Kategori: Genel

  • Esenyurt Türkiye tarihinde ilklere girdi: Bir milyonu aştı!

    Esenyurt Türkiye tarihinde ilklere girdi: Bir milyonu aştı!

    Esenyurt 57 ili geride bıraktı

    Esenyurt’un ulaştığı bu nüfus seviyesi, ilçenin Türkiye’deki pek çok şehirden daha kalabalık hale geldiğini kanıtladı. Nüfus verilerine göre ortaya çıkan tablo şu şekilde: Esenyurt, nüfus miktarıyla Türkiye’deki 81 ilin 57 tanesini geride bıraktı. İlçenin nüfusu; Eskişehir, Mardin, Trabzon ve Malatya gibi büyükşehir statüsündeki illerin toplam nüfusunu dahi aşmış durumda. İstanbul’un toplam nüfus yükünün önemli bir kısmı tek bir ilçede toplanmaya devam ediyor.

    Hızlı yapılaşma ve göç etkili oldu

    Uzmanlar, Esenyurt’un bu denli hızlı büyümesinde son yirmi yıldaki yoğun yapılaşma, sanayi bölgelerine yakınlık ve hem iç hem de dış göçün odak noktası olmasının etkili olduğunu vurguluyor. İlçedeki demografik yapının bu kadar kısa sürede büyümesi, altyapı ve sosyal hizmetler üzerindeki planlamaların önemini bir kez daha gündeme getirdi.>>>Haber MERKEZİ 

  • Yüksek sesle konuşma kavgası kanlı bitti: Dayı ve yeğen kan saçtı!

    Yüksek sesle konuşma kavgası kanlı bitti: Dayı ve yeğen kan saçtı!

    Yüksek sesle konuşma uyarısı kavgayı başlattı

    Gece saat 04.00 sıralarında meydana gelen olayda, 24 yaşındaki M.Ö. telefonla yüksek sesle konuştuğu gerekçesiyle, komşuların rahatsız olabileceğini belirten yeğeni İ.Ş. tarafından uyarıldı. Dayı ve yeğen arasında başlayan bu sözlü tartışma kısa sürede büyüyerek fiziksel kavgaya dönüştü. Arbede sırasında darp edilen 20 yaşındaki yeğen İ.Ş. burnundan yaralandı.

    SAMSUN’DA GECELEYİN YÜKSEK SESLE TELEFONLA KONUŞMA MESELESİ YÜZÜNDEN DAYI-YEĞEN ARASINDA ÇIKAN KAVGADA YEĞENİ DARP SONUCU BURNUNDAN YARALAYIP ABLASINI BIÇAKLAYAN ŞAHIS BALKONDAN ATLAYARAK HASTANELİK OLDU. (MUHAMMER AY/SAMSUN-İHA)
    Samsun’da gece yüksek sesle telefonla konuşma meselesi yüzünden dayı-yeğen arasında çıkan kavgada yeğeni darp sonucu burnundan yaralayıp ablasını bıçaklayan şahıs balkondan atlayarak hastanelik oldu.

    Kavgayı ayırmak isteyen anne bıçaklandı

    Kavganın büyümesi üzerine araya giren İ.Ş.’nin annesi ve aynı zamanda M.Ö.’nün ablası olan 38 yaşındaki D.B., kardeşi tarafından sol kolundan bıçaklandı. Ablasının bıçaklanmasıyla büyük bir panik ve pişmanlık yaşayan M.Ö., ablasının çok kan kaybettiğini görünce ikinci katın balkonundan kendini aşağı attı.

    SAMSUN’DA GECELEYİN YÜKSEK SESLE TELEFONLA KONUŞMA MESELESİ YÜZÜNDEN DAYI-YEĞEN ARASINDA ÇIKAN KAVGADA YEĞENİ DARP SONUCU BURNUNDAN YARALAYIP ABLASINI BIÇAKLAYAN ŞAHIS BALKONDAN ATLAYARAK HASTANELİK OLDU. (MUHAMMER AY/SAMSUN-İHA)
    Samsun’da gece yüksek sesle telefonla konuşma meselesi yüzünden dayı-yeğen arasında çıkan kavgada yeğeni darp sonucu burnundan yaralayıp ablasını bıçaklayan şahıs balkondan atlayarak hastanelik oldu.

    Yaralılar hastaneye kaldırıldı

    İhbar üzerine olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Balkondan atlayarak yaralanan M.Ö., Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Hastanesine kaldırılırken; burnundan darbe alan İ.Ş. ve kolundan bıçaklanan anne D.B. özel bir hastanede tedavi altına alındı. Polis ekiplerinin olay yerindeki incelemeleri sürerken, olayla ilgili geniş çaplı soruşturma devam ediyor.

  • Can kaybı 72 bin 27’ye yükseldi

    Can kaybı 72 bin 27’ye yükseldi

    İsrail, 10 Ekim’den bu yana yürürlükte olan ateşkes anlaşmasını ihlal etmeye devam ediyor. Görgü tanıkları, İsrail ordusunun Gazze kentinin doğu bölgeleri ile bölgenin kuzeyinde yer alan Cibaliya beldesinin doğusunu hedef aldığını belirtti. İsrail ordusunun Han Yunus kentinin doğusunda bina ve evleri patlayıcılarla havaya uçurduğu ve saldırılar sonucu meydana gelen şiddetli patlamanın Gazze Şeridi’nin birçok bölgesinden duyulduğu aktarıldı. İsrail donanmasına ait savaş gemilerinin Refah ve Han Yunus kentlerinin sahillerine doğru ateş açtığı, aynı zamanda Refah üzerinde İsrail’e ait bir helikopterden de ateş açıldığı paylaşıldı. Gazze’deki Sağlık Bakanlığı verilerine göre, ateşkes anlaşmasının yürürlüğe girmesinden bu yana İsrail ordusunun saldırılarında 574 Filistinli hayatını kaybetti, 1518 kişi yaralandı.

    İSRAİL’İN GAZZE ŞERİDİ’NE SALDIRILARINDA CAN KAYBI 72 BİN 27’YE YÜKSELDİ

    İsrail ordusu, ateşkese rağmen Gazze Şeridi’ne saldırılarını sürdürüyor. Gazze’deki Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail’in Ekim 2023’ten bu yana devam eden saldırılarında yaşanan can kayıplarına ilişkin son veriler paylaşıldı. Açıklamada, son 24 saatte 2 Filistinlinin cenazesi ile 25 yaralının Gazze’deki hastanelere getirildiği belirtildi. Gazze’de ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025’ten bu yana İsrail’in saldırılarında 576 kişinin öldürüldüğü, 1543 kişinin yaralandığı, enkaz altından 717 kişinin cesedinin çıkarıldığı kaydedildi. Açıklamada, İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlere dair toplam istatistiklere, 30 Ocak ile 6 Şubat tarihleri arasında bilgileri tamamlanıp ölümleri Adli Komite tarafından onaylanan 174 Filistinlinin de eklendiği ifade edildi.

    GAZZE’DE BİR FİLİSTİNLİ HAYATINI KAYBETTİ

    Sağlık kaynaklarından alınan bilgiye göre, Gazze kentinin doğusundaki Şucaiyye Mahallesi’nde 30 yaşındaki Filistinli Ferac İbrahim Salim, İsrail askerlerinin açtığı ateş sonucu hayatını kaybetti. Saldırı, İsrail’in ateşkes anlaşmasını günlük olarak ihlal ettiği saldırılar kapsamında gerçekleşti. İsrail ordusu, gece ve sabah saatlerinde Han Yunus kentinin doğusunda bina ve evleri patlayıcılarla havaya uçurmuş, saldırılar sonucu meydana gelen şiddetli patlamaların sesi Gazze Şeridi’nin birçok bölgesinden duyulmuştu. İsrail donanmasına ait savaş gemileri, Refah ve Han Yunus kentlerinin sahillerine doğru ateş açarken, aynı zamanda Refah üzerinde İsrail’e ait bir helikopterden de ateş açılmıştı. İsrail ordusunun, ateşkese rağmen Gazze Şeridi’nde sürdürdüğü saldırılarda bir Filistinli yaşamını yitirdi, 2 kişi yaralandı. Sağlık kaynakları ve görgü tanıklarının aktardığına göre, Gazze kentinin doğusundaki Şucaiyye Mahallesi’nde 30 yaşındaki Filistinli Ferac İbrahim Salim, İsrail askerlerinin açtığı ateş sonucu hayatını kaybetti. Ayrıca İsrail ordusunun Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Deyr Belah ile kuzeyindeki Beyt Lahiya kentlerinde açtığı ateş sonucu 2 Filistinli yaralandı.

    Saldırılar, İsrail’in ateşkes anlaşmasını günlük olarak ihlal ettiği saldırılar kapsamında gerçekleşti. İsrail ordusu, gece ve sabah saatlerinde Han Yunus kentinin doğusunda bina ve evleri patlayıcılarla havaya uçurmuş, saldırılar sonucu meydana gelen şiddetli patlamaların sesi Gazze Şeridi’nin birçok bölgesinden duyulmuştu. İsrail donanmasına ait savaş gemileri de Refah ve Han Yunus kentlerinin sahillerine doğru ateş açarken, aynı zamanda Refah üzerinde İsrail’e ait bir helikopterden de ateş açılmıştı. Gazze’deki Sağlık Bakanlığı verilerine göre, ateşkes anlaşmasının yürürlüğe girmesinden bu yana İsrail ordusunun saldırılarında 576 Filistinli hayatını kaybetti, 1543 kişi yaralandı.

    UNICEF: ATEŞKESE RAĞMEN YILBAŞINDAN BU YANA GAZZE’DE 37 ÇOCUK HAYATINI KAYBETTİ

    UNICEF tarafından yayımlanan raporda, Gazze’de yürürlükteki ateşkesin son derece kırılgan olduğu, İsrail’in saldırıları nedeniyle çocukların yaşamının hâlâ ciddi tehdit altında bulunduğu vurgulanarak, yılbaşından bu yana Gazze’de 37 çocuğun hayatını kaybettiği bilgisine yer verildi. Raporda, ateşkese rağmen İsrail ordusunun saldırılarını sürdürdüğü Gazze’de çocukların hava saldırılarıyla karşı karşıya kaldığı, sağlık, su ve eğitim sistemlerinin çökmesi nedeniyle insani koşulların ölümcül boyutlara ulaştığı ifade edildi. Mevcut durumun Gazze’deki çocuklar için “son derece kırılgan ve ölümcül” olmaya devam ettiğini belirtilen raporda, işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te de artan İsrail saldırılarının çocukların güvenliğini ciddi şekilde tehdit ettiğine dikkati çekilerek, burada da ocak ayında 2 çocuğun hayatını kaybettiği, 25 çocuğun ise yaralandığı aktarıldı.

    GAZZE SAĞLIK BAKANLIĞI: SAĞLIK SİSTEMİ ÇÖKME NOKTASINDA, HASTANELER HAYATİ HİZMETLERİ SÜRDÜREMİYOR

    Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, sağlık sisteminin çökme noktasına geldiği ve hastanelerin hayati hizmetleri sürdüremediği vurgulanarak, halen kısıtlı şekilde faaliyet gösterebilen hastanelerin yaşam kurtaran sağlık merkezleri olmaktan çıktığı, binlerce hasta ve yaralı için “zorunlu bekleme istasyonlarına” dönüştüğü ifade edildi. Sağlık sistemine yönelik, “sağlık soykırımı” olarak nitelendirilen, saldırıların yıkıcı etkilerinin, hizmetlerin sürdürülmesini günlük bir mucizeye dönüştürdüğü ve toparlanma çabalarının önünde büyük bir engel oluşturduğu kaydedildi. Bakanlık, ilaç ve tıbbi sarf malzemelerindeki sıfır stok seviyelerinin, en basit ağrı kesicilerin dahi erişilemez bir lüks haline gelmesine yol açtığını bildirdi. Açıklamaya göre, temel ilaç listesinin yüzde 46’sında, tıbbi sarf malzemelerinin yüzde 66’sında, laboratuvar malzemeleri ve kan bankası ihtiyaçlarının ise yüzde 84’ünde stoklar tamamen tükenmiş durumda. Açıklamada, kanser tedavileri, kan hastalıkları, cerrahi hizmetler, ameliyatlar, yoğun bakım, acil ve birinci basamak sağlık hizmetlerinin krizin en ağır şekilde etkilediği alanların başında geldiği ifade edildi. Gazze’ye ulaştırılabilen ilaçların ise son derece sınırlı miktarlarda olduğu ve mevcut ihtiyacı karşılamaktan uzak kaldığı belirtildi. Sağlık Bakanlığı, Gazze’deki hastanelerde sağlık sisteminin kurtarılmasının geçici ve acil çözümlerle mümkün olmadığını, bu tür yaklaşımların krizin tehlikeli sonuçlarını daha da derinleştirdiğini vurguladı. Açıklamanın sonunda, ilaç stoklarının acilen güçlendirilmesi için tüm ilgili taraflara derhal ve etkili şekilde müdahale çağrısı yinelendi.

    GAZZE’DE FELÇ OLAN SAĞLIK SİSTEMİ

    Gazze’de sağlık sistemi; yakıt, ilaç ve tıbbi malzeme yetersizliği ile insani yardım girişlerine getirilen kısıtlamalar nedeniyle neredeyse tamamen felç olmuş durumda. İsrail ordusu, Ekim 2023’te başlayan ve iki yıl süren saldırıları sırasında hastaneleri, sağlık tesislerini ve ilaç depolarını da hedef almış; sağlık çalışanlarını alıkoymuş ve tıbbi malzemelerin bölgeye girişini engellemişti. Gazze’de 10 Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkese rağmen İsrail’in yükümlülüklerini yerine getirmediği, tıbbi yardım kamyonlarının girişinin aylık ihtiyacın yüzde 30’unun altına düştüğü belirtiliyor.

    İSRAİLLİLER, 70 YILLIK OLAN ZEYTİN AĞAÇLARINI KESTİ

    Kasra Belediye Başkanı Hani Avde, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin beldenin doğusundaki Şa‘b el-Harab bölgesinde bazıları 70 yıllık olan zeytin ağaçlarını kestiğini söyledi. Avde, gaspçı İsraillilere ait buldozerlerin çok sayıda zeytin ağacını kökünden söktüğünü ve Filistinlilere ait arazileri tahrip ettiğini belirterek, bölgede amacı henüz bilinmeyen kırmızı işaretler bırakıldığını aktardı. Aynı beldede, gaspçı İsraillilerin, Ras el-Ayn bölgesinde bir Filistinlinin evinin çevresine koyunlarını salarak otlattığını kaydeden Avde, bu durumun ev sakinleri arasında korku ve paniğe yol açtığını ifade etti. Avde ayrıca, İsrail ordusunun daha sonra aynı bölgeye baskın düzenleyerek arama faaliyetleri yürüttüğünü vurgulayarak, Ras el-Ayn bölgesinde kurulan yerleşim çadırının ise Filistinlilere yönelik saldırıların merkezi haline geldiğini dile getirdi. Filistin Kurtuluş Örgütüne (FKÖ) bağlı Ayrım Duvarı ve Yahudi Yerleşim Birimleriyle Mücadele Konseyi’nin raporuna göre, ocak ayında İsrail ordusu ve Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler tarafından Batı Şeria genelinde toplam 1872 saldırı gerçekleştirildi. Bu saldırıların 1404’ü İsrail ordusu, 468’i ise gaspçı İsrailliler tarafından yapıldı.

    İSRAİL, İŞGAL ALTINDAKİ DOĞU KUDÜS’TE FİLİSTİNLİ BİR VATANDAŞA, KENDİ EVİNİ YIKTIRDI

    Filistin resmi ajansı WAFA, İsrail makamlarının, Kudüslü Macid es-Selayime’yi, El-Eşkariyye Mahallesi’nde 8 yıl önce inşa edilen ve 4 kişinin yaşadığı evini, ruhsatsız inşa edildiği bahanesiyle yıkmaya zorladığını ve ayrıca 100 bin şekeli (yaklaşık 32 bin doları) aşan para cezası ödemeye mahkum ettiğini aktardı. İsrail’e ait belediyeden gelen yazının ardından Filistinli, uzun yıllardır yaşadıkları yuvalarını yıkmak zorunda kaldı. İsrail yönetimi, özellikle Kudüs şehrinde, Filistinlileri ruhsatsız olduğu bahanesiyle kendi evlerini yıkmaya zorluyor. Buna karşı çıkanların evleri ise İsrail’e ait buldozerlerle yıkılıyor ve binlerce dolar tutan yıkım masrafları da mülk sahiplerine ödetiliyor. Kudüs’teki İsrail belediyesi, Filistinlilere yapı ruhsatı vermeyi reddederek; evlerini yıkıyor ya da Filistinlileri evlerini kendi imkânlarıyla yıkmaya zorluyor. İsrail bunu, barınma hakkını güvence altına alan uluslararası hukuk ve insani normlara aykırı olup, Kudüs kentinden Filistinlilerin zorla yerinden edilmesini hedefleyen sistematik işgal politikalarının bir parçası olarak yapıyor. Söz konusu politikalar, kent içinde ve çevresinde Yahudi yerleşim yerlerinin genişletilmesiyle eş zamanlı olarak yürütülüyor.

    İSRAİL, BATI ŞERİA’DA GECE DÜZENLEDİĞİ BASKINLARDA 3 FİLİSTİNLİYİ GÖZALTINA ALDI

    Yerel kaynaklara göre, İsrail ordusu Batı Şeria’nın kuzeyindeki Kalkilya’nın doğusunda bulunan Azzun köyünde birçok eve baskın düzenleyerek aralarında 10 yaşında bir çocuğun da bulunduğu 21 Filistinliyi sahada sorguladıktan sonra ise serbest bıraktı. İsrail güçleri, Nablus’un merkezindeki kuzey dağlık bölgesinde bulunan bir binaya düzenledikleri baskın sırasında da bir genci gözaltına aldı. İsrail ordusu, Batı Şeria’nın güneyinde, El Halil’in kuzeyinde bulunan Beyt Emr kasabasında da bir eve baskın düzenleyerek bir genci gözaltına aldı. Filistin resmi ajansı WAFA’nın haberinde de İsrail güçlerinin Kalkilya’nın doğusundaki Kefr Kaddum köyüne düzenledikleri baskın sırasında Ayrım Duvarı ve Yahudi Yerleşim Birimleriyle Mücadele Konseyi Müdürü İştivi’nin evinde arama yaptıktan sonra İştivi’yi gözaltına aldığı belirtildi. Filistinli Esirler Cemiyeti’nin 5 Şubat’ta yaptığı açıklamaya göre, Şubat ayı başı itibarıyla İsrail hapishanelerindeki Filistinli tutukluların sayısı 9 bin 300’ü aşmış olup, bunların arasında 56 kadın ve 350 çocuk bulunuyor.

