Kategori: Asayiş

  • Tartıştığı arkadaşının kafatasını kırdı

    Tartıştığı arkadaşının kafatasını kırdı

    Olay, 20.00 sıralarında Bursa’nın İnegöl ilçesi, Hamidiye Mahallesi Park Caddesi’nde meydana geldi. Barış K. (43) ve 4 arkadaşı Hamidiye Mahallesi 1. Uğur Sokak’ta bulunan bir evde alkol almaya başladılar. 4 şahıs iddiaya göre huzuru bozan Barış K.’yı evden dışarıya çıkararak uzaklaştırdılar. Bu duruma sinirlenen Barış K. Yerden aldığı taşla evin camını kırdı. Olaya öfkelenen Necmettin B. (50) Evdeki ahşap saplı fırçayı alıp Barış K.’yı kovalamaya başladı. Yaklaşık 300 metre süre kovalamaca sırasında Necmettin B. Elindeki fırçayı Barış K.’nın başına defalarca vurarak yaraladı. Vurma sonucu fırça sapı parçalara ayrılırken Barış K. başından yaralandı. Şüpheli tekrar arkadaşlarının bulunduğu eve giderken, yaralı Barış K. İse olay yerine sevk edilen ambulansla İnegöl Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Kafatasında kırıklar oluşan adam, ilk tedavinin ardından ambulansla Bursa Yüksek İhtisas Eğitim Ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi. Polis ekipleri olayın şüphelisi Necmettin B. ile 3 şahsı yakalayıp gözaltına aldı. Olayla alakalı soruşturma başlatıldı. >>>İHA

    BURSA’DA MEYDANA GELEN KAVGADA, ARKADAŞI TARAFINDAN FIRÇA SAPIYLA DARP EDİLEN ADAM AĞIR YARALANDI. (YUNUS YAVUZ YILMAZ/BURSA-İHA)
    Bursa’da meydana gelen kavgada, arkadaşı tarafından fırça sapıyla darp edilen adam ağır yaralandı.
    BURSA’DA MEYDANA GELEN KAVGADA, ARKADAŞI TARAFINDAN FIRÇA SAPIYLA DARP EDİLEN ADAM AĞIR YARALANDI. (YUNUS YAVUZ YILMAZ/BURSA-İHA)
    Bursa’da meydana gelen kavgada, arkadaşı tarafından fırça sapıyla darp edilen adam ağır yaralandı.
    BURSA’DA MEYDANA GELEN KAVGADA, ARKADAŞI TARAFINDAN FIRÇA SAPIYLA DARP EDİLEN ADAM AĞIR YARALANDI. (YUNUS YAVUZ YILMAZ/BURSA-İHA)
    Bursa’da meydana gelen kavgada, arkadaşı tarafından fırça sapıyla darp edilen adam ağır yaralandı.
    BURSA’DA MEYDANA GELEN KAVGADA, ARKADAŞI TARAFINDAN FIRÇA SAPIYLA DARP EDİLEN ADAM AĞIR YARALANDI. (YUNUS YAVUZ YILMAZ/BURSA-İHA)
    Bursa’da meydana gelen kavgada, arkadaşı tarafından fırça sapıyla darp edilen adam ağır yaralandı.
  • Akören beldesinde sel baskını

    Akören beldesinde sel baskını

    WhatsApp ihbar hattına ulaşan bilgilere göre, ani yağış sonrası oluşan sel suları bazı evlere kadar ulaştı. Bölgede yaşayan vatandaşlar, özellikle kış aylarında etkili olan yağışlarla birlikte aynı sorunun sık sık yaşandığını belirtti. Evlerinin defalarca su baskınına uğradığını dile getiren mahalle sakinleri, kalıcı bir çözüm bulunması için yetkililere çağrıda bulundu. Vatandaşlar, altyapı yetersizliği nedeniyle her yağışta tedirgin olduklarını ifade ederken, olası can ve mal kayıplarının önüne geçilmesi adına gerekli önlemlerin bir an önce alınmasını istedi. >>>Haber Merkezi

  • Serdar Arslan cinayeti davasında savcıdan yeni talep!

    Serdar Arslan cinayeti davasında savcıdan yeni talep!

    Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın ikinci celsesinde, tutuklu sanıklar Habil Ö., kardeşi Mahsun Ö. ve Sevban T. ile taraf avukatları ve maktul yakınları hazır bulundu. Duruşmada dinlenen tanıklar, sanıklar ile maktul arasındaki ilişkilere ve kayıp sürecine dair ifadeler verdi.

    Savcılık mütalaasında, Habil Ö.’nün maktul Serdar Arslan ile yaşadığı alacak-verecek anlaşmazlığı nedeniyle cinayeti planladığı, kardeşi Mahsun Ö. ve akrabası Sevban T.’yi çeşitli iddialarla suça teşvik ettiği belirtildi. Cinayetin ardından delilleri yok etmek amacıyla bağ evinde tadilat yapıldığı ve cesedin kireçlenerek gömüldüğü kaydedildi.

    KOCAELİ’DE KAYBOLDUKTAN SONRA CESEDİ GÖMÜLÜ HALDE BULUNAN SERDAR ARSLAN’IN ÖLDÜRÜLMESİNE İLİŞKİN YARGILANAN 3 SANIK HAKKINDA MÜTALAA VERİLDİ. (FEHİME KARTAL/KOCAELİ-İHA)
    Kocaeli’de kaybolduktan sonra cesedi ormanlık alanda gömülü bulunan Serdar Arslan’ın öldürülmesine ilişkin 3 sanığın yargılandığı davada savcı, sanıkların ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını istedi. Sanıklardan Mahsun Ö., abisinin azmettiresiyle olayı işlediğini iddia ederken, abisi Habil Ö. ise “Ben Mahsun’u bakkala ekmek almaya dahi göndermem” savunmasını yaptı.

    Savcı, üç sanığın “tasarlayarak kasten öldürme” suçundan ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılmasını istedi. Sanıklar ise suçlamaları reddederek savunmalarında birbirlerini işaret etti.

    Mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.>>>AA

  • Vali Yiğitbaşı açıkladı: Afyon emin ellerde!

    Vali Yiğitbaşı açıkladı: Afyon emin ellerde!

    Huzur ve güven ortamı kararlılıkla korunacak

    Vali Yiğitbaşı, güvenlik birimlerince titizlikle sürdürülen faaliyetler ve alınan tedbirler hakkında bilgiler verdi. Afyonkarahisar’da vatandaşların can ve mal güvenliğinin sağlanması, mevcut huzur ortamının devam ettirilmesi için güvenlik güçlerinin 7/24 esasına göre kararlılıkla çalışmaya devam ettiğini vurguladı.




    Denetimler ve operasyonlar hakkında bilgi verildi

    Toplantı kapsamında, suç ve suçluyla mücadelede gelinen son nokta, trafik denetimleri ve uyuşturucuyla mücadele gibi öncelikli başlıklar ele alındı. Vali Yiğitbaşı, halkın güvenliği için yürütülen bu operasyonların şeffaf bir şekilde basın aracılığıyla paylaşılmasının toplumdaki güven duygusunu pekiştirdiğini ifade etti.>>>Haber MERKEZİ 

  • Afyonkarahisar-Uşak yolunda korkutan kaza!

    Afyonkarahisar-Uşak yolunda korkutan kaza!

    Refüjü aşarak karşı şeride geçti!

    Çarpmanın etkisiyle savrulan panelvan, refüjü aşarak karşı şeride geçti ve burada durabildi. Kazayı gören diğer sürücülerin ihbarı üzerine Afyonkarahisar ve Uşak’tan bölgeye hızla sağlık, jandarma ve polis ekipleri sevk edildi. Ekipler, yol güvenliğini sağlayarak olası başka kazaların önüne geçti.





    Yaralı yolcu hastaneye kaldırıldı

    Araçta yolcu konumunda bulunan A.S. (69), olay yerinde yapılan ilk müdahalesinin ardından Uşak Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi. Tedavi altına alınan yaralının sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilirken, Afyonkarahisar bağlantılı yolda bir süre aksayan trafik aracın kaldırılmasıyla normale döndü.>>>İHA

  • Jandarma ekiplerinden trafik eğitimi

    Jandarma ekiplerinden trafik eğitimi

    Bu kapsamda Şuhut, Bolvadin, Dinar, İscehisar, Sinanpaşa ve Sandıklı ilçelerinde gerçekleştirilen faaliyetlerde, öğrenci ve vatandaşlar trafik kuralları konusunda bilgilendirildi. Düzenlenen eğitimlerde toplam 534 öğrenci ile 540 vatandaşa ulaşılırken, trafik kazalarının önlenmesine yönelik temel başlıklar ele alındı. Eğitim programlarında; trafik kurallarına uymanın hayati önemi, yayaların ve sürücülerin trafikteki sorumlulukları, emniyet kemeri kullanımının gerekliliği ile güvenli geçiş kuralları hakkında bilgilendirme yapıldı. Katılımcılara, günlük yaşamda karşılaşılabilecek riskli durumlara karşı dikkatli ve bilinçli davranmanın önemi anlatıldı. Afyonkarahisar İl Jandarma Komutanlığı yetkilileri, trafik kazalarının azaltılmasına katkı sağlamak amacıyla eğitim ve farkındalık çalışmalarının il genelinde kararlılıkla devam edeceğini belirtti. >>>Haber Merkezi

  • Servis kazasında can veren 6 yaşındaki Ela’nın ailesinden ihmal isyanı!

    Servis kazasında can veren 6 yaşındaki Ela’nın ailesinden ihmal isyanı!

    Haberimiz olmadan servis değişikliği yapılmış

    Acılı baba Fatih Tabakoğlu, olay günü kendilerine bilgi verilmeden servis aracının değiştirildiğini iddia etti. Kızının okul çıkışında alışık olduğu aracı göremeyince dışarı çıktığını belirten Tabakoğlu, “Okul yönetimine veya bizlere haber verilmeden kafalarına göre servis değişikliği yapmışlar. Benim yavrum kendi servisini ararken bu olay yaşandı. Bu bir kaza değil, bu bir cinayettir” sözleriyle tepkisini dile getirdi.

