Afyonkarahisar…
Adı anıldığında akla ilk gelen zenginlik kuşkusuz termal sudur. Şifa dağıtan kaynakları, yüzyıllara dayanan kaplıca kültürü ve güçlü tesis altyapısıyla bu şehir, Türkiye’nin termal turizmdeki en önemli merkezlerinden biridir.
Ancak burada sormamız gereken kritik bir soru var:
Bu zenginliği gerçekten koruyabiliyor muyuz?
Nasıl ki Antalya denizi, kumu ve güneşiyle turizmin başkenti olmuşsa;
Afyonkarahisar da termal suyu ve şifalı çamuruyla aynı potansiyele sahiptir.
Ama bir farkla…
Antalya sahip olduğu değeri doğru planlama, doğru kullanım ve güçlü koruma politikalarıyla bugünlere taşıdı.
Peki biz?
Termal suyu hâlâ sınırsız bir kaynak gibi mi görüyoruz?
Yoksa stratejik bir değer olarak yönetebiliyor muyuz?
Bugün geldiğimiz noktada;
Kuraklık yaşamıyor olabiliriz.
Kaynaklarımız hâlâ akıyor olabilir.
Ancak bu durum, doğru yolda olduğumuz anlamına gelmez.
Aksine…
Kullanımın kontrolsüz şekilde arttığı,
Israfın göz ardı edildiği,
Planlamanın ikinci plana atıldığı bir süreçteyiz.
Ve bu gidişat, görünmeyen bir tehlikeyi büyütüyor:
Değerimizi kaybetme riski.
Çünkü termal su;
Sadece bir turizm girdisi değil,
aynı zamanda bir gelecek meselesidir.
Büyük Yatırımlar, Büyük Sorumluluk
Bugün Afyonkarahisar’da;
Ömer-Gecek Turizm Merkezi, Hüdai Termal Turizm Merkezi, Gazlıgöl bölgesi, Heybeli Kaplıcaları gibi birçok önemli destinasyon, termal turizmin omurgasını oluşturmaktadır.
Turizm Bakanlığı öncülüğünde yapılan 5 yıldızlı tesis yatırımları, artan konaklama kapasitesi ile birlikte bölgeyi yaklaşık 27.000 yatak kapasitesine ulaşmış, milyon dolarlık yatırımlarla büyüyen dev bir turizm ekosistemine dönüştürmüştür.
Bu tablo, gurur verici olduğu kadar ciddi bir sorumluluğu da beraberinde getirmektedir.
Çünkü bu yatırımların tamamı tek bir ana kaynağa bağlıdır:
Termal su.
Şayet bu kaynağın yönetiminde hata yapılırsa…
Yarın yaşanabilecek en küçük bir debi düşüşü, sıcaklık kaybı ya da kaynak zayıflaması;
sadece birkaç tesisi değil, tüm bölgeyi etkileyebilecek bir krize dönüşebilir.
Ve daha açık ifade etmek gerekirse;
Bugün milyon dolarlık yatırımlarla büyüyen bu merkezler,
yarın termal su kaynaklı bir kriz yaşanması halinde “hayalet şehirlere” dönüşme riskiyle karşı karşıyadır.
Artık Siyaset Üstü Bir Konudur
Bu mesele;
bir kurumun, bir işletmenin ya da bir belediyenin konusu değildir.
Bu mesele;
Afyonkarahisar’ın geleceği, turizmi ve ekonomik sürdürülebilirliğidir.
Bu yüzden;
Konuya siyaset üstü bir bakış açısıyla yaklaşılmalı,
Tüm kamu kurumları, yerel yönetimler, yatırımcılar ve işletmeler
top yekûn hareket etmeli,
Ve en önemlisi; uzun vadeli bir vizyon ortaya konulmalıdır.
Bayram Hareketliliği ve Gerçek Tablo
Ramazan ayından çıkıyoruz…
Yarın arefe.
Afyonkarahisar’da yarından itibaren başlayacak süreçte;
yaklaşık 35.000’in üzerinde konaklama hareketi yaşanacak,
4 gün boyunca bölge ciddi bir turizm yoğunluğu ile karşı karşıya kalacaktır.
Bu hareketlilik;
Otellerde doluluk,
Şehir içi alışveriş,
Restoran ve kafe tüketimi,
Ulaşım ve yol trafiği
ile birlikte yalnızca turizmi değil, tüm şehir ekonomisini doğrudan besleyen güçlü bir çarpan etkisi oluşturacaktır.
Yani mesele sadece doluluk değildir;
ticaret, istihdam ve ekonomik canlılıktır.
Sonuç: Sürdürülebilirlik Artık Bir Tercih Değil
İşte tam da bu noktada gerçek soru şudur:
Bu hareketliliği her yıl daha güçlü şekilde sürdürebilecek miyiz?
Yoksa günü kurtarıp, geleceği riske mi atacağız?
Çünkü turizmde sürdürülebilirlik;
sadece yatak sayısını artırmakla değil,
kaynağı korumakla mümkündür.
Eğer bugün daha duyarlı olmazsak;
yarın ne bu doluluklar kalır,
ne bu ekonomik hareketlilik,
ne de bu güçlü turizm kimliği…
Antalya denizini koruduğu için büyüdü.
Afyonkarahisar da termalini koruyabildiği sürece büyüyecek.
Aksi halde…
Elimizdeki en büyük zenginliği,
kendi ellerimizle tüketmiş olacağız.
Kategori: Sürdürülebilirlik
-

