Kategori: sosyal medya

  • Gördüğüne güvenme!

    Gördüğüne güvenme!

    Hiç sosyal medyada izlediğiniz bir videoya ilk anda “Bu nasıl olabilir?” diye şaşırdığınız oldu mu? Sonra biraz daha dikkatli bakınca, adamın üç kolu olduğunu, elindeki ağaç testeresiyle demiri kestiğini ya da bir insanın binanın içinden yürüyerek geçtiğini fark ettiniz mi? Birkaç yıl önce bunları görsek “Montajdır.” der geçerdik. Bugün ise ilk akla gelen cevap çok farklı: “Herhâlde yapay zekâ yapmıştır.”

    İşte tam da burada durup düşünmemiz gerekiyor.

    Yapay zekâ artık yalnızca metin yazan veya resim çizen bir teknoloji değil. Gerçekten ayırt edilmesi güç videolar üretebiliyor. Üstelik bu videoların önemli bir bölümü YouTube, Instagram, TikTok ve benzeri platformlarda hiçbir doğrulama sürecinden geçmeden milyonlarca kişiye ulaşıyor. Kimi eğlence amacıyla hazırlanıyor, kimi daha fazla izlenme almak için paylaşılıyor. Fakat sonuç değişmiyor: Gerçek ile kurgu arasındaki çizgi her geçen gün biraz daha silikleşiyor.

    Belki “Ne var bunda, sonuçta eğlence.” diyenler olacaktır. Ancak mesele sadece birkaç dakikalık bir video değil. Asıl mesele, beynimizin gördüğü görüntülere duyduğu güvenin yavaş yavaş aşınmasıdır.

    İnsan zihni gördüğüne inanacak şekilde çalışır. Yıllardır “Gözümle gördüm.” sözü en güçlü kanıtlardan biri kabul edilmiştir. Şimdi ise gözümüzle gördüğümüz şeylerin bile gerçek olup olmadığını sorgulamak zorunda kalıyoruz. Bir süre sonra yalnızca yapay zekâ videolarına değil, gerçek görüntülere de kuşkuyla yaklaşmaya başlayabiliriz. Bunun adı yalnızca teknoloji değil; güven duygusunun sessizce aşınmasıdır.

    Gördüğüne güvenme!

    Daha düşündürücü olan ise şu: Bu videoları izleyen milyonlarca insanın önemli bir bölümü hataları fark ettiği hâlde hiçbir tepki vermiyor. Üç kollu insanı görüyor, fizik kurallarını hiçe sayan görüntüleri izliyor ama sadece gülüp geçiyor. Oysa yapay zekâ sistemlerinin gelişiminde insan geri bildirimi önemli bir yer tutuyor. Hataların bildirilmesi, modellerin daha güvenilir hâle gelmesine katkı sağlayabiliyor. Elbette tek bir kullanıcının sessiz kalması bir yapay zekânın “yanlış öğrendiği” anlamına gelmez; ancak milyonlarca yanlışın düzeltilmeden dolaşımda kalması, hem içerik kalitesini hem de kullanıcıların beklentilerini olumsuz etkileyebilir.

    Bir başka tehlike de çocuklar ve gençler açısından karşımıza çıkıyor. Dijital dünyanın içine doğan yeni kuşak, gerçeği ve yapay olarak üretilmiş görüntüyü ayırt etmekte giderek daha fazla zorlanabilir. Eğer bu konuda bilinç oluşturamazsak, gelecekte insanlar gördükleri her şeye ya körü körüne inanacak ya da hiçbir şeye güvenmeyecek. Her iki durum da sağlıklı bir toplum için ciddi bir sorundur.

    Burada sorumluluk yalnızca yapay zekâyı geliştiren şirketlere ait değil. Sosyal medya platformlarının da daha dikkatli davranması gerekiyor. Yapay zekâ ile üretilen içeriklerin açıkça etiketlenmesi, doğrulama sistemlerinin güçlendirilmesi ve yanıltıcı paylaşımların sınırlandırılması artık bir tercih değil, toplumsal bir gereklilik hâline geliyor.

