Kategori: kuraklık

  • Kuruyan Avlan Gölü, yeniden su tuttu

    Kuruyan Avlan Gölü, yeniden su tuttu

    Son yıllarda artan iklim değişikliğine bağlı kuraklık, Türkiye’deki bazı göllerin yaz ve kış aylarında su seviyesinde büyük değişimler yaşanmasına neden oluyor. Bu durumun en net görüldüğü göller arasında Göltarla ve Karamık mahalleleri sınırında bulunan 850 hektar büyüklüğündeki Avlan Gölü yer alıyor. Yaz aylarında yağışların neredeyse hiç olmaması, aşırı sıcaklık ve göl dibindeki düdenlerden suyun yer altına akması gibi etkenlerle kuruyan Avlan Gölü, kış aylarının yoğun yağışlı geçmesiyle yeniden su tutmaya başladı. Tabanının büyük bir kısmının suyla buluşmasıyla göl yeniden eski görüntüsüne kavuştu. Göçmen kuşlar için yeniden önemli beslenme ve yumurtlama alanı haline gelen gölün eski günlerine dönmesi bölge halkını mutlu etti.

    “GÖLÜN KURUMASININ ÖNÜNE GEÇMEYE ÇABALIYORUZ”

    Avlan Gölü Güzelleştirme ve Koruma Derneği Başkanı ve Göltarla Mahalle Muhtarı Durmuş Sarıkaya, yaz aylarında gölün neredeyse tamamen kuruduğunu söyledi. Gölün kurumasının başlıca nedeninin yaz ayının kurak geçmesi olduğunu belirten Sarıkaya, “Son yağışlarla göle çok güzel bir su girişi var. Sellerle çok su geldi. Gölün yüzde 75’i doldu. Yağışların böyle devam etmesiyle doluluğun yüzde 100’e ulaşacağını tahmin ediyoruz.” dedi. Sarıkaya, Avlan Gölü’nün yağış ve eriyen karlardan gelen sularla dolan bir göl olduğuna işaret ederek, “DSİ ekipleriyle yaptığımız çalışmada gölün tabanında suyun derinlere kaçmasına neden olan düdenler tespit ettik. Bunların kapatılmasıyla gölün kurumasının önüne geçmeye çabalıyoruz.” diye konuştu. Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu ise gölün Elmalı Havzası iklimi için önemine dikkati çekti. Gölün oluşturduğu lokal iklimin Türkiye’nin en önemli sedir ormanlarına hayat verdiğine vurgu yapan Gökoğlu, gölün yaz aylarında neredeyse tamamen kuruması nedeniyle bölgedeki balık ve canlı yaşamının yok olduğunu dile getirdi. >>>AA

    Yaz aylarında kuruyan Antalya’nın Elmalı ilçesindeki Avlan Gölü, kentte son günlerde etkili olan yağışlarla yeniden su tutmaya başladı. ( Bekir Bektaş – Anadolu Ajansı )
    Yaz aylarında kuruyan Antalya’nın Elmalı ilçesindeki Avlan Gölü, kentte son günlerde etkili olan yağışlarla yeniden su tutmaya başladı. ( Süleyman Elcin – Anadolu Ajansı )
  • Eber gölünde içler acısı görüntü: Görenler bir ah çekiyor!

    Eber gölünde içler acısı görüntü: Görenler bir ah çekiyor!

    Çatlamış topraklar ve terk edilmiş tekneler

    Masmavi suların yerini toz bulutlarının ve çatlamış toprakların aldığı gölde, su seviyesi kritik eşiğin altına düştü. Eskiden balıkçıların ağlarını attığı derin alanlarda şimdi sadece kuraklık hakim. Suyun çekilmesiyle birlikte, bölge halkının geçim kaynağı olan geleneksel kayıklar suya değil, sertleşmiş toprağa hapsolmuş durumda.

