Kategori: sağlıkbakanlığı

  • “Sakarya övünüyor, Afyon bekliyor”

    “Sakarya övünüyor, Afyon bekliyor”

    Demirkırkan, “AKP Sakarya Milletvekilleri Lütfi Bayraktar ve Çiğdem Erdoğan, Sağlık Bakanlığı’nın 2025 yılı verilerine göre Sakarya’nın sağlık hizmetlerinde Türkiye birincisi olduğunu duyurdular. Sağlık Bakanlığı’nın sağlık hizmetlerinin kalitesini ölçmek amacıyla uyguladığı GÖREN (Görev-Eylem-Netice) sistemi sonuçlarına göre 38 farklı parametrede yapılan değerlendirmede 81 il arasında Sakarya birinci sırada yer alırken, Samsun ikinci, Denizli üçüncü sırada yer aldı. Sağlık Bakanlığı verilerine göre; hasta memnuniyeti, randevu süreleri, hizmet verimliliği ve sağlık hizmetlerine erişim başlıklarında Afyonkarahisar Türkiye genelinde 53. sırada yer alabildi. Komşularımızdan Denizli 3, Eskişehir 7, Kütahya 15, Isparta 25, Burdur 32, Uşak’ın 39 sırada yer aldığı listede Afyonkarahisar 53’üncü sırada. Tüm istatistiklerde olduğu gibi komşularımızın gerisinde yer alıyoruz. İktidar partisi yetkilileri hala ‘Ege’nin Yıldızı’ yalanına sarılmaya devam ediyorlar” dedi.

    “SAĞLIKTA VİTRİN SAKARYA, ARKA RAF AFYON”

    “Bu tabloya bakınca insan ister istemez merak ediyor” diyen Demirkırkan, “Aynı iktidar, aynı bakanlık, aynı sistem altında Sakarya birinci olurken, Afyonumuzun bu tabloya mahkum edilmesi düşündürücüdür. Sakarya AKP milletvekilleri illerinin başarısıyla övünürken, Afyonkarahisar AKP milletvekillerinin bu sıralamaya dair tek bir cümle kurmaması dikkat çekicidir. Bu sessizlik başarısızlığın kabulüdür. Anlaşılan onlara göre Afyon’da sorun yok. Sadece vatandaş aylarca randevu bekliyor; sağlık hizmetlerine erişimde zorlanıyor; memnuniyetsizlik yaşıyor. Biz sormaya devam edeceğiz: Afyonkarahisar, iktidarın vitrini değil de arka rafı mıdır? Afyonlu yurttaş, sağlık hizmetinde neden Türkiye ortalamasının gerisinde bırakılmıştır? Bu sessizlik, başarısızlığın kabulüdür. Afyonkarahisar kaderine terk edilecek bir şehir değildir. Sağlıkta da, diğer tüm alanlarda da bu tabloyu değiştirmek mümkündür. Yeter ki siyasi irade Afyon’dan yana olsun” ifadelerine yer verdi. >>>Haber Merkezi

  • BU KONUDA EN DÜŞÜK SAYIYA SAHİP BİR ŞEHİRİZ. VALİ KÜBRA GÜRAN YİĞİTBAŞI BU ŞEHİR İÇİN GÜZEL BİR PROJE BAŞLATTI

    BU KONUDA EN DÜŞÜK SAYIYA SAHİP BİR ŞEHİRİZ. VALİ KÜBRA GÜRAN YİĞİTBAŞI BU ŞEHİR İÇİN GÜZEL BİR PROJE BAŞLATTI

    AFYONKARAHİSAR VALİLİĞİ HİMAYESİNDE GERÇEKLEŞECEK

    Geçtiğimiz hafta Afyonkarahisar’da Organ ve Doku Bağışı Haftası vesilesiyle, toplumda organ bağışı bilincinin artırılmasını hedefleyen önemli bir adım atıldı. Afyonkarahisar Diyaliz Hastaları, Organ ve Doku Nakilleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği tarafından hazırlanan “Umutla Yaşanan Hayatlar: Organ Bağışı Farkındalık ve Teşvik Projesi” İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından desteklenmeye hak kazanarak kabul edildi. 500.000 TL bütçe ile yürütülecek proje, Afyonkarahisar Valiliği himayesinde hayata geçirilecek. Protokol imza töreni, Afyonkarahisar Valisi Doç. Dr. Kübra Güran Yiğitbaşı’nın katılımıyla gerçekleştirildi. Törende İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürü Abdurrahman Özdilekler, Dernek Başkanı Ahmet Akdağ ve dernek yönetim kurulu üyeleri de hazır bulundu.

    BU YIL AFYONKARAHİSAR’DA BİLİNÇ ARTIRILACAK

    Her yıl 3-9 Kasım tarihleri arasında kutlanan Organ ve Doku Bağışı Haftası ile eş zamanlı olarak duyurulan proje, organ bağışının insana “ikinci bir hayat” kazandırdığına dikkat çekerken, kamu kurumları, sağlık kuruluşları ve sivil toplum kuruluşlarının desteğiyle toplumsal aklı güçlendirecek çalışmalar yürütecek. Projenin, kent genelinde eğitim faaliyetleri, bilgilendirici organizasyonlar ve farkındalık etkinlikleri ile geniş çaplı kitlesel etki oluşturması hedefleniyor.