    BABA FATİH TABAKOĞLU VE ANNE SERPİL SELİN TABAKOĞLU (MERT GÜRENÇ/KOCAELİ-İHA)
    Kocaeli’nin Gebze ilçesinde okul önünde servis aracının çarpması sonucu hayatını kaybeden 6 yaşındaki Ela’dan geriye mutlu anlarına ait yürek burkan görüntüler kalırken; acılı baba Fatih Tabakoğlu, olay günü kendilerinden habersiz servis değişikliği yapıldığını, kızının kendi servisini aramak için dışarı çıktığı sırada hayattan koparıldığını söyledi.

    Emanete sahip çıkmadılar

    Servis hostesinin küçük yaştaki bir öğrenciyi okul kapısında karşılaması gerektiğini vurgulayan aile, güvenlik zafiyetine dikkat çekti. Anne Serpil Selin Tabakoğlu, “6 yaşındaki bir çocuk tek başına okul bahçesinden nasıl çıkabiliyor? Güvenlik nerede, hostes bu çocuğu neden bulamadı?” diyerek sorumluların cezalandırılmasını istedi. Aile, hukuki sürecin sonuna kadar takipçisi olacaklarını ifade etti.

    ELA’NIN MUTLU ANLARI (İHA/KOCAELİ-İHA)
    Kocaeli’nin Gebze ilçesinde okul önünde servis aracının çarpması sonucu hayatını kaybeden 6 yaşındaki Ela’dan geriye mutlu anlarına ait yürek burkan görüntüler kalırken; acılı baba Fatih Tabakoğlu, olay günü kendilerinden habersiz servis değişikliği yapıldığını, kızının kendi servisini aramak için dışarı çıktığı sırada hayattan koparıldığını söyledi.

    Mutlu anlardan geriye hüzünlü görüntüler kaldı

    Hayat dolu halleriyle çevresine neşe saçan Ela’dan geriye, doğum günü kutlamalarında ve oyun oynarken çekilen videoları kaldı. Kazanın ardından gözaltına alınan servis sürücüsü İ.C. tutuklanırken, minik Ela memleketi Zonguldak’ta toprağa verildi. Ailenin adalet arayışı sürerken, olayla ilgili geniş çaplı soruşturma devam ediyor.>>>İHA 

  • Uyuşturucuyla mücadelede bilinçlendirme seferberliği

    Uyuşturucuyla mücadelede bilinçlendirme seferberliği

    Bu kapsamda Çobanlar, Sandıklı, Çay, Sinanpaşa, İscehisar, İhsaniye, Dazkırı ve Şuhut ilçelerinde vatandaşlara yönelik eğitim ve bilgilendirme faaliyetleri gerçekleştirildi. Çalışmalarda, uyuşturucu maddelerin birey ve toplum üzerindeki olumsuz etkileri anlatılırken, bağımlılıkla mücadelede toplumun rolüne dikkat çekildi. Eğitimlerde Narko Anne ve Narko Rehber projeleri tanıtılarak, özellikle ailelerin bilinçlendirilmesinin önemine vurgu yapıldı. Ayrıca NARVAS ve UYUMA projeleri hakkında bilgilendirme yapılarak, vatandaşların şüpheli durumları güvenlik güçlerine bildirmelerinin uyuşturucuyla mücadeledeki kritik rolü aktarıldı. Emniyet yetkilileri, uyuşturucuyla mücadelenin yalnızca kolluk kuvvetleriyle değil, toplumun tüm kesimlerinin desteğiyle yürütülebileceğini belirterek, bu yöndeki çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti. >>>Haber Merkezi

  • Afyon’da hırsızlık, kumar ve fuhuş operasyonları

    Afyon’da hırsızlık, kumar ve fuhuş operasyonları

    Yapılan çalışmalarda, “Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Etme” suçundan 23 yıl 4 ay hapis cezası bulunan 1 kişi ile 14 yıl 12 ay hapis cezası bulunan 2 kişi dahil olmak üzere, 18 hükümlü yakalanarak adli mercilere teslim edildi. Ayrıca ifadelerinin alınmasına yönelik 24 kişi hakkında işlem yapıldı. Denetimler kapsamında 7 bin 81 kişi ve 1.916 araç sorgulandı. Aramalarda 1 tüfek, 2 tabanca, 1 kurusıkı tabanca, 10 fişek, 21 bıçak, 108 adet sentetik ecza, 10,7 gram uyuşturucu madde ele geçirildi. Bıçak taşıyan 21 kişiye toplam 77 bin 805 TL idari para cezası uygulanırken, genel uygulamalarda 58 kişiye 247 bin 993 TL, 25 araca ise 288 bin 230 TL idari yaptırım kesildi.

    HIRSIZLIK OLAYLARI

    Öte yandan, il merkezinde meydana gelen 4 iş yeri ve kurumdan hırsızlık olayıyla ilgili yürütülen operasyonlarda 5 şüpheli yakalanırken, 1 şüpheli hakkındaki adli sürecin sürdüğü bildirildi. Operasyonlarda 4 motosiklet, 3 banka kartı, bir miktar yanık bakır kablo ve 185 TL ele geçirildi.

    FUHUŞ VE KUMAR SUÇU

    Ayrıca, “Fuhşa Teşvik, Aracılık veya Zorlama” suçuna yönelik yürütülen 3 ayrı tahkikatta 7 şüpheli, “Kumar Oynanması İçin Yer ve İmkan Sağlama” suçuna ilişkin 2 ayrı tahkikatta ise 2 şüpheli yakalandı. Kumar operasyonlarında 3 bin 115 TL, 206 iskambil kartı ele geçirilirken, bir iş yerinin 10 gün süreyle geçici olarak kapatıldığı belirtildi. Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürlüğü, suç ve suçlularla mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi. >>>Haber Merkezi

  • Saldırılarda 6 Filistinli hayatını kaybetti

    Saldırılarda 6 Filistinli hayatını kaybetti

    Sağlık kaynaklarından alınan bilgiye göre, Gazze kentinin batısındaki Nasr Caddesi’nde bir apartman dairesini hedef alan İsrail bombardımanında 3 kişi hayatını kaybetti. İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Beyt Lahiya beldesinde Ebu Temmam Okulu çevresini hedef aldı. Açılan ateşte 54 yaşındaki bir Filistinli yaşamını yitirdi. Gazze Şeridi’nin orta kesimininde Deyr el-Belah’ın doğusunda da Filistinli çiftçi Halid Berke İsrail askerlerinin açtığı ateş sonucu hayatını kaybetti. İsrail ordusunun Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah kentine düzenlediği saldırıda ise 4 Filistinli yaşamını yitirdi. İsrail ordusu ise Refah’ta bir tünelden çıktıklarını iddia ettiği 4 kişinin İsrail askerlerine ateş açtığını, askerlerin karşılık vermesi üzerine söz konusu kişilerin öldürüldüğünü ileri sürdü. Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah’ta çok sayıda Filistinli, 10 Ekim 2025’te devreye giren ateşkes sonrasında mahsur kalmış ve İsrail, Hamas’ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları üyesi olduğunu iddia ettiği Filistinlilerin bölgeden çıkışına, arabulucu ülkelerin çabalarına rağmen izin vermemişti.

    HAYATINI KAYBEDENLERİN SAYISI 72 BİN 32’YE YÜKSELDİ

    Gazze’deki Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada, İsrail’in son 24 saatte Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda 5 Filistinlinin hayatını kaybettiği, 10’unun da yaralandığı belirtildi. Ekim 2023’ten bu yana İsrail ordusunun düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının 72 bin 32’ye, yaralananların sayısının da 171 bin 661’e çıktığı aktarıldı. Sağlık ve sivil savunma ekiplerinin ulaşamadığı bölgelerde çok sayıda kişinin cesedinin enkaz altında kaldığı hatırlatıldı. Gazze Şeridi’nde 10 Ekim’de yürürlüğe giren ateşkesten bu yana İsrail saldırılarında yaşamını yitirenlerin sayısının 581’e yükseldiği, 1553 Filistinlinin de yaralandığı ifade edildi. Ayrıca, enkaz altından 717 Filistinlinin cenazesinin çıkarıldığı kaydedildi.

    İSRAİLLİLERİN SALDIRISINDA 7 FİLİSTİNLİ YARALANDI

    Filistin Kızılayı’ndan yapılan açıklamada, ekiplerin Mesafer Yatta bölgesine düzenlenen saldırı sırasında gazdan etkilenerek boğulma tehlikesi geçiren 6 kişiye müdahale ettiği, ayrıca darp sonucu yaralanan 1 kişinin hastaneye kaldırıldığı bildirildi. İsrail ihlallerini takip eden aktivist Usame el-Adra, basına yaptığı açıklamada, İshar Man ve Şimon adlı iki yasa dışı yerleşim biriminden gelen yerleşimcilerin Filistinlilere saldırdığını, İsrail ordusunun ise koruma sağladığını ve 2 kişiyi gözaltına aldığını belirtti. Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin ayrıca Filistinli Hammamde ailesine ait mağaralara el koyduğunu ve Tabban bölgesine hayvan sürüleri getirdiğini kaydeden Adra, bunun Mesafer Yatta’yı hedef alan zorla göç ettirme politikasının bir parçası olduğunu söyledi.

    20 FİLİSTİNLİ HASTA, 20 REFAKATÇİSİ İLE BİRLİKTE ÇIKIŞ YAPTI

    İsrail’in şiddetli saldırılarıyla insani felakete sebep olduğu, Gazze’nin dünyaya açılan tek sınır kapısı Refah’ı uzun süre kapalı tuttuğu Gazze Şeridi’nde 4 bini çocuk 22 bin hasta bölge dışında tedavi olmayı bekliyor. Filistin Kızılayı’ndan yapılan açıklamada, Gazze Şeridi dışında tedavi görecek 20 hasta ile yanlarında 20 refakatçi olmak üzere toplam 40 Filistinlinin çıkış yaptığı kaydedildi. Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus kentinde Kızılay’a bağlı Tıbbi Rehabilitasyon Hastanesi’nde Dünya Sağlık Örgütü’nden temsilcilerin eşliğinde hastaların hazırlandığı belirtildi. Bölgedeki AA muhabirine göre, Gazze Şeridi’nden ayrılanlara DSÖ’ye ve Filistin Kızılayı’na ait araçlar eşlik ediyor. İsrail’in 21 ay kapalı tutup zarar verdiği ve 2 Şubat’ta sınırlı geçişlere açtığı Refah Sınır Kapısı’ndan bir hafta içinde 65’i hasta 189 Filistinlinin Gazze’den ayrılmasına, 129 Filistinlinin de bölgeye geri dönüşüne izin verildi. Refah Sınır Kapısı’nda hafta tatili olması nedeniyle cuma-cumartesi günleri herhangi bir hareketlilik gözlemlenmezken, sonrasında geçişler sınırlı bir şekilde yeniden başladı.

    80 BİN FİLİSTİNLİ TOPRAKLARINA DÖNMEK İSTİYOR

    Resmi olmayan kaynaklara göre, saldırılar sırasında Gazze’den çıkanlardan yaklaşık 80 bin Filistinli yerinden edilmeyi reddetmek ve topraklarına bağlılıkların bir göstergesi olarak geri dönmek için kayıt yaptırdı. İsrail basını Refah’tan sınır kapısı açıldıktan sonra her gün en az 50 kişinin Gazze’ye dönmesine izin verileceğini yazmıştı. Ancak kapının açıldığı 2 Şubat’tan beri girişine izin verilen Filistinlilerin sayısı söz konusu rakamın altında kaldı. Mısır basını ise İsrail ordusunun Gazze’ye dönmek isteyen Filistinlilerin bir kısmını geri çevirerek, bölgeye girişine izin vermediğini paylaştı. İsrail, yalnızca Ekim 2023’ten sonra Gazze’den ayrılanların geri dönüşüne izin veriyor. Gazze’ye dönenler ise Refah kapısında İsrail askerlerinin işkence ve kötü muamelesine, uzun süren sorgulamalara maruz kaldıklarını söylemişti. İsrail saldırılarından önce her gün yüzlerce Filistinli, Refah kapısından Mısır’a geçiyor ve yüzlercesi de Gazze’ye geri dönüyordu. Refah kapısının idaresi, İsrail’in müdahalesi olmaksızın Gazze’deki İçişleri Bakanlığı ve Mısır makamları tarafından yönetiliyordu.

    GAZZE’DE LABORATUVAR VE KAN BANKALARI KAPANMA RİSKİ ALTINDA

    Gazze’deki Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada, bölgedeki tıbbi ihtiyaçlara ilişkin bilgi verildi. Açıklamada, “Laboratuvar malzemelerinin teslimatındaki sürekli aksama, laboratuvarların ve kan bankalarının işleyişindeki krizi daha da kötüleştiriyor ve kapanma tehdidine yol açıyor.” ifadesi kullanıldı. Laboratuvar testlerinde ihtiyaç duyulan malzemelerin yüzde 84’ünün bulunamadığı, ekipman eksiğinin de yüzde 71’e ulaştığı aktarıldı. Birçok laboratuvarın hizmet dışı kalma tehlikesi altında olduğu vurgulanan açıklamada, yaygın yapılan testlerin malzeme eksikliği nedeniyle aksadığı ifade edildi. Yoğun bakım üniteleri, ameliyathaneler, acil servisler ve yeni doğan ünitelerindeki hasta ve yaralıların gerekli tıbbi bakım için laboratuvar testlerine ihtiyaç duyduğunun altı çizildi. Tıbbi hizmetlerin aksama tehlikesi karşısında laboratuvar ve kan bankalarının ihtiyaçlarının karşılanması için acil müdahale çağrısında bulunuldu. İsrail ordusu Gazze Şeridi’ne 2 yıl boyunca düzenlediği saldırılarda altyapı, hastane ve okullar gibi sivil noktaları da hedef aldı. İsrail’in insani yardım ve tıbbi malzeme girişini de uzun süre engellemesi nedeniyle Gazze’de birçok ihtiyaca erişimde sıkıntı yaşanıyor. İsrail ordusunun Ekim 2023’ten bu yana düzenlediği saldırılarda Gazze’de 72 binden fazla Filistinli hayatını kaybetti, 171 binden fazlası da yaralandı.

    KADIN VE ÇOCUKLARIN OLDUĞU 21 FİLİSTİNLİYİ GÖZALTINA ALDILAR

    Yerel kaynaklardan edinilen bilgiye göre, İsrail askerleri Batı Şeria’nın çeşitli kent ve beldelerine baskınlar düzenledi. Nablus kent merkezi ile Beyt Furik, Deyr Şeref ve el-Lubban eş-Şarkiyye beldelerinde yapılan baskınlarda, aralarında iki kadının da bulunduğu 7 Filistinli evlerine yapılan baskınların ardından gözaltına alındı. Cenin’in güneybatısındaki Yabed beldesinde ise İsrail güçleri, sabaha karşı düzenledikleri baskında 7 Filistinliyi gözaltına aldı. Batı Şeria’nın orta kesiminde, Ramallah’ın kuzeydoğusundaki el-Muğayyir köyünde 15 yaşındaki Malik Mustafa Ebu Aliya, ailesinin evine yapılan baskının ardından gözaltına alındı. El Halil kent merkezi ile kentin bazı beldelerinde düzenlenen baskınlarda, aralarında 16 yaşındaki bir çocuğun da bulunduğu 6 Filistinli gözaltına alındı. Filistinli Esirler Basın Ofisi’nin verilerine göre, Şubat 2026 itibarıyla İsrail hapishanelerindeki Filistinli esir sayısı 9 bin 300’ü aşarken, bunlar arasında 56 kadın ve 350 çocuk bulunuyor. İsrail’in 8 Ekim 2023’te Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarını başlatmasının ardından, Batı Şeria’da da gözaltı, baskın, öldürme ve yerleşimci saldırılarında ciddi artış yaşandı. Bu süreçte Batı Şeria’da en az 1112 Filistinlinin hayatını kaybettiği, yaklaşık 11 bin 500 kişinin yaralandığı ve 21 binden fazla kişinin gözaltına alındığı belirtiliyor.

    İSRAİL ORDUSU, FİLİSTİNLİLERE AİT BİR EV İLE TARIM TESİSİNİ YIKTI

    Yerel kaynaklardan alınan bilgiye göre, İsrail ordusu Ramallah’ın batısındaki Şukba köyüne buldozerle baskın düzenledi. İsrail askerleri, köyde Ahmed Abdulaziz Kadah’a ait yaklaşık yarım dönüm üzerine inşa edilmiş tek katlı evi “ruhsatsız” olduğu iddiasıyla yıktı. Nablus kentinin batısındaki Surra köyüne de buldozerle giren İsrail güçleri, Mahir Zuhdi Ebu Turabi’ye ait tarım arazisinde kurulu barakayı yerle bir etti. İsrail’in Gazze Şeridi’ne saldırı başlattığı Ekim 2023’ten bu yana işgal altındaki Batı Şeria ile Doğu Kudüs’te de Filistinlilere yönelik gözaltı, baskın ve saldırılarda artış yaşanıyor. Filistin hükümetine bağlı Duvar ve Yerleşim Direniş Komisyonuna göre, İsrail, Batı Şeria’da 2025 yılında yaklaşık 1400 ev ile tesisi kapsayan 538 yıkım operasyonu gerçekleştirdi.

    HAMAS: İSRAİL, SAHTE BAHANELERLE ATEŞKESİ İHLALLERİNİ TIRMANDIRIYOR

    Hamas Sözcüsü Hazım Kasım, yaptığı yazılı açıklamada, İsrail’in “sivil yerleşim yerlerini bombalayarak ihlallerini tırmandırdığını” ifade etti. İsrail’in Gazze’ye saldırılarını “sahte bahaneler” kullanarak yaptığını vurgulayan Kasım, İsrail’in “Gazze Şeridi’nde sükunetin devam etmesi için çaba sarf eden arabulucuların ve garantör ülkelerin tüm gayretlerini hiçe saydığını” belirtti. Kasım, arabuluculara ve garantör ülkelere “İsrail’i anlaşma ihlallerini durdurmaya zorlamaları” çağrısında bulundu. Sağlık kaynakları ve görgü tanıklarının aktardığına göre, sabah saatlerinden bu yana düzenlenen saldırılarda, Gazze’de Refah kentinin İsrail işgali altındaki bölgelerinde 4, İsrail ordusunun bulunmadığı bölgelerde ise 5 Filistinli hayatını kaybetti. İsrail ordusu, geçen haftalarda da tünellerden çıktıklarını iddia ettiği onlarca Filistinliyi Refah kentinde öldürdüğünü duyurmuştu. Filistin ve uluslararası kaynaklarda, ateşkes anlaşmasının yürürlüğe girmesinden bu yana, İsrail ordusunun yüzlerce ihlalde bulunduğu, bu süreçte 581 Filistinlinin hayatını kaybettiği ve 1553 kişinin yaralandığı ifade ediliyor. Anlaşmanın, İsrail’in 8 Ekim 2013’te başlattığı ve on binlerce Filistinlinin ölümüne, yüz binlercesinin yaralanmasına yol açan iki yıllık savaşı sona erdirdiği; ayrıca sivil altyapının büyük bölümünde ağır yıkıma neden olduğu ve Birleşmiş Milletler’e göre yeniden inşa maliyetinin yaklaşık 70 milyar dolar olarak hesaplandığı belirtiliyor. >>>AA

  • Afyon dahil 29 ilde FETÖ operasyonu: 63 şüpheli yakalandı, 41’i tutuklandı

    Afyon dahil 29 ilde FETÖ operasyonu: 63 şüpheli yakalandı, 41’i tutuklandı

    Sosyal medya hesabından operasyona ait detayları paylaşan Bakan Yerlikaya, “Cumhuriyet Başsavcılıklarımız ile Jandarma TEM Daire Başkanlığımız koordinesinde, İl Jandarma Komutanlıklarımızca; Adana, Adıyaman, Afyonkarahisar, Ankara, Antalya, Aydın, Balıkesir, Çorum, Denizli, Edirne, Eskişehir, Hatay, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Karabük, Kastamonu, Kırıkkale, Konya, Kütahya, Malatya, Manisa, Osmaniye, Samsun, Sinop, Tekirdağ, Tokat, Yozgat ve Zonguldak’ta operasyonlar düzenlendi. FETÖ terör örgütünün ‘Güncel Yapılanması’ içerisinde faaliyet yürüten, ankesörlü telefonlarla örgüt içerisinde sorumlu şahıslar ile irtibatta bulunan, terör örgütüyle iltisaklı sözde yardım kuruluşlarına finans sağlayan, sosyal medya hesapları üzerinden FETÖ’nün propagandasını yapan ve yurt dışına kaçma girişiminde bulunan 63 şüpheli yakalandı. 41’i tutuklandı. 4’ü hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor” ifadelerine yer verdi. >>>İHA

  • Afyonkarahisar’da motosiklet minibüsün altında kaldı: Sürücü ağır yaralı

    Afyonkarahisar’da motosiklet minibüsün altında kaldı: Sürücü ağır yaralı

    Minibüsün altında kalan motosiklet kazanın şiddetini gözler önüne serdi

    Kaza, caddenin en işlek noktalarından biri olan PTT binası önünde meydana geldi. Görgü tanıklarının ifadelerine göre:

    • Çarpışmanın etkisiyle motosiklet sürüklenerek minibüsün altında kaldı.

