Kategori: Gündem

  • 1. nakil sonuçları açıklandı mı? Sorgulama ekranı!

    1. nakil sonuçları açıklandı mı? Sorgulama ekranı!

    Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamında 5-7 Ağustos tarihleri arasında alınan 1. nakil tercih başvurularının ardından gözler Milli Eğitim Bakanlığı’ndan (MEB) gelecek sonuç açıklamasına çevrildi.
    İlk yerleştirmede istediği liseye yerleşemeyen ya da şansını farklı okullarda denemek isteyen binlerce öğrenci ve veli, “LGS 1. nakil sonuçları açıklandı mı, saat kaçta açıklanacak?” sorusunun yanıtını araştırıyor.
    Peki, 2026 LGS 1. nakil sonuçları nereden öğrenilir ve 2. nakil dönemi ne zaman başlayacak? İşte tüm detaylar…

    LGS 1. Nakil Sonuçları Açıklandı mı, Ne Zaman Açıklanacak?

    Milli Eğitim Bakanlığı’nın yayımladığı 2026 yılı yerleştirme takvimine göre; LGS 1. nakil sonuçları 10 Ağustos 2026 Pazartesi (Bugün) ilan edilecek.
    MEB tarafından kesin bir saat duyurulmamakla birlikte, sonuçların gün içerisinde (genellikle öğle saatlerinden itibaren) e-Okul ve MEB resmi sistemleri üzerinden erişime açılması bekleniyor.

    2026 LGS 1. Nakil Sonuçları Nasıl Sorgulanır?

    Öğrenciler ve veliler, yerleştirmeye esas nakil sonuçlarını TC Kimlik Numarası ve doğum tarihi bilgileriyle aşağıdaki resmi kanallar üzerinden öğrenebilecekler:
    Sisteme giriş yapıldıktan sonra “Tercih ve Yerleştirme İşlemleri” sekmesi üzerinden öğrencinin kazandığı yeni okul veya mevcut yerleşme durumu görüntülenebilecek.

    LGS 2. Nakil Tercihleri Ne Zaman Başlayacak?

    Birinci nakil sürecinde de hedeflediği okula yerleşemeyen veya tekrar tercih yapmak isteyen öğrenciler için 2. nakil süreci vakit kaybetmeden başlayacak.
    • 2. Nakil Tercih Başvuruları: 10 – 12 Ağustos 2026
    • 2. Nakil Sonuçlarının İlanı: 14 Ağustos 2026

    Hiçbir Okula Yerleşemeyen Öğrenciler Ne Yapacak?

    İki nakil sürecinin ardından da herhangi bir liseye yerleşemeyen öğrenciler için İl/İlçe Öğrenci Yerleştirme ve Nakil Komisyonları devreye girecektir:
    • Komisyon Başvuruları: 17 – 26 Ağustos 2026
    • Komisyon Yerleştirme Sonuçları: 28 Ağustos 2026
  • Çifte cinayetin nedeni ortaya çıktı

    Çifte cinayetin nedeni ortaya çıktı

    Afyonkarahisar’da iki kişiyi tüfekle vurarak öldüren şahsın, cinayetleri oğlunun tehdit edildiği için işlediği iddia edildi.

    Edinilen bilgilere göre, Hocalar ilçesinde 31 AKE 220 plakalı otomobil içerisinde iki kişinin hareketsiz halde durduğunu fark eden çevre sakinlerinin ihbarı üzerine olay yerine gelen ekipler, araç içerisindeki M.Ş. (30) ve U.Y.’yi (34) kanlar içinde buldu. İlk müdahalenin ardından ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan M.Ş. ve U.Y., yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

    Polis tarafından yürütülen incelemelerde M.Ş. ile M.Y. arasında daha önceden tehdit ve hakaret gerekçesiyle bir husumet yaşandığı tespit edildi. Öğle saatlerinde ise konuyu konuşarak çözmek amacıyla U.Y. ve M.Ş.’nin, M.Y.’nin evine gittikleri ve burada taraflar arasında yeniden tartışma çıktığı öğrenildi.

    Tartışmanın büyümesi üzerine M.Y.’nin 78 yaşındaki babası S.Y., oğluna yönelik tehdit ve hakaretleri görünce av tüfeğini alarak M.Ş. ve U.Y.’nin üzerine 4 el ateş açtığı öne sürüldü.

    Olayın hemen ardından harekete geçen ekipler, cinayet şüphelisi baba S.Y. ile oğlu M.Y.’yi gözaltına aldı. Şüphelilerin emniyetteki sorguları devam ederken, olayla ilgili başlatılan geniş çaplı soruşturma sürüyor.

  • Buğra, 14 yaşında: asgari ücretin üç katı kazandı

    Buğra, 14 yaşında: asgari ücretin üç katı kazandı

    Serdivan’ın işlek caddelerinden birinde tezgah açan 14 yaşındaki Buğra Koç ve 13 yaşındaki arkadaşı Ali Kemal Temel, yaz tatilini evde geçirmek yerine ticarete atıldı. İki yıl önce yaz tatillerinde limonata satarak işe başlayan Buğra Koç günde 6 saatte 3 bin lira kazanırken, arkadaşından özenerek yanında soğuk su satmaya başlayan Ali Kemal Temel ise günlük bin lira kazanarak hedeflerine adım adım ilerliyor.

    “Bir haftalık masrafımı bir günde çıkarıyorum”

    Yaz tatilinde boş durmak yerine ticareti seçtiğini ve doğru kararı aldığını düşündüğünü belirten Buğra Koç, “İki sene önce yaz tatilinde boş durmak yerine limonata satayım dedim. Çokta iyi bir fikir oldu. İki senedir devam ediyorum. Orta boy bardaklarım 70, büyük boy bardaklarım 80 lira. Günlük kazancımda 3 bin lirayı geçiyor. Bu sene yaz tatilinde 33 gün limonata sattım. Bugün 33. günüm. 14’üncü günümde kendime akıllı telefon aldım. O günden sonra da para biriktirmeye başladım. Marketten veya pazardan haftalık olarak limon alıyoruz. Bardakları da alıyoruz. Haftalık limonlar 2 bin lira tutuyor. Bardaklarla beraber 3 bin liraya denk geliyor. Ben bu 3 bin lirayı bir günde çıkartıyorum. Burada tam 10 litre limonata var. Annem yedek limonatalar da yapıyor. Buradaki bittikçe dolduruyorum, yine de bitiyor. Toplam 6 saat çalışıyorum. Öğle saatlerinde 12.00 gibi açıyorum, akşam 18.00’de kapatıyorum. 3 bin lira günlük kazanıyorum. Ayda 90 bin lirayı buluyor. Kazancım asgari ücretin üç katı” dedi.

    “Gelecekte limonata kafesi açmak istiyorum”

    Ailesi, çevresi ve yoldan geçen vatandaşlardan büyük destek görmesinin yanı sıra, kendisi gibi gençlerin evde telefon ve tablet başında vakit geçirmek yerine dışarıya çıkıp bir işle meşgul olmasının daha faydalı olacağını ifade eden Koç, “Ben iki sene önce satmaya başladığımda ailem ve arkadaşlarım gurur duydular. Tanımadığım insanlar da destek oluyorlar. Gelen insanların çoğu sohbet ediyor. Arabayla yanaşanlar ya da parka gelenler, yürüyenler, motosikletli kuryeler, minibüsler gelip alıyorlar. Sohbet ediyorlar. Kendi küçüklüklerini hatırlıyorlar. ‘Biz hep ışıklarda su ve tatlı satardık, siz de çok güzel bir şey yapmışsınız, ticarete atılmışsınız helal olsun’ diyorlar. Biz de mutlu oluyoruz bunları dediklerinde. Ben şimdi 9. sınıfa geçtim. İnşallah okulu bitirdikten sonra yine ticaretten devam etmek istiyorum. Okulu bitirdikten sonra limonata kafesi açma planım var. Tutarsa açarım. Akranlarım evde tablet ve telefon ile oynamayı bırakıp, sağda solda kötü örnek olacaklarına bizim gibi ticarete atılsınlar” diye konuştu.

    Buğra, 14 yaşında: asgari ücretin üç katı kazandı

    “Birbirimizden görerek yan yana satmaya başladık”

    Arkadaşından ilham alarak su satmaya başlayan 13 yaşındaki Ali Kemal Temel ise yardımlaşarak çalıştıklarını söyleyerek, “Arkadaşım da meraklıydı ticarete atılmaya, ben de öyleydim. O limonata satmaya başladı, ben de su satmaya başladım. Birbirimizden görerek yan yana satmaya başladık. Benim ailem hiçbir sıkıntı yapmıyor. Tam tersine yardım ediyorlar. O gittiği zaman ben onun tezgahına bakıyorum, ben gittiğimde o benim tezgahıma bakıyor. Aramızda yardımlaşıyoruz, hiçbir sorunumuz yok. Ne kadar su sattığıma göre değişiyor ama günlük bin lira alıyorum. Tanesini 10 liradan satıyorum. Bir hafta önce kendime yeni bir tablet aldım. Şimdi de daha fazla para biriktirerek yaz tatilinin sonuna doğru elektrikli bisiklet almak istiyorum” şeklinde konuştu. >>>İHA

  • 52 yıldır el emeğiyle üretiyor, mesleğin yok olmamasına karşı direniyor

    52 yıldır el emeğiyle üretiyor, mesleğin yok olmamasına karşı direniyor

    Bir dönem hemen her evde kullanılan yün ve pamuk yorganlar, günümüzde yerini fabrikasyon ürünlere bırakırken, el emeğine dayalı üretim yapan yorgancılar ise azalan talep ve çırak yetişmemesi nedeniyle mesleklerini ayakta tutmakta zorlanıyor. Değişen yaşam şartları, seri üretimin yaygınlaşması ve hazır ürünlerin daha fazla tercih edilmesi, yüzyıllardır sürdürülen yorgancılık mesleğini yok olma noktasına getirirken, mesleğin son temsilcileri ise yılların birikimini gelecek nesillere aktaramamaktan yakınıyor.

    52 yıldır el emeğiyle üretiyor, mesleğin yok olmamasına karşı direniyor

    “Mesleği çocuğuma bile öğretemedim”

    Adana’da mesleğin son temsilcilerinden olan ve 13 yaşında çırak olarak başladığı mesleğini 52 yıldır sürdüren İrfan Tuncay, artık çırak bulunamadığını ve yetiştirebilecekleri kimsenin olmadığını söyledi. Tuncay, “Eskiden bakırcı, kalaycı vardı, masal oldu gidiyor bu meslekler. Yorgancılıkta bu şekilde. Meslek bitiyor çünkü her şeyin hazırı var artık. Şimdi halıcı yorgancılık yapıyor, tuhafiyeci yorgancılık yapıyor. Eskiden yorgancılığı sadece yorgancı yapardı. Ben 70 yaşıma geldiğimde bırakmak zorunda kalacağım ancak bu mesleği çocuğuma bile öğretemedim” dedi.

    “Pamuk üretimi çok nadir yapılıyor”

    Pamuk yorganların artık tercih edilmediğini ancak daha sağlıklı olduğunu dile getiren Tuncay, “Eskiden yataklar yorganlar hep pamuktan olurdu. O zamanlar sıhhat vardı. Nesil değişti, insan değişti, hayat değişti. Çukurova’da pamuk bitti. Eskiden Çukurova demek pamuk demekti. Pamuklar elle toplanırdı. Elle toplanan pamuk altın değerindeydi. Artık ekilmiyor ve biçilmiyor. Pamuk üretimi çok nadir yapılıyor. Eskiden biz köylere giderdik yol boyu her yerin pamuktan bembeyaz olduğunu görürdük. İnsanlar geçmişini unutmasın. Geçmişini unutan her şeyi unutur. Sen bunları unutup dışarıya bağımlı olursan iş biter” ifadelerini kullandı. >>>İHA

  • Bölgesel Antrenör Gelişim Semineri, Ankara’da düzenlendi

    Bölgesel Antrenör Gelişim Semineri, Ankara’da düzenlendi

    Seminerin ilk gününde yaklaşık 600 1. ve 2. kademe antrenörlerin katılımıyla başlayan seminerde; A. Efes SK Atletik Performans Antrenörü Cihan Konuk “Sezon Öncesi Hazırlık Çalışmaları”, Bahçeşehir Koleji SK Yardımcı Antrenörü Serhan Aydanarığ “Şutta Denge ve Ayak Oyunu Becerilerinin Geliştirilmesi” ile “Farklı Bitiriş Tekniklerini Geliştirme Çalışmaları”, A Erkek Milli Takım Yardımcı Antrenörü Cenk Yıldırım ise “Savunma Geliştirme Çalışmaları” başlıklı sunumlarını gerçekleştirdi.

    Seminerin ikinci gününde ise yine yaklaşık 600 3. ve 4. kademe antrenörün katılımında; A. Efes SK Atletik Performans Antrenörü Cihan Konuk “Sezon Öncesi Hazırlık Çalışmaları”, A Erkek Milli Takım Yardımcı Antrenörü Yakup Sekizkök “Pick and Roll Oyununda Uzun Oyuncunun Rolü” ve Mersin SK Başantrenörü Burak Gören ise “Takım Savunmasının Oluşturulması ve Geliştirme Çalışmaları” başlıklı sunumlarını gerçekleştirdi.

    Toplamda bin 200’e yakın antrenörün katılım sağladığı seminerde; ÇABA SK, Türk Telekom SK ve VAMOS SK altyapı takımları demo takım olarak görev aldı. >>>İHA

  • Hopa’daki insansız deniz aracı açık denizde imha edildi

    Hopa’daki insansız deniz aracı açık denizde imha edildi

    Artvin’in Hopa ilçesinde dün kıyı açıklarında tespit edilen ve insansız deniz aracı olduğu değerlendirilen araçla ilgili yürütülen çalışmalar tamamlandı.

    İhbarın ardından deniz polisi tarafından su altı görüntülemesi yapılan aracın fotoğrafları SAS Komando ekiplerine gönderildi. Yapılan değerlendirmelerin ardından patlayıcı madde taşıma ihtimaline karşı bölgede güvenlik önlemleri alınmıştı.

    Dün akşam yapılan planlama doğrultusunda SAS komandoları sabah saatlerinde Hopa’ya gelerek insansız deniz aracı üzerinde gerekli incelemeleri gerçekleştirdi.

    Ekiplerin çalışmasının ardından araç, bulunduğu bölgeden alınarak açık denizde güvenli bir mesafeye çekildi ve SAS komandoları tarafından kontrollü şekilde imha edildi.

    Operasyonun ardından açıklama yapan Artvin Valisi Turan Ergün, “Dün akşam planladığımız üzere SAS komandolarımız sabah saatlerinde ilçemize intikal etti. Gerekli çalışmalarını ve incelemelerini yaptılar. Söz konusu araç açık denizde güvenli bir mesafeye çekilerek imha edildi. Sorun çözülmüş oldu” dedi.

    İnsansız deniz aracının imha edilmesiyle birlikte bölgede alınan güvenlik tedbirlerinin ardından süreç tamamlandı. >>>İHA

  • Yanan araçtan çıkarak son anda kurtuldular

    Yanan araçtan çıkarak son anda kurtuldular

    Afyonkarahisar’da seyir halindeyken motoru alev alan otomobil kullanılamaz hale gelirken, araçta bulunan 3 kişi son anda kurtuldu.

    Olay, Bolvadin ilçesine bağlı Yapraklı Barajı mevkiinde meydana geldi. Sürücüsü ve plakası henüz öğrenilemeyen otomobilin motor kısmından seyir halindeyken bir anda dumanlar çıkmaya başladı. Durumu fark eden sürücü aracı durdurarak, iki kişiyle birlikte otomobilden inip itfaiyeyi aradı. Bu sırada motor kısmından yükselen alevler tüm aracı sardı. Otomobil, yaklaşık yarım saat içerisinde alevlere teslim olarak kullanılamaz hale geldi. İhbar üzerine bölgeye gelen itfaiye ekipleri ise yangına müdahale ederek söndürdü. Ölen ya da yaralanan olmayan olayda otomobil hurdaya döndü.

  • Hafif ticari araç takla attı: 1 ölü, 2 yaralı

    Afyonkarahisar’da kontrolden çıkarak takla atıp şarampole giren hafif ticari araçta 20 yaşındaki bir genç hayatını kaybederken iki kişi de yaralandı.

    Kaza, Sandıklı ilçesi Ballık köyü yakınlarında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, sürücü R.K. (29) idaresindeki 07 AVP 939 plakalı araç, seyir hâlindeyken sürücüsünün direksiyon hâkimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıkarak takla attı.

    Kazada araç sürücüsü R.K. ile araçta yolcu olarak bulunan S.K. (28) yaralandı. Yaralıların durumunun ciddiyetini koruduğu öğrenildi.

    Araçta yolcu olarak bulunan A.T. (20) ise Sandıklı Devlet Hastanesi’nde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

    Kazanın ardından savcılık tarafından soruşturma başlatıldığı bildirildi.

