Kategori: Sağlık Bakanlığı

  • AFYON KAÇ KEZ HASTANEYE GİTMİŞ VE KAÇ REÇETE YAZDIRMIŞ OLABİLİR?

    AFYON KAÇ KEZ HASTANEYE GİTMİŞ VE KAÇ REÇETE YAZDIRMIŞ OLABİLİR?

    Yaklaşık bir süredir çok değişik veriler üzerinde bir araştırma yapıyordum. Verileri almış olduğum resmî kurum olan Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’nın resmî web sitesinde yer alan verilerde Türkiye geneli sonuçları ayrıntılı bir şekilde görebilirken, bu verilerin Afyonkarahisar ve diğer iller açılımına ulaşamıyordum. İstatistik bilimi alanında uzman, değerli bir akademisyen dostumdan Türkiye rakamlarının Afyonkarahisar nüfusuna orantılanması noktasında yardım istedim. Kendisiyle bir süredir istatistiksel orantı çalışmaları yürüttük ve gerçeğe yakın olabileceğini öngördüğümüz sonuçlara ulaştık.

    Az sonra sizlere ayrıntılı bir şekilde ileteceğim olası orantısal veriler nezdinde Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı dilerse doğru verileri bizlerle paylaşabilir ya da yazımızı, araştırmacı gazetecilik kapsamında orantısal noktada yapılmış bir analiz çalışması olarak değerlendirebilir. Kısaca bu çalışmanın Afyonkarahisar orantısal verileri bölümü, resmî verilerin yerine geçme iddiası taşımamakta olup; kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla hazırlanmış, herhangi bir kişi, kurum veya kuruluş hakkında kesin veri iddiası içermeyen istatistiksel bir analizdir.. Bu bilgiyi, ilgili kurumun İl Müdürlüğü ve Ankara Başkanlığı nezdinde paylaşmış olalım ve ayrıntılara geçelim.

    BUYURUN ÖNCELİKLE TEMELDEN BAŞLAYALIM

    Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı nezdinde 1, 2. ve 3. basamak sağlık kuruluşları adı altında bir sistem bulunuyor. 1.basamak içerisinde Aile Sağlığı Merkezleri (ASM), Toplum Sağlığı Merkezleri (TSM), Ana-Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Merkezleri, Verem Savaş Dispanserleri ve 112 Acil Sağlık Hizmetleri yer alıyor. 2.basamakta ise devlet hastaneleri, özel hastaneler ve belirli bir dalda uzmanlaşmış hastaneler bulunuyor.  Son grup olan 3. basamakta ise eğitim ve araştırma hastaneleri, üniversite hastaneleri ve şehir hastaneleri yer alıyor. Bu bilgiyi, bilinçli ve donanımlı bir vatandaş olarak bilmenizin önemli ve kıymetli olduğunun altını çizelim

    HAZIR MISINIZ ŞAŞIRMAYA VE “YOK ARTIK” DEMEYE?

    O zaman bilgi açısından belki de ilk kez karşılaşacağınız ve şaşkınlık içinde kalacağınızı düşündüğüm verilere giriş yapalım. Sizlere aktaracağım veriler; 2025 yılının Ocak–Ekim ayları dönemine ait 10 aylık Türkiye geneli resmî veriler ile bizim oluşturduğumuz 10 aylık verilerin orantısal tahminlerinden oluşmaktadır. Kısaca, bundan sonra okuyacağınız Türkiye verilerini resmî SGK verileri; Afyonkarahisar ile ilgili vereceğim bilgileri ise orantısal tahmini analiz verileri olarak algılamanızı ve ayırt etmenizi ÖNEMLE rica ediyorum.

    2025 YILININ İLK 10 AYINDA KAÇ REÇETE YAZILDI SİZCE?

    Türkiye genelinde SGK tarafından açıklanan resmî rakamlara göre, 2025 yılının ilk 10 ayında ülke genelinde toplam 419 Milyon 642 Bin adet reçete yazıldı. Tekrar ediyorum; 2025 yılının Kasım ve Aralık aylarına ait rakamlar bu sayıya dâhil değil ve açıklandığında eklenecek. Yani bireysel olarak 2025 yılının ilk 10 ayında kaç kez reçete aldıysanız, siz de bu sayıya dâhilsiniz. Aile hekimlerinden diğer hastanelere kadar geniş bir yelpazede düzenlenen resmi reçete sayıları bu şekilde karşımıza çıkıyor. Rakam korkunç değil mi? İsterseniz, dozajı biraz daha artırarak devam edelim.

    ÖNCE DERİN BİR NEFES ALIN VE 10 AYDA ÖDENEN İLAÇ PARASINA BAKIN

    Derin bir nefes aldığınızı varsayarak aktarmaya devam edeyim. Resmî SGK verilerine göre, 2025 yılının ilk 10 ayında Türkiye genelinde düzenlenen 419 Milyon 642 Bin adet ilaç reçetesi için eczanelere toplamda 335 milyar 342 milyon 964 bin TL ilaç fatura ödemesi yapıldı. İşte tam olarak hastalandığımızda söylediğimiz “Allah devlete zeval vermesin” cümlesinin rakamsal karşılığı budur. Zaman zaman ilaç katılım paylarına kızsak da, ödediğimiz o paralar bu ödemeye dâhil değil.

    SAĞLIK OCAKLARI HARİÇ HASTANE BAŞVURU SAYISI İÇİN HAZIR OLUN

    Şaşkınlığınızın bir kat daha artacağına biliyorum ama paylaşmak zorundayım. 2025 yılının ilk 10 ayında, altını çizerek belirtiyorum; aile hekimleri hariç olmak üzere devlet, üniversite, şehir ve özel hastanelere yapılan toplam başvuru sayısı 570 Milyon 222 Bin adet olarak gerçekleşti. Rekor başvuru sayısı 468 milyon 993 bin muayene ile devlet ve şehir hastanelerine ait. Üniversite hastanelerine 50 milyon 607 bin, özel hastanelere ise 50 milyon 622 bin muayene başvurusu yapıldı. Bu noktada sizleri daha fazla şaşırtmamak adına SGK tarafından hastanelere yapılan toplam ödeme rakamını vermiyorum. Ancak bu tutarın, eczane ilaç ödemelerinden oldukça daha yüksek olduğunu ifade etmem yeterli olacaktır diye düşünüyorum.

    BİR DERİN NEFES DAHA ALIN, ÇÜNKÜ AFYON ORANTILARINA GEÇİYORUZ

    Yazının başında da belirttiğim gibi, Türkiye verileri SGK tarafından açıklanan resmî verilerdi. Afyonkarahisar rakamları ise il nüfusu baz alınarak yapılan istatistiksel orantılanma sonucu öngördüğümüz tahmini rakamlardan oluşuyor. Hazırsanız buyurun Afyonkarahisar’a geçelim.

    İLİMİZDE TAHMİNEN 3 MİLYON 746 BİN REÇETE YAZILMIŞ” DİYEBİLİRİZ

    Evet, manşette gördüğünüz gibi; 2025 yılının ilk 10 ayında Türkiye geneli toplam reçete sayısı, Türkiye nüfusu üzerinden Afyonkarahisar nüfusuna simüle edildiğinde, ilimizde yaklaşık 3 Milyon 746 Bin adet reçetenin düzenlendiğini orantısal ve tahmini olarak ifade edebilirim.

    3 MİLYAR TL’YE YAKIN İLAÇ ÖDEMESİ GERÇEKLEŞMİŞ OLABİLİR

    Afyonkarahisar il genelinde toplam 272 adet eczane bulunduğunu özellikle belirtmek istiyorum. Bir önceki paragrafta belirttiğimiz orantısal reçete sayısını, Türkiye geneli ilaç ödeme tutarları üzerinden Afyonkarahisar nüfus oranına uyarladığımızda, yaklaşık 2 Milyar 990 Milyon TL seviyesinde bir ilaç ödemesinin gerçekleşmiş olabileceğini öngörebiliriz.