    • Motosikletin aracın altında sıkıştığı kaza anı çevredeki vatandaşlarda büyük panik yarattı.

    • İhbar üzerine olay yerine çok sayıda ambulans ve polis ekibi sevk edildi.

    Ağır yaralı sürücü hastaneye kaldırıldı

    Olay yerinde sağlık ekiplerince yapılan ilk müdahalenin ardından motosiklet sürücüsü, hayati tehlike kaydıyla hastaneye sevk edildi. Polis ekipleri caddede güvenlik önlemleri alırken:

    • Kazaya karışan araçların yoldan kaldırılması için çalışma başlatıldı.

    • Olayla ilgili soruşturma kapsamında minibüs sürücüsünün ifadesine başvurulacağı öğrenildi.>>>Haber Merkezi 

  • Şehit ve gazi adını kullanarak bağış toplayanlara sert tepki

    Şehit ve gazi adını kullanarak bağış toplayanlara sert tepki

    Kumartaşlı, şehit aileleri ve gazilerin manevi değerleri üzerinden çıkar sağlanmasına kesinlikle müsaade etmeyeceklerini söyledi.

    “TEK RESMİ VE KÖKLÜ DERNEK BİZİZ”

    Derneklerinin köklü ve resmi bir geçmişe sahip olduğunu, Afyonkarahisar’da ise bu alanda hizmet veren tek dernek olduklarını belirten Kumartaşlı, “Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri Derneği, 1915 yılında Enver Paşa’nın talimatıyla kurulmuş, 2847 sayılı Kanun ile özel statü almış, kamu yararına hizmet veren, Milli Savunma Bakanlığı’na akredite asker kökenli bir sivil toplum kuruluşudur” dedi.

    “ŞEHİT AİLELERİ VE GAZİLER ADINA BAĞIŞ İSTEMEYİZ”

    Dernek olarak hiçbir zaman şehit aileleri ve gaziler adına para veya bağış talep etmediklerini belirten Kumartaşlı, “Bugüne kadar bağış istemedik, bundan sonra da istemeyiz. Son günlerde ilimizde isminde şehit ve gazi kelimelerini kullanan bazı yapıların ortaya çıktığını görüyoruz. Şehitlik ve gazilik gibi toplumun en hassas değerlerini kullanarak gündeme gelmeye çalışan kişi ve oluşumlara karşı vatandaşlarımızın dikkatli olmasını istiyoruz” dedi. Kumartaşlı, kamu kurumları, iş insanları ve vatandaşların bu tür oluşumlara karşı hassas davranması gerektiğini belirterek, şehitlik ve gazilik kavramlarının hiçbir şekilde istismar edilmemesi gerektiğini sözlerine ekledi. >>>Haber Merkezi

  • Afyon’da göz açamıyorlar: Emniyet torbacı avında!

    Afyon’da göz açamıyorlar: Emniyet torbacı avında!

    Ele geçirilen maddeler ve yapılan işlemler

    Emniyet güçlerinin operasyonunda çok sayıda uyuşturucu maddeye el konuldu. Ele geçirilenlerin dökümü şu şekilde açıklandı: Toplam 6,44 gram uyuşturucu madde, 4 adet uyuşturucu hap ve 2 adet uyuşturucu hap maddesi, 29 adet sentetik ecza maddesi. Olayla ilgili olarak A.U. ve N.K. isimli şahıslar hakkında uyuşturucu madde kullanımı ve bulundurma suçu kapsamında adli işlem başlatıldı.

    Uyuşturucu etkisinde araç kullanmaya ağır yaptırım

    Operasyonun trafik güvenliği boyutunda ise araç sürücüsü A.U. için emsal niteliğinde bir ceza uygulandı. Yapılan kontrollerde uyuşturucu madde etkisi altında araç kullandığı tespit edilen sürücüye: 60.036 TL idari para cezası uygulandı, Sürücü belgesine 5 yıl süreyle el konuldu.>>>Haber MERKEZİ

  • Afyon’da dev operasyon: 57 kişi enselendi!

    Afyon’da dev operasyon: 57 kişi enselendi!

    Farklı suç kategorilerinde 57 kişi yakalandı

    Bir hafta süren yoğun takip ve denetimler sonucunda, çeşitli suçlardan arama kaydı bulunan toplam 57 şahıs kıskıvrak yakalandı. Yakalanan şahısların suç dağılımı ise şu şekilde açıklandı: Siber, dolandırıcılık, kaçakçılık ve narkotik suçlarından 6’şar kişi, Hırsızlık suçundan 2 kişi, Terör, yağma ve cinsel suçlardan 1’er kişi, Diğer suç kategorilerinden ise 28 kişi.



    20 şahıs tutuklanarak cezaevine gönderildi

    Gözaltına alınan ve işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şahıslardan 20’si, çıkarıldıkları mahkemelerce tutuklanarak Ceza İnfaz Kurumlarına teslim edildi. Jandarma ekipleri, halkın huzur ve güvenliğini sağlamak amacıyla aranan şahısların yakalanmasına yönelik çalışmaların kararlılıkla devam edeceğini vurguladı.>>>Haber Merkezi

  • İsrail, Gazze’ye hava ve topçu saldırıları düzenledi

    İsrail, Gazze’ye hava ve topçu saldırıları düzenledi

    Görgü tanıklarından bilgiye göre, İsrail topçusu Gazze kentinin doğu kesimlerini aralıklarla hedef alırken, savaş uçakları Refah kenti ile Han Yunus’un doğusuna hava saldırıları düzenledi. İsrail’e ait helikopterler ve kara araçları Han Yunus’un doğusundaki bölgelere rastgele ateş açtı. İsrail’in hava ve topçu saldırılarında can kaybı ya da yaralanma olup olmadığına dair henüz bilgi paylaşılmadı. Söz konusu saldırılar, 10 Ekim’de yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasına rağmen İsrail’in günlük ihlalleri kapsamında yaşandı. Bu ihlaller sonucu şimdiye kadar 576 Filistinli hayatını kaybetti, 1543 kişi yaralandı. İsrail’in 8 Ekim 2023’te başlattığı ve iki yıl süren saldırılarda da çoğunluğu kadın ve çocuk olmak üzere 72 binden fazla Filistinli yaşamını yitirdi, 171 bini aşkın kişi yaralandı.

    4 FİLİSTİNLİ YAŞAMINI YİTİRDİ, 1 KİŞİ AĞIR ŞEKİLDE YARALANDI

    Filistin resmi ajansı WAFA’nın tıbbi kaynaklara dayandırdığı haberine göre, İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Deyr el-Belah kentinin doğusunu hedef aldı. Askeri araçlardan açılan ateş sonucu 20 yaşındaki Nesim Ebul Acin hayatını kaybetti. Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah kenti de İsrail bombalarının hedefi oldu. Dalia Halid Asfur isimli Filistinli bir genç kadın, Refah kentinin merkezindeki Dahiliye Caddesi’nde ailesine ait evin hedef alındığı bombardımanda yaşamını yitirdi. İsrail ordusunun Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Beyt Lahiya beldesine düzenlediği topçu saldırıda ise 1 Filistinli hayatını kaybederken, 1 kişi ağır şekilde yaralandı. AA muhabirinin sağlık kaynaklarından edindiği bilgiye göre, İsrail askerlerinin Gazze kentinin Zeytun Mahallesi’nde ateş ettiği Filistinli bir çocuk hayatını kaybetti. Yerel kaynaklar, Zeytun Mahallesi’ndeki Selahaddin Camisi yakınlarında İsrail askerlerince vurulan çocuğun 16 yaşındaki Muhammed es-Sarhi olduğunu bildirdi.