  • Devlet Hastanesi’ne 2 özel oda kazandırıldı

    Devlet Hastanesi’ne 2 özel oda kazandırıldı

    Hastaneye kazandırılan özel odalara sağladığı katkı dolayısıyla Leyla Gecievi’ne, Afyonkarahisar Devlet Hastanesi Başhekimi Op. Dr. Osman Acar tarafından teşekkür plaketi takdim edildi. Başhekim Osman Acar, sağlık hizmetlerinde toplumsal dayanışmanın önemine dikkat çekerek, hastaneye sağladığı anlamlı destekten dolayı Leyla Gecievi’ne teşekkür etti. Özel odaların, hastaların ve hasta yakınlarının hastanede geçirdikleri süreçte daha konforlu koşullarda hizmet almalarına katkı sağlaması hedefleniyor. >>>Haber Merkezi

    Devlet Hastanesi'ne 2 özel oda kazandırıldı

  • Yazın serinlerken diş sağlığınızı tehlikeye atmayın

    Yazın serinlerken diş sağlığınızı tehlikeye atmayın

    Atlas Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş ve Çene Radyolojisi Ana Bilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Asel Üsdat Öztürk, yaz aylarında artan dondurma, soğuk kahve, gazlı ve şekerli içecek tüketiminin ağız ve diş sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Diş hassasiyetinden mine aşınmasına, çürük riskinden tatilde ağız bakımına kadar merak edilen konulara ilişkin önemli bilgiler paylaşan Dr. Öztürk, basit önlemlerle yaz boyunca ağız ve diş sağlığının korunabileceğini vurguladı.

    Şekerli ve asitli içecekler diş çürüğü ve mine aşınması riskini artırıyor

    Yaz aylarında serinlemek amacıyla daha sık tüketilen dondurma, soğuk kahveler, gazlı ve şekerli içecekler ağız ve diş sağlığını olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulunan Dr. Öğr. Üyesi Asel Üsdat Öztürk, “Özellikle şeker içeren gıdalar ağızdaki bakteriler tarafından aside dönüştürülerek diş çürüğü riskini artırır. Gazlı ve asitli içecekler ise diş minesinde aşınmaya neden olabilir. Bunun yanında çok soğuk yiyecek ve içecekler, hassas dişlerde kısa süreli ağrı oluşturabilir. Bu nedenle bu ürünlerin tüketim sıklığını azaltmak, ev yapımı veya ilave şeker içeriği düşük alternatiflerin (örneğin aromalı sodaların) tercih edilmesi daha sağlıklı bir seçenektir. Şekerli veya asitli içecekler tüketildikten sonra ağızın su ile çalkalanması ya da en az bir bardak su içilmesi, ağızdaki şeker ve asitlerin uzaklaştırılmasına yardımcı olarak dişlerin korunmasına katkı sağlar” diye belirtti.

    Soğuk hassasiyeti önemli diş problemlerinin habercisi olabilir

    Soğuk hassasiyetinin; diş minesinde aşınma, diş eti çekilmesi, çürük, çatlak diş veya eski dolguların kenarlarında oluşan problemler gibi birçok durumun belirtisi olabileceğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Asel Üsdat Öztürk, şunları ekledi: “Hassasiyet yalnızca kısa süreli ve hafifse basit nedenlere bağlı olabilir. Soğuk temasından sonra ağrının uzun süre devam etmesi, derin çürüklerin habercisi olabilir. Buna karşılık, yalnızca soğuk uyaran sırasında hissedilen ve uyaran ortadan kalktıktan kısa süre sonra geçen hassasiyet ise yüzeyel çürükleri, diş minesindeki aşınmaları veya diş eti çekilmesine bağlı kök yüzeyi hassasiyetini düşündürebilir. Ancak kesin tanı yalnızca klinik ve radyografik değerlendirme ile konulabilir. Bu nedenle bu tür şikâyetler ihmal edilmemeli ve mutlaka bir diş hekimi tarafından değerlendirilmelidir. Erken dönemde basit bir dolgu ile tedavi edilebilecek bir çürük, zamanında müdahale edilmediğinde kanal tedavisi hatta diş çekimi gerektirebilecek kadar ilerleyebilir.”

    Asitli içeceklerden sonra diş fırçalamak için 30 dakika beklenmeli

    Asitli içeceklerin diş minesinin yüzeyini geçici olarak yumuşattığını söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Asel Üsdat Öztürk, “Bu dönemde hemen diş fırçalamak, mine yüzeyindeki aşınmayı arttırır. Bu nedenle asitli bir içecek tüketildikten sonra önce ağız suyla çalkalanmalı ve diş fırçalamak için yaklaşık 30 dakika beklenmelidir. Ayrıca bu tür içeceklerin gün boyunca sık sık yudumlanması yerine tek seferde tüketilmesi ve mümkünse pipet kullanılması dişlerin asitle temas süresini azaltacaktır” tavsiyesinde bulundu.

    Meyvelerin tüketim şekline dikkat!

    Taze meyvelerin sağlıklı beslenmenin önemli bir parçası olduğunu hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Asel Üsdat Öztürk, “Ancak doğal olarak içerdiği şeker ve asit nedeniyle tüketim şekline dikkat edilmelidir. Meyveleri gün boyunca sık sık atıştırmak yerine tek seferde tüketmek, dişlerin asidik ortama maruz kalma süresini azaltacaktır” dedi.

    Şekerli ve şuruplu kahveler çürük riskini artırıyor

    Dr. Öğr. Üyesi Asel Üsdat Öztürk, şekerli kahve tüketiminde de şu önerilerde bulundu: “Aromalı, şekerli ve şuruplu içecekler ile şeker ilaveli kahveler içerdikleri şeker nedeniyle ağızdaki bakteriler için uygun bir ortam oluşturarak diş çürüğü riskini artırabilir. Ayrıca bu içeceklerin gün boyunca yudum yudum tüketilmesi, diş yüzeylerinin şeker ve aside daha uzun süre maruz kalmasına neden olur. Buna karşılık, şekersiz soğuk kahvelerin diş sağlığı üzerinde doğrudan olumsuz bir etkisi bulunmamaktadır. Ancak şeker içermese bile çay ve kahvenin sık tüketimi zamanla dişlerde renklenmelere yol açabilir. Bu nedenle tüketim sonrasında su içmek hem renklenmeyi hem de ağız ortamındaki asit ve pigmentlerin etkisini azaltmaya yardımcı olacaktır.”

    Tatilde ağız bakım rutini aksatılmamalı

    Tatilde de ağız bakım rutininin değiştirilmemesi gerektiğini söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Asel Üsdat Öztürk, “Günde en az iki kez florürlü diş macunu ile dişlerin fırçalanması, günde bir kez diş ipi ve ara yüz temizliği yapılması önemlidir. Seyahat çantasında diş fırçası, diş macunu ve diş ipi bulundurulmalı; özellikle şekerli atıştırmalıklar ve içecekler tüketildikten sonra ağız suyla çalkalanmalıdır. Ayrıca yeterli su tüketimi de ağız kuruluğunu azaltarak ağız sağlığının korunmasına yardımcı olur” dedi.

    Çocuklarda sağlıklı beslenme ve düzenli bakım büyük önem taşıyor

    Çocukların tatil döneminde de ağız ve diş bakımlarının aksatılmaması gerektiğini söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Asel Üsdat Öztürk, “Söz konusu çocuklar olduğunda, beslenme alışkanlıklarının oluşturulmasında en önemli sorumluluk ebeveynlere düşmektedir. Şekerli ve yoğun gıda boyası içeren dondurmalar yerine, mümkün olduğunca evde hazırlanmış, meyve, yoğurt ve kakao gibi daha doğal içeriklerle hazırlanan alternatiflerin tercih edilmesi faydalı olacaktır. Çocukların gün içinde sürekli şekerli atıştırmalıklara yönelmesi yerine; badem, ceviz gibi kuruyemişler ile salatalık ve havuç gibi çiğnemeyi teşvik eden sebzelerin tercih edilmesi hem ağız ve diş sağlığının korunmasına katkı sağlar hem de sağlıklı çiğneme alışkanlığını destekler” diye konuştu.

    Çocuklara küçük yaşlardan itibaren düzenli ağız bakım alışkanlığı kazandırılmasının büyük önem taşıdığını kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Asel Üsdat Öztürk, “Dişler günde en az iki kez florürlü diş macunu ile fırçalanmalı, dişlerin birbirine temas halinde olan yüzeylerinin temizliği için yaşına uygun şekilde diş ipi kullanımı teşvik edilmelidir. Ebeveynlerin özellikle küçük çocuklarda diş fırçalama ve diş ipi kullanımını kontrol etmesi ve gerektiğinde yardımcı olması, ağız ve diş sağlığının korunmasında önemli bir rol oynar. Ayrıca düzenli diş hekimi kontrolleri de ihmal edilmemelidir” dedi.

