Afyonkarahisar heyeti, Türkiye’yi uluslararası arenada temsil eden yerli firmaların stantlarını ziyaret ederek ürün ve pazar yapıları hakkında bilgi aldı. Aynı zamanda dünyanın farklı ülkelerinden fuara katılan global gıda firmalarıyla gerçekleştirilen görüşmelerde, ihracat olanakları, yeni pazar stratejileri ve sürdürülebilir ticaret modelleri ele alındı. Gerçekleştirilen temasların, Afyonkarahisar iş dünyasının uluslararası ticaretteki görünürlüğünü artırması ve yeni iş birliklerine zemin hazırlaması hedefleniyor. >>>Haber Merkezi
Afyonkarahisar İl Milli Eğitim Müdürü Miraç Sünnetci, amaçlarının kentte eğitimin nitelikli artışını sağlamak olduğunu ifade etti.
Afyonkarahisar’da ‘İmam Hatip Okulları Değerlendirme ve Geliştirme Toplantısı’ gerçekleştirildi. Toplantı Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürü Dr. Ahmet İşleyen’in başkanlığında yapıldı. Afyonkarahisar Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde gerçekleştirilen toplantıda konuşan Sünnetci, “İlimizdeki eğitim kalitemizdeki nitelikli artışla geleceğimizi, yarınlarımızı birlikte inşa edeceğiz. Evlatlarımızın akademik başarıları kadar milli ve manevi değerlerle de donatılmış olmaları Türkiye Yüzyılı vizyonumuzda öncelikli hedefimizdir. Gençlerimizin güçlü değerlerle geleceğe hazırlanmaları da bizleri birleştiren ortak sorumluluğumuzdur. Bunu başarmak için eğitime gönül vermiş ve katkı sunmuş tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum” dedi.
Sünnetci’nin konuşmalarının ardından İşleyen’in değerlendirmeleriyle devam eden toplantı, karşılıklı görüş alışverişi ve sahadaki uygulamalara ilişkin değerlendirmeler, iyi dilek ve temennilerle sona erdi.
Afyonkarahisar’da köpek maması hammaddesi üretim tesisinde denetim yapıldı.
Denetim Afyonkarahisar Tarım ve Orman İl Müdürlüğü tarafından yapıldı. Gerçekleştirilen denetimin ardından kurumdan yapılan açıklamada, “İl müdürlüğümüz teknik ekiplerince İlimizde faaliyet gösteren ve üretiminin büyük bir kısmını ihracata yönlendiren köpek çiğneme ürünü üretim tesisinde resmi kontrol gerçekleştirilmiştir. İthal edilen hayvansal yan ürünlerin işletmeye girişinden, yüksek katma değerli birer ihraç ürünü olarak çıkışına kadar olan tüm yolculuğunu, kurum olarak adım adım takip ediyoruz. Amacımız hem yerli kaynaklarımızı hem de ithal girdilerimizi en güvenilir yöntemlerle işleyerek, ilimizin ihracat gücünü korumak ve geliştirmektir” ifadelerine yer verildi.
AFYONKARAHİSAR (AA) – Afyonkarahisar'da düzenlenen uyuşturucu operasyonunda gözaltına alınan 3 zanlı tutuklandı.
İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince, uyuşturucu imalatı ve ticaretini yapanlara yönelik çalışma gerçekleştirildi.
Belirlenen adreste yapılan aramada, 38 peçeteye emdirilmiş uyuşturucu, imalat aşamasında kullanıldığı değerlendirilen makas ve kimyasal madde şişesi ele geçirildi.
Operasyonda gözaltına alınan 3 zanlı, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.
Zanlılar, çıkarıldıkları sulh ceza hakimliğince tutuklandı.
Gerçekleştirilen çalışmalarda, 38 adet peçeteye emdirilmiş uyuşturucu madde, 1 gram uyuşturucu madde ile uyuşturucu imalatında kullanıldığı değerlendirilen 1 adet makas ve kimyasal madde şişesi ele geçirildi. Operasyon kapsamında Ö.K. ve O.O. isimli şahıslar hakkında “Uyuşturucu Madde Kullanmak” suçundan adli işlem yapılırken, T.A. isimli şüpheli ise “Uyuşturucu Madde Ticareti Yapmak” suçundan çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürlüğü, uyuşturucu ile mücadele çalışmalarının kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı. >>>Haber Merkezi
Anadolu Ajansı (AA), YPG’nin Aynularab bölgesine bağlı Sırrin beldesinde inşa ettiği “yer altı şehrini” görüntüledi. Suriye ordusu, düzenlediği operasyon sonrası YPG’nin işgalinden kurtardığı Sırrin beldesindeki bir dağın altına inşa edilmiş tünel ağını ortaya çıkardı. Birbirlerine bağlantılı şekilde ve 3 kat olarak inşa edilen bu tünellerin içerisinde terör örgütüne ait çok sayıda mühimmat ve döküman ele geçirildi. Yer altı şehrini andıran tünellerin bazı yerlerinin, araba veya kamyonetlerin rahatça girebileceği büyüklük ve genişlikte inşa edilmesi dikkati çekiyor. Elektrik ve su şebekesi hatlarının da çekildiği çok sayıda tünel adeta labirenti andırıyor. Birbirine bağlı tünellerin bazı kısımlarında da zırhlı kapılar yer alıyor. Terör örgütü mensuplarının kalması için inşa edilen “yer altı şehrinde” çok sayıda mutfak ve yatak odası bulunuyor. Örgüt sembolleri ve afişlerinin yer aldığı “yer altı şehri” içerisinde sinema salonu, amfi ve fırın da yer alıyor. Yapının içerisinde örgüt sembollerinin yanı sıra tünellerin kazılması için kullanılan araç ve gereçlerin de sergilendiği görülüyor. Sırrin’deki bu yer, Suriye ordusunun terör örgütünden geri aldığı bölgelerde tespit edilen en büyük tünel ağlarından biri olarak öne çıkıyor.
ORTAYA ÇIKARILAN TÜNEL TERÖR ÖRGÜTÜNÜN “KOMUTA MERKEZLERİNDEN” BİRİ
Suriye ordusuna bağlı 76. Tümen Komutanı Tuğgeneral Seyf Polat, Sırrin’deki tünelde yaptığı incelemeler sırasında AA’ya değerlendirmelerde bulundu. Polat, Sırrin’deki bu yapının terör örgütünün “komuta merkezlerinden” biri olduğunu belirtti. Bu yer altı şehrinin örgüt için önemli strateji merkezlerinden biri olduğunu dile getiren Polat, Suriye ordusunun hakimiyeti sağladığı tünellerde güvenlik önlemlerini aldığını ve örgütün döşediği mayınları temizlediklerini kaydetti. Tünellerde terör örgütüne ait çok sayıda yayının da yer aldığını aktaran Polat, şunları söyledi: “Terör örgütü, bunları Kürt çocuklarına terörist yöntemlere başvurmaları ve hayatlarını değiştirmeleri için kullanmıştır. Kürt gençlerinin akıllarını çelmek, Araplar, Kürtler, Aşuriler ve Türkmenlerin arasına bozgunculuk ve ayrılık tohumları ekerek Suriye’nin dokusunu bozmak maksadıyla bunları hazırlamıştır. Ancak tüm bunlar, (terör örgütünün) Suriye’nin kuzeydoğusunda kurmayı planladığı devlet kurma hayalleri Allah Teala’nın izniyle Suriye Savunma Bakanlığı kahramanları sayesinde yok edilmiştir.” Polat, burayı gelecek nesillere terör örgütünün yaptıklarını göstermek için müze haline getirmeyi hedeflediklerini sözlerine ekledi. >>>AA
Başkan Burcu Köksal, geçtiğimiz günlerde yapılan genel kurul sonrası yeniden göreve getirilen Kasaplar, Sucukçular ve Lokantacılar Odası Başkanı İbrahim Yörük ve yönetim kurulu üyeleriyle bir araya geldi. Ziyaret sırasında, Afyonkarahisar’ın gastronomi değerleri ve esnafın belediyeden beklentileri hakkında görüş alışverişi yapıldı.
Başarı dileklerini iletti
Sosyal medya hesabından bir açıklama yayımlayan Köksal, “Yeniden seçilen başkana ve yönetimine görevlerinde başarılar dilerim” ifadelerini kullandı. Belediye Başkanı Köksal, şehir ekonomisinin can damarı olan esnaf odalarıyla iş birliği ve uyum içerisinde çalışmaya devam edeceklerinin altını çizdi.
