Kategori: Genel

  • “Terörsüz Türkiye çalışmalarında kayda değer mesafe alındı”

    “Terörsüz Türkiye çalışmalarında kayda değer mesafe alındı”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çankaya Köşkü’nde düzenlenen Şehit Aileleri İle İftar Programı’nda yaptığı konuşmada, başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ebedi azaptan kurtuluş olan mübarek ramazan ayını tebrik etti. Rahmet ve bereket mevsiminin Türk milleti ve bütün İslam alemi için hayırlar getirmesini Allah’tan niyaz eden Erdoğan, “Vatanı, milleti, bayrağı ve canından aziz bildiği değerleri uğruna hayatlarını feda etmiş tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Bu kutlu yolda mücadele ederken gazilik mertebesine erişmiş kardeşlerimizi de şükranla yad ediyor, hepsine bereketli ömürler temenni ediyorum. Şehitlerimizin aziz emanetleri olan sizlere, şehit ailelerine Rabb’im her daim sabrı cemil ihsan eylesin.” diye konuştu.

    Erdoğan, İslam inancına göre nübüvvetten sonra en yüce makamın şehadet olduğunu belirtti. Vatanı, milleti, inancı, milletinin istikbali için, canından geçmenin, şüphesiz fedakarlığın ve kahramanlığın en büyüğü olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Şehitlik mertebesine ulaşmak Allah katında ne kadar kıymetli ise geride kalanların sabırlı ve metanetli olmaları da aynı derecede kıymetlidir. Şehit ailelerimizin bu hassasiyeti her zaman gözettiğinin, asaletlerini ve metanetlerini her zaman koruduğunun bizler yakın şahidiyiz. Sizlerle milletçe iftihar ettiğimizi burada tekraren vurgulamak istiyorum.” ifadelerini kullandı.

    “TARİHİMİZİN HİÇBİR DÖNEMİNDE İSTİKLALİMİZDEN TAVİZ VERMEDİK”

    Bin yıldır yaşadıkları bu toprakları ebedi vatan kılmak için çok çetin imtihanlardan geçtiklerini anımsatan Erdoğan, Haçlı Seferleri’ne, Moğol saldırılarına, işgal teşebbüslerine maruz kaldıklarını kaydetti. Nice şehirlerin talan edildiğini, kasabaların, köylerin defalarca yakıldığını, yıkıldığını ve harap olduğunu vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ne yaptılarsa bizi bu topraklardan söküp atamadılar. Günde beş defa gökyüzüne yükselen Ezan-ı Muhammedi’leri susturamadılar. Gönderde nazlı nazlı dalgalanan bayrağımızı indiremediler. Devletimizi işgal, milletimizi esir edemediler. Şunu bugün bir kez daha gururla söylemek istiyorum, can verdik, canımızdan aziz bildiğimiz evlatlarımızı toprağa verdik, fakat tarihimizin hiçbir döneminde istiklalimizden taviz vermedik. Karşılaştığımız bütün badirelerden, şehitlerimizden aldığımız ilhamla Malazgirt ruhuyla, Çanakkale ruhuyla kurtulduk. İstiklal Harbi’nde yedi düvele karşı bu ruhla galip geldik. Kıbrıs’ta akan kanı bu ruhla durdurduk. 15 Temmuz Destanını bu ruhla yazdık. Ekonomik saldırıları, milli birliğimizi ifsat etmeye yönelik manipülasyonları ve dezenformasyon kampanyalarını bu ruhla bertaraf ettik. Yaklaşık 50 yıldır devam eden terörle mücadelemizi bu ruhla sürdürdük. Burada şu hususu da hatırlatmakta fayda görüyorum, şehitlerimizin hayatları pahasına bize emanet ettiği değerler, vatandır, ezandır, bayraktır, bağımsızlıktır, milletin hak ve hukukunu korumaktır. Biz de tam 23 yıldır bu emanetlere sahip çıkmanın, bu emanetlere gölge düşürmemenin mücadelesi veriyoruz.”

    “KUZU POSTU GİYDİRİLMİŞ SIRTLAN SÜRÜLERİNİN DE FARKINDAYIZ”

    Erdoğan, bugün dünya siyasetinin yeni baştan şekillendiğini, yakın çevrede çok ciddi krizler, çatışmalar ve gerilimler yaşandığını ifade etti. “Yıllarca bize ahlak satan, demokrasiden dem vuran, tekellerine aldıkları hak, hukuk, özgürlük kavramlarını bir sopa olarak kullanan aktörlerin çirkin yüzleri tek tek ortaya çıkıyor. Medeniyet dediklerinin tek dişi kalmış canavar olduğunu hepimiz bir kez daha görüyoruz.” diyen Erdoğan, şunları kaydetti: “Devletimiz tecrübeli ve liyakatli kadroların yönetiminde bu zorlu süreçleri hamdolsun çok başarılı bir şekilde yönetmektedir. Oynanan oyunların da kurulan tuzakların da tuzak kuranlarla birlikte kuzu postu giydirilmiş sırtlan sürülerinin de gayet farkındayız. Bugün geldiğimiz noktada Türkiye kendi güvenliği için yalnızca sınırları dahilinde değil, sınırların ötesinde de her türlü adımı atmaktadır. Nerede bir tehdit ve tehlike varsa kimseden icazet almadan kaynağında etkisiz hale getiriyoruz. Kahraman ordumuzun ve diğer güvenlik birimlerimizin operasyonları sayesinde terör örgütlerinin hareket kabiliyetini ciddi ölçüde sınırlandırdık. Savunma sanayinde 23 yılda geldiğimiz seviye zaten ortada. Daha önce yüzde 80 oranında yurt dışına bağımlı olduğumuz bu alanda şimdi yüzde 80 yerlilik oranına ulaştık. Bugün İHA’lar, SİHA’lar, füzeler, roketler, gemiler, helikopterler ve tanklar dahil hemen her alanda kendi ihtiyaçlarımızı kendimiz karşılayabiliyoruz. İnşallah yarın sıra savaş uçaklarına, uçak gemilerine gelecek. Cenabı Allah’a sonsuz şükürler olsun. Azmettik, çalıştık, kendimize güvendik ve işte 23 yılda buralara geldik. Şimdi sahadaki tüm bu kazanımlar kalıcı hale getirmek istiyoruz.”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, Terörsüz Türkiye çalışmalarına değinerek, “Bundan 16 ay önce başlattığımız Terörsüz Türkiye çalışmalarında kısa sürede kayda değer mesafe alındı. Sınırlarımız içinde ve dışında ülkemize yönelik güvenlik risklerinde ciddi manada azalma oldu.” ifadelerini kullandı. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) bünyesinde kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun 5 Ağustos 2025’ten beri yürüttüğü çalışmalarını dün itibarıyla nihayete erdirdiğini belirten Erdoğan, şöyle konuştu: “Ülkemizde bunlar yaşanırken, komşumuz Suriye’de de güzel gelişmeler yaşanıyor. Suriye’nin kuzeyindeki sorunun kan dökülmeden çözülmesi noktasında geçen ay anlaşmaya varıldı. Tam entegrasyona giden süreç başlamış oldu. Büyük bir hassasiyetle ve çok boyutlu olarak yürüttüğümüz bu çalışmaları inşallah kazasız belasız menziline ulaştıracağız. Başta şehit yakınlarımız olmak üzere 86 milyonun emanetini taşıdığımızın bilinciyle fevkalade dikkatli, tedbirli ve titiz hareket ediyoruz. Yaklaşık yarım asırdır milletimizin yüreğini yakan bu musibetten Türkiye’yi inşallah ebediyen kurtarmakta kararlıyız. Bunu da 23 yıldır olduğu gibi şehitlerimizin uğruna canlarını feda ettikleri emanetlere leke sürdürmeden, o kahramanların aziz ruhlarını incitmeden, şühedanın kemiklerini asla sızlatmadan başarmak niyetindeyiz.”

    “ARAMIZA NİFAK SOKMAYA ÇALIŞANLARA PRİM VERMEYECEĞİZ”

    Erdoğan, şehit yakınları ve gazileri rahatsız edecek hiçbir girişime, söze, tavır ve eyleme müsamahalarının olmadığını ve olamayacağını en iyi şehit yakınları ve gazilerin bildiğini belirterek, “Çözümsüzlükten beslenenler, gerilime ve çatışmaya bel bağlayanlar, Türkiye’nin ayağındaki kanlı prangadan kurtulmasını istemeyenler bizim hüsnü niyetimizi görmese de sizler samimiyetimizi görüyorsunuz. Allah’ın izniyle bunların oyunlarına gelmeyeceğiz. Uyanık olacak, aramıza nifak sokmaya çalışanlara prim vermeyeceğiz.” dedi. Şehit ailelerinin kendilerine aziz şehitlerin emaneti olduğunu vurgulayan Erdoğan, bu emanete layıkıyla sahip çıkmak boyunlarının borcu olduğunu dile getirdi. Devletin dün olduğu gibi yarın da tüm imkanlarıyla şehit ailelerinin yanında olmaya devam edeceğine işaret eden Erdoğan, “Siz şehit yakınlarımız için son 23 yılda daha önce gündemde bile olmayan nice hizmeti, imkanı, hakkı, kolaylığı devreye aldık. İlave istihdam hakkından aylıklara, gazilerimize bakım desteğinden araç alımında ÖTV muafiyetine, yavrularımızın özel eğitim kurumlarından ücretsiz yararlanmasından faturalarda ve seyahatlerde indirim hakkına çok geniş bir yelpazede şehit yakınları ve gazilerimizin yanında olduk.” şeklinde konuştu.

    “ŞEHİT YAKINI VE GAZİLERİN KAMUDA İSTİHDAMI 52 BİNE ULAŞTI”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1995 ile 2002 yılları arasında sadece 6 bin 315 şehit yakını ve gazinin kamuda istihdamının sağlandığını anımsatarak, şunları kaydetti: “18 Eylül’de yaptığımız 630 atama ile bu sayı 52 bine ulaştı. Şehitlerimizin aziz hatıralarını yaşatmak için 4 bin 227 okul, cadde, sokak ve kamu alanına onların isimlerini verdik. Kıbrıs Barış Harekatı şehitlerimizin ailelerine ve gazilerimize 31 bin 271 madalya tevcihini tamamladık. Daha burada sayamayacağımız pek çok hizmeti ve imkanı Allah’a hamdolsun şehit yakınlarımızın istifadesine sunduk. Aile, İçişleri ve Milli Savunma bakanlıklarımız bir yandan, Milli Savunma Komisyonumuz diğer yandan AK Parti’mizin ilgili birimleri bir başka koldan seferberlik ruhuyla şehit yakını ve gazilerimizin derdiyle yakından dertlenmekte, talep ve beklentilerine çözüm üretmektedir. Şehit yakınları ve gazilerimizin her an yanında yakınında olmaya çalışan bakanlıklarımızı ve tüm kurumlarımızı yürekten tebrik ediyorum.” Şehit yakınlarını bundan sonra da yalnız bırakmayacaklarını ve onlara her türlü desteği vermeyi sürdüreceklerini dile getiren Erdoğan, “Bu duygularla Ramazan-ı Şerif’inizin tekrar mübarek olmasını diliyorum. Bu ay boyunca tutacağınız oruçların, yapacağınız ibadetlerin hak katında kabul olmasını niyaz ediyorum. Bir gül bahçesine girercesine toprağa düşen aziz şehitlerimizi rahmetle yad ediyor. Gazilerimize, ülkem ve milletim adına buradan şükranlarımı sunuyorum.” dedi.

    İftarda, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın masasında eşi Emine Erdoğan, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve şehit aileleri yer aldı. >>>AA

  • SON DAKİKA – AFYONKARAHİSAR VALİSİ KÜBRA GÜRAN YİĞİTBAŞI İÇİŞLERİ BAKAN YARDIMCILIĞI GÖREVİNE ATANDI

    SON DAKİKA – AFYONKARAHİSAR VALİSİ KÜBRA GÜRAN YİĞİTBAŞI İÇİŞLERİ BAKAN YARDIMCILIĞI GÖREVİNE ATANDI


    İÇİŞLERİ BAKANLIĞI’NDA DİKKAT ÇEKEN DEĞİŞİM

    Cumhurbaşkanlığı’nın 2026/61 sayılı kararı ile İçişleri Bakanlığı’nda da önemli görev değişiklikleri yapıldı. Karar kapsamında Münir Karaloğlu, Mehmet Sağlam ve Mehmet Aktaş bakan yardımcılığı görevlerinden alındı.

    İÇİŞLERİ’NE ATANAN YENİ BAKAN YARDIMCILARI

    Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre Hakkari Valisi Ali Çelik ile Afyonkarahisar Valisi Kübra Güran Yiğitbaşı İçişleri Bakan Yardımcılığı görevine atandı. Ayrıca Mehmet Cangir de yeni bakan yardımcısı olarak görevlendirildi.

     

    ADALET BAKANLIĞI’NDA GÖREVDEN ALINAN İSİMLER

    Cumhurbaşkanlığı’nın 2026/60 sayılı kararı kapsamında Adalet Bakanlığı’nda görev yapan dört bakan yardımcısı görevden alındı. Kararla birlikte Ramazan Can, Hurşit Yıldırım, Mehmet Yılmaz ve Niyazi Acar görevlerinden ayrıldı.

    ADALET BAKANLIĞI’NA ATANAN YENİ İSİMLER

    Resmi Gazete’de yer alan bilgilere göre boşalan bakan yardımcılığı koltuklarına yeni atamalar hızla yapıldı. Abdullah Aydoğdu, Burak Ceyhan, Can Tuncay ve Sedat Ayyıldız Adalet Bakan Yardımcısı olarak görevlendirildi.

  • MİNİK ELLERDEN BÜYÜK VEFA: ÇOBANLAR’DA RAMAZAN BEREKETİ SOFRALARA ULAŞTI

    MİNİK ELLERDEN BÜYÜK VEFA: ÇOBANLAR’DA RAMAZAN BEREKETİ SOFRALARA ULAŞTI

    Geleceğin Aşçıları İyilik İçin Hamur Yoğurdu

    Çobanlar Kadın Kültür Evi’nde devam eden aşçılık kursları kapsamında gerçekleştirilen atölye çalışmasında, ilkokul öğrencileri usta öğreticiler eşliğinde tezgah başına geçti. Ramazan ayının simgesi olan pideleri kendi elleriyle hazırlayan çocukların heyecanı ve gayreti görülmeye değerdi. Unun ve suyun bereketini sevgiyle harmanlayan minikler, hazırladıkları pideleri fırına vererek pişme sürecini sabırsızlıkla bekledi.

    Sıcak Pideler Dualarla Buluştu

    Fırından çıkan taptaze ve dumanı üstünde tüten Ramazan pideleri, sadece bir yiyecek değil, birer “vefa elçisi” olarak yola çıktı. Öğrenciler, hazırladıkları pideleri paketleyerek ilçedeki yaşlıları ve ihtiyaç sahibi vatandaşları ziyaret etti. Kapı kapı dolaşarak büyüklerinin hayır duasını alan çocuklar, yardımlaşma ve dayanışma kültürünü yaşayarak öğrenmenin mutluluğunu yaşadı.

    “Değerlerimizi Paylaşarak Yaşatıyoruz”

    Etkinlikle ilgili görüşlerini belirten yetkililer, bu tür projelerin çocuklardaki yardımlaşma duygusunu pekiştirdiğini vurgulayarak şunları kaydetti:
    “Amacımız sadece çocuklara pide yapmayı öğretmek değil, onlara Ramazan’ın özü olan paylaşma bilincini aşılamaktır. Bugün burada pişegelen sadece hamur değil, sevgi ve hürmettir.”

    Vatandaşlar tarafından büyük takdir toplayan etkinlik, çocukların dağıtım sonrası yüzlerindeki tebessümle sona erdi.

  • Afyonkarahisar’da ramazan şenlikleri başladı

    Afyonkarahisar’da ramazan şenlikleri başladı

    Ramazan ayının manevi atmosferini yaşatmak amacıyla düzenlenen etkinliklerde her yaştan vatandaşa hitap eden programlar yer aldı. İftarın ardından sahne alan ramazan davulcuları ve maniler, meydanda nostaljik anlar yaşattı. Sema gösterisi ise izleyenlerden büyük ilgi gördü.

    Çocuklar için hazırlanan etkinlik alanlarında çeşitli oyunlar ve gösteriler düzenlenirken, Hacivat ile Karagöz’ün interaktif sahne performansı miniklere eğlenceli dakikalar sundu.

    Belediye yetkilileri, ramazan ayı boyunca Zafer Meydanı’nda kültürel ve sosyal etkinliklerin devam edeceğini belirterek tüm vatandaşları şenliklere davet etti.

  • Vali Yiğitbaşı şehit aileleri ve gazilerle iftarda buluştu

    Vali Yiğitbaşı şehit aileleri ve gazilerle iftarda buluştu

    İftar öncesinde masaları tek tek dolaşarak davetlilerle sohbet eden Vali Yiğitbaşı, şehit aileleri ve gazilerin her zaman devletin ve milletin baş tacı olduğunu ifade etti. Ramazan ayının paylaşma, dayanışma ve kardeşlik ayı olduğunu vurgulayan Yiğitbaşı, bu mübarek ayda aynı sofrayı paylaşmanın anlamlı olduğunu belirtti.

    Programda yapılan duaların ardından oruçlar hep birlikte açıldı. Samimi bir atmosferde gerçekleşen iftar buluşmasında aileler de memnuniyetlerini dile getirerek organizasyonda emeği geçenlere teşekkür etti.

    İftar programının sonunda Vali Yiğitbaşı, şehit aileleri ve gazilerle hatıra fotoğrafı çektirdi.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bakan Çiftçi ve Bakan Gürlek’i kabul etti

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bakan Çiftçi ve Bakan Gürlek’i kabul etti

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’yi kabul etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayrıca Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Adalet Bakanı Akın Gürlek ile de bir araya geldi. Görüşmelere ilişkin detay paylaşılmadı. >>>Haber Merkezi

  • Kadın çiftçilere yönelik eğitimler sürüyor

    Kadın çiftçilere yönelik eğitimler sürüyor

    Afyonkarahisar İl Tarım ve Orman Müdürlüğü teknik personelleri tarafından, Işıklar beldesinde kadın çiftçilere yönelik bilgilendirme ve eğitim toplantısı gerçekleştirildi.

    Eğitim programı kapsamında kadın üreticilere; Tarımsal Üretim Planlaması, Güvenilir Gıda, Devlet Destekli Tarım Sigortaları (TARSİM) ve İklim Değişikliğine Uyum konularında kapsamlı bilgiler verildi. Programda, sürdürülebilir üretim anlayışının yaygınlaştırılması ve tarımsal risklere karşı bilinç düzeyinin artırılması hedeflendi.

    Kırsal kalkınmanın temel aktörlerinden biri olan kadınların tarımsal üretim içerisindeki rolünün güçlendirilmesine büyük önem verdiklerini belirten İl Tarım ve Orman Müdürü Özkan Parlak, kırsal alanda yaşayan kadınların potansiyel kapasitelerinin ortaya çıkarılması, ekonomik hayata daha aktif katılımlarının sağlanması ve girişimci kadın sayısının artırılmasının Bakanlığın öncelikli hedefleri arasında yer aldığını ifade etti.

    İl genelinde kadın çiftçilere yönelik eğitim ve bilgilendirme faaliyetlerinin önümüzdeki süreçte de devam edeceği bildirildi.

  • Fahiş fiyat artışıyla mücadele sürüyor

    Fahiş fiyat artışıyla mücadele sürüyor

    Afyonkarahisar Ticaret İl Müdürlüğü ekiplerince Ramazan ayı dolayısıyla piyasa denetimleri artırıldı. Vatandaşların temel gıda ve ihtiyaç ürünlerine adil fiyatlarla ulaşmasını sağlamak amacıyla gerçekleştirilen kontrollerde, fahiş fiyat artışı ve stokçuluk uygulamalarına karşı sıkı inceleme yapılıyor.

    Denetimlerde un, yağ, süt ve süt ürünleri, et, yumurta, bakliyat ile temizlik ve hijyen ürünleri başta olmak üzere birçok temel ürün grubu mercek altına alındı. Raf ve kasa fiyat uyumu ile etiket bilgileri titizlikle kontrol ediliyor. Ekipler market denetimlerinin yanı sıra restoran ve lokantalarda sunulan iftar menülerinde fiyat şeffaflığı, gizli ücret ve zorunlu servis bedeli uygulamalarını da denetleniyor.

    Afyonkarahisar Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri haksız fiyat artışı yaptığı tespit edilen işletmelerin, ’Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu’na sevk edileceğini ve gerekli idari yaptırımların uygulanacağını bildirdi.

    Denetimlerin Ramazan ayı boyunca aralıksız süreceği kaydedildi.

  • Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcısı Patlak, AA’nın “Yılın Kareleri” oylamasına katıldı

    Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcısı Patlak, AA’nın “Yılın Kareleri” oylamasına katıldı

    AFYONKARAHİSAR (AA) – Afyonkarahisar Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Patlak, Anadolu Ajansının (AA) gözünden 2025'e damga vuran olaylara ait fotoğrafların yer aldığı "Yılın Kareleri" oylamasına katıldı.

    Patlak, lifebox, AJet ve ROKETSAN sponsorluğunda düzenlenen yarışmada, AA foto muhabirleri ve muhabirlerinin 2025 yılında Türkiye ile dünya gündeminde yankı bulan 6 kategorideki 112 fotoğrafını inceledi.

    Mehmet Patlak, "Gazze: Açlık" kategorisinde Ali Jadallah'ın "Gazze'de beslenme sorunu yaşayan Yezen'in sağlık durumu kötüleşiyor" isimli kareyi seçti.

    "Haber" kategorisinde Emin Sansar'ın "Kutlamalar", "Spor"da Mehmet Futsi'nin "Yüzücü", "Doğal Yaşam ve Çevre"de Beytullah Eles'in "Göklerde bir kale" karelerini tercih eden Patlak, "Günlük Hayat"ta Mahmoud Abu Hamda'nın "Umut" "Portre"de ise Ahmet Aslan'ın "Yılların ardından" fotoğrafını oyladı.

    Patlak, fotoğrafların hepsinin birbirinden güzel ve değerli olduğunu belirterek, "Seçmekte zorlandım. İnşallah seçtiğim fotoğraflar dereceye girer. Ülkemizin ramazan ayını da tebrik ediyorum." dedi.

    – Oylama

    AA'nın 2012'den bu yana düzenlediği yarışmada, bu yıl "Haber", "Doğal Yaşam ve Çevre", "Spor" ve "Günlük Hayat" olmak üzere 4 ana kategorinin yanı sıra "Gazze: Açlık" ve "Portre" başlıklı 2 özel kategori yer alıyor.

    Türkçe ve İngilizce alt yazıyla dünya genelinde yapılan oylamaya katılanlar, istedikleri sayıda fotoğrafa oy verebiliyor.

  • Afyon’da kadın çiftçilere yönelik eğitimler sürüyor

    Afyon’da kadın çiftçilere yönelik eğitimler sürüyor

    Eğitim programı kapsamında kadın üreticilere; Tarımsal Üretim Planlaması, Güvenilir Gıda, Devlet Destekli Tarım Sigortaları (TARSİM) ve İklim Değişikliğine Uyum konularında kapsamlı bilgiler verildi. Programda, sürdürülebilir üretim anlayışının yaygınlaştırılması ve tarımsal risklere karşı bilinç düzeyinin artırılması hedeflendi. Kırsal kalkınmanın temel aktörlerinden biri olan kadınların tarımsal üretim içerisindeki rolünün güçlendirilmesine büyük önem verdiklerini belirten İl Tarım ve Orman Müdürü Özkan Parlak, kırsal alanda yaşayan kadınların potansiyel kapasitelerinin ortaya çıkarılması, ekonomik hayata daha aktif katılımlarının sağlanması ve girişimci kadın sayısının artırılmasının Bakanlığın öncelikli hedefleri arasında yer aldığını ifade etti. Bakanlık tarafından yürütülen projelerde kadın üreticilere pozitif ayrımcılık uygulandığını vurgulayan Parlak, kadın girişimciliğini destekleyen, gelir getirici mesleki becerileri artıran ve kırsalda istihdam alanları oluşturan çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini kaydetti. İl genelinde kadın çiftçilere yönelik eğitim ve bilgilendirme faaliyetlerinin önümüzdeki süreçte de devam edeceği bildirildi. >>>Haber Merkezi

  • Afyonkarahisar’da uyuşturucu operasyonunda yakalanan şüpheli tutuklandı

    Afyonkarahisar’da uyuşturucu operasyonunda yakalanan şüpheli tutuklandı

    AFYONKARAHİSAR (AA) – Afyonkarahisar'da düzenlenen uyuşturucu gözaltına alınan şüpheli tutuklandı.

    İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, İzmir yolu üzerinde durdurulan bir otobüsteki N.D'nin eşyalarında 6 bin 692 uyuşturucu hap ele geçirdi.

    Gözaltına alınan şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.

    Zanlı, çıkarıldığı sulh ceza hakimliğince tutulandı.

  • Gazze’de Ramazan ayının ilk gününde saldırdılar

    Gazze’de Ramazan ayının ilk gününde saldırdılar

    İsrail, Gazze’de 10 Ekim’de yürürlüğe giden ateşkesi ihlal etmeye devam ediyor. Gazze’nin güneyinde Han Yunus kentinde bulunan Nasır Hastanesinden yapılan açıklamada, İsrail askerlerinin Han Yunus kentinin doğusundaki Beni Suheyla Kavşağı’nda ateş açtığı belirtildi. Açıklamada, İsrail askerlerinin saldırısında bir Filistinlinin hayatını kaybettiği aktarıldı. Bölgedeki AA muhabirinin yerel kaynaklardan aldığı bilgiye göre, İsrail askerlerinin Han Yunus kentinde işgal altında tuttukları bölgede açtıkları ateş sonucu Filistinli bir genç yaşamını yitirdi. Görgü tanıklarına göre, Han Yunus’un doğu bölgelerinde sabah saatlerinden itibaren, konuşlu İsrail askeri araçlarından yoğun ateş açıldı. Ayrıca, İsrail askeri araçları, Refah kenti yakınlarında Morag Koridoru civarında da ateş açtı, topçu birlikleri ise Bureyc Mülteci Kampı’nın doğu bölgelerini bombaladı. İsrail askeri araçları, Beyt Lahiya beldesinin doğu kesimlerine ateş açtı. Topçu birlikleri Gazze kentinin güneydoğusundaki Zeytun Mahallesi’nin doğusunu bombaladı. Gazze’deki Sağlık Bakanlığı verilerine göre, bölgede ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025’ten bu yana İsrail’in saldırılarında 603 kişi hayatını kaybederken, 1618 kişi yaralandı. İsrail’in Ekim 2023’ten bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda 72 bin 63 kişi yaşamını yitirdi, yaralı sayısı ise 171 bin 726’ya ulaştı.

    İSRAİLLİLER, İŞGAL ALTINDAKİ DOĞU KUDÜS’ÜN MİHMAS KASABASINDA 3 FİLİSTİNLİYİ ATEŞ AÇARAK YARALADI

    Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, işgal altındaki Doğu Kudüs’ün Mihmas kasabasına düzenledikleri baskın sırasında 3 Filistinliyi ateş açarak yaraladı. Filistin Kızılayından yapılan yazılı açıklamada, İsraillilerin, Mihmas kasabasına düzenledikleri baskın sırasında ateş açmaları sonucu 1’i ağır olmak üzere 3 Filistinlinin yaralandığı ifade edildi. Açıklamada, işgal altındaki Batı Şeria’nın Ramallah kentinde bulunan kızılay ekiplerinin söz konusu 3 yaralıyı hastaneye kaldırdığı ve yaralılardan birinin durumunun ciddi olduğu belirtildi. Kudüs Valiliği’nden baskına ilişkin yapılan açıklamada da İsraillilerin Filistinli çiftçilere ait onlarca koyunu çaldığı kaydedildi. Filistin’in Sesi Radyosu’nun haberinde de İsraillilerin Mihmas beldesinin dış kesimlerinde Filistinlilerin evlerine saldırdığı, bazı Filistinlileri darbettiği ve koyunlarını çaldığı belirtildi. İsrail’in Ekim 2023’te Gazze Şeridi’ne başlattığı saldırıların ardından Batı Şeria’da da öldürme, gözaltı, zorla yerinden etme ve yasa dışı yerleşim faaliyetleri dahil olmak üzere ihlaller arttı. Bu süreçte Batı Şeria ve Doğu Kudüs dahil olmak üzere 1115’ten fazla Filistinli hayatını kaybetti, yaklaşık 11 bin 500 kişi yaralandı, yaklaşık 22 bin Filistinli gözaltına alındı.

