Kategori: Magazin

  • Güllü’nün ölümünde yeni detay: 4 gün sonra birikimini bozdurmuşlar!

    Güllü’nün ölümünde yeni detay: 4 gün sonra birikimini bozdurmuşlar!

    Yalova’daki evinin 6. katından düşerek hayatını kaybeden Gül Tut’un (Güllü) şüpheli ölümündeki sır perdesi yavaş yavaş aralanıyor. Annesi Güllü’yü camdan attığı şüphesiyle tutuklanan Tuğyan Ülkem Gülter’in ardından oğlu Tuğberk Yağız Gülter ifadeye çağrıldı. Güllü’nün kardeşleri kızı, oğlu  ve eski eşinin Güllü’yü miras için öldürdükleri iddiasıyla suç duyurusunda bulundu.

    MİRAS İÇİN ÖLDÜRÜLDÜ

    Güllü’nün kardeşleri Kader Tut ve Raşit Güyner, kardeşlerinin ölümünün kaza değil planlı bir cinayet olduğunu söyleyerek adliye yolunu tuttu. Avukatları aracılığıyla Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvuran kardeşler Güllü’nün oğlu Tuğberk Yağız Gülter, kızı Tuğyan Ülkem Gülter ve eski eşi Gürol Gülter’in “miras ve ticari hakları ele geçirmek amacıyla” cinayeti planladığını iddia etti.

    ÖLÜMÜNDEN 4 GÜN SONRA GELEN MİLYONLUK TAHSİLAT

    Soruşturmadaki en çarpıcı detay ise, Güllü’nün yıllardır biriktirdiği Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) parasıyla ilgili oldu. Savcılık, sanatçının 2009 yılından bu yana düzenli ödemelerle biriktirdiği ve milyonları bulan paranın, ölümünden sadece 4 gün sonra çocukları tarafından bankadan çekildiğini saptadı. Kardeşlerin iddiasına göre, sanatçının aylık 4 milyon lirayı bulan sahne geliri de bu sistemde biriktiriliyordu.

    ESKİ EŞİNİN ÜZERİNE DÖRT FARKLI HAYAT SİGORTASI 

    Çarpıcı bir diğer iddia ise ünlü sanatçının eski eşiyle ilgili… Güllü adına 2023 yılında, lehdarı eski eşi Gürol Gülter olacak şekilde 4 farklı hayat sigortası poliçesi düzenlendiği ortaya çıktı. Bu poliçelerden birinin ifşa olduktan sonra iptal edildiği, diğer üçünün tahsili için ise çocukların veraset ilamı belgelerini sigorta şirketine gönderdiği belirlendi.

    GÜLLÜ’NÜN ESKİ EŞİNİN AZMETTİRİCİ OLDUĞU 

    Kader Tut ve Raşit Günyer’in şikayet dilekçesinde, eski eş Gürol Gülter’in cinayeti planlayan ve çocukları bu olayın içine çeken “azmettirici” olduğu savunuldu. Cinayetin arkasındaki temel amacın sadece nakit para değil, Güllü’nün ticari marka haklarını da ele geçirmek olduğu ileri sürüldü. Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı, bu sarsıcı iddiaların ardından banka ve sigorta şirketleriyle yazışmaları başlatarak dosyaları cinayet soruşturmasıyla birleştirdi.

  • Kan donduran ifade: “Kızı bacaklarından sarılıp çekti”

    Kan donduran ifade: “Kızı bacaklarından sarılıp çekti”

    Ünlü şarkıcı Gül Tut’un (“Güllü”) Yalova’da 6 katlı binadaki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybetmesiyle ilgili soruşturmada kritik bir gelişme yaşandı. Tutuklu kızı Tuğyan Ülkem Gülter’in arkadaşı olan ve hakkında ev hapsi kararı verilen Sultan Nur Ulu’nun savcılık ifadesi ortaya çıktı. Ulu, düşme anını gördüğünü ileri sürerek, Tuğyan’ın annesini bacaklarından tutarak aşağı doğru çektiğini iddia etti. Ulu’nun, “Ben yanarsam ikimiz de yanarız” şeklindeki tehdit nedeniyle sustuğunu söylemesi dikkat çekti.

    O GECENİN PERDE ARKASI

    Olay, 26 Eylül’de Yalova’nın Çınarcık ilçesinde meydana gelmişti. Sultan Nur Ulu, savcılık ifadesinde olay gününü detaylandırdı. Eve geldiklerinde şarkıcı Güllü’nün de evde olduğunu, hep birlikte bir süre muhabbet edip film izlediklerini anlattı. Film sonrasında müzik açarak dans etmeye başladıklarını söyleyen Ulu, Tuğyan ile annesinin bu sırada oynamaya ve şakalaşmaya devam ettiğini öne sürdü.

    Ulu, dehşet anlarını anlatırken, yüzündeki yara izine bakmak için aynaya döndüğünü belirtti. Bu sırada Güllü’nün camın olduğu tarafa doğru ilerlediğini aktardı. Ulu, dikkatini tamamen onlara veremediği sırada, “Gül Anne’nin yüzünün camdan dışarıya doğru dönük, hafif cama bakar gibi eğilmiş bir şekilde olduğunu gördüm,” dedi.

    “BACAKLARINDAN SARILARAK KENDİSİNİ YUKARIYA ÇEKTİ”

    Savcılık ifadesinin en çarpıcı bölümü ise, düşüş anının görgü tanıklığı oldu. Sultan Nur Ulu, bu anı şu sözlerle iddia etti:

    “Tuğyan arkadan, annesinin kalçasının altından bacaklarına doğru sarılarak, kendisini hafif yukarıya doğru çektiğini gördüm. Tuğyan annesini o şekilde çektikten hemen sonra annesi düştü. Ben düşüş anını gördüm.”

    Ulu, düşme sırasında Güllü’den herhangi bir “Bay bay” ya da “Görüşürüz” sözü duymadığını da ekledi.

    “BEN YANARSAM İKİMİZ DE YANARIZ” 

    İlk başta yaşadıklarını kimseye anlatamamasının nedenini açıklayan Sultan Nur Ulu, “Onların güçlü bir aile olmasından dolayı, korktuğum için… Tuğyan’ın bu süreçte bana ne yapacağını bilmediğim için, üzerime suçlamayı atabileceğinden endişe ederek yanlarından ayrılmadım,” dedi.

    Ulu, Tuğyan Ülkem Gülter’in kendisine sarf ettiği iddia edilen tehdit sözünü de savcılığa aktardı: “Bu süreçte Tuğyan’la yalnız kaldığımız bir ara bana, ‘Ben yanarsam ikimiz de yanarız’ dedi.” Ulu, bu tehdidin sebebini ise annesini ittirdiğini görmesi olarak yorumladı. Ulu, annesinin öldürülme nedeninin ise Tuğyan’ın çocukluğundan bu yana yaşadığı kırgınlıklar olabileceği iddiasında bulundu.

    SES KAYDI VE KIZININ İFADESİ

    Öte yandan, tutuklanan Tuğyan Ülkem Gülter, daha önceki ifadesinde suçlamaları reddetmiş, annesinin film izlerken alkol aldığını ve yüksek bir “güm” sesi duyduktan sonra aşağı koştuğunu söylemişti. Gülter, annesini itmesinin veya kaldırmasının mümkün olmadığını savunmuştu.

    Ancak soruşturma kapsamında TÜBİTAK’a gönderilen ev içi güvenlik kamera ses kayıtlarında, Tuğyan Ülkem Gülter’e ait olduğu netleştirilen “Atacağım şimdi seni” sesi ile Güllü düştükten sonra söylenen “Hadi görüşürüz bay bay” ifadelerinin yer aldığı ortaya çıkmıştı.

    Savcılık, tüm bu deliller ışığında soruşturmayı derinleştirmeye devam ediyor.

  • Güllü soruşturmasında kan donduran ifade: “Kızı bacaklarından sarılıp çekti”

    Güllü soruşturmasında kan donduran ifade: “Kızı bacaklarından sarılıp çekti”

    Ünlü şarkıcı Gül Tut’un (“Güllü”) Yalova’da 6 katlı binadaki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybetmesiyle ilgili soruşturmada kritik bir gelişme yaşandı. Tutuklu kızı Tuğyan Ülkem Gülter’in arkadaşı olan ve hakkında ev hapsi kararı verilen Sultan Nur Ulu’nun savcılık ifadesi ortaya çıktı. Ulu, düşme anını gördüğünü ileri sürerek, Tuğyan’ın annesini bacaklarından tutarak aşağı doğru çektiğini iddia etti. Ulu’nun, “Ben yanarsam ikimiz de yanarız” şeklindeki tehdit nedeniyle sustuğunu söylemesi dikkat çekti.

    O GECENİN PERDE ARKASI

    Olay, 26 Eylül’de Yalova’nın Çınarcık ilçesinde meydana gelmişti. Sultan Nur Ulu, savcılık ifadesinde olay gününü detaylandırdı. Eve geldiklerinde şarkıcı Güllü’nün de evde olduğunu, hep birlikte bir süre muhabbet edip film izlediklerini anlattı. Film sonrasında müzik açarak dans etmeye başladıklarını söyleyen Ulu, Tuğyan ile annesinin bu sırada oynamaya ve şakalaşmaya devam ettiğini öne sürdü.

    Ulu, dehşet anlarını anlatırken, yüzündeki yara izine bakmak için aynaya döndüğünü belirtti. Bu sırada Güllü’nün camın olduğu tarafa doğru ilerlediğini aktardı. Ulu, dikkatini tamamen onlara veremediği sırada, “Gül Anne’nin yüzünün camdan dışarıya doğru dönük, hafif cama bakar gibi eğilmiş bir şekilde olduğunu gördüm,” dedi.

    “BACAKLARINDAN SARILARAK KENDİSİNİ YUKARIYA ÇEKTİ”

    Savcılık ifadesinin en çarpıcı bölümü ise, düşüş anının görgü tanıklığı oldu. Sultan Nur Ulu, bu anı şu sözlerle iddia etti:

    “Tuğyan arkadan, annesinin kalçasının altından bacaklarına doğru sarılarak, kendisini hafif yukarıya doğru çektiğini gördüm. Tuğyan annesini o şekilde çektikten hemen sonra annesi düştü. Ben düşüş anını gördüm.”

    Ulu, düşme sırasında Güllü’den herhangi bir “Bay bay” ya da “Görüşürüz” sözü duymadığını da ekledi.

    “BEN YANARSAM İKİMİZ DE YANARIZ” 

    İlk başta yaşadıklarını kimseye anlatamamasının nedenini açıklayan Sultan Nur Ulu, “Onların güçlü bir aile olmasından dolayı, korktuğum için… Tuğyan’ın bu süreçte bana ne yapacağını bilmediğim için, üzerime suçlamayı atabileceğinden endişe ederek yanlarından ayrılmadım,” dedi.

    Ulu, Tuğyan Ülkem Gülter’in kendisine sarf ettiği iddia edilen tehdit sözünü de savcılığa aktardı: “Bu süreçte Tuğyan’la yalnız kaldığımız bir ara bana, ‘Ben yanarsam ikimiz de yanarız’ dedi.” Ulu, bu tehdidin sebebini ise annesini ittirdiğini görmesi olarak yorumladı. Ulu, annesinin öldürülme nedeninin ise Tuğyan’ın çocukluğundan bu yana yaşadığı kırgınlıklar olabileceği iddiasında bulundu.

    SES KAYDI VE KIZININ İFADESİ

    Öte yandan, tutuklanan Tuğyan Ülkem Gülter, daha önceki ifadesinde suçlamaları reddetmiş, annesinin film izlerken alkol aldığını ve yüksek bir “güm” sesi duyduktan sonra aşağı koştuğunu söylemişti. Gülter, annesini itmesinin veya kaldırmasının mümkün olmadığını savunmuştu.

    Ancak soruşturma kapsamında TÜBİTAK’a gönderilen ev içi güvenlik kamera ses kayıtlarında, Tuğyan Ülkem Gülter’e ait olduğu netleştirilen “Atacağım şimdi seni” sesi ile Güllü düştükten sonra söylenen “Hadi görüşürüz bay bay” ifadelerinin yer aldığı ortaya çıkmıştı.

    Savcılık, tüm bu deliller ışığında soruşturmayı derinleştirmeye devam ediyor.

  • Sibel Can’a Kürtçe Şarkı Davası: Yarım Milyon Liralık Tazminat Talebi

    Sibel Can’a Kürtçe Şarkı Davası: Yarım Milyon Liralık Tazminat Talebi

    Besteci Ali Geçimli, sahibi olduğu “Helin” adlı Kürtçe şarkının Sibel Can tarafından izinsiz olarak seslendirildiğini öne sürdü. Geçimli, sadece Sibel Can’a değil, eserin çoğaltılmasından ve dağıtılmasından sorumlu olan yapım şirketine de dava açtı.

    Mahkemeden talep edilenler şunlardır:

    Şarkının tüm dijital platformlardan derhal kaldırılması ve izinsiz kullanımın durdurulması.

    Maddi zarar karşılığı 10 bin TL tazminat.

    Manevi zarar karşılığı 500 bin TL tazminat.

    Eserin Bütünlüğüne Müdahale İddiası

    Bestecinin avukatı Bişar Abdi Alınak tarafından mahkemeye sunulan 12 sayfalık dava dilekçesinde, eserin kullanım şekline dikkat çekildi:

    Geçimli’nin bestelediği “Helin” şarkısının, herhangi bir izin veya sözleşme olmaksızın Türkçe sözlerle yeniden yorumlandığı belirtildi.

    Avukat Alınak, Kürtçe bir eserin dilinin değiştirilmesinin, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na (FSEK) göre eserin “bütünlüğüne müdahale” teşkil ettiğini savundu.

    Besteci Geçimli, eserinin izinsiz kullanımını durdurmak amacıyla mahkemeden ihtiyati tedbir kararı da talep etti. Eğer bu talep kabul edilirse, “Helin”in Türkçe versiyonu dava sonuçlanana kadar dijital platformlarda yayımlanamayacak.

    Dava dilekçesinde ayrıca, Yargıtay’ın benzer dosyalarda rayiç bedelin üç katına kadar tazminata hükmettiği hatırlatılarak, davalıların (Sibel Can ve yapım şirketi) zarardan müteselsilen (zincirleme şekilde) sorumlu olduğu vurgulandı.

  • Nihat Doğan’dan Şok İddia: “Güllü’nün Kızı Beni Tehdit Ediyor”

    Nihat Doğan’dan Şok İddia: “Güllü’nün Kızı Beni Tehdit Ediyor”

    26 Eylül’de Yalova’daki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybeden Güllü’nün ölümü üzerindeki sis perdesi aralanmaya çalışılırken, soruşturmada gözler annesinin ölmesini istediğine dair mesajları ortaya çıkan kızı Tuğyan Ülkem Gülter’e çevrilmişti.

    Özlem Esra Ada’nın programına konuk olan Nihat Doğan, bu olayın düşme değil cinayet olduğunu iddia ettikleri için tehdit edildiklerini söyledi.

    Nihat Doğan’ın Açıklamaları:

    “Güllü davası kapatılacakken, bunun düşme değil cinayet olduğunu söyledik diye tehdit ediliyoruz. Tuğyan beni çocuğumla tehdit ediyor. Sosyal medyada canımla tehdit ediyorlar. Birilerinin işini bozduğumuz için bu şekilde davranıyorlar.”

    “Bu, Suçluluk Psikolojisinin Bir Yansıması”

    Nihat Doğan, Güllü’nün kızı Tuğyan Ülkem Gülter’in davranışlarının “suçluluk psikolojisi” olduğunu savundu.

    Doğan, Tuğyan’ın “Bize acımızı yaşatmadınız” demesine rağmen, sosyal medyada annesiyle bir fotoğrafı dahi yokken kendi fotoğrafını koyup kendisine mektup yazmasının bu psikolojinin yansıması olduğunu söyledi. Doğan, “Ben bu olayı yaptıklarına inanıyorum artık. Güllü düşmedi, atıldı,” diyerek iddiasını yineledi.

    Bağcılar Açıklaması Tehditlere Yanıt

    Şarkıcı, daha önce yaptığı “Bağcılar’da 500 yeğenim var” açıklamasına da açıklık getirdi. Doğan, Güllü davasıyla ilgili konuştuğu için Bağcılar’dan bazı kişiler tarafından tehdit edildiğini ve bu tehditler üzerine o sözleri söylediğini belirtti. Doğan, kendisinin icraat adamı olduğunu ve tehdit etmeyeceğini sözlerine ekledi.

  • Son Dakika! Murat Cemcir Yoğun Bakıma Alındı

    Son Dakika! Murat Cemcir Yoğun Bakıma Alındı

    Geçtiğimiz günlerde ani rahatsızlık geçiren Cemcir, apar topar ambulansla Maslak’taki özel bir hastaneye kaldırıldı. Yapılan kontrollerde iç kanama geçirdiği tespit edilen oyuncunun tedavisi yoğun bakımda sürüyor.

    Haberin Ayrıntıları

    Çalgı Çengi, Düğün Dernek, Ailecek Şaşkınız ve Kardeş Payı gibi yapımlarda boy gösteren 49 yaşındaki Murat Cemcir’in sağlık durumu ile ilgili yetkililer, tedavisinin titizlikle sürdüğünü belirtti. Sevenleri ve takipçileri, oyuncunun iyileşmesi için desteklerini iletiyor.

  • “Sonuçlarımız Tertemiz Çıktı, Davayı Kapatacağız”

    “Sonuçlarımız Tertemiz Çıktı, Davayı Kapatacağız”

    Ünlü şarkıcı İrem Derici, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ‘uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak’ suçuna ilişkin soruşturma kapsamında ifade vermek için İstanbul Adliyesi’ne geldi. Soruşturmada Derici’nin kanında tıbbi ilaç etken maddesi pozitif çıkmıştı.

    “Çok Güzelim Diye Dava Açmışlar”

    Adliye girişinde basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Derici, soruşturmaya ilişkin esprili bir dille konuşarak, “Çok güzelim diye dava açmışlar. Dosyayı kapatacağız, biliyorsunuz sonuçlarımız tertemiz çıktı” dedi.

    “Grip Olan Antibiyotik Kullanıyor, Benim de Kafam Hasta”

    Kanında ilaç etken maddesi bulunmasına yönelik soruya ise Derici, “Grip olana niye antibiyotik alıyorsun diye soruyor musunuz? Benim de kafam hasta. Güzel olduğum için dava açtılar” şeklinde yanıt verdi.

