Kategori: Gündem

  • Wilfried Singo gidiyor mu? 54 milyon euro’luk yıldız için karar verildi!

    İşte Galatasaray kulislerinde konuşulan Singo dosyasının detayları…

    Süper Lig’de şampiyonluk mücadelesi veren Galatasaray’da, gelecek sezonun kadro planlaması kapsamında en çok tartışılan isim Wilfried Singo oldu. Teknik direktör Okan Buruk’un raporu doğrultusunda yönetim, yüksek maliyetli oyuncu için gelen teklifleri değerlendirmeye hazırlanıyor.

    Formayı Roland Sallai’ye Kaptırdı

    Sezonun ilk haftalarında sergilediği performansla geçer not alan 25 yaşındaki savunmacı, yaşadığı sakatlık sonrası bir türlü eski formuna kavuşamadı. İstikrarsız grafiği nedeniyle ilk 11’deki yerini Roland Sallai’ye kaptıran Singo, son 4 maçta sadece 44 dakika süre bulabildi.

    Maliyet-Performans Eleştirisi: 54 Milyon Euro

    Singo’nun Galatasaray’a olan toplam maliyeti, camiada eleştiri oklarının hedefi haline gelmesine neden oldu:

    • Bonservis ve Maaş: 5 yıllık maaş toplamı (24 milyon Euro) ve bonservisiyle birlikte toplam maliyet 54 milyon Euro seviyesinde.

    • Saha İçi Katkı: Bu sezon 28 maçta görev alan oyuncu, 2 gol ve 3 asistlik katkı sağladı ancak sadece 11 maçta ilk 11’de yer bulabildi.

    Okan Buruk Memnun Değil

    Teknik direktör Okan Buruk’un, Singo’nun antrenman ve maç performansından memnun olmadığı ve bu durumu yönetime raporladığı öğrenildi. Buruk’un, takımdaki yabancı kontenjanı ve bütçe planlaması açısından Singo’nun durumunun netleşmesini istediği ifade ediliyor.

    Yönetim Zarar Etmeden Göndermek İstiyor

    Galatasaray yönetimi, büyük bir yatırım yaptığı Singo transferinden maddi zarar etmeden çıkmayı hedefliyor. Avrupa’dan bazı kulüplerin radarında olan futbolcu için sezon sonunda gelecek cazip tekliflerin masaya yatırılması ve transfer görüşmelerine hız verilmesi bekleniyor.

    The post Wilfried Singo gidiyor mu? 54 milyon euro’luk yıldız için karar verildi! first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Kalemler ve fırçalar konuştu: Çocuklardan anlamlı enerji tasarrufu mesajı

    Kalemler ve fırçalar konuştu: Çocuklardan anlamlı enerji tasarrufu mesajı

    Ödüller sahiplerini buldu

    İlkokul öğrencilerinin resim, ortaokul öğrencilerinin ise şiir kategorisinde yarıştığı organizasyonun ödül töreni Yaşar Akar İlkokulu’nda yapıldı. İl Milli Eğitim Müdürü Halil Yücel, OEDAŞ Direktörü Muzaffer Yalçın ve davetlilerin katıldığı törende her iki kategorinin birincilerine laptop, ikincilerine tablet, üçüncülerine ise bisiklet hediye edildi. Ayrıca törene katılan tüm çocuklara kırtasiye seti dağıtıldı.

    UŞAK İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ İLE BİRLİKTE DÜZENLENEN YARIŞMANIN ÖDÜL TÖRENİNDE DERECEYE GİREN ÖĞRENCİLER LAPTOP, TABLET VE BİSİKLET İLE ÖDÜLLENDİRİLİRKEN TÖRENE KATILAN TÜM ÇOCUKLARA DA HEDİYELER VERİLDİ. (İHA/ESKİŞEHİR-İHA)
    Elektrik dağıtım şirketi OEDAŞ’ın çocuklarda çevre bilincini artırmak ve enerji kaynaklarının tasarruflu kullanımına yönelik farkındalık oluşturmak amacıyla düzenlediği şiir ve resim yarışmasının dokuzuncusu Uşak’ta yapıldı. Uşak İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile birlikte düzenlenen yarışmanın ödül töreninde dereceye giren öğrenciler laptop, tablet ve bisiklet ile ödüllendirilirken törene katılan tüm çocuklara da hediyeler verildi.

    Dereceye giren öğrenciler belli oldu

    Uzman komisyonların titiz değerlendirmeleri sonucunda kürsüye çıkan isimler şunlar oldu:

    Resim Kategorisi (İlkokul):

    1. Ela Esma Selçuk – Yaşar Akar İlkokulu (4. sınıf)

    2. Zeynep Coşkun – Öğretmen Mahmut Özgöbek İlkokulu (2. sınıf)

    3. Arden Deniz Akgün – Timur Ertürk İlkokulu (1. sınıf)

    Şiir Kategorisi (Ortaokul):

    1. Ceren Bozdemir – Ağabey Ortaokulu / Eşme (6. sınıf)

    2. Gülşah Gençer – Banaz İmam Hatip Ortaokulu (5. sınıf)

    3. Fatma Şenkul – İnay Ortaokulu / Ulubey (5. sınıf)

    “Yarınlarımız için umut verici”

    Törende konuşan OEDAŞ Direktörü Muzaffer Yalçın, çevre ve enerji tasarrufu bilincinin küçük yaşlarda kazanılmasının önemine vurgu yaptı. Yalçın, “Uşaklı öğrencilerimizin eserlerine yansıttıkları özen ve hayal gücü bizlere yarınlarımız adına büyük bir umut verdi. Katılan tüm yavrularımızı ve onlara destek olan öğretmenlerimizi yürekten tebrik ediyorum” dedi.

    Yarışmada dereceye giren öğrencilerin el emeği resim ve şiirleri, önümüzdeki günlerde OEDAŞ Uşak İl Müdürlüğü binasında ziyaretçiler için sergilenecek.>>>İHA 

  • 6 Mayıs ŞOK kataloğu 2026: Anneler Günü’ne özel indirimli ürünler listesi!

    İşte bu hafta ŞOK’ta öne çıkan avantajlı ürünler ve fiyat listesi…

    Anneler Günü Özel Hediyelikler ve Elektronik

    Bu haftanın yıldızı Anneler Günü hediyeleri. Arzum ve Onvo gibi markaların küçük ev aletleri dikkat çekiyor:

    • Arzum Practical 2’si 1 Arada Dikey Süpürge: 1.850 TL

    • Arzum Okka Intenso Kapsül Kahve Makinesi: 3.750 TL

    • Arzum Okka Minio Türk Kahvesi Makinesi: 1.699 TL

    • Onvo Çelik Çay Makinesi: 1.699 TL

    • Kiwi Portatif Buharlı Kırışık Giderici: 999 TL

    • Anneler Günü Çiçek Aranjmanı: 245 TL

    Mutfak ve Züccaciye Şıklığı

    Emsan ve Hisar kalitesi, ŞOK avantajıyla mutfaklara geliyor:

    • Emsan İstanbul Lale Kahve Fincan Takımı (6 Kişilik): 899 TL

    • Hisar 24 Parça Çatal Kaşık Takımı: 1.499 TL

    • Emaye Çaydanlık: 899 TL

    • Cam Kahvaltı Seti (15 Parça): 599 TL

    • Paşabahçe Heybeli Çay Bardağı (6’lı): 249 TL

    • Hisar Çelik Karnıyarık Tencere (24 cm): 1.090 TL

    Kişisel Bakım ve Kozmetik İndirimleri

    Flormar ve Nivea ürünlerinde Anneler Günü’ne özel fiyatlar:

    • Flormar BB Krem / Maskara / Kapatıcı: 199 TL (Adet)

    • Nivea Yaşlanma Karşıtı Yüz Kremi (100 ml): 125 TL

    • Nivea Q10 Cilt Etkili Serum: 249 TL

    • Urban Care Biotin & Keratin Şampuan (700 ml): 199 TL

    • Şarjlı Saç Düzleştirici Tarak: 249 TL

    Tekstil ve Ev Yaşam

    • Dinarsu Çift Kişilik Pamuklu Pike Seti: 499 TL

    • Dinarsu Çok Amaçlı Yatak Örtüsü: 449 TL

    • Kadın Aksesuarlı Pijama Takımı: 499 TL

    • Kadın Monogram Omuz Çantası: 399 TL

    • Esem Comfort Çift Toka Terlik: 399 TL

    Kasa Arkası Fırsatları (50 TL ve Üzeri Alışverişlerde)

    Alışverişinizi tamamlarken kasa arkasındaki bu dev indirimleri kaçırmayın:

    • İçim Tam Yağlı Süzme Peynir (500 g): 109 TL

    • Dardanel Ton Balığı (2×140 g): 109 TL

    • Fairy Gold Elde Bulaşık Deterjanı (1500 ml): 129 TL

    • Gold Krem Fıstık (340 g): 99 TL

    Temizlik ve Temel Gıda

    • Yuka Tuvalet Kağıdı (40’lı): 249 TL

    • Fairy Platinum Bulaşık Makinesi Kapsülü (33’lü): 239 TL

    • Domestos Çamaşır Suyu (3240 ml): 199 TL

    • Bebelac Çocuk Devam Sütü (400 g): 299 TL

    The post 6 Mayıs ŞOK kataloğu 2026: Anneler Günü’ne özel indirimli ürünler listesi! first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Erdoğan’dan evlilik kredisi alanlara müjde: Borçlar siliniyor!