    ORGAN BAĞIŞI KONUSUNDA PEKİ NEDEN GERİYİZ

    Bu sorunun kesinlikle cevabı dini inanış yönünde bir türlü oturtulamayan inanışa bağlanıyor. Diyanet İşleri Başkanlığının defalarca Organ Bağışı İslam Dini tarafından yanlış değildir, yapılabilir fetvasına rağmen büyük bir halk kesiminin bilinçaltında bu açık bir türlü kapatılamıyor. Doğal olarak bu nokta da Ülkemiz de beyin ölümü gerçekleşmiş bir vefatın organlarının alınması ve ihtiyaç sahibine aktarılması noktasında Avrupa Ülkeleri gibi yüksek bir sayıya ulaşılamıyor. Zaten beyin ölümü yaşandıktan sonra artık zamanla yarış başlıyor. Organların alımı için vefattan bir süre sonra diye bir durum yok. Adeta vakitle inanılmaz derecede bir yarış başlıyor.

    BİR DİĞER KONU VÜCUTSAL BÜTÜNLÜK

    Vefat eden bir insanın organlarının bağışlanması noktasında evrensel hukuk, Dünya Sağlık Örgütü kıstasları ve Dini vecibeler noktasında her detay en ince noktasına kadar uygulanıyor. Mesela birçok kişi yakını cenazesinden organ alımından sonra bedensel bütünlüğünü korunmayacağı inanışını taşıyor. Bu nokta tümüyle yanlış biliniyor. Bu süreç aynı bir ameliyat gibi uzman bir doktor kadrosu tarafından yapılıyor ve canlı bir ameliyat sonrası gibi vücutsal bütünlük korunuyor.

    AFYON’DA FOTOĞRAF NEDİR DERSENİZ?

    Kesinlikle bilinç açısından hiç açıcı bir sayısal tablomuz olmadığını net ifade edeyim. Telefonda oldukça uzun sohbet ederek görüştüğüm Afyonkarahisar Diyaliz Hastaları, Organ ve Doku Nakilleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Ahmet Akdağ anlattıkça ben çok üzüldüm. Mesela İlimizde 600 Diyaliz Hastası Böbrek nakli bekliyor. Bu sayı resmi sisteme yansıyan rakam. Öte yanda, nerden bulunacak diyerek umudunu kesenlerle birlikte sayının daha fazla olduğu tahmin ediliyor. Bir başka önemli İlimizle ilgili sayı ise son 5 yılda 26 beyin ölümlü vakadan sadece 3 tanesinin ailelerinin organlarını bağışlaması. Geri kalan 23 beyin ölümü gerçekleşen hastanın aileleri ne yazık ki vefatlarının organlarının bağışlanmasına izin vermemiş. Eğer verselerdi tam tamına 184 organ bekleyen insanın hayatına tekrardan bir tutunma imkânı verilecekti ama ne yazık ki bu İlimiz de olmamış.

    NE YAPMAMIZ GEREKİYOR PEKİ?

    Organ Bağışı konusunda dine dayalı bakış açımızı olumlu yönde değiştirmemiz gerekiyor. Kan bağışını hayattayken yaptığınız gibi, hayata gözlerimizi yumduktan sonra organlarımız ihtiyaç duyan başka bir insanda yaşayacak şeklinde bir motivasyonla organ bağışına sıcak bakmamız ve olağan bir gereklilik olarak kabul etmemiz gerekiyor. Unutmayalım bağışladığımız bir organ, hastalığından dolayı bir organ bağışı bekleyen başka bir insanın hayata tekrar tutunmasına sebep olacak. Bunun kadar vefatımızdan sonra bile büyük bir sevap işleme vazifesi olabilir mi?

    ASLINDA BU BİLE BİR NASİP MESELESİ

    İşin gerçek tarafı bu bile nasip meselesi. Mesela hayattayken organlarınızı bağışladınız ve Allah geçinden versin vefat ettiniz diyelim. Bu sonuçta bile organlarınızın alınması bile bilimsel bir gerçeğe dayanıyor. Organ bağışı sürecine göre vefatınız gerçekleşmezse eğer zaten organlarınızı bağışlasanız da alınmıyor. Kısaca, organ bağışlamak ve organlarınızın başkalarına vesile olması bile bir nasip.

    HAYDİ AFYON VE TÜRKİYE ARTIRALIM BU SAYIYI

    Bu nokta da Afyonkarahisar Valiliği himayelerinde bir yıl boyunca yapılacak organ bağışı etkinlikleri ve tanıtımlarını takip ederek birçok konu hakkında bilgi sahibi olmaya çalışalım ve içimizdeki o büyük tabuyu hep birlikte yıkalım. Unutmayalım; organ bağışı tanımadığın birini sana bir bağla bağlar. Hayat yalnızca yaşatmak değil; birinin yeniden hayata tutunmasını sağlamaktır. Organ bağışı noktasında ne kadar aslında geri olduğumuzu ve bilinçaltı toplumsal farkındalık oluşturmamız gereken Sağlık Bakanlığı verilerini sizlerle paylaşıyorum. Zaten sayıların ne kadar artması gerektiğini sizlerde göreceksiniz. Ciddi anlamda farkındalığımızın artması gerekiyor Afyonkarahisar olarak.

    VALİ KÜBRA GÜRAN YİĞİTBAŞI’NA ÖZEL TEŞEKKÜR

    Son olarak Afyonkarahisar Valisi Kübra Güran Yiğitbaşı’na böylesine önemli ve özel bir toplumsal farkındalık projesini hayata geçirdiği için EKONOMİA Sayfamız okuyucuları adına sonsuz teşekkürler. Göreve ilk geldiği günden bu yana organ bağışı noktasında hassas olduğunu, bu noktada organ bekleyen aileler ve organ nakli yapılan ve İlimizde yaşayan aileler ile yakın temasta olduğunu bilen bir gazeteciyim. İnşallah gönüllü bağışçı sayıları, İlimizde ve Ülkemiz de daha fazla artış sağlar.

    ORGAN BAĞIŞI NOKTASINDA TÜRKİYE VERİLERİ: