Kategori: Batı Şeria Baskınları

  • İsrail’in Gazze’deki zulmü devam ediyor

    İsrail’in Gazze’deki zulmü devam ediyor

    İsrail, Gazze’de 10 Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkesi ihlal etmeyi sürdürüyor. Sağlık kaynaklarının verdiği bilgiye göre, İsrail askerine ait araçlardan güneydeki El-Meslah bölgesinde yerinden edilmiş Filistinlilerin kaldığı çadırlara yoğun ateş açıldı. Saldırılarda ikisi çocuk ve biri kadın; yaralanan 3 Filistinli, Han Yunus’taki Nasır Hastanesine kaldırıldı. İsrail ordusu, Han Yunus’un doğusunda kontrolündeki bölgelere savaş uçaklarıyla da saldırı düzenledi. Refah şehrinin batı bölgeleri ise yoğun topçu ateşine maruz kalırken, bu saldırılarda can kaybı ve yaralanma olup olmadığına ilişkin bilgi paylaşılmadı. İsrail topçuları ise Cibaliye Kampı’nın doğu bölgelerini bombaladı. İsrail ordusu, kuzeydeki Gazze kentinin Tuffah Mahalesi’nde açtığı ateş sonucu Muhammed Selim Debabiş isimli genç yaşamını yitirdi. Debabiş’in cenazesi Baptis Hastanesine kaldırıldı. Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Burec Mülteci Kampı’nda da İsrail ordusunun sivilleri hedef alan saldırısında 4 kişi yaralandı. Burec Mülteci Kampı’nda yaralananlar, bölgedeki Aksa Şehitleri Hastanesine kaldırıldı.

    İSRAİL ORDUSU, İŞGAL ALTINDAKİ BATI ŞERİA’DAKİ BASKINLARDA 27 FİLİSTİNLİYİ GÖZALTINA ALDI

    İsrail ordusu, işgal altındaki Batı Şeria’da düzenlediği baskınlarda aralarında 2 kadının da olduğu 27 Filistinliyi gözaltına aldı. Filistin resmi ajansı WAFA’da yer haberde, İsrail ordusunun, Batı Şeria’nın Nablus, Tubas, Tulkerim ve Eriha kentlerinde Filistinlilerin evlerine baskınlar düzenlediği belirtildi. Nablus’taki baskınlarda 17 Filistinlinin gözaltına alındığı aktarılan haberde, söz konusu kişiler arasında Asira eş-Şimaliye Belediye Başkan Yardımcısı Bera Ceraria’nın da olduğu ifade edildi. İsrail güçlerinin Tubas kentindeki el-Faria Mülteci Kampı’nda düzenlediği baskında da biri genç, 6 Filistinliyi gözaltına aldığı, Tulkerim kentinde evine yapılan baskında ise bir gencin alıkonulduğu kaydedildi. Haberde, Eriha kentinde de İsrail güçlerinin bir eve baskın yaparak Filistinli bir genci gözaltına aldığı belirtildi. AA’nın yerel kaynaklardan edindiği bilgiye göre ise İsrail askerleri, El Halil kentinin güneyindeki el-Fevvar Mülteci Kampı’na düzenlediği baskında üniversite öğrencisi genç bir kız ile diğer bir genci gözaltına aldı. İsrail ordusunun Gazze Şeridi’ne saldırı başlattığı Ekim 2023’ten bu yana işgal altındaki Batı Şeria ile Doğu Kudüs’te de Filistinlilere yönelik gözaltı, baskın ve saldırılarda artış yaşanıyor.