    İşte 250 bin TL’ye kadar yükselen faizsiz evlilik kredisinin başvuru şartları ve ikinci çocuk müjdesinin detayları…

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kabine toplantısı sonrası duyurduğu yeni düzenlemeyle, evlilik kredisi kullanan çiftler için geri ödeme süreci büyük bir hibe desteğine dönüştü. Nüfus dinamizmini korumak ve aile yapısını güçlendirmek amacıyla hayata geçirilen bu destek modelinde, taksit ödeme döneminde çocuk sahibi olanlara borç kolaylığı sağlanıyor.

    Kalan Borç Tamamen Siliniyor!

    Yeni karara göre, kredi geri ödeme sürecinde olan çiftler:

    • İlk çocukta: 12 aylık taksitler hibe ediliyor ve kalan borç 12 ay süreyle erteleniyor.

    • İkinci çocukta: Kredinin geri ödenmemiş olan tüm borcu tamamen siliniyor ve borç hibeye dönüşüyor.

    Evlilik Kredisi Tutarı ve Yaş Sınırı

    Kredi tutarı, başvuru yapan çiftlerin yaş aralığına göre değişkenlik gösteriyor:

    • 18-25 Yaş Aralığı: Her iki eş adayı da bu yaş aralığındaysa 250.000 TL kredi veriliyor.

    • 26-29 Yaş Aralığı: Çiftlerden biri bu yaş aralığındaysa kredi tutarı 200.000 TL olarak uygulanıyor.

    Başvuru Şartları Neler?

    2 yıl geri ödemesiz ve 48 ay vadeli bu krediden yararlanmak için şu kriterleri karşılamanız gerekiyor:

    • Yaş: Başvuru tarihinde 18-29 yaş aralığında olmak.

    • Gelir Sınırı: Son 6 aylık toplam gelirin, asgari ücretin 2,5 katını aşmaması.

    • Mal Varlığı: Taşınmaz sahibi veya hissedarı olmamak.

    • Nikah Tarihi: Resmi nikah tarihine en az 2 ay, en fazla 6 ay kalmış olması.

    • Eğitim: Bakanlıkça sunulan evlilik öncesi eğitim ve danışmanlık hizmetinden yararlanma şartı.

    Başvuru Nasıl Yapılır?

    Başvurular dijital kanallar üzerinden oldukça hızlı bir şekilde tamamlanabiliyor:

    1. e-Devlet üzerinden: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı hizmet listesinden “Aile ve Gençlik Fonu” sekmesine girerek,

    2. Web sitesi üzerinden: ailegenclikfonu.aile.gov.tr adresi üzerinden form doldurarak.

    The post Erdoğan’dan evlilik kredisi alanlara müjde: Borçlar siliniyor! first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Jandarma çeşitli suçlardan aranan 45 kişiyi yakaladı

    Jandarma çeşitli suçlardan aranan 45 kişiyi yakaladı

    Afyonkarahisar’da çeşitli suçlardan aranan ve jandarma tarafından yakalanan 45 kişiden 21’i çıkarıldıkları mahkemeler tarafından tutuklandı.

    Edinilen bilgilere göre, Afyonkarahisar İl Jandarma Komutanlığı tarafından 27 Nisan-3 Mayıs tarihleri arasında aranan şahısların tespiti ve yakalanmasına yönelik yol kontrol ve devriye faaliyeti gerçekleştirildi. Yapılan çalışmada çeşitli suçlardan aranan 45 kişi gözaltına alındı. Şahıslardan 21’i işlemlerinin tamamlanmasının ardından sevk edildikleri mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine gönderildi.

  • Bahçeli’nin önerdiği “Koordinatörlük Statüsü” nedir? Barış süreci ve siyasallaşma koordinatörlüğü ne anlama geliyor?

    MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin grup toplantısında Abdullah Öcalan için telaffuz ettiği “Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü” ifadesi, siyaset gündeminin birinci maddesi haline geldi. Peki, bu statü tam olarak neyi kapsıyor? Bahçeli bu öneriyle neyi hedefliyor? İşte tüm detaylar…

    Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü Nedir?

    Devlet Bahçeli’nin önerdiği bu statü, terör örgütü PKK’nın tamamen feshedilmesi, silahların bırakılması ve örgüt üyelerinin sivil hayata/siyasete entegrasyonu sürecinde Abdullah Öcalan’a verilmesi planlanan teknik ve sembolik bir görev tanımıdır.

    Bahçeli’ye göre bu statü şu amaçlara hizmet edecek:

    1. Hukuki ve Siyasi Meşruiyet: Öcalan’ın çağrılarının örgüt üzerinde bağlayıcı olabilmesi için sürecin bir statü açığı bırakılmadan yürütülmesi.

    2. Silah Bırakma Sürecinin Yönetimi: Örgütün 11 Temmuz’da yapılması beklenen sembolik silah yakma törenine kadar olan süreci koordine etmesi.

    3. Toplumsal Onarım: Terörün tasfiyesi sonrası demokratik katılım ve kardeşlik hukukunun inşasında bir “tanım” altında rol alması.

    Bahçeli Bu Statüyü Neden Önerdi?

    MHP lideri, bu önerinin kişisel bir lütuf değil, “Türkiye Cumhuriyeti’nin lehine bir stratejik hamle” olduğunu vurguladı. Bahçeli, “Sürecin yürütülmesini istiyorsak, çağrımızın bağlayıcı olmasını temenni ediyorsak, bu meselenin hukuki, siyasi ve vicdani ölçüler içinde açıkça değerlendirilmesi gerekir” diyerek, sürecin şeffaf bir makam üzerinden yürütülmesi gerektiğini savundu.

    Statünün Kapsamı ve Şartları

    Bahçeli’nin koordinatörlük olarak adlandırdığı bu modelin hayata geçmesi için bazı kırmızı çizgiler bulunuyor:

    • Örgütün Feshi: PKK’nın tüm unsurlarıyla kendisini feshetmesi.

    • Tam Teslimiyet: Silahların istisnasız bir şekilde devlet birimlerine teslim edilmesi.

    • Milli Güvenlik Önceliği: Sürecin kamu düzenini ve milli güvenliği zedelemeden, “Terörsüz Türkiye” vizyonuna hizmet edecek şekilde yürütülmesi.

    The post Bahçeli’nin önerdiği “Koordinatörlük Statüsü” nedir? Barış süreci ve siyasallaşma koordinatörlüğü ne anlama geliyor? first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Devlet Bahçeli’den çıkış: Öcalan için koordinatörlük statüsü önerisi

    İşte grup toplantısından öne çıkan, Türkiye’nin gündemine damga vuran o açıklamalar…

    MHP lideri Devlet Bahçeli, Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda ezber bozan açıklamalarına bir yenisini ekledi. Bahçeli, PKK’nın tamamen tasfiye edilmesi ve silah bırakması sürecinde, Abdullah Öcalan’ın konumunun hukuki ve siyasi bir zemine oturtulması gerektiğini savundu.

    “Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörü”

    Bahçeli, sürecin sağlıklı yürütülebilmesi için Öcalan’ın bir tanım altında görev yapması gerektiğini belirterek şu öneriyi sundu:

    “Abdullah Öcalan için bir statü açığı varsa bu açık Türkiye Cumhuriyeti lehine ele alınmalıdır. Temennimiz PKK’nın kurucu önderliğinin bir tanım altında görev yapmasıdır. Bu makama ‘Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü’ adı verilebilir.”

    11 Temmuz Vurgusu: Silah Yakma Töreni

    Bahçeli, terörün son bulması için takvimi de netleştirdi. PKK kongresinin toplanarak fesih kararı alması gerektiğini hatırlatan MHP lideri, 11 Temmuz tarihinde sembolik bir silah yakma töreninin gerçekleştirilmesinin tarihi önemine işaret etti.

    “Hükümete Eleştiri Yapılabilir Ama Devlete Muhalefet Edilemez”

    Cumhur İttifakı’nın sarsılmaz bir bütünlük içinde olduğunu vurgulayan Bahçeli, kabine ve bürokrasiye de mesaj gönderdi:

    “Her bakanlık bir cephe, her kurum bir mevzi olarak görülmelidir. Hükümete eleştiri yöneltilebilir, politikalara alternatif üretilebilir; ancak Türkiye’nin stratejik adımlarını itibarsızlaştırmaya çalışmak siyasal sığlıktır.”

    CHP’ye “Kayyım/Kurultay” Yanıtı

    Grup toplantısı çıkışında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bahçeli, CHP’nin 2023 kurultayına yönelik hukuki tartışmalarla ilgili de konuştu. CHP’nin parçalanmasını temenni etmediklerini belirten Bahçeli, “CHP, beraber olanları küçümsemek yerine milletle buluşmayı tercih etsin” ifadelerini kullandı.

    The post Devlet Bahçeli’den çıkış: Öcalan için koordinatörlük statüsü önerisi first appeared on Kanal 3 Tv.

