Kategori: Eskişehir

  • Sarıcakaya’da kültür ve sanat gecesi

    Sarıcakaya’da kültür ve sanat gecesi

    SAKARYA VADİSİ’NDE TÜRKÜLER YANKILANDI, DUYGU DOLU GECE HAFIZALARDA YER ETTİ

    Anadolu Folklor Kültür Sanat ve Kültür Dernekleri Federasyonu ile Sarıcakaya Belediyesi’nin ortaklaşa düzenlediği Türk Halk Müziği Konseri, ilçede ilk kez gerçekleştirilen kapsamlı halk müziği konseri olarak büyük ilgi gördü. Konsere Sarıcakaya Kaymakamı Abdurrahim Tomakin, Sarıcakaya Belediye Başkanı Ahmet dönmez ve eşi, Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş, Han Belediye Başkanı Bekir Belceli, İnönü Belediye Başkanı Serhat Hamamcı, Ak Parti İlçe Başkanı Hikmet aknur, CHP Sarıcakaya İlçe Başkanı Hasan Yılmaz, MHP Sarıckaya İlçe Başkanı Alaattin Karaoğlu, ilçe protokolü ve türkü sever vatandaşlar katıldı. Sarıcakayalı vatandaşların yoğun katılım gösterdiği konser gecesinde, Anadolu’nun dört bir yanından yükselen türküler dinleyicileri kimi zaman hüzünlendirdi, kimi zaman da coşturdu. Sakarya Vadisi’nin serin akşamında yankılanan bağlama sesleri ve içten yorumlar, dinleyenlere adeta Anadolu’nun kültürel yolculuğunu yaşattı.

    TÜRKÜLERLE ANADOLU’NUN DÖRT BİR YANINA YOLCULUK

    Konserin sunuculuğunu yapan Hüseyin Turhan, gecenin açılışında yaptığı anlamlı konuşmayla dinleyicilere duygu dolu anlar yaşattı. Türkülerin Anadolu insanının ortak hafızası olduğuna vurgu yapan Turhan, bazı türkülerin hikâyelerini de dinleyicilerle paylaşarak geceye ayrı bir anlam kattı. Karadeniz’in hırçın dalgalarını anlatan ezgilerden İç Anadolu bozkırlarının yalnızlığına, Doğu Anadolu yaylalarının hasret kokan türkülerinden sevda dolu Anadolu türkülerine kadar birçok eser seslendirildi. Özellikle gurbet, özlem ve sevgi temalı türküler sırasında salonda duygusal anlar yaşandı. Bazı vatandaşların türkülere eşlik ettiği, bazı dinleyicilerin ise gözyaşlarını tutamadığı görüldü.

    ŞEF SABRİ KOCAOĞLU’NA BÜYÜK ALKIŞ

    Türk Halk Müziğine yıllarını veren, TRT’de yayınlanan “Sen Türkülerini Söyle” programında jüri üyeliği yapan koro şefi Sabri Kocaoğlu yönetimindeki koro ve solistler, performanslarıyla büyük beğeni topladı. Uzun süren hazırlık sürecinin ardından sahne alan koristler ve saz heyeti, izleyicilerden tam not aldı. Sazların teline yansıyan Anadolu ruhu, koronun ve solistlerin güçlü yorumlarıyla birleşince Sarıcakaya’da adeta bir kültür şöleni yaşandı.

    “BU TÜR PROGRAMLAR DAHA ÇOK YAPILMALI”

    Konseri izlemeye gelen vatandaşlar, Sarıcakaya’da ilk kez böyle kapsamlı bir Türk Halk Müziği konseri düzenlenmesinden duydukları memnuniyeti dile getirdi. Birçok dinleyici, bu tür kültürel etkinliklerin ilçede daha sık yapılmasını istediklerini ifade etti. Gece sonunda salonu dolduran türküseverler sanatçıları uzun süre alkışlarken, konser Sarıcakaya’da hafızalardan silinmeyecek kültürel bir gece olarak yerini aldı. Sarıcakaya Belediye Başkanı koner sonunda yaptığı konuşmada konsere ev sahipliği yapmaktan büyük memnuniyet duyduklarını belirterek katılan hemşehrilerine teşekkür etti. Başkan dönmez türküleri çok beğendiklerini ifade ederek koro şefi Sabri Kocaoğlu ve ekibine ilçe halkı adına teşekkür ederek plaket ve çiçek takdim etti. >>>Haber Merkezi

  • HAK ALINDI

    HAK ALINDI

    Bu yazımızda bir fotoğraf kullanarak başlayalım.