İlgili kurum temsilcilerinin katılım sağladığı toplantıda, önceki kurul toplantısında alınan kararlar gözden geçirilerek uygulama süreci değerlendirildi. Ayrıca denetimli serbestlik kapsamındaki bireylere yönelik hazırlanan projeler kurulun onayına sunuldu. Toplantıda, önümüzdeki dönemde yükümlülere yönelik yürütülmesi planlanan sosyal, eğitsel ve rehabilite edici çalışmalar hakkında da görüş alışverişinde bulunularak kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesi vurgulandı. >>>Haber Merkezi
Bölge Valilerinden Hayırlı Olsun Mesaisi Vali Yiğitbaşı; Kütahya Valisi Musa Işın ve Uşak Valisi Dr. Naci Aktaş ile birlikte, Denizli Valiliği görevine atanan Yavuz Selim Köşger’i ziyaret ederek başarı dileklerini iletti. Denizli’de Afyonkarahisarlı Buluşması Ziyaret sonrası düzenlenen şehir yürüyüşünde Vali Yiğitbaşı, Denizli’de yaşayan Afyonkarahisarlı vatandaşlarla selamlaşarak sohbet etti. Yiğitbaşı, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda “Birliğimiz ve dirliğimiz daim olsun” mesajı verdi. >>>Mustafa BAYER
Ziyarette Baro Yönetim Kurulu Üyesi İbrahim Köken, AFSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Abdurrahman Alp, Genel Sekreter Tuncay Divrikli ve Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Akkent de hazır bulundu. Ziyarete ilişkin değerlendirmelerde bulunan Baro Başkanı Göktürk, Afyonkarahisar’ın gelişimi için yapılacak tüm projelere destek vermeye hazır olduklarını belirterek, “AFSİAD, Afyonkarahisar için çok önemli bir sivil toplum kuruluşu. Federasyon statüsü kazanmanızdan büyük gurur duyduk. Yeni dönemde güven tazeleyerek yeniden seçilmenizi tebrik ediyorum. Afyonkarahisar Barosu olarak, kentimizin hak ettiği konuma ulaşması için tüm kurumlarla iş birliği içinde elimizi taşın altına koymaya hazırız” dedi. AFSİAD Başkanı Kadir Sayın ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, Afyonkarahisar Barosu ve avukatların iş dünyası için vazgeçilmez bir konumda olduğunu vurguladı. Sayın, baro ile iş birliği içerisinde ortak projeler üretmeye hazır olduklarını ifade etti. Ziyaret, karşılıklı görüş alışverişi ve istişarelerle sona erdi. >>>Mustafa BAYER
Sultandağı ve merkez ilçede ziyaretler gerçekleştiren heyet, vatandaşlarla birebir temas kurarak talep ve beklentileri dinledi. Ziyaretler boyunca sıcak ve samimi sohbetler yapılırken, Milliyetçi Hareket Partisi’nin milletle iç içe, gönül temelli siyaset anlayışı bir kez daha sahada ortaya kondu. Birlik, beraberlik ve dayanışma vurgusunun öne çıktığı programda konuşan Milletvekili Mehmet Taytak, MHP’nin siyaseti sadece seçim dönemlerinde değil, her zaman milletin yanında olarak yürüttüğünü ifade etti. Taytak, “Bizim siyaset anlayışımızın merkezinde millet vardır. Aynı hedefe inanan, aynı dava etrafında kenetlenmiş bir teşkilat yapısıyla Afyonkarahisar’ın her ilçesinde hemşehrilerimizle omuz omuza olmaya devam edeceğiz” dedi. Ziyaretler kapsamında Sultandağı Kaymakamı Hacı Demirci ziyaret edildi. >>>Ferhat YÜKSEL
İşletme sahibi Ahmet Demir, 6 yıl meyve sebze tedarikçiliği yaptı. Bu alanda bir kurutma tesisi kurup, ihracatçı olmak isteyen Demir, yeterli birikimi olmayınca devlet desteği alıp alamayacağını araştırdı. Demir, çalışmaları sonucu TKDK’den meyve sebze kurutma tesisi için destek aldı. Meyve sebze tedarikçisiyken hayalindeki işletmenin sahibi olan Demir’in kurduğu tesiste, elma, armut, çilek, domates, şeftali, limon, kivi, aronya, portakal, cennet hurması gibi ürünler kurutuluyor. Demir, tesiste hazırlanan elma kurusunu yurt dışına gönderdiklerini söyledi. Avrupa ülkelerine ihracat yaptıklarını anlatan Demir, şunları kaydetti: “Tesiste 22 kişi çalışıyor. Yüzde 55 devlet desteği aldık. Hedefimiz donmuş sebze ürününe de girmek. Elmada çok iddialıyız. Yıllık şu anda son ürün olarak 100 tonun üzerinde elma üretim hedefimiz var. Elma kurusunun raf ömrü 2 yıldır. Ürünler tamamen doğaldır.” Demir, daha fazla ülkeye ihracat için çalışmalarının sürdüğünü ifade etti.
Afyonkarahisar’ın Dinar ilçesinde Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumunun (TKDK) desteğiyle kurutma tesisi kuran Ahmet Demir’in işletmesinde kurutulan meyveler yurt içi ve yurt dışına gönderiliyor. ( Canan Tükelay – Anadolu Ajansı )Afyonkarahisar’ın Dinar ilçesinde Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumunun (TKDK) desteğiyle kurutma tesisi kuran Ahmet Demir’in işletmesinde kurutulan meyveler yurt içi ve yurt dışına gönderiliyor. Tesiste 22 kişi istihdam ediliyor. ( Canan Tükelay – Anadolu Ajansı )Afyonkarahisar’ın Dinar ilçesinde Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumunun (TKDK) desteğiyle kurutma tesisi kuran Ahmet Demir’in (sağ 2) işletmesinde kurutulan meyveler yurt içi ve yurt dışına gönderiliyor. Tesiste 22 kişi istihdam ediliyor. ( Canan Tükelay – Anadolu Ajansı )Afyonkarahisar’ın Dinar ilçesinde Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumunun (TKDK) desteğiyle kurutma tesisi kuran Ahmet Demir’in işletmesinde kurutulan meyveler yurt içi ve yurt dışına gönderiliyor. ( Canan Tükelay – Anadolu Ajansı )
“8 KİLO ELMADAN 1 KİLO KURU ÜRÜN ELDE EDİYORUZ”
Üretim sorumlusu Merve Arısoy da tesiste mevsimine göre hangi meyve sebze işlenecekse üretimi ona göre planlayarak kurutma işlemi yaptıklarını dile getirdi. Sezonu olduğu için elma kuruttuklarını belirten Arısoy, “Bizim için öncelik elmaların kaliteli olması. Hasarsız ve olgunlaşmış elmaları seçiyoruz. Daha sonra seçilmiş elmalar boyutlarına göre boylanıyor, yıkandıktan sonra üretime hazır hale getiriliyor. 8 kilo elmadan 1 kilo kuru ürün elde ediyoruz.” diye konuştu. >>>AA
Afyonkarahisar’ın Şuhut ilçesine bağlı Kavaklı köyünde, köy odası geleneği tüm sıcaklığıyla yaşatılmaya devam ediyor.
Köy sakinleri, geçmişten günümüze uzanan örf ve adetleri gelecek nesillere aktarmak amacıyla köy odasında bir araya geldi. Birlik ve beraberliğin simgesi olan köy odasında toplanan vatandaşlar, el yapımı çiğ köfte yoğurarak eski günleri yad etti. Sohbetlerin koyulaştığı gecede, unutulmaya yüz tutmuş geleneksel oyunlar da oynanarak keyifli anlar yaşandı.
Köy odasında gerçekleştirilen bu buluşma, hem kültürel değerlerin yaşatılmasına katkı sağladı hem de gençlerin geçmişle bağ kurmasına vesile oldu. Katılımcılar, bu tür etkinliklerin köy kültürünün yaşaması açısından büyük önem taşıdığını ifade ettiler.
TÜBİTAK Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması kapsamında hazırlanan projede, köyün 1956 yılı öncesindeki adı olan Kılandıras’tan adını alan ve uzun yıllar bölgenin önemli çömlekçilik ürünlerinden biri olan Kılandıras testisinin yok olma süreci ele alındı.
SON USTA ALİ KAVAK’TAN BİLİMSEL ÇALIŞMAYA
Kılandıras testisinin üretiminin sona ermesiyle birlikte günümüzde bu alanda yaşayan tek usta olarak 69 yaşındaki Ali Kavak kaldı. Araştırma projesi kapsamında son usta Ali Kavak ile görüşmeler yapılarak testinin yapım aşamaları, kullanılan terimler ve özgün formlar kayıt altına alındı. Karadirek köyünün yanı sıra Eskişehir ve Kütahya’da karşılaştırmalı saha çalışmaları gerçekleştirildi. Ayrıca Afyon Kocatepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde 6 haftalık bir atölye çalışması yapılarak 10 yeni testi ustası yetiştirildi.
KILANDIRAS TESTİSİNİN TOPRAĞI ANALİZ EDİLDİ
Proje kapsamında Kılandıras testisinin üretiminde kullanılan toprağın plastisite, ham mukavemet, kuruma, pişme, XRF ve renk analizleri yapıldı. Yapılan bilimsel çalışmalarla testinin teknik ve kimyasal özellikleri ortaya konuldu. Çalışmalar sonucunda Kılandıras testisinin kulpsuz, tek kulplu, çift kulplu gelin testisi ve hoca testisi gibi formları belirlendi. Ayrıca “cici, petroz, kavrama, kaydırma, çivi” gibi diğer çömlekçilik merkezlerinden farklı, kendine özgü bir literatüre sahip olduğu tespit edildi.
BELGESEL VE KİTAPLARLA KÜLTÜREL MİRAS KORUMA ALTINDA
Projenin yaygın etkisini artırmak amacıyla bir belgesel çekilirken, “Kılandıras Macerası” ve “Son Usta Ali Kavak” adlı iki ISBN’li kitap da basıldı. Böylece Kılandıras testisinin hem akademik hem de görsel olarak kayıt altına alınması sağlandı.