    FİLİSTİNLİLER, GAZZE’YE DÖNÜŞTE REFAH KAPISI’NDA İSRAİL’İN BASKI VE TEHDİTLERİNE MARUZ KALIYOR

    İsrail’in Gazze Şeridi ile Mısır arasındaki Refah Sınır Kapısı’nı iki yıl boyunca işgal altında tuttuktan sonra sınırlı geçişlere açmasının ardından Gazze’ye dönmek isteyen Filistinliler sınırda İsrail ordusu ve desteklediği Ebu Şebab milislerinin taciz, işkence ve yağmasına maruz kalarak uzun bir yolu geçmek zorunda kalıyor. Haaretz gazetesinin haberinde, ABD Başkanı Donald Trump Gazze planı çerçevesinde ateşkesin ikinci aşamasında gecikmeli ve sınırlı bir şekilde açılan Refah Sınır Kapısı’ndan geçiş sürecinin detayları ele alındı. Habere göre, Gazze Şeridi’ndeki evlerine dönmek isteyen Filistinliler, sınırda İsrail askerleri ve destekledikleri milislerin tehdit, işkence ve kötü muamelesine maruz kalarak 15 kilometrelik bir güzergahı geçmek zorunda kalıyor. Öte yandan Gazze’ye geçen Filistinliler yerel basına, Kahire’deki Filistin Büyükelçiliğinin kendilerinden gece saatlerinde Refah yakınlarındaki Mısır’ın El-Ariş kentine gelmelerini istediğini dile getirdi. Mısır tarafındaki işlemlerin ardından Filistinliler Gazze tarafında da kontrol noktasından geçiriliyor. Gazze tarafındaki işlemler, Avrupa Birliği (AB) Refah Sınır Kapısı Sınır Yardım Misyonu (EUBAM) gözetiminde Filistin Yönetimi personeli tarafından yürütülüyor. Bu alanda İsrail askerleri bulunmuyor. Bu aşamadan sonra İsrail ordusu işgalindeki bölgeye geçen Filistinliler, Selahaddin Caddesi üzerinden yaklaşık 5 kilometre uzaklıktaki İsrail ordusuna ait kontrol noktasına otobüslerle taşınıyor. Filistinlilerin tanıklıkları, İsrail ordusunun kurduğu kontrol noktasına ulaşmadan önce Tel Aviv yönetimi destekli Ebu Şebab milislerinin sözlü ve fiziksel tacizlerine maruz kaldıkları bir süreçten de geçtiklerini ortaya koydu. BM İnsan Hakları Ofisi, Gazze’ye dönen Filistinlilerin milisler tarafından kelepçelendiğine, gözlerinin bağlandığına ve tehdit edildiğine ilişkin kanıtlar olduğunu duyurdu. Gazze’ye dönen bazı Filistinliler ise Ebu Şebab milislerinin valizleri aradığı ve kişisel eşya ve paralara el koyduğunu belirtti.

    İSRAİL’DEN GAZZE’YE DÖNENLERE KELEPÇELİ VE GÖZLERİ BAĞLI SORGU

    Haaretz gazetesine göre, Ebu Şebab milisleri tarafından İsrail ordusunun “Nekaz Regavim” olarak adlandırdığı kontrol noktasına getirilen Filistinliler, burada saatler süren sorgusu, gözleri bağlı ve kelepçeli üst aramalarına maruz kalıyor. Arap basınına konuşan bazı Filistinliler ise sorgu sırasında uzun süre bekletildiklerini ve sağlık sorunlarına rağmen hareket etmelerine izin verilmediğini ifade etti. Birleşmiş Milletlerin (BM) 5 Şubat’ta yayımladığı raporda, Gazze’ye dönenlerin “şiddet, küçük düşürücü sorgular ve bazı durumlarda gözleri bağlı ve kelepçeli şekilde üst araması” uygulamalarına maruz kaldıklarını aktardıkları kaydedildi. Raporda ayrıca bazı kişilerin tıbbi yardıma ve tuvalete erişiminin engellendiği, bunun da “aşırı aşağılayıcı” durumlara yol açtığı belirtildi. Filistinlilerin tanıklıklarına yer veren raporda, İsrail’in Gazze’ye geçenlere aileleriyle birlikte yeniden Mısır’a dönmeleri ve bir daha Gazze’ye gelmemeleri karşılığında para teklif ettiğinin altını çizdi. Bazı Filistinlilere ise İsrail ordusuna muhbirlik yapmaları yönünde teklif yapıldığını aktarıldı. İsrail’in işkenceye varan sorgusundan geçen Filistinliler, son olarak BM Kalkınma Programı (UNDP) personelinin refakatinde otobüslerle Gazze’de İsrail ve Hamas kontrolündeki bölgeleri ayıran “Sarı Hat”ı geçerek, Han Yunus’taki Nasır Hastanesine getiriliyor.