    5 MİLYON CİVARINDA HASTANE BAŞVURUSU ORTAYA ÇIKIYOR

    Yaptığımız analiz çalışmasına göre, yine aynı yöntemle 2025 yılının ilk 10 ayında ilimizde sağlık ocakları hariç yaklaşık 5 milyon civarında hastane başvurusu yapılmış olabileceğini rahatlıkla ifade edebiliriz. Bu analizde en yüksek başvuru sayısının devlet hastanelerine ait olduğu, üniversite ve özel hastanelerin ise birbirine oldukça yakın rakamlarla takip ettiğini öngörüyoruz. Öte yanda orantıların hem başvuru hem de hastane faturaları nezdindeki ayrıntılarına girmeyi gerekli görmüyorum. Çünkü bu çalışma bir analizdir ve cevap hakkı doğurabilecek bir durum oluşmasını kesinlikle istemiyorum.

    İLGİNÇ RAKAMLARLA YAZININ SONUNA GELELİM

    Afyonkarahisar, Türkiye nüfusunun yüzde 0,87’sini oluşturuyor. Orantısal olarak Türkiye sağlık harcamalarının yaklaşık yüzde 0,89’u İlimizde oluşuyor. Türkiye genelinde kişi başına yıllık sağlık sistemi başvuru sayısı 6,63 kişi olarak karşımıza çıkarken, Afyonkarahisar’da bu rakamın orantısal olarak bu değere yakın seyrettiğini söyleyebilirim. Ülke genelinde kişi başına düşen sağlık harcaması 5 bin 005 TL olarak hesaplanırken, yaptığımız orantısal analize göre bu tutarın ilimizde kişi başı çok az daha yüksek olduğunu belirtebilirim. Reçete edilen ilaçlarda ağırlığın; kronik hastalıklar, sürekli kullanılan ilaçlar ve yaşlı nüfusa bağlı artıştan kaynaklandığını net ifade edebilirim. Son olarak, 2025 yılının ilk 10 aylık reçete ödemelerine baktığımızda, ilimizdeki tüm eczanelere aylık ortalama yaklaşık 300 ile 350 milyon TL civarında bir ödeme yapılmış olabileceğini tahminen öngörebiliriz.

    10

  • Can kaybı 72 bin 27’ye yükseldi

    Can kaybı 72 bin 27’ye yükseldi

    İsrail, 10 Ekim’den bu yana yürürlükte olan ateşkes anlaşmasını ihlal etmeye devam ediyor. Görgü tanıkları, İsrail ordusunun Gazze kentinin doğu bölgeleri ile bölgenin kuzeyinde yer alan Cibaliya beldesinin doğusunu hedef aldığını belirtti. İsrail ordusunun Han Yunus kentinin doğusunda bina ve evleri patlayıcılarla havaya uçurduğu ve saldırılar sonucu meydana gelen şiddetli patlamanın Gazze Şeridi’nin birçok bölgesinden duyulduğu aktarıldı. İsrail donanmasına ait savaş gemilerinin Refah ve Han Yunus kentlerinin sahillerine doğru ateş açtığı, aynı zamanda Refah üzerinde İsrail’e ait bir helikopterden de ateş açıldığı paylaşıldı. Gazze’deki Sağlık Bakanlığı verilerine göre, ateşkes anlaşmasının yürürlüğe girmesinden bu yana İsrail ordusunun saldırılarında 574 Filistinli hayatını kaybetti, 1518 kişi yaralandı.

    İSRAİL’İN GAZZE ŞERİDİ’NE SALDIRILARINDA CAN KAYBI 72 BİN 27’YE YÜKSELDİ

    İsrail ordusu, ateşkese rağmen Gazze Şeridi’ne saldırılarını sürdürüyor. Gazze’deki Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail’in Ekim 2023’ten bu yana devam eden saldırılarında yaşanan can kayıplarına ilişkin son veriler paylaşıldı. Açıklamada, son 24 saatte 2 Filistinlinin cenazesi ile 25 yaralının Gazze’deki hastanelere getirildiği belirtildi. Gazze’de ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025’ten bu yana İsrail’in saldırılarında 576 kişinin öldürüldüğü, 1543 kişinin yaralandığı, enkaz altından 717 kişinin cesedinin çıkarıldığı kaydedildi. Açıklamada, İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlere dair toplam istatistiklere, 30 Ocak ile 6 Şubat tarihleri arasında bilgileri tamamlanıp ölümleri Adli Komite tarafından onaylanan 174 Filistinlinin de eklendiği ifade edildi.