    Hafta içinde medyada bir fotoğraf vardı. Küçük bir kız baretli ve yağmurluğu olan maden işçisi babasının ayaklarına sarılıyordu.

    – Hadi Baba ıslandın eve gidelim artık.

    – Yağmur değil yavrum. Yüreğimiz ıslandı.

    – Özledik hadi baba eve gidelim…

    – Az kaldı kızım az kaldı. Ben sizin için geleceğin için buradayım

    – Ama ben anladım Baba. Ben sen gibi işçi olmayacağım. Okuyup zengin olacağım.

    – İnşallah evladım inşallah…

    Madenci Baba ile küçük kız arasında böyle bir konuşma geçti mi geçmedi mi bilmiyorum

    Ben bu fotoğrafı kendimce dillendirmeye çalıştım.

    AÇIZ EYLEMİ

    Eskişehirli maden işçileri tam 17 gündür eylem yaptılar.

    Soyundular ‘Açız’ diye haykırdılar.

    6 aydır alamadıkları maaş ve tazminatlarını almak adına meydanlara çıktılar.

    Şöyle kendinizi o işçilerin yerine koyun.

    En zor şartlarda çalışıyorsun ve yaklaşık 200 gün elinize para geçmiyor.

    Mutfak tam takır kuru bakır.

    Kiralar birikmiş borçlar dağ gibi olmuş. Eş dostta yok olan da zaten ya altın ya da dolar veriyor.

    Borç ödemesi yüzde 20/30 fazla oluyor. Yani sizin maaşın birisi faize uçtu.

    İşte bu işçiler canlarını dişlerine takarak Ankara’ya kadar yürüdüler.

    “Duyun sesimizi” dediler.

    Kar yağmur demeden eylemlerini sürdürdü.

    Burada birçoğu onlar gibi emekçi çocuğu olan polisler karşılarına çıktı.

    Polis güvenlik adına siber gazı sıktı.

    Cop kullandı.

    Bir polisin bunu yaparken gözyaşlarını tutamadığını görüyorduk.

    O polis de biliyordu ki bu cop vurduğu, biber gazı sıktığı maden işçisi doğup büyüdüğü köyünden de olabilirdi.

    Belki amcası da olurdu, dayısı da olabilirdi.

    O polise amirleri öyle emir vermişti.

    Emir büyük yerden geliyordu. Ve görev de kutsaldı. Hak arayan işçi dövülmeli ki sermaye savunulmalı.

    Sonuçta ‘Hak verilmez alınır’ sözü gerçekleşti. Madencilerin eylemi olumlu sonuçlandı.

    Sendika ve ilgili bakanlık yetkilileri ile patron masaya oturdu.

    Ödemelerin bir kısmı yapıldı.

    Kazasız şükür ki bir eylem sona erdi.

    1 MAYIS İŞÇİ VE EMEKÇİ BAYRAMI

    Şimdiden tüm emekçilerimizin bu mücadele ve dayanışma gününü kutluyorum.

    Bu fotoğrafa çok dikkatli bakarak emek sermaye çelişkisini görelim. Emeğin en yüce değer olduğunu da anlayalım.

    1 Mayıs sebebiyle ilgilisinden ilgisizine kadar yerel ve genel anlamda bir sürü mesaj ve açıklama yayınlanacak.

    Emekçilerin çok az kısmı

    “Yaşasın 1 Mayıs” sesleri göğe yükselecek.

    Nazım Hikmet’in sözü ile noktayı koyalım:

    “Yaşamak

    şakaya gelmez,

    büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın

    bir sincap gibi meselâ,

    yani,

    yaşamanın dışında ve ötesinde

    hiçbir şey beklemeden,

    yani, bütün işin gücün yaşamak olacak.

    Yaşamayı

    ciddiye alacaksın…”

    Mutlu aydınlık yarınlara…

  • Mihalgazili kadınlardan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın desteğine kayıtsız kalamadı!

    Mihalgazili kadınlardan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın desteğine kayıtsız kalamadı!

    Yöresel kıyafetler atalarımızdan kalan bir miras

    Belediye Başkanı Güneş’in ablası Yurdanur Güneş, giydikleri beyaz tülbent ve şalvarın sadece şahsi bir tercih değil, nesillerdir süregelen bir gelenek olduğunu vurguladı. Kıyafetlerine yönelik eleştirilerin aslında atalarına yapılmış bir saygısızlık olduğunu belirten Güneş, “Biz bildim bileli böyle giyiniyoruz. Annem de anneannem de böyle giyiniyordu. Kıyafetimizle mutluyuz ve gurur duyuyoruz” dedi.

    Cumhurbaşkanı’nın ilgisi gururlandırdı

    İlçe sakinlerinden Neşe Ak, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendilerini bizzat davet etmesinden büyük onur duyduklarını ifade etti. Köylü kadınların her yerde temsil edilebileceğini belirten Ak, Erdoğan’ın her zaman beyaz örtülü ve şalvarlı kadınlara sahip çıktığını ve bu zor günlerde kendilerini yalnız bırakmadığını söyledi.

    Mihalgazili kadınlar üretimden vazgeçmeyecek

    Ziver Gümüş ve Satife Tek de sosyal medyadaki çirkin saldırıların kendilerini yıldırmayacağını, aksine değerlerine daha sıkı bağlandıklarını ifade etti. Yaz kış demeden tarlalarda ve seralarda üretim yapmaya devam ettiklerini belirten kadınlar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Zeynep Güneş” diyerek verdiği desteğin tüm ilçe için büyük bir güç ve onur kaynağı olduğunu vurguladı.

  • Darp edilen lise öğrencisi K.A. ilk kez konuştu!

    Darp edilen lise öğrencisi K.A. ilk kez konuştu!

    Eskişehir Odunpazarı’nda 3 Şubat tarihinde 4 öğrenci tarafından darp edilen ve çenesi ile omuriliği kırılan lise öğrencisi K.A., felç riskini atlattıktan sonra yaşadığı dehşeti anlattı. Tedavi süreci devam eden ve sadece sıvı gıdayla beslenebilen K.A., yaşadıklarını paylaşırken gelecek kaygılarını da dile getirdi.

    Sinsice gelip darp ettiler

    Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 11’inci sınıf öğrencisi K.A., olayın basit bir “top atma” tartışmasıyla başladığını belirterek süreci şöyle aktardı:

    • Pusu Kurdular: Uzlaşmak amacıyla çağrıldığı öğle arasında, aralarında husumet bulunmayan 4 kişi tarafından diyalog yaşanmadan saldırıya uğradığını söyledi.

    • Ağır Darbeler: Üzerine 15-20 yumruk geldiğini ve muşta kullanıldığını belirten K.A., olay sırasında bilinç kaybı yaşadığını ve durumu “parçalı bulutlu” hatırladığını ifade etti.

    • Hınç İddiası: Saldırının arkasında, daha önce darp edilen bir arkadaşına tanıklık etmesinin yarattığı hıncın olabileceğini dile getirdi.

    Ameliyat izi hayallerime engel olmasın.

    En büyük hayali polis, asker veya savcı olmak olan K.A., yüzündeki ameliyat izlerinin mülakatlarda karşısına engel olarak çıkmasından korkuyor. Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz ve devlet yetkililerine seslenen lise öğrencisi, “Vatanıma faydalı bir asker veya polis olmak istiyorum. Eğer bu iz engel olursa bana yardımcı olunmasını rica ediyorum” dedi.

    YÜZÜNDEKİ AMELİYAT İSLERİNDEN DOLAYI POLİSLİK VE ASKERLİK HAYALİNDEN MAHRUM KALMAK İSTEMEDİĞİNİ BELİRTEN ALTINKAMA, “DİYALOG YAŞANMADAN 4 KİŞİ TARAFINDAN15-20 TANE YUMRUK GELDİ. UFAK BİLİNÇ KAYIPLARI YAŞADIM; OLAYI ZATEN ÇOK AZ HATIRLIYORUM. BU AMELİYAT İZİ KARŞIMA ENGEL OLARAK ÇIKARSA BANA YARDIMCI OLUNMASINI İSTERİM. VATANIMA, MİLLETİME FAYDALI BİR POLİS, ASKER VEYA SAVCI OLMAK HAYALİM” DEDİ. (BAHADIR TURGUT/ESKİŞEHİR-İHA)
    Eskişehir’de 4 öğrenci tarafından darp edilerek ağır yaralanan lise öğrencisi Kayra Altınkama, geçirdiği felç riskinden sonra ilk kez olay anını anlattı. Yüzündeki ameliyat izlerinden dolayı polislik ve askerlik hayalinden mahrum kalmak istemediğini belirten Altınkama, “Diyalog yaşanmadan 4 kişi tarafından15-20 tane yumruk geldi. Ufak bilinç kayıpları yaşadım; olayı zaten çok az hatırlıyorum. Bu ameliyat izi karşıma engel olarak çıkarsa bana yardımcı olunmasını isterim. Vatanıma, milletime faydalı bir polis, asker veya savcı olmak hayalim” dedi.

    Okullarda güvenlik ve denetim artırılmalı

    Okula muşta gibi bir aletin sokulabilmesine tepki gösteren K.A., vukuatlı öğrencilere karşı caydırıcı önlemler alınması gerektiğini savundu. Oğluyla gurur duyduğunu belirten baba Cahit Altınkama ise, “Verilmiş sadakamız varmış, evladım felç kalabilir veya ölebilirdi” diyerek okullarda X-ray cihazı veya düzenli arama yapılması çağrısında bulundu. Olayla ilgili gözaltına alınan 4 şüphelinin tutuklanarak cezaevine gönderildiği öğrenildi.

  • Okulda kaynar çaylı saldırı: Fizik öğretmeninin yüzü yandı!

    Okulda kaynar çaylı saldırı: Fizik öğretmeninin yüzü yandı!

    Süregelen mobbing ve zorbalık iddiası

    İki çocuk babası Serkan Keskinbaş, olaydan önce de rehber öğretmen T.G. tarafından sürekli bir zorbalığa maruz kaldığını ileri sürdü. Keskinbaş, meslektaşının kendisine yönelik şu eylemlerde bulunduğunu iddia etti:

    • Rencide Edici Davranışlar: Velilerin ve öğrencilerin yanında kendisine lakaplar takıldığı ve küçük düşürüldüğü belirtildi.

    • Fiziksel Temas: 2 Şubat’taki bayrak töreni sırasında T.G.’nin kendisine bilerek omuz attığı öne sürüldü.

    Korkutma şakası kavgaya ve saldırıya dönüştü

    6 Şubat tarihinde meydana gelen asıl olay ise Keskinbaş’ın iddiasına göre şu şekilde gelişti: Odasında sınav belgelerini hazırlayan Keskinbaş’ın arkasından sessizce yaklaşan T.G., “Böh” diyerek onu korkuttu. Korkuyla tepki gösteren Keskinbaş, meslektaşının dışarı çıkmasını istedi. Bu esnada çıkan tartışmada T.G.’nin ağır küfürler ettiği ve ardından elindeki kupada bulunan kaynar çayı doğrudan Keskinbaş’ın yüzüne fırlattığı iddia edildi.

    ESKİŞEHİR’DE BİR OKULDA REHBER ÖĞRETMEN OLAN T.G.’NİN, FİZİK ÖĞRETMENİ SERKAN KESKİNBAŞ’A SICAK ÇAY FIRLATTIĞI ÖNE SÜRÜLDÜ. YÜZÜ YANAN ÖĞRETMEN, “BİR KUPA SICAK ÇAYI YÜZÜME ÇALDI. SADECE İÇERİSİNDEKİ SICAK SUYU, KAYNAR ÇAYI KASITLI OLARAK ÜZERİME FIRLATTI VE BENİ HAŞLADI” DEDİ. (BAHADIR TURGUT – EREN BERK YILDIZ/ESKİŞEHİR-İHA)
    Eskişehir’de bir okuldaki rehber öğretmenin, fizik öğretmenine sıcak çay fırlattığı öne sürüldü. Yüzü yanan öğretmen, “Bir kupa sıcak çayı yüzüme çaldı. Sadece içerisindeki sıcak suyu, kaynar çayı kasıtlı olarak üzerime fırlattı ve beni haşladı” dedi.

    Tedavisi sürüyor, kalıcı iz beklenmiyor

    Olayın ardından okul müdürü tarafından hastaneye götürülen öğretmenin alnında, göz kapaklarında ve kaşında yanıklar oluştu. Doktorlar, göz kapaklarını kapatması sayesinde görme yetisinin zarar görmediğini ve kalıcı bir iz kalmayacağını belirtti. Olayla ilgili adli ve idari soruşturma devam ederken, saldırgan öğretmenin “arbede sırasında yaşandı” şeklinde savunma yaptığı öğrenildi.

  • Kötü kokular her şeyi ortaya çıkardı: 10 gün önce olay yaşanmış!

    Kötü kokular her şeyi ortaya çıkardı: 10 gün önce olay yaşanmış!

    Hasan Polatkan Caddesi üzerindeki bir apartman dairesinde yaşayan Sallarel’den haber alamayan komşuları, polise haber verdi. Çilingir yardımıyla girilen dairede yapılan incelemede, yaşlı adamın yaklaşık 10 gün önce yaşamını yitirdiği ve cansız bedeninde çürümeler oluştuğu tespit edildi.

    Daha Önce Defalarca Temizlenmiş

    Yalnız yaşayan yaşlı adamın dairesinin “çöp ev” olduğu ortaya çıktı. Edinilen bilgilere göre, daha önce komşuların şikayetiyle belediye ekiplerinin eve defalarca girdiği ve temizlik çalışması yaptığı öğrenildi. Ancak Hasan Sallarel’in alzaymır hastalığının da etkisiyle tekrar çöp biriktirmeye devam ettiği belirtildi.

    ESKİŞEHİR’DE ÇÖP EVDE TEK BAŞINA YAŞAYAN 72 YAŞINDAKİ ALZAYMIR HASTASI HASAN SALLAREL’İN EVİNE GİREN POLİS EKİPLERİ VE BELEDİYE TABİBİ ŞAHSIN 10 GÜN ÖNCE ÖLDÜĞÜNÜ VE CESETTE YAVAŞ YAVAŞ ÇÜRÜMLER OLDUĞUNU TESPİT ETTİ. (BAHADIR TURGUT – EREN BERK YILDIZ/ESKİŞEHİR-İHA)
    Eskişehir’de 74 yaşındaki alzaymır hastası, tek başına yaşadığı çöp evde ölü bulundu. Yaşlı adamın yaklaşık 10 gün önce öldüğü ve cesedinde çürümeler olduğu tespit edildi.

    Kesin Ölüm Nedeni Belirlenecek

    Belediye tabibinin yaptığı ilk incelemenin ardından Sallarel’in cenazesi, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi ve otopsi işlemleri için hastane morguna kaldırıldı. Yaşlı adamın ölümü, hem mahalle sakinlerini hem de haberi duyanları derin bir üzüntüye boğdu.>>>İHA