Yunanistan’a Taşındı, Gayrimenkul Sektörüne Girdi


Hukuki Süreç Sonrası Yeni Sayfa






Kumluca Kaymakamı Bahadır Güneş, beraberindeki heyetle 2006’da kazılara başlanan ve bir süre sonra çalışmalara ara verilen antik kenti gezdi.
Güneş, Rhodiapolis Antik Kenti’ni Kumluca’nın tarihe açılan penceresi olarak gördüklerini söyledi.
Antik kentin büyük bölümünün kazılarla gün yüzüne çıkarıldığını anlatan Güneş, kazılara yeniden başlanacak olmasının önemli olduğunu dile getirdi.

Antik kentteki kazı çalışmalarına danışmanlığını yapan Adıyaman Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Beste Tomay ise Rhodiapolis’in tarihi ve kültürel olarak Likya kentleri arasında önemli bir yeri olduğunu ifade etti.
Ara verilen kazı çalışmalarına gelecek yıl tekrar başlanmasının planlandığını belirten Tomay, “Bu yıl alanda saha incelemesi, daha önce yürütülen çalışmalar, depo envanteri konularında çalışmalarımızı yapıyoruz. Gelecek yıldan itibaren kazı başkanlığımızın koordinesinde kazı çalışmalarına yeniden başlayacağız.” diye konuştu.
Tomay, antik kent içerisinde Likya ve Bizans dönemlerine ait tiyatro, hamam, agora, tapınaklar, kilise, sarnıçlar ve anıt mezar bulunduğunu kaydederek, antik kentin tamamının gün yüzüne çıkartılmasıyla ilçeye tarihi ve kültürel açıdan önemli katkı sunacağına inandıklarını kaydetti. >>>AA

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, yaptığı yazılı açıklamada, anne ve babaların ebeveynlik sürecini doğru yönetmesi, olumlu ebeveynlik tutum ve becerilerinin desteklenmesi ve eşler arasındaki evlilik hayatının güçlendirilmesi amacıyla “Aile Yılı” kapsamında uygulamayı geliştirdiklerini belirtti.
Uygulamanın çiftlere ilk yuva kurdukları andan itibaren rehberlik etmek amacıyla tasarlandığını ifade eden Göktaş, şöyle devam etti: “Eşler arasındaki iletişime yönelik konular ile ailelerin çocuk gelişimi konusunda ihtiyaç duyduğu bilgileri, bu uygulama ile tek çatı altında topladık. Uygulamamız, çocuk gelişimi ve aile hayatına dair ücretsiz, güvenilir ve kapsamlı bilgilerle ebeveynlere rehberlik ederken, çocuklarıyla kaliteli zaman geçirmelerini destekleyen içerikler sunuyor. Anne ve babalara, çocukların gelişimini takip edebilme imkanı veriyor. Bunun yanı sıra uygulamada, çocuk gelişimi hakkında temel bilgilerle, pozitif annelik, babalık becerilerini desteklemeye yönelik öneriler yer alıyor. Ebeveynler, dijitalin dışında çocuğun gelişim dönemine uygun ve ailece yapabilecekleri bilgilere ve aktivite önerilerine ulaşabiliyor. Bebek bekleyen aileler için doğuma hazırlık, gebelik dönemi günlük yaşam ve psikolojik değişimler gibi konularda bilgilendirici içerikler sunuyor.”
“Ailelerimize pratik çözüm yolları sunuyoruz”
Uygulamayı yeni içeriklerle zenginleştirdiklerini bildiren Göktaş, okul öncesi ve ilkokul çağındaki çocukların ebeveynleri için hazırlanan yeni rehberlik konuları ile akran zorbalığına yönelik bilgilendirmeleri uygulamaya eklediklerini aktardı.
Bakan Göktaş, şunları kaydetti: “Uygulamamıza eklediğimiz yeni içeriklerle anne babaların okula uyum süreci, okul kaygısı, duygusal zorluklar, dijital medya kullanımı ve ödev yönetimi gibi konularda bilgi sahibi olmalarını sağlıyoruz. Ayrıca son dönemde dahil ettiğimiz akran zorbalığı içerikleriyle de çocukların sosyal ilişkilerindeki olumsuz davranışların erken fark edilmesi, önlenmesi ve doğru müdahale yöntemlerinin geliştirilmesi konusunda ailelerimize pratik çözüm yolları sunuyoruz.”
Göktaş, uygulamada sadece anneler için değil babalar için de özel bir bölüm hazırlandığını anlatarak, ailelerin çocuk gelişimi, ergenlik ve aile içi konulara dair soru ve sorunlarını interaktif şekilde uzmanlara iletip yanıt alabileceklerini ifade etti.
Kullanıcıların internet paketinden harcama yapmadan uygulamayı kullanabildiğine dikkati çeken Göktaş, “Uygulamamız vatandaşlarımızdan yoğun ilgi gördü. Ebeveynlere çocuk eğitimi, gelişimi ve aile içi iletişim konularında rehberlik eden ‘İlk Öğretmenim Ailem’ mobil uygulamamız Nisan 2025’te hizmete girmesinden bu yana 2 milyon 2 bin aile tarafından kullanılmaya başlandı.” ifadelerini kullandı.
“Doğum yardımı başvurusu onaylanan aileler ödeme bilgisine uygulamayla ulaşabiliyor”
Bakan Göktaş, doğum öncesinden başlayarak ergenliği kapsayacak şekilde çocukların gelişim dönemine özgü bilgilere, uygulamanın “rehber” bölümünden ulaşılabildiğini belirterek, sözlerini şöyle tamamladı: “Ayrıca 1 Ocak 2025 itibarıyla güncellenen doğum yardımlarımızdan faydalanmak isteyen ailelerimiz başvurularını ‘İlk Öğretmenim Ailem’ mobil uygulaması üzerinden de yapabiliyor. Sosyal yardım hizmetlerimizin erişilebilirliğini artırmak ve vatandaşlarımızın süreçleri şeffaf bir şekilde takip edebilmesini sağlamak amacıyla hayata geçirdiğimiz bu çalışma sayesinde doğum yardımı başvurusu onaylanan aileler ödeme bilgisine yine uygulama aracılığıyla ulaşabiliyor.”
Ücretsiz indirilebilen mobil uygulama, ebeveynlere rehberlik sağlamaya devam ediyor. >>>AA

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), yılın ikinci çeyreğine ilişkin uluslararası yatırım pozisyonu verilerini açıkladı.
Buna göre, Türkiye’nin net UYP’si ikinci çeyrek itibarıyla eksi 402,6 milyar dolar oldu.
Finansal türev işlemleri yeni bir kalem olarak yer almaya başlarken ikinci çeyrek itibarıyla bu sözleşmelerin net değeri eksi 4,3 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Bu dönem itibarıyla Türkiye’nin yurt dışı varlıkları, bir önceki çeyreğe göre yüzde 1,7 azalışla 404 milyar dolar, yükümlülükleri ise yüzde 3 artarak 806,7 milyar dolar olarak gerçekleşti.
Yurt içi yerleşik gerçek kişilerin yurt dışı mevduat hareketleri için yapılan revizyon neticesinde, Varlıklar altındaki “Diğer Yatırımlar/Efektif ve Mevduatlar” kalemi, 2026 yılı birinci çeyreği itibarıyla 12,8 milyar dolar yukarı yönlü güncellendi.
Varlık kalemleri ikinci çeyrekte bir önceki çeyreğe göre incelendiğinde, doğrudan yatırımlar yüzde 3,2 artarak 81,2 milyar dolara yükselirken portföy yatırımları yüzde 11 azalarak 9,1 milyar dolar, diğer yatırımlar yüzde 2,7 azalarak 163,6 milyar dolara geriledi.
Aynı dönemde, bankaların yabancı para varlıkları yüzde 7 azalarak 49 milyar dolara, Merkez Bankasının rezerv varlıkları da yüzde 2,2 düşüşle 147,4 milyar dolara indi.
Portföy yatırımları alt kalemlerinden hisse senetleri ve yatırım fonu payları ikinci çeyrekte bir önceki çeyreğe göre yüzde 14,6 artarak 49,7 milyar dolar oldu.
Yükümlülükler alt kalemleri bir önceki çeyreğe göre incelendiğinde, doğrudan yatırımlar kalemi yüzde 0,6 azalışla 231,5 milyar dolar, portföy yatırımları yüzde 8,8 artarak 154,8 milyar dolar, diğer yatırımlar ise yüzde 2,9 artışla 413,4 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. >>>AA

Bakanlığın 2026 yılına ilişkin Kurumsal Mali Durum ve Beklentiler Raporu’ndan yapılan derlemeye göre, Bakanlık, “Tarım”, “Kırsal Kalkınma”, “Toprak ve Su Kaynaklarının Kullanımı” ile “Tüketicinin Korunması” gibi çeşitli programlar kapsamında faaliyetler yürütüyor.
Söz konusu programlara 2026 yılı bütçesinden 541 milyar 840,5 milyon lira başlangıç ödeneği tahsis edilirken, yılın ilk 6 ayında bu ödeneğin 239 milyar 883,6 milyon lirası kullanıldı. Harcama tutarı, geçen yılın aynı döneminde 195 milyar 207 milyon lira olmuştu.
Bu harcamanın programlara göre dağılımı incelendiğinde, tarıma yılın ilk 6 ayında 120 milyar 705,3 milyon liralık harcama yapıldı. Program kapsamında, hayvansal, bitkisel ve su ürünleri üretimlerinin desteklenmesi ile tarımsal araştırma ve geliştirmenin desteklenmesi faaliyetleri yürütülüyor.
Bitkisel ürünlerde arz güvenliği için yapılan harcama aynı dönemde 87 milyar liraya yaklaşırken, hayvansal ürünlerde arz güvenliğinin sağlanmasına yönelik yaklaşık 24 milyar lira harcandı.
Tüketicinin korunması için yapılan harcamalar öne çıktı
Tarımın ardından en çok harcama yapılan alan 13 milyar 84 milyon 307 bin lira ile tüketicinin korunması programı oldu.
Program çerçevesinde, gıda ve yem güvenilirliğinin sağlanması, bitki sağlığı ve hayvan sağlığı ile refahına yönelik faaliyetlerin hayata geçirilmesi amaçlanıyor.
Söz konusu programda, yılın ilk yarısında bitki sağlığı, hayvan sağlığı ve refahı için yaklaşık 7 milyar 440 milyon 45 bin lira, gıda güvenilirliği faaliyetleri için de yaklaşık 5 milyar 644 milyon 262 bin lira harcama yapıldı.
Kırsal kalkınma desteği
Kırsal kalkınma için söz konusu dönemde 12 milyar 854 milyon 952 bin lira kullanıldı. Bu programın alt başlıklarından kırsal kalkınmanın desteklenmesine 3 milyar 489,1 milyon lira, diğer faaliyetlere 5 milyar 622,5 milyon lira ve tarımsal eğitim, yayım, yayın ve danışmanlık faaliyetlerine 3 milyar 743,4 milyon lira harcandı.
Toprak ve su kaynaklarının kullanımına ilişkin program kapsamında aynı dönemde 1 milyar 447,4 milyon lira harcama gerçekleştirildi. Bu kapsamda, su kaynaklarının korunması için yaklaşık 217 milyon 495 bin lira, toprağın ve arazinin korunması ve geliştirilmesi için de yaklaşık 1 milyar 260 milyon lira kaynak kullanıldı. >>>AA

Türkiye’de 1 Ekim 2025-31 Temmuz 2026 dönemini kapsayan 2026 su yılının 10 aylık döneminde yağışlar, normalinin yüzde 30, geçen yılın aynı döneminin yüzde 76 üzerinde gerçekleşerek son 66 yılın en yüksek seviyesine ulaştı.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Meteoroloji Genel Müdürlüğünün 2026 Su Yılı 10 Aylık Alansal Yağış Raporu’ndan derlenen bilgilere göre, Türkiye genelinde söz konusu dönemde metrekareye ortalama 693 kilogram yağış düştü.
1991 ve 2020 yılları arasındaki veriler dikkate alınarak hesaplanan su yılı normali metrekareye 533,7 kilogram olurken, geçen yılın aynı döneminde metrekareye 393,2 kilogram yağış kaydedilmişti.
Buna göre 2026 su yılının ilk 10 ayında yağışlar, normalinin yüzde 30, geçen yılın aynı döneminin ise yüzde 76 üzerine çıktı. Böylece Türkiye’nin 10 aylık su yılı yağışları son 66 yılın en yüksek seviyesine ulaştı.
Yağışlar, normaline göre Tekirdağ, Bursa, Yalova, Kastamonu, Malatya, Gümüşhane, Bayburt, Trabzon, Rize, Artvin, Ardahan ve Erzurum çevrelerinde yüzde 20’ye varan oranlarda azalırken, Siirt, Şırnak ve Van çevrelerinde yer yer yüzde 80’in üzerinde arttı.
Tüm bölgelerde yağışlar normalin üzerinde gerçekleşti
Bölgesel yağışlar, Türkiye’nin 7 bölgesinin tamamında hem normalinin hem de geçen yılın aynı döneminin üzerinde gerçekleşti.
Normaline göre en fazla artış yüzde 47 ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde kaydedildi. Bu bölgeyi yüzde 45 ile Akdeniz, yüzde 33 ile Doğu Anadolu, yüzde 29 ile Ege, yüzde 28 ile İç Anadolu, yüzde 18 ile Karadeniz ve yüzde 11 ile Marmara izledi.
Geçen yılın aynı dönemine göre ise yağışlar, Akdeniz, İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yüzde 100’den fazla arttı. Ege Bölgesi’nde yüzde 79, Doğu Anadolu’da yüzde 74, Marmara’da yüzde 62, Karadeniz’de yüzde 22 artış kaydedildi.
Su yılının 10 aylık kümülatif yağışlarında Akdeniz Bölgesi son 66 yılın, Doğu Anadolu Bölgesi son 38 yılın, İç Anadolu Bölgesi son 15 yılın, Ege Bölgesi son 11 yılın, Karadeniz Bölgesi ise son 10 yılın en yüksek seviyesine ulaştı.
10 ilde son 66 yılın en yüksek yağışı
İller genelinde en fazla yağış metrekareye 1347,7 kilogramla Rize’de, en az yağış ise 370,4 kilogramla Iğdır’da ölçüldü.
Su yılı yağışları Bursa ve Sinop’ta normalleri civarında, Tekirdağ ve Artvin’de normallerinin altında, diğer tüm illerde ise normallerinin üzerinde gerçekleşti.
Adana, Düzce, Hatay, Isparta, İzmir, Kahramanmaraş, Osmaniye, Tokat, Manisa ve Niğde’de son 66 yılın en yüksek 10 aylık su yılı yağışı kaydedildi.
Bingöl, Bitlis, Kayseri, Sivas ve Tunceli’de son 38 yılın, Van’da son 32 yılın, Bartın ve Zonguldak’ta son 31 yılın, Gaziantep’te ise son 30 yılın en yüksek yağış seviyesine ulaşıldı.
Bölgesel olarak 10 aylık dönemde metrekareye Akdeniz’de 924,9, Güneydoğu Anadolu’da 769,6, Ege’de 740,4, Karadeniz’de 709,9, Doğu Anadolu’da 678,9, Marmara’da 673,6 ve İç Anadolu’da 480 kilogram yağış düştü. >>>AA





