    GAZZE’DE BİR FİLİSTİNLİ HAYATINI KAYBETTİ

    Sağlık kaynaklarından alınan bilgiye göre, Gazze kentinin doğusundaki Şucaiyye Mahallesi’nde 30 yaşındaki Filistinli Ferac İbrahim Salim, İsrail askerlerinin açtığı ateş sonucu hayatını kaybetti. Saldırı, İsrail’in ateşkes anlaşmasını günlük olarak ihlal ettiği saldırılar kapsamında gerçekleşti. İsrail ordusu, gece ve sabah saatlerinde Han Yunus kentinin doğusunda bina ve evleri patlayıcılarla havaya uçurmuş, saldırılar sonucu meydana gelen şiddetli patlamaların sesi Gazze Şeridi’nin birçok bölgesinden duyulmuştu. İsrail donanmasına ait savaş gemileri, Refah ve Han Yunus kentlerinin sahillerine doğru ateş açarken, aynı zamanda Refah üzerinde İsrail’e ait bir helikopterden de ateş açılmıştı. İsrail ordusunun, ateşkese rağmen Gazze Şeridi’nde sürdürdüğü saldırılarda bir Filistinli yaşamını yitirdi, 2 kişi yaralandı. Sağlık kaynakları ve görgü tanıklarının aktardığına göre, Gazze kentinin doğusundaki Şucaiyye Mahallesi’nde 30 yaşındaki Filistinli Ferac İbrahim Salim, İsrail askerlerinin açtığı ateş sonucu hayatını kaybetti. Ayrıca İsrail ordusunun Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Deyr Belah ile kuzeyindeki Beyt Lahiya kentlerinde açtığı ateş sonucu 2 Filistinli yaralandı.

    Saldırılar, İsrail’in ateşkes anlaşmasını günlük olarak ihlal ettiği saldırılar kapsamında gerçekleşti. İsrail ordusu, gece ve sabah saatlerinde Han Yunus kentinin doğusunda bina ve evleri patlayıcılarla havaya uçurmuş, saldırılar sonucu meydana gelen şiddetli patlamaların sesi Gazze Şeridi’nin birçok bölgesinden duyulmuştu. İsrail donanmasına ait savaş gemileri de Refah ve Han Yunus kentlerinin sahillerine doğru ateş açarken, aynı zamanda Refah üzerinde İsrail’e ait bir helikopterden de ateş açılmıştı. Gazze’deki Sağlık Bakanlığı verilerine göre, ateşkes anlaşmasının yürürlüğe girmesinden bu yana İsrail ordusunun saldırılarında 576 Filistinli hayatını kaybetti, 1543 kişi yaralandı.

    UNICEF: ATEŞKESE RAĞMEN YILBAŞINDAN BU YANA GAZZE’DE 37 ÇOCUK HAYATINI KAYBETTİ

    UNICEF tarafından yayımlanan raporda, Gazze’de yürürlükteki ateşkesin son derece kırılgan olduğu, İsrail’in saldırıları nedeniyle çocukların yaşamının hâlâ ciddi tehdit altında bulunduğu vurgulanarak, yılbaşından bu yana Gazze’de 37 çocuğun hayatını kaybettiği bilgisine yer verildi. Raporda, ateşkese rağmen İsrail ordusunun saldırılarını sürdürdüğü Gazze’de çocukların hava saldırılarıyla karşı karşıya kaldığı, sağlık, su ve eğitim sistemlerinin çökmesi nedeniyle insani koşulların ölümcül boyutlara ulaştığı ifade edildi. Mevcut durumun Gazze’deki çocuklar için “son derece kırılgan ve ölümcül” olmaya devam ettiğini belirtilen raporda, işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te de artan İsrail saldırılarının çocukların güvenliğini ciddi şekilde tehdit ettiğine dikkati çekilerek, burada da ocak ayında 2 çocuğun hayatını kaybettiği, 25 çocuğun ise yaralandığı aktarıldı.