    Ama en büyük sorumluluk yine bizde. Çünkü yapay zekâ, ona ne öğretirsek onu üretmeye devam edecek bir araçtır. Bilinçli kullanıcılar olmazsa en gelişmiş teknoloji bile yanlış bilgilerin taşıyıcısına dönüşebilir.

    Belki de artık çocuklarımıza yalnızca kitap okumayı değil, izledikleri videoları sorgulamayı da öğretmeliyiz. Çünkü önümüzdeki yıllarda bilgiye ulaşmaktan daha önemli olan şey, doğru bilgiyi ayırt edebilmek olacak.

    Unutmayalım; teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, gerçeği koruyacak olan hâlâ insanın aklı, dikkati ve sorgulama yeteneğidir. Yapay zekâ çağında en değerli beceri, gördüğümüz her şeye hemen inanmamak olacaktır.

    Gördüğüne güvenme!

  • İnsanlık sadece sosyal medyada mı kaldı!

    İnsanlık sadece sosyal medyada mı kaldı!

    Orta Doğu son zamanlarda adeta bir kan ve gözyaşı gölüne döndü. İsrail’in saldırılarında bugüne kadar yüz binden fazla insan; çocuk, kadın, yaşlı demeden hayatını kaybetti. Dünya bu vahşete sadece seyirci kalırken, insanlık tarihi en büyük sınavlarından birinden geçiyor. Yaklaşık 2 milyar Müslüman’ın yaşadığı dünyada, Müslümanlar toplam nüfusun yüzde 25’ini oluşturuyor. Ancak acı olan şu ki, birçok İslam ülkesi bu zulme karşı sessizliğini korurken, Türkiye her fırsatta bu vahşeti en yüksek tondan dünyaya haykırmaya devam ediyor.

    SOSYAL MEDYA VİCDAN RAHATLATMA ARACI MI?

    İnsanlığın artık gerçek dünyadan kopup dijital bir evrene hapsolduğunu üzülerek görüyoruz. Bugün 12 yaşındaki çocuktan en yaşlımıza kadar herkesin elinde bir akıllı telefon var. İnsanlar hayatlarını bu ekranlarda yaşıyor, geçimlerini buradan sağlıyor, beğeniler ve paylaşımlarla dünyayı takip ediyor. Ancak Orta Doğu’da insanlar katledilirken, sosyal medya artık sadece vicdanları rahatlatmak için kullanılan yapay bir araç haline gelmiş durumda.
    Kullanıcılar “Kahrolsun İsrail” yazılı bir görseli beğenince veya kendi sayfalarında paylaşınca, insani görevlerini yerine getirdiklerini sanıyorlar. Bir tıklama ile o derinlerdeki sızıyı dindirip “ben üzerime düşeni yaptım” diyerek hayatlarına devam ediyorlar. Oysa dijital dünya, gerçeklerden her geçen gün biraz daha uzaklaşan koca bir hayal dünyasından ibaret.

    DİJİTAL VİCDAN NEDİR?

    Peki, son zamanlarda sıkça duyduğumuz bu dijital vicdan tam olarak nedir? Dijital vicdan; bireylerin, teknoloji devlerinin ve devletlerin dijital dünyada ahlaki ve insani sorumlulukla hareket etmesidir. Yapay zekadan algoritmalara, kişisel verilerin korunmasından sosyal medya kullanımına kadar her alanda “doğru ile yanlışın dijital versiyonu”dur. Teknoloji geliştikçe insan haklarına zarar vermemek, mahremiyeti korumak ve şeffaf olmak bir lüks değil, zorunluluk haline geldi.

    SANAL ZORBALIKTAN DİJİTAL ADALETE

    Sosyal medya platformları maalesef dijital vicdanın en çok yaralandığı yerler. Linç kültürü, nefret söylemleri, dezenformasyon ve dijital zorbalık bugün birer salgın gibi yayılıyor. Kullanıcı verilerinin ticari amaçlarla istismar edilmesi ise işin başka bir boyutu. Dijital vicdanın olmadığı bir gelecekte bizi neyin beklediğini tahmin etmek zor değil: Kişisel özgürlüklerin azaldığı, dijital diktatörlüklerin güçlendiği ve teknolojinin sadece sistemlerin çıkarına hizmet ettiği bir dünya.

    TEKNOLOJİ VİCDANLI OLDUĞU SÜRECE DEĞERLİDİR

    Gelecekte dijital vicdan kavramı yapay zekâ yasalarının ve eğitim sistemlerinin merkezinde yer alacak. Ancak bu bilinci küçük yaşlardan itibaren çocuklara aşılamalıyız. Medya okuryazarlığı ve dijital empati, en az matematik kadar önemli bir ders haline gelmelidir. Sonuç olarak dijital çağda vicdan, artık sadece bireysel bir mesele değildir. İnsanlığın geleceği, teknolojinin ne kadar akıllı olduğundan çok, onu kullanan ve yönetenlerin ne kadar vicdanlı olduğuna bağlı olacaktır. Unutmayalım ki, ekran başında gösterdiğimiz tepkiler bizi sadece “dijital bir vatandaş” yapar; asıl mesele o vicdanı hayatın her alanına taşıyabilmektir.
    Özellikle Filistin’de yaşanan soykırım ve insanlık dışı zulüm karşısında, küresel kamuoyunun büyük bir kısmının sadece “dijital vicdan” ile yetindiğini görmek en büyük yaramızdır. Sosyal medyada bir görsel paylaşarak görevini tamamladığını düşünen dünya, Gazze’deki gerçek çığlıkları dijital gürültünün arasında kaybediyor. İnsanlık, bu büyük acıya karşı sadece birer tıklama ile tepki vererek en ağır sınavında sınıfta kalmaya devam ediyor.

  • Küçük başkanın daveti karşılık buldu: Vali Yiğitbaşı öğrencilerin seçim heyecanına ortak oldu

    Küçük başkanın daveti karşılık buldu: Vali Yiğitbaşı öğrencilerin seçim heyecanına ortak oldu

    Okulda seçim heyecanı yaşandı

    Vali Yiğitbaşı’nın ziyaretiyle okulda büyük bir mutluluk ve heyecan yaşandı. Geleceğin liderleri olarak gördüğü çocuklarla bir araya gelen Yiğitbaşı, Muhammed Buğra ve arkadaşlarının seçim sürecindeki masum heyecanlarına ortak oldu. Sınıfları gezen ve öğrencilerle yakından ilgilenen Vali, çocukların projelerini dinleyerek onlara moral verdi.

    Gönül köprüleri güçleniyor

    Ziyaret sonrası duygularını paylaşan Vali Yiğitbaşı, gelecek nesillerle kurulan gönül köprülerinin önemine değindi. Muhammed Buğra’yı cesareti ve azminden dolayı tebrik eden Yiğitbaşı, “Yolunuz ve bahtınız açık olsun güzel çocuklarımız” diyerek minik başkana ve arkadaşlarına başarı dileklerinde bulundu.

  • Belediye’de sevgi testi: “İBAN at” diyen de oldu “Başına taş mı düştü” diyen de

    Belediye’de sevgi testi: “İBAN at” diyen de oldu “Başına taş mı düştü” diyen de

    Romantik sözlere esprili tepkiler

    Hiç beklemedikleri bir anda gelen aşk itirafı karşısında şaşkınlıklarını gizleyemeyen eşlerin tepkileri sosyal medyada gündem oldu. Telefonun ucundaki eşlerden bazıları bu duruma inanmakta güçlük çekerken, bazıları ise işin içinde bir bit yeniği aradı. “Başına taş mı düştü?”, “Köyden kötü bir haber mi var?” diyenlerin yanı sıra, durumu fırsata çevirip “İBAN at” diyenler de oldu.