    Soruşturmanın sürdüğü öğrenildi.

  • Mahmut Tuncer’den Serenay Sarıkaya Kararı

    Mahmut Tuncer’den Serenay Sarıkaya Kararı

    Ünlü türkücü Mahmut Tuncer, katıldığı bir televizyon programında yaptığı açıklamalarla dikkat çekti. Hayatının bir gün sinema filmine uyarlanması durumunda kendisini kimin canlandırmasını istediği sorulan Tuncer, sürpriz bir isim verdi.

    Serenay Sarıkaya’yı Tercih Etti

    Mahmut Tuncer, filmin başrolünde ünlü oyuncu Serenay Sarıkaya’yı görmek istediğini belirtti. Türkücü, Sarıkaya’nın oyunculuk yeteneğine dikkat çekerek, “Onun oyunculuğu çok iyi, o beni oynayabilir,” dedi.

    Sosyal Medyada Tartışma Konusu Oldu

    Tuncer’in bu sıra dışı tercihi, sosyal medyada hızla yayıldı ve kullanıcılar arasında tartışma başlattı. Mahmut Tuncer’in açıklaması sonrası Serenay Sarıkaya’nın teklife nasıl bir yanıt vereceği merak konusu oldu.

  • Mehmet Ali Erbil Evinde Fenalaştı

    Mehmet Ali Erbil Evinde Fenalaştı

    Dün akşam ani rahatsızlık yaşayan Mehmet Ali Erbil’in evine doktor çağrıldı. Yapılan ilk müdahalenin ardından Erbil’in sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi.

    Kaçış Sendromu Nedir?

    Kaçış sendromu, damar içi sıvısının ani ve aşırı şekilde azalmasıyla ortaya çıkan nadir bir hastalıktır. İlk olarak 1960 yılında Clarkson ve arkadaşları tarafından tanımlandığı için “Clarkson Hastalığı” olarak da bilinir.

    Atak sırasında damar içi sıvı azalır, kanda albümin düşer ve kanın akışkanlığı bozulur. Vücudun boşlukları ve kaslarında sıvı birikimi oluşabilir, karaciğer, akciğer ve kalp zarar görebilir. Hastalar genellikle bulantı, karın ağrısı, kusma, halsizlik, kas ağrısı ve yorgunluk gibi belirtilerle başvurur. Ataklar arasında hasta normaldir.

    Tedavisi Destekleyici ve Kontrollüdür

    Kaçış sendromunun kesin bir tedavisi yoktur. Tedavi genellikle destek amaçlıdır; solunumun stabilize edilmesi, damar içi sıvılar ve kan ürünleri kullanımı, ödem söktürücü ilaçlar ve periyodik takipten oluşur.

  • Testi Pozitif Çıkmıştı, Deren Talu Yeni Test Yaptırdı

    Testi Pozitif Çıkmıştı, Deren Talu Yeni Test Yaptırdı

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ünlülere yönelik yürüttüğü narkotik soruşturması kapsamında, Deren Talu’nun Adli Tıp Kurumu’nda yaptırdığı test pozitif çıkmıştı. Soruşturma, şarkıcı, oyuncu ve fenomenlerin de aralarında bulunduğu 19 kişiyi kapsıyor.

    Ailesi Sonuçlara Tepki Göstermişti

    Testin ardından Deren Talu, antidepresan ilacı sertralin kullanımının sonucu olabileceğini belirterek, hayatında uyuşturucu denemediğini ifade etmişti. Annesi Defne Samyeli ise Adli Tıp Kurumu sonuçlarına güvenmediklerini açıklamıştı.

    Yeni Test Negatif Çıktı

    Deren Talu, sosyal medya hesabından yeni test sonucunu paylaşarak, “Test sonuçlarım geldi, her şey negatif. Hayatımda hiç uyuşturucu denemedim ve kullanmadım” dedi.

  • Sanatçı Güllü’nün Ölümüyle İlgili Soruşturmada Kritik Gelişme

    Sanatçı Güllü’nün Ölümüyle İlgili Soruşturmada Kritik Gelişme

    Sanatçı Güllü’nün 26 Eylül’de yaşamını yitirmesi sonrası başlatılan soruşturma, Bursa Adli Tıp Başkanlığı’nın ön değerlendirme bulgularının ardından genişletildi. Yalova Cumhuriyet Başsavcısı Duygu Bayar Öksüz’ün kararıyla, soruşturmayı yürüten Yalova Cumhuriyet Savcısı Sevgi Başkaya’nın yanına ikinci bir savcı atanarak dosya iki savcının ortak takibiyle ilerlemeye başladı.

    Bursa Adli Tıp Kurumu, olay gecesine ait kamera kayıtlarında yapılan ön incelemede beklenmedik ve kritik tespitlere ulaştı.

    Başsavcılık, soruşturmayı derinleştirme kararını bu bulgular üzerine aldı. Hazırlanacak ayrıntılı raporun, olayın “kaza mı, itildi mi?” sorusuna yön verebilecek önemli bilgiler içermesi bekleniyor.

  • Muazzez Abacı’nın Son Sözlerini Kızı İlk Kez Açıkladı

    Muazzez Abacı’nın Son Sözlerini Kızı İlk Kez Açıkladı

    Türk sanat müziğinin usta ismi Muazzez Abacı’nın ABD’de geçirdiği kalp krizi sonrası yaşadığı komplikasyonların ardından hayatını kaybettiği süreçle ilgili yeni detaylar ortaya çıktı. Kızı Aslı Saba Abacı, annesinin “Yok canım, benim öyle şeylere ihtiyacım olmaz” sözlerini ilk kez duyurdu. Bu sözlerin, doktorların müdahale seçeneklerini sorduğu sırada söylendiği belirtildi.

    Tedavi Sürecinde Komplikasyonlar Yaşandı

    Aslı Abacı, annesinin iki hafta önce kalp krizi geçirdiğini ve acilen anjiyoya alındığını, damar açıldıktan sonra birkaç gün iyi olduğunu aktardı. Ancak anjiyonun komplikasyonları nedeniyle böbrek ve kalp fonksiyonlarında bozulma yaşandığını, antibiyotik tedavisine de ters reaksiyon verildiğini belirtti.

    Yoğun bakımda bilincinin açık olduğunu söyleyen Abacı’nın kızı, son iki günde tablonun ağırlaşmasıyla ünlü sanatçının yaşamını kaybettiğini ifade etti.

    Hastanede İhmal İddiası Yok

    Hastaneye yönelik herhangi bir ihmal yaşanmadığını vurgulayan Aslı Abacı, doktorların ellerinden geleni yaptığını söyledi. Annesinin, “Eve gitmek istemiyorum, burada kalalım” dediğini ve ilk kez bu kadar zorlandığını dile getirdi.

    Cenaze Türkiye’ye Getiriliyor

    Muazzez Abacı’nın naaşı, ABD’deki Amerika Diyanet Merkezi’nde yapılan hazırlıkların ardından Türk Hava Yolları ile Türkiye’ye gönderilecek. Atatürk Kültür Merkezi’nde bir seremoni düzenlenecek, ardından 17 Kasım Pazartesi günü Ankara’da defnedilecek.

    Sevenleri Törene Hazırlanıyor

    Ailesi, menajeri ve yakınları süreç boyunca hazırlıkları yakından takip ederken, sanat camiasının düzenlenecek törene geniş katılım göstermesi bekleniyor.

    Vefat Sürecine İlişkin Bilinenler

    78 yaşındaki Muazzez Abacı’nın kalp krizi sonrası anjiyo olduğu, stent takıldığı ve bu süreçte kullanılan kontrast sıvının böbreklerini etkilediği açıklanmıştı. Böbrek fonksiyonlarının bozulmasıyla ciğerlerinde sıvı birikmesi meydana gelmiş, yoğun bakımda tedavi altına alınmıştı.

  • Muazzez Abacı’nın Ölümünde Doktor İhmali İddiası

    Muazzez Abacı’nın Ölümünde Doktor İhmali İddiası

    Türk sanat müziğinin efsane ismi Muazzez Abacı, 78 yaşında hayatını kaybetti. Abacı, Ekim ayında ABD’de geçirdiği kalp krizinin ardından anjiyo ve stent tedavisi görmüş, böbrek fonksiyonlarındaki bozulma nedeniyle yoğun bakıma alınmıştı. Durumunun ağırlaşması üzerine 78. doğum gününde yaşamını yitirdi.

    Menajerden Dikkat Çeken Açıklama

    Sanatçının menajeri Taner Budak, Abacı’nın tedavi sürecine ilişkin dikkat çeken bir iddiada bulundu. Anjiyo sırasında kullanılan kontrast maddenin böbrek yetmezliğine yol açtığını, ardından akciğerlerde sıvı birikmesine neden olduğunu ileri sürdü.

    Uzman Görüşü: Kontrast Maddenin Riskleri Var

    İddiaların ardından CNN TÜRK muhabiri İlayda Karaca, konuyu Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Birnur Yılmaz’a değerlendirdi. Yılmaz, kontrast maddelerin bazı yan etkileri olabileceğini belirterek şu bilgileri paylaştı:

    “Bu tür maddelerin bazı riskleri var. Özellikle böbrek yetmezliği olan hastalarda daha dikkatli davranıyoruz. Kullanılması gerektiğinde böbreklerin zarar görmemesi için koruyucu tedbirler alıyoruz. Hastaya yeterli sıvı verilmesi ve gerektiğinde koruyucu ilaçlar uygulanması önemli. Böbrek fonksiyonları bozuk hastalarda kontrast madde sınırları aşılmaz. Zorunlu durumlarda işlem sonrası diyaliz uygulanarak böbreklerin zarar görmesi engellenmeye çalışılır.”

    Soruşturma Talepleri Artıyor

    İddiaların ardından kamuoyunda “doktor hatası var mı?” sorusu yeniden gündeme gelirken, Abacı’nın tedavi sürecine ilişkin detayların netleşmesi için açıklamalar yakından takip ediliyor.

  • Fatih Ürek yoğun bakımda yaşam savaşı veriyor! Menajerinden “miras kavgası” iddialarına açıklama

    Fatih Ürek yoğun bakımda yaşam savaşı veriyor! Menajerinden “miras kavgası” iddialarına açıklama

    Ünlü şarkıcı Fatih Ürek, İstanbul’daki evinde 15 Ekim’de fenalaşarak yere yığıldı. Kalbinin yaklaşık 20 dakika durduğu öğrenilen Ürek, sağlık ekiplerinin hızlı müdahalesiyle yeniden hayata döndürüldü.
    Sanatçının yoğun bakımda tedavisinin sürdüğü ve durumunun stabil olduğu bildirildi.

    “Miras kavgası” iddiaları gündem oldu

    Ürek’in sağlık durumu ciddiyetini korurken, televizyon programlarında ailesi arasında “miras kavgası” yaşandığı öne sürüldü.
    Nihat Doğan, Söylemezsem Olmaz programında yaptığı açıklamada, “Fatih Ürek yoğun bakımda yaşam mücadelesi verirken bazı kişiler paranın peşine düşmüş” ifadelerini kullandı.

    Ayrıca Ürek’in yakın dostu Ayşe Kazancı’nın, sanatçının evine giderek değerli eşyaları güvence altına aldığı iddia edildi.

    Menajer Mert Siliv: “Asılsız haberlerle mücadele ediyoruz”

    Artan iddialar üzerine Fatih Ürek’in menajeri Mert Siliv, yazılı bir açıklama yaptı.
    Siliv, sanatçının sağlık durumuna ilişkin bilgilerin yalnızca kendisi ve hastane yetkililerince paylaşılacağını belirtti.

    “Yeni gelişme olmadıkça açıklama yapmamız mümkün değildir.
    Miras kavgası, borç iddiaları ve zayıflama ilacı kullanımı gibi haberler asılsızdır. Bu söylentiler sanatçımızın ailesini ve sevenlerini derinden üzüyor.”

    Menajer Siliv ayrıca, “30 gündür umut dolu bir bekleyiş içindeyiz. Dua eden herkese teşekkür ederiz. En büyük dileğimiz Fatih Ürek’i yeniden sahnelerde görmek.” ifadelerini kullandı.

    Doktorlardan henüz resmi açıklama yok

    Kalbin uzun süre durması nedeniyle beyin sapında hasar oluşmuş olabileceği yönünde iddialar ortaya atılsa da, Ürek’in doktorlarından resmî bir açıklama yapılmadı.
    Sanatçının sevenleri ise sosyal medyada “Geçmiş olsun Fatih Ürek” mesajları paylaşarak destek olmaya devam ediyor.

  • Ünlü Şarkıcı Güllü’nün Kızı Tuğyan Cezaevine Girmemek İçin Ölüm Orucuna Girdi

    Ünlü Şarkıcı Güllü’nün Kızı Tuğyan Cezaevine Girmemek İçin Ölüm Orucuna Girdi

    Ünlü sanatçı Güllü’nün vefatının ardından, kızı Tuğyan hakkında dikkat çeken iddialar gündeme geldi. Ferdi Aydın, bir televizyon programında Tuğyan’ın cezaevine girmemek amacıyla ölüm orucuna başladığını açıkladı.

    Açıklamaya göre, Tuğyan’ın kilosu şu anda 39’a düştü ve 30 kiloya inerek cezaevine girmemek için mücadele ediyor.

    Güllü’nün ölümü adli tıp raporlarında “yüksekten düşmeye bağlı ölüm” olarak kayıtlara geçse de, Tuğyan hakkındaki mesajlar ve kamera kayıtları soru işaretleri yaratmıştı. Ferdi Aydın, Tuğyan’ın annesini öldürmek istediğini öne süren şoke eden iddialarını da kamuoyuyla paylaşmıştı.

  • İbrahim Tatlıses’in Mal Varlığına Tedbir Kararı

    İbrahim Tatlıses’in Mal Varlığına Tedbir Kararı

    Ahmet Tatlıses’in avukatı tarafından yapılan açıklamada, “Vesayet davasının İbrahim Tatlıses lehine sonuçlandığına dair haberler gerçeği yansıtmamaktadır. Dava süreci devam etmektedir. Bu süreçte, İbrahim Tatlıses’in şahsına ve şirketlerine ait mal varlıklarına konulmuş tedbir kararları yürürlüktedir. Bir sonraki duruşma 30 Ocak 2026 tarihinde yapılacaktır.” ifadelerine yer verildi.

    Vesayet Talebinin Gerekçeleri

    Dava dosyasında, İbrahim Tatlıses’in akıl zayıflığı, savurganlık, mal varlığını kötü yönetme, alkol ve kumar bağımlılığı gibi nedenlerle vesayet altına alınması istendi. Ayrıca, sanatçının hem kendisini hem de ailesini maddi tehlikeye düşürdüğü öne sürüldü.

    Ahmet Tatlıses’in talebinde, mahkemenin maddi menfaat ilişkisi bulunmayan bir kişiyi vasi olarak ataması veya alternatif olarak yasal danışman görevlendirmesi istendi.

  • Sanatçı Güllü’nün ölümüyle ilgili soruşturmada yeni gelişme

    Sanatçı Güllü’nün ölümüyle ilgili soruşturmada yeni gelişme

    Sanatçı Güllü’nün yaşamını yitirdiği olaya dair yürütülen soruşturmada yeni gelişmeler yaşandı. Olay gecesine ait güvenlik kamerası kayıtları daha önce Adli Tıp ve Emniyet Kriminal Daire Başkanlığına gönderilmişti. Kurumlar, görüntüler üzerinde ses ve hareket analizi, zaman senkronizasyonu ile dış müdahale veya itilme ihtimali yönünden detaylı inceleme yapıyor. Elde edilen bulgular, fiziksel delillerle birlikte değerlendirilerek olayın netleşmesi bekleniyor.

    Ses Kayıtları TÜBİTAK’a Gönderildi

    Soruşturmanın ses kayıtlarıyla ilgili bölümünde yeni bir adım atıldı. Başsavcılık, elde edilen ses kayıtlarını TÜBİTAK Bilişim ve Bilgi Güvenliği İleri Teknolojiler Araştırma Merkezi’ne gönderdi.

    Üç Kritik Talimat

    Başsavcılık tarafından TÜBİTAK’a iletilen yazıda üç önemli talimat yer aldı. Kayıtların ses kalitesinin artırılması, seslerin karşılaştırılarak kimlik tespitinin yapılması ve konuşmaların detaylı şekilde analiz edilmesi istendi. Ayrıca, seslerin kime ait olduğunun belirlenmesi sonrası konuşmaların tam dökümünün “tape” formatında hazırlanarak rapor halinde Başsavcılığa sunulması talep edildi.

    Sanatçının ölümüyle ilgili soruşturma tüm yönleriyle devam ediyor.

  • Fatih Ürek’in sağlık durumu nasıl? Mehmet Ali Erbil’den yürek burkan açıklama: “Doktoru ilk beni aradı”

    Fatih Ürek’in sağlık durumu nasıl? Mehmet Ali Erbil’den yürek burkan açıklama: “Doktoru ilk beni aradı”

    Ünlü şarkıcı Fatih Ürek, 15 Ekim akşamı İstanbul’daki evinde aniden rahatsızlandı. Sağlık ekipleri tarafından müdahale edilen Ürek’in kalbi 20 dakika durdu ancak yapılan müdahale ile yeniden hayata döndü. Tedbir amaçlı yoğun bakımda entübe edilen sanatçının durumu yakından takip ediliyor.

    Mehmet Ali Erbil’den Açıklama

    Ürek’in yakın dostu Mehmet Ali Erbil, sanatçının sağlık durumu ile ilgili yaptığı açıklamada, “Fatih Ürek’in doktoru ilk beni aradı. O an inanamadım, hemen hastaneye gittim. Yoğun bakımdaydı, konuşamıyordu. 20 dakika boyunca oksijensiz kaldı. Şu anda bekleme sürecindeyiz. Böyle durumlarda bazen bir ay sonra normale dönenler olabiliyor” ifadelerini kullandı.

    Dostluk ve Destek Mesajları

    Erbil’in açıklamaları, ikilinin arasındaki güçlü dostluğu ortaya koyarken, Ürek’in sağlık durumu sosyal medyada da gündem oldu. Hayranları ve sanat camiasından pek çok kişi, “Geçmiş olsun Fatih Ürek” ve “Dualarımız seninle” mesajları paylaştı.