    GAZZE SAĞLIK BAKANLIĞI: SAĞLIK SİSTEMİ ÇÖKME NOKTASINDA, HASTANELER HAYATİ HİZMETLERİ SÜRDÜREMİYOR

    Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, sağlık sisteminin çökme noktasına geldiği ve hastanelerin hayati hizmetleri sürdüremediği vurgulanarak, halen kısıtlı şekilde faaliyet gösterebilen hastanelerin yaşam kurtaran sağlık merkezleri olmaktan çıktığı, binlerce hasta ve yaralı için “zorunlu bekleme istasyonlarına” dönüştüğü ifade edildi. Sağlık sistemine yönelik, “sağlık soykırımı” olarak nitelendirilen, saldırıların yıkıcı etkilerinin, hizmetlerin sürdürülmesini günlük bir mucizeye dönüştürdüğü ve toparlanma çabalarının önünde büyük bir engel oluşturduğu kaydedildi. Bakanlık, ilaç ve tıbbi sarf malzemelerindeki sıfır stok seviyelerinin, en basit ağrı kesicilerin dahi erişilemez bir lüks haline gelmesine yol açtığını bildirdi. Açıklamaya göre, temel ilaç listesinin yüzde 46’sında, tıbbi sarf malzemelerinin yüzde 66’sında, laboratuvar malzemeleri ve kan bankası ihtiyaçlarının ise yüzde 84’ünde stoklar tamamen tükenmiş durumda. Açıklamada, kanser tedavileri, kan hastalıkları, cerrahi hizmetler, ameliyatlar, yoğun bakım, acil ve birinci basamak sağlık hizmetlerinin krizin en ağır şekilde etkilediği alanların başında geldiği ifade edildi. Gazze’ye ulaştırılabilen ilaçların ise son derece sınırlı miktarlarda olduğu ve mevcut ihtiyacı karşılamaktan uzak kaldığı belirtildi. Sağlık Bakanlığı, Gazze’deki hastanelerde sağlık sisteminin kurtarılmasının geçici ve acil çözümlerle mümkün olmadığını, bu tür yaklaşımların krizin tehlikeli sonuçlarını daha da derinleştirdiğini vurguladı. Açıklamanın sonunda, ilaç stoklarının acilen güçlendirilmesi için tüm ilgili taraflara derhal ve etkili şekilde müdahale çağrısı yinelendi.

    GAZZE’DE FELÇ OLAN SAĞLIK SİSTEMİ

    Gazze’de sağlık sistemi; yakıt, ilaç ve tıbbi malzeme yetersizliği ile insani yardım girişlerine getirilen kısıtlamalar nedeniyle neredeyse tamamen felç olmuş durumda. İsrail ordusu, Ekim 2023’te başlayan ve iki yıl süren saldırıları sırasında hastaneleri, sağlık tesislerini ve ilaç depolarını da hedef almış; sağlık çalışanlarını alıkoymuş ve tıbbi malzemelerin bölgeye girişini engellemişti. Gazze’de 10 Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkese rağmen İsrail’in yükümlülüklerini yerine getirmediği, tıbbi yardım kamyonlarının girişinin aylık ihtiyacın yüzde 30’unun altına düştüğü belirtiliyor.

