Kategori: dolar

  • Piyasaların kafası karışık: Yeni haftaya bakın nasıl başladı!

    Piyasaların kafası karışık: Yeni haftaya bakın nasıl başladı!

    Altın 5 bin dolar seviyesinin üzerine çıktı

    Haftanın ilk işlem gününde spot altın, yüzde 1,3 artış göstererek 5 bin 26,04 dolar seviyesine ulaştı. Ons altın tarafındaki bu ivme, iç piyasadaki fiyatları da doğrudan etkiledi: Gram altın, haftaya yüzde 1,3’lük yükselişle 7 bin 30 lira seviyelerinde başladı. ABD altın vadeli işlemleri yüzde 1,4 artışla 5 bin 46,10 dolara yükseldi. Analistler, doların zayıflamasının ve dipten gelen alımların altını yeniden kritik eşiğin üzerine taşıdığını belirtiyor.

    Gümüş rekor sonrası yükselişini sürdürdü

    Geçtiğimiz günlerde tarihi zirveleri gören gümüş, yeni haftada da prim yapmaya devam etti. Spot gümüş fiyatı yüzde 4,3 artarak 81,11 dolar/ons seviyesine çıktı. Gümüş, 29 Ocak tarihinde 121,64 dolar ile tüm zamanların en yüksek seviyesini test etmişti. Diğer metallerde ise paladyum yüzde 1 artışla 1.723,37 dolara çıkarken, platin hafif bir düşüşle 2.091,54 dolardan işlem gördü.

    Gözler ABD istihdam verilerinde

    Piyasaların yönünü belirleyecek en kritik gelişme, çarşamba günü açıklanacak olan ABD tarım dışı istihdam verisi olacak. ABD’deki kısmi hükümet kapanması nedeniyle ertelenen bu veri, Fed’in faiz politikası hakkında önemli ipuçları verecek: San Francisco Fed Başkanı Mary Daly, iş gücü piyasasını dengelemek için faiz indirimlerinin gerekebileceğini ifade etti. Piyasalar, 2026 yılı içinde haziran ayından itibaren başlamak üzere en az iki faiz indirimi bekliyor. İstihdam verilerinde yaşanacak olası bir zayıflığın, faiz getirmeyen altın fiyatlarını daha da destekleyebileceği öngörülüyor.>>>Haber MERKEZİ 

  • NEDİR BU DOLAR DERİNLEMESİNE BİR BAKALIM

    NEDİR BU DOLAR DERİNLEMESİNE BİR BAKALIM

    Dolar, uluslararası finans sisteminin temel taşlarından biri olarak kabul edilen, dünya genelinde en yaygın kullanılan rezerv para birimidir. ABD tarafından çıkarılan ve “USD” kısaltmasıyla gösterilen bu para birimi, hem hükümetler hem de bireyler tarafından farklı ekonomik işlemlerde tercih edilir. Yatırım, dış ticaret ve emtia fiyatlaması gibi alanlarda da merkezi bir rol oynar. ‘’USD nedir?’’ sorusunun yanıtı bu bağlamda sadece bir para birimi değil, aynı zamanda küresel ekonomik gücün simgesi olduğu yönünde verilebilir.

    USD Ne Demek?

    “USD ne demek?” sorusunun cevabı yalnızca teknik bir açıklamadan öte, finansal sistemdeki etkilerini de kapsar. İngilizce “United States Dollar” ifadesinin kısaltması olan USD, ABD’nin resmi para birimidir. Bu kısaltma, döviz piyasalarında doların tanımlanmasında standart bir kod olarak kullanılır. Uluslararası finansal işlemlerde USD kodu, Amerikan dolarının açık bir biçimde tanımlanmasını sağlar. USD ne demek sorusu genellikle finansal piyasalarda yatırım yapan bireyler veya uluslararası ticaret yapan firmalar tarafından merak edilir. Bu tanım, para birimlerinin uluslararası düzeyde karışıklık yaşamadan tanımlanması açısından büyük önem taşır.

    USD ve Dolar Arasındaki İfade Farkı

    USD ve dolar terimleri çoğu zaman birbiriyle aynı anlamda kullanılsa da teknik anlamda aralarında küçük farklar vardır. “Dolar” genel bir ifade iken, “USD” spesifik olarak Amerika Birleşik Devletleri’nin resmi para birimini tanımlar. Kanada Doları için CAD, Avustralya Doları için AUD kısaltmaları kullanılır. USD ifadesi, Amerikan dolarını diğer ülke dolarlarından ayırmayı sağlar. Bu ayrım, döviz kurlarının doğru bir şekilde belirlenmesinde ve finansal raporlamalarda karışıklığı önlemek açısından son derece gereklidir.

    1792 Yılında kullanılmaya başlandı

    ABD doları, Amerika Birleşik Devletleri tarafından basılır ve dünya ekonomisindeki rezerv para birimidir. İlk kez 1792 yılında yürürlüğe giren Coinage Act ile kullanılmaya başlanmıştır. ABD doları, yalnızca fiziksel banknot ve madeni para olarak değil, aynı zamanda elektronik ortamda da yoğun biçimde kullanılır. Bu özelliği sayesinde küresel ticaretteki hacmini artırmış ve yatırımcıların gözünde güvenli liman statüsü kazanmıştır. Ekonomik kriz dönemlerinde bile doların güçlü kalmasının temel nedeni, ABD ekonomisinin küresel ölçekteki etkisidir.

    ABD Merkez Bankası ve Doların Değeri

    ABD doları, Federal Reserve yani Amerikan Merkez Bankası tarafından kontrol edilir. Federal Reserve, faiz oranlarını belirleyerek ve piyasaya likidite sağlayarak doların değerini doğrudan etkiler. Enflasyon, işsizlik oranları ve ekonomik büyüme gibi göstergelere göre aldığı kararlar, doları hem ulusal hem de uluslararası düzeyde etkiler. Merkez bankasının para politikaları, yatırımcı güveni üzerinde doğrudan bir etkiye sahiptir. Faiz artışı doların değerini yükseltirken, faiz indirimi değer kaybına yol açabilir. Bu nedenle doların değeri, sadece arz-talep dengesiyle değil, aynı zamanda merkez bankası politikalarıyla da belirlenir.

    Dolar Çeşitleri Nelerdir?

    Doların farklı biçimlerde kullanılabilmesi, onun çeşitliliğini ortaya koyar. Dolar yalnızca fiziksel para olarak değil, aynı zamanda dijital ortamda ya da yatırım araçlarında da karşımıza çıkar. Bu çeşitlilik, bireylerin ve kurumların ihtiyaçlarına göre farklı dolar türlerini kullanabilmesini sağlar. Günümüzde hem günlük harcamalarda hem de yatırım işlemlerinde kullanılan dolar çeşitleri, teknolojik gelişmelerle birlikte giderek daha da çeşitlenir.

    Fiziki Dolar

    Fiziki dolar, banknot ve madeni para şeklinde bulunan geleneksel Amerikan parasıdır. Günlük alışverişlerde, seyahatlerde ve nakit ödemelerde yaygın olarak kullanılır. Fiziki dolar, dünya genelinde döviz bürolarından temin edilebilir. Turizmde yaygın olarak tercih edilen bu para birimi, özellikle döviz kurunun dalgalandığı dönemlerde yatırım aracı olarak da değerlendirilir. Fiziki doların taşınabilir olması ve birçok ülkede kabul edilmesi, onu pratik bir ödeme aracı haline getirir.

    Dijital Dolar ve Dolar Cinsinden Menkul Kıymetler

    Dijital dolar, fiziksel karşılığı olmayan, elektronik ortamda tutulan dolar birimlerini ifade eder. Banka hesaplarında görülen dolar bakiyeleri buna örnektir. ABD Hazine bonoları gibi menkul kıymetler de dolar cinsinden fiyatlandığı için bu kapsamda değerlendirilir. Dijital dolar; online alışverişlerde, para transferlerinde ve döviz işlemlerinde yoğun biçimde kullanılır. Günümüzde dijital doların kullanım alanı genişlemiş, hatta bazı merkez bankaları doğrudan dijital para projeleri geliştirmeye başlamıştır.

  • OSMANLI OLSAYDI DOLAR KURU OLMAZMIŞ; İYİ Mİ! BUYRUN HEP BİRLİKTE HİKAYE’YE

    OSMANLI OLSAYDI DOLAR KURU OLMAZMIŞ; İYİ Mİ! BUYRUN HEP BİRLİKTE HİKAYE’YE

    Bu yazıyı pas geçmeyin lütfen mutlaka sonuna kadar okuyun ve whatsapp hatlarınızdan linki eş ve dostlarınızla paylaşarak daha çok kişiye ulaşmasını sağlayın. Bu yazıyla bilgisel toplumsal dokumuzun nerelere doğru eksi yönde hareket ettiğine sizlerin şahitlik yapmasını istiyorum çünkü. Toplum olarak, okumaktan ve araştırmaktan uzaklaşıp, reels videolarına ne kadar yoğunlaşırsak sanal medya bilgini olduğumuzu sanıyor, balon patlatma oyunları ve boş vakit kaybı ile internet icatlarına takılıyoruz. Aslında gerçek anlamda bilgisiz bir toplum olabilme yönünde ciddi adımlarla ilerliyoruz.

    BEN O ESNADA ŞOK; BİLDİĞİNİZ GİBİ DEĞİL!

    Baya bir zaman önce bir dostun işyerinde 4 kişi oturuyoruz. Sohbet ortamında tanıştığımız 65 ya da biraz üstünde bir usta abimiz döviz kurları niye böyle konusunun tam ortasında “Osmanlı olsaydı, dolar kuru olmazdı; ne güzel dirhem varmış, Osmanlı dizilerinde görüyoruz demez mi?”  Ben o esnada şok geçirdim. Ata Demirer misali içimden “eyva eyva” dedim. Hemen ardından usta böylemi inanıyorsun gerçekten diye sordum kendisine; evet sonuna kadar öyle diye cevap verdi. Ardından, Babanız kaç yaşında dedim. Vefat etti 1935 doğumluydu dedi bana. Keşke yaşarken kendisine aklınıza gelip de bu dediğinizi söyleseydiniz gerçek cevabı verirdi size diye cevap verdim. Ortam birden buz kesti. Üçerden toplam 6 göz bana baktı kaldı. Benim elimde kahve fincanı bende öyle kaldım.

    BİR ANDA NASIL KIZDI BANA BİR GÖRSENİZ

    Ardından bir anda kızdı bana usta. Baktım gözler yerinden fırlayacak. Cahil miyim ben dedi. Bunumu söylüyorsun bana diyerek devam etti. Rahmetli babam ilkokul mezunu çiftçilik yapan bir insandı. Sağ olsun beni okutabildiği kadar okuttu. Afyon Şeker Fabrikasından makine ustası olan emekli bir insanım diye cevap verdi. Ardından siz ecdadımızı bizlere anlatan Osmanlı dizilerine takmışsınız herhalde. Bizlere geçmişi anlatıyor; ne var bunda. Ben sadece bir yorum yaptım biraz önce dedi. Baktım bana hiddetlenmeye başladı. Bende ardından bir sakinleş usta dedim. Bak dedim benim yanı başımda da Osmanlı dizileri hayranı bir kayınpederim var oda senin gibi hayran, soluksuz izliyor dedim bu tür dizileri. Sizlere bir şeyleri anlatma konusunda şerbetliyim ben dedim. Ardından eyvallah tamam buyur dinliyorum dedi, bende anlatmaya başladım.

    BAHSETTİĞİM NESİL İLE ÂŞIK ATMAYALIM DEDİM

    Babanızın da dâhil olduğu 1920-1940 doğumlu nesil var ya dedim, bizler kesinlikle o nesil ile âşık atmayalım diye başladım cümleme. Ardından şöyle devam ettim. Çünkü o nesil imkânsızlıklar içinde hep okudu. Ne geçerse ellerine okudu ve ciddi anlamda bilge bir toplum oldular dedim. Eğer kendisi gerçekten yaşasaydı bugün sizin Osmanlı olsaydı dolar kuru olmazdı sözünüze gülerdi bu söyleminiz için dedim. Neden dedi? O nesil ne biliyormuş o kadar yoksulluk ve imkânsızlıklar içinde dedi? O nesil bugün senin, benim ve bugünün gençlerinin bilmediği birçok temeli biliyordu dedim. Onların tek çaresi okumaktı, Cumhuriyetin en önemli ve değerli 3 kuşağıydı onlar dedim ve devam ettim.

    BAK USTA BU KISMI İYİ DİNLE DEDİM

    Bahsettiğimiz neslin çocukluk ve gençlik dönemlerinde sadece Radyoları vardı oda her evde yoktu. Televizyonun evlerine gelmesine daha 30 yıl vardı. En yaşlısı en erken 50 yaşında, en genci daha 30 lu yaşların sonuna doğru ilk çıkan siyah beyaz televizyona ardından renkli televizyona sahip oldular. O yaşlarına kadar geriye tek kalan gazeteler, mecmualar ve kitaplardı. Onlarda mum ışığında buldukları her bir basılmış eseri, çocukları da aynı mum ışığında okuma yazmayı geliştirmekle uğraştılar ve bıkmadan okudular dedim. Bugün hala 1920-1940 neslinin doluluk ve bilgeliği üzerine birçok üniversitede tez ve araştırma konuları yapılıyor dedim. Ardından sakinleşerek; evet haklısın rahmetli babam da gerçekten çok bilirdi, anacığımda öyleydi dedi. Ben cümleye başladığımda sonuna kadar parlamayıp bir dinleseler bu amcalar daha iyi olacakta; bana hep böyleler denk geliyor şansıma. Tipimden mi kaynaklı yoksa ses tonumdan mı bilemedim ben. Aslında onlarla aynı gemideyim.

    LAKİN BU DİZİLERİN BAŞINDA BİR İFADE YER ALIR

    Benim yetişmem gereken bir yer olduğu için sohbet o esnada bitti. Müsaade isterken; devam etseydin bir yere bağlamadan gidiyorsun dedi bana usta. Bende bağlayacağım usta haberin olacak merak etme dedim ve oradan ayrıldım. Şimdi buradan bağlamaya başlayalım. Her Osmanlı Dizisi başında ekrana verilen “bu dizideki hikâyeler ve karakterler tarihten ilham alınarak kurgulanmıştır” ibaresi yer alır. Bundaki amaç dizinin uzun soluklu devam etmesi üzerine kurulu senaryosal konu artırımı yapılmasının bir göstergesidir. Bu noktada yapımcı, senarist ve yayıncı tv kuruluşu hayali kurguları beyan eder. Bu doğrultuda bazı bilgileri kendi zihninizde yanlış yorumlamadan ya da kendini fazlasıyla inandırmamanız gerekir dizilere. Unutmayın en doğru bilgiler güvenirliği olan tarih kitapları ve varlığıyla onur duyduğumuz ve sahibi olduğumuz ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığına bağlı birim olan Osmanlı Devlet Arşivleridir.

    GELELİM SEVGİLİ USTANIN DİRHEM KONUSUNA

    Gelelim ifade ettiğin DİRHEM konusuna. Sohbette belirtmiş olduğun “Osmanlı olsaydı, dolar kuru olmazdı; ne güzel dirhem varmış” konusu diye bir yorum tümüyle bilgisizlik ürünün bir söylem ve düşüncesidir. Çünkü Dirhem Osmanlı’nın para birimi değil ölçü birimiydi. “400 Okka, 1 Dirhem” deyimi bunun karşılığıdır. İslam hukukunda gümüş sikkelere ayrıca dirhem denirdi oda gramının sabit olmasıyla eş değerdi. Bugün nasıl bir bebek altını ya da gram altın aynı gramdaysa dirhemi oluşturan gümüşün gramı da sabitti. Gerçek şu ki dirhem yoğunlukta bir ölçü birimiydi. İşte sevgili usta babanız yaşasaydı bilir di dediğim; babanızın dirhemin ölçü birimi olduğunu bilmesiydi dediğim.

    YAZIYI ŞÖYLE NOKTALANDIRALIM

    Osmanlının ilk parası “akçe” adını taşıyordu. 1688 yılına kadar akçe sistemi kesintisiz devam etti. 1844 yılından, 1923 e kadar Osmanlı Para Birimi olan “Osmanlı Lirası” vardı, “mecidiye, guruş ve para” Osmanlı lirasının alt para birimleriydi. Dünya’da ölçü birimiyle karşılaştırılan ya da değer biçtirilen bir döviz kuru sistemi yok. Yani 0.1 gram altın ya da gümüş karşılığı 1 Dolar diye tabir yoktur. Aynı şekilde dirhemde olmayacağı gibi. Son olarak 1840 yılından itibaren Osmanlı dış ticarette Dolar kullanmaya başlamıştır sevgili usta. Bir Dolar ise 0.222 Osmanlı Lirasına denk geliyordu. Onun için kitaplara dönmeliyiz acil olarak. Yoksa hızla cahilleşeceğiz hep birlikte.