    “Bir şey yaptın galiba” şüphesi

    KIRIKKALE BELEDİYE PERSONELİ ADALET BAŞAK (İHA/KIRIKKALE-İHA)
    Kırıkkale’de Sevgililer Günü dolayısıyla belediye personelinin eşlerini arayıp “Seni seviyorum” demesi, gülümseten diyaloglara sahne oldu. Beklenmedik sözler karşısında bazı eşlerin “Başına taş mı düştü?”, “İBAN at” ve “Bir şey yaptın galiba” şeklindeki esprili tepkileri dikkat çekti.

    Gülümseten diyalogların yaşandığı telefon görüşmelerinde en çok dikkat çeken ise eşlerin şüpheci yaklaşımlarıydı. Eşinden gelen sevgililer günü sürprizi karşısında “Ne oldu hayırdır?”, “Bir şey mi yaptın?” ve “Bu işin içinde başka bir şey var” gibi sorular soran eşler, ortaya unutulmaz sahnelerin çıkmasını sağladı.

    Belediyeden unutulmaz Sevgililer Günü hatırası

    Eşlerin hem endişelendiği hem de tebessüm ettiği bu anlar, Kırıkkale Belediyesi tarafından kaydedilerek bir video klip haline getirildi. Mesai stresine kısa bir mola veren çalışanlar, eşlerinden gelen doğal ve samimi tepkilerle renkli bir gün yaşadı. Hazırlanan video, kısa sürede vatandaşlar tarafından beğeni yağmuruna tutuldu.>>>İHA

    KIRIKKALE BELEDİYESİ İTFAİYE MÜDÜRLÜĞÜ PERSONELİ ARAP TAPLAKTEPE (İHA/KIRIKKALE-İHA)
    Kırıkkale’de Sevgililer Günü dolayısıyla belediye personelinin eşlerini arayıp “Seni seviyorum” demesi, gülümseten diyaloglara sahne oldu. Beklenmedik sözler karşısında bazı eşlerin “Başına taş mı düştü?”, “İBAN at” ve “Bir şey yaptın galiba” şeklindeki esprili tepkileri dikkat çekti.
    KIRIKKALE BELEDİYESİ PARK VE BAHÇELER MÜDÜRLÜĞÜ PERSONELİ MUHTEBER BAL (İHA/KIRIKKALE-İHA)
    Kırıkkale’de Sevgililer Günü dolayısıyla belediye personelinin eşlerini arayıp “Seni seviyorum” demesi, gülümseten diyaloglara sahne oldu. Beklenmedik sözler karşısında bazı eşlerin “Başına taş mı düştü?”, “İBAN at” ve “Bir şey yaptın galiba” şeklindeki esprili tepkileri dikkat çekti.
  • Afyonkarahisar Valiliği şehre olan bağlılığı vurgulayan duygusal bir paylaşım yaptı

    Afyonkarahisar Valiliği şehre olan bağlılığı vurgulayan duygusal bir paylaşım yaptı

    Huzurun ve bereketin adresi

    Valilik tarafından paylaşılan metinde tescilli Afyon ekmeğinin fırından çıkan kokusundan tarihi camilerin manevi atmosferine kadar pek çok detaya yer verildi. Özellikle Ulu Cami’nin ahşap direkleri arasındaki sessizlik ve Mevlevi Camii’nin huzur veren yapısı, şehrin manevi köklerini hatırlatan unsurlar olarak belirtildi. Şehrin her köşesinde farklı bir mutluluk kaynağı olduğu ifade edilerek, aidiyet duygusunun önemi vurgulandı.

    Karahisar Kalesi’nden panoramik bir bakış

    Şehrin en görkemli simgesi olan Karahisar Kalesi’ne de değinilen açıklamada, kaleye çıkmanın verdiği yorgunluğun yerini mağrur bir huzura bıraktığı dile getirildi. Mutluluğun uzaklarda değil, insanın nefes aldığı ve köklerinin olduğu topraklarda olduğu belirtilerek “#kal(p)buşehirde” etiketiyle anlamlı bir mesaj verildi.>>>Haber MERKEZİ 

  • Uyuşturucu ve fuhuş operasyonu: 6 kişi hakkında yeni gelişme!

    Uyuşturucu ve fuhuş operasyonu: 6 kişi hakkında yeni gelişme!

    Tanınmış isimler adliyede

    Gözaltına alınanlar arasında sosyal medya platformlarında yüksek takipçi kitlelerine sahip olan Simge Barankoğlu ve Taha Özer gibi isimlerin bulunması kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Şüphelilerin uyuşturucu kullanımına özendirme ve fuhuşa aracılık etme gibi ağır suçlamalarla hakim karşısına çıkarılması bekleniyor.

    Soruşturmanın detayları derinleşiyor

    Adliyeye sevk edilen isim listesinde Eda Alboya, Ebru Arman, Arif Iskilip ve Heves Güzel Burak Doğan da yer alıyor. Emniyet birimlerinin uzun süredir teknik ve fiziki takip yürüttüğü soruşturma kapsamında, dijital materyallerin incelenmesine devam ediliyor. Savcılık sorgusu süren fenomenlerin tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edilip edilmeyeceği merakla bekleniyor.>>>Haber Merkezi 

  • Bakan Mahinur Özdemir Göktaş’tan Memleketi Emirdağ’a Ziyaret

    Bakan Mahinur Özdemir Göktaş’tan Memleketi Emirdağ’a Ziyaret

    Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla hemşehrilerine olan sevgisini dile getiren Bakan Göktaş, ilçedeki samimi atmosferi takipçileriyle paylaştı.

    “Memleketim Emirdağ yine her zamanki gibi”

    Ziyareti sırasında esnafları tek tek gezerek sohbet eden Bakan Göktaş, paylaşımında “Memleketim Emirdağ yine her zamanki gibi :))” ifadesini kullanarak duyduğu memnuniyeti belirtti. Girdiği her dükkanda güler yüz ve tatlı dille karşılandığını vurgulayan Göktaş, Emirdağ halkının misafirperverliğine dikkat çekti.

    Esnafa bereketli kazanç dileği

    Alın teriyle çalışan esnafın gönül kapılarını kendilerine açtığını belirten Bakan Mahinur Özdemir Göktaş, tüm esnafa hayırlı işler ve bol kazançlar temennisinde bulundu. Ziyaret boyunca vatandaşların taleplerini de dinleyen Bakan Göktaş, yerel esnafın ekonomik hayattaki önemine vurgu yaptı.

  • Asker ocağında hüzünlü veda: YIKILDI!

    Asker ocağında hüzünlü veda: YIKILDI!

    “Artık seni sevmiyorum” diyerek bitirdi

    Paylaşılan ekran görüntülerine göre, genç ile sevgilisi arasında geçen diyalog oldukça sarsıcı bir seyir izledi. Gencin “İstemiyor musun beni?” sorusu üzerine sevgilisi, “İstemiyorum, bitti” diyerek kesin bir tavır sergiledi. Ayrılık gerekçesi olarak ise “Artık seni sevmiyorum, bana sıkıcı geliyorsun” ifadelerini kullanan genç kızın bu tutumu, sosyal medyada geniş yankı uyandırırken askerdeki gence destek mesajları yağdı.

    Cem Adrian sözleriyle son veda

    Aldığı cevap karşısında büyük bir üzüntü yaşayan asker, tartışmaya girmek yerine hüzünlü ve asil bir veda yolunu seçti. Ünlü sanatçı Cem Adrian’ın sevilen şarkı sözlerinden olan “Seni kendimden sakınıp başka bir kalbe emanet ettim” dizelerini paylaşan genç, “Hoşça kal sevdiğim” diyerek iletişimi sonlandırdı. Bu naif ve acı dolu veda, binlerce kişi tarafından paylaşılarak günün en çok konuşulan konuları arasına girdi.

