ABD üssünün de bulunduğu Erbil Havalimanı yakınlarında İHA ile saldırı düzenlendi. Hava savunma sistemlerinin faaliyete geçtiği havalimanında, bölgede patlama sesleri duyulmasının ardından yangın çıktığı ve gökyüzüne duman yükseldiği görüldü. Saatler önce de hava savunma sistemleri tarafından vurulan kamikaze insansız hava aracı, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) bakanlar kurulu toplantılarının da yapıldığı binanın üstüne düşmüş, küçük çaplı yangın çıkmıştı.
IRAK, ÜLKEDEKİ PETROL LİMANLARININ KAPATILDIĞINI AÇIKLADI
Irak resmi haber ajansı INA’ya konuşan Irak Limanlar Genel Müdürü Farhan Fartusi, iki petrol tankerinden birinin patladığını ifade ederek 31 kişinin kurtarıldığını, kayıp kişileri arama çalışmalarının sürdüğünü söyledi. Fartusi, patlamadan dolayı petrol limanlarının kapatıldığını ancak ticari limanların faaliyetlerinin devam ettiğini belirtti. Tankerlerden birinin Malta bayrağı taşıdığını kaydetti. Saldırının kimin tarafından düzenlendiği henüz bilinmiyor.
IRAK’IN PETROL PAZARLAMA FİRMASI SOMO: 2 TANKERİN HEDEF ALINMASI PETROL FAALİYETLERİNE YÖNELİK TEHDİT
SOMO’dan yapılan yazılı açıklamada, Irak kara sularında faaliyet gösteren Marshall Adaları bayraklı “SAFESEA VISHNU” adlı tanker ile Malta bayraklı “ZEFYROS” adlı tankere yönelik saldırı kınandı. ZEFYROS isimli tankerin Zübeyr Limanı’na girmek üzere hareket etmeye hazırlandığı ve yan yükleme işlemi ile önceki yükün boşaltılmasının tamamlanmasının ardından 30 bin ton nafta ürünü yüklenmek üzere limana yönelmesinin planlandığı ifade edildi. Açıklamada, saldırının Irak’ın güvenliği ve ekonomisi üzerinde olumsuz etki yarattığı, Irak kara sularında denizcilik güvenliği ve petrol faaliyetleri için ciddi tehdit oluşturduğu kaydedildi.
ERBİL’DE İMHA EDİLEN İHA, IKBY BAKANLAR KURULU TOPLANTISININ YAPILDIĞI BİNAYA DÜŞTÜ
Erbil’e yapılan İHA saldırısının ardından faaliyete geçen hava savunma sistemleri, İHA’yı etkisiz hale getirildi. Hava savunma sistemleri tarafından vurulan İHA’nın parçaları kentin merkezi bölgesinde bulunan ve IKBY Bakanlar Kurulu toplantılarının da yapıldığı Saad Abdullah Konferans Salonu’nun çatısına düştü. Konferans salonunda küçük çaplı yangın meydana geldi, yangın kısa sürede söndürüldü. Olay sonrası güvenlik güçleri bölgeyi güvenlik çemberine aldı.
ERBİL VALİSİ HOŞNAV: BU GECE ERBİL’E 17 SALDIRI DÜZENLENDİ
Erbil Valisi Ümid Hoşnav, yerel medyaya kente düzenlenen saldırılara ilişkin açıklama yaptı. Hoşnav, “Bu gece Erbil’e 17 saldırı düzenlendi. Dronla yapılan tüm saldırılar püskürtüldü ve can kaybı olmadı. Sadece maddi hasar oluştu.” ifadelerini kullandı. >>>AA
-

Bolvadin’de nefes kesen operasyon!
Jandarmanın takibi sonuç verdi
Afyonkarahisar İl Jandarma Komutanlığı, bölgede huzur ve güvenliği sağlamak amacıyla aranan şahısların yakalanmasına yönelik kapsamlı bir çalışma başlattı. Yapılan teknik ve fiziki incelemeler neticesinde, kasten yaralama suçundan yargılanan ve 19 yıl 8 ay 7 gün hapis cezasına çarptırılan R.B. isimli şahsın izine ulaşıldı.
Bolvadin’de saklandığı yerde yakalandı
Firari şahsın Bolvadin ilçesinde olduğu bilgisini alan ekipler, operasyon için düğmeye bastı. Belirlenen adrese düzenlenen baskında R.B., jandarma ekiplerince etkisiz hale getirilerek gözaltına alındı. Firari zanlının yakalanması, ilçede jandarmanın kararlı takibi olarak nitelendirildi.
Adliye sonrası cezaevine gönderildi
Gözaltına alınan R.B., jandarmadaki işlemlerinin tamamlanmasının ardından yoğun güvenlik önlemleri altında adliyeye sevk edildi. Mahkemece cezası yüzüne okunan şahıs, tutuklanarak Afyonkarahisar’daki cezaevine teslim edildi.
Huzur operasyonları kararlılıkla sürüyor
İl Jandarma Komutanlığı yetkilileri, vatandaşların can ve mal güvenliğini korumak amacıyla suç ve suçluyla mücadelenin aralıksız devam edeceğini bildirdi. Aranan şahıslara yönelik benzer operasyonların il genelinde hız kesmeden süreceği vurgulandı.>>>İHA
-

“İz bırakmayacağım” demişti, Şüpheli ölüm davasında kan donduran ifadeler
İntihar süsü mü verildi?
Bağlar ilçesinde 31 Mart 2025’te meydana gelen olayda, Dilan Aslan’ın silahla vurulmuş halde bulunması sonrası eşi Abdulvahap Aslan, karakola giderek teslim olmuştu. Sanık, eşinin sosyal medyadaki bir video nedeniyle tartıştıklarını ve eşinin kendisini vurduğunu iddia etse de, olay yerinde çocukların bulunması ve sanığın olaydan 2 saat sonra teslim olması şüpheleri artırdı.
“Annem darp izlerini makyajla gizlerdi”
Duruşmada dinlenen çiftin oğlu R., annesinin yıllarca sistematik şiddete maruz kaldığını belirterek, “Annem makyajla morlukları kapatmaya çalışıyordu. Babam yastığın altındaki silahın kabzasıyla anneme vuruyordu” dedi. Kızı A. ise babasının annesinin telefonuna casus yazılım yüklediğini, bu program aracılığıyla annesini sürekli takip ettiğini ve tehditler savurduğunu anlattı.
Planlı cinayet iddiası: Eldiven detayı
Pedagog eşliğinde konuşan küçük kızın ifadesi ise davanın seyrini değiştirecek nitelikteydi. Babasının annesini öldürmek için planlar yaptığını öne süren küçük tanık, “Babam anneme, ‘Seni öldüreceğim, eldivenimi takacağım, iz bırakmayacağım, seni bodruma gömeceğim’ diyordu” ifadelerini kullandı. Tanıklar ayrıca maktulün sağ elini kullandığını ancak atışın yönüyle ilgili çelişkiler olduğunu dile getirdi.
Mahkeme ATK raporu bekliyor
Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesi, sanığın tutukluluk halinin devamına karar verdi. Mahkeme heyeti, İstanbul Adli Tıp Kurumu’ndan silahın kullanılış şekli ve merminin giriş yönü baz alınarak, olayın intihar mı yoksa cinayet mi olduğuna dair kesin rapor istedi. Ayrıca, olay yerine ilk giden yakınların neden 1 saat boyunca ambulans çağırmadığının araştırılmasına hükmedildi.>>>DHA
-

MSB’den İncirlik ve hava savunma çıkışı, Mülkiyeti Türkiye’ye aittir
“İncirlik bir Türk üssüdür, komutanı Türk’tür”
Bakanlık, İncirlik Üssü’nün mülkiyetinin tamamen Türkiye Cumhuriyeti’ne ait olduğunu belirterek, “Orada Amerikan askerlerinin olması orayı bir Amerikan üssü yapmaz. İncirlik, Eskişehir’deki Muharip Hava Kuvveti Komutanlığımıza bağlı 10’ncu Ana Jet Üs Komutanlığımızdır” açıklamasını yaptı. Üste Türk F-16’ları ve İHA’larının yanı sıra İspanya, Polonya ve Katar askeri personelinin de bulunduğu hatırlatıldı.
Malatya’ya Patriot takviyesi
İran’dan ateşlenen iki balistik mühimmatın Türk hava sahasında imha edilmesinin ardından, NATO müttefikleriyle yürütülen istişareler sonucu Malatya’ya bir Patriot sistemi konuşlandırılmasına karar verildi. Almanya’daki NATO komutanlığından görevlendirilen sistemin, Türkiye’nin hava savunma mimarisini tamamlayıcı bir unsur olarak görev yapacağı bildirildi.
Füzeler neden S-400 ile vurulmadı?
Kamuoyunda merak edilen “S-400’ler neden devreye girmedi?” sorusuna da yanıt veren MSB, hava savunmasının çok katmanlı bir yapı olduğunu belirtti. Balistik füzelerin tespit edildiği anlarda müdahale süresinin çok kısa olması nedeniyle, sistemin en uygun ve en hızlı önleme aracını otomatik olarak seçip ateşlediği, söz konusu mühimmatların da en etkin savunma unsurlarıyla başarıyla imha edildiği kaydedildi.
Münbiç’te 462 kilometrelik tünel hattı temizlendi
Terörle mücadele operasyonlarına dair verileri de paylaşan Bakanlık, Münbiç’teki tünel hatlarının yüzde 95’inin başarıyla imha edildiğini duyurdu. Suriye harekat alanlarında imha edilen toplam tünel uzunluğu 764 kilometreye ulaşırken, sınır hatlarında son bir haftada 78 kişinin yakalandığı, 1733 kişinin ise sınırı geçemeden engellendiği bilgisi paylaşıldı.
Yunanistan ve KKTC’ye “garantörlük” uyarısı
Doğu Ege adalarının gayri askeri statüsünü ihlal eden Yunanistan’a yönelik sert tepki gösteren MSB, bu girişimlerin müttefiklik ruhuna aykırı olduğunu belirtti. KKTC’ye yönelik alınan ilave güvenlik tedbirlerinin ise bölgedeki drone ve füze tehdidine karşı meşru bir savunma yaklaşımı olduğu, Türkiye’nin garantörlük haklarını kullanmaktan çekinmeyeceği bir kez daha vurgulandı.>>>HABER MERKEZİ
-

Kıbrıs hattında jet önlem: Milli Savunma Bakanlığı’ndan dünyaya net mesaj
Füze ve drone tehdidine karşı çelik kalkan
Bölgede yaşanan çatışmalardan kaynaklanan füze ve drone hareketliliği sonrası Türkiye, KKTC’ye ilave hava savunma unsurları konuşlandırdı. Bakanlık, bu hamlenin sadece bir savunma tedbiri değil, aynı zamanda bölgedeki caydırıcılığı artırma ve hava sahası güvenliğini sağlama amacı taşıdığını vurguladı. Atılan bu adımların sadece KKTC’nin değil, tüm Ada’nın güvenliğine katkı sunacağı belirtildi.
Garantör olmayan ülkelerin asker sevkiyatına tepki
MSB’den yapılan açıklamada, Ada’da hiçbir yasal garantörlük hakkı bulunmayan ülkelerin Doğu Akdeniz’e askeri unsur sevk etmesine tepki gösterildi. Türkiye’nin aldığı önlemlerin “meşru, yerinde ve dengeli” bir güvenlik yaklaşımı olduğu ifade edilirken, Garantör ülke olarak Türkiye’nin hak ve yetkilerini kullanmaktan asla çekinmeyeceği kaydedildi.
Hiçbir oldubittiye geçit yok
Kıbrıs Türklerinin hak ve menfaatlerini hedef alan hasmane tutumlara karşı uyarılarda bulunan bakanlık, Türkiye’nin bölgede gerilimi artıran değil, barış ve istikrarı koruyan taraf olduğunu hatırlattı. Açıklamada, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliği bizim güvenliğimizdir” denilerek Türkiye’nin tavrının değişmez olduğu bir kez daha deklare edildi.
Hızlı reaksiyon kabiliyeti güçlendirildi
Yeni konuşlandırılan unsurlarla birlikte, muhtemel tehditlere karşı Türkiye’nin bölgedeki müdahale süresinin kısaldığı ve stratejik derinliğin tahkim edildiği bildirildi. Doğu Akdeniz’de barış ve istikrarın muhafazası, Türkiye için en üst düzey stratejik öncelik olarak kalmaya devam ediyor.>>>HABER MERKEZİ
-

Elinde çay bardağıyla dinlenmeye çıktı, sonu oldu!
Çayını yudumlarken bir anda yere yığıldı
Olay, Manavgat’ta faaliyet gösteren bir ekmek fırınında meydana geldi. Paketleme elemanı olarak görev yapan Mustafa Çelik, mola verdiği sırada eline çayını alarak fırın önündeki fındık kabuğu dolu çuvalların üzerine oturdu. Güvenlik kamerası görüntülerinde, Çelik’in bir süre sonra elini yüzüne götürdüğü ve ardından olduğu yere yığıldığı görülüyor. Yan tarafta sohbet eden arkadaşlarının ise aradaki çuvallar nedeniyle durumu uzun süre fark edememesi dikkat çekti.
Arkadaşlarının çabası onu hayata döndürmeye yetmedi
Dağıtımdan dönen bir fırın çalışanının durumu fark edip bağırmasıyla mesai arkadaşları yardıma koştu. Olay yerinde dilini dışarı çıkarmaya çalışan ve kalp masajı yapan iş arkadaşları, bir yandan da sağlık ekiplerine haber verdi. Kısa sürede olay yerine gelen 112 ekipleri, Mustafa Çelik’i ambulansa alarak yaklaşık 15 dakika boyunca aralıksız kalp masajı yaptı ancak Manavgat Devlet Hastanesi’ne kaldırılan talihsiz adam kurtarılamadı.
Bilinen bir rahatsızlığı yoktu
Mustafa Çelik’in yakın çevresi ve iş arkadaşları, kendisinin bilinen ciddi bir kalp rahatsızlığı olmadığını, sadece son günlerde diş tedavisi gördüğünü belirtti. Ani ölümüyle sevenlerini yasa boğan Çelik’in cenazesi, Antalya Adli Tıp Kurumu’nda yapılan incelemelerin ardından Ulukapı Mahallesi’nde gözyaşları arasında toprağa verildi.
Çalışma arkadaşları o anları anlattı
Olayın tanıklarından Ahmet Türkmen, aradaki çuvallar nedeniyle Çelik’in fenalaştığını göremediklerini ifade ederek, “Dağıtımdan dönen arkadaşımız bağırınca koştuk, müdahale ettik ama geri dönmedi” dedi. Bir diğer arkadaşı Bülent Karcılar ise dilini çıkarmaya çalışarak ilk yardımı gerçekleştirdiklerini ancak ambulansın hızlı müdahalesine rağmen Çelik’in hayata tutunamadığını söyledi.
-

Gündelik bir temizlik kabusa dönüştü!
Gidere döktüğü kimyasal patlama gibi geri döndü
Olay, Halis Uca’nın evindeki tıkalı banyo giderini açmaya çalışmasıyla başladı. İki paket lavabo açıcıyı gidere döken Uca, kimyasalın suyla tepkimeye girip üzerine sıçramasıyla neye uğradığını şaşırdı. İlk etapta olayı önemsemeyen ancak iki gün sonra dayanılmaz ağrılar ve his kaybı yaşayan yaşlı usta, hastaneye başvurduğunda acı gerçekle yüzleşti.
İkinci derece derin yanık ve his kaybı
Ağrı’dan Erzurum Şehir Hastanesi Yanık Tedavi Merkezi’ne sevk edilen Uca’nın sağ bacağında ikinci derece derin yanıklar tespit edildi. Tedavi altına alınan talihsiz adam, “Bu tarz işler çok tehlikeli, insanı öldürüyor. Aman dikkat edelim, kimse kullanmasın” diyerek yaşadığı pişmanlığı dile getirdi. Doktorlar, hastanın şeker gibi kronik rahatsızlıkları nedeniyle iyileşme sürecinin zaman alacağını belirtti.

Doktorlardan hayati koruyucu ekipman uyarısı
Yanık Tedavi Merkezi doktorlarından Emre Nohutçu, bu tür kimyasal ürünlerin kullanımında yapılan hatalara dikkat çekti. Nohutçu, “Lavabo açıcılar deriyle temas ettiğinde geri dönüşü zor hasarlar bırakabiliyor. Bu ürünleri kullanırken mutlaka koruyucu gözlük, sızdırmaz eldiven ve uygun giysiler kullanılmalı” uyarısında bulundu.
Ustalığına güvendi ama sonuç ağır oldu
Yılların inşaat ustası olmasına rağmen bir anlık dikkatsizliğin kurbanı olan Halis Uca’nın bacağındaki doku hasarı için yoğun bir tedavi programı uygulanıyor. Uzmanlar, kimyasal tepkimelerin kapalı alanlarda zehirli gaz çıkışına ve patlamalara neden olabileceği konusunda vatandaşları bir kez daha uyardı.>>>AA
-

Savaşta 13. gün: Beyrut’ta katliam, Tel Aviv’de füze kabusu
Beyrut’ta sivil yerleşim yerleri hedef alındı
İsrail savaş uçakları, gece saatlerinde Beyrut’un güneyindeki Ramle Beyda bölgesine ağır bir hava saldırısı düzenledi. Lübnan Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan ilk açıklamalara göre, saldırıda 7 kişi hayatını kaybederken 21 kişi de yaralandı. Bombardımanın etkisiyle çevredeki binalarda ağır hasar meydana gelirken, arama kurtarma çalışmaları sabahın ilk ışıklarına kadar sürdü.
İran’ın misillemesi Tel Aviv’i sığınaklara hapsetti
İsrail’in saldırılarına yanıt gecikmedi. İran’dan fırlatılan yeni bir füze dalgası sonrası Tel Aviv başta olmak üzere İsrail’in pek çok kentinde siren sesleri yankılandı. İsrail hava savunma sistemleri füzeleri imha etmek için devreye girerken, vatandaşlara acil uyarı mesajları gönderilerek sığınaklara girmeleri istendi. Eş zamanlı olarak Hizbullah’ın da Lübnan sınırından saldırı başlattığı bildirildi.

Lübnan’da bilanço ağırlaşıyor: 634 ölü
2 Mart’tan bu yana Lübnan geneline havadan ve denizden saldıran İsrail’in yarattığı yıkım her geçen gün büyüyor. Bakanlık verilerine göre, son 10 günde Lübnan’da hayatını kaybedenlerin sayısı 634’e, yaralı sayısı ise 1586’ya yükseldi. Çatışmalar nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kalan 800 binden fazla kişi barınma merkezlerine sığındı.
Bölge liderleri hedefte
28 Şubat’ta başlayan büyük operasyon kapsamında İran lideri Ayetullah Ali Hamaney ve çok sayıda üst düzey yetkilinin öldürüldüğü iddiaları savaşın seyrini değiştirdi. İran makamları, saldırılarda şu ana kadar 1300’den fazla kişinin yaşamını yitirdiğini, yaralı sayısının ise 17 bini aştığını duyurdu. Bölge ülkelerindeki ABD üsleri de İran’ın hedef listesinde kalmaya devam ediyor.>>>HABER MERKEZİ
-

Afyon’da tır tabelalara çarptı, köprü girişi savaş alanına döndü
Edinilen bilgilere göre, zincir bir markete ait ürünleri taşıdığı öğrenilen tır, köprü girişine geldiği sırada henüz belirlenemeyen bir nedenle kontrolden çıktı. Savrulan tır, köprü girişindeki yönlendirme tabelalarına çarparak durabildi. Çarpmanın etkisiyle tır büyük hasar alırken çevre adeta savaş alanına döndü.

Kazada yaralanan sürücü, olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından ambulansla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. İhbar üzerine bölgeye sevk edilen trafik ekipleri, güvenlik önlemi alarak köprü girişini trafiğe kapattı. Kullanılamaz hale gelen tırın kaldırılması için bölgeye 3 kurtarıcı sevk edildi. Yaklaşık 3 saat kapalı kalan köprü girişinin, kurtarma çalışmalarının tamamlanmasının ardından yeniden trafiğe açılması bekleniyor.>>>Mustafa BAYER- Şerafettin KAZAK
-

Trump’tan İran’a yönelik “Henüz bitirmedik” mesajı
ABD Başkanı Trump, Kentucky ve Ohio eyaletlerini ziyaret için Beyaz Saray’dan ayrılırken basın mensuplarına İran gündemini değerlendirdi. İran’a yönelik saldırılarının kendileri açısından şu ana dek “çok başarılı” gittiğini ifade eden Trump, İran’ın askeri kapasitesini büyük ölçüde yok ettiklerini savundu. İran saldırılarının ne zaman sona erebileceğiyle ilgili soruları yanıtlayan Trump, “İran’ı daha önce tarihte hiçbir ülkeyi olmadığı kadar sert şekilde vurduk ancak henüz bitirmedik.” değerlendirmesini yaptı. Trump’ın son açıklamasında dile getirdiği “İran’da vuracak pek bir yer kalmadı, istediğim zaman savaşı bitiririm” şeklindeki açıklamasının ardından henüz İran’a saldırıları tamamlamadıklarını ifade etmesi dikkati çekti. ABD Başkanı, “(İran) Donanmalarını, hava kuvvetlerini, hava savunma sistemlerini, radarlarını ve liderlerini kaybettiler. İstesek fazlasını yapabiliriz.” ifadesini kullandı. Mücteba Hamaney’in görevde kalması durumunda ABD’nin zafer ilan edip etmeyeceği sorusuna ise Trump, “Bu soruya yorum yapmak istemiyorum.” yanıtını verdi.
ABD’NİN İRAN’DAKİ OKUL SALDIRISINA İLİŞKİN PENTAGON RAPORU
Öte yandan Trump, İran’da bir okula düzenlenen Tomahawk saldırısının ABD ordusu tarafından “yanlışlıkla” gerçekleştirildiği yönündeki ön rapora ilişkin soruyu ise “Şu an rapor hakkında bilgim yok.” sözleriyle geçiştirdi. Diğer yandan ABD Başkanı, İran’la yürüttükleri “savaş” sürecinde İspanya’nın kendilerine hiç yardımcı olmadığını söyleyerek, bu ülkeyle ticari ilişkileri kesebilecekleri uyarısını yineledi. Trump ayrıca, Lübnan ile ilgili bir soruya, “Lübnan’ı ve halkını seviyoruz ancak Hizbullah’tan kurtulmamız lazım.” yanıtını verdi. >>>AA
-

Terör örgütünün elebaşı Erbil’de öldü: Kırmızı bültenle aranıyordu
Hastanede durumu ağırlaştı
Bir süredir Erbil’deki bir hastanede tedavi altında olduğu bilinen Salih Müslim’in, akşam saatlerinde sağlık durumunun ciddileştiği öğrenildi. Yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayan Müslim’in ölümü, örgüt kaynakları tarafından da doğrulandı.
Kırmızı bültenle aranıyordu
YPG/PYD’nin siyasi kanadında yıllarca elebaşılık yapan ve örgütün Suriye’deki yapılanmasında kilit rol oynayan Müslim, Türkiye’nin terörle mücadele operasyonları kapsamında en çok aranan isimler arasında bulunuyordu. Müslim, örgütün eş başkanlığı görevini yürüttüğü dönemde Türkiye’ye yönelik pek çok saldırının planlayıcıları arasında gösteriliyordu.
DEM Parti’den taziye mesajı
Salih Müslim’in ölüm haberinin ardından DEM Parti tarafından yazılı bir açıklama yapıldı. Açıklamada, Müslim’in hayatını kaybetmesinden duyulan üzüntü dile getirilirken, ailesine ve destekçilerine başsağlığı dileklerinde bulunuldu.
Sözde eş başkanlık yapmıştı
Terör örgütü PKK’nın Suriye kolu olan PYD’nin eski sözde eş başkanı olan Salih Müslim, örgütün uluslararası alanda propaganda faaliyetlerini yürüten isimlerin başında geliyordu. Müslim’in ölümüyle birlikte örgütün Suriye yapılanmasındaki yönetim şemasında ciddi bir boşluk oluştuğu değerlendiriliyor.>>>HABER MERKEZİ
