Kategori: içişleri bakan yardımcısı

  • Afyon’da değişen sadece il başkanı mı, yoksa siyasi denge mi?

    Afyon’da değişen sadece il başkanı mı, yoksa siyasi denge mi?

    AK Parti’nin Afyonkarahisar İl Başkanlığı’nda yaşanan görev değişikliği, sıradan bir teşkilat revizyonu olarak başladı; ancak zaman geçtikçe bunun çok daha geniş siyasi okumalara kapı araladığı görüldü.

    Av. Turgay Şahin, Haziran 2024’te Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle il başkanlığı görevine getirildi. Hukukçu kimliği, teşkilat tecrübesi nedeniyle göreve önemli beklentilerle başladı. Aralık 2024’te yapılan il kongresinde yeniden seçilerek teşkilatın güvenini aldı.

    Görev süresi boyunca ilçe ziyaretleri, teşkilat buluşmaları, Ankara temasları ve parti organizasyonlarıyla sahada görünür olmaya çalıştı. Parti kaynakları bu dönemi teşkilatın yeniden toparlanma süreci olarak değerlendirse de Afyonkarahisar’a ya da partiye ne kattığı tartışılır…

    Ancak siyasette algıyı sadece yapılanlar değil, konuşulanlar, uygulamalar ve ilişkilerde şekillendirir.

    Bizlere yani basına yansıyan eleştiriler hep gündemdeydi…

    Yerel basında en çok tartışılan başlıklardan biri, il başkanlığının basınla kurduğu ilişkiydi. Bazı medya kuruluşlarıyla yaşanan gerilimler, basına sert açıklamalar, şikayet ve gözdağı diyaloglar kamuoyunda geniş yankı bulmuş, basın camiası içerisinde de konuşuluyordu.

    +++

    Muhalefet partileri ise ekonomik sorunlar, yerel hizmetler ve teşkilat yönetimi konusunda Şahin’e eleştiriler yöneltiyorlardı. Bu siyaseten normaldi ve zaman zaman kamuoyuna yöneltilen soruların yeterince cevaplandırılmadığı da dikkatlerden kaçmıyordu. Bu eleştiriler siyasi tartışmanın bir parçası olarak basında yer alıyorsa cevabını da muhatabı vermelidir.

    Kulislerde konuşulanlara gelince…

    Görev değişikliğinin ardından Ankara ve Afyon siyaset kulislerinde güçlü söylem ve değerlendirmeler yapılıyordu.

    Kulislerde, teşkilat içinde uzun süredir devam eden görüş ayrılıklarının Genel Merkez tarafından yakından takip edildiği konuşuluyor, siyasi temsilciler ve teşkilat uyumlu muydu sorusu ilk akla gelen oluyordu.

    2028 seçimlerine giderken AK Parti’nin birçok ilde olduğu gibi Afyonkarahisar’da da yeni bir siyasi sayfa açmak istediği yönünde duyumlar alıyorduk. Bir Afyonlu olarak, bunun önemli bir şart olduğunu görmemek mümkün değildi.

    Öte yandan çok önemli bir iddia gündeme bomba gibi düştü.

    Avukat Turgay Şahin’in Baro Başkanı olduğu dönem, dönemin valisi ve şu anki İçişleri Bakan Yardımcısı Kübra Güran Yiğitbaşı’na karşı sokak hayvanları konusunda sosyal medya ve dijital mecralarda başlayan hakaret içeriklerinin yasal takibi için, Yiğitbaşı, Şahin’in hukukçu kimliğine güvenerek destek istiyor.

    Bu desteği kabul eden o dönemin Baro Başkanı Şahin, Avukat Murat Bozok’la tanıştırıyor ve vekâlet dönemin Valisinden alınıyor. 200 civarında dosya oluşturuluyor. Süreçte sona eren ve nihayetlenen dosyaların yanında devam edenler de mevcut … Dönemin valisi, Cumhurbaşkanı Kararnamesi ile İçişleri Bakanlığı Bakan Yardımcılığı’na atandıktan sonra durumla ilgili bilgi ve rapor istiyor, bu bilgi ve rapor sürekli oyalanarak net bir belgeyle verilmiyor…

    İnsanlık hali tabi; çok zor değil bunları sunmak, ‘Neden erteleniyor sürekli’ diyerekten rahatsız olan Devlet Makamı, önce Şahin’i uyarıyor ardından avukat Bozok’u uyarıyor… Fakat hâlâ bir sonuç alınamıyor. Bozok’u azmetme kararı alıyor ve bunu da Bozok’a iletiyor. Nedendir bilinmez sessiz kalan ve bilgi vermeyen Avukat Bozok, para talebinde bulunuyor…

    Hem devlet makamına hem görev veren makamın tüzel kişiliğine karşı bu duruş beni hayretler içinde bıraktı.

    Pardon da siyaset ve devlet… Bunu ayırt etmek çok zor olmasa gerek.

    Devam edelim…

    Bu süreç içerisinde AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili İbrahim Yurdunuseven’e de konu iletiliyor. Şahin’le olan diyalog ve ilişkileri gereği de bilgi amaçlı, iyi niyetlilikle bilgi veriliyor. Fakat oradan da konuya dair bir dönüş sağlanmadığı gibi haberdar olmadıkları, konuyu bilmedikleri iletiliyor.

    Tabii bunların hepsi birer iddia…

    Bu süreç çözüm odaklı diyaloglarla sonuca gitmeyince konu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a iletiliyor! Ve beklenen son gerçekleşiyor.

    Turgay Şahin AK Parti İl Başkanlığı makamına veda ediyor.