  • ‘Doğal’ maskeli tehlike: Sosyal medyadan satılan zayıflama ürünlerine uzman uyarısı

    ‘Doğal’ maskeli tehlike: Sosyal medyadan satılan zayıflama ürünlerine uzman uyarısı

    Kocaeli Eczacı Odası Başkanı Mustafa Ezer, bu ürünlerin pazarlanma yöntemindeki tehlikeye dikkat çekti. Birçok ürünün Sağlık Bakanlığı yerine Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan “takviye edici gıda” onayı alarak sıkı ilaç denetimlerinden kaçtığını belirten Ezer, vatandaşların aslında birer “kimyasal kokteyl” tükettiğini ifade etti. Ezer, ürünlerin analiz edilmeden, hekim ve eczacı kontrolü dışında kullanılmasının bedelinin çok ağır olabileceğini vurguladı.

    İçinden yasaklı ilaç etken maddeleri çıkıyor

    Zayıflama ürünlerinde sıkça rastlanan tağşiş (hileli karışım) olaylarına değinen Ezer, yapılan laboratuvar analizlerinde çarpıcı sonuçlarla karşılaştıklarını söyledi. Doğal zannedilen ürünlerin içinde;

    • Sibutramin ve sildenafil gibi kullanımı yasaklanmış veya kısıtlanmış ilaç etken maddelerinin bulunduğu,

    • Bu maddelerin başlangıçta hızlı kilo verdiriyor gibi görünse de vücutta kalıcı hasarlar bıraktığı tespit edildi.

    GÜNÜMÜZDE FİT BİR GÖRÜNÜME KAVUŞMAK İSTEYEN PEK ÇOK KİŞİ, ÇAREYİ İNTERNETTE VE SOSYAL MEDYA PLATFORMLARINDA ‘DOĞAL İÇERİK’ İDDİASIYLA SATILAN ÜRÜNLERDE ARIYOR. (RECEP BARIŞ AKSU/KOCAELİ-İHA)
    Günümüzde fit bir görünüme kavuşmak isteyen pek çok kişi, çareyi internette ve sosyal medya platformlarında ‘doğal içerik’ iddiasıyla satılan ürünlerde arıyor. Kolay ulaşılabilir olmasıyla dikkat çeken bu ürünlerin sayısı her geçen gün artarken, uzmanlar ise bilinçsiz kullanımın şifadan çok geri dönüşü olmayan sağlık sorunlarına yol açabileceği uyarısında bulunuyor.

    “Hayati riskler kapıda bekliyor”

    Bilinçsiz kullanımın yol açtığı klinik tabloların korkutucu boyutta olduğunu belirten Mustafa Ezer, bu ürünleri kullananlarda görülen şikayetleri şöyle sıraladı:

    • Şiddetli çarpıntı ve ani tansiyon yükselmesi,

    • Böbrek hasarı ve karaciğer yetmezliği,

    • İlerleyen süreçte hayati risk oluşturan çoklu organ yetmezlikleri.

    Fenomen reklamlarına dikkat: “Eczane güvendir”

    Sosyal medya fenomenlerinin eline tutuşturulan metinlerle yapılan reklamların yanıltıcı olduğunu söyleyen Ezer, “İlacın gerçekten kullanılıp kullanılmadığı bile belli değil. Kilo verme süreci kişiye özeldir; dozaj, kullanım süresi ve kişinin mevcut hastalıkları mutlaka uzmanlarca değerlendirilmelidir. Vatandaşlarımız bu tür ürünleri internetten değil, uzman yönlendirmesiyle eczanelerden temin etmelidir,” dedi.

  • Erol Evgin’den duygulandıran paylaşım: “Tertemiz bir kalbi vardı”

    Erol Evgin’den duygulandıran paylaşım: “Tertemiz bir kalbi vardı”

    Erol Evgin, bir televizyon programı çekimi sırasında yaşanan aksaklıkları ve Fatih Ürek’in o andaki tutumunu şu sözlerle aktardı: “Çekimler uzayınca bazı arkadaşlar, ‘Çok uzadı, gidelim’ diye söylenmeye başladılar. Ben bu konuşmaları kulis odamdan duyuyordum. O sırada Fatih; ‘Arkadaşlar, biz buraya Erol Abi için geldik, sonuna kadar bekleyeceğiz’ diyerek herkesi sakinleştirdi.”