ÖĞRENCİLERDEN “YAŞAYAN İNSAN HAZİNESİ” TALEBİ
Projeyi hazırlayan BİLSEM öğrencileri Kübra Nur Basbunar ve Ecem Dilara Durgut, 69 yaşındaki son usta Ali Kavak’ın “Yaşayan İnsan Hazineleri” listesine kabul edilmesini istediklerini dile getirdi. Öğrenciler, bu proje ile hem Ali Kavak’ın bilgi ve birikiminin korunmasını hem de Kılandıras testisinin yeniden üretilerek yaşatılmasını hedeflediklerini ifade etti. Basbunar ve Durgut, Kılandıras testisinin yalnızca bir çömlek ürünü değil, bölgenin kültürel kimliğinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayarak, bu mirasın gelecek nesillere aktarılması için çalışmalarını sürdüreceklerini belirtti. >>>Berna TÜRKSOY
AFYONKARAHİSAR’DA JANDARMA TARAFINDAN 300’E YAKIN VATANDAŞI YÖNELİK KADINA ŞİDDETLE MÜCADELE KONUSUNDA BİLGİLENDİRME YAPILIP BROŞÜR DAĞITILDI. (GÖKTEN CEYLAN/AFYONKARAHİSAR-İHA) Afyonkarahisar’da jandarma tarafından 300’e yakın vatandaşı yönelik kadına şiddetle mücadele konusunda bilgilendirme yapılıp broşür dağıtıldı.AFYONKARAHİSAR’DA JANDARMA TARAFINDAN 300’E YAKIN VATANDAŞI YÖNELİK KADINA ŞİDDETLE MÜCADELE KONUSUNDA BİLGİLENDİRME YAPILIP BROŞÜR DAĞITILDI. (GÖKTEN CEYLAN/AFYONKARAHİSAR-İHA) Afyonkarahisar’da jandarma tarafından 300’e yakın vatandaşı yönelik kadına şiddetle mücadele konusunda bilgilendirme yapılıp broşür dağıtıldı.
Afyonkarahisar İl Jandarma Komutanlığı ekipleri kadına yönelik şiddetin önlenmesi, toplumsal farkındalığın artırılması ve kadınların güvenliğinin güçlendirilmesi amacıyla bilgilendirme faaliyetlerine aralıksız devam ediyor. Bu çerçevede İhsaniye ilçesinde gerçekleştirilen bilgilendirme çalışmasında, 291 vatandaşa “Kadına El Kalkamaz” mottosu ve Kadın Destek Uygulaması (KADES) hakkında detaylı bilgi verildi. Faaliyet de vatandaşlara kadına yönelik şiddetin her türüyle mücadelede toplumsal duyarlılığın önemi, KADES uygulamasının kullanım amacı ve acil durumlarda sağladığı hızlı müdahale imkânları anlatıldı. Ayrıca uygulamanın mobil cihazlara indirilmesi ve kullanımı konusunda bilgilendirme yapıldı. >>>İHA
Kadınların yaklaşık üçte birinin yaşamının bir döneminde klinik olarak anlamlı saç dökülmesi yaşadığına dikkat çeken Medical Park TEM Hastanesi Dermatoloji (Cildiye) Uzmanı Dr. Büşra Demirci, saç dökülmesinin tek bir nedene bağlı olmadığını, doğru tanı için altta yatan faktörlerin mutlaka araştırılması gerektiğini söyledi.
UZM. DR. BÜŞRA DEMİRCİ (İHA/İSTANBUL-İHA) Kadınlarda saç dökülmesinin en sık nedenlerinden birinin stres olduğuna dikkat çeken Dermatoloji Uzmanı Dr. Büşra Demirci, “Ani kilo kaybı, ağır geçirilen hastalıklar, enfeksiyonlar ve cerrahi girişimler sonrası da saç dökülmesi artabilir. Demir eksikliği başta olmak üzere B12 ve D vitamini yetersizlikleri de saç dökülmesini tetikleyebilir” dedi.
“SAÇ DÖKÜLMESİ HER ZAMAN HASTALIK ANLAMINA GELMEZ”
Saçın doğal bir büyüme ve dökülme döngüsü olduğunu hatırlatan Uzm. Dr. Demirci, “Sağlıklı bireylerde günde ortalama 50-100 tel saç dökülmesi normal kabul edilir. Ancak dökülen saç miktarında belirgin artış, saçlarda gözle görülür seyrelme, saç tellerinde incelme veya saç ayrımının belirginleşmesi gibi durumlarda mutlaka bir uzmana başvurulması gerekir” diye konuştu.
“STRES NEDEN OLABİLİR”
Kadınlarda saç dökülmesinin en sık nedenlerinden birinin stres olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Demirci, “Ani kilo kaybı, ağır geçirilen hastalıklar, enfeksiyonlar ve cerrahi girişimler sonrası da saç dökülmesi artabilir. Bu durum genellikle ‘telogen effluvium’ olarak adlandırılır. Bu tip dökülmeler çoğu zaman geçicidir ve altta yatan neden ortadan kalktığında saçlar yeniden çıkmaya başlar” dedi.
“VİTAMİN VE MİNERAL EKSİKLİKLERİ GÖZ ARDI EDİLMEMELİ”
Demir eksikliği başta olmak üzere B12 ve D vitamini yetersizliklerinin saç dökülmesini tetikleyebileceğini söyleyen Uzm. Dr. Demirci, “Özellikle kadınlarda bu eksiklikler sık görülebilir. Tiroit hastalıkları da saç sağlığını doğrudan etkileyebilir. Bu yüzden saç dökülmesi şikâyeti olan kişilerde kan tetkikleri önemlidir” açıklamasında bulundu.