    MEŞAL: GAZZE’DE SAVAŞ DURDU ANCAK İHLALLER SONA ERMEDİ

    Hamas’ın yurt dışı sorumlusu ve eski Siyasi Büro Başkanı Halid Meşal, Katar’ın başkenti Doha’da düzenlenen 17. El Cezire Forumu’nun ikinci gününde gerçekleştirilen özel oturumda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gazze’deki son gelişmelere değinen Meşal, “Gazze’de soykırım savaşı durdu ancak acılar ve ihlaller sona ermedi. Batı Şeria’da da İsrail’in baskıları ve ihlalleri sürüyor. İsrail ateşkese rağmen saldırılarını sürdürüyor.” dedi. Hamas ve diğer Filistinli grupların Gazze’nin yeniden imarı ve mevcut sorunlara çözüm bulunması amacıyla geniş çaplı bir siyasi hareketlilik içinde olduğunu belirten Meşal, Filistin meselesine kalıcı bir çözüm bulunması gerektiğini vurguladı. Filistin devletinin tanınmasının olumlu bir adım olduğunu ancak bunun tek başına yeterli olmayacağını ve İsrail’in durdurulması için uluslararası kamuoyunun özenle hareket etmesi gerektiğini vurguladı. Meşal, 7 Ekim 2023’te başlayan ve “Aksa Tufanı” olarak adlandırdıkları sürecin Filistin meselesini yeniden bölgesel ve uluslararası gündemin üst sıralarına taşıdığını savunarak, “Filistin davasını aşmak artık mümkün değil, çözümü bir zorunluluk haline gelmiştir. Aksa Tufanı dünyanın gözünü tekrardan Filistin davasına çevirmiştir.” diye konuştu. Gazze’nin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Meşal, dış vesayet ya da yabancı yönetim anlayışını kabul etmeyeceklerini belirterek, “Gazze halkınındır, Filistin Filistinlilerindir ve kendi kaderimizi kendimiz tayin etmek istiyoruz.” ifadelerini kullandı. Hamas hareketinin silahsızlandırılması tartışmalarına da değinen Meşal, işgal altında silahsızlanmanın Filistin halkını savunmasız bırakacağını vurguladı. Meşal silahsızlandırma çağrıları ile ilgili, “Tuhaf bir paradoks şu ki, işgal altındaki Filistin halkı silahsızlandırılırken, Gazze’deki çetelerden Ebu Şebab ve benzerleri milislerin silahları meşrulaştırılıyor.” diye konuştu. Öte yandan, Meşal, Gazze’nin yeniden imarı ve insani yardımların sürdürülebilir şekilde ulaştırılması için çatışmaların yeniden başlamasını engelleyecek bir ortamın oluşturulması gerektiğini kaydetti. İsrail’e yönelik eleştirilerini sürdüren Meşal, uluslararası kamuoyunda İsrail’e yönelik tepkilerin arttığını ve özellikle üniversiteler ile sosyal medya platformlarında bu yönde bir dönüşüm yaşandığını belirtti. Türkiye, Katar ve Mısır’ın arabulucu rollerinden dolayı takdir ettiklerini dile getiren Meşal, ayrıca Filistin meselesindeki rolünden dolayı, Doha yönetiminin bölgedeki arabuluculuk çabalarını önemli ve onurlu olarak nitelendirdi. Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkına vurgu yapan Meşal, Gazze’nin Filistin topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu belirterek, “Bizler adil bir davanın sahibiyiz ve Filistin halkının kendi kaderini tayin için direnmeye devam edeceğiz.” dedi. İsrail’in tüm bir bölge için bir tehdit oluşturduğunun altını çizen Meşal, İsrail’in tehlikeli adımlarına karşı islam dünyasının bir ve bütün şekilde hareket etmesi gerektiğini sözlerine ekledi. Meşal, Arap ve İslam dünyasının İsrail ile karşı karşıya kaldığı sorunun sadece Filistin’i işgal etmesi olmadığını ve İsrail’in bölge için varoluşsal bir tehdit oluşturduğunu belirtti. “İsrail bizim tek düşmanımız ve Allah’ın izniyle onu yeneceğiz.” diyen Meşal, İsrail’in uluslararası meşruiyetini kaybeden, dışlanmış bir varlık olduğunu kanıtlamalıyız.” diye konuştu. İsrail’in Batı Şeria’daki işgal adımlarının Ürdün için büyük bir tehdit oluşturduğunu söyleyen Meşal, “İsrail, Suriye ile düşmanlığı başlattı ve Suriye’nin işlerine karışmak istiyor.” dedi.

    FİLİSTİN KIZILAYI: İSRAİL’İN KISITLAMALARI ALTINDA REFAH SINIR KAPISI’NDAN 44 FİLİSTİNLİ GAZZE’DEN AYRILDI

    Gazze’deki Filistin Kızılayı Sözcüsü Raid en-Nems, AA muhabirine yaptığı açıklamada, “17 hasta ve 27 refakatçiden oluşan 44 Filistinli Gazze Şeridi’nden ayrıldı.” dedi. Kızılay ekiplerinin Gazze Şeridi’ndeki hastaların tahliyesine yönelik çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Nems, bu faaliyetlerin hastalara Gazze dışında tedavi imkanı sağlanmasını amaçlayan insani yardım çabalarının bir parçası olduğunu ifade etti. Gazze’nin dünyaya açılan kapısı durumunda olan Mısır sınırındaki Refah Sınır Kapısı, 21 ay aradan sonra 2 Şubat Pazartesi günü iki yönlü olarak “sınırlı” şekilde geçişlere açılmıştı. >>>AA

  • Yüksek sesle konuşma kavgası kanlı bitti: Dayı ve yeğen kan saçtı!

    Yüksek sesle konuşma kavgası kanlı bitti: Dayı ve yeğen kan saçtı!

    Yüksek sesle konuşma uyarısı kavgayı başlattı

    Gece saat 04.00 sıralarında meydana gelen olayda, 24 yaşındaki M.Ö. telefonla yüksek sesle konuştuğu gerekçesiyle, komşuların rahatsız olabileceğini belirten yeğeni İ.Ş. tarafından uyarıldı. Dayı ve yeğen arasında başlayan bu sözlü tartışma kısa sürede büyüyerek fiziksel kavgaya dönüştü. Arbede sırasında darp edilen 20 yaşındaki yeğen İ.Ş. burnundan yaralandı.

    SAMSUN’DA GECELEYİN YÜKSEK SESLE TELEFONLA KONUŞMA MESELESİ YÜZÜNDEN DAYI-YEĞEN ARASINDA ÇIKAN KAVGADA YEĞENİ DARP SONUCU BURNUNDAN YARALAYIP ABLASINI BIÇAKLAYAN ŞAHIS BALKONDAN ATLAYARAK HASTANELİK OLDU. (MUHAMMER AY/SAMSUN-İHA)
    Samsun’da gece yüksek sesle telefonla konuşma meselesi yüzünden dayı-yeğen arasında çıkan kavgada yeğeni darp sonucu burnundan yaralayıp ablasını bıçaklayan şahıs balkondan atlayarak hastanelik oldu.

    Kavgayı ayırmak isteyen anne bıçaklandı

    Kavganın büyümesi üzerine araya giren İ.Ş.’nin annesi ve aynı zamanda M.Ö.’nün ablası olan 38 yaşındaki D.B., kardeşi tarafından sol kolundan bıçaklandı. Ablasının bıçaklanmasıyla büyük bir panik ve pişmanlık yaşayan M.Ö., ablasının çok kan kaybettiğini görünce ikinci katın balkonundan kendini aşağı attı.

    SAMSUN’DA GECELEYİN YÜKSEK SESLE TELEFONLA KONUŞMA MESELESİ YÜZÜNDEN DAYI-YEĞEN ARASINDA ÇIKAN KAVGADA YEĞENİ DARP SONUCU BURNUNDAN YARALAYIP ABLASINI BIÇAKLAYAN ŞAHIS BALKONDAN ATLAYARAK HASTANELİK OLDU. (MUHAMMER AY/SAMSUN-İHA)
    Samsun’da gece yüksek sesle telefonla konuşma meselesi yüzünden dayı-yeğen arasında çıkan kavgada yeğeni darp sonucu burnundan yaralayıp ablasını bıçaklayan şahıs balkondan atlayarak hastanelik oldu.

    Yaralılar hastaneye kaldırıldı

    İhbar üzerine olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Balkondan atlayarak yaralanan M.Ö., Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Hastanesine kaldırılırken; burnundan darbe alan İ.Ş. ve kolundan bıçaklanan anne D.B. özel bir hastanede tedavi altına alındı. Polis ekiplerinin olay yerindeki incelemeleri sürerken, olayla ilgili geniş çaplı soruşturma devam ediyor.

  • 2 Kişiyi öldürdü, ”Ben muhtarım yaparım” dedi!

    2 Kişiyi öldürdü, ”Ben muhtarım yaparım” dedi!

    Küçük bir tartışma kanlı bitti

    Olay, Çiftlik ilçesinde 31 APC 601 plakalı aracıyla seyir halindeki Hamza C.’nin, Abdullah Gündoğdu idaresindeki araçla çarpışmasıyla başladı. Aynaların kırılması üzerine çıkan tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Yanındaki tabancayı çeken Hamza C., araçtaki kişilere ateş açtı. Saldırıda ağır yaralanan Hakan Çelik ve Abdullah Gündoğdu kaldırıldıkları hastanede hayatını kaybederken, ismi öğrenilemeyen üçüncü yaralının hayati tehlikesinin sürdüğü bildirildi.

    Aksaray polisinden kaçamadı

    Cinayetin ardından aracıyla Aksaray istikametine kaçan şüpheli için emniyet güçleri teyakkuza geçti. Plaka tanıma sistemi ve saha taramasıyla iz süren Aksaray asayiş şubesi cinayet büro amirliği ekipleri, Hamza C.’yi şehir çıkışındaki boş bir arazide kıskıvrak yakaladı. Gözaltına alınan şahsın 0.96 promil alkollü olduğu belirlenirken, olayda kullandığı silah da araçta ele geçirildi.

    NİĞDE’DE MADDİ HASARLI TRAFİK KAZASINDA 3 KİŞİYE ATEŞ AÇAN ESKİ MUHTAR, 2 KİŞİYİ ÖLDÜRÜP 1 KİŞİYİ DE AĞIR YARALADIKTAN SONRA CİNAYET BÜRO EKİPLERİNİN TAKİBİYLE YAKALANDIĞI AKSARAY’DA GAZETECİLERİN “PİŞMAN MISIN?” SORUSUNA “PİŞMAN DEĞİLİM, ONUR DUYUYORUM” DEDİ. (YASİN CAN/AKSARAY-İHA)
    Niğde’de maddi hasarlı trafik kazasında 3 kişiye ateş açan eski muhtar, 2 kişiyi öldürüp 1 kişiyi de ağır yaraladıktan sonra cinayet büro ekiplerinin takibiyle yakalandığı Aksaray’da gazetecilerin “Pişman mısın?” sorusuna “Pişman değilim, onur duyuyorum” dedi.

    Pişman değilim onur duyuyorum dedi

    Sağlık kontrolü için hastaneye getirilen Hamza C., kendisini görüntüleyen basın mensuplarının sorularına kan donduran yanıtlar verdi. Cinayetleri “Benim önüme geçeni vururum” diyerek savunan şüpheli, pişman olup olmadığı sorusuna “Pişman değilim, onur duyuyorum” cevabını verdi. Olayla ilgili cumhuriyet başsavcılığı tarafından başlatılan geniş çaplı tahkikat devam ediyor.

  • Gurbette öldürüldü: Cinayet zanlısı bir Yunan vatandaş!

    Gurbette öldürüldü: Cinayet zanlısı bir Yunan vatandaş!

    Cenaze törenine yoğun katılım sağlandı

    Serkan Çalar için Gaziantep Bahattin Nakıboğlu Camii’nde bir cenaze töreni düzenlendi. Törene AK Parti Gaziantep Milletvekili Bünyamin Bozgeyik, AK Parti Gaziantep İl Başkanı Fatih Muhaddis Fedaioğlu, il başkan yardımcıları ve çok sayıda vatandaş katılarak acılı aileyi yalnız bırakmadı. Kılınan cenaze namazının ardından Çalar’ın naaşı dualar eşliğinde toprağa verildi.

    ALMANYA’NIN RHEİNLAND-PFALZ EYALETİNDE BİLET KONTROLÜ SIRASINDA UĞRADIĞI SALDIRI SONUCU HAYATINI KAYBEDEN 36 YAŞINDAKİ TREN GÖREVLİSİ SERKAN ÇALAR, MEMLEKETİ GAZİANTEP’TE GÖZYAŞLARI ARASINDA SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI. (İHA/GAZİANTEP-İHA)
    Almanya’nın Rheinland-Pfalz eyaletinde bilet kontrolü sırasında uğradığı saldırı sonucu hayatını kaybeden 36 yaşındaki tren görevlisi Serkan Çalar, memleketi Gaziantep’te gözyaşları arasında son yolculuğuna uğurlandı.

    Milletvekili bozgeyik’ten ırkçılık ve şiddet vurgusu

    Törende bir konuşma yapan Milletvekili Bünyamin Bozgeyik, şiddetin her türlüsüne ve ırkçılığa karşı olduklarını ifade etti. Merhuma Allah’tan rahmet dileyen Bozgeyik, Serkan Çalar’ın ailesine ve tüm sevenlerine sabır ve başsağlığı temennilerini iletti. Cenaze töreni boyunca merhumun yakınlarının büyük bir üzüntü yaşadığı görüldü.>>>İHA

  • Eski Belediye Başkanı, oğlu tarafından baltayla infaz edildi!

    Eski Belediye Başkanı, oğlu tarafından baltayla infaz edildi!

    Olay, 3 Şubat günü Arsuz ilçesinde bulunan Cafer Özenir’in ikametgahında meydana geldi. 2009 ile 2014 yılları arasında Demokratik Sol Parti’den (DSP) belediye başkanlığı yapan Özenir ile oğlu S.Ö. arasında para meselesi yüzünden bir tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine S.Ö., babasına baltayla saldırdı.

    HATAY’DA ESKİ ÇEKMECE BELEDİYE BAŞKANI CAFER ÖZENİR, OĞLU TARAFINDAN BALTAYLA CANİCE ÖLDÜRÜLDÜ. ALACAK VERECEK TARTIŞMASI SONRASINDA NABASINI BALTAYLA ÖLDÜREN S. ÖZENİR TUTUKLANARAK CEZAEVİNE GÖNDERİLDİ. (SELAHATTİN ÇETİN/HATAY-İHA)
    Hatay’da geçmiş yıllarda Çekmece Belde Belediyesi Başkanlığı görevini yürüten Cafer Özenir, para tartışması yaşadığı oğlu tarafından baltayla öldürüldü. Babasını katleden zanlı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

    Olay yerinde hayatını kaybetti

    Defalarca balta darbesine maruz kalan eski başkanın durumu, çevredeki vatandaşlar tarafından sağlık ve polis ekiplerine bildirildi. Olay yerine gelen sağlık ekiplerinin yaptığı kontrollerde, Cafer Özenir’in yaşamını yitirdiği belirlendi. Babasını canice katleden zanlı, olay yerinde emniyet güçlerine teslim oldu.

    HATAY’DA ESKİ ÇEKMECE BELEDİYE BAŞKANI CAFER ÖZENİR, OĞLU TARAFINDAN BALTAYLA CANİCE ÖLDÜRÜLDÜ. ALACAK VERECEK TARTIŞMASI SONRASINDA NABASINI BALTAYLA ÖLDÜREN S. ÖZENİR TUTUKLANARAK CEZAEVİNE GÖNDERİLDİ. (SELAHATTİN ÇETİN/HATAY-İHA)
    Hatay’da geçmiş yıllarda Çekmece Belde Belediyesi Başkanlığı görevini yürüten Cafer Özenir, para tartışması yaşadığı oğlu tarafından baltayla öldürüldü. Babasını katleden zanlı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

    Zanlı tutuklanarak cezaevine gönderildi

    Gözaltına alınan S.Ö., emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi. Çıkarıldığı mahkemece tutuklanan zanlı, cezaevine gönderildi. Olayla ilgili soruşturmanın devam ettiği öğrenildi.

  • Can kaybı 72 bin 27’ye yükseldi

    Can kaybı 72 bin 27’ye yükseldi

    İsrail, 10 Ekim’den bu yana yürürlükte olan ateşkes anlaşmasını ihlal etmeye devam ediyor. Görgü tanıkları, İsrail ordusunun Gazze kentinin doğu bölgeleri ile bölgenin kuzeyinde yer alan Cibaliya beldesinin doğusunu hedef aldığını belirtti. İsrail ordusunun Han Yunus kentinin doğusunda bina ve evleri patlayıcılarla havaya uçurduğu ve saldırılar sonucu meydana gelen şiddetli patlamanın Gazze Şeridi’nin birçok bölgesinden duyulduğu aktarıldı. İsrail donanmasına ait savaş gemilerinin Refah ve Han Yunus kentlerinin sahillerine doğru ateş açtığı, aynı zamanda Refah üzerinde İsrail’e ait bir helikopterden de ateş açıldığı paylaşıldı. Gazze’deki Sağlık Bakanlığı verilerine göre, ateşkes anlaşmasının yürürlüğe girmesinden bu yana İsrail ordusunun saldırılarında 574 Filistinli hayatını kaybetti, 1518 kişi yaralandı.

    İSRAİL’İN GAZZE ŞERİDİ’NE SALDIRILARINDA CAN KAYBI 72 BİN 27’YE YÜKSELDİ

    İsrail ordusu, ateşkese rağmen Gazze Şeridi’ne saldırılarını sürdürüyor. Gazze’deki Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail’in Ekim 2023’ten bu yana devam eden saldırılarında yaşanan can kayıplarına ilişkin son veriler paylaşıldı. Açıklamada, son 24 saatte 2 Filistinlinin cenazesi ile 25 yaralının Gazze’deki hastanelere getirildiği belirtildi. Gazze’de ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025’ten bu yana İsrail’in saldırılarında 576 kişinin öldürüldüğü, 1543 kişinin yaralandığı, enkaz altından 717 kişinin cesedinin çıkarıldığı kaydedildi. Açıklamada, İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlere dair toplam istatistiklere, 30 Ocak ile 6 Şubat tarihleri arasında bilgileri tamamlanıp ölümleri Adli Komite tarafından onaylanan 174 Filistinlinin de eklendiği ifade edildi.

    GAZZE’DE BİR FİLİSTİNLİ HAYATINI KAYBETTİ

    Sağlık kaynaklarından alınan bilgiye göre, Gazze kentinin doğusundaki Şucaiyye Mahallesi’nde 30 yaşındaki Filistinli Ferac İbrahim Salim, İsrail askerlerinin açtığı ateş sonucu hayatını kaybetti. Saldırı, İsrail’in ateşkes anlaşmasını günlük olarak ihlal ettiği saldırılar kapsamında gerçekleşti. İsrail ordusu, gece ve sabah saatlerinde Han Yunus kentinin doğusunda bina ve evleri patlayıcılarla havaya uçurmuş, saldırılar sonucu meydana gelen şiddetli patlamaların sesi Gazze Şeridi’nin birçok bölgesinden duyulmuştu. İsrail donanmasına ait savaş gemileri, Refah ve Han Yunus kentlerinin sahillerine doğru ateş açarken, aynı zamanda Refah üzerinde İsrail’e ait bir helikopterden de ateş açılmıştı. İsrail ordusunun, ateşkese rağmen Gazze Şeridi’nde sürdürdüğü saldırılarda bir Filistinli yaşamını yitirdi, 2 kişi yaralandı. Sağlık kaynakları ve görgü tanıklarının aktardığına göre, Gazze kentinin doğusundaki Şucaiyye Mahallesi’nde 30 yaşındaki Filistinli Ferac İbrahim Salim, İsrail askerlerinin açtığı ateş sonucu hayatını kaybetti. Ayrıca İsrail ordusunun Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Deyr Belah ile kuzeyindeki Beyt Lahiya kentlerinde açtığı ateş sonucu 2 Filistinli yaralandı.

    Saldırılar, İsrail’in ateşkes anlaşmasını günlük olarak ihlal ettiği saldırılar kapsamında gerçekleşti. İsrail ordusu, gece ve sabah saatlerinde Han Yunus kentinin doğusunda bina ve evleri patlayıcılarla havaya uçurmuş, saldırılar sonucu meydana gelen şiddetli patlamaların sesi Gazze Şeridi’nin birçok bölgesinden duyulmuştu. İsrail donanmasına ait savaş gemileri de Refah ve Han Yunus kentlerinin sahillerine doğru ateş açarken, aynı zamanda Refah üzerinde İsrail’e ait bir helikopterden de ateş açılmıştı. Gazze’deki Sağlık Bakanlığı verilerine göre, ateşkes anlaşmasının yürürlüğe girmesinden bu yana İsrail ordusunun saldırılarında 576 Filistinli hayatını kaybetti, 1543 kişi yaralandı.

    UNICEF: ATEŞKESE RAĞMEN YILBAŞINDAN BU YANA GAZZE’DE 37 ÇOCUK HAYATINI KAYBETTİ

    UNICEF tarafından yayımlanan raporda, Gazze’de yürürlükteki ateşkesin son derece kırılgan olduğu, İsrail’in saldırıları nedeniyle çocukların yaşamının hâlâ ciddi tehdit altında bulunduğu vurgulanarak, yılbaşından bu yana Gazze’de 37 çocuğun hayatını kaybettiği bilgisine yer verildi. Raporda, ateşkese rağmen İsrail ordusunun saldırılarını sürdürdüğü Gazze’de çocukların hava saldırılarıyla karşı karşıya kaldığı, sağlık, su ve eğitim sistemlerinin çökmesi nedeniyle insani koşulların ölümcül boyutlara ulaştığı ifade edildi. Mevcut durumun Gazze’deki çocuklar için “son derece kırılgan ve ölümcül” olmaya devam ettiğini belirtilen raporda, işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te de artan İsrail saldırılarının çocukların güvenliğini ciddi şekilde tehdit ettiğine dikkati çekilerek, burada da ocak ayında 2 çocuğun hayatını kaybettiği, 25 çocuğun ise yaralandığı aktarıldı.