  • Seda Sayan’dan kadınlara bir ilginç tavsiye

    Seda Sayan’dan kadınlara bir ilginç tavsiye

    Bir dönem “Çorap bir kültürdür, ben çorap kadınıyım” sözleriyle konuşulan Sayan, bu kez kadınlara ilginç bir ev tavsiyesi verdi.

    Sayan, ev hanımlarına seslenerek, “Kocalarınızın eski atletlerini atmayın! Onlarla çok güzel cam siliniyor, hiç iz bırakmıyor” dedi. Bu öneri, sosyal medyada kısa sürede binlerce yorum ve paylaşım aldı. Kimi kullanıcılar tavsiyeye destek verirken, bazıları esprili yorumlarda bulundu.

  • Ferdi Tayfur’un Gerçek Mirası Ortaya Çıktı

    Ferdi Tayfur’un Gerçek Mirası Ortaya Çıktı

    Ocak ayında hayatını kaybeden arabesk müziğin unutulmaz ismi Ferdi Tayfur’un mirasıyla ilgili yeni detaylar ortaya çıktı. Uzun süre 3 milyar TL olduğu konuşulan servetin, aslında 6 milyar TL olduğu açıklandı.

    Yeniçağ yazarı Müge Dağıstanlı’nın haberine göre Tayfur’un avukatı Hakan Tamgüç, usta sanatçının mal varlığının sanılandan iki kat fazla olduğunu belirtti.

    Mirasın Ayrıntıları: Vakıflara ve Kurumlara Büyük Pay

    Ferdi Tayfur’un 87 daire, çok sayıda arsa ve Marmaris’te bir adaya sahip olduğu, ayrıca 1000’in üzerinde şarkısından yıllık yaklaşık 45 milyon TL telif geliri elde ettiği öğrenildi.

    Dağıstanlı’nın aktardığı bilgilere göre Tayfur, İstanbul-Fatih ve Marmaris’teki 2 gayrimenkulünü Darüşşafaka Cemiyeti’ne, Bolu’daki 4 taşınmazını Türk Silahlı Kuvvetleri’ne, Yalova’daki 8 villasını ise LÖSEV’e bağışladı.

    Aile İçinde Miras Krizi

    Sanatçının en büyük payı 3 çocuğu ve 7 yeğeni arasında paylaştırdığı, ancak kızı Tuğçe Tayfur ve oğlu Timur’u mirastan men ettiği açıklandı. 1974 yılında evlendiği Zeliha Turanbayburt’un da vasiyet kapsamında miras hakkı kazandığı belirtildi.

    Ferdi Tayfur’un vefatının ardından ailesi arasında çıkan miras tartışmaları uzun süre kamuoyunun gündeminde yer almıştı.

    Efsane Sanatçıdan Anlamlı Vasiyet

    Ferdi Tayfur’un vakıflara yaptığı bağışların, sanatçının “topluma faydalı olma” düşüncesinin bir yansıması olduğu ifade edildi. Tayfur’un mirasının kesin paylaşımı için yasal sürecin devam ettiği bildirildi.

  • İrem Derici ve nişanlısı saldırıya uğradı

    İrem Derici ve nişanlısı saldırıya uğradı

    Ünlü şarkıcı İrem Derici ve nişanlısı Melih Kunukçu, Galatasaray’ın Ajax ile oynadığı futbol maçını izlemek ve romantik bir tatil yapmak amacıyla Hollanda’nın başkenti Amsterdam’a gitti. Ancak planlanan tatil, maç dönüşü yaşanan bir saldırı olayıyla kabusa döndü.

    Galatasaray’ın 3-0 galibiyetle tamamladığı maçın ardından otele dönmeye çalışan çift, tanımadıkları ve “birkaç maganda grubu” olarak nitelendirdikleri kişilerin saldırısına uğradı.

    Polis Müdahalesi ve Zor Anlar

    Yaşanan saldırının ardından olay yerine polislerin de intikal etmesiyle gergin anlar yaşandı. İrem Derici, yaşadıklarını sosyal medya hesabından detaylı bir şekilde paylaştı:

    “Maça geldim ama stada giremedim. Odada ağladım. Birkaç maganda bize saldırmaya çalıştı, biz de kendimizi savunduk. Polisler peşimize takıldı, Melih’e daha da yaklaştılar. Ben ortamı sakinleştirmeye çalıştım ama çok gereksizdi. Melih daha sonra polislerle konuşup olayın aslını anlattı. Ne yazık ki bu süreçte tırnaklarım kırıldı ve ellerim çok acıyor.”

    Stada Girememenin Üzüntüsü

    Saldırı nedeniyle büyük bir duygusal yıkım yaşadığını belirten İrem Derici, biletinin olmasına rağmen maçı stadyumda izleyememenin üzüntüsünü de dile getirdi. Derici, takipçilerine, “Bugün sokakta verdiğimiz röportajda 3-1 dedim ama 3-0 kazandık. Biletim olmasına rağmen stada giremedim. Gerçekten bazen hayatın bazı şeyleri olmuyor” ifadeleriyle yaşadığı hayal kırıklığını aktardı.

    Sonraki paylaşımında yıllar önce çekilmiş ağlamaklı bir fotoğrafını kullanarak, “Buyumdur. Gelmiş geçmiş en beceriksiz ünlüyüm,” şeklindeki içsel sıkıntısını da hayranlarıyla paylaştı. İrem Derici’nin yaşadığı bu zor anlara hayranları büyük ilgi göstererek destek ve moral mesajları yağdırdı.

  • Fatih Ürek’in Menajeri Mert Siliv’den Sağlık Durumu Hakkında Yeni Açıklama

    Fatih Ürek’in Menajeri Mert Siliv’den Sağlık Durumu Hakkında Yeni Açıklama

    Ünlü şarkıcı Fatih Ürek, 15 Ekim’de geçirdiği kalp krizi sonrası hastanede yoğun bakıma alınmış ve tedavisi halen sürmektedir. Bu zorlu süreçte Ürek’in sağlık durumu hakkında sessizliğini koruyan menajeri Mert Siliv, sosyal medya üzerinden takipçilerine ve sevenlerine seslendi.