“GENETİK VE HORMONAL FAKTÖRLER ETKİLİ OLABİLİR”
Kadınlarda genetik yatkınlığa bağlı saç dökülmesinin, erkeklerden farklı bir seyir izlediğini dile getiren Uzm. Dr. Demirci, “Androjenetik alopesi, kadınlarda genellikle tepe ve orta ayrım bölgesinde seyrelme şeklinde görülür. Polikistik over sendromu, adet düzensizlikleri, menopoz süreci ve tiroit bozuklukları gibi hormonal değişimler de saç dökülmesini artırabilir” dedi.
“DOĞUM SONRASI DÖKÜLME ÇOĞU ZAMAN KALICI DEĞİLDİR”
Gebelik döneminde hormonal değişimlere bağlı olarak saç dökülmesinin azaldığını, doğumdan sonra ise yaygın saç dökülmesi görülebildiğini belirten Uzm. Dr. Demirci, Bu durum çoğu kadında geçici olabilir. Doğumdan yaklaşık 2-4 ay sonra başlayan bu dökülme, genellikle 6 ay içinde kendiliğinden azalır. Bu durum kalıcı saç kaybı ile karıştırılmamalıdır” şeklinde konuştu.
“SIKI SAÇ MODELLERİ RİSKİ ARTIRIYOR”
Sıkı saç modelleri, yoğun ısı kullanımı, kimyasal işlemler ve saçın sürekli gergin şekilde toplanmasının saç köklerine zarar verebileceğini söyleyen Uzm. Dr. Demirci, “Bu alışkanlıklar uzun vadede dökülmeyi artırabilir. Özellikle bu tür uygulamaların erken fark edilmemesi kalıcı saç kayıplarına yol açabilir” dedi.
“TAKVİYELER BİLİNÇSİZ KULLANILMAMALI”
Saç dökülmesi yaşayan birçok kişinin rastgele vitamin ve mineral takviyelerine yöneldiğini belirten Uzm. Dr. Demirci, “Kan tetkiki yapılmadan kullanılan takviyeler her zaman fayda sağlamaz, aksine mevcut dökülmenin uzamasına ya da artmasına zemin hazırlayabilir. Bu yüzden tedavi mutlaka kişiye özel planlanmalıdır” dedi.
“BESLENME VE YAŞAM TARZI SAÇ SAĞLIĞINDA BELİRLEYİCİ”
Yeterli ve dengeli beslenmenin saç sağlığı için temel olduğunu vurgulayan Uzm. Dr. Demirci, “Özellikle protein alımı önemlidir. Aşırı kısıtlayıcı diyetlerden kaçınılması, düzenli uyku ve stres yönetimi saç dökülmesinin kontrol altına alınmasına yardımcı olur” ifadelerini kullandı.
“ERKEN BAŞVURU TEDAVİ BAŞARISINI ARTIRIYOR”
Saç dökülmesinde erken tanının önemine değinen Uzm. Dr. Demirci, “Saç kökleri henüz canlıyken yapılan müdahalelerle dökülmenin ilerlemesi büyük ölçüde durdurulabilir. Geç kalındığında ise tedavi seçenekleri sınırlanabilir” diyerek açıklamalarını sonlandırdı. >>>İHA
Afyonkarahisar’da jandarma tarafından 300’e yakın vatandaşı yönelik kadına şiddetle mücadele konusunda bilgilendirme yapılıp broşür dağıtıldı.
Afyonkarahisar İl Jandarma Komutanlığı ekipleri kadına yönelik şiddetin önlenmesi, toplumsal farkındalığın artırılması ve kadınların güvenliğinin güçlendirilmesi amacıyla bilgilendirme faaliyetlerine aralıksız devam ediyor. Bu çerçevede İhsaniye ilçesinde gerçekleştirilen bilgilendirme çalışmasında, 291 vatandaşa “Kadına El Kalkamaz” mottosu ve Kadın Destek Uygulaması (KADES) hakkında detaylı bilgi verildi.
Faaliyet de vatandaşlara kadına yönelik şiddetin her türüyle mücadelede toplumsal duyarlılığın önemi, KADES uygulamasının kullanım amacı ve acil durumlarda sağladığı hızlı müdahale imkânları anlatıldı. Ayrıca uygulamanın mobil cihazlara indirilmesi ve kullanımı konusunda bilgilendirme yapıldı.