    İSRAİL, BATI ŞERİA’DA BİR HAFTADA 526 HAYVANI ÇALDI, 824 AĞACI SÖKTÜ

    Filistin Tarım Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail’in 29 Ocak-5 Şubat tarihlerinde tarım ve hayvancılık sektöründe gerçekleştirdiği ihlallere ilişkin rapora yer verildi. Bunlar arasında zeytin başta olmak ağaçlarının sökülmesi, kesilmesi ve zarar verilmesi, tarım arazilerindeki tesislerin ve su kaynaklarının tahrip edilmesi, çiftçilerin topraklarına ve meralarına erişiminin engellenmesi, hayvanlarının çalınması ve Filistinlilere saldırılması gibi ihlallerin yer aldığı kaydedildi. Açıklamada, “Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler ile İsrail ordusunun saldırıları sonucu söz konusu dönemde 824 ağaç söküldü, 526 baş hayvan çalındı. Bu saldırılar, yaklaşık 706 bin dolar tutarında zarara yol açtı.” ifadesi kullanıldı. Batı Şeria genelindeki en fazla zararın El Halil’de kaydedildiği, özellikle kentin güneyindeki Mesafir Yatta bölgesinde oluşan tahmini zararın yaklaşık 618 bin 142 dolar olduğu aktarıldı. Bakanlık, uluslararası toplum, insan hakları ve insani yardım kuruluşlarına “Filistinli çiftçilere acil koruma sağlanması, bu ihlallerin cezasız bırakılmasına son verilmesi ve İsrail makamlarından hesap verilmesi” çağrısında bulundu. Filistin resmi kurumlarının verilerine göre, işgal altındaki Batı Şeria’da 2025 yılı boyunca Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, Filistinlilere ve mülklerine yönelik 4 bin 723 saldırı gerçekleştirdi. Bu saldırılarda 14 Filistinli hayatını kaybetti. İsrail’in Gazze Şeridi’ne saldırı başlattığı Ekim 2023’ten bu yana işgal altındaki Batı Şeria ile Doğu Kudüs’te Filistinlilere yönelik gözaltı, baskın ve saldırılarda da artış yaşanıyor. Filistinliler, bu saldırıların İsrail’in Batı Şeria’yı resmen ilhak etmesinin önünü açtığı ve bunun da Birleşmiş Milletler kararlarında yer alan iki devletli çözüm ihtimalini tamamen ortadan kaldıracağı uyarısında bulunuyor.

    İSRAİL ORDUSU, BATI ŞERİA’DA BİR ASKERİ ÜSTE ESİR ALDIĞI FİLİSTİNLİYİ VURDU

    İsrail ordusundan yapılan açıklamada, olayın Ürdün Vadisi’ndeki bir askeri üste meydana geldiği bildirildi. Açıklamada, askeri üste bir Filistinli esirin kelepçelerinden kurtularak bir İsrail askerine saldırdığı ve yaraladığı öne sürüldü. Olay yerinde bulunan bir başka askerin ateş açarak Filistinli esiri vurduğu belirtilen açıklamada, yaralanan İsrail askerinin hastaneye kaldırıldığı aktarılırken Filistinli esirin durumu hakkında bilgi paylaşılmadı. İsrail’in Kanal 12 televizyonu, dün Kral Hüseyin Köprüsü (Allenby) Sınır Kapısı’nda gerekçe gösterilmeksizin İsrail ordusu tarafından gözaltına alınan 50’li yaşlardaki Filistinli esirin dizlerinden vurulduğunu ve orta derecede yaralandığını kaydetti. >>>AA

  • Eski darphaneden yılda iki ay su akıyor

    Eski darphaneden yılda iki ay su akıyor

    Çamlıca Mahallesi’nde kar sularıyla beslenen şelale, eskiden darphane olarak kullanılan mağaranın ortasından çağlıyor. Doğayla iç içe zaman geçirmek isteyenlerin gezi rotasında yer alan şelale, bölgede etkili olan yağışların ardından yeniden akmaya başladı. Yaklaşık 200 metre yüksekten akan şelale, kayaların ortasında gizlenmiş doğal güzelliğiyle dikkati çekiyor. Çamlıca Mahallesi muhtarı Hayrettin Değirmenci, mahallenin tarihinin milattan önce 350 yılına dayandığını, birçok tarihi yapıya ve doğal güzelliğe sahip olduğunu söyledi. Değirmenci, mahallelerine 5 kilometre uzaklıktaki Zebil Dağı’nda bulunan ve eskiden darphane olarak kullanılan mağaranın çıkış noktasından akan suların şelaleyi oluşturduğunu dile getirdi. Geçmiş dönemlerde altın, gümüş, demir ve çelik gibi madenlerin eritildiği dağın içinde, atölye tarzında odaların yer aldığını anlatan Değirmenci, şunları kaydetti: “Burası mevsimsel olarak 2 ay akıyor. Geçmişte buranın darphane olarak kullanıldığını biliyoruz. Zaman zaman merak edip girdiğim yerde, su akmasından dolayı deformeler oluyor. Mağaranın bir kitabesi de var. O kitabeyi okutamadığımız için sadece fotoğrafını çekiyoruz, kontrol ediyoruz. Değerli bir yer olduğu ve köklü bir kavmin yaşadığı belli.”

    “ŞELALE KURUMUŞ OLSA BİLE İÇERİDEKİ SU BİTMİYOR”

    Değirmenci, geçmişten beri yürüyüş ve gezi turlarının yapıldığı bölgeye çok sayıda turistin geldiğini ifade ederek, ayrıca dağlardan yuvarlanan kayaların zaman zaman şelale yolunu kapattığını söyledi. Suyun aktığı mağaranın yapısıyla ilgili bilgi veren Değirmenci, “Orada 2 ay su akıyor ama içerideki yapı şöyle. Şelale kurumuş olsa bile içerideki su bitmiyor. Orada bir terazide duruyor ve içeride su oluyor. İçeriden gelen su, atölyelerin altından geçiyor. Atölyeler suyun üstünde.” diye konuştu.

    “YURT DIŞINDAN GELENLERİ DE GÖRDÜM”

    Değirmenci, 2 ay daha görülebilecek şelalenin herkesi cezbedeceğini dile getirdi. Bölgede yaşayan Ramazan Kaymak ise kanyonun yamacındaki dağın eskiden darphane olarak kullanıldığını vurguladı. Bölgenin tarihi yapılar anlamında önemli değerlere sahip olduğunu belirten Kaymak, “Buranın su akışı ortalama 2 ay. Burayı görmeye yurt dışından gelenleri de gördüm. Suyun çıkış noktasında çevirisi yok ama kitabesi var. Bu kitabenin açılımını merak edip görenler var. Yaya ve bisikletle yürüyüşe gelip ziyaret eden insanlar da var.” ifadelerini kullandı. >>>AA

  • Kanal 3 TV’den dijitalde büyük başarı: Google’da zirveye yerleşti

    Kanal 3 TV’den dijitalde büyük başarı: Google’da zirveye yerleşti

    Geçtiğimiz günlerde yayımlanan “TOKİ Ankara kura çekimi bugün mü?” başlıklı haber, konut sahibi olmayı bekleyen binlerce vatandaş tarafından yoğun ilgi gördü. Anlık ve doğru bilgilerle hazırlanan haber, kısa sürede Google aramalarında üst sıralara yükselerek Kanal 3 TV’nin güvenilir haber kaynağı olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

    Aynı şekilde, hava koşulları ve eğitim gündeminin yakından izlendiği Antalya’da merak edilen “Antalya’da bugün okullar tatil mi?” haberi de Google’da en çok okunanlar arasında yer aldı. Veliler ve öğrenciler tarafından sıkça aratılan bu kritik gelişme, Kanal 3 TV’nin doğru zamanlama ve güçlü içerik stratejisinin bir sonucu olarak öne çıktı.

    Kanal 3 TV, yerel ve ulusal gündemi yakından takip eden, okuyucunun aradığı bilgiye hızlı ve net şekilde ulaşmasını sağlayan yayıncılık anlayışıyla dijital mecralarda da başarısını sürdürüyor. Google’da üst sıralara taşınan bu haberler, Kanal 3 TV’nin dijital habercilikteki etkisini ve okuyucu nezdindeki güvenini bir kez daha tescilledi.

  • Afyonkarahisar’da tıra arkadan çarpan hafif ticari araçtaki 5 kişi yaralandı

    Afyonkarahisar’da tıra arkadan çarpan hafif ticari araçtaki 5 kişi yaralandı

    AFYONKARAHİSAR (AA) – Afyonkarahisar'ın Sinanpaşa ilçesinde hafif ticari aracın tıra arkadan çarpması sonucu 5 kişi yaralandı.

    S.Y, (39) idaresindeki 61 AGJ 677 plakalı hafif ticari araç, dün, Afyonkarahisar – Uşak kara yolu Güney beldesi yakınlarında H.Z'nin kullandığı 64 ADJ 160 plakalı tıra arkadan çarptı.

    Kazada, sürücü S.Y, ile araçtaki F.E, (42) O.D, (36) B.D.D. (7) ile N.D. (4) yaralandı.

    İhbar üzerine kaza yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi.

    Ambulanslarla Afyonkarahisar'daki hastanelere kaldırılan yaralıların hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi.

  • Zincir marketlere yönelik denetim

    Zincir marketlere yönelik denetim

    Afyonkarahisar’da yaklaşan Ramazan ayı öncesi zincir marketlere yönelik gıda güvenliği ve fiyat denetimi gerçekleştirildi.

    Denetim Afyonkarahisar Tarım ve Orman İl Müdürlüğü tarafından yapıldı. 10’a yakın zincir markete yönelik yapılan denetimin ardından yapılan açıklamada, “Ramazan ayı öncesinde denetimlerimiz devam ediyor. İl müdürlüğümüz gıda kontrol görevlileri ve Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri ile ortaklaşa olarak gerçekleştirdiğimiz denetimlerde, vatandaşlarımızın güvenilir gıdaya ulaşması için çalışıyoruz” ifadelerine yer verildi.