    EBER GÖLÜ’NDE SULARIN ÇEKİLMESİYLE KARAYA OTURAN KAYIKLAR GÖLDEKİ KURAKLIK TEHLİKESİNİ GÖZLER ÖNÜNE SERDİ. (ONUR DAL/AFYONKARAHİSAR-İHA)
    Türkiye’nin en büyük göllerinden birisi olan ve Afyonkarahisar sınırları içerisinde kalan Eber Gölü’nde suların çekilmesiyle karaya oturan kayıklar göldeki kuraklık tehlikesini gözler önüne serdi.
    EBER GÖLÜ’NDE SULARIN ÇEKİLMESİYLE KARAYA OTURAN KAYIKLAR GÖLDEKİ KURAKLIK TEHLİKESİNİ GÖZLER ÖNÜNE SERDİ. (ONUR DAL/AFYONKARAHİSAR-İHA)
    Türkiye’nin en büyük göllerinden birisi olan ve Afyonkarahisar sınırları içerisinde kalan Eber Gölü’nde suların çekilmesiyle karaya oturan kayıklar göldeki kuraklık tehlikesini gözler önüne serdi.
    EBER GÖLÜ’NDE SULARIN ÇEKİLMESİYLE KARAYA OTURAN KAYIKLAR GÖLDEKİ KURAKLIK TEHLİKESİNİ GÖZLER ÖNÜNE SERDİ. (ONUR DAL/AFYONKARAHİSAR-İHA)
    Türkiye’nin en büyük göllerinden birisi olan ve Afyonkarahisar sınırları içerisinde kalan Eber Gölü’nde suların çekilmesiyle karaya oturan kayıklar göldeki kuraklık tehlikesini gözler önüne serdi.
    EBER GÖLÜ’NDE SULARIN ÇEKİLMESİYLE KARAYA OTURAN KAYIKLAR GÖLDEKİ KURAKLIK TEHLİKESİNİ GÖZLER ÖNÜNE SERDİ. (ONUR DAL/AFYONKARAHİSAR-İHA)
    Türkiye’nin en büyük göllerinden birisi olan ve Afyonkarahisar sınırları içerisinde kalan Eber Gölü’nde suların çekilmesiyle karaya oturan kayıklar göldeki kuraklık tehlikesini gözler önüne serdi.
    EBER GÖLÜ’NDE SULARIN ÇEKİLMESİYLE KARAYA OTURAN KAYIKLAR GÖLDEKİ KURAKLIK TEHLİKESİNİ GÖZLER ÖNÜNE SERDİ. (ONUR DAL/AFYONKARAHİSAR-İHA)
    Türkiye’nin en büyük göllerinden birisi olan ve Afyonkarahisar sınırları içerisinde kalan Eber Gölü’nde suların çekilmesiyle karaya oturan kayıklar göldeki kuraklık tehlikesini gözler önüne serdi.

    Bölge halkı kayık mezarlığı olarak adlandırıyor

    Gölün kıyı şeridi boyunca dizilen ve çürümeye yüz tutan onlarca tekne, yürek burkan bir manzara oluşturuyor. Bu dramatik görüntü nedeniyle bölge sakinleri, teknelerin toplandığı bu alanı artık “Kayık Mezarlığı” olarak adlandırıyor. Eber Gölü’ndeki bu değişim, sadece bir doğa olayını değil, bir yaşam biçiminin yok oluşunu da simgeliyor.>>>İHA

  • Kuraklık, Gediz Deltası’nda kirliliğin etkisini artırıyor

    Kuraklık, Gediz Deltası’nda kirliliğin etkisini artırıyor

    Gediz Nehri’nin karasal kesimlerden taşıdığı alüvyonların birikmesiyle, İzmir Körfezi’nin doğusundan Ege Denizi’ne döküldüğü yerde oluşan Gediz Deltası, İzmir’in Çiğli, Menemen ve Foça ilçeleri sınırlarında bulunuyor. Yaklaşık 40 bin hektarlık yüzölçümüyle en büyük sulak alanlarından biri olan bölge, barındırdığı biyolojik çeşitlilik ve ekosistem zenginliğiyle ülkenin doğal mirasları arasında yer alıyor. Türkiye’de Ramsar Sözleşmesi ile korunan 14 uluslararası öneme sahip sulak alan arasındaki delta, doğal sit alanı statüsüne sahip. Bölge, bünyesindeki lagünler, tuzlalar, sazlıklar ve çamur düzlükleriyle canlı türleri için dinlenme, beslenme ve çoğalma noktası anlamında hayati önem taşıyor, başta flamingolar olmak üzere birçok kuş ve canlı türüne ev sahipliği yapıyor. Doğal hayata önemli bir hizmet sunan Gediz Deltası, hem Gediz Nehri’nin kirletilmesi hem de küresel iklim değişikliğine bağlı kuraklıktan olumsuz etkileniyor.