    Son söz

    Siyasette bazen açıklanan nedenler vardır, bazen de uzun süre konuşulan nedenler…

    Gerçek olan şudur ki, kamuoyunda oluşan soru işaretleri cevapsız kaldıkça kulisler büyür, yorumlar çoğalır ve siyaset kendi boşluğunu kendi üretir.

    Demokratik siyasette bunun önüne geçmenin tek yolu ise daha fazla şeffaflık, daha fazla hesap verebilirlik ve daha güçlü iletişimdir.

    Afyonkarahisar’da yaşanan görev değişikliği, yalnızca bir il başkanının görevi bırakması olarak mı tarihe geçecek, yoksa teşkilatın yeni dönemine yön veren bir kırılma noktası mı olacak?

    Bu sorunun cevabını ise önümüzdeki süreçte hem siyasetin dili hem de atılacak adımlarla birlikte göreceğiz.

    Esen kalın.

  • Liyakat Diplomanın Ötesindedir!

    Liyakat Diplomanın Ötesindedir!

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle 20 Şubat 2026 tarihinde İçişleri Bakan Yardımcılığı görevine atanan Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı, Afyonkarahisar’da bıraktığı derin izlerin ardından Ankara’da yeni bir döneme başladı. Afyonkarahisar Valiliği döneminde sadece projeleriyle değil, kurduğu samimi temaslarla da halkın gönlünde yer edinen Bakan Yardımcısı Yiğitbaşı, şehre bir “Devlet Ana” şefkatiyle yaklaştı.

    Ancak bu önemli atamanın ardından bazı çevrelerin, Bakan Yardımcısı Yiğitbaşı’nın akademik geçmişine atıfta bulunarak “sinemacı jandarmanın başına geçti” şeklinde sığ eleştiriler getirdiğine şahit oluyoruz. Bu bakış açısı, ne devlet yönetimindeki stratejik zekayı ne de liyakatin sahadaki karşılığını anlayabilmiş bir yaklaşımdır.

    Başarı akademik branşla değil icraatla ölçülür

    Bir insanın eğitim aldığı alan, onun vizyonunu besleyen bir kaynaktır; ancak yöneticilik yeteneği akıl, zeka ve stratejik düşünce gerektirir. Bir mesleği layığıyla yapmak için sadece o bölümün okulunu okumak yetmez; sahada üretilen projeler, halkla kurulan bağ ve elde edilen sonuçlar asıl belirleyicidir. Eleştiri getirenlerin, önce kişinin geçmişte üstlendiği sorumlulukları nasıl yerine getirdiğine bakması gerekir.

    “Sinemacı” diyerek küçümsemeye çalışanlara, Afyonkarahisar’da nelerin değiştiğini hatırlatmakta fayda var:

    -Mutluluk Kervanı projesi: Dezavantajlı bölgelerdeki çocuklara ulaşarak onlara çeşitli sosyal ve kültürel imkanlar sunan bu proje, deprem döneminde depremzede çocuklar için de başarıyla uygulandı.

    -Engelsiz Şehir projesi: Afyon Kocatepe Üniversitesi iş birliğiyle yürütülen çalışma, kentin fiziksel ve sosyal alanlarını özel gereksinimli bireyler için daha erişilebilir hale getirmeyi hedefledi.

    -Eğitim kompleksleri: Şehir merkezinde laboratuvar, kütüphane ve dersliklerin bir arada olduğu modern eğitim alanlarının inşasına öncelik verildi.

    -Kadın kooperatifleri desteği: Bakan Yardımcısı Yiğitbaşı, kadınların ekonomik hayata katılımını artırmak için yerel kooperatifleri destekledi. Özellikle bazı beldelerde kadınların üretimden ciddi gelir elde etmesine olanak sağlayan modelleri teşvik etti.

    -Kadınana Çarşısı: Deprem bölgesindeki kadın esnafa umut olmak amacıyla başlatılan ve kadın emeğini ön plana çıkaran projeler arasında yer aldı.

    -Sanayi ve tarım vizyonu: Görev süresince organize sanayi bölgeleri ve modern tarım yatırımlarına odaklanarak kentin ihracat kapasitesinin artırılmasına katkı sağladı. Jeotermal kaynakların kullanımı ve ihtisas OSB projeleri bu dönemde ivme kazandı.

    -“Kal bu şehirde” kampanyası: Afyonkarahisar’ın sadece bir geçiş noktası değil, konaklanacak bir destinasyon olarak tanıtılması amacıyla yeni bir turizm stratejisi ve sloganı hayata geçirildi.

    -Kurumlar arası koordinasyon: Düzenli olarak gerçekleştirilen “İl Koordinasyon Kurulu” toplantılarıyla DSİ, Karayolları ve TEİAŞ gibi kurumların yatırımlarının yereldeki takibi sıkılaştırıldı.

    -Halkla iç içe yönetim: Şehit yakınları ve gaziler başta olmak üzere toplumun tüm kesimleriyle doğrudan temas kuran bir yönetim anlayışı sergiledi.

    Eleştiri için önce gözlem gerekir

    Görüldüğü üzere, akademik unvanların ötesinde bir saha başarısı ve yönetim becerisi söz konusudur. Atanmış ve sorumluluk almış kişilere karşı takınılması gereken ilk tavır saygıdır. Eleştiri ise ancak kişi görevini yerine getirirken sergilediği performans incelendikten ve gözlemlendikten sonra, yapıcı bir dille getirilebilir.

    Her görev, sadece diplomayla değil; vizyonla, emekle ve vatan sevgisiyle yürütülür. Yiğitbaşı’nın Afyonkarahisar’da kanıtladığı bu başarı grafiği, İçişleri Bakanlığı’ndaki yeni görevinde de en büyük referansı olacaktır. Önyargılarınızı bir kenara bırakıp icraatlara bakmak, hem adaletin hem de gazetecilik ahlakının gereğidir.