    Yaz boyunca ağız ve diş sağlığını korumak için bu önerilere dikkat

    Dr. Öğr. Üyesi Asel Üsdat Öztürk, yaz aylarında ağız ve diş sağlığını korumanın temel kurallarının aslıdnda yıl boyunca geçerli olduğunu söyleyerek şu tavsiyelerde bulundu: “Günde en az iki kez florürlü diş macunu ile dişlerinizi fırçalayın. Günde en az bir kez diş ipi ve gerekliyse ara yüz fırçası ile ara yüz temizliği yapın. Şekerli ve asitli içeceklerin tüketimini sınırlandırın. Susadığınızda ilk tercih olarak su tüketin. Asitli içeceklerden sonra en az 30 dakika bekleyerek dişlerinizi fırçalayın. Şekerli atıştırmalıkların tüketimini sınırlayın, gün içine yaymak yerine öğünlerle birlikte tüketmeye çalışın. Diş hassasiyeti, uzun süren ağrı veya kanama gibi şikâyetleriniz varsa vakit kaybetmeden diş hekiminize başvurun. Tatil döneminde de düzenli ağız bakım alışkanlıklarınızı sürdürmeyi ihmal etmeyin. Basit görünen bu önlemler hem diş çürüklerinin hem de diş eti hastalıklarının önlenmesinde önemli rol oynar.” >>>İHA 

  • İran’dan Hürmüz Boğazı açıklaması: Umman’la anlaşma an meselesi

    İran’dan Hürmüz Boğazı açıklaması: Umman’la anlaşma an meselesi

    İran resmi haber ajansı IRNA’ya konuşan Maliki, Hürmüz Boğazı konusunun mevcut durumda yalnızca İran ile Umman arasında ele alındığını belirtti.

    ABD’nin üçüncü ülke olarak görüşmelere dahil olmaya çalıştığını söyleyen Maliki, Washington’un Umman karasularında bulunan güney su yolu ve güney koridorunda rol üstlenmek istediğini ancak Tahran’ın buna izin vermediğini savundu.

    Maliki, İran ile Umman arasındaki görüşmelerin Hürmüz Boğazı’nın “etkin kullanımı, yönetimi ve kontrolü” konularına odaklandığını belirterek, Umman tarafının da geçici olarak güney güzergahının kullanılmaması konusunda mutabık kaldığını ileri sürdü.

    İki ülkenin Tahran’ın da önerdiği belirli bir güzergah üzerinde yoğunlaştığını aktaran Maliki, “Müzakereler sonuçlanma aşamasında ve her an iki ülke arasında anlaşma imzalanabilir.” dedi.

    “Hürmüz’ün kontrolü İran’ın elinde olacak”

    Maliki, “Bu anlaşmanın hayata geçmesi halinde, Hürmüz Boğazı’nın kontrolü yine İran’ın elinde olacak ve üçüncü bir ülke, boğazın yönetimi ve kontrolünde herhangi bir rol üstlenemeyecek.” ifadesini kullandı.

    Görüşmelerin bazı ayrıntılarının açıklanmasının mevcut aşamada mümkün olmadığını söyleyen Maliki, İran-Umman müzakerelerinin ilerleyerek sürdüğünü dile getirdi.

    ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması yönündeki açıklamalarına da değinen Maliki, “Biz politikamızı Trump’ın tweetleri ve açıklamalarına göre belirlemiyoruz.” dedi.

    ABD’nin İran ile Umman arasındaki görüşmelerden rahatsız olduğunu ileri süren Maliki, İran’ın müzakerelerin yalnızca iki ülke arasında yürütülmesini şart koştuğunu ve Washington’un görüşmelere katılmasına izin vermediğini söyledi.

    Maliki, Umman’la anlaşmaya varılması halinde bunun İran açısından ABD karşısında “en büyük zaferlerden biri” olacağını savundu.

    Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğine ilişkin düzenlemelere de değinen Maliki, gemilerin geçişinin İran tarafından belirlenecek düzenlemeler ve Tahran’ın çıkarları doğrultusunda gerçekleştirilmesi gerektiğini ifade etti. >>>AA 

  • Sosyal medyaya göre tercih yapmayın!

    Sosyal medyaya göre tercih yapmayın!

    Kariyer planlama ve psikoloji alanında çalışmalar yürüten İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Hasan Ali Yücel Eğitim Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Gamze Sart, YKS tercih süreci, yurt dışı eğitim ve geleceğin mesleklerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

    YKS tercih döneminde öğrencilerin önceki yıllara göre daha bilinçli hareket ettiklerini ancak sosyal medyanın oluşturduğu algının tercih sürecini önemli ölçüde etkilediğini belirten Sart, “Öğrenci, birinci derecede kendi istediği birtakım kararları sosyal medyanın etkisiyle alıyor. Kendi becerilerini ve yetkinliklerini görmeden, popüler kültürün oluşturduğu kararlarla hareket ediyor. Meslekler, her 3 ayda bir değişebilir ama asıl mesele sizin okuyacağınız bölümün, alanın belirlenmesi.” ifadelerini kullandı.

    Birçok öğrencinin yazılım, tıp ve mühendislik gibi son dönemde öne çıkan alanlara yöneldiğine dikkati çeken Sart, teknolojiyle birlikte mesleklerin hızla değiştiğini ancak tercihlerin popülerliğe değil öğrencinin ilgi ve yetkinliklerine göre yapılması gerektiğini söyledi.

    Ailelerin de tercih sürecinde önemli rol oynadıklarını vurgulayan Sart, mühendislik okumak isteyen birçok öğrencinin aileleri tarafından tıp fakültesine yönlendirilmeye çalışıldığını anlattı.

    Sart, tıp ve mühendislik gibi alanların birbirinden kesin çizgilerle ayrılmadığını, elektrik-elektronik veya makine mühendisliği mezunlarının sağlık teknolojileri alanında çalışabildiğini dile getirdi.

    Öğrencilerin öğrenim hayatı döneminde okudukları bölümden pişmanlık duyabildiklerini anlatan Sart, bunun önüne geçebilmek için lise yıllarının daha etkin değerlendirilmesi gerektiğini ve öğrencilerin 10. ve 11. sınıfta ilgi duydukları alanlarda staj yapmalarının, meslekleri yakından tanımalarının büyük önem taşıdığını vurguladı.

    Girişimcilik, artık kariyer planının parçası

    Kariyer planlamasının yalnızca üniversite tercihiyle sınırlı olmadığına dikkati çeken Sart, yapay zeka, teknoloji ve demografik değişimlerin iş dünyasını köklü biçimde dönüştürdüğünü söyledi.

    Sart, “Bugün 2010 yılı ve sonrası doğan gençler, istatistiksel olarak biz biliyoruz ki 125 yaşını zorlayacak. Bugün bir gencin, böyle bir durumda tercihlerini 100 yıllık yapması lazım. Kuşakları belirleyen konum bu ekosistem. Bu ekosistemi de sosyoekonomik, politik, teknolojik ve inovasyon etkiliyor. Bunun da en başında bugünün yapay zekası ve artık konuşulan fiziksel yapay zeka geliyor.” diye konuştu.

    Yapay zekanın hızla geliştiği bir dönemde üniversitelerin de kendilerini yenilediklerini belirten Sart, yükseköğretim kurumlarının yalnızca meslek kazandıran yapılar olmaktan çıkarak öğrenciyi sürekli öğrenmeye hazırlayan kurumlara dönüştüklerini söyledi.

    İşverenlerin değerlendirmelerinde diploma kadar teknik bilgi ve kişisel becerilere de önem verdiklerine işaret eden Sart, öğrencilerin eğitim sürecinde mutlaka uygulama deneyimi kazanmaları gerektiğini kaydetti.

    Oyun sektörü, dijital medya ve dijital pazarlama gibi alanların da önemli fırsatlar sunduğunu dile getiren Sart, “Gençlerin girişimcilik ve inovasyon, start-up kültürünü de devreye almaları lazım. En önemli tavsiyelerimden biri de mutlaka finansal okuryazarlığın ötesinde paradan para kazanmayı, yatırımın nasıl olduğunu, parasal döngülerin nasıl değiştiğini bilmek, büyük avantaj sağlayacaktır. Bunun için finans ya da işletme okumak zorunda değil.” şeklinde konuştu.

    “En iyisine gidebiliyorsan git yoksa Türkiye”

    Sart, son yıllarda yurt dışında eğitim almak isteyen öğrencilerin sayısında belirgin artış yaşandığını, bunun temel nedenlerinden birinin gelişmiş ülkelerde genç nüfusa duyulan ihtiyaç olduğunu söyledi.

    Yurt dışında eğitimin tek başına başarı anlamına gelmediğini vurgulayan Sart, “Öğrencilerin öncelikle gitmeyi düşündükleri üniversitenin niteliğini iyi araştırmaları gerekir. Her üniversite, aynı kaliteye sahip değil. Gençler, illa yurt dışına gitmek zorunda değil. Türkiye’de okuyup daha sonra yurt dışına gidebilir. Aynı şekilde gerçekten istediği alanda dünyanın farklı ülkelerindeki fırsatları da değerlendirebilir. Burada önemli olan öğrencinin hazır oluş düzeyidir.” değerlendirmesinde bulundu.