    “YAĞIŞLARIMIZ AZALIRKEN SICAKLIĞIN ARTMASI SU POTANSİYELİMİZİN AZALMASINA SEBEP OLUYOR”

    İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Orman Fakültesi Orman Mühendisliği Bölümü Havza Amenajmanı Anabilim Dalı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ufuk Özkan, AA muhabirine iklim değişikliği etkilerinin deltadaki biyoçeşitlilik ve canlı türünü olumsuz etkileyebileceğini söyledi. Ege Bölgesi’nde özellikle son 2 yıldır yağışların azaldığını, bununla birlikte sıcaklığın da ciddi oranlarda arttığını anlatan Özkan, “Bu şu anlama geliyor, su bütçesinde gittikçe daha fazla açık vermeye başlıyoruz. Yağışlarımız azalırken sıcaklığın artması, mevcut su potansiyelimizin özellikle tatlı su potansiyelimizin ciddi oranda azalmasına sebep oluyor. Bu da hem delta üzerinde hem de kent üzerindeki su stresini, kuraklık stresini artırıyor.” ifadelerini kullandı. Özkan, kentteki son yağışların deltaya ciddi miktarda tatlı su sağladığını ancak yağışın ardından sıcaklıkların yüksek seyretmesiyle buharlaşmanın arttığını, bu nedenle gelen suyun tutulamayarak atmosfere geri döndüğünü belirterek, şöyle konuştu: “Suyun azalması demek kirlilik kaynakları değişmese dahi kirlilik miktarının artacağını bize gösteriyor. Mevcut su kalitesi verileri de durumu ortaya koymakta. Bu kirlilik nereden geliyor? Kentleşmeden kaynaklanan bir kirlilik var. Tarım arazilerinden ve sanayiden gelen bir kirlilik var. Dolayısıyla su miktarı sürekli azaldıkça kirlilik konsantrasyonunun da arttığı karşımıza çıkıyor. Dolayısıyla bu kirlilik konsantrasyonunun artması sulak alanların üzerindeki kirlilik stresini de günden güne artırıyor. Sisteme yeni su katamadığımızda kirliliğin de kuraklıkla eş değer ve belki de çok daha etkili bir problem, bir risk faktörü olarak karşımıza çıktığını söyleyebiliriz.”

    “CANLI ÇEŞİTLİLİĞİ ETKİLENECEK”

    Yağışların azalması, sıcaklığın artması ve bölgedeki insan faaliyetleri nedeniyle bazı bitki türlerinin kaybolacağını ifade eden Özkan, yerine ise istilacı bitki türlerinin gelme riskinin bulunduğunu belirtti. Özkan, bitki çeşitliliğinin azalması ve başta kuşlar olmak üzere böcek ve arı gibi canlıların sevmediği istilacı bitki türlerinin alandaki hayvan çeşitliliğini de azaltacağını düşündüğünü dile getirdi. İklim değişikliğinin etkisiyle kuraklık riskinin yıldan yıla artacağını öngördüklerini söyleyen Özkan, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu koşullar dahilinde değerlendirdiğimizde deltadaki canlı çeşitliliği de bundan etkilenecektir. Önce bitkiler etkilenecek. Daha sonra bu bitkilerden yararlanan göçmen kuşlar etkilenecektir. Bunun sürecini kestirmek çok olası değil, çok değişken parametrelerle zamana yayılmış bir süreç olduğu için. Ancak bu riskin mevcudiyeti bir senaryo olarak karşımıza çıkmakta. Yapılacak belli başlı çalışmalar var. Bir tanesi havza genelindeki sulak alan miktarını artırmak, yapay sulak alanlarla desteklemek ve gelen yağışı olabildiğince arıtmak.” >>>AA