    İSRAİL, İŞGAL ALTINDAKİ BATI ŞERİA’DA ARKEOLOJİK ALANLARIN BULUNDUĞU 2 BİN DÖNÜMLÜK ARAZİYE EL KOYDU

    İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’nın kuzeyinde yer alan Nablus kentinde, arkeolojik alanların da bulunduğu 2 bin dönümlük araziye el koyduğu bildirildi. Filistin Kurtuluş Örgütüne (FKÖ) bağlı Ayrım Duvarı ve Yahudi Yerleşim Birimleriyle Mücadele Konseyi Başkanı Mueyyed Şaban, yaptığı açıklamada, konuya ilişkin bilgi verdi. İsrail’in Nablus’a bağlı Sebastiya ve Burka beldelerinde içinde arkeolojik alanların da bulunduğu 2 bin dönümlük araziye el koyduğunu aktaran Şaban, “Bugün yayımlanan resmi kamulaştırma emri, 18 Ocak 2025 tarihinde yayımlanan el koyma niyet beyanının doğrudan devamı niteliğindedir.” ifadesine yer verdi. Söz konusu el koyma işleminin Filistin halkının kültürel mirasına yönelik bir saldırı teşkil ettiğini vurgulayan Şaban, İsrail yönetiminin, yerleşim birimi hedeflerine ulaşmak için araçları, “seçicilikle” kullandığını dile getirdi. El koyma işleminin sadece arkeolojik sit alanıyla sınırlı kalmadığını, çevredeki tarım arazilerini de kapsayarak, bölge ekonomisine zarar verdiğini anlatan Şaban, İsrail’in Batı Şeria’daki fiili ilhakı, “düzenleme veya kültürel miras” kılıfıyla, idari araçlar üzerinden dayattığını ancak asıl amacın toprak kontrolünü yeniden yapılandırmak olduğunu ifade etti.

    BİNLERCE ZEYTİN AĞACI TEHDİT ALTINDA

    İsrail’in Haaretz gazetesi de 20 Kasım 2025 tarihli haberinde, orduya bağlı Sivil İdare’nin, Sebastiya arkeolojik alanını “geliştirmek” amacıyla özel mülkiyete ait 1800 dönüm araziyi kamulaştırmayı planladığını yazmıştı. Söz konusu haberde, kamulaştırma kararının Filistinlilere ait binlerce zeytin ağacını barındıran geniş arazileri de kapsadığına dikkat çekilmişti.

    316 TARİHİ ALAN HEDEF ALINDI

    Filistin Turizm ve Tarihi Eserler Bakanı Hani el-Hayik de daha önce AA muhabirine yaptığı açıklamada, İsrail ordusunun son 2 yıldaki saldırılarında Gazze Şeridi ve Batı Şeria’da 316 arkeolojik ve tarihi alanı hedef aldığını belirtmişti. İsrail’in tarihi eserlere yönelik tahribatına ilişkin Hayik, “İsrail, tarihi alanlara sistematik şekilde el koyuyor. Bu durum, alanların geniş ölçüde tahrip edilmesi ve arkeolojik arazilerin gasbedilmesiyle sonuçlanıyor.” değerlendirmesinde bulunmuştu.

    FİLİSTİN TOPRAKLARINI GASBEDEN İSRAİLLİLER, BATI ŞERİA’DA FİLİSTİNLİLERİN KOYUNLARINI ÇALDI

    Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, işgal altındaki Batı Şeria’nın kuzeyinde Filistinlilere ait koyunları çaldı. Filistin resmi ajansı WAFA’ya göre, Filistin topraklarını gasbeden siviller, gece ellerinde silahlarla çevreye ateş açarak Yebrud köyüne baskın düzenledi. İsrail askerlerinin himayesinde bölgeye geldiği belirtilen fanatik grubun Filistinlilerin ağıllarına girerek koyunlarını çaldığı ve çevredeki bazı yapılara zarar verdiği kaydedildi. Öte yandan İsrail ordusunun, el-Halil kentine düzenlediği baskında, 14 Filistinliyi gözaltına aldığı bildirildi. Kentin girişlerine blok betonlar yerleştirerek askeri kontrol noktaları oluşturan İsrail ordusu, trafik akışını da durdurdu. İsrail ordusu ve Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, Ekim 2023’te Gazze Şeridi’ne başlatılan saldırıların ardından, işgal altındaki Doğu Kudüs dahil Batı Şeria’daki baskınlarını artırmış ve Yahudi yerleşim faaliyetlerini yoğunlaştırmıştı.

    GAZZE ŞERİDİ’NDE BİR İSRAİL ASKERİ “DOST ATEŞİYLE” ÖLDÜRÜLDÜ

    Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus kentinde bir İsrail askeri, açılan “dost ateşi” sonucu hayatını kaybetti. İsrail ordusundan yapılan açıklamada, Han Yunus’ta Paraşütçü Tugayı’na bağlı keşif birliğinde görev yapan 21 yaşındaki Başçavuş Ofri Yafe’nin öldüğü belirtildi. Açıklamada olayın ayrıntılarına yer verilmedi. İsrail devlet televizyonu KAN ise söz konusu askerin, yanlışlıkla İsrail ordusunun açtığı ateş sonucu öldürüldüğünü aktardı. Ordunun olayla ilgili soruşturma başlattığı belirtildi. >>>AA

  • Afyonkarahisar’da Ramazan coskusu

    Afyonkarahisar’da Ramazan coskusu

    Afyonkarahisar’da, Ramazan-ı Şerif ayının gelmesiyle birlikte ilk teravih namazı camilerde yoğun katılımla eda edildi.

    On bir ayın sultanı Ramazan’ın manevi atmosferini yaşamak isteyen vatandaşlar camilere akın etti. Camilerinde saf tutan cemaat, dualar eşliğinde ilk teravih namazını kıldı.

    Ramazan ayının birlik, beraberlik ve kardeşlik duygularını pekiştirdiğini ifade eden vatandaşlar, mübarek Ramazan ayına kavuşmanın huzurunu yaşadıklarını belirtti. Camilerde oluşan yoğunluk, Ramazan’ın her yıl olduğu gibi bu yıl da büyük bir manevi coşkuyla karşılandığını gösterdi.

  • “Hedeflerimize tek tek ulaşacağız”

    “Hedeflerimize tek tek ulaşacağız”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Valiler Buluşması” programında konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, programın ülke, millet ve şehirler için hayırlara vesile olmasını diledi. Geçen hafta İçişleri Bakanlığında nöbet değişimi yaşandığını anımsatan Erdoğan, şunları söyledi: “2,5 yıl boyunca İçişleri Bakanı olarak görev yapan Ali Yerlikaya’ya bir kez de sizlerin huzurunda hizmetleri için teşekkür ediyorum. İçişleri Bakanlığı görevini devralan Mustafa Çiftçi’ye de aynı şekilde başarılar diliyor, yapacağı hayırlar sebebiyle milletim adına kendisine şimdiden şükranlarımı iletiyorum. Sizlerle birlikte vali yardımcılarımıza, kaymakamlarımıza ve mülki idare teşkilatımızın her bir mensubuna Rabb’imden muvaffakiyetler temenni ediyorum. Şehit mülki idare amirlerimizle birlikte ebediyete irtihal eden valilerimizi, kaymakamlarımızı bilvesile rahmetle yad ediyorum. Hepsinin de ruhu şad, mekanları cennet olsun.”

    GAZZELİLERE DAYANIŞMA MESAJLARINI GÖNDERDİ

    Ramazan-ı Şerif’in millet, alemi İslam ve tüm insanlık için hayırlar getirmesini dileyen Erdoğan, rahmet kapılarının açıldığı söz konusu mübarek günlerin, birlik ve beraberliklerini güçlendirmesini Allah’tan niyaz etti. Mehmet Akif Ersoy’un “Ya Rab, şu muazzam ramazan hürmetine, kaldır aradan vahdete hail ne ise; Ya Rab, şu asırlarca süren tefrikadan, artık ezilip düşmesin ümmet ye’se” dizelerini okuyan Erdoğan, Ersoy’un bu duasına kendilerinin de gönülden “amin” dediğini aktardı. Ramazan-ı Şerif’i derme çatma çadırlarda karşılamalarına rağmen vakar ve dirayetlerinden taviz vermeyen Gazzelilere, şahsı ve ülke adına dayanışma mesajlarını gönderen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Milletimizin her bir ferdinden, dualarında Filistinli mazlumları unutmamasını ayrıca ve özellikle istirham ediyorum. Bizler birbirimize destek oldukça, birbirimizin yaralarını sardıkça, yekvücut olup dayanışmamızı, muhabbetimizi artırdıkça, bölgemizde ve gönül coğrafyamızda barışın, huzurun ve istikrarın hüküm süreceği o güzel günlerin çok yakın olduğunu burada bir kez daha ifade etmek istiyorum. Yeter ki zulmün ve zalimin karşısında dimdik duralım. Yeter ki kardeşliğimize ve kardeşlerimize sımsıkı sarılalım. İnancımıza ve hayallerimize sahip çıkalım. İşte o zaman Cenabıallah’ın izniyle bozamayacağımız hiçbir tuzak, yırtıp atamayacağımız hiçbir plan, hüsrana uğratmayacağımız hiçbir oyun ve senaryo kalmayacaktır.”

