Kategori: GAZZE

  • İsrail, Gazze’ye hava ve topçu saldırıları düzenledi

    İsrail, Gazze’ye hava ve topçu saldırıları düzenledi

    Görgü tanıklarından bilgiye göre, İsrail topçusu Gazze kentinin doğu kesimlerini aralıklarla hedef alırken, savaş uçakları Refah kenti ile Han Yunus’un doğusuna hava saldırıları düzenledi. İsrail’e ait helikopterler ve kara araçları Han Yunus’un doğusundaki bölgelere rastgele ateş açtı. İsrail’in hava ve topçu saldırılarında can kaybı ya da yaralanma olup olmadığına dair henüz bilgi paylaşılmadı. Söz konusu saldırılar, 10 Ekim’de yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasına rağmen İsrail’in günlük ihlalleri kapsamında yaşandı. Bu ihlaller sonucu şimdiye kadar 576 Filistinli hayatını kaybetti, 1543 kişi yaralandı. İsrail’in 8 Ekim 2023’te başlattığı ve iki yıl süren saldırılarda da çoğunluğu kadın ve çocuk olmak üzere 72 binden fazla Filistinli yaşamını yitirdi, 171 bini aşkın kişi yaralandı.

    4 FİLİSTİNLİ YAŞAMINI YİTİRDİ, 1 KİŞİ AĞIR ŞEKİLDE YARALANDI

    Filistin resmi ajansı WAFA’nın tıbbi kaynaklara dayandırdığı haberine göre, İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Deyr el-Belah kentinin doğusunu hedef aldı. Askeri araçlardan açılan ateş sonucu 20 yaşındaki Nesim Ebul Acin hayatını kaybetti. Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah kenti de İsrail bombalarının hedefi oldu. Dalia Halid Asfur isimli Filistinli bir genç kadın, Refah kentinin merkezindeki Dahiliye Caddesi’nde ailesine ait evin hedef alındığı bombardımanda yaşamını yitirdi. İsrail ordusunun Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Beyt Lahiya beldesine düzenlediği topçu saldırıda ise 1 Filistinli hayatını kaybederken, 1 kişi ağır şekilde yaralandı. AA muhabirinin sağlık kaynaklarından edindiği bilgiye göre, İsrail askerlerinin Gazze kentinin Zeytun Mahallesi’nde ateş ettiği Filistinli bir çocuk hayatını kaybetti. Yerel kaynaklar, Zeytun Mahallesi’ndeki Selahaddin Camisi yakınlarında İsrail askerlerince vurulan çocuğun 16 yaşındaki Muhammed es-Sarhi olduğunu bildirdi.

    MEŞAL: GAZZE’DE SAVAŞ DURDU ANCAK İHLALLER SONA ERMEDİ

    Hamas’ın yurt dışı sorumlusu ve eski Siyasi Büro Başkanı Halid Meşal, Katar’ın başkenti Doha’da düzenlenen 17. El Cezire Forumu’nun ikinci gününde gerçekleştirilen özel oturumda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gazze’deki son gelişmelere değinen Meşal, “Gazze’de soykırım savaşı durdu ancak acılar ve ihlaller sona ermedi. Batı Şeria’da da İsrail’in baskıları ve ihlalleri sürüyor. İsrail ateşkese rağmen saldırılarını sürdürüyor.” dedi. Hamas ve diğer Filistinli grupların Gazze’nin yeniden imarı ve mevcut sorunlara çözüm bulunması amacıyla geniş çaplı bir siyasi hareketlilik içinde olduğunu belirten Meşal, Filistin meselesine kalıcı bir çözüm bulunması gerektiğini vurguladı. Filistin devletinin tanınmasının olumlu bir adım olduğunu ancak bunun tek başına yeterli olmayacağını ve İsrail’in durdurulması için uluslararası kamuoyunun özenle hareket etmesi gerektiğini vurguladı. Meşal, 7 Ekim 2023’te başlayan ve “Aksa Tufanı” olarak adlandırdıkları sürecin Filistin meselesini yeniden bölgesel ve uluslararası gündemin üst sıralarına taşıdığını savunarak, “Filistin davasını aşmak artık mümkün değil, çözümü bir zorunluluk haline gelmiştir. Aksa Tufanı dünyanın gözünü tekrardan Filistin davasına çevirmiştir.” diye konuştu. Gazze’nin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Meşal, dış vesayet ya da yabancı yönetim anlayışını kabul etmeyeceklerini belirterek, “Gazze halkınındır, Filistin Filistinlilerindir ve kendi kaderimizi kendimiz tayin etmek istiyoruz.” ifadelerini kullandı. Hamas hareketinin silahsızlandırılması tartışmalarına da değinen Meşal, işgal altında silahsızlanmanın Filistin halkını savunmasız bırakacağını vurguladı. Meşal silahsızlandırma çağrıları ile ilgili, “Tuhaf bir paradoks şu ki, işgal altındaki Filistin halkı silahsızlandırılırken, Gazze’deki çetelerden Ebu Şebab ve benzerleri milislerin silahları meşrulaştırılıyor.” diye konuştu. Öte yandan, Meşal, Gazze’nin yeniden imarı ve insani yardımların sürdürülebilir şekilde ulaştırılması için çatışmaların yeniden başlamasını engelleyecek bir ortamın oluşturulması gerektiğini kaydetti. İsrail’e yönelik eleştirilerini sürdüren Meşal, uluslararası kamuoyunda İsrail’e yönelik tepkilerin arttığını ve özellikle üniversiteler ile sosyal medya platformlarında bu yönde bir dönüşüm yaşandığını belirtti. Türkiye, Katar ve Mısır’ın arabulucu rollerinden dolayı takdir ettiklerini dile getiren Meşal, ayrıca Filistin meselesindeki rolünden dolayı, Doha yönetiminin bölgedeki arabuluculuk çabalarını önemli ve onurlu olarak nitelendirdi. Filistin halkının kendi kaderini tayin hakkına vurgu yapan Meşal, Gazze’nin Filistin topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu belirterek, “Bizler adil bir davanın sahibiyiz ve Filistin halkının kendi kaderini tayin için direnmeye devam edeceğiz.” dedi. İsrail’in tüm bir bölge için bir tehdit oluşturduğunun altını çizen Meşal, İsrail’in tehlikeli adımlarına karşı islam dünyasının bir ve bütün şekilde hareket etmesi gerektiğini sözlerine ekledi. Meşal, Arap ve İslam dünyasının İsrail ile karşı karşıya kaldığı sorunun sadece Filistin’i işgal etmesi olmadığını ve İsrail’in bölge için varoluşsal bir tehdit oluşturduğunu belirtti. “İsrail bizim tek düşmanımız ve Allah’ın izniyle onu yeneceğiz.” diyen Meşal, İsrail’in uluslararası meşruiyetini kaybeden, dışlanmış bir varlık olduğunu kanıtlamalıyız.” diye konuştu. İsrail’in Batı Şeria’daki işgal adımlarının Ürdün için büyük bir tehdit oluşturduğunu söyleyen Meşal, “İsrail, Suriye ile düşmanlığı başlattı ve Suriye’nin işlerine karışmak istiyor.” dedi.

    FİLİSTİN KIZILAYI: İSRAİL’İN KISITLAMALARI ALTINDA REFAH SINIR KAPISI’NDAN 44 FİLİSTİNLİ GAZZE’DEN AYRILDI

    Gazze’deki Filistin Kızılayı Sözcüsü Raid en-Nems, AA muhabirine yaptığı açıklamada, “17 hasta ve 27 refakatçiden oluşan 44 Filistinli Gazze Şeridi’nden ayrıldı.” dedi. Kızılay ekiplerinin Gazze Şeridi’ndeki hastaların tahliyesine yönelik çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Nems, bu faaliyetlerin hastalara Gazze dışında tedavi imkanı sağlanmasını amaçlayan insani yardım çabalarının bir parçası olduğunu ifade etti. Gazze’nin dünyaya açılan kapısı durumunda olan Mısır sınırındaki Refah Sınır Kapısı, 21 ay aradan sonra 2 Şubat Pazartesi günü iki yönlü olarak “sınırlı” şekilde geçişlere açılmıştı. >>>AA

  • Saldırıları unutturmak için çocuklara eğitim veriyor

    Saldırıları unutturmak için çocuklara eğitim veriyor

    İsrail’in Gazze’ye yönelik ayrım gözetmeyen saldırılarının yol açtığı yıkım ve kayıpların gölgesinde yaşayan Filistinli çocuklar, spor sayesinde bir nebze olsun nefes alıyor ve travmalarını hafifletmeye çalışıyor. Antrenmanlar, çocukların fiziksel gelişimini desteklerken, aynı zamanda moral ve umut kaynağı oluyor ve soykırıma varan saldırıların neden olduğu ağır psikolojiyi yenmelerine yardımcı oluyor.

    SPOR, UMUT VE DAYANIŞMANIN SİMGESİ

    Gazzeli karate antrenörü Halil Şagaleh, Filistin Karate Federasyonu’ndan onaylı bir eğitmen olarak, saldırılar öncesinde kendi spor salonunda görev yapıyordu. Ancak İsrail’in 8 Ekim 2023’te başlattığı saldırılar sonucu salon tamamen yıkıldı, tüm ekipmanlar ve malzemeler yok oldu. Şagaleh, “İsrail saldırları nedeniyle salondan geriye hiçbir şey kalmadı. Şimdi çocuklarla çadırların arasında, kum üzerinde antrenman yapıyoruz. Çocukların yarısı beyaz, yarısı mavi kıyafet giyiyor; elimizdeki imkanlarla idare ediyoruz. Bu çocuklar ölüm, yıkım ve açlıkla büyüyor. Spor, onlara hem fiziksel güç hem de ruhsal destek sağlıyor. Karate sayesinde en azından bir süreliğine savaşın acı ve korkusundan uzak kalabiliyorlar” ifadelerini kullandı. Mevasi’de çadırlar arasında sürdürülen karate dersleri, sadece spor eğitimi vermiyor; aynı zamanda çocukların savaşın getirdiği travmayı bir nebze olsun hafifletmesini sağlıyor. Gazzeli çocuklar ve gençler, kum ve çadırlar arasında devam eden antrenmanlarla saldırıların neden olduğu karanlıktan bir parça da olsa uzaklaşıyor ve geleceğe dair umutlarını korumaya çalışıyor. Antrenör Halil Şagaleh, “Çocukların gördüğü yıkımı, ölümü, açlığı ve çaresizliği bir nebze olsun unutturmak için spor yapıyoruz. Dünya spor camiasına ve tüm insanlığa sesleniyoruz: Bu çocuklara merhamet edin, destek verin. Hepsi bir can taşıyor ve hayalleri var” çağrısında bulundu.

    “ZORLUKLARA RAĞMEN PES ETMEDİK”

    Filistinli 21 yaşındaki genç antrenör Yasmin Şagaleh de saldırıların çocuklar üzerindeki etkilerini yakından gördüğünü belirterek, “Her şey durdu, spor ve kulüp kapandı. Ama çocuklar için yeniden antrenmanlara başladık. Onlara hem fiziksel hem zihinsel güç kazandırmak istiyoruz. Çocuklara bu yeteneği kazandırmak, yurt dışında madalyalar kazandırmak, hayallerini gerçekleştirmek istiyorum. Kulübümüzü yeniden açtık, enkazın altından malzemelerimizi çıkardık ve çalışmaya başladık. Zor şartlara rağmen pes etmedik” diye konuştu. >>>AA

  • Can kaybı 72 bin 27’ye yükseldi

    Can kaybı 72 bin 27’ye yükseldi

    İsrail, 10 Ekim’den bu yana yürürlükte olan ateşkes anlaşmasını ihlal etmeye devam ediyor. Görgü tanıkları, İsrail ordusunun Gazze kentinin doğu bölgeleri ile bölgenin kuzeyinde yer alan Cibaliya beldesinin doğusunu hedef aldığını belirtti. İsrail ordusunun Han Yunus kentinin doğusunda bina ve evleri patlayıcılarla havaya uçurduğu ve saldırılar sonucu meydana gelen şiddetli patlamanın Gazze Şeridi’nin birçok bölgesinden duyulduğu aktarıldı. İsrail donanmasına ait savaş gemilerinin Refah ve Han Yunus kentlerinin sahillerine doğru ateş açtığı, aynı zamanda Refah üzerinde İsrail’e ait bir helikopterden de ateş açıldığı paylaşıldı. Gazze’deki Sağlık Bakanlığı verilerine göre, ateşkes anlaşmasının yürürlüğe girmesinden bu yana İsrail ordusunun saldırılarında 574 Filistinli hayatını kaybetti, 1518 kişi yaralandı.

    İSRAİL’İN GAZZE ŞERİDİ’NE SALDIRILARINDA CAN KAYBI 72 BİN 27’YE YÜKSELDİ

    İsrail ordusu, ateşkese rağmen Gazze Şeridi’ne saldırılarını sürdürüyor. Gazze’deki Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail’in Ekim 2023’ten bu yana devam eden saldırılarında yaşanan can kayıplarına ilişkin son veriler paylaşıldı. Açıklamada, son 24 saatte 2 Filistinlinin cenazesi ile 25 yaralının Gazze’deki hastanelere getirildiği belirtildi. Gazze’de ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025’ten bu yana İsrail’in saldırılarında 576 kişinin öldürüldüğü, 1543 kişinin yaralandığı, enkaz altından 717 kişinin cesedinin çıkarıldığı kaydedildi. Açıklamada, İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlere dair toplam istatistiklere, 30 Ocak ile 6 Şubat tarihleri arasında bilgileri tamamlanıp ölümleri Adli Komite tarafından onaylanan 174 Filistinlinin de eklendiği ifade edildi.

    GAZZE’DE BİR FİLİSTİNLİ HAYATINI KAYBETTİ

    Sağlık kaynaklarından alınan bilgiye göre, Gazze kentinin doğusundaki Şucaiyye Mahallesi’nde 30 yaşındaki Filistinli Ferac İbrahim Salim, İsrail askerlerinin açtığı ateş sonucu hayatını kaybetti. Saldırı, İsrail’in ateşkes anlaşmasını günlük olarak ihlal ettiği saldırılar kapsamında gerçekleşti. İsrail ordusu, gece ve sabah saatlerinde Han Yunus kentinin doğusunda bina ve evleri patlayıcılarla havaya uçurmuş, saldırılar sonucu meydana gelen şiddetli patlamaların sesi Gazze Şeridi’nin birçok bölgesinden duyulmuştu. İsrail donanmasına ait savaş gemileri, Refah ve Han Yunus kentlerinin sahillerine doğru ateş açarken, aynı zamanda Refah üzerinde İsrail’e ait bir helikopterden de ateş açılmıştı. İsrail ordusunun, ateşkese rağmen Gazze Şeridi’nde sürdürdüğü saldırılarda bir Filistinli yaşamını yitirdi, 2 kişi yaralandı. Sağlık kaynakları ve görgü tanıklarının aktardığına göre, Gazze kentinin doğusundaki Şucaiyye Mahallesi’nde 30 yaşındaki Filistinli Ferac İbrahim Salim, İsrail askerlerinin açtığı ateş sonucu hayatını kaybetti. Ayrıca İsrail ordusunun Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Deyr Belah ile kuzeyindeki Beyt Lahiya kentlerinde açtığı ateş sonucu 2 Filistinli yaralandı.