Hakkari genelinde etkisini sürdüren şiddetli kış şartları hayatı olumsuz etkiliyor. Yüksekova ilçesine bağlı Büyükçiftlik beldesi Kerem Zeydan Mahallesi’nde sabah saatlerinde çarpıcı bir manzara yaşandı. Yerleşim yerine yiyecek bulmak için indiği tahmin edilen tilkiyi kar üzerinde hareketsiz gören mahalle sakinleri, hayvana yaklaştıklarında acı gerçekle karşılaştı. Uzun süre kıpırdamadan duran tilkinin, dondurucu soğuk nedeniyle olduğu yerde donarak telef olduğu belirlendi.
Bölgedeki zorlu kış mevsimine dikkat çeken mahalle muhtarı Arif Genç, “Kar kütlesinin üzerinde bir tilkinin hiç hareket etmeden durduğunu gördük. Önce kaçar diye bekledik ama tepki vermeyince şüphelendik. Yanına gittiğimizde hayvanın adeta bir heykel gibi ayakta donduğunu fark ettik. Çok üzücü bir durum. Burada gece sıcaklıklar eksi 28-30 dereceleri buluyor. Doğadaki hayvanlar yiyecek bulmakta çok zorlanıyor” dedi.
Yetkililer, kar kalınlığının yer yer bir metreyi aştığı ve soğukların etkisini artırdığı bölgede, yaban hayvanlarının yerleşim yerlerine yaklaşabileceği konusunda uyarıda bulundu. Vatandaşlardan, yiyecek bulmakta zorlanan hayvanlar için uygun alanlara yem bırakılması konusunda duyarlı olmaları istendi. >>>İHA
HAKKARİ’NİN YÜKSEKOVA İLÇESİNDE ETKİLİ OLAN DONDURUCU SOĞUKLAR NEDENİYLE YİYECEK ARAYIŞINDAKİ BİR TİLKİ KAR KÜTLESİ ÜZERİNDE DONDU. (İHA/HAKKARİ-İHA) Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde etkili olan dondurucu soğuklar nedeniyle yiyecek arayışındaki bir tilki, kar kütlesi üzerinde ayakta donmuş vaziyette bulundu.
Kaza, Emirdağ ilçesi çıkışında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 35 AG 103 plakalı peynir yüklü kamyon sürücüsünün henüz belirlenemeyen bir sebepten ötürü direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıktı. Araç ardından yol kenarındaki refüje girip yan yattı. Olayda ölen ya da yaralanan olmazken, kaza kısa süreli paniğe neden oldu. Aracın yan yattığı yerden kaldırılmasının ardından karayolunda trafik normale döndü. >>>İHA
AFYONKARAHİSAR’DA KONTROLDEN ÇIKAN PEYNİR YÜKLÜ BİR KAMYON REFÜJE GİREREK YAN YATTI. OLAYDA ÖLEN YA DA YARALANANIN OLMADI. (GÖKTEN CEYLAN/AFYONKARAHİSAR-İHA) Afyonkarahisar’da kontrolden çıkan peynir yüklü bir kamyon refüje girerek yan yattı. Olayda ölen ya da yaralananın olmadı.AFYONKARAHİSAR’DA KONTROLDEN ÇIKAN PEYNİR YÜKLÜ BİR KAMYON REFÜJE GİREREK YAN YATTI. OLAYDA ÖLEN YA DA YARALANANIN OLMADI. (GÖKTEN CEYLAN/AFYONKARAHİSAR-İHA) Afyonkarahisar’da kontrolden çıkan peynir yüklü bir kamyon refüje girerek yan yattı. Olayda ölen ya da yaralananın olmadı.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nda düzenlenen törenle, Basın İlan Kurumu ve Kredi Garanti Fonu arasında stratejik bir iş birliği protokolü imzalandı. İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran’ın katılımıyla gerçekleşen imza töreninde, yerel ve ulusal medyanın dijital dönüşümünü ve ekonomik sürdürülebilirliğini destekleyecek adımlar paylaşıldı.
İki binden fazla medya kuruluşu faydalanacak
Resmi ilan ve reklam yayımlama hakkı bulunan 2 binin üzerindeki gazete, dergi ve internet haber sitesi bu destek paketinden yararlanabilecek. İletişim Başkanı Duran, protokolün temel amacının basın özgürlüğünü güçlendirmek, medyanın teknolojik altyapısını yenilemek ve nitelikli gazeteciliği desteklemek olduğunu vurguladı.
Kredi ve ödeme şartları netleşti
Basın işletmelerine sunulan finansal kolaylıklar kapsamında nakdi ve gayri nakdi krediler için uygun vade seçenekleri belirlendi:
Nakdi krediler: 6 ay geri ödemesiz, toplam 36 ay vade imkanı.
Gayri nakdi krediler: 48 aya kadar vade seçeneği.
Limitler: Tek bir yayın kuruluşu için toplam kredi limiti 11,25 milyon TL, KGF kefalet sınırı ise 9 milyon TL olarak açıklandı.