    Meslektaşından son veda

    Fatih Ürek’in sahne dünyasındaki renkli kimliğinin ötesinde, insan ilişkilerindeki samimiyetine dikkat çeken Evgin, mesajını şu sözlerle tamamladı: “Sevgili Fatih, tertemiz bir kalbi olan, çok değerli bir kardeşimizdi. Huzur içinde uyusun, Allah rahmet eylesin.”

    Sanat dünyası yasta

    Fatih Ürek’in vefatı sonrası sanat camiasından taziye mesajları gelmeye devam ediyor. Birçok sanatçı, Ürek’in sadece başarılı bir şovmen değil, aynı zamanda yardımsever ve birleştirici bir kişiliğe sahip olduğunu dile getiriyor.

  • ”Beni yakalayamazsınız” diye neler dedi neler!

    ”Beni yakalayamazsınız” diye neler dedi neler!

    Atakum İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, “tehdit” suçundan 5 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan ve 19 ayrı suç kaydı olan İ.K. (24) isimli kadının yakalanması için çalışma başlattı. Aranan şahıs, 25 Ocak Pazar günü saat 11.30 sıralarında düzenlenen operasyonla yakalandı.

    SAMSUN’DA “TEHDİT” SUÇUNDAN 5 AY KESİNLEŞMİŞ HAPİS CEZASI İLE ARANAN 19 SUÇ KAYDI BULUNAN 24 YAŞINDAKİ İ.K. ADLI KADIN, SOSYAL MEDYA HESABI YÜZÜNDEN “BENİ YAKALAYAMAZSINIZ” DİYE BEKÇİ VE POLİSLERE KÜFÜR YAĞDIRMADININ ARDINDAN YAKALANARAK ADLİYEYE SEVK EDİLDİ. (MUHAMMER AY/SAMSUN-İHA)
    Samsun’da sosyal medya üzerinden polis ve bekçilere hakaret ederek “Beni yakalayamazsınız” sözleriyle meydan okuyan, hakkında “tehdit” suçundan 5 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan ve 19 ayrı suç kaydı olduğu öğrenilen 24 yaşındaki kadın yakalanarak adliyeye sevk edildi.

    Sosyal medyadan polise hakaret

    Şüphelinin, yakalanmadan önce sosyal medya hesabı üzerinden polis ve bekçilere yönelik küfürlü paylaşımlar yaptığı ve “Beni bulamazsınız” diyerek meydan okuduğu tespit edildi. İ.K.’nin yakalanma anında da görevli personele yönelik hakaretlerini sürdürdüğü öğrenildi.

    SAMSUN’DA “TEHDİT” SUÇUNDAN 5 AY KESİNLEŞMİŞ HAPİS CEZASI İLE ARANAN 19 SUÇ KAYDI BULUNAN 24 YAŞINDAKİ İ.K. ADLI KADIN, SOSYAL MEDYA HESABI YÜZÜNDEN “BENİ YAKALAYAMAZSINIZ” DİYE BEKÇİ VE POLİSLERE KÜFÜR YAĞDIRMADININ ARDINDAN YAKALANARAK ADLİYEYE SEVK EDİLDİ. (MUHAMMER AY/SAMSUN-İHA)
    Samsun’da sosyal medya üzerinden polis ve bekçilere hakaret ederek “Beni yakalayamazsınız” sözleriyle meydan okuyan, hakkında “tehdit” suçundan 5 ay kesinleşmiş hapis cezası bulunan ve 19 ayrı suç kaydı olduğu öğrenilen 24 yaşındaki kadın yakalanarak adliyeye sevk edildi.

    Adliyeye sevk edildi

    Cumhuriyet Savcılığı’nın talimatıyla hakkında “görevli memura hakaret” ve Türk Ceza Kanunu’nun 301. maddesi kapsamında yeni bir soruşturma başlatılan şüpheli, Samsun Adliyesi’ne sevk edildi.