    İSRAİLLİLER, 70 YILLIK OLAN ZEYTİN AĞAÇLARINI KESTİ

    Kasra Belediye Başkanı Hani Avde, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin beldenin doğusundaki Şa‘b el-Harab bölgesinde bazıları 70 yıllık olan zeytin ağaçlarını kestiğini söyledi. Avde, gaspçı İsraillilere ait buldozerlerin çok sayıda zeytin ağacını kökünden söktüğünü ve Filistinlilere ait arazileri tahrip ettiğini belirterek, bölgede amacı henüz bilinmeyen kırmızı işaretler bırakıldığını aktardı. Aynı beldede, gaspçı İsraillilerin, Ras el-Ayn bölgesinde bir Filistinlinin evinin çevresine koyunlarını salarak otlattığını kaydeden Avde, bu durumun ev sakinleri arasında korku ve paniğe yol açtığını ifade etti. Avde ayrıca, İsrail ordusunun daha sonra aynı bölgeye baskın düzenleyerek arama faaliyetleri yürüttüğünü vurgulayarak, Ras el-Ayn bölgesinde kurulan yerleşim çadırının ise Filistinlilere yönelik saldırıların merkezi haline geldiğini dile getirdi. Filistin Kurtuluş Örgütüne (FKÖ) bağlı Ayrım Duvarı ve Yahudi Yerleşim Birimleriyle Mücadele Konseyi’nin raporuna göre, ocak ayında İsrail ordusu ve Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler tarafından Batı Şeria genelinde toplam 1872 saldırı gerçekleştirildi. Bu saldırıların 1404’ü İsrail ordusu, 468’i ise gaspçı İsrailliler tarafından yapıldı.

    İSRAİL, İŞGAL ALTINDAKİ DOĞU KUDÜS’TE FİLİSTİNLİ BİR VATANDAŞA, KENDİ EVİNİ YIKTIRDI

    Filistin resmi ajansı WAFA, İsrail makamlarının, Kudüslü Macid es-Selayime’yi, El-Eşkariyye Mahallesi’nde 8 yıl önce inşa edilen ve 4 kişinin yaşadığı evini, ruhsatsız inşa edildiği bahanesiyle yıkmaya zorladığını ve ayrıca 100 bin şekeli (yaklaşık 32 bin doları) aşan para cezası ödemeye mahkum ettiğini aktardı. İsrail’e ait belediyeden gelen yazının ardından Filistinli, uzun yıllardır yaşadıkları yuvalarını yıkmak zorunda kaldı. İsrail yönetimi, özellikle Kudüs şehrinde, Filistinlileri ruhsatsız olduğu bahanesiyle kendi evlerini yıkmaya zorluyor. Buna karşı çıkanların evleri ise İsrail’e ait buldozerlerle yıkılıyor ve binlerce dolar tutan yıkım masrafları da mülk sahiplerine ödetiliyor. Kudüs’teki İsrail belediyesi, Filistinlilere yapı ruhsatı vermeyi reddederek; evlerini yıkıyor ya da Filistinlileri evlerini kendi imkânlarıyla yıkmaya zorluyor. İsrail bunu, barınma hakkını güvence altına alan uluslararası hukuk ve insani normlara aykırı olup, Kudüs kentinden Filistinlilerin zorla yerinden edilmesini hedefleyen sistematik işgal politikalarının bir parçası olarak yapıyor. Söz konusu politikalar, kent içinde ve çevresinde Yahudi yerleşim yerlerinin genişletilmesiyle eş zamanlı olarak yürütülüyor.

    İSRAİL, BATI ŞERİA’DA GECE DÜZENLEDİĞİ BASKINLARDA 3 FİLİSTİNLİYİ GÖZALTINA ALDI

    Yerel kaynaklara göre, İsrail ordusu Batı Şeria’nın kuzeyindeki Kalkilya’nın doğusunda bulunan Azzun köyünde birçok eve baskın düzenleyerek aralarında 10 yaşında bir çocuğun da bulunduğu 21 Filistinliyi sahada sorguladıktan sonra ise serbest bıraktı. İsrail güçleri, Nablus’un merkezindeki kuzey dağlık bölgesinde bulunan bir binaya düzenledikleri baskın sırasında da bir genci gözaltına aldı. İsrail ordusu, Batı Şeria’nın güneyinde, El Halil’in kuzeyinde bulunan Beyt Emr kasabasında da bir eve baskın düzenleyerek bir genci gözaltına aldı. Filistin resmi ajansı WAFA’nın haberinde de İsrail güçlerinin Kalkilya’nın doğusundaki Kefr Kaddum köyüne düzenledikleri baskın sırasında Ayrım Duvarı ve Yahudi Yerleşim Birimleriyle Mücadele Konseyi Müdürü İştivi’nin evinde arama yaptıktan sonra İştivi’yi gözaltına aldığı belirtildi. Filistinli Esirler Cemiyeti’nin 5 Şubat’ta yaptığı açıklamaya göre, Şubat ayı başı itibarıyla İsrail hapishanelerindeki Filistinli tutukluların sayısı 9 bin 300’ü aşmış olup, bunların arasında 56 kadın ve 350 çocuk bulunuyor.