    Saldırılar, İsrail’in ateşkes anlaşmasını günlük olarak ihlal ettiği saldırılar kapsamında gerçekleşti. İsrail ordusu, gece ve sabah saatlerinde Han Yunus kentinin doğusunda bina ve evleri patlayıcılarla havaya uçurmuş, saldırılar sonucu meydana gelen şiddetli patlamaların sesi Gazze Şeridi’nin birçok bölgesinden duyulmuştu. İsrail donanmasına ait savaş gemileri de Refah ve Han Yunus kentlerinin sahillerine doğru ateş açarken, aynı zamanda Refah üzerinde İsrail’e ait bir helikopterden de ateş açılmıştı. Gazze’deki Sağlık Bakanlığı verilerine göre, ateşkes anlaşmasının yürürlüğe girmesinden bu yana İsrail ordusunun saldırılarında 576 Filistinli hayatını kaybetti, 1543 kişi yaralandı.

    UNICEF: ATEŞKESE RAĞMEN YILBAŞINDAN BU YANA GAZZE’DE 37 ÇOCUK HAYATINI KAYBETTİ

    UNICEF tarafından yayımlanan raporda, Gazze’de yürürlükteki ateşkesin son derece kırılgan olduğu, İsrail’in saldırıları nedeniyle çocukların yaşamının hâlâ ciddi tehdit altında bulunduğu vurgulanarak, yılbaşından bu yana Gazze’de 37 çocuğun hayatını kaybettiği bilgisine yer verildi. Raporda, ateşkese rağmen İsrail ordusunun saldırılarını sürdürdüğü Gazze’de çocukların hava saldırılarıyla karşı karşıya kaldığı, sağlık, su ve eğitim sistemlerinin çökmesi nedeniyle insani koşulların ölümcül boyutlara ulaştığı ifade edildi. Mevcut durumun Gazze’deki çocuklar için “son derece kırılgan ve ölümcül” olmaya devam ettiğini belirtilen raporda, işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te de artan İsrail saldırılarının çocukların güvenliğini ciddi şekilde tehdit ettiğine dikkati çekilerek, burada da ocak ayında 2 çocuğun hayatını kaybettiği, 25 çocuğun ise yaralandığı aktarıldı.

    GAZZE SAĞLIK BAKANLIĞI: SAĞLIK SİSTEMİ ÇÖKME NOKTASINDA, HASTANELER HAYATİ HİZMETLERİ SÜRDÜREMİYOR

    Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, sağlık sisteminin çökme noktasına geldiği ve hastanelerin hayati hizmetleri sürdüremediği vurgulanarak, halen kısıtlı şekilde faaliyet gösterebilen hastanelerin yaşam kurtaran sağlık merkezleri olmaktan çıktığı, binlerce hasta ve yaralı için “zorunlu bekleme istasyonlarına” dönüştüğü ifade edildi. Sağlık sistemine yönelik, “sağlık soykırımı” olarak nitelendirilen, saldırıların yıkıcı etkilerinin, hizmetlerin sürdürülmesini günlük bir mucizeye dönüştürdüğü ve toparlanma çabalarının önünde büyük bir engel oluşturduğu kaydedildi. Bakanlık, ilaç ve tıbbi sarf malzemelerindeki sıfır stok seviyelerinin, en basit ağrı kesicilerin dahi erişilemez bir lüks haline gelmesine yol açtığını bildirdi. Açıklamaya göre, temel ilaç listesinin yüzde 46’sında, tıbbi sarf malzemelerinin yüzde 66’sında, laboratuvar malzemeleri ve kan bankası ihtiyaçlarının ise yüzde 84’ünde stoklar tamamen tükenmiş durumda. Açıklamada, kanser tedavileri, kan hastalıkları, cerrahi hizmetler, ameliyatlar, yoğun bakım, acil ve birinci basamak sağlık hizmetlerinin krizin en ağır şekilde etkilediği alanların başında geldiği ifade edildi. Gazze’ye ulaştırılabilen ilaçların ise son derece sınırlı miktarlarda olduğu ve mevcut ihtiyacı karşılamaktan uzak kaldığı belirtildi. Sağlık Bakanlığı, Gazze’deki hastanelerde sağlık sisteminin kurtarılmasının geçici ve acil çözümlerle mümkün olmadığını, bu tür yaklaşımların krizin tehlikeli sonuçlarını daha da derinleştirdiğini vurguladı. Açıklamanın sonunda, ilaç stoklarının acilen güçlendirilmesi için tüm ilgili taraflara derhal ve etkili şekilde müdahale çağrısı yinelendi.

    GAZZE’DE FELÇ OLAN SAĞLIK SİSTEMİ

    Gazze’de sağlık sistemi; yakıt, ilaç ve tıbbi malzeme yetersizliği ile insani yardım girişlerine getirilen kısıtlamalar nedeniyle neredeyse tamamen felç olmuş durumda. İsrail ordusu, Ekim 2023’te başlayan ve iki yıl süren saldırıları sırasında hastaneleri, sağlık tesislerini ve ilaç depolarını da hedef almış; sağlık çalışanlarını alıkoymuş ve tıbbi malzemelerin bölgeye girişini engellemişti. Gazze’de 10 Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkese rağmen İsrail’in yükümlülüklerini yerine getirmediği, tıbbi yardım kamyonlarının girişinin aylık ihtiyacın yüzde 30’unun altına düştüğü belirtiliyor.

    İSRAİLLİLER, 70 YILLIK OLAN ZEYTİN AĞAÇLARINI KESTİ

    Kasra Belediye Başkanı Hani Avde, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin beldenin doğusundaki Şa‘b el-Harab bölgesinde bazıları 70 yıllık olan zeytin ağaçlarını kestiğini söyledi. Avde, gaspçı İsraillilere ait buldozerlerin çok sayıda zeytin ağacını kökünden söktüğünü ve Filistinlilere ait arazileri tahrip ettiğini belirterek, bölgede amacı henüz bilinmeyen kırmızı işaretler bırakıldığını aktardı. Aynı beldede, gaspçı İsraillilerin, Ras el-Ayn bölgesinde bir Filistinlinin evinin çevresine koyunlarını salarak otlattığını kaydeden Avde, bu durumun ev sakinleri arasında korku ve paniğe yol açtığını ifade etti. Avde ayrıca, İsrail ordusunun daha sonra aynı bölgeye baskın düzenleyerek arama faaliyetleri yürüttüğünü vurgulayarak, Ras el-Ayn bölgesinde kurulan yerleşim çadırının ise Filistinlilere yönelik saldırıların merkezi haline geldiğini dile getirdi. Filistin Kurtuluş Örgütüne (FKÖ) bağlı Ayrım Duvarı ve Yahudi Yerleşim Birimleriyle Mücadele Konseyi’nin raporuna göre, ocak ayında İsrail ordusu ve Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler tarafından Batı Şeria genelinde toplam 1872 saldırı gerçekleştirildi. Bu saldırıların 1404’ü İsrail ordusu, 468’i ise gaspçı İsrailliler tarafından yapıldı.