Teminata erişimdeki engeller kalkıyor
KGF Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Özegen, ilk kez yalnızca basın sektörüne özel tematik bir kefalet programını hayata geçirdiklerini belirtti. Bu düzenleme sayesinde, basın kuruluşlarının bankalardan teminat mektubu alırken yaşadığı zorluklar KGF kefaletiyle aşılacak. BİK Genel Müdürü Abdulkadir Çay ve KGF Genel Müdürü Hasan Basri Kurt tarafından imzalanan protokol, sektörün yatırım kapasitesini artırmayı hedefliyor.
Dijitalleşme ve yapısal dönüşüm vurgusu
Törende, medyadaki dijital dönüşüm ve yapay zeka uygulamalarına uyum sürecinin önemi hatırlatıldı. Sağlanan 7,5 milyar liralık kefalet limitinin, basın kuruluşlarının insan kaynağına yatırım yapmalarına ve sektörde daha dinamik bir ekonomik yapı oluşturmalarına katkı sağlaması bekleniyor.
Yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Antalya’mız son günlerde tarihinin en ağır sel felaketlerinden birini yaşamaktadır. 22 Ocak’tan itibaren etkili olan şiddetli yağış ve fırtına; Kumluca, Aksu, Serik, Kaş ve Demre başta olmak üzere şehrimizin dört bir yanında hayatı durma noktasına getirmiş, tarım arazilerimizi ve yerleşim yerlerimizi adeta bir balçık gölüne çevirmiştir. Antalya Afyonkarahisarlılar Derneği olarak, bu topraklarda ekmeğini kazanan, Antalya’nın ekonomisine can veren tüm hemşehrilerimizin ve üreticilerimizin yanındayız. Ancak gelinen noktada “geçmiş olsun” dileklerinin ötesinde, somut ve acil adımların atılması kaçınılmaz bir zorunluluktur.
”ÜRETİCİNİN ALIN TERİ SULAR ALTINDA”
Antalya, Türkiye’nin gıda ambarıdır. Bugün bu ambarın kapıları sel sularıyla kapanmış; binlerce üreticimiz, seracımız ve çiftçimiz tüm sezonluk emeğini, umudunu ve sermayesini bir gecede kaybetmiştir. Domatesinden biberine, patlıcanından buğdayına kadar binlerce dönüm ekili alan yok olmuştur. 600-700 bin liralık borçla sezona giren çiftçimiz, bugün bu enkazın altından kendi imkanlarıyla kalkamaz.
“ÇAĞRIMIZDIR: ANTALYA ACİLEN AFET BÖLGESİ İLAN EDİLMELİDİR”
Yaşanan yıkımın boyutu göz önüne alındığında, Antalya’nın selden etkilenen ilçelerinin ivedilikle “Genel Hayata Etkili Afet Bölgesi” ilan edilmesini talep ediyoruz. Bu kapsamda devletimizden beklentilerimiz şunlardır:
Borçların Ertelenmesi: Çiftçilerimizin Ziraat Bankası, Tarım Kredi Kooperatifleri ve özel bankalara olan tarımsal kredi borçlarının faizsiz olarak en az 1 yıl süreyle ertelenmesi,
Sigorta Şartı Aranmaksızın Destek: TARSİM sigortası olsun ya da olmasın, zarar gören tüm küçük ve orta ölçekli üreticilere ivedilikle nakdi ve ayni (tohum, gübre, fide) destek sağlanması,
Altyapı Seferberliği: Dere ıslah çalışmaları ve elektrik altyapısı gibi kronikleşen sorunların, bir sonraki yağışta aynı felaketi yaşatmayacak şekilde kalıcı olarak çözülmesi.”
“BİRLİKTE YARALARI SARACAĞIZ”
Acının rengi olmayacağını ifade eden yönetiminin açıklamasında “Bizler Antalya’da yaşayan Afyonkarahisarlılar olarak; acının rengi, memleketi olmaz diyoruz. Antalya’nın sofrası çökerse, Türkiye’nin sofrası çöker. Devletimizin ilgili kurumlarını, yerel yönetimlerimizi ve tüm siyasi aktörleri siyaset üstü bir tutumla bu felakete müdahale etmeye davet ediyoruz. Zarar gören tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor; hayatını kaybeden canlılarımız ve yok olan emeklerimiz için derin üzüntümüzü paylaşıyoruz. Sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz” denildi. >>>Haber Merkezi
Toplantı kapsamında lisanslı depoculuk sisteminin mevcut durumu, işletmelerin faaliyet alanları ve sektörde karşılaşılan güncel gelişmeler ele alındı. Ayrıca lisanslı depoculuğun tarım piyasalarının düzenlenmesi, üreticinin korunması ve ekonomik istikrar açısından üstlendiği rol değerlendirildi. Katılımcılar, lisanslı depoculuk mekanizmasının güçlendirilmesinin hem tarımsal ticaretin sürdürülebilirliği hem de ülke ekonomisine sağladığı katma değerin artırılması açısından önem taşıdığına dikkat çekti. >>>Haber Merkezi