Kategori: Genel

  • Ulaşım haritası 2025’te yeniden çizildi

    Ulaşım haritası 2025’te yeniden çizildi

    Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’nin ulaşım haritasının, 2025’te yapılan yatırımlarla yeniden çizildiğini belirterek, “Ülkemizin doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine vatandaşlarımızın daha kolay erişimini sağlamak için çalışmalarımıza devam ettik, ulaştırma ağımızı daha da güçlendirdik.” dedi. Uraoğlu, Bakanlık olarak bu yılın 10 ayında hayata geçirdikleri projelere ilişkin açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin ulaşım haritasının, yapılan yatırımlarla 2025’te yeniden çizildiğini ve 5 sektörde bir çok projeyi hayata geçirdikleri bildiren Uraloğlu, kara, demir, hava, deniz yolları ve haberleşme alanlarında 44 projeyi, 189 milyar liralık yatırım tutarıyla tamamlayarak hizmete sunduklarını ve ülkeye kazandırdıklarını söyledi.

    “TÜRKSAT 6A 2,04 MİLYAR LİRA PROJE BEDELİYLE HAYATA GEÇİRİLDİ”

    Mart ayında kara ve demir yolu alanındaki projelere ağırlık verdiklerini, İlk Milli Banliyo Tren Seti’ni 275,3 milyon lira bedelle hayata geçirdiklerini ve 14 Mart’ta Gaziantep Büyükşehir Belediyesine teslim ettiklerini dile getiren Uraloğlu, öte yandan 23 Mart’ta da 9,6 kilometrelik Batman-Hasankeyf Yolu’nu 429,1 milyon lira bedelle tamamlayarak, açılışını gerçekleştirdiklerini kaydetti. Uraloğlu, yılın 4. ayında ise kara, hava ve haberleşme alanlarındaki projelerin açılışlarını yaptıklarına değinerek, “Antalya Havalimanı Yeni İç ve Dış Hat Terminal binalarını, 43,8 milyar lira proje bedeliyle 12 Nisan’da ilimize ve ülkemize kazandırdık. 21,2 kilometrelik Siirt-Kurtalan Yolu’nu, 19 Nisan’da 2,4 milyar lira bedelle hayata geçirdik. Haberleşme alanında ülkemizin önemli bir mihenk taşı olan Türksat 6A’yı da 21 Nisan’da 2,04 milyar lira proje bedeliyle ülkemizin ve dünyadaki 5 milyar insanın kullanımına sunduk.” ifadelerini kullandı.

  • Prof. Dr. Eroğlu: Her yıl Maraş depremi kadar kişi sadece akciğer kanserinden kaybediliyor

    Prof. Dr. Eroğlu: Her yıl Maraş depremi kadar kişi sadece akciğer kanserinden kaybediliyor

    Erzurum Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi önünde ‘1-30 Kasım Akciğer Tıp Fakültesi Kanseri Farkındalık Ayı’ nedeniyle basın açıklaması düzenlendi. Basın açıklamasında; Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Meltem Alkan Melikoğlu, Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Atilla Eroğlu ve Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Leyla Sağlam da yer aldı.

    ‘HIZLI ÖLDÜREN BİR KANSER’ 

    Prof. Dr. Leyla Sağlam. Fotoğraf: Salih TEKİN/Erzurum,(DHA)

    Prof. Dr. Leyla Sağlam, “Dünyaya bakacak olursak 2,5 milyona yakın akciğer kanseri hastası var ve bunların 1,5 milyondan fazlası aynı yıl içinde hayatlarını kaybediyorlar. Bu ne demek? Hızlı öldüren bir kanserdir demek. Onun için de erken tanı gerçekten çok önemli. Ne yapmamız gerekir? Akciğer kanserini farkındalığımız şu olmalı; niye kanser oluyoruz? Onun için akciğer kanseri yapan nedenler önemli. Bunların en başında sigara ve tütün ürünleri gelmekte. Eğer biz bu tütün ürünleri ile mücadele edebilirsek, akciğer kanseri oranlarımızda düşüş sağlayabiliriz. Sadece tabii ki tütün ürünleri değil, başka maruziyetler de var. Bunlardan bazıları çevresel maruziyetler dediğimiz hem ev içi hem dışı ev dışı maruziyetler. Bir fabrikada çalışıyorsanız, bir kanserojene maruz kalıyorsanız kanser olabilirsiniz. Kendinizi korumanız lazım, bilmeniz lazım ve usulüne uygun çalışmanız lazım. Ev içi kirleticileri de ayrıca ev içi önemsemeyi belki ama işte deterjanlar, kimyasallar, yakıtlar, bunlar hepsi kansere katkı sağlayan maddeler” diye konuştu.

    ‘KADINLARDA DA AKCİĞER KANSERİ ORANI GİDEREK TIRMANIYOR’

    Erzurum Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi önünde ‘1-30 Kasım Akciğer Tıp Fakültesi Kanseri Farkındalık Ayı’ nedeniyle basın açıklaması düzenlendi. Fotoğraf: Salih TEKİN/Erzurum,(DHA)

    Akciğer kanserinin erkeklerde daha çok görüldüğünü Sağlam, şunları söyledi: “Erkekler daha çok tütün ürünü kullanıyor. Erkekler daha çok fabrikalarda çalışıyor. Erkekler daha çok kanser hücrelerine maruz kalıyor ama günümüze gelindiğinde görüyoruz ki kadınlarda da akciğer kanseri oranı giderek tırmanıyor. Hatta meme kanseriyle yarışır hale geliyor. Çünkü kadınlarımız da artık sigara içiyorlar. Kadınlarımız da dışarıda çalışıyorlar, aynı kanserojenlere onlar da maruz kalıyorlar.”

    ‘ERKEN TEŞHİS HAYAT KURTARIR, AKCİĞER KANSERİ KADER DEĞİLDİR’

    Prof. Dr. Atilla Eroğlu. Fotoğraf: Salih TEKİN/Erzurum,(DHA)

    Prof. Dr. Atilla Eroğlu, dünyada en çok görülen kanser türünün akciğer kanseri olduğunu söyledi. Türkiye’de her yıl 45 bin kişinin akciğer kanseri teşhisi aldığını kaydeden Eroğlu, “Günde 150 kişi akciğer kanseri teşhisi alıyor. Bir Maraş depremi oldu. Maraş depreminde yaklaşık 60 bin canımızı kaybettik. Her yıl belki de Maraş depremi kadar kişi sadece akciğer kanserinden kaybediliyor. Biz aslında kanserden korkmuyoruz kanserin geç teşhis edilmesinden korkuyoruz. Erken tanı için özellikle 50 yaş üstü, günde bir paket sigara içen kişilerin yılda 1 defa düşük doz tomografilerle tarama yaptırmalarını öneriyoruz. Çünkü erken teşhis hayat kurtarır. Unutmayalım ki akciğer kanseri kader değildir. Önlenebilir bir kanser türüdür ve erken teşhis hayat kurtarır” diye konuştu. Tıp Fakültesi 1’nci sınıf öğrencisi Hamza Eren Akçay da erken tanının önemini anlattı.

  • Motosikletli Sürücü ile Yaya Arasında Nazik Yol Verme İnatlaşması

    Motosikletli Sürücü ile Yaya Arasında Nazik Yol Verme İnatlaşması

    Tekirdağ Çerkezköy’de bir motosiklet sürücüsü ile yaya arasında geçen nazik diyalog, sosyal medyada büyük beğeni topladı. Yaya geçidi önceliğine dikkat çeken görüntüler kısa sürede yayıldı.

    Karşılıklı nezaket kameraya yansıdı

    Yaya geçidinde karşılaşan sürücü ve yaya, birbirlerine yol vermeye çalışarak esprili bir tartışmaya girdi. Motosiklet sürücüsü, “Geç abi, geç” diyerek yayayı yönlendirmek istedi. Yayaysa sürücüye “Geç sen” diye karşılık verdi.

    Sürücü motosikletten indi

    Israr üzerine motosikletten inen sürücü, “Ben geçmem” diyerek yayaya öncelik verdi. Bu sırada şaşıran yaya, “Neden böyle yapıyorsun ya? Bu su yakmıyor, benzin yakıyor bu” diyerek espri yaptı. Kısa süren tartışmanın ardından yaya yoluna devam etti.

    Trafik bilincine örnek oldu

    Sürücü yeniden motosikletine binerek, “Yol senin hakkın” sözleriyle yaya önceliğinin önemine dikkat çekti. Diyalog, trafikte empati ve saygının güzel bir örneği olarak sosyal medyada hızla yayıldı.

  • Polis kadına şiddetle mücadeleyi açtıkları stant ile anlattı

    Polis kadına şiddetle mücadeleyi açtıkları stant ile anlattı

    Afyonkarahisar’da polis ekipleri Park Afyon AVM’de açtıkları stant ile vatandaşlara kadına yönelik siddet ile mücadele konusunda bilgilendirme yapıldı.

    Gerçekleştirilen bilgilendirme çalışmasıyla ilgili İl Emniyet Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamada, “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü etkinlikleri çerçevesinde İl Emniyet Müdürlüğümüz görevlilerince, Park Afyon Alışveriş Merkezinde KADES uygulaması hakkında bilgilendirme ve bilinçlendirme faaliyetleri düzenlenerek vatandaşlara çeşitli hediyeler takdim verilmiştir” ifadelerine yer verildi.

  • Dinar’da trafik güvenliği için önemli proje

    Dinar’da trafik güvenliği için önemli proje

    Afyonkarahisar’ın Dinar ilçesinde ağır tonajlı araçlar için kaçış rampası yapılması projesi hayata geçirildi.

    Ağır tonajlı araçların neden olduğu kazaların önüne geçilmesi amacıyla ilçede yürütülen kaçış rampası projesinde önemli bir adım atıldı. İhale sürecinin tamamlanmasının ardından, ihaleyi alan firma yetkilileri ve karayolları teknik ekibi proje sahasında detaylı bir inceleme gerçekleştirdi. İncelemelere Kaymakam Hasan Uğuz ile birlikte protokol üyeleri katıldı.

    Heyet, karayolları uzmanlarından projenin teknik detayları, uygulanacak yöntemler ve takvim hakkında bilgi aldı. Kaçış rampasının hizmete girmesiyle birlikte, özellikle ağır vasıta geçişlerinin yoğun olduğu bölgelerde trafik güvenliğinin belirgin şekilde artması bekleniyor.

  • Aralık Ayında Meyve Veren İncir Ağaçları Mevsim Şaşkınlığına Neden Oldu

    Aralık Ayında Meyve Veren İncir Ağaçları Mevsim Şaşkınlığına Neden Oldu

    Osmaniye’de hava sıcaklıkları 30 dereceyi aştı. Bu olağanüstü durum, tarım ürünlerinde beklenmedik gelişmelere yol açtı.

    İncir Ağaçları Yeniden Meyve Verdi

    Normalde bahar döneminde tomurcuklanıp yaz aylarında meyve veren incir ağaçlarının Aralık ayında yeniden meyve verdiği görüldü. Üreticiler, bu durumun son yıllarda sıklaşan mevsim düzensizliğinin bir sonucu olduğunu ifade ediyor.

    Elma Ağaçları da Çiçek Açtı

    İlçede yaşayan Harun Savran, bahçesindeki incirlerin meyve verdiğini, elma ağaçlarının ise çiçek açıp yeniden meyve tuttuğunu söyledi. Savran, bu durumun daha önce hiç görülmediğini belirtti.

    Tarımda Belirsizlik Artıyor

    Uzmanlar, sıcaklık dalgalanmalarının sürmesi halinde tarım ürünlerinde verim kayıpları yaşanabileceği konusunda uyarıyor. Mevsim dışı gelişmeler hem üreticileri hem de uzmanları endişelendiriyor.

  • Canlı Hayvan Yüklü Kamyonetle Otomobilin Çarpıştığı Kazada Bir Kişi Yaşamını Yitirdi

    Canlı Hayvan Yüklü Kamyonetle Otomobilin Çarpıştığı Kazada Bir Kişi Yaşamını Yitirdi

    Erzurum’da E-80 Karayolu üzerinde şehir merkezinden Aziziye yönüne ilerleyen otomobil, önündeki hayvan yüklü kamyonete çarptı. Çarpışma sonrası olay yerine sağlık, polis, itfaiye ve AFAD ekipleri sevk edildi.

    Hız Göstergesi 140 Kilometrede Takılı Kaldı

    Otomobil sürücüsü Abdulkerim Taşbaşı ile araçtaki Yusuf İslam Gezer ve Emirhan Tebrizcik kazada ağır yaralandı. Yapılan müdahalelere rağmen Gezer yaşamını yitirdi. Tebrizcik’in hayati tehlikesinin sürdüğü, Taşbaşı’nın ise hastanede tedavisinin devam ettiği bildirildi.

    Kamyonetteki Hayvanlar Etkilendi

    Kamyonetin arka kapak kısmı çarpmanın etkisiyle kırıldı. Kasada bulunan 7 büyükbaş hayvandan 2’si yaralanırken, sürücü Hacı Murat Kaya iki hayvanın kaybolduğunu ifade etti.

    Olay Yerinde Gerginlik Yaşandı

    Vatandaşlar, ambulansın sürücüsünü göremeyince tepki gösterdi. Ancak sürücünün aynı zamanda Acil Tıp Teknisyeni olduğu ve araçtaki yaralıya müdahale ettiği ortaya çıktı.

    Yol Trafiğe Kapandı

    Kaza nedeniyle bir süre ulaşıma kapanan yol, araçların kaldırılması ve yapılan temizliğin ardından yeniden trafiğe açıldı. Polis ekipleri kazayla ilgili inceleme başlattı.

    Erzurum’da E-80 karayolunda seyir halindeki otomobilin aynı yönde ilerleyen kamyonete arkadan çarpması sonucu 1 kişi hayatını kaybetti, 2 kişi yaralandı. Fotoğraf: Oktay POLAT / Erzurum (DHA)
  • Genelkurmay Başkanı Orgeneral Bayraktaroğlu, bazı komutanlıklarda incelemelerde bulundu

    Genelkurmay Başkanı Orgeneral Bayraktaroğlu, bazı komutanlıklarda incelemelerde bulundu

    Genelkurmay Başkanlığının sosyal medya hesaplarından yapılan paylaşımda, “Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Genelkurmay Başkanlığı MEBS ve Elektronik Harp Komutanlığı ile TSK Siber Savunma Komutanlığını ziyaret ederek inceleme ve denetlemelerde bulundu.” ifadesi kullanıldı.

    Paylaşımda, ziyarete ilişkin görüntülere de yer verildi.

  • Selçuk Bayraktar: “Ülkemizin göklerdeki bağımsızlığı için insansız hava araçları geliştiriyoruz”

    Selçuk Bayraktar: “Ülkemizin göklerdeki bağımsızlığı için insansız hava araçları geliştiriyoruz”

    ‘Sağlıkta Tam Bağımsızlık: Milli Teknoloji Hamlesi’nin Yeni Rotası’ başlıklı panelde sunum yapan Bayraktar, ardından konukların sorularını yanıtladı.

    “Ülkemizin göklerdeki bağımsızlığı için insansız hava araçları geliştiriyoruz”

    İnsansız hava araçlarını geliştirdiklerini anlatan Bayraktar, “Biyomedikal alanında çok büyük cihazlar üreten, çok gelişmiş bir teknolojiye sahip değiliz ama medeniyetimizin bize bıraktığı önemli bir vasiyet olan ‘insanı yaşat ki devlet yaşasın’ anlayışı bu cihazları büyük bir seferberlik ruhuyla üretmeye yöneltti. Bizler dedik ki ülkemizin göklerdeki bağımsızlığı için insansız hava araçları geliştiriyoruz. İşte şu an dünyada BAYKAR büyük insansız hava araçlarında dünyanın en büyük insansız hava aracı şirketi bugün. Yüzde 90’da ihracattan kazanan en yakın rakibinden Amerika Birleşik Devletleri’ndeki rakibinden bile 3 kat daha büyük 37 ülkeye ihracat yapan bir kurum” şeklinde konuştu.

    “Güçlerimizi birleştirerek ülkemize katkımız en iyi şekilde olur”

    Teknoloji firmalarının iş birliği içinde büyük işlere imza atacağına dikkati çeken Bayraktar, “Güçlerimizi birleştirerek ülkemize katkımız en iyi şekilde olur ve insanlığa katkımız en iyi bir şekilde olur duygusuyla adeta bir seferberlik haliyle çalışmaya başladık. Bizleri de derinlemesine teknoloji geliştirme kabiliyeti var ASELSAN ile BAYKAR’ın. Dünyaya örnek olacak nitelikte ülkemiz bu cihazları çok kısa sürede seri üretimi hazır hale getirdi. Sadece Türkiye’ye değil binlerce cihazı ihraç etti. İhtiyacı olan ülkelere o dönemde cihaz bulamıyordu. Hatta bir cihaz bile olmayan işte Somali gibi ülkelere de bağışladı. İşte dünyanın ben öleceksem herkes ölsün zihniyetin doğurduğu sonuç bir tarafa, bir tarafta da adeta bu işe insanlığı yaşatabilmek için ruhunu adamış bir şekilde çalışan aynen sağlık çalışanlarımızın yaptığı gibi anlayışın ortaya koyduğu eserler. Şimdi de eserleri hemen sergileme holünde görebilirsiniz” ifadelerini kullandı.

    “Azmedersek, doğru sinerjiyi doğru kodlarla yakalarsak doğru misyondan başarabileceğimizin bir örneği”

    Fuaye alanında sağlık alanında geliştirilen teknolojileri görünce gurur duyduğunu dile getiren Bayraktar, “ASELSAN’ın geliştirdiği teknolojileri görünce, kalp akciğer cihazı ve diğer yüksek teknoloji ürünleri açıkçası ben de bu ülkenin bir mühendis evladı olarak gurur duydum. Bu bir seferberlik hikayesini anlatması açısından yani bizler yapamayız değil de azmedersek azami gayreti gösterirsek doğru sinerjiyi doğru kodlarla yakalarsak doğru misyondan başarabileceğimizin bir örneği olmuş oldu. Sağlık Bakanlığımız da o dönemde bu işe liderlik etti. Dünyaya örnek bir mühendislik projesi olarak ve aynı zamanda bir sağlık projesi olarak geçmiş oldu” değerlendirmesinde bulundu. Gelişen yapay zekanın hayatı kolaylaştırdığına da değinen Bayraktar, “Yapay zeka belki bir taraftan da bir balon gibi şişiyor, şişiriliyor ama nihayetinde doğru kullanıldığında da hakikaten insanla özellikle sağlık ve eğitim alanında büyük hizmetler sunabilecek bir alan” diye konuştu.

  • Yurt Genelinde Parçalı Bulutlu Hava Hakim Olacak: Hafta Sonu Yağış Geliyor

    Yurt Genelinde Parçalı Bulutlu Hava Hakim Olacak: Hafta Sonu Yağış Geliyor

    Yurt genelinde bu hafta parçalı bulutlu hava hakim olacak

    Bu hafta yurdun büyük bölümünde bulutlu ve parçalı bulutlu hava hakim olacak.

    Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğü Hava Tahmin Uzmanı Cengiz Çelik, bu hafta beklenen hava durumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

    Çelik, bu hafta yağışlı sistemin etkisini kaybettiğini belirterek, hafta sonuna kadar sadece yurdun batı bölgelerinde yağışın görüleceğini söyledi.

    Marmara’nın batısı ve Kıyı Ege’de yarın, perşembe ve cuma günleri gök gürültülü sağanak beklendiğini dile getiren Çelik, “Hafta sonunda ülkenin hemen hemen tamamında yine yağışlı bir sistem etkili olacak.” diye konuştu.

    Çelik, yağışlı sistemle birlikte sıcaklıkların hafta sonunda mevsim normalleri civarına düşeceğini bildirdi.

    Hafta sonu yurdun büyük kesiminde yağış görüleceğini belirten Çelik, “Doğu Anadolu’nun yüksek kesimlerinde ve İç Anadolu’nun doğusunun yükseklerinde yine karla karışık yağmur ve kar yağışını hafta sonunda da göreceğiz.” dedi.

    Üç büyükşehirde hava durumu

    Çelik, Ankara’da yarın, perşembe ve cuma günü yağış beklenmediğini, sıcaklıkların ise 16 ila 17 derecelerde seyredeceğini bildirdi.

    İstanbul’da yarın ve perşembe günü yağış görülmeyeceğini ifade eden Çelik, cuma ve cumartesi günleri İstanbul’da sağanak ve gök gürültülü sağanak beklendiğini, sıcaklıkların ise 18 ila 20 derece bandında seyredeceğini söyledi.

    İzmir’de ise hafta boyunca aralıklarla sağanakların etkili olacağını dile getiren Çelik, hafta sonu gelecek yeni yağışlı sistemin İzmir’e kuvvetli gök gürültülü yağış getireceğini belirtti.

    Cengiz Çelik, İzmir’de en yüksek sıcaklıkların 20 ila 21 derece civarında olacağını kaydetti.

  • Köylü, Şuhut İlçe Müftülüğü’nde görevine başladı

    Köylü, Şuhut İlçe Müftülüğü’nde görevine başladı

    Denizli’nin Çivril İlçe Müftülüğünde görev yapmakta iken Şuhut İlçe Müftülüğü Şube Müdürlüğüne atanan Ahmet Köylü, yeni görevine başladı.

    Şuhut İlçe Müftülüğünde mesaiye başlayan Köylü, yapılan karşılamanın ardından personelle tanışarak görev sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İlçe Müftülüğü bünyesinde yürütülen hizmetlerin daha etkin ve verimli bir şekilde devam etmesi için özveriyle çalışacaklarını belirten Köylü, Şuhut’a hizmet etmekten memnuniyet duyduğunu ifade etti.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kadına ve çocuğa karşı şiddet bir insanlık suçudur

    Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kadına ve çocuğa karşı şiddet bir insanlık suçudur

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü” dolayısıyla düzenlenen programda konuştu.
    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasında öne çıkan başlıklar şöyle;

    “Cumhurbaşkanı ve iki kız evladı babası olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kadına, çocuğa yönelik şiddetle mücadelede en ön safta yer alacağım

    İnsana hele hele kadına ve çocuğa karşı şiddet bir insanlık suçudur, insanlığa ihanettir. Kadına el kaldıranın eli de vicdanı da kararmıştır

    Gazze soykırımında şehit olan 70 bin Filistinlinin üçte ikisini maalesef kadın ve çocuklar oluşturuyor. Bunlar vicdan sahipleri için ürkütücü rakamlar

    Gazzeli kadınlara yönelik barbarlık son iki yılda hak ettiği tepkiyi görmedi. Failin ve mağdurun kimliği verilecek tepkinin dozunu burada da belirledi

    Zalimin de mazlumun da kimliğine bakmadan hakkı savunacak, hakikatleri her platformda gür bir seda ile haykıracağız”

  • Bilim insanları beynin beş ‘dönemi’ olduğunu söylüyor; yetişkin modu, 30’lu yaşlara kadar başlamıyor

    Bilim insanları beynin beş ‘dönemi’ olduğunu söylüyor; yetişkin modu, 30’lu yaşlara kadar başlamıyor

    Bilim insanları, sinirsel bağlantıların bebeklikten yaşlılığa nasıl değiştiğini inceleyen bugüne kadarki en kapsamlı çalışmalardan birinde, insan beyninin gelişiminde beş ana “dönem” belirlediler.

    The Guardian’ın haberine göre, 1 ila 90 yaşları arasındaki yaklaşık 4.000 kişinin beyin taramalarına dayanan çalışma, sinirsel bağlantıları ve bunların yaşam boyunca nasıl değiştiğini haritalandırdı. Bu çalışma, beyin organizasyonunun dokuz, 32, 66 ve 83 yaşlarında farklı bir yörüngeye girdiği dört önemli “dönüm noktası” ile ayrılan beş genel evreyi ortaya koydu.

    Cambridge Üniversitesi’nde nöroenformatik alanında araştırmacı ve çalışmanın kıdemli yazarı olan Prof. Duncan Astle, “Geriye dönüp baktığımızda, çoğumuz hayatlarımızın farklı evrelerden geçtiğini hissediyoruz. Beyinlerin de bu evrelerden geçtiği ortaya çıktı,” dedi.

    “Beynin yapısal yolculuğunun istikrarlı bir ilerleme meselesi olmadığını, aksine birkaç önemli dönüm noktasından biri olduğunu anlamak, onun bağlantılarının ne zaman ve nasıl bozulmaya açık olduğunu belirlememize yardımcı olacaktır.”

    Çocukluk döneminin doğumdan dokuz yaşına kadar sürdüğü, ardından ergenlik dönemine geçildiği ve bu dönemin ortalama 32 yaşına kadar sürdüğü tespit edildi.

    Kişinin 30’lu yaşlarının başlarında, beyninin sinir bağlantıları yetişkin moduna geçer; bu, otuz yılı aşkın süren en uzun dönemdir. 66 yaş civarındaki üçüncü dönüm noktası, beyin mimarisinin “erken yaşlanma” evresinin başlangıcını işaret eder. Son olarak, “geç yaşlanma” evresi yaklaşık 83 yaşında şekillenir.

    Bilim insanları, beyin organizasyonunu 12 farklı ölçüt kullanarak ölçtüler. Bunlar arasında, bağlantıların verimliliği, ne kadar bölümlere ayrıldığı ve beynin merkezi merkezlere mi yoksa daha dağınık bir bağlantı ağına mı sahip olduğu yer alıyor.

    Bebeklikten çocukluğa kadar beynimiz, bir bebeğin beynindeki nöronlar arasındaki bağlantı noktaları olan sinapsların sayısının azalması ve daha aktif olanların hayatta kalmasıyla, “ağ konsolidasyonu” ile tanımlanır. Çalışma, bu dönemde beynin bağlantılarının verimliliğinin azaldığını ortaya koydu.