  • İçerisinde 200 koyunun bulunduğu ağıl çöktü: 6 koyun telef oldu

    İçerisinde 200 koyunun bulunduğu ağıl çöktü: 6 koyun telef oldu

    Afyonkarahisar’da yaşanan kar yağışının ardından karın ağırlığına dayanamayan ağılın çökmesi sonucu 6 koyun telef olurken, 194’ü ise yapılan çalışma sonrası kurtarıldı.

    Olay, Bayat ilçesine bağlı İmranlı köyünde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, bölgede yaşanan kar yağışının ardından köy sakinlerinden Azim Okçu otlattığı 200 koyununu kardan korumak için ağıla koydu. Ardından bir süre sonra karın ağırlığına dayanamayan ağıl büyük bir gürültüyle çöktü. Küçükbaş hayvanlar çöken ağılın altında kaldı. Olayın ardından Okçu köy Muhtarı Oktay Kıvrak’ı arayarak durumu bildirdi. Bunun üzerine Kıvrak, kaymakamlık ve belediyeye durumu ileterek, yardım istedi. İhbar üzerine Bayat Kaymakamlığı Köylere Hizmet Götürme Birliğine ait iş makineleri bölgeye gelerek çöken ağılda yaptıkları çalışmayla çatının altında kalan koyunları çıkardı. Yapılan incelemelerde koyunlardan 6’sının telef olduğunu, 3’nün ise yaralandığını tespit etti. Çöken ağılın enkazı kaymakamlık ve belediye ekiplerinin yaptıkları çalışmanın ardından kaldırıldı.

    Köy Muhtarı Kıvrak ise olayla ilgili yaptığı açıklamada büyük bir faciadan dönüldüğünü ifade ederek, olaya hızla müdahale eden kaymakamlık ve belediye çalışanlarına teşekkür etti.

  • Eda Sakız ve Burak Bulut boşanıyor mu? İşte detaylar!

    İşte magazin gündemini sarsan o iddiaların detayları…

    Geçtiğimiz yıl Ağustos ayında Sait Halim Paşa Yalısı’nda masalsı bir düğünle dünya evine giren Eda Sakız ve Burak Bulut cephesinde sular durulmuyor. İrem Derici’nin nikah şahitliği yaptığı, magazin dünyasının en çok konuşulan evliliklerinden biri olan bu birlikteliğin üzerinde ayrılık çanları çalmaya başladı.

    Sosyal Medya Detayı: Fotoğraflar Silindi mi?

    Ayrılık iddialarını güçlendiren en büyük kanıt, çiftin sosyal medya hesaplarındaki değişim oldu. İkilinin profilinden birlikte çekilen bazı karelerin kaldırılması ve bir süredir ortak paylaşım yapmamaları, “Boşanıyorlar mı?” sorusunu akıllara getirdi. Özellikle Eda Sakız’ın paylaşımlarında kullandığı imalı ifadeler, takipçileri tarafından bir “ayrılık sinyali” olarak yorumlandı.

    Krizin Nedeni Tartışmalar mı?

    Magazin kulislerinden sızan bilgilere göre; çiftin bir süredir şiddetli geçimsizlik yaşadığı ve sık sık tartıştığı öne sürülüyor. Bir dönem birbirlerinden kopamayan ikilinin, uzun süredir davetlerde ve sosyal ortamlarda birlikte görüntü vermemesi de bu iddiaları destekler nitelikte.

    Henüz Resmi Açıklama Gelmedi

    Boşanma iddiaları sosyal medyada çığ gibi büyürken, ne Eda Sakız’dan ne de Burak Bulut’tan konuya ilişkin bir yalanlama ya da doğrulama gelmedi. Hayranları ikiye bölünmüş durumda; bir kısım bu sessizliği fırtına öncesi sessizlik olarak görürken, diğer bir kesim ise krizin geçici olduğunu umut ediyor.

    The post Eda Sakız ve Burak Bulut boşanıyor mu? İşte detaylar! first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Sidiki Chérif kararı: 22 milyon euro’luk yıldız kiralık gönderiliyor!

    İşte Fenerbahçe kulislerinden sızan transfer detayları…

    Fenerbahçe’de başkanlık yarışı tüm hızıyla sürerken, kulübün geleceği için en kritik isimlerden biri olarak görülen Sidiki Cherif hakkında ortak bir strateji belirlendi. Sarı-lacivertli camiadaki tüm başkan adaylarının, genç oyuncunun gelişimi konusunda aynı fikirde buluşması dikkat çekti.

    Başkan Adaylarından Sidiki Cherif İçin Ortak Plan

    Kulüpteki seçim süreci devam ederken, başkan adaylarının tamamının Sidiki Cherif’in düzenli forma şansı bulabileceği bir takıma kiralık olarak gönderilmesini planladığı öğrenildi. Teknik heyetin de onay verdiği bu formülle, genç oyuncunun tecrübe kazanarak takıma daha güçlü dönmesi hedefleniyor.

    Toplam Maliyeti 22 Milyon Euro

    Sidiki Cherif’in Fenerbahçe’ye olan maliyeti, transfer piyasasında en çok konuşulan başlıklar arasında yer alıyor. Genç futbolcunun sözleşme detayları ise şu şekilde:

    • Kiralama Bedeli: 4 Milyon Euro

    • Zorunlu Satın Alma Opsiyonu: 18 Milyon Euro

    • Toplam Maliyet: 22 Milyon Euro

    Yeni Yönetimin İlk İcraatı Olacak

    Seçim sonrası göreve gelecek olan yeni yönetimin, kadro mühendisliği kapsamında atacağı ilk adımlardan birinin Sidiki Cherif’i kiralık listesine koymak olacağı ifade ediliyor. Oyuncunun potansiyeline güvenen Fenerbahçe kurmayları, 22 milyon Euro’luk bu büyük yatırımı riske atmamak için gelişimini yakından takip edecekleri bir kulüple anlaşmayı planlıyor.

    The post Sidiki Chérif kararı: 22 milyon euro’luk yıldız kiralık gönderiliyor! first appeared on Kanal 3 Tv.

  • O ilaçların zayıflatma özellikleri tartışılıyor

    O ilaçların zayıflatma özellikleri tartışılıyor

    Etken maddesi semaglutid olan ilaçların en bilineni Ozempic. Ozempic, vücutta GLP-1 olarak bilinen hormonun etkilerini taklit ederek çalışıyor. Bu mekanizma sayesinde pankreastan insülin salınımını artıran ilaç, aynı zamanda karaciğerde glukoz üretimini azaltıyor ve midenin boşalmasını yavaşlatıyor. Ozempic gibi Mounjaro da Tip 2 diyabet tedavisi için Amerikan Gıda ve İlaç Dairesinden (FDA) onay alan, GIP ve GLP-1 reseptörlerini hedefleyen çift etkili bir ilaç.

    Her ikisiyle aynı etken maddeye sahip, daha yüksek dozaj seçenekleriyle ABD’de piyasaya sürülen ve aynı zamanda tablet formu bulunan bir diğer ilaç da Wegovy.

    Wegovy’nin de zayıflama amacının yanı sıra FDA’dan kalp sağlığına faydalı ve karaciğer yağlanmasını önleyici onayı bulunuyor.

    Söz konusu ilaçlar, özellikle Tip 2 diyabet hastalarında uzun süreli kan şekeri kontrolü sağlamak amacıyla reçete ediliyor. İlacın kullanımına genellikle düşük dozla başlanıyor ve hastanın toleransına göre doz kademeli artırılıyor.

    İlacın etkileri arasında iştah azalması da yer alıyor. Midenin boşalma süresinin yavaşlaması ve tokluk hissinin daha uzun sürmesi nedeniyle kullanan kişilerde kalori alımında azalma görülebiliyor. Bu durum, birçok hastada kilo kaybına yol açabiliyor.

    YAN ETKİLERİ TARTIŞILIYOR

    Son dönemde kilo vermeyi sağlayan bu ilaçların kullanımı küresel ölçekte artış gösterdi. Sosyal medya platformlarında ve çeşitli dijital mecralarda ilaca ilişkin paylaşımların yaygınlaşması, diyabet hastası olmayanlar arasında da ilaca yönelik talebi artırdı.

    İlaçları kullanmanın güvenliği, kullanım amacına ve tıbbi gözetim altında olup olmamasına bağlı olarak değerlendiriliyor.

    Klinik çalışmalar ve ilaç ruhsatlandırma süreçlerinde elde edilen veriler, semaglutid içeren tedavilerin diyabet hastalarında etkili ve genel olarak güvenli olduğunu ortaya koyuyor. Bununla birlikte, her ilaçta olduğu gibi bu ilaçların kullanımında da çeşitli yan etkiler görülebiliyor.

    En yaygın yan etkiler, sindirim sistemiyle ilişkili olarak kaydediliyor. Bulantı, istifra, ishal ve kabızlık gibi şikayetler, özellikle tedavinin başlangıç döneminde daha sık ortaya çıkabiliyor. Bu etkilerin çoğu, dozun kademeli artırılmasıyla zaman içinde azalabiliyor.

    Daha seyrek görülen ancak daha ciddi sonuçlara yol açabilen yan etkiler de bulunuyor. Bunların arasında pankreas iltihabı (pankreatit), safra kesesi hastalıkları ve böbrek fonksiyonlarında bozulma yer alıyor. Ayrıca hayvan deneylerinde tiroit bezine ilişkin bazı riskler gözlemlendiği için belirli tiroit hastalıklarına sahip bireylerde ilacın kullanımı sınırlandırılabiliyor.

    Hızlı kilo kaybı yaşayan bazı kişilerde kas kütlesinde azalma, buna bağlı güçsüzlük ve ilacın bırakılması halinde hızlı kilo alımı gibi durumlar da bildiriliyor.

    Bu tür etkiler, özellikle ilacın tıbbi gereklilik olmaksızın ve beslenme düzeni gözetilmeden kullanıldığı durumlarda daha belirgin hale gelebiliyor.

    Bu ilaçlar metabolizma üzerinde çok güçlü etkilere sahip olduğundan FDA, kullanımı sırasında doktor gözetimini zorunlu kılıyor.

    ABD’de bu ilaçları reçetesiz satmak veya sahte reçete düzenlemek suç teşkil ediyor.

    TEDAVİNİN GÜVENLİĞİNE İLİŞKİN UZUN DÖNEM VERİLER SINIRLI

    Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), obezitenin kronik ve tekrarlayan bir hastalık olarak tedavisinde GLP-1 ilaçlarının kullanımına ilişkin Ekim 2025 ilk küresel kılavuzunu yayımladı.

    Bu kapsamda, dünya genelinde 1 milyardan fazla kişiyi etkileyen obezitenin 2024’te 3,7 milyon ölümle ilişkilendirildiği ve önlem alınmazsa 2030’a kadar iki katına çıkmasının beklendiği bildirildi.

    Obezite için GLP-1 tedavilerinin hamile kadınlar hariç yetişkinlerde kullanılabileceği ifade edilen kılavuzda bu tedavinin güvenliğine ilişkin uzun dönem verilerinin sınırlı olduğuna işaret ediliyor.

    Kılavuzda ilaç kullanımının tek başına yeterli olmayacağı, sağlıklı beslenme, fiziksel aktivite ve uzman desteğiyle birlikte uygulanması gerektiği vurgulanıyor.

    Ayrıca yüksek maliyeti ve erişim eşitsizliğine işaret edilen kılavuzda sadece ilaç tedavisinin obezite sorununu çözmeyeceği vurgulanıyor.

    ABD’DEKİ OBEZİTE İLE İLAÇ KULLANIMI ORANLARI ARASINDA PARALELLİK DİKKAT ÇEKİYOR

    Worldatlas sitesindeki verilere göre 2024’te ABD’deki yetişkinlerde obezite oranlarının en yüksek olduğu eyaletlerin başında yüzde 41,40 ile West Virginia yer alırken bu eyaleti yüzde 40,40 ile Mississippi ve yüzde 39,20 ile Louisiana takip etti.

    Dördüncü sırada ise yüzde 38,90’lık oranla Alabama ve beşinci sırada Arkansas yer aldı. Indiana yüzde 38,40 ile altıncı sırada bulunurken yedinci sırayı yüzde 37,60 obezite oranıyla Kansas ve Nebraska paylaştı.

    GLP1 News Room isimli sitedeki 11 Mayıs 2025’teki bir haberde, ABD’de GLP-1 grubu ilaçların eyalet bazlı kullanım oranları incelendiğinde ülke genelinde belirgin bir coğrafi yoğunlaşmaya işaret ediliyor.

    Verilere göre en yüksek kullanım oranı yüzde 24 ile West Virginia’da görülüyor. Bu eyaleti yüzde 22 ile Kentucky, yüzde 20 ile Louisiana ve Oklahoma izliyor.

    Alabama ve Mississippi’de kullanım oranı yüzde 19 seviyesindeyken North Dakota’da ise bu oran yüzde 18.

    Orta-yüksek kullanım grubunda Pennsylvania yüzde 17, Iowa yüzde 16,5, Michigan yüzde 16 oranıyla öne çıkıyor. Georgia, Tennessee, Texas ve Kansas gibi eyaletlerde GLP-1 kullanım oranı yüzde 15 seviyesinde bulunurken Ohio yüzde 14,5, New York ve New Jersey ise yüzde 14 civarında seyrediyor.

    Daha düşük orta seviyede yer alan eyaletler arasında Illinois, Indiana ve North Carolina yüzde 13 ve Virginia yüzde 12 ile dikkat çekiyor. Minnesota yüzde 11, Florida ve Wisconsin yüzde 10 seviyesinde bulunuyor.

    En düşük kullanım oranları ise batı eyaletlerinde yoğunlaşıyor. Hawaii yüzde 5 ile ülke genelinde en düşük GLP-1 kullanım oranına sahip eyalet olurken Utah, Colorado, Arizona ve Oregon yüzde 8 seviyesinde yer alıyor. California’da oran yüzde 9,5, Washington ve Nevada’da ise yüzde 8-9 bandında seyrediyor.

    Genel tablo, GLP-1 kullanımının ABD’de özellikle Güney ve Appalachia bölgesinde yoğunlaştığını, batı eyaletlerinde ise daha düşük seviyelerde kaldığını ortaya koyuyor.

    OZEMPİC VE TÜREVLERİ, ABD’DE YÜKSEK FİYATLARA SATILIYOR

    Ozempic’in internet sitesinde yer alan bilgilere göre, ABD vatandaşlarının sigorta aracılığı olmadan Ozempic almak istediklerinde ödemeleri istenen para, 2 miligramlık Ozempic iğnesi için aylık 499 dolar.

    Mounjaro’nun da liste fiyatı 28 günlük (4 enjeksiyon kalemi) bir kutu için yaklaşık 1.112 dolar ancak bu rakam sigortalı ve sigortasızlık durumuna göre değişiyor.

    Wegovy hapının ise sigortasız alındığında 1,5 miligramlık fiyatı aylık 125 dolar, sigortalı olarak alındığında ise aylık 25 dolar.

    ZAYIFLAMA İLACI KULLANIMINI ORTAYA KOYAN ANKET

    Kaiser Aile Vakfı (KFF) tarafından 27 Ekim-2 Kasım 2025 tarihlerinde ABD’de 1350 yetişkinle yapılan “Sağlık Takip Anketi” de zayıflama ilaçlarının kullanımıyla ilgili verileri ortaya koydu.

    GLP-1 etken maddeli ilaç kullanımına ilişkin sorular yöneltilen katılımcıların yüzde 18’i bu tür ilaçları hayatlarının bir döneminde, yüzde 12’si ise halen kullandığını belirtti.

    Katılımcıların yüzde 38’i kronik hastalık tedavisi amacıyla, yüzde 30’u kilo vermek için, yüzde 32’si ise her iki amaçla birlikte kullandığını ifade etti. Ankette ayrıca toplumda bu ilaçların dolaylı yaygınlığına ilişkin bulgular da yer aldı. Katılımcıların yüzde 37’si yakın çevresinde bu ilaçları kullanan birinin bulunduğunu ifade etti.

    ABD dışında kullanımı

    Brezilya’da ilaç şirketi Hypera Pharma, Mart 2025’te yaptığı açıklamada, semaglutid patent süresinin sona ermesinin ardından 2026 içinde jenerik ürün piyasaya sürmeyi planladığını duyurdu.

    Kanada Sağlık Bakanlığının 28 Nisan’da yaptığı açıklamaya göre, Danimarka merkezli ilaç şirketi Novo Nordisk’in çok satan diyabet ilacı Ozempic’in etken maddesi semaglutidin, Hindistan merkezli Dr. Reddy’s Laboratories tarafından üretilen ilk jenerik versiyonu onaylandı.

    Bir ilacın jenerik versiyonu, patent süresi dolduktan sonra aynı etken maddeyle üretilen ve orijinal ilaçla aynı etkiyi gösteren daha uygun fiyatlı eş değer ürün olarak biliniyor.

    HİNDİSTAN’DA OZEMPİC’İN “UCUZ” MUADİLLERİ GÜNDEMDE

    CNBC’nin 23 Mart’taki haberine göre, Hindistan’da Novo Nordisk firmasının semaglutid içerikli ilacının patent korumasının Mart 2026’da sona ermesiyle yerli ilaç üreticileri, hızla daha ucuz jenerik versiyonları piyasaya sundu.

    Bu gelişme sonrası Novo Nordisk’in Ozempic ve Wegovy gibi markaları, fiyat açısından ciddi rekabet baskısıyla karşı karşıya kaldı.

    Jenerik ürünlerin, orijinal ilaçlara kıyasla yüzde 60’a varan oranlarda daha düşük fiyatlarla satıldığı ve bu durumun özellikle geniş hasta kitleleri için erişimi artırdığı belirtiliyor.

    Hindistan merkezli ilaç şirketi Sun Pharmaceutical, mart ayı sonuna doğru çıkardığı muadille, ilacın kullanımını aylık yaklaşık 3 bin 400 rupiye (35 dolar) düşürüyor. Bu fiyatın, Hindistan’da dozuna bağlı olarak 8 bin 800 (82 dolar) ile 10 bin (105 dolar) rupi arasında değişen Novo Nordisk markasının ilaçlarının perakende fiyatıyla karşılaştırıldığında oldukça uygun olduğu ifade ediliyor.

    Artan rekabet nedeniyle şirketin Hindistan pazarında fiyat indirimine gitmek zorunda kaldığı, ayrıca pazar payını korumak için yeni stratejiler geliştirdiği ifade ediliyor.