    İSRAİL, İŞGAL ALTINDAKİ DOĞU KUDÜS’TE FİLİSTİNLİ BİR VATANDAŞA, KENDİ EVİNİ YIKTIRDI

    Filistin resmi ajansı WAFA, İsrail makamlarının, Kudüslü Macid es-Selayime’yi, El-Eşkariyye Mahallesi’nde 8 yıl önce inşa edilen ve 4 kişinin yaşadığı evini, ruhsatsız inşa edildiği bahanesiyle yıkmaya zorladığını ve ayrıca 100 bin şekeli (yaklaşık 32 bin doları) aşan para cezası ödemeye mahkum ettiğini aktardı. İsrail’e ait belediyeden gelen yazının ardından Filistinli, uzun yıllardır yaşadıkları yuvalarını yıkmak zorunda kaldı. İsrail yönetimi, özellikle Kudüs şehrinde, Filistinlileri ruhsatsız olduğu bahanesiyle kendi evlerini yıkmaya zorluyor. Buna karşı çıkanların evleri ise İsrail’e ait buldozerlerle yıkılıyor ve binlerce dolar tutan yıkım masrafları da mülk sahiplerine ödetiliyor. Kudüs’teki İsrail belediyesi, Filistinlilere yapı ruhsatı vermeyi reddederek; evlerini yıkıyor ya da Filistinlileri evlerini kendi imkânlarıyla yıkmaya zorluyor. İsrail bunu, barınma hakkını güvence altına alan uluslararası hukuk ve insani normlara aykırı olup, Kudüs kentinden Filistinlilerin zorla yerinden edilmesini hedefleyen sistematik işgal politikalarının bir parçası olarak yapıyor. Söz konusu politikalar, kent içinde ve çevresinde Yahudi yerleşim yerlerinin genişletilmesiyle eş zamanlı olarak yürütülüyor.

    İSRAİL, BATI ŞERİA’DA GECE DÜZENLEDİĞİ BASKINLARDA 3 FİLİSTİNLİYİ GÖZALTINA ALDI

    Yerel kaynaklara göre, İsrail ordusu Batı Şeria’nın kuzeyindeki Kalkilya’nın doğusunda bulunan Azzun köyünde birçok eve baskın düzenleyerek aralarında 10 yaşında bir çocuğun da bulunduğu 21 Filistinliyi sahada sorguladıktan sonra ise serbest bıraktı. İsrail güçleri, Nablus’un merkezindeki kuzey dağlık bölgesinde bulunan bir binaya düzenledikleri baskın sırasında da bir genci gözaltına aldı. İsrail ordusu, Batı Şeria’nın güneyinde, El Halil’in kuzeyinde bulunan Beyt Emr kasabasında da bir eve baskın düzenleyerek bir genci gözaltına aldı. Filistin resmi ajansı WAFA’nın haberinde de İsrail güçlerinin Kalkilya’nın doğusundaki Kefr Kaddum köyüne düzenledikleri baskın sırasında Ayrım Duvarı ve Yahudi Yerleşim Birimleriyle Mücadele Konseyi Müdürü İştivi’nin evinde arama yaptıktan sonra İştivi’yi gözaltına aldığı belirtildi. Filistinli Esirler Cemiyeti’nin 5 Şubat’ta yaptığı açıklamaya göre, Şubat ayı başı itibarıyla İsrail hapishanelerindeki Filistinli tutukluların sayısı 9 bin 300’ü aşmış olup, bunların arasında 56 kadın ve 350 çocuk bulunuyor.

    İSRAİL, BATI ŞERİA’DA BİR HAFTADA 526 HAYVANI ÇALDI, 824 AĞACI SÖKTÜ

    Filistin Tarım Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail’in 29 Ocak-5 Şubat tarihlerinde tarım ve hayvancılık sektöründe gerçekleştirdiği ihlallere ilişkin rapora yer verildi. Bunlar arasında zeytin başta olmak ağaçlarının sökülmesi, kesilmesi ve zarar verilmesi, tarım arazilerindeki tesislerin ve su kaynaklarının tahrip edilmesi, çiftçilerin topraklarına ve meralarına erişiminin engellenmesi, hayvanlarının çalınması ve Filistinlilere saldırılması gibi ihlallerin yer aldığı kaydedildi. Açıklamada, “Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler ile İsrail ordusunun saldırıları sonucu söz konusu dönemde 824 ağaç söküldü, 526 baş hayvan çalındı. Bu saldırılar, yaklaşık 706 bin dolar tutarında zarara yol açtı.” ifadesi kullanıldı. Batı Şeria genelindeki en fazla zararın El Halil’de kaydedildiği, özellikle kentin güneyindeki Mesafir Yatta bölgesinde oluşan tahmini zararın yaklaşık 618 bin 142 dolar olduğu aktarıldı. Bakanlık, uluslararası toplum, insan hakları ve insani yardım kuruluşlarına “Filistinli çiftçilere acil koruma sağlanması, bu ihlallerin cezasız bırakılmasına son verilmesi ve İsrail makamlarından hesap verilmesi” çağrısında bulundu. Filistin resmi kurumlarının verilerine göre, işgal altındaki Batı Şeria’da 2025 yılı boyunca Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, Filistinlilere ve mülklerine yönelik 4 bin 723 saldırı gerçekleştirdi. Bu saldırılarda 14 Filistinli hayatını kaybetti. İsrail’in Gazze Şeridi’ne saldırı başlattığı Ekim 2023’ten bu yana işgal altındaki Batı Şeria ile Doğu Kudüs’te Filistinlilere yönelik gözaltı, baskın ve saldırılarda da artış yaşanıyor. Filistinliler, bu saldırıların İsrail’in Batı Şeria’yı resmen ilhak etmesinin önünü açtığı ve bunun da Birleşmiş Milletler kararlarında yer alan iki devletli çözüm ihtimalini tamamen ortadan kaldıracağı uyarısında bulunuyor.

    İSRAİL ORDUSU, BATI ŞERİA’DA BİR ASKERİ ÜSTE ESİR ALDIĞI FİLİSTİNLİYİ VURDU

    İsrail ordusundan yapılan açıklamada, olayın Ürdün Vadisi’ndeki bir askeri üste meydana geldiği bildirildi. Açıklamada, askeri üste bir Filistinli esirin kelepçelerinden kurtularak bir İsrail askerine saldırdığı ve yaraladığı öne sürüldü. Olay yerinde bulunan bir başka askerin ateş açarak Filistinli esiri vurduğu belirtilen açıklamada, yaralanan İsrail askerinin hastaneye kaldırıldığı aktarılırken Filistinli esirin durumu hakkında bilgi paylaşılmadı. İsrail’in Kanal 12 televizyonu, dün Kral Hüseyin Köprüsü (Allenby) Sınır Kapısı’nda gerekçe gösterilmeksizin İsrail ordusu tarafından gözaltına alınan 50’li yaşlardaki Filistinli esirin dizlerinden vurulduğunu ve orta derecede yaralandığını kaydetti. >>>AA

  • “Gazze için Mısır’la birlikte çalışmak istiyoruz”

    “Gazze için Mısır’la birlikte çalışmak istiyoruz”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye-Mısır İş Forumu Kapanış Oturumu’nda konuştu. Erdoğan konuşmasında, Kahire ziyareti vesilesiyle iş dünyasının seçkin temsilcileriyle bir araya gelmekten büyük bir memnuniyet duyduğunu belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ziyaretinin ilk anlarından itibaren gösterdiği hüsnükabul için Mısır Cumhurbaşkanı Sisi ve Mısır makamlarına teşekkür etti. Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Toplantısı’nda iki ülke arasındaki ticari ve ekonomik ilişkileri de ayrıntılı biçimde ele aldıklarını vurgulayan Erdoğan, her alanda kapsamı genişleyen ilişkilerin ahdi zeminini güçlendirecek anlaşmalara imza attıklarını anımsattı.