    İSRAİL GÜÇLERİ, KASSAM LİDERLERİNDEN BERGUSİ’Yİ SOL GÖZÜNDEN YARALADI

    Hamas Hareketi’nin askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları liderlerinden Abdullah el-Bergusi’nin, tutulduğu İsrail Gilboa Hapishanesi’nde baskın sırasında yaralandığı bildirildi. Filistinli Esirler Medya Ofisinden yapılan yazılı açıklamada, “ziyaretçi salonuna oldukça yorgun ve bitkin bir şekilde geldiği” belirtildi. Açıklamada, Bergusi’nin yaralanması şu ifadelerle aktarıldı: “Bergusi’nin, sol gözünden yaralandığı açık bir şekilde görülüyordu. Baskın operasyonuyla eşzamanlı gelen ziyaretçiyle görüşmeye çıktığı sırada başını kapıya vurduğu için üzerinde kan izleri de vardı.” Bergusi’nin 110 kilogramdan 60 kilograma düştüğüne dikkat çekilen açıklamada, bunun ihmal ve kötü beslenme sonucunda oldukça tehlikeli sağlık sorunları yaşadığının işareti olduğu kaydedildi. Açıklamada, hapishanenin en düşük seviyede dahi yaşam şartlarına sahip olmadığının altı çizildi. Abdullah el-Bergusi, 67 kez ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. İsrail hapishanelerindeki en fazla ceza alan Filistinli esir durumunda. İzzeddin el-Kassam Tugayları’nın liderlerinden ve Ramallahlı olan Bergusi, 2003 yılında tutuklandı.

    FİLİSTİNLİ ANNE VE KIZI, İSRAİL HAPİSHANELERİNDE ÇIPLAK ARAMA VE PSİKOLOJİK BASKIYA MARUZ KALDI

    Filistinli bir anne ve kızı, İsrail hapishanelerinde maruz kaldıkları hak ihlallerini anlatarak, çıplak arama, psikolojik baskı ve zorlu tutukluluk koşullarına maruz kaldıklarını belirtti. Filistin Kurtuluş Örgütü’ne (FKÖ) bağlı Filistin Esirler ve Serbest Bırakılanlar Heyeti’nden yapılan yazılı açıklamada, işgal altındaki Batı Şeria’nın kuzeyinde gözaltına alınan 55 yaşındaki Amine Suveylem ve 22 yaşındaki kızı Ayet’in İsrail hapishanelerinde yaşadıkları aktarıldı. Filistin Esirler ve Serbest Bırakılanlar Heyeti’nden avukatın Damon Hapishanesi’nde gerçekleştirdiği ziyaret sonrası paylaşılan bilgilere göre Amine Suveylem, çok sayıda İsrail askerinin gözaltı sırasında Nablus’taki evlerine baskın düzenlediğini, kapıyı kırdığını, kendilerini kelepçeleyerek kızıyla ayrı askeri araçlarla götürüldüğünü anlattı. Suveylem, nakil sırasında askeri aracın zemininde oturtulduğunu belirterek, bu durumun “omzunda hala devam eden ağrılara yol açtığını” kaydetti. Kızının gözü önünde uzun süreli sorguya çekildiğini söyleyen Suveylem, “aşırı psikolojik baskıya maruz kaldığını” ifade etti. Kızı Ayet ise nakledilmeden önce evde saha sorgusuna alındığını, ardından Hayfa ile Nasıra arasındaki el-Calama Gözaltı Merkezi’ne götürüldüğünü ve yoğun psikolojik baskı gördüğünü belirtti. Açıklamada, anne ve kızın el-Calama’da hücre hapsinde tutuldukları ve bu süreçte sadece 3 gün bir araya gelmelerine izin verildiği bilgisi verildi. Hücreleri “dar, soğuk, duvarları sert, yatakları ince ve kirli” olarak nitelendiren Filistinli anne ve kızı, yemeklerin az ve kalitesiz olduğunu vurguladı. Filistinli anne ve kızı daha sonra Damon Hapishanesi’ne nakledildiklerini, çıplak aramaya maruz kaldıklarını, ardından kadınlar koğuşunda iki ayrı odaya konduklarını ve odalar arası iletişimin yasaklandığı vurguladı.