    Yurt içi ve dışındaki üniversiteler arasında tercih yapacak öğrencilere de tavsiyelerde bulunan Sart, şunları dile getirdi: “Benim kullandığım bir slogan var: Yurt dışında en iyisine gidebiliyorsan git yoksa Türkiye. Türkiye’de okuyup daha sonra dünyanın en iyi üniversitelerine gitmek de mümkün. Zaten belli başlı 40-50 üniversite var dünyada. Artı ve eksilerini değerlendirdiğimizde Türkiye’de okuyan öğrencilerin yurt dışına nazaran daha fazla nefesinin yettiği ve daha iyi odaklandığını biliyoruz ama bu arada tabii ki Hollanda’nın en iyisine gidebilirsiniz. Türkiye’deki özel üniversitelerden daha ekonomik olan üniversiteler de var ve bunlar, aynı zamanda 3 yıllık eğitim veriyor. İşte bunun avantaj, dezavantajlarını mutlaka göz önünde bulundurması gerekiyor. ”

    Sart, öğrencilerin yalnızca hangi bölümü okuyacaklarını değil gelecekte nasıl bir rol üstlenmek istediklerini de belirlemeleri gerektiğini ifade ederek, profesyonel yönetici, akademisyen ya da girişimci olma hedeflerinin kariyer planının önemli bir parçası olduğunu söyledi.

    “Tıp ve yaşam bilimleri alanı inanılmaz büyüyecek”

    Sart, kariyer planlarken “Önce kendini tanıyacaksın. Sonra da 3, 5, 10, 20 ve 50 yıllık hedeflerini belirleyeceksin. Kişinin sahip olduğu yeteneklerinin dünyanın ihtiyaçlarıyla örtüşmesi gerekiyor.” uyarısında bulundu.

    Gelecek dönemde öne çıkacak alanlara ilişkin Sart, şunları söyledi: “Tıp ve yaşam bilimleri alanı inanılmaz büyüyecek. Mühendislik alanında da birinci derecede makine mühendisliği, elektrik-elektronik ve kimya mühendisliği çok önemli. Burada ülkemizde çok fazla revaçta olan bir bölüm daha var, o da pilotaj. Özellikle öğrenciler, bu alanlara doğru çok hızla hareket ediyorlar. Yazılım evriliyor, bu nedenden dolayı bilgisayar mühendisliğinin özellikle de fizikle birleşerek fiziksel yapay zeka diye tanımladığımız alan çok ilerleyecek.”

    Yapay zekanın gelişmesiyle felsefe ve yapay zeka, bilişim hukuku, nöropsikoloji ve yapay zeka gibi disiplinler arası alanların öne çıkacağını ifade eden Sart, öğrencilerin tercih yapmadan önce üniversitelerin yenilenen müfredatlarını ayrıntılı şekilde incelemelerini önerdi. Sart, görsel iletişim, mimarlık ve film çalışmaları gibi yaratıcılık gerektiren alanlarda da insan unsurunun önemini koruyacağını belirterek, insan ve bilişimin birlikte üretim yaptığı yeni döneme girildiğini anlattı. >>>AA 

  • Aile kampına bu yıl 10 bin başvuru yapıldı

    Aile kampına bu yıl 10 bin başvuru yapıldı

    Yumaklı, Sorgun Tabiat Parkı’nda, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü (DKMP) koordinasyonunda düzenlenen “aile kampı” etkinliğine katıldı.

    DKMP’nin tedavi ettiği kuşları çocuklarla birlikte doğaya salan Yumaklı, etkinlik alanında çocukların halat çekme yarışına da eşlik etti.

    Yumaklı, etkinlikte yaptığı konuşmada, son 24 yılda milli park sayısını 4 kat artışla 696’ya çıkardıklarını bildirdi. Sadece doğal parkların ya da tabiat parklarının değil, tarihte önemli yer edinen milli ve tarihi parkların da bunlar içinde önemli yer tuttuğuna işaret eden Yumaklı, aynı zamanda 47 ekoturizm rotası belirlediklerini de dile getirdi.

    “10 bin ailemizin başvurusu ve katılımı var”

    Aile kampına ilişkin detayları paylaşan Yumaklı, “81 ilde eş zamanlı şekilde, aile kampı etkinliğimize başladık. Geçtiğimiz yıl kampa yoğun ilgi vardı. Bu yıl da duyurduğumuz andan itibaren kampa 10 bin ailemizin başvurusu ve katılımı var. Başvurular artmaya devam ediyor. Her ailede ortalama 4 kişi olduğunu hesaplarsak, yaklaşık 40 bin kişinin doğayla, tabiatla, sahip olduğumuz değerlerle bütünleşmesi, onları hissetmesi söz konusu.” diye konuştu.

    Yumaklı, aile kampı çerçevesinde çocuklara doğa bilincini ve sevgisini de aşılamak istediklerini vurgulayarak, şöyle devam etti: “Teknolojinin birçok getirdiği avantajlar var ama en önemli dezavantajı da maalesef çocuklarımızın doğayı, tabiatı tanımaması. Tanımadığınız bir şeye, gereken değeri veremezsiniz. Bunu sadece kitaplarda, öğretilerle onlara kazandırmak mümkün değil. Bu konuda, Milli Eğitim Bakanlığımıza da teşekkür ediyorum. Onlar da tabiat bilincinin, milli ve manevi değerlerinin sahip olunması ve o bilincin çocuklarda yerleşmesi için gayret sarf ediyorlar.”

    “Aile kampı her yıl gelişerek devam ediyor”

    Yumaklı, aile ve doğa temalı kampın bugüne kadar yapılan en geniş organizasyonlardan biri olduğunun altını çizerek, etkinliğin her yıl gelişerek devam ettiğini söyledi. Aileleri kampa davet eden Yumaklı, “Çocuklarımızla televizyonun, bilgisayar oyunlarının olmadığı, ağacın, kuşun, karıncanın, doğada, tabiatta neler varsa onların hissedildiği, yaşandığı, görüldüğü, çocuklarımızın ellerinin, gözlerinin temas etmesinin sağlandığı bu kamplara, sizler de gelin.” çağrısında bulundu.

    Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına da teşekkür eden Yumaklı, “Aile yılından itibaren Türkiye’de bizim gelecek nesillerimizin garantisi olan ailenin devamlılığına ilişkin ciddi çalışmalar yapıyorlar. Bizler de bu yönüyle destek veriyoruz, destek vermeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

    Yumaklı, açıklamasının ardından kamp alanındaki çocuklarla da bir araya gelerek sohbet etti. >>>AA 

  • Dünyanın uzay devleri Antalya’da buluşacak

    Dünyanın uzay devleri Antalya’da buluşacak

    Uluslararası Uzay Kongresi 2026, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının koordinasyonunda, Türkiye Uzay Ajansının ve SAHA İstanbul’un eş ev sahipliğinde Antalya NEST Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Etkinlik, Türkiye’nin uzay diplomasisindeki ve Milli Uzay Programı’ndaki vizyonunu küresel arenaya taşıyacak.

    Uluslararası Uzay Federasyonu (IAF) tarafından, her yıl düzenlenen etkinlik için ev sahibi ülkeler tarafından bir tema belirleniyor.

    Türkiye’nin belirlediği “The World Needs More Space” teması, 77. Uluslararası Uzay Kongresi 2026 Antalya’nın yalnızca uzayın keşfini ifade eden bir mottosu değil insanlığın ortak geleceğine yönelik güçlü vizyonu ve küresel çağrıyı da temsil ediyor.

    “More Space” çok katmanlı anlam taşıyor

    Mottoda yer alan “More Space” ifadesi, en temel anlamıyla insanlığın keşfetmeye, anlamaya ve sorumlu şekilde kullanmaya devam edeceği daha fazla uzaya dikkati çekiyor. Bununla birlikte ifade, uzayın ve uzay ekosisteminin herkes için daha erişilebilir ve kapsayıcı olması gerektiğine yönelik bir çağrı olarak öne çıkıyor.

    “More Space”, kadınlar için daha fazla fırsat, genç nesiller için daha fazla ilham ve katılım, gelişmekte olan ve uzay ekosistemine yeni dahil olan ülkeler için daha fazla temsil anlamına da geliyor. Tema, ayrıca araştırmacılara, girişimcilere, yenilikçi fikirlere, bilimsel çalışmalara, teknoloji geliştirmeye ve uluslararası işbirliklerine daha fazla alan açılmasını simgeliyor.

    Bu yönüyle motto, uzay sektörünün daha çeşitli, kapsayıcı ve işbirliğine açık bir geleceğe doğru ilerlemesi gerektiği mesajını veriyor.

    Uzayın “barışçıl kullanımı” temel alınacak

    Kongrede uzayın güvenli, barışçıl, erişilebilir ve sürdürülebilir kullanımının korunması, gelişmişlik düzeyi ne olursa olsun bütün ülkelerin uzay teknolojilerinin sunduğu imkanlardan yararlanabilmesi ve yeni nesillerin uzay çalışmalarına daha fazla dahil edilmesi ele alınacak.