    Mısır’ın geleceğine damga vuracak 2030 vizyonunu ilgiyle takip ettiğini Sisi’ye söylediğini ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Uluslararası gündemi en çok meşgul eden gelişmelerin merkezinde yer alan iki büyük ülkeyiz. Aramızdaki işbirliğinin sadece ülkelerimiz için değil, bölgemizin istikrarına yaptığı katkıya hep birlikte şahit oluyoruz. Bunu özellikle yatırım ve ticaret alanında en verimli şekilde kullanmak istiyoruz. Küresel ekonomide bir yanda korumacılık ve içe kapanma artarken, diğer yanda refahın sürdürülebilmesi için işbirliğinin önem kazandığı görülüyor. Giderek zorlaşan bu ortamda, sizlerin de destekleriyle ekonomilerimizin birlikte güçlenerek büyüyebileceğine yürekten inanıyorum.”

    “15 MİLYAR DOLAR TİCARET HACMİNİN HALEN GERİSİNDEYİZ”

    Erdoğan, ellerinin altında değerlendirilmeyi bekleyen büyük bir potansiyelinin olduğunu dile getirdi. Mısır’ın, Türkiye’nin Afrika’daki en büyük ticaret ortağı olduğunu, Mısır’la ticaret hacminin 8 milyar doları aştığını gördüklerini vurgulayan Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Mısır’ın en çok ihracat yaptığı ülkeler arasında yüzde 7,4 pay ile üçüncü, en çok ithalat yaptığı ülkeler arasında ise yüzde 3,4 pay ile yedinci sıradayız. Bunlar elbette bizleri umutlandıran, bizleri cesaretlendiren rakamlar ancak hedefimiz olan 15 milyar dolar ticaret hacminin halen gerisindeyiz. Alınan tüm tedbirlere rağmen yaşanan bu durumda, dünyada bozulan iş ortamının etkili olduğunu siz iş insanlarımız çok iyi biliyor. Biz de liderler olarak bunun farkındayız. Kıymetli kardeşimle görüşmemizde iş dünyamızı destekleyecek tedbirleri etraflıca istişare ettik. Kendisiyle 15 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefimiz doğrultusunda yakın mesaimizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Ticaret Bakanlarımız ise bugün yatırımların karşılıklı güçlendirilmesi, teknik konularda işbirliğinin derinleştirilmesi ve sizlerin karşılaştığı sorunların çözümüne yönelik adımları kapsamlı şekilde ele aldılar. Yatırımcılarımızın ikamet, çalışma izni ve ruhsatlar gibi konularda karşılaşabildikleri pürüzlerin giderilmesi konusunda Mısırlı dostlarımızdan inşallah güzel haberler almayı bekliyoruz.”

    “MISIRLI KARDEŞLERİMİZİ ÜLKEMİZDE MİSAFİR ETMEKTEN MEMNUNİYET DUYUYORUZ”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, işbirliğini ilerletmek amacıyla attıkları her adımın çok geniş bir alanda çarpan etkisi oluşturduğunu belirtti. Mısır’ın kapıda vize uygulamasına geçmesinin Türkiye’den iş heyeti ziyaretleri ile turist sayısında artışa önemli katkı yaptığını vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti: “İnanıyorum ki bunun devamı katlanarak gelecektir. Türkiye olarak biz, Mısırlı kardeşlerimizi ülkemizde misafir etmekten büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Türk turistlerin de köklü tarihiyle, zengin kültürüyle, doğal güzellikleriyle Mısır’a yoğun ilgi gösterdiğini biliyorum. Tüm bu konularda alınacak ilave önlemleri değerlendirmek üzere ticaret bakanlarımız Yüksek Düzeyli Ticari İstişare Mekanizması Toplantısı’nın müteakip toplantısını Ankara’da gerçekleştireceklerdir. Serbest Ticaret Anlaşmamızın tarım ürünlerini de kapsayacak şekilde güncellenmesi amacıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu sene Ankara’da yapmayı arzu ettiğimiz 6. Ortak Komite Toplantısı da bu istikamette önemli mesafe katedilmesini hedefliyoruz.”

    MÜTEAHHİTLER MISIR’DA BUGÜNE KADAR 1 MİLYAR DOLARI AŞAN 27 PROJEYİ ÜSTLENDİ

    Türkiye’nin 4 milyar dolara yaklaşan Mısır’daki yatırımlarının bugün 100 bin Mısırlının istihdamına destek sağladığını görmekten memnun olduklarını ifade eden Erdoğan, firmaların tekstil, kimya, cam, hijyen, imalat sanayi, turizm başta olmak üzere pek çok sektörde başarılı çalışmalarıyla öne çıktığına dikkati çekti. Erdoğan, Türk şirketlerinin bulundukları sektörlerde yüksek ihracat kapasitesine sahip öncü firmalar konumunda yer aldığını, müteahhitlerin ise Mısır’da bugüne kadar 1 milyar doları aşan 27 projeyi üstlendiğini kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2030 vizyonu kapsamında kurulması planlanan 14 yeni akıllı şehrin inşasında firmaların pay almalarını temenni ettiklerini söyledi. Bu noktada Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’nin Türk müteşebbislere atfettiği değeri bildiğini ve takdirle karşıladığını dile getiren Erdoğan, Sisi’ye Türk iş dünyasına güvendiği ve Türk firmalarını desteklediği için teşekkür etti.

    “GAZZE’NİN YENİDEN İMARINDA DA MISIR’LA BİRLİKTE ÇALIŞMAK İSTİYORUZ”

    Türkiye ve Mısır’ın, iki kardeş ülke olmanın yanı sıra bölgesinde sınırlarının ötesinde sorumluluklara sahip iki güçlü devlet olduğunun altını çizen Erdoğan, “İsrail’in Gazze’ye hedef saldırıları boyunca Mısır, devleti ve halkıyla ciddi sınamalardan başarıyla geçmiştir. Gazzeli kardeşlerimize gönderdiğimiz insani yardımların ulaştırılmasında Mısır makamlarının sergilediği işbirliğini her zaman şükranla yad ediyoruz. Sayın Cumhurbaşkanının bu konudaki hassasiyetinin yakın şahidiyim. Gazze’nin yeniden imarında da Mısır’la birlikte çalışmak istiyoruz.” diye konuştu. Erdoğan, Türk müteahhitlik sektörünün sahip olduğu teknoloji ve standartların Mısır’ın insan gücü ve tecrübesiyle birleştiğinde Afrika ve Asya’da büyük ölçekte projelerin üstesinden gelebileceğine gönülden inandığını dile getirdi. Gelecek süreçte enerji, madencilik ve ham madde alanlarında daha yapacak çok işlerinin olduğunu ifade eden Erdoğan, ilk seferini 2012’de yapan Ro-Ro gemilerinin her iki tarafın müşterek menfaatine olacak şekilde yeniden başlatılmasını önemli bulduğunu kaydetti.