  • İmam Hatip Liseleri erkek öğrenciler arası düzenlenen yarışma sona erdi

    İmam Hatip Liseleri erkek öğrenciler arası düzenlenen yarışma sona erdi

    Afyonkarahisar’da İmam Hatip Liseleri erkek öğrenciler arası düzenlenen ’Hafızlık, Ezan Okuma, Kuranı Güzel Okuma ve Hutbe Okuma Yarışmaları’ sona erdi.

    Yarışma Anadolu İmam Hatip Lisesi koordinatörlüğünde gerçekleştirildi. Yarışmanın final programı İmam Hatip Camisinde yapıldı. Programa İl Milli Eğitim Müdürü Miraç Sünnetci, İl Gençlik ve Spor Müdürü Nedim Aslan, okul yöneticileri, öğretmen ve öğrenciler katıldı.

    Programda dereceye giren öğrencilere ödülleri Sünnetci ve protokol üyeleri tarafından takdim edildi.

  • “Görev Tamamlandı Asker” Afyonkarahisar’da Galayla Gösterildi

    “Görev Tamamlandı Asker” Afyonkarahisar’da Galayla Gösterildi

    Yönetmenliğini Taner Elhan’ın yaptığı, yapımcılığını Baran Kul’un üstlendiği filmde oyuncu Erdal Ayna’nın performansı izleyicilerden büyük beğeni topladı. Askerlik, vatan sevgisi ve fedakârlık temalarını güçlü bir anlatımla ele alan yapım, salonda duygusal anların yaşanmasına neden oldu.

    Gala programına Vali Vekili İhsan Ayrancı, AK Parti Afyonkarahisar Milletvekilleri İbrahim Yurdunuseven, Ali Özkaya ve Dr. Hasan Arslan, İkmal ve Garnizon Komutanı Vekili Albay Ahmet Özdemir, AFSÜ Rektörü Prof. Dr. Adem Aslan, İl Emniyet Müdürü Ahmet Birtan Erol ile çok sayıda protokol üyesi ve davetli katıldı.

    Film gösteriminin ardından, yapımda emeği geçenlere plaket takdim edildi. Program, film ekibi ve davetlilerin katıldığı kısa bir söyleşiyle sona ererken, konuşmalarda bu tür sanatsal çalışmaların milli bilinç ve toplumsal hafızanın güçlenmesine önemli katkı sunduğu vurgulandı.

  • 6 Şubat 2026 Reyting sonuçları: Cuma ekranında büyük rekabet!

    6 Şubat 2026 Reyting sonuçları: Cuma ekranında büyük rekabet!

    Televizyon dünyasının nabzını tutan reyting verileri, genellikle her sabah saat 10.00’dan sonra kamuoyuyla paylaşılıyor. 6 Şubat akşamına ait kesinleşmiş veriler henüz ilan edilmemiş olsa da, geçtiğimiz haftaların verileri zirve yarışı hakkında önemli ipuçları veriyor.

    Geçtiğimiz Haftanın Zirvesi: “Taşacak Bu Deniz”

    30 Ocak 2026 tarihli reyting verilerine bakıldığında, Trt 1 ekranlarında yayımlanan Taşacak Bu Deniz dizisinin tüm kategorilerde mutlak hakimiyet kurduğu görülüyor. Geçen haftanın sıralaması şöyleydi:

    • Total: 1. Taşacak Bu Deniz, 2. Taşacak Bu Deniz (Özeti), 3. Kızılcık Şerbeti

    • Ab: 1. Taşacak Bu Deniz, 2. Taşacak Bu Deniz (Özeti), 3. Kızılcık Şerbeti

    • Abc: 1. Taşacak Bu Deniz, 2. Taşacak Bu Deniz (Özeti), 3. Kızılcık Şerbeti

    Cuma Akşamının Program Akışı

    Dün akşam ekranlarda yer alan diğer yapımlar ise şunlardı:

    • Atv: A.b.i

    • Kanal D: Arka Sokaklar

    • Show Tv: Veliaht

    • Tv8: Survivor 2026

    • Star Tv: Tatlı Dillim

    Rekabetin Sonucu Saat 10.00’dan Sonra Belli Olacak

    Özellikle Kızılcık Şerbeti ve Taşacak Bu Deniz arasındaki çekişmenin bu hafta nasıl şekilleneceği merak ediliyor. Survivor 2026’nın hafta sonu yaklaşırken gösterdiği performansın da sıralamayı etkilemesi bekleniyor.

  • Sağlık Bakan Yardımcısı Okumuş, Afyonkarahisar’da kısa film gösterimine katıldı

    Sağlık Bakan Yardımcısı Okumuş, Afyonkarahisar’da kısa film gösterimine katıldı

    AFYONKARAHİSAR (AA) – Sağlık Bakan Yardımcısı Nurullah Okumuş, senaristliğini yaptığı "Görev Tamamlandı Asker" adlı kısa filmin Afyonkarahisar'daki özel gösterimine katıldı.

    Okumuş, Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi (AFSÜ) Tıp Fakültesi'nin Mavi Salonu'ndaki özel gösterimde davetlilerle kısa filmi izledi.

    Gösterimin ardından senaristliğini üstlenen Okumuş ile kısa filmde görev alan yapımcı, yönetmen ve başrol oyuncusuna plaket takdim edildi.

    Nurullah Okumuş, özel gösterimin ardından yapılan söyleşide yaptığı konuşmada, kısa filmin senaryosunun yaklaşık iki hafta sürdüğünü söyledi.

    İlk haftanın senaryo fikri üzerinde geçtiğini dile getiren Okumuş, şunları kaydetti:

    "Kurtuluş Savaşı'yla ilgili çok şeyler okuduk, gördük ve duyduk. Afyonkarahisar'a gelince Kurtuluş Savaşı'nı açıkça yaşadım. Özellikle Büyük Taarruz'un yaşandığı ağustos ayında burada programlar oluyor. İlk Kocatepe'ye çıktığımda oradaki köylerdeki şehitlikleri gezince hikayeleri duydum. Fikir de aslında burada oluştu."

    Okumuş, hikayenin kendine ait olduğunu belirterek, Afyonkarahisar'daki yaşanmışlıklara ve kahramanlıklara katkı sunmaya çalıştığını ifade etti.

    Kısa film gösterimine Afyonkarahisar Vali Vekili İhsan Ayrancı, AK Parti Afyonkarahisar milletvekilleri İbrahim Yurdunuseven, Ali Özkaya ve Hasan Arslan, AFSÜ Rektörü Prof. Dr. Adem Aslan, kurum müdürleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve davetliler katıldı.

  • Afyonkarahisar’da uyuşturucu operasyonlarında yakalanan 3 şüpheli tutuklandı

    Afyonkarahisar’da uyuşturucu operasyonlarında yakalanan 3 şüpheli tutuklandı

    AFYONKARAHİSAR (AA) – Afyonkarahisar'da uyuşturucu operasyonlarında yakalanan 8 şüpheliden 3'ü tutuklandı.

    İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, kent merkezi ile Bolvadin ilçesinde uyuşturucu ticareti yapanlara yönelik çalışma başlattı.

    Polis, kent merkezinde ve bir otomobilde yaptığı aramalarda, uyuşturucu emdirilmiş 7 peçete ve bir miktar uyuşturucu ele geçirdi.

    Operasyonlarda gözaltına alınan 8 şüpheliden 5'ine adli işlem uygulandı.

    Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 3 zanlı, çıkarıldıkları sulh ceza hakimliğince tutuklandı.

  • Adalet Bakanı Tunç, Afyonkarahisar’da İş Dünyası Buluşmaları Programı’nda konuştu:

    Adalet Bakanı Tunç, Afyonkarahisar’da İş Dünyası Buluşmaları Programı’nda konuştu:

    AFYONKARAHİSAR (AA) – Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, yabancı sermayeli şirket sayısının 2002'de 5 bin civarındayken bugün 93 bini geçtiğini belirterek, "Türkiye'de hukuk güvenliğinin olduğunu gören yatırım yapmaya geliyor." dedi.

    Tunç, Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası'nda düzenlenen İş Dünyası Buluşmaları Programı'nda alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleriyle ilgili projeler gerçekleştirdiklerini söyledi.

    Bu kapsamda Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Adana, İstanbul, Kocaeli ve Kayseri'de iş dünyası sempozyumlarını gerçekleştirdiklerini anlatan Tunç, "Çok geniş katılımlı, bütün tarafların olduğu, oda yönetimleri ile sivil toplum kuruluşları temsilcilerinin katıldığı geniş kapsamlı toplantılar gerçekleştirdik. Önümüzdeki hafta Konya'da gerçekleştireceğiz. İl ziyaretlerimizde genellikle ticaret ve sanayi odalarımıza uğramaya çalışıyoruz." diye konuştu.

    Tunç, son 23 yılda Türkiye'nin yüksek standartlı demokrasiye kavuşması, yargı bağımsızlığı ve hukuk devletinin tahkimi için yapılan reformlarla ekonomi alanında önemli ilerlemelerin sağlandığını vurguladı.

    – 4. Yargı Reformu Strateji Belgesi'nin 264 hedefi bulunuyor

    Tunç, iş dünyasındaki ve ekonomideki ilerlemenin güven ortamıyla ilişkili olduğunu dile getirdi.