    “DEVLET BİZDE YALNIZCA İDARİ BİR TEŞKİLATLANMAYI İFADE ETMEZ”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nurettin Topçu’nun millet, tarih ve kimlik arasındaki rabıtayı kaleme aldığı ifadelerini paylaşarak, şöyle konuştu: “Mazinin bittiği yerde, millet biter, insan biter, izan biter, nihayet bulurlar. Millet, tarihinden ibarettir. Onu tarihinden sıyırırsanız, insan sürüsü kalır. Milletlerin mazisini teşkil eden bütün eski hareketler, eski eserler ve düşünüşler ona bir zincirin halkaları gibi gelir. Ben babama, o da Kosova’nın kahramanlarına ve Yıldırım Han’a bağlanır. Bunların ruhu ise Yunuslar’la Alparslanlar’dan geçerek Hazreti Muhammed’e kadar uzanan zincirin bize daha yakın bulunan halkalarını teşkil ederler. Bizim bu atalarımızın varlığı geçmişten ibaret bir bütün teşkil ederek bizim ruhumuz, bizim dimağımız olmuştur. Millet bir büyük dimağın böyle büyük bir ruhun adıdır’. Evet. Büyük bir millet olarak bizim büyük dimağımızın, büyük ruhumuzun bir özelliği de devlet mefhumuna yüklediğimiz anlam ve atfettiğimiz önemdir. Biz, tarihinin hiçbir döneminde devletsiz kalmamış, ebet müddet şiarıyla devletini daima yaşatmış ve sonraki kuşaklara aktarmış bir milletiz. Milli ve manevi değerlerimiz, beşeri ve kültürel kıymetlerimiz, geçmiş ve gelecek tasavvurumuz devlet felsefemize doğrudan derç edilmiştir. İşte bu yüzden devlet bizde yalnızca idari bir teşkilatlanmayı ifade etmez. Aynı zamanda kudret, saadet, şefkat ve merhamet gibi anlamları da ihtiva eder.”

    “ADALETİ VE İYİLİĞİ TESİS ETMEDEN İDAREYİ TEMİN EDEMEZSİNİZ”

    Binlerce yıllık devlet geleneklerinin temelinde adalet, merkezinde insan, mihverinde ise erdem ve ahlakın olduğunu vurgulayan Erdoğan, “Bu bakımdan hükümet hikmetle iç içe geçmiştir. Devlet-i Aliye-de sadrazamlık dahil önemli makamlarda bulunmuş Yusuf Kamil Paşa bu hakikati, ‘hükümet hikmet ile müşterektir’ sözüyle dile getirmiştir. Dolayısıyla adaleti ve iyiliği tesis etmeden idareyi temin edemezsiniz. İnsanı yok sayar, hikmeti dışlarsanız huzur ve istikrarı sağlayamazsınız.” ifadesini kullandı. Erdoğan, Nizamülmülk’ün Siyasetname adlı eserinde yer alan bir anekdotu ise şu sözlerle dile getirdi: “Rivayet olunur ki Humus Valisi, Ömer bin Abdülaziz’e şöyle bir mektup yazdı. ‘Humus çarşısının duvarı harap olmuştur. Onu imar etmek lazımdır. Ne buyurursunuz?’. Ömer bin Abdülaziz, aynı kağıda şöyle yazdı; ‘Humus çarşısının duvarını adaletle yükselttiğinde, yolları da korku ve zulümden arındırıp tertemiz ettiğinde ortaya çıkacak yapının çamur ve tuğlaya ihtiyacı yoktur’. Mesele bizim için işte bu kadar kristalize bir hakikattir. İllerimizde şahsımı ve devletimizi temsilen görev yapan valilerimiz, bu yönüyle hayati bir yetki ve sorumluluğu deruhte etmektedir.” Valinin, kamil ve müşfik devletin sahadaki yansıması olduğunu dile getiren Erdoğan, “Adalet, hikmet ve hükümetin eritme potasıdır. Vatandaş ile devletin buluşma noktasıdır. Valilik, sadra şifa olma, derde deva olma yeri, milletimizle hemhal olma, vatandaşla hemdem ve hemdert olma makamıdır.” ifadesini kullandı. Valilerden en büyük beklentilerinin, sorunlara hızlı ve etkin çözümler üretmeleri, insanların gönlüne girmeleri, görev ve mesuliyet dairesinde maksimum verimle vazifelerini ifa etmeleri olduğunu kaydeden Erdoğan, liderliğin de esasen bunları gerektirdiğini söyledi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başarılı bir vali, iyi bir lider demektir. İyi liderlik de yük almayı, sorumluluk almayı, riske girmeyi, idareimaslahatçılıktan, yani yerelde çözülebilecek sorunları Ankara’ya havale etmekten uzak durmayı gerektirir.” değerlendirmesinde bulundu. Suyu akışına bırakan, hazıra konan, selefinden devraldığı mirası tüketen bir yöneticinin, ne bulunduğu vilayete ne de riyaset ettiği kamu kurumuna liderlik etmesinin mümkün olmadığını vurgulayan Erdoğan, “Her birinizden görevinizi yaparken şu hassasiyetleri her daim gözetmenizi özellikle bekliyorum. Devletimizin sizlere emanet ettiği kaynakları, milletimizin ve şehirlerimizin faydasına olacak şekilde çok titiz bir surette kullanmalısınız. Yürüttüğünüz projeleri, yaptığınız yatırımları, verdiğiniz hizmetleri Hakk’ın rızasına vasıl olma aracı olarak görmelisiniz.” diye konuştu.

    “DEVLETİ TEMSİL EDERKEN VAKUR OLMAK, KİBİRLİ OLMAK ANLAMINA ASLA GELMEZ”

    Her fırsatta vurguladığını, bugün altını tekrar çizdiğini söyleyen Erdoğan, “Ünvanımız ne olursa olsun, şahsım dahil hepimiz, aziz milletimizin birer hizmetkarıyız. Devleti temsil ederken vakur olmak, kibirli olmak anlamına asla gelmez. Vatandaşa tepeden bakılmasına, insanımıza hürmetsizlik edilmesine, insanlarımız arasında ayrımcılık yapılmasına müsamahamızın olmadığını sizler zaten çok iyi biliyorsunuz. Hizmet ederken güç zehirlenmesine kapılmayacak, kariyer mühendisliğine girişmeyecek, hizmetkarı olmaktan şeref duyduğumuz devletimizin ve aziz milletimizin selameti dışında hiçbir menfaat gözetmeyeceğiz.” sözlerini sarf etti. Son dönemde şikayetlere konu olan bir hususu ifade etmekte fayda gördüğünü aktaran Erdoğan, “Sosyal medyanın ve dijital platformların yaygınlaşmasıyla birlikte iletişim ve bilgilendirme faaliyetlerinin önemli bir kısmı bu mecralara kaydı. Kamu kurumlarımız ve görevlilerimiz doğal olarak bu mecraları daha çok kullanmaya başladı. Ancak beğeni almak, etkileşimi artırmak, gündeme gelmek gibi sebeplerle bu mecralarda ölçünün zaman zaman kaçtığına şahit oluyoruz. İnsanların mahremiyeti ihlal edilirken devletimizin ciddiyetine yakışmayan sahneler ortaya çıkmakta, iletişim çalışması ya iletişim kazasına ya da iletişim krizine dönüşmektedir.” görüşünü paylaştı.

    Erdoğan, bu konuda hassasiyet gösterileceğine inandığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Tahir bin Hüseyin’in Rakka ve Mısır valisi olarak atanan oğluna verdiği şu nasihatleri şahsımla birlikte sizlere de hatırlatmak istiyorum: ‘Bilesin ki mülk Allah’ındır. Dilediğine verir, dilediğinin elinden ise çeker, alır. En hızlı el değiştiren nimet bu nimettir. İdareci ve mahiyeti nimete nankörlük eder, halka büyüklük taslarlar ise Allah’ın fazlından lütfettiği bu nimet hızla el değiştirerek, başkasının olur. Hırsa kapılma. En büyük hazinen iyilik, takva, adalet, halkın maslahatını gözetmek, memleketini imar etmek, halkın durumunu araştırıp soruşturmak, onların muhafazası ve mazlumlara yardım etmek olsun’. Bu hikmet dolu sözlerin, vazifenizi yaparken her biriniz için birer pusula işlevi görmesini temenni ediyorum.”

    “DOĞRU BİLDİĞİMİZDEN ASLA AYRILMAYACAĞIZ”

    Geçen hafta belediye başkanlarına ifade ettiği bazı hususları valilerin de dikkatine getirmek istediğini vurgulayan Erdoğan, “Ramazan-ı Şerif’i hem ülkemizde hem de sınırlarımızın ötesinde dolu dolu geçirmek amacıyla iftar ve sahur sofralarına konuk olacak, vatandaşlarımızla aynı çorbaya kaşık sallayacak, aynı ekmeği bölüşecek, hanelerle birlikte asıl gönüllere misafir olacağız. Özellikle istikbalimizin teminatı olan yavrularımızın bu mübarek günlerin farkında olmalarını sağlayacak, okullarımızda düzenleyeceğimiz çeşitli etkinliklerle bu bereket ikliminden faydalanmalarını temin edeceğiz.” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kendi hayat tarzlarına 23 yıldır hiçbir müdahale olmadığı, Türkiye’de laiklik tartışması yokken özgürlük alanları hiçbir surette kısıtlanmadığı halde milletimizin inancını özgürce yaşamasına tahammül edemeyen azgın güruhun hezeyanlarına kulak asmadan, doğru bildiğimizden asla ayrılmayacağız. Yayımladıkları bildirilerle 86 milyonun ramazan sevincine gölge düşürmek isteyenlerin, milletimizin arasına nifak sokmasına, birlik ve kardeşlik ayı Ramazan-ı Şerif’te insanımızı kutuplaştırmasına eyvallah demeyeceğiz.” diye konuştu.