    “15 MİLYAR DOLAR TİCARET HEDEFİNE GİDEN YOLDA HER TÜRLÜ ÖNERİYE AÇIĞIZ”

    Erdoğan, havalimanı inşa ve işletmesinden evvelce var olan işbirliğini gelecek dönemde de devam ettirebileceklerini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şehir hastaneleri, şahsımın hayalini kurduğu ve hayata geçirdiği vizyon projelerinden biridir. Şimdiye kadar toplam 39 bin 217 yatak kapasitesine sahip 27 şehir hastanemizi hizmete açtık. Devasa bir sağlık külliyesi olan bu eserlerimiz kendi alanında bir markaya dönüştü. Türk sağlık sisteminin sembollerinden biri haline geldi. Yap, işlet, devret modeliyle inşa edilen şehir hastanelerimiz özellikle bu kapsamda tecrübe paylaşımına başlandığını memnuniyetle öğrendim. Süveyş Kanalı dolayısıyla dünya deniz taşımacılığında önemli bir yere sahip olan Mısır’la gemi inşası alanında da beraber çalışabiliriz. Biz, ‘kazan kazan’ temelinde buna her zaman hazırız. Gördüğünüz üzere iki ülke arasında gerçekten muazzam işbirliği imkanları mevcut. Bu imkanları değerlendirecek olan bizim de desteklerimizle sizlersiniz. Siz çalıştığınız, siz ürettiğiniz, siz istihdam sağladığınız müddetçe biz de sizin önünüzü açmaya devam edeceğiz. 15 milyar dolar ticaret hedefine giden yolda her türlü öneriye açığız. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin diyorum.”

    Türkiye ve Mısır arasındaki ticari ve ekonomik bağların daha da kuvvetlenmesi için gösterilen gayret ve çalışmalar için herkese teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 13 gün sonra vasıl olunacak Ramazan-ı Şerif’i tebrik etti, ramazanın tüm İslam alemine hayırlar getirmesini niyaz etti.

    SİSİ: MISIR İLE TÜRKİYE ARASINDAKİ TİCARİ İŞBİRLİĞİ, BAĞLARIN VE ORTAK ÇIKARLARIN GÜCÜNÜ YANSITIYOR

    Sisi, salonda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ülkesinde ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu ifade etti. Sisi, “Son yıllarda ekonomik ve ticari işbirliğinde artan bir ivme yakalamayı başaran her iki ülkenin iş dünyasına derin takdirlerimi sunuyorum. Bu, Mısır ile Türkiye arasındaki bağların ve ortak çıkarların gücünü yansıtmaktadır.” dedi. Mısır-Türkiye İş Forumu’nun iki ülke arasındaki ekonomik ortaklığın önemini vurguladığını dile getiren Sisi, şunları kaydetti: “Mısır ile Türkiye arasındaki ekonomik ilişkiler sağlam ve pratik temeller üzerine kurulmuştur. İki ülke arasındaki güçlü ekonomik entegrasyon, coğrafi ve kültürel yakınlık, siyasi ve ticari irade, benzeri görülmemiş düzeyde ticaret ve yatırım işbirliğine ulaşılmasına katkıda bulunmuştur.” Ülkesinin Türkiye’nin Afrika’daki en önemli ticaret ortağı olduğunu kaydeden Sisi, “Türkiye de Mısır ihracatının en önemli destinasyonlarından biridir. Türkiye’nin Mısır’daki yatırımları 4 milyar doları aştı. Bu başarı, hükümetlerin ve iş dünyasının ortak çabaları sayesinde mümkün oldu. İki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin kurulmasının 100’üncü yılını kutlarken, Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bugün yaptığımız görüşmelerde işbirliği potansiyelinin henüz tam olarak gerçekleştirilmediği konusunda mutabık kaldık.” ifadelerini kullandı.

    Sisi, küresel gelişmelerin tedarik zincirlerinin millileştirilmesini ve pazarlarla daha yakınlaştırılmasını gerektirdiğini belirterek, Türk sanayi uzmanlığının Mısır’ın avantajlarıyla bütünleşmesinin önemine vurgu yaptı.

    Mısır Cumhurbaşkanı, iki ülke arasındaki ortak işbirliği alanlarına işaret ederek, otomotiv ve yedek parça, kimya, metal ve ev aletleri gibi öncelikli sektörlerde teknolojik öneme sahip alanlarda ortak sanayi yatırımlarını teşvik etmenin gerekliliğine dikkati çekti.

    Sisi ayrıca, Türkiye ile Mısır arasındaki deniz taşımacılığı hatları ve liman hizmetleri konusundaki ortaklığa işaret ederek, küresel pazar eğilimlerine uygun şekilde yenilenebilir enerji ve doğayı kirletmeyen üretim alanlarında işbirliğini pekiştirmenin öneminin altını çizdi.

    CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, MISIR’DAN AYRILDI

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Mısır’ın başkenti Kahire’deki resmi temaslarını tamamlamasının ardından özel uçak “TUR” ile Türkiye’ye hareket etti. Erdoğan’ı Kahire Uluslararası Havalimanı’nda, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ve eşi Entissar Amer ile Türkiye’nin Kahire Büyükelçisi Salih Mutlu Şen uğurladı. İstanbul’a gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı, Atatürk Havalimanı Devlet Konukevi’nde yetkililer karşıladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile eşi Emine Erdoğan, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç ile bazı yetkililer de İstanbul’a geldi. >>>AA

  • Son 24 saatte 37 Filistinli hayatını kaybetti

    Son 24 saatte 37 Filistinli hayatını kaybetti

    Gazze Sivil Savunma Müdürlüğünden yapılan açıklamada, İsrail ordusunun, sabah saatlerinden itibaren Gazze Şeridi’nin çeşitli bölgelerine düzenlediği saldırılarda aralarında çocuk ve kadınların da bulunduğu 32 Filistinlinin hayatını kaybettiği belirtildi.

    İsrail’in son 24 saatte Gazze Şeridi’nin çeşitli bölgelerine düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 37’ye yükseldi.

    İsrail ordusu, güneydeki Han Yunus kentinde yer alan Esda bölgesindeki yerinden edilmiş sivillerin kaldığı çadırı insansız hava aracı (İHA) ile hedef aldı.

    Nasır Hastanesi’ndeki sağlık görevlileri, saldırıda aynı aileden 7 kişinin hayatını kaybettiğini, 6 kişinin yaralandığını aktardı.

    Gazze kentinin batısındaki Rimal Mahallesi’nde bir apartman dairesini hedef alan İsrail savaş uçaklarının saldırısında ise üçü çocuk, ikisi kadın 5 kişi yaşamını yitirdi, çok sayıda kişi yaralandı.

    Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Cibaliya beldesinde İsrail ordusu tarafından açılan ateş sonucu bir kişinin hayatını kaybettiğini belirtti.

    POLİS MERKEZİ BOMBALANDIAçıklamaya göre ayrıca İsrail, Han Yunus ve Gazze’nin kuzeyindeki saldırıların ardından Şeyh Rıdvan Mahallesi’nde polis merkezini hedef aldı.

    Merkeze düzenlenen saldırıda ilk belirlemelere göre,13 kişi hayatını kaybetti, çok sayıda kişi yaralandı.

    İsrail ordusunun ayrıca, Gazze kentinin batısındaki Nasır Mahallesi’nde bir eve düzenlediği İHA saldırısında ilk belirlemelere göre 3 Filistinli hayatını kaybetti.

    Gazze kentinin doğusundaki Tuffah Mahallesinde bir apartmana düzenlenen bombalı saldırıda bazı Filistinliler yaralandı. Kentin kuzeybatısındaki Cela Caddesine ve Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki El-Bureyc Mülteci Kampının doğusuna iki hava saldırısı düzenlendi; hiçbir yaralanma bildirilmedi.