    İSRAİL, BATI ŞERİA’DA BİR HAFTADA 526 HAYVANI ÇALDI, 824 AĞACI SÖKTÜ

    Filistin Tarım Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail’in 29 Ocak-5 Şubat tarihlerinde tarım ve hayvancılık sektöründe gerçekleştirdiği ihlallere ilişkin rapora yer verildi. Bunlar arasında zeytin başta olmak ağaçlarının sökülmesi, kesilmesi ve zarar verilmesi, tarım arazilerindeki tesislerin ve su kaynaklarının tahrip edilmesi, çiftçilerin topraklarına ve meralarına erişiminin engellenmesi, hayvanlarının çalınması ve Filistinlilere saldırılması gibi ihlallerin yer aldığı kaydedildi. Açıklamada, “Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler ile İsrail ordusunun saldırıları sonucu söz konusu dönemde 824 ağaç söküldü, 526 baş hayvan çalındı. Bu saldırılar, yaklaşık 706 bin dolar tutarında zarara yol açtı.” ifadesi kullanıldı. Batı Şeria genelindeki en fazla zararın El Halil’de kaydedildiği, özellikle kentin güneyindeki Mesafir Yatta bölgesinde oluşan tahmini zararın yaklaşık 618 bin 142 dolar olduğu aktarıldı. Bakanlık, uluslararası toplum, insan hakları ve insani yardım kuruluşlarına “Filistinli çiftçilere acil koruma sağlanması, bu ihlallerin cezasız bırakılmasına son verilmesi ve İsrail makamlarından hesap verilmesi” çağrısında bulundu. Filistin resmi kurumlarının verilerine göre, işgal altındaki Batı Şeria’da 2025 yılı boyunca Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, Filistinlilere ve mülklerine yönelik 4 bin 723 saldırı gerçekleştirdi. Bu saldırılarda 14 Filistinli hayatını kaybetti. İsrail’in Gazze Şeridi’ne saldırı başlattığı Ekim 2023’ten bu yana işgal altındaki Batı Şeria ile Doğu Kudüs’te Filistinlilere yönelik gözaltı, baskın ve saldırılarda da artış yaşanıyor. Filistinliler, bu saldırıların İsrail’in Batı Şeria’yı resmen ilhak etmesinin önünü açtığı ve bunun da Birleşmiş Milletler kararlarında yer alan iki devletli çözüm ihtimalini tamamen ortadan kaldıracağı uyarısında bulunuyor.

    İSRAİL ORDUSU, BATI ŞERİA’DA BİR ASKERİ ÜSTE ESİR ALDIĞI FİLİSTİNLİYİ VURDU

    İsrail ordusundan yapılan açıklamada, olayın Ürdün Vadisi’ndeki bir askeri üste meydana geldiği bildirildi. Açıklamada, askeri üste bir Filistinli esirin kelepçelerinden kurtularak bir İsrail askerine saldırdığı ve yaraladığı öne sürüldü. Olay yerinde bulunan bir başka askerin ateş açarak Filistinli esiri vurduğu belirtilen açıklamada, yaralanan İsrail askerinin hastaneye kaldırıldığı aktarılırken Filistinli esirin durumu hakkında bilgi paylaşılmadı. İsrail’in Kanal 12 televizyonu, dün Kral Hüseyin Köprüsü (Allenby) Sınır Kapısı’nda gerekçe gösterilmeksizin İsrail ordusu tarafından gözaltına alınan 50’li yaşlardaki Filistinli esirin dizlerinden vurulduğunu ve orta derecede yaralandığını kaydetti. >>>AA