Termalin Başkenti Olmak Yetmez, Korumak Gerekir
-

“Somut ve nitelikli çalışmalar hayata geçireceğiz”
Toplantının ana gündem maddeleri arasında su verimliliği ve geri dönüşüm yer aldı. Çevre bilincinin arttırılmasına yönelik yapılabilecek çalışmaların ele alındığı toplantıda, gençlerin görüş, öneri ve proje fikirleri dinlenerek istişarelerde bulunuldu. Çevreye duyarlı, bilinçli ve sorumluluk sahibi bir gençliğin Emirdağ’ın geleceği açısından büyük önem taşıdığını vurgulayan Başkan Koyuncu “Doğal kaynaklarımızın korunması, bilinçli tüketim alışkanlıklarının yaygınlaştırılması ve geri dönüşüm kültürünün kalıcı hâle getirilmesi, ancak toplumsal farkındalıkla mümkündür. Bu noktada gençlerin ortaya koyduğu duyarlılık ve bakış açısı, Emirdağ’da daha planlı ve sürdürülebilir çevre çalışmalarının hayata geçirilmesine imkan sağlamaktadır. Gençlik Meclisimizle birlikte bu alanda somut ve nitelikli çalışmalar hayata geçireceğiz.” ifadelerini kullandı. Toplantı, önerilerin değerlendirilmesi ve yapılabilecek çalışmaların planlanmasının ardından sona erdi. >>>Haber Merkezi

-

AKÜ akademisyenlerinin uluslararası başarısı
COST bünyesinde yürütülen projelerde; AKÜ Mühendislik Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğr. Gör. Dr. Samiye Akın Adal, ‘European Network for Valorizing Food Processing Waste into Sustainable Fibers’ (CA24111), ‘Accelerating Innovation and Development of European Microbial Foods‘ (CA24132), ‘European Network for Multiple View Life Cycle Sustainability Assessment’ (CA23157), ‘Sustainable Network for Agro-Food Loss and Waste Prevention, Management, Quantification and Valorisation’ (CA22134), ‘Harnessing the Potential of Underutilized Crops to Promote Sustainable Food Production’ (CA22146), ‘Future of Plant-Based Food: Bridging the Gap of New Proteins and FLAVOURsome’ (CA22161), ‘Fundamentals and Applications of Purple Bacteria Biotechnology for Resource Recovery from Waste’ (CA21146) başlıklı porjelerin toplam 7 farklı aksiyon ve 32 çalışma grubunda, AKÜ Bolvadin Meslek Yüksekokulu Gıda Teknolojisi Programı Dr. Öğretim Üyesi Tuğba Dedebaş ise ‘Sustainable Network for Agrofood Loss and Waste Prevention, Management, Quantification and Valorisation’ (CA22134) başlıklı projenin 3 temel aktivasyon alanında üye olarak yer almayı başardı.

COST PROJESİ HAKKINDA
Avrupa Birliği (AB) ülkeleri ile birlikte AB dışı Akdeniz ülkelerinin de yer aldığı COST çerçevesinde; özellikle meyve ve sebze değer zincirinin kritik aşamalarında gıda kaybı ve israfının boyutlarının ortaya konulması, kayıpların azaltılmasına yönelik yenilikçi teknolojilerin geliştirilmesi ve sürdürülebilir yönetim stratejilerinin yaygınlaştırılması amaçlanıyor. >>>Haber Merkezi
-

OEDAŞ, LED armatür ile enerji tasarrufu sağlayacak
Afyonkarahisar, Bilecik, Eskişehir, Kütahya ve Uşak’ta sürdürülebilir enerji altyapısı ve modern şebeke yönetimi için hizmet veren Osmangazi Elektrik Dağıtım AŞ (OEDAŞ), aydınlatma sistemlerinde verimlilik hamlesi başlattı. 2025 yılı yatırımları kapsamında ‘Aydınlatma Modernizasyon Projesi’ni hayata geçiren şirket hem çevreye hem de ekonomiye katkı sağlıyor.

12 BİN HANENİN AYDINLATMA İHTİYACINI SIFIR MALİYETLE KARŞILAMAKLA EŞ DEĞER
Geçtiğimiz yıl boyunca yürütülen proje ile 14 bin 325 adet sodyum buharlı eski nesil armatür yeni nesil LED sistemlerle modernize edilirken; 6 bin 72 adet de LED armatür şebeke içerisine dahil edilerek tesisi tamamlandı. Toplamda 20 bin 397 adetlik bu yatırımla beş ilde yılda toplam 7 milyon 322 bin 814 kilovat (kWh) enerji tasarrufu elde edilmesi hedefleniyor. 12 bin hanenin aydınlatma ihtiyacını sıfır maliyetle karşılamakla eş değer olan bu tasarruf ile aynı zamanda 150 bin ağacın temizleyebileceği karbon salımının da önüne geçilecek.
EKONOMİK ÖMÜR ORTALAMA BEŞ KATINA ÇIKACAK
Mühendislik analizlerine göre, LED dönüşümü enerji tüketimini düşürmekle birlikte, yatırımın ömrünü de uzatıyor. Klasik lambaların 15 bin saatlik ömrüne karşılık yeni nesil LED’ler 50 bin saati aşan performanslarıyla dikkat çekiyor. Bu dayanıklılık, araçların ve teknik personelin sahaya çıkış sıklığını azaltarak bakım-onarım tasarrufu da sağlıyor.
OLASI ARIZALAR UZAKTAN TESPİT EDİLECEK
LED armatürlerin faydalarından biri de olası arıza durumlarında geleneksel sistemlere kıyasla çok daha hızlı ve proaktif bir müdahale imkanı tanıması. Sodyum buharlı eski nesil lambaların ısınma ve soğuma süreleri, ani kesintiler sonrası şehir aydınlatmasında gecikmelere neden olurken yeni LED sistemler ‘anında ateşleme’ özelliğiyle bu durumun önüne geçiyor. Öte yandan LED armatürler, ‘NEMA Soket’ uygulamaları sayesinde uzaktan izlenebilir ve kontrol edilebilir özelliğe sahip. Böylece olası bir arızada bildirim gelmesi beklenmeden durum merkezden tespit edilebiliyor; bu da operasyonel hızı artırıyor.
DAHA AYDINLIK SOKAKLAR
Projenin bir diğer faydası ise sosyal hayata ve çevreye etkisi. LED’lerin yüksek renksel geri verim (CRI) değeri sayesinde sokaklar çok daha net ve güvenli hale geliyor. Ayrıca LED’lerin cıva içermeyen yapısı çevreyi korurken ışık kirliliğinin önüne geçiyor. Işığı sadece ihtiyaç duyulan alana (yola) yönlendiren optik lensler de gökyüzü ışımasını engelleyerek doğal yaşamı koruyor.