    KADIN ESİRLERE İŞKENCE VE İNSANLIK DIŞI UYGULAMALAR

    Filistin Esirler ve Serbest Bırakılanlar Heyeti, daha önce yaptığı açıklamada, İsrail’in Damon Hapishanesi’nde tutulan ve sayıları 50’yi bulan Filistinli kadın esirlerin de gaz sıkma, darp, kelepçeleme ve soğukta zorla bekletme gibi sistematik saldırılara maruz kaldığını açıklamıştı. Kadın tutukluların hijyen malzemeleri ile sağlık hizmetlerinden mahrum bırakıldığı aktarılan açıklamada tutuklular arasında kanser gibi kronik hastalıkları bulunan kadınların da yer aldığı belirtilmişti. >>>AA

  • Saldırılarda 6 Filistinli hayatını kaybetti

    Saldırılarda 6 Filistinli hayatını kaybetti

    Sağlık kaynaklarından alınan bilgiye göre, Gazze kentinin batısındaki Nasr Caddesi’nde bir apartman dairesini hedef alan İsrail bombardımanında 3 kişi hayatını kaybetti. İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Beyt Lahiya beldesinde Ebu Temmam Okulu çevresini hedef aldı. Açılan ateşte 54 yaşındaki bir Filistinli yaşamını yitirdi. Gazze Şeridi’nin orta kesimininde Deyr el-Belah’ın doğusunda da Filistinli çiftçi Halid Berke İsrail askerlerinin açtığı ateş sonucu hayatını kaybetti. İsrail ordusunun Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah kentine düzenlediği saldırıda ise 4 Filistinli yaşamını yitirdi. İsrail ordusu ise Refah’ta bir tünelden çıktıklarını iddia ettiği 4 kişinin İsrail askerlerine ateş açtığını, askerlerin karşılık vermesi üzerine söz konusu kişilerin öldürüldüğünü ileri sürdü. Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah’ta çok sayıda Filistinli, 10 Ekim 2025’te devreye giren ateşkes sonrasında mahsur kalmış ve İsrail, Hamas’ın askeri kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları üyesi olduğunu iddia ettiği Filistinlilerin bölgeden çıkışına, arabulucu ülkelerin çabalarına rağmen izin vermemişti.

    HAYATINI KAYBEDENLERİN SAYISI 72 BİN 32’YE YÜKSELDİ

    Gazze’deki Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada, İsrail’in son 24 saatte Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda 5 Filistinlinin hayatını kaybettiği, 10’unun da yaralandığı belirtildi. Ekim 2023’ten bu yana İsrail ordusunun düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının 72 bin 32’ye, yaralananların sayısının da 171 bin 661’e çıktığı aktarıldı. Sağlık ve sivil savunma ekiplerinin ulaşamadığı bölgelerde çok sayıda kişinin cesedinin enkaz altında kaldığı hatırlatıldı. Gazze Şeridi’nde 10 Ekim’de yürürlüğe giren ateşkesten bu yana İsrail saldırılarında yaşamını yitirenlerin sayısının 581’e yükseldiği, 1553 Filistinlinin de yaralandığı ifade edildi. Ayrıca, enkaz altından 717 Filistinlinin cenazesinin çıkarıldığı kaydedildi.