    Gelecek aylarda 50’den fazla markanın, Hindistan’da semaglutidin jenerik versiyonunu piyasaya sürmesi bekleniyor. >>>AA

  • Hangi ilde sahipsiz hayvanların yüzde 46’sı toplandı?

    Hangi ilde sahipsiz hayvanların yüzde 46’sı toplandı?

    Vali Gül, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, sahipsiz hayvanların kontrol altına alınmasının bir tercih değil, açık bir zorunluluk olduğunu belirtti.

    Aşırı yaklaşımların çözüm olmadığını aktaran Gül, “Ne toplu itlaf ne de başıboşluk veya kontrolsüzlük kabul edilebilir. Kanunun emri nettir, sahipsiz hayvanlar derhal toplanacak, kısırlaştırılacak ve uygun koşullarda barınaklarda tutulacaktır. İstanbul’da sahipsiz hayvanların yüzde 46’sı toplanmıştır, kalanların tamamı da toplanacaktır.” ifadelerini kullandı.

    “VATANDAŞLARIMIZIN CAN GÜVENLİĞİ TARTIŞMASIZ ÖNCELİĞİMİZ”

    Vali Gül, sokaklarda sahipsiz tek bir köpek bulunmayacağına dikkati çekerek, şunları kaydetti: “Sahiplenmek isteyen vatandaşlarımız, bu hayvanları yalnızca kendi evinde veya bahçesinde bakmak üzere sahiplenebilecektir. Yasaklı ırkların üretimi, satışı ve sahiplendirilmesi kanunen yasaktır. Bu kurallara aykırı hareket edenler hakkında idari ve adli işlem yapılmaktadır. Bu görev belediyelerindir. Tüm belediyeler bu yükümlülüğü derhal ve eksiksiz yerine getirecektir. İhmal ve gecikmeye kesinlikle müsamaha gösterilmeyecektir. Vatandaşlarımızın can güvenliği tartışmasız önceliğimizdir. Kamu düzeni ve şehir güvenliği konusunda en küçük bir zafiyete dahi izin verilmeyecektir.” >>>AA

  • Eylem Tok’tan cezaevi öektubu: “Aileyle helalleştik ve sulh anlaştık”

    İşte Eylem Tok’un mektubundan öne çıkan başlıklar ve davanın son durumu…

    Boston’da tutukluluğu devam eden Eylem Tok, cezaevinden yazdığı mektupta yaklaşık iki yıldır süren sessizliğini bozdu. Tok, kaza gecesi yaşananların bir “linç kampanyasına” dönüştüğünü savunarak, o gece sadece bir anne olarak içgüdüleriyle hareket ettiğini belirtti.

    “Tek Amacım Çocuğumu Korumaktı”

    Mektubunda, oğlu Timur Cihantimur’un kaza anında 16 yaşında bir çocuk olduğunu vurgulayan Tok, şu ifadeleri kullandı:

    “O talihsiz kaza anında ben bir anneydim; neyin doğru neyin yanlış olduğunu sağlıklı şekilde değerlendirebilecek bir durumda değildim. Aklımdan çok içgüdülerimle hareket ettim. Tek düşüncem, korkmuş ve sarsılmış olan çocuğumu korumaktı.”

    Tok, oğlunun bu süreçte cezaevinde lise eğitimini tamamladığını ve üniversite dersleri almaya başladığını da ekledi.

    “Yasal Varislerle Sulh Anlaşması Yaptık”

    Mektubun en çok tartışılan kısmı ise hayatını kaybeden Oğuz Murat Aci’nin ailesiyle ilgili olan bölümdü. Eylem Tok, aileyle bir orta yol bulduklarını iddia ederek; “Yasal varislerle bir sulh anlaşması yaparak helalleştiğimizi de belirtmek isterim” dedi. Bu açıklama, kamuoyunda anlaşmanın detaylarına dair büyük merak uyandırdı.

    “Olay Yerine Gitmedim, Telefon Toplamadım”

    Hakkındaki iddialara da yanıt veren Tok, kaza yerine gitmediğini, polisin aranmasını engellemediğini ve kaza yerinden telefon toplamadığını savundu. Yaşananların “bir kaçış değil, çaresizlik içinde yön bulma çabası” olduğunu ileri sürdü.

    Dava Sürecinde Neler Olmuştu?

    • 1 Mart 2024: Timur Cihantimur’un kullandığı araç Oğuz Murat Aci’ye çarparak ölümüne neden oldu.

    • 2 Mart 2024: Eylem Tok ve oğlu önce Mısır’a, ardından ABD’ye kaçtı.

    • 14 Haziran 2024: Türkiye’nin çıkardığı kırmızı bülten sonrası Boston’da yakalanarak tutuklandılar.

    • 2025-2026: ABD mahkemelerinde iade süreci ve tutukluluk halleri devam etti.

    The post Eylem Tok’tan cezaevi öektubu: “Aileyle helalleştik ve sulh anlaştık” first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Eylem Tok’tan cezaevi mektubu: “Aileyle helalleştik ve sulh anlaştık”

    İşte Eylem Tok’un mektubundan öne çıkan başlıklar ve davanın son durumu…

    Boston’da tutukluluğu devam eden Eylem Tok, cezaevinden yazdığı mektupta yaklaşık iki yıldır süren sessizliğini bozdu. Tok, kaza gecesi yaşananların bir “linç kampanyasına” dönüştüğünü savunarak, o gece sadece bir anne olarak içgüdüleriyle hareket ettiğini belirtti.

    “Tek Amacım Çocuğumu Korumaktı”

    Mektubunda, oğlu Timur Cihantimur’un kaza anında 16 yaşında bir çocuk olduğunu vurgulayan Tok, şu ifadeleri kullandı:

    “O talihsiz kaza anında ben bir anneydim; neyin doğru neyin yanlış olduğunu sağlıklı şekilde değerlendirebilecek bir durumda değildim. Aklımdan çok içgüdülerimle hareket ettim. Tek düşüncem, korkmuş ve sarsılmış olan çocuğumu korumaktı.”

    Tok, oğlunun bu süreçte cezaevinde lise eğitimini tamamladığını ve üniversite dersleri almaya başladığını da ekledi.

    “Yasal Varislerle Sulh Anlaşması Yaptık”

    Mektubun en çok tartışılan kısmı ise hayatını kaybeden Oğuz Murat Aci’nin ailesiyle ilgili olan bölümdü. Eylem Tok, aileyle bir orta yol bulduklarını iddia ederek; “Yasal varislerle bir sulh anlaşması yaparak helalleştiğimizi de belirtmek isterim” dedi. Bu açıklama, kamuoyunda anlaşmanın detaylarına dair büyük merak uyandırdı.

    “Olay Yerine Gitmedim, Telefon Toplamadım”

    Hakkındaki iddialara da yanıt veren Tok, kaza yerine gitmediğini, polisin aranmasını engellemediğini ve kaza yerinden telefon toplamadığını savundu. Yaşananların “bir kaçış değil, çaresizlik içinde yön bulma çabası” olduğunu ileri sürdü.

    Dava Sürecinde Neler Olmuştu?

    • 1 Mart 2024: Timur Cihantimur’un kullandığı araç Oğuz Murat Aci’ye çarparak ölümüne neden oldu.

    • 2 Mart 2024: Eylem Tok ve oğlu önce Mısır’a, ardından ABD’ye kaçtı.

    • 14 Haziran 2024: Türkiye’nin çıkardığı kırmızı bülten sonrası Boston’da yakalanarak tutuklandılar.

    • 2025-2026: ABD mahkemelerinde iade süreci ve tutukluluk halleri devam etti.

    The post Eylem Tok’tan cezaevi mektubu: “Aileyle helalleştik ve sulh anlaştık” first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Apple zam yaptı: İşte ürünlerin yeni fiyatları!

    İşte güncel Apple Türkiye fiyat listesi ve öne çıkan zam oranları…

    Apple Türkiye’den Dev Zam! iPhone 17 Fiyatları Uçuşa Geçti: İşte 5 Mayıs 2026 Yeni Fiyat Listesi

    Teknoloji devi Apple, Türkiye operasyonunda fiyat etiketlerini yukarı yönlü revize etti. iPhone 17 ailesinin tamamını, yeni nesil iPad modellerini ve AirPods kulaklık grubunu kapsayan bu zam dalgası, teknoloji meraklıları arasında şok etkisi yarattı.

    iPhone 17 Serisinde Yeni Başlangıç Fiyatları

    Yapılan düzenlemeyle birlikte serinin giriş segmentindeki modellerde ortalama 5 bin TL ile 7 bin TL arasında net artışlar görüldü.

    • iPhone 17e: 54.999 TL olan başlangıç fiyatı 59.999 TL’ye yükseldi.

    • iPhone 17 (Standart): Zam öncesi 77.999 TL’den satılan modelin yeni fiyatı 84.999 TL oldu.

    iPhone 17 Pro Max 189 Bin TL Oldu!

    Apple’ın en güçlü donanımlara sahip “Pro” serisinde fiyatlar dudak uçuklatan seviyelere ulaştı. Özellikle profesyonel kullanıcılar için sunulan yüksek depolama seçenekleri, bir otomobil peşinatı fiyatına yaklaştı.

    • iPhone 17 Pro Max (2 TB): Yeni liste fiyatı tam 189.000 TL olarak belirlendi.

    • iPhone 17 Pro: Serinin başlangıç fiyatı da benzer oranlarda artış göstererek 100 bin TL barajının üzerine yerleşti.

    Sadece iPhone Değil, Aksesuarlar da Zamlandı

    Fiyat artışları sadece akıllı telefonlarla sınırlı kalmadı. Apple ekosisteminin popüler parçaları olan AirPods kulaklık modelleri de bu zam furyasından payını aldı. AirPods ailesinin belirli modellerinde yapılan güncellemeler, yeni listenin en dikkat çeken detaylarından biri oldu.

    Neden Zam Geldi?

    Apple tarafından resmi bir gerekçe sunulmasa da, piyasa uzmanları bu artışı küresel enflasyon baskısı, lojistik maliyetlerdeki artış ve Türk Lirası’nın dolar karşısındaki değer kaybına bağlıyor. Bu zamla birlikte Türkiye, dünyada iPhone’un en pahalı satıldığı ülkeler listesindeki yerini sağlamlaştırmış oldu.

    The post Apple zam yaptı: İşte ürünlerin yeni fiyatları! first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Paymix operasyonunda deprem: 3 milyon bahisçinin kimlik bilgileri deşifre oldu!

    İşte 5 Mayıs 2026 itibarıyla “Paymix-3” operasyonunun kan donduran detayları ve 3 milyon kişiyi ilgilendiren kritik bilgiler…

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve MASAK ile İstanbul İl Jandarma Komutanlığı’nın ortaklaşa gerçekleştirdiği operasyon, yasadışı bahis sitelerinin finansal ve teknik altyapısını çökertti. Operasyon kapsamında yaklaşık 1 milyar dolarlık bir kara para aklama hacmine ulaşıldığı belirlendi.

    3 Milyon Kişinin TC Kimlik Numarası Sistemde!

    Soruşturmanın en dikkat çekici kısmını, ele geçirilen dijital veriler oluşturdu. Kayyım atanan şirketlerin sunucularında yapılan incelemelerde:

    • 13,8 milyon kullanıcı kaydına ulaşıldı.

    • Bu kullanıcıların 3 milyondan fazlasının doğrudan TC Kimlik Numarası ile eşleştiği tespit edildi.

    • 8,8 milyon kullanıcının telefon bilgilerinin sistemde yer aldığı görüldü.

      Yetkililer, yasadışı bahis soruşturmaları tarihinde ilk kez bu denli geniş bir kullanıcı veri ağına ulaşıldığını vurguladı.

    49 Yasadışı Bahis Sitesi Kapatıldı

    Operasyonla birlikte, yasadışı bahis sitelerine barındırma ve altyapı hizmeti sağlayan Pentech Bilişim Teknolojileri bünyesindeki sunucular devre dışı bırakıldı. Bu müdahale ile teknik altyapısı sağlanan 49 farklı yasadışı bahis sitesi fiilen erişime kapatılarak faaliyetleri durduruldu.

    Mal Varlıklarına ve Şirketlere El Konuldu

    Suç örgütünün finansal ayağına yönelik darbede 30 şüpheli hedef alındı. Operasyonun bilançosu şöyle:

    • 26 araç, 18 konut, 18 tarla ve 3 iş yerine el konuldu.

    • 535 banka ve kripto para hesabı donduruldu.

    • Pentech Bilişim, Beluza Yazılım ve Pen Telekomünikasyon gibi şirketlere TMSF kayyım olarak atandı.

    • Suç gelirlerini akladığı iddia edilen “Bildiğin Kasap” isimli gıda şirketine de kayyım ataması yapıldı.

    Kara Para Aklama Yöntemi: Kuyumcular ve E-Ticaret

    Soruşturma, suç gelirlerinin nasıl aklandığını da ortaya çıkardı. Şüphelilerin;

    1. Yasadışı gelirleri kripto varlıklara çevirdiği,

    2. Ardından bazı kuyumcular aracılığıyla bu varlıkları nakit veya altına dönüştürdüğü,

    3. Yurt dışında kurulan paravan e-ticaret siteleri üzerinden yapılan sahte işlemlerle parayı sisteme soktuğu belirlendi.

    Kırmızı Bülten Kararı

    Suç örgütünü yurt dışından yönettiği tespit edilen 15 şüpheli hakkında kırmızı bülten çıkarıldı. İstanbul İl Jandarma ekiplerinin dijital analiz çalışmaları devam ederken, sistemde kimlik bilgileri bulunan 3 milyon kişiye yönelik hukuki sürecin nasıl işleyeceği merak konusu.

    The post Paymix operasyonunda deprem: 3 milyon bahisçinin kimlik bilgileri deşifre oldu! first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Togg’dan Mayıs ayı bombası: Sıfır faizli kredi ve ücretsiz şarj müjdesi!

    İşte Togg’un Mayıs ayı kampanyasına dair öne çıkan detaylar…

    Sıfır Faiz ve Finansman Desteği

    Kampanya kapsamında Togg T10X ve T10F modelleri için bireysel kullanıcılara özel cazip kredi seçenekleri sunuluyor. T10X V2 modeli için 750 bin TL krediye 12 ay vade ve %0 faiz imkanı tanınırken, aylık taksit tutarı 62 bin 500 TL olarak belirlendi. T10X’in üst segmenti olan 4More ve T10F modellerinde ise 1 milyon TL kredi, yine 12 ay vade ve %0 faizle aylık 83 bin 300 TL taksit ödemesiyle kullanılabiliyor. Daha uzun vade tercih edenler için 1,7 milyon TL’ye kadar 48 ay vadeli ve %2,85 faiz oranlı alternatif ödeme planları da mevcut.

    Ücretsiz Şarj ve Hızlı Teslimat Müjdesi

    Togg, kullanıcı deneyimini kolaylaştırmak amacıyla kampanyaya katılan herkese 6 ay boyunca geçerli toplam bin beş yüz kilovatsaat (1.500 kWh) değerinde ücretsiz hızlı şarj desteği hediye ediyor. Ayrıca Mayıs ayı içerisinde siparişini tamamlayan kullanıcıların araçları, Haziran ayındaki Kurban Bayramı tatiline yetişecek şekilde hızlıca teslim edilecek.

    Togg Güncel Fiyat Listesi

    Mayıs ayı itibarıyla T10X modelinin standart menzil başlangıç fiyatı 1 milyon 869 bin 48 TL olarak açıklandı. T10X V2 Uzun Menzil versiyonu 2 milyon 371 bin TL, en üst donanımlı 4More Obsidiyen versiyonu ise 3 milyon 218 bin 57 TL’den satışa sunuluyor. Ailenin yeni üyesi T10F modelinde ise fiyatlar, standart menzil için 1 milyon 884 bin 980 TL’den başlayıp donanım seviyesine göre 3 milyon 217 bin 857 TL’ye kadar yükseliyor.

    Kurumsal Müşteriler İçin Filo Avantajları

    Şirketler ve filo alımları için de özel çözümler geliştiren Togg, kurumsal müşterilere T10X ve T10F modellerinde 1 milyon TL’ye kadar 12 ay %0 faiz fırsatı sunuyor. Daha yüksek tutarlı kurumsal kredi taleplerinde ise 48 aya varan vade ve %3,14’ten başlayan faiz oranlarıyla finansman desteği sağlanıyor.

    The post Togg’dan Mayıs ayı bombası: Sıfır faizli kredi ve ücretsiz şarj müjdesi! first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Savaş etkiledi ama toparlanma süreci sürüyor

    Savaş etkiledi ama toparlanma süreci sürüyor

    Manavgat Side Turistik Otelciler Birliği (MASTOB) Başkanı Zafer Süral, gazetecilere yaptığı açıklamada, turizm sezonunun başlangıcında bölgesel gerilimlerin etkisiyle rezervasyonlarda ciddi düşüş yaşandığını ancak son dönemde toparlanma sürecine girildiğini söyledi.

    Şubat ayında başlayan İran-ABD-İsrail geriliminin sektörü olumsuz etkilediğini dile getiren Süral, savaşın ilk ayında rezervasyonlarda yüzde 70’e varan kayıplar yaşandığını ifade etti.

    Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansının (TGA) yürüttüğü tanıtım ve algı yönetimi çalışmalarının bu havayı dağıttığını aktaran Süral, kaybın yüzde 20 seviyelerine kadar gerilediğini, sezonun geri kalanı için umutlu olduklarını bildirdi.

    “BAYRAM TATİLİNİN 9 GÜN OLMASI SEKTÖRÜ HAREKETLENDİRİR”

    Süral, mayıs ayı sonunda idrak edilecek Kurban Bayramı’nda resmi tatilin 9 güne çıkarılmasının sektöre önemli katkı sağlayacağını kaydetti. Süral, “Bu gelişme özellikle iç pazarda çok büyük hareketlilik oluşturur.” dedi.

    İç turizmin canlılığını koruduğunu ifade eden Süral, Türk turistlerin tatil alışkanlıklarını sürdürdüğünü ve bunun sektöre destek sağladığını söyledi.

    Konaklama vergisinin yüzde 2’den yüzde 1’e düşürülmesini olumlu bir adım olarak değerlendiren Süral, artan maliyetler karşısında sektörün daha fazla desteğe ihtiyaç duyduğunu dile getirdi.