    Valilerden mübarek ramazan ayında çok büyük gayret beklediğini belirten Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Şunu en iyi sizler biliyorsunuz. Unutmayın, devlet kapısı hacet kapısıdır. Bizim insanımız mahcuptur, mağrurdur. Kalbini herkese açmaz. Derdini, sıkıntısını ulu orta herkese anlatmaz. Hele hele meramını, maruzatını, ihtiyacını herkesle paylaşmaz. O yüzden ihtiyaç sahibi kardeşlerimizi siz arayıp bulacak, onlar size gelmeden siz onların yardımına koşacaksınız. Gerekirse Ömer gibi kapı kapı gezecek, sorunları yerinde tespit edecek, bunları en hızlı şekilde çözüme sizler ulaştıracaksınız. Gariplerin, yoksulların, öksüz ve yetimlerin elinden siz tutacaksınız. Ziyaretlerle, sahur ve iftar programlarıyla, yardım çalışmalarıyla devletimizin şefkatli elini vatandaşa sizler uzatacaksınız. Eğer bir evde iftar yemeği pişmiyorsa, eğer bir hanede sahur sofrası kurulamıyor, tencere kaynamıyorsa Allah korusun bu vebali ne siz ne de biz taşıyabiliriz. Bu konuda siz kıymetli valilerimizden ayrı bir hassasiyet beklediğimi tekrar ifade ediyor, Rabb’im yar ve yardımcınız olsun diyorum.” Derdi olan, ülkenin, milletin derdiyle dertlenen bir kadro olduklarını ifade eden Erdoğan, milletin takdiriyle ülkeyi yönetme görevini devraldıkları günden bu yana 86 milyonun müreffeh ve mutlu geleceği için canla başla çalıştıklarını söyledi.

    “MÜSTESNA BİR BAŞARIYLA SÜRECİ YÖNETİYORUZ”

    Erdoğan, gerek bölgede gerekse dünyada risk ve belirsizliklerin dalga dalga yayıldığı kritik bir dönemde iç cepheyi tahkim etmek amacıyla Cumhur İttifakı olarak tarihi bir adım attıklarını hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı: “Terörsüz Türkiye sürecini başlatarak milletimizin ayağına vurulan yarım asırlık kanlı prangayı parçalamak üzere sadece elimizi değil gövdemizi de taşın altına koyduk. Süreci sabote etmek isteyen karanlık odaklara rağmen 16 aydır hem büyük bir hassasiyetle hem de müstesna bir başarıyla süreci yönetiyoruz. İlgili kurumlarımız sahadaki görevlerini özenle ve koordinasyon içinde icra etmeyi sürdürüyor. Suriye’nin kuzeyindeki sorunun inşallah suhuletle çözülmesiyle birlikte önümüz daha da açılacaktır. Türkiye olarak bunun gerçekleşmesi için kardeşlik ve komşuluk hukuku çerçevesinde gereken desteği vermeye devam edeceğiz. Malumunuz Meclisimizin çatısı altında kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonumuz raporunu bugün tamamladı. Tüm siyasi parti gruplarının desteğiyle nihai raporunu kabul etti. Bu vesileyle 5 Ağustos’tan beri Komisyon bünyesinde mesuliyet bilinciyle hareket eden tüm milletvekillerine, bilhassa Cumhur İttifakımızın kıymetli temsilcilerine teşekkür ediyorum. Değerli fikirleriyle Komisyon’a katkı sunan tüm davetlilere ayrıca ülkem ve milletim adına minnettarlığımı ifade ediyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanımızı ilk günden itibaren sergilediği dirayetli, yapıcı, uzlaştırıcı tavır için tebrik ediyorum. Komisyonumuz vazifesini titizlikle yaparak uzlaşı temelinde kaleme aldığı raporuyla sürece ivme kazandıracak bir perspektif ortaya koymuştur. Yol haritası niteliğindeki bu raporu önemli bir kazanım olarak görüyorum. Şimdi Meclisimizde sürecin yasal boyutuyla ilgili mütalaalar başlayacak. Silah bıraktığını ilan eden terör örgütünün tamamen tasfiyesi noktasında bazı adımlar atılacak. Böylece önce terörsüz Türkiye’yi, inşallah ardından da terörsüz bölgeyi coğrafyamızda kuvveden fiile çıkaracağız.”

    “İNŞALLAH HEDEFLERİMİZE TEK TEK ULAŞACAĞIZ”

    Sürecin sıhhatli bir şekilde devamı için sınır bölgelerdeki valiler başta olmak üzere mülki idare amirlerine önemli görevler düştüğünü dile getiren Erdoğan, “Olası provokasyonların önüne geçilmesi, şehirlerimizde huzur ve güven ortamının korunması, güvenlik boyutunda en ufak bir zafiyetin olmaması, Terörsüz Türkiye’ye doğru ilerlediğimiz bu günlerde oldukça mühimdir. Sizlerden bu konuda da azami katkı beklediğimin altını özellikle çiziyorum. Merkezi idaremizin, yerel yönetimlerimizin, sivil toplum kuruluşlarımızın uyum içinde çalışmasıyla inşallah hedeflerimize tek tek ulaşacağız. Kahraman şehitlerimizin emanetine, gazilerimizin ve şehit yakınlarımızın hassasiyetlerine en güçlü şekilde sahip çıkacağız.” diye konuştu. Erdoğan, başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ebedi azaptan kurtuluş olan Ramazan-ı Şerif’in alem-i İslam’ın intibahına vesile olmasını temenni etti. Valilere yaptıkları ve yapacakları tüm hizmetler için teşekkür eden Erdoğan, çalışmalarında üstün muvaffakiyetler diledi.

    NOTLAR

    Programda konuşmaların ardından, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından yılın idarecilerine ödülleri takdim edildi. “Şehit Kaymakam Ersin Ateş Üstün Hizmet Ödülü”ne, İstanbul Vali Yardımcısı Ahmet Sühely Üçer; “Merhum Vali Celalettin Tüfekçi Meslek Ödülü”ne, Kocaeli Derince Kaymakamı Mustafa Demirelli; “Merhum Vali Galip Demirel Sosyal Hizmet Ödülü”ne, Sinop Boyabat Kaymakamı Enver Yılmaz; “Şehit Kaymakam Muhammet Fatih Safitürk Üstün Hizmet Ödülü”ne, Batman Gercüş Kaymakamı Muhammed Öztaş; “Vali Doktor Mehmet Vecdi Gönül Güvenlik Hizmet Ödülü”ne, Gaziantep İslahiye Kaymakamı Mehmet Soylu; “Merhum Vali Orhan Alaaddin Erbuğ Meslekte Bir Olay ve Anı Ödülü”ne de Şırnak Vali Yardımcısı Murat Çiçek layık görüldü.

    PROGRAMA AFYONKARAHİSAR VALİSİ YİĞİTBAŞI DA KATILDI

    Valiler Buluşması’na katılan Afyonkarahisar Valisi Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı, paylaşımında şu ifadelere yer verdi: “Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle; Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen ‘Valiler Buluşması’na, İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi ve 81 ilin Valileri birlikte katıldık. Sayın Cumhurbaşkanımıza nazik kabulleri ve bizlere yön veren kıymetli hitapları için en derin şükranlarımı sunuyorum. Program kapsamında farklı kategorilerde Başarılı İdareci Ödüllerine layık görülen ve ödülleri sayın Cumhurbaşkanımız tarafından takdim edilen mülkî idare amirlerimizi tebrik ediyor, görevlerinde başarılar temenni ediyorum.” >>>Haber Merkezi

  • Afyonkarahisar’da ruhsatsız silah operasyonunda 8 şüpheli yakalandı

    Afyonkarahisar’da ruhsatsız silah operasyonunda 8 şüpheli yakalandı

    AFYONKARAHİSAR (AA) – Afyonkarahisar'da düzenlenen ruhsatsız silah operasyonunda yakalanan 8 şüpheliye yasal işlem uygulandı.

    İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Sinanpapaşa ilçesinde ruhsatsız silahla mücadele kapsamında çalışma başlattı.

    Ekiplerin, Boyalı ile Kayadibi köyünde belirlenen adreslere düzenlediği operasyonda, 8 ruhsatsız silah, 5 bıçak,10 fişek ve 45 kartuş ele geçirildi.

    Operasyonda yakalanan 8 şüpheliye yasal işlem uygulandı.

  • Afyonkarahisar’da 9 günlük asayiş raporu

    Afyonkarahisar’da 9 günlük asayiş raporu

    Kız öğrenci yurtlarının çevresi, Hıdırlık Mesire Alanı, Erenler bölgesi ve il genelinde yapılan kontrollerde; hırsızlık suçundan 10 yıl 2 ay 2 gün kesinleşmiş hapis cezası bulunan 1 kişi dahil olmak üzere toplam 22 hükümlü ile ifadesine başvurulmak üzere aranan 10 kişi yakalandı. Böylece 9 günlük süreçte toplam 32 aranan şahıs adli makamlara teslim edildi.

    BİNLERCE SORGU YAPILDI

    Uygulamalar kapsamında 7 bin 554 şahıs ve 1.914 araç sorgulandı. Denetimlerde; 1 tüfek, 4 tabanca, 1 kurusıkı tabanca, 40 fişek, 16 bıçak (16 şahsa toplam 59.280 TL idari yaptırım), 52 sentetik ecza, 5 uyuşturucu emdirilmiş peçete, 1,2 gram uyuşturucu madde ele geçirildi. Toplamda 48 şahsa 151 bin 586 TL, 25 araca ise 288 bin 230 TL idari para cezası uygulandı.