    İSRAİLLİLERİN SALDIRISINDA 7 FİLİSTİNLİ YARALANDI

    Filistin Kızılayı’ndan yapılan açıklamada, ekiplerin Mesafer Yatta bölgesine düzenlenen saldırı sırasında gazdan etkilenerek boğulma tehlikesi geçiren 6 kişiye müdahale ettiği, ayrıca darp sonucu yaralanan 1 kişinin hastaneye kaldırıldığı bildirildi. İsrail ihlallerini takip eden aktivist Usame el-Adra, basına yaptığı açıklamada, İshar Man ve Şimon adlı iki yasa dışı yerleşim biriminden gelen yerleşimcilerin Filistinlilere saldırdığını, İsrail ordusunun ise koruma sağladığını ve 2 kişiyi gözaltına aldığını belirtti. Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin ayrıca Filistinli Hammamde ailesine ait mağaralara el koyduğunu ve Tabban bölgesine hayvan sürüleri getirdiğini kaydeden Adra, bunun Mesafer Yatta’yı hedef alan zorla göç ettirme politikasının bir parçası olduğunu söyledi.

    20 FİLİSTİNLİ HASTA, 20 REFAKATÇİSİ İLE BİRLİKTE ÇIKIŞ YAPTI

    İsrail’in şiddetli saldırılarıyla insani felakete sebep olduğu, Gazze’nin dünyaya açılan tek sınır kapısı Refah’ı uzun süre kapalı tuttuğu Gazze Şeridi’nde 4 bini çocuk 22 bin hasta bölge dışında tedavi olmayı bekliyor. Filistin Kızılayı’ndan yapılan açıklamada, Gazze Şeridi dışında tedavi görecek 20 hasta ile yanlarında 20 refakatçi olmak üzere toplam 40 Filistinlinin çıkış yaptığı kaydedildi. Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus kentinde Kızılay’a bağlı Tıbbi Rehabilitasyon Hastanesi’nde Dünya Sağlık Örgütü’nden temsilcilerin eşliğinde hastaların hazırlandığı belirtildi. Bölgedeki AA muhabirine göre, Gazze Şeridi’nden ayrılanlara DSÖ’ye ve Filistin Kızılayı’na ait araçlar eşlik ediyor. İsrail’in 21 ay kapalı tutup zarar verdiği ve 2 Şubat’ta sınırlı geçişlere açtığı Refah Sınır Kapısı’ndan bir hafta içinde 65’i hasta 189 Filistinlinin Gazze’den ayrılmasına, 129 Filistinlinin de bölgeye geri dönüşüne izin verildi. Refah Sınır Kapısı’nda hafta tatili olması nedeniyle cuma-cumartesi günleri herhangi bir hareketlilik gözlemlenmezken, sonrasında geçişler sınırlı bir şekilde yeniden başladı.

    80 BİN FİLİSTİNLİ TOPRAKLARINA DÖNMEK İSTİYOR

    Resmi olmayan kaynaklara göre, saldırılar sırasında Gazze’den çıkanlardan yaklaşık 80 bin Filistinli yerinden edilmeyi reddetmek ve topraklarına bağlılıkların bir göstergesi olarak geri dönmek için kayıt yaptırdı. İsrail basını Refah’tan sınır kapısı açıldıktan sonra her gün en az 50 kişinin Gazze’ye dönmesine izin verileceğini yazmıştı. Ancak kapının açıldığı 2 Şubat’tan beri girişine izin verilen Filistinlilerin sayısı söz konusu rakamın altında kaldı. Mısır basını ise İsrail ordusunun Gazze’ye dönmek isteyen Filistinlilerin bir kısmını geri çevirerek, bölgeye girişine izin vermediğini paylaştı. İsrail, yalnızca Ekim 2023’ten sonra Gazze’den ayrılanların geri dönüşüne izin veriyor. Gazze’ye dönenler ise Refah kapısında İsrail askerlerinin işkence ve kötü muamelesine, uzun süren sorgulamalara maruz kaldıklarını söylemişti. İsrail saldırılarından önce her gün yüzlerce Filistinli, Refah kapısından Mısır’a geçiyor ve yüzlercesi de Gazze’ye geri dönüyordu. Refah kapısının idaresi, İsrail’in müdahalesi olmaksızın Gazze’deki İçişleri Bakanlığı ve Mısır makamları tarafından yönetiliyordu.