    Siliv, Instagram hesabından yaptığı içten paylaşımda, iş paylaşımlarına ara vererek tüm odağını “en yakın dostum ve abim” dediği Fatih Ürek’in sağlık sürecine verdiğini belirtti.

    “Her Sessizlik Bir Nefes Alma Çabasıdır”

    Zorlu döneme saygı göstermek adına bir süre sessiz kalmayı tercih ettiğini belirten Mert Siliv, duygusal mesajında şu ifadelere yer verdi:

    “Zorlu bir dönemden geçiyoruz ve bu sürecin anlamına saygı göstermek adına bir süre sessiz kalmayı tercih ettim. Ancak her sessizlik bir nefes alma, sabır gösterme ve yeniden hayata uyum sağlama çabasıdır. Şu an için en büyük önceliğimiz Fatih Ürek’in sağlığı, aynı zamanda yavaş yavaş işimize ve projelerimize devam etmek de bizim için önemli.”

    Destek Olanlara Teşekkür ve Dua Çağrısı

    Mert Siliv, bu hassas süreçte yanlarında olan herkese minnettarlığını dile getirdi. Özellikle meslek büyüklerine, dostlarına ve birlikte çalıştıkları sanatçı ile oyunculara teşekkür eden Siliv, onların sabır ve anlayışla kendilerine güç verdiğini ifade etti.

    Siliv, mesajının sonunda sevenlerinden dua etmelerini isteyerek, “İyi ki varsınız. Dualarınızı eksik etmeyin” çağrısında bulundu. Menajerin bu içten paylaşımı, sosyal medyada “Geçmiş olsun”, “Dualarımız sizinle” gibi yüzlerce destek mesajıyla karşılık buldu.

  • Şarkıcı Güllü’nün ölüm soruşturmasında kızı yeniden ifade verdi

    Şarkıcı Güllü’nün ölüm soruşturmasında kızı yeniden ifade verdi

    26 Eylül’de Yalova’nın Çınarcık ilçesi Harmanlar Mahallesi’nde bulunan bir apartmanın 5. katındaki kapalı terastan düşerek hayatını kaybeden şarkıcı Gül Tut’un (Güllü) ölümüyle ilgili Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma devam ediyor. Soruşturma kapsamında, olay sırasında annesiyle birlikte evde bulunan kızı Tuğyan Ülkem Gülter’in savcılıktaki detaylı ifadesi kamuoyuna yansıdı.

    “Annemle Aramızda Hiçbir Husumet Yoktu”

    Gülter, ifadesinde medyaya sızan ve annesiyle ilgili husumet iddialarına yol açan eski mesajlaşma içeriklerinin aslını açıkladı. Gülter, haziran ayında nişan konusu yüzünden annesiyle tartıştığını ve 21 gün boyunca annesinin evinden ayrı kaldığını belirtti. Bu dargınlık sürecinde aile dostları Bircan D. ile dertleşirken sinirle, “Yeter artık ben kendimi öldüreceğim, annemi öldüreceğim, bu çilem ne zaman bitecek benim” şeklinde mesajlar attığını kabul etti. Ancak kısa süre sonra kardeşi vasıtasıyla annesiyle barıştıklarını ve yeniden birlikte yaşamaya başladıklarını ifade ederek, “Annemle aramızda hiçbir husumet yoktu,” dedi.

    Mesajların Sızdırılmasına Tepki

    Tuğyan Ülkem Gülter, eski mesajların annesinin çıktığı mekanın işletmecisi Ferdi A. tarafından Bircan D.’den “ekran kaydı” alınarak televizyonlara verildiğini öne sürdü. Ferdi A.’nın bu mesajları yeni yazılmış gibi göstererek, annesinin “düşündüğü birisi tarafından öldürüldüğü” yönünde isnatlarda bulunduğunu iddia etti. Gülter, bu iddiaların ve televizyon programlarına çıkan annesinin arkadaşlarının “işkence” iddialarının da asılsız olduğunu söyledi.

    Olay Gecesi Detayları: “Güm Diye Bir Ses Duydum”

    Olay gecesi annesinin çok alkollü olduğunu belirten Gülter, kendisi ve arkadaşı Sultan’ın ayakta oynadığı sırada annesinin de odaya gelip onlarla oynadığını anlattı. Gülter, annesiyle gülüşüp eğlendiklerini belirterek, annesinin yanından geçip arkasına doğru geçtiğini fark ettiğini söyledi.

    Düşme anını anlatırken, “Sonra ne kadar süre geçtiğini bilmiyorum. Sanki güm diye bir ses duydum. Arkamı dönüp cama doğru dönüp baktığımda kaldım ama annem yoktu. Annemin düştüğünü anlayıp hemen telefonla yatağımın üzerinden alıp Sultan’a da koş diyerek kapıdan dışarıya çıktık. Olay böyle oldu” ifadelerini kullandı.

    Gülter, olay sırasında arkadaşı Sultan’ın ise geçirdiği kazadan dolayı dikişlerine baktığını, bu yüzden annesinin düşüş anını görmediğini iddia etti.

  • Muazzez Abacı’nın sağlık durumunda yeni gelişme

    Muazzez Abacı’nın sağlık durumunda yeni gelişme

    Türk sanat müziğinin usta ismi Muazzez Abacı, birkaç gün önce kızını görmek için gittiği ABD’de kalp krizi geçirdi. Hastaneye kaldırılan 77 yaşındaki sanatçıya stent takılmış ve tedavisi normal odaya alınarak sürdürülmüştü.

    Böbrek Sorunları Nedeniyle Durum Ciddileşti

    Abacı’nın menajeri Taner Budak, sanatçının anjiyo sırasında verilen kontrastlı sıvının böbreklerinde sorun yarattığını açıkladı. Budak, böbreklerin görevini tam olarak yerine getirememesi nedeniyle ciğerlerinde su toplandığını ve nefes alma güçlüğü yaşandığını belirtti. Bu nedenle Muazzez Abacı’nın tedavisine yoğun bakımda devam ediliyor.

    Tüm Dualar Muazzez Abacı İçin

    Taner Budak, sosyal medya paylaşımında, “Bu süreçte tüm dualarımız Muazzez Abacı için” ifadelerini kullandı. Hayranları ve sanat camiası, usta sanatçının sağlık durumu için destek mesajları paylaşmaya devam ediyor.