Anadolu Ajansının (AA) Global İletişim Ortağı olduğu, Milli Savunma Bakanlığı ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfının (T3 Vakfı) ana yürütücülüğündeki TEKNOFEST Mavi Vatan, Gölcük Tersanesi Komutanlığı’nda başladı.
Teknoloji ve savunma sanayisi tutkunlarını denizcilik odağında bir araya getirecek TEKNOFEST Mavi Vatan, 23 Ağustos’a kadar ziyaretçilerini ağırlayacak.
Etkinlikte, Türk Deniz Kuvvetlerinin farklı sınıflardaki platformlarından insansız sistemlere, hava araçlarından hava savunma ve füze sistemlerine kadar geniş bir yelpazede ürün ve teknolojiler yer alıyor.
Bu kapsamda TEKNOFEST Mavi Vatan’da 37 farklı donanma unsuru ve platformu sergileniyor.
Bunlar arasında TCG Anadolu, TCG Barbaros, TCG Salihreis, TCG Turgutreis, TCG Kemalreis, TCG Derya, TCG Tufan, TCG Akçay, TCG Alemdar, TCG İstanbul, TCG Oruçreis, TCG Burgazada, TCG İmbat, TCG Amasra, TCG Sancaktar ve TCG Kalkan bulunuyor.
Çeşitli denizaltı platformlarının yanı sıra Cumhuriyet tarihinin simge deniz araçlarından TCG Savarona ile Müze Gemi Yavuz da etkinlik alanında yer alıyor.
TEKNOFEST Mavi Vatan’da teknoloji yarışmaları, spor müsabakaları, stant etkinlikleri, atölyeler ile deniz ve hava gösterileri de gerçekleştirilecek.
Bu etkinlikler arasında yer alan SAT ve SAS komutanlıklarının özel gösterileri, insansız su altı sistemleri seyir gösterimi, sprint yüzme yarışı ve çeşitli sergilerle ziyaretçilere iyi bir deneyim sunulması hedefleniyor. >>>AA


































“Türkiye sigara tüketiminde zirveyi bırakmıyor”
Sigara kullanımının dünyada önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ettiğini belirten Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, Türkiye’deki tüketim oranlarının da endişe verici boyutlara ulaştığını ifade etti. Özkaya, “Dünya Sağlık Örgütü’nün ‘dünyanın en hızlı yayılan ve en uzun süren salgını’ olarak ifade ettiği sigara, son yıllarda gelişmiş ülkelerde azalmakta iken bizim gibi gelişmekte olan veya az gelişmiş ülkelerde tüketimi her geçen yıl artış göstermektedir. Toplumsal, ekonomik ve sosyokültürel etmenler nedeniyle nikotin bağımlılığı sık gelişebilmekle birlikte bugün biliyoruz ki Türkiye dünyada sigara tüketiminde zirveyi bırakmıyor. Yapılan araştırmalarda Türkiye’nin kişi başına düşen ortalama günlük sigara tüketim adedi sayısında 17,1 ile dünya birincisi. Bu rakam Yunanistan’da 15,7, İsrail’de 15,5, Japonya ve Avusturya’da ise 15,4 adet” diye konuştu.
“Türkiye’de 80 milyon kişi 100’er paket sigara içmiş gibi”
Türkiye’deki toplam sigara tüketiminin boyutuna dikkat çeken Özkaya, geçen yıl yaklaşık 8 milyar paket sigara satıldığını belirterek, “Sağlık Bakanımız Sayın hocamız geçen günlerde sigara ile ilgili bir istatistik verdi. Türkiye dünyada sigara tüketiminde ikinci sırada yer almakla birlikte geçen yıl yaklaşık 8 milyar paket sigara satılmış. Bu şu demek; Türkiye’de 80 milyon insan yaşıyorsa herkes en az 100 paket sigara içmiş demek. Yeni doğan bebekler dahil, son 1 yılda şu an Türkiye’de yaşayan herkes 100 paket sigara içmişe denk geliyor” diye konuştu.
“20. yüzyılda yaklaşık 100 milyon erken ölüme yol açtı”
Sigaranın yalnızca bireysel değil, küresel ölçekte de ciddi bir sağlık sorunu olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özkaya, sigara kullanımının 20. yüzyıl boyunca yaklaşık 100 milyon kişinin erken ölümüne neden olduğunu belirtti. Özkaya, “Sigara içmek, on yıllardır dünyanın en büyük sağlık sorunlarından biri olmuştur. 20. yüzyıl boyunca, çoğu günümüzün zengin ülkelerinde olmak üzere yaklaşık 100 milyon insanın ölümüne neden olmuştur. Sigara içmenin sağlık üzerindeki yükü artık yüksek gelirli ülkelerden düşük ve orta gelirli ülkelere doğru kaymaktadır. Bazı tahminler, 21. yüzyılda bir milyar insanın tütünden ölebileceğini öne sürmektedir. Türkiye’de ortalama her iki erkekten biri sigara kullanıyor. 18 yaş üstü her dört kadından da biri sigara içiyor. Bunlar oldukça yüksek rakamlar” şeklinde konuştu. >>>İHA