MUZAFFER YALÇIN: “GELECEĞİN AKILLI ŞEHİRLERİNİN İNŞA EDİLMESİNE KATKI SUNUYORUZ”
‘Aydınlatma Modernizasyon Projesi’ni değerlendiren OEDAŞ Direktörü Muzaffer Yalçın, “OEDAŞ olarak kaynaklarımızı en yüksek verimlilikle kullanırken teknoloji odaklı çözümlerle bölgemizdeki yaşam kalitesini artırmayı hedefliyoruz. Bu projemizle enerji tasarrufunu en üst seviyeye çıkarıyor, karbon ayak izimizi azaltıyor ve sokaklarımızı daha aydınlık hale getirmenin yanı sıra, geleceğin akıllı şehirlerinin inşa edilmesine katkı sunuyoruz. 2026 yılı sonuna kadar yapacağımız 40 bin adetlik ek LED yatırımıyla sürdürülebilir enerji altyapımızı daha da güçlendirecek; ekonomimize değer katmaya ve doğayı korumaya kararlılıkla devam edeceğiz.” dedi. >>>Haber Merkezi

-

Afyonkarahisar’da STEAM seferberliği: TÜBİTAK projelerinde %250 rekor artış!
Afyon Kocatepe Üniversitesi ile İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde, TÜBİTAK-NARD (Moldova) Uluslararası İkili İş Birliği Programı kapsamında yürütülen ‘Daha Sürdürülebilir Bir Gelecek İçin Küresel Sorun Odaklı STEAM Öğretimi’ projesinin kapanış programı gerçekleştirildi.
Program çerçevesinde proje sürecinde gerçekleştirilen uygulamalara ilişkin video gösterimi izlenirken, projeye katkı sunan paydaşlara plaket takdim edildi. Kapanış programında konuşan Sünnetci, üniversite, okul iş birliklerinin önemine dikkat çekerek, küresel sorunlara duyarlı ve disiplinler arası çalışmaların öğrencilerimizin akademik ve sosyal gelişimine önemli katkılar sunduğunu ifade etti.

AFYONKARAHİSAR İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜ MİRAÇ SÜNNETCİ, ‘DAHA SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR GELECEK İÇİN KÜRESEL SORUN ODAKLI STEAM ÖĞRETİMİ’ PROJESİNİN KAPANIŞ TOPLANTISINDA YAPTIĞI KONUŞMADA, KÜRESEL SORUNLARA DUYARLI VE DİSİPLİNLER ARASI ÇALIŞMALARIN ÖĞRENCİLERİN AKADEMİK VE SOSYAL GELİŞİMİNE ÖNEMLİ KATKILAR SUNDUĞUNU İFADE ETTİ. (ONUR DAL/AFYONKARAHİSAR-İHA)
Afyonkarahisar İl Milli Eğitim Müdürü Miraç Sünnetci, ‘Daha Sürdürülebilir Bir Gelecek İçin Küresel Sorun Odaklı STEAM Öğretimi’ projesinin kapanış toplantısında yaptığı konuşmada, küresel sorunlara duyarlı ve disiplinler arası çalışmaların öğrencilerin akademik ve sosyal gelişimine önemli katkılar sunduğunu ifade etti.Konuşmasında TÜBİTAK projelerine yönelik il genelinde yürütülen çalışmaların somut sonuçlar verdiğini vurgulayan Sünnetci “Bu yıl TÜBİTAK projelerindeki başvuru sayımızı yüzde 250 oranında artırmış bulunuyoruz. Bölgemizde ilimiz ilk sırada yer almaktadır.
Elde edilen bu başarı yıl içerisinde öğretmen ve öğrencilerimize yönelik gerçekleştirdiğimiz saha çalışmaları, eğitimler ve rehberlik faaliyetlerinin bir sonucu olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu süreçte üniversitemize ve İl Milli Eğitim Müdürlüğümüz AR-GE birimimize, söz konusu çalışmaların yürütülmesindeki katkılarından dolayı teşekkür ediyorum” dedi.
Program öğrencilerle çekilen hatıra fotoğrafının ardından sona erdi.