    GAZZE SAĞLIK BAKANLIĞI: SAĞLIK SİSTEMİ ÇÖKME NOKTASINDA, HASTANELER HAYATİ HİZMETLERİ SÜRDÜREMİYOR

    Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, sağlık sisteminin çökme noktasına geldiği ve hastanelerin hayati hizmetleri sürdüremediği vurgulanarak, halen kısıtlı şekilde faaliyet gösterebilen hastanelerin yaşam kurtaran sağlık merkezleri olmaktan çıktığı, binlerce hasta ve yaralı için “zorunlu bekleme istasyonlarına” dönüştüğü ifade edildi. Sağlık sistemine yönelik, “sağlık soykırımı” olarak nitelendirilen, saldırıların yıkıcı etkilerinin, hizmetlerin sürdürülmesini günlük bir mucizeye dönüştürdüğü ve toparlanma çabalarının önünde büyük bir engel oluşturduğu kaydedildi. Bakanlık, ilaç ve tıbbi sarf malzemelerindeki sıfır stok seviyelerinin, en basit ağrı kesicilerin dahi erişilemez bir lüks haline gelmesine yol açtığını bildirdi. Açıklamaya göre, temel ilaç listesinin yüzde 46’sında, tıbbi sarf malzemelerinin yüzde 66’sında, laboratuvar malzemeleri ve kan bankası ihtiyaçlarının ise yüzde 84’ünde stoklar tamamen tükenmiş durumda. Açıklamada, kanser tedavileri, kan hastalıkları, cerrahi hizmetler, ameliyatlar, yoğun bakım, acil ve birinci basamak sağlık hizmetlerinin krizin en ağır şekilde etkilediği alanların başında geldiği ifade edildi. Gazze’ye ulaştırılabilen ilaçların ise son derece sınırlı miktarlarda olduğu ve mevcut ihtiyacı karşılamaktan uzak kaldığı belirtildi. Sağlık Bakanlığı, Gazze’deki hastanelerde sağlık sisteminin kurtarılmasının geçici ve acil çözümlerle mümkün olmadığını, bu tür yaklaşımların krizin tehlikeli sonuçlarını daha da derinleştirdiğini vurguladı. Açıklamanın sonunda, ilaç stoklarının acilen güçlendirilmesi için tüm ilgili taraflara derhal ve etkili şekilde müdahale çağrısı yinelendi.

    GAZZE’DE FELÇ OLAN SAĞLIK SİSTEMİ

    Gazze’de sağlık sistemi; yakıt, ilaç ve tıbbi malzeme yetersizliği ile insani yardım girişlerine getirilen kısıtlamalar nedeniyle neredeyse tamamen felç olmuş durumda. İsrail ordusu, Ekim 2023’te başlayan ve iki yıl süren saldırıları sırasında hastaneleri, sağlık tesislerini ve ilaç depolarını da hedef almış; sağlık çalışanlarını alıkoymuş ve tıbbi malzemelerin bölgeye girişini engellemişti. Gazze’de 10 Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkese rağmen İsrail’in yükümlülüklerini yerine getirmediği, tıbbi yardım kamyonlarının girişinin aylık ihtiyacın yüzde 30’unun altına düştüğü belirtiliyor.

    İSRAİLLİLER, 70 YILLIK OLAN ZEYTİN AĞAÇLARINI KESTİ

    Kasra Belediye Başkanı Hani Avde, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin beldenin doğusundaki Şa‘b el-Harab bölgesinde bazıları 70 yıllık olan zeytin ağaçlarını kestiğini söyledi. Avde, gaspçı İsraillilere ait buldozerlerin çok sayıda zeytin ağacını kökünden söktüğünü ve Filistinlilere ait arazileri tahrip ettiğini belirterek, bölgede amacı henüz bilinmeyen kırmızı işaretler bırakıldığını aktardı. Aynı beldede, gaspçı İsraillilerin, Ras el-Ayn bölgesinde bir Filistinlinin evinin çevresine koyunlarını salarak otlattığını kaydeden Avde, bu durumun ev sakinleri arasında korku ve paniğe yol açtığını ifade etti. Avde ayrıca, İsrail ordusunun daha sonra aynı bölgeye baskın düzenleyerek arama faaliyetleri yürüttüğünü vurgulayarak, Ras el-Ayn bölgesinde kurulan yerleşim çadırının ise Filistinlilere yönelik saldırıların merkezi haline geldiğini dile getirdi. Filistin Kurtuluş Örgütüne (FKÖ) bağlı Ayrım Duvarı ve Yahudi Yerleşim Birimleriyle Mücadele Konseyi’nin raporuna göre, ocak ayında İsrail ordusu ve Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler tarafından Batı Şeria genelinde toplam 1872 saldırı gerçekleştirildi. Bu saldırıların 1404’ü İsrail ordusu, 468’i ise gaspçı İsrailliler tarafından yapıldı.

    İSRAİL, İŞGAL ALTINDAKİ DOĞU KUDÜS’TE FİLİSTİNLİ BİR VATANDAŞA, KENDİ EVİNİ YIKTIRDI

    Filistin resmi ajansı WAFA, İsrail makamlarının, Kudüslü Macid es-Selayime’yi, El-Eşkariyye Mahallesi’nde 8 yıl önce inşa edilen ve 4 kişinin yaşadığı evini, ruhsatsız inşa edildiği bahanesiyle yıkmaya zorladığını ve ayrıca 100 bin şekeli (yaklaşık 32 bin doları) aşan para cezası ödemeye mahkum ettiğini aktardı. İsrail’e ait belediyeden gelen yazının ardından Filistinli, uzun yıllardır yaşadıkları yuvalarını yıkmak zorunda kaldı. İsrail yönetimi, özellikle Kudüs şehrinde, Filistinlileri ruhsatsız olduğu bahanesiyle kendi evlerini yıkmaya zorluyor. Buna karşı çıkanların evleri ise İsrail’e ait buldozerlerle yıkılıyor ve binlerce dolar tutan yıkım masrafları da mülk sahiplerine ödetiliyor. Kudüs’teki İsrail belediyesi, Filistinlilere yapı ruhsatı vermeyi reddederek; evlerini yıkıyor ya da Filistinlileri evlerini kendi imkânlarıyla yıkmaya zorluyor. İsrail bunu, barınma hakkını güvence altına alan uluslararası hukuk ve insani normlara aykırı olup, Kudüs kentinden Filistinlilerin zorla yerinden edilmesini hedefleyen sistematik işgal politikalarının bir parçası olarak yapıyor. Söz konusu politikalar, kent içinde ve çevresinde Yahudi yerleşim yerlerinin genişletilmesiyle eş zamanlı olarak yürütülüyor.

    İSRAİL, BATI ŞERİA’DA GECE DÜZENLEDİĞİ BASKINLARDA 3 FİLİSTİNLİYİ GÖZALTINA ALDI

    Yerel kaynaklara göre, İsrail ordusu Batı Şeria’nın kuzeyindeki Kalkilya’nın doğusunda bulunan Azzun köyünde birçok eve baskın düzenleyerek aralarında 10 yaşında bir çocuğun da bulunduğu 21 Filistinliyi sahada sorguladıktan sonra ise serbest bıraktı. İsrail güçleri, Nablus’un merkezindeki kuzey dağlık bölgesinde bulunan bir binaya düzenledikleri baskın sırasında da bir genci gözaltına aldı. İsrail ordusu, Batı Şeria’nın güneyinde, El Halil’in kuzeyinde bulunan Beyt Emr kasabasında da bir eve baskın düzenleyerek bir genci gözaltına aldı. Filistin resmi ajansı WAFA’nın haberinde de İsrail güçlerinin Kalkilya’nın doğusundaki Kefr Kaddum köyüne düzenledikleri baskın sırasında Ayrım Duvarı ve Yahudi Yerleşim Birimleriyle Mücadele Konseyi Müdürü İştivi’nin evinde arama yaptıktan sonra İştivi’yi gözaltına aldığı belirtildi. Filistinli Esirler Cemiyeti’nin 5 Şubat’ta yaptığı açıklamaya göre, Şubat ayı başı itibarıyla İsrail hapishanelerindeki Filistinli tutukluların sayısı 9 bin 300’ü aşmış olup, bunların arasında 56 kadın ve 350 çocuk bulunuyor.

    İSRAİL, BATI ŞERİA’DA BİR HAFTADA 526 HAYVANI ÇALDI, 824 AĞACI SÖKTÜ

    Filistin Tarım Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail’in 29 Ocak-5 Şubat tarihlerinde tarım ve hayvancılık sektöründe gerçekleştirdiği ihlallere ilişkin rapora yer verildi. Bunlar arasında zeytin başta olmak ağaçlarının sökülmesi, kesilmesi ve zarar verilmesi, tarım arazilerindeki tesislerin ve su kaynaklarının tahrip edilmesi, çiftçilerin topraklarına ve meralarına erişiminin engellenmesi, hayvanlarının çalınması ve Filistinlilere saldırılması gibi ihlallerin yer aldığı kaydedildi. Açıklamada, “Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler ile İsrail ordusunun saldırıları sonucu söz konusu dönemde 824 ağaç söküldü, 526 baş hayvan çalındı. Bu saldırılar, yaklaşık 706 bin dolar tutarında zarara yol açtı.” ifadesi kullanıldı. Batı Şeria genelindeki en fazla zararın El Halil’de kaydedildiği, özellikle kentin güneyindeki Mesafir Yatta bölgesinde oluşan tahmini zararın yaklaşık 618 bin 142 dolar olduğu aktarıldı. Bakanlık, uluslararası toplum, insan hakları ve insani yardım kuruluşlarına “Filistinli çiftçilere acil koruma sağlanması, bu ihlallerin cezasız bırakılmasına son verilmesi ve İsrail makamlarından hesap verilmesi” çağrısında bulundu. Filistin resmi kurumlarının verilerine göre, işgal altındaki Batı Şeria’da 2025 yılı boyunca Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, Filistinlilere ve mülklerine yönelik 4 bin 723 saldırı gerçekleştirdi. Bu saldırılarda 14 Filistinli hayatını kaybetti. İsrail’in Gazze Şeridi’ne saldırı başlattığı Ekim 2023’ten bu yana işgal altındaki Batı Şeria ile Doğu Kudüs’te Filistinlilere yönelik gözaltı, baskın ve saldırılarda da artış yaşanıyor. Filistinliler, bu saldırıların İsrail’in Batı Şeria’yı resmen ilhak etmesinin önünü açtığı ve bunun da Birleşmiş Milletler kararlarında yer alan iki devletli çözüm ihtimalini tamamen ortadan kaldıracağı uyarısında bulunuyor.