    Yer gözlemi ve iklim takibinden afet yönetimine, uydu haberleşmesinden yapay zekaya, ticari uzay faaliyetlerinden derin uzay görevlerine kadar geniş bir alandaki gelişmeler, teknik oturumlar ve üst düzey toplantılarda değerlendirilecek.

    Fikirler kalıcı mirasa dönüşecek

    Fikirlerin ortak platformda değerlendirileceği bu küresel kongrenin ardından bilimsel ve teknolojik ortaklıkların kalıcı mirasa dönüşmesi bekleniyor.

    Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, açıklamasında, kongrenin yeni diyalog kanalları açmasını, bilimsel toplulukları bir araya getirmesini, endüstriyel ortaklıkları desteklemesini ve gençlere ilham vermesini hedeflediklerini bildirmişti.

    Başvurularda rekor

    Bu yıl düzenlenecek kongre, 108 ülkeden 8 bin 330 bildiri özetiyle, Uluslararası Uzay Kongresi tarihindeki en yüksek bildiri özeti başvuru sayısına ulaşırken 100’den fazla ülkeden 10 bini aşkın katılımcının Antalya’da buluşması bekleniyor.

    Böylece “The World Needs More Space” temasının, uzayda daha fazla keşfin yanı sıra kadınlara, gençlere, yeni fikirlere ve sürdürülebilir geleceğe daha fazla alan açılması yönünde küresel çağrı niteliği taşıması hedefleniyor. >>>AA 

  • Esnaf ve sanatkara bu yılın ilk yarısında yaklaşık 75 milyar lira finansman

    Esnaf ve sanatkara bu yılın ilk yarısında yaklaşık 75 milyar lira finansman

    Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Yeni Parti Mersin Milletvekili Talat Dinçer’in küçük esnaf ve işletmelerden talep edilen yüksek telif ücretlerine ilişkin yazılı soru önergesine cevap verdi.

    Esnaf ve sanatkarların finansmana erişimlerindeki en önemli seçeneğin, Ticaret Bakanlığının görev alanında yer alan Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri kefaletiyle sağlanan Hazine destekli krediler olduğunu belirten Bolat, şunları kaydetti:

    “2026 yılının ilk 6 ayında esnaf ve sanatkarlarımıza ülkemiz genelinde 98 bin 678 kullandırım kapsamında 74,8 milyar lirayı aşan tutarda uygun geri ödeme koşullu finansman sağlanmıştır. Türkiye genelinde 2002 yılından 30 Haziran 2026 tarihine kadar olan dönemde esnaf ve sanatkarlara sağlanan Hazine destekli kredilerin toplam tutarı 4 milyon 697 bin 89 kullandırım kapsamında 814,6 milyar lira olmuştur. Söz konusu finansman imkanlarımız sayesinde esnaf ve sanatkarlarımız, her dönemde kesintisiz şekilde desteklenmeye devam edilmektedir.”

    Bakan Bolat, soru önergesindeki “telif hakkı” konusunun Kültür ve Turizm Bakanlığının Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ve alt mevzuatına ilişkin olduğunu ifade ederek, “Yürüttüğümüz rutin iş ve işlemlerin yanında esnaf ve sanatkarlarımızın karşılaştıkları sorunlara diğer kurum ve kuruluşlar ile işbirliği içerisinde çözümler sunulması için çalışmalara aralıksız şekilde devam edilmekte, sektörlerimizdeki tüm gelişmeler meslek kuruluşlarımızla koordineli şekilde yakından takip edilmektedir.” değerlendirmesinde bulundu. >>>AA 

  • Türkiye enerjide sınırları aşıyor: 3 kıtada yeni ortaklıklar

    Türkiye enerjide sınırları aşıyor: 3 kıtada yeni ortaklıklar

    Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin yurt dışındaki enerji yatırımlarının yalnızca petrol ve doğal gaz üretimini artırmayı hedeflemediğini, aynı zamanda ülkenin teknik bilgi birikimini, teknolojisini, sermayesini ve faaliyet kapasitesini uluslararası pazarlara taşımayı amaçladığını ifade etti.

    Atılan her uluslararası adımın, Türkiye’yi enerji kaynaklarına erişen bir ülkeden enerji üreten, yatırım yapan, ortaklık kuran ve küresel enerji denkleminde söz sahibi olan bir ülkeye dönüştüğünü ifade eden Bayraktar, “Türkiye, enerjide tam bağımsızlık hedefi doğrultusunda üç kıtada faaliyet gösteriyor. Türkiye, Kerkük’ten Somali’ye, Libya’dan Umman’a, Azerbaycan’dan Macaristan’a kadar kara ve denizde güçlü ortaklıklarla enerji piyasasında aktif ve güçlü bir ülke konumuna geliyor. Bu stratejinin merkezinde ise Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nın (TPAO) günlük 1 milyon varil petrol eşdeğeri hidrokarbon üretim kapasitesine sahip uluslararası bir enerji şirketine dönüştürülmesi hedefi bulunuyor.” diye konuştu.

    Bayraktar, bu hedef doğrultusunda TPAO’nun uluslararası portföyünü genişletecek yeni projeler, ruhsatlar ve ortaklıklar üzerinde çalışmaların devam ettiğini aktardı. Halihazırda TPAO’nun günlük yurt içi ve yurt dışı üretiminin yaklaşık 330 bin varil petrol eşdeğeri hidrokarbon olduğunu, bunun 2028’de Sakarya Gaz Sahası’ndaki üretimin artmasıyla günlük 600 bin varile yaklaşacağını söyledi. Türkiye’nin yurt dışı enerji stratejisi 3 kıtada kara ve denizde güçlü ortaklıklarla büyüyor

    Irak ve Kerkük, uluslararası büyümenin ilk somut örneği

    Bakan Bayraktar, TPAO’nun uluslararası büyüme stratejisinin en önemli adımlarından birinin Irak’ta atıldığını, Somali’deki çalışmaların da Türkiye’nin uluslararası hidrokarbon arama stratejisinin en somut örneklerinden biri olduğunu anlattı.

    TPAO’nun BP Energy Company of Kirkuk Limited’in yüzde 15 hissesini satın alarak Kerkük’teki Baba, Avanah, Bai Hassan, Jambur ve Khabbaz sahalarında BP ve ConocoPhillips ile birlikte ortak olduğunu ifade eden Bayraktar, şöyle devam etti: “İlk aşamada yaklaşık 3 milyar varil petrol eşdeğerinin üzerinde hidrokarbon kaynağı barındırdığı değerlendirilen bu sahalarda hedefimiz, mevcut rezervlerin geliştirilmesi, üretimin artırılması ve ilave arama potansiyelinin araştırılmasıdır. Öte yandan Somali, Türkiye’nin uluslararası hidrokarbon arama stratejisinin en somut örneklerinden biridir. Oruç Reis sismik araştırma gemimiz Somali açıklarında 234 gün boyunca üç ayrı deniz bloğunda sismik araştırma gerçekleştirdi, elde edilen verilerin değerlendirilmesi sonucunda sondaj kararı alındı. Yeni nesil sondaj gemimiz Çağrı Bey, Somali açıklarındaki Curad-1 kuyusunda Türkiye’nin yurt dışındaki ilk derin deniz arama sondajını gerçekleştiriyor.”

    Bayraktar, Türkiye’nin uluslararası enerji açılımının tek bir ülkeye veya bölgeye bağlı olmadığını belirterek çok yönlü ve çeşitlendirilmiş bir coğrafi portföy oluşturulduğunu dile getirdi.

    Haziranda imzalanan üretim paylaşım anlaşmalarıyla Libya’nın kara ve deniz ruhsat sahalarında arama faaliyetlerinin önünün açıldığını ifade eden Bayraktar, şunları kaydetti: “Bu adımlar, Türkiye-Libya enerji işbirliğinin yeni bir seviyeye taşınmasını ve TPAO’nun Kuzey Afrika’daki varlığının güçlendirilmesini amaçlıyor. Öte yandan, Oruç Reis sismik araştırma gemimizin muson döneminin ardından Pakistan’a intikal ederek sismik veri toplama çalışmalarına başlaması planlanıyor. Suriye’de petrol ve madencilik alanlarında işbirliği imkanlarının geliştirilmesine yönelik çalışmalar devam ediyor. Umman’da Blok 80 için İmtiyaz Anlaşması ve Ortak İşletme Anlaşması imzalandı. Bu adım, TPAO’nun Körfez bölgesindeki uluslararası faaliyetlerinin genişletilmesi açısından önem taşıyor. Ayrıca Afrika’da Gine Bissau, Angola, Liberya’da yeni operasyonlar için yoğun çalışıyoruz.”

    “Azerbaycan sahalarında farklı projeler geliştirilecek”

    Bayraktar, Azerbaycan’da Türkiye’nin ilgilendiği hidrokarbon sahalarıyla farklı birçok proje geliştirileceğini anlattı.