    "Çünkü hukuk güvenliği, öngörülebilirlik çok önemli." diyen Tunç, şöyle konuştu:

    "Yargı Reformu Strateji Belgemizin kapağında da yazar. Hukukun üstünlüğünü esas alan, öngörülebilir ve gecikmeyen bir yargı ve adalet sistemi vizyonuyla hazırladığımız, 264 hedefi içeren, önümüzdeki 4 yılı planladığımız 4. Yargı Reformu Strateji Belgemiz var. Orada da yine ekonomiyle ilgili, iş dünyasını ilgilendiren, yatırım ortamını iyileştirmeye yönelik, yargı süreçlerini sadeleştirmeye ve gecikmeksizin sonuçlanmasını sağlamaya yönelik önemli hedefler var."

    Tunç, 23 yılda temel kanunların tamamını yenilediklerine dikkati çekerek, "Başta ticaret, borçlar kanunlarımız, ceza mevzuatımız hepsi yenilendi yani 80 yıldan bu yana başka ülkelerden çevirdiğimiz kanunların yerine kendi milli kanunlarımızı yaptık. Meclisimizin hazırladığı, akademisyenlerimizin emek sarf ettiği o kanunları yürürlüğe koyduk." diye konuştu.

    Zaman zaman "23 yıldır reform yapıyorsunuz." eleştirileriyle karşılaştıklarını anlatan Tunç, "Bu eleştiriler doğru değil. Bizim reformumuz bitmez. Sürekli yenilenme, yeni ihtiyaç, mevzuatımızı uyarlama ve uygulamadaki ortaya çıkan sorunları da süratle giderme noktasında sürekli reform yapma ihtiyacı hissediyoruz. Hukukla ekonomi atbaşı giden iki kavram yani demokrasi ile iktisat birbirinden ayrılamaz. Nerede bir hukuk güvenliği varsa orada yatırım ortamı vardır." ifadelerini kullandı.

    – Yeni anayasa vurgusu

    Tunç, Türkiye Yüzyılı'nı terörsüz Türkiye ile inşa edeceklerine dikkati çekti.

    Tunç, şöyle devam etti:

    "Daha huzurlu bir geleceğe adım atmamız hem de Türkiye Yüzyılı'nın başında darbecilerin yazdığı bir anayasayla değil de milletimizin temsilcilerinin yazdığı ve millet tarafından onaylanan demokratik, sivil, katılımcı, herkesin içinde kendini bulduğu ve adeta bir toplum sözleşmesi hüviyetinde bir anayasayı da inşallah Mecliste bir uzlaşma sağlanırsa biz tabii ki anayasada gerçekleştirilen bunca reform ve değişikliği elbette ki yeterli göremeyiz. Biz, sivil bir anayasa ile darbe anayasasını artık geride bırakmış ve milletimize olan borcumuzu ödemiş hem iktidar hem de Meclis olarak inşallah yolumuza devam etmek istiyoruz."

    Türkiye'ye 2002'ye kadar toplamda doğrudan 15 milyar dolar yabancı sermayenin geldiğini anlatan Tunç, son 23 yılda ise bu rakamın 286 milyar dolara ulaştığına işaret etti.

    – "Türkiye'de hukuk güvenliğinin olduğunu gören yatırım yapmaya geliyor"

    Tunç, hukuk güvenliğinin olmadığı yerde yabancı sermayenin ülkeye gelmesinin mümkün olmayacağını söyledi.

    "23 yılda gelen yabancı sermaye tutarı 286 milyar dolar." diyen Tunç, şu bilgileri paylaştı:

    "Sadece bu gösterge bile Türkiye'de hukuk güvenliği olduğunun açıkça göstergesi. Yine şirket sayısına baktığımız zaman da 2002'de Türkiye'de toplam 950 bin 314 şirket varmış. Bugün itibarıyla 2 milyon 600 bin şirkete ulaştı. Yabancı sermayeli şirket sayısı, 2002'de 5 bin civarındayken bugün 93 bini geçti. Türkiye'de hukuk güvenliğinin olduğunu gören yatırım yapmaya geliyor."

    Kara propagandanın ülkeye ve millete hiçbir faydasının olmadığına dikkati çeken Tunç, "Dolayısıyla yatırımcıyı ürkütmek ve korkutmak, bunun muhalefete de bir faydası yok. Bindiği dalı kesen bir siyaset anlayışı. Türkiye'de güvenliği olmayan bazı kesimler de vardır, çetelerin, yolsuzluk yapanların ve rüşvet yiyenlerin hukuk güvenliği yoktur. Türkiye'de artık darbeye teşebbüs edenlerin hiçbir güvenliği yoktur. Hepsi ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmıştır." ifadelerini kullandı.

    Vali Vekili İhsan Ayrancı, ATSO Başkanı Hüsnü Serteser, AK Parti milletvekilleri İbrahim Yurdunuseven, Ali Özkaya ile Hasan Arslan ve iş insanlarının katıldığı toplantı soru-cevap bölümüyle devam etti.

  • Şuhut Belediyesi’nde işçi maaşları netleşti

    Şuhut Belediyesi’nde işçi maaşları netleşti

    2026 yılı için uygulanacak asgari ücretin net 28.075 TL olarak açıklanmasının ardından kamu ve özel sektörde maaş ödemeleri yeniden hesaplandı. Şuhut Belediyesi de işçilerine yönelik yeni maaş tablosunu belirledi. Belediye bünyesinde görev yapan işçilerin maaşları evli ya da bekar olmaları, çocuk sayıları, çalışma süreleri ve görev yaptıkları birimlerin niteliği göz önünde bulundurularak yeniden hesaplandı. Yapılan düzenleme kapsamında Şuhut Belediyesi’nde en düşük işçi maaşı 37 bin TL olarak belirlenirken görev ve sorumluluklara göre en yüksek maaş 45 bin TL’ye kadar çıktı. Yapılan maaş düzenlemesinde artan yaşam maliyetleri ve enflasyon oranları dikkate alınarak çalışanların alım gücü korundu. Aynı zamanda Şuhut Belediyesi işçi maaşlarını düzenli ve zamanında ödeyen belediyeler arasında yer aldı.

    BAŞKAN ÖZAŞKIN: “ÇALIŞANLARIMIZIN EMEĞİNE SAHİP ÇIKTIK”

    Belediye işçilerine yönelik yapılan maaş düzenlemesiyle ilgili açıklamalarda bulunan Şuhut Belediye Başkanı Muhittin Özaşkın çalışanların ekonomik şartlar karşısında mağdur edilmediğini vurguladı. Özaşkın, “2026 yılı için açıklanan asgari ücretin 28 bin TL olarak belirlenmesinin ardından biz de belediyemizde görev yapan işçilerimizin maaşlarını güncel ekonomik şartlara göre yeniden ele aldık. Çalışanlarımızın evli ya da bekar olmaları, çocuk sayıları ve üstlendikleri görevlerin sorumluluğu gibi tüm detayları dikkate alarak adil bir düzenleme yaptık. Amacımız işçilerimizin alın terinin karşılığını en doğru şekilde vermektir. Mali disiplinimizi koruyarak işçi maaşlarını gününde ödeyen, çalışanını mağdur etmeyen bir anlayışla yolumuza devam ediyoruz. İşçilerimizi enflasyona ezdirmemek için imkanlarımızı seferber ettik. Vatandaşımıza daha kaliteli hizmet sunabilmemizin yolu, mutlu ve huzurlu bir çalışma ortamından geçiyor. Sahada, masa başında, gece gündüz demeden emek veren tüm işçilerimizle birlikte Şuhut’a hizmet etmeye devam edeceğiz. Çalışanlarımızın emeğine sahip çıkmaya şartlar ne olursa olsun onların yanında olmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. >>>Haber Merkezi

  • AFSÜ Hastanesi’nde bir günde 11 çocuk şifa buldu

    AFSÜ Hastanesi’nde bir günde 11 çocuk şifa buldu

    Çocuk hastaların, kasık damarlarından girilerek kalp ve damarlara ulaşılmasını sağlayan kateter yöntemiyle tedavi edildiği işlemlerde, dokuz hastada atriyum olarak bilinen kalbin üst odacıklarında delik oluşumu (Atriyal Septal Defekt) giderildi. İki hastada ise kalpten çıkan iki ana damar arasında kalıcı bir açıklık (Patent Duktus Arteriozus) olarak bilinen damar açıklıkları başarıyla kapatıldı. Prof. Dr. Pektaş, söz konusu işlemlerin, göğüs kafesi açılmadan, kasık damarı yoluyla yapılan ve hastanın ertesi gün normal hayatına dönmesine imkân sağlayan modern yöntemler olduğunu söyledi. Prof. Dr. Pektaş, “AFSÜ Hastanesinde; akademik tecrübemizi, teknolojik imkânlarla birleştirerek çocuklarımızı ameliyat izi olmadan sağlığına kavuşturuyoruz. Kısa süreli takipleri tamamlanan 11 çocuğumuz da işlemlerin ardından sağlıklı bir şekilde taburcu edildi. Kendi memleketimde, 2012 yılından bu yana çocuklarımızın kalp sağlığı için çalışmaktan gurur duyuyorum.” diye konuştu. AFSÜ Hastanesi’nde bir günde 11 çocuğumuzun girişimsel anjiyo ile sağlığına kavuşması, AFSÜ’nün teknik ve personel altyapısı ile hekim tecrübesinin ulaştığı noktayı gözler önüne seriyor. Şu an Afyonkarahisar’da tek Çocuk Kardiyoloji uzmanı olarak görev yapan Prof. Dr. Pektaş ve ekibi, yoğun mesaileri ile şehrimizin bu alanındaki dışa bağımlılığını önemli ölçüde azaltılıyor. >>>Haber Merkezi