    Döviz kurunun sabit kalmasına rağmen maliyetlerin yükseldiğine dikkati çeken Süral, “KDV desteği sağlanması ya da konaklama vergisinin tamamen kaldırılması sektör açısından önemli bir rahatlama sağlayabilir.” diye konuştu.

    KÜRESEL RİSKLER YAKINDAN İZLENİYOR

    Avrupa pazarının olumsuz algılardan en fazla etkilenen bölge olduğunu belirten Süral, özellikle Almanya ve İngiltere’de kulaktan kulağa yayılan olumsuz söylemlerin rezervasyonları etkilediğini söyledi.

    Rusya pazarında ise hareketliliğin başladığını ifade eden Süral, fiyatların düşük seyretmesi nedeniyle istenilen doluluk seviyelerine henüz ulaşılamadığını kaydetti.

    Süral, küresel gelişmelerin de turizm sektörü açısından önem taşıdığını belirterek, “Hürmüz Boğazı’nda yaşanacak olası aksamalar petrol fiyatlarını artırıyor. Bu durum da uçak yakıt maliyetleri üzerinden turizmi olumsuz etkileyebilir. Her şeye rağmen umutsuz değiliz. Türkiye, kriz ortamlarında turizm sektörünü iyi yönetiyor. Doğru önlemler alınır ve riskler iyi yönetilirse geçen yılki rakamları yakalayabilir, hatta üzerine çıkabiliriz.” değerlendirmesinde bulundu. >>>AA

  • Yoğun bakımdaki yatak sayısı ne kadar?

    Yoğun bakımdaki yatak sayısı ne kadar?

    Bakanlıktan yapılan açıklamada, yoğun bakım ünitelerinin hayati fonksiyonların yakından izlenmesi gereken kritik durumdaki hastaların takip ve tedavisinin gerçekleştirildiği, ileri teknolojiye sahip cihazlar ve alanında uzman sağlık ekipleriyle donatılmış özel birimler olduğu belirtildi.

    Yoğun bakım ünitelerinde hastaların kalp atışı, tansiyon, solunum ve oksijen düzeylerinin sürekli izlendiği ifade edilen açıklamada, e-Nabız uygulaması bünyesinde yer alan “Hasta ve Hasta Yakını Bilgilendirme” alanı ile yoğun bakımda tedavi gören hastaların sağlık durumlarına ilişkin bilgilerin hasta yakınları tarafından güvenli ve kolay şekilde takip edilebildiği aktarıldı.

    Açıklamada, şunlar kaydedildi: “Sağlık hizmetlerinin etkin ve erişilebilir sunulması amacıyla kamu hastanelerine bağlı sağlık tesisleri bünyesinde yoğun bakım hizmet kapasitesi güçlendirilmiştir. 2008 yılında 13 bin 965 olan toplam yoğun bakım yatak sayısı, 2026 yılı itibarıyla yüzde 242 artış göstererek 47 bin 809’a ulaştı. Yoğun bakım süreci, hastanın durumuna bağlı olarak değişkenlik gösterebilen hassas bir süreçtir. Tüm uygulamalar hastanın yaşamını korumak ve iyileşmesini sağlamak amacıyla yürütülmektedir. Bu süreçte hasta ve hasta yakınlarının sağlık ekibi ile işbirliği yapması ve ihtiyaçları için ilgili sağlık personeliyle iletişim halinde olması gerekmektedir. Bu kapsamda yoğun bakım hizmetlerinin etkin, erişilebilir ve yüksek standartlarda sunulması sağlanarak vatandaşların sağlık hizmetlerine güvenli şekilde ulaşması hedeflenmektedir.” >>>AA

  • Gençlere “yuva kurun” çağrısı

    Gençlere “yuva kurun” çağrısı

    Karabıyık, toplam 26 ilde yaklaşık 5 bin kişiyle yaptıkları evlilikle ilgili araştırmaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

    Kendilerini mutlu, huzurlu ve güvende hissedenlerin evli ve çocuklu çiftler, en fazla kaygı, baskı ve sıkıntı yaşayanların ise çoğunlukla bekarlar ve yüksek eğitimli kişiler olduğunu dile getiren Karabıyık, genç nesillerin evliliğe bakışını anlamak için 2025’te saha çalışması yaptıklarını anlattı.

    Toplam 26 ilde, yaklaşık 5 bin kişiyle, siyasi ve demografik kota uygulayıp, “Büyükşehirde aile olmak insanlar için ne anlam ifade ediyor? Büyükşehir ikliminde aile olmanın önündeki engeller neler? Gençlerin evlilik düşüncesiyle ilgili zihinlerinin arka planında neler yatıyor? Gençlerin evlilik düşüncesini etkileyen faktörler neler? Çocuk sahibi olma düşüncesini etkileyen faktörler neler?” şeklinde sorular sorduklarını dile getiren Karabıyık, “Araştırmamızın en çarpıcı bulgularından birisi, Türkiye’de kendini en mutlu, huzurlu ve güvende hissedenlerin evli ve çok çocuklu olanlar olmasıydı. Yani evlilik ve çok çocuk sahibi olmak insanı daha mutlu, huzurlu ve güvende hissettiriyor. Yine kendini baskı, sıkıntı, kaygı altında hissedenlerin kahir ekseriyeti bekarlar ve yüksek eğitimli kesimdi.” diye konuştu.

    Gençlerin evlilikle ilgili düşüncelerini etkileyen faktörlerin başında ekonomik sebeplerin geldiğine dikkati çeken Karabıyık, “Kendimi yalnız daha mutlu, huzurlu ve güvende hissediyorum.” diyen yaklaşık yüzde 10’luk bir kitlenin bulunduğunu anlattı.

    Karabıyık, araştırmada, “kariyer hedefi olduğunu” ifade eden erkeklerin yaklaşık yüzde 5’inin, kadınların ise yüzde 9’unun “aile kurmayı kariyeri açısından bir engel olarak gördüğünü” söylediğini aktardı.

    Vakfın, kuruluşunun ardından bu konuları titizlikle araştırdığını vurgulayan Üner Karabıyık, bunlara dikkati çekmek için “Küresel tehditler karşısında aile”, “Büyükşehirde aile olmak” ile “Sosyokültürel riskler ve aileye yönelik tehditler” konuları hakkında çalıştaylar düzenlediklerini anlattı.

    Karabıyık, aileye yönelen küresel tehditlerin varlığının altını çizerek, “Bugünkü küresel iklim aile kurmayı zorlaştırıyor. Bunun en somut verisini toplayabileceğimiz tablo, insani gelişmişlik endeksindeki ilk 50 ülkenin durumudur. Bu ülkelere baktığınızda neredeyse tamamında kadın başına doğum oranlarının 2,1’in altında olduğunu görüyoruz. Bu oran, bir toplumun nüfusunu yenileme oranıdır. 2,1’in altına düşen toplumlar demografik olarak çöker ve tarih sahnesinden silinirler.” değerlendirmesini yaptı.

    Araştırma sonuçlarında gençlerin önündeki en büyük engelin “ekonomik sorunlar” olarak öne çıktığını ancak maddi teşviklerin de çözümde yeterli olamadığını belirten Karabıyık, şöyle devam etti: “Güney Kore’de kadın başına doğum oranları 1,2’ye düşünce Güney Kore devleti, ‘Bu bir afettir, felakettir.’ diyerek ulusal acil durum ilan etti. Hemen maddi teşvik paketlerini devreye aldı. 15 yılda 200 milyar dolar teşvik uyguladı. 1,2 olan kadın başına doğum oranı 15 yılın sonunda 0,7’ye geldi. Demek ki maddi teşvikler problemi çözmede yeterli olmuyor. Maddi imkanlarınızı arttırdığınızda da beklentileriniz çok daha hızlı yükseliyor ve aradaki makası kapatamıyorsunuz. O zaman bizim aile kurmakla, çocuk sahibi olmakla ilgili psikososyal faktörlere, maneviyata bakmamız lazım. Genç kuşaklarımızın maneviyatını nasıl güçlendireceğiz? Bu noktada onları nasıl teşvik edeceğiz? Buraya yoğunlaşmamız gerekiyor. Sosyal medyanın etkisiyle şu anda evlilikle ilgili gençlerin beklentileri çok arttı. İhtiyaçları olmayan pek çok şeyi zaruri olarak görüyorlar ve evlilikle ilgili masraflarını, bütçelerini zorlayan bir durum var ortada. Burada en büyük sorumluluk da anne ve babalara düşüyor. Anne babaların evlilik sürecini kolaylaştırması, gençlerin evliliğini teşvik edecek yaklaşımı ortaya koyması lazım. Mesela evlilikle, nişan, düğün törenleri, mobilyalı evin tefrişiyle ilgili ortaya konan eşya listeleri gibi çok da zaruret olmayan, ihtiyaç olmayan fakat beklenti olarak ihtiyaçmış gibi konumlandırılan şeyleri gözden geçirmeye ihtiyacımız var. Gençlerimizi bu noktada teşvik etmeye ihtiyacımız var.”

    Karabıyık, gençlerin evliliğinin bir zaruret olduğuna işaret ederek, bu iddialı cümleyi kurmasının sebebinin saha araştırmaları olduğunu belirtti.