    GAZZE’DE LABORATUVAR VE KAN BANKALARI KAPANMA RİSKİ ALTINDA

    Gazze’deki Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada, bölgedeki tıbbi ihtiyaçlara ilişkin bilgi verildi. Açıklamada, “Laboratuvar malzemelerinin teslimatındaki sürekli aksama, laboratuvarların ve kan bankalarının işleyişindeki krizi daha da kötüleştiriyor ve kapanma tehdidine yol açıyor.” ifadesi kullanıldı. Laboratuvar testlerinde ihtiyaç duyulan malzemelerin yüzde 84’ünün bulunamadığı, ekipman eksiğinin de yüzde 71’e ulaştığı aktarıldı. Birçok laboratuvarın hizmet dışı kalma tehlikesi altında olduğu vurgulanan açıklamada, yaygın yapılan testlerin malzeme eksikliği nedeniyle aksadığı ifade edildi. Yoğun bakım üniteleri, ameliyathaneler, acil servisler ve yeni doğan ünitelerindeki hasta ve yaralıların gerekli tıbbi bakım için laboratuvar testlerine ihtiyaç duyduğunun altı çizildi. Tıbbi hizmetlerin aksama tehlikesi karşısında laboratuvar ve kan bankalarının ihtiyaçlarının karşılanması için acil müdahale çağrısında bulunuldu. İsrail ordusu Gazze Şeridi’ne 2 yıl boyunca düzenlediği saldırılarda altyapı, hastane ve okullar gibi sivil noktaları da hedef aldı. İsrail’in insani yardım ve tıbbi malzeme girişini de uzun süre engellemesi nedeniyle Gazze’de birçok ihtiyaca erişimde sıkıntı yaşanıyor. İsrail ordusunun Ekim 2023’ten bu yana düzenlediği saldırılarda Gazze’de 72 binden fazla Filistinli hayatını kaybetti, 171 binden fazlası da yaralandı.

    KADIN VE ÇOCUKLARIN OLDUĞU 21 FİLİSTİNLİYİ GÖZALTINA ALDILAR

    Yerel kaynaklardan edinilen bilgiye göre, İsrail askerleri Batı Şeria’nın çeşitli kent ve beldelerine baskınlar düzenledi. Nablus kent merkezi ile Beyt Furik, Deyr Şeref ve el-Lubban eş-Şarkiyye beldelerinde yapılan baskınlarda, aralarında iki kadının da bulunduğu 7 Filistinli evlerine yapılan baskınların ardından gözaltına alındı. Cenin’in güneybatısındaki Yabed beldesinde ise İsrail güçleri, sabaha karşı düzenledikleri baskında 7 Filistinliyi gözaltına aldı. Batı Şeria’nın orta kesiminde, Ramallah’ın kuzeydoğusundaki el-Muğayyir köyünde 15 yaşındaki Malik Mustafa Ebu Aliya, ailesinin evine yapılan baskının ardından gözaltına alındı. El Halil kent merkezi ile kentin bazı beldelerinde düzenlenen baskınlarda, aralarında 16 yaşındaki bir çocuğun da bulunduğu 6 Filistinli gözaltına alındı. Filistinli Esirler Basın Ofisi’nin verilerine göre, Şubat 2026 itibarıyla İsrail hapishanelerindeki Filistinli esir sayısı 9 bin 300’ü aşarken, bunlar arasında 56 kadın ve 350 çocuk bulunuyor. İsrail’in 8 Ekim 2023’te Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarını başlatmasının ardından, Batı Şeria’da da gözaltı, baskın, öldürme ve yerleşimci saldırılarında ciddi artış yaşandı. Bu süreçte Batı Şeria’da en az 1112 Filistinlinin hayatını kaybettiği, yaklaşık 11 bin 500 kişinin yaralandığı ve 21 binden fazla kişinin gözaltına alındığı belirtiliyor.