    Yakın zamanda Türkiye ve Azerbaycan’ın anlaşma imzaladığını anımsatan Bayraktar, şöyle devam etti: “1 Haziran’da BOTAŞ ile Azerbaycan Devlet Petrol Şirketi (SOCAR), TotalEnergies ve Abu Dabi Ulusal Petrol Şirketi (ADNOC) şirketleri, Azerbaycan’dan Türkiye’ye 2029 itibarıyla 15 yıl boyunca toplam 33 milyar metreküp doğal gaz sağlayacak anlaşmaya imza attı. Türkiye bugün Irak’ta, Kerkük’te, Azerbaycan’da var. Azeri Çıralı Güneşli projesinde Şahdeniz projelerinde var. Çok yakın zamanda günlük 1 milyon varil petrol eşdeğeri hidrokarbon üretmek gibi çok ciddi bir hedef ortaya koyduk.” değerlendirmesinde bulundu.

    TPAO’nun, doğal gaz arama ve üretim faaliyetleri amacıyla birçok anlaşma yaptığını vurgulayan Bayraktar, ocakta ExxonMobil, şubatta Chevron, aynı dönemde bp ve nisanda da TotalEnergies ile stratejik işbirliğinin geliştirilmesine yönelik anlaşmalar imzaladığını anımsattı.

    Bayraktar, Türkiye’nin enerji üreticisi ülkelerle uzun vadeli stratejik ortaklıklar geliştirirken, Avrupa’nın enerji arz güvenliğine katkı sunacak işbirliklerini de güçlendirdiğini belirtti.

    Bu kapsamda Macaristan ve Bulgaristan’daki faaliyetlerin, Türkiye’nin Avrupa enerji piyasalarıyla daha güçlü şekilde bütünleşme ve Avrupa’nın enerji güvenliğine katkı sunma stratejisinin somut örneklerini oluşturduğunu aktaran Bayraktar, “Macaristan ve Bulgaristan’daki faaliyetlerimiz, TPAO’nun Avrupa’daki varlığını güçlendirmenin yanı sıra Türkiye-Avrupa Birliği enerji işbirliğinin stratejik niteliğini daha da ileri taşımaktadır. MOL ile 2025’te imzalanan anlaşma kapsamında Buzsak sahasında 3B sismik veri toplama faaliyetleri tamamlanmış, veri değerlendirme süreci başlatılmıştır. Tamasi sahasında ise 3B sismik veri toplama çalışmaları devam etmektedir. Shell ile Bulgaristan’ın Karadeniz’deki Khan Tervel sahasında başlatılan ortak arama faaliyetleri, Türkiye’nin Avrupa enerji güvenliğine katkı sunma vizyonunun önemli örneklerinden biridir.” değerlendirmesinde bulundu.

    TPAO ile KazMunayGas arasında hidrokarbon arama ve üretim sahalarına ilişkin Mutabakat Zaptı ile petrol sahalarında servis hizmetleri alanında işbirliği anlaşmaları imzalandığını anımsatan Bayraktar, bu işbirliklerinin, Türkiye’nin Orta Asya’daki enerji varlığını güçlendirirken TPAO’nun teknik ve operasyonel kapasitesinin bölgeye taşınmasının da önünü açtığını sözlerine ekledi. >>>AA 

  • Kanada’da orman yangını alarmı: 20 bin kişiye tahliye emri

    Kanada’da orman yangını alarmı: 20 bin kişiye tahliye emri

    Yetkililer, British Columbia’yı etkileyen orman yangınlarına ilişkin açıklamalarda bulundu.

    Yangının Okanagan Gölü kıyısındaki bölgelerde hızla ilerlediğini belirten yetkililer, yangın hattındaki bazı evlerin de zarar gördüğünü kaydetti.

    Yetkililer ayrıca, yaklaşık 12 bin kişinin yaşadığı Summerland bölgesinin tamamında ve yaklaşık 8 bin kişinin yaşadığı Peachland ve çevresinde tahliye emri verildiğini bildirdi. >>>AA 

  • Cansever hayatını kaybetti: 59 yaşındaydı…

    Cansever hayatını kaybetti: 59 yaşındaydı…

    Arabesk müziğin güçlü sesi, 90’lı yıllardan itibaren söylediği şarkılarla hafızalara kazınan ünlü şarkıcı Cansever, mücadele ettiği amansız hastalığa yenik düşerek 59 yaşında hayatını kaybetti.

    Geçtiğimiz aralık ayında kendisine lösemi (kan kanseri) teşhisi konulan ve bir süredir hastanede tedavi gören usta sanatçının vefatı, müzik dünyasını ve sevenlerini yasa boğdu.

    İşte arabesk müziğin usta isminin vefatına ilişkin tüm detaylar…

    Almanya’da İlik Nakli Olmuştu

    Kanser teşhisi konulduktan sonra tedavi sürecine başlanan Cansever, geçtiğimiz aylarda Almanya’da ilik nakli operasyonu geçirmişti. Nakil sonrası tedavisi ve takibi devam eden 59 yaşındaki sanatçı, doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayarak hayata gözlerini yumdu.

    Unutulmaz Şarkılarıyla Hafızalara Kazındı

    Kendine has tarzı, güçlü sesi ve yorumuyla Türk arabesk müziğinde derin izler bırakan Cansever; “Ağla Gözbebeğim”, “Sen de Gittin” ve “Kime Bu İnat” gibi döneme damga vuran eserleriyle geniş bir hayran kitlesine ulaşmıştı.

  • Albay Alper Topsakal kimdir? Hakkında hangi karar verildi?

    Albay Alper Topsakal kimdir? Hakkında hangi karar verildi?

    Kamuoyuna yansıyan gelişmeyle birlikte Albay Alper Topsakal’ın TSK’deki hukuki süreci netleşti.

    Albay Alper Topsakal Kimdir?

    Albay Alper Topsakal, askeri öğrencilik yılları da dahil olmak üzere yaklaşık 32 yıl boyunca Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde görev yapmış kıdemli bir subaydır.
    • Askeri Kariyeri: Görev süresi boyunca uzun yıllar terörle mücadele operasyonlarında aktif roller üstlendi. Mesleki hayatında ailesinden uzun süre ayrı kalan Topsakal, duruşmadaki beyanlarına göre görevleri nedeniyle babasının cenazesine dahi katılamadı.
    • Sivil Görev Dönemi: TSK’den ihraç edildiği dönem ile mahkeme kararıyla görevine iade edildiği süreç arasında Ankara Büyükşehir Belediyesi bünyesinde görev yaptı.

    Kılıçlı Yemin Soruşturması ve İhraç Süreci

    30 Ağustos 2024 tarihinde Kara Harp Okulu’nda düzenlenen mezuniyet ve sancak devir teslim töreninin ardından başlatılan disiplin soruşturması kapsamında Alper Topsakal, TSK’den ayırma cezası alarak ihraç edilmişti.
    İhraç kararının ardından hukuki mücadele başlatan Topsakal, Ankara 19. İdare Mahkemesi’nde dava açtı. Mahkemedeki duruşmada “Askerliğe dönmek istiyorum. Bana yapılan haksızlığın giderilmesi için…” ifadelerini kullanan Topsakal’ın başvurusu Aralık 2025’te lehine sonuçlandı ve ihraç işlemi mahkeme tarafından iptal edildi.

    Hakkında Verilen Son Karar Ne Oldu?

    Mahkeme kararının ardından üniformasını yeniden giyme ve TSK’ye dönme hakkı elde eden Albay Alper Topsakal, göreve iade edilmesinin hemen ardından alınan kararla resmen emekliliğe sevk edildi. Böylece Topsakal’ın 32 yıllık askeri kariyeri emeklilikle noktalanmış oldu.
  • Afyonkarahisar’da feci kaza: 2 ölü, 2 yaralı

    Afyonkarahisar’da feci kaza: 2 ölü, 2 yaralı

    Afyonkarahisar’ın Sultandağı ilçesinde kontrolden çıkan otomobilin şarampole devrilmesi sonucu meydana gelen kazada 2 kişi hayatını kaybetti, 2 kişi yaralandı.

    Kaza, Sultandağı ilçesinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, E.A. idaresindeki 34 NJK 274 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıkarak takla atıp şarampole girdi. Kazayı gören çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine jandarma, sağlık ve AFAD ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen ekipler yaptığı kontrollerde, sürücü E.A. ile araçta yolcu olarak bulunan M.A.’nın hayatını kaybettiğini belirledi. Feci kazada araçta bulunan diğer yolcular C.A. ile 8 yaşındaki D.A. ise yaralandı. Kazada hayatını kaybedenler ve yaralılar AFAD ekiplerinin yaklaşık yarım saat süren müdahalesi sonrası sıkıştıkları yerden çıkarıldı.

    Yaralılar, olay yerinde yapılan ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Olay yerinde hayatını kaybeden E.A. ve M.A.’nın cenazeleri yapılan incelemelerin ardından Sultandağı Devlet Hastanesi morguna götürüldü.