    Daha mutlu, huzurlu ve güvende hisseden bir toplum isteniyorsa onun daha çok evli ve çok çocuklu ailelerden oluşması gerektiğini saha araştırmalarının kendilerine söylediğini dile getiren Karabıyık, “Evlilik mutluluğu, huzuru ve güven duygusunu temin eden bir kurumdur. Fakat bugünkü maalesef ekranlardan yansıtılan aile temsilleri aileyi sorun merkezi olarak gösterir. Oysa toplumumuza sorduğunuzda, gençlerin yüzde 94’ü ailenin ‘mutluluk, huzur ve güven kaynağı’ olduğunu söylüyor. Gençler gündüz kuşağı programlarına, dizilerdeki sorunlu aile temsillerine bakarak aileyi zihinlerinde öyle kodlamasınlar.” dedi.

    “OCAKLARIN TÜTMESİ SİZİN EVLİLİĞİNİZE BAĞLI”

    Üner Karabıyık, aile kurma ve çocuk sahibi olmanın bir ülke için beka meselesi olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti: “Hem bireysel faydanız hem toplumsal faydanız hem de insanlığın geleceği için gençlere çok net bir mesajımız var: Evlenin, çocuk sahibi olun. Zira biz İstiklal Marşı’mızda şunu söylüyoruz: ‘Korkma sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak, sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.’ Ocakların tütmesi sizin evliliğinize bağlı. O bayrağın göklerde kalması aile kurup çocuk sahibi olmanıza bağlı. Eğer çocuk yoksa devlete gerek yok. Eğer çocuk yoksa tapuya gerek yok. Eğer çocuk yoksa hiçbir şey yapmanın anlamı yok. Biz, çocuk sahibi olduğumuzda çocuklarımızla geleceği inşa edeceğiz. Eğer biz yarınlara güvenle yürümek istiyorsak, gençler evlenin, çocuk sahibi olun. Bu devleti, bu milleti ve insanlığı ayakta tutun.”  >>>AA

  • Akaryakıt fiyatları: Benzine ve motorine zam var mı?

    Araç sahipleri “Benzine ve motorine yeni bir zam gelecek mi?” sorusuna yanıt arıyor.

    İşte 5 Mayıs 2026 Salı günü itibarıyla İstanbul, Ankara ve İzmir’deki güncel akaryakıt fiyatları ve piyasadaki son durum…

    Akaryakıtta Zam veya İndirim Var mı?

    Geçtiğimiz hafta motorine yapılan 2,28 TL ve benzine gelen 95 kuruşluk zamların ardından, Brent petrolün varil fiyatındaki agresif yükseliş (110,64 dolar) piyasada yeni bir zam beklentisi yarattı. Ancak 5 Mayıs Salı günü itibarıyla sektör kaynaklarından henüz resmi bir zam veya indirim haberi gelmedi.

    Güncel Akaryakıt Fiyatları (5 Mayıs 2026)

    Akaryakıt fiyatları, iller ve bayiler arasında nakliye maliyetlerine bağlı olarak küçük değişiklikler gösterebilmektedir.

    İstanbul Akaryakıt Fiyatları

    • Benzin (Litre): 63,94 TL (Avrupa) / 63,80 TL (Anadolu)

    • Motorin (Litre): 71,72 TL (Avrupa) / 71,58 TL (Anadolu)

    • LPG (Otogaz): 34,99 TL (Avrupa) / 34,39 TL (Anadolu)

    Ankara Akaryakıt Fiyatları

    • Benzin (Litre): 64,91 TL

    • Motorin (Litre): 72,84 TL

    • LPG (Otogaz): 34,87 TL

    İzmir Akaryakıt Fiyatları

    • Benzin (Litre): 65,34 TL

    • Motorin (Litre): 73,12 TL

    • LPG (Otogaz): 34,65 TL

    The post Akaryakıt fiyatları: Benzine ve motorine zam var mı? first appeared on Kanal 3 Tv.

  • Timsahın karnından iş insanının cesedi çıktı!

    Timsahın karnından iş insanının cesedi çıktı!

    Dronla yapılan takip vahşeti ortaya çıkardı

    Kayıp iş insanını bulmak için havadan tarama yapan polis ekipleri, nehirde bir timsahın şüpheli hareketler sergilediğini tespit etti. Vurularak etkisiz hale getirilen ve helikopter yardımıyla karaya taşınan dev sürüngenin karnı açıldığında, ekipler korkunç bir manzarayla karşılaştı. Batista’nın cesedi ve parmağındaki yüzüğü timsahın midesinden çıkarıldı.

    Diğer kurbanlara ait izler bulundu: 6 çift ayakkabı

    Olayın dehşet verici boyutu, timsahın midesinde yapılan detaylı incelemeyle daha da arttı. Ekipler, sindirilmiş halde olan ve iki ayrı kişiye ait olduğu değerlendirilen eşyaların yanı sıra tam 6 çift ayakkabı buldu. Polis, bu bulguların ardından timsahın daha önce başka insanları da avlamış olabileceği ihtimali üzerinde duruyor.

    Köprüden geçerken akıntıya kapılmıştı

    Talihsiz iş insanı Gabriel Batista’nın, sel sularıyla kaplanan bir köprüden geçerek oteline ulaşmaya çalıştığı sırada dengesini kaybederek akıntıya kapıldığı bildirilmişti. Yetkililer, bölgedeki vahşi hayvan tehlikesine ve sel sularının yarattığı risklere karşı vatandaşları bir kez daha uyardı.

  • Doğum izni için başvurular başladı

    Doğum izni için başvurular başladı

    Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının NSosyal hesabından yapılan açıklamada, doğum izni süresinin 24 haftaya çıkarılmasıyla 8 haftalık ilave izinden yararlanmak isteyen anneler için başvuruların bugün başladığı bildirildi.

    Doğum iznini tamamlamış ancak 24 haftalık süreyi doldurmamış annelerin 8 haftalık ilave izinden yararlanabildiği belirtilen açıklamada, ek düzenlemenin 16 Ekim 2025 ve sonrasında doğum yapan tüm anneleri kapsadığı vurgulandı.

    Açıklamada, “Yasanın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 10 iş günü içinde başvuru yapılabiliyor. 15 Mayıs Cuma günü mesai saati bitimine kadar başvurular devam edecek. Anneler, ilave izin kullanmak istediklerine ilişkin bir dilekçeyle çalıştıkları kuruma başvuruda bulunabiliyor.” ifadelerine yer verildi. >>>AA

  • İki kardeşin son fotoğrafı ortaya çıktı: Ölüm nedeni araştırılıyor

    İşte kahreden olayın tüm detayları…

    Mersin’in Bozyazı ilçesinde, aynı aileden dört kişinin aniden rahatsızlanmasıyla başlayan süreç büyük bir trajediyle sonuçlandı. Polis memuru bir baba ve hamile olan annenin hastanedeki tedavileri sürerken, 4 ve 7 yaşındaki iki kardeş hayata tutunamadı.

    Ziyaret İçin Geldikleri Baba Ocağında Kabusu Yaşadılar

    Karaman İl Emniyet Müdürlüğü’nde görevli polis memuru Musa Tülü (39), eşi Ebru (33) ve çocukları Azra (7) ile Ömer Selim (4), üç gün önce memleketleri Mersin’e aile ziyaretine gelmişti. Tekmen Mahallesi’nde bulunan aile evinde kalan aile, gece saatlerinde aniden rahatsızlandı.

    Mide Bulantısı ve Kusma Şikayetiyle Hastaneye Kaldırıldılar

    Şiddetli mide bulantısı ve kusma şikayetleri üzerine Bozyazı Devlet Hastanesi’ne kaldırılan aileden acı haberler art arda geldi. Yapılan tüm müdahalelere rağmen önce küçük Ömer Selim, ardından ise ablası Azra hayatını kaybetti. Çocukların ölmeden kısa süre önce hastane odasında yan yana çekilen son fotoğrafları, olayın vahametini bir kez daha gözler önüne serdi.

    Anne ve Babanın Durumu Kritik

    Hastanede tedavi altına alınan ve hamile olduğu öğrenilen anne Ebru Tülü ile baba Musa Tülü, durumlarının ağırlaşması üzerine Mersin Şehir Hastanesi’ne sevk edildi. Çiftin yoğun bakımdaki tedavileri devam ediyor.

    Sır Ölüm: Ev Karantinaya Alındı

    Olayın ardından jandarma ekipleri ve uzmanlar ailenin konakladığı evde geniş çaplı inceleme başlattı.

    • İnceleme: Evden gıda ve su numuneleri alındığı, ayrıca karbonmonoksit sızıntısı ihtimaline karşı teknik inceleme yapıldığı öğrenildi.

    • Güvenlik: İncelemelerin ardından evin girişi güvenlik şeridiyle kapatıldı.

    • Otopsi: Çocukların yapılan ön otopsisinde kesin ölüm nedeni belirlenemedi. Net sonuçların Mersin Adli Tıp Kurumu’ndaki detaylı incelemelerin ardından ortaya çıkması bekleniyor.

    Soruşturma Sürüyor

    Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında, zehirlenme şüphesi üzerinde duruluyor. Tüm Türkiye’yi yasa boğan olayın kesin nedeni, adli tıp raporuyla netleşecek.

    The post İki kardeşin son fotoğrafı ortaya çıktı: Ölüm nedeni araştırılıyor first appeared on Kanal 3 Tv.