  • Vali Yiğitbaşı’ndan mesaj: Ruhları şâd, makamları âli olsun

    Vali Yiğitbaşı’ndan mesaj: Ruhları şâd, makamları âli olsun

    “Zamanın Durduğu O Gece”

    Vali Yiğitbaşı, ”Takvimler ilerlese de zamanın durduğu o gece; ‘Asrın Felaketi’ ile sarsılan ancak küllerinden yeniden doğan ülkemizde, yüreklerimize düşen ateş ilk günkü yakıcılığıyla sızlamaya devam ediyor. ​Toprağa verdiğimiz canların derin hüznünü taşırken, onların aziz hatırasını, sarsılmaz bir kardeşlik bağıyla sonsuza dek yaşatacağız. ​Ruhları şâd, makamları âli olsun. ”ifadelerini kullandı. >>>Haber Merkezi 

  • Moskova’da suikast: Rusya Genelkurmay Başkan Yardımcısı Vladimir Alekseyev vuruldu

    Moskova’da suikast: Rusya Genelkurmay Başkan Yardımcısı Vladimir Alekseyev vuruldu

    Sırtından vuruldu, hastanede yaşam mücadelesi veriyor

    AFP’nin Rusya Soruşturma Komitesi’ne dayandırdığı bilgilere göre saldırı, Alekseyev’in girdiği bir konut binasında meydana geldi. Sırtına isabet eden birkaç kurşunla ağır yaralanan Rus komutanın derhal hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındığı bildirildi. Olay yerinde geniş çaplı inceleme başlatan güvenlik güçleri, saldırganın yakalanması için operasyonlarını sürdürüyor.

    Rusya’nın istihbarat operasyonlarının beyni

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in en güvendiği isimlerden biri olan Vladimir Alekseyev, kilit görevlerde bulunmasıyla tanınıyor. Uzun yıllar askeri istihbarat birimlerinde hizmet veren Alekseyev, özellikle Rusya’nın Suriye müdahalesinde kritik bir rol oynamıştı. Beşar Esad yönetimine verilen askeri ve istihbari desteğin koordinatörü olarak bilinen general, bölgedeki operasyonların mimarlarından biriydi.

    Wagner isyanında başroldeydi

    Tuğgeneral Alekseyev, 2023 yılında yaşanan Wagner krizi sırasında da dünya kamuoyunun dikkatini çekmişti. Yevgeny Prigozhin’in başlattığı isyan girişimi sırasında, isyancılarla müzakere etmek ve süreci kansız bir şekilde sonlandırmak amacıyla bizzat görevlendirilmişti. Bu suikast girişimi, Rusya içindeki güç dengeleri ve güvenlik zafiyetleri tartışmalarını yeniden alevlendirdi.

  • Adalet Bakanı Tunç’tan “deprem davalarına” ilişkin açıklama:

    Adalet Bakanı Tunç’tan “deprem davalarına” ilişkin açıklama:

    AFYONKARAHİSAR (AA) – Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, 6 Şubat depremleriyle ilgili ceza yargılamaları kapsamında bugüne kadar 2 bin 673 kişi hakkında dava açıldığını belirterek, "202 kişi hakkında da 1 yıldan 21 yıla kadar değişen süreli hapis cezaları verildi. Halihazırda 142'si tutuklu, 59'u hüküm özlü olmak üzere toplam 201 kişi, ceza infaz kurumlarında deprem soruşturmaları yargılamaları nedeniyle bulunuyor." dedi.

    Tunç, Adalet Bakanlığı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca Afyonkarahisar'daki termal otelde düzenlenen Kanun Yolu Uygulamaları Programı'nda 6 Şubat depremlerinin 3. yılı vesilesiyle yitirilen canlara Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve sabır dileğinde bulundu.

    Millete bir daha böyle acılar yaşatmaması için Allah'a dua eden Tunç, "Başta 11 ilimiz olmak üzere, ülkemizin dört bir yanında hissedilen bu büyük acı, her bir can kaybıyla toplumsal hafızamıza kazınmıştır. Bu süreç, milletimizin dayanışma ruhunu, birlik ve beraberlik iradesini de açıkça ortaya koymuştur. Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliğinde, yaraları sarmayı, umutları yeşertmeyi ve şehirlerimizi yeniden ayağa kaldırmayı en temel görevimiz bildik." diye konuştu.

    Tunç, Bakanlık olarak 6 Şubat depremlerinin ardından hızla harekete geçtiklerini, adalet hizmetlerinin kesintisiz sürdürülmesi amacıyla 7 gün 24 saat esasına göre çalışan kriz merkezini kurduklarını söyledi.

    Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Hakimler ve Savcılar Kurulu kararlarıyla yargısal süreleri durdurarak hukuki güvenliği teminat altına aldıklarını belirten Tunç, böylelikle hak kayıplarının önüne geçtiklerini dile getirdi.

    Tunç, hakim, savcı ve adalet personelinin gönüllülük esasıyla bölgeye intikal ettiğini, "kardeş adliye" uygulamasıyla barınma, tahliye ve psikolojik destek hizmetlerini sağladıklarını anlattı.

    Adli tıp hizmetlerini de seferberlik anlayışıyla yürüttüklerine dikkati çeken Tunç, kayıpların kimlik tespitlerini bilimsel yöntemlerle titizlikle tamamladıklarını söyledi.

    – "Bugüne kadar 2 bin 673 kişi hakkında dava açıldı"

    Bakan Tunç, depremler sonrası bölgede artan iş yükünü karşılamak amacıyla yargı teşkilatının güçlendirildiğini anlattı.

    "İlk günler kendi araçlarında, çadırlarda bu görevleri yapmaya çalıştılar, fedakarca çalıştılar." diyen Tunç, sözlerini şöyle sürdürdü:

    "Cezaevi kurtarma personelimiz CEKUT, o zaman Kahramanmaraş bölgesinde enkazdan canları kurtarmak için çalıştılar ve Kahramanmaraş'ta 41 canımızı enkaz altından kurtarmayı başardılar. Depremler sonrası bölgede 731 adli, 28 idari olmak üzere toplam 759 ilk derece mahkemesinin kurulmasını sağladık. Ayrıca bölgede 27 bölge adliye mahkemesi dairesi ve 17 bölge idare mahkemesi dairesi olmak üzere toplam 44 istinaf dairesinin de kurulmasını sağladık. Yargının kapasitesini artırarak özellikle idari yargı ile hukuk ve ceza yargılamalarında artan iş yükünü karşılayacak dairelerin kurulmasını ve hakimlerin atanmasını sağladık."

    Yargı mensuplarının büyük fedakarlık gösterdiğini vurgulayan Tunç, "Deprem ceza yargılamaları kapsamında bugüne kadar 2 bin 673 kişi hakkında dava açıldı. Elbette ki büyük bir afet, dünya tarihinin en büyük depremiyle karşı karşıya kaldık." dedi.

    Yıkılan konutlarla ilgili sorumluluk ve kusur varsa bunu tarafsız ve bağımsız yargının tespit edeceğini dile getiren Tunç, şu bilgileri paylaştı:

    "Bilirkişilerin verdiği raporlar, hakimlerimizin vereceği kararlarda da etkili oluyor. Bu anlamda da 2 bin 673 kişi hakkında dava açıldı. 202 kişi hakkında da 1 yıldan 21 yıla kadar değişen süreli hapis cezaları verildi. Halihazırda 142'si tutuklu, 59'u hüküm özlü olmak üzere toplam 201 kişi, ceza infaz kurumlarında deprem soruşturmaları yargılamaları nedeniyle bulunuyor. 949 kişi hakkında da adli kontrol kararı bulunuyor. Soruşturma aşamasında 949, kovuşturma aşamasında 2 bin 673 kişi hakkında süreç devam ediyor."

    Tunç, hukuk mahkemelerinde de deprem kaynaklı 64 bin 663 davanın açıldığını belirterek, "Bu davalardan 58 bin 149'u ilk derecede karara bağlandı yani yüzde 90'ı ilk derecede karara bağlandı. Bunun 5 bin 655'inde istinaf yoluna başvuruldu, orada da yüzde 61'i karara bağlanmış durumda. Hukuk mahkemelerindekilerin çoğu istinafa gitmeden kesinleşen kararlar olduğu için burada yüzde 90 kesinleşme durumu söz konusu oldu. Şu anda ilk derece hukuk mahkemelerinde depremle ilgili derdest dosya sayısı 8 bin 688." ifadelerini kullandı.

    – İdari yargıda 86 bin 467 dava karara bağlandı

    Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının uyguladığı projelerin gecikmeksizin gerçekleştirilmesinin önemini vurgulayan Tunç, inşa süreçlerinin aksamaması için idari yargı süreçlerinin bir an önce sonuçlanmasının gereğine işaret etti.

    Tunç, idari yargıda 119 bin 957 dava açıldığını, bugüne kadar 86 bin 467'sinin karara bağlandığını dile getirdi.

    Depremin üzerinden 3 yıl geçtiğini, bunu unutmanın mümkün olmadığını ifade eden Tunç, "Acılarımız çok büyük oldu. Milletçe bir taraftan bu afeti yaşarken ama bir taraftan da milli birlik ve beraberlik ruhu içinde, her düşünceye mensup insanın, sivil toplum kuruluşlarının, devletimizin tüm kuruluşlarının, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde büyük bir koordinasyon içinde şehirlerimiz yeniden ayağa kaldırıldı. Depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza bir kez daha Allah'tan rahmet diliyorum." diye konuştu.

    Tunç, Yargıtay ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tarihsel kökleri itibarıyla Osmanlı Devletinin yüksek yargı geleneklerinden beslenen önemli kurumlar olduğunun altını çizdi.