    Bu arada, gri ve beyaz madde hacim olarak hızla büyür, böylece korteks kalınlığı (dış gri madde ile iç beyaz madde arasındaki mesafe) zirveye ulaşır ve dış beyindeki karakteristik çıkıntılar olan korteks kıvrımı sabitlenir.

    Beynin ikinci “dönemi” olan ergenlik döneminde, beyaz cevher hacim olarak büyümeye devam eder, bu nedenle beynin iletişim ağlarının organizasyonu giderek daha da gelişir. Bu dönem, beynin tamamında bağlantıların verimliliğinin giderek artmasıyla tanımlanır ve bu da gelişmiş bilişsel performansla ilişkilidir. Bu dönemler, beynin sürekli sabit bir durumda kalmak yerine, uzun bir süre boyunca sürekli bir gelişim trendinde kalmasıyla tanımlanmıştır.

    Araştırmaya liderlik eden Alexa Mousley, “20’li yaşların sonlarındaki insanların ergenlik çağındakiler gibi davranacağını veya beyinlerinin ergenlik çağındaki bir çocuğunkine benzeyeceğini kesinlikle söylemiyoruz,” dedi. “Asıl mesele değişimin örüntüsü.”

    Bulguların, ergenlik döneminde sıklıkla ortaya çıkan ruhsal sağlık bozukluklarının risk faktörleri konusunda fikir verebileceğini de sözlerine ekledi.

    Genel olarak en güçlü değişim 32 yaş civarında görülür. Ebeveynlik gibi yaşam olayları, görülen değişikliklerin bazılarında rol oynayabilir, ancak araştırma bunu açıkça test etmemiştir. Mousley, “Doğum yapan kadınların beyinlerinin sonrasında değiştiğini biliyoruz,” dedi. “Bu dönüm noktaları ile beyinde olup bitenler arasında bir ilişki olabileceğini varsaymak mantıklı.”

    32 yaşından itibaren, beyin mimarisinin önceki evrelere kıyasla istikrar kazandığı görülmektedir; bu durum, diğer çalışmalara göre “zeka ve kişilikte bir durağanlık” ile örtüşmektedir. Beyin bölgeleri de daha fazla bölümlenmiş hale gelmektedir.

    Son iki dönüm noktası ise beyindeki beyaz cevherin yaşlanması ve dejenerasyonuyla ilişkili olduğuna inanılan beyin bağlantısındaki azalmalarla belirlendi.

  • Prof. Dr. Aziz Sancar, Kendi Adına Düzenlenen Ödül Törenine İlk Kez Katılacak

    Prof. Dr. Aziz Sancar, Kendi Adına Düzenlenen Ödül Törenine İlk Kez Katılacak

    Cumhurbaşkanlığı himayesinde, Sağlık Bakanlığı ve Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) tarafından düzenlenen 11. Türk Tıp Dünyası Kurultayı dün Ankara’da başladı. Prof. Dr. Sancar, uzun bir yolculuk sonrası Ankara’ya ulaştığını belirterek, kurultay kapsamında düzenlenen toplantılara katıldığını ve TÜSEB’in çalışmalarından duyduğu memnuniyeti ifade etti.

    Aziz Sancar Ödül Törenine İlk Katılım

    Kurultay kapsamında yarın Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde “Aziz Sancar Bilim, Hizmet ve Teşvik Ödülleri” töreni düzenlenecek. Nobel ödüllü bilim insanı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın daveti üzerine törene ilk kez katılacağını açıkladı.

    Türk Tıbbının Dünya Düzeyindeki Konumu

    Prof. Dr. Sancar, Türkiye’nin tıp alanındaki çalışmalarının dünya öncülerinden biri olduğunu belirterek, teknoloji alanında Avrupa ve Amerika seviyesine ulaşma yolunda hızla ilerlediğini söyledi.

    Gençlere Bilim Çağrısı

    Sancar, çocuklar ve gençlere bilimle uğraşmalarını önererek, “Bilim yapmakla hem ülkemize hem insanlığa daha çok yararınız olur” ifadelerini kullandı.

    Hücre ve Gen Tedavilerinde Türkiye’nin Durumu

    Türkiye’deki hücre ve gen tedavisi çalışmalarını da değerlendiren Sancar, bu çalışmaların dünya ve Amerika seviyesinde olduğunu ancak gen ve hücre tedavilerinin hâlâ başlangıç aşamasında olduğunu belirtti. Yatırımlar ve araştırmaların sonucunda olumlu gelişmeler beklediğini söyledi.

  • İş Makinesi Taşıyan TIR Üst Geçide Çarptı

    İş Makinesi Taşıyan TIR Üst Geçide Çarptı

    Avcılar Tahtakale Mahallesi Vali Recep Yazıcıoğlu Caddesi’nde iş makinesi taşıyan 34 FD 3363 plakalı TIR, yüksekliği nedeniyle üst geçide çarparak durabildi. Çarpmanın etkisiyle TIR şoförü ve yanındaki yolcu yaralandı.

    Olay Yerine Ekipler Sevk Edildi

    Kazanın ardından bölgeye polis, itfaiye ve sağlık ekipleri yönlendirildi. Sağlık ekipleri yaralılara olay yerinde ilk müdahaleyi yaptıktan sonra ambulansla hastaneye kaldırdı.

    Trafik Kapatıldı

    Kaza nedeniyle cadde trafiğe kapatılırken, TIR’ın kaldırılması ve yolun temizlenmesi için çalışmalar devam ediyor.

  • HÜRJET Projesinde Test, Üretim ve İhracat Süreci Hızlanıyor

    HÜRJET Projesinde Test, Üretim ve İhracat Süreci Hızlanıyor

    Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı koordinasyonunda TUSAŞ tarafından yürütülen HÜRJET Projesi, iki prototip ile test ve geliştirme sürecine devam ediyor. Uçak, bugüne kadar 340 sorti gerçekleştirdi ve yaklaşık 260 uçuş saatine ulaştı. Tasarım sınırları içinde yapılan uçuşlar, platformun kararlılığını ve görev kabiliyetlerini doğrulamayı amaçlıyor.

    Seri Üretim İçin Hazırlıklar Sürüyor

    HÜRJET’in seri üretimi için çalışmalar hız kazandı. Türk Yıldızları’na 2026’da yapılması planlanan teslimatlar doğrultusunda montaj faaliyetleri sürüyor. Önümüzdeki yılın ilk çeyreğinde yeni üretim uçaklarının ilk uçuşlarını gerçekleştirmesi hedefleniyor. TUSAŞ, aylık iki HÜRJET teslim edebilecek üretim altyapısını oluşturmak için kapasite artırıyor.

    Projenin Temelleri ve İlk Uçuş

    Yerli imkânlarla geliştirilen HÜRJET Projesi, Ağustos 2017’de başlatıldı. 2022’de montaj hattına geçen uçak, yer testlerinin ardından 30 Ocak 2023’te motorunu ilk kez çalıştırdı. 25 Nisan 2023’te ise gökyüzüyle buluştu. O tarihten bu yana uçuş testleri başarıyla devam ediyor.

    Türk Hava Kuvvetlerine İlk Teslimat 16 Uçak

    HÜRJET’in ilk aşamada Türk Hava Kuvvetlerine 16 adet teslim edilmesi planlanıyor. Bu sayı ilerleyen dönemlerde farklı konfigürasyonlarla artırılacak.

    Geniş Görev Yelpazesi ve Teknik Özellikler

    Tek motorlu ve tandem kokpitli HÜRJET; eğitim, harbe hazırlık geçiş, hava devriyesi ve akrobasi görevlerini yerine getirecek şekilde tasarlandı.
    Uçağın öne çıkan özellikleri:

    • 13,6 metre uzunluk

    • 4,1 metre yükseklik

    • 9,5 metre kanat açıklığı

    • 1,4 mach hıza ulaşma kapasitesi

    • 45 bin feet irtifada uçuş

    • 7 harici yük istasyonu

    • 3 tonun üzerinde faydalı yük taşıma kabiliyeti

    Test sürecindeki iki farklı kamuflajlı HÜRJET’in kol uçuşu ve Türk Yıldızları ile yapılan gösteri uçuşları yoğun ilgi gördü.

    İspanya ile İhracat Sözleşmesinde Son Aşama

    HÜRJET’in İspanya’ya ihracatına yönelik sözleşmenin çok yakında imzalanması bekleniyor. TUSAŞ Genel Müdürü Mehmet Demiroğlu, tarafların anlaşmaya hazır olduğunu belirtti. Program kapsamında F-5 uçaklarının yerine geçecek yeni Entegre Eğitim Sistemi için 3 milyar 120 milyon avroluk bir proje yürütülecek ve 45 HÜRJET’in 2028’den itibaren teslim edilmesi planlanıyor.

  • Sahilden Çalınan 50 Kamyon Kum Geri Döndürüldü

    Sahilden Çalınan 50 Kamyon Kum Geri Döndürüldü

    Manavgat Ulualan mevkisinde 20 Kasım’da sabaha karşı gerçekleşen olayda, bir kepçe sahilden kamyona kum yüklerken jandarma ekipleri müdahale etti. Takip sırasında kepçe operatörü kaybolurken, kamyon sürücüsü kumları boşaltıp kaçmaya çalıştı.

    Olayla Bağlantılı Kişiler ve Araçlara El Konuldu

    Soruşturma kapsamında S.İ. tutuklanırken, S.Ş. ve A.Ç.’nin gözaltı işlemleri devam ediyor. Olayla ilişkili 5 kamyon ve 2 kepçeye el konularak yediemin otoparkına çekildi.

    Çalınan Kumlar Doğaya Geri Döndürüldü

    Jandarma ekipleri, çalındığı tespit edilen 50 kamyon kumu Ulualan Sahili’ne geri döktü. Çalışmalarda dron ile denetimler yapılırken, sahilde kum hırsızlarının açtığı dev çukurların neden olduğu tahribat da görüntülendi.

    Bölgedeki benzer hırsızlık olaylarını önlemek amacıyla fotokapanların kurulacağı bildirildi.

    Antalya’nın Manavgat ilçesi Ulualan mevkisindeki sahilden çalındığı tespit edilen 50 kamyon kum, dev çukurlara neden olan yerlerine döküldü. Fotoğraf:Antalya, (DHA)
  • Afyonkarahisar’da çiftçilere yönelik toplantı

    Afyonkarahisar’da çiftçilere yönelik toplantı

    Afyonkarahisar İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından üretimin arttırılmasına yönelik başlatılan çiftçi toplantıları devam ediyor.

    Kuruma bağlı ekipler tarafından Çayırbağ, Fethibey ve Susuz beldelerinde üreticilerin katılımıyla çiftçi toplantısı yapıldı. Toplantıda katılımcılara ’Tarım ve hayvancılıkta üretim planlaması, yeni destekleme modeli, devlet destekli Tarım Sigortaları (TARSİM) uygulamaları ve risk yönetimi, bitkisel ve hayvansal üretimde verimliliği artırmaya yönelik teknik bilgiler, küresel iklim değişikliğinin yerel üretime etkileri ve uyum stratejileri’ konularında bilgilendirme yapılarak eğitim verildi.

  • Prematüre doğan 570 gramlık Ayliz Nida 1 yaşına ulaştı

    Prematüre doğan 570 gramlık Ayliz Nida 1 yaşına ulaştı

    AFYONKARAHİSAR (AA) – CANAN TÜKELAY – Afyonkarahisar'da 570 gram dünyaya gelince yaşaması için hastanede 100 günlük bir tedavi süreci uygulanan Ayliz Nida, ailesinin ve doktorlarının özverisiyle yaşını doldurdu.

    Riskli gebelik nedeniyle yakından takip edilen Keziban Elen (36), hamileliğin 28. haftasında Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi (AFSÜ) Hastanesinde kızını dünyaya getirdi.

    Ayliz Nida adı verilen 570 gramlık bebeğin yaşaması için doktorlar ve Elen çifti ellerinden geleni yaptı.

    Yeni Doğan Yoğun Bakım Ünitesinde 100 günlük tedavi sürecinin ardından taburcu edilen bebek, 1 yaşına ulaştı.

    – "1 gramın ne kadar büyük rakam olduğunu öğrendik"

    Keziban Elen, AA muhabirine, iki çocuğunun da prematüre dünyaya geldiğini söyledi.

    Büyük kızının şu an 10 yaşında olduğuna değinen Elen, bebekleri dünyaya geldiğinde korktuklarını ama kızından dolayı tecrübelerinin bulunduğunu anlattı.

    Bebeğinin ablasına göre daha küçük doğduğu için endişelerinin haliyle fazla olduğunu belirten Elen, "Bebeğimiz çok küçüktü. Çok zorlu bir süreç geçirdik. Ben 38 gün hastanede yattım. Doğumdan sonra 100 gün kuvöz sürecimiz oldu. 100 günde 1 gramın ne kadar büyük bir rakam olduğunu öğrendik. 100 günün sonunda, 1 kilo 800 gramken hastaneden çıktık. Kontrollerimiz hala sürüyor." diye konuştu.

    Elen, kendilerine desteklerini ilk günden itibaren esirgemeyen doktorlara minnettar olduklarını ifade etti.

    Baba İsmail Elen (41) zorlu süreci geride bıraksalar da kontrol sürecini hiç aksatmadıklarını, kızının durumunun iyi olduğunu söyledi.

    – "Ailenin tedaviye katkısı sürece olumlu yansıdı"

    AFSÜ Tıp Fakültesi Yeni Doğan Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet Afşin Kundak, yoğun bakım sırasında annenin önceki deneyiminden dolayı rahat ettiklerini dile getirdi.

    Aileyle uyumlu şekilde süreci yönettiklerini vurgulayan Kundak, "Gerek süt tedariki, gerek yoğun bakım kurallarına uyma açısından her şey güzel ilerledi. Bebeğin evdeyken de bakımı iyi yapıldı. Aile, özellikle göz kontrolleri, işitme kontrolleri, diğer birtakım enfeksiyonlara karşı koruma protokolleri açısından da gayet bilinçli olduğu için takiplerinde hiçbir sorun yaşanmadı. Bebeğimiz şu anda da gayet iyi." ifadesini kullandı.

  • Bakan Göktaş’tan Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü Mesajı

    Bakan Göktaş’tan Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü Mesajı

    Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında bir mesaj yayımladı. Paylaşımında şiddetin bahane kabul etmediğini ve asla tolere edilemeyeceğini ifade eden Göktaş, şiddetin çoğu zaman küçük işaretlerle başladığına dikkat çekti.

    “İşareti Fark Et” Vurgusu

    Bakan Göktaş, şiddetin aniden ortaya çıkmadığını, erken farkındalığın büyük önem taşıdığını belirterek “Fark etmek, dur demektir. Bu yüzden işareti fark et diyoruz.” sözlerini kullandı. Devletin tüm kurumlarıyla kadınların yanında olduğunu hatırlattı.

    Kamu Spotunda Şiddetin Önlenmesine Dikkat

    Bakan Göktaş, mesajıyla birlikte kadına yönelik şiddete karşı hazırlanan kamu spotunu da paylaştı. Kamu spotunda, şiddetin erken belirtilerinin tanınmasının önleyici etkisine vurgu yapıldı. Ayrıca dijital şiddet, ısrarlı takip gibi internet üzerinden gerçekleşen şiddet türlerine dikkat çekildi.

    Sağlıklı İlişkilerin Önemi

    Kamu spotunda ebeveynlerin çocuk yetiştirirken sergilediği doğru tutumların önemine değinildi. Saygı, sevgi, empati ve açık iletişim temelleri üzerine kurulu ilişkilerin, şiddetin önlenmesinde en güçlü koruyucu kalkan olduğu anlatıldı.

  • TBMM’den Resmi Açıklama: Komisyon Heyeti İmralı’ya Gitti

    TBMM’den Resmi Açıklama: Komisyon Heyeti İmralı’ya Gitti

    TBMM sitesinde paylaşılan açıklama şöyle:

    Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kurulan Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, ilk toplantısını yaptığı 5 Ağustos 2025 tarihinden bugüne kadar 18 kez toplanmış ve ilgili kesimlere dönük dinleme faaliyetlerini gerçekleştirmiştir.

    En son 21 Kasım 2025 tarihinde yapılan 18’inci toplantısında ise İmralı Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’nda Abdullah Öcalan’ın dinlenmesi konusunda nitelikli çoğunlukla karar alınmıştır.

    Söz konusu karar doğrultusunda, 24 Kasım 2025 tarihinde heyet, İmralı Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’na gitmiştir.

    Bu doğrultuda, 27 Şubat’ta yapılan Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı akabinde örgütün kendisini feshetmesi ve silah bırakması yönündeki açıklamaların yanı sıra Suriye’de 10 Mart mutabakatının hayata geçirilmesine yönelik sorulan sorular kapsamında detaylı beyanları alınmıştır.

    Görüşme neticesinde; toplumsal bütünleşme, kardeşliğin pekiştirilmesi ve bölgesel perspektife yönelik sürecin pozitif ilerletilmesi açısından olumlu sonuçlar alınmıştır.

    Komisyonun bundan sonraki süreçte hedeflerini gerçekleştirme yönündeki azimli ve kararlı tutumu sürdürülecektir.

    Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

  • Demokrat Parti, Milli Dayanışma Komisyonu’ndan Ayrıldığını Açıkladı

    Demokrat Parti, Milli Dayanışma Komisyonu’ndan Ayrıldığını Açıkladı

    DP’nin Komisyona Veda Kararı

    Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, partisinin Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’ndan ayrıldığını açıkladı. Komisyonun kurulma amacı “terörsüz Türkiye” hedefiyle çalışmalar yapmak olsa da, son alınan İmralı’ya gitme kararına karşı partisi, sert bir tutum sergiledi.

    İlk İstifa: Haydar Altıntaş

    Komisyondaki oylamada ret oyu veren DP İzmir Milletvekili Haydar Altıntaş, komisyona katılmama kararı aldı ve ayrıldığını TBMM Başkanlığı’na bildirdi. Bu gelişme, komisyondan gelen ilk istifa oldu.

    DP’nin Kararını Değerlendiren Uysal

    Gültekin Uysal, partisinin komisyona katılma kararını ve komisyonun son aldığı İmralı kararını eleştirerek, “Bizim için terörün sonlandırılması, devletin bütünlüğü ve milletin huzuru her şeyden daha önemlidir. Komisyonun kararları bu doğrultuda ilerlememektedir. Bu yüzden komisyon ile olan ilişkimiz sona ermiştir” dedi.

    Uysal, “gelinen noktada AKP-MHP ortaklığının teklifi ile komisyonda alınan karar tarihi, vicdani ve daha ötesinde Milli bir anlayışla bu komisyonda duramayacağımızı bizlere göstermiştir” ifadelerini kullandı.

  • Azerbaycan-Gürcistan sınırında düşen askeri kargo uçağının enkaz inceleme işlemleri tamamlandı

    Azerbaycan-Gürcistan sınırında düşen askeri kargo uçağının enkaz inceleme işlemleri tamamlandı

    Bakanlıktan yapılan açıklamada, “11 Kasım’da Azerbaycan-Gürcistan sınırında düşen C-130 askeri kargo uçağımızın enkazında incelemelerini tamamlayan kaza/kırım ekibimiz ülkemize dönmüştür. Enkaz parçalarının Kayseri’deki 2’nci Ana Bakım Fabrika Müdürlüğümüze intikali devam etmektedir.” ifadesi kullanıldı.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan, G20 Zirvesi dönüşü uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, G20 Zirvesi dönüşü uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Güney Afrika Cumhuriyeti’nin Johannesburg kentinde düzenlenen G20 Liderler Zirvesi dönüşünde uçakta gazetecilere açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.

    G20 Liderler Zirvesi’ni, Güney Afrika Cumhuriyeti’nin ev sahipliğinde tamamladıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dayanışma, Eşitlik, Sürdürülebilirlik” temasıyla düzenlenen 20. Zirve’nin tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını temenni etti. Zirve sonrasında düzenlediği basın toplantısında kapsamlı bir değerlendirmede bulunduğunu anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, G20 Zirvesi’nin ilk defa Afrika kıtasında düzenlenmesinden memnuniyet duyduğunu belirtti.

    “Gazzeli kardeşlerimizin yaşadıkları zulüm gündemimizin ilk sırasındaydı”

    Türkiye’nin, Afrika ülkeleriyle ilişkilerini geliştirmeye atfettiği ehemmiyetin herkesin malumu olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bu zirve, bu bakımdan ayrıca önemli ve anlamlıdır. Türkiye, bundan sonra da kıtayla iş birliğini, dayanışmasını her alanda ilerletmeye devam edecektir. Zirve vesilesiyle yaptığımız görüşme ve hitaplarda, Gazze soykırımından iklim krizine, sürdürülebilir kalkınmadan yeşil dönüşüme kadar birçok kritik konuya temas ettik. Ülkemizin bu meselelerdeki duruşunu ve politikalarını kayda geçirdik.

    Gazzeli kardeşlerimizin yaşadıkları zulüm ve sıkıntılar, burada da gündemimizin ilk sırasındaydı. Gazze’de iki yıllık vahşetin ardından bizim de çabalarımızla sağlanan ateşkesin mutlaka korunmasının ve yeniden inşa faaliyetlerinin önemine dikkati çektik. En az gelişmiş ülkelerin Birleşmiş Milletler 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nde geri kalmaması için ihtiyaç duydukları mali desteğin teminine vurgu yaptık. ‘Kimseyi geride bırakmama’ ilkesinin uluslararası topluma rehberlik etmesi gereğinin altını çizdik. Zirve vesilesiyle MIKTA liderleri olarak da bir araya geldik. Hepsi aynı zamanda G20 üyesi olan MIKTA ülkeleriyle işbirliğimizi gelecekte daha da güçlendireceğiz. G20 Johannesburg Zirvesi’nin tekrar hayırlı olmasını diliyorum.”

    “Enerji güvenliği artık bir lüks değil stratejik bir zorunluluktur”

    Bir gazetecinin, “G20’nin ilk toplantısının konusu da ‘Kimseyi geride bırakmadan kapsayıcı ve sürdürülebilir iktisadi büyüme’ idi. Bu bağlamda kervanın yolda kalmaması ya da geride kalanların olmaması amacıyla hem Türkiye hem dünya için yeni iktisat tedbirleri nelerdir?” sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, öncelikle oturum başlığının sadece bir slogan değil küresel adalet arayışının ta kendisi olduğunu söyledi. Dünya ekonomisinin son birkaç yılda yaşadığı sıkıntılardan çok yara aldığına, salgından sıcak çatışmalara, adına “ticaret savaşları” denilen zorlayıcı süreçlerden göçlere, iklim krizi ve doğal felaketlere kadar birçok ağır sınama ile karşı karşıya kalındığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

    “Türkiye olarak tüm bu süreçlerden biz de etkilendik. Ancak bütün zorlu imtihanlardan başarıyla çıkmasını bildik ve hızla toparlanıyoruz. Ülkeler günümüzde dünyanın herhangi bir yerindeki menfi gelişmelerden, krizlerden çok kolay etkileniyor. Bu nedenle küresel anlamda sürdürülebilir kalkınmayı bir ya da iki ülkenin gayretleriyle değil, topyekun ve kararlı adımlarla sağlayabiliriz. Bu nedenle hem uluslararası platformlarda hem de ikili görüşmelerimizde daima iş birliğini önemsiyor, ülkelerin ekonomik anlamda da kazan-kazan anlayışıyla birbirlerine yaklaşmasının gerekliliğini ortaya koyuyoruz. Ekonomilerimizi çeşitlendirmeli, krizlere karşı dirençli hale getirmeliyiz. Enerji güvenliği artık bir lüks değil stratejik bir zorunluluktur. Bu noktada altını çizdiğimiz önemli bir kavram da kapsayıcılıktır. ‘Sadece ben ve çevremdeki kalburüstü ülkeler kazansın’ anlayışı da bize göre sakattır ve sürdürülebilir olmaktan uzaktır. Daha adil bir dünya mümkün. Yeter ki büyük devletler, insanı merkeze alan politikaları samimiyetle yürütsün.”

    İsrail’in Filistin’de katliamlara devam etmesi

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gazze’de barış planı Trump’a aitti ve bir manada ateşkesin de aslında garantörü oluyor kendisi. Ama Gazze’deki katliamı bu durum da maalesef engelleyemedi. Bu konuda Trump nezdinde bir girişimde bulunacak mısınız? Netanyahu’yu artık bu saatten sonra ne dizginleyebilir?” sorusu üzerine şunları kaydetti:

    “Uluslararası toplumun kararlı, tutarlı ve yaptırım gücü olan bir irade ortaya koyması, ben inanıyorum ki Netanyahu’yu durduracaktır. Verdiği sözü bir çırpıda çiğneyen, göz göre göre çekinmeden cinayet işleyen bir canilikle karşı karşıyayız. İsrail’in doğruları konuşmadığını, insan öldürmek için bahane ürettiğini, Filistinliler’e zulmettiğini artık herkesin anlamış olması gerekir. Hamas, İsrail’in bütün bu provokasyonlarına karşı büyük bir sabır örneği ortaya koyuyor ve ateşkese bağlı kalıyor. Bu ateşkesin eksiksiz uygulanması şarttır. Filistinliler bir yandan da Gazze’deki insani felaketle mücadele ediyor. Onların bu zorlu mücadelesine destek olmak, bütün ülkelerin borcudur. Özellikle İsrail’i böylesi pervasız hâle getiren ülkeler bir an önce elini taşın altına koymalıdır. Birleşmiş Milletler maalesef bugüne kadar üzerine düşeni yapamadı. Bundan sonra atılacak adımlarla Birleşmiş Milletler’in ağırlığını hissettirebilmesi şart. İsrail’e yönelik diplomatik baskının hissedilir derecede artırılması ve engelsiz insani yardımların bölgeye kesintisiz ulaşımının önünün açılması ertelenemez bir mecburiyettir. Bölgede kış kendini hissettirmeye başlıyor. Türkiye olarak Gazze meselesinde ilk günkü kararlılığımızı devam ettiriyoruz.”