    İSRAİL ORDUSU, BATI ŞERİA’DA BİR ASKERİ ÜSTE ESİR ALDIĞI FİLİSTİNLİYİ VURDU

    İsrail ordusundan yapılan açıklamada, olayın Ürdün Vadisi’ndeki bir askeri üste meydana geldiği bildirildi. Açıklamada, askeri üste bir Filistinli esirin kelepçelerinden kurtularak bir İsrail askerine saldırdığı ve yaraladığı öne sürüldü. Olay yerinde bulunan bir başka askerin ateş açarak Filistinli esiri vurduğu belirtilen açıklamada, yaralanan İsrail askerinin hastaneye kaldırıldığı aktarılırken Filistinli esirin durumu hakkında bilgi paylaşılmadı. İsrail’in Kanal 12 televizyonu, dün Kral Hüseyin Köprüsü (Allenby) Sınır Kapısı’nda gerekçe gösterilmeksizin İsrail ordusu tarafından gözaltına alınan 50’li yaşlardaki Filistinli esirin dizlerinden vurulduğunu ve orta derecede yaralandığını kaydetti. >>>AA

  • Öz oğul cinayetinde baba için ne talep edildi!

    Öz oğul cinayetinde baba için ne talep edildi!

    Olay, geçtiğimiz yıl mayıs ayında Muratpaşa ilçesi Kızıltoprak Mahallesi’nde meydana geldi. 60 yaşındaki Ali T., aralarında husumet bulunan oğlu Barış T.’yi konuşmak üzere evinin yakınındaki boş bir araziye çağırdı. Burada çıkan tartışmanın büyümesi üzerine baba Ali T., yanındaki bıçakla oğluna saldırdı. Vücudunun neredeyse her bölgesine darbe alan genç adam, vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine gelen sağlık ekiplerinin müdahalesine rağmen kurtarılamadı.

    ANTALYA’DA OĞLU BARIŞ T.’Yİ (25) PARKTA 37 BIÇAK DARBESİYLE ÖLDÜREN ALİ T.’NİN (60) TUTUKLU YARGILANDIĞI DAVADA SAVCI MÜTALAASINI AÇIKLADI. CUMHURİYET SAVCISI, SANIĞIN OĞLUNA YÖNELİK İŞLEDİĞİ CİNAYET NEDENİYLE AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINI TALEP ETTİ. (BEGÜM AKSOY/ANTALYA-İHA)
    Antalya’da 25 yaşındaki oğlunu parkta 37 bıçak darbesiyle öldüren babanın tutuklu yargılandığı davada savcı mütalaasını açıkladı. Cumhuriyet savcısı, sanığın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasını talep etti.

    Pişman olduğunu söyledi ancak ceza kapıda

    Cinayetin ardından evinde yakalanan ve polisteki ifadesinde oğlunun alkol alıp çevreye saldırdığını, bu nedenle tartıştıklarını iddia eden Ali T., mahkemedeki savunmasında da pişman olduğunu dile getirdi. Sanık baba, mahkeme heyetinden beraatını talep etse de savcılık mütalaasında 37 bıçak darbesinin canavarca hisle hareket edildiğine işaret ettiği vurgulandı.

    Savcıdan ağırlaştırılmış müebbet istemi

    Duruşmada esas hakkındaki mütalaasını açıklayan savcı, toplanan deliller, adli tıp raporu ve sanığın ikrarı doğrultusunda Ali T.’nin ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasını talep etti. Müştekilerin şikayetçi olmadığı davada mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek nihai kararını açıklamak üzere duruşmayı erteledi.

  • İki aile arasındaki kanlı kavgada ilk duruşma: Sanık bakın ne dedi!

    İki aile arasındaki kanlı kavgada ilk duruşma: Sanık bakın ne dedi!

    Sanık Şaban K.: Kızımı korumak için bıçak salladım

    Duruşmada savunma yapan sanık Şaban K., maktul ile aralarında bir husumet olmadığını, olayın kızına yönelik darp ve taciz iddiaları nedeniyle başladığını öne sürdü. Olay gecesi apartmana kamera takarken bir tartışma çıktığını belirten sanık, “Ben kimseyi öldürmedim, bıçaklamadım. Kavga çıkınca kızımı korumak ve karşı tarafı korkutmak için yerden aldığım bir bıçağı salladım. Bıçağın kime ait olduğunu dahi bilmiyorum,” şeklinde konuştu.

    Maktulün eşinden yasak aşk iddiası

    Maktulün eşi Ş.F. ise mahkemedeki ifadesinde, sanığın kızı B.K. ile eşi arasında bir ilişki olduğunu ve bu durumun olayların fitilini ateşlediğini savundu. Sanık tarafının kendisini ve eşini suçlayarak ifadelerini değiştirdiklerini iddia eden Ş.F., “Eşime güveniyordum ancak bu kişiler şikayetçi olduğum için korkup farklı konuşuyorlar. Hiçbir ifadelerini kabul etmiyorum,” diyerek şikayetini yineledi.

    Tanıklar farklı isimleri işaret etti

    Duruşmada dinlenen tanıkların ifadeleri ise olayın faili konusunda çelişkili bilgiler ortaya koydu. Tanık S.C., sanık Şaban K.’nin elinde bıçak gördüğünü ve maktulün koluna vurduğunu söylerken; tanık E.Ç., bıçağın sanığa R.K. tarafından verildiğini ve asıl suçlunun kendisiymiş gibi gösterilmeye çalışıldığını iddia etti. Sanığın kızı B.K. ise maktulün kendisine uzun süredir taciz ve şiddet uyguladığını, babasının elinde bıçak görmediğini savundu.

    Mahkeme adli tıp raporu bekliyor

    Savunma ve tanık beyanlarının ardından mahkeme heyeti ara kararını açıkladı. Vücudunda 3 bıçak darbesi tespit edilen Yılmaz Fayiz’in ölümüne hangi bıçağın sebep olduğunun netleşmesi için Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alınmasına hükmedildi. Sanık Şaban K.’nin tutukluluk halinin devamına karar veren heyet, duruşmayı eksiklerin tamamlanması için ileri bir tarihe erteledi.

  • Özahi davasında kesin karar verildi: 6 yıl önce ölmüştü!

    Özahi davasında kesin karar verildi: 6 yıl önce ölmüştü!

    Soruşturma Süreci ve İtirazlar

    Olayın ardından ilk takipsizlik kararı 25 Ekim 2021 tarihinde verilmiş ancak ailenin itirazı üzerine soruşturma genişletilmişti. Eksikliklerin giderilmesinin ardından savcılık, 18 Haziran 2025 tarihinde dosyada suç unsuruna rastlanmadığını belirterek ikinci kez takipsizlik kararı verdi. Yapılan son itirazın da mahkemece reddedilmesiyle Sezay Koçak’ın ölümü hukuken “intihar” olarak kesinleşti.

    Kararın Gerekçeleri: “İtme Gücü Yok”

    Takipsizlik kararında yer alan teknik incelemeler ve bilirkişi raporları, olayın seyri hakkında şu detayları ortaya koydu:

    • Fiziksel Kanıtlar: Yapılan incelemelerde düşme esnasında herhangi bir itme gücünün uygulanmadığı, maktulün kendi iradesiyle kendisini bıraktığı tespit edildi.

    • Tanık Beyanları: Olayın yaz mevsiminde gerçekleşmesi nedeniyle balkonlarda bulunan çok sayıda görgü tanığı ve maktulün oğlunun ifadelerinin birbirleriyle uyumlu olduğu kaydedildi.

    • Dna Örnekleri: Tırnak aralarında bulunan eşine ait Dna örneklerinin, aynı evde yaşamaları sebebiyle “hayatın olağan akışına uygun” olduğu değerlendirildi.

    GAZİANTEP’TE 2 EYLÜL 2020 TARİHİNDE EVİNİN BALKONUNDAN DÜŞEREK HAYATINI KAYBEDEN SEZAY KOÇAK’IN ÖLÜMÜNE İLİŞKİN YÜRÜTÜLEN SORUŞTURMADA 2’NCİ KEZ TAKİPSİZLİK KARARI VERİLDİ. YAPILAN İTİRAZIN REDDEDİLMESİYLE KARAR KESİNLEŞTİ. (FATMA ALTINBAŞ/GAZİANTEP-İHA)
    Gaziantep’te 2 Eylül 2020 tarihinde evinin balkonundan düşerek hayatını kaybeden Sezay Koçak’ın ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada 2’nci kez takipsizlik kararı verildi. Yapılan itirazın reddedilmesiyle karar kesinleşti.

    Psikolojik Buhran ve İntihar Kanaati

    Kararda, Sezay Koçak’ın yaşadığı psikolojik buhran nedeniyle kendi iradesiyle hayatına son verdiği kanaatine varıldığı belirtildi. Olay anında yanında bulunan kişilerin maktulü intihara teşvik ettiğine veya zorladığına dair herhangi bir delile ulaşılamadığı vurgulandı.

    Olayın Geçmişi

    Özel bir şirkette genel müdür yardımcısı olarak çalışan Sezay Koçak Özahi, boşanma aşamasında olduğu eşi Ali Ö. ile tartıştıktan sonra balkonundan düşerek can vermişti. Ailesi, kızlarının öldürüldüğünü iddia ederek uzun süredir hukuk mücadelesi veriyordu. Eşi Ali Ö. ise ifadesinin ardından serbest bırakılmıştı.