    İSRAİL ORDUSU, FİLİSTİNLİLERE AİT BİR EV İLE TARIM TESİSİNİ YIKTI

    Yerel kaynaklardan alınan bilgiye göre, İsrail ordusu Ramallah’ın batısındaki Şukba köyüne buldozerle baskın düzenledi. İsrail askerleri, köyde Ahmed Abdulaziz Kadah’a ait yaklaşık yarım dönüm üzerine inşa edilmiş tek katlı evi “ruhsatsız” olduğu iddiasıyla yıktı. Nablus kentinin batısındaki Surra köyüne de buldozerle giren İsrail güçleri, Mahir Zuhdi Ebu Turabi’ye ait tarım arazisinde kurulu barakayı yerle bir etti. İsrail’in Gazze Şeridi’ne saldırı başlattığı Ekim 2023’ten bu yana işgal altındaki Batı Şeria ile Doğu Kudüs’te de Filistinlilere yönelik gözaltı, baskın ve saldırılarda artış yaşanıyor. Filistin hükümetine bağlı Duvar ve Yerleşim Direniş Komisyonuna göre, İsrail, Batı Şeria’da 2025 yılında yaklaşık 1400 ev ile tesisi kapsayan 538 yıkım operasyonu gerçekleştirdi.

    HAMAS: İSRAİL, SAHTE BAHANELERLE ATEŞKESİ İHLALLERİNİ TIRMANDIRIYOR

    Hamas Sözcüsü Hazım Kasım, yaptığı yazılı açıklamada, İsrail’in “sivil yerleşim yerlerini bombalayarak ihlallerini tırmandırdığını” ifade etti. İsrail’in Gazze’ye saldırılarını “sahte bahaneler” kullanarak yaptığını vurgulayan Kasım, İsrail’in “Gazze Şeridi’nde sükunetin devam etmesi için çaba sarf eden arabulucuların ve garantör ülkelerin tüm gayretlerini hiçe saydığını” belirtti. Kasım, arabuluculara ve garantör ülkelere “İsrail’i anlaşma ihlallerini durdurmaya zorlamaları” çağrısında bulundu. Sağlık kaynakları ve görgü tanıklarının aktardığına göre, sabah saatlerinden bu yana düzenlenen saldırılarda, Gazze’de Refah kentinin İsrail işgali altındaki bölgelerinde 4, İsrail ordusunun bulunmadığı bölgelerde ise 5 Filistinli hayatını kaybetti. İsrail ordusu, geçen haftalarda da tünellerden çıktıklarını iddia ettiği onlarca Filistinliyi Refah kentinde öldürdüğünü duyurmuştu. Filistin ve uluslararası kaynaklarda, ateşkes anlaşmasının yürürlüğe girmesinden bu yana, İsrail ordusunun yüzlerce ihlalde bulunduğu, bu süreçte 581 Filistinlinin hayatını kaybettiği ve 1553 kişinin yaralandığı ifade ediliyor. Anlaşmanın, İsrail’in 8 Ekim 2013’te başlattığı ve on binlerce Filistinlinin ölümüne, yüz binlercesinin yaralanmasına yol açan iki yıllık savaşı sona erdirdiği; ayrıca sivil altyapının büyük bölümünde ağır yıkıma neden olduğu ve Birleşmiş Milletler’e göre yeniden inşa maliyetinin yaklaşık 70 milyar dolar olarak hesaplandığı belirtiliyor. >>>AA