    HIRSIZLIK OLAYLARI AYDINLATILDI

    İl merkezinde meydana gelen 2 evden hırsızlık, 1 açıktan hırsızlık, 1 otodan hırsızlık ve 1 oto hırsızlığı olayına ilişkin yürütülen operasyonel çalışmalarda 6 şüpheli yakalandı. Şüphelilerden 1’i çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Olaylarla bağlantılı olarak 1 traktör, 1 römork, 13 gümüş yüzük, 2 çanta ve 1 çift spor ayakkabı ele geçirildi.

    FUHŞA TEŞVİK SORUŞTURMALARI

    “Fuhşa Teşvik, Aracılık veya Zorlama” suçuna yönelik il merkezinde yürütülen 3 ayrı tahkikat kapsamında 2 şüpheli yakalandı.

    DAZKIRI’DA GENİŞ KATILIMLI UYGULAMA

    Dazkırı ilçesinde 35 personelin katılımıyla gerçekleştirilen genel asayiş uygulamasında 10 kahvehane, 3 alkollü mekan, 3 konaklama tesisi ve 356 şahıs kontrol edildi. Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürlüğü yetkilileri, vatandaşların huzur ve güvenliğini sağlamak amacıyla denetim ve uygulamaların kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi. >>>Haber Merkezi

  • Başhekim Acar’dan AFSİAD’a ziyaret

    Başhekim Acar’dan AFSİAD’a ziyaret

    Gerçekleştirilen ziyarette; Afyonkarahisar’daki sağlık hizmetlerinin mevcut durumu, kamu hizmetlerinin etkinliği, yerel kalkınma dinamikleri ve ortak çalışma alanları ele alındı. Karşılıklı fikir alışverişinin yapıldığı görüşmede, şehir ölçeğinde sağlık, ekonomi ve sosyal hayatın kesişim noktalarında geliştirilebilecek iş birlikleri değerlendirildi. Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren AFSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kadir Sayın, nazik ziyaretleri dolayısıyla Afyonkarahisar Devlet Hastanesi Başhekimi Opr. Dr. Osman Acar’a teşekkür etti. Ziyarette AFSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Abdurrahman Alp, Yönetim Kurulu üyesi Tufan İplikçioğlu ve AFSİAD üyesi Ayşenur Şahin Mercan yer aldı. >>>Mustafa BAYER

  • İlk sahur bu gece yapılacak

    İlk sahur bu gece yapılacak

    Rahmet, bereket ve mağfiret ayı olarak kabul edilen Ramazan; sahur sofralarından iftar buluşmalarına, teravih namazlarından ihtiyaç sahiplerine uzanan yardımlaşma köprülerine kadar pek çok manevi güzelliği beraberinde getiriyor. Oruç ibadetini yerine getirecek vatandaşlar, bu gece başlayacak sahurla birlikte bir aylık manevi yolculuğa adım atacak.

    SON ORUÇ 19 MART’TA

    Ramazan ayının son orucu 19 Mart 2026 Perşembe günü tutulacak. Aynı gün Ramazan Bayramı arifesi idrak edilecek. 20 Mart 2026 Cuma günü ise Ramazan Bayramı’nın birinci günü olarak kutlanacak. Böylece bir ay süren oruç ibadeti, bayram sevinciyle taçlanacak. Her yıl hicri takvime göre yaklaşık 10-11 gün geriye gelen Ramazan ayı, bu yıl kış mevsimine denk geliyor. Günlerin nispeten kısa olması nedeniyle oruç süreleri yaz aylarına kıyasla daha kısa olacak.

    SAHUR VE İFTAR HEYECANI

    Sahur, imsak vaktine kadar yenilip içilebilen ve oruca hazırlık niteliği taşıyan önemli bir vakit olarak biliniyor. İmsakla birlikte başlayan oruç, akşam ezanının okunmasıyla sona eriyor. Ramazan boyunca camilerde teravih namazları kılınacak, sofralarda paylaşmanın bereketi yaşanacak. On bir ayın sultanı olarak anılan Ramazan ayı, manevi arınma, sabır ve dayanışma duygularının güçlendiği özel bir dönem olarak bir kez daha gönülleri kuşatacak. >>>Ferhat YÜKSEL

  • Camiler Ramazan ayına hazırlandı

    Camiler Ramazan ayına hazırlandı

    Afyonkarahisar’da ki camiler yapılan temizlik çalışmasıyla yarın başlayacak olan Ramazan ayına hazır hale getirildi.

    Camilerimizin Afyonkarahisar Valiliği himayelerinde, İl Müftülüğü, Türkiye Diyanet Vakfı Afyonkarahisar Şubesi (TDV) ve Sivil Toplum Kuruluşları (STK) işbirliği ile camilerin genel temizliği ve bakımlarının yapıldığı belirtildi. Afyonkarahisar Vali Yardımcısı Bedir Deveci temizliği yapılan camileri yerinde incelerken, temizliklerin camii görevlileri başta olmak üzere gönüller tarafından gerçekleştirildiği belirtildi.

  • Çiftçilere yönelik bitki koruma eğitimleri sürüyor

    Çiftçilere yönelik bitki koruma eğitimleri sürüyor

    Afyonkarahisar’da çiftçilere yönelik verilen ‘B-Reçete uygulamaları ile Bitki Koruma Ürünleri Uygulayıcısı Eğitimleri’ sürüyor.

    Eğitim çalışmasının Tarım ve Orman İl Müdürlüğü koordinesinde ilçe müdürlükleri tarafından verildiği belirtildi. Eğitim çalışmasıyla ilgili yapılan açıklamada, “İl ve İlçe Müdürlüklerimizde görevli teknik personelimiz tarafından, il genelinde üreticilerimize yönelik B-Reçete uygulamaları ile Bitki Koruma Ürünleri Uygulayıcısı Eğitimleri planlı şekilde yürütülmekte olup eğitim ve bilgilendirme çalışmaları aralıksız sürdürülmektedir. Bu çerçevede İhsaniye, Çay ve Emirdağ ilçelerimizde gerçekleştirilen eğitimlerde bitki koruma ürünlerinin doğru ve bilinçli kullanımı, e-Reçete (B-Reçete) sistemi ve uygulama esasları ile çevre ve insan sağlığının korunması konularında üreticilerimize bilgilendirme yapılmıştır. Müdürlüğümüz olarak üretimde verim ve kaliteyi artırmak, sürdürülebilir tarımı desteklemek ve bilinçli bitki koruma uygulamalarını yaygınlaştırmak amacıyla eğitim çalışmalarımız il genelinde devam edecektir” ifadelerine yer verildi.

  • Ramazanda oruç süreleri dünya genelinde 12 ila 15 saat olacak

    Ramazanda oruç süreleri dünya genelinde 12 ila 15 saat olacak

    Müslümanlar, dünya genelinde ramazan ayına 18 ya da 19 Şubat’ta başlamaya hazırlanırken oruç tutma süreleri ülkelerin konumuna göre değişecek. Dünya genelindeki 2 milyarı aşkın Müslüman için ramazandaki günlük oruç süresi, coğrafi konum ve yılın dönemine bağlı olarak değişiklik gösterirken süreler yaklaşık 12 ila 15 saat şeklinde seyredecek. Kuzey yarım kürede yaşayan Müslümanlar için bu yıl oruç süreleri geçen yıla göre biraz daha kısa olacak ve 2031’e kadar kademeli olarak kısalmayı sürdürecek. 2031’de kuzey yarım kürede en kısa, güney yarım kürede ise en uzun oruç süreleri görülecek. Kuzey yarım kürede 2047’de en uzun oruç süreleri görülürken güney yarım kürede ise en kısa oruç süreleri yaşanacak. Hicri takvimin 33 yıllık döngüsü nedeniyle ramazan her yıl 10-12 gün daha erken başladığı için bu ay, 2030’da iki kez idrak edilecek. Buna göre ramazan 2030’da önce 5 Ocak’ta, ardından 26 Aralık’ta başlayacak.

    Bu ramazanda kış mevsimini yaşayan kuzey yarım kürede ilk gün oruç süreleri yaklaşık 12-13 saat olacak ve ay ilerledikçe bu süre kademeli olarak uzayacak. Şili, Yeni Zelanda ve Güney Afrika gibi güney yarım küre ülkelerinde ise ilk gün oruç sürelerinin 14-15 saate kadar çıkması, ay boyunca ise kısalması bekleniyor. Suudi Arabistan merkezli Dünya İslam Birliği verilerinde başkentler esas alınarak yapılan hesaplamalara göre, ramazanın ilk gününde oruç süreleri, Türkiye’de 12 saat 23 dakika, Suudi Arabistan’da 12 saat 42 dakika, ABD’de 12 saat 25 dakika, İngiltere’de 12 saat 8 dakika, Finlandiya’da 11 saat 53 dakika, Pakistan’da 12 saat 30 dakika, Japonya’da 12 saat 27 dakika, İspanya’da 12 saat 23 dakika, Endonezya’da 13 saat 28 dakika, Brezilya’da 13 saat 47 dakika ve Güney Afrika’da 14 saat 13 dakika olarak hesaplandı.