    Yakın zamanda TBMM'de görüşülecek 12. Yargı Paketi'nin kanun yolunu ilgilendiren önemli düzenlemeler içerdiğine dikkati çeken Tunç, "Son 12. Yargı Paketi'nin içerisinde olacak önemli bir husus. Bunların yanında kanun yoluyla ilgili reform irademizi sürekli canlı tutuyoruz. Uygulamada ortaya çıkan ihtiyaçlar doğrultusunda yeni adımlar atmaya da devam ediyoruz. 12. Yargı Paketi'nde bozma sonrası dosyaların öncelikli incelenmesi var. Sadece görev yönünden kararların bozulmasının önüne geçilerek yargılamaların uzamasının önüne geçilmesini amaçlayan taslak çalışmalarımız var." diye konuştu.

    – Yargıtayda 141 bin dosya sonuçlandırıldı

    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Muhsin Şentürk de 2025'te temyiz incelemesi için gelen dosyalardan 113 bininin okunduğunu ve ilgili ceza dairelerine gönderildiğini belirterek, "Yaklaşık 20 bin itiraz dosyası incelenmiş, yapılan itirazların 1100'ü kabul edilmiş, kanun yararına bozma istemiyle gelen 8 bin dosya ilgili ceza dairelerine gönderilerek takibi yapılmıştır. 2025'te 141 bin dosya sonuçlandırılmıştır." dedi.

    Türkiye'de 187 aktif siyasi partinin bulunduğunu dile getiren Şentürk, "Bu partilerden 40'ı seçime girme yetkisini haizdir. 2025'te 28 yeni siyasi parti kurulmuşken 9 siyasi parti kapanmıştır. 2025'te 7 siyasi parti hakkında Anayasa Mahkemesine tüzük ihtarında bulunulmuştur. Siyasi partilere yönelik çalışmalarımız, şeffaflık ve açıklık ilkeleri kapsamında özenle yürütülmektedir." diye konuştu.

  • Adalet Bakanı Yılmaz Tunç Afyonkarahisar’da

    Adalet Bakanı Yılmaz Tunç Afyonkarahisar’da

    Adalet Bakanı Tunç, Afyonkarahisar’da Vali Vekili İhsan Ayrancı, AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Av. İbrahim Yurdunuseven, Afyonkarahisar Adli Yargı Adalet Komisyonu Başkanı Mehmet Keskin, İdare Mahkemesi Başkanı İslam Kaya, AK Parti İl Başkanı Av. Turgay Şahin, AK Parti Kadın Kolları Başkanı Hülya Kalaycı ve il protokolü tarafından karşılandı. Ziyarete ilişkin değerlendirmede bulunan AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Av. İbrahim Yurdunuseven, Adalet Bakanı Tunç’u Afyonkarahisar’da ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını belirterek, gerçekleştirilen temasların ve programların kent için hayırlı olmasını temenni etti. AK Parti Afyonkarahisar İl Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada ise, Bakan Tunç’un Afyonkarahisar ziyaretinin “Türkiye Yüzyılı” hedefleri doğrultusunda adalet ve kalkınma yolunda önemli bir buluşma olduğu vurgulandı. Açıklamada, zaferin ve lezzetin şehri Afyonkarahisar’da Bakan Tunç’u ağırlamaktan duyulan mutluluk dile getirilirken, adalet alanındaki çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceği ifade edildi. >>>Ferhat YÜKSEL

  • Polis dolandırıcılığa karşı vatandaşları broşür dağıtarak uyardı

    Polis dolandırıcılığa karşı vatandaşları broşür dağıtarak uyardı

    Afyonkarahisar’da polis ekipleri tarafından vatandaşlar dağıtılan broşürler ile dolandırıcılık olaylarına karşı uyarıldı.

    Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı ekipler tarafından kent merkezindeki semt pazarlarında broşür dağıtıldı. Dağıtılan broşürler ile vatandaşlar dolandırıcılık, hırsızlık ve 112 Acil Çağrı Hattının etkin ve doğru kullanımı gibi konularda bilgilendirildi.

  • Öğrenciler 100 metrelik Türk bayrağıyla yürüdü

    Öğrenciler 100 metrelik Türk bayrağıyla yürüdü

    Afyonkarahisar’ın Şuhut ilçesinde Zafer Anadolu Lisesi öğrencileri son dönemde Türk bayrağına yönelik yapılan saygısızlıklara tepki göstermek ve milli değerlere sahip çıkmak amacıyla anlamlı bir etkinliğe imza atarak, yaklaşık 100 metre uzunluğundaki Türk bayrağıyla yürüyüş yaptılar.

    Okul bahçesinde başlayan yürüyüş, geniş güvenlik önlemleri ve öğretmenlerin refakatinde ilçe çarşı merkezine kadar devam etti. Ellerinde bayraklar taşıyan öğrenciler, attıkları sloganlarla birlik ve beraberlik mesajı verirken, vatandaşlar da yürüyüşe alkışlarla destek verdi. İlçe sakinlerinin yoğun ilgi gösterdiği etkinlik, zaman zaman duygusal anların yaşanmasına sahne oldu.

    Şuhut’ta gerçekleştirilen bu anlamlı yürüyüş, milli birlik ve beraberlik ruhunun genç kuşaklar tarafından kararlılıkla yaşatıldığını bir kez daha gözler önüne serdi.

  • Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş, Afyonkarahisar’da TOKİ kura çekilişinde konuştu:

    Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş, Afyonkarahisar’da TOKİ kura çekilişinde konuştu:

    AFYONKARAHİSAR (AA) – Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Türkiye'nin her yerinde dayanıklı yuvaları kararlılıkla inşa ettiklerini, 81 ilin tamamında hayata geçirdikleri 500 bin sosyal konutun projelerden sadece biri olduğunu bildirdi.

    Göktaş, Kamil Miras Anadolu Lisesi Şehit Kerim Üye Konferans Salonu'nda "Yüzyılın Konut Projesi 500 Bin Sosyal Konut Ev Sahibi Türkiye" kura çekim töreninde, çekecekleri kuralarla, Afyonkarahisar'a kazandırılacak yeni konutların hak sahiplerini belirleyeceklerini söyledi.

    Bu heyecana ortak olmak, sevinci paylaşmaktan mutluluk duyduğunu anlatan Göktaş, "Cumhurbaşkanı'nın güçlü liderliğinde ülkemizi, şehirlerimizi eserle, hizmetle büyütüyor, her adımda Türkiye'nin gücüne güç katıyoruz." dedi.

    Kimseyi geride bırakmayan bir sosyal devlet anlayışıyla, her vatandaşın hayatını kolaylaştıran, refahını artıran yatırımları kararlılıkla hayata geçirdiklerini anlatan Göktaş, şöyle konuştu:

    "6 Şubat'ta yaşadığımız asrın felaketi, bize bir kez daha gösterdi ki güçlü şehirler, güvenli konutlarla kurulur. Bu vesileyle, 6 Şubat'ta hayatını kaybeden tüm kardeşlerimize bir kez daha Allah'tan rahmet diliyorum. Bugün Türkiye'nin her yerinde dayanıklı yuvaları kararlılıkla inşa ediyoruz. 81 ilin tamamında hayata geçirdiğimiz 500 bin sosyal konut, bu projelerden sadece biridir. Sosyal konutlar, şehirlerin planlı büyümesini sağlayan, mahalle kültürünü güçlendiren bir yatırımdır. Bugün de hep birlikte Afyonkarahisar'da 4 bin 370 konutun hak sahiplerini belirleyeceğiz. Böylece 81 ilin tamamında, vatandaşların ev sahibi olma hayalini 'Yüzyılın Konut Projesi' ile gerçek kılıyoruz. Şunu çok iyi biliyoruz ki bir evi sıcak bir yuvaya dönüştüren, güçlü aile bağları, komşulukla büyüyen dayanışma, bir dayanışma iklimidir."

    – "Ailenin önemini bizlere yeniden hatırlatan faaliyetler, etkinlikler gerçekleştirdik"

    Bu anlamda hayata geçirilen her bir sosyal konut projesinin "aile dostu" anlayışının kıymetli bir parçası olduğuna dikkati çeken Göktaş, 2025 Aile Yılı'nın bu kapsamda toplumun tüm kesimlerinin seferber olduğu bir dönüm noktası olduğunu söyledi.

    Bu süreçte aile değerlerini ve genç nüfusu koruyan, politikaları hayata geçirdiklerini anımsatan Göktaş, "Ailenin önemini bizlere yeniden hatırlatan faaliyetler, etkinlikler gerçekleştirdik. Evlenecek gençlere ve çocuk sahibi olmak isteyen ailelere sunduğumuz desteklerle aile bütçesine katkı sağladık." diye konuştu.

    "Aile ve Nüfus 10 Yılı" vizyonuyla da, 2026-2035 yıllarını kapsayan dönemde gerçekleştirdikleri tüm bu politikaları, sundukları tüm hizmetleri kalıcı ve köklü bir sisteme dönüştüreceklerini aktaran Göktaş, şöyle konuştu:

    "Cumhurbaşkanı'nın destekleriyle, Afyonkarahisar'ı yeni yatırımlarla güçlendirmeye, öncü şehirlerimizden biri haline getirmeye gayret ediyoruz. Bu süre zarfında şehre yaklaşık 139 milyar liralık yatırım gerçekleştirdik. Bu yatırımların her biri, Afyonkarahisar'ın kalkınmasını hızlandıran, istihdamı artıran ve hemşerilerimizin hayat kalitesini yükselten kalıcı eserlerdir. Bu yatırımların her biri, ulaşımı ve altyapıyı güçlendiren yaşam konforunu yükselten kapsamlı bir hamledir. Tarımda, sanayide üretimi büyüten Afyonkarahisar'ın ekonomisine yeni bir ivme kazandıran projelerdir. Sosyal alanda aile, kadın, çocuk, engelli ve yaşlılara yönelik hizmetlerden, gençlere dönük desteklere kadar şehrin her kesimine dokunan çalışmalardır. Bu doğrultuda Bakanlık olarak, aile ve sosyal hizmetler alanında 10,8 milyar liralık yatırım ve desteklerle vatandaşlara dokunan hizmet ağımızı büyüttük. 10'unu sadece 1 yıl içinde açtığımız 16 aile destek merkezlerimizle, ailelerin, kadınların, gençlerin ve çocukların yanındayız."