    Kazanın ardından savcılık tarafından soruşturma başlatıldığı bildirildi.

  • LIONEL MESSI’NİN ACI GÜNÜ! | Babası Jorge Messi hayatını kaybetti

    LIONEL MESSI’NİN ACI GÜNÜ! | Babası Jorge Messi hayatını kaybetti

    Dünya futbolunun efsane isimlerinden Lionel Messi, gelen acı haberle büyük bir üzüntü yaşadı. Arjantinli yıldız futbolcunun babası ve aynı zamanda kariyerindeki en yakın çalışma arkadaşı olan Jorge Messi, 68 yaşında yaşamını yitirdi.

    Kariyerinde son olarak 2026 FIFA Dünya Kupası performansı ve başarılarıyla gündeme gelen yıldız oyuncunun bu kaybı, futbol dünyasını yasa boğdu.

    İşte Arjantin basınında yer alan ilk ayrıntılar…

    Bir Süredir Tedavi Görüyordu

    Arjantin medyasında yer alan bilgilere göre; bir süredir sağlık sorunlarıyla mücadele eden 68 yaşındaki Jorge Messi, memleketi Rosario’da bulunan bir hastanede tedavi görüyordu.

    Yapılan tüm müdahalelere rağmen Jorge Messi’nin 7 Ağustos Cuma gecesi hayatını kaybettiği bildirildi. Geçtiğimiz Haziran ayında da sağlık durumuna ilişkin iddialar gündeme gelmiş, aile tarafından yapılan açıklamada tedavisinin sürdüğü doğrulanmıştı.

    Acı haberin ardından Messi ailesinden henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

    Messi’nin Kariyerindeki En Önemli İsimdi

    Jorge Messi, yalnızca bir baba olarak değil, Lionel Messi’nin profesyonel futbol kariyerindeki en kritik figür olarak tanınıyordu. Oğlunun küçüklüğünden itibaren menajerliğini ve finansal süreçlerinin yönetimini üstlenen Jorge Messi, Barcelona transferinden itibaren tüm kariyer adımlarında başrol oynamıştı.

  • Anız yangını kazaya neden oldu: 13 araç birbirine girdi

    Anız yangını kazaya neden oldu: 13 araç birbirine girdi

    Afyonkarahisar’da çıkan anız yangınının oluşturduğu yoğun duman, trafikte kazaya neden oldu. Görüş mesafesinin düşmesi sonucu ikisi tır olmak üzere 13:aracın karıştığı zincirleme trafik kazasında 3 kişi yaralandı.

    Kaza, Afyonkarahisar-Antalya karayolu üzeri Kızılören ilçesi girişinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, bölgede yaşanan anız yangını nedeniyle karayolunu yoğun duman kapladı. Duman nedeniyle görüş mesafesinin azalması üzerine sürücülerin kontrolü kaybetmesi sonucu ikisi tır olmak üzere toplam 13 araç birbirine girdi.

    Kazanın ardından bölgeye çok sayıda sağlık, jandarma ve itfaiye ekibi sevk edildi. İlk belirlemelere göre kazada 3 kişi yaralanırken, yaralılara olay yerinde müdahale edildi.

    Kaza nedeniyle Afyonkarahisar-Antalya karayolunun bir yönünde ulaşımda aksamalar yaşanırken, ekiplerin bölgede güvenlik önlemleri aldığı öğrenildi.

  • Somer Sivrioğlu veda etti: “Yaktığı ateş yüreğimizde yanmaya devam edecek”

    Somer Sivrioğlu veda etti: “Yaktığı ateş yüreğimizde yanmaya devam edecek”

    Somer Şef, Eren Kaşıkçı’nın mutfaktaki yeteneğinden ziyade mütevazı karakterini, çalışma azmini ve dostluğunu vurguladı.

    “Hiçbir Zaman Tanıdıklarının Arkasına Sığınmadı”

    Somer Sivrioğlu, Eren Kaşıkçı’nın MasterChef yarışmasının başında yakın dostları Şef Ali Ronay’ın mutfağında yıllarca çalışmış olduğu bilgisini jüriden özellikle gizlediğini belirtti. Bu tutumun Eren’in karakterini özetlediğini ifade eden Sivrioğlu, genç şefin hiçbir zaman tanıdıklarının arkasına sığınmak istemediğini ve sadece tabağındaki lezzetin konuşmasını hedeflediğini vurguladı.

    Gökçeada Hayali ve Hasan Biltekin İle Kurduğu Unutulmaz Bağ

    Eren Kaşıkçı’nın yoğun çalışma temposunun ardından kendini yeniden bulmak için Gökçeada’ya yöneldiğini aktaran Sivrioğlu, birlikte adaya gitme planları yaptıklarını ancak bunun nasip olmadığını dile getirdi.
    MasterChef 2021 sezonu finalinde yarışan Eren Kaşıkçı ve Hasan Biltekin arasındaki bağa değinen Somer Şef, şu ifadeleri kullandı:
    “Finale yürüyen iki rakipten çok, birbirini yukarı taşıyan iki kardeş gibiydiler. O sezon kupayı Eren kazandı ama asıl kazanan dostluktu. Kaderin en acı cilvesiyse bugün o dostun diğerini omuzlarında sonsuzluğa uğurlaması oldu.”

    “En Büyük Mirası Düştüğünde Yeniden Ayağa Kalkabilme İradesi”

    Eren’in kızı Maya’ya verdiği “Bu kupayı sana getireceğim” sözünü tuttuğunu hatırlatan Sivrioğlu, şampiyonluk sonrası açtığı restoranda işlerin istediği gibi gitmemesine rağmen Eren’in hiçbir zaman bahaneler üretmediğini belirtti.
    Yeniden önlüğünü giyerek “Kızıl Sakal” markasını kuran ve mücadeleyi bırakmayan Eren Kaşıkçı için Sivrioğlu, “Genç aşçılara bırakacağı en büyük miras kupası değil, düştüğünde yeniden ayağa kalkabilme iradesidir” değerlendirmesinde bulundu.

    “Son Kez Yaşandığını Bilmediğimiz Vedalar…”

    Vefatından kısa süre önce Konya’da Şems-i Tebrizi, Hz. Mevlana ve Ateşbaz-ı Veli makamlarını birlikte ziyaret ettiklerini belirten Somer Sivrioğlu, vedasını şu sözlerle tamamladı:
    “Bazı cümleler uzatılmaz. Çünkü acının dili zaten kısadır. Hoşça kal kardeşim. Konya’da huzurunda durduğumuz Ateşbaz-ı Veli’nin ateşi gibi, senin yaktığın ateş de daima seni tanıyanların yüreğinde yanmaya devam edecek.”
  • TV100 CANLI İZLE | Galatasaray maçı canlı yayın frekans ve izleme linki

    TV100 CANLI İZLE | Galatasaray maçı canlı yayın frekans ve izleme linki

    Galatasaray taraftarlarının heyecanla beklediği kritik mücadele TV100 ekranlarından canlı olarak futbolseverlerle buluşuyor! Yeni sezon hazırlıklarını sürdüren ve kadrosuna kattığı yıldız isimlerle dikkat çeken sarı-kırmızılı ekip, sahada galibiyet parolasıyla mücadele edecek.

    Peki, Galatasaray maçı saat kaçta, hangi kanalda?

    TV100 internet üzerinden şifresiz ve kesintisiz nasıl izlenir? İşte TV100 canlı yayın bağlantısı ve tüm detaylar…

    Soccer ball resting on a green grass field next to a white sideline.
    Galatasaray Maçı Canlı Yayın İle TV100 Ekranlarında

    Sarı-kırmızılı ekibin hazırlık maçı ve sezon öncesi provası, yüksek yayın kalitesiyle TV100 televizyon kanalında naklen yayınlanıyor. Teknik heyetin yeni transferlere ve genç yeteneklere şans vermesi beklenen karşılaşma, futbolseverlere seyir zevki yüksek bir 90 dakika vaat ediyor.


    TV100 Canlı Yayın İzleme Linki Ve Platformlar

    Galatasaray karşılaşmasını bilgisayar, tablet veya mobil cihazlarınızdan kesintisiz izlemek için aşağıdaki resmi yayın platformlarını kullanabilirsiniz:

     İnternet Üzerinden Canlı İzle: Maçı web üzerinden donmadan takip etmek için TV100 Canlı İzle adresini ziyaret edebilirsiniz.

    Mobil İndirme: App Store veya Google Play Store üzerinden TV100 uygulamasını cihazınıza indirerek canlı yayına doğrudan erişim sağlayabilirsiniz.

     Televizyon Yayın Frekansları: TV100 kanalı Türksat 4A uydusu başta olmak üzere Digiturk, D-Smart, Tivibu, Turkcell TV+ ve Vodafone TV platformlarında şifresiz ve HD kalitede yer almaktadır.