    RAMAZANIN SON GÜNÜ EN UZUN ORUÇ İZLANDA VE GRÖNLAND’DA

    Ramazanın muhtemel son günü 19 Mart’ta oruç tutma süreleri, ayın başlangıcına göre değişkenlik gösterecek. Hesaplamalara göre, ramazanın son gününde İzlanda’nın Reykjavik kenti ile Grönland’ın Nuuk kentinde 15 saat 3 dakika ile en uzun orucun tutulacağı öngörülüyor. Ramazanın başında 15 saat 22 dakika ile en uzun orucun tutulacağı Yeni Zelanda’nın Christchurch kentinde ise bu süre 2 saate yakın kısalarak 13 saat 46 dakika olacak. >>>AA

  • Tünelden geçen dev makine parçası sürücüleri korkuttu

    Tünelden geçen dev makine parçası sürücüleri korkuttu

    Özellikle Karahisar Tüneli’ne giriş anı ise tam anlamıyla nefesleri tuttu. Dev yükle tünele yaklaşan çekici, adeta milimetrik bir hesapla yolun tam ortasından ilerleyerek içeri girdi. O anları görüntüleyen bir gazetecinin, esprili anonsu gülümsetti.

    Taşıma işlemini gerçekleştiren firmanın önceden detaylı bir planlama yaptığı, güzergâh ve yükseklik hesaplarını titizlikle tamamladığı öğrenildi. Çekici sürücüsünün soğukkanlı manevraları ise dikkat çekti.

    Afyonkarahisar-İzmir Karayolu’nda dün yaşanan manzara, “yük büyük, heyecan daha büyük” dedirtti. >>>Mustafa BAYER

  • Hedef orijinal Van kedisi yavru sayısını artırmak

    Hedef orijinal Van kedisi yavru sayısını artırmak

    Aslan yürüyüşü, kabarık kuyruğu, farklı göz renkleri gibi özellikleriyle öne çıkan ve kentin en önemli değerlerinden olan Van kedilerine, merkezdeki görevliler tarafından özenle bakılıyor. Üniversite yerleşkesindeki Kedi Villası’nda koruma altında tutulan Van kedilerinin orijinal formuna yakın olanların sayısının artırılması için titiz çalışma yürütülüyor. Geçen yıl, 15’i tek göz (göz renkleri farklı olan) 120 yavrunun doğduğu Kedi Villası’ndaki Van kedileri, bu yılın ilk doğum sezonuna hazırlanıyor. Merkez Müdürü Prof. Dr. Abdullah Kaya, AA muhabirine, merkez olarak 34 yıldan bu yana Van kedilerinin neslinin korunması için çalışma yürüttüklerini söyledi. Geçen yılın doğum sezonunun tamamlanmasının ardından yeni sezon için hazırlıklara başladıklarını anlatan Kaya, şöyle konuştu: “Aşıları, kilo aldırma işlemleri ve gebeliğe hazırlık gibi bütün aşamalar şu anda devam ediyor. Bir yıl boyunca gerek doğum gerekse emzirme sürecinde hayvanların kaybettiği kiloları ve kondisyonlarını tekrar kazandırıp 2026 sezonunda sağlıklı yavru doğurabilecek hale getirmeye çalışıyoruz. Onun için hem sağlık taramalarını yapıyoruz hem besleme programlarını ona göre ayarlıyoruz.”

    “DAHA ÇOK KALİTELİ YAVRU ELDE ETME ÇABASI İÇİNDE OLUYORUZ”

    Van kedilerinin neslinin tehlike altında olduğu için koruma altında bulunduğunu anımsatan Kaya, her artışın kediler için büyük önem taşıdığını vurguladı. Orijinal Van kedisi yetiştirmenin birinci hedefleri olduğunu ifade eden Kaya, “Bu noktada emin adımlarla ilerliyoruz. Amacımız sadece yavru doğurtmak değil, orijinal Van kedisi yavrusu doğurtmak. Biz bir yıl içinde daha çok kaliteli yavru elde etme çabası içinde oluyoruz. O nedenle doğru yoldayız. Her sene Van kedisinin orijinal popülasyonu artış gösteriyor ama yolumuz çok daha uzun.” dedi. Aşıların tamamlanmasından yaklaşık 20 gün sonra çiftleşme sürecinin başlayacağını anlatan Kaya, nisan ayı sonuna doğru birinci parti doğumların başlayacağını dile getirdi.

    “VAN KEDİSİ SAHİBİ OLMAK BİR AYRICALIK”

    Popülasyonu sadece merkezdeki sayıyı artırmak olarak görmediklerini ifade eden Abdullah Kaya, şunları kaydetti: “Türkiye’deki Van kedisi sayısının artışı ile ilgili bir değerlendirme yapıyoruz. Yetiştirdiğimiz hayvanların yüzde 80’ini sahiplendirme yapıyoruz. Onun için damızlık ihtiyacımızı karşıladıktan sonra fazla olan bütün yavrular insanların evinde olsun istiyoruz. Her evde bir Van kedisi olsun diyoruz. Bu zaten bizim kuruluş amacımıza uygun. Her sene kedilerin sayısını cüzi miktarda artırıyoruz. Bu daha uzun süre böyle devam edecek. Van kedisi sahibi olan bir aile bizimle her zaman irtibatlı oluyor. Yani hastalığında, çiftleştirmesinde, doğumunda bizimle iletişim kuruyor. Van kedisi sahibi olmak ayrı bir ayrıcalık ve buna sahip olanlar da farkını gördüğü için onları bir aile olarak değerlendiriyoruz.” >>>AA

  • Savaşın gölgesinde Ramazan ayını karşılayacaklar

    Savaşın gölgesinde Ramazan ayını karşılayacaklar

    İsrail’in abluka ve saldırıları altındaki Gazzeliler, 3 yıldır çadır hayatının zorluklarıyla mücadele ediyor. İnsanoğlunun en çok ihtiyaç duyduğu istikrarlı ve onurlu yaşamdan mahrum bırakılan Filistinliler, siyasi ve askeri belirsizliklerin devam ettiği, barınma ve yeme içme gibi en temel ihtiyaçların bile karşılanamadığı bir ortamda hayata tutunmak için ellerinden geleni yapıyor. Ramazanı büyük bir coşkuyla, adeta bir bayramı karşılar gibi karşılayan ve büyük hazırlıklar yapan Gazzeliler, ramazan hilalinin, çadırlarda bile sönmeyeceğini ve Filistinliler için bu hilalin büyük bir umut olduğunu gösteriyor.

    Necat Kampı sakinleri de bu amaçla kolları sıvadı. Kampta girişilen hummalı çalışmayla çadırlara “hayırlı ramazanlar” yazıları asıldı. Ramazanla bütünleşen “fener” resimleri yapılarak, kamp boydan boya Filistin bayraklarıyla donatılırken, akşamları ortamın aydınlanması için bayrakların arasına lambalar yerleştirildi ve led ışıklı süslemeler asıldı.

    Kamptaki mescidin üstündeki direğe devasa bir fener asılırken, kamp meydanına çocukların eğlenmesi için salıncak ve trambolin getirildi. Çocuklar ramazan boyunca sürecek bu eğlenceye salıncakta sallanarak ve trambolinde zıplayarak daha şimdiden başladı.

    AA muhabirinin mikrofon uzattığı genci yaşlısıyla kamp sakinleri, huzurlu ve saldırıların durduğu bir ramazan geçirmeyi ve daha güzel ramazanlara erişmeyi diledi.

    BOMBA YAĞMAYAN, KAYIP VERİLMEYEN BİR RAMAZAN DİLİYORLAR

    Kamp sakini çocuklardan Muhammed Abdulfettah Fucu, “Bu zor şartlarda, abluka altında ve yaşadığımız acılara rağmen kendi kendimizi mutlu etmeye çalıştık ve bu nedenle kampı süsledik.” dedi.

    Ramazanın özel ritüelleri olduğunu, süslemelerin de bunlardan biri olduğunu anlatan Fucu, iftar ve sahurda hep bir araya geldiklerini, bunların Gazze’de kutsal kabul edilen değerler olduğunu ifade etti.

    Ramazanın gelişiyle Gazze’de kadın, erkek, çocuk, yaşlı, herkesin çok mutlu olduğunu dile getiren Fucu, İslam alemine şöyle seslendi:

    “Yahudilere, savaşı durdurmalarını, ramazan ayında bizi bombalamamalarını söylesinler. Çünkü bu mübarek ayda kimseyi kaybetmek istemiyoruz. Biz sofraya oturduğumuzda birinin eksik olmasını istemiyoruz. Pek çok aile yarın o sofraya fertleri eksik bir şekilde oturacak.”

    Eski güzel ramazanları özlemle yad eden Fucu, “Bugün o günlerden geriye hiçbir şey kalmadı. Ölenler, şehit olanlar oldu. Savaş bizi yaraladı.” dedi.

    RAMAZANI ÇADIRDA DEĞİL EVDE KARŞILAYACAKLARI GÜNLERİN HAYALİNİ KURUYORLAR

    Bir diğer çocuk Dima Zuğrub ise karton kutulardan fenerler yaptıklarını ve hazırlıkları tamamladıklarını dile getirdi.

    “Ramazan ayını büyük bir mutluluk ve evimize dönme umuduyla karşıladık. Refah’ı (göç ettiği yer) çok özledik ama inşallah en kısa zamanda evimize döneceğiz. Burada kalmayacağız, inşallah döneceğiz.” diyen Zuğrub ramazanı çadırlarda değil evlerde karşılama temennisinde bulundu.

    Kamp sakinlerinden Ebu Mahmud Aşur ise Gazzelilerin ramazanı bu yıl da çok zor şartlarda karşıladığını kaydetti.

    Refah’tan Han Yunus’a göç ettiklerini aktaran Aşur, “Bu yılki ramazan, inşallah öncekilerden daha iyi olur.” temennisinde bulundu. >>>AA