    Afyonkarahisar'ın tüm ilçelerine 36 kuruluşla hizmetleri ulaştırdıklarını vurgulayan Göktaş, "Göreve geldiğimizde Afyonkarahisar merkez huzurevinin yeniden inşası sözümüzü vermiştik. İnşallah Ocak 2027'de huzurevimizi hizmete açacağız. Yine engelli ailelere söz verdiğimiz bir hizmeti, gündüzlü engelsiz yaşam merkezimizi şehrimize kazandıracağız. Diğer yandan, evde bakım yardımıyla 4 bin 367 vatandaşın kendi evlerinde huzurla yaşamalarını sağlıyoruz." ifadelerini kullandı.

    Bunun için geçen yıl evde bakım yardımına sadece Afyonkarahisar'a 581,6 milyon lira kaynak aktardıklarına değinen Göktaş, ayrıca bugün 5,4 milyar lira yaşlı aylığı, 4,3 milyar lira engelli aylığı olmak üzere toplam 9,7 milyar liralık destek ödemelerini hak sahiplerinin hesaplarına yatırmaya başladıklarını kaydetti.

    – "Bugün, memleketime yeni bir hizmet daha sunmanın mutluluğunu yaşıyorum"

    Bunun yanı sıra, 2025 yılında Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarıyla 39 bin 328 hane için 2 milyar lira düzenli yardım sağladıklarını belirten Göktaş, şöyle devam etti:

    "Bugün, memleketime yeni bir hizmet daha sunmanın mutluluğunu yaşıyorum. Halil Rıfat Paşa'nın bir sözü vardır, 'Gidemediğin yer, senin değildir' der. Biz de bu anlayışla, her vatandaşımıza ulaşacak mobil sosyal hizmet araçlarımızı hizmete açıyoruz. Hizmet araçlarımız Afyonkarahisar'da her mahalleye, her köye ulaşacak. Böylece, kapısını çalmadığımız hane, elini tutmadığımız hemşehrimiz kalmayacak. Sosyal devletin şefkatini, sıcaklığını Afyonkarahisar'ın her mahallesine, her köyüne ulaştıracağız. Bugün, hak sahibi olan ailelerimiz için devletimizin sözü bir kez daha yerine gelecek."

    TOKİ Başkan Yardımcısı Dursun Baştürk, "Kurada ismi çıkmayan vatandaşlar üzülmesinler. Ev sahibi olmayan tek bir vatandaşımız kalmayana kadar sosyal konut projelerine kararlılıkla ve heyecanla devam edeceğiz." dedi.

    Bakan Göktaş, beraberindekilerle butona basarak kura çekilişini gerçekleştirdi.

    Zafer Meydanı'ndaki mobil sosyal hizmet aracını ve Zafer Meydanı'nda bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü stantını ziyaret eden Göktaş, Aile Sosyal Destek Programı (ASDEP) personelinin yürüttükleri çalışmalara ilişkin bilgi aldı.

    Stantta Aile ve Gençlik Fonu kapsamındaki evlilik kredisi ve 2025 yılı itibarıyla doğan her çocuk için hiçbir kriter aramaksızın verilen doğum yardımına ilişkin bilgi veren Göktaş, vatandaşlarla da sohbet etti.

  • Doktor önlüğünü giyemeden vefat eden tıp öğrencisi okulunda yad edildi

    Doktor önlüğünü giyemeden vefat eden tıp öğrencisi okulunda yad edildi

    Kansere yenik düşerek hayatını kaybeden Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi 4’üncü sınıf öğrencisi Aylin Bozdayı öğrenim gördüğü okulda arkadaşları ve akademisyenler tarafından yad edildi.

    Mücadele ettiği kanser hastalığı sebebiyle geçtiğimiz ay vefat eden 4’üncü sınıf öğrencisi Aylin Bozdayı (23) için Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinde (DHF) bir anma programı düzenlendi. Merhumenin hayrına lokma ikram edilirken anma programına katılanlar gözyaşlarına hâkim olamadı. Öğrenciler vefat eden arkadaşlarının masasını karanfillerle donatarak doktor önlüğü bıraktı. Duaların edildiği anma programına DHF Dekanı Prof. Dr. Mehmet Sinan Evcil, AFSÜ Diş Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Ömer Ekici, akademik ve idari personel ile çok sayıda öğrenci katıldı.

    Programda, Bozdayı için bütün arkadaşları adına Begüm Günay ve Prof. Dr. Evcil birer konuşma yaparak Aylin’in erken kaybından duydukları üzüntüyü dile getirdi.

  • Bakan Göktaş: “Vatandaşlarımızın ev sahibi olma hayalini  “Yüzyılın Konut Projesi” ile gerçek kılıyoruz”

    Bakan Göktaş: “Vatandaşlarımızın ev sahibi olma hayalini “Yüzyılın Konut Projesi” ile gerçek kılıyoruz”

    Aile ve Sosyal hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Türkiye’nin her yerinde dayanıklı yuvaların kararlılıkla inşa edildiğini ifade ederek, “81 ilimizin tamamında, vatandaşlarımızın ev sahibi olma hayalini “Yüzyılın Konut Projesi” ile gerçek kılıyoruz. Şunu çok iyi biliyoruz ki, bir evi sıcak bir yuvaya dönüştüren, güçlü aile bağları, komşulukla büyüyen dayanışma, bir dayanışma iklimdir” dedi.

    Bakan Göktaş, Afyonkarahisar’da TOKİ aracılığıyla yapılan 4 bin 370 konutun hak sahiplerine teslim törenine katıldı. Şehit Kerim Üye Konferans Salonunda gerçekleştirilen törende konuşan Bakan Göktaş, Türkiye’nin her yerinde dayanıklı yuvaları kararlılıkla inşa ettiklerini ifade etti. Bakan Göktaş, “81 ilimizin tamamında hayata geçirdiğimiz 500 bin sosyal konut bu projelerden sadece biridir. Sosyal konutlar, şehirlerimizin planlı büyümesini sağlayan; mahalle kültürünü güçlendiren bir yatırımdır. Bugün de hep birlikte Afyonkarahisar’ımızda 4 bin 370 konutun hak sahiplerini belirleyeceğiz.

    Bu projede engelli ve şehit yakınlarımız için de özel bir kontenjan ayrıldı. Böylece 81 ilimizin tamamında, vatandaşlarımızın ev sahibi olma hayalini ‘Yüzyılın Konut Projesi’ ile gerçek kılıyoruz. Şunu çok iyi biliyoruz ki, bir evi sıcak bir yuvaya dönüştüren, güçlü aile bağları, komşulukla büyüyen dayanışma, bir dayanışma iklimdir” dedi.

    “Şehrimize yaklaşık 139 milyar liralık yatırım gerçekleştirdik”

    Afyonkarahisar’da son yıllarda yapılan yatırımlardan da bahseden Bakan Göktaş konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Cumhurbaşkanımızın kıymetli destekleriyle, Afyonkarahisar’ımızı yeni yatırımlarla güçlendirmeye, öncü şehirlerimizden biri haline getirmeye gayret ediyoruz. Bu süre zarfında şehrimize yaklaşık 139 milyar liralık yatırım gerçekleştirdik. Bu yatırımların her biri Afyonkarahisar’ın kalkınmasını hızlandıran, istihdamı artıran ve hemşerilerimizin hayat kalitesini yükselten kalıcı eserlerdir. Bu yatırımların her biri ulaşımı ve altyapıyı güçlendiren; yaşam konforunu yükselten kapsamlı bir hamledir. Tarımda, sanayide üretimi büyüten Afyonkarahisar’ın ekonomisine yeni bir ivme kazandıran projelerdir. Sosyal alanda aile, kadın, çocuk, engelli ve yaşlılarımıza

    yönelik hizmetlerden, gençlerimize dönük desteklere kadar şehrimizin her kesimine dokunan çalışmalardır.”

    Yaşlılık ve engelli maaşı alanlara müjde

    Bakan Göktaş, yaşlılık maaşı ve engelli aylıklarının bugün itibari ile hesaplara yatırılmaya başlandığı müjdesini de vererek, “Afyonlu engelli ailelerimize söz verdiğimiz bir hizmeti, gündüzlü engelsiz yaşam merkezimizi şehrimize kazandıracağız. Diğer yandan, evde bakım yardımıyla 4.367 vatandaşımızın kendi evlerinde huzurla yaşamalarını sağlıyoruz. Bunun için sadece geçtiğimiz yıl, evde bakım yardımına sadece Afyonkarahisar’a 581,6 milyon lira kaynak aktardık. Ayrıca bugün 5,4 milyar lira yaşlı aylığı 4,3 milyar lira engelli aylığı olmak üzere toplam 9,7 milyar liralık destek ödemelerini hak sahiplerinin hesaplarına yatırmaya başladık” dedi.

    Konuşmaların ardından protokolün katılımıyla hak sahiplerinin noter huzurunda konutlarının belirlenmesi için kura çekimine başlandı.