    İsrail saldırılarının ardından Gazze’deki hastanelere getirilen 3 Filistinlinin ölümüne ilişkin ayrıntı verilmedi.

    İSRAİL’İN DÜN GAZZE ŞERİDİ’NE SALDIRILARINDA 5 FİLİSTİNLİ HAYATINI KAYBETTİ

    İsrail ordusu, dün Gazze Şeridi’nin orta kesiminde El-Magazi Mülteci Kampı’ndaki Ebu Namus Kavşağı’nda bir grup Filistinliyi hedef aldı. Saldırıda 2 Filistinli hayatını kaybetti ve çok sayıda kişi yaralandı.

    Bir başka bir olayda ise İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah kentinde düzenlediği hava saldırısında 3 Filistinliyi öldürdü.

    İSRAİL ASKERLERİNİN ATEŞ AÇMASI SONUCU FİLİSTİNLİ İKİ ÇOCUK YARALANDI

    Filistin haber ajansı WAFA’da yer alan haberde, İsrail askerleri Ramallah kenti kuzeyinde yer alan El-Celezon Mülteci Kampı’na baskın düzenledi.

    İsrail askerlerinin mülteci kampında gerçek mermi ile ateş açması sonucu biri 15, biri 16 yaşında iki Filistinli çocuk yaralandı.

    İsrail ordusunun ayrıca kentin çeşitli bölgelerinde de bazı köylere baskın düzenlediği belirtildi.

    FİLİSTİN TOPRAKLARINI GASBEDEN İSRAİLLİLER, BATI ŞERİA’DAKİ FİLİSTİNLİLERE AİT MÜLKLERE SALDIRDI

    Öte yandan, Bedevi Haklarını Savunma Örgütünün (BEYDER) yayımladığı açıklamada, Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, işgal altındaki Batı Şeria’nın Ürdün Vadisi (Ağvar) bölgesinin kuzeyindeki Hirbet el-Malih bölgesinde barakalara ve koyun ağıllarına saldırı düzenlediği belirtildi. Açıklamada, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin “bölge sakinlerini ve geçim kaynaklarını hedef alan yeni bir saldırı kapsamında, baraka ve koyun ağılları da dahil olmak üzere bölge halkının mülklerine saldırdıkları” kaydedildi. Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin bölgedeki bir kadına saldırmaya çalıştıkları, bunun da bölge halkı arasında korku ve paniğe yol açtığı ifade edilen açıklamada, saldırının, “Ürdün Vadisi’ndeki Filistinlileri hedef alan sistematik bir politikanın parçası” olduğu vurgulandı. Ayrıca Filistin resmi haber ajansı WAFA’nın haberine göre, Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler Nablus kentinin güneyindeki Kusra beldesinde bir eve saldırdı.

    İSRAİL ORDUSU, “HAMAS’IN ATEŞKESİ İHLAL ETTİĞİ” İDDİASIYLA SALDIRILARINI SAVUNDU

    Öte yandan İsrail ordusu, saldırılara ilişkin yazılı açıklama yaptı. “Hamas’ın ateşkesi ihlal ettiği” ettiği iddia edilen açıklamada, Hamas ve İslami Cihat mensuplarını hedef alındığı ileri sürüldü. Açıklamada, dün Refah kentinde tünellerden çıktığı öne sürülen 8 Filistinlinin hedef alındığı, 3’ünün öldürüldüğü ve Hamas komutanı olduğu iddia edilen birinin de yakalandığı iddia edildi.

    CAN KAYBI 71 BİN 769’A YÜKSELDİ

    Gazze’deki Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail’in Ekim 2023’ten bu yana devam eden saldırılarında yaşanan can kayıplarına ilişkin son veriler paylaşıldı. Son 48 saatte hastanelere 12’si bugün olmak üzere 28 ölü ve 49 yaralı getirildiği kaydedildi. Gazze’de ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025’ten bu yana İsrail’in saldırılarında 509 kişinin öldürüldüğü, 1405 kişinin yaralandığı belirtildi. Açıklamada, İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlere dair toplam istatistiklere, bilgileri tamamlanıp ölümleri Adli Komite tarafından onaylanan 85 Filistinlinin de eklendiği ifade edildi. İsrail’in Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda toplam can kaybı 71 bin 769’a yükselirken yaralı sayısının ise 171 bin 480’den fazla olduğu bildirildi.

    7’Sİ AYNI AİLEDEN 12 FİLİSTİNLİ HAYATINI KAYBETTİ

    İsrail’in ateşkese rağmen Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda 7’si aynı aileden 12 Filistinli yaşamını yitirdi. Filistin resmi ajansı WAFA’nın haberine göre İsrail ordusu, ateşkese rağmen Gazze Şeridi’nin çeşitli noktalarına sabahın erken saatlerinden bu yana saldırıyor. İsrail, güneydeki Han Yunus kentinde yer alan Esda bölgesinde yerinden edilmiş sivillerin kaldığı çadırı insansız hava aracı (İHA) ile hedef aldı. Nasır Hastanesi’ndeki sağlık görevlileri, saldırıda aynı aileden aralarında çocukların da olduğu 7 kişinin hayatını kaybettiğini, 6 kişinin yaralandığını bildirdi. Hastane kaynaklarından alınan bilgiye göre İsrail savaş uçakları Gazze kentinin batısındaki Rimal Mahallesi’nde de bir apartman dairesini hedef aldı. Saldırıda üç çocuk ve iki kadın dahil 5 Filistinli hayatını kaybetti, çok sayıda kişi yaralandı. İsrail ordusu, Gazze kentinin doğusundaki Tuffah Mahallesi’nde bir eve, Cela Caddesi’ne ve Gazze’nin orta kesimindeki Bureyc Mülteci Kampı’nın doğusuna da hava saldırıları düzenledi. Bu saldırılarda yaralanmalar olduğu bildirilirken, can kaybına ilişkin net bilgi paylaşılmadı.

    HAYATINI KAYBEDENLERİN SAYISI 29’A YÜKSELDİ

    İsrail ordusunun, sabah saatlerinden itibaren Gazze Şeridi’nin çeşitli bölgelerine düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 29’a yükseldi. Gazze’deki hükümete bağlı Medya Ofisi’nden yapılan yazılı açıklamada, İsrail’in sabahtan bu yana düzenlediği saldırlara ilişkin bilgi verildi. Açıklamada İsrail’in ateşkese rağmen Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda sabah saatlerinden bu yana yaşamını yitirenlerin sayısının 29’a yükseldiği belirtildi. İsrail ordusu, güneydeki Han Yunus kentinde yer alan Esda bölgesindeki yerinden edilmiş sivillerin kaldığı çadırı insansız hava aracı (İHA) ile hedef aldı. Nasır Hastanesi’ndeki sağlık görevlileri, saldırıda aynı aileden 7 kişinin hayatını kaybettiğini, 6 kişinin yaralandığını aktardı. Gazze kentinin batısındaki Rimal Mahallesi’nde bir apartman dairesini hedef alan İsrail savaş uçaklarının saldırısında ise üçü çocuk, ikisi kadın 5 kişi yaşamını yitirdi, çok sayıda kişi yaralandı. Bölgedeki sağlık kaynakları, Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Cibaliya beldesinde İsrail ordusu tarafından açılan ateş sonucu bir kişinin hayatını kaybettiğini belirtti.

    POLİS MERKEZİ BOMBALANDI

    Açıklamaya göre ayrıca İsrail, Han Yunus ve Gazze’nin kuzeyindeki saldırıların ardından Şeyh Rıdvan Mahallesi’nde polis merkezini hedef aldı. Merkeze düzenlenen saldırıda ilk belirlemelere göre,13 kişi hayatını kaybetti, çok sayıda kişi yaralandı. İsrail ordusunun ayrıca, Gazze kentinin batısındaki Nasır Mahallesi’nde bir eve düzenlediği İHA saldırısında ilk belirlemelere göre 3 Filistinli hayatını kaybetti. Bu saldırıyla sabah saatlerinden itibaren yaşamını yitirenlerin sayısı 29’a yükseldi. >>>AA

  • İsrail’in saldırısında 2 Filistinli hayatını kaybetti

    İsrail’in saldırısında 2 Filistinli hayatını kaybetti

    Hastane kaynaklarından alınan bilgiye göre İsrail’in Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Megazi Mülteci Kampı’nın doğusuna düzenlediği saldırıda hayatını kaybeden Yasir Muhammed Ebu Şehade (21) ile Velid Hasan Derviş’in (20) cenazeleri Deyr el-Belah kentindeki Aksa Şehitleri Hastanesi’ne getirildi. Görgü tanıkları, İsrail’e ait bir insansız hava aracının, Megazi’nin doğusunda sivillerin bulunduğu bir noktayı hedef aldığını, saldırının daha önce ateşkes kapsamında İsrail ordusunun çekildiği Ebu Namus Kavşağı yakınında gerçekleştiğini aktardı.

    İsrail, Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’un batısında da saldırılar düzenledi.

    Mevasi bölgesinde mülteciler için kurulan bir çadıra düzenlenen saldırıda çok sayıda Filistinli yaralandı.

    Tanıklar ayrıca, İsrail ordusuna ait zırhlı araçlar ve helikopterlerin Gazze’nin güneyindeki Han Yunus’un doğusunda yoğun ve rastgele ateş açtığını belirtti.

    Refah kentinde ise İsrail savaş uçaklarının, ordunun kontrolünde bulunan bölgelere birden fazla hava saldırısı düzenlediği, kentin batısında da yoğun ateş açıldığı kaydedildi.

    İSRAİL, REFAH KENTİNDE 3 FİLİSTİNLİYİ ÖLDÜRDÜĞÜNÜ AÇIKLADI

    İsrail, Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah kentinde sabah saatlerinde düzenlediği saldırılarda 3 Filistinliyi öldürdüğünü duyurdu. Ordudan yapılan açıklamada, Refah’ın doğusundaki bir tünelden çıktığı öne sürülen 8 kişinin tespit edildiği, bunun ardından hava saldırısı düzenlendiği ve saldırıda 3 kişinin öldürüldüğü belirtildi. Açıklamada, olayın ardından kaçtığı iddia edilen diğer kişilerin yöneldiği bölgelere yönelik ek saldırılar gerçekleştirildiği ve bölgede arama faaliyetlerinin sürdüğü bildirildi. >>>AA

  • Afyonkarahisar’da Gazze yararına kermes: Minik Ömer’in müzikli desteği duygulandırdı

    Afyonkarahisar’da Gazze yararına kermes: Minik Ömer’in müzikli desteği duygulandırdı

    Kermeste, gönüllü kadınların hazırladığı el emeği göz nuru ürünler ile yöresel lezzetler vatandaşlarla buluştu. Özellikle kurulan ocaklarda taze taze pişirilen Afyonkarahisar’ın meşhur katmerleri, yardımseverlerin yoğun ilgisini gördü. Kermesten elde edilen gelirin tamamının, güvenilir dernekler ve sivil toplum kuruluşları aracılığıyla Gazze’ye ulaştırılacağı bildirildi.

    Küçük ömer faruk gönülleri fethetti

    Etkinliğin en dikkat çeken anlarından biri ise küçük Ömer Faruk’un sergilediği vefa örneği oldu. Elindeki müzik aletiyle kermese katılan Ömer Faruk, çaldığı parçalarla hem ortama renk kattı hem de Gazze için bağış topladı. Çevredeki vatandaşlar, minik hayırseverin bu anlamlı çabasına alkışlarla ve bağışlarla destek verdi.








    Yardımlar gazze’ye ulaştırılacak

    Kermes yetkilileri, Afyonkarahisar halkının her zaman mazlumun yanında olduğunu belirterek katılım sağlayan herkese teşekkür etti. Toplanan yardımların en kısa sürede bölgedeki ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmak üzere ilgili kuruluşlara teslim edileceği kaydedildi.

  • Gazze için sessiz çığlık zinciri! – Son Dakika Haberleri

    Gazze için sessiz çığlık zinciri! – Son Dakika Haberleri

    AK Parti Kütahya İl Kadın Kolları, Gazze’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek amacıyla Türkiye’nin 81 ilinde eş zamanlı olarak düzenlenen “Sessiz Çığlık Zinciri”ne Kütahya’dan destek verdi.

    AK Parti Kütahya İl Kadın Kolları, Gazze’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek amacıyla Türkiye’nin 81 ilinde eş zamanlı olarak düzenlenen “Sessiz Çığlık Zinciri”ne Kütahya’dan destek verdi. İl Kadın Kolları Başkanı Sevde Nur Karabacak Çakıcı, yaptığı basın açıklamasında Gazze’de yaşanan zulme karşı kadınların vicdanıyla meydanlarda olduğunu vurguladı.

    Karabacak Çakıcı, açıklamasında duvarlara kanla yazılmış isimlerin, kaybedilmiş hayallerin ve yitirilen çocuklukların sembolü haline gelen Gazze için artık sessiz kalınamayacağını ifade etti. “Bugün kadınlar olarak Gazze’nin sessiz çığlığına ses olmak için el ele verdik” diyen Çakıcı, kurulan zincirin yalnızca bir eylem değil, insanlık onuruna sahip çıkma iradesi olduğunu söyledi.

    “Gazze, ilahi kelamın sarsıcı bir imtihanıdır”

    Çakıcı, açıklamasında Kur’an-ı Kerim’in Maide Suresi’nden iktibas yaparak, “Bir insanı öldüren, bütün insanlığı öldürmüş gibidir. Bir canı yaşatan, bütün insanlığı yaşatmış gibidir” ayetini hatırlattı. Gazze’nin bu ilahi kelamın sarsıcı bir imtihanı olduğunu söyleyen Çakıcı, tüm insanlığı vicdanlı olmaya çağırdı.

    Tüm dünyadaki kadınlara ve kız kardeşlerine seslenen Karabacak Çakıcı, “Biz bugün tüm kimliklerimizden sıyrılarak yalnızca kadın kimliğimizle buradayız. Çünkü bu mesele insanlık meselesidir” diyerek, barışın kadınların sesiyle mümkün olabileceğini vurguladı.

    Karabacak Çakıcı, uluslararası sularda İsrail tarafından müdahale edilen Küresel Sumud Filosu’na da değinerek, Türkiye’nin bu adaletsizlik karşısında sessiz kalmadığını ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın liderliğinde 13 ülkeden 101 gönüllünün güvenli dönüşlerinin sağlandığını belirtti. “Biz de bu kahramanların ülkemize dönüşlerinde yanlarında olduk” dedi.

    Konuşmasının sonunda Filistin için özgürlük çağrısı yapan Çakıcı, “Nehirden denize özgür Filistin” sloganıyla sözlerini tamamladı ve meydandaki tüm kadınları sessiz çığlık